<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Birleşik Basın]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Türk Dünyası]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Birleşik Basın</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 06:30:49 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Kazakistan'da yeni anayasa referandumla onaylandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazakistanda-yeni-anayasa-referandumla-onaylandi-3886/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazakistanda-yeni-anayasa-referandumla-onaylandi-3886/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BD6A36-924E9B-BFE026-A1F7EF-6D03FD-AD6044.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anketler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 87&#39;sinin yeni anayasayı desteklediğini gösterdi. Seçim komisyonu daha önce seçmen katılım oranının yüzde 73 olduğunu bildirmişti.Yeni anayasa, parlamentonun verimliliğini artırmayı ve 1996&#39;da kaldırılan cumhurbaşkanı yardımcılığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BD6A36-924E9B-BFE026-A1F7EF-6D03FD-AD6044.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Anketler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 87&#39;sinin yeni anayasayı desteklediğini gösterdi. Seçim komisyonu daha önce seçmen katılım oranının yüzde 73 olduğunu bildirmişti.Yeni anayasa, parlamentonun verimliliğini artırmayı ve 1996&#39;da kaldırılan cumhurbaşkanı yardımcılığı makamını yeniden kurmayı amaçlıyor. Ayrıca cumhurbaşkanına cumhurbaşkanı yardımcısını ve diğer bazı üst düzey yetkilileri atama yetkisi veriyor.Anayasanın bu kadar hızlı hazırlanması, Kazakistan&#39;daki bazı analistlerce Tokayev&#39;in cumhurbaşkanı yardımcılığına bir halef atayıp erken ayrılmayı veya görev süresini yeniden tanımlayan yeni bir anayasa altında görevde kalmayı planladığı yönünde spekülasyon yapılmasına yol açtı.Hem eski hem de yeni anayasalar, cumhurbaşkanının görev süresini yedi yıllık tek bir dönemle sınırlandırıyor; bu değişiklik Tokayev tarafından 2022&#39;de onaylanmıştı.Tokayev, başkent Astana&#39;da oyunu kullandıktan sonra, bir gazetecinin anayasanın gelecekteki bir iktidar geçişini kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı sorusuna yanıt olarak, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminin görev süresinin sona ereceği 2029 yılında yapılacağını söyledi.Tokayev sözlerine şöyle devam etti: &#34;Bazı uzmanlar Kazakistan&#39;da iktidar mücadelesinin arttığını ve çeşitli endişe verici eğilimlerin yükselişte olduğunu öne sürüyor. Ancak bunun toplum üzerinde olumsuz etkisi olacağına dair kesinlikle hiçbir neden yok.&#34;Kazakistan&#39;ı 1991-2019 yılları arasında yöneten Nursultan Nazarbayev, nadir görülen bir açıklamayla yeni anayasaya lehte oy verdiğini söyledi. 85 yaşındaki Nazarbayev, internet sitesinde yayınladığı mesajda, &#34;Bir süre önce cumhurbaşkanlığını Kasım-Cömert Tokayev&#39;e devretme kararı aldım ve bu kararımın arkasında sonsuza dek duruyorum. Umarım bu anayasa Kazakistan&#39;ın ve halkımızın refahına hizmet eder&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 06:30:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kosta Rika'da iktidarın adayı Fernandez önde gidiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosta-rikada-iktidarin-adayi-fernandez-onde-gidiyor-4785/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosta-rikada-iktidarin-adayi-fernandez-onde-gidiyor-4785/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C7B26-430677-E5E67D-0566D4-B24841-9BEEF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kosta Rika&#39;da dün düzenlenen devlet başkanı seçiminde oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından sayım başladı.Yüksek Seçim Kurulu, oyların yüzde 53&#39;ünün sayıldığını ve iktidardaki Egemen Halk Partisinin adayı Fernandez&#39;in seçimi yüzde 50,8 oyla önde götürdüğünü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C7B26-430677-E5E67D-0566D4-B24841-9BEEF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kosta Rika&#39;da dün düzenlenen devlet başkanı seçiminde oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından sayım başladı.Yüksek Seçim Kurulu, oyların yüzde 53&#39;ünün sayıldığını ve iktidardaki Egemen Halk Partisinin adayı Fernandez&#39;in seçimi yüzde 50,8 oyla önde götürdüğünü duyurdu.Fernandez&#39;in en yakın rakibi Ulusal Kurtuluş Partisi&#39;nden Alvaro Ramos ise yüzde 31,6 oyla ikinci sırada yer alıyor.Kosta Rika seçim sistemine göre, kazananın 1. turda belli olması için adaylardan birinin geçerli oyların en az yüzde 40&#39;ını alması gerekiyor.Seçime katılan 9 aday, kampanya sürecinde ağırlıklı olarak uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, tırmanan güvenlik sorunları ve hayat pahalılığı gibi kritik başlıklar üzerinde durmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 02 Feb 2026 07:56:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gazze'ye asker göndermeyi düşünmüyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gazzeye-asker-gondermeyi-dusunmuyoruz-4445/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gazzeye-asker-gondermeyi-dusunmuyoruz-4445/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D0AB7-E1EF05-E8E3B6-802FFE-BAA7A2-464875.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlham Aliyev, yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda, Gazze İstikrar Gücüne katılım için teklif aldıklarını fakat bu oluşumun görev tanımının bugüne kadar net olmadığını söyledi.Aliyev, Azerbaycan&#39;ın her bir vatandaşının kendileri için değerli olduğu yönünde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D0AB7-E1EF05-E8E3B6-802FFE-BAA7A2-464875.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlham Aliyev, yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda, Gazze İstikrar Gücüne katılım için teklif aldıklarını fakat bu oluşumun görev tanımının bugüne kadar net olmadığını söyledi.Aliyev, Azerbaycan&#39;ın her bir vatandaşının kendileri için değerli olduğu yönünde bir beyan vererek &#34;Biz birilerinin hatırı için Azerbaycanlıların hayatını ve sağlığını riske atma niyetinde değiliz&#34; ifadelerini kullandı.'Filistin de bizi pek savunmadı'Azerbaycan sorunlar yaşadığında kendi kaderine terk edildiğini vurgulayan Aliyev, &#34;Kimse bizi savunmadı. Kendilerine olan tüm saygıma ve acılarına ortak olmama rağmen Filistin de bizi pek savunmadı&#34; ifadelerini kullandı.İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çerçevesinde Filistin dahil, diğer üye ülkelerin Azerbaycan&#39;ı destekleyen kararlar aldığını söyleyen Aliyev, &#34;Bunun için tüm ülkelere minnettarız. Azerbaycan da hem Birleşmiş Milletlerde (BM) hem Bağlantısızlar Hareketinde hem de İslam İşbirliği Teşkilatında her zaman Filistin&#39;i ve Filistin devletinin kurulmasını desteklemiştir" derken ekledi:'Arap devletlerinin kendileri çözmelidir'Azerbaycan&#39;da Filistin Büyükelçiliği de faaliyet göstermektedir, hem de Azerbaycan'ın mali desteği sayesinde. Benim tutumum her zaman şöyle olmuştur; Arap ülkelerinin meselelerini Arap devletlerinin kendileri çözmelidir.ABD&#39;nin BM&#39;deki temsilcisinin Azerbaycan&#39;ın Gazze İstikrar Gücüne katılmaya onay verdiği yönünde asılsız açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Aliyev, &#34;Biz onay vermedik ve diplomatik kanallarla Amerikan yönetimine, bu tür asılsız açıklamaların kabul edilemez olduğunu ilettik" dedi ve şunları söyledi:Gazze İstikrar Gücüne ilişkin ABD&#39;ye 20 sorudan oluşan belge gönderdik. Bu hususlar açığa kavuşturulmadan, Azerbaycan&#39;ın herhangi bir misyona katılımı öngörülmemektedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Jan 2026 09:17:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kazakistan bağımsızlığının 34. yılını kutluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazakistan-bagimsizliginin-34-yilini-kutluyor-9685/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazakistan-bagimsizliginin-34-yilini-kutluyor-9685/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_217D83-A70B8D-9F7E4B-097760-1D60DB-ADD2D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sakalar (İskitler), Hunlar, Göktürkler, Karahanlılar ve Altın Orda (Kıpçak Hanlığı) gibi kadim Türk devletlerinin kurulduğu toprakların mirasçısı olan Kazakistan, yaklaşık 70 yıl parçası olduğu Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 16 Aralık 1991'de bağımsızlığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_217D83-A70B8D-9F7E4B-097760-1D60DB-ADD2D2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sakalar (İskitler), Hunlar, Göktürkler, Karahanlılar ve Altın Orda (Kıpçak Hanlığı) gibi kadim Türk devletlerinin kurulduğu toprakların mirasçısı olan Kazakistan, yaklaşık 70 yıl parçası olduğu Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 16 Aralık 1991'de bağımsızlığını ilan etti.Kazakistan kuzeyde Rusya, doğuda Çin, güney ve güneybatıda Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile Hazar Denizi üzerinden ise Azerbaycan ve İran'la komşu konumda bulunuyor.Toplam 2 milyon 724 bin 902 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük 9'uncu ülkesi olan Kazakistan, bugün bağımsızlığının 34'üncü yılını kutlarken bu süre zarfında Orta Asya'nın önde gelen ekonomilerinden biri haline geldi.İç istikrar ve barışçıl dış politikası sayesinde yıllardır yabancı yatırımcıların gözde ülkesi haline gelen Kazakistan, 34 yılda yaklaşık 440 milyar dolardan fazla doğrudan yabancı yatırımı çekti.1991'de 24,92 milyar dolar olan gayrisafi yurt içi hasılasının 2025 yılı sonunda 300 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bu rakamın 2029 yılına doğru 450 milyar dolara çıkartılması hedefleniyor.Kazakistan, zengin yer altı kaynaklarıyla da öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.Dünyanın bir numaralı ham uranyum üreticisi olan Kazakistan, aynı zamanda dünyadaki petrol rezervinin yüzde 3'üne ve kritik ham maddenin 18 türüne sahip.Dağılan Sovyetler Birliği'nden ayrılan ülkeler arasında ilk dönemde çok etnikli toplum yapısıyla dikkati çeken Kazakistan'da, bağımsızlığın ilk yıllarında Kazakların oranı toplam nüfusun yalnızca yüzde 40'ını oluştururken bu oran 2025 itibarıyla yüzde 71'i aştı.Ülkeyi 28 yıl yöneten kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in 19 Mart 2019'da istifa etmesinin ardından, Kazakistan'ın başına diplomat kökenli Kasım Cömert Tokayev geçti. Ülkenin ikinci cumhurbaşkanı olan Tokayev, 2019'dan bu yana Kazakistan'ın siyasi ve sosyoekonomik altyapısının yenilenmesine yönelik reformları hayata geçiriyor.Çin ile Avrupa arasındaki yük taşımacılığında son dönemde önemli bir güzergâh ülkesi hâline gelen Kazakistan, Hazar Denizi üzerinden Orta Koridor'un geliştirilmesine yönelik büyük ölçekli altyapı projelerini hayata geçiriyor.Rusya, Çin, Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile dengeli bir dış politika yürütmeyi hedefleyen Kazakistan, aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) kurucu üyesi olarak Türkiye ve diğer Türk devletleriyle stratejik işbirliğini sürdürüyor.- Türkiye ile ilişkiler &#34;genişletilmiş stratejik ortaklık&#34; seviyesindeTürkiye, Kazakistan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olarak kayıtlara geçti. Bu yıl iki ülke, diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 33&#39;üncü yılını kutlarken bu süre zarfında karşılıklı ticaret hacmi yaklaşık 30 milyon dolardan 10 milyar dolara yaklaştı.Türkiye ve Kazakistan, Türk dünyasının entegrasyonu adına önemli girişimler başlattı.Kazakistan, TDT başta olmak üzere Türk Kültürü Teşkilatı, Türk Akademisi, Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi ile Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi ortak kurumların kurulmasına öncülük etti.Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkiler, &#34;genişletilmiş stratejik ortaklık&#34; seviyesine yükseltildi.Türkiye, Kazakistan'ın Rusya, Çin, İtalya ve Güney Kore'den sonra en fazla dış ticaret yaptığı beşinci ülke konumunda iken son yıllarda Kazakistan, ABD ve İsviçre'nin ardından yatırımlarını en çok artıran üçüncü ülke olmasıyla öne çıkıyor.Resmi verilere göre, Kazakistan'da 3 binden fazla Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 11:17:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkmenistan, Güney Kıbrıs'a ilk kez büyükelçi atadı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmenistan-guney-kibrisa-ilk-kez-buyukelci-atadi-4126/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmenistan-guney-kibrisa-ilk-kez-buyukelci-atadi-4126/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E8ADDF-E82FE5-FBA74A-4EE99F-97CF0D-BB4E1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkmenistan, Kazakistan&#39;dan sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#39;ne ilk büyükelçisini atadı.Türkmen Büyükelçi Toyly Komekov&#39;la görüşen Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, sosyal medya hesabından bu adımın ikili ilişkiler için önemli bir dönüm noktası olduğunu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E8ADDF-E82FE5-FBA74A-4EE99F-97CF0D-BB4E1D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkmenistan, Kazakistan&#39;dan sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&#39;ne ilk büyükelçisini atadı.Türkmen Büyükelçi Toyly Komekov&#39;la görüşen Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, sosyal medya hesabından bu adımın ikili ilişkiler için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve kurumsal ilişkilerin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Kombos, Türkmenistan&#39;ın bu hamlesinin ikili bağları daha da geliştireceğini ifade etti. Öte yandan Türk Cumhuriyetleri&#39;nin Kıbrıs sorunu hakkındaki tutumu ada basınında tekrar gündem oldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 03 Apr 2025 09:23:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırgızistan'da Moda Haftası düzenlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistanda-moda-haftasi-duzenlendi-2935/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistanda-moda-haftasi-duzenlendi-2935/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4A2F1A-AB8D1C-1DC84F-CED756-6616F7-EB8BB1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırgızistan, Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanlığının katkılarıyla bu yıl dokuzuncusu düzenlenen organizasyonda, Kırgız, Kazak ve Özbek modacıların hazırladıkları milli motif ve modern renklerin işlendiği yeni kreasyon ve aksesuarlar defilelerle tanıtıldı.Burana&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4A2F1A-AB8D1C-1DC84F-CED756-6616F7-EB8BB1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırgızistan, Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanlığının katkılarıyla bu yıl dokuzuncusu düzenlenen organizasyonda, Kırgız, Kazak ve Özbek modacıların hazırladıkları milli motif ve modern renklerin işlendiği yeni kreasyon ve aksesuarlar defilelerle tanıtıldı.Burana Uluslararası Moda Haftası Organizatörü Nazira Begim, etkinlikte, &#34;Kırgız moda endüstrisinin gelişmesi için emek veriyoruz. Bugün etkinlikte üniversite öğrencileri ve profesyonel modacıların yanı sıra Kazak ve Özbek modacıların koleksiyonları sergilenecek.&#34; dedi.Etkinlikte tasarımcılar koleksiyonlarını defileleriyle tanıttı.Organizatör Nazira Begim&#39;in hazırladığı özel koleksiyon da defileyle tanıtıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Feb 2025 06:00:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki tutumlarımız gerçeğe dönüştü"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ukrayna-savasindaki-tutumlarimiz-gercege-donustu-4547/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ukrayna-savasindaki-tutumlarimiz-gercege-donustu-4547/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2422E-07B4E3-B069D9-A864AC-B6D17D-47B15B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tokayev, ülkede bu yıl ilan edilen &#34;Mavi Yakalılar Yılı&#34; dolayısıyla başkent Astana&#39;da düzenlenen &#34;İşçi Mesleklerin Şehri&#34; festivaline katıldı.Burada 200&#39;den fazla meslek dalının tanıtıldığı alanı gezen Tokayev, özellikle enerji, madencilik, metalurji,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2422E-07B4E3-B069D9-A864AC-B6D17D-47B15B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tokayev, ülkede bu yıl ilan edilen &#34;Mavi Yakalılar Yılı&#34; dolayısıyla başkent Astana&#39;da düzenlenen &#34;İşçi Mesleklerin Şehri&#34; festivaline katıldı.Burada 200&#39;den fazla meslek dalının tanıtıldığı alanı gezen Tokayev, özellikle enerji, madencilik, metalurji, petrol ve gaz, inşaat, tarım sektörlerinde uzman yetiştirmeye yönelik faaliyetlerle ilgili bilgi aldı.Tokayev, festival kapsamında katılımcılarla bir araya gelerek sohbet etti.Kazakistan&#39;da istikrarın ana değer olarak korunmasının önemine işaret eden Tokayev, &#34;Farklı ırk ve dinlere mensup olmamıza rağmen tek halkız. &#39;Farklılık içinde birlik&#39; ideolojisi bizim için önemli. Hepinizi bu derin süreci anlamaya çağırıyorum.&#34; diye konuştu.Cumhurbaşkanı Tokayev, Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;na da değinerek &#34;Kazakistan, en başından beri savaşın sona ermesini, diplomatik müzakereler yoluyla anlaşma ve mutabakata varılmasını savundu.&#34; şeklinde konuştu.Bu konuda iki büyük güç (Rusya-ABD) arasında siyasi diyaloğun başladığını kaydeden Tokayev, &#34;Bizim tutumumuz gerçeğe dönüşüyor. Bu olumlu bir gelişme ve Kazakistan&#39;a fayda sağlayacak. Bu nedenle bu eğilimi mümkün olduğunca destekleyeceğiz.&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 13 Feb 2025 15:12:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özbekistan halkı genel seçim için sandık başında]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ozbekistan-halki-genel-secim-icin-sandik-basinda-8384/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ozbekistan-halki-genel-secim-icin-sandik-basinda-8384/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44DBFB-E1D9DC-03FF45-25FC52-AA15C7-660FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 milyona yakın kayıtlı seçmenin bulunduğu Özbekistan&#39;da yeni anayasanın kabulünün ardından yapılan ilk genel seçimde, seçmenler Yasama Meclisi ile il ve ilçe belediye meclisleri üyelerini belirlemek için yerel saatle 08.00&#39;den 20.00&#39;ye kadar oy kullanacak.İlk defa çoğunlukçu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44DBFB-E1D9DC-03FF45-25FC52-AA15C7-660FDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />20 milyona yakın kayıtlı seçmenin bulunduğu Özbekistan&#39;da yeni anayasanın kabulünün ardından yapılan ilk genel seçimde, seçmenler Yasama Meclisi ile il ve ilçe belediye meclisleri üyelerini belirlemek için yerel saatle 08.00&#39;den 20.00&#39;ye kadar oy kullanacak.İlk defa çoğunlukçu ve orantılı nispi temsil sistemine göre yapılan bu seçimlerde Milli Yükseliş Demokrat Partisi, Halk Demokrat Partisi, Liberal Demokrat Partisi, &#34;Adalet&#34; Sosyal Demokrat Partisi ve Ekoloji Partisinden toplam 875 aday 150 sandalye için yarışıyor.Seçimde, orantılı nispi temsil seçim sistemine göre seçilecek 75 milletvekilliği için 500 aday, 75 bölgeden çoğunlukçu seçim sistemine göre belirlenecek 75 milletvekilliği için ise 375 aday mücadele ediyor.- Seçmenler, ülke genelinde kurulan 10 bin 717 sandıkta oy kullanabiliyorÜlke genelindeki 20 milyona yakın kayıtlı seçmen, 75 seçim bölgesinde kurulan 10 bin 717 sandıkta oyunu kullanabilecek. Yurt dışındaki Özbek vatandaşlar için aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 39 yabancı ülkedeki Özbekistan&#39;ın diplomatik temsilciliklerinde 56 sandık kuruldu.Seçimi 50&#39;den fazla ülke ile aralarında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Dünya Seçim Organları Birliği (DSOB), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Türk Devletleri Teşkilatının da bulunduğu kuruluşlardan 1000&#39;e yakın uluslararası gözlemci izleyecek.Kesin olmayan resmi sonuçlar yarın açıklanacak.- Seçimlerde en çok oy alan parti başbakan adayını belirleyecekBaşkanlık sistemiyle yönetilen Özbekistan'da parlamento, Yasama Meclisi ve Senatodan oluşuyor. Ülke parlamentosunun alt kanadı olan ve daimi çalışan Yasama Meclisi 150 milletvekilinden, üst kanadı olan ve üç ayda bir toplanan Senato ise 65 üyeden ibaret.İl meclislerine seçilenler, gelecek ay yapılacak toplantılarında, bölgelerini Senatoda temsil edecek senatörleri seçecek. Senatoda, ülke genelindeki 14 bölgenin her biri 4'er senatör ile temsil edilecek, 9 senatör ise cumhurbaşkanı tarafından atanacak.Yeni uygulamaya göre, milletvekili adayı listesine, parti üyesi olmayanlar da dahil edilebilecek.Seçimlerde en çok oy alan parti, başbakan adayını belirleyerek onaylanması için devlet başkanına takdim etme hakkını elde edecek.Ülkede ilk defa bu seçimlerde yürürlüğe giren seçim yasasına göre, Yasama Meclisi seçimleri çoğunlukçu ve orantılı nispi temsil sistemine göre yapılıyor.Özbekistan&#39;da bugüne kadar seçim bölgesinde oyların çoğunluğunu alan adayların seçilmiş sayıldığı çoğunlukçu seçim sistemi uygulanırken tüm adayların ülkedeki siyasi partileri de temsil etmesi gerekiyordu.Yasama Meclisince 31 Ekim 2023&#39;te kabul edilen &#34;çoğunlukçu ve orantılı nispi temsil&#34; sistemine geçiş yasası, 24 Kasım 2023&#39;te Senato tarafından onaylanmasının ardından, Aralık 2023&#39;te Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından imzalanarak yürürlüğe girmişti.Özbekistan&#39;da Aralık 2019&#39;da yapılan son parlamento seçimlerinde, 150 sandalyeli Yasama Meclisi&#39;nde Liberal Demokrat Partisi 53, Milli Yükseliş Demokrat Partisi 36, &#34;Adalet&#34; Sosyal Demokrat Partisi 24, Halk Demokrat Partisi 22 ve Özbekistan Ekoloji Partisi de 15 sandalyeyi elde etmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 27 Oct 2024 06:00:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi üzerinde uzlaşı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/34-harften-olusan-ortak-turk-alfabesi-uzerinde-uzlasi-1623/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/34-harften-olusan-ortak-turk-alfabesi-uzerinde-uzlasi-1623/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46EC92-F92344-C3D764-0B9605-ED2151-1A078E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklamada, TDT üyesi ülkelerden oluşan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu üyelerinin katıldığı toplantının başarıyla tamamlandığına işaret edilerek, &#34;Toplantının temel amacı, bu alanda edinilen bilgiler ve komisyonun 2 yıllık faaliyet deneyiminden yararlanarak Türk dilleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46EC92-F92344-C3D764-0B9605-ED2151-1A078E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Açıklamada, TDT üyesi ülkelerden oluşan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu üyelerinin katıldığı toplantının başarıyla tamamlandığına işaret edilerek, &#34;Toplantının temel amacı, bu alanda edinilen bilgiler ve komisyonun 2 yıllık faaliyet deneyiminden yararlanarak Türk dilleri için ortak alfabe projesine ilişkin çalışmaları sonuçlandırmaktı.&#34; ifadeleri kullanıldı.34 HARFLİ TÜRK ALFABESİ ÜZERİNDE UZLAŞILDIToplantıda ilk olarak 1991&#39;de bilim insanları tarafından önerilen Latin tabanlı Ortak Türk Alfabesi projesinin kapsamlı şekilde gözden geçirildiği ve komisyon üyelerinin bu alfabe projesinde geliştirilmesi gereken hususlara ilişkin gerekli tespitleri yaptıkları vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:&#34;Bu özverili çalışmanın sonucunda, 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde uzlaşıldı. Önerilen alfabedeki her harf, Türk dillerinde bulunan farklı fonemleri temsil etmektedir.&#34;Açıklamada, toplantının başarıyla sonuçlanmasının tarihi bir önem taşıdığına dikkat çekilerek &#34;Ortak Türk Alfabesi&#39;nin geliştirilmesi, Türk halkları arasında karşılıklı anlayış ve işbirliğini teşvik ederken, onların dil mirasını da korumaktadır.&#34; değerlendirmesinde bulunuldu.Türk Akademisi ve Türk Dil Kurumu olarak bu süreçteki değerli katkılarından dolayı Türk devletlerinin hükümetlerine ve komisyon üyelerine teşekkür edilen açıklamada, &#34;İlgili tüm kurumlar, önerilen Ortak Türk Alfabesi&#39;nin uygulanmasını etkin şekilde desteklemeye davet edilmektedir.&#34; ifadesine yer verildi.BAZI SESLER ALFABEYE DAHİL EDİLMEYECEKUzlaşıya göre bazı Türk halklarında var olmayan sesler, alfabeye dahil edilmeyecek. Latin harflerinin baz alınacağı alfabenin, Türk dünyası ülkelerini birleştirici bir adım olarak görülüyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 13 Sep 2024 06:41:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gülnara Kerimova'ya ait 857 milyon dolara el kondu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gulnara-kerimova-ya-ait-857-milyon-dolara-el-kondu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gulnara-kerimova-ya-ait-857-milyon-dolara-el-kondu/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_758E66-4E1910-BACB2D-60F6CB-F36F0E-64FA83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülnara Kerimova, zimmetine para geçirme suçlamasıyla 2014&#39;ten bu yana Özbekistan&#39;da hapis yatıyor. Kerimova, kârlı telekomünikasyon ihaleleri karşılığında rüşvet aldığı suçlamalarını reddediyor. Kerimova, babası İslam Kerimov&#39;un iktidarda olduğu dönemde, büyük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_758E66-4E1910-BACB2D-60F6CB-F36F0E-64FA83.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gülnara Kerimova, zimmetine para geçirme suçlamasıyla 2014&#39;ten bu yana Özbekistan&#39;da hapis yatıyor. Kerimova, kârlı telekomünikasyon ihaleleri karşılığında rüşvet aldığı suçlamalarını reddediyor.
	
	
Kerimova, babası İslam Kerimov&#39;un iktidarda olduğu dönemde, büyük bir nüfuz sahibiydi. Kendi mücevher markası ve televizyon kanalı vardı, ayrıca Googosha adıyla pop şarkıları da çıkartmıştı.
	
	
İsviçre&#39;deki iddianamede, bir Rus telekom firmasının Özbek kolunu işleten ve adı verilmeyen bir iş insanı da hedef alındı.
	
	
Kerimova, Özbekistan&#39;ın telekom sektörüne erişim karşılığında rüşvet almak ve parayı İsviçre&#39;de ve diğer ülkelerde bulunan hesaplar aracılığıyla aklamakla suçlanıyor.

	
Ağustos ayında da İngiltere&#39;de değeri 20 milyon sterlini aşan Kerimova&#39;ya ait 3 lüks mülke el konulmuştu.
	
	
Savcılar, hesaplardaki isimlerin sahte olduğunu ve paranın asıl sahibinin Kerimova olduğunu saklamak için kullanıldıklarını ileri sürüyor.
	
	
Kerimova, Özbekistan&#39;ın Cenevre&#39;deki Birleşmiş Milletler Temsilcisi olarak, diplomatik dokunulmazlığa sahipti.
	
	
İsviçre, 2013&#39;te bu konumunu kaybetmesi sonrası, Kerimova&#39;nın hesaplarını incelemeye başlamıştı.
	
	
Kerimova ve şebekesi hakkında Fransa, Norveç, Hollanda, ABD ve İnglitere&#39;de de adli soruşturma yürütülmüştü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 Sep 2023 07:33:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Özbekistan'da depoda patlama, yaralılar var]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ozbekistan-da-depoda-patlama-yaralilar-var-802/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ozbekistan-da-depoda-patlama-yaralilar-var-802/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B79D93-FE601C-84279D-D93F39-5F1FC7-C5DF64.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özbekistan&#39;ın başkenti Taşkent&#39;teki bir şirket deposunda meydana gelen patlama nedeniyle yaralananlar olduğu bildirildi. Özbekistan Acil Durumlar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Taşkent&#39;in Sergeli semtindeki bir şirketin deposunda henüz belirlenemeyen nedenle patlama&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B79D93-FE601C-84279D-D93F39-5F1FC7-C5DF64.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Özbekistan&#39;ın başkenti Taşkent&#39;teki bir şirket deposunda meydana gelen patlama nedeniyle yaralananlar olduğu bildirildi.

	
Özbekistan Acil Durumlar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Taşkent&#39;in Sergeli semtindeki bir şirketin deposunda henüz belirlenemeyen nedenle patlama meydana geldi.

	
Patlama sonucu yaralananlar oldu.

	
Yaralananlar hastaneye kaldırılırken çıkan yangını söndürmek için itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi.&nbsp;

	
Öte yandan, patlama sesi Taşkent&#39;in bir çok yerinde duyulurken, vatandaşlar da sosyal medyada patlama ile ilgili görselleri paylaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 28 Sep 2023 07:52:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Caparov: "Filistin'i her zaman destekliyoruz"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/caparov-filistin-i-her-zaman-destekliyoruz-484/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/caparov-filistin-i-her-zaman-destekliyoruz-484/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A9025-A8855E-0E1823-65DA91-4E43BF-4F40E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi&#39;nden yapılan açıklamada, Caparov&#39;un, Abbas ile bir araya gelerek ikili işbirliği ve ortak etkileşimin geliştirilmesi için beklentileri ele aldığı belirtildi. Caparov, görüşmede, Kırgızistan&#39;ın kardeş Filistin devleti ile dostane ilişkiler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A9025-A8855E-0E1823-65DA91-4E43BF-4F40E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi&#39;nden yapılan açıklamada, Caparov&#39;un, Abbas ile bir araya gelerek ikili işbirliği ve ortak etkileşimin geliştirilmesi için beklentileri ele aldığı belirtildi.

	
Caparov, görüşmede, Kırgızistan&#39;ın kardeş Filistin devleti ile dostane ilişkiler geliştirmek ve karşılıklı yarar sağlayan çeşitli alanlarda işbirliğini güçlendirmek istediğini bildirdi.

	
Kırgızistan&#39;ın Arap dünyasıyla etkileşimi güçlendirmek için çaba sarf ettiğini aktaran Caparov, uluslararası arenada her zaman Filistin&#39;i desteklediğini kaydetti.

	
Caparov, Kırgız tarafının, Filistin ile Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam İşbirliği Teşkilatı platformlarında işbirliğinin geliştirilmesine özel önem verdiğinin altını çizdi.

	
Kırgız tarafının ikili ilişkileri geliştirmeye ve iki ülke arasında üst düzey bir siyasi diyaloğu sürdürmeye ilgi gösterdiğini vurgulayan Caparov, &#34;İki ülke halkları, dostluk bağları, dini, tarihi ve manevi değerlerin benzerliği ile birleştiriyor.&#34; dedi.

	
Caparov, ağustos ayında Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El Maliki&#39;nin Kırgızistan&#39;a resmi ziyaretinin gerçekleşeceğini anımsatarak, Abbas&#39;ı Kırgızistan&#39;a resmi ziyarette bulunması için davet etti.

	
Filistin Devlet Başkanı Abbas da Kırgızistan&#39;ın Filistin için kardeş ve dost bir devlet olduğunu belirterek, misafirperverlik ve sıcak karşılama için şükranlarını dile getirdi.

	
Abbas, Kırgızistan ve Filistin arasındaki ikili ilişkilerdeki büyük potansiyel göz önüne alındığında ortaklıklarını artırma arzusunun önemini ifade etti.

	
Kırgızistan&#39;da büyükelçilik açmaya hazır olduklarını anlatan Abbas, Kırgızistan ve Filistin&#39;in dost halklarının yararına tüm ikili işbirliğini ve etkileşimi sürdürmeye ve yeni bir düzeye getirmeye hazır olduğunun altını çizdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 17 Jun 2023 10:02:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırgızistan'daki Issık Göl'de turizm sezonu açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-daki-issik-gol-de-turizm-sezonu-acildi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-daki-issik-gol-de-turizm-sezonu-acildi/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_194269-8D03E0-43BF15-9D1F85-8A23BD-4C912A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Issık Göl&#39;ün plajların ve tatil köylerinin bulunduğu Çolpon-Ata şehrinde yaz turizm sezonu, geleneksel Issık-Göl Uluslararası Turizm Fuarı ile resmen başladı. Fuarda, oteller, tur ve hizmetlerin yanı sıra bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri ve gastronomi değerleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_194269-8D03E0-43BF15-9D1F85-8A23BD-4C912A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Issık Göl&#39;ün plajların ve tatil köylerinin bulunduğu Çolpon-Ata şehrinde yaz turizm sezonu, geleneksel Issık-Göl Uluslararası Turizm Fuarı ile resmen başladı. 

Fuarda, oteller, tur ve hizmetlerin yanı sıra bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri ve gastronomi değerleri tanıtıldı. 

Ülkenin tüm bölgelerinden katılımın olduğu fuarda, el işi ürünler de sergilendi. 

Ziyaretçiler, geleneksel oyunlara katıldı, zanaatkarlardan ustalık dersleri aldı, ünlü sanatçıları dinleme fırsatı buldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 May 2023 05:38:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkmenistan sandık başında]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmenistan-sandik-basinda-168/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmenistan-sandik-basinda-168/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A3485-6EA76C-A077D4-691203-6E8C6D-BD10C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkede seçim için kurulan 2 bin 644 sandık yerel saatle 07.00'de açıldı. Türkmenistan'ın Merkez Seçim ve Referandumlar Kurulu tarafından açıklanan 3 milyon 496 bin 475 kayıtlı seçmen, kendilerini 5 yıl boyunca Türkmenistan Meclisinde temsil edecek milletvekilleri ile Halk Maslahatı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A3485-6EA76C-A077D4-691203-6E8C6D-BD10C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkede seçim için kurulan 2 bin 644 sandık yerel saatle 07.00'de açıldı. Türkmenistan'ın Merkez Seçim ve Referandumlar Kurulu tarafından açıklanan 3 milyon 496 bin 475 kayıtlı seçmen, kendilerini 5 yıl boyunca Türkmenistan Meclisinde temsil edecek milletvekilleri ile Halk Maslahatı ve yerel yönetim organlarında temsil edecek üyelerini seçmek için oy kullanıyor.

	
Türkmenistan'ın bağımsızlık tarihinin 7. dönem milletvekilleri, 5. dönem bölge ve ilçe halk maslahatı üyeleri ile 9. dönem yerel yönetim organlarının temsilcilerinin seçimlerinde Türkmenistan Demokrat Partisi, Türkmenistan Sanayiciler ve Girişimciler Partisi ve Türkmenistan Tarım Partisi olmak üzere 3 siyasi partinin ve sivil inisiyatif gruplarının adayları yer alıyor. Milletvekilliği seçimleri için 3 siyasi partiden toplam 175 aday ve sivil inisiyatif gruplarının 83 bağımsız aday olmak üzere toplamda 258 aday meclisteki 125 koltuk için yarışıyor.

	
Seçimlerde, 2 bin 855 yerel ve yaklaşık 80 uluslararası kuruluşların temsilcileri gözlemci olarak bulunuyor.

	
Ayrıca seçimlerde 18 yaşını doldurmuş 75 bin 606 seçmen ilk kez oy kullanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 26 Mar 2023 07:22:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırgızistan'da seçimler başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-da-secimler-basladi-348/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-da-secimler-basladi-348/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C948E2-492541-2DDFE8-BCAC6E-377ACA-863998.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkede şiddetli protestolara ve devlet başkanının istifa etmesine neden olan geçen yılki seçimlerden sonra, Kırgız halkı bugün parlamentoda kimlerin yer alacağını belirlemek için bir kez daha oy kullanacak. Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu'ndan bir sözcü &#34;Saat tam 8:00'da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C948E2-492541-2DDFE8-BCAC6E-377ACA-863998.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkede şiddetli protestolara ve devlet başkanının istifa etmesine neden olan geçen yılki seçimlerden sonra, Kırgız halkı bugün parlamentoda kimlerin yer alacağını belirlemek için bir kez daha oy kullanacak.
	
	
Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu'ndan bir sözcü &#34;Saat tam 8:00'da (05.00 TSİ) sandıklar açıldı" dedi. Sözcü 21'i Rusya'da olmak üzere yurtdışında da 59 sandığın kurulduğunu ifade etti.
	
	
Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Nurcan Şaildabekova daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada halihazırda 11 bin 600 kişinin oy kullandığını söyledi. Ülkedeki seçmen listesinde ise 3 milyon 703 bin 420 kişi yer alıyor.
	
	
Kırgızistan Devlet Başkanı Sadır Japarov başkent Bişkek'teki bir köyde bulunan 1053 numaralı sandıkta oyunu kullandı. Japarov, ülkenin daha iyi bir geleceği olması için halka seçimlere aktif şekilde katılım göstermeleri çağrısı yaptı.
	
	
	
	Kırgızistan Devlet Başkanı Sadır Çaparov
	
	
	Bu seçimlerde parlamentodaki vekillerin 54'ü siyasi parti aday listelerinden, 36'sı ise tek koltuklu seçim bölgeleri üzerinden belirlenecek. Seçimlerde 21 siyasi parti ve tek koltuklu seçim bölgelerinden de yaklaşık 300 aday yer alıyor.
		
		
	Seçimler 736 uluslararası gözlemci tarafından izlenecek. Bunların aralarında Rusya'dan gözlemciler de yer alıyor.
		
		
	Herhangi bir alt sınır koyulmayan bugünkü seçimler kaç seçmenin katılım gösterdiğinden bağımsız olarak geçerli sayılacak.
		
		
	Daha önce Ekim 2020'de gerçekleştirilen parlamento seçimleri hile yapıldığı endişelerinden dolayı ülkede şiddetli protestolara yol açmıştı. Seçim sonuçları Merkez Seçim Komisyonu tarafından iptal edilmiş, dönemin devlet başkanı Sooronbay Ceenbekov görevinden istifa etmişti. Daha sonra göreve gelen Japarov da kendi döneminde tüm referandum ve seçimlerin şeffaf olacağı vaadinde bulunmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 Nov 2021 08:23:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırgızistan sandık başında]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-sandik-basinda-630/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-sandik-basinda-630/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9770BC-3D7000-7F3B75-3A3429-87515A-C8F655.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırgızistan'da seçmenler erken devlet başkanlığı seçimleri ve yönetim biçiminin belirlenmesine yönelik referandum için sandık başına gitti. Vatandaşların oy kullanması için 2 bin 474 sandık açıldı. Bunlardan 48'i yurtdışında bulunuyor. Yaklaşık 6 milyon 500 bin nüfuslu ülkede,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9770BC-3D7000-7F3B75-3A3429-87515A-C8F655.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırgızistan'da seçmenler erken devlet başkanlığı seçimleri ve yönetim biçiminin belirlenmesine yönelik referandum için sandık başına gitti.

	
Vatandaşların oy kullanması için 2 bin 474 sandık açıldı. Bunlardan 48'i yurtdışında bulunuyor. Yaklaşık 6 milyon 500 bin nüfuslu ülkede, seçmen listesinde 3 milyon 563 bin 574 kişi mevcut. Yurtdışında oy kullanabilecek seçmen sayısı da 49 bin 479.

	
Kırgızistan devlet başkanlığı görevi için 17 aday yarışıyor. Bunlar arasında ekim ayında parlamento seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili olarak gerçekleşen protestolar sonrasında iktidara gelen Sadır Caparov var. 'Bütün Kırgızistan' partisi lideri Adahan Madumarov, eski Devlet Güvenlik Devlet Komitesi Başkanı Abdil Segizbayev ve eski Anayasa Mahkemesi üyesi Klara Sooronkulova da adaylar arasında yer alıyor.
	
	
Oyların yarısından bir fazlasını alan aday seçilmiş sayılacak, aksi halde en yüksek oyu alan iki aday ikinci turda yarışacak.

	
Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Nurcan Şayldabekova, yurtdışındaki vatandaşların seçimlere aktif katılımını beklediklerini söyledi.

	
Uluslararası gözlemcilerin gözetimi ve sıkı salgın tedbirleri eşliğinde bir seçim
	
	
Salgın nedeniyle tüm sandıklarda gerekli tedbirler alındı. Vatandaşlara maske ve dezenfektan sağlanacak, sosyal mesafe kurallarına uyulmasına dikkat edilecek, oy kullanılan yerler belirli aralıklarla dezenfekte edilecek.

	
Seçimleri 44 ülke ve 30'u aşkın uluslararası kuruluştan 300'den fazla uluslarası gözlemci takip edecek.

	
Sandık başındaki görevliler tarafından seçmene verilen iki pusulada, 17 aday ve 'hepsine karşı' seçeneği ile 2010 yılından bu yana parlamenter sistemle yönetilen ülkenin yönetim şeklinin belirlenmesi için 'devlet başkanlığı', 'parlamenter sistem' ve 'hepsine karşı' seçeneği yer alıyor.

	
Kırgızistan&#39;da, 4 Ekim&#39;deki parlamento seçimlerinden sonra başlayan protestoların ardından Merkez Seçim Komisyonu 6 Ekim'de seçim sonuçlarını geçersiz ilan etmişti. Parlamento seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Devlet Başkanı Ceenbekov 15 Ekim&#39;de görevinden istifa etmişti.

	
5-6 Ekim&#39;de yaşanan protesto olayları sırasında cezaevinden çıkarılan Milliyetçi Ata Yurt Partisi eski milletvekili Caparov, başbakan ve Ceenbekov&#39;un istifa etmesinin ardından bu görevleri üstlenmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 Jan 2021 08:37:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KKTC'de seçim!.. Halk gerilim siyaseti istemiyor!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kktc-de-secim-halk-gerilim-siyaseti-istemiyor-453/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kktc-de-secim-halk-gerilim-siyaseti-istemiyor-453/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC5543-DD3EF5-E34D53-9F1567-AFD866-57F7D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuzey Kıbrıs&#39;ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu Pazar günü yapılacak. İkinci turda, seçimlerin 11 Ekim&#39;de yapılan ilk turunda en yüksek oyu alan iki aday yarışıyor: Yüzde 32,45 oranıyla en yüksek oyu alan Ersin Tatar ve yüzde 29,76 ile ikinci gelen Mustafa Akıncı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC5543-DD3EF5-E34D53-9F1567-AFD866-57F7D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuzey Kıbrıs&#39;ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu Pazar günü yapılacak. İkinci turda, seçimlerin 11 Ekim&#39;de yapılan ilk turunda en yüksek oyu alan iki aday yarışıyor: Yüzde 32,45 oranıyla en yüksek oyu alan Ersin Tatar ve yüzde 29,76 ile ikinci gelen Mustafa Akıncı.

	
Seçimler Türkiye&#39;de de dikkatle izlenirken, Kuzey Kıbrıs&#39;ta seçimler öncesinde yaşanan gelişmeler &#34;Türkiye&#39;nin seçimlere müdahalede bulunduğu&#34; iddialarının ortaya atılmasına yol açtı.

	
AKP hükümetini seçime müdahale etmekle suçluyan Cumhurbaşkanı ve bağımsız aday Mustafa Akıncı&#39;nın ilk tur sonuçlarının açıklanması sonrasında yaptığı konuşmada Türkiye&#39;ye verdiği &#34;Siz, &#39;Sizin cumhurbaşkanınız bu olacak&#39; deme hak ve yetkisine zaten sahip değilsiniz&#34; mesajıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaşadığı gerilimi açıkça ortaya koydu.

	

	
	
Başbakan ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) adayı Ersin Tatar ise ilk tur sonuçların Kıbrıs Türk halkının demokratik iradesini gösterdiği söyledi.&nbsp;

	
Kıbrıs&#39;ta çözüm için federasyonu savunan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#39;nın bu konuda AKP hükümeti ile ters düşmesi bir yana, Kuzey Kıbrıs&#39;ta cumhurbaşkanlığı seçiminden üç gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın, Başbakan Ersin Tatar ile birlikte 46 yıldır kapalı olan Maraş bölgesinin açılacağını duyurması, Kuzey Kıbrıs&#39;ta siyasi krize yol açtı.

	
Bu açıklamanın hemen sonrasında Halkın Partisi (HP) Ulusal Birlik Partisi oluşturdukları koalisyondan çekildiğini duyurdu ve Kuzey Kıbrıs&#39;ta hükümet düştü.

	
&#34;Müdahalenin çok daha bariz olduğunu gördük&#34;

	
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Ahmet Sözen, bu seçimlerde Türkiye&#39;nin &#34;müdahalesinin çok bariz olduğunu&#34; gördüklerini söylüyor. DW Türkçe&#39;ye konuşan Sözen, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türk hükümeti arasında yaşanan gerilimin Kuzey Kıbrıs seçimlerine de yansıdığını belirterek, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs ilişkisinin &#34;kişiselleştirildiğinden" yakınıyor.

	

	
	
Ahmet Sözen Türkiye&#39;nin müdahalesini &#34;çok bariz olarak&#34; gördüklerini belirtiyor.

	
Sözen, Türkiye&#39;nin sadece bu seçimde değil Kuzey Kıbrıs tarihindeki tüm seçimlerde kendine yakın gördüğü partileri, isimleri daha sempatiyle karşıladığının bilindiğini hatırlatıyor. Sözen, &#34;Ancak bu dönemde müdahalenin çok daha bariz olduğunu gördük. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Çavuşoğlu konuşmalarında açıktan isim vermediler ama Ersin Tatar&#39;ı desteklediklerinin üzerinde durdular. Ama siz bir taraftan Kuzey Kıbrıs&#39;ın bağımsızlığından, halkın özgür iradesinden bahsedeceksiniz, bir yandan da o iradeyi zedeleyecek hareketlerde bulunacaksınız. Bu; doğru ve tutarlı bir yaklaşım olmadı" değerlendirmesinde bulunuyor.

	
Sözen&#39;e göre Kuzey Kıbrıs tam da seçime gittiği dönemde Maraş&#39;ın açıldığının ilan edilmesinin ve bunun &#39;açılım&#39; diye sunulmasının &#34;seçime müdahale olmaktan başka anlamı yok.&#34; Sözen, &#34;Kıbrıs&#39;ta bir deyiş vardır. Şeker suya mı düştü. Yani aceleniz neydi. Seçimden sonra yapardınız bunu. Ama tabii ki bu müdahale ters de tepebilir&#34; diyor.

	
Türkiye&#39;yi sevmek ya da sevmemek!

	
Prof. Sözen, Başbakan Ersin Tatar&#39;ın cumhurbaşkanlığı için kampanya yürütürken Akıncı&#39;nın Türkiye&#39;yle ilişkileri iyi yürütemediği argümanıyla hareket ettiğini, hatta kampanyasını bu argümana oturttuğunu söylüyor.

	
Kıbrıslı Türklerin genel anlamda Türkiye&#39;ye karşı sevgisinin ve yakınlığının zaten bilindiğini, Kıbrıs sorununun çözümünde Türkiye&#39;nin garantörlüğünün devam etmesini istediğini belirten Sözen, &#34;Ama şu da bilinmelidir ki; toplumun büyük bir kesimi Türkiye hükümetlerinin farklı zamanlarda Kuzey Kıbrıs&#39;ta iç politikaya yaptığı müdahalelerden memnun değil ve eleştiriyor. Ancak bu gerçek, bazı çevrelerce Kuzey Kıbrıslı Türkler&#39;in Türkiye&#39;yi sevmediği gibi lanse ediliyor ve bu seçim döneminde bu durum çok suistimal edildi. Ersin Tatar taraftarları, Akıncı ve destekçilerini Türkiye düşmanı ilan ettiler adeta. Türkiye&#39;deki ana akım medya da yaptı bunu. Oysa bu, gerçek değil" diyor.

	
	
	
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs ilişkilerinin kişiselleştirilemeyeceğini söyleyen Sözen, &#34;Bugün Kıbrıs&#39;ta çözüm için federasyona karşı çıkan Ersin Tatar, yarın Türkiye federasyon dediğinde karşı mı duracaktır. Duramayacaktır. Çünkü Kıbrıs sorunu Ankara ile KKTC&#39;nin ortak vizyonu ile çözülmek durumundadır. Türkiye-KKTC ilişkisi kişisel ilişkilere indirgenecek kadar basit bir konu değildir&#34; çıkışında bulunuyor.

	
&#34;Biat edenler, etmeyenler&#34;

	
Araştırmacı Mete Hatay da DW Türkçe&#39;ye yaptığı değerlendirmede &#34;Kuzey Kıbrıs&#39;ta seçimlere Türk hükümetinin müdahalesini bu kez bariz bir şekilde gördük, görüyoruz. Ve bu müdahale tamamen –bize biat edeceksiniz- tavrı üzerine kurulu&#34; diyor.

	
	
	
Mete Hatay, &#34;Türk hükümeti Tatar bizim adamımız görüntüsü yarattı&#34; diyor.

	
Hatay, Başbakan Ersin Tatar&#39;ın sürekli Türkiye&#39;ye çağrıldığını, seçim yasaklarına bakılmaksızın Kuzey Kıbrıs&#39;ta siyasi etkinlikler, törenler yapıldığını anlatıyor. Hatay, &#34;Hepimiz gördük, hissettik. Türk hükümeti, Tatar için –bizim adamımız- görüntüsü yarattı. Burada halk, Türkiye-KKTC ilişkilerinde ne oluyor diye kaygılandı. KKTC&#39;de cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye&#39;yi sevenler, sevmeyenler ya da biat edenler, etmeyenler diye kutuplaştırma, kamplaştırma havası halen hakim&#34; diyor.

	
Hatay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı&#39;nın Kıbrıs sorununa çözümde federasyondan yana tavır aldığında Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu&#39;nun &#34;Akıncı hiç de güvenilir değil&#34; diye bir açıklama yaptığını hatırlatıyor. Hatay, mevcut atmosferi &#34;Seçim KKTC&#39;de kutuplaşma havasına girdiyse bu tür açıklamalar yüzünden. Bugün biat kampanyası yürütenler, toplumun büyük çoğunluğunun aslında Türkiye&#39;yi sevdiğini ama kendi iradesini de ortaya koymaya çalıştığını reddediyor. KKTC&#39;nin böylesi kutuplaşması hiç hoş değil&#34; sözleriyle tanımlıyor.

	
Kuzey Kıbrıslılar ne diyor?

	
Seçimlere birkaç gün kala alınan Maraş&#39;ın kısmen açılması kararı ülkede tartışmalara yol açtı.İlk tur öncesinde Mustafa Akıncı, Maraş&#39;ın kısmen açılma kararının kendisinden habersiz alındığını belirterek, &#34;Yapılan demokrasinin yüz karasıdır. Seçimlere doğrudan müdahalenin devamıdır. Bir senaryo yazılmış, Sayın Tatar&#39;a da bu senaryoda figüranlık yapmak kalmıştır&#34; sözleriyle Kuzey Kıbrıs seçimindeki gerilimi açıkça ortaya koydu.

	
İlk turda katılım oranının yüzde 56,06&#39;da kalması da halkın seçimlere ilişkin kaygısının sandığa yansıdığı şeklinde değerlendirildi. Peki halk kaygılı mı, ne istiyor?

	
Demirören Haber Ajansı (DHA) Kıbrıs Temsilcisi, gazeteci Sefa Karahasan DW Türkçe&#39;ye &#34;Halk, gerilim siyaseti istemiyor. Bu isteğini ikinci turda daha açıkça ortaya koyacak. Halk, Türkiye ile ilişkileri çok önemsiyor ve Türkiye&#39;yle iyi ilişkiler kuran bir cumhurbaşkanı istiyor&#34; diyor.

	

	
	
Gazeteci Sefa Karasan, Mustafa Akıncı&#39;nın kampanyasını &#34;Türkiye karşıtlığı&#34; üzerine kurduğunu söylüyor.

	
Karahasan&#39;a göre Akıncı ve taraftarları seçim kampanyasını &#34;Türkiye karşıtlığı&#34; üzerine kurdu. İlk turda yüzde 21 oy alan Cumhuriyetçi Türk Partisi&#39;nin (CTP), ikinci turda Akıncı&#39;yı destekleme kararının &#34;ilkesel&#34; olduğunu, CTP tabanının da aslında Akıncı&#39;nın Türkiye ile yaşadığı gerilime karşı çıktığını söyleyen Karahasan, &#34;Türkiye&#39;nin KKTC&#39;ye hep ilgisi oldu. Şimdi doğrudan müdahale olduğunu söylemek, gerçekleri bilmemek oluyor. Pandemi döneminde KKTC&#39;ye Türkiye yardım etmeyecekti de, kim edecekti. Maraş&#39;ın açılması da zaten planlanmıştı. Kuzey Kıbrıs halkı için bugün Türkiye ile iyi ilişkinin temsilcisi Tatar&#39;dır&#34; yorumu yapıyor.

	
&#34;Halkın tepkisi sandığa yansır&#34;

	
Havadis Gazetesi yazarlarından Başaran Düzgün ise ayrı bir tablo çiziyor. Düzgün DW Türkçe&#39;ye &#34;Halk, AKP&#39;nin buradaki seçime doğrudan müdahale ettiğinin farkında ve sert bir tepki ortaya koyuyor. Bu tepki sandığa da yansır. Çünkü Kıbrıs tarihinde böyle bir tepkiyi daha önce hiç görmemiştim&#34; diyor.
	
	


	Gazeteci Başaran Düzgün, halkın tepkisinin sandığa yansıyacağını söylüyor.

	
Kuzey Kıbrıs halkının aslında Türkiye&#39;yle hiçbir sorunu olmadığını, sadece kendi özgür iradesini ortaya koymasını istediğini anlatan Başaran Düzgün, &#34;Halk, Maraş&#39;ın açılmasının bir seçim propagandası olduğunu söylemekle kalmıyor, Maraş&#39;ın doğru düzgün açılamadığını da söylüyor. Halk, Türkiye sevgisi üzerinden kendisinin değerlendirilmesine de çok karşı. Elbette birbiriyle kenetlenmiş bir halk var ama bu halkın sevgisinin ölçülmeye kalkışılması son derece itici&#34; yorumunda bulunuyor.

	
Hangi parti, kimi destekliyor?

	
İkinci turda Mustafa Akıncı&#39;ya ana muhalefet partisi CTP destek veriyor. Seçimin ilk turunda bağımsız Serdar Denktaş&#39;ı destekleyen Demokrat Parti, ikinci turda Ersin Tatar&#39;ı destekleyeceğini açıkladı. İlk turda, bağımsız aday Kudret Özersay&#39;ı destekleyen Halkın Partisi (HP) ise seçmenine &#34;herhangi bir yönlendirmede bulunmama&#34; kararı aldı. Yeniden Doğuş Partisi&#39;nden de (YDP), Tatar&#39;a destek kararı çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 18 Oct 2020 09:05:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ceenbekov istifa etti!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ceenbekov-istifa-etti-130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ceenbekov-istifa-etti-130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66D6AE-9830CD-BCF9AA-A578FF-79C43E-3A1C8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sooranbay Ceenbekov, &#34;Ben iktidara tutunmuyorum. Kendi halkına ateş eden ve kan döken bir başkan olarak hatırlanmak istemiyorum&#34; dedi. 4 Ekim&#39;deki seçimden bu yana sarsılan ulusun birliği için istifa ettiğini belirten Ceenbekov sözlerini şöyle sürdürdü: &#34;Başkentimiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66D6AE-9830CD-BCF9AA-A578FF-79C43E-3A1C8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sooranbay Ceenbekov, &#34;Ben iktidara tutunmuyorum. Kendi halkına ateş eden ve kan döken bir başkan olarak hatırlanmak istemiyorum&#34; dedi.

	
4 Ekim&#39;deki seçimden bu yana sarsılan ulusun birliği için istifa ettiğini belirten Ceenbekov sözlerini şöyle sürdürdü:

	
&#34;Başkentimiz Bişkek&#39;te gerginlik sürüyor. Dün parlamentomuz yeni hükümeti onayladı, ilgili atamalar için Cumhurbaşkanı Kararnamelerini imzaladım. Ama bu gerginliği azaltmadı. İstifam için talepler sürüyordu. Mevcut durum yüzünden protestocular ile kolluk kuvvetleri arasındaki çatışma riski vardı.&#34;

	
Ceenbekov ayrıca Başbakan Sadir Caparov&#39;dan ve diğer muhalif siyasetçilerden barışın tesisi için destekçilerini, başkent Bişkek&#39;ten &#34;uzaklaştırmalarını&#34; istedi.

	
BBC Bişkek Büro Şefi Almaz Tchoroev, Ceenbekov&#39;un istifasının Kırgızistan&#39;da siyasi krizi muhtemelen derinleştireceğini söylüyor.

	
Ceenbekov&#39;un istifasıyla Meclis Başkanı Kanatbek Isayev ülkenin geçici cumhurbaşkanı seçildi. Ancak göstericiler Isayev&#39;in de istifasını istiyor.

	
4 Ekim&#39;deki seçim sonrası protestolar başladı
	
	
Ceenbekov daha önce Başbakan Kubatbek Boronov ve tüm bakanları görevden almış, &#34;iktidar değişimi meşru yollardan gerçekleşirse&#34; istifaya hazır olduğunu söylemişti.

	
Kırgızistan&#39;da seçimin sonucunu tanımayan muhalefet partileri, protesto gösterileri düzenlemişti.

	
Başkent Bişkek&#39;te olağanüstü hal ilan edilmiş ve sokağa çıkma yasağı getirilmişti.

	
Kırgızistan&#39;da dün başbakan olarak atanan Sadir Caparov ise geçen hafta, seçimlerde hile yapıldığını söyleyerek sokaklara dökülen göstericiler tarafından serbest bırakılan politikacılardan biriydi.

	
Almazbek Atambayev&#39;in Kırgızistan Cumhurbaşkanı olduğu dönemde 11 yıl 6 ay hapse çaptırılan ve suçunu kabul etmediği için Cumhurbaşkanı Ceenbekov&#39;un çıkardığı af yasasından yararlanmayan eski milletvekili Caparov, az farkla seçim barajına takılan &#34;Mekençil&#34; adlı siyasi partinin aday listesinin ikinci sırasındaydı.

	
Memleketi Issık Göl bölgesinden iki dönem milletvekili seçilen Caparov, ülkenin kuzeyindeki Issık Göl bölgesinde Kanadalıların işlettiği Kumtor altın madeninin kamulaştırılmasını savunmasıyla tanınıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2020 10:57:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Atambayev yeniden tutuklandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/atambayev-yeniden-tutuklandi-687/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/atambayev-yeniden-tutuklandi-687/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0C830E-DB6981-00CD7B-623288-835644-C8B7AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atambayev&#39;in güvenlik güçlerinin yaptığı baskınla yeniden tutuklandığı bildirildi. Geçen Pazar günü yapılan tartışmalı parlamento seçimleri ülkeyi krize sürükledi. Parlamento, halefinin istifa etmesinin ardından milliyetçi siyasetçi Sadyr Zhaparov&#39;u başbakanlık görevine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0C830E-DB6981-00CD7B-623288-835644-C8B7AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Atambayev&#39;in güvenlik güçlerinin yaptığı baskınla yeniden tutuklandığı bildirildi.

	
Geçen Pazar günü yapılan tartışmalı parlamento seçimleri ülkeyi krize sürükledi.

	
Parlamento, halefinin istifa etmesinin ardından milliyetçi siyasetçi Sadyr Zhaparov&#39;u başbakanlık görevine getirdi.

	
Zhaparov aynı zamanda, protestocular tarafından salıverilen üst düzey siyasetçilerden biriydi. Shaparov&#39;a, 2013&#39;te bir hükümet yetkilisini rehin alma suçlamasından hapis cezası verilmişti.

	
Olaylar, tartışmalı seçimin ardından protestocuların başkent Bişkek sokaklarına çıkıp, resmi binalara saldırmasıyla başladı. Eylemciler, seçimin tekrarını ve Rusya yanlısı Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov&#39;un istifasını istiyordu.

	
Jeenbekov, yeni bir hükümet kurulup, hukukun üstünlüğü yeniden sağlandığında istifa edeceğini söyledi.

	
Cumhurbaşkanı, eylemlerde çatışmaların yaşandığı Cuma günü, olağanüstü hal ilan etti.

	
Gösterilerin başlamasından bu yana 1200&#39;den fazla kişi gözaltına alınırken, bir kişi hayatını kaybetti.

	
Şimdiyse başkentte sıkı bir sokağa çıkma yasağının uygulandığı bildiriliyor.

	
Denize kıyısı bulunmayan ve Çin ile komşu olan Kırgızistan 1991&#39;deki bağımsızlığına kadar Sovyetler Birliği&#39;nin bir parçasıydı. Ülkede bazı komşularına kıyasla, yarı özgür ve dürüst seçimlerin düzenlendiği kaydediliyor. Ancak 2005 ve 2010&#39;daki ayaklanmalarda iki devlet başkanı görevden uzaklaştırılmıştı.

	
Atambayev neden ve nasıl tutuklandı?
Atambayev&#39;in bir sözcüsü, eski cumhurbaşkanının evine özel kuvvetlerin operasyon yaptığını söyledi.

	
Savcılık da Atambayev&#39;in isyan çıkartmak suçlamasıyla tutuklandığını bildirdi. Atambayev, Jeenbekov&#39;un en sıkı siyasi rakiplerinden biri.

	
Taraftarları, yolsuzluk suçlamasından uzun bir hapis cezası alan Atambayev&#39;i Salı günü hapisten kaçırmıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 11 Oct 2020 07:33:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygurlar zorla çalıştırılıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlar-zorla-calistiriliyor-300/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlar-zorla-calistiriliyor-300/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6188C7-FE603B-AC7F37-3F3A54-4E80BE-CFDE95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Associated Press haber ajansına göre fabrikanın Uygurlar&#39;ın çalıştığı bölümü bir duvarla diğerlerinden ayrılıyor. Güvenlik kameralarıyla izlenen binanın bu bölümünün kapısında da güvenlik görevlileri nöbet bekliyor. Nanchang&#39;daki OFILM fabrikası önünde Müslüman&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6188C7-FE603B-AC7F37-3F3A54-4E80BE-CFDE95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Associated Press haber ajansına göre fabrikanın Uygurlar&#39;ın çalıştığı bölümü bir duvarla diğerlerinden ayrılıyor. Güvenlik kameralarıyla izlenen binanın bu bölümünün kapısında da güvenlik görevlileri nöbet bekliyor.

	

	
	
Nanchang&#39;daki OFILM fabrikası önünde Müslüman kadın işçiler
	
	
&#34;Refakatçiyle dışarı çıkıyor, akşamları ders veriliyorlar&#34;

	
AP'ye göre bu kişilerin fabrikadan dışarıya çıkışı sınırlandırılıyor, dışarı çıktıklarında yanlarına refakatçi veriliyor. Müslüman Uygurlar'ın başlarını örtmesine ya da ibadet etmesine izin verilmiyor. AP'nin konuştuğu fabrikanın eski ve yeni çalışanlarıyla bölgedeki dükkan sahiplerine göre bu kişiler için akşamları da özel dersler düzenleniyor.

	
&#34;Kamplardan çıkanlar fabrikalara çalışmaya gönderiliyor&#34;

	
Batı medyasında yer alan haberlere göre son dört yılda Çin hükümeti ülkenin batısındaki Şincan eyaletinde çoğu Uygur olmak üzere 1 milyondan fazla kişiyi gözaltına aldı. Bu kişiler kamplarda ya da hapishanelerde tutuldu, burada zoraki ideoloji ve davranış eğitimine tabi tutuldu. Çin'de yönetim uzun zamandır Uygurlar'ın farklı din, dil ve kültürlerinden dolayı ayrılıkçı eğilimler besledikleri görüşünde.

	
Tutuklular bu kamplardan mezun olduklarında belgeler birçoğunun fabrikalara çalışmaya gönderildiğini gösteriyor. On kadar Uygur ve Kazak'ın AP haber ajansına aktardığına göre fabrikalarda çalıştırılan kişiler her zaman olmasa da sıklıkla buralara zorla gönderiliyor.

	
	
	
Şincan&#39;daki kamplardan biri
	
	
AP'ye göre işçiler sık sık maaşları devlet tarafından ödenen öğretmenlerden Çince, siyaset ya da &#34;etnik birlik" dersi alıyor. Maaşlar ve kısıtlamalar ise pozisyonlara göre değişiyor.

	
&#34;Hui Müslümanları aynı muameleyi görmüyor&#34;

	
AP bölge sakinlerinden aldığı bilgilere göre OFILM'in fabrikasında Uygurlar diğerler işçilerle aynı ödemeyi alıyor, ancak farklı muamele gördüklerini söylüyor. Bu kişilerin işyerinden ayrılmasına ya da ibadet etmesine izin verilmiyor. Ancak Çin devleti tarafından tehdit olarak algılanmayan Hui etnik kökenli Müslümanlar için aynı uygulamalar yürütülmüyor.

	
Çin hükümeti istihdam programının Uygurlar'ı, diğer azınlıkları eğitmek ve onlara iş sağlamak için kullanılan bir yöntem olduğunu öne sürüyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Pazartesi günü, Uygurlar'ın zorla çalıştırılmasıyla ilgili iddialar için &#34;temelsiz" ve &#34;iftira" ifadelerini kullandı.

	
&#34;Uygurlar evlerinden uzağa gönderilerek asimile edilmeye çalışılıyor&#34;

	
Öte yandan uzmanlar kamplar gibi programın da Uygur kültürünün bastırılması, aile bağlarının ve kültürel bağların koparılması için daha büyük bir kampanyanın parçası olduğu görüşünde. Uzmanlar Uygurlar'ın evlerinden uzağa gönderilerek asimile edilmeye çalıştıklarını da söylüyor.

	

	
	
Melbourne'deki La Trobe Üniversitesi uzmanlarından James Leibold &#34;Bu kişilerin eğitimsiz olduğunu, toplumdan izole olduklarını ve Çince konuşamadıklarını düşünüyorlar. O zaman ne yaparsınız onları 'eğitirsiniz', onları dönüştürmenin yollarını ararsınız. Onları Çin kültürünün merkezine taşımak bu değişimi hızlandırıyor" ifadelerini kullandı.

	
Apple: &#34;2018 yılı boyunca 44 bin mülakat yaptık&#34;

	
AP'ye gönderdiği bir elektronik postada Apple, iş ahlakı kurallarının çalışanların kaygılarını dile getirmesi gerektirdiğini kaydetti. Apple tedarikçilerdeki işçilerle yanlarında müdürleri bulunmadan yıllık mülakatlar yürüttüklerini, bunların işçilerin yerel dillerinde yapıldığını ve 2018 yılı boyunca 44 bin mülakat yapıldığını açıkladı.

	
Lenovo: &#34;Parmak izi tarayıcılarının kullanıldığından haberdarız&#34;

	
Lenovo ise tedarikçi OFILM tarafından kamera ve parmak izi tarayıcılarının kullanıldığından haberdar olduğunu aktardı, ancak diğer iddiaları inceleyeceğini belirtti.

	
Tüm şirketler tedarikçilerinden katı iş standartları uygulamasını beklediklerini bildirdi. LG, Dell ve Huawei tedarik zincirindeki fabrikalarda zorla çalıştırılma konusunda ellerinde delil olmadığını kaydetti, ancak iddiaları soruşturacağını bildirdi. HP ise AP'ye yanıt vermedi.

	
&#34;Şincan&#39;da 3 bin azınlık istihdam edildi&#34;

	
OFILM de AP'nin sorularına yanıt vermedi, ancak internet sitesinde hükümetin çağrılarına yanıt vererek Şincan'daki azınlıkları yoksulluktan kurtarmak, eğitim almalarına ve kendilerini geliştirmelerine imkan vermek için istihdam ettiğini bildirdi. OFILM 2017'den bu yana Şincan'dan 3 bin kadar genç kadın ve erkeği istihdam etti.

	
Avustralya Stratejik Politikalar Enstitüsü tarafından Pazar günü yayınlanan ayrı bir çalışma 2017 ve 2019 yılları arasında 80 binden fazla Uygur'un Şincan'dan bu fabrikalara gönderildiğini öne sürdü.

	
Raporda, bu fabrikalarda Uluslararası Çalışma Örgütü tanımına göre &#34;zorla çalıştırma" olarak değerlendirilmesi kuvvetle muhtemel koşullar tespit edildiğini kaydetti.

	
AP bir yıl önce de Şincan'daki Uygurlar'ın ABD'ye gönderilen spor giyim eşyalarının üretiminde zorla çalıştırıldıklarına dair veriler ortaya koyan bir rapor yayınlamıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 06 Mar 2020 06:10:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygurlara sakal ve başörtü gözaltısı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlara-sakal-ve-basortu-gozaltisi-614/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlara-sakal-ve-basortu-gozaltisi-614/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72CEC8-765553-50CE96-4C9E59-4DD004-261B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in batısındaki Sincan&#39;daki 3 binden fazla kişinin kişisel bilgilerinin yer aldığı belgede, bu kişilerin günlük hayatlarına dair çok özel detaylar da var. 137 sayfalık, birçok grafiğe de yer veren raporda yer alan kişilerin ne sıklıkla dua ettikleri, ne giydikleri, gün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72CEC8-765553-50CE96-4C9E59-4DD004-261B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in batısındaki Sincan&#39;daki 3 binden fazla kişinin kişisel bilgilerinin yer aldığı belgede, bu kişilerin günlük hayatlarına dair çok özel detaylar da var.

	
137 sayfalık, birçok grafiğe de yer veren raporda yer alan kişilerin ne sıklıkla dua ettikleri, ne giydikleri, gün içinde kimlerle konuştukları ve aile bireyleriyle ilişkileri de yer alıyor.

	
Çin ise yanlış bir şey yapmadığını, &#34;terörle ve radikal dini gruplarla mücadele ettiğini&#34; söylüyor.

	
Geçen yıl da Şincan bölgesinden bilgi sızdıran bir kişinin yeniden risk alarak belgeyi sızdırmasıyla tüm bilgiler açığa çıktı.

	
Belgelerden birinde, daha önce Çinli yetkililer tarafından gazetecilerin götürüldüğü, BBC&#39;nin de gittiği kamplardan birinde kalan 311 kişinin geçmişleri, dini praitkleri, yüzlerce akraba, komşu ve arkadaşıyla kurduğu ilişkiler detaylı şekilde yer alıyor.

	
Bilgilerin ardından da son karar yazılıyor: Kampta mı kalmalı, serbest mi bırakılmalı?&nbsp;

	
	
	
	
Kamptan ayrılan bazı kişilerin de bilgilerinin ardından &#34;geri getirilmeli&#34; ya da &#34;serbest kalabilir&#34; kararı alındığı görülüyor.

	
Örneğin 598 numaralı grafikte 38 yaşındaki Helçem isimli bir kadının, kamptan çıktıktan yıllar sonra yeniden gözaltına alınması kararı alınmış. Bunun için de tek bir sebep gösterilmiş: Yıllar önce başörtüsü takmıştı.

	
Sadece pasaport başvurusu yaptığı için kampa alınmış olanlar da var. Buna göre Şincan&#39;dan dışarı çıkmak isteyen Uygur Türklerine de &#34;radikal&#34; muamelesi yapılıyor.

	
66 numaralı grafikte, 34 yaşındaki Memettohti isimli bir kişinin &#34;pratikte risk oluşturmadığı&#34; halde sadece pasaport başvurusu yaptığı için kampa geri gönderildiği görülüyor.

	
28 yaşındaki Nurmemet&#39;in de kampa yeniden alınmasının sebebi, &#34;başka bir sorun olmadığı&#34; belirtilerek şu sözlerle açıklanıyor:

	
&#34;Bir linke tıkladı ve bilmeden yabancı bir web sayfasına ulaştı.&#34;

	
311 asıl kişinin tümü, güney Şincan&#39;daki Hotan şehrine yakın, nüfusunun yüzde 90&#39;ının Uygur Türkü olduğu Karakaş ilçesinde yaşıyor.

	
Çin son yıllarda bölyege Çin&#39;deki baskın etnik grup olan Han etnisitesinden milyonlarca insan yerleştiriyor. Bu da bölgede gerilime yol açıyor. Bu gerilim sonucunda zaman zaman şiddet olayları yaşanıyor ve Çin&#39;in bu olaylara tepkisi sert oluyor.

	
Bu yüzden yalnızca Uygun Türkleri değil, Şincan&#39;daki diğer Müslüman azınlıklar olan Kazaklar ve Kırgızlar da benzer şekilde gözaltına alınıyor.

	
	
	
	
2017 başında kamplara yerleştirme programı başladığında, &#34;köy merkezli çalışma grupları&#34; olarak bilinen Komunist Parti&#39;ye bağlı bazı işçiler Uygur toplumuyla ilgili de bir tarama yapmıştı.

	
Her bir üye bir grup Uygur Türkü için görevlendirildi. Bu üyeler, kendisine verilmiş Uygur Türkü ailelerle tanıştı, evlerine girip çıktı ve günlük pratikleriyle ilgili, evdeki &#34;dini atmosferle&#34; ilgili, örneğin evde kaç kutsal kitap bulunduğuna dair notlar aldı.

	
Sosyal çevreleri ve hangi aile üyeleriyle görüştükleri de bu notlara girdi. Ardından görüştükleri her bir kişinin geçmişi, ne sıklıkla dua ettikleri, daha önce kampa alınıp alınmadıkları veya hiç yurt dışına çıkıp çıkmadıklarına dair bilgiler araştırılıp notların devamına ekleniyor.

	
Bu 311 kişilik listedeki herkesin yurt dışında yaşayan bir akrabası var. Bu da &#34;potansiyel sadakatsizlik&#34; belirtisi olarak görülüyor ve bu kişilerin tümü, sadece bu gerekçeyle de olsa kamplara gönderiliyor.

	
	
	Bosidan kampının uydu görüntüleri
	
	
Yusuf isimli 65 yaşındaki bir adamın da iki kızının 2014 ve 2015&#39;te başörtüsü ve burka taktığı, oğlunun da siyasal İslam eğilimi olduğu yazılıyor. Ailesiyle ilgili şüphelerden dolayı Yusuf&#39;un &#34;kamptaki eğitiminin devam etmesine&#34; karar veriliyor.

	
İşçilerin topladığı bilgiler Şincan&#39;ın geniş veri sistemi olan &#34;Bütünleştirilmiş Birleşik Operasyon Platformu&#34;na da (IJOP) yüklenmiş.

	
IJOP, bölgedeki kamera kayıtlarına ve polislerin yaptığı gözlemlere de yer veriyor. Her vatandaşın yüklemesinin zorunlu olduğu bir mobil casus yazılımdan elde edilen bilgiler de var.

	
Çin&#39;in Şincan&#39;daki politikaları üzerine çalışan, dünyanın önde gelen uzmanlarından Dr. Adrian Zenz, IJOP&#39;ta toplanan bilgilerin &#34;köy merkezli çalışma gruplarına&#34; bir cep telefonu bildirimiyle gönderilerek belirli bir kişinin incelenmesini isteyebileceklerini söylüyor.

	
	
	
	
Yanlışlıkla yabancı bir web sitesine giren kişinin de IJOP bildirimi sebebiyle araştırılmış olabileceğini belirtiyor. IJOP&#39;un yapay zekası, gözetlenen kişilerin faaliyetlerini inceleyerek görevlilere incelenmesi gerektiği kişi hakkında bildirim gönderiyor.

	
Belgelerde, 88 kişinin sadece &#34;güvenilmez&#34; olduğu için kamplara alınmasına karar verildiği görülüyor. Bu kişiler için başka bir gerekçe gösterilmiyor.

	
Çin ise Şincan&#39;daki politikasında &#34;halkın dini özgürlüklerine saygı duyduğunu&#34; belirtiyor ve kamplarda aşırılıkçı gruplar ve &#34;terörizmle&#34; mücadele ettiklerini; sadece terör suçlamasıyla ceza almış kişilerin kamplara gönderildiğini söylüyor.

	
Ancak BBC&#39;nin elde ettiği belgelerde bu kişilere dair suç, soruşturma ya da ceza bilgisine rastlanmıyor. Kamplara gönderilme gerekçesi olarak pasaport başvuruları, bir akrabanın yurt dışında olması, ailesinin eğilimleri ya da &#34;güvenilmez&#34; olması gösteriliyor.

	

	
	
Listede en fazla yer alan gerekçe ise, Çin&#39;in katı aile planlama kurallarına uymamak olarak gösteriliyor.

	
İzin verilenden daha fazla çocuk sahibi olmaları, Çinli otoritelerin gözünde Uygur Türklerinin kültür ve geleneklerine, Çin devletine olan bağlılıklarından daha sadık oldukları anlamına geliyor.

	
Karakaş listesinde &#34;suç&#34; sayılan şeylere yer veriliyor. Bunlardan altısı terörizmle, ikisi da yasa dışı video izlemekle ilişkili.

	
Fakat &#34;suçların&#34; çoğunda esas neden olarak dini inanç gösteriliyor. Bu listedeki yüzden fazla kişi için kullanılan gerekçe evdeki &#34;dini atmosfer&#34;.

	
Listenin üzerinde herhangi bir damga veya imza yok, bu yüzden listeyi doğrulatmak zor.

	
Listenin Haziran 2019 öncesinde, diğer bazı gizli belgelerle birlikte Şincan&#39;dan çıkarıldığı tahmin ediliyor.

	
	
	
	
Belgenin kaynağı
	
	
Belgeler sonunda sürgünde olan bir Uygur&#39;un eline geçiyor ve o da belgelerin tümünü basınla, Karakaş listesi hariç.

	
Geçen yıl Şincan&#39;da yaşananlara dair bu belgelere haberler çıktıktan sonra Karakaş listesi Amsterdam&#39;da yaşayan Uygur Türkü Asiye Abdulaheb&#39;in eline geçiyor.

	
BBC&#39;ye konuşan Abdulaheb, bu belgenin doğruluğundan emin olduğunu söylüyor:

	
&#34;Belgenin üstünde resmi bir damga olmasa da bu bilgiler gerçek insanlar hakkında.

	
&#34;Bu bilgiler insanların hayatı hakkında özel bilgiler ve Çin bunu kamuoyuyla paylaşamazdı. Bu yüzden Çin hükümetinin bunun gerçek olmadığını iddia etmesi mümkün değil.&#34;

	
Sürgünde yaşayan tüm Uygurlar gibi Abdulaheb de gözaltı dalgası başladıktan sonra Çin&#39;deki ailesiyle iletişim kuramıyor.

	
Abdulaheb, bu belgeyi aralarında BBC&#39;nin de bulunduğu uluslararası basınla paylaşmaktan başka çaresinin kalmadığını anlatıyor:

	
&#34;Akrabalarımın ve arkadaşlarımın güvenliğinden endişe duyuyorum. Ama herkes yakınlarını korumak için sessiz kalmayı tercih ederse bu tür suçların işlenmesinin önüne geçemeyiz.&#34;

	
Çin geçen yılın sonunda bu kamplardaki herkesin &#34;mezun olduğunu&#34; açıkladı ancak bazı kampların &#34;özgür iradesiyle&#34; kaydolmak isteyen öğrenciler için açık kalabileceğini ima etti.

	
Karakaş listesinde 311 kişinin yüzde 90&#39;ının tahliye edildiği veya kısa süre için kampta bir yıllarını tamamlayarak tahliye edilmek üzere olduğu yazıyor.

	
Dr. Zenz, kampların büyük bir baskı sisteminin yalnızca bir parçası olduğunu, bu sistemin çoğunun Çin dışından görülemeyecek bir şekilde gizli işlediğini belirtiyor.

	
&#34;Kariyer tavsiyesi&#34;
	
	
Listede 20&#39;den fazla kişinin &#34;endüstri bölgesi çalışanı&#34; olarak mezun edilmesinin uygun olacağı yazıyor. Bu &#34;kariyer tavsiyesine&#34; itiraz etme seçenekleri olup olmadığı muamma.

	
Uygurları kendi istediği türden bir modern topluma dönüştürmek amacıyla Çin&#39;in yeni bir zorla çalıştırma sistemi geliştirmekte olduğuna dair sağlam ve belgelere dayalı çekinceler var.

	
Listedeki iki vakanın cezaevine gönderilmesinin kararlaştırıldığı görülüyor.

	
Listede, aile üyelerinde çocukların veya ebeveynlerin uzun süre hapis yattığı da yazıyor. Bunların bir kısmının nedeni tamamen normal dini pratikler.

	
Örneğin bir adamın babası, &#34;iki ayrı renge sahip uzun sakal bırakmak ve dini çalışma grubu organize etmekten&#34; beş yıl hapis cezasına çarptırılmış.

	
Birinin komşusu &#34;yurtdışındaki insanlarla internet üzerinden temasa geçmekten&#34; 15 yıl, bir adamın erkek kardeşi de &#34;telefonunda haince fotoğraflar bulundurmaktan&#34; 10 yıl ceza almış.

	
Çin Şincan&#39;daki kamplarını kapatmış olsa da olmasa da Dr. Zenz Karakaş listesinin, Çin&#39;de hüküm süren sistemin psikoljisini yansıttığını söylüyor:

	
&#34;Cadı avı uygulayan zihin yapısı bölgedeki toplumsal hayatı baskı altına aldı ve bu devam ediyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 18 Feb 2020 07:10:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Uygurlu Türkler zorla çalıştırılıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-uygurlu-turkler-zorla-calistiriliyor-759/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-uygurlu-turkler-zorla-calistiriliyor-759/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D43F8-D3ED70-AD1BF6-AB6516-E09876-E6035D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Washington Post gazetesinde yer alan haberde Çin&#39;in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;ndeki kamuoyunun tepkisini çeken kamplarda Uygurlu Türklerin zorla çalıştırıldığı belirtildi. Haberde, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;ndeki gelişmelere ilişkin yeni detaylara yer verildi. Çin&#39;in,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D43F8-D3ED70-AD1BF6-AB6516-E09876-E6035D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Washington Post gazetesinde yer alan haberde Çin&#39;in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;ndeki kamuoyunun tepkisini çeken kamplarda Uygurlu Türklerin zorla çalıştırıldığı belirtildi.

	
Haberde, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;ndeki gelişmelere ilişkin yeni detaylara yer verildi.

	
Çin&#39;in, bölgedeki toplama kamplarında &#34;mesleki eğitim verilen kişilerin hepsinin mezun olduğu ve mutlu bir yaşam sürdürdükleri&#34; iddiasına atıfta bulunulan haberde, kamplardan ayrılan bir çok kişinin ciddi kısıtlamaların olduğu fabrikalarda zorla çalıştırılmaya başlandığı kaydedildi.

	
Komünizm Kurbanlarını Anma Vakfı&#39;nda Çin araştırmaları uzmanı olarak görev yapan Adrian Zenz tarafından hazırlanan bir raporun kaynak alındığı haberde, fabrikaların bazılarının söz konusu toplama kamplarının içinde yer aldığı ve Uygur Türklerinin neredeyse hepsinin burada polis ve kamera gözetiminde çalıştığı vurgulandı.

	
Haberde konuya dair şu ifadelere yer verildi:

	
&#34;Xinhe Endüstri Parkı&#39;nda bulunan bir tekstil fiması, Xinhe semt kampından gelen 500 Uygur Türkünü çalıştırmaya başladı. Devlet ise bu fabrikaya polis ve özel eğitmenler yollayarak yarı askeri bir yönetim oluşturdu. Bir firma, oradan kaçmak isteyenleri zorla tutmak amacının haricinde neden polise ihtiyaç duyar ki?&#34; Haliyle geleneği, dini ve aile hayatını yıkmayı amaçlayan zorunlu işçilik, şu an Uygur&nbsp; toplumunun her köşesine yayılıyor.&#34;

	
Bununla beraber, söz konusu Uygurlu Türklerin ayda 175 dolar aldığı kaydedilen haberden, bu fabrikalardaki Uygurluların arasında eski iş adamları, entelektüeller ve bilim adamlarının olduğu belirtildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 Dec 2019 07:00:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çin Büyükelçisi: Uygur kampları "cezaevi değil, yatılı okul"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-buyukelcisi-uygur-kamplari-cezaevi-degil-yatil/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-buyukelcisi-uygur-kamplari-cezaevi-degil-yatil/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_757D5B-592CD8-9E3B1A-F8CF25-FF2D1F-D36E1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin Halk Cumhuriyeti&#39;nin Ankara Büyükelçisi Deng Li, DW Türkçe ve DW İngilizce'nin sorularını yanıtladı. Ülkedeki Uygur Müslümanlarının zorla kamplara kapatıldığı iddialarını reddeden Büyükelçi, Ankara ile fikir ayrılığı yaşanan bu gibi konuların ikili diyalog ile&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_757D5B-592CD8-9E3B1A-F8CF25-FF2D1F-D36E1F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin Halk Cumhuriyeti&#39;nin Ankara Büyükelçisi Deng Li, DW Türkçe ve DW İngilizce'nin sorularını yanıtladı. Ülkedeki Uygur Müslümanlarının zorla kamplara kapatıldığı iddialarını reddeden Büyükelçi, Ankara ile fikir ayrılığı yaşanan bu gibi konuların ikili diyalog ile çözülmeye çalışıldığını vurguladı ve iki ülke ilişkilerinin bugünlerde istikrarlı seyrettiğini kaydetti. Deng, Türkiye'nin Çin'e karşı verdiği büyük ticaret açığı ve Batı'nın Çin'in artan gücü ve etkisine dair endişeleri hakkındaki soruları da yanıtladı.

	
Deutsche Welle: Çin&#39;in kuzeybatısında bulunan Sincan bölgesindeki Uygur Müslümanları ve diğer azınlıklarla ilgili sorularla başlamak istiyoruz. Zorla kamplara gönderilme, suistimal hatta işkence iddiaları üzerine raporlar var. Bu iddialar hakkında ne söylersiniz?

	
Deng Li: Şu anda Batı basınının en çok dile getirdiği konulardan biri, sözde insan hakları meselesi. Kanaatimizce, konuya farklı boyutlarıyla bakmalıyız.

	
Din ve inanç konusunda; şu anda Sincan&#39;da 12-13 milyon Müslüman ve 25 bin camii bulunuyor. Yani Sincan&#39;daki her 530 kişiye bir cami düşmektedir. Almanya&#39;nın rakamlarına baktım. Almanya&#39;da her 1600-1700 Müslümana bir camii düşmektedir. Yani bu konuda Çin&#39;in durumunu anlayabilirsiniz.

	
Şu anda Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;nin hükümet başkanı bir Uygur&#39;dur. Sincan&#39;daki yerel meclisteki üyelerin yüzde 60 ila 70&#39;i azınlık etnik gruplara mensup vatandaşlarımızdır. Bütün azınlık etnik grupların seçme ve seçilme hakkı çok iyi korunmaktadır.

	
Özetle şunu söylemek istiyorum: Sincan&#39;da Uygurlar dahil bütün vatandaşlarımızın eğitim, yaşam, sağlık, din ve inanç özgürlüğü, kültür ve siyasi hakları çok iyi bir şekilde korunuyor.

	
Çin Hükümetinin Müslümanlarla ya da azınlıklarla bir sıkıntı yaşadığı iddiaları tamamen yalan ve gerçek dışı. Amacımız sadece Çin'i bölmeye çalışan, terör ve şiddet eylemleri yapan ve aşırıcı düşünceleri yayan aşırıcılıkla mücadele etmek. Bu yüzden Sincan'da kurulmuş olan mesleki eğitim merkezlerinin temel amaçları da bu tip insanlarla mücadele etmek ve aşırıcılığı ve terörizmi yok etmektir.&nbsp;

	
Mesleki eğitim merkezlerinin amacının aşırıcılıkla ve terörizmle mücadele olduğunu söylüyorsunuz. Peki, bu insanlar suç işledilerse, bir yargılama süreci sonrasında cezalandırılmaları söz konusu olamaz mı? Bu kişiler terör konusunda hüküm giymiş kişiler mi? Eğer değillerse kendi istekleri ile mi oraya geliyorlar? Ve kendi istekleriyle oradan ayrılabiliyorlar mı?

	
Bu merkezlerimizin dört temel amacı var. Bunlar Çin&#39;in ulusal dili olan Mandarin Çincesini öğretmek, hukuki bilgiler vermek, mesleki beceriler öğretmek ve aşırıcılığı yok etmek. (…)

	
Şu anda eğitim merkezlerinde eğitim gören bütün öğrenciler mezun olup evlerine döndüler ve toplumsal hayata dahil oldular. Bundan sonra da biz mesleki beceriler öğretmek amacı ile yine de bazı eğitim merkezlerimizi açık tutacağız.

	
Öte yandan, eğer daha önce suç işlemiş ve teröre bulaşmış olanlar varsa tamamen ülkemizin yargı sisteminde yargılanır ve gerekli cezaları alır. Ama eğer sadece aşırıcı düşüncelere bulaşmış olanlar varsa ve bu aşırıcılıktan kötü bir şekilde etkilenmiş olanlar varsa bunların sorunlarını çözmek aslında küresel bir mesele.

	
Türkiye'de konuştuğumuz Uygurlar bu yerlerin adeta hapishane olduğunu söylüyorlar. O insanların keyfi bir şekilde tutulduklarını, fiziksel şiddete ve beyin yıkamaya maruz kaldıklarını söylüyorlar.

	
Defalarca vurguladığım gibi, bu eğitim merkezleri asla ve asla hapishane değildir. Bazı sözde basın organlarının iddia ettiği gibi onlar asla insanların tutuklu olduğu kamplar da değildir. Aslında bu eğitim merkezlerinin hepsi birer yatılı okuldur. Oralarda eğitim gören öğrencilerimizin temel insan hakları çok iyi bir şekilde korunmaktadır. Onlar istediklerinde kendi aileleri ile iletişim kurabiliyorlar ve ailelerini ziyaret edebiliyorlar. Bazı sözde basın organları Çin&#39;in mesleki eğitim merkezleri ile ilgili olarak kara propaganda yapıyorlar.

	
Bu noktada özellikle Çin Hükümetinin iç yazışmalarına dair belgeler İngilizce &#34;China Cable" olarak basına sızdı. Bu yazışmalarda sizin eğitim kampı olarak adlandırdığınız merkezlerde insanların kilit altında tutulduğu ve oralara zor kullanılarak götürüldüğü ve kendi arzularıyla da çıkamadıkları yönünde iddialar vardı. Ardından ABD Temsilciler Meclisi&#39;nde Çin'in Uygur politikalarına karşı bir yasa tasarısı gündeme alındı. Tam bu sırada yıllarca açık olan bu kamplardaki çok sayıda kişinin bir anda mezun olduğu yönünde bir ifade kullanıyorsunuz. Dün açıkçası Çin'den geldi bu bilgi. Acaba Batı'dan gelen tepkiler, uluslararası tepkiler sizin politikanızı gözden geçirmenize mi yol açtı?

	
Biz de yakından takip ediyoruz o basına sızdırılan sözde Çin Hükümetinin iç yazışmalarını... Bu gelişmeden hemen sonra ABD Temsilciler Meclisi'nde Sincan'la ilgili olarak hemen sözde insan hakları yasası çıkartılıp kabul edildi. Benim kişisel olarak kanaatim, bu konuda bazı devletler, bazı basın organları Sincan'la, Uygurlarla ilgili konuları istismar ederek Çin'de büyük bir kaos, hatta büyük bir isyan yaratmaya çalışıyorlar. Onların asıl amacı Çin'in kaydettiği hızlı büyümeyi engellemek. ABD gibi ülkelerin kullandığı bu taktik yeni bir şey değildir. Geçtiğimiz onlarca senedir dünyanın birçok bölgesinde ve birçok farklı ülkesinde aynı taktikleri uyguladıklarını biliyoruz.

	
Ve ikinci sorunuza yönelik olarak… Bildiğimiz kadarıyla bu senenin başından ve hatta geçen senenin sonundan beri eğitim merkezlerine kayıt olan öğrencilerin sayısında hızlı bir düşüş yaşanıyor. İşte bu yüzden şimdi tamamen mezun oldular. Bu, eğitim merkezlerimiz amaçlarına ulaştığı için normal bir adımdır.

	
Ve herhangi bir dış gücün baskıları ile alakası yok. Şunu da vurgulamak istiyorum: Çin Hükümeti kararlı bir şekilde dış güçlerin sözde Sincan Uygur Özerk bölgesi ya da Çin&#39;in başka iç meselelerini kullanarak Çin'in içişlerine karışmalarına karşı çıkıyor.

	
Bu yılın şubat ayında Türkiye Uygurlara yönelik uygulamaları insan hakları ihlalleri olarak değerlendirmişti. Eğitim merkezi olarak adlandırdığınız yerleri toplama kampı olarak tanımlamış ve Çin'i o kampları kapatmaya çağırmıştı. Daha sonra sizin bir açıklamanız oldu ve 'Türkiye eğer ekonomik ilişkilerin tehlikeye atılmamasını istiyorsa bu konuda uluorta eleştirmek yerine bizimle diyaloga girmeli' dediniz. O günden bugüne Uygurlar konusunda Türkiye'den çok sert çıkışlar duymuyoruz açıkçası. Sizce bu mesajınız mı etkili oldu?

	
Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili olan konular Çin'in egemenliği ve toprak bütünlüğü ile ilgili bir konu olduğu için, bu Çin Devletinin en önemli hassasiyetlerindendir. Biz her zaman Türk tarafıyla Uygur konusu gibi bazı fikir ayrılığı yaşadığımız konularda ikili diyalog yürütmeye çalışıyoruz. Bizim amacımız, bu konularda daha fazla iletişim kurarak, aramızdaki yanlış anlaşmaları yok etmek ve karşı tarafı daha iyi anlamayı sağlamak.

	
Çin ile Türkiye arasında ticaret gelişiyor ama iki ülke arasındaki ticaret açığı yaklaşık 17 milyar dolar Çin'in lehine. Bu ilişkilerden kazanan Çin mi oluyor?

	
Ticaret konusunda hangi tarafın yüzde yüz kazandığını söylemek zor bir şey. (…) Şu da bir gerçek ki Çin ve Türkiye arasındaki ikili ticarette, Türk tarafı şu anda büyük bir ticari açık vermiş durumda. Çin tarafı da bununla çok yakından ilgileniyor ve Türk tarafının bu sıkıntısını azaltmak için öteden beri birçok konuda çaba göstermeye çabalıyor. Mesela biz elimizden geleni yaparak Türkiye'nin Çin'e yaptığı ihracatı artırmaya çalışıyoruz. Takip ettiyseniz eğer bu senenin başlarında Türkiye'nin kirazları Çin'e girmeyi başardı. Ve yine geçen günlerde güzel bir müjde de vardı. Trabzon'da üretilen alabalıklar Çin'e girmeyi başardı. Ve şu anda Türkiye'nin süt ürünlerinin Çin'e girmesi konusunda geride sadece küçücük bir prosedür kaldı. Onu çözdükten sonra Türkiye'nin süt ürünlerini de Çin pazarında görebiliriz.

	
Peki, son NATO zirvesinde Çin&#39;in artan gücü ve uluslararası etkisinden kaygıyla bahsedildi. Çin, NATO'nun hasmı haline mi geldi? Ya da gelecek mi?

	
Bahsettiğiniz bu haberi okuduktan sonra aklıma şu geldi: Neden NATO Çin'i düşman olarak görsün ki? Sonrasında birçok Avrupa ülkesinin liderlerinin basına yansıyan açıklamalarını okuyup takip ettim. Çin'in asla ve asla bir hegemonyanın peşinde koşmak gibi bir niyeti yok. Çin herhangi bir ülkenin düşmanı olmak istemiyor. Çin sadece her geçen gün daha da entegre olan küreselleşme sürecinde farklı ülkelerle bu süreçten doğan fırsatları paylaşmak istiyor.

	
Şu anda küreselleşmiş olan bir dünyada insanoğlunun karşılaştığı birçok ortak sınama ve meydan okuma var. Şimdi bütün insanlığın el ele vererek sorunlara çözüm bulması gereken böyle bir dönemde neden hâlâ bazı insanlar tarihin akışının tersi yönde adım atarak bütün insanlığı Soğuk Savaş dönemine sürüklemek istiyor ki?]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 14 Dec 2019 07:18:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygur Türkleri için yasa tasarısı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-turkleri-icin-yasa-tasarisi-779/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-turkleri-icin-yasa-tasarisi-779/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A7A27-E5A569-C56A16-472056-DDEE5F-35E725.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demokrat Kaliforniya vekili Brad Sherman tarafından sunulan tasarı, her iki partinin de yoğun desteğini alarak genel kurul oylamasında 1&#39;e karşı 407 oyla geçti. Geçen ay ABD Senatosunda kabul edilen tasarının farklı bir versiyonu olan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A7A27-E5A569-C56A16-472056-DDEE5F-35E725.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demokrat Kaliforniya vekili Brad Sherman tarafından sunulan tasarı, her iki partinin de yoğun desteğini alarak genel kurul oylamasında 1&#39;e karşı 407 oyla geçti.

	
Geçen ay ABD Senatosunda kabul edilen tasarının farklı bir versiyonu olan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine, Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara uygulanan baskı ve şiddetten sorumlu olan bazı Çinli yetkililere yaptırım uygulanması çağrısı yapıldı.

	
Bununla birlikte tasarıda, gözetleme amaçlı kullanılabilen tüm ABD menşeli cihazların Çin&#39;e satışının yasaklanması istenirken, ayrıca Beyaz Saray&#39;dan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;ndeki insan hakları ihlallerinde rolü olan tüm Çinli yetkililerin isimlerinin 120 gün içinde Kongreye gönderilmesi de talep edildi.&nbsp;

	
Öte yandan, Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Kevin McCarthy, tasarıya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, ABD olarak bölgedeki azınlıkların maruz kaldığı baskıyı görmezden gelemeyeceklerini söyledi.

	
McCarthy, &#34;Kongreden geçen &#39;Hong Kong Demokrasi ve İnsan Hakları Yasası&#39;nda olduğu gibi bu tasarıda da Çin Komünist Partisine basit ama güçlü bir mesaj gönderiyoruz; Kayda değer sonuçları olmadan insanların hakları pahasına güç sürdürülemez&#34; ifadelerini kullandı.

	
Temsilciler Meclisi ve Senatodan geçen tasarının önce birleştirilmesi ve daha sonra imzalanması için Beyaz Saray&#39;a gönderilmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 04 Dec 2019 06:52:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyin yıkama talimatları sızdırıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/beyin-yikama-talimatlari-sizdirildi-998/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/beyin-yikama-talimatlari-sizdirildi-998/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C6C65-5358D0-B24CB5-C79ACC-F723C1-DEF338.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu&#39;na (ICIJ) sızdırılan ve BBC&#39;nin Panaroma programıyla Guardian gazetesi gibi basın kuruluşlarının incelediği Çin hükümeti belgelerinde, kamplarda tutulan yüz binlerce Müslüman Uygur Türkünün güvenlikli hapishanelerde kilitli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C6C65-5358D0-B24CB5-C79ACC-F723C1-DEF338.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu&#39;na (ICIJ) sızdırılan ve BBC&#39;nin Panaroma programıyla Guardian gazetesi gibi basın kuruluşlarının incelediği Çin hükümeti belgelerinde, kamplarda tutulan yüz binlerce Müslüman Uygur Türkünün güvenlikli hapishanelerde kilitli tutulduğu, cezandırıldığı ve beyninin yıkandığı ortaya çıktı.

	
17 basın kurumunun işbirliği ile gerçekleştirilen araştırma, ilk defa Çin hükümetinin Uygur Türklerine yönelik sistematik bir beyin yıkama operasyonu gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor.

	
Çin hükümeti şimdiye kadar bu kampların gönüllü eğitim ve çalışma kampları olduğunu öne sürüyordu.

	
ICIJ&#39;in ortaya çıkardığı 9 sayfalık belgelerin birinde, 2017 yılında Sincan bölgesinin en yüksek seviyeli yetkilisi olan, o dönemde bölgenin Komünist Parti başkan yardımcılığını yapan Zhu Hailun&#39;un kamp yöneticilerine gönderdiği notlar var.
	
	
	Bu belgedeki emirler; kampların yüksek güvenlikli bir hapishane olduğunu, ciddi bir disiplin sistemi ile cezaların yer aldığını, kamplardan kaçışların olmaması için önlemlerin alındığını ortaya koyuyor.
	
		
	Disiplin ve cezanın yükseltilmesi gerektiği belirtilen notlarda, bütün yatakhaneler ve sınıflarda video ile gözetleme yapılması gerektiği aktarılıyor; bunun için ayrıntılı talimatlar veriliyor.
	
		
	Çin&#39;in İngiltere Büyükelçisi Liu Xiaoming, bu belgeleri &#39;sahte haber&#39; olarak nitelendirdi.
	
		
	&#39;Savcılar kanıt olarak kullanmalı&#39;
		
		
	Başka belgeler ise gerçekleştirilen gözaltıların ne kadar yüksek bir oranda olduğunu gözler önüne sererken bir belgede sadece Şincan&#39;ın güneyindeki bir bölgeden 15 bin kişinin bir haftada kamplara gönderildiği belirtiliyor.
	
		
	İnsan Hakları Gözlemevi&#39;nin Çin direktörü Sophie Richardson, bu belgelerin &#39;büyük bir insan hakları ihlali&#39; olduğunu gözler önüne serdiğini belirterek savcılar tarafından kanıt olarak kullanılması gerektiğini vurguladı.
	
		
	Richardson, belgelere göre kamplarda tutulan herkesin en azından psikolojik işkenceye maruz kaldığını aktardı.
	
	
	
	Çin&#39;in Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;nde &#39;eğitim kampı&#39; adın verdiği merkezlerden biri
		
		
	&#39;Mutlu bir şekilde yaşıyorlar&#39;
		
		
	Belgelerde ancak &#39;pişmanlık ve itiraf&#39; açıklamalarında bulunan kişilerin salınabileceği ifade edilirken Çince&#39;nin öncelik haline getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
	
		
	Sızdırılan belgelerde Çin&#39;in teknolojik olarak büyük bir gözetim mekanizması kurduğu da anlaşılıyor.
	
		
	1,8 milyon kişinin, akıllı telefonlarında kullandıkları bir uygulama yüzünden fişlendiği belgelerde yer alıyor.
	
		
	Çin&#39;in İngiltere Büyükelçisi Liu Xiaoming, bu yöntemlerin bölgedeki insanların güvenliği için alındığını, böylece Sincan&#39;da son üç yıldır hiçbir terör saldırısının olmadığını öne sürdü.
	
		
	Liu Xiaoming, bu sayede bölgedeki insanların mutlu yaşadığını, &#34;Batı medyasının Sincan üzerinden Çin&#39;e yönelik bir karalama kampanyası uyguladığını&#34; iddia etti.
	
		
	&#39;Merhamet göstermeyin&#39;
		
		
	Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise daha önce yaptığı haberinde Çin Komünist Partisi&#39;nden sızdırılan ve partinin Müslüman Uygur Türklerine yönelik olarak uygulanacak politikalarla ilgili direktiflerin sıralandığı belgeleri yayımlamıştı.
	
		
	400 sayfadan fazla olan belgeler, Çin&#39;in batısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;nde Müslümanlara yönelik baskı politikasının sürdüğünü gösteriyordu.
	
		
	Çin Devlet Başkanı Şi Cinping belgelerden birinde Komünist Parti üyelerine, &#34;Sincan&#39;da terörle ve bölücülükle mücadelede kesinlikle merhamet göstermeyin&#34; diyor.
	
		
	NYT&#39;ye göre Şi Cinping&#39;in bu talimatı sonrası Sincan Uygur Özerk Bölgesi yönetimi yerel yetkililere, yakalanmaları gereken herkesin bulunması talimatı verdi.
	
		
	BBC&#39;nin Temmuz ayında yaptığı bir araştırma ise Sincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;nde son iki yılda, çok sayıda büyük ölçekli yatılı okulun kurulduğunu göstermişti.
	
		
	Çin yetkilileri Uygur Türklerinin, radikal eğilimlerle mücadele kapsamında &#34;dil öğretim merkezlerinde&#34; eğitim gördüğünü söylüyor.
	
		
	Pekin yönetiminin &#34;eğitim kampı&#34; adını verdiği tesislerde, yaklaşık 1 milyon Müslüman Uygur Türkünün tutulduğu sanılıyor.
	
		
	BBC&#39;nin bu yıl özel izinle girdiği bu tesislerden elde edilen görüntüler ve yapılan röportajlar, kurulan sistemin &#34;cezaevine daha yakın olduğunu&#34; göstermişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 Nov 2019 07:00:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nazarbayev klip çekti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nazarbayev-klip-cekti-409/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nazarbayev-klip-cekti-409/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F113B0-37106F-88046A-A9D288-39EEB0-055790.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kazakistan Cumhutiyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in basın dairesi tarafından, eski liderin kendi yaptığı bestesine çektiği klibi yayınlandı. Aynı zamanda kliple birlikte, Nazarbayev'in çocukluğunun geçtiği&nbsp; Kazakistan'ın güzelliğinin, gittiği hiçbir ülkeninki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F113B0-37106F-88046A-A9D288-39EEB0-055790.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kazakistan Cumhutiyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in basın dairesi tarafından, eski liderin kendi yaptığı bestesine çektiği klibi yayınlandı.
	
	
Aynı zamanda kliple birlikte, Nazarbayev'in çocukluğunun geçtiği&nbsp; Kazakistan'ın güzelliğinin, gittiği hiçbir ülkeninki ile kıyaslanamayacağı yönündeki sözleri de paylaşıldı.

	
Videoda Nazarbayev, dağlarda yürürken görülüyor. Aynı zamanda klipte eski cumhurbaşkanının torunlarıyla olduğu görüntülere de yer verildi.

	
Basında yer alan haberlere göre, şarkının sözleri de Nazarbayev tarafından yazıldı. Şarkının girişinde eski cumhurbaşkanı solo bir performans sergiliyor olsa da, ilerleyen dakikalarda profesyonel bir ses sanatçısının da kendisine vokal yaptığı duyuluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 21 Aug 2019 07:50:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ölmediğini böyle kanıtladı!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/olmedigini-boyle-kanitladi-352/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/olmedigini-boyle-kanitladi-352/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5EDDCE-6C5D99-51CD22-34B16F-190ACF-5BE947.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CNN Televizyonu&#39;na göre, Pazar günü yayımlanan ve ne zaman çekildiği belli olmayan görüntülerde Berdimuhammedov, 4 Ağustos tarihini düştüğü bir belgeyi imzalıyor. Görüntülerde 62 yaşındaki Berdimuhammedov, bisiklet sürüyor, ata biniyor, spor salonunda ağırlık kaldırıyor,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5EDDCE-6C5D99-51CD22-34B16F-190ACF-5BE947.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CNN Televizyonu&#39;na göre, Pazar günü yayımlanan ve ne zaman çekildiği belli olmayan görüntülerde Berdimuhammedov, 4 Ağustos tarihini düştüğü bir belgeyi imzalıyor.

	
Görüntülerde 62 yaşındaki Berdimuhammedov, bisiklet sürüyor, ata biniyor, spor salonunda ağırlık kaldırıyor, stüdyoda beste yapıyor, eşofmanlı devlet görevlilerinin alkışları eşliğinde bowling oynuyor ve Cehennem Kapısı adıyla bilinen Darvaza Krateri&#39;nin etrafında ralli yapıyor.
	
	
	Temmuz&#39;da Berdimuhammedov&#39;un birkaç hafta süreyle halkın önüne çıkmaması öldüğü söylentilerine neden olmuştu.
	
		
	Fransız AFP ajansına göre adı fazla bilinmeyen bir analistin Moskova&#39;da bir radyo istasyonuna yaptığı açıklamalarla söylentiler daha da yayıldı.
		
		
		Söz konusu kişi, istihbarat servislerine yakın Türkmen iş adamlarının kendisine Berdimuhammedov&#39;un öldüğünü doğruladığını söyledi.
		
			
		Türkmenistan&#39;ın Moskova Büyükelçiliği&#39;nden TASS ajansına gönderilen açıklamada, iddialar &#34;tamamen uydurma&#34; olarak nitelendi.
		
			
		Sık sık televizyon programlarında boy gösteren Berdimuhammedov ay sonunda yeniden ekranlarda görüldü. Devlet televizyonu Türkmen liderin otobüs duraklarındaki posterleri incelerken çekilmiş görüntülerine yer verdi.
		
			
		Pazar günkü bültende ise devlet başkanının diğer aktiviteleri yansıtıldı.
		
			
			
			
			
		Cehennem Kapısı nasıl oluştu?
			
			
		En dikkat çekici görüntülerden biri Berdimuhammedov&#39;un Karakum Çölü&#39;nün ortasındaki kraterin çevresinde ralli arabasıyla yaptığı gösteri.
		
			
		69 metre genişlik ve 30 metre derinliğindeki krater 1971 yılından beri aktif olarak yanıyor.
		
			
		Kraterin nasıl oluştuğu ve nasıl yanmaya başladığına dair kesin bilgi yok.
		
			
		Ancak yaygın inanışa göre, petrol arayan Sovyet jeologlar yanlışlıkla doğal gaz yatağı üzerindeki bir yeraltı mağarasını deldi ve oluşan dev çukurdan metan gazının yayılmasını engellemek için burayı ateşe verdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 07 Aug 2019 06:42:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KIRGIZİSTAN GÖLGE HÜKÜMETİ: "Merkezimizde Türkiye'nin olması lazım"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-golge-hukumeti-merkezimizde-turkiye-ni/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirgizistan-golge-hukumeti-merkezimizde-turkiye-ni/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B213D-3966FF-CC433E-019703-84320D-54BF4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sema SEZEN Kırgızistan&#39;daki siyasi, ekonomik ve terör krizi çözebilmek amacıyla kurulan gölge hükümetin yönetimindeki üyelerinden Kırgızistan Eski İstihbarat Başkan Yardımcısı, Eski Milli Güvenlik Kurum Baskanı, Ulusal Terörle Mücadele Komitesi Başkan Yardımcısı ve Temiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B213D-3966FF-CC433E-019703-84320D-54BF4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sema SEZEN

	
Kırgızistan&#39;daki siyasi, ekonomik ve terör krizi çözebilmek amacıyla kurulan gölge hükümetin yönetimindeki üyelerinden Kırgızistan Eski İstihbarat Başkan Yardımcısı, Eski Milli Güvenlik Kurum Baskanı, Ulusal Terörle Mücadele Komitesi Başkan Yardımcısı ve Temiz Kırgızistan Partisi Lideri General Marat İmankulov, Katar ve Malezya Eski Kırgızistan büyükelçisi ve Özgürlük Partisi Lideri Tursunbay Bakiroğlu YeniBirlik&#39;e Kırgızistan&#39;daki gölge hükümetin hedeflerini anlattı. Temiz Kırgızistan Partisi Lideri General Marat İmankulov, &#34;Mantıklı düşünüldüğünde bu terör örgütleri Türkiye&#39;ye nasıl zarar verdiyse, Kırgızistan&#39;a da zarar verecektir. Bir an önce barınmalarına son verilmelidir! FETÖ Türkiye&#39;ye de bize de düşmandır! Bu mücadeleyi Türkiye ile birlikte yapmaya hazırız.&#34; diye konuştu.&nbsp;

		
-Kırgızistan&#39;da neden gölge hükümet kurma ihtiyacı hissettiniz?

	
Şu an Kırgızistan çok negatif ve kritik durumda. Bunu düzeltmek için siyasi olarak bir atağa geçmemiz gerekiyordu. Biz muhalif kanat olarak toplumu yenilemeye çalışıyoruz. Çoğumuz askeriz ve düzeni biliyoruz. Toplumda güvenliği tabi duruma getirmeliyiz. Ülkenin temelini sağlamlaştırmamız lazım ki siyasi, ekonomik, kültürel olarak ilerleyebilelim ve bir daha siyasi krizlerle karşılaşmayalım. Ülkemizin siyasi, ekonomik, toplumsal problemlerini çözebilmek adına biz Kırgızistan&#39;daki muhalif partiler bir araya geldik ve &#39;Gölge Hükümet&#39;i kurduk. Demokratik ve hukuk devleti istiyoruz. Ülkedeki yönetimin temeli hukuka dayalı olmalı. Kızgızistan&#39;ın içinde bulunduğu krizi aşması için bu çok önemli. Devrimden sonra yıllar geçti, hala olumlu bir değişim olmadı. Önceden Kırgızistan&#39;da diktatör ailesi tüm ülkeyi soyuyordu, şimdi 120 aile soyuyor. 120 aile Kırgızistan&#39;ı bölge bölge paylaşıyorlar.&nbsp;

	
-Siz şu an Kırgızistan&#39;ı 120 ailenin sömürdüğünü söylüyorsunuz. Türkiye&#39;de de FETÖ örgütlendirdiği iş adamı ve ailelerle Türkiye&#39;yi siyasi, ekonomik olarak sömürüyordu. FETÖ darbe girişiminde bulunabilecek kadar da ileriye gitmişti. Şu anda da Kırgızistan&#39;da konuşlandığı bilinen bir gerçek. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

	
Atasözlerine göre hep kendi hatalarımızdan tecrübe kazanıyoruz. Ancak bunu değiştirmemiz lazım. Biz şu anki durumda sizin yaşadıklarınıza bakarak, kendi ülkemizde bunu tecrübe olarak kullanmamız lazım.

	
&#34;EKONOMİ GERİYE GİDİYOR&#34;

	
-Gölge hükümet olarak ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

	
Biz verilerle analizi yapmış durumdayız. Her şey ortada.. Kriz var ve bizim kalkınmamıza engel oluyor. Kırgızistan&#39;da devrimden sonraki aynı yönetim devam ediyor. Söz verdiler, vaad ettiler ama o sözler tutulmadı. Biz söylediğimizi yaparız. Yolsuzluklara izin vermeyeceğimiz gibi yolsuzlukları da ortaya çıkaracağız. Her şey şeffaf olacak. Devlet içinde terörü barındıracak tüm öğeleri ortadan kaldırmamız gerekiyor. Şu anki yönetim devrimden önce nasıl yolsuzluk varsa, aynı sisteme geri döndü. İşsizlik arttı, milletimiz fakirleşti. Ekonomi ise ileriye değil, geriye doğru gidiyor. Şu anda Kırgızistan&#39;da sistem profesyonellerce değil, tecrübesiz eş, dost, akraba tarafından yürütülüyor. Dolayısıya &nbsp;ülkede hiçbir sorun çözülemiyor. Bütün bu yolsuzlukların içinde milletimizle beraber biz kendimizi rehin gibi hissediyoruz. Kimse kanunlara göre hareket etmiyor. Hukuk yok. Biz fazla bir şey istemiyoruz. Sadece özgürlük içinde adaletli bir şekilde görev yapılmasını istiyoruz. Biz profesyonellere görev vereceğiz. Sistemi profesyoneller yürütsün.&nbsp;

	
-Ekonominin kalkınması için nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz?&nbsp;

	
Bizim için en önemlisi yatırımcıları korumak olacak. Yatırımcı olmazsa ekonomi kalkınmaz. Biz onların çalışması için uygun şartları yaratalım ki yatırımcılar para kazansın ve bizim toplumumuza faydalı olsunlar. İnanıyorum ki gölge hükümetin çalışmalarıyla güven artacak ve yatırımcılar Kırgızistan&#39;a daha çok gelecek. Hele ki yolsuzluklar temizlendikten sonra biz hiçbir çaba sarfetmeden yatırımlar artacak. Kırgızistan gölge hükümetinin başbakan yardımcısı, Dışişleri Bakanı bu hedeflere ulaşmaya çalışacak. Bize en yakın hükümetler, Türkiye, Rusya, İran ve Çin&#39;le iyi ilişkiler kurmayı ve onlarla çalışmayı düşünüyoruz.&nbsp;

	
&#34;GÜLEN&#39;LE İLGİLİ HEPİMİZ HEMFİKİRİZ&#34;

	
-Terör örgütü FETÖ&#39;nün yanı sıra PKK&#39;nın Kırgızistan&#39;da rahat hareket ettiği söyleniyor. İktidara geçtiğiniz zaman bu duruma sizin bakış açınız nasıl olacak?&nbsp;

	
Bunlar bölücü terör örgütleridir. FETÖ VE PKK&#39;yla savaşacağız. Kırgızistan terör örgütlerinin yeri değil. Burada barınamazlar. Bitireceğiz. FETÖ VE PKK&#39;nın yanı sıra terör örgütlerini Kırgızistan&#39;da bitireceğiz. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile temasta olacağız. Gülen&#39;le ilgili Türkiye&#39;yle hemfikiriz. FETÖ&#39;cülere bakış açımız aynı. Mantıklı düşünüldüğünde bu terör örgütleri Türkiye&#39;ye nasıl zarar verdiyse, Kırgızistan&#39;a da zarar verecektir. Bir an önce barınmalarına son verilmelidir! FETÖ Türkiye&#39;ye de bize de düşmandır! Bu mücadeleyi Türkiye ile birlikte yapmaya hazırız.

	
&#34;FETÖ OKULLARI GENÇLERİMİZİ ZEHİRLİYOR&#34;

		
-Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev&#39;i terör örgütü FETÖ&#39;nün okulları hakkında uyarmıştı ancak Atambayev de bu okulları kapatmayacağını söylemişti. &nbsp;Sizce bu doğru bir davranış mı?

	
Erdoğan&#39;a çok yanlış bir yanıt verdi. FETÖ şu an Kırgızistan&#39;da çok güçlü olabilir. Ama biz FETÖ&#39;yü devirmeye kararlıyız. Aynı zamanda FETÖ&#39;nün okullarının eğitim sisteminin seviyesi devletin okullarına bakarak kalitesi düşük ve çocuklara kendi ideolojilerini aşılamak için eğitim veriyorlar. Gençlerimize çocukluktan itibaren büyüyünceye kadar zehirleyen bir ideolojik eğitim veriliyor. FETÖ&#39;nün ideolojisiyle Kırgızistan ideolojisi farklıdır. Bize ters geliyor, çok yabancı. Biz eğitim sistemini devlete bağlayacağız. FETÖ&#39;nün temelini ortadan kaldıracağız. Bizim vatandaşlarımızın gençlerimizin devlet ideolojisi altında olması gerekiyor.&nbsp;

	
	
	Kırgızistan Gölge hükümeti üyeleri, yönetimdeki liderler Marat İmankulov ve Tursunbay Bakiroğlu&#39;nun YeniBirlik&#39;le yaptığı mülakat sırasında orada bulundular. Fotoğraf içinde bulunan isimler ve görevleri ise solsan sağa şöyle; 1) Madmarov Adimajit Devlet Hazinesi Vakıf Başkanı, Yerel İşler Bakanı Gölge Hükümet Üyesi. 2)Moldaliyev Satıbek Batıkent Savaş Gazileri Vakıf Başkanı Gölge Hükümet Savunma Bakanı 3)Tursunbey Bakiroğlu Katar ve Malezya Eski Kırgızistan büyükelçisi ve Özgürlük Partisi Lideri, Gölge Hükümet Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı 4) General Marat İmankulov Kırgızistan Eski İstihbarat Başkan Yardımcısı, Eski Milli Güvenlik Kurum Baskanı, Ulusal Terörle Mücadele Komitesi Başkan Yardımcısı ve Temiz Kırgızistan Partisi Lideri 5) Gölge Hükümet Türkiye Temsilcisi Dilmurat Abdulbakioğlu 6) Atasev RÜstem yÖnetmen, Gölge Hükümet Kültür Bakanı 7) Acımambetok Aktan Vatansever Vakıf Başkanı Gölge Hükümet Turizm ve Spor Bakanı.
	
	
&#34;TÜRKİYE İLE İKİ DEVLET, BİR MİLLET OLMAK İSTİYORUZ&#34;

	
-Türkiye&#39;ye nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

	
Biz Türkiye&#39;den dostluk, gönüldaşlık, manevi destek bekliyoruz. Kırgızistan&#39;daki terörü Türkiye ile el birliğiyle temizlemek istiyoruz. Kırgızistan&#39;ın içinde bulunduğu krizi Türkiye&#39;yle beraber aşmak istiyoruz. Biz Türkiye ile iki devlet, bir millet olmak istiyoruz. Biz kardeşiz ve zor durumlarımızı beraber aştıktan sonra kalkındığımızda ülkelerimizin başarılarına beraberce sevinmeyi diliyoruz.&nbsp;

	
&#34;TÜRKİYE&#39;NİN BİZİMLE OLMASI ÇOK ÖNEMLİ&#34;

	
Özgürlük Partisi Lideri Tursunbay Bakiroğlu, &#34;ilk öncelik Türkiye&#39;ye verilecek. Türkiye&#39;nin bizimle olması çok önemli. Türk dünyasının, Türki Cumhuriyetlerinin lideri kimdir? Türkiye&#39;dir. Bizim merkezimizde de başımızda da Türkiye&#39;nin olması lazım.&#34; diyerek, Kırgızistan&#39;ın Türkiye ile &nbsp;sürekli diyalog halinde olması gerektiğini belirtti.&nbsp;

	
-Kırgızistan&#39;da mevcut olan siyasetçileri nasıl yorumlarsınız?

	
Biz Kırgızistan&#39;da vatansever güçleri toplamaya çalışıyoruz. Zor bir görevimiz var. Türkiye&#39;de yetişen günebakan (ayçiçeği) çiçeği vardır. Burada iktidara kim gelirse bazı siyasetçiler ona doğru bakar, tıpkı günebakan gibi. Bir bakarsınız ABD&#39;ye bir bakarsınız Rusya&#39;ya bakar. Bize öyle siyasetçiler değil, temiz siyasetçiler gerekiyor. Türk dünyası için düşünen, çalışan siyasetçiler gerekiyor.&nbsp;

	
Türkiye Avrupa Birliğine girmeye çalışıyor ama Türkiye&#39;nin AB&#39;ye ihtiyacı yok ki... Türkiye bize lazım, biz Türkiye&#39;ye lazımız. Türkiye&#39;de İznik&#39;te XIV&#39;üncü yüzyıl dönemine ait Kırgızlar Türbesi vardır. Kırgızlar Osmanlı&#39;yla beraber Bizans&#39;a karşı savaşırken şehit düşmüş, arkasından da bu türbe yapılmıştır. Eski devirlerde atalarımız birbirinin yanındaydı. Birbirlerine yardım için koşuyorlardı. Coğrafyalarımız geçmişte ayrılmış ama bağlantıyı hiç koparmamışlar. Askeri, siyasi dostluğumuz sürüyordu. Türkiye zor durumdayken atalarımız kalpleriyle beraber canlarını da alıp Türkiye&#39;ye kardeşlerimizle omuz omuza savaşmak için götürmüş. Allah&#39;a şükür ki şu an diğer ülkeler Türkiye&#39;nin etrafında toplanıyor. Türkiye&#39;nin askeri yardıma ihtiyacı yok. Bizim birbirimize iman desteği lazım.

	
&#34;YATIRIM ÖNCELİĞİ TÜRKİYE&#39;YE VERİLECEK&#34;

	
- Aslında Türk iş adamları Türki cumhuriyetlerle çok iş yapıyor. Kırgızistan&#39;da da yapılıyor diye biliyorum?

	
Biz ilk yatırımcıları Türkiye&#39;den bekliyoruz. Bir şeyler yapacaksak Türkiye&#39;yle birlikte yapalım. Temel olarak düşüncemiz bu. Tabii ki ilk öncelik Türkiye&#39;ye verilecek. Türkiye&#39;nin bizimle olması çok önemli. Türk dünyasının, Türki Cumhuriyetlerinin lideri kimdir? Türkiye&#39;dir. Bizim merkezimizde de başımızda da Türkiye&#39;nin olması lazım. İran&#39;a, Rusya&#39;ya, Çin&#39;e bakarsak, Türk kökenli nüfus fazlaca mevcuttur. Bizim şu an onlara yardım edecek şartlarımız yok. Türkiye yardım etse, biz de Türkiye&#39;yle birlikte yardım edeceğiz. Biz çok seviniyoruz Rusya ile Türkiye&#39;nin ilişkilerinin iyi olduğu için. İki ülkenin arası kötü olsaydı, biz zorluk çekecektik. Bizim kalkınmamız için Türkiye&#39;yle, Rusya&#39;yla ve Türki Cumhuriyetleriyle aramızın iyi olması lazım. Bizim Türk Birliğimiz olmalı. Orta Asya&#39;da 5 devlet bağımsız sayılıyor. Diğer Türkleri unutmayalım, 250 milyon Türk kökenli insan var.&nbsp;

	
&#34;TÜRK YATIRIMCILARIN CAN VE AL GÜVENLİĞİNE BİZ GARANTİ OLACAĞIZ&#34;

	
Bizim hedefimiz iktidardır ve biz bunu başaracağız. Sözlerimizin arkasında duracağız. İktidarımızda dürüst siyasetçiler olacak. Şu an bizim toplumumuzda sorumluluk yok. Herkes kendi kafasına göre yaşıyor. Buradaki Türk yatırımcılar kaçıyor. Kırgızistan&#39;da Türk yatırımcılara vaadler verildi, onlar beklediler ve tutulmadığı için gittiler. Yatırımcılar için ne can güvenli var ne mal güvenliği... Örneğin Türk yatırımcılar burada Pınar Otel&#39;i inşa etti. Buradaki üçkağıtçılar oteli gaspettiler, o oteli ellerinden aldılar. Halbuki Türkiye buraya açık olarak geliyor. Bizim gölge hükümetimiz iktidara geçtiğinde asla böyle yolsuzluklara izin vermeyecek. Başka bir amacımız yok; Gölge hükümetin üyeleri olarak biz temiz siyasetçileriz ve yolsuzluklardan, FETÖ&#39;den arınmış tertemiz bir Kırgızistan istiyoruz. İnşaallah Kırgızistan&#39;da iktidara geldiğimizde sizin yatırımcılarınıza, yatırımlarınıza, can ve mal güvenliğinize biz garanti vereceğiz. Şu an Kırgızistan&#39;ın mevcut yönetiminde hiçbir sorumluluk yok.&nbsp;
	
	
Komşularımızdan düşmanımız yok. Ancak başta Türk milletlerinin birbirinden haberdar olması gerekiyor.&nbsp;
	
	
Türkiye ve Kırgızistan&#39;ın birbirine yardım etmesi çok farklı. Türkiye&#39;nin özelliği var. Sadece Kırgızistan&#39;da yapılmak değil tüm Türki Cumhuriyetleri toplanıp yeniden yapılanmamız lazım. Birimizin yardıma ihtiyacı olduğunda hepimizin hazır olması gerekiyor.&nbsp;

	
-Halk nasıl bakıyor?

	
Yönetim Kırgızistan milletini 25 yıldır zor durumda bıraktı. Millet artık siyasetçilere doğal olarak inanmıyor, güvenmiyor. Kırgızistan nüfusu fakirliğin alt çizgisinin altında. Kırgızistan nüfusunun çok yüksek bir bölümü; 6 milyon&#39;un 2 milyonu gurbette. Bunun milli güvenlik açısından da çok tehlikesi var. Onları tekrar kazanmalıyız ve kazanacağız. Önce milletimizin çıkarını düşüneceğiz.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 23 Jan 2017 15:22:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[En temiz çözüm Hitler'in evini yıkmak!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-temiz-cozum-hitler-in-evini-yikmak-384/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-temiz-cozum-hitler-in-evini-yikmak-384/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_427630-114C19-F86801-42E654-81AE15-50FCE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avusturya Sosyal Demokrat Partili (SPÖ) Sobotka, haftalık Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Adolf Hitler&#39;in doğduğu evin kamulaştırılması amacıyla hazırlanan yasa tasarısının son aşamaya geldiğini söyledi. Ev ile ilgili tasarrufta bulanabilmeleri için&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_427630-114C19-F86801-42E654-81AE15-50FCE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avusturya Sosyal Demokrat Partili (SPÖ) Sobotka, haftalık Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Adolf Hitler&#39;in doğduğu evin kamulaştırılması amacıyla hazırlanan yasa tasarısının son aşamaya geldiğini söyledi.

	
Ev ile ilgili tasarrufta bulanabilmeleri için kamulaştırılacağını aktaran Sobotka, &#34;Karar gereklidir. Çünkü Cumhuriyet, geçmişte çok kez olduğu gibi evin Neo-Nazilerin tapınma merkezi olmasını ve orada toplanıp slogan atmalarını engellemek istiyor. Benim görüşüm evin yıkılmasıdır. Bana göre yıkım en temiz çözümdür&#34; dedi.

	
İçişleri Bakanlığı sözcülüğü ise yıkımın henüz söz konusu olmadığını ve Meclis&#39;in yıl sonuna doğru Hitler&#39;in doğduğu evin akıbetini belirleyecek kararı vereceğini açıkladı.

	
MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

	
Merkez sağdaki Avusturya Halk Partili (ÖVP) Başbakan Yardımcısı Reinhold Mitterlehner ise tarihi koruma altında olduğu için evin yıkılamayacağını bildirerek, buranın eğitimle ilgili müzeye dönüştürülebileceğini kaydetti.

	
Eski Almanya Başbakanı ve Nazilerin lideri Adolf Hitler, 20 Nisan 1889&#39;da Yukarı Avusturya eyaletinin Braunau am Inn kasabasındaki evde doğmuş ve 3 yaşına kadar burada yaşamıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 13 Jul 2016 06:34:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırım Tatar Meclisi'ne kapatma davası]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirim-tatar-meclisi-ne-kapatma-davasi-904/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirim-tatar-meclisi-ne-kapatma-davasi-904/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_73637F-F5DE4C-8B6F6C-176F75-481117-0B638C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırım'da Rusya'nın tayin ettiği Kırım Savcısı Nataliya Poklonskaya'nın girişimiyle, Kırım Tatar Milli Meclisi'nin kapatılması davası açıldı. Kırım Savcılığı, Tatar Meclisi'ni, Rusya'nın toprak bütünlüğüne aykırı hareket etmekle ve aşırılık yanlısı bir örgüt olmakla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_73637F-F5DE4C-8B6F6C-176F75-481117-0B638C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırım'da Rusya'nın tayin ettiği Kırım Savcısı Nataliya Poklonskaya'nın girişimiyle, Kırım Tatar Milli Meclisi'nin kapatılması davası açıldı. Kırım Savcılığı, Tatar Meclisi'ni, Rusya'nın toprak bütünlüğüne aykırı hareket etmekle ve aşırılık yanlısı bir örgüt olmakla suçluyor. Mart ayındaki celselerin ardından, dava, 7 Nisan'a ertelenmişti.
	
	
Kırım&#39;a girişleri yasaklandı

	
Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesinden kısa bir süre sonra, Meclis'in önceki başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile şimdiki Başkanı Rıfat Çubarov'un ve bazı önde gelen Meclis üyelerinin Kırım'a girişi yasaklandı. Daha sonra ise, bazı Meclis üyelerinin evlerine baskın aramalar düzenlendi ve bazı Meclis üyeleri, tutuklandı.
	
	
	
	
Abdülcemil Kırımoğlu&nbsp;

	
Meclis'in &#34;aşırılık yanlısı" olarak görülüp yasaklanması ise, Meclis liderlerine göre, sadece Meclis liderlerinin değil, bütün Kırım Tatar toplumunun üzerindeki baskıların artmasına neden olacak. Zira, Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi olan 33 kişinin yanısıra, bu meclise bağlı yerel meclislerin üye sayısı, 2300 civarında. Dahası, bu meclisler halk oylarıyla belirlendiği için, Meclis liderleri, oylamalara katılan binlerce Kırım Tatarı'nın da böyle bir durumda &#34;aşırılık yanlısı" olarak yaftalanıp gözaltına alınabileceğini söylüyor.

	
Kırımoğlu: Moskova&#39;nın baskıları
	
	
Kırım Tatar Milli Meclisi'nin önceki başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Meclis'in yasaklanma girişimiyle ilgili sorularımıza verdiği yanıtta, &#34;Rusya, Kırım'ı ilhak ettikten sonra, Kırım Tatar Milli Meclisi'ni kendi politikalarını destekleyen bir organ haline dönüştürmeye çalıştı ve bu amaçla bizi Moskova'ya davet ettiler.

	
	
	
Rıfat Çubarov
	
	
Bu girişimden sonuç alamayınca, Kırım Tatar Kurultayı'nın delegelerine, Meclis'e yeni üyeler seçmeleri konusunda baskı yaptılar. Bundan da sonuç alamayınca, Meclis üyelerine baskı, şantaj gibi her türlü yöntemi uygulayarak, kendi taraflarına çekmeye çalıştılar. Fakat bütün bu politikalara rağmen, Meclis'in 33 üyesinden sadece beşini kendi taraflarına çekebildiler. Meclis'i hiç bir şekilde kendi yanlarına çekemeyeceklerini gördükleri için, şimdi yasaklamaya kalkıyorlar", diye konuştu.

	
Celal: Dava tekrar ertelenir
	
	
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Nariman Celal ise, bugünkü duruşmada da, davanın ileri bir tarihe ertelenebileceğini söylüyor. Zira, Celal'e göre, uluslararası toplum son zamanlarda Kırım Tatarları'na yönelik baskılara çok şiddetli tepkiler vermeye başladı. Rusya'nın mevcut durumda bile uluslararası toplumla ilişkilerinin epey sorunlu olduğunu söyleyen Nariman Celal, bu nedenle mahkemenin davayı daha ileri bir tarihe erteleme olasılığının olduğunu ifade ediyor.

	
Yasaklanırsa ne olacak?
	
	
Peki, ya Rus yargı organları Meclis'i yasaklarsa, ne olur? Nariman Celal, Kırım Tatar Milli Meclisi'nin şu anda coğrafi olarak ikiye ayrılmış durumda olduğunu belirterek, Meclis'in bir bölümünün Rusya'nın ilhak ettiği Kırım Yarımadası'nda, diğer bölümünün ise, Ukrayna anakarasında faaliyet gösterdiğini söylüyor.

	
	
	
Nariman Celal
	
	
Rus yargı organlarının Meclis'i yasaklaması halinde, Ukrayna anakarasındaki Meclis, olağan faaliyetlerini sürdürecek. Kırım'da ise, Celal'e göre, eğer mahkeme sadece Meclis'i kapatır fakat üyeler hakkında takibata girişilmezse, bu durumda Meclis üyeleri, her şekilde, mücadelelerini sürdürürler. Meclis'in &#34;aşırılık yanlısı" olarak görülerek kapatılması halinde, Meclis üyeleri hakkında da soruşturmaların başlaması halinde ise, Nariman Celal, Meclis'in Kırım'daki bölümünün büyük sorunla karşılaşacağını dile getiriyor.

	
&#39;Hak mücadelemizi engellemez&#39;
	
	
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da, Kırım Tatarları'nın Sovyetler Birliği döneminde hak arama mücadelesi sırasında da yasal bir kuruluşa sahip olmadıklarını, fakat bu durumun, mücadelelerini engellemediğini söylüyor. Kırımoğlu, Rus yönetiminin Kırım Tatar Milli Meclisi'nin yerine başka Tatar örgütlerini alternatif olarak ortaya çıkarmaya çalıştığına değinen Kırımoğlu, bunun Sovyetler Birliği zamanında da Tatarlar'ı bölmek için uygulanan bir politika olduğunu, fakat bu tür politikaların sonuçsuz kalmaya mahkum olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 Apr 2016 11:17:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ezan bile engelleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ezan-bile-engelleniyor-653/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ezan-bile-engelleniyor-653/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E99E8-862D46-C15FAC-32DD21-E8F07E-DD982F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in kuzeybatısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 10 gün geçiren Jacobs, &#34;Şincan Çin baskısı altında kaynıyor&#34; başlıklı haberinde, &#34;ailelerin tutuklamalarla dağıtıldığı, camilerden ezan okunmasının dahi engellendiğini&#34; yazdı. İşçilerin hareketine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E99E8-862D46-C15FAC-32DD21-E8F07E-DD982F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in kuzeybatısındaki Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 10 gün geçiren Jacobs, &#34;Şincan Çin baskısı altında kaynıyor&#34; başlıklı haberinde, &#34;ailelerin tutuklamalarla dağıtıldığı, camilerden ezan okunmasının dahi engellendiğini&#34; yazdı.

	
İşçilerin hareketine yönelik kısıtlamalarının bölge tarımına büyük zarar verdiğinin belirtildiği haberde, Çin&#39;in 10 milyonluk Uygur nüfusunun davranışlarını ve inançlarını şekillendirmeyi amaçlayan eşi benzeri görülmemiş önlemlerinin halkı öfke ve kaygıya sevk ettiği bildirildi.

	
	
	
Jacobs, bölgeyi 10 gün boyunca gezerek kaleme aldığı haberinde, Çin&#39;in, daha sıkı güvenlik tedbirleri ve İslam&#39;a yönelik kısıtlamalar ile geçtiğimiz Eylül ayında onlarca insanın bıçaklanarak öldürüldüğü kömür madeni saldırısı gibi şiddet eylemlerinin önünü alabileceğini düşündüğünü belirtti.

	
TÜRKİYE İLE MESAJLAŞTI DİYE...
	
	
Ağır silahlı askerlerin, hemen hemen her yerde bulunan kontrol noktalarında otomobil bagajlarını ve kimlik kartlarını didik didik incelediğinin vurgulandığı habere göre; Uygur azınlığa mensup şoförlerden ve yolculardan bazen cep telefonlarını teslim etmeleri bile isteniyor. Böylece polisler, telefonların içinde &#39;kamu güvenliğine tehdit&#39; niteliği taşıyan içerik ve programları kontrol edebiliyor.

	
	
	
Polisin arama listesinde, radikal dincilere ait videoların yanı sıra, Uygurların Çin dışında yaşayan akrabalarıyla iletişim kurmalarını sağlayan Skype ve WhatsApp gibi uygulamalar da bulunuyor.

	
Hatta mühendislik öğrencisi bir Uygur, geçtiğimiz Kasım ayında Türkiye&#39;deki bir arkadaşıyla mesajlaştığı için geceyi nezarette geçirmiş. &#34;Hepimiz terör şüphelisi olduk&#34; diyen 23 yaşındaki genç, yaşadıkları baskıyı şöyle anlatıyor: &#34;Bugünlerde yurt dışından bir telefon almanız bile polis tarafından ziyaret edilmeniz için yeterli.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 Jan 2016 07:26:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA['Kırım Tatarları'nı açlıktan öldürmek istiyorlar']]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-kirim-tatarlari-ni-acliktan-oldurmek-istiyorlar-1/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-kirim-tatarlari-ni-acliktan-oldurmek-istiyorlar-1/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4CE82A-B33EA2-0ED71D-5C6FCF-58CC19-648235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırım Tatar Türk Dernekleri Federasyonu Başdanışmanı Yağız Kızılkaya ablukayı kınadı. Kızılkaya, RİA Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada, ablukanın Kırım Tatarları&#39;nın çıkarlarına zarar verdiğini vurguladı. Meclisin eski ve yeni başkanları Mustafa Cemilev&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4CE82A-B33EA2-0ED71D-5C6FCF-58CC19-648235.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kırım Tatar Türk Dernekleri Federasyonu Başdanışmanı Yağız Kızılkaya ablukayı kınadı. Kızılkaya, RİA Novosti haber ajansına yaptığı açıklamada, ablukanın Kırım Tatarları&#39;nın çıkarlarına zarar verdiğini vurguladı.
	
	
Meclisin eski ve yeni başkanları Mustafa Cemilev ile Rıfat Çubarov&#39;un kendi halklarına karşı tehlikeli oyunlar içinde olduğunu belirten Kızılkaya, &#34;Kırım Tatarları&#39;nı açlıktan öldürmeyi hedefleyen ablukayı kesinlikle kabul edilemez buluyoruz. Uluslararası toplumu insanlık ve hukuk dışı eylemlere karşı çıkmaya çağırıyoruz&#34; diye konuştu.

	
UZUN ARAÇ KUYRUKLARI OLUŞTU
	
	
Aşırı milliyetçi &#39;Sağ Sektör&#39; örgütü üyeleri, dün itibarıyla Kırım&#39;ı Ukrayna&#39;ya bağlayan bölgeyi beton borularla kapatmaya başladı. Eylemin amacı, yarımadayı abluka altında tutarak bölgeye Ukrayna&#39;dan gıda sevkiyatını engellemek.
	
	
Ukrayna ile Kırım Cumhuriyeti&#39;ni bağlayan Çongar, Kalançak ve Armyansk kasabaları üzerinden geçen karayolu, yarımadaya gıda ürünleri taşıyan kamyon trafiğine kapatıldı. Abluka sonucunda bölgede kilometrelerce uzanan kamyon sıraları oluştu.
	
	
Sadece vatandaşlar ile binek araçların geçişine izin verilen abluka sonucunda, Kırım Yarımadası&#39;na giden her üç güzergahta da çok sayıda kamyonun beklemeye başlaması üzerine geçiş noktalarında 3 kilometreye uzanan kuyruklar oluştu. Bunun sonucunda, bölgedeki söz konusu güzergahlarda trafik yoğunluğu oluştu.
	
	
Ablukayı düzenleyenler, böylece yarımadayı abluka altına alarak Kırım&#39;ın yeniden Ukrayna&#39;ya dönmesini hızlandırmayı amaçlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2015 12:21:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çin 45 Uygur'u mahkum etti!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-45-uygur-u-mahkum-etti-238/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-45-uygur-u-mahkum-etti-238/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DEE1F8-846F49-F89575-2EC125-B49D00-144FB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tayland'dan, Çin'e iade edilen 109 kişinin 45'inin arananlar listesinde olduğu belirtildi. Çin'in Şincan eyaletindeki Karamay, Aksu, Kaşgar ve Hoten adlı şehirlerinde gerçekleşen toplam 10 terör eyleminde isimleri geçen toplam 43 kişiye 4 yıl ila 15 yıl arası hapis cezası verilirken,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DEE1F8-846F49-F89575-2EC125-B49D00-144FB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tayland'dan, Çin'e iade edilen 109 kişinin 45'inin arananlar listesinde olduğu belirtildi. Çin'in Şincan eyaletindeki Karamay, Aksu, Kaşgar ve Hoten adlı şehirlerinde gerçekleşen toplam 10 terör eyleminde isimleri geçen toplam 43 kişiye 4 yıl ila 15 yıl arası hapis cezası verilirken, iki kişiye de müebbet hapis cezası verildi.
	
	
Xinjiang Daily gazetesi mahkum edilen Uygurluların 'terörist grupların eylemlerine katılmak, liderlik etmek, eylem düzenlemek, terör örgütlerini finanse etmek ve yasadışı yollarla sınır ötesine insan kaçırmak' suçlarından ceza aldıklarını belirtti.
	
	
Ayrıca Çin polisinin MOBESE kamera kayıtlarıyla mahkum edilen kişilerden bazılarının işledikleri suçları ispat etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Aug 2015 08:34:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tayland 90 Uyguru Çin'e iade etti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tayland-90-uyguru-cin-e-iade-etti-195/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tayland-90-uyguru-cin-e-iade-etti-195/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1B15AC-8EE31D-4BF0B5-6DAD41-3F12A9-C1A621.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hükümet sözcüsü vekili Tümgeneral Weerachon Sukhonthapatipak, AA muhabirine telefonla yaptığı açıklamada, Çin&#39;den geldikleri belirlenen 90 Uygur&#39;un yönetmeliğe uygun olarak Çin&#39;e geri gönderildiğini belirtti. &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; Sözcü Weerachon, Tayland hükümetinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1B15AC-8EE31D-4BF0B5-6DAD41-3F12A9-C1A621.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hükümet sözcüsü vekili Tümgeneral Weerachon Sukhonthapatipak, AA muhabirine telefonla yaptığı açıklamada, Çin&#39;den geldikleri belirlenen 90 Uygur&#39;un yönetmeliğe uygun olarak Çin&#39;e geri gönderildiğini belirtti.
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;
Sözcü Weerachon, Tayland hükümetinin 2 Temmuz&#39;da 173 Uygur&#39;u Türkiye&#39;ye gönderdiğini doğruladı.&nbsp;

	
DHA ise Çin&#39;e iade edilen Uygur Türklerinin sayısını 109 olarak bildirdi. Sukhonthapatipak&#39;ın DHA&#39;da yer alan açıklamasında, &#34;Türkiye'de akraba veya bir şekilde oraya gitmiş olan bir yakınının adresini gösterebilenlerin Türkiye'ye yollandığını ancak protokol gereği mecburen Türkiye ile hiçbir bağ gösteremeyen 109 kişinin de geldikleri yer olan Çin'e iade edildiği&#34; bilgisi yer aldı.

	
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Tayland hükümetinin Uygurları Çin&#39;e iade etmesini eleştirdi.
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;
HRW Tayland temsilcisi Sunai Phasuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çin&#39;de ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşabilecek Uygurların iade edilmesinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyledi.
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;
Sunai Phasuk, &#34;Taylandlı yetkililer, ülkelerinde bulunan yabancıları iade ederken oradaki insani durumu genellikle göz önüne almıyorlar. Bunu geçmişte Rohingyalara ve Hmonglara da yapmışlardı&#34; dedi.
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;
Uygurların Çin&#39;e iade edileceği iddiaları üzerine dün gece çok sayıda kişi Tayland&#39;ın İstanbul Konsolosluğu önünde toplanmıştı. Konsolosluğu taşlayan dokuz kişi gözaltına alınmıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Jul 2015 11:42:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkmen lider altın heykelini diktirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmen-lider-altin-heykelini-diktirdi-260/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkmen-lider-altin-heykelini-diktirdi-260/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AE1D5-E17673-45C2F7-9EAFB7-DF3A9A-55EC53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />At sırtındaki 24 ayar altın kaplama bronz heykel, dev bir mermer kaidenin üzerinde duruyor. Bu, Berdimuhammedov&#39;un ilk heykeli. Berdimuhammedov&#39;un selefi Saparmurat Niyazov&#39;un ülkenin pek çok yerinde buna benzer heykelleri vardı. Niyazov dokuz yıl önce ölmüştü. &#39;Halk istedi&#39;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AE1D5-E17673-45C2F7-9EAFB7-DF3A9A-55EC53.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />At sırtındaki 24 ayar altın kaplama bronz heykel, dev bir mermer kaidenin üzerinde duruyor.
	
	
Bu, Berdimuhammedov&#39;un ilk heykeli.
	
	
Berdimuhammedov&#39;un selefi Saparmurat Niyazov&#39;un ülkenin pek çok yerinde buna benzer heykelleri vardı.
	
	
Niyazov dokuz yıl önce ölmüştü.
	
	
&#39;Halk istedi&#39;
	
	
Reuters ajansına göre heykelin açılışı sırasında tören alanına toplanan öğrenciler, beyaz güvercinler uçurdu, gökyüzüne binlerce balon bıraktı.
	
	
Türkmen yetkililer, heykelin halkın isteği üzerine yapıldığını söylüyor.
	
	
Berdimuhammedov, geçen yıl heykel önerisinin gündeme gelmesinden sonra &#34;Asıl amacım halkıma ve memleketimize hizmet etmektir. Bu nedenle, halkıma kulak verip isteklerini yerine getireceğim&#34; demişti.
	
	
Kurbankulu Berdimuhammedov&#39;un ülkenin her yerinde dev panolarda fotoğrafları bulunuyor.
	
	
Ancak altın heykel, birçok kişiye göre Türkmenbaşı olarak bilinen Saparmurat Niyazov dönemini hatırlatıyor.
	
	
Doğalgaz zengini olan ve dünyanın en tecrit edilmiş ülkelerinden biri olarak bilinen Türkmenistan&#39;da basın özgür değil, halkın yurt dışına seyahatine sınırlı olarak izin veriliyor.
Niyazov, günler ve ayların adlarını kendisinin ve aile üyelerinin isimleriyle değiştirmişti.
	
	
Ülkede başkent dışındaki hastaneler kapalı. Opera ve sirkler yasaklı. Tüm orta dereceli okullar ve üniversitelerde Niyazov&#39;un Ruhname adlı kitabı zorunlu ders olarak okutuluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 May 2015 08:51:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Muhalif Uygur'u ihbar et, ödülü kap!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/muhalif-uygur-u-ihbar-et-odulu-kap-619/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/muhalif-uygur-u-ihbar-et-odulu-kap-619/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC071A-9B530F-9408D2-1E41A2-680CA2-AD4E56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin, Doğu Türkistan'da Müslüman Uygur Türklerine karşı yeni &nbsp;bir baskı uygulaması daha başlattığı bildiriliyor. Sosyal medyada Çin yönetiminin Müslüman Uygurların &nbsp;birbirlerini Çin yönetimine gammazlamayı &nbsp;teşvik ve özendirmek için yeni bir &nbsp;ihbar kartı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC071A-9B530F-9408D2-1E41A2-680CA2-AD4E56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin, Doğu Türkistan'da Müslüman Uygur Türklerine karşı yeni &nbsp;bir baskı uygulaması daha başlattığı bildiriliyor.

	
Sosyal medyada Çin yönetiminin Müslüman Uygurların &nbsp;birbirlerini Çin yönetimine gammazlamayı &nbsp;teşvik ve özendirmek için yeni bir &nbsp;ihbar kartı &nbsp;dağıttı. Şüpheli bir durum veya güvenlik ve istıkrarı etkileyecek her hangi bir haber duyduklarında belirtilen telefonlara derhal ihbar edilmesi ve konulan para ödülünü hemen almaları &nbsp;isteniyor. Bu durum Çin'in en çok başvurduğu &nbsp;baskı unsurlarından biri. &nbsp;Bir başka deyişle &#34;Uygurları birbirlerine düşürmek" olarak adlandırılan bir yöntem.&nbsp;
	
	
Kartın Arka Yüzünde &nbsp;yazılanlar ; Ülkemizin Güvenliği İstikrarının Korunmasında Tüm Vatandaşlarımızın Ortak Sorumluluğu Vardır!
&#34;Radikal dincileri, terörle bağlantılı, &nbsp;ülkemizin güvenlik ve istikrarı ile ilgili her türlü ipuçlarını 24 saat otomatik olarak çalışan 400-896-1235 No.lu ücretsiz telefona ihbar ediniz. İhbar ettiğiniz husus kanıtlandıktan sonra &nbsp;5 bin - &nbsp;500 bin Yen (830-83 bin $) arasınada para ile &nbsp;ödüllendirileceksiniz. Sizin bu konudaki &nbsp;bu iyi niyetiniz ve haklı &nbsp;davranışınız &nbsp;kesinlikle gizli tutulacaktır."
Bütün Vatandaşlarımızın bu ihbar kampanyasına aktif olarak katılmalarını bekliyoruz. (H. Göktürk / Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM))]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 May 2015 13:26:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yüzde 97'yle gene başkan]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yuzde-97-yle-gene-baskan-806/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yuzde-97-yle-gene-baskan-806/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7E798A-E0778C-A1441C-ED81FD-3D00DE-C4EE73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seçime 26 yıldır iktidarda olan Nazarbayev&#39;le birlikte iki aday daha katılmıştı. Ancak iki rakibinin de Nazarbayev&#39;in politikalarını destekleyen kişiler olduğu belirtiyor. İnsan hakları grupları yönetimi muhalefet üzerinde sistematik olarak baskı kurmakla suçluyor. Beş yıl&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7E798A-E0778C-A1441C-ED81FD-3D00DE-C4EE73.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seçime 26 yıldır iktidarda olan Nazarbayev&#39;le birlikte iki aday daha katılmıştı. Ancak iki rakibinin de Nazarbayev&#39;in politikalarını destekleyen kişiler olduğu belirtiyor.
İnsan hakları grupları yönetimi muhalefet üzerinde sistematik olarak baskı kurmakla suçluyor.
	
	
Beş yıl daha
	
	
Kazakistan&#39;ın bağımsızlığından beri ülkenin başında olan Nazarbayev&#39;in seçim programında &#39;Nurlu Yol&#39; adını verdiği ekonomik kalkınma programı geniş yer tutuyor.

	
Nazarbayev halktan ülkenin geleceği ve istikrarı adına oy istedi.
1991 yılında bağımsızlığını kazanan Kazakistan&#39;ın ilk devlet başkanı seçimi 1 Aralık 1991 yılında düzenlenmiş ve ülkenin kurucu Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ilk cumhurbaşkanı olmuştu.

	
Orta Asya&#39;nın en büyük ekonomisine sahip olan Kazakistan&#39;da, 2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile devlet başkanlığı seçimleri yedi yıldan beş yıla indirilmişti.
Cumhurbaşkanı Nazarbayev, 2011 yılında yapılan son seçimlerde oyların yüzde 95,5&#39;ini alarak dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 27 Apr 2015 08:31:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygurların bağımsızlık düşü ve korkuları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlarin-bagimsizlik-dusu-ve-korkulari-304/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygurlarin-bagimsizlik-dusu-ve-korkulari-304/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C64AF-94D6EE-7F05BC-BBDBD7-9D3A34-75C83C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uygurların Şincan&#39;da &#39;Uyguristan&#39; ya da kendi ifadeleriyle &#39;vatan&#39; için verdikleri mücadele dış dünyada fazla bilinmiyor. Böyle bir devlet kurmak için yapılan son girişimin 1949&#39;da Çin tarafından bastırılmasını izleyen yıllarda yaklaşık 100 bin Uygur komşu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C64AF-94D6EE-7F05BC-BBDBD7-9D3A34-75C83C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uygurların Şincan&#39;da &#39;Uyguristan&#39; ya da kendi ifadeleriyle &#39;vatan&#39; için verdikleri mücadele dış dünyada fazla bilinmiyor.
	
	
Böyle bir devlet kurmak için yapılan son girişimin 1949&#39;da Çin tarafından bastırılmasını izleyen yıllarda yaklaşık 100 bin Uygur komşu Orta Asya cumhuriyetlerine kaçtı.
	
	
Çoğu Kazakistan&#39;da olmak üzere bölgede yaşayan yaklaşık 350 bin Uygur, kısa süre öncesine kadar Şincan&#39;da Uygurların özerkliğine açıkça destek verebiliyordu.
	
	
Ancak Çin&#39;in petrol ve gaz boru hatları, demiryolları, karayolları ve serbest ticaret bölgeleri için Orta Asya&#39;ya yaptığı yatırımlar artarken, bu durum da değişmeye başladı.

	
	
	Urumçi&#39;de devriye gezen Çin kuvvetleri.
	
	
	
	
	Hocamverdi: &#34;Uygurların sorunlarından bahsetmek artık imkansız&#34;.
		
		
	Dünya Uygur Kurultayı&#39;nda Orta Asya&#39;yı temsil eden Kahraman Hocamverdi, &#34;Çin&#39;in Orta Asya&#39;daki nüfuzu artıyor&#34; diyor. &#34;Artık Şincan&#39;daki Uygurların sorunlarından bahsetmek imkansız hale geldi. Kim bundan bahsederse cezalandırılıyor&#34;.
		
		
	Siyasi partisi tanınmıyor
		
		
	Hocamverdi bir zamanlar bir siyasi parti başkanıydı, ancak Kazak yetkililerin yıllardır bu partiyi kayda geçirmeyi reddettiklerini söylüyor. Artık Özbekistan ve Kırgızistan&#39;a da giremiyor - girmeye çalıştığı zaman sınırdan geri çevriliyor.
		
		
	Ancak Kazakistan&#39;daki Uygurlar, Çin&#39;de dinlerine kuşkuyla yaklaşılan soydaşlarına göre daha özgür.
		
		
	Çin&#39;de Uygur gençlerinin uzun sakal bırakmaları ve 18 yaşından küçüklerin camide namaz kılmaları yasak. Kadınlar da başörtüsü konusunda kısıtlamalara maruz kalıyor.

	

	
	
	Hatta erkeklerin bir araya gelip tartışmalar yaptıkları, müzik dinleyip, yemek yedikleri geleneksel kültürel toplantılara bile nadiren izin veriliyor.
		
		
	Kazakistan&#39;da yaşayan Uygur göçmenlerden 43 yaşındaki Melike, siyasi iklimde başka bir değişikliğe, giderek artan sınırdışı edilme tehlikesine de işaret ediyor.
		
		
	Diğer Orta Asya ülkelerine giden Uygurların Çin&#39;e geri gönderildiğini gösteren bazı örnekler olduğunu söylüyor ve güvenliğinden endişe ediyor.
		
		
		
		
	Melike ve çocukları Kazakistan&#39;da.
		
		
		Gerçek adını saklayan Melike, 2005&#39;te, ağabeyi ve babası hükümet aleyhtarı gösterilere katıldıkları için hapse atılıp, kendisine de başörtüsünü çıkarması ya da cezaevine girmesi gerektiği söylenince Kazakistan&#39;a kaçmış.
			
			
		Bir Kazakla evli olmasına rağmen huzursuz. &#34;Dışarı çıkmaya korkuyorum. Artık kendimi güvende hissetmiyorum, çünkü Çin kapı komşumuz&#34; diyor.
			
			
		Çin de şiddetten rahatsız
			
			
		Çin de, Uygurlar içindeki bir azınlığın şiddete başvurmasından rahatsız.
			
			
		Son yıllarda Çin&#39;in güneybatısında bir tren istasyonunda kalabalıkların üzerine bıçakla yürünmesi ve 29 kişinin öldürülmesi, 130 kişinin de yaralanması böyle olaylardan. Şincan&#39;daki bir pazara düzenlenen saldırıda da 31 kişi öldü.
			
			
		Çin saldırganların küresel cihat örgütleri ile bağlantıları olduğunu söylüyor. Bu doğru olsa da olmasa da bazı Uygur gençlerinin radikal İslama yöneldiği görülüyor.
		
			
	İmam Sadrittin Eyüpov.
	
	
	Kazakistan&#39;ın eski başkenti Almatı&#39;daki Uygur mahallesinde, batılı giyim tarzıyla dikkat çeken imam Sadriddin Eyupov, &#34;radikalleşme her toplumda var&#34; diyor, &#34;bunun nedeni de birçoklarının gerçek İslamı bilmemesi&#34;.
	Şincan&#39;da şiddete başvuran Uygurlar için ise &#34;niye böyle yaptıklarını bilemeyiz. Belki de baskıya uğradılar, belki de babalarını ya da çocuklarını kaybetmişlerdir&#34; diye konuşuyor.
	Gençleri bu tür olaylardan uzak tutmak için uyguladığı yöntemlerden biri de, cami avlusundaki basketbol sahası ve tenis kortlarıyla onları spora teşvik etmek.
	Şiddette başvuran az sayıdaki militanın eylemleri, Uygurların çoğuna göre bağımsız bir vatan düşünü baltalıyor. Çünkü onlara göre bu eylemler, Çin&#39;e Uygurları bastırması için bahane sağlıyor.
	Ancak artık iyice tabu haline gelmiş de olsa da bir gün bir Uygur devleti kurulacağını hayal etmeyi sürdürüyorlar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Apr 2015 08:29:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arap dünyası bu sunucuyu kahraman ilan etti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arap-dunyasi-bu-sunucuyu-kahraman-ilan-etti-452/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arap-dunyasi-bu-sunucuyu-kahraman-ilan-etti-452/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_77171E-D986CD-91F89C-FBB98F-864EDD-4FDA9B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Lübnan'da yayın yapan Al-Jadeed televizyonu sunucusu Rima Karaki, Hristiyan dinine mensup bazı kişilerin de, terör örgütü IŞİD&#39;e katılmasının nedenlerini öğrenmek için Mısırlı radikal İslamcı Hani El Sebai&#39;yle canlı yayında röportaj yapmak istedi. Lübnan&#39;ın tanınmış&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_77171E-D986CD-91F89C-FBB98F-864EDD-4FDA9B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Lübnan'da yayın yapan Al-Jadeed televizyonu sunucusu Rima Karaki, Hristiyan dinine mensup bazı kişilerin de, terör örgütü IŞİD&#39;e katılmasının nedenlerini öğrenmek için Mısırlı radikal İslamcı Hani El Sebai&#39;yle canlı yayında röportaj yapmak istedi.

Lübnan&#39;ın tanınmış televizyon yüzlerinden biri olan Rima Karaki&#39;nin üst üste soru sormasına sinirlenen radikal İslamcı El Sebai, &#34;Çeneni kapat da konuşayım kadın&#34; dedi.

Mısırlı El Sebai&#39;nin bu sözlerine sinirlenen Lübnanlı televizyon sunucusu da aynı sertlikle cevap verince, programda bir anda kadın-erkek eşitliği konuşulmaya başlandı.




İstediği şekilde konuşulmasına izin verilmeyen El Sebai daha da sinirlenerek bayan sunucuya şu sözleri söyledi: &#34;Sen benden aşağıdasın. Benim cevabıma müdahale edemezsin. Çeneni kapat da cevap vereyim kadın."

El Sebai&#39;nin bu sözleri karşısında çılgına dönen Rima Karaki, &#34;Yeter, ya karşılıklı saygı çerçevesinde konuşacağız ya da bu sohbet bitecek" diyerek canlı yayını bitirdi.

Lübnan televizyonunda bu tartışma 2 Mart&#39;ta yaşandı. Bu görüntülerin video paylaşım sitesi YouTube&#39;da paylaşılmasıyla, Rima Karaki&#39;nin ünü bir anda Arap dünyasının dışına taştı. Arap ve Batı basınında, Lübnanlı televizyon sunucusu Rima Karaki kahraman ilan edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Mar 2015 12:52:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygur imamlara danslı Çin işkencesi!]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-musluman-imamlara-dansli-cin-iskencesi-378/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-musluman-imamlara-dansli-cin-iskencesi-378/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FCDFF2-06FCC9-F34763-6EFEFB-AEFFD1-9BCF4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin devletine ait xinhua haber ajansında yayınlanan fotoğraflarda zorla dans ettirilen imamlar, tesettürü zorla açılmış kadınlar, İslama hakaret eden sloganlar ve fotoğraflar yayınlandı. Çin xinhua ajansi 03.02.2015.tarihinde Urumçide toplanan Cami imamlarının topluca dans etmeyi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FCDFF2-06FCC9-F34763-6EFEFB-AEFFD1-9BCF4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin devletine ait xinhua haber ajansında yayınlanan fotoğraflarda zorla dans ettirilen imamlar, tesettürü zorla açılmış kadınlar, İslama hakaret eden sloganlar ve fotoğraflar yayınlandı.

	
Çin xinhua ajansi 03.02.2015.tarihinde Urumçide toplanan Cami imamlarının topluca dans etmeyi kabul ettiğini yazdı. Uygur din adamları Çince ve Uygurca &#34;Yurda istikrar, gönüllerde istikrar" yazılan kırmızı pankart ve Kırmızı Çin bayrakları ile süslenen meydanda dans ettirilerek, Müslüman Uygur toplumuna propaganda malzemesi yapılmaktadır.
	
	
03.02.2013.tarihinde Urumçi&#39;deki Uygur orta okul öğrencileri kar altında ellerine Çin bayrakları tutuşturularak dans ettirilmektedir.

	
	
	
Slogan &#34;Dansa gidin, Camiye gitmeyin!"
	
	
Urumçi Üniversite öğrencileri 03.02.2015 tarihinde ağızlarına Çin bayrağı dişlemek sureti ile dans ettirilmektedir.

	
	
	
Slogan &#34;Sağlık için dinin değil, dansın yararı vardır."
	
	
Uygur Devlet memurları Çin bayrağı taşıyarak dans ettirilmektedir.
	
	
Slogan &#34;Size para vermeyen Allah&#39;ının değil, Para veren Partinin yanında olun ve sevincinizi &nbsp;böyle ifade ediniz!"
	
	
Doğu Türkistan'ın güney bölgelerinde Uygur kadın öğretmenler Çin Komünist parti bayrağı önünde &#34;Dinden uzak duracağıma, öğrencilerim ve çocuklarımın dini eğitim almasını engelleyeceğime ant içiyorum" diye ant içtiriliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Feb 2015 15:04:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Batı Trakya Türkleri seçimlerden umutlu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bati-trakya-turkleri-secimlerden-umutlu-666/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bati-trakya-turkleri-secimlerden-umutlu-666/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DCB472-ADC774-547ED2-357102-A05971-AED0E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan&#39;da pazar günü erken genel seçimler yapılacak. Ekonomik krizle boğuşan ülkede halkın umudu, bu seçimler. Kemer sıkma politikaları nedeniyle işsizliğin, yoksulluğun arttığı ülkede halk bunalmış durumda. Özellikle dar gelirliler ekonomik sıkıntıyı en çok hisseden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DCB472-ADC774-547ED2-357102-A05971-AED0E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan&#39;da pazar günü erken genel seçimler yapılacak. Ekonomik krizle boğuşan ülkede halkın umudu, bu seçimler. Kemer sıkma politikaları nedeniyle işsizliğin, yoksulluğun arttığı ülkede halk bunalmış durumda. Özellikle dar gelirliler ekonomik sıkıntıyı en çok hisseden kesim. Ama bir kesim var ki, sıkıntı en çok onları etkiliyor; Türk azınlık.
Yunanistan&#39;da pazar günü yapılacak seçimleri Türk azınlık da büyük heyacan ve umutla bekliyor. Özellikle ekonomik sıkıntıların had safhaya ulaştığı ülkede ağırlıklı olarak çiftçilik yapan ya da inşaat sektöründe çalışan Türkler, umutlarını seçimden sonra oluşacak yeni hükümete bağlamış durumda.
Almanya&#39;nın Witten kentinde bulunan Batı Trakya Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği&#39;nin Genel Sekreteri Mehmet Hasan, ekonomik sıkıntılar nedeniyle adeta nefes alamayan Yunanistan&#39;daki hemşerilerinin pazar günü yapılacak seçimlerde çoğunlukla Radikal Sol Koalisyon SYRIZA&#39;yı destekleyeceklerini belirterek şöyle konuşuyor:
	
	

	
Yunanistan&#39;daki Türklerin çoğunluğu seçimlerde radikal sol koalisyon SYRIZA&#39;yı destekleyecek.
	
	
&#34;Pazar günü yapılacak olan seçimlere ülkenin genelinde olduğu gibi, Batı Trakya'da yaşayan Türkler de umutla bakıyor. Aslında bugün gidip &#39;Beklentileriniz nelerdir?&#39; diye sorarsanız, size verecekleri cevap, &#39;Ülkeyi artık Yeni Demokrasi ve Pasok partisinin haricinde başka bir parti yönetsin&#39; olur. Yani vatandaşlar, eski yönetimlerden bıktı, artık yenilik istiyor. Halkın büyük bir bölümü bu seçimlerde tepki oyu kullanacak. Buna karşın Batı Trakya&#39;da azınlık haklarının düzeltilmesiyle ilgili çok fazla beklenti yok. Bunun sebebi de Yunanistan&#39;da faaliyet gösteren partilerin, azınlığımıza karşı bakış açılarının şimdiye kadar pek farklı olmaması. SYRIZA partisi ve Türk adayları partinin programı hakkında bilgiler verirken Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının hakları konusunda vaatler vermiyor. Ancak SYRIZA bugüne kadar iktidara gelemedi. Bugüne kadar azınlığımıza Yeni Demokrasi ve Pasok partileri çok vaatlerde bulundular ancak sorunları çözmediler, bilakis çoğalttılar. Bundan dolayı SYRIZA&#39;nın da ülkeyi yönetirken azınlığa bakışını görmek gerek. Seçimlerden sonra temennimiz bunun değişmesi.&#34;
Batı Trakya&#39;da 80 ila 120 bin civarında oldukları tahmin edilen Türk azınlığın genelde çiftçilik ya da inşaat işçiliği yaptığını belirten Mehmet Hasan, tarım ve inşaat sektörünün ekonomik kriz nedeniyle sıkıntıya girmesi üzerine zaten zar zor geçinen Türklerin maddi durumlarının hayli gerilediğini vurguluyor.
	
	
Türklerin hassasiyet beklentisi
	
	
Mehmet Hasan özellikle Türklerin seçilecek hükümetlerden azınlık hakları konusunda hassasiyet beklediklerine vurgu yaparak, &#34;Seçimlerden sonra oluşacak muhtemel tablo SYRIZA yönetiminde koalisyon hükümeti olacak. SYRIZA küçük partilerden biri ile hükümeti kuracak. Bu POTAMİ Partisi, bağımsız Yunanlılar, PASOK, KKE, partilerinden biri olacak. SYRIZA seçimleri tek başına iktidar olacak şekilde tamamlamazsa, Yunanistan kısa sürede yeniden erken seçime de gidebilir, çünkü koalisyon hükümetinde SYRIZA AB ve Troyka ile pazarlıklarda istediği gibi yumruğunu masaya vuramayacak. Ekonomiyi güçlendirmesi Batı Trakya Türklerini de rahatlatacak. Ekonomik rahatlamayla birlikte elbette Türkçe eğitimi, müftülerin seçilmesi gibi hayati konulardaki taleplerimiz de var&#34; diye konuşuyor.
Yunanistan&#39;da Türkler son yıllarda parlamentolarda temsil ediliyor. Seçim barajı nedeniyle kendi partileriyle meclise giremiyorlar ama değişik partilerden aday olan Türk kökenli siyasetçiler Yunanistan Parlamentosu&#39;nun kapılarını zorluyorlar. Şu anda üç milletvekili parlamentoda bulunuyor. Ancak Mehmet Hasan&#39;a göre, Türklerin Yunanistan parlamentosunda temsili yeterli değil. Hasan, &#34;Şu an, milletvekili sayısı açısından yeteri kadar temsil edildiğimiz pek sözlenemez. Bu da siyaseten daha zayıf olmamızı ve sesimizin daha az duyulmasına neden oluyor. Azınlık olarak, parlamentoya ne kadar çok milletvekili gönderirsek, temsil edilme şansımız da doğal olarak o derece artıyor. Bu sebeple temennimiz, bu tablonun yapılacak olan seçimlerde daha iyi bir hal alması ve Batı Trakya azınlığımızın temsil eden vekillerimizin artmasıdır&#34; diye konuşuyor.
	
	
	
	PASOK Partisi taraftarları seçim propagandasında
	
	
Dört Türk vekil beklentisi

	
Pazar günü yapılacak seçimlerde bu durumun değişebileceğini belirten Mehmet Hasan Türk kökenli milletvekili sayısının artmasından umutlu. Mehmet Hasan&#39;a göre şanslı adaylar ve partileri şöyle: &#34;Seçimlerde farklı partilerden 17 azınlık milletvekili adayı yarışıyor. Bunların içerisinde en şanslı olanlar Gümülcine ilinde SYRIZA adayları Ayhan Karayusuf ile Mustafa Mustafa ve To Potami Partisi adayı İlhan Ahmet. İskeçe ilinde ise kazanma ihtimali yüksek olan adaylar arasında SYRIZA adayı Hüseyin Zeybek ve Yorgo Papandreu'nun partisi Demokrat Sosyalistler Hareketi adayı Dr. Çetin Mandacı var. Bu vekil adaylarımızın favori olduklarını söyleyebiliriz. İkinci sırada bulunan Antonis Samaras'ın Yeni Demokrasi Partisi adayları ve diğer küçük partilerdeki adayların seçilme şansı yok gibi gözüküyor.&#34;
Ekonomik krizlerler genellikle aşırı sağ hareketleri artırıyor. Avrupa&#39;da bunların örneğini görmek mümkün. Ekonomide yaşanan dalgalanmaların faturası genellikle yabancılara, göçmenlere veya azınlıklara çıkarılır. Peki Yunanistan&#39;da da durum böyle mi oldu?
Mehmet Hasan, Yunanistan krizinin ırkçı Altın Şafak Partisi&#39;ni meclise taşıdığını belirterek, &#34;Krizin yaşandığı her ülkede aşırı milliyetçilik, ırkçılık öne çıkıyor. 2012 yıllında yapılan erken seçimlerde Yunanistan&#39;da da ırkçılık öne çıktı. Seçimlere katılan ırkçı Altın Şafak Partisi Yunan meclisine girmeyi başardı, üstelik 18 milletvekili çıkararak. Altın Şafak&#39;ın mecliste olması Yunanistan'daki mülteciler ve azınlıklar açısından büyük tehlike oluşturmaktadır&#34; diye görüşlerini belirtiyor.
	
	
	
	Gümülcine To Potami adayı İlhan ahmet ve Syriza adayı Ayhan Karayusuf.

		
		
		İskeçe Syriza adayı Hüseyin Zeybek, Gümülcini Syriza adayı Mustafa Mustafa ve İskeçe PASOK adayı Çetin Mandacı.
		
		Türkiye&#39;den seçime otobüslerle gidecekler
	
	
Yunanistan dışında yaşayan Türk azınlığın Yunanistan seçimlerine eskiden beri ilgi gösterdiğini vurgulayan Mehmet Hasan, pazar günkü seçimlere Türkiye&#39;den de otobüslerle Yunanistan vatandaşı Türklerin gideceklerini söyledi. Benzer uygulamaların eskiden Almanya&#39;da da yapıldığını belirten Hasan, siyasi partilerin seçimlerden önce uçak kaldırdıklarını söyledi: &#34;Eskiden Yunan siyasi partileri Almanya&#39;dan uçak organize ederlerdi. Cüzi miktarda para ile bilet alır, gider oyumuzu kullanırdık. Bu vesileyle ailelerimizi de ziyaret ederdik. Ama ekonomik kriz yüzünden bu artık mümkün değil.&#34;
Mehmet Hasan Türkiye&#39;nin geçen yıl yurtdışında yaşayan yurttaşlarına bulundukları ülkelerde seçime katılmalarına yönelik sağladığı imkanı Yunanistan&#39;ın henüz sunamadığını belirterek, Almanya&#39;daki Batı Trakya Türklerinin bu pazar günkü seçimi televizyon karşısında geçirmek zorunda kalacaklarını söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 24 Jan 2015 15:14:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygur Türkleri Çin'e geri gönderiliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-turkleri-cin-e-geri-gonderiliyor/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-turkleri-cin-e-geri-gonderiliyor/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D931C3-428ADA-8A30B9-DBDFFB-B53453-E4D76D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tayland'da yakalanan 200 Uygur Türk'ü kimlik tespiti için kampta tutuluyordu. İçlerinden bir kısmının kimlik tespit işlemleri tamamlandı ve Çin'in Müslüman bölgesi Sincan'dan geldikleri kanıtlandı. Tüm bilgileri tamamlanan kişilerin Çin'e geri verileceği açıklandı. Tayland başbakanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D931C3-428ADA-8A30B9-DBDFFB-B53453-E4D76D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tayland'da yakalanan 200 Uygur Türk'ü kimlik tespiti için kampta tutuluyordu. İçlerinden bir kısmının kimlik tespit işlemleri tamamlandı ve Çin'in Müslüman bölgesi Sincan'dan geldikleri kanıtlandı. Tüm bilgileri tamamlanan kişilerin Çin'e geri verileceği açıklandı.
Tayland başbakanı Prayut Chan-ocha'nın Pekin'e yaptığı ziyaretin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı açıklamada bulundu. İki ülkenin koordineli bir şekilde &#34;illegal göçmenler, uyuşturucu trafiği, terörizm ve uluslararası suçlar" konularında çalışma yürüteceklerini açıkladı.
Çin başkanı Li Keqiang geçen hafta Tayland'a yaptığı ziyarette 3 milyar dolarlık kredi ve komşu ülkeleri olan Kamboçya, Vietnam ve Laos'a da alt yapılarını ve üretimlerini geliştirmeleri için yardım etmeyi teklif etmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Dec 2014 09:27:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tatili olmayan işçiler ülkesi: ABD]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tatili-olmayan-isciler-ulkesi-abd/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tatili-olmayan-isciler-ulkesi-abd/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2644E-BD8508-89063A-3433D4-6887DB-65F0BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Altı yıl önce Sydney'e taşınan Amerikalı Edmund McCombs'un ülkesine geri dönmeye niyeti yok. Onu orada tutan şey ise Avustralya'nın güzel sahilleri ve kafelerle dolu limanları değil sadece. Floridalı McComb buradan ayrılmak istemiyor, çünkü patronu onu tatile çıkması ve iş dışındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2644E-BD8508-89063A-3433D4-6887DB-65F0BB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Altı yıl önce Sydney'e taşınan Amerikalı Edmund McCombs'un ülkesine geri dönmeye niyeti yok. Onu orada tutan şey ise Avustralya'nın güzel sahilleri ve kafelerle dolu limanları değil sadece. Floridalı McComb buradan ayrılmak istemiyor, çünkü patronu onu tatile çıkması ve iş dışındaki yaşamının tadını çıkarması için onu teşvik ediyor.
McCombs, Avustralya'daki bu tatil kültürünün, Amerika'daki yaşam tarzına alışkın biri olarak kendisini şaşkınlığa uğrattığını belirtiyor.
Avustralya'da yasalar işçilere 20 iş günü ücretli izin hakkı veriyor. McCombs son bir yıl içinde Fiji'ye, Batı Avustralya'ya ve Florida'ya gitmiş. Altı yıl önce Atlanta'da çalışırken ise yıllık izni sadece 10 günmüş ve bir kerede beş günden fazla izin alamıyormuş. &#34;İlk yıl bu hakkı kazanmam gerekti, ancak bir yıl sonra iznimi kullanabildim," diyor McCombs.
	
	
Tatilsiz ülke
	
	
ABD gelişmiş ülkeler içinde ücretli izni bir hak olmaktan çok ikramiye olarak gören tek ülke. Avusturya, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde çalışanlara 30 günü aşkın ücretli yıllık izin verilirken, ABD'de bu günlerin sayısı... sıfır.
ABD'de 1938'de çıkarılan iş yasası haftalık maksimum çalışma süresi, fazla mesai, asgari ücret, çocuk emeği gibi birçok konuyu ele almakla birlikte ücretli izin sorununa hiç değinmemiş. Bu durumda yıllık izin, hastalık izni gibi konular tek tek çalışanların işverenle yaptığı anlaşmaya göre düzenlenmiş oluyor.
Ekonomik ve Politik Araştırma Merkezi'nin verilerine göre, ABD'de birçok şirket çalışanlarına 5-15 gün arası ücretli izin hakkı tanırken, özel sektörde çalışan işçilerin yaklaşık dörtte birinin ücretli izin hakkı bulunmuyor.
Bir barda çalışan Carrie Stevens bu işçilerden biri. Virginia eyaletinde yaşayan 31 yaşındaki Stevens'in haftalık çalışma süresi 38-45 saat arasında değişiyor. Fakat ne ücretli hastalık izni, ne de tatili var. Ücretli izin hakkı olsa bile saat ücreti olarak eline sadece 2,13 dolar geçtiği için çok cüzi bir para alacağını belirtiyor. Çünkü ABD'de yasal asgari ücret saat başına 7,25 dolar olsa da, yasalar bahşiş alan işçilere daha az ücret ödenmesine izin veriyor.
	
	
Korku kültürü
	
	
Ücretli izin hakkı olan Amerikalılar açısından bile pratikte bu hakkı kullanmak oldukça zor. Çünkü Amerika'daki işyeri kültürü, tatil hakkını kullanmak isteyenlerin tembel ya da sadakati sorgulanabilecek kişiler olarak damgalanmasına meydan veriyor. Bu nedenle birçok işçi, hakkı olan izin günlerini kullanmadan bırakıyor. Uzmanlar bunun iş hayatı ile özel hayat arasında diğer gelişmiş ülkelerde rastlanmayan büyük bir dengesizliğe yol açtığını belirtiyor.
Glassdoor.com adlı bir kariyer sitesinin Nisan ayında yaptığı bir araştırmaya göre, ABD'de geçen yıl ücretli tatil hakkını kullanan ortalama bir işçi, hakkı olan sürenin ancak yarısını kullanmış. İşçilerin yüzde 28'i işlerinden geri kalma korkusunu, yüzde 17'si ise işlerini kaybetme korkusunu neden olarak göstermiş. Yüzde 19'u ise işlerinde yükselme olanağı açısından kendilerine avantaj sağlayacağını düşündükleri için izin haklarının tamamını kullanmadıklarını söylemiş.
	
	
Yasaları değiştirme mücadelesi
	
	
ABD'de ücretli izin hakkının garanti altına alınması için kampanya yürüten kongre üyeleri arada bir bu sorunu gündeme getiriyor. Florida'dan Alan Grayson birçok kez bu girişimde bulunmuş. Demokrat Partili Grayson işle ilgili stres nedeniyle işe gitmemenin üretkenlik ve sağlık sorunlarına neden olduğunu ve bunun ekonomiye maliyetinin 344 milyar dolar olduğunu belirtiyor. Grayson, 100'den fazla işçi çalıştıran şirketlerin çalışanlarına bir haftalık ücretli izin tanımasını öngören bir yasa tasarısını 2013'te Temsilciler Meclisi'ne sunmuş. Tasarı bir yıldan fazla sürüncemeye terk edilmiş. Grayson'un 2009'da sunduğu benzer bir tasarı başarısızlıkla sonuçlanmış. Bu tasarının oylandığı mecliste ise her üye bir ay ücretli izin hakkına sahip.
Florida'dan Sidney'e taşınan McCombs, &#34;ABD'den çıkmış olmasaydım bir aylık tatillerin hayalini bile kuramazdım," diyor. &#34;Ama Avustralya'da sıradan bir uygulama bu."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Nov 2014 11:40:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mumyadaki ilginç şey…]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iste-o-mumyadaki-en-ilginc-sey/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iste-o-mumyadaki-en-ilginc-sey/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ZARİFE KERİM İLE&nbsp; &#39;UYGUR YEMEK KÜLTÜRÜ&#39; ÜZERİNE... Söyleşi:@Sezai ŞENGÖNÜL Zarife Hanım kısaca kendinizden bahseder misiniz? Okuyucularımız sizi tanısın… Memnuniyetle... Doğu Türkistan&#39;ın/Urumçi şehrinde doğdum. Yaklaşık 16 yıldır İstanbul da ikamet ediyorum.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ZARİFE KERİM İLE&nbsp;
				
				
			&#39;UYGUR YEMEK KÜLTÜRÜ&#39; ÜZERİNE...
					
					Söyleşi:@Sezai ŞENGÖNÜL
	Zarife Hanım kısaca kendinizden
bahseder misiniz? Okuyucularımız sizi tanısın…
	Memnuniyetle...
Doğu Türkistan&#39;ın/Urumçi şehrinde doğdum. Yaklaşık 16 yıldır İstanbul da ikamet
ediyorum. Çin-Şhanghai Tekstil Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bölümünü bitirdim,
ardından İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum.
Aynı zamanda Çince yeminli tercümanlık yapıyorum. Bildiğiniz gibi, birde
'Zinnet' isimli Restaurantı işletiyorum.
	
	Zarife Hanım, işlettiğiniz bu
mekanın bir misyonu var mı? Bir lokantadan daha çok, sanki bir kültür evi gibi
de, yanılıyor muyum?
	Onurla
şunu diyebilirim ki, burası sadece Uygur
yemekleri yapan yemekhane görevini yapmaktan çok Uygur kültürünü tanıtmaya
çalışan bir kültür mekanı haline gelmiştir. 
	Lokantamızın
kuruluş felsefesi de aslında bu mantık üzerinedir. 15 senedir Türkiye'de
yaşıyorum. Türkiye'de yaşayan Türklerin birçoğu; Uygur, Kazak, Kırgız Türklerini
isim olarak biliyorlar. Fakat bu Türklerin kim olduklarını, nereden geldiklerini
ve kültürünü çok az biliyorlar. Türkiye'de bu bir büyük eksiklik olarak göze
çarpıyordu. İ.B.B. Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü içinde bulunan 'Kültür Parkının
kuruluş gerekçesi de işte bu eksikliği gidermek amaçlıdır. Lokantamızın
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu projesinin içine dahil olması, bu mahalleyi
daha da renklendirmiştir. Kısaca bu lokantamız biz Uygurlar vasıtasıyla en eski
bir Türk kavimi olarak, İpek yolunun zenginliklerini, yemek kültürü ile birleştirerek,
Orta Asya ve Uygurların kültürünü en doğru şekilde İstanbullulara ve tüm
Türkiye halkına; yani kardeşlerine anlatma ve tanıtma amaç ve gayesini
hedefler…
	
	
			
			Etkinlik ya da programlar da yapıyorsunuz
bildiğim kadarıyla, ne tür etkinlikler bunlar?
	Yine bu
kültür faaliyetleri kapsamında burada Hıdırellez Bayramı kutlamaları her yıl
daha bir görkemli yapılır. Özellikle buradaki nişan, düğün törenleri ve kır
düğünü görülmeye değer, bu hizmetleri de veriyoruz ayrıca. Türki Cumhuriyetlerinmilli
bayram kutlamaları da yapılır buralarda.. Görmenizi tavsiye ederim. Şenlikler,
ayrıca bu ülkelerin özgün müzikleri, dansları vs. hepsi var…
	
	Uygurların yemek kültürü hakkında tarihi
kaynaklar var mı, nelerden bahseder varsa?
	Türklerin
ilk yazılı belgesi niteliğindeki Divan-u Lugatı't Türk'te Uygur yemekleri
hakkında kayıtlı ilk bilgilere rastladığımızı söyleyebiliriz. Günümüzde dahi
Uygur Türklerinde kullanılan Tokaç (Tandır'da pişirilen bir çeşit ekmek türü)
Kövşek (Mayalı Hamurdan yapılan ekmek türü) Kömeç (Ateş külünde pişirilen ekmek
türü) Katlıma (Katmer) ve Çörek gibi ekmek çeşitlerine orada da rastlanmaktadır.
Ayrıca 1980 yılında Kaşgar'da mumyalanmış bir kadın cesedi bulundu.. Mumya
incelendiğinde bu kişinin mavi gözlü, sarı saçlı ipekten kıyafetler giymiş bir
kadın olduğu tesbit edildi. Yine bu kadının 30 yaş civarında ve üzerindeki
ipekten kıyafetlerle gömülmüş çok zengin bir kavmin melikesi olduğu araştırma
ve incelemeler sonucu ortaya çıktı. Bu kadın mumyasına &#39;KRORAN GUZELİ&#39; ismi
verildi. Japon araştırmacılar bu cesedin
6000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirttiler. İşte, o mumyada bizler için
en ilginç olan şey ise; kadının başucunda taşa dönüşmüş halde bulunan iri
birkaç mantı ve birkaç Cucuredir. Buradan hareketle Uygur yemeklerinin en az
6000 yıllık bir geçmişi olduğunu belirtebilirim...
	
	
			
			Gelelim bu Uygur yemeklerinin en belirgin özelliklerine, nelerdir?
	Zahmetli, orjinal, sağlıklı ve çok
lezzetli...
	
	Türk yemekleriyle Uygur damak tadının farklı olduğunu düşünüyor
musunuz? Ya da benzer yanları var mı?
	Türkler ve Uygurların kardeş
olduğu gibi, sanki yemekleri de kardeş. Benzer yemeklerimiz var. Fakat Uygur yemekleri
daha orijinal ve zahmetli. Mesela, Uygurlar; mutfakta makine kullanmayı tercih
etmiyorlar. Makine ile yapılan kıymayla satır kıymasının çok farklı olduğunu
düşünür ve kıymalı yemeklerde satır kıyması kullanırlar… Her ne kadar zahmetli
olsa da... Mesela pilav, her millette
pilav vardır ve her yörenin yapış şekli çok farklıdır. Türkler pilavı çok severler. Uygur pilavı ya
da Özbek pilavı olarak bilinen pilav ise, Orta Asya'da en çok sevilen
yemeklerden olup çok saygın misafirler için sofraya getirilir. Aynı zamanda
düğün ve mevlit yemeğidir. Aynı zamanda da çok sağlıklı bir yemektir. Bilindiği
üzere havuç; vitamin deposu olarak bilinen bir sebzedir. Çiğ yenildiğinde vücut
için pek az vitamin sağlar. Ancak yağda kızartılırsa oldukça vitamin değeri
artar. Bu çoğu başka sebzelerde tersi bir durumdadır. İşte bu yüzden Uygur
pilavı (diğer adıyla POLO) olarak
bilinen havuçlu pilav da, et ve havuç yağda kızartılarak bol miktarda kalsiyum
ve C vitamini üretir bir hale getirilir. Bu vitaminler pirincin içine sinerek
hem çok çok lezzetli olur, hem de tam bir vitamin deposu halini alır. Dolaysıyla,
yukarıda da belirttiğim üzere Uygur
yemekleri bu yüzden tam anlamıyla çok besleyicidir…
	
	Birde Şunu soralım… Çin yemek kültürü ile Uygur yemek kültürünün
benzer yanları var mı? Mesela Uygur yemeklerini Çinliler de yapar ve yer mi?
	Elbette... Uygur yemekleriyle Çin
yemekleri arasında bazı benzerlikler var. Ünlü ipek yolunun baharat kültürü, Çin
ve Uygur yemeklerine yansımıştır. Uygur Bölgesi ve Çin'in coğrafi
yakınlıklarından ve kültürel etkileşiminden kaynaklanan etkenlerden dolayı
yemek kültüründe de bir yakınlık mevcuttur. Bu sebepledir ki Çinliler Uygur yemeklerini
çok seviyorlar. Şu an, Çin'de Uygur lokantaları neredeyse Fransız lokantaları
kadar popülerdir. Çinliler Uygur yemeklerini, besleyici ve çok leziz bulurlar.
	
	
			
			'Kımız'da bulunuyor mu? Çünkü Orta Asya içecekleri denilince, biz
Türklerin aklına ilk önce &#39;Kımız&#39; gelir… 
	Evet, Kımız da bulunuyor lokantamızda.
Biliyorsunuz 'Kımız' Türklerin geleneksel içeceklerinden biridir ve at sütünden
yapılır... At sütü, deri tulum içerisinde ve en az 4000 defa vurularak
yapılıyor. Artı çok da yararlı bir içecektir. Neye yarar derseniz; Akciğerin
temizlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir… 
	
	Hımm… Peki, siz kendiniz mi yapıyorsunuz bu
Kımızı yoksa bir yerlerden mi temin ediyorsunuz?
	Tabii,
Kımız artık Türkiye'de de var... Kazak bir hemşehrimizin çiftliğinde
Kazakistan'dan özel olarak getirilen atlar var… Ve bu atların sütünden
kendileri yapıyor Kımızı. Bizlerde lokantamıza oradan getirtiyoruz. 
	
	Tadı nasıl, tarif edecek olsanız? Ve burada
üretilenlerle, asıl yerlerindeki Kımız arasında bir farkı var mı?
	Tadı
aslında Kefirin tadına benziyor biraz… Burada üretilen Kımız ile Kazakistan,
Kırgızistan'da üretilen Kımız arasında birazcık fark var, tabii ki... Oralardakiler
daha yoğun ve daha bir lezzetli gibi…
	
	
			
			Müşterileriniz ağırlıklı olarak Uygurlar mı?
	Uygurlar diyebiliriz. Bunun
yanında yerli insanlarımızda de çok alıştılar diyebilirim. Uygur yemeklerini
yiyen Türklerin çoğu bu damak tadını seviyor aslında. Bu hizmeti 6 senedir
veriyoruz. 6 senedir bu mekana alışan ve ya yemeklerimizi beğenerek yedikten
sonra arkadaş çevrelerine tavsiye eden bir çok insan var. Orta Asya'dan gelen
Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar müşterilerimiz de çok elbette. Her yöreden insan
geldiği için haliyle dil problemini çözmek, sipariş alma usulü, müşterileri iyi
anlamak ve bunları organize etmek de çok önemli burada… Bunları da aşmış
durumda olduğumuz için, müşterilerimize artık profesyonelce ve en iyi hizmeti
veriyoruz diyebilirim.
	
	Sanırım bazı kullandığınız malzemeler Doğu Türkistan'dan geliyor ve bu
malzemelerin kendine has bazı &nbsp;özellikleri var galiba? 
	Uygur yemekleri; genelde et, hamur
ve baharat üzerinedir. Hamur ve et Türkiye'den temin ediliyor... Ayrıca
kullandığımız baharatların bazılarını burada bulma imkanımız yok, bazılarını da
çok zor buluyoruz. Dolaysıyla, baharatların çoğu Türkistan'dan geliyor. Yemeklerin temel taşı aslında bu baharatlar.
Bunları temin edemezseniz bu işi yapmak çok zorlaşır. Hatta özelliğiniz kalmaz…
	
	Yine her yemek için ayrı özel kap kullanıldığını duydum, yani her yemek
aynı tencerede pişirilmezmiş öyle mi? Özel kaplar varmış galiba her yemek için…
	
	Evet, birçoğunda bu var… Doğru bu
bilgi… Her yemek her kazanda pişirilemez Anadolu'da Hingal adı verilen ve Uygur
Türklerinin Mantu, (Manta) adını verdikleri buharda pişirilen bir çeşit yemek
için 'Mantu Kazanı' adı verilen özel bir tencere kullanılır. Bu tencere
Bakırcılar tarafından özel tasarlanmış olarak ve özel pişirme tekniklerine göre
imal edilmiştir. Bir çeşit kebap olan Dankan Kebabı'da 'Dankan' adı verilen
özel dökümden imal edilen pik kazanda yapılabilir. 'Göşgirde adı verilen bir
çeşit etli ekmek çeşidi ise, ancak 'tandır'da pişirilir. Çeynek Çorbası
adındaki Haşlama et türü yemek ise, özel olarak Porselen Çaydanlıklarda 3-5
saat aralığında geçecek bir zaman diliminde gene özenerek hazırlanır. Birde
mutfak gereçleri genel olarak el sanatkarları tarafından yapılır ve onlar
kullanılır.
	
	Sanatkar demişken.. Hatta, Hoca Ahmet Yesevi' de sanırım iyi bir kaşık
ustası, sanatkarı olarak da bilinirmiş Türkistan coğrafyasında… Bu bilgi doğru
mu?
	Bizlerde öyle biliriz… Büyük Türk
Mutasavvıf, Divan-i Hikmet'in yazarı ve aynı zamanda Şair Hoca Ahmet Yesevi'nin
evet, iyi bir kaşık ustası olduğu bizim tarafımızdan da bilinir. Kendisi Türkistan
Çoğrafyasında ve özellikle Doğu Türkistan'da 'Kaşıkçılık' mesleğinin Piri yani
önderi olarak da bilinmektedir…
	
	Yemek servis süreleri de farklı sizde gördüğüm kadarıyla.. Yani bu
süre biraz uzun gibi… Bizim Türk Restoranlarına göre… Neden kaynaklanıyor bu
durum?
	Evet, bu kesinlikle doğru… Çünkü
bizim yemeklerimiz genelde sipariş edildikten hemen sonra taze taze yapılır
pişer. Tabii ki bir takım altyapısı önceden kurulmuştur bunu. Ama sebze
meyvelerin pişmesi, hazır olan diğer malzemeye eklenti yapılması biraz zaman
alır. Bu yüzden de biraz servis süresi uzar. Ama daha sağlıklıdır bekleme
olmadığı ve taze ürün kullanıldığı için. Örneğin mantı istediniz, önceden
pişmiş mantı gelmez size. Hemen oradan çiğ hamurla hazırlanan mantı pişirilmeye
başlar. Aslında fazla uzun bir zaman dilimi değildir, yani çok uzun bir süre
değildir… Belki de ben alışık olduğum için bana böyle geliyordur…
	
	
			
			Birde ilginçtir, gördüğüm kadarıyla yediğiniz yemeklerin yanında,
öncesinde, sonrasında sürekli çay içiliyor sizde?
	Bilirsiniz Türkler de çay kültürü
de çok önemlidir. Uygurların çay kültürü de apayrı bir kültürdür. Vücudunuzun
özelliği, mevsim, moraliniz ve hatta sağlık durumunuza göre içilecek çaylar Uygur
kültüründe farklılık arzeder.Uygurların yüzlerce çay çeşitleri vardır. Bunun
içinde, Hoten çayı, meyve çayı, kara çay, süt çay, bitki çayı, vs., gibi çaylar
restaurantımızda mevcut olup, bunların hepsi Türkistan'dan özel olarak
tarafımızdan getirtilir. Dediğiniz gibi genel olarak Uygur kültüründe yemek
öncesi esnası ve sonrasında çay içme kültürü çok yaygındır. Mesela sizde ayran
meşrubat vb. şeyler içilir, yemek yanında ama Gördüğünüz gibi bizde genel
olarak sadece çay içilir ya da ikram edilir. Tabii müşteriler başka türlü
içecekler talep ettiğinde (ayran meşrubat, kımız vb.) onların ihtiyacına cevap
verecek şekilde diğer içeceklerimizde mevcuttur.
	
	Unutmadan… Birde dikkatimi çok çeken bir şey oldu… Baktım mesela
birkaç ailede küçük çocuklar dahil, önlerine gelen şiş kebabı direk şişlerden
ağızlarına alarak yiyorlar. Ağızları yanmıyor mu, korkmuyorlar mı hiç?
	Hayır… Aslında sıcak şişler ama
öyle korkulduğu kadar çok da değil. Birde bir süre sonra nasıl yemeniz
gerektiğini öğreniyorsunuz. Ağzınıza, şişten et parçalarını çekerken bir nevi
uzmanlaşıyorsunuz, haliyle de korkmanıza gerek kalmıyor. Tabi sakarlık yapanlar
olursa, şiş ağızlarına da batabilir, eti şişten çıkartırlarken dikkat
etmezlerse ağızları da biraz yanabilir.. Ama Uygurlar bu konu da uzman… Başka
bir şey daha söyleyeyim şimdi size; örneğin, Türkiye'de Adana Kebap yerken yanında
bir sürü salata çeşidi vb. gelir değil mi? Bizim kültürümüzde hiç dikkat etiniz
mi bilmiyorum, şişler pişer öylece gelir. Ve yanında salata vb. türü hiç birşey
yoktur. Eğer özellikle istemezseniz önünüze sadece bu şekilde gelir. Hatta
ekmek te pek yenilmez…
	
	Müdavimleriniz var mı? (Sürekli ya da zaman zaman gelip, yemek yiyen
ünlü ya da tanınmış simalar) &nbsp;Uygur damak tadını beğenen, zaman
zaman yemeklerinizi tadan…
	Tabii, 6 senedir Uygur yemeklerini
seven, bizi destekleyen çok müşterilerimiz var. Zaman zaman Türkiye'deki
tanınmış bazı kişilerde yemeklerimizi beğenerek bizleri onurlandırmışlardır. Bu
misafirlerin zaman zaman tekrar geldikleri de oluyor. Müdavimlere bir iki örnek vereyim mesela; Ömer
Faruk Tekbilek gelmiştir. İlk kez Uygur yemekleri yemiştir ve çok beğendiğini söylemiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın; Kadir Topbaş Bey vakit buldukça
gelir, Uygur yemeklerini sever ama özellikle Türkistan çayını çok sever.
Şarkıcı Emre Aydın gelir, bunun yanında Tiyatrocu Necat Uygur&#39;un çocukları da gelir, giderler…
	
	
			
			Jany Oğan Bey var, Fransa'da. İyi bir Uygur aşçı kendisi. Ben ondan
izin aldım yemeklerinizi görsel olarak onun fotoğraflarıyla da örnekleyeceğiz
ama siz yine de Uygur mutfağının en beğenilen birkaç yemeğinin adını sayar
mısınız? Birde zahmet olmaz ise bir tanesinin kısaca yapılış şeklini kabaca
tarif eder misiniz?
	Memnuniyetle… 'Legmen' isimli
yemeği örnek vereyim. Çünkü bu yemek Uygurların geleneksel yemeklerindendir.
Legmen, biz Uygurlarda el makarnasıdır. Hamur; tuz ve su ile yoğurulur,
ardından makarna elde yapılıp metrelerce uzatılır, sonra haşlanır. Üzerine
istediğiniz sebzelerden oluşan çok lezzetli bir sos yapılır. Genellikle, yapılan
bu kavurma usulü soslarda etsiz olmaz. Sonrası malum… Yapılan bu sos, makarnanın
üzerine dökülüp öylece servis yapılır. Ayrıca, Uygur kızları çok küçükken
Legmen yapmayı öğrenirler. Bu geleneksel durumda Legmenin Uygur kültüründe ne
kadar önemli olduğunu gösterir. Size
ilginç gelebilir ama Uygur erkekleri, Legmeni güzel yapan marifetli hanımlarla
evlenmeyi daha bir tercih ederler. Burada başka bir tesbiti daha yapabiliriz;
Uygur erkekleri de boğazına çok Türk erkekleri gibi düşkündürler… Bunlardan
baska, Mantı, Cucure, Gosnan, Polo (Uygur pilavı ya da Türkiye'de Özbek pilavı
olarak bilinen pilav), Bense, Narin yada Beşparmak, Şaşlık Kebap vb. Uygur
yemekleri arasında en beğenilenleri ve duyulmuş olanlarındandır. Uygur mutfağı,
hakikaten çok zengin bir yemek kültürünü içinde barındırır.
	
	Fiyatlarınızı da soralım… Fiyatlarınız nasıl, emsali yerlerle kıyas
yapıldığında?
	Aslında normal ve uygun dersem,
sanırım yerinde bir cümle sarfetiş olurum.. Bir kere et yemekleri pahalıdır
bilirsiniz. Uygur mutfağında da etsiz yemek yok denecek kadar az. Artı, başka bir sorunuza cevaben açıklamalarını
yaptığım gibi, bazı malzemeler bize özel olarak yurt dışından geliyor, haliyle
bunların bize maliyeti epeyce oluyor.
Gene de tüm bunları yansıtmamak için elimizden gelen tüm çabayı
sarfediyoruz. Ayrıca bizim bir gayemiz var, ondan da bahsettim. Kar marjını bu
yüzden işletme olarak düşük tutmaya çalışıyoruz. Aksi halde insanları buralara
getiremeyiz. Uygur kültürünü, Orta Asya kültürünü nasıl tanırlar? İşin özü zarar
etmeden bu işi yapmaya gayret ediyoruz kısacası.
	
	İşletmenizin ismi 'Zinnet' güzel ve farklı bir isim… Bir hikayesi var
mı? 
	&#34;Zinnet" Uygurca&#39;da; süs, mücevher, değerli eşya anlamındadır.
Fakat, &#34;Zinnet" aynı zamanda benim rahmetli anneminde ismidir… Mistik Uygur
kültürünü ve Orta Asya kültürünü tanıtma gücümü sevgili annemden aldığım için,
burasının imini de 'Zinnet' koyarak &#34;mücevherleri" yaşatmak istedim. Ayrıca, bu
isimi seçerken Büyükşehir Belediye başkanımız Sayın Kadir Topbas Bey ve diğer
yetkililerle birlikte isim konusunu görüştük. Orada o zaman ki bazı yetkili ve
yöneticiler farklı farklı isim teklif ettiler. Bende bu ismi koymamdaki
gerekçelerimi Sayın Başkana ve diğer yetkililere ayrıca sundum. O vakit Sayın Belediye Başkanımız Kadir Bey^de;
'Madem burayı Zarife Hanım işletecek, bırakalım ismi de kendisi bulsun, böylesi
daha uygun olur' anlamında cümleler sarfetti.
Ve benim teklif ettiğim, yani annemin ismini böylece işletmemizin adı olarak seçmiş olduk. Ayrıca bu
davranışımdan dolayı da Kadir Bey kendileri tebrik etti. Bu yüzden de sevgili
Belediye Başkanımıza minnettarım.
	
	
			
			Bu ilginç ve önemli projenin akıl hocası kim, yani kim düşünmüş ilk
olarak …
	Bu güzel projeyi İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş Beyefendi, İstanbullulara kazandırmıştır.
Aynı zamanda bu tesis İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel
Müdürlüğü bünyesindedir. Tabiri caizse Kültür A.Ş yöneticileri -sadece benim
işlettiğim restaurant için geçerli değil bu söyleyeceğim- haklı olarak tüm bu
Kültür Parkına (komple) gözbebeği gibi bakıp, ilgilenmektedirler. Ayrıca ben bu
projenin, İstanbul için, hatta Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli ve tarihi
bir proje niteliğinde olduğunu da düşünüyorum. 
	
	Neden o kadar önemli peki?
	Çünkü Türki Cumhuriyetleri bir
araya toplayan, kardeşlik ve beraberliği buralar üzerinden bile hissettiren ve
de en önemlisi Türkiye'de yaşayan Türklere, Orta Asya Türklerinin yaşam
şeklini, kültürünü ve yemek kültürlerini bu metropol şehirde görebilme imkanına
sahip kılan çok değerli bir projedir. Dediğim
gibi, Uygur, Kazak, Kırgız denilince burada yaşayan Türkler, isim olarak onları
biliyorlardı. Fakat, bunların kim oldukları, nereden geldikleri bayrakları, kıyafet
ve yemek kültürleri, sosyal yaşamları hakkında ise kısmen bazı bilgilere
sahiptiler. Hatta ben, Orta Asya Türklerini, Japon ve Çinlilerden sayanları
bile gözlemledim. Tabi bir takım fizikler benzerliklerde olunca doğal olarak
insan benzetebilir, bu da normal. Dolayısıyla Türkiyemiz ve çocuklarımız için
çok önem arzeden, bu kültürün onlara ve Türk halkına, ayrıca İstanbullulara tanıtılması
için bu mekan çok önem arzetmektedir.
Etrafta gördüğünüz bu evler, &#34;Türk Dünyası Kültür Mahallesi" içinde,
farklı Türki Cumhuriyetlere ait kültür evleri olup, Orta Asya hakkında genel
olarak bir bilgi veriyor. Restaurantımız da bu gözle bakıldığında manevi olarak
çok büyük önem taşıyor…
	
	İlginç bir anınız var mı, ya da son olarak söylemek istediğiniz birşeyler…
	Aslında var... Bunu bu güne kadar pek kimseye söylemedim… Hem bu benim için güzel de bir anı sayılır... Sezai Bey, ben burayı işletmek için ilk aldığımda düşünün ki
bir doktora öğrencisiydim. Şimdi düşünüyorum da; dünyanın hiçbir yerinde bu
kadar güzel imkanlar Türkiye'de ki kadar adaletli dağıtılmıyor. Ben öyle bir pozisyondayken ne Amerika'da, ne
İngiltere'de ne'de başka ülkeler böyle bir imkanı bana bırakırlar mıydı? Düşünün; Türkiye'ye de yeni gelmişim ve
öğrenciyim, henüz daha yeni vatandaşlık almışım. Ama burayı da işletmeyi o kadar istiyorum
ki, Kadir Bey ve o zamanın yetkilileri benim bu isteğimi, arzumu görünce bana
gerekli tüm şartları sağlamam, gerekli evrakları hazırlamam şartıyla bu
lokantayı işletme hakkını bana verdiler. Böyle birşeyi başka ülkelerde görebilir
misiniz? Onun için Türkiye'de demokrasi yoktur, şöyledir-böyledir diyenleri
görüp, duyunca çok üzülüyorum. Bunu belirtmek istedim… Demek ki; bir şeyin
hakkını vereceğinize ve gerekli şartları yerine getireceğinize inanırsa
yöneticiler, idareciler sizin neci olduğunuza, nereden geldiğinize, ne
yaptığınıza bakmıyor. Şayet birşeyi hak ediyorsanız, gereken kolaylığı kanuni
çerçevede tüm yetkililer sağlıyorlar. Son cümlem; size, bizleri de unutmayıp söyleşi yaptığınız için teşekkür ediyor ve tüm okuyucularınıza selam ve sevgilerimi sunuyorum.
			
			2014@Sezai ŞENGÖNÜL]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Nov 2014 12:19:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Göstericiler birbirine girdi!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gostericiler-birbirine-girdi/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gostericiler-birbirine-girdi/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C5686-743149-14FC8A-840044-30EF27-DD46B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Köln polisi olayları iki gurup arasına etten duvar örerek daha fazla büyümeden engelledi. Ellerinde Türkiye ve Doğu Türkistan bayrakları olan grup olay yerinden uzaklaştırıldı.&nbsp; GÖSTERİCİLER KARŞI KARŞIYA GELDİ&nbsp; Saat 14.00&#39;de Eberplatz Meydanı&#39;nda bir araya gelen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C5686-743149-14FC8A-840044-30EF27-DD46B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Köln polisi olayları iki gurup arasına etten duvar örerek daha fazla büyümeden engelledi. Ellerinde Türkiye ve Doğu Türkistan bayrakları olan grup olay yerinden uzaklaştırıldı.&nbsp;

	
GÖSTERİCİLER KARŞI KARŞIYA GELDİ&nbsp;

	
Saat 14.00&#39;de Eberplatz Meydanı&#39;nda bir araya gelen protestocular, IŞİD&#39;in Kobani&#39;deki saldırılarını protesto etti. Ellerinde Abdullah Öcalan posteri taşıyan göstericiler zaman zaman Türkiye aleyhine slogan atarak kent merkezine doğru yürüyüşe geçti.&nbsp;
Kobani destekçilerinin yürüyüş güzergahı olan tarihi Köln Katedrali önünde ise küçük bir grup Çin&#39;in Doğu Türkistan&#39;daki Türklere yönelik politikasını protesto etmek için bir araya geldi. Basın açıklaması yapıp şiir okuyan grup dağılmak üzereyken, yakınlarından geçen Kobani protestocularından bazı göstericilerin, gruba şişe atması üzerine gerginlik çıktı. Yaşanan gerginlik üzerine polis polis iki grup arasında etten duvar örerken, Çin&#39;i protesto eden az sayıdaki göstericiyi bölgeden uzaklaştırarak, olayların büyümesi önlendi. Bölgeye takviye çok sayıda polis sevk edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 Nov 2014 09:41:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygur katliamı: 50 ölü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-katliami-50-olu/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygur-katliami-50-olu/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_318E11-CA7C47-009435-F78B80-D4ECC5-015F7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in resmi haber ajansı Xinhua, Pazar günü Bayangolin iline bağlı Bügür ilçesinde çıkan olaylarda isyancı 40 Uygur&#39;un vurularak öldürüldüğünü bildirdi.&nbsp; Kanlı olayların bilançosunu dört gün gecikmeli olarak bu akşam duyuran Xinhua, organize terör saldırısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_318E11-CA7C47-009435-F78B80-D4ECC5-015F7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;in resmi haber ajansı Xinhua, Pazar günü Bayangolin iline bağlı Bügür ilçesinde çıkan olaylarda isyancı 40 Uygur&#39;un vurularak öldürüldüğünü bildirdi.&nbsp;
Kanlı olayların bilançosunu dört gün gecikmeli olarak bu akşam duyuran Xinhua, organize terör saldırısı olarak nitelediği eylemde 6 sivil ve 4 polisin de hayatını kaybettiğini belirtti. Çin medyası, pazartesi günü geçtiği haberlerde ölü sayısını iki olarak duyurmuştu. Ancak, Hür Asya Radyosu, yerel kaynaklara dayanarak bu sayının onlarca olduğunu kaydetmişti. Çin medyasına göre, Şincan Uygur Özerk Bölgesi&#39;nde bu yıl meydana gelen muhtelif saldırı eylemleri sonucu ölenlerin sayısı 250&#39;yi aştı.&nbsp;
Bölgenin dış dünyaya kapatılması nedeniyle, olayların gerçek mahiyetinin tespiti mümkün bulunmuyor. Yabancı gazeteciler ya da insan hakları gözlemcileri bölgeye sokulmuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Sep 2014 07:38:28 +0400]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ye-tesekkur/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ye-tesekkur/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9B50BD-81B33E-5FDC02-9FA32D-51A9D5-871DA9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Doğu Türkistan Kültür-Dayanışma Derneği Genel Başkanlığı görevlerini yürüten Seyit Tümtürk, Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak da bilinen Doğu Türkistan&#39;da son dönemde yaşanan ve çok sayıda Uygur Türkünün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9B50BD-81B33E-5FDC02-9FA32D-51A9D5-871DA9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Doğu Türkistan Kültür-Dayanışma Derneği Genel Başkanlığı görevlerini yürüten Seyit Tümtürk, Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak da bilinen Doğu Türkistan&#39;da son dönemde yaşanan ve çok sayıda Uygur Türkünün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
Doğu Türkistan&#39;da yaşanan olayların, Çin yönetiminin ramazan oruç tutulmasını yasaklamasıyla ve Çin güvenlik güçlerinin Uygur kadınlarının ibadet ettikleri mekana baskın düzenleyerek 30&#39;a yakınını öldürmesi sonrasında tırmandığını ifade eden Tümtürk, &#34;Çin yönetiminin baskıcı tutumunu eleştirerek, Müslümanların yaşadığı coğrafyada orucun yasaklanması gibi bir uygulamanın dünyada eşi ve benzeri olmadığını&#34; söyledi.
&#34;Çin yönetiminin ramazan orucunu yasaklayarak Doğu Türkistanlıları tahrik ettiği&#34; görüşünü dile getiren Tümtürk şöyle devam etti:
&#34;Doğu Türkistanlılar bütün bu tahrike rağmen itidal, sabır ve sükunetle ramazanın barış içinde geçmesi için bütün o ağır şartlara, cezai müeyyidelere rağmen oruç ibadetini yerini getirebilenler yerine getirdi ve adeta dört gözle ramazan bayramını beklediler ancak arefe günü Çin ikinci provokasyonunu sergiledi. Kaşgar iline bağlı Yarkent ilçesinin İlişku bölgesinde hanımlar toplu halde ibadetlerini yerine getirdikleri bir mekanda Çin askerleri operasyon düzenleyerek &#39;izinsiz dini ibadet gerçekleştirildi&#39; ya da &#39;kanunsuz dini vecibeler yerine getirildi&#39; bahanesi ile orada bir operasyon yaptı ve 30&#39;a yakın Müslüman Doğu Türkistanlı kadını şehit etti. Bu ikinci operasyon maalesef yine itidal ve sabırla geçiştirilemedi çünkü bu artık bıçağın kemiğe dayandığı ve artık Doğu Türkistan Müslümanlarının patlama noktasında infialle karşılık verdikleri bir durumdu.&#34;
&#34;Yarkent ilçesine bağlı üç köyde, halkın Çin&#39;in katliamlarını durdurmak ve ibadetlerini özgürce yapabilmek maksadıyla sokağa dökülerek demokratik tepkisini ortaya koyduğunu&#34; ifade eden Tümtürk, &#34;Çin, protesto eylemi yapan bu halkı &#39;terör faaliyeti gerçekleştirdiler&#39; ve &#39;devlete karşı isyan ettiler&#39; bahanesiyle masum sivil halka kurşun yağdırarak yüzlerce Doğu Türkistanlı sivili katletti. Bayramın birinci günü Doğu Türkistanlılar adeta bayramı bir cehennem havasında yaşadılar. Çin yönetimi, Doğu Türkistanlılara bayramı zehir etti&#34; diye konuştu.

	
&#34;Bölgede sıkıyönetim ilan edildi&#34;

	
&#34;Bölgede tam bir sansür ve sıkı yönetim ilan edildiği için&#34; katliamlarda hayatını kaybedenlerle ilgili net bir sayı söyleyemediklerini belirten Tümtürk, &#34;ancak haber alabildikleri kadarıyla hayatının kaybeden Uygur sayısının binlerle ifade edildiğini&#34; söyledi.
Çin&#39;in bu tutumunu şiddetle kınadıklarını dile getiren Tümtürk, &#34;Bölgede sıkıyönetim ilan edildi, giriş-çıkış yasak, cep telefonu, internet ve sosyal iletişim araçlarının tamamı şu anda bloke edilmiş durumda. Fakat bilgi kırıntıları, sızan bilgiler bize orada hala operasyonların devam ettiğini haber veriyor. Biz o bölgeye derhal bağımsız gözlemcilerin gönderilerek katliamın boyutunun açıklanması ve orada bağımsız gözlemcilerin araştırma yapmasına imkan tanınmasını talep ediyoruz&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 07 Aug 2014 09:30:28 +0400]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sincan'da esrarengiz saldırı!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sincan-da-esrarengiz-saldiri/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sincan-da-esrarengiz-saldiri/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72F88B-66DF46-25288D-DFBCD0-298648-A2CB19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Şinhua ajansının bölgedeki emniyet birimlerine dayandırarak verdiği habere göre, saldırganlar, dün yerel saatle sabah sularında kesici ve yanıcı maddelerle yerel devlet binaları ve polis karakollarını bastı. Saldırganların yoldan geçen araçları da hedef aldığı ve 31 aracı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72F88B-66DF46-25288D-DFBCD0-298648-A2CB19.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Resmi Şinhua ajansının bölgedeki emniyet birimlerine dayandırarak verdiği habere göre, saldırganlar, dün yerel saatle sabah sularında kesici ve yanıcı maddelerle yerel devlet binaları ve polis karakollarını bastı.
Saldırganların yoldan geçen araçları da hedef aldığı ve 31 aracı parçaladığı,&nbsp;6 aracı ise ateşe verdiği&nbsp;öne sürüldü. Aralarında Han ve&nbsp;Uygur&nbsp;milliyetinden oluşan 10&#39;u aşkın sivilin&nbsp;öldüğü ya da&nbsp;yaralandığı aktarıldı.
Saldırıların ardından olay yerine gelen polisin 10&#39;u aşkın şüpheliyi vurarak öldürdüğü ifade edilirken, olayın nedeni, kesin&nbsp;ölü ve yaralı sayısıyla&nbsp;saldırgan olduğu iddia edilen kişilerin kimliklerine&nbsp;ilişkin ayrıntılı&nbsp;bilgi verilmedi.
Yetkililer, yaralıların civar hastanelerde tedavilerine başlandığını belirtirken, bölgede sosyal yaşamın normale döndüğü vurgulandı.
Sincan&nbsp;Uygur&nbsp;Özerk Bölgesi başta olmak üzere ülkenin bazı bölgelerindeki patlama ve bıçaklı saldırı&nbsp;gibi olaylar Pekin yönetimi tarafından doğrudan &#34;radikal gruplarla&#34; ilişkilendiriliyor ancak konuyla ilgili net bilgi verilmiyor.&nbsp;Çin, son dönemde bölgedeki önlem ve tedbirleri artırırken, &#34;bölücü&#34; olduğu iddia edilen kişilerin gözaltı ve yargılanma süreçlerine ilişkin bilgileri kamuoyu ile paylaşmıyor, sadece verilen cezaları resmi medyası aracılığıyla kamuoyuna duyuruyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 30 Jul 2014 09:31:24 +0400]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>