İstanbul'da etkili olan sağanak yağış, Ayazağa ve Kağıthane başta olmak üzere kentin farklı noktalarında hayatı felç etti. Sokaklar göle dönerken araçlar, iş yerleri ve konutlar zarar gördü. Yaşanan sel, bir kez daha şu soruyu gündeme getirdi: İstanbul aşırı yağışlara neden bu kadar savunmasız?
Gaziantep, Kapadokya'ya gelen Japon ve Çinli turistleri charter uçuşlarla kente çekmeye hazırlanıyor. Türk Hava Yolları ile başlayan görüşmeler, gastronomi ve kültür turizmini ekonomik kazanca dönüştürme arayışını gündeme taşıyor. Asıl mesele, turist sayısını artırmanın ötesinde, turizm gelirini kent ekonomisine yayabilmek.
Türkiye ekonomisinin en büyük tehlikesi artık yalnızca yüksek enflasyon değil. Asıl tehlike, üretim gücümüzü yavaş yavaş kaybetmemiz.
Yabancı dijital platformlara yönelik düzenleme turizm sektöründe rekabet, vergi ve gelirlerin Türkiye'de kalması tartışmasını büyütüyor.
Türkiye'de yatırım fonlarında başlayan ve kısa sürede Borsa İstanbul'a yayılan dalgalanma, artık yalnızca fon yatırımcılarının yaşadığı bir sorun olmaktan çıktı.
Türkiye'nin ekonomik geleceği yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir'de değil, Anadolu'nun üretim gücünde yatıyor.
Türkiye sermaye piyasaları son günlerde hiç alışık olmadığı bir sınavdan geçiyor.
Türkiye'de akaryakıt tabelaları artık neredeyse günlük ekonomi bülteni gibi okunuyor. Bir gün motorin, ertesi gün benzin… Bir hafta indirim, hemen ardından çok daha büyük bir zam. Rakamlar da bu hareketliliğin boyutunu açıkça gösteriyor.