Yaşam Kaynak: DW 18.10.2026 13:03

Gürcistan küresel taşıyıcı annelik üssüne nasıl dönüştü?

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, taşıyıcı anneliğin de yönünü değiştirdi. Çok sayıda klinik Gürcistan'a taşınırken, ülke dünyanın farklı bölgelerinden taşıyıcı annelerin ve çiftlerin buluşma merkezi haline geldi.
Gürcistan küresel taşıyıcı annelik üssüne nasıl dönüştü?

Üç yıl önce Hamburg'da yaşayan 40 yaşındaki Olga ve Daniel (isimler değiştirildi) taşıyıcı annelik yoluna başvurmaya karar verdi. Ancak Almanya'da taşıyıcı annelik yasalarla yasak. Bu yöntemle dünyaya gelen çocukların ebeveynleri de ebeveynliklerinin tanınması için Alman mahkemelerinde hukuki mücadele vermek zorunda.

Olga, Alman vatandaşı ancak Rusya'da doğup büyüdü. Bu nedenle çift, Rusya'daki taşıyıcı annelik piyasası hakkında bilgi edinmeye karar verdi. Ancak 2022'den bu yana yabancıların Rusya'da taşıyıcı annelik sözleşmesi yapmasına izin verilmiyor. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı kapsamlı işgal savaşını başlatmasının ardından müşterilerle taşıyıcı anneler arasında aracılık yapan çok sayıda uluslararası ajans Gürcistan'a taşındı. Olga ile Daniel de bu nedenle oraya gitti.

Gürcistan taşıyıcı anneliğin yeni adresi

Kafkasya'da yaklaşık 3,7 milyon nüfusa sahip Gürcistan son yıllarda taşıyıcı annelik açısından bir tür merkez haline geldi. Dünyanın farklı ülkelerinden kadınlar, taşıyıcı annelik programlarına katılmak üzere Gürcistan'a geliyor.

Gürcistan Kamu Hizmetlerini Geliştirme Ajansı'nın verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla ülkede 3 binden fazla taşıyıcı anne kayıtlıydı. Bu kadınlar 2012'den bu yana 5 bin 393 çocuk dünyaya getirdi. Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Gürcistan'da taşıyıcı anneler tarafından dünyaya getirilen çocukların sayısı da önemli ölçüde arttı. 2021'de yaklaşık 300 taşıyıcı anne doğum yaparken bu sayı 2023'te bin 172'ye yükseldi.

39 yaşındaki Anastasia, Gürcistan'da taşıyıcı annelik yapan Rus bir kadın. Yetişkin bir kızı bulunan Anastasia daha önce üç kez taşıyıcı anne oldu. İlk kez 2021'de bu programa katıldı. Kazandığı parayı bir gayrimenkul için peşinat ödemek amacıyla kullandı.

Anastasia, ilk iki taşıyıcı annelik sürecini Rusya'da geçirdi. Üçüncüsü ise Japon bir çift için Gürcistan'da gerçekleşti. Süreç, Moskova'daki bir kliniğin Gürcistan şubesi aracılığıyla yürütüldü. Diğer taşıyıcı anneler gibi Anastasia da embriyonun transfer edilmesinin ardından Rusya'ya döndü ve hamileliğinin 22'nci haftasında yeniden Gürcistan'a geldi.

Anastasia DW'ye deneyimini şöyle anlatıyor:

"İkizlere hamile olan başka bir taşıyıcı anneyle kiralık bir dairede kalıyordum. Benim için bu program en kolay ve en rahat olanıydı. Ama belki de klinik konusunda şanslıydım. Gürcistan'da doğum yapan başka kadınlardan sorun yaşadıklarını duydum. Örneğin bazıları doğumdan sonra ücretlerini alabilmek için uzun süre beklemek zorunda kaldı."

Tahminlere göre Gürcistan'da halen yaklaşık 19 klinik bu alanda hizmet veriyor. Tiflis veya Batum'daki aracı ajansların sunduğu hizmet paketlerinin ortalama maliyeti, diğer ülkelerdeki fiyatların yalnızca üçte biri ile yarısı arasında. Toplam ücret yaklaşık 45 bin ila 55 bin euro arasında değişiyor.

Daha önce Gürcistan'daki programlara katılan birden fazla taşıyıcı annenin DW'ye aktardığına göre, kadınlara ödenen ortalama ücret 18 bin ila 28 bin euro arasında. İkiz doğum gibi durumlarda ek ödemeler de yapılabiliyor.

anne-1


Gürcistan'da taşıyıcı annelik programları son yıllarda hızla büyüdü. Ülkede 2012'den bu yana taşıyıcı anneler 5 binden fazla çocuk dünyaya getirdi.

Taşıyıcı anne nasıl seçiliyor? 

Almanya'dan Daniel ile Olga, Gürcistan'da uygun bir ajans bulmak için aylarca araştırma yaptıklarını anlatıyor. Çift süreci şöyle aktarıyor:

"Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Gürcistan'dan kadınların yer aldığı bir listeye oldukça hızlı biçimde erişim sağladılar. Sürecin nasıl işlediğini ayrıntılı olarak anlattılar ve bütün resmî işlemlerde yardımcı olacak avukatların iletişim bilgilerini verdiler. Ancak bazı ajansların kimi taşıyıcı annelerin sağlık durumuyla ilgili somut bilgi verememesi bizi biraz endişelendirdi."

Her ikisi de sağlık alanında çalışan Olga ile Daniel'in özellikle ruh sağlığı ve kalıtsal hastalıklarla ilgili sorularının belki de alışılmışın dışında ayrıntılı olduğunu belirten Olga, tercihlerini şöyle açıklıyor:

"Daha önce Avrupa'dan bir çift için taşıyıcı annelik yapmış 30 yaşındaki Ukraynalı bir kadını seçtik."

Rus-Gürcü ajansı çiftle kadın arasında bir saatlik Zoom görüşmesi ayarladı. Olga şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Ancak bize göre bu, karar vermek için yeterli değildi."

Olga ile Daniel 2024 ilkbaharında Elena (isim değiştirildi) ile tanışmak üzere Tiflis'e uçtu. Ajans, uzun tartışmaların ardından Elena'yı bu görüşme için Gürcistan'a getirmeyi isteksizce kabul etmişti. Elena ise Hamburg'dan gelen çift üzerinde iyi bir izlenim bıraktı. Daha önceki taşıyıcı annelik deneyimlerinden söz etti, çocuklarının fotoğraflarını gösterdi ve kazanacağı parayı evinin tadilatında kullanmak istediğini anlattı.

Olga ile Daniel daha sonra ortaya çıkan durumu şöyle anlatıyor:

"Başlangıçta bize taşıyıcı annenin hamilelik boyunca Tiflis'te kiralık bir dairede kalacağı söylendi. Ancak daha sonra embriyo transferinin ardından Elena'nın birkaç aylığına savaşın sürdüğü Ukrayna'daki evine döneceği ortaya çıktı."

anne-2

Savaş, Ukrayna'daki doğum ve taşıyıcı annelik sektörünü de sınır ötesine taşıdı. Birçok süreç artık Ukrayna dışındaki klinikler ve aracı kuruluşlar üzerinden yürütülüyor.

İnsan hakları savunucuları yasaları eleştiriyor

Avukat Nino Bogweradse ise DW'ye yaptığı açıklamada Gürcistan mevzuatında önemli bir boşluk bulunduğunu vurguluyor. Yasalar yalnızca taşıyıcı anne, müstakbel ebeveynler ve klinikler arasındaki ilişkileri düzenliyor. Ancak aracı ajansların rolünü hiçbir şekilde kapsama almıyor. Bogweradse'ye göre bunun sonuçlarından çoğu zaman taşıyıcı anneler zarar görüyor.

Gürcistan'daki taşıyıcı annelerin hakları zaten oldukça sınırlı. Hamilelik, tıbbi kararlar ve ücretlendirmeyle bağlantılı konuların büyük bölümü ülke yasalarıyla değil, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyle düzenleniyor. Devlet ayrıca sözleşme koşulları konusunda asgari sosyal güvenceler veya standartlar da belirlemiyor.

Taşıyıcı annelerin çocuğu kendilerinde tutmalarına izin verilmiyor. Embriyo transfer edildikten sonra programdan ayrılamıyor ve hamileliği sonlandıramıyorlar. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Kadın Sağlığı Koalisyonu (IWHC) gibi bazı insan hakları örgütleri, Gürcistan'daki piyasada yerleşen bu uygulamanın kadınların üreme konusunda kendi kararlarını verme hakkını ihlal ettiği görüşünde.

Vatikan ise taşıyıcı anneliğin dünya çapında yasaklanmasını talep ediyor.  

anne-3

İnsan hakları örgütleri ve bazı dinî otoriteler, taşıyıcı anneliğe yalnızca sözleşme ve denetim eksikleri açısından değil, kadın bedeninin ve doğumun ticarileştirilmesi gerekçesiyle de karşı çıkıyor. Vatikan ise uygulamanın dünya çapında yasaklanmasını savunuyor.

"Ajansları maddi çıkarlar yönlendiriyor"

Leeds Üniversitesi'nden araştırmacı Olga Doletskaya, aracı kurumların yaklaşımını DW'ye şöyle değerlendiriyor:

"Aracı ajanslar sık sık özel bir misyonları olduğunu, insanların özlemle bekledikleri çocuğa kavuşmalarına yardımcı olduklarını söylüyor. Ancak gerçekte onları öncelikle maddi çıkarlar yönlendiriyor. Bu nedenle taşıyıcı annelerin içinde bulunduğu güvencesiz durumdan yararlanıyor, müstakbel ebeveynler üzerinde de baskı kuruyorlar."

Olga ile Daniel de bu değerlendirmeye katılıyor. Olga yaşadıkları baskıyı şöyle anlatıyor:

"Bize sürekli olarak mümkün olduğunca çabuk karar vermemiz gerektiği hissettirildi. İddiaya göre bizim seçtiğimiz taşıyıcı anneyle başka birkaç çift daha ilgileniyordu ve acele etmemiz gerekiyordu."

Çifte göre aracı ajans ayrıca potansiyel taşıyıcı anneyi kendi masraflarıyla Gürcistan'a getirdiğini sürekli vurguladı. Oysa bu hizmet sözleşmede öngörülmemişti. Olga, kendisini rahatsız eden bir başka olayı şöyle aktarıyor:

"Bir noktada ajansın bir temsilcisi, duygusal durumumu fark ettikten sonra bana daha ne kadar çocuksuz kalmak istediğimi sordu. Manipüle edildiğim hissine kapıldım."

Çift, Gürcistan'dan Almanya'ya karışık duygularla döndü ve şimdilik taşıyıcı annelik yoluna başvurma düşüncesinden vazgeçmeye karar verdi.