<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Birleşik Basın]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Hayvanlar Alemi]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Birleşik Basın</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 08:59:40 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[Kirpileri araba çarpmasından ultrason dalgaları kurtarabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirpileri-araba-carpmasindan-ultrason-dalgalari-kurtarabilir-9669/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirpileri-araba-carpmasindan-ultrason-dalgalari-kurtarabilir-9669/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2C9412-974258-4F7486-1C206B-06C4C2-0D3DE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Doğayı Koruma Birliği&#39;nin 2024 verilerine göre, her üç kirpiden biri trafik kazalarında ölüyor ve popülasyon ciddi bir düşüşle karşı karşıya.Ancak Oxford Üniversitesi&#39;nde yapılan yeni araştırma, çok sevilen bu memelinin yüksek frekanslı ultrasonik sesleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2C9412-974258-4F7486-1C206B-06C4C2-0D3DE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Doğayı Koruma Birliği&#39;nin 2024 verilerine göre, her üç kirpiden biri trafik kazalarında ölüyor ve popülasyon ciddi bir düşüşle karşı karşıya.Ancak Oxford Üniversitesi&#39;nde yapılan yeni araştırma, çok sevilen bu memelinin yüksek frekanslı ultrasonik sesleri duyabildiğini ve işitme duyusunun köpek veya kedilerden daha keskin olduğunu ortaya koydu.Araştırmacılar, ultrasonik kovucuların kirpileri yollardan uzak tutmakta kullanılabileceğini ve arabaların çarpması sonucu ölen kirpi sayısını azaltabileceğini buldu.Oxford Yaban Hayatı Koruma Araştırma Birimi'nde yardımcı doçent olarak görev yapan Dr. Sophie Lund Rasmussen şunları söyledi:Kirpilerin ultrasonik sesler duyabildiğini keşfettikten sonraki aşama, otomobil endüstrisi içinde araçlar için ses caydırıcıları tasarlayacak ve finanse edecek ortaklar bulmak olacak.Gelecekteki araştırmalarımız kirpileri araçlardan uzak tutacak etkili bir cihaz tasarlamanın mümkün olduğunu gösterirse bu, düşen Avrupa kirpisi popülasyonuna yönelik karayolu trafiği tehdidini azaltmada önemli rol oynayabilir.Çalışmada, Danimarka&#39;daki meslektaşlarıyla işbirliği yapan araştırmacılar, Danimarka&#39;daki vahşi yaşam kurtarma merkezlerinden alınan 20 rehabilite edilmiş kirpinin işitsel beyin sapı tepkisini test etti.Bu yöntem, hayvanlara yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla iç kulak ve beyin arasında hareket eden elektrik sinyallerini kaydederken, küçük bir hoparlörden kısa ses sinyalleri verilmesini içeriyor.Dr. Sophie Lund Rasmussen, arabalardaki ultrasonik kovucuların kirpiler için yol trafiği tehditlerini azaltmada önemli etkiye sahip olabileceğini söyledi&nbsp;Elektrotlar, 4-85 kHz aralığında sinyaller çalındığında beyin sapının aktive olduğunu ve yaklaşık 40 kHz&#39;de en yüksek hassasiyete ulaştığını tespit etti. Bu, kirpilerin ultrasonik aralıkta (20 kHz&#39;den yüksek frekanslardan başlayan) en az 85 kHz&#39;e kadar duyabildiğini gösteriyor.Deneylerden sonra bir veteriner tarafından kontrol edilen kirpiler, ertesi gece vahşi doğaya geri bırakıldı.Çalışmanın ortak yazarı Profesör David Macdonald şunları söyledi:Koruma amaçlı araştırmalar, bir türün biyolojisi hakkında temel ve yeni bir keşfe yol açtığında, bu da döngüyü tamamlayıp koruma için yeni bir yol sunduğunda özellikle heyecan verici oluyor.Artık kritik soru, kirpilerin ultrasona, çim biçme robotları veya hatta arabalarla çarpışma risklerini azaltabilecek şekilde tepki verip vermediği.&#34;Hearing and anatomy of the ear of the European hedgehog Erinaceus europaeus&#34; (Avrupa kirpisi Erinaceus europaeus&#39;un işitme ve kulak anatomisi) başlıklı çalışma Biology Letters adlı akademik dergide yayımlandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 16 Mar 2026 08:59:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rakunların sırf eğlence için bulmaca çözdüğü bulundu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rakunlarin-sirf-eglence-icin-bulmaca-cozdugu-bulundu-6576/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rakunlarin-sirf-eglence-icin-bulmaca-cozdugu-bulundu-6576/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2DEF73-4F3F1B-D93C24-8231DA-7C4F8F-9B092B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rakunların, sonunda herhangi bir ödül beklemeden bile bulmacaları çözebilecek kadar meraklı canlılar olduğunu gösteren yeni bir araştırma, bu hayvanların kentlerdeki davranışlarını daha iyi açıklamaya fayda sağlayabilir.&nbsp;Genellikle fırsatçı leşçiller gibi görülen bu hayvanlar,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2DEF73-4F3F1B-D93C24-8231DA-7C4F8F-9B092B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rakunların, sonunda herhangi bir ödül beklemeden bile bulmacaları çözebilecek kadar meraklı canlılar olduğunu gösteren yeni bir araştırma, bu hayvanların kentlerdeki davranışlarını daha iyi açıklamaya fayda sağlayabilir.&nbsp;Genellikle fırsatçı leşçiller gibi görülen bu hayvanlar, nispeten güvenli kilitleri olan çöp ve kompost kutularını bile açabiliyor.Ancak yeni bir araştırma, rakunların yiyecek ararken sadece aç değil, gerçekten meraklı olabileceğini öne sürüyor.British Columbia Üniversitesi&#39;nden araştırmacılar, rakunların ulaşabildikleri tek yiyecek ödülünü aldıktan çok sonra da bulmacaları çözmeye devam ettiğini saptadı.Bu bulgu, açlığın ötesinde daha içsel bir motivasyonun davranışlarını yönlendirdiğine işaret ediyor.Bilim insanları çalışmada, kolay, orta ve zor şeklinde gruplandırılmış 9 giriş noktasına sahip, çoklu erişimli özel bir bulmaca kutusu yaptı.Mandallar, sürgülü kapılar veya düğmeler gibi mekanizmalara sahip kutuda tek bir marshmallow vardı.Her 20 dakikalık denemede rakunların marshmallow&#39;u yedikten sonra genellikle yeni mekanizmaları açmaya devam etmesi, bilgi arama eğiliminin açık bir işaretiydi.Hakemli dergi Animal Behaviour&#39;da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Hannah Griebling, &#34;Tek bir denemede üç farklı çözüm yolunu da bulmalarını beklemiyorduk. Sonunda marshmallow olmasa bile problem çözmeye devam ettiler&#34; diyor.Rakunlar bulmacaları kolayca çözdüklerinde bile kutuyu kapsamlı bir şekilde keşfetmeyi sürdürerek birden fazla girişi denedi ve sıralarını değiştirdi.Görevler zorlaştığında güvenilir bir çözümü tercih ediyor gibi görünseler de yine de birden fazla yolu incelediler.Bu da rakunların keşif stratejilerini algılanan maliyet ve riske göre ayarlayabildiğini, yani diğer hayvanlar ve insanlardaki karar verme modellerine benzer biçimde hareket ettiğini gösteriyor.Dr. Griebling &#34;Bu modele bir restoranda sipariş veren herkes aşinadır... En sevdiğiniz yemeği mi sipariş edeceksiniz yoksa yeni bir şey mi deneyeceksiniz? Risk yüksekse (pahalı bir yemeği sevmeyebilirsiniz) güvenli seçeneği tercih edersiniz&#34; diye açıklıyor.Rakunlar, maliyet düşük olduğunda keşfe çıkıyor ve risk yüksek olduğunda hızlıca güvenli seçeneği tercih ediyor.Problemleri yalnızca yiyecek için değil, bilgi edinmek için de çözmeleri, rakunlara karmaşık ortamlarda avantaj sağlıyor ve çöp kutuları gibi diğer yiyecek kaynaklarına ulaşmalarını kolaylaştırıyor.Araştırmacılar, rakunların şehirlerde başarılı olmasının bundan kaynaklanabileceğini söylüyor.Ön pençelerinin de duyu sinirleri açısından zengin olması, mandalları ve kulpları hareket ettirerek yiyecek aramalarına yardımcı oluyor.Dr. Griebling, &#34;Rakunların başarılı olmalarını sağlayan bilişsel özellikleri anlamak, zorluk çeken türlerin yönetimine rehberlik edebilir ve problem çözme yoluyla insan yapımı kaynaklara erişen, ayılar gibi diğer türlere yönelik stratejiler geliştirilmesine katkı sunabilir&#34; diyor.Çalışmanın bir diğer yazarı Sarah Benson-Amram da şu ifadeleri kullanıyor:Rakunların zekası uzun zamandır halk kültüründe yer alsa da bilişsel yetenekleri üzerine yapılan bilimsel araştırmalar hâlâ sınırlı. Bu tür çalışmalar, bu ünü destekleyen deneysel kanıtlar sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 12 Mar 2026 08:06:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arjantin'de pirana paniği: Nehirde yüzen 40 kişi yaralandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arjantinde-pirana-panigi-nehirde-yuzen-40-kisi-yaralandi-9297/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arjantinde-pirana-panigi-nehirde-yuzen-40-kisi-yaralandi-9297/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4A65C-69205A-00EDC4-EA783C-835200-631F6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arjantin'in Entre Rio eyaletinde bulunan Parana Nehri'nde yaşanan pirana saldırıları paniğe yol açtı. Victoria kenti yakınlarında 1 ve 2 Şubat tarihlerinde nehirde yüzen 40'tan fazla kişi, balıkların ısırması sonucu yaralandı.Yetkililerin açıklamasına göre toplam 46 kişi saldırılarda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4A65C-69205A-00EDC4-EA783C-835200-631F6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Arjantin'in Entre Rio eyaletinde bulunan Parana Nehri'nde yaşanan pirana saldırıları paniğe yol açtı. Victoria kenti yakınlarında 1 ve 2 Şubat tarihlerinde nehirde yüzen 40'tan fazla kişi, balıkların ısırması sonucu yaralandı.Yetkililerin açıklamasına göre toplam 46 kişi saldırılarda yaralandı. Yerel medyaya konuşan plaj görevlilerinden biri, yaralanmaların ciddi olduğunu ve müdahale sırasında üç ilk yardım çantasını kullandığını söyledi.Saldırıya uğrayan kişilerin çoğunun el ve ayaklarından ısırıldığı, bazı yaralıların kan kaybı yaşadığı bildirildi. Yaralılar arasında çocukların da bulunduğu aktarıldı.Olayın ardından cankurtaranlar yüzücüleri sudan çıkardı ve bölgede kırmızı bayrak çekilerek yüzme yasaklandı.40&#39;tan fazla yaralı, biri parmağını kaybettiYerel hastane yetkilileri, tedavi edilen kişilerin büyük bölümünün yüzmenin yasak olduğu alanlara girdiğini belirtti. Uyarı levhalarının bölgede önceden yer aldığı ifade edildi.Basına yansıyan bilgilere göre, yaralılardan biri parmağını kaybetti. Yaralı sayısının artması üzerine plaj tamamen kapatıldı.Uzmanlar, yüksek sıcaklıklar ve nehir seviyesinin düşmesinin pirana saldırılarını artırdığını belirtiyor. Güney yarımkürede yaz mevsiminin yaşandığı Arjantin'de, sıcak havaların balıkların daha agresif davranmasına neden olduğu ifade ediliyor.Paraná Nehri'nde daha önce de benzer saldırılar yaşanmıştı. 2013 yılında 60'tan fazla kişi, 2021'de ise yaklaşık 30 kişi piranha saldırısında yaralanmıştı.&#39;Pirana saldırısı sonucu ölümler son derece nadir&#39;Uzmanlara göre, piranaların davranışı, popüler kültürde sıkça abartıldığı kadar ölümcül değildir. Bilimsel veriler, pirana saldırılarının insanlara yönelik olarak nadiren ve çoğunlukla suyun yüzeyinde el, ayak gibi uzuvlara küçük ısırıklar şeklinde gerçekleştiğini gösteriyor.Uzmanlar, bu tür saldırıların büyük kısmı ciddi yaralanmayla sonuçlanmadığını ve ölümlerin son derece seyrek olduğunu belirtiyor. Çoğu vaka, düşük su seviyeleri gibi çevresel koşulların etkisiyle balıkların daha yoğun bir şekilde kıyıya yaklaşmasıyla ilişkilendiriliyor.Piranalar genellikle leş, küçük balıklar veya diğer su canlılarıyla beslenen balıklardır ve sinemalarda görülen gibi bilinçli, geniş çaplı saldırgan davranışlar sergilemeleri olağan değildir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 07 Feb 2026 17:54:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bazı köpekler 'kulak misafiri' olarak yeni kelimeler öğrenebiliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bazi-kopekler-kulak-misafiri-olarak-yeni-kelimeler-ogrenebiliyor-9250/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bazi-kopekler-kulak-misafiri-olarak-yeni-kelimeler-ogrenebiliyor-9250/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51BF3D-CFAD2C-8A44A7-60D770-238B95-9E9FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bazı üstün zekalı köpeklerin, insan konuşmalarını dinleyerek yeni kelimeler öğrenebildiği ortaya kondu. Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu köpeklerin nesne isimlerini doğrudan kendilerine hitap edilmeden de öğrenebildiğini gösterdi.Araştırma, küçük çocukların&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51BF3D-CFAD2C-8A44A7-60D770-238B95-9E9FA6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bazı üstün zekalı köpeklerin, insan konuşmalarını dinleyerek yeni kelimeler öğrenebildiği ortaya kondu. Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu köpeklerin nesne isimlerini doğrudan kendilerine hitap edilmeden de öğrenebildiğini gösterdi.Araştırma, küçük çocukların konuşmaları dinleyerek kelime öğrenmesine benzer bir sürecin bazı köpeklerde de görülebileceğini ortaya koydu. Macaristan'daki Eötvös Lorand Üniversitesi (ELTE) araştırmacıları, oyuncak isimlerini öğrenme konusunda yetenekli olduğu belirlenen köpekler üzerinde çalışma yürüttü.Köpekler &#39;kulak misafiri&#39; olup yeni kelimeler öğrendiAraştırmaya, sahiplerinin oyuncak isimlerini bildiğini düşündüğü 10 köpek dahil edildi. İlk aşamada köpek sahipleri, iki yeni oyuncağı köpekleriyle doğrudan etkileşim kurarak tanıttı ve oyuncak isimlerini tekrar etti. Birkaç günlük kısa oturumların ardından köpeklerin büyük bölümünün yeni oyuncakları doğru şekilde tanıyabildiği görüldü.Araştırmanın ikinci aşamasında ise köpeklerin oyuncak isimlerini yalnızca konuşmaları dinleyerek öğrenip öğrenemeyeceği test edildi. Bu aşamada sahipler, oyuncak isimlerini kendi aralarında konuşurken kullandı, köpeklerle göz teması kurulmadı ve köpeklerin oyuncaklarla etkileşimine izin verilmedi.Sonuçlara göre, 10 köpekten 7'si, yalnızca konuşmaları dinleyerek oyuncak isimlerini öğrenmeyi başardı. Araştırmacılar, bu bulgunun bazı köpeklerin yeni kelimeleri "kulak misafiri olarak" öğrenebildiğini gösterdiğini belirtti.Belirli cinsler öne çıkıyorÇalışmanın ilerleyen aşamalarında yapılan ek testlerde, köpeklerin oyuncakları görmeden önce duydukları isimleri hatırlayabildiği ve bu bilgiyi haftalar sonra da koruduğu tespit edildi.Araştırmacılar, bu yeteneğin tüm köpeklerde görülmediğini vurguladı. Benzer deneyler, daha önce oyuncak isimleri öğrenmemiş köpekler üzerinde de uygulandı ancak bu köpeklerin aynı başarıyı göstermediği kaydedildi."Üstün kelime öğrenicisi" olarak tanımlanan bu köpeklerin çoğunluğunu Border Collie cinsi oluştururken, Alman çoban köpeği, Labrador Retriever ve Avustralya çoban köpeği gibi farklı ırklar da çalışmada yer aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 18 Jan 2026 09:32:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyanın 'en gizemli' balinası ilk kez canlı görüntülendi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-gizemli-balinasi-ilk-kez-canli-goruntulendi-3161/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-gizemli-balinasi-ilk-kez-canli-goruntulendi-3161/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_74C01C-A55921-A996A3-500B42-1FE1CF-312661.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okyanus bilimcilerin onlarca yıldır yalnızca kıyıya vurmuş birkaç cansız örnekten tanıdığı, dünyanın en gizemli balinalarından biri olan gingko dişli gagalı balina, ilk kez canlı olarak görüntülendi. Bilim insanları, Pasifik Okyanusu'nda yürüttükleri son ekspedisyon sırasında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_74C01C-A55921-A996A3-500B42-1FE1CF-312661.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okyanus bilimcilerin onlarca yıldır yalnızca kıyıya vurmuş birkaç cansız örnekten tanıdığı, dünyanın en gizemli balinalarından biri olan gingko dişli gagalı balina, ilk kez canlı olarak görüntülendi. Bilim insanları, Pasifik Okyanusu'nda yürüttükleri son ekspedisyon sırasında altı balinayı birden tespit ederek, türün varlığına dair en kapsamlı canlı gözlemi gerçekleştirdi.Bu gözlem, 2020'de Meksika açıklarında kaydedilen ve kaynağı tespit edilemeyen yüksek frekanslı seslerin izinin sürülmesiyle mümkün oldu.Araştırmacılar, gagalı balina türlerinin avlanma ve yön bulma sırasında kullandığı yüksek perdeli ekolokasyon seslerini yıllardır analiz ediyordu. Ancak geçen yıl, olağanüstü bir tesadüf sonucu deniz yüzeyine çıkan iki genç birey, bilim dünyasını alarma geçirdi.Ekip, modifiye edilmiş bir arbaletle alınan küçük bir doku örneği sayesinde balinaların kimliğini doğruladı, böylece türün ilk canlı gözlemi kayıtlara geçmiş oldu. Gingko dişli gagalı balinaya dair daha önceki tüm bilgiler, yalnızca Japonya kıyılarına vurmuş birkaç balina ölüsüne dayanıyordu.Bu tür, dünyanın en derine dalan memelileri arasında yer aldığı için neredeyse tüm yaşamını karanlık okyanus çukurlarında geçiriyor.Davranışları araştırmayı zorlaştırıyorGagalı balinalar, insan faaliyetlerine karşı son derece hassas. Askeri sonarlar ya da gemi motorları bu türleri paniğe sürükleyebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, türleri tanımak için genellikle akustik izleme yöntemlerine başvuruyor.Araştırmalar, her gagalı balina türünün kendine özgü bir ekolokasyon sinyali ürettiğini gösteriyor. Bu benzersiz ses kalıpları, bilim insanlarına şu imkanı sağlıyor:Türlerin gizli yaşam alanlarını belirlemeGöç ve dağılım modellerini çıkarmaOlası tehdit alanlarını tespit etmeSon yapılan keşif, gingko dişli gagalı balinanın Kuzey Pasifik'teki bilinen yaşam alanını iki katına çıkarmış durumda.Bu keşif neden önemli?Gingko dişli gagalı balina ilk kez canlı görüldü.Türün dağılımı ve ekolojik özellikleri hakkında ilk somut veriler elde edildi.Akustik takip yöntemlerinin tür tespitinde ne kadar etkili olduğu kanıtlandı.Okyanusların en derin ve en gizemli canlılarından biri hakkında yeni bir dönem başlıyor.Bilim insanları şimdi, türün korunmasına yönelik stratejiler geliştirmek için yeni çalışmalar planlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 22 Nov 2025 08:57:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaban hayatındaki şempanzeler her gün "bir bira içiyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yaban-hayatindaki-sempanzeler-her-gun-bir-bira-iciyor-6989/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yaban-hayatindaki-sempanzeler-her-gun-bir-bira-iciyor-6989/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1FF3F9-981335-774777-AC59E1-3BF12F-4B532B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaliforniya Üniversitesi&#39;nden bilim insanları, hayvanların etanol tüketimini araştırmak için Uganda&#39;nın Ngogo ve Fildişi Sahili&#39;nin Taï bölgelerinde yerli Afrika şempanzelerinin yaşadığı alanlarda yere yeni düşmüş meyveleri inceledi.&nbsp;Hem erkek hem de dişi şempanzeler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1FF3F9-981335-774777-AC59E1-3BF12F-4B532B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaliforniya Üniversitesi&#39;nden bilim insanları, hayvanların etanol tüketimini araştırmak için Uganda&#39;nın Ngogo ve Fildişi Sahili&#39;nin Taï bölgelerinde yerli Afrika şempanzelerinin yaşadığı alanlarda yere yeni düşmüş meyveleri inceledi.&nbsp;Hem erkek hem de dişi şempanzeler her gün yaklaşık 14 gram saf etanol tüketiyordu.&nbsp;Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünden lisansüstü öğrencisi Aleksey Maro, &#34;İnsanların alkole yönelik ilgisi, muhtemelen şempanzelerle ortak atalarımızın bu beslenme mirasından kaynaklanıyor&#34; diyor.Şempanzelerin günlük etanol tüketimi, ABD&#39;deki bir standart içkiye eşdeğer. Maro &#34;Şempanzeler yaklaşık 40 kilo, tipik bir insan da 70 kilo olduğu için vücut ağırlığını hesaba katınca bu miktar neredeyse iki içkiye çıkıyor&#34; diyor.&nbsp;Şempanzeler en çok, ellerindeki tüm meyveler arasında en yüksek alkol içeriğine sahip olan incir ve Gine eriğini seviyordu.Şempanzelerin bilinçli olarak alkol oranı yüksek meyveleri mi aradığı, yoksa yalnızca şeker oranı yüksek olgun meyveleri mi seçtiği henüz net değil.&nbsp;Araştırmacılar, tükettikleri birçok meyve türünün etanol içermesinin, alkolün bu hayvanların ve muhtemelen atalarımızın beslenme biçiminin yaygın bir parçası olduğunu gösterdiğini söylüyor.Kaliforniya Üniversitesi profesörü Robert Dudley şöyle diyor:&nbsp;Şempanzeler vücut ağırlıklarının yüzde 5 ila 10&#39;u kadar olgun meyve yiyor, bu nedenle düşük oranlarda bile günlük toplam miktar yüksek oluyor; bu da önemli miktarda alkol anlamına geliyor.İncelenen 21 meyve türü, ağırlık bazında ortalama yüzde 0,26 alkol içeriyordu. Şempanzeler her gün yaklaşık 4,5 kilogram meyve tüketiyor ve bu, beslenmelerinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor.&nbsp;Profesör Dudley, &#34;Şempanzeler Aleksey gibi olgun meyveleri rastgele seçiyorsa bu, etanole yönelik tercihlerden bağımsız olarak onların ortalama tüketim oranıdır. Ancak daha olgun ve/veya şeker içeriği daha yüksek meyveleri tercih ediyorlarsa bu, olası etanol tüketim oranının ihtiyatlı bir alt sınırına denk gelir&#34; diyor.Araştırmacılar, etanol açısından zengin beslenmelerine rağmen şempanzelerin neredeyse hiç sarhoşluk belirtisi göstermediğini belirtiyor.Dudley &#34;Aslında, bir şempanzenin kafayı bulmak için o kadar çok meyve yemesi gerekirdi ki midesi şişerdi&#34; diye ekliyor.Bunun cazip bir hedef olmasına rağmen kimsenin peşine düşmemesinin bir nedeni, bilinen meyveleri yiyen yabandaki primatların yaşadığı bir alanda bunu yapmanın çok zor olmasıydı. Bu veri seti daha önce mevcut değildi ve tartışmalı bir konuydu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Sep 2025 08:35:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şempanzelere ve insana bakışımızı değiştiren kadın]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sempanzelere-ve-insana-bakisimizi-degistiren-kadin-7188/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sempanzelere-ve-insana-bakisimizi-degistiren-kadin-7188/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C398F-053D93-51328A-451B47-906F98-124BC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vahşi şempanzeler üzerine yapacağı öncü çalışma, yalnızca hayvan davranışları hakkındaki bilgilerimizi kökten değiştirmekle kalmayacak, insan olmanın ne anlama geldiğine dair tanımımızı da yeniden şekillendirecekti.O zamanlar yalnızca 26 yaşında olan Jane Goodall, uzun zamandır&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C398F-053D93-51328A-451B47-906F98-124BC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Vahşi şempanzeler üzerine yapacağı öncü çalışma, yalnızca hayvan davranışları hakkındaki bilgilerimizi kökten değiştirmekle kalmayacak, insan olmanın ne anlama geldiğine dair tanımımızı da yeniden şekillendirecekti.O zamanlar yalnızca 26 yaşında olan Jane Goodall, uzun zamandır hayvanlarla birlikte yaşama ve onları inceleme hayalini kuruyordu.1986 yılında BBC&#39;de Terry Wogan&#39;ın programına verdiği mülakatta bu ilgisini şöyle anlatıyordu:&#34;Görünüşe göre, bir buçuk ya da iki yaşlarındayken bile böcekleri, her şeyi incelemeye başlamışım.&#34;Bu ilgi yavaş yavaş gelişti ve büyüdü. Sonra Dr. Dolittle ve Tarzan kitaplarını okudum. Artık hedefim Afrika olmuştu&#34;Okuldan mezun olduktan sonra Goodall, sekreterlik kursuna gitmişti; aynı zamanda garsonluk ve film prodüksiyon asistanlığı yaparak çocukluk hayalini gerçekleştirebilmek için para biriktiriyordu.1957&#39;ye gelindiğinde nihayet Kenya&#39;nın Nairobi kentinde yaşayan bir arkadaşını görmek için yeterince para biriktirmişti.Oradayken yalnızca hayvanlar hakkında konuşabilme umuduyla ünlü İngiltere kökenli Kenyalı Paleoantropolog Profesör Louis Leakey ile görüşme ayarladı.Leakey, sekreterini yeni kaybetmişti. Goodall&#39;ın kararlılığından ve Afrika yaban hayatına dair kendi kendine öğrendiklerinden o kadar etkilendi ki ona Nairobi&#39;deki doğa tarihi müzesinde asistanlık teklif etti.Leakey, sonrasında Goodall&#39;ın akıl hocası olacaktı.1986 yılındaki programda bu dönemi anlatan Goodall, Leakey&#39;in kendisine gelip &#34;Şempanzeleri inceleyecek birini arıyorum çünkü onların davranışlarının, insanın erken dönem davranışını anlamamızda önemli ipuçları verebileceğini düşünüyorum&#34; dediğini söyledi.Leakey, onun bilimsel eğitim eksikliğini bir engel değil, avantaj olarak görüyordu çünkü böylelikle Goodall&#39;ın gözlemleri mevcut bilimsel teorilerle sınırlı kalmayacaktı.Goodall, Gombe Koruma Alanı&#39;na yaptığı bu ilk yolculukta yalnız olmayacaktı.O dönemin sömürge yönetimi güvenlik protokolleri uyarınca yanında bir refakatçi bulunması gerekiyordu.BBC&#39;deki programında &#34;Başta kendi başıma kalmama izin verilmedi&#34; diye anlatmıştı.&#34;O zamanki İngiliz hükümeti, genç bir kızın ormana yalnız gitmesini neredeyse ahlaksızca buluyordu. Bu yüzden bir refakatçi seçmem gerekiyordu ve annem üç aylığına bana katıldı&#34;İlk aylar oldukça zorlu geçti.Goodall ve annesi, birlikte kaldıkları eski bir askeri kamp çadırında sıtmaya yakalandılar.Goodall iyileşip kamp alanına geri dönecek duruma geldiğinde de yalnız gitmesine izin verilmedi.Yanında yerel bir rehber olmalıydı ama şempanzeler ayak sesleri duyar duymaz çalılıkların arasına kaçıyordu.Goodall orman yollarını öğrenip yoğun bitki örtüsünde nasıl hareket edeceğini kavradı.Ormanın içindeki tepelerde yalnız başına yürümeye başladığında, iki vadiye bakan bir tepeden dürbünüyle ürkek primatları izlemeye başladı.O süreçte Goodall, alışılmışın dışında bir yönteme başvurdu.Her gün beslenme alanına giderek maymunlara biraz daha yaklaştı. Doğal ortamlarında yanlarında oturup onları yakından gözlemleme hedefiyle hareket etti.Alet kullanımı ve iletişimGoodall 2014&#39;te BBC&#39;nin Witness History programına verdiği mülakatta &#34;Her gün aynı renk kıyafetler giyiyordum ve sanırım en önemli şey, hiçbir zaman onları zorlamamamdı&#34; demişti.Yakınlaşma sürecini şöyle anlatıyordu:&#34;Hiçbir zaman çok yakına gitmeye çalışmadım. Şempanzelerin geleceğini bildiğim meyve ağaçlarının yakınında beklerdim. En azından başlangıçta, onlar ayrıldığında peşlerinden gitmezdim. Çünkü bunun fazla ileri gitmek olacağını düşünüyordum.&#34;Böylece yavaş yavaş beni zararsız biri olarak kabul etmeye başladılar.&#34;Şempanzeler onu görmezden gelmeye başladığında, Goodall saatlerce sessizce oturup, daha önce hiç belgelenmemiş olan karmaşık sosyal yapıyı gözlemleyebiliyordu.Şempanzelerin sanıldığı gibi otçul değil, omnivor olduklarını, yani hem bitkilerle hem de hayvanlarla beslendiklerini gözlemledi. Et avında birbirleriyle iletişim kurduklarını keşfetti.Aile bağlarının gücünü ve her bireyin kendine özgü karakterinin davranışlarını nasıl etkilediğini gözlemledi.Wogan&#39;a verdiği mülakatta da &#34;Şempanze toplumunda bir dişi tüm erkekler tarafından çiftleşme için seçilebilir ya da bir erkek onu yanına alır ve onunla kalır. Erkekler arasında da çok güçlü bağlar vardır&#34; demişti.&#34;Yaşadıkları yerin sınırlarında devriye gezerler, yabancıları dışarıda tutarlar, yeni genç dişileri içeri alırlar ve topluluk içindeki tüm yavrulara nazik, hoşgörülü, koruyucu bir baba gibi davranırlar&#34;Goodall, o dönemde bilimsel araştırmalarda geleneksel olan numaralandırma sistemi yerine her şempanzeye isim vermeyi seçti. Çünkü her birinin farklı bir kişiliğe sahip olduğunu görmüştü.Erkek bir şempanzeye David Greybeard adını verdi.Greybeard&#39;ı izlerken onun araç yapıp kullandığını fark etti. O dönemde bilim insanları, sadece insanların bu yeteneğe sahip olduğuna inanıyordu.Alet yapımı, soyut düşünceyi ve geleceğe dair planlama yetisini içerdiği için, insan olmanın temel tanımlarından biri olarak görülüyordu.&#34;[Şempanzeler] bizden sonra alet olarak en fazla nesneyi kullanan canlılar&#34; diyordu.Wogan&#39;ın programında anlatmaya devam etti:&#34;Örneğin, termitleri yemek için yapraklarını sıyırdıkları bir çubuğu modifiye ediyorlar. Vahşi karıncalarla beslenirken uzun bir dalın kabuğunu soyuyorlar. Ulaşamadıkları bir delikten su içmek için yaprakları buruşturuyor. Bunu kanlarını silmek için de kullanıyorlar.&#34;Ayrıca silah da yapıyorlar. Taş atıyor, gözdağı vermek ya da vurmak için dal kullanıyorlar&#34;O dönemde bu düşünceler devrim niteliğindeydi. Yıllardır kabul gören bilimsel yaklaşımlara meydan okuyordu.O zamandan bu yana, hayvanlar aleminin farklı türlerinde de alet kullanımına dair kanıtlar bulundu.Örneğin, Endonezya&#39;daki ahtapotlar insanlar tarafından atılmış hindistan cevizi kabuklarını zırh olarak kullanıyor.Yeni Kaledonya kargaları ise ağaç kabuğundaki larvaları çıkarmak için gagalarıyla dalları ya da telleri büküp kanca yapıyorlar.Goodall sessizce oturup şempanzeleri izlerken, onların aile bağlarının ve sözsüz iletişimlerinin insanlar kadar karmaşık olduğunu gördü.&#34;Şempanzeler ayrılıktan sonra tekrar karşılaştıklarında el ele tutuşurlar, birbirlerine sarılırlar, öpüşürler&#34; diyordu.Wogan röportajında bu benzerliğin anlaşılmasının Batı&#39;da çocukların nasıl yetiştirildiği konusunda yeni sorular doğurduğunu söylemişti.Goodall, zor bir küçüklük geçirmiş şempanzelerdeki tespitinin, çocuklar için de geçerli olduğunu savunuyordu:&#34;Eğer bir çocuğu gece ağladığında yalnız bırakırsak, eğer onu saatlerce oyun parkında yalnız başına tutarsak ya da sürekli çocukların değiştiği bir kreşe yazdırırsak ( yine de) çok zeki bir çocuk olabilir&#34;Goodall devamındaysa, &#34;Ancak o çocuk sonrasında stresli durumlarla baş etmekte zorlanabilir. Bu çok önemli&#34; diyordu.Goodall, şempanzelerin ritüel davranışlarının ve duygularının bizimkine ne kadar benzediğini fark etti.Aynı zamanda, bizim gibi onların da yıkıcı ve şiddet dürtülerinin vahşi cinayetlere yol açabileceğini gözlemledi:&#34;İlk 10 yılın ardından keşfettik ki, şempanzeler dostane yönleriyle bize çok benziyorlardı. Ama aynı zamanda çok saldırgan da olabiliyorlardı. Belli koşullar altında yamyamlık yapabiliyorlardı&#34;Goodall farklı şempanze toplulukları arasındaki şiddeti, ilkel insanlar arasındaki vahşete benzetiyor.1962 yılında, Leakey&#39;nin teşvikiyle, lisans derecesi olmamasına rağmen, Goodall olağanüstü detaylı bulgularına dayalı bir doktora programına başladı.Aynı yıl, National Geographic Society, onun çalışmalarını belgelemek için Hollandalı yaban hayatı fotoğrafçısı ve film yapımcısı Hugo van Lawick&#39;i Kenya&#39;ya gönderdi.1965&#39;te yayımlanan Miss Goodall and the Wild Chimpanzees adlı belgesel Orson Welles tarafından seslendirildi. Bu yapım Goodall&#39;ın keşiflerini geniş kitlelere ulaştırdı.Goodall Van Lawick sevgili oldu ve evlendi. 1967&#39;de Goodall doktora derecesini aldıktan bir yıl sonra oğulları Hugo, ya da diğer adıyla &#34;Grub&#34; doğdu.Goodall, saha çalışmalarına devam edebilmek için oğlunun gün içinde güvende olacağını düşündüğü korunaklı bir barınak inşa etti.Wogan&#39;a yaptığı değerlendirmelerinde &#34;Şempanzeler tıpkı bizim gibi avcı&#34; diyen Goodall, şöyle devam etmişti:&#34;İşbirliği içinde avlanırlar, orta boy memelileri avlarlar. İnsan çocuklarını avladıklarına dair kayıtlar bile var, tıpkı insanların şempanzeleri avlaması gibi.&#34;Bu yüzden oğlum çok küçükken, yürüyemediği zamanlarda onu telli bir verandada tutardık ve yanında hep birileri bulunurdu&#34;Goodall&#39;ın öncü primatoloji araştırmaları, insanın hayvanlar aleminin geri kalanından ayrı bir varlık olmadığını ortaya koydu.Homo sapiens ile şempanzelerin ortak bir atadan geldiğine dair kanıtlar sundu.Araştırmalar, şempanzelerin insanlarla yüzde 98,6 oranında aynı DNA&#39;yı paylaştığını gösterdi.&#34;İşte mesele bu&#34; diyordu Goodall ve devam ediyor:&#34;Bugün insanda ve şempanzede gördüğümüz davranışlar muhtemelen o ortak atada da vardı. Dolayısıyla Taş Devri insanlarının da birbirleriyle uzun dostluk ilişkileri kurduğunu, küçük dallarla beslendiğini, birbirine sarıldığını hayal edebiliriz. Ben böyle hayal etmeyi seviyorum&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 16 Jul 2025 14:36:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Depremleri önceden hisseden hayvanlar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/depremleri-onceden-hisseden-hayvanlar-2147/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/depremleri-onceden-hisseden-hayvanlar-2147/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1CB2A-79A8C9-63E8CF-1C981D-2487C2-B26F13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yüksek can kaybının bir nedeni de birçok topluluğun herhangi bir uyarı almamış olmasıydı.Gelgit ve deprem sensörleri gibi insan yapımı erken uyarı sistemleri, net bir alarm veremedi.Birçok sensör, bakım sorunları nedeniyle çalışmıyordu ve birçok kıyı bölgesinde tsunami siren&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1CB2A-79A8C9-63E8CF-1C981D-2487C2-B26F13.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu yüksek can kaybının bir nedeni de birçok topluluğun herhangi bir uyarı almamış olmasıydı.Gelgit ve deprem sensörleri gibi insan yapımı erken uyarı sistemleri, net bir alarm veremedi.Birçok sensör, bakım sorunları nedeniyle çalışmıyordu ve birçok kıyı bölgesinde tsunami siren sistemleri yoktu.Uyarı için gönderilen kısa mesajlar da tehdit altındaki bölgelere ya ulaşmadı ya da hiç okunmadı.Oysa dokuz metreye kadar ulaşan duvar görünümlü dev dalgaların hemen öncesindeki dakikalarda ve saatlerde bazı hayvanlar yaklaşan tehlikeyi hissetmiş ve kaçmaya çalışmışlardı.Görgü tanıklarının ifadelerine göre filler yüksek yerlere koştu, flamingolar alçak bölgelerdeki yuvalarını terk etti ve köpekler açık alana çıkmayı reddetti.Tayland&#39;daki Bang Koey sahil köyünde halk, deniz kenarındaki bufalo sürüsünün bir anda kulaklarını diktiğini, denize doğru baktığını ve ardından tsunami vurmadan birkaç dakika önce yakındaki bir tepenin zirvesine doğru kaçtığını anlattı.Daha önce Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Uluslararası Stratejisi (UNISDR) danışma grubunda görev almış, şu anda Bonn&#39;daki Alman Kalkınma Enstitüsü&#39;nde araştırmacı olarak çalışan Irina Rafliana, &#34;Felaketten kurtulanlar; inek, keçi, kedi ve kuş gibi hayvanların, depremden hemen sonra ve tsunami gelmeden önce kasıtlı olarak iç bölgelere doğru hareket ettiklerini gördüklerini söylediler. Hayatta kalanların birçoğu bu hayvanlarla birlikte ya da onların hemen ardından kaçmıştı&#34; diyor.Rafliana, Sumatra yakınlarında 2010 yılında meydana gelen denizaltı depremi sonrası oluşan ve Mentawai Adaları&#39;nda yaklaşık 500 kişinin ölümüne yol açan tsunami gibi diğer felaketlerle ilgili saha çalışmalarında da benzer hikâyelere rastladığını belirtiyor.Bu olayda da örneğin fil gibi bazı hayvanların sanki olayı önceden biliyormuş gibi tepki verdikleri rapor edilmişti.Yeniden serbest bırakılan bir deniz kaplumbağasının da Ocak 2022&#39;de Tongo&#39;da gerçekleşen volkanik patlamadan iki gün önce U dönüşü yapar gibi aniden geri dönmesi şaşkınlık yaratmıştı.Erken uyarı sistemleri, doğal afetlerin sıkça vurduğu birçok bölgede hâlâ mevcut değil.2017 yılında Dünya Meteoroloji Örgütü, yaklaşık 100 ülkenin, bulundukları coğrafyalarda çok fazla doğal afet gerçekleşmesine rağmen erken uyarı sistemlerinden yoksun olduğunu ortaya koydu.Ancak felaketlerden önce görülen hayvan davranışlarına dair anlatılar, bazı araştırmacıların konuya ciddi bilimsel ilgi göstermesine neden oluyor.Bu da ilgi çekici bir soruyu gündeme getiriyor:Hayvanların, yaklaşmakta olan doğal afetleri fark etmelerini sağlayan içgüdüsel bir sistemleri varsa insanlar için doğal bir erken uyarı sistemi olabilirler mi?En eski kayıt MÖ 373 yılına aitDoğal bir felaketten önce hayvanların alışılmadık davranışlar sergilediğine dair bilinen en eski kayıt, MÖ 373 yılına dayanıyor.Yunan tarihçi Thukydides&#39;e ait olan bu kayıt, yıkıcı bir depremin birkaç gün öncesinde farelerin, köpeklerin, yılanların ve gelinciklerin Helike şehrini terk ettiğini bildiriyor.Tarih boyunca benzer başka raporlar da bulunuyor.Örneğin, 1805 Napoli depreminden dakikalar önce öküzlerin, koyunların, köpeklerin ve kazların hep birlikte alarm verir gibi sesler çıkardığı, 1906 San Francisco depreminden hemen önce ise atların paniğe kapılarak kaçtığı söyleniyor.Gelişmiş teknolojiye rağmen birçok doğal felaketin yaklaştığını tespit etmek hâlâ zor olabiliyor.Örneğin depremler söz konusu olduğunda, sismik sensörler ancak yer sarsılmaya başladığında dalgalı çizgiler üretebiliyor.Güvenilir öngörüler yapılabilmesi için, olaydan önce oluşan öncü sinyallere ihtiyaç var.Ancak bugüne kadar, büyük depremlerden önce tutarlı bir şekilde görülen sinyallere rastlanamadı. Bu nedenle bazı bilim insanları, hayvan davranışları gibi daha alışılmadık uyarı sinyallerini dikkate almaya istekli hale geldiler.Fransız Biyoçeşitlilik Ofisi&#39;nden (OFB) ornitolojik bir ekibin lideri ve aynı zamanda Pasifik&#39;i geçen göçmen kuşların fırtına ve diğer tehlikelerden nasıl kaçınabildiğini inceleyen Kivi Kuaka projesinin bir parçası olan Charlotte Francesiaz &#34;Bugün elimizdeki tüm teknolojiye rağmen, depremleri ya da çoğu doğal felaketi düzgün şekilde tahmin edemiyoruz&#34; diyor.Hayvanların felaketleri nasıl öngörebileceğine dair en önemli araştırmalardan biri, beş yıl önce Almanya&#39;daki Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsü&#39;nden Martin Wikelski liderliğindeki bir ekip tarafından gerçekleştirildi.Bu çalışmada, İtalya&#39;nın merkezindeki deprem riski yüksek Marche bölgesinde bir çiftlikte farklı hayvan türlerinin (inek, koyun ve köpekler) hareket kalıpları &#34;biyolojik kayıt&#34; (biologging) adlı yöntemle kaydedildi.Her bir hayvana takılan çipli tasmalar Ekim 2016 ile Nisan 2017 arasında her birkaç dakikada bir hayvanın hareket verilerini merkezi bir bilgisayara gönderdi.Bu süre zarfında, bölgede resmi kayıtlara göre 18 binden fazla deprem meydana geldi. Bunlar 0,4 büyüklüğündeki küçük sarsıntılardan, 4,0 ve üzeri büyüklüğe ulaşan yaklaşık bir düzine depreme kadar uzanıyordu.Ayrıca yaşanan sarsıntılardan biri de 6,6 büyüklüğündeki yıkıcı Norcia depremiydi.Sekiz depremden yedisi tahmin edilebildiAraştırmacılar, çiftlik hayvanlarının depremlerden yaklaşık 20 saat önce davranışlarını değiştirmeye başladıklarına dair kanıtlar buldu.İzlenen çiftlik hayvanları topluca, kesintisiz 45 dakikadan fazla süre boyunca normalden yüzde 50 daha fazla hareketli olduklarında, araştırmacılar 4,0 büyüklüğünün üzerindeki bir depremi tahmin ettiler.Bu yöntemle sekiz güçlü depremden yedisi doğru şekilde öngörüldü.Martin Wikelski, çalışma 2020 yılında yayınlandığında &#34;Hayvanlar, yaklaşmakta olan depremin merkez üssüne ne kadar yakınsa, davranışlarını o kadar erken değiştiriyordu. Bu da bize hayvanlardaki fiziksel değişimlerin, yaklaşan depremin merkez üssünde daha yoğun olduğunu ve uzaklaştıkça zayıfladığını gösteriyor&#34; açıklamasını yaptı.Yine Wikelski tarafından yürütülen bir başka çalışmada, Sicilya&#39;daki Etna Yanardağı&#39;nın volkanik yamaçlarında gezinen &#39;işaretlenmiş&#39; keçilerin hareketleri izlendi.Bu çalışma da hayvanların, Etna&#39;nın ne zaman faaliyete geçeceğini önceden hissettiklerine dair izlenimler ortaya koydu.Şu an Londra South Bank Üniversitesi&#39;nde görev yapan davranış ekoloğu Rachel Grant da Güney Amerika&#39;da yaptığı bir çalışmada benzer sonuçlara ulaştı.2011 yılında meydana gelen 7,0 büyüklüğündeki Contamana depremini de kapsayan bir dönemde yapılan çalışmada Peru And Dağları&#39;ndaki Yanachaga Ulusal Parkı&#39;nda hayvanların hareket kalıpları, hareketle tetiklenen kameralar kullanılarak biyolojik kayıt yöntemiyle incelendi.Grant, 2015 yılında yayımladığı makalesinde &#34;Depremden yaklaşık 23 gün önce, kamera tuzaklarına yakalanan hayvan sayısı azalmaya başladı ve bu azalma, depremden sekiz gün önce hız kazandı.Depremden on, altı, beş, üç ve iki gün önce ve depremin gerçekleştiği gün hiçbir hayvan hareketi kaydedilmedi.&#34;Bu son derece sıra dışı bir durumdu&#34; ifadesini kullananan Grant, hayvan davranışlarındaki değişimlerin arkasında neyin olabileceğine dair önemli bir ipucu da ortaya koydu.Depremden iki hafta önce başlayan ve her iki ila dört dakikada bir tekrarlayan yerel atmosferik elektrik yüklerindeki güçlü dalgalanmalar hayvan davranışlarındaki değişimlerle bağlantılı olabilirdi.Özellikle büyük bir elektriksel dalgalanma, Contamana depreminden sekiz gün önce kaydedildi.Bu da hayvanların ortadan kaybolmaya başladığı ikinci evrenin başlangıcıyla aynı zamana denk geliyordu.Atmosferdeki elektromanyetik dalgalanmalarBilim insanları şimdi, depremlerden önce atmosferde meydana gelen bu elektromanyetik dalgalanmaların yaklaşan sarsıntıların bir uyarı işareti olup olmadığını ve hayvanların bunu hissedip hissetmediğini araştırıyor.Depremlerden önce, derin kayaçlarda genellikle şiddetli gerilimler meydana gelir.Bu tür gerilimlerin &#34;pozitif delikler&#34; olarak bilinen elektronik yükler oluşturduğu biliniyor.Bu son derece hareketli elektronik yük taşıyıcıları, yer kabuğundan Dünya yüzeyine hızla akabilir ve ortaya çıktıkları bölgelerdeki hava moleküllerini iyonize edebilirler.Böylesi iyonlaşmaların, dünya genelindeki depremlerden önce gerçekleştiği daha önce de kayıtlara geçmişti. Bu pozitif delikler hareket ettikçe, aynı zamanda çok düşük frekansta elektromanyetik dalgalar da üretirler. İşte bu da bazı hayvanların algılayabileceği ek bir sinyal olabilir.İngiltere&#39;deki Coventry Üniversitesi&#39;nde fiziksel coğrafya ve doğal afetler alanında doçent olan Matthew Blackett, &#34;Deprem öncülleri bilimsel olarak yeterince iyi belgelenmiş değiller&#34; diyor ancak şunu da ekliyor:&#34;Bazı bilim insanları, hayvanların sismik kaçış mekanizması geliştirmiş olabileceğini öne sürüyor. Belki de hayvanlar depremlerden önceki basınç dalgalarını hissediyor, belki de fay hatlarında kayaçlar sıkışmaya başladığında elektrik alanındaki değişimleri algılıyorlar. Ayrıca hayvan vücutlarında manyetizmaya ve elektrik alanlarına duyarlı çok miktarda demir de bulunur.&#34;Hayvanlar bu tespitleri nasıl yapabiliyor?Pozitif delikler, depremlerden önce bazı zehirli kimyasal maddelerin ortaya çıkmasına da neden olabilir.Örneğin, suyla temas ettiklerinde gerçekleşen oksidasyon tepkimesiyle, ağartıcı etkiye sahip hidrojen peroksit gibi maddeler açığa çıkabilir.Yük taşıyıcıları ile topraktaki organik maddeler arasında gerçekleşen kimyasal tepkimeler sonucunda, ozon gibi keskin kokulu, hoş olmayan ürünler de oluşabilir.Bu arada, 2001 yılında Hindistan&#39;daki 7,7 büyüklüğündeki Gujarat depreminden günler önce, uydular tarafından 100 kilometrekarelik bir alanda karbon monoksit seviyelerinde ani bir artış tespit edildi.Bu bölgenin daha sonra depremin merkez üssü olduğu anlaşıldı.Bilim insanları, depremin baskısı arttıkça kayalarda oluşan gerilim nedeniyle karbon monoksit gazının yer altından yüzeye doğru dışarı itilebileceğini öne sürüyor.Elbette, birçok hayvan, yaşamlarını sürdürebilmek için çeşitli doğal sinyalleri okuyabilen son derece gelişmiş duyusal yapılara sahip.Bu nedenle bazı hayvanların deprem öncüllerini algılayabilmesi gayet mümkün görünüyor.Kötü kokulu kimyasalları koku duyuları yoluyla tespit edebilir, düşük frekanslı dalgaları algılayabilir ve iyonize olmuş havayı, tüyleri ya da kürkleri aracılığıyla hissedebilirler.İnsanlar hayvan davranışlarıyla depremleri tahmin edebilir mi?Depremleri önceden tahmin etmek bu kadar zor iken, bu bulgular şu soruyu gündeme getiriyor:İnsanlar, hayvan davranışlarını gözlemleyerek depremleri gerçekten tahmin edebilir ve böylece insanları önceden uyarabilir mi?2020 yılında yayımlanan bir makalede, Wikelski ve meslektaşları, İtalya&#39;daki araştırmalarını baz alarak hayvan hareketlerini izleyen istasyonlara dayalı bir deprem erken uyarı sistemi prototipi ortaya koydu.Wikelski&#39;nin tahminlerine göre yaklaşmakta olan depremin merkez üssü üzerinde bulunan çiftlik hayvanları, bir şekilde bu olayı önceden hissedebiliyorlarsa, depremin gerçekleşmesinden 18 saat önce olağandışı hareketler sergileyeceklerdi.Merkez üssünden 10 kilometre uzakta bulunan hayvanların bu belirtileri sekiz saat sonra, 20 kilometre uzaktaki çiftliklerdeki hayvanların ise bir sekiz saat daha sonra göstermesi gerektiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:&#34;Eğer bu doğruysa, bu durum bir depremin önümüzdeki iki saat içinde meydana geleceğini gösterebilir.&#34;Araştırmacıların, hayvanların deprem tahmininde kullanılabilmesi için, dünya genelindeki farklı deprem kuşaklarında, daha uzun zaman dilimlerinde çok daha fazla sayıda hayvanı gözlemlemeleri gerekecek.Bu amaçla Wikelski ve diğer bilim insanları, hayvan hareket verilerini küresel ölçekte toplamak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu&#39;ndaki küresel hayvan gözlem sistemi Icarus&#39;a yöneliyor.Yılanlar ne kadar etkin?Icarus (Uzayı Kullanarak Hayvan Araştırmaları için Uluslararası İşbirliği), 2002 yılında bilim insanlarının küresel iş birliğiyle başlattığı bir girişim.Amacı, örneğin kuşlar gibi küçük hayvanlar için doğru ve küresel bir gözlem sistemi kurarak, hayvan yaşamı ile gezegenin fiziksel sistemleri arasındaki etkileşimlere dair veri ve ipuçları toplamak.Bu arada Çin, Nanning merkezli bir Deprem Uyarı Sistemi kurmuş durumda.Bu sistem, yerle çok daha yakın temas içinde olan hayvanların, özellikle de geniş bir deprem kuşağındaki çiftliklerde bulunan yılanların davranışlarını izliyor.Yılanlar, çevrelerindeki en küçük değişimleri algılamaya yönelik güçlü bir duyusal sisteme sahip.1975 yılında büyük bir depremin hemen öncesinde yılanlar ve diğer hayvanlardaki ani davranış değişimleri, yetkililerin Çin&#39;in Haicheng kentini tahliye etmesini sağlamış ve bu karar sayısız hayatı kurtarmıştı.Nanning bürosunun o dönemki müdürü Jiang Weisong, 2006 yılında China Daily gazetesine &#34;Yeryüzündeki tüm canlılar arasında, depremlere belki de en duyarlı olanlar yılanlardır. Bir deprem olmak üzereyken, kışın soğuğunda bile olsa yuvalarından çıkarlar&#34; demişti.Kuşlar hortumu nasıl tahmin edebiliyor?Hayvanların önceden fark edebildiği çevresel tehlikeler yalnızca depremlerle sınırlı değil. Kuşlar, yaklaşmakta olan diğer doğal felaketleri algılayabiliyor gibi göründükleri için giderek daha fazla ilgi odağı haline geliyor.ABD&#39;de altın kanatlı ötleğen kuşlarını izleyen bilim insanları 2014 yılında, &#34;tahliye göçü&#34; olarak bilinen çarpıcı bir örnek kaydetti.Kuşlar, Tennessee&#39;deki Cumberland Dağları&#39;nda bulunan üreme alanlarından aniden havalandı ve yaklaşık 700 kilometre uzaklaştı. Üstelik 5,000 kilometre yol kat ederek Güney Amerika&#39;dan henüz gelmişlerdi.Kuşların ayrılmasından kısa bir süre sonra, bölgeyi vuran 80&#39;den fazla hortum, 35 kişinin ölümüne ve bir milyar doların üzerinde hasara yol açtı.Aslında durum ortadaydı.Kuşlar, hortumları 400 kilometreden fazla bir mesafede olmalarına rağmen bir şekilde önceden sezmişti.Peki bunu nasıl başardılar? İlk odak noktası &#39;infrases&#39; denilen ve insanların duyamadığı ama doğada sürekli bulunan düşük frekanslı arka plan sesleri oldu.ABD&#39;deki California Üniversitesi, Berkeley&#39;de görevli yaban hayatı biyoloğu Henry Streby o dönemde, &#34;Meteorologlar ve fizikçiler, hortum fırtınalarının çok güçlü infrasesler ürettiğini ve bu seslerin binlerce kilometre uzağa ulaşabildiğini on yıllardır biliyor&#34; demişti.Ayrıca, bu güçlü fırtınalardan gelen infrasesin, kuşların duymaya son derece duyarlı olduğu bir frekansta yayıldığını da vurgulamıştı.İnfraseslerdeki değişimleri algılayabilmenin, göçmen kuşların okyanusları geçerken fırtınalardan kaçınmalarını sağlayan mekanizma olduğu düşünülüyor.Bu fikir, Pasifik Okyanusu&#39;nda yürütülen Kivi Kuaka araştırması kapsamında test ediliyor.Bu araştırma, Fransız deniz subayı Jérôme Chardon&#39;un dinlediği bir radyo programından ilham aldı.Programda, her yıl Yeni Zelanda ile Alaska arasında 14 bin kilometre göç eden kıyı çamur çulluğu adlı bir kuştan bahsediliyordu.Güneydoğu Asya ve Fransız Polinezyası&#39;nda kurtarma operasyonları koordinatörü olarak görev yapmış deneyimli bir isim olan Chardon, bu yolculuğun ne kadar tehlikeli olabileceğini çok iyi biliyordu.Çünkü şiddetli fırtınalar Pasifik&#39;i ve çevresindeki izole ada topluluklarını sık sık etkisi altına alıyor.Peki bu kuşlar, sürekli fırtına tehlikelerine rağmen her yıl, bu uzun yolculuklarını nasıl engellenmeden tamamlayabiliyordu?Ocak 2021&#39;de başlatılan bu proje, Fransa&#39;nın Doğa Tarihi Ulusal Müzesi&#39;nden bir ekibi kapsıyor.Ekip, beş farklı türden 56 kuşa GPS takip cihazları takarak okyanus boyunca izledikleri rotaları takip ediyor.Uluslararası Uzay İstasyonu, kuşlar uçarken onların sinyallerini alarak projeye gözetim sağlıyor ve bu sırada doğa kaynaklı tehlikelere verdikleri tepkileri de gözlemliyor.Kuşlara takılan bu cihazlar aynı zamanda meteorolojik veri de topluyor; böylece Pasifik genelinde iklim modelleme ve hava tahmini çalışmalarına katkı sağlanması hedefleniyor.Kivi Kuaka araştırması, ayrıca kuş davranışlarının, tsunami gibi daha seyrek görülen ama yıkıcı tehlikelere karşı da uyarı sağlayıp sağlayamayacağını inceleyecek.Çünkü tsunamilerin, dalgaların önünden giden kendine özgü infrases desenleri oluşturduğu biliniyor. Projenin bir parçası olan Charlotte Francesiaz, amaçlarının, kuşların yaklaşmakta olan bir tayfun ya da tsunamiye dair erken uyarı sistemine olası katkısını test etmek olduğunu söylüyor.İngiltere&#39;deki Liverpool Üniversitesi&#39;nde deniz biyoloğu olarak görev yapan Samantha Patrick de kuşların doğal tehlikeleri tespit edip kaçınmasında infrasesi bir yöntem olarak inceliyor ve belki dolaylı yoldan insanları da uyarabileceklerini düşünüyor.&#34;Sanırım kuşların infraseslerdeki değişimleri algılayabilmesinin mümkün olduğunu söyleyebiliriz&#34; diyen Patrick ayrıca albatrosların yüksek ya da düşük infrases bölgelerine karşı bir tercih gösterip göstermediğini araştırıyor.Tüm uzmanlar, hayvanlara dayalı erken uyarı sistemlerinin felaketleri tahmin etmek için geçerli bir seçenek olduğunu düşünmüyor.Gerçekten yardımcı olsalar bile, sadece hayvan hareketlerine dayanmak yeterli olmayabilir. İnsanların daha net bir tablo elde edebilmek için çeşitli erken uyarı sinyallerinin birleşimine ihtiyacı var. Yine de, hayvanlarla henüz konuşamıyor olsak da, onların uyarılarına daha fazla kulak verme zamanı gelmiş olabilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 02 Jul 2025 17:05:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dinozor fosilinde 66 milyon yıllık tümör bulundu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dinozor-fosilinde-66-milyon-yillik-tumor-bulundu-9243/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dinozor-fosilinde-66-milyon-yillik-tumor-bulundu-9243/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EA569-7A49D9-24CB43-BA8E01-34EE4E-5AAF7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;deki Anglia Ruskin Üniversitesi (ARU) ve Imperial College London'dan bilim insanları, 10 yıl süren çalışmanın sonunda çarpıcı bir bulguya ulaştı. 66-70 milyon yıl önce Romanya'da yaşamış bir dinozor fosilinde korunan kırmızı kan hücrelerine benzer yapılar tespit&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EA569-7A49D9-24CB43-BA8E01-34EE4E-5AAF7C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;deki Anglia Ruskin Üniversitesi (ARU) ve Imperial College London'dan bilim insanları, 10 yıl süren çalışmanın sonunda çarpıcı bir bulguya ulaştı. 66-70 milyon yıl önce Romanya'da yaşamış bir dinozor fosilinde korunan kırmızı kan hücrelerine benzer yapılar tespit edildi. Bu keşif, kanserin moleküler temellerine dair yeni ipuçları sunabilir.Dinozor tümöründen i̇nsan kanserineAraştırmanın ilham kaynağı, 2016 yılında Romanya'da bulunan bir dinozor çene fosilinde tespit edilen, insanlarda da görülebilen ameloblastoma adlı iyi huylu tümördü.ARU'dan Prof. Justin Stebbing, &#34;Kanserin yapısını anlamak için milyonlarca yıl öncesine bakıyoruz,&#34; diyerek bu bulgunun modern onkolojiye katkı sağlayabileceğini belirtti.Protein kalıntıları korunabiliyorFosilin incelenmesi için oluşturulan uluslararası ekipte, Imperial College London'dan Dr. Biancastella Cereser ve Sri Lanka'daki Kelaniya Üniversitesi'nden Prof. Pramodh Chandrasinghe de yer aldı. Gelişmiş elektron mikroskobu kullanılarak yapılan analizde, fosilleşmiş kemiklerde yumuşak doku kalıntılarına rastlandı.Bilim insanlarına göre, "Jurassic Park'taki gibi dinozor DNA'sı değil ama doku içindeki protein kalıntıları milyonlarca yıl bozulmadan kalabiliyor."Yeni kanser tedavilerine kapı aralayabilirProf. Stebbing, bu çalışmanın önemini şu sözlerle özetledi:"Artık kanseri sadece günümüzde insan ve hayvan modellerinde değil, milyonlarca yıl önce nasıl geliştiğini de inceleyebiliyoruz.""Tüm çabamız, kanserin moleküler yapı taşlarını anlamak. Bu yapbozun eksik parçalarını tamamladığımızda, daha etkili tedaviler geliştirebiliriz."Araştırma ne vadediyor?Biology dergisinde yayımlanan araştırma, antik tümörlerin yapısını inceleyerek, kanserin evrimsel geçmişini çözmeyi hedefliyor. Uzmanlar, bu sayede günümüzde kullanılan yöntemlerin ötesine geçerek, yenilikçi tedavi stratejileri geliştirilebileceğini savunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 29 May 2025 08:42:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sarman kedilerin gizemi sonunda çözüldü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sarman-kedilerin-gizemi-sonunda-cozuldu-1203/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sarman-kedilerin-gizemi-sonunda-cozuldu-1203/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C61647-9C02BB-89E861-DD5A03-D95394-A9DF86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırmacılar, sarman kedilerin genetik kodlarının bir bölümünün eksik olduğunu tespit etti. Bu eksiklik, cilt, göz ve kürk tonlarından sorumlu hücrelerin daha açık renkler üretmesine neden oluyor.Bu keşif, bilim insanlarının yanı sıra çalışmaya kitlesel fon sağlayan binlerce&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C61647-9C02BB-89E861-DD5A03-D95394-A9DF86.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırmacılar, sarman kedilerin genetik kodlarının bir bölümünün eksik olduğunu tespit etti. Bu eksiklik, cilt, göz ve kürk tonlarından sorumlu hücrelerin daha açık renkler üretmesine neden oluyor.Bu keşif, bilim insanlarının yanı sıra çalışmaya kitlesel fon sağlayan binlerce kedi severi de sevindirdi.Turuncu tekir kedilere ayırt edici renklerini veren şeyin genetik olduğu onlarca yıldır biliniyordu. Ancak bu genetik kodun tam olarak DNA&#39;nın neresinde yer aldığı şimdiye kadar bulunamamıştı.Bilim insanları, bu keşif sayesinde turuncu renkli kedilerin belirli sağlık sorunları açısından daha yüksek risk taşıyıp taşımadıklarına da ışık tutulabileceğini umuyor.Araştırma, Japonya&#39;daki Kyushu Üniversitesi ve ABD&#39;deki Stanford Üniversitesi&#39;nden iki ekip tarafından yürütüldü. Bilim insanlarının bulduğu bulgulara göre, kedinin derisine, kıl foliküllerine ve gözlerine rengini veren melanosit adı verilen hücrelerde, ARHGAP36 adlı genin çok daha aktif olduğu tespit edildi.Genler, diğer tüm canlılarda olduğu gibi, kedilerin hücrelerine nasıl çalışacaklarına dair talimatlar veren DNA parçalarından oluşuyor.Turuncu kürklü ve turuncu kürklü olmayan çok sayıda kedinin DNA&#39;larını karşılaştıran araştırmacılar, turuncu renge sahip olan kedilerde ARHGAP36 geninde bir DNA parçasının eksik olduğunu saptadı.Bu DNA parçası olmadan ARHGAP36 geni baskılanmıyor, yani daha aktif hale geliyor. Bilim insanları, bu genin melanositlere daha açık pigment üretme talimatı verdiğine inanıyor.Bilim dünyasında uzun süredir bilinen bir diğer gerçek de, tamamen turuncu renge sahip kedilerin çoğunlukla erkek olması. Bu durum, genin X kromozomu üzerinde yer aldığı bilgisiyle örtüşüyor.Kromozomlar, DNA&#39;nın daha büyük bölümleridir ve diğer memelilerde olduğu gibi erkek kediler de bir X ve bir Y kromozomu taşır.Pigment üretimini kontrol eden gen yalnızca X kromozomunda bulunduğundan, eksik bir DNA parçası bir kedinin tamamen turuncu olmasına yol açabiliyor.Buna karşılık dişi kediler iki X kromozomuna sahip oldukları için, daha açık pigment üretimini aynı şekilde artırmak için bu eksikliğin her iki kromozomda da bulunması gerekiyor. Bu da karışık bir renklenme ihtimalini artırıyor.Kyushu Üniversitesi&#39;nden genetikçi Prof. Hiroyuki Sasaki, &#34;Bu kızıl ve siyah lekeler, gelişimin erken dönemlerinde her hücredeki bir X kromozomunun rastgele kapanması nedeniyle oluşuyor&#34; diyor.&#34;Hücreler bölündükçe, bu durum farklı aktif kürk rengi genlerine sahip alanlar oluşturarak, farklı yamalar meydana getiriyor.&#34;Her ne kadar bilimsel bir zemine dayansa da, bu çalışma Prof. Sasaki için aynı zamanda bir tutku projesi. Üniversitedeki görevinden emekli olmasına rağmen, bir kedi sever olarak &#34;kedi hastalıklarının üstesinden gelinmesine katkı sağlayabileceği&#34; umuduyla turuncu kedi genini araştırmaya devam ettiğini söylüyor.Prof. Sasaki ve ekibi, bu araştırma için Japonya ve dünyanın dört bir yanındaki binlerce kedi severden kitlesel fon yoluyla 10,6 milyon yen (yaklaşık 2,8 milyon TL) topladı.Bir bağışçı, &#34;Biz ilkokul birinci ve üçüncü sınıfta okuyan iki kardeşiz. Harçlıklarımızla bağışta bulunduk. Calico kediler üzerine araştırmalarda kullanın&#34; mesajını yazdı.Beyin ve hormonal bezler de dahil olmak üzere vücudun pek çok bölgesinde aktif olan ARHGAP36 geni gelişim açısından önemli bir rol oynadığı düşünülüyor.Araştırmacılar, bu gendeki DNA mutasyonunun vücudun diğer bölgelerinde de sağlıkla veya mizaçla ilişkili başka değişikliklere yol açabileceğini değerlendiriyor.ARHGAP36 geni insanlarda da bulunuyor ve cilt kanseri ile saç dökülmesi gibi durumlarla ilişkilendiriliyor.Prof. Sasaki, &#34;Birçok kedi sahibi, farklı kürk rengi ve desenlerinin farklı kişiliklerle bağlantılı olduğuna yemin ediyor&#34; diyor.&#34;Bununla ilgili henüz bilimsel bir kanıt bulunmasa da bu ilginç bir fikir ve ben de bunu daha fazla araştırmak istiyorum.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 May 2025 06:14:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[200 dolara karınca kaçakçılığı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/200-dalara-karinca-kacakciligi-6864/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/200-dalara-karinca-kacakciligi-6864/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EE09F-82356C-DDE526-5D8667-1707CF-45A348.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaçırılanlar arasında, İngiltere&#39;deki bazı satıcılar tarafından her biri yaklaşık 220 dolar olarak değerlendirilen dev Afrika hasatçı karıncaları da vardı.Nadir böcek türlerine olan talebin arttığını söyleyen doğal hayatı koruma kurumu Kenya Yaban Hayatı Servisi (KWS),&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EE09F-82356C-DDE526-5D8667-1707CF-45A348.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kaçırılanlar arasında, İngiltere&#39;deki bazı satıcılar tarafından her biri yaklaşık 220 dolar olarak değerlendirilen dev Afrika hasatçı karıncaları da vardı.Nadir böcek türlerine olan talebin arttığını söyleyen doğal hayatı koruma kurumu Kenya Yaban Hayatı Servisi (KWS), bunu önemli bir dava olarak nitelendirdi.Koleksiyoncuların onları formicarium olarak bilinen özel yaşam alanlarında tuttuğu ve kolonilerini inşa etmelerini izlediği belirtildi.Kurum daha çok aslan ve fil gibi daha büyük hayvanların kaçırılmasına karşı mücadele veriyor.KWS&#39;ye göre bu dava, kaçakçılığın ekolojik denge için hayati önem taşıyan daha az bilinen türlere doğru değiştiğini gösteriyor.Kenya&#39;da karıncalar uluslararası biyoçeşitlilik anlaşmalarıyla korunuyor ve ticareti sıkı bir şekilde denetleniyor.Karıncalar iki ay hayatta kalmasını sağlayacak test tüpleri ve şırıngalarda yakalandı. Bunlar güvenlik sistemlerini aşmak için özeli olarak tasarlanmıştı.Kurumun paylaştığı fotoğraflarda, her birinde iki veya üç karınca bulunan, pamukla doldurulmuş yüzlerce paket görülüyor.karınca kaçakçılarıKaynak,KWSKaçırılmak üzere yakalanan karıncaların kesin sayısı hala hesaplanamadı ancak KWS sözcüsü Paul Udoto BBC&#39;ye ülkenin bu ölçekteki ilk &#34;biyo-korsanlık&#34; vakası olduğunu söyledi.Koordineli bir operasyon sonucu yakalanan şüphelilerden ikisi Belçikalı, biri Vietnamlı ve biri Kenyalı.Hayvanları Avrupa ve Asya&#39;daki egzotik evcil hayvan pazarlarına götürmeyi planladıkları düşünülüyor.Dev Afrika hasatçı karıncası (Messor cephalotes) 20 mm&#39;ye kadar ulaşabiliyor ve türünün en büyüğü. Kraliçe ise 25 mm&#39;ye kadar büyüyor.İngiltere&#39;de böcek ticareti yapan web sitesi Best Ants UK&#39;in genel müdürü Pat Stanchev, büyük ve güzel olmalarının onları evcil hayvan olarak beslemek isteyenler için çekici kıldığını söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 15 Apr 2025 08:59:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ender görülen köpekbalığı ilk kez kameralara yakalandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ender-gorulen-kopekbaligi-ilk-kez-kameralara-yakalandi-3619/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ender-gorulen-kopekbaligi-ilk-kez-kameralara-yakalandi-3619/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_76AD1F-A15641-B0738E-B4DF14-A347AF-12C9D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilim insanları Güneydoğu Asya&#39;da yer alan Doğu Timor yakınlarındaki sularda yaşayan, zor bulunan bir derin deniz köpekbalığının ilk görüntülerini yakaladı.Cephaloscyllium pictum ilk kez 2008&#39;de, Endonezya&#39;nın Lombok ve Bali adalarındaki balık pazarlarından toplanan 5&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_76AD1F-A15641-B0738E-B4DF14-A347AF-12C9D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilim insanları Güneydoğu Asya&#39;da yer alan Doğu Timor yakınlarındaki sularda yaşayan, zor bulunan bir derin deniz köpekbalığının ilk görüntülerini yakaladı.Cephaloscyllium pictum ilk kez 2008&#39;de, Endonezya&#39;nın Lombok ve Bali adalarındaki balık pazarlarından toplanan 5 örnekle keşfedilmişti.Bilim insanları, köpekbalığının yaklaşık 700 milimetreye kadar büyüdüğünü ve kendine has alacalı renkleriyle &#34;maksimum boyutunda bile küçük olması&#34; nedeniyle yeni bir tür olarak tanımlandığını söylüyor.Araştırmacılar, tür hakkında &#34;çok az&#34; ekolojik bilgi olduğunu ve çoğunlukla sadece balık pazarındaki örnekler aracılığıyla bilindiğini belirtiyor.Derin deniz kameraları ilk kez bu türün görüntülerini yakaladı.Videolar, 17 ve 18 Kasım 2024&#39;te Doğu Timor&#39;un Dili kenti açıklarında iki bölgede, yaklaşık 570 metre ve 536 metre derinlikte çekildi.Bilim insanları her iki bölgede de köpekbalığının birkaç kez kameraya geri döndüğünü, bir örnekte dişi bir köpekbalığının yemle etkileşime girdiğini ve kameranın önünden birkaç kez geçtiğini söylüyor.Oryx adlı hakemli dergide &#34;Bildiğimiz kadarıyla bu tür vahşi doğada hiç gözlemlenmedi ve ekolojisi, habitatı veya davranışları hakkında çok az şey biliniyor&#34; diye yazıyorlar.Araştırmacılar, &#34;Bu, Doğu Timor&#39;da yeni bir tür kaydı ve türün bilinen menzilini 1100 kilometreden fazla genişletiyor&#34; diye belirtiyor.Bu köpekbalığı türü hakkındaki mevcut bilgilerin sınırlı olması nedeniyle Cephaloscyllium pictum, Uluslararası Doğa Koruma Birliği&#39;nin Kırmızı Listesi&#39;nde halihazırda &#34;Yetersiz Veri&#34; sınıfında yer alıyor.Araştırmacılar &#34;derin deniz türleri başta olmak üzere&#34; bölgedeki köpekbalıklarının çeşitliliği ve dağılımı hakkında halihazırda çok az bilgi olduğunu söylüyor.Bilim insanları yeni görüntülerin, türün doğal yaşam alanının Endonezya&#39;nın doğusundaki sarp kayalık su altı yamaçları olduğunu gösterdiğini ve bu bilginin türün korunmasında kilit rol oynayabileceğini belirtiyor.Araştırmacılar şöyle yazıyor:Doğu Timor açıklarında Cephaloscyllium pictum&#39;un keşfi, derin denizi araştırıp bu kayıp köpekbalıklarını yok olmadan önce bulmaya yönelik modern, uygun maliyetli teknolojilerin önemini vurguluyor.Su altı araştırmasında National Geographic Society Keşif Teknolojisi Laboratuvarı&#39;nın (NGETL) geliştirdiği düşük maliyetli derin deniz kameraları kullanılarak derin deniz ortamlarını incelemede yeni bir yol sağlandı.Yeni derin deniz kamera sisteminin düşük maliyetli ve hafif bir uzaktan iniş platformu kullanılarak kurulduğu bildirildi.Mongabay&#39;in NGETL&#39;e dayanarak aktardığına göre bu sistem, çevreden veri toplamak ve 6 bin metre derinliğe kadar 4K çözünürlükte video çekmek üzere tasarlandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 12 Apr 2025 18:36:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dişi meyve sinekleri 'alkollü erkek seviyor']]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/disi-meyve-sinekleri-alkollu-erkek-seviyor-7102/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/disi-meyve-sinekleri-alkollu-erkek-seviyor-7102/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7A194C-236088-278E9D-B9C2F0-E165EB-E0DAFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erkek meyve sineklerinin yiyeceklerine alkol eklendiğinde, dişileri çeken kimyasalların salımı artıyor ve çiftleşmede başarı şansları yükseliyor.Sirke sineği diye de bilinen meyve sinekleri ya da Latince adıyla Drosophila melanogaster, genelde gıda çöplerinin etrafında yaşıyor&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7A194C-236088-278E9D-B9C2F0-E165EB-E0DAFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Erkek meyve sineklerinin yiyeceklerine alkol eklendiğinde, dişileri çeken kimyasalların salımı artıyor ve çiftleşmede başarı şansları yükseliyor.Sirke sineği diye de bilinen meyve sinekleri ya da Latince adıyla Drosophila melanogaster, genelde gıda çöplerinin etrafında yaşıyor ve çürüdükçe alkol üreten meyvelerden besleniyor.Bilim insanları da neden bu sineklerin alkolü çekici bulduğunu ve nasıl etkilediğini araştırıyordu.Daha önceki araştırmalarda, dişiler tarafından reddedilen erkekler arasında çiftleşmenin verdiği yüksek hazzın yerine geçecek bir şey aradıkları gibi farklı teoriler üzerinde çalışılmıştı.Araştırmanın yazarı ve Max Planck Enstitüsü Evrimsel Nöroetoloji Bölümü Başkanı Bill Hansson, bu tür araştırmaların sinek davranışına antropomorfik (insanî niteliklerin başka bir varlığa atfedilmesi, insan biçimci) bir bakış açısıyla yaklaştığını, oysa bu son çalışmanın alkol içmenin sineklere üreme avantajı sağladığını gösterdiğini söyledi.&#34;Sineklerin depresyonda oldukları için alkol aldıklarını düşünmüyoruz&#34; diyen Hansson sineklerin hem çürüyen meyvelerdeki karbonhidratlara ve mayaya hem de alkole olan ilgisinin birbirinden ayrılamayacağını sözlerine ekledi.Çalışmada, alkol ve özellikle metanol, feromon adı verilen kimyasalların, üretimini ve salımını artırarak dişiler için daha çekici hale getirdi.Feromonlar, aynı türden başka bir hayvanın davranışını etkilemek için bir bireyden havaya doğru salınıyor.Bu nedenle erkekler, özellikle de daha önce hiç çiftleşmemiş olanlar, alkole güçlü bir şekilde ilgi duydu.Yeni çalışma ayrıca sineğin alkol kokusuna verdiği tepkinin beynindeki üç farklı sinirsel devre tarafından kontrol edildiğini gösterdi.Bunlardan ikisi erkek sinekleri az miktarda alkole çekmekten sorumluyken, üçüncüsü aşırı miktarların caydırıcı bir etkiye sahip olmasını sağlıyor.Alkolün zehirli olması, sineğin beyninde içmenin risklerini ve faydalarını dikkatlice tartmasını sağlıyor. Bunu da alkol istek sinyallerini isteksizlikle dengeleyerek yapıyor.Nebraska Üniversitesi&#39;nden Ian Keesey, &#34;Bu, sineklerin alkol zehirlenmesi riski olmadan alkol tüketiminin tüm faydalarını elde etmelerini sağlayan bir kontrol mekanizmasına sahip oldukları anlamına geliyor&#34; dedi.Araştırmacılar, incelemeleri için sinek beynindeki süreçleri görselleştirmek için görüntüleme teknikleri, çevresel kokuların kimyasal analizleri ve davranışsal çalışmalar gibi fizyolojik çalışmaları birleştirdiler.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 03 Apr 2025 17:27:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İguanalar okyanus ötesi yolculuk yapmış]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iguanalar-okyanus-otesi-yolculuk-yapmis-5730/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iguanalar-okyanus-otesi-yolculuk-yapmis-5730/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4076CE-91EA43-1D1593-9E3064-654F09-593C2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Proceedings of the National Academy of Sciences adlı bilimsel dergide yayımlanan bir araştırma makalesi buna nihayet yanıt sundu.&nbsp;ABD&#39;deki San Francisco Üniversitesi&#39;nden evrimsel biyolog Simon G. Scarpetta, &#34;Bu soru kesinlikle hem bilim insanlarının hem de toplumun aklını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4076CE-91EA43-1D1593-9E3064-654F09-593C2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Proceedings of the National Academy of Sciences adlı bilimsel dergide yayımlanan bir araştırma makalesi buna nihayet yanıt sundu.&nbsp;ABD&#39;deki San Francisco Üniversitesi&#39;nden evrimsel biyolog Simon G. Scarpetta, &#34;Bu soru kesinlikle hem bilim insanlarının hem de toplumun aklını kurcalıyordu&#34; diyor.&nbsp;Evrimsel biyolog Scarpetta ve çalışma arkadaşları bu hayvanların, okyanusu aşan bitki örtülerinin üzerinde Fiji&#39;ye gittiğini saptadı.&nbsp;Bilim insanları aradaki 8 bin kilometreye dikkat çekerek bunun, insanlar haricindeki bir omurgalı kara canlısının okyanusta katettiği en uzun mesafe olduğunu düşünüyor.Scarpetta ve ekibi Fiji tepeli iguanasını en yakın akrabalarıyla karşılaştırdı. Araştırmacılar, bu türün 30 ila 34 milyon yıl önce farklılaştığını öne sürüyor.Fiji takımadalarındaki volkanların doğuşunun bu döneme denk geldiğini işaret ediyorlar.&nbsp;Kutuplardaki sıcaklığın, sıcaklığa duyarlı herhangi bir iguana türünün Asya ya da Avustralya&#39;ya gidip oradan Pasifik&#39;teki adalara geçmesini imkansız kıldığını da sözlerine ekliyorlar.&nbsp;Son araştırmada yer almayan bilim insanlarından Hamish G. Spencer, bitkilerin ve ağaç gövdelerinin birbirine karışıp yüzdüğü, &#34;rafting&#34; diye adlandırılan sürecin başka örneklerde de küçük canlıların uzaklardaki adalara gitmesini sağladığını hatırlattı.&nbsp;Ancak bunların genelde omurgasızlarda, çok nadiren de uçamayan omurgalılarda görüldüğünü söyledi.&nbsp;&nbsp;Yeni Zelanda&#39;daki Otago Üniversitesi&#39;nde çalışan evrimsel genetikçi, memelilere kıyasla kertenkele ve yılan gibi canlıların yavaş metabolizmalarıyla uzun mesafeler katetmeyi başarabildiğini belirtti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 19 Mar 2025 13:58:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bilim insanları köpeklerin en sevdiği rengi açıkladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bilim-insanlari-kopeklerin-en-sevdigi-rengi-acikladi-4782/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bilim-insanlari-kopeklerin-en-sevdigi-rengi-acikladi-4782/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B72DBE-B72415-98C4D2-E6D7CC-4B7012-1CF977.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hindistan sokaklarında serbestçe dolaşan köpeklerin sarı nesnelere karşı kuvvetli bir tercih gösterdiği yeni bir araştırmada belirtildi.Köpekler, gözlerinde rengi algılayan daha az koni hücresi olduğu için renkleri insanlardan farklı görüyor. İnsanlarda, bir dizi rengi görmemizi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B72DBE-B72415-98C4D2-E6D7CC-4B7012-1CF977.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hindistan sokaklarında serbestçe dolaşan köpeklerin sarı nesnelere karşı kuvvetli bir tercih gösterdiği yeni bir araştırmada belirtildi.Köpekler, gözlerinde rengi algılayan daha az koni hücresi olduğu için renkleri insanlardan farklı görüyor. İnsanlarda, bir dizi rengi görmemizi sağlayan üç tip koni hücresi var. Köpeklerdeyse bu hücrelerin sadece iki türünün bulunması, renkleri ayırt etmelerini zorlaştırıyor.Köpekler mavi ve sarı tonlarını belirgin bir şekilde görebilirken, kırmızı, yeşil ve turuncu tonları arasında ayrım yapamıyor ve bunların hepsi onlara sarı veya grinin tonları gibi görünüyor.Kalküta&#39;daki Hindistan Bilim Eğitimi ve Araştırma Enstitüsü&#39;ndeki araştırmacılar, köpeklerin sarı tonlarını tercih ettiğini söylüyor.Bu durum, sarı tonlarının görüş alanlarında belirgin bir şekilde öne çıkmasından kaynaklanıyor olabilir.Hakemli dergi Animal Cognition&#39;da yakın zamanda yayımlanan araştırmada sarıya yönelik tercihin bu kadar güçlü olmasının, köpeklerin kurtlardan evrimleştiği dönemden kaynaklanabileceği öne sürülüyor.&nbsp;Deneydeki köpek renkli kaselere yaklaşıyorAraştırmacılar, Hindistan&#39;ın Kalküta kentinde 130&#39;dan fazla sokak köpeğini, her birinin önüne sarı, mavi ve gri renkli mama kapları koyarak inceledi.Köpeklerin çoğu, &#34;gri kapta yiyecek varken sarıda olmasa bile&#34; mavi ya da griye kıyasla çok daha yüksek oranda doğrudan sarı kaba yöneldi.Çalışmada, &#34;Bu tercih o kadar güçlü ki, ister bisküvi ister tavuk olsun, yiyeceklere duyulan çekimin önüne geçiyor&#34; ifadeleri kullanılıyor.&nbsp;Bu sonuçları birlikte değerlendirince, sarıya yönelik gözlemlenen tercihin sarıya yönelik çekimin bir sonucu olduğu sonucuna varıyoruz.&#34;Sarıya yönelik bu güçlü tercihe tam olarak neyin yol açtığını henüz bilmiyoruz&#34; diye ekleyen araştırma, bu davranışın &#34;diğer renklere yönelik bir tiksintiden&#34; kaynaklandığı ihtimalini eliyor.Araştırmacılar bu tercihin bir nedeninin, çoğu sokak köpeğinin tüylerinin turuncu ya da kahverengi tonlarında olması ve diğer köpeklerin bunları sarımsı görmesinden kaynaklanabileceğini düşünüyor.Renk tercihi genetik ya da öğrenilmiş olabileceğinden, araştırmacılar gelecekte deneyler yapılarak bu özelliğin doğuştan gelip gelmediğinin test edilmesi çağrısında bulunuyor.Bilim insanları &#34;Evcil köpekler ve kurtları karşılaştırarak yapılacak çalışmalar, sarıya yönelik bu tercihin evrimsel seyrini anlamaya katkı sağlayabilir&#34; diyor.Fas&#39;ta yapılan önceki çalışmalar köpeklerde renk tercihine işaret etmediğinden, araştırmacılar bulguların Hindistan köpeklerine özgü olabileceğinden şüpheleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 26 Feb 2025 17:01:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Transseksüel fareler için 10 milyon dolar harcanmış]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/transseksuel-fareler-icin-10-milyon-dolar-harcanmis-7696/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/transseksuel-fareler-icin-10-milyon-dolar-harcanmis-7696/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CF913B-F72703-200606-D239EF-EFF1E4-50E3E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi&#39;nin Cumhuriyetçi üyesi Nancy Mace, Amerikan vergi mükelleflerinin fonlarından geçen yıl &#39;transseksüel laboratuar fareleri&#39; kullanılarak yapılan deneyler için yaklaşık 10 milyon dolar harcandığını söyledi. Mace, bu meblağın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CF913B-F72703-200606-D239EF-EFF1E4-50E3E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi&#39;nin Cumhuriyetçi üyesi Nancy Mace, Amerikan vergi mükelleflerinin fonlarından geçen yıl &#39;transseksüel laboratuar fareleri&#39; kullanılarak yapılan deneyler için yaklaşık 10 milyon dolar harcandığını söyledi. Mace, bu meblağın eski Başkan Joe Biden&#39;ın yönetimi tarafından vergi mükelleflerinin parasının büyük ölçüde kötüye kullanılmasının bir örneği olduğunu ifade etti.Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi&#39;nin &#39;Transseksüel Laboratuar Fareleri ve Zehirlenmiş Yavru Köpekler&#39; başlıklı oturumunda konuşan Mace, vergi mükelleflerinin fonlarının hayvan araştırmalarında &#39;cinsiyeti onaylayan bakım&#39; için tahsis edilmesini eleştirdi.Mace konuşmasında, "Federal hükümet neden vergi mükelleflerinin parasını transseksüel hayvanlar yaratmak için harcıyor?" sorusunu sordu.Mace konuşmasında şu cümleleri kaydetti:Geçtiğimiz yıl White Coat Waste Project, transseksüel fareler, sıçanlar ve maymunlar yaratmak için harcanan 10 milyon dolardan fazla vergi mükellefi fonunu ifşa etti. Bu DEI hibeleri, ülke çapındaki üniversitelerde laboratuvar hayvanlarını invaziv ameliyatlara ve hormon tedavilerine zorlayan acı verici ve ölümcül transseksüel deneylerini finanse etti.Mace, Biden yönetiminin politikalarını eleştirerek, &#34;Beyaz Saray radikal cinsiyet ideolojilerini Amerikan toplumunun her kesimine yaymaya o kadar hevesliydi ki, hayvanların cinsel organlarını cerrahi olarak mutasyona uğratıyorlardı. Vergi mükelleflerinin parası buna gitti&#34; cümlesinin altını çizdi.White Coat Waste Project hesaplamalarına göre, Ulusal Sağlık Enstitüleri&#39;nin &#39;transseksüel hayvan deneyleri&#39; için 26 milyon doları şu anda aktif olan projeler olmak üzere en az 240 milyon dolar harcadığı öne sürülmüştü.&#34;ABD hükümeti hayvanlar üzerinde deneyler yapmak için yılda 20 milyar dolardan fazla para harcıyor" diyen Mace, "Testosteron tedavisi gören dişi farelerin bir tecavüz ilacını aşırı dozda alma ihtimalinin daha yüksek olup olmadığını öğrenmek için 1 milyon doların üzerinde para harcadık&#34; dedi.Beyaz Saray, Donald Trump&#39;ın 20 Ocak&#39;ta göreve başlamasından bu yana federal hükümet bünyesindeki DEI programlarına karşı politikalar yürütüyor. Trump, Oval Ofis&#39;teki ilk gününde trans bireylere yönelik korumaları geri alan ve DEI girişimlerini sonlandıran emirler imzalamış ve bu çabalarını &#39;ırk ve cinsiyeti kamusal ve özel yaşamın her alanına sosyal olarak yerleştirme&#39; girişimlerini sona erdirme hamlesi olarak tanımlamıştı.Tüm bunlara ek olarak Trump, ABD ordusunda &#39;radikal cinsiyet ideolojisini&#39; yasaklayan bir kararname imzalamış ve hizmet üyelerinin görev için fiziksel ve zihinsel uygunluk standartlarına uymaları gerektiğini vurgulamıştı.Trump bu hafta başında da trans kadınların kadın sporlarında yarışmasını yasaklayan bir kararname imzalamıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Feb 2025 09:25:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Küresel ısınma, şehirlerdeki fare sayısını artırıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuresel-isinma-sehirlerdeki-fare-sayisini-artiriyor-8407/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuresel-isinma-sehirlerdeki-fare-sayisini-artiriyor-8407/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F29442-8C03E0-A96846-8551A1-EBCE79-F0C201.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Richmond Üniversitesi&#39;nden bilim insanları, küresel ısınmanın şehirlerdeki fare nüfusunu önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, artan sıcaklıklar ve genişleyen kentsel alanlar, farelerin üremesi ve hayatta kalması için daha elverişli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F29442-8C03E0-A96846-8551A1-EBCE79-F0C201.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Richmond Üniversitesi&#39;nden bilim insanları, küresel ısınmanın şehirlerdeki fare nüfusunu önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, artan sıcaklıklar ve genişleyen kentsel alanlar, farelerin üremesi ve hayatta kalması için daha elverişli bir ortam sağlıyor.Fareler, küresel ısınmanın &#39;kusursuz fırtınası&#39;nı yaşıyorRichmond Üniversitesi&#39;nden araştırmacılar, küresel ısınmanın özellikle şehir ortamlarındaki fareler için bir &#34;kusursuz fırtına&#34; yarattığını belirtti. Artan sıcaklıklar, farelerin yiyecek bulma ve yaşam koşullarını iyileştirirken, kentsel alanların genişlemesi, onlara daha fazla barınma ve üreme alanı sunmakta. Araştırmalar, farelerin bu koşullarda daha hızlı ürediğini ve daha büyük popülasyonlar oluşturduğunu göstermekte.Fare sayılarındaki artış, şehirlerdeki sağlık ve altyapı sorunlarını tetikliyorBu artış, şehirlerdeki sağlık ve altyapı sorunlarının da önünü açıyor. Fareler, taşıdıkları hastalıklar, yiyeceklerdeki kirlilik ve zararlarıyla büyük bir tehdit oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu durumu küresel ısınmanın çevresel etkilerinin doğrudan şehir hayatına yansıması olarak değerlendirdi.Bilim insanları, farelerin yaşam alanlarının genişlemesinin, şehirlerin ısınan iklimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Küresel ısınmanın ilerleyen yıllarda bu etkileri daha da artırması bekleniyor. Fare nüfusundaki artış, bu hayvanların taşıdığı hastalıklar ve alt yapıya verdikleri zararların daha da yaygınlaşacağı anlamına gelebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 Feb 2025 09:07:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sokak Hayvanlarının Rehabilitasyonuna Destek Oluyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sokak-hayvanlarinin-rehabilitasyonuna-destek-oluyor-7459/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sokak-hayvanlarinin-rehabilitasyonuna-destek-oluyor-7459/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84244C-84B0A5-4E004D-A74166-653EEE-D4FBEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurulduğu günden bu yana hayata geçirdiği projelerle sürdürülebilir kalkınma için katma değer yaratan Anadolu Sigorta, sokak hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonu alanında, geçtiğimiz yıl ocak ayında önemli bir projeye imza atmıştı.&nbsp; Bu projeyle Anadolu Sigorta, öncelikli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84244C-84B0A5-4E004D-A74166-653EEE-D4FBEE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurulduğu günden bu yana hayata geçirdiği projelerle sürdürülebilir kalkınma için katma değer yaratan Anadolu Sigorta, sokak hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonu alanında, geçtiğimiz yıl ocak ayında önemli bir projeye imza atmıştı.&nbsp; Bu projeyle Anadolu Sigorta, öncelikli olarak afet dönemleri için hayata geçirdiği Kurtaran Araç ile, sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmeyi ve toplum sağlığına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Hemogram, biyokimya, ultrason, röntgen ve operasyon odası gibi bir klinikte bulunması gereken birçok ileri seviye ekipmanla donatılan Kurtaran Araç'ta sokak hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonu için gönüllü veteriner hekimler de görev alıyor. Proje kapsamında 1 yıl içinde, 500'den fazla hayvanın röntgen, hemogram ve biyokimya testleri ile ilk muayeneleri gerçekleştirildi.&nbsp;&nbsp;"Kurtaran Araç ile sokak hayvanlarının refahı için elimizi taşın altına koyuyoruz"Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, Anadolu Sigorta'nın tam 100 yıldır sürdürülebilir bir dünya için çalıştığını belirterek, sürdürülebilirlik perspektiflerini sokak hayvanları konusuna da yansıttıklarını söyledi. Ergüntan, "Anadolu Sigorta olarak, Kurtaran Araç ile sokak hayvanlarının tedavisinin devamlılığını sağlamak ve rehabilitasyonları alanında çalışmalar yapmak üzere bundan tam bir yıl önce bir yola çıktık. Kurtaran Ev ile birlikte hayata geçirdiğimiz Kurtaran Araç ile sokak hayvanlarının sağlığı ve refahı için elimizi taşın altına koyduk ve her canlının yaşam hakkına duyduğumuz saygıyla sokak hayvanlarının hayatlarına katkı sunmayı hedefledik. Kurtaran Araç'ta yer alan tetkik ekipmanları sayesinde 500'den fazla sokak hayvanına dokunarak teşhis ve tedavilerini sağladık. Sokak hayvanlarının bakımlarında üstlendiğimiz bu rol ile bütüncül sürdürülebilirlik anlayışımıza da katkı sunduk. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde sürdürülebilirlik konusunda değer yaratırken &#34;Karasal Yaşam&#34; hedefi için de çalışmaya devam edeceğiz" dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jan 2025 12:38:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Müzelerde köpek bakıcılığı hizmeti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/muzelerde-kopek-bakiciligi-hizmeti-9928/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/muzelerde-kopek-bakiciligi-hizmeti-9928/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1F86DC-983A46-A37BF2-ACFF69-B67A10-AA648F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya&#39;da müzeler, gelecek yıl daha fazla İtalyan&#39;ın kapılarından içeri girmesini sağlamak için bir gün ücretsiz köpek bakıcılığı hizmeti sunuyor.Bauadvisor köpek hizmetleri şirketinin organize ettiği ücretsiz tanıtım hizmeti, bugünden Nisan 2026&#39;ya kadar ayda bir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1F86DC-983A46-A37BF2-ACFF69-B67A10-AA648F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya&#39;da müzeler, gelecek yıl daha fazla İtalyan&#39;ın kapılarından içeri girmesini sağlamak için bir gün ücretsiz köpek bakıcılığı hizmeti sunuyor.Bauadvisor köpek hizmetleri şirketinin organize ettiği ücretsiz tanıtım hizmeti, bugünden Nisan 2026&#39;ya kadar ayda bir gün her şehir veya kasabayı gezecek.Köpek sahipleri, 15 turistik merkezdeki seçilmiş müzelerin girişlerinde evcil hayvanlarını eğitimli bakıcılara bırakabilecek.Daha sonra köpekler, şirketin internet sitesi veya uygulaması üzerinden yapılan rezervasyonun ardından sahiplerinin ziyaretleri süresince gezdirilecek, beslenecek ve susuzlukları giderilecek.Bauadvisor Direktörü Dino Gasperini, The Times&#39;a yaptığı açıklamada, &#34;Bu proje, sahiplerinin evcil hayvanlarından ayrı kalmadan kültürün tadını çıkarabileceği ve köpeklerin evde bırakıldığında yaşayacaklarından daha az stres yaşayacağı anlamına geliyor&#34; dedi.Program pazar günü Roma&#39;da Ara Pacis Müzesi, MAXXI çağdaş sanat müzesi ve Castel Sant&#39;Angelo da dahil 4 büyük kültürel mekanda hayata geçirildi.Gelecek dönemde Floransa&#39;daki Uffizi Galerileri, Venedik&#39;teki Peggy Guggenheim Koleksiyonu ve Napoli&#39;deki Ulusal Arkeoloji Müzesi de dahil diğer önemli mekanları da kapsayacak.Eurispes araştırma şirketi tarafından geçen yıl yayımlanan bir rapora göre, İtalyan ailelerin üçte birinden fazlasının evcil hayvanı var ve her 10 evcil hayvandan 4&#39;ü köpek.Avrupa Evcil Hayvan Gıda Endüstrisi Federasyonu&#39;na göre, 2022&#39;de İtalya&#39;daki köpek nüfusu yaklaşık 8,8 milyondu (sokak köpekleri hariç) ve bu da İtalya&#39;yı Avrupa Birliği&#39;nin en büyük nüfuslarından biri haline getiriyordu. Almanya yaklaşık 10,6 milyonluk köpek nüfusuyla ilk sırada yer alırken, onu İspanya takip ediyor.Gasperini, köpek sahiplerinin yarısının evcil hayvanlarını evde bırakmak istemediği için kültürel faaliyetlerden vazgeçtiğini tahmin ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Jan 2025 11:08:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çiftleşmek için üç okyanus aşan balina rekor kırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ciftlesmek-icin-uc-okyanus-asan-balina-rekor-kirdi-6857/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ciftlesmek-icin-uc-okyanus-asan-balina-rekor-kirdi-6857/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B1C26-F64023-E4904C-15C051-D4A61D-3156F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir kambur balinanın çiftleşmek için üç okyanusu kapsayan rekor bir mesafe kat ettiğinin saptanması, türün göç davranışını etkileyen küresel zorluklar hakkında endişe yarattı.Balinalar, bazı türlerin üreme bölgeleri birkaç boylamı kapsadığından çiftleşmek için diğer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B1C26-F64023-E4904C-15C051-D4A61D-3156F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir kambur balinanın çiftleşmek için üç okyanusu kapsayan rekor bir mesafe kat ettiğinin saptanması, türün göç davranışını etkileyen küresel zorluklar hakkında endişe yarattı.Balinalar, bazı türlerin üreme bölgeleri birkaç boylamı kapsadığından çiftleşmek için diğer tüm memelilere kıyasla en uzun göçlerden birini gerçekleştiriyor.&nbsp;Bazı balinaların göç rotasının beslenme ve üreme alanları arasındaki mesafenin 8 bin kilometreyi aştığı bilinse de bilim insanları, boylamlar arasında bu kadar uzun mesafeli hareketin &#34;tipik olmadığını&#34; söylüyor.Hakemli dergi Royal Society Open Science&#39;ta yayımlanan yeni bir çalışmada araştırmacılar, bir kambur balinanın iki üreme noktası arasında kat ettiği bilinen en uzun mesafeyi izledi; yaklaşık 13 bin kilometre giden balina dünyanın neredeyse üçte birini geçti.&nbsp;Erkek kambur balinanın G ve C üreme alanları arasında görüldüğü yerler (Ekaterina Kalashnikova ve ekip arkadaşları / Royal Society Open Science)Balinayı ilk kez 2013&#39;te Büyük Okyanus&#39;un doğusunda Kolombiya yakınlarında tespit eden araştırmacılar, 2022&#39;de Hint Okyanusu&#39;nun güneybatısındaki Afrika kıyılarında, Zanzibar yakınlarında tekrar fotoğrafladı.Bilim insanları bu &#34;olağanüstü mesafenin&#34;, bu türün görüldüğü farklı üreme alanları arasında kaydedilen en uzun mesafe olduğunu söylüyor.Araştırmacılar balinanın yolculuğunun, iklimsel ve çevresel değişiklikler, değişen besin kaynakları ve çiftleşme stratejileri karşısında gelişen bir adaptasyon olabileceğini söylüyor.Yeni çalışma, geniş kapsamlı deniz memelilerine ilişkin küresel veri kümelerini birleştirerek büyük ölçekli çevresel değişikliklerin popülasyonlarını nasıl etkilediğini incelemenin önemini vurguluyor.Son kanıtlar balinaların bilinen göç noktalarından ve okyanuslardaki boylamsal hareket modellerinden saptığına işaret ediyor.Daha önceki bir çalışmada, 2002&#39;yle 2021 arasında Brezilya yakınlarındaki Abrolhos Kıyısı ve Güney Afrika&#39;daki Cape Town&#39;daki üreme alanları arasında seyahat eden 6 balina kaydedilmişti.Fotoğrafla kimlik tespiti ve genetik çalışmalar, bu tür hareket modellerinin anlaşılmasında ilerleme kaydedilmesini sağlıyor.Bilim insanları son çalışmada Zanzibar&#39;da temmuz ve eylül, Kolombiya&#39;da ise temmuz ve ekim arasındaki üreme mevsimi boyunca araştırma gemilerinde özel çalışmalar yürüterek kambur balinaların konumu, akustik davranışları, grup türüyle büyüklüğü ve mekansal dağılımı hakkında veri topladı.Kambur balina 10 Temmuz 2013&#39;te Büyük Okyanus&#39;un Kolombiya kıyılarının kuzeyindeki Tribugá Körfezi&#39;nde; 13 Ağustos 2017&#39;de Büyük Okyanus&#39;un Kolombiya kıyılarının kuzeyindeki Bahía Solano&#39;da ve 22 Ağustos 2022&#39;de Zanzibar Kanalı&#39;nda gözlemlendi (Ekaterina Kalashnikova ve ekip arkadaşları / Royal Society Open Science)Yetişkin bir kambur balina ilk kez 2013&#39;te Büyük Okyanus&#39;un Kolombiya kıyılarındaki Tribugá Körfezi açıklarında fotoğraflanmış ve 5 yıl sonra yaklaşık 78 km uzaklıktaki Bahía Solano&#39;da görülmüştü. Ağustos 2022&#39;de Hint Okyanusu&#39;nun güneybatısındaki Zanzibar Kanalı&#39;ndaki Fumba açıklarında tekrar fotoğraflanmıştı.Araştırmacılar şöyle yazıyor:Bu, fotoğrafla tanımlanmış yetişkin bir erkek kambur balinanın görüldüğü iki üreme alanı arasında kaydedilen en uzun büyük daire seyrini ve Büyük ve Hint okyanusları arasında üreme alanlarını değiştiren bir kambur balinanın ilk kaydını temsil ediyor.Öte yandan balinanın göç rotası belirsizliğini koruyor.Son çalışma, kambur balinaların uzun mesafeli göçlerine dair daha fazla kanıt sunuyor. Araştırmacılar bu alan değişimlerinin ne sıklıkta gerçekleştiğini anlamanın, popülasyon düzeyindeki etkilerini değerlendirmeye katkı sağlayabileceğini söylüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Dec 2024 18:19:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avrupa'da kurtların 'dokunulmazlığı' sona eriyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupada-kurtlarin-dokunulmazligi-sona-eriyor-7524/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupada-kurtlarin-dokunulmazligi-sona-eriyor-7524/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E359B1-4C7DC1-36B111-E75E8D-1E095C-7840CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen&#39;in Midilli atının kurtlar tarafından parçalanması üzerine harekete geçmesiyle kurt avının önü açıldı.Avrupa Konseyi&#39;ne bağlı Bern Sözleşmesi Komitesi, AB Komisyonu&#39;nun, kurtlara yönelik sıkı koruma tedbirlerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E359B1-4C7DC1-36B111-E75E8D-1E095C-7840CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen&#39;in Midilli atının kurtlar tarafından parçalanması üzerine harekete geçmesiyle kurt avının önü açıldı.Avrupa Konseyi&#39;ne bağlı Bern Sözleşmesi Komitesi, AB Komisyonu&#39;nun, kurtlara yönelik sıkı koruma tedbirlerinin gevşetilmesi önerisini onayladı.Buna göre kurtlar &#34;sıkı korunan&#34; statüsünden &#34;korunan&#34; statüsüne alınacak.Karar üç ay içinde uygulamaya girecek.=Üye ülkelerden üçte birinden fazlası itiraz ederse karar rafa kaldırılacak.Türkiye, Bern Sözleşmesi&#39;ne taraf ülkeler arasında yer alıyor.Ancak BBC Türkçe&#39;ye konuşan Yaban Hayatı Ekoloğu ve Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Koordinatörü Şafak Arslan&#39;a göre bu, kararın Türkiye&#39;de mutlaka uygulanacağı anlamına gelmiyor.Orta Avrupa&#39;da soyu tükenen kurtlar, 100 yıl aradan sonra 2000&#39;li yılların başında yeniden ortaya çıktı ve sıkı koruma önlemleri sayesinde hızla çoğalmaya başladı.Avrupa&#39;da 2012 yılında 11 bin olan kurt sayısının bugün 20 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.Kurt sürüleri, özellikle küçük baş hayvan yetiştiricileri için ciddi bir sorun olarak görülüyor.Koyun ve keçi başta olmak üzere Avrupa&#39;da her yıl en az 65 bin hayvanın, kurt saldırıları sonucu öldüğü tahmin ediliyor.Çiftçilerin önlem talebi, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen&#39;in sahibi olduğu Midilli atına yönelik kurt saldırısı ile ivme kazandı.Von der Leyen&#39;in &#34;Dolly&#34; adlı Midillisi, 2022 yılında Almanya&#39;nın aşağı Saksonya eyaletinde kurtlar tarafından parçalandı.Von der Leyen&#39;in çabaları sonucu Komisyon, sorunlu kurtların öldürülmesine olanak tanıyan bir düzenleme için harekete geçti.Kurtların statüsü nasıl değişti?AB Komisyonu&#39;nun talebi üzerine, Bern Sözleşmesi&#39;ne taraf olan 50 ülke, Avrupa&#39;da kurtların statüsünün &#34;kesinlikle korunan&#34; yerine sadece &#34;korunan&#34; olarak değiştirilmesine onay verdi.Yabani hayvan ve bitki türlerinin korunmasına ilişkin esasları düzenleyen ve 1980&#39;lerin başından bu yana yürürlükte olan Bern Sözleşmesi uyarınca, "kesinlikle koruma&#34; bir hayvanın kasıtlı olarak öldürülmesi, özgürlükten mahrum bırakılması ya da rahatsız edilmesini yasaklıyordu.Bu madde kapsamında, yabani hayvanların üreme alanlarına da dokunulamıyordu.Bu değişiklikle, kurtların dokunulmazlığı ortadan kalkacak ve tehlike yaratan hayvanların belirli koşullar altında avlanabilmesinin önü açılacak.Avrupa Birliği Komisyonu, bunun için "Habitat Direktifi"nde düzenlemeye gidecek.Hollanda, Almanya ve Belçika hükümetleri, alınan karardan memnun.Hollanda hükümeti, insanlara, evcil hayvanlara ya da çiftlik hayvanlarına saldıran kurtlara karşı daha sert müdahale edilmesini öngören bir ulusal planı devreye sokmaya hazırlanıyor.Avrupa&#39;daki Yeşil partiler ile hayvanseverler ise, bu değişikliğin, sadece kurt avının değil, Avrupa doğal yaşamında tahribatın da önünü açacağını savunuyor.Bern Sözleşmesi&#39;ne taraf olan ülkeler arasında 27 AB üyesinin yanı sıra Türkiye, Fas, Tunus, Senegal ve Burkina Faso da yer alıyor.Türkiye&#39;yi etkiler mi?Türkiye Bern Sözleşmesine taraf olan ülkelerden biri ancak düzenlemenin değişmesi durumunda Türkiye&#39;de kurtların avlanmasının önü otomatikman açılmıyor.BBC Türkçe&#39;ye konuşan Yaban Hayatı Ekoloğu ve Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Koordinatörü Şafak Arslan, Türkiye&#39;de yaban hayvanlarının avcılığının Kara Avcılığı Kanunu ile düzenlendiğini belirtiyor.Türkiye&#39;de Merkez Av Komisyonu avlanılabilecek yaban hayvanlarını kotalarıyla birlikte her yıl yaz aylarında yayımlıyor.Arslan, Türkiye&#39;de kurtlarla ilgili artan bir şikayet olduğunu ancak avlanmasının önünün açılmasının henüz gündemde olmadığını belirtiyor.Türkiye, dünyada kurt sürülerinin yoğun olarak yaşadığı ülkelerden biri.Ancak Kuzey Doğa Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu&#39;nun medyaya verdiği bilgiye göre, insan baskısı nedeniyle Türkiye&#39;deki kurtların yaşam süreleri kısalıyor.Şekercioğlu&#39;na göre, Türkiye&#39;de yerleşim yerlerine yaklaşan kurtlar insanlar tarafından öldürülüyor ve bu sayı oldukça yüksek.Şekercioğlu, hayvanların yaşam alanlarındaki yapılaşma baskısının da kurtlarla insanları daha sık karşı karşıya getirdiğini vurguluyor.2019 yılında yayımlanan bir bilimsel araştırmada Türkiye&#39;de 2002-2017 yılları insanlar ve kurtlar arasında 234 karşılaşma görüldüğü ifade edilmişti.Kurtların en çok ev hayvanlarına, keçi ve koyunlara saldırı olduğu belirtilmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 05 Dec 2024 10:06:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Katil balinalardan yeni av stratejisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/katil-balinalardan-yeni-av-stratejisi-1235/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/katil-balinalardan-yeni-av-stratejisi-1235/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0B416F-7F3F9B-A06B3B-390C5B-FFC31D-3F7110.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni bir araştırma, Kaliforniya Körfezi&#39;ndeki katil balinaların dünyanın en büyük balıklarını avlamak ve öldürmek için özel beceriler edindiğine işaret ediyor.Uzunluğu 18 metreye ulaşabilen balina köpekbalıklarının körfezde beslendiği biliniyor ve süper avcılar olan katil&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0B416F-7F3F9B-A06B3B-390C5B-FFC31D-3F7110.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yeni bir araştırma, Kaliforniya Körfezi&#39;ndeki katil balinaların dünyanın en büyük balıklarını avlamak ve öldürmek için özel beceriler edindiğine işaret ediyor.Uzunluğu 18 metreye ulaşabilen balina köpekbalıklarının körfezde beslendiği biliniyor ve süper avcılar olan katil balinalar tarafından avlandıklarına dair anekdot niteliğinde kanıtlar var.Frontiers in Marine Science adlı akademik dergide yayımlamadan önce bir ön versiyonunu paylaştılar.Orkalar veya daha yaygın adlarıyla katil balinalar, çeşitli zeki davranışlarıyla tanınan deniz memelileri. Bilim insanları, türün bazı popülasyonlarının son zamanlarda gemi trafiği, aşırı avlanma ve deniz kirliliği nedeniyle tehdit altında olduğu için tuhaf avlanma davranışları sergilediğini fark etmişti.Araştırmacılar, yakın zamanda Şili&#39;nin açıklarında ilk kez yunuslarla beslenen katil balinaları görüntülemişti.Bilim insanları, bundan birkaç ay önce Güney Afrika açıklarında yalnız bir katil balinanın ilk kez büyük beyaz köpekbalığı avlayıp yediğini bildirmişti. 2022&#39;de orkaların dünyadaki en büyük hayvan olan mavi balinaları avladığı üç farklı olay kayda geçmişti.Araştırmacılar, onlarca yıldır orkaların musurgilleri taciz edip öldürdüğü ama yemediği bir dizi şaşırtıcı vaka da gözlemliyor.Yeni çalışmada &#34;Bu av-avcı etkileşimlerinin dünya genelinde nadiren gözlemlendiği&#34; belirtiliyor.Ancak, muhtemelen gözlem imkanlarının da artması sayesinde kayda geçen olaylar son yıllarda artıyor gibi görünüyor.Son çalışmada, Kaliforniya Körfezi&#39;nin güneyinde 2024&#39;e kadar 6 yıl içinde 4 benzersiz avlanma olayının fotoğraf ve video kayıtları incelendi.Bu örneklerde orkaların işbirliği yaparak balina köpekbalıklarını avlayıp öldürmek üzere benzersiz bir strateji izlediği görüldü. Saldırılarda orkaların, balina köpekbalıklarının pelvik bölgesini hedef aldığı, üreme organlarına ve pelvik yüzgeçlerine odaklandığı gözlemlendi.&nbsp;Orkalar, balina köpekbalıklarını bir süreliğine sersemletilip ters çevirerek balıkların lipit açısından zengin olan karaciğerlerine ulaşabiliyor.Orkaların, balıkların karnını hedef almasının nedeni büyük ihtimalle bu bölgenin en az korunan, kas ve kıkırdak oranı çok daha düşük bir kısım olması.Ancak araştırmacılar orkaların, balina köpekbalıklarının karaciğerleriyle beslendiğine dair fotoğraflı kanıt olmadığını söyledi.&nbsp;Araştırmacı Alison Towner, bir orka saldırısının ardından kıyıya vuran büyük beyaz köpekbalığı cesediyle&nbsp; (Hennie Otto/Marine Dynamics/Dyer Adası Koruma Vakfı)Bilim insanları, Kaliforniya Körfezi&#39;ndeki orkaların bu &#34;özel becerileri&#34; balina köpekbalıklarını avlamak için edindiğinden ve bilgilerin orka popülasyonlarında yayılıyor olabileceğinden şüpheleniyor.Fotoğraflar, Meksikalı bilim insanlarının &#34;Moctezuma&#34; diye adlandırdığı yetişkin erkek katil balinanın 4 avlanma olayından üçüne katıldığını gösteriyor. Son olaya karışan dişi katil balinalar, daha önce de Moctezuma&#39;yla görülmüştü.Bilim insanları, bu bulguların süper avcıların zekasına işaret ettiğini vurguladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 Nov 2024 10:00:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dev akvaryum 30 bin deniz canlısına ev sahipliği yapıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dev-akvaryum-30-bin-deniz-canlisina-ev-sahipligi-yapiyor-4458/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dev-akvaryum-30-bin-deniz-canlisina-ev-sahipligi-yapiyor-4458/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_522F2E-EBEC01-AEC2B9-11688D-1666CC-F6F171.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya deniz ekosisteminin korunmasında rol oynayan Sea Life Bangkok, birçok türe yaşam alanı sunuyor ve nesli tükenmekte olan canlıların korunmasına katkı veriyor.10 bin metrekarelik geniş alanı kaplayan akvaryum, yılda yaklaşık 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor.30 binden fazla deniz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_522F2E-EBEC01-AEC2B9-11688D-1666CC-F6F171.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya deniz ekosisteminin korunmasında rol oynayan Sea Life Bangkok, birçok türe yaşam alanı sunuyor ve nesli tükenmekte olan canlıların korunmasına katkı veriyor.10 bin metrekarelik geniş alanı kaplayan akvaryum, yılda yaklaşık 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor.30 binden fazla deniz canlısına ev sahipliği yapan akvaryum, Tayland&#39;ın en çok ziyaret edilen turistik noktalarından biri olarak öne çıkıyor.Tayland&#39;ın en büyük akvaryumu, yalnızca ülke genelinde değil, dünya çapında nadir görülen türleri barındırmasıyla da dikkat çekiyor.Sea Life Bangkok Ocean World, yalnızca bir akvaryum değil, aynı zamanda ziyaretçilerine çevre bilinci aşılayan biyoçeşitlilik merkezi olarak da öne çıkıyor.Akvaryumda yetiştirilen her tür, doğada nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıların varlığını sürdürmesine katkı sunarken, Tayland hükümetiyle birlikte yürütülen projelerle de türlerin korunması hedefleniyor.- Denizlerin zarif devleriAkvaryumun en dikkat çekici sakinlerinden dev vatozlar, okyanus ekosisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Devasa canlılar, akvaryumda zarif hareketleriyle adeta dans ederken izleyicileri büyülüyor.Denizlerin kadim muhafızları olarak bilinen &#34;yeşil deniz kaplumbağaları&#34;, akvaryumun bir diğer özel misafiri olarak yer alıyor. Yosunları ve deniz çayırlarını tüketerek deniz tabanının temiz kalmasını sağlayan bu tür, su altı ekosistemine katkı sunuyor.Sea Life Bangkok&#39;taki özel rehabilitasyon bölümünde de yaralı veya yardıma ihtiyaç duyan deniz kaplumbağaları tedavi edilerek doğaya geri kazandırılıyor.- Resif köpekbalıklarıResif köpekbalıkları, genellikle deniz ekosisteminin sağlığını gösteren bir gösterge türü olarak biliniyor. Ekosistem için büyük önemi olan köpekbalıkları, sağlıklı mercan resiflerinin korunmasına yardımcı oluyor.Sea Life Bangkok Ocean World&#39;te sergilenen eğitim etkinlikleriyle ziyaretçilere köpekbalıklarının ekosistem içindeki rolleri de anlatılıyor.Kum kaplanı köpekbalıkları ise sivri dişleriyle dolu ağızlarıyla vahşi bir izlenim verirken, dalgıçlar akvaryumda köpekbalıklarının yaşam alanına girerek onlarla birlikte yüzüyor.- Denizatı bahçeleriAkvaryumda kendine özel bir yer edinen denizatları, deniz ekosisteminin hassas dengesinde önemli bir yere sahip bulunuyor.Tayland ve dünya sularında nesli tehlike altına girmiş olan bu minyatür sualtı canlıları, akvaryumda özel hazırlanmış mercan bahçelerinde yaşıyor.Adını karnının büyüklüğünden alan &#34;büyük göbekli denizatı&#34; ise en büyük denizatı türlerinden biri olarak bilinirken, çoğu denizatı türüne göre de daha iyi yüzücü olmasıyla tanınıyor.- Gentoo PenguenleriAntarktika kökenli bu penguenler, Bangkok&#39;un tropikal havasına karşın özel soğutulmuş bir ortamda sergileniyor.Penguenlerin hareketleri, özellikle çocuklar tarafından büyük ilgi görüyor ve Tayland&#39;da yalnızca bu akvaryumda bulunuyor.- Sea Dragon ve Moray yılan balığıDeniz ejderi olarak da bilinen Sea Dragon adını yaprak ve alglere benzeyen eklentilerinden alıyor ve denizatı ve timsah balıklarının akrabası olarak biliniyor.Bu canlı türü, akvaryumun ırk koruma kurtarma alanında yaşamını sürdürüyor. Moray yılan balığı, yiyecekleri uzun gövdesi boyunca aşağıya çekmesine yardımcı olmak için boğazının aşağısında ikinci bir çene setiyle diğer canlılardan ayrılıyor.- Kısa pençeli su samuruKısa pençeli su samuru, hem karada hem de suda yaşayabilirken, yavrularına yetişkinliğe erişene kadar bakıyor ve genellikle balık ve su hayvanlarıyla besleniyor.Akvaryumda, kartal ışını, kürek burun ışını, beyaz noktalı denizanası, pembe denizanası, denizlerin en zehirli balığı olarak bilinen aslan balığı, yeşil tepeli kertenkele, bahçe yılan balığı, Rhinopias (ışın yüzgeçli balıklar) gibi çok sayıda canlı yaşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 21 Nov 2024 06:34:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Derin denizdeki "hayalet", Balkanlar'da yakalandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/derin-denizdeki-hayalet-balkanlarda-yakalandi-1419/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/derin-denizdeki-hayalet-balkanlarda-yakalandi-1419/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_79CA49-3D27EC-B16E28-EE17B7-65617B-83C5E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilim insanları, anormal renklere sahip nesli kritik tehlikedeki domuz köpekbalığı Oxynotus centrina&#39;yı Arnavutluk açıklarında yakaladı.Domuz köpekbalıklarının genellikle koyu gri-kahverengi ya da siyah renkleri, kafalarında ve yanlarında, karanlık derin denize uyum sağlamalarına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_79CA49-3D27EC-B16E28-EE17B7-65617B-83C5E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bilim insanları, anormal renklere sahip nesli kritik tehlikedeki domuz köpekbalığı Oxynotus centrina&#39;yı Arnavutluk açıklarında yakaladı.Domuz köpekbalıklarının genellikle koyu gri-kahverengi ya da siyah renkleri, kafalarında ve yanlarında, karanlık derin denize uyum sağlamalarına yardımcı olan bazı koyu lekeleri oluyor.Atlas Okyanusu&#39;nun doğusunun açıklarında ve üst yamaçlarında bulunan köpekbalığı, 1300 metre derinliğe kadar inebiliyor.Türün erişkinleri, sıkışık bedenleri, &#34;çok sert derileri&#34;, &#34;yelken şeklindeki sırt yüzgeçleri&#34; ve genelde &#34;daha koyu renkleriyle&#34; ayırt ediliyor.Journal of Fish Biology&#39;de yayımlanan çalışmada tasvir edildiği üzere, Arnavutluk&#39;ta yakalanan köpekbalığı, pigmentasyonu daha düşük olduğu için &#34;beyaz-gri&#34; lekeleriyle daha soluk görünüyor. Ancak köpekbalığının gözlerindeki pigmentasyon normal seviyede.Bu da hayvanların pigment üretememesine ve kırmızı gözbebeklerine yol açan bir hastalık olan albinizmle çelişiyor.&nbsp;Bilim insanları, köpekbalığında, melanin üretimini etkileyen nadir genetik bozukluk lösizm olduğunu düşünüyor.&nbsp;Köpekbalığı konusunda uzman bilim insanı Andrej Gajic, bir domuz köpekbalığı tutuyor&nbsp;Lösizmli köpekbalıklarında, gözbebeği pigmentasyonu vücudun geri kalanı tamamen beyaz olduğunda bile normal kalıyor.Çalışmada, &#34;Bu, köpekbalığı türünde kayda geçen ilk lösizm vakasını ve Oxynotidae familyasında görülen ilk renk bozukluğunu ortaya koyuyor&#34; yazıyor.Pigment eksikliği, hayvanların hem avcılar hem de avlar tarafından fark edilmesine yol açarak birçok türde hayatta kalma şansını düşürebiliyor.Bu durum, özellikle ışığın neredeyse hiçbir şeyin tespit edilememesine yol açacak kadar dağınık olduğu derin denizlerde yaşanıyor.Ancak Arnavutluk kıyılarında yakalanan bu nadir köpekbalığı, tuhaf görüntüsünden etkilenmemiş gibi.Aynı bölgede bulunan başka bir köpekbalığıyla karşılaştırılan nadir hayvanın sağlık değerlerinde de bir fark gözlemlenmedi.Çalışmada &#34;Morfometrik özelliklerin tamamı listelenelerek aynı bölgede yakalanan aynı cinsiyetten normal bir hayvanla karşılaştırıldı ve hiçbir farklılık görülmedi&#34; diye belirtildi.Bilim insanları, bunun, derin deniz köpekbalıklarındaki pigment bozukluklarının hayatta kalma ve büyümeye her koşulda zarar vermeyebileceğini gösterdiğini belirtti]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 Nov 2024 05:46:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Afrika'daki kuduz salgını, deniz memelileri açısından bir ilk]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikadaki-kuduz-salgini-deniz-memelileri-acisindan-bir-ilk-3062/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikadaki-kuduz-salgini-deniz-memelileri-acisindan-bir-ilk-3062/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D1E63E-C62295-9E8E6E-941FEF-CE65F8-162E4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güney Afrika Cumhuriyeti&#39;nden Angola&#39;ya uzanan binlerce kilometrelik sahil şeridindeki kolonilerde yaklaşık 2 milyon Cape kürklü fokunun yaşadığı tahmin ediliyor.Kahverengi kürkleri ve 2 metreyi aşan boylarıyla, en büyük fok türleri arasında yer alan Cape kürklü foklarda rastlanan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D1E63E-C62295-9E8E6E-941FEF-CE65F8-162E4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güney Afrika Cumhuriyeti&#39;nden Angola&#39;ya uzanan binlerce kilometrelik sahil şeridindeki kolonilerde yaklaşık 2 milyon Cape kürklü fokunun yaşadığı tahmin ediliyor.Kahverengi kürkleri ve 2 metreyi aşan boylarıyla, en büyük fok türleri arasında yer alan Cape kürklü foklarda rastlanan kuduz salgını, bilimsel açıdan emsalsiz bir örnek teşkil ediyor.Güney Afrika Tarım Bakanlığının temmuz ayında yayımladığı rapora göre, foklar arasında kuduz salgını, ilk kez mayıs ayında görüldü. Ancak önceki yıllarda ölen foklardan alınan örneklerden edinilen bilgiler ışığında, ilk vaka geçmişinin 2022 yılına dayandığı tahmin ediliyor.Raporda, temmuz sonu itibarıyla Cape Town ile Plattenberg şehirleri arasındaki sahil şeridinde toplam 17 vaka tespit edildiği ve bu salgının dünya genelinde deniz memelileri arasında görülen ilk kuduz salgını olduğu ifade edildi.Cape Town&#39;da faaliyet gösteren Hout Bay Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi yetkilisi Kim Hattingh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, temmuzdan beri tespit edilen 7 vaka ile birlikte toplam vaka sayısının 24&#39;e yükseldiğini belirtti.Hattingh, bu salgının deniz memelileri arasında ilk kez görüldüğüne dikkati çekerek, &#34;Deniz memelileri arasında kuduz salgınları konusunda bilimsel bir emsal yok ve kuduzun deniz yaşamını nasıl etkileyeceği hakkında hiçbir şey bilinmiyor.&#34; dedi.- Foklar insanlara saldırıyorKuduz fokların insanlara saldırdığı vakalara değinen Hattingh, &#34;İnsanların ısırıldığına dair birkaç vaka bildirildi, ancak insanların fok ısırıklarından kuduz kaptığına dair bir rapor yok. Ancak, deniz yaşamının yuvası olan okyanusta yüzecekseniz, kuduza karşı aşı olmanız önerilir.&#34; diye konuştu.Hattingh, fokların açlık nedeniyle de insanlara saldırabileceğine değinerek, &#34;Sahilde bir fok görürseniz, ne yapıyor olursa olsun hayvandan en az 30 metre uzakta durun.&#34; ifadesini kullandı.Salgın ilk kez görüldüğü için kuduz olmuş bir foku tespit etmenin zor olduğunu belirten Hattingh, &#34;Karada, fokların düzensiz davrandığını, başlarını çevirdiğini ve yutmakta zorlandığını, beslenme doğasına aykırı şekilde nesneleri yakalayıp ısırmaya çalıştığını fark ettik. Ayrıca hayvanın bu belirtileri gösterdikten sonra 30 dakika içinde öldüğünü de tespit ettik.&#34; dedi.Hattingh, denizde de şişkin halde ve hasta görünümlü foklara rastladıklarına değinerek, &#34;Ayrıca suda yüzen ve teknelere ve insanlara saldıran foklar gördük, ancak bunun kuduz olmayabileceğini, aç ve eskiden olduğundan çok daha saldırgan olan foklar olabileceğini not etmek mühim.&#34; diye konuştu.- Balıkçılık endüstrisi fokları tehdit ediyorCape kürklü fokların 2018&#39;de 2 milyon olarak tespit edilen nüfusunun 2021&#39;deki kitlesel ölümlerin ardından düşmüş olabileceğine değinen Hattingh, &#34;Cape kürklü foklar, ciddi tehlike altında, balıkçılık endüstrisi tarafından her gün öldürülüyorlar ve bu, yıllardır devam ediyor.&#34; ifadesini kullandı.Hattingh, fokların Afrika geleneksel tıbbında ilaç yapımında kullanılmak üzere yoğun talep gördüğünü belirterek, &#34;Bu vahşet ve cinayet her gün artıyor ve bu hayvanların önümüzdeki birkaç yıl içinde büyük bir risk altında olacağına inanıyoruz. Yerel balıkçılık endüstrisi, fokların, yunusların, balinaların tüm balıkları yediğine inanıyor, bu yüzden foklar ne kadar çok ölürlerse balıkçılar için o kadar iyi.&#34; dedi.Hout Bay Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi&#39;nin 1999&#39;dan beri Cape kürklü fokların yetiştirilip doğaya salınması için faaliyet yürüttüğünü kaydeden Hattingh, &#34;Bu hayvanlar sadece fok bakıcılarımız tarafından bakılıyor. Şu anda etiketlenip serbest bırakılmadan önce fokları kuduz aşısıyla aşılıyoruz.&#34; bilgisini verdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 24 Oct 2024 13:15:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[12 yaşındaki çocuk babasına saldıran ayıyı vurdu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/12-yasindaki-cocuk-babasina-saldiran-ayiyi-vurdu-4308/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/12-yasindaki-cocuk-babasina-saldiran-ayiyi-vurdu-4308/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2208D9-6DFF57-333238-7FD9FE-FEE995-599A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Owen Bejerman, babasıyla birlikte yasal bir ayı avı gezisine çıkmıştı.43 yaşındaki baba Ryan Bejerman, Minneapolis Star-Tribune gazetesine "Owen bir kahraman. Ayıyı vurdu ve tam üzerimdeyken öldürdü" dedi.Wisconsin Doğal Kaynaklar Departanına göre saldırı, 6 Eylül'de Burnett County&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2208D9-6DFF57-333238-7FD9FE-FEE995-599A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Owen Bejerman, babasıyla birlikte yasal bir ayı avı gezisine çıkmıştı.43 yaşındaki baba Ryan Bejerman, Minneapolis Star-Tribune gazetesine "Owen bir kahraman. Ayıyı vurdu ve tam üzerimdeyken öldürdü" dedi.Wisconsin Doğal Kaynaklar Departanına göre saldırı, 6 Eylül'de Burnett County bölgesinde bulunan Siren'da yaşandı.İkili, 91 kiloluk ayıyla karşılaştıkları sırada, aileye ait ahşap kabinin yakınlarında ayı avına çıkmıştı.Owen ayıya ateş etti ve yaraladı, ayı da yoğun orman alanına doğru kaçtı. Ayıyı takip ettiler ve bir açıklığa girdiklerinde vahşi hayvan iki metre kadar yakınından Ryan Bejerman'a saldırdı.Bejerman, tabancasıyla sekiz el ateş ettiğini ama kaçırdığını söyledi. Ayı karnından, kolundan ve bacağından ısırdı.Ryan Bejerman "Tabancamla ayıya vurmaya başladım, tuğladan duvara vurmak gibiydi&#34; dedi.Baba Bejerman ayrıca, oğlunun tüfeğinin ucundaki parlamayı gördüğünü belirtti ve "Sırtüstü yatıyordum ve merminin ayıyı delip geçtiğini hissettim" diye konuştu.Bejerman'a yanağından kopan derinin tamir edilmesi için dikiş atıldı. Ayrıca, kollarındaki ve bacaklarında da yaralanmalar vardı.Yetkililer ayı saldırılarının çok nadir görüldüğünü söylüyor.Wisconsin Doğal Kaynaklar Departmanına göre 2013 – 22 arasında bu tür dokuz olay bildirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 21 Sep 2024 10:13:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kediler de yas tutuyormuş!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kediler-de-yas-tutuyormus-4785/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kediler-de-yas-tutuyormus-4785/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F513EB-01E97E-29840F-E160CE-102FB9-7B26F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu bu araştırmanın kedilerin antisosyal olduğu görüşüne karşı çıktığını ifade eden ABD&#39;li araştırmacılar, yasın evrensel olabileceğini ifade etti.Genellikle ilgisiz, bağımsız ve kararsız olarak kabul edilen kedilerin yapılan bu araştırma ile birlikte aynı evde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F513EB-01E97E-29840F-E160CE-102FB9-7B26F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Söz konusu bu araştırmanın kedilerin antisosyal olduğu görüşüne karşı çıktığını ifade eden ABD&#39;li araştırmacılar, yasın evrensel olabileceğini ifade etti.Genellikle ilgisiz, bağımsız ve kararsız olarak kabul edilen kedilerin yapılan bu araştırma ile birlikte aynı evde yaşayan başka bir evcil hayvanın ölümünün ardından - bu kişi ailenin köpeği olsa bile - yas belirtileri gösterdiklerini ortaya koydu.Yapılan araştırmada bazı kedilerin uyumakta zorlandığı, mama yemeyi bıraktığı veya miyavlama sesleri çıkardığı aktarıldı. Tüm bunlara ek olarak kedi sahipleri bu dönemde kediler daha muhtaç olduklarını ya da en sevdikleri oyunlardan uzaklaştıklarını dile getirdi.Çalışmayı yapan ekip, bulguların kedilerin antisosyal olduğu görüşüne meydan okuduğunu ve kaybın psikolojik deneyiminin evrensel olabileceğini öne sürdüğünü söyledi.ABD&#39;deki Oakland Üniversitesi&#39;nden yazarlar, Applied Animal Behaviour Science dergisinde yayımlanan çalışmalarında, &#34;Kediler uyumak, yemek yemek ve oyun oynamakla daha az ilgilenirken, insanlardan ve diğer evcil hayvanlardan ilgi görmek, saklanmak, yalnız vakit geçirmek ve kaybettikleri arkadaşlarını arıyor gibi görünmekle daha çok ilgilendiler&#34; cümlesini kaydetti.Yas tutma sürecinin hayvanlar aleminde köklü bir olgu oluğunu ifade eden uzmanlar filler, yunuslar ve şempanzeler, ölümden sonra bir arkadaşlarının cesedini korumak gibi karmaşık davranışlar sergilediklerini belirtiyor.İtalyan araştırmacılar tarafından yakın zamanda yapılan bir çalışmada da bu olgunun evdeki başka bir köpek öldüğünde davranış değişiklikleri sergileyen köpeklere kadar uzandığını da öne sürdü.Ancak Oakland Üniversitesi&#39;nin araştırmasında, &#39;bir kedinin yas belirtileri göstermesinin daha az belirgin&#39; olduğu belirtildi.Yazarlar, &#34;Sürü hayvanlarının soyundan gelen köpekler, bir türdeşinin ölümüne daha güçlü tepki verebilirken, insan bakımı altındaki kediler türdeşleri arasında yaşamaya adapte olmuştur ve bir arkadaşın kaybına tepki verme kapasiteleri daha fazla çalışmayı gerektirmektedir&#34; diye yazdı.&#39;Kedileri yanlış tanımlıyoruz&#39;Yapılan bu son çalışmada, yakın zamanda ölen kedi ya da köpek gibi başka bir evcil hayvana sahip 450&#39;den fazla kedinin bakıcılarına, yaşayan kedinin davranışları soruldu. Vakaların yaklaşık üçte ikisinde ölen evcil hayvan başka bir kedi, geri kalanı ise köpekti.Oakland Üniversitesi&#39;nde karşılaştırmalı/bilişsel psikolog olan ve çalışmanın yazarlarından Prof Jennifer Vonk yaptığı açıklamada, &#34;Köpeklerin aksine, kedilerin soğuk olduğunu ve sosyal olmadığını düşünme eğilimindeyiz&#34; cümlesini kaydederek vahşi doğada kedilerin bir araya gelme ve hiyerarşi kurma eğiliminde olduğunu belirtti.Vonk, &#34;Bence onları yanlış tanımlıyoruz,&#34; diye ekledi.Çalışma, kedilerin evcil hayvan dostlarıyla ne kadar uzun süre yaşarlarsa o kadar derinden etkilendiklerini ancak ölüme tanık olmanın ve evdeki evcil hayvan sayısının bir etkisi olmadığını öne sürdü.Çalışmada, &#34;Hayvanların günlük aktivitelerde birlikte geçirdikleri zaman, daha fazla keder benzeri davranış ve korkuyu öngörürken, hayatta kalan ve ölen hayvanlar arasındaki daha olumlu ilişkiler uyku, yemek yeme ve oyun oynamada azalmayı öngördü&#34; denildi.Sonuçlar kedilerin yas tuttuğu fikrini desteklerken alternatif bir diğer olasılığın ise hayvanını kaybeden sahiplerin kendi üzüntülerini hayatta kalan evcil hayvana yansıtması olabileceği ifade edildi.Araştırmacılar, &#34;Bu hipotezle tutarlı olarak, daha fazla keder yaşayan bakıcıların, hayatta kalan kedilerinin uykularında, yalnız zaman geçirmelerinde ve ölümün ardından saklanmalarında artış bildirme olasılıkları daha yüksekti&#34; cümlesini kaleme aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 11 Sep 2024 05:47:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aşkı arayan tarantulalar sokaklara indi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/aski-arayan-tarantulalar-sokaklara-indi-245/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/aski-arayan-tarantulalar-sokaklara-indi-245/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDD838-EFCA5A-3B7EAA-C81A87-A5B7AC-E0207D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />San Diego County bölgesinde ağustos ve eylül ayları boyunca kendine çiftleşecek eş arayan binlerce tarantulanın görülebileceği ifade ediliyor. Yetkililer, bölge sakinlerin rastlayacağı tarantulaların muhtemelen iki türden birine ait olacağını belirtti: Kaliforniya Kara Tarantulası&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDD838-EFCA5A-3B7EAA-C81A87-A5B7AC-E0207D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />San Diego County bölgesinde ağustos ve eylül ayları boyunca kendine çiftleşecek eş arayan binlerce tarantulanın görülebileceği ifade ediliyor.

	
Yetkililer, bölge sakinlerin rastlayacağı tarantulaların muhtemelen iki türden birine ait olacağını belirtti: Kaliforniya Kara Tarantulası (Aphonopelma eutylenum) ve San Diego Bronz Tarantulası (Aphonopelmus reversum).

	
Bu iki tür, yabani türleri seven insanlar tarafından akvaryumlarda da besleniyor. Ancak buna rağmen, son derece tehlikeli olabilirler.

	
Uzmanlar iki türün de tehdit hissettiğinde ısırabileceği ve zehir üretebileceği uyarısında bulundu.

	
San Diego Doğa Tarihi Müzesi&#39;nden yapılan açıklamada, &#34;Özellikle Kaliforniya Kara Tarantulası&#39;nın dikenli tüyleri çok rahatsız edici olabilir. Deriyi deldikten sonra yerinden çıkarmak zordur&#34; ifadeleri yer aldı.

	
Uzmanlar, çiftleşme mevsimi boyunca insanların karşılaşacağı tarantulaların büyük ölçüde hayatlarının son döneminde olan erkek bireyler olacağını söylüyor.

	
Müzenin bilim iletişimi müdürü Cypress Hansen, &#34;Bu sıralarda her şey saat gibi işler&#34; diye konuştu:

	
Tam bu zamanlar, erkeklerin dişi aramak için yuvalarını terk etmeye başladıkları zamandır.

	
Etrafta eş arayan erkek tarantulalar, bazen çiftleştikten sonra dişiler tarafından yeniyor. Ayrıca erkek bireyler, cinsel olgunluğa ulaştıktan sonra yalnızca 5 ila 7 yıl yaşıyor.

	
Dişilerinse ortalama 25 yıl boyunca hayatta kaldığı biliniyor.

	
San Diego Hayvanat Bahçesi&#39;ne göre dişiler, tek seferde 75 ila bin yumurta bırakabiliyor. Bu yumurtalar için ipek bir koza ören dişiler, yavruları çıkana kadar 6 ila 9 hafta bekçilik ediyor.

	
Uzmanlar, tarantula gören kişilerin paniğe kapılmaması gerektiğini hatırlatıyor. Buna göre insanlar bu karşılaşmalarda onları rahatsız etmediği müddetçe istenmeyen durumlar ortaya çıkmıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Aug 2023 05:25:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaplumbağaların ay ışığından faydalandığı belirlendi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kaplumbagalarin-ay-isigindan-faydalandigi-belirlen/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kaplumbagalarin-ay-isigindan-faydalandigi-belirlen/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5EFC3D-B954A0-84A4D5-7CDED3-C5D558-1EDB5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABC News&#39;in haberine göre, araştırmacılar, Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Avustralya ve Seyşeller&#39;deki tatlı su kaplumbağalarını inceledi. 873 bin fotoğrafın çekildiği incelemede, 13 tatlı su kaplumbağası türünün geceleri de ay aşığında yattığını ortaya koydu.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5EFC3D-B954A0-84A4D5-7CDED3-C5D558-1EDB5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABC News&#39;in haberine göre, araştırmacılar, Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Avustralya ve Seyşeller&#39;deki tatlı su kaplumbağalarını inceledi.
	
	
873 bin fotoğrafın çekildiği incelemede, 13 tatlı su kaplumbağası türünün geceleri de ay aşığında yattığını ortaya koydu.
	
	
Araştırmacılar ay ışığından faydalanma davranışıyla ilgili verileri analiz ettiklerinde, bu tatlı su kaplumbağalarının daha çok ekvator çevresindekiler olduklarını gördü.
	
	
Ayrıca, tatlı su kaplumbağalarının gece ay ışığında durma süreleri 2 dakikadan yaklaşık 11 saate kadar sürebiliyor.
	
	
Bilim insanları, ay ışığının kaplumbağaların kabuklarını kurutmasına, zararlı parazitleri azaltmasına ve muhtemelen viral enfeksiyonlardan da korunmalarına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
	
	
Araştırma ekibinden La Trobe Üniversitesi&#39;nde doktora öğrencisi Donald McKnight, bulgulara dair &#34;Geceleri geliyorlar ve gündüz gerçekleştirdikleri davranışların hemen hemen aynısını yaparak kütüklerin üzerine oturuyorlardı&#34; ifadesini kullandı.
	
	
Araştırma Global Ecology ve Conservation dergisinde yayımlandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 10 Apr 2023 05:46:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Penguenlere 'dünyada ilk kez' özel üretim lensler takıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/penguenlere-dunyada-ilk-kez-ozel-uretim-lensler-ta/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/penguenlere-dunyada-ilk-kez-ozel-uretim-lensler-ta/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61DFCA-492221-0CE381-884DEF-9CABF6-2D6253.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CNN&#39;in haberine göre, Singapur&#39;un ünlü Jurong Kuş Parkı&#39;nın misafiri 6 penguen 2 ay önce katarakt ameliyatına alındı. Ülkedeki hayvanat bahçelerinin yönetiminden sorumlu Mandai Vahşi Yaşam Grubu&#39;ndan (MWG) yapılan yazılı açıklamaya göre, ameliyata alınan 6 yaşlı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61DFCA-492221-0CE381-884DEF-9CABF6-2D6253.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />CNN&#39;in haberine göre, Singapur&#39;un ünlü Jurong Kuş Parkı&#39;nın misafiri 6 penguen 2 ay önce katarakt ameliyatına alındı.
	
	
Ülkedeki hayvanat bahçelerinin yönetiminden sorumlu Mandai Vahşi Yaşam Grubu&#39;ndan (MWG) yapılan yazılı açıklamaya göre, ameliyata alınan 6 yaşlı penguen tamamen iyileşti.

	
Yaş ilerledikçe insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da görülen kataraktın, Jurong Kuş Parkı&#39;ndaki 20 yaş üstü 3 kral penguenin ve yaşları 7 ila 13 arasında değişen 3 humboldt penguenin yaşamsal faaliyetlerini etkilediği fark edildi.
	
	
Katarakt ameliyatına katılan Veteriner Gladys Boo, 3 kral penguene özel üretim lensler takıldığını ve uygulamanın &#34;dünyada bir ilk&#34; olduğunu ifade etti. Her bir penguenin göz ölçümüne göre Almanya'da üretilen lenslerin yapımı 2 ay aldı.
	
	
Boo, &#34;gözlerinin önündeki şeyi görmede güçlük yaşadığı&#34; anlaşılan kral penguenler için lens takma seçeneğini değerlendirmelerinde, hayvanların gözlerinin yeterli büyüklükte ve lensleri tutacak dayanıklılıkta olmasının etkili ettiğini dile getirdi.

	
&#34;Veteriner tıbbında bir mihenk taşı&#34; olarak nitelediği ameliyatın risklerine de dikkati çeken Boo, penguenlerin su altındaki yaşamlarını kolaylaştıran üçüncü bir gözkapağına sahip olduklarını ve ameliyat sırasında bunun kapanma riskinin bulunduğunu belirtti.
	
	
Başarılı geçen işlem sonrası gözetim altında ve sudan uzak tutulan 6 penguene günde iki kez göz damlası uygulandı. Lenslere alışan penguenlerin hareket kabiliyetlerinin arttığı gözlemlendi.
	
	
Hayvan koruma ve rehabilitasyon uygulamalarının gerçekleştirildiği Singapur'un turistik noktalarından olan Jurong Kuş Parkı, 3 binin üzerinde kuşa ev sahipliği yapıyor.
	
	
İkinci en büyük penguen türü olan kral penguenler, Güney Okyanusya ve Antarktika'da yaşıyor. Boyları 1 metreye kadar uzayabilen ve 18 kilograma kadar çıkabilen penguenler koruma alanlarında 30 yıla kadar yaşayabiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 19 Mar 2023 05:23:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dublin'de ​​​​​​beyaz gergedan dünyaya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dublin-de-beyaz-gergedan-dunyaya-geldi-719/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dublin-de-beyaz-gergedan-dunyaya-geldi-719/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_932E82-3D1761-71F199-DBADE6-86D8A8-3AAAA7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İrlanda&#39;nın başkenti Dublin&#39;de bulunan Dublin Hayvanat Bahçesi&#39;nde günümüzde var olan beş gergedan ve kalan birkaç megafauna türünden olan beyaz gergedan dünyaya geldi. Bebek gergedan, annesi Nyala, babası Chaka ve kardeşi Fionn&#39;un da aralarında bulunduğu yedi hayvanlık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_932E82-3D1761-71F199-DBADE6-86D8A8-3AAAA7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İrlanda&#39;nın başkenti Dublin&#39;de bulunan Dublin Hayvanat Bahçesi&#39;nde günümüzde var olan beş gergedan ve kalan birkaç megafauna türünden olan beyaz gergedan dünyaya geldi. 

Bebek gergedan, annesi Nyala, babası Chaka ve kardeşi Fionn&#39;un da aralarında bulunduğu yedi hayvanlık bir aileye katıldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 14 Feb 2023 05:21:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hayvanlar depremleri önceden hissedebilir mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayvanlar-depremleri-onceden-hissedebilir-mi-663/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayvanlar-depremleri-onceden-hissedebilir-mi-663/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40EA70-F41D95-24C876-240C18-ABDCD6-5C90D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayvanların büyük depremleri insanlardan önce hissedebildikleri fikri, çok eskiye dayanan bir teori. Bu teoriyi destekleyebilecek bilimsel araştırmalar mevcut. Uzmanlar, tıpkı sismoloji cihazlarının insan bedeninin hissedemediği sarsıntıları algılayabildiği gibi hayvanların da büyük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40EA70-F41D95-24C876-240C18-ABDCD6-5C90D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayvanların büyük depremleri insanlardan önce hissedebildikleri fikri, çok eskiye dayanan bir teori.

	
Bu teoriyi destekleyebilecek bilimsel araştırmalar mevcut. Uzmanlar, tıpkı sismoloji cihazlarının insan bedeninin hissedemediği sarsıntıları algılayabildiği gibi hayvanların da büyük depremlerden saniyeler önce yayılan çok küçük öncü şokları hissedebilecek donanıma sahip olduğunu söylüyor. Hatta bazı araştırmacılar, hayvanların öncü şoklardan bile önce sarsıntıları hissedebileceği görüşünde.

	
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi&#39;ne (USGS) göre depremden hemen önce hayvanların anormal davranışlar sergilemesi, iki tür sismik dalga arasındaki farkla açıklanabilir. P dalgası olarak adlandırılan birincil dalgalar, bir depremin yaydığı ilk dalgalar olarak biliniyor. USGS, merkez üssünden saniyede birkaç kilometre hızla yayılan bu dalgaların hayvanlar tarafından daha kolay algılandığını kaydediyor. P dalgalarını S dalgası olarak adlandırılan ikincil dalgalar izliyor. S dalgaları, yeryüzünü sarsıyor.

	
USGS&#39;e göre "Çok az sayıda insan, depremin merkez üssünden en hızlı hareket eden, daha küçük olan ve daha büyük S dalgalarından önce gelen P dalgalarını hisseder. Ancak daha hassas duyulara sahip birçok hayvan, S dalgaları çarpmadan saniyeler önce P dalgalarını hissedebilir."

	
Sismoloji cihazlarının tespit ve analiz ettiği ilk sarsıntılar, depremleri önceden tahmin etmek için erken uyarı sistemleri tarafından kullanılıyor. Bu sistemler, depreme sadece bir dakikadan az süre kala bildiriyor. Peki hayvanlar, depremleri daha önce haber verebilir mi? Bu konuda bilimsel veriler daha belirsiz.

	
Bir araştırmacı, hayvanların öncü şoklardan bile önce depremleri hissedebileceği görüşünde. Max Planck Hayvan Davranışı Enstitüsü Direktörü Martin Wikelski, "Hayvanların depremlerin ön işaretlerini gerçekten hissettiklerine ilişkin çok iyi gösterge var" dedi.

	
Wikelski&#39;nin 2020&#39;de yayınladığı ve bağımsız uzmanlar tarafından değerlendirilen araştırmasında İtalya&#39;da bir çiftlikte inek, köpek ve koyunlara elektronik fiş takıldı. Amaç, bölge yakınında depremler tespit edildiği dönemde birkaç ay boyunca hayvanların davranışlarını gözlemlemekti. Uzmanlar, hayvanların olağandışı şekilde "aşırı hareketli" olduğunu gördü. Aşırı hareketlilik, bölgedeki sekiz büyük depremin yedisinden önce hayvanların 45 dakikadan uzun süre hareketlilik içinde olması şekilde tanımlandı. Wikelski&#39;nin "hayvanlar için küçük cep telefonları" olarak tarif ettiği cihazlarla yapılan araştırma, hayvanların depremleri insanlara kıyasla 12 saat ya da daha uzun süre önce hissedebileceği, bu sürenin öncü şoklardan da önce olduğuna işaret ediyor.

	
Hayvanların neden olağandışı tepki gösterdiğinin netlik kazanmadığını kaydeden Wikelski, hayvanların tehlike algılama becerisinin birbirleriyle iletişim kurma becerisiyle bağlantılı olabileceğine inanıyor.

	
Uzman, "İnekler ilk önce dondu kaldı, hiç hareket etmediler. Bu durum köpekleri huzursuz etti ve havlamaya başladılar. Sonra da koyunlar delirdi. Hep beraber de inekleri delirttiler" diye konuştu.

	
Ancak 2018 yılında, depremlerden önce hayvanların anormal davranışlar sergiledikleriyle ilgili 700 kayıtlı iddianın değerlendirildiği çalışma, bazı sonuçlara varmadan önce daha fazla kanıt gerektiğine işaret ediyor.

	
Uzmanlar hayvanların tuhaf davranışlarının çoğu zaman büyük deprem dalgalarından birkaç saniye önce gelen sismik öncü şoklarla açıklanabileceğini kaydediyor. Uzmanlar ayrıca mevcut kanıtların çoğunu, geriye dönük ve anekdot nitelikli olduğu için güvenilmez olarak kabul ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Feb 2023 05:58:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşine en sadık türlerden 'albatroslar da boşanmaları artırdı']]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esine-en-sadik-turlerden-albatroslarda-bosanmalari/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esine-en-sadik-turlerden-albatroslarda-bosanmalari/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9B535A-C8E5DB-DCF21B-254325-0104C9-43E699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ancak iklim değişikliği de ayrılıklara yol açabilir mi? Dünyanın eşlerine en sadık hayvanlarından albatroslar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, albatroslar &#34;daha çok boşanıyorlar&#34; Bilim yayını Royal Society Journal&#39;da yayımlanan arştırmada 15 yıllık bir süreçte&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9B535A-C8E5DB-DCF21B-254325-0104C9-43E699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ancak iklim değişikliği de ayrılıklara yol açabilir mi?

	
Dünyanın eşlerine en sadık hayvanlarından albatroslar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, albatroslar &#34;daha çok boşanıyorlar&#34;

	
Bilim yayını Royal Society Journal&#39;da yayımlanan arştırmada 15 yıllık bir süreçte Falkland Adaları&#39;nda yaşayan 15.500 albatros çifti incelendi.

	
Albatrosların boşanması, insanlardaki aldatma gibi, eşlerden birinin bir başka albatrosla çiftleşmesiyle gerçekleşiyor.
	
	
	İnsanlar gibi albatrosların da ilginç bir büyüme ve ilişkiye girmek için en iyi yolu bulmak adına deneme (bazen de yanılma) süreçleri var.
	
		
	Ancak en nihayetinde kendilerine bir eş bulup, genelde yaşamlarının sonuna kadar birlikte oluyorlar.
	
		
	Albatrosların sadece yüzde biri eş bulduktan sonra ayrılıyor. Bu oran örneğin İngiltere&#39;deki boşanma oranlarından çok daha az.
	
		
	Lizbon Üniversitesi&#39;nden araştırmacı ve çalışmanın ortak yazarı Francesco Ventura &#34;Tek eşlilik ve uzun vadeli ilişkiler albatroslarda sık görülen bir durum&#34; diyor.
	
		
	Ancak araştırmanın yapıldığı yıllarda, daha sıcak gecek dönemlerde albatrosların yüzde 8&#39;i eşlerinden ayrıldı.
	
		
	&#39;Çevrenin zorladığı boşanma&#39;
		
		
	Çalışmada &#34;çevre koşullarının zorladığı boşanmalar, iklim değişikliğinin pek dikkate alınmayan bir sonucu olabilir&#34; deniyor.
	
		
	Normalde albatroslardaki boşanma, üreyememeyle tetikleniyor. Bu yüzden bir sonraki çiftleşme mevsiminde yeni bir eş buluyorlar.
	
		
	Ancak araştırmada, başarılı bir şekilde yavru sahibi olan çiftlerin de boşandıkları görüldü.
	
		
		
		
	Ventura, boşanmalardaki artışıı açıklayabilecek iki olası teori olabileceğini söylüyor. Bunlardan biri uzun mesafeli ilişkinin getirdiği zorluklar.
	
		
	Isınan sular kuşları avlanmak için daha uzun süre ve mesafe uçmaya zorluyor.
	
		
	Kuşlar çiftleşme mevsimine kadar dönmeyi başaramazsa, eşleri başka bir partnerle ürüyor.
	
		
	Bir başka teori de, suların daha sıcak olması gibi daha zorlu koşullarda albatroslardaki stres hormonunun artması.
	
		
	Ventura daha zorlu çiftleşme koşulları ve yiyecek azlığının, albatroslarda daha fazla stress yaratabileceğini ve çiftlerin &#34;düşük performans&#34; göstermekle suçlanabileceğini ve bunun da boşanmayı tetikleyebileceğini belirtiyor.
	
		
		
		
	Araştırma, dünya genelindeki albatros nüfusunun tehdit altında olduğu bir dönemde yayımlandı.
	
		
	2017&#39;ye ait verilere göre yavrulayan albatros çiftlerinin sayısı, 1980&#39;lı yıllara kıyasla yarı yarıya düştü.
	
		
	Francesca Ventura, bunun Falkland Adaları&#39;nda yakın vadeli bir tehdit olmadığını, ancak albatros sayısının kısıtlı oluğu diğer bölgelerde kaygı yarattığını belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Nov 2021 05:09:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bakıcısını bir pençe darbesiyle öldürdü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bakicisini-bir-pence-darbesiyle-oldurdu-263/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bakicisini-bir-pence-darbesiyle-oldurdu-263/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E26A7D-41D305-D1686F-CBD903-C4B068-08A4EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayvanat bahçesi yönetiminin Facebook hesabından yapılan açıklamada, hayvanat bahçesi çalışanlarından Hasan Al Hasan&#39;nın, kafesteki ayıya yemek verdiği sırada ayının ani saldırısı sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Açıklamada, Al Hasan&#39;ın işinin erbabı olduğu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E26A7D-41D305-D1686F-CBD903-C4B068-08A4EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayvanat bahçesi yönetiminin Facebook hesabından yapılan açıklamada, hayvanat bahçesi çalışanlarından Hasan Al Hasan&#39;nın, kafesteki ayıya yemek verdiği sırada ayının ani saldırısı sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.

	
Açıklamada, Al Hasan&#39;ın işinin erbabı olduğu, kafeste bulunan ayının önündeki boş kabı çekip yemek dolu kabı vermeye çalıştığı sırada ayının ani saldırısına uğradığı kaydedildi.

	
Çalışma arkadaşlarının saldırıya uğrayan Al Hasan&#39;ı kurtarmak için anında harekete geçerek kafesten çıkardığı ancak aldığı yaranın etkisiyle Al Hasan&#39;ın hayatını kaybettiği ifade edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 06 Oct 2021 05:55:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2021 yılının köpekleri sergilendi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/2021-yilinin-kopekleri-sergilendi-677/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/2021-yilinin-kopekleri-sergilendi-677/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_399B47-E22366-A4E0C2-1899D0-97B071-377842.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Kinoloji Federasyonu (FCI) ve Rusya Kinoloji Federasyonu iş birliğiyle Moskova&#39;daki Crocus Expo Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen fuar 250&#39;den fazla ırk ve yaklaşık 12 bin köpeği bir araya getirdi. Fuarda "köpek güzellik ve dans'' yarışması yapıldı. Yarışmalara katılacak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_399B47-E22366-A4E0C2-1899D0-97B071-377842.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Kinoloji Federasyonu (FCI) ve Rusya Kinoloji Federasyonu iş birliğiyle Moskova&#39;daki Crocus Expo Fuar Merkezi&#39;nde düzenlenen fuar 250&#39;den fazla ırk ve yaklaşık 12 bin köpeği bir araya getirdi. 



Fuarda "köpek güzellik ve dans'' yarışması yapıldı. Yarışmalara katılacak köpekler, sahipleri tarafından özenle hazırlandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 May 2021 05:00:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kedi miyavlamasını tercüme eden uygulama]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kedi-miyavlamasini-tercume-eden-uygulama-689/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kedi-miyavlamasini-tercume-eden-uygulama-689/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_140119-906C46-DE5AE9-E64E09-12FC87-0EA8EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MeowTalk kedilerin miyavlamasının sesini kaydederek ne anlama geldiğini yazıyla ifade ediyor. Uygulamanın çalışması için kedi sahibinin kedisinin seslerini kaydetmesi ve bunların ne anlama geldiğini kendisinin işlemesi gerekiyor. Bunun ardından uygulama benzer sesler algıladığında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_140119-906C46-DE5AE9-E64E09-12FC87-0EA8EC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />MeowTalk kedilerin miyavlamasının sesini kaydederek ne anlama geldiğini yazıyla ifade ediyor.

	
Uygulamanın çalışması için kedi sahibinin kedisinin seslerini kaydetmesi ve bunların ne anlama geldiğini kendisinin işlemesi gerekiyor.

	
Bunun ardından uygulama benzer sesler algıladığında ayrımı kendisi yapıyor.

	
Uygulamada şu an 13 ifade bulunuyor. Bunlar arasında &#34;Beni besle&#34;, &#34;Sinirliyim&#34;, &#34;Beni yalnız bırak&#34;, &#34;Merhaba&#34; ve &#34;Avlanıyorum&#34; da var.
	
	
	Bugüne kadarki araştırmalar kedilerin, hizmetkârları insanların aksine ortak bir dili olmadığını gösteriyor.
	
		
	Her kedinin miyavlaması kendine özgü ve sahibine göre değişebiliyor durumda.
	
		
	Bu nedenle MeowTalk tüm kedilerin seslerini içeren bir veri tabanı üzerinden çalışmak yerine her kedi için ayrı bir profil oluşturuyor.
	
		
	Uygulamanın varmak istediği nihai hedef, akıllı bir tasma geliştirmek. Kedilerin miyavlamasını anında algılayacak tasmanın hoparlöründen bir insan sesiyle mesajın tercüme edilmesi amaçlanıyor.
	
		
		
		
	BBC Teknoloji Muhabiri Cristina Criddle uygulamayı kedisi üzerinde denedi
	
		
	Uygulamayı geliştiren Akvelon&#39;un grup teknik program menajeri Javier Sanchez &#34;Bunun özellikle insanların koronavirüs önlemleri kapsamında eve kapandığı ve kedileriyle daha çok vakit geçirdiği bir dönemde olması önemli&#34; diyor ve ekliyor:
	
		
	&#34;Böylece insanlar kedilerinin niyetini anlayabilir ve önemli bir bağ kurabilir.&#34;
	
		
	Uygulama hem Google Play Store ve Apple App Store&#39;da bulunuyor.
	
		
	Henüz gelişiminin başlangıcında olduğu için hakkındaki yorumların bir kısmı olumsuz. Bazı kullanıcılar uygulamanın hatalarından şikayetçi.
	
		
	Bir kullanıcı &#34;Kedim için yaptığı tercümelerin yüzde 90&#39;ında &#39;aşık oldum&#39; diyor. Kedimin bana gerçekten aşık olduğunu düşünmek hoşuma gitse de oyun oynarken tısladığında bile aynı çeviriyi yapması nedeniyle inandırıcılığını yitiriyor&#34; ifadelerini kullanmış.
	
		
	İngiltere&#39;deki Wood Green Hayvan Derneği&#39;nden Juliette Jones, &#34;Çoğu kedi insanlarla iletişim kurmak için miyavlar çünkü insanların onların çıkardığı seslere tepki verdiklerini bilirler&#34; diyor.
	
		
	Jones, uygulamada kedi sahiplerinin önce kedilerinin seslerini kaydedip anlamlarını kendileri seçmesi gerektiğini, bu nedenle yanlış anlaşılmaların olabileceğini söylüyor:
	
		
	&#34;Burada bazı tutarsızlıklar olabilir. Örneğin bir kedi mırıldanıyorsa bu her zaman rahatladığı ve mutlu olduğu anlamına gelmez. Aynı zamanda ilgi istediği veya bir şeyden rahatsız olduğu anlamına da gelebilir.
	
		
	&#34;Bu yüzden uygulamayı şu anki haliyle yalnızca eğlence amacıyla kullanın, kedinizin isteklerini anlamak için kullanmayın.&#34;
	
		
	Let&#39;s Talk About Cats (Haydi Kediler Hakkında Konuşalım) adlı kitabın yazarı Anita Kelsey ise &#34;Muhtemelen hiçbir zaman kedi miyavlamalarını insan kelimelerine tercüme etmeyi başaramayacağız&#34; diyor ve ekliyor:
	
		
	&#34;Elimizden gelen tek şey onların insan perspektifinden ne demek istediğini anlamaya çalışarak eğlenmek olur.
	
		
	&#34;Bu uygulama da eğlenceliye benziyor ve kedinizle eğlenmekten hiçbir zarar gelmez.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 22 Nov 2020 05:59:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[11 günde Alaska'dan Y.Zellanda'ya gitti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/11-gunde-alaska-dan-yzellanda-ya-gitti-979/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/11-gunde-alaska-dan-yzellanda-ya-gitti-979/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F9C6D3-6A89BC-343C6A-6A0955-F6FECD-65796C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuş bilimciler, bu hayvanların bir savaş uçağının aerodinamiğine sahip olduğunu ve uçuş sırasında yüklerini hafifletebilmek için iç organlarını küçültebildiğini söylüyor. Bacaklarına takılan renkli halkalar nedeniyle 4BBRW (Blue-mavi, Blue, Red-kırmızı, White-beyaz) adı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F9C6D3-6A89BC-343C6A-6A0955-F6FECD-65796C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kuş bilimciler, bu hayvanların bir savaş uçağının aerodinamiğine sahip olduğunu ve uçuş sırasında yüklerini hafifletebilmek için iç organlarını küçültebildiğini söylüyor.

	
Bacaklarına takılan renkli halkalar nedeniyle 4BBRW (Blue-mavi, Blue, Red-kırmızı, White-beyaz) adı verilen erkek kuş, gövdesine takılan beş gramlık bir vericiyle uydudan izlendi.

	
Saatte 88 kilometre hıza ulaştı
	
	
Guardian gazetesinin haberine göre 4BBRW, üç kuşla birlikte 16 Eylül&#39;de Alaska&#39;dan yola çıktı. Sadece bu kuşa verici takıldı.

	
Kuşlar, güney istikametinde ilerleyip Aleut Adaları&#39;nı geçerek Büyük Okyanus&#39;a yöneldi.

	
Kuşları Avustralya&#39;ya doğru sürükleyen doğu rüzgarları nedeniyle yolculuğun uzadığı düşünülüyor.

	
Uydu verilerine göre 11 gün sonra Auckland&#39;deki bir koya inen 4BBRW, 12.854 kilometrelik yol kat etti.

	
Fakat uzmanlar hata payını düşerek gerçek uçuş mesafesini 12.200 kilometre olarak hesapladı.

	
Daha önce kayıtlara geçen en uzun aralıksız uçuş rekoru 2007&#39;de 11.680 kilometre yol kat eden &#39;E7&#39; adlı başka bir kıyı çamur çulluğuna aitti.

	
Kuşların göçlerini izleyen Global Flyway Network adlı bilim insanları grubundan Dr. Jesse Conklin, &#34;Dünyanın neresinde olduklarını bilme yetenekleri var gibi görünüyorlar. Tam açıklayamıyoruz ama sanki yanlarında harita taşıyorlar&#34; dedi.

	
Dr. Conklin şöyle konuştu:

	
&#34;Pasifik&#39;in ortasında; açık okyanusta günlerce uçuyorlar. Hiç kara yok. Sonra Yeni Kaledonya ve Papua Yeni Gine&#39;ye geliyorlar. Burada bir sürü ada var. Belki kuşlara insanlarmış gibi bakıyor olabiliriz ama, sanki karayı görünce &#39;Dümen kırmalıyım yoksa Yeni Zelanda&#39;yı kaçıracağım&#39; diyorlar gibi.&#34;

	
Kesin olarak bilinmemekle birlikte, kuşların çoğu zaman kanat çırptıkları yolculukları sırasında hiç uyumadıkları düşünülüyor.

	
&#39;Savaş uçağı gibiler&#39;
	
	
Dr. Conklin, &#34;İnanılmaz bir yakıt-enerji oranları var. Pek çok avantaja sahipler. Savaş uçağı gibiler. Uzun, sivri kanatları ve kusursuz hatları onlara aerodinamik potansiyeli kazandırıyor&#34; diyor.

	
Erkek kıyı çamur çulluklarının ağırlıkları 190 ile 400 gram arasında değişiyor. Dişilerin ağırlığı 260-600 gram. Uzun yolculuklarından önce yağlanarak iki kat büyüklüğe ulaşabilen kıyı çamur çulluklarının diğer göçmen kuşlara göre uçuşlarında çok daha az enerji sarf ettikleri ve rüzgâra daha dirençli oldukları belirtiliyor.

	
Kuşların dönüş yolculuğuna Mart&#39;ta başlamaları bekleniyor. Kuşların Asya&#39;yı geçerek Sarı Deniz çevresinde bir ay kadar konaklayacakları ve buradan deniztarağı ve solucanlarla beslendikleri Alaska&#39;ya dönecekleri tahmin ediliyor.

	
&#39;Bu kadar uçabilen değil, uçmak zorunda olan tek kuş&#39;
	
	
Global Flyway Network&#39;teki uzmanlar, Pasifik güzergahının kuşlar için bir engel değil, rüzgâr yardımıyla uçabilecekleri, hastalık riski ve yırtıcı kuş riskinden görece uzak bir &#39;ekolojik koridor&#39; işlevi gördüğüne dikkat çekiyor.

	
Dr. Conklin, &#34;Başka kuşlar da örneğin 10 bin kilometrelik uçuşlar yapabiliyor. Ama dünyada böyle bir uçuşların gerekli olduğu fazla yer yok. Yani bunu yapabilen tek kuş bu değil. Ama bunu yapmak zorunda olan tek kuş&#34; diyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2020 05:54:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Okyanusun dibinde dev hamam böceği!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/okyanusun-dibinde-dev-hamam-bocegi-302/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/okyanusun-dibinde-dev-hamam-bocegi-302/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B9F4CA-5756EA-BCD91B-9169ED-3DEB58-252E39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Endonezya&#39;daki bilim insanları ise derin deniz sularında şimdiye kadar görülen en büyük deniz kabuklu türü olan yeni bir &#39;dev hamam böceği&#39; keşfetti. Yeni keşfedilen tür, dev tespih böceği (isopoda) &#39;Bathynomus&#39; ailesinden. Bu derin sularda yaşayan türlerin bedenleri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B9F4CA-5756EA-BCD91B-9169ED-3DEB58-252E39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Endonezya&#39;daki bilim insanları ise derin deniz sularında şimdiye kadar görülen en büyük deniz kabuklu türü olan yeni bir &#39;dev hamam böceği&#39; keşfetti.

	
Yeni keşfedilen tür, dev tespih böceği (isopoda) &#39;Bathynomus&#39; ailesinden. Bu derin sularda yaşayan türlerin bedenleri düz, sert ve yapıları tahta bitlerine benziyor.

	
Endonezyaca&#39;da &#39;dev&#39; anlamına gelen &#39;Bahynomus raksasa&#39;, Sumatra&#39;yı, Cava&#39;dan ayıran, Hint Okyanusu ile Cava Denizi&#39;ni birbirine bağlayan Sunda Boğazı&#39;nda deniz seviyesinin yaklaşık 957 metre ile 1259 metre arasındaki derinlikte bulundu.

	
Bu türler yetişkinlik dönemlerinde yaklaşık 33 cm olabiliyor ve boyutlarından dolayı &#39;süper dev türler&#39; olarak adlandırılıyor.
	
	
	Diğer Bathynomus türleri kafalarından kuyruklarına 50 cm&#39;e kadar ulaşabiliyor.
	
		
		
		
		Bathynomus raksasa kafasından kuyruğuna yaklaşık 33 cm
			
			
		Endonezya Bilim Enstitüsü&#39;nden (LIPI) baş araştırmacı Coınni Margaretha Sidabalok &#34;Boyu kesinlikle çok büyük ve Bathynomus ailesinin en büyük ikinci türü konumunda&#34; dedi.
		
			
		Dünyada bilinen yedi süper dev tespih böceği türü var.
		
			
		Bathynomus ilk defa Endonezya&#39;da derin denizlerde görüldü. Araştırmacılar ZooKeys dergisinde yayımladıkları makalede bölgede benzer incelemelerin sık yapılmadığını da belirtti.
		
			
		LIPI&#39;nin hayvan biliminden sorumlu geçici başkanı Cahyo Rahmadi, yeni keşfin &#39;Endonezya&#39;nın henüz tamamen ortaya çıkmamış biyoçeşitliliğinin ne kadar büyük olduğuna işaret ettiğini&#39; söyledi.
		
			
		Dev türler
		
			
			
			
		Süper dev tespih böcekleri 50 cm&#39;e kadar büyüyebiliyor.
			
			
		Londra&#39;daki Doğa Tarih Müzesi&#39;ne göre tespih böceklerinin neden bu kadar büyüdüklerine dair farklı teoriler var.
		
			
		Birincisi, büyük olmalarının nedeni, denizin bu kadar derininde yaşayan türlerin oksijene daha çok ihtiyaç duymalarından kaynaklanıyor. Dolayısıyla bedenleri daha çok büyüyor ve bacakları daha çok uzuyor.
		
			
		Bir diğer neden de, derin denizlerde predatörlerin (avcı hayvanların) daha az olması. Bu da, türlerin güvende yaşamalarını, daha çok büyümelerini sağlıyor.
		
			
		Ayrıca, Bathynomus türlerinin, yengeç gibi diğer deniz kabuklularına göre daha az eti var. Avcı hayvanlar bu nedenle derin sularda yaşayan tespih böceklerine çok ilgi göstermiyor.
		
			
		Bathunomus türlerinin uzun antenleri ve büyük gözleri var. Bu da yaşadıkları bölgelerde karanlıkta da yönlerini daha iyi bulmalarını sağlıyor.
		
			
		Tuhaf ve kimilerine göre ürkütücü görünümlerinin aksine çok büyük bir tehdit oluşturmuyorlar.
		
			
		Bu türler genelde okyanusun dibinde ölen hayvanların etlerinden arta kalanları karıştırıp bulup onlarla besleniyorlar.
		
			
		Londra Doğa Tarihi Müzesi&#39;ne göre metabolizmaları da oldukça yavaş. Japonya&#39;da tutulan bir dev tespih böceğinin hiçbir şey yemeden beş yıl yaşadığı bildiriliyordu.
		
			
			
			
		Bathynomus türleri, denizin dibinde ölen hayvan artıklarını yiyerek besleniyor.
			
			
		Araştırma, LIPI, Singapur Ulusal Üniversitesi ve Lee Kong Chian Doğa Tarihi Müzesi tarafından ortak yürütüldü.
		
			
		Ekip, 2018 yılında yaptıkları iki haftalık keşif çalışmasında 63 farklı araştırma bölgesinden binlerce tür keşfedip topladı ve onlarca yeni tür tespit etti.
		
			
		Araştırmacılar, Bathynomus&#39;un, sırasıyla 36.3 cm ve 29.8 cm boyutlarında biri erkek diğeri dişi iki türünü inceledi.
		
			
		Cava&#39;nın güneyindeki Sunda Boğazı sularında genç Bathynomus türlerinden dördü de toplandı ama Sidabalok, bu keşiflerin bazı özellikleri yeterince gelişmediği için yeni bir tür olarak kaydedilmediğini söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Jul 2020 05:08:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyanın en yaşlı gergedanı öldü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-yasli-gergedani-oldu-734/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-yasli-gergedani-oldu-734/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C844D8-3B5930-3BFF20-2EB7DC-B6A106-DFD12A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ngorongoro Doğal Hayatı Koruma İdaresinden Freddy Manongi, 54 yıldan uzun süre kraterin bulunduğu bölgede serbestçe dolaşan Fausta&#39;nın sağlık sorunları nedeniyle son birkaç yılını barınakta özel bakım görerek geçirdiğini söyledi. Manongi, kayıtların, 27 Aralık&#39;ta ölen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C844D8-3B5930-3BFF20-2EB7DC-B6A106-DFD12A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ngorongoro Doğal Hayatı Koruma İdaresinden Freddy Manongi, 54 yıldan uzun süre kraterin bulunduğu bölgede serbestçe dolaşan Fausta&#39;nın sağlık sorunları nedeniyle son birkaç yılını barınakta özel bakım görerek geçirdiğini söyledi.

	
Manongi, kayıtların, 27 Aralık&#39;ta ölen Fausta&#39;nın dünyada en uzun yaşayan gergedan olduğunu gösterdiğini ifade etti.

	
Fausta&#39;nın uzun yaşamasına, hiç yavrulamamasının etkisi olduğu düşünülüyor.

	
Gergedanların vahşi doğada 37 ila 43 yıl yaşadığı belirtiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 29 Dec 2019 05:39:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Evde yalnız kalınca kızıp yangın çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/evde-yalniz-kalinca-kizip-yangin-cikardi-529/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/evde-yalniz-kalinca-kizip-yangin-cikardi-529/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E9F1C-897D0E-2BC3A3-D80463-E39909-3F3204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere Essex'de Noel günü 45 yaşındaki bir kaplumbağa devirdiği elektrikli ısıtıcının yatağını tutuşturmasıyla evde yangın çıkardı. Dumanların yükselmesiyle çalışmaya başlayan alarmın sesini duyan komşular itfaiyeye haber verdi. İtfaiyeciler yangının bir odada çıktığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E9F1C-897D0E-2BC3A3-D80463-E39909-3F3204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere Essex'de Noel günü 45 yaşındaki bir kaplumbağa devirdiği elektrikli ısıtıcının yatağını tutuşturmasıyla evde yangın çıkardı. Dumanların yükselmesiyle çalışmaya başlayan alarmın sesini duyan komşular itfaiyeye haber verdi. İtfaiyeciler yangının bir odada çıktığını tespit etti. Evin geri kalanı ise duman altında kalmıştı.

	
İtfaiyeci Gary Wain &#34;Bu kaplumbağa çok şanslı bir Noel Günü geçirdi. 45 yaşında ve şimdi duman alarmları sayesinde uzun ve mutlu bir hayat yaşamaya devam edecek Bu olay evinizde duman alarmı olmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Evde olmasanız bile alarm eve yakın olan herkesi uyaracaktır&#34; dedi.

	
	
	
	​İtfaiye departmanının Facebook'tan yaptığı paylaşımın ardından kaplumbağanın ters bakışı sosyal medyada konu oldu.
	
		
	Facebook'tan yapılan paylaşımda &#34;Bu 45 yaşındaki kaplumbağa öfkeli görünebilir ama şanslı günü. Çağrı ekibimiz ateşi söndürmek için ailelerini terk edip ve ona bir Noel armağanı verdi&#34; ifadeleri yer aldı.
	
		
	Facebook gönderisine cevap veren bir kişi de alarmı veren komşunun başka bir kaplumbağa olup olmadığını sordu.
	
		
	İtfaiye departmanından yorum yapan kişiye şu yanıt geldi: &#34;Aptal olma Sandra kaplumbağanın telefona ulaşması çok uzun sürecek.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 27 Dec 2019 05:47:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kargalar primatlardan sonra en zeki hayvan mi?..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kargalar-primatlardan-sonra-en-zeki-hayvan-mi-150/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kargalar-primatlardan-sonra-en-zeki-hayvan-mi-150/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_002D9D-193233-DAC80B-BBDFAD-5FD9DD-AD350B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kanca sayesinde Betty, plastik bir boru içindeki leziz ete ulaşıp onu dışarı çekmeyi başardı. Öğle yemeğini gagasının hakkıyla kazandı. 2002 yılında Betty&#39;nin bu kısacık gösterisi herkesi hayrete düşürdü. Bu karga nasıl oluyor da bu kadar karmaşık bir sorunu bu denli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_002D9D-193233-DAC80B-BBDFAD-5FD9DD-AD350B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kanca sayesinde Betty, plastik bir boru içindeki leziz ete ulaşıp onu dışarı çekmeyi başardı. Öğle yemeğini gagasının hakkıyla kazandı.

	
2002 yılında Betty&#39;nin bu kısacık gösterisi herkesi hayrete düşürdü. Bu karga nasıl oluyor da bu kadar karmaşık bir sorunu bu denli basit bir şekilde çözebiliyordu? Bu karganın zekâsının insanınkiyle yarışabileceğini söyleyenler dahi çıktı. Manşetlerde hep Betty&#39;nin akıllara durgunluk veren zekâsından söz ediliyordu.

	
Ancak aslında Betty öyle ilk anda sanılanın aksine pek de sıradışı bir karga sayılmazdı. Bundan birkaç yıl sonra yapılan araştırmalar Yeni Zelanda&#39;nın kuzeyindeki Yeni Kaledonya adasındaki bu tür kargaların müzmin bükücüler olduklarını ortaya koydu. Vahşi hayatta sürekli bir şeyleri büküyorlardı. Betty&#39;yi gözlemleyenler, onun davranışı karşısında şaşkınlığa düşmüşlerdi, çünkü bu karganın kanca tasarımını oracıkta düşündüğünü sanmışlardı. Sanki bir mühendisin yeni bir makineyi icat etmesi gibi olağanüstü bir şey gördükleri fikrine kapılmışlardı.

	
Halbuki Yeni Kaledonya kargaları nesiller boyu yemek toplarken yumuşak dalları kanca gibi bükmeyi öğrenmişlerdi. Yani Betty&#39;nin gösterisi bir dehanın dışavurumundan çok, gelişmiş doğasının bir ifadesiydi.

	
St. Andrews Üniversitesi&#39;nden Christian Rutz, &#34;Betty&#39;nin davranışsal yeteneklerini küçümsemek istemiyorum&#34; diyor ve ekliyor:

	
&#34;Betty&#39;nin o anda o kancayla ne yaptığını görmek bile çok değerliydi.&#34;

	
	
	
Sorun çözme yeteneği
	
	
Yeni Kaledonya kargaları cücekarga, ekin kargası, alakarga, saksağan ve kuzgun ile aynı kuş familyasına (Corvidae) mensup. Son yıllarda bu tür kuşların beyinleri üzerine çok sayıda çalışmalar yapıldı. Bazılarının etkileyici davranışsal yeteneklere sahip olduğuna şüphe yok. Ancak zekâ net olmayan bir kavram. Tam olarak ne anlama geliyor ve nasıl gelişiyor?

	
Zekâ beyinde kökleniyor. İnsanlar gibi akıllı primatların beyinlerinde neokorteks adı verilen özel bir katman bulunuyor. Bu katman sayesinde karmaşık davranışlar ve kavrayış mümkün olabiliyor. Ancak Corvidae ailesinde bu katman yok. Bunun yerine benzeri zihinsel becerileri mümkün kılan yoğun şekilde gruplaşmış nöron kümelerine sahipler.

	
Aslında nasıl bir beyinleri olduğu çok da önemli değil; zira hem Corvidae ailesi hem de primatlar sorun çözme, esneklik ya da yeni bir bilgi veya deneyimle karşılaşınca hemen değişme ve uyum gösterme gibi temel bazı yeteneklere sahipler.

	
Bu da çakışan evrimin bir örneği; yani tamamen farklı evrimsel geçmişe sahip olan türlerde bile benzer davranış ya da özelliklerin görülmesi mümkün.

	
İnsanların kargaların becerilerini faydalı görmeleri son derece doğal. Çünkü kargalar geçmişte insanları kendilerine ya da başkalarına tehdit olarak algılarken, onlarla iletişim kurmaya başladılar. Aynen insanların da benzeri durumlarda yapacağı gibi.

	
	
	
&#39;Fevkalade beceriler&#39;
	
	
Christian Rutz, üzerinde çalışmalar yaptığı Yeni Kaledonya kargaları gibi bazı kuş türlerinin fevkalade becerileri olduğunu söylüyor. Bu yıl yayımlanan bir araştırmada, Rutz ve ekip arkadaşları Yeni Kaledonya kargalarının kanca benzeri aletleri yapmaları için özellikle bir tür bitki sapını nasıl aradıklarını ayrıntılarıyla anlattı.

	
Yaptıkları deneyler sonucunda, kargaların bu bitki saplarını yaprakların ya da başka bitki türlerinin altında gizli kalmış olsalar dahi nasıl arayıp bulduklarını ortaya koydular. Bu da bu kargaların işlerine yarayacağını bildikleri malzemeyi özenle seçtiklerini gösterdi. Siz de çiviyi çekiç yerine baltayla çakmaya çalışmazdınız, değil mi?

	
Vahşi doğada, Yeni Kaledonya kargaları yaptıkları aletler sayesinde deliklerin ya da örneğin ağaç oyuklarının içindeki sinek ve böcekleri çekip çıkarabiliyorlar. Bu gibi davranışları, kameralarla çok kez tespit edildi.

	
Bazı hayvanların diğerlerinden daha zeki olduğunu, insanların da bu evrim ağacının tepesinde oturduğunu düşünebilirsiniz. İnsanların hayatta kalabilmek için zekâya ihtiyaç duyduklarına şüphe yok. Ancak bu zihinsel görevlerde en yetenekli tür olduğumuz anlamına gelmiyor. Harvard Üniversitesi&#39;nden Dakota McCoy, şempanzelerin kısa dönem hafıza fonksiyonlarının insanlardan çok daha iyi olduğunu söylüyor. Örneğin bu sayede orman örtüsü altında yiyeceklerin nerede olduğunu çok daha kolayca ezberleyebiliyorlar.

	
Aslında gerçekte neyin önemli olduğunu düşününce hayvanları bir zekâ sıralamasına koymak son derece gereksiz bir uğraş. Asıl mühim olan, hayvanların kendi ekolojik ortamlarına ne kadar uyum gösterebildikleri. Zekâ da aslında öncelikle uzmanlaşma yolunda bir araç demek.

	
	
	
Alet kullanan hayvanlar
	
	
Rutz&#39;un da belirttiği gibi, kargaların zekâsının analizi, hayvanın doğal tarihinden bağımsız olarak düşünülemez. Yeni Kaledonya kargaları, alet kullanabilen insan haricindeki tek tür değiller asla. Şempanzeler, papağanlar, timsahlar ve hatta yengeçler dahi bu beceriye sahipler.

	
Zihinsel beceriler bir hayvanın kendi ortamında hayatta kalmak için gereksinim duyduğu şeyleri yapmasına imkân tanıyorsa, başka hayvanlar da bu yolda başka yöntemler kullanabiliyor. Örneğin bir karga yiyeceğe ulaşmak için alet geliştiriyorsa, bir zürafa da boynunu uzatabiliyor. Ancak &#39;akıllı&#39; hayvanlar bazen doğanın kendilerine dayattığının ötesinde yetenekler sergileyebiliyor.

	
Örneğin, BBC&#39;nin Hayvan Aklının İçinde (Inside the Animal Mind) isimli belgesel dizisinde, 007 adı verilen bir Yeni Kaledonya kargası sekiz farklı adımdan oluşan bir bilmeceyi çözerken görülüyor. Bu, Betty&#39;nin kancalı gösterisini epey gölgede bırakan bir performans. Böylece bir karganın düşünsel becerilerini karmaşık sorun çözmeye nasıl uyarladığı gözlemleniyor. Bir kuşun vahşi doğa içerisinde başına asla gelmeyecek bir durum bu kuşkusuz, ancak yine de üstün bir başarı sergileniyor.

	
007&#39;nin her bir adımın ne işe yaradığını geçmişte öğrendiğine kuşku yok, ancak yine de bunları belli bir sıra içinde uygulamaya koymak elbette ki daha büyük bir hüner gerektiriyor. Bu, bu kuşun belli bir ölçüye kadar planlama yapabileceğinin bir göstergesi. 007 ve diğer karga arkadaşları kim bilir daha ne harika işler becerebilir? Bunları bilmememizin tek nedeni, henüz onları bu alanlarda test etmemiş olmamız.

	
Dakota McCoy da Christian Rutz gibi Yeni Kaledonya kargaları üzerine çalışmalar yapıyor. Bu yıl yayımlanan bir araştırmada, McCoy ve ekip arkadaşları, kuşların nasıl hissettiğinin alet kullanımından etkilenip etkilenmediğini göstermeyi hedefleyen bir deney gerçekleştirdi. Yeni Kaledonya kargaları, masanın bir yanındaki kutuda masanın diğer yanındaki kutuya kıyasla daha fazla yemek olduğunu anlayacak şekilde eğitildiler. Sonra masanın ortasına bir kutu kondu.

	

	
	
Geçmişte yiyecek bulmak için alet kullanımıyla haşır neşir olan kargaların, bu sonuncu gizemli kutuya çok daha kısa süre içinde ulaştıkları görüldü. Bu da alet kullanmanın kargaları daha iyimser kıldığına işaret ediyordu.

	
&#34;Ancak bu, kuşların illa ki mutlu olduğu anlamına gelmiyordu,&#34; diyor McCoy. Sadece alet kullanımı ile beklenti arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koyuyordu.

	
Aslında kargalar, bir tek akıllı oldukları için değil, belki de bazen akıllarını sadece eğlence peşinde koşmak için kullandıklarından insanlara benziyor olabilir.

	
McCoy, üzerinde çalıştığı kargaların tümünün doğal bir meraka sahip olduğunu söylüyor. Bilimsel alet edevatı bir çırpıda kapıyor, gagalarında onlarla oraya buraya uçuyorlar mesela. Ayrıca özellikle genç kuşlar oyun oynamaya bayılıyorlar. İnsanlar da bundan farklı değil. &#34;Kocaman beyinlerimiz var, ama onları bilmece bulmaca çözmek için kullanıyoruz. Evrimsel olarak bunun için gelişmedik aslında&#34; diyor McCoy.

	
Yeni Kaledonya kargaları, tıpkı biz ve diğer akıllı hayvanlar gibi, farklı mizaçlara ve hafızaya sahip. Strateji geliştirebiliyor, beklenti içine girebiliyorlar. Karmaşık sorunları etkileyici bir şekilde ele alabiliyorlar.

	
Bunu mümkün kılan şey evrim tabii. Ancak hayat gibi kavrayış da bir gereksinimden ötesine hizmet ediyor. Hayvan zekâsı birbirinden olağanüstü olguların ortaya çıkmasına izin veriyor. Bir goril insan dilini tanıyabiliyor, anlayabiliyor. Bir karga bulmaca çözebiliyor. Bir papağan şaka yapabiliyor.

	
Doğa notaları veriyor olabilir, ama müziği yapan hayvanların beyinleri. Aklın sınırları el verdiğince.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 22 Dec 2019 05:00:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnternetin yeni yıldızı: Konuşan kedi Gambino]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/internetin-yeni-yildizi-konusan-kedi-gambino-682/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/internetin-yeni-yildizi-konusan-kedi-gambino-682/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF3FB2-4D4C48-79C48E-7F1C56-A96119-E352A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gambino'nun internette yayınlanan videosu iki gün içinde, bir milyondan fazla izlendi. Görüntülerde başka bir kediden kaçan Gambino'nun buzdolabının arkasına saklandığı ve sahibini görünce &#34;şey, merheba!" dediği görülüyor. Belirgin aksanına rağmen sosyal medya kullanıcıları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF3FB2-4D4C48-79C48E-7F1C56-A96119-E352A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gambino'nun internette yayınlanan videosu iki gün içinde, bir milyondan fazla izlendi.

	
Görüntülerde başka bir kediden kaçan Gambino'nun buzdolabının arkasına saklandığı ve sahibini görünce &#34;şey, merheba!" dediği görülüyor.

	
Belirgin aksanına rağmen sosyal medya kullanıcıları kedinin ne söylediğini anladıklarını belirtiyor. Gambino'nun aksanı &#39;güney aksanına&#39; benzetiliyor.&nbsp;&nbsp;

	
Güney Mississipili bir sosyal medya kullanıcısı yaptığı yorumda, kedinin aksanının kendi aksanına benzediğini yazdı. Bir başka kullanıcı da &#34;güneyli kedinin gerçek misafirperverliği" şeklinde espri yaptı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 08 Dec 2019 05:47:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Emmy'ye İngiliz damgası!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/emmy-ye-ingiliz-damgasi-387/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/emmy-ye-ingiliz-damgasi-387/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10A190-9DAB34-D4C1CD-50064C-8F2B2C-35F5FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Los Angeles&#39;ta düzenlenen ödül töreninde, BBC&#39;de yayımlanan Fleabag dizisi En iyi Komedi dalında ödül alırken, yine BBC&#39;de yayımlanan Killing Eve dizisinin başrol oyuncusu Jodie Comer, drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görüldü. Fleabag dizisinin yaratıcısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10A190-9DAB34-D4C1CD-50064C-8F2B2C-35F5FF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Los Angeles&#39;ta düzenlenen ödül töreninde, BBC&#39;de yayımlanan Fleabag dizisi En iyi Komedi dalında ödül alırken, yine BBC&#39;de yayımlanan Killing Eve dizisinin başrol oyuncusu Jodie Comer, drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görüldü.

	
Fleabag dizisinin yaratıcısı ve senaryo yazarı Waller-Bridge aynı zamanda komedi dalında en iyi başrol oyuncusu ve en iyi senaryo ödüllerini aldı.

	
Waller-Bridge &#34;Fleabag 2014&#39;te Edinburgh festivalinde tek kişilik bir gösteri olarak başlamıştı ve buraya kadarki yolculuk tamamen çılgınca oldu&#34; dedi.
	
	
	
	Killing Eve&#39;de canlandırdığı Villanelle karakteriyle Mayıs ayında Bafta ödülü de alan Jodie Comer, ödülünü alırken &#34;Bu gece bu sahneye çıkmayı beklemiyordum&#34; diye konuştu.
	
	
	Drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülü, Pose&#39;daki rolüyle Billy Porter&#39;ın olurken, komedi dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü Barry dizisindeki performansıyla Bill Hader layık görüldü.
	
		
	En iyi mini dizi ödülünü de Chernobyl dizisi aldı.
		
		
		
		
		Game of Thrones&#39;un son sezonu en iyi drama dizisi ödülünü aldı.
			
			
		Sekizinci ve son sezonu yayınlanan Game of Thrones en iyi drama dizisiyle beraber toplam 12 ödül aldı.
		
			
		Dizinin son sezonu farklı tepkiler almış ve son sezonun yeniden çekilmesi için bir kampanya başlatılmıştı. Game of Thrones Emmy ödülleri tarihinde en çok ödül alan ve en çok dalda aday gösterilen dizi olma özelliğini de taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 23 Sep 2019 05:00:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2019'un ilk pandası dünyaya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/2019-un-ilk-pandasi-dunyaya-geldi-539/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/2019-un-ilk-pandasi-dunyaya-geldi-539/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E582D-2E5586-04F8D2-54FF85-4F41CC-33A82E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;de 2019&#39;un ilk pandası, Sichuan eyaletinin başkenti Chengdu&#39;daki Dev Panda Yetiştiriciliği Araştırma Üssü&#39;nde çarşamba günü dünyaya geldi. Araştırma Üssü yetkilileri, Chengdu şehrinde 2007&#39;de dünyada gelen anne panda &#39;Ji Li&#39;nin ilk doğumu olduğunu,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E582D-2E5586-04F8D2-54FF85-4F41CC-33A82E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çin&#39;de 2019&#39;un ilk pandası, Sichuan eyaletinin başkenti Chengdu&#39;daki Dev Panda Yetiştiriciliği Araştırma Üssü&#39;nde çarşamba günü dünyaya geldi.
	
	
Araştırma Üssü yetkilileri, Chengdu şehrinde 2007&#39;de dünyada gelen anne panda &#39;Ji Li&#39;nin ilk doğumu olduğunu, annenin rahat bir doğum geçirdiğini, dişi panda yavrusunun 166.8 gram ağırlığında doğduğunu bildirdi. Yetkililer, panda yavrusunun annesi onu ilk defa beslerken yüksek sesle bağırdığını açıkladı.&nbsp;

	
	
	
Bakım merkezlerindeki pandaların sayısı geçen yıl Kasım ayı itibariyle 548&#39;e ulaştı. Çin&#39;in Sichuan ve Shaanxi bölgelerinde yaklaşık 2 bin panda vahşi doğada yaşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 08 Jun 2019 04:47:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Huysuz kedi hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/huysuz-kedi-hayatini-kaybetti-747/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/huysuz-kedi-hayatini-kaybetti-747/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_133A17-C734E5-FFB54B-286686-13C93B-EA384C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüz ifadesi nedeniyle internet fenomeni haline gelen &#39;Huysuz Kedi&#39; (Grumpy Cat) 7 yaşında hayatını kaybetti. Sahiplerinin Twitter&#39;dan yaptığı açıklamaya göre Huysuz Kedi 14 Mayıs&#39;ta &#39;annesi Tabatha&#39;nın kollarında&#39; öldü. &#39;Bazı günler diğerlerinden daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_133A17-C734E5-FFB54B-286686-13C93B-EA384C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüz ifadesi nedeniyle internet fenomeni haline gelen &#39;Huysuz Kedi&#39; (Grumpy Cat) 7 yaşında hayatını kaybetti. Sahiplerinin Twitter&#39;dan yaptığı açıklamaya göre Huysuz Kedi 14 Mayıs&#39;ta &#39;annesi Tabatha&#39;nın kollarında&#39; öldü.

	
&#39;Bazı günler diğerlerinden daha huysuzdur&#39; başlıklı açıklamada Huysuz Kedi&#39;nin idrar yolları enfeksiyonundan mustarip olduğu belirtildi. Açıklamada &#34;Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanı zor zamanlarda dahi güldürdü. Ruhu hayranları sayesinde her yerde yaşamaya devam edecek&#34; ifadeleri kullanıldı.&nbsp;

	
Huysuz Kedi&#39;nin Instagram&#39;da 2.4 milyon, Twitter&#39;da da 1.5 milyon takipçisi vardı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 17 May 2019 05:06:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Söke'de inek kurtarma operasyonu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sokede-inek-kurtarma-operasyonu-631/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sokede-inek-kurtarma-operasyonu-631/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BDFC9C-EC3704-3DEF1E-4B4247-848AC8-33C401.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Edinilen bilgiye göre, Söke'ye bağlı Bağarası Çalışlı Köyü'nde bir inek ormanlık alanda mahsur kaldı. Tüm girişimlere rağmen ineği kurtaramayan köylülerin yardım çağrısına Kuşadası AKUT ekibinden cevap geldi. 8 gönüllüsü ile Kuşadası'ndan Çalışlı Köyü'ne giden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BDFC9C-EC3704-3DEF1E-4B4247-848AC8-33C401.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Edinilen bilgiye göre, Söke'ye bağlı Bağarası Çalışlı Köyü'nde bir inek ormanlık alanda mahsur kaldı.

 Tüm girişimlere rağmen ineği kurtaramayan köylülerin yardım çağrısına Kuşadası AKUT ekibinden cevap geldi. 

8 gönüllüsü ile Kuşadası'ndan Çalışlı Köyü'ne giden AKUT ekipleri, mahsur kalan ineği kurtararak sahibine teslim etti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Apr 2019 04:02:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İguana'nın ev keyfi...]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iguana-nin-ev-keyfi-517/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iguana-nin-ev-keyfi-517/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_60FDCA-93C0B7-985739-7B30E6-9E5B3F-68966C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara'da yaşayan Zehra Yıldız evinde beraber yaşadığı iguanasıyla mutlu bir hayat sürdürüyor.&nbsp; Ankara'da yaşayan ve fen bilgisi öğretmeni Zehra Yıldız, tropikal iklimde yaşayan egzotik bir kertenkele türü olan iguana ile 10 yıldır birlikte yaşıyor.&nbsp; İguana besleme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_60FDCA-93C0B7-985739-7B30E6-9E5B3F-68966C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ankara'da yaşayan Zehra Yıldız evinde beraber yaşadığı iguanasıyla mutlu bir hayat sürdürüyor.&nbsp;
	
	
Ankara'da yaşayan ve fen bilgisi öğretmeni Zehra Yıldız, tropikal iklimde yaşayan egzotik bir kertenkele türü olan iguana ile 10 yıldır birlikte yaşıyor.&nbsp;
	
	
İguana besleme fikrinin; üniversite yıllarında öğrenci evinde, arkadaşlarıyla beraber hayatlarına renk gelmesi için bir evcil hayvan besleme düşüncesiyle doğduğunu söyleyen Zehra Yıldız, &#34;Artık birbirimizden o kadar sıkılmıştık ki, bir evcil hayvan alalım, başka bir şeyle uğraşalım, hayatımıza renk gelsin dedik. Evcil hayvan beslemenin sorumluluğunun çok fazla olduğunu biliyorduk. Mezun olacaklar var, çalışanlar var. Sonrasında bakımı var ve hayvanı alıp hevesimiz geçince dışarı bırakmakta istemedik&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;
	
	
	
	
Öğrenci evine alacakları hayvanı kendisinin seçmesi durumunda tamamen bakımını üstlenmek istediğini söyleyen Zehra Yıldız, &#34;Onlara 3 seçenek sundum. İlk seçeneğim 'Piton yılanı' dedim ve tepkileri tabii ki 'hayır' oldu. Diğer seçenek olarak ise 'Tarantula' besleyebileceğimizi söyledim ama ondan da çekindiler. En son 'İguana' besleyelim dediğimde hep bir ağızdan ikisi de 'İguana' diye bağırınca, o gece internetten sipariş verdik&#34; diye konuştu.&nbsp;

	
Evde yaşam koşullarını uygun bir hale getirdim"&nbsp;
	
	
Petshoplar'dan hayvan almaya sıcak bakmadığını anlatan Yıldız, iguanalar için geniş bir platform olmadığını, bu yüzden satın almak durumunda kaldıklarını belirtti. İguana bakımını yaptığı araştırmalarla öğrendiğini söyleyen Yıldız, &#34;Yemek yediği saat belli, zaten aynı zamanda uyuyoruz ve aynı zamanda uyanıyoruz. Yaşam ortamlarının nasıl olması gerektiği, nasıl beslenmesi gerektiği ya da nasıl yaşadığıyla alakalı araştırmalar yaptım. Hatta tanıdığım petshoplarda iguanalar vardı, gidip onları seviyordum. Bir kaç günlüğüne bakmayı istiyordum. O yüzden bakım benim için zor olmadı. İguanayı aldığım anda evde yaşam koşullarını uygun bir hale getirdim&#34; dedi.&nbsp;
	
	
	
	
İguanaların, çok duygusal canlılar olduğunu ve hastalandığında konunun uzmanı veteriner bulmakta zorlandığını belirten Yıldız, &#34;Sizden uzakta bir kaç gün geçirmesi yemeden - içmeden kesilmesine neden olabiliyor ve birçok sağlık problemine yakalanıyorlar. Sağlık açısından iguanalardan anlayan veteriner sayısı çok az, mesela kanını alıp tahlil yapabilirler ama bunu karşılaştıracak herhangi bir parametreleri yok, bu konuda çalışan bilim insanlarımızda ne yazık ki az Türkiye'de, bu yüzden iguananın hastalanması benim en büyük korkum ve bu nedenle benden çok uzak kalmadı&#34; şeklinde konuştu.&nbsp;
	
	
	
	
Özellikle seyahat ederken iguanayı yanında götüremediğinden yakınan Yıldız, şunları kaydetti:&nbsp;
	
	
&#34;Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerimde uçaklarda taşımadıkları için sıkıntı yaşıyorum. Her yere kendi aracımla gitmem gerekiyor ve gittiğim yerlerde kaldığım oteller bazen problem olabiliyor.&#34;&nbsp;
	
	
	
	
&#34;Yılan, kertenkele ve iguana, türlerinin dışlanan çocukları&#34;&nbsp;
	
	
Soğukkanlı hayvanlara ilgisinin olduğunu ve o hayvanların 'türünün dışlanan çocukları' olduğunu söyleyen Yıldız, &#34;İnsanların tedirgin olmasından dolayı bu tür hayvanlar çok fazla zarar görüyorlar. Türkiye'de birçok engerek yılanı, kertenkele, hatta yılan zannedilerek öldürülen oluklu kertenkele insanlardan çok fazla bu anlamlarda sıkıntı yaşıyor, zulüm görüyorlar ve soyları tükeniyor. Bunlara tepki olarak oluştu benim iguana besleme fikrim ve benim birçok arkadaşım yılandan, kertenkeleden ve iguanadan korkarken sempati beslemeye ve onlarla beraber yaşamaya alıştılar. Bu anlamda da insanları hayvanlara karşı merhametli olmaya davet ediyorum&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;
	
	
	
	
&#34;İnsanlar uzaylı görmüş gibi bakıyorlar"&nbsp;
	
	
İguanayı dışarı çıkardığı zaman, etraftaki insanların şaşkınlık yaşadıklarını anlatan Yıldız, &#34;İlk zamanlar çok zordu. Dışarı çıkardığım zaman insanlar uzaylı görmüş gibi bakıyorlardı. Hangi cins olduğunu soruyorlardı. Küçükken daha sevimliydi ve insanlar ilk başta çekinseler de zarar vermediğini anladıklarında daha sıcak bakıyorlardı. Şimdi, yaşlandığından olsa gerek, bana hala çocuk gibi sevimli geliyor ama etrafımdakiler sevimsiz buluyor. O yüzden zorlanıyorum&#34; diye konuştu.&nbsp;
	
	
	
	
İguana ile 10 yıldır birlikte yaşadığını ve hayatında çok değişiklik olduğunu söyleyen Yıldız, &#34;Tabii ki bir hayvan beslediğiniz zaman ve bu hayvan çok fazla ortada görünmeyen bir cinsse sorumluluk bakımından biraz daha zor olduğunu söyleyebilirim. Genelde evde onun borusu ötüyor ve o nereyi isterse orada uyuyor, hep aynı yer oluyor ama nereyi isterse oraya tuvaletini yapıyor. Onun tuvaletini yaptığı yeri ben tuvalet ilan ediyorum ve orası artık onun tuvaleti oluyor ve hep aynı yere yapıyor. Uyuduğu yeri bazen değiştiriyor ve oraya göre organize etmem gerekiyor. Oranın sıcaklığını ayarlamam gerekiyor ve ev içerisinde kendi kararlarını kendisi veriyor&#34; şeklinde konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 09 Mar 2019 04:18:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dört ayaklı civciv dünyaya geldi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dort-ayakli-civciv-dunyaya-geldi-204/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dort-ayakli-civciv-dunyaya-geldi-204/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1467A-A72F9E-BB6096-8B7726-CB4A89-F945E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hatay&#39;ın Hassa ilçesinde bir kümeste dört ayaklı civciv dünyaya geldi. Yukarı Akbez Mahallesi&#39;nde Selahattin Kahi&#39;ye ait kümeste dünyaya gelen dört ayaklı civciv, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Veteriner Fakültesinde tedavi altına alındı. MKÜ Veteriner Fakültesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1467A-A72F9E-BB6096-8B7726-CB4A89-F945E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hatay&#39;ın Hassa ilçesinde bir kümeste dört ayaklı civciv dünyaya geldi. Yukarı Akbez Mahallesi&#39;nde Selahattin Kahi&#39;ye ait kümeste dünyaya gelen dört ayaklı civciv, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Veteriner Fakültesinde tedavi altına alındı.

	
MKÜ Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Cafer Tayer İşler, civcivin genel bakımlarını yaparak hayatta kalmasını sağlamaya çalıştıklarını belirtti.
Yapılacak operasyonla civcivin fazla ayaklarının alınacağını bildiren İşler, şöyle devam etti:

	
&#34;Yaptığımız incelemede, hayvanın yürümekte zorlandığını, ayakları üstüne duramadığını, arka tarafta fazlalık olan ayakların ağırlık yapmasından dolayı dengesini sağlayamadığını gördük. Bu olay literatürlerde &#39;polimelia&#39; olarak adlandırılır ve binde bir, belki on binde bir gözlenir. Hayvancılıkta ekonomik gelir ön planda olduğu için bu anomaliler genellikle kaderine terk edilmekte, hastaneye intikal ettirilmemektedir. Bu nedenle hastalığın ortaya çıkma oranı tam hesaplanamamaktadır.&#34;

	
İşler, bilimsel veri alanına katkı sağlamak, bunu kayıt altına almak için olayı öğrenince hemen civcive ulaştıklarını kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 05 Mar 2019 04:59:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turnalar kuyruğa girdi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turnalar-kuyruga-girdi-226/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turnalar-kuyruga-girdi-226/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90AA82-8BCE57-400CC6-022010-269DB6-B6E014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğa fotoğrafçısı ve Seyfe Gölü Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner tarafından fotoğraflanan gölde turnalar ilk defa göç zamanından önce gelerek uzun kuyruklar oluşturdu. Ayrıca Seyfe Gölünde turnalarla birlikte angıt, ördek ve martılar da görüldü.&nbsp; Kırşehir'in Mucur&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90AA82-8BCE57-400CC6-022010-269DB6-B6E014.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Doğa fotoğrafçısı ve Seyfe Gölü Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner tarafından fotoğraflanan gölde turnalar ilk defa göç zamanından önce gelerek uzun kuyruklar oluşturdu. Ayrıca Seyfe Gölünde turnalarla birlikte angıt, ördek ve martılar da görüldü.&nbsp;
	
	
Kırşehir'in Mucur ilçesine bağlı Seyfe Gölünde su doluluk oranının yüzde 80 civarında olduğunu belirten Çetiner, &#34;Seyfe Gölü tabandan su almıyor, tabana su vermiyor. Bu yıl yağışların mükemmel derecede olması şuan gölümüzde yaklaşık yüzde 80 oranında bir doluluk oranına ulaşılmasını sağladı.&nbsp;
	
	
	
	
Hava şartlarının mevsim normallerine göre ılık gitmesi nedeniyle daha önceleri kuzeyden güneye doğru olan göç zamanı kapandı. Şimdi tekrar güneyden kuzeye doğru göç başladı. Şuan; binlerce flamingoyu görebiliyoruz. Yüzlerce angıt, ördek, martı ve turnaları görebiliyoruz" dedi.&nbsp;
	
	
Uzun yıllardır Seyfe Gölünü fotoğraflayan ve fotoğraflarından sergi oluşturan Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner, turnaların göç zamanından önce ilk defa toplu gelişlerine ve uzun kuyruk oluşturmalarına şahit olduğunu şöyle anlattı:&nbsp;
	
	
&#34;İlk defa bu denli kalabalık turna gurubu aynı gurupta yer alıyor. Ayrıca Mart ayının ortalarında göçe başlayacak olan turnalar bu yıl bir ay daha erken geldiler. Şuan Seyfe Gölündeki, su doluluk oranını ile kuşların şimdiden Seyfe'de olmaları bizleri oldukça mutlu ediyor.&nbsp;
	
	
	
	
Amacımız; göldeki doluluk oranının sadece yağışlara bağlı kalmaması eğer sezon içerisinde yüzey su girişimizde olursa bu tür güzellikleri sezon sonuna kadar görebiliriz. Genelde Ekim ve Kasım ayı sonuna doğru başlayan yağışlar, Mart ve Nisan ayına kadar devam ediyor. Bu durumda göldeki su miktarını arttırıyor. Bu durumdan sonraki süreçte buharlaşmanın etkisiyle gölümüz kuruma noktasına kadar geliyor. Bu durumda kuşların beslenme ve barınma alanları yok ettiği için kuşlar Seyfe Gölü Kuş Cennetine uğramadan geçiyor."&nbsp;
	
	
Seyfe Gölünde yaşanan değişimleri kamuoyuna aktaran Ömer Çetiner, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:&nbsp;
	
	
&#34;Seyfe Gölü Ekoloji Derneği olarak bizim amacımız ise gölde yaşanan güzellikleri sizlerle paylaşarak yetkililerinde çözüm önerilerini almak. Son yılların en çok yağışını aldık. Şubat ayı içerisinde göldeki en yüksek doluluk oranımız var. Yağışlar Mart- Nisan ayında da devam ederse sanırım bu sezonu çok güzel kapatırız. 10 bin 700 hektarlık geniş bir alanımız var. Bu alandan su bir yere gitmiyor. Buradan suda alınmıyor. Suyun eksilme ve kuruma noktasına gelmesinin tek sebebi buharlaşmadan kaynaklanıyor.&nbsp;
	
	
	
	
Flamingolar suyu pek sevmeyen hayvanlar bu hayvanlar için su seviyesi gaga ve ayak boyunu geçmeyecek. Bu durumda flamingoların burada olmasının en büyük sebebi, Seyfe Gölü Kuş Cenneti Ramsas sözleşmesine girmiş bir sulak alanımız en çok flamingo yolunun bulunmasının etkisi var. Güzellikler olduğu sürece misafirlerimizin sayısı artarak geliyor. Yeter ki biz gölü uygun hale getirelim."&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Feb 2019 03:20:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşeğe özel protez!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esege-ozel-protez-250/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esege-ozel-protez-250/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16ED92-0FE7A4-E8131D-4632C5-8ED5E0-9A704F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çine ilçesinde hayvanseverler tarafından dağda bulunan ve sol ayağının uç kısmı kötü huylu bir tümör nedeniyle çürümeye başlayan yaşlı eşek, tedavisinin yapılması için ADÜ Veteriner Fakültesi Hastanesi'ne getirildi. Eşeğin muayenesini yapan Veteriner Fakültesi Hastanesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16ED92-0FE7A4-E8131D-4632C5-8ED5E0-9A704F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çine ilçesinde hayvanseverler tarafından dağda bulunan ve sol ayağının uç kısmı kötü huylu bir tümör nedeniyle çürümeye başlayan yaşlı eşek, tedavisinin yapılması için ADÜ Veteriner Fakültesi Hastanesi'ne getirildi. Eşeğin muayenesini yapan Veteriner Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Akın ve ekibi, eşeğin bacağındaki tümörün temizlenmesi ve hayvanın kalan ömrünü rahat bir şekilde geçirebilmesi amacıyla protez takılmasına karar verdi.&nbsp;
	
	
Çekilen röntgenlerde piyasada bulunan protezlerin uygulanabileceğinden daha büyük bir kemik iliğine sahip olduğu tespit edilen eşek için, ölçülerine özel bir protez yapıldı. Yapılan operasyonla çıkartılan tümörlü kısmın yerine bu özel protez monte edilen eşek, hem çektiği acılardan kurtuldu hem de dört ayağıyla birlikte normal bir şekilde yürümeye başladı.&nbsp;
Dağda hayvanseverler tarafından bulunan ve sol arka ayağında büyük bir tümör bulunan yaşlı eşeğin tedavi edilmesi amacıyla kendilerine getirildiğini anımsatan Doç. Dr. İbrahim Akın, &#34;Yaptığımız muayene ve çekilen röntgen sonucunda eşeğin ayağında kötü huylu bir tümör tespit ettik. Yaşı oldukça ileriydi ve biz kalan ömrünü daha kaliteli geçirmesi adına bir operasyon planladık. Bu operasyon içerisinde eşeğimizin kemik iliği ölçülere göre özel hazırlanacak bir protez planladık. Başarılı bir operasyon gerçekleştirerek, bu protezi tümörlü kısmı temizlenen eşeğin ayağına yerleştirdik. Eşeğimiz dört ayağıyla birlikte gayet güzel bir şekilde yürüdü. Kalan ömrünü güzel bir şekilde geçirdi. Eğer bu operasyonu yapmasaydık ve tümörlü kısım orada kalmaya devam etseydi, hayvan için sürekli enfeksiyon kaynağı oluşturacaktı" dedi.&nbsp;

	
	
	
	
&#34;İLERİSİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ALT YAPI OLUŞTURACAK"&nbsp;
	
	
Gerçekleştirdikleri operasyonun Türkiye'de hayvan sağlığı çalışmaları için önemli başarı olduğuna işaret eden Doç. Dr. Akın, &#34;Bu işlemde kullandığımız protez eşeğe özel olarak hazırlandı. Röntgen ölçülerine ve diğer verilere bakılarak özel bir protez hazırladık. Normal protezlerden daha kalın olarak eşeğin kemik iliği ölçülerine uygun olarak yapıldı. Bildiğimiz kadarıyla eşeklerde böyle bir uygulama daha önce hiç yapılmadı. Ayağını kullanamayan bir hayvanı tekrar yürüyebilir hale getirdiğimiz bu uygulamanın ileriki süreç için önemli bir alt yapı hazırlayacağını umut ediyorum" şeklinde konuştu.&nbsp;
	
	
ADÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyelerinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla çektiği acılardan kurtulan ve kalan ömrünü kaliteli bir şekilde geçiren yaşlı eşeğin bir süre sonra hayatını kaybettiği öğrenildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 Feb 2019 05:49:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Köpekler jüri önüne çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopekler-juri-nune-cikti-859/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopekler-juri-nune-cikti-859/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ED445F-B98DD9-349809-AC5F15-52D9FB-24A451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Merkez Park'ta düzenlenen Adana Türk Çoban, Av ve Bekçi Köpekleri Irk Standartları Türkiye Şampiyonası'na Türkiye'nin dört bir yanından katılım oldu. Kangal, çoban, kurt, süs, pitbull gibi köpek cinslerinin katıldığı yarışmaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Özellikle çoban&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ED445F-B98DD9-349809-AC5F15-52D9FB-24A451.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Merkez Park'ta düzenlenen Adana Türk Çoban, Av ve Bekçi Köpekleri Irk Standartları Türkiye Şampiyonası'na Türkiye'nin dört bir yanından katılım oldu. Kangal, çoban, kurt, süs, pitbull gibi köpek cinslerinin katıldığı yarışmaya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Özellikle çoban ve kangal köpeklerinin büyüklüğü görenleri hayrete düşürdü. Bir çoban köpeğini iki kişi güçlükle kaldırabildi.&nbsp;
	
	
	
	
Aileleriyle birlikte alana gelen çocuklar, köpeklerden korkmalarına rağmen onların başını okşayıp sevdi. Yarışmaya Niğde'den çoban köpeği ile katılan Necip Aslan, köpeğini özel olarak mamalarla beslediğini, köpeğine güvendiğini ve derece beklediğini söyledi.&nbsp;
	
	
	
	
&#34;Polat&#34; ve &#34;Karadayı&#34; isimli iki çoban köpeğiyle yarışmaya katılan Adanalı Yasin Barbaros ise köpeklerine özel ilgi gösterdiğini, mamalarla beslediğini, yarışmada mutlaka derece beklediğini dile getirdi. Barbaros'un eşi Özge Barbaros da, eşinin köpeklere bir çocuk gibi baktığını anlatarak, &#34;Onların bakımı çok zor ve zahmetli ancak eşim onlara kendi çocuğu gibi bakıyor. Bugün de yarışmada mutlaka derece bekliyoruz&#34; diye konuştu.&nbsp;
	
	
	
	
Yarışmacılar köpeklerini bir süre yarışmaya hazırladıktan sonra jüri önüne çıkardı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 Feb 2019 04:46:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Köpek sanıp kurtardılar kurt çıktı!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopek-sanip-kurtardilar-kurt-cikti-358/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopek-sanip-kurtardilar-kurt-cikti-358/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4D236E-54B0B2-E401FC-F1008F-859E98-4AAE12.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Parni Nehri&#39;ndeki bir baraj inşaatında çalışan işçiler, buzlu suda mahsur kalan bir hayvan gördüler. Daha sonra buz üzerinde yol açıp, kurtardıkları hayvanı bir veteriner kliniğine götürdüler. Köpek sandıkları hayvanın aslında bir kurt olduğunu da burada öğrendiler. Donmak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4D236E-54B0B2-E401FC-F1008F-859E98-4AAE12.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Parni Nehri&#39;ndeki bir baraj inşaatında çalışan işçiler, buzlu suda mahsur kalan bir hayvan gördüler.

	
Daha sonra buz üzerinde yol açıp, kurtardıkları hayvanı bir veteriner kliniğine götürdüler.

	
Köpek sandıkları hayvanın aslında bir kurt olduğunu da burada öğrendiler.

	
	
	
	Donmak üzereyken kurtarılan kurtun tüyleri buz tutmuştu.
		
		
	Estonya Hayvan Koruma Birliği (EUPA) hayvan veterinere getirildiğinde tansiyonunun düşük olduğunu ve kurtun arabaya götürülürkenki sakin tavrının nedeninin bu olabileceğini belirtti.
	
	Kurdu kurtaran işçilerden Rando Kartstepp, Postimees gazetesine yaptığı açıklamada &#34;Yamaçtan yukarı taşımak zorunda kaldık. Bayağı ağırdı. Sakindi ve bacaklarımın üzerinde uyudu. Bacaklarını germeye çalıştığımda, bir anlığına başını kaldırdı.&#34; dedi.
	
		
	Veterinerler önce büyük hayvanın bir kurt olup olmadığına karar veremedi, ancak daha sonra bölgedeki kurtları iyi tanıyan bir avcı hayvanın bir yaşındaki genç bir erkek kurt olduğunu söyledi.
	
		
		
		
		Kurdu kurtaran işçilerden biri, kurtun veteriner kliniğine giderken sakin olduğunu söyledi.
			
			
		Klinik çalışanları, hayvanın kurt olduğunu öğrendikten sonra tedavinin ardından, artık o kadar sakin olmayacağından korktukları kurdu bir kafese kapattı.
		
			
		Tedavi masraflarını kendilerinin karşıladığını açıklayan EUPA &#34;her şey mutlu sonla bitti&#34; açıklamasını yaptı.
		
			
		Kurt daha sonra, ulusal çevre kurumundan araştırmacıların taktığı GPS cihazıyla birlikte doğaya geri salındı.
		
			
		Estonya&#39;da yaşayan ve normalde insanlardan uzak duran yüzlerce kurttan sadece birkaçına izleme cihazı takılabildi.
		
			
		Kurtlar geçen yıl, bir grup kurum tarafından ulusal hayvan seçilmişlerdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 24 Feb 2019 02:08:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seksi koala ilgi odağı oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/seksi-koala-ilgi-odagi-oldu-109/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/seksi-koala-ilgi-odagi-oldu-109/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BBC39E-F33E44-6239A3-8E7E33-50DD70-72914F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avustralya&#39;nın Queensland eyaletinde bulunan Gold Coast&#39;ta bir koalanın ağaçta dinlenirken çekilen fotoğrafları büyük ilgi çekti. Koalanın bu &#39;seksi&#39; pozları, sosyal medyada paylaşılmasının ardından çok sayıda beğeni ve paylaşım aldı ve koalanın &#39;ne kadar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BBC39E-F33E44-6239A3-8E7E33-50DD70-72914F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avustralya&#39;nın Queensland eyaletinde bulunan Gold Coast&#39;ta bir koalanın ağaçta dinlenirken çekilen fotoğrafları büyük ilgi çekti.
Koalanın bu &#39;seksi&#39; pozları, sosyal medyada paylaşılmasının ardından çok sayıda beğeni ve paylaşım aldı ve koalanın &#39;ne kadar etkileyici olduğuna&#39; dair çok sayıda yorum yapıldı.

	
Koalayı bölgeyi keşfetmek için gezintiye çıktığı esnada keşfeden ingiliz Ross Long, bu tatlı hayvanı ağaç dallarının üzerinde dinlenirken buldu.

	
Yarı zamanlı fotoğrafçı olan Long, koalayı görür görmez fotoğraflarını çekti. Long, koalayla ilgili olarak &#34;Kesinlikle davetkar bir şekilde duruyordu. &#39;Aksiyona hazırım&#39; der gibiydi. Yakınında dişi koalalar da vardı, sanırım bu duruş da onun neye hazır olduğunu göstermesinin bir yolu&#34; ifadelerini kullandı.
	
	
	&#39;ÇALIŞTIĞIM EN KOLAY MODELDİ&#39;
	
		
	İngiltere Cornwall asıllı olan ve Sydney&#39;in Manlı bölgesinde yaşayan Long ayrıca, koala ve ilgi çeken pozu için &#34;Çalışması en kolay modeldi&#34; dedi.
	
		
	&#34;Yılın büyük bölümünde Avustralya ve Yeni Zelanda&#39;da gezebildiğim için şanslı hissediyorum, çünkü bu bana çeşitli fotoğraf imkanları sunuyor&#34; diyen Long ayrıca &#34;Gideceğiniz yere göre, Avustralya&#39;da çok fazla çeşitlilik var&#34; ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 Feb 2019 02:25:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zebranın çizgileri ne işe yarıyor?..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zebranin-cizgileri-ne-ise-yariyor-622/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zebranin-cizgileri-ne-ise-yariyor-622/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EAE94C-D4299E-BA6FD7-3E145A-A83F73-8805F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bristol Üniversitesi&#39;nde yapılan araştırmada atların üzerine zebra desenli ve tek renk örtüler örtüldü. BBC Türkçe&#39;de yer alan habere göre, araştırma heyetininin başkanı Prof. Tim Caro, hayvanlara yaklaşan sinek sayılarında farklılık görülmediğini belirtti. Ancak sineklerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EAE94C-D4299E-BA6FD7-3E145A-A83F73-8805F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bristol Üniversitesi&#39;nde yapılan araştırmada atların üzerine zebra desenli ve tek renk örtüler örtüldü.
	
	
BBC Türkçe&#39;de yer alan habere göre, araştırma heyetininin başkanı Prof. Tim Caro, hayvanlara yaklaşan sinek sayılarında farklılık görülmediğini belirtti.

	
Ancak sineklerin çoğunun zebra desenli atlara yaklaşırken yavaşlayamayıp tökezledikleri gözlendi. Bazı sineklerin de son anda ata konmaktan vazgeçip uçmaya devam ettikleri görüldü.

	
Çizgiler uzaktan sinekleri caydırmasa da, bu hayvanların zebra desenli örtüsü olan atların üzerine konma oranları dörtte birden daha az çıktı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 22 Feb 2019 04:45:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eksi 30 derecede taze ot yiyorlar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eksi-30-derecede-taze-ot-yiyorlar-554/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eksi-30-derecede-taze-ot-yiyorlar-554/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_949B1C-4CFD4C-C1D49B-8C21ED-BFCE34-1161D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüşün ardından Kaz Gölü'ne getirilen mandalar, eksi 30 derece soğukta suya girerek taze otla besleniyorlar. Türkiye'nin en soğuk yerleşim yerlerinden biri olan ve kış mevsiminin en çetin geçtiği Çaldıran ilçesinde bu yıl hava sıcaklığı sıfırın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_949B1C-4CFD4C-C1D49B-8C21ED-BFCE34-1161D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüşün ardından Kaz Gölü'ne getirilen mandalar, eksi 30 derece soğukta suya girerek taze otla besleniyorlar. Türkiye'nin en soğuk yerleşim yerlerinden biri olan ve kış mevsiminin en çetin geçtiği Çaldıran ilçesinde bu yıl hava sıcaklığı sıfırın altında 35-40 dereceyi gördü. 

Etkisini gösteren soğuk hava nedeniyle hayatın durma noktasına getirirken, Kaz Gölü Çayı içerisinde otlayan mandalar yazın sıcağına, kışın da soğuğuna aldırış etmeden taze ot yiyor. Çaldıran-Doğubayazıt yolu üzerinde bulunan Kaz Gölü'nde otlayan mandalar, sabah sahipleri tarafından bölgeye getirilip bırakıldıktan sonra, akşam ise kendileri evlerinin yolu tutuyor. 

Kış mevsiminin en çetin geçtiği yerleşim yerlerinin başında gelen ve hava sıcaklığının bazen sıfırın altında 35-40 dereceye kadar düştüğü ilçede çiftçiler çeşitli yöntemlerle hayvanlarını besliyor. Kalkandelen, Yassıtepe, Yağbasan, Hanköy ve Kuyucak mahallelerinden Kaz Gölü Çayı yakınlarına getirdikleri hayvanları sudaki yosunlu taze otla besleyen vatandaşlar, kış döneminde de suda büyüyen otları çıkararak hayvanların yem ihtiyacını karşılıyor. 

Mandalar ise, sabahın erken saatlerinde Kaz Gölü'ne gelerek akşamın karanlığı çökene kadar taze ot yiyerek karınlarını doyuruyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 19 Feb 2019 05:04:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vicdanlar sızladı!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vicdanlar-sizladi-490/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vicdanlar-sizladi-490/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_019022-5567E1-FA80DE-434EB5-893392-9EEBD9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mardin'in tarihi ve turistik bölgelerinden olan Birinci Cadde&#39;de bir kişi, yanında gezdirdiği eşeğe yüzlerce kiloluk ev eşyaları taşıtması vatandaşların tepkisini çekti. İlçede esnaflık yapan ve bölge halkının Mardinli Marilyn Monreo olarak tanıdığı Melek Akarmut, eşeğe&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_019022-5567E1-FA80DE-434EB5-893392-9EEBD9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mardin'in tarihi ve turistik bölgelerinden olan Birinci Cadde&#39;de bir kişi, yanında gezdirdiği eşeğe yüzlerce kiloluk ev eşyaları taşıtması vatandaşların tepkisini çekti. İlçede esnaflık yapan ve bölge halkının Mardinli Marilyn Monreo olarak tanıdığı Melek Akarmut, eşeğe işkence edilmesine sessiz kalmadı. Şahsa tepki gösterip peşinden koşan Akarmut, tüm bu anları cep telefonuna kaydetti.&nbsp;

	
&#34;Olayı gördüm vicdanım sızladı"&nbsp;
	
	
Akarmut, eşeğin yürümekte bile güçlük çektiğini gördüğünü ve vicdanının sızladığını söyledi. Akarmut, &#34;Hayvanı gördüm üzerinde iki çekyat vardı ve zor yürüyordu. Arkalarından nasıl koştum bilmiyorum, görüntüledim. Hayvan az ileri gittiğinde düştü ve eşyalar kırıldı. Her yere şikayette bulundum. Gereken işlemleri yapacaklar. Bağırmaktan sesim kızıldı. Valimiz son model bir barınak ve hayvan hastanesi yapması gurur verici. 600 hayvana hizmet veriliyor. Bir hayvana bu eziyeti yapan Mardinli olamaz. Bu görüntüler hiç hoş değil. Yaralı bir hayvan gördüğümde barınağı ararım ve hemen müdahale ederler. Evimden her gün hayvanlar için mamalar getiririm. Hayvanların bize zararı yok ama bizim hayvanlara zararımız var. Mardin'de birçok insan hayvanlara destek oluyor, ilk kez bu manzara ile karşılaştım ve çok üzüldüm" dedi.&nbsp;
	
	
Akarmut, eşeğe işkence yapan zanlıyı gerekli kurumlara şikayet ettiğini ve yakalanması için çalışmalara başlandığını belirterek, bu tarz hareketlerde bulunanların cezalarını çekmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 14 Feb 2019 06:51:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kırklareli'nde sığırcıkların görsel şöleni]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirklareli-nde-sigirciklarin-gorsel-soleni-423/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kirklareli-nde-sigirciklarin-gorsel-soleni-423/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51FDEA-345D1E-0A7879-3A9951-BECE2F-54C6AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kent merkezi üzerinde uçan binlerce kuşun dans edercesine sergilediği hareketler, vatandaşların ilgisini çekti. Bazı vatandaşlar, Özgürlük ve Demokrasi Meydanında sığırcık kuşlarının görsel şölenini cep telefonlarıyla görüntüledi. Sürücülerin de araçlarını park ederek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51FDEA-345D1E-0A7879-3A9951-BECE2F-54C6AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kent merkezi üzerinde uçan binlerce kuşun dans edercesine sergilediği hareketler, vatandaşların ilgisini çekti.

	
Bazı vatandaşlar, Özgürlük ve Demokrasi Meydanında sığırcık kuşlarının görsel şölenini cep telefonlarıyla görüntüledi. Sürücülerin de araçlarını park ederek kuşları izlediği görüldü.

	
	
	
Gökyüzünde yaklaşık bir saat görsel şölen sunan sığırcıklar, daha sonra gözden kayboldu.

	
Vatandaşlardan Berkay Çamlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuşları ilgiyle izlediklerini söyledi.

	
	
	
Daha önce böyle bir kuş topluluğuna hiç denk gelmediğini ifade eden Çamlı, kuşları cep telefonlarıyla da kaydettiklerini dile getirdi.&nbsp;

	
Çamlı, kuşların dansının kendilerini hayran bıraktığını kaydetti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 Feb 2019 04:52:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geyikleri Zombi'ye dönüştüren hastalık!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/geyikleri-zombi-ye-donusturen-hastalik-425/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/geyikleri-zombi-ye-donusturen-hastalik-425/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_369855-5F5E14-7225D0-87E400-410A4F-E3345E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daily Mail&#39;de yer alan haberde, 'kronik zayıflatıcı hastalık&#39; olarak tanımlanan hastalığın beyni ve omuriliği etkilediği, kilo ve koordinasyon kaybına neden olduğu ve hayvanları saldırganlaştırdığı belirtildi. Bununla birlikte, enfeksiyonun kapılmasından sonra ilk semptomların&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_369855-5F5E14-7225D0-87E400-410A4F-E3345E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daily Mail&#39;de yer alan haberde, 'kronik zayıflatıcı hastalık&#39; olarak tanımlanan hastalığın beyni ve omuriliği etkilediği, kilo ve koordinasyon kaybına neden olduğu ve hayvanları saldırganlaştırdığı belirtildi. 
	
	Bununla birlikte, enfeksiyonun kapılmasından sonra ilk semptomların ortaya çıkmasının birkaç yıl sürebileceği kaydedildi.
	
	
Hastalığa yakalanan hayvanları görenler, onların gerçekten de zombi gibi göründüğünü söyledi.

	
Hastalığın 40 yıl önce vahşi doğada ortaya çıktığı belirtildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 10 Feb 2019 04:21:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şanlıurfa semalarına 'güvercin döküldü']]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sanliurfa-semalarina-guvercin-dokuldu-901/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sanliurfa-semalarina-guvercin-dokuldu-901/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FEC13C-DFA7CB-94C064-FE8C97-A8DB18-255038.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güvercinseverler tarafından merkez Haliliye ilçesinin Yavuz Mahallesi&#39;nde organize edilen etkinlikte güvercin besleyen yüzlerce kişi bir araya geldi. Önceden belirlenen alana güvercinlerini kafes ve kutularla getiren kuşseverler akşam ezanının okunmasının ardından yaklaşık 4 bin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FEC13C-DFA7CB-94C064-FE8C97-A8DB18-255038.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Güvercinseverler tarafından merkez Haliliye ilçesinin Yavuz Mahallesi&#39;nde organize edilen etkinlikte güvercin besleyen yüzlerce kişi bir araya geldi. Önceden belirlenen alana güvercinlerini kafes ve kutularla getiren kuşseverler akşam ezanının okunmasının ardından yaklaşık 4 bin güvercini aynı anda saldı.



Gökyüzünde görsel şölen oluşturan rengarenk güvercinlere sahipleri ıslık çalarak eşlik etti.




&#39;BİNLERCE GÜVERCİNİ AKŞAM KARANLIĞINDA GÖKYÜZÜNE BIRAKIYORUZ&#39;

	
Etkinliği organize eden Mustafa Alpar, yaptığı açıklamada, Şanlıurfa&#39;da kuş beslemenin bir hobi ve merak olduğunu söyledi.

	
Yılın belli tarihlerinde etkinlikler düzenlediklerini belirten Alpar, şöyle konuştu: &#34;Güvercin beslemek bir merak işidir. Bugün &#39;güvercin döküşü&#39; yapıyoruz. Binlerce güvercini akşam karanlığında gökyüzüne bırakıyoruz. Kimin güvercini güçlü ve kuvvetliyse eve gidecek ya da başka güvercini eve götürecek, bu işin neşesi ve eğlencesi bu. Şu anda binlerce güvercin salıverildi. Bu etkinliği genelikle kasım ayı ve bahar aylarına kadar yaparız. Bu şekilde eğleniyoruz. &#34;
	
	
	
	
Kuşsever Halit Karadağ etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederek, &#34;Bu, hobi işidir. Severek yapıyoruz. Kimin güvercini kuvvetliyse başkasının kuşunu alıp götürür. Sonra birbirlerine verirler. Hep birlikte eğleniyoruz.&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Jan 2019 04:59:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Araba fiyatına güvercinler görücüye çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/araba-fiyatina-guvercinler-gorucuye-cikti-430/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/araba-fiyatina-guvercinler-gorucuye-cikti-430/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_221ACB-CFE4DC-F0FEFD-138487-84038A-1C7092.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kocaeli'nin İzmit ilçesinde İzmit Güvercin Severler Derneği tarafından düzenlenen 6. Marmara Kocaeli Güvercin Festivali başladı. Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen festivalde Kocaeli'nin farklı illerinden gelen 580 güvercin, &#34;Kostüm Çift Tepe", Kostüm Ön Tepe",&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_221ACB-CFE4DC-F0FEFD-138487-84038A-1C7092.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kocaeli'nin İzmit ilçesinde İzmit Güvercin Severler Derneği tarafından düzenlenen 6. Marmara Kocaeli Güvercin Festivali başladı. Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen festivalde Kocaeli'nin farklı illerinden gelen 580 güvercin, &#34;Kostüm Çift Tepe", Kostüm Ön Tepe", &#34;Arka Tepe", &#34;Jumbo" ve &#34;Kabak" kategorilerinde yarıştı. Güzellikleri ile göz kamaştıran güvercinlerin sahipleri dereceye girebilmek için birbirleri ile kıyasıya yarıştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren güvercin sahipleri festival alanında yer alırken, vatandaşlar da fuara yoğun ilgi gösterdi. 
	
	
	
	Festival kapsamında güvercin yetiştiricileri, yarışmanın yanı sıra güvercinlerini satabilme fırsatı buldu. Fuar alanında kurulan stantlarda yüzlerce güvercin sahipleri tarafından satışa sunuldu. Cinslerine göre fiyatları da değişen güvercinlere vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Fiyatları 100 TL'den başlayan ve yaklaşık 100 bin TL'ye kadar yükselen güvercinler fiyatları ile dudak uçuklattı.&nbsp;

	
	
	
&#34;Bu fiyatlar 10 bin, 100 bin TL'ye kadar yükselebiliyor"&nbsp;
	
	
Festivale katılmak için Tekirdağ'dan Kocaeli'ye gelen Ömer Yıldız, satılan güvercinlerin fiyatlarının cinslerine ve güzelliklerine göre değiştiğini belirterek, &#34;Böyle festivallere devamlı katılıyoruz. Yarışma, satış ve gösteri kuşlarını besleyip fuarlara getiriyoruz. Bu bir hastalık, merak. Çocukluktan beri bu hastalığa merak sardık. Vatandaşlardan gelen ilgi yoğun. Çoğumuz burada birbirimizi tanıyoruz genelde. Türkiye genelindeki güvercin yetiştiricileri yoğun ilgi de gösterdi buraya. Fiyatlara bakacak olursak cinsine göre değişiyor. 100 TL'ye de, bin TL'ye de güvercinler var. Bu fiyatlar 10 bin, 100 bin TL'ye kadar yükselebiliyor. Kuşun cinsine, özelliğine göre değişiyor bu fiyatlar" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 30 Dec 2018 04:51:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sınırda aranan otomobilde 20 cins yavru köpek çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirda-aranan-otomobilde-20-cins-yavru-kopek-cikt/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirda-aranan-otomobilde-20-cins-yavru-kopek-cikt/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_940772-BC732F-666FB1-80F2B6-08241D-32C5E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nda bir otomobilin bagajında, Türkiye&#39;ye kaçak olarak getirilmek istenen 20 cins yavru köpek bulundu. Alınan bilgiye göre, Türkiye&#39;ye giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı&#39;na gelen A.S. idaresindeki otomobil, gümrük muhafaza ekiplerince rutin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_940772-BC732F-666FB1-80F2B6-08241D-32C5E5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nda bir otomobilin bagajında, Türkiye&#39;ye kaçak olarak getirilmek istenen 20 cins yavru köpek bulundu.
Alınan bilgiye göre, Türkiye&#39;ye giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı&#39;na gelen A.S. idaresindeki otomobil, gümrük muhafaza ekiplerince rutin olarak kontrol edildi.&nbsp;

	
Kontrolde, bagajda karton kutuların içerisinde saklanmış Pekinez, Teriyer, Buldog ve Chow chow cinsi 20 yavru köpek olduğu tespit edildi.&nbsp;

	
Köpeklere yediemine teslim edilmek üzere el konulurken, sürücü A.S. ve araçta yolcu olarak bulunan S.I. hakkında &#34;kaçakçılık&#34; suçundan soruşturma başlatıldı.

	
Köpekler HAYTAP&#39;a teslim edilecek

	
Öte yandan, Ticaret Bakanlığınca, kaçakçılıkla mücadele ve hayvan haklarının korunması kapsamında gümrüklerden kaçak yollarla ülkeye sokulan evcil hayvanların ticarete konu edilmeyecek şekilde tasfiye edilmeleri ve hayvan refahının sağlanması amacıyla bir protokole imza atılmıştı.&nbsp;

	
Buna göre, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile imzalanan protokolle, söz konusu hayvanlar ihale yoluyla satılmaksızın HAYTAP temsilcilerine teslim edilecek.&nbsp;

	
Ticaret Bakanlığının tasfiye işlemlerine ilişkin görevleri çerçevesinde kimi zaman evcil hayvanların tasfiyesi de gerçekleştiriliyor.

	
Geçen haftalarda imzalanan protokol kapsamında, el konulan evcil hayvanların teslim alınmaları, muhafazaları ve bakımları, Bakanlık denetiminde HAYTAP sorumluluğunda yürütülecek.&nbsp;
	
	
Evcil hayvanlar, HAYTAP&#39;a özel yolla tasfiye edilecek. HAYTAP&#39;ın, bu hayvanları bedel veya hizmet karşılığında olmaksızın sahiplendirerek yapılan işlemlerin sonuçlarını Bakanlığa bildirmesi gerekecek.

	
Bulunan 20 cins köpek yavrusunun da, gelecek günlerde HAYTAP temsilcilerine teslim edileceği öğrenildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Dec 2018 10:11:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sınırda aranan otomobilde 20 cins yavru köpek çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirda-aranan-otomobilde-20-cins-yavru-kopek-cikt/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirda-aranan-otomobilde-20-cins-yavru-kopek-cikt/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE28C4-57F100-EF9DBC-23A4FD-65E18B-C8D708.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nda bir otomobilin bagajında, Türkiye&#39;ye kaçak olarak getirilmek istenen 20 cins yavru köpek bulundu. Alınan bilgiye göre, Türkiye&#39;ye giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı&#39;na gelen A.S. idaresindeki otomobil, gümrük muhafaza ekiplerince rutin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE28C4-57F100-EF9DBC-23A4FD-65E18B-C8D708.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nda bir otomobilin bagajında, Türkiye&#39;ye kaçak olarak getirilmek istenen 20 cins yavru köpek bulundu.
Alınan bilgiye göre, Türkiye&#39;ye giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı&#39;na gelen A.S. idaresindeki otomobil, gümrük muhafaza ekiplerince rutin olarak kontrol edildi.&nbsp;

	
Kontrolde, bagajda karton kutuların içerisinde saklanmış Pekinez, Teriyer, Buldog ve Chow chow cinsi 20 yavru köpek olduğu tespit edildi.&nbsp;

	
Köpeklere yediemine teslim edilmek üzere el konulurken, sürücü A.S. ve araçta yolcu olarak bulunan S.I. hakkında &#34;kaçakçılık&#34; suçundan soruşturma başlatıldı.

	
Köpekler HAYTAP&#39;a teslim edilecek

	
Öte yandan, Ticaret Bakanlığınca, kaçakçılıkla mücadele ve hayvan haklarının korunması kapsamında gümrüklerden kaçak yollarla ülkeye sokulan evcil hayvanların ticarete konu edilmeyecek şekilde tasfiye edilmeleri ve hayvan refahının sağlanması amacıyla bir protokole imza atılmıştı.&nbsp;

	
Buna göre, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile imzalanan protokolle, söz konusu hayvanlar ihale yoluyla satılmaksızın HAYTAP temsilcilerine teslim edilecek.&nbsp;

	
Ticaret Bakanlığının tasfiye işlemlerine ilişkin görevleri çerçevesinde kimi zaman evcil hayvanların tasfiyesi de gerçekleştiriliyor.

	
Geçen haftalarda imzalanan protokol kapsamında, el konulan evcil hayvanların teslim alınmaları, muhafazaları ve bakımları, Bakanlık denetiminde HAYTAP sorumluluğunda yürütülecek.&nbsp;
	
	
Evcil hayvanlar, HAYTAP&#39;a özel yolla tasfiye edilecek. HAYTAP&#39;ın, bu hayvanları bedel veya hizmet karşılığında olmaksızın sahiplendirerek yapılan işlemlerin sonuçlarını Bakanlığa bildirmesi gerekecek.

	
Bulunan 20 cins köpek yavrusunun da, gelecek günlerde HAYTAP temsilcilerine teslim edileceği öğrenildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Dec 2018 10:11:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bırakıldığı yerde 1 aydır sahibini bekliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/birakildigi-yerde-1-aydir-sahibini-bekliyor-903/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/birakildigi-yerde-1-aydir-sahibini-bekliyor-903/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66D80A-68EE96-E67965-E1895C-500AFB-815C37.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Günümüzde hayvan besleme hevesi hemen herkesi sarmış durumda. Hayvanı beslemek istemek kolay ama bakımı istemek kadar kolay olmuyor. Rize'de de hayvan sahiplenmenin kolay olmadığının bir göstergesi yaşandı. Rize'de kimliği henüz belirsiz olan şahıs sahiplendiği hayvanı bakamayınca&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66D80A-68EE96-E67965-E1895C-500AFB-815C37.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Günümüzde hayvan besleme hevesi hemen herkesi sarmış durumda. Hayvanı beslemek istemek kolay ama bakımı istemek kadar kolay olmuyor. Rize'de de hayvan sahiplenmenin kolay olmadığının bir göstergesi yaşandı. Rize'de kimliği henüz belirsiz olan şahıs sahiplendiği hayvanı bakamayınca otobanın kenarında bıraktı.&nbsp;
	
	
Rize'nin Ardeşen ilçesinden Çamlıhemşin İlçesi'ne giden yolun kenarına bırakılan köpek, 1 aydır bırakıldığı yerden ayrılmayarak kendisini oraya bırakan sahibini bekliyor. Bırakıldığı yeri terk etmeyen köpek bölgede esnaflık yapan Mehmet Kaptan tarafından fark edildi. Köpeği aç kalmaktan kurtaran Kaptan, her gün düzenli olarak köpeğin yemeğini kendi eliyle yedirerek sahibinin biran evvel pişman olup geriye dönmesini ümit ediyor.&nbsp;
	
	
	
	
Köpeğin perişan bir vaziyette olduğunu dile getiren Kaptan köpeğin yağmurda bile yerinden kımıldamadığını ifade etti. Kaptan &#34;Bu köpek 1 ay önce bir araba tarafından bırakıldı buraya. Tam bir aydır buradan hiç ayrılmıyor, sahibini bekliyor. Sadece siyah arabaları görünce peşine gidiyor. 1 aydır yağmurda çamurda bu hayvan burada sahibini bekliyor. Bizde artık mecbur kaldık yemek vermeye. 2 gün kaybolmuştu, yavruları olmuş 4 tane. Onları besliyor. Bu hayvan tamam da bunu bırakan buraya nasıl bir insandır?" şeklinde konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 22 Dec 2018 04:38:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["İşkence gören papağan erkeklere tepkili!.."]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-iskence-goren-papagan-erkeklere-tepkili-331/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-iskence-goren-papagan-erkeklere-tepkili-331/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_647F4C-B4EEA0-175D8A-6F3799-FBBAC1-AD4B09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir televizyon programıyla tanınan Murat Özdemir&#39;in işkence ettiği papağanın dizinde çıkık, başında da doku zedelenmesi oluşmuştu. Dün İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi&#39;nde ameliyat edilen papağının, gece saatlerinde sağlık durumu kötüleşti. Gereken&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_647F4C-B4EEA0-175D8A-6F3799-FBBAC1-AD4B09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir televizyon programıyla tanınan Murat Özdemir&#39;in işkence ettiği papağanın dizinde çıkık, başında da doku zedelenmesi oluşmuştu. Dün İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi&#39;nde ameliyat edilen papağının, gece saatlerinde sağlık durumu kötüleşti. Gereken tüm müdahalelerin yapıldığı Bahtiyar isimli papağan, bu sabah öldü. Uzun süre beslenemediği tahmin edilen papağanın kesin ölüm nedeni, yapılacak tıbbi incelemenin sonucunda belli olacak.
	
		
	Papağana eziyet edip sosyal medyadan paylaşmıştı
	
		
	Bir televizyon kanalında yayımlanan yemek yarışmasından diskalifiye edilen Murat Özdemir, sosyal medya hesabında papağanına yaptığı işkence görüntülerini paylaşmasının ardından Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. İfadesinin alınmasının ardından savcılığa sevk edilen Murat Özdemir serbest kalırken, savcılık akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespit edilmesi için kendisini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk etmişti. Özdemir, akıl sağlığının tespiti için 21 gün boyunca Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesine gönderilmişti.
	
		
	Para cezası kesildi
	
		
	Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Şube Müdürlüğü&#39;nce, Özdemir hakkında 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu&#39;nuna istinaden idari yaptırım kararı alındı. Buna göre, Özdemir&#39;e 5 bin 254 lira para cezası kesildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 20 Dec 2018 06:37:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Atlar için 20 saatlik kurtarma operasyonu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/atlar-icin-20-saatlik-kurtarma-operasyonu-291/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/atlar-icin-20-saatlik-kurtarma-operasyonu-291/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A26A8C-E98331-77E889-279588-62EA59-9A7DBB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2 bin 800 rakımda bulunan ve kar kalınlığının yer yer 3 metreyi bulduğu Durankaya beldesi Sarıtaş, Bınmizit ve Çepera mevkiinde mahsur kalan atların kurtarılması için Geçitli Şantiye Şefi Şakir Güldal, operatörler Mehmet Demir, Arif Değirmenci, Hakkari'nin Durankaya Beldesi Pınarbaşı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A26A8C-E98331-77E889-279588-62EA59-9A7DBB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />2 bin 800 rakımda bulunan ve kar kalınlığının yer yer 3 metreyi bulduğu Durankaya beldesi Sarıtaş, Bınmizit ve Çepera mevkiinde mahsur kalan atların kurtarılması için Geçitli Şantiye Şefi Şakir Güldal, operatörler Mehmet Demir, Arif Değirmenci, Hakkari'nin Durankaya Beldesi Pınarbaşı Mahallesi Muhtarı Devlet Yılmaz, güvenlik korucuları ve bazı belde sakinleri hemen harekete geçti. Geceli gündüzlü devam eden karla mücadele çalışmasında Hakkari İl Özel İdaresi karla mücadele ekibi zirvede yer yer zor anlar yaşadı. Bazen mola vermek zorunda kalan ekipler, ateş yakarak ısınmaya çalıştılar. Yaklaşık 20 saat süren kurtarma operasyonunda 15 attan 14'ü kurtarılırken bir atın ise soğuktan donarak telef olduğu belirtildi.&nbsp;

	
	
	
	
&#34;ALLAH KENDİLERİNDEN RAZI OLSUN&#34;&nbsp;
	
	
Pınarbaşı Mahallesi Muhtarı Devlet Yılmaz, zirvede mahsur kalan atların kurtarılmasına vesile olan İl Özel İdaresi yetkilileri ile karla mücadele ekibi ve güvenlik korucularına teşekkür etti. Muhtar Yılmaz, &#34;Beldemiz ve çevre köylerinde yaşayan vatandaşlara ait atların dağda mahsur kaldığı ihbarını aldık. Durumu hemen İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine bildirdik. Yetkililer atların kurtarılması için hemen harekete geçmemizi istedi. Geçitli Şantiye Şefi Şakir Güldal, operatörler Mehmet Demir, Arif Değirmenci, güvenlik korucuları ve bazı belde sakinleri ile birlikte yola koyulduk. Kar kalınlığının yer yer 3 metreyi bulduğu 2 bin 800 rakımda 10 kilometre kat ettik. Durankaya zirvesinde bulunan Sarıtaş, Bınmizit ve Çepera mevkiinde atlara ulaştık. 10 gündür 3 metre karda aç susuz kalan atların gece karanlığında araçların ışıklarına doğru ilerlemesi gözlerimizi yaşarttı. Yanlarımıza geldiğinde ise atların yüzündeki ifade bizi derinden üzdü. Kurtarma çalışması tam 20 saat sürdü. Bu atların kurtarılmasına vesile olan valimiz başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Allah kendilerinden razı olsun. Eğer müdahale etmeseydik bu atların hepsi de soğuktan donacaktı" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 16 Dec 2018 10:45:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hayvan haklarıyla ilgili düzenlemede artık sona gelindi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayvan-haklariyla-ilgili-duzenlemede-artik-sona-ge/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayvan-haklariyla-ilgili-duzenlemede-artik-sona-ge/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_19B9A1-8B0B9A-7D6116-DE18FA-F1BDB3-41922B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AK Parti&#39;nin hayvan haklarıyla ilgili düzenlemesi son aşamaya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın talimatıyla hazırlığı süren düzenleme şu maddeleri öngörüyor: — Bütün hayvanlar çipli, yani kimlikli olacak. Çipte sahibinin adı, hayvanın yaşı, varsa sağlık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_19B9A1-8B0B9A-7D6116-DE18FA-F1BDB3-41922B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AK Parti&#39;nin hayvan haklarıyla ilgili düzenlemesi son aşamaya geldi.
	
	
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın talimatıyla hazırlığı süren düzenleme şu maddeleri öngörüyor:

	
— Bütün hayvanlar çipli, yani kimlikli olacak. Çipte sahibinin adı, hayvanın yaşı, varsa sağlık kontrolleri yer alacak.

	
— Hayvanlara işkence yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

	
— Hayvanını sokağa bırakana para cezası uygulanacak.

	
— Hayvan barınaklarına standart getirilecek.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 19 Nov 2018 06:07:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Davetsiz misafir parkın maskotu oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/davetsiz-misafir-parkin-maskotu-oldu-964/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/davetsiz-misafir-parkin-maskotu-oldu-964/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_81A5F4-B67612-2A67CC-B86FFB-D45A89-266F34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />New York&#39;un gözde turizm merkezlerinden Central Park&#39;ta birdenbire ortaya çıkan Mandarin ördeği görenleri hem şaşırtıyor hem de kendine hayran bırakıyor. Kentin merkezinde yer alan, gölleri ve yeşil alanıyla ünlü Central Park&#39;ta son günlerde dikkat çekici bir unsur daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_81A5F4-B67612-2A67CC-B86FFB-D45A89-266F34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />New York&#39;un gözde turizm merkezlerinden Central Park&#39;ta birdenbire ortaya çıkan Mandarin ördeği görenleri hem şaşırtıyor hem de kendine hayran bırakıyor.

	
Kentin merkezinde yer alan, gölleri ve yeşil alanıyla ünlü Central Park&#39;ta son günlerde dikkat çekici bir unsur daha var.

	
	
	
Normalde Doğu Asya bölgesinde yaşayan ve rengarenk tüyleriyle görenlerde hayranlık uyandıran Mandarin ördeği, Central Park&#39;ın davetsiz misafiri olarak ilk kez 10 Ekim&#39;de fark edildi.&nbsp;

	
O günden bu yana parkın maskotu haline gelen ve parktaki varlığı &#34;sıra dışı bir durum&#34; olarak nitelendirilen ördek, turistlerin olduğu kadar New Yorkluların da dikkatini çekiyor.&nbsp;

	
	
	
Ördeği görmek isteyen öğrenciler için parka özel geziler düzenleniyor. Hem yerli hem de yabancı basın, görüntü ve fotoğraf alabilmek için parka akın ediyor.&nbsp;

	
Ördek, göletteki diğer kaz ve ördeklerle doğanın keyfini çıkarıyor.

	
	
	
Kuşun parka nasıl geldiği ise henüz belirlenemezken, kuşlarla ilgilenen kişiler ördeğin ya bir evden kaçtığını ya da çevredeki bir yerden parka uçtuğunu düşünüyor.

	
New York&#39;ta evde ördek beslemek yasal değil.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Nov 2018 03:53:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yorgun düşen pelikana işçiler sahip çıktı...]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yorgun-dusen-pelikana-isciler-sahip-cikti-836/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yorgun-dusen-pelikana-isciler-sahip-cikti-836/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD319F-CBA83F-F60DDF-3C287C-D8012D-EEFC33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurtuluş Mahallesi'nde bulunan hastane inşaatında çalışan işçiler tarafından akşam saatlerinde çatıda görülen pelikan, yine işçilerce sabah aynı yerde görülmesi üzerine yakalanarak, aşağıya indirildi. İşçiler tarafından misafir edilen pelikan, balık, ot ve su verilerek beslendi.&nbsp;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD319F-CBA83F-F60DDF-3C287C-D8012D-EEFC33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kurtuluş Mahallesi'nde bulunan hastane inşaatında çalışan işçiler tarafından akşam saatlerinde çatıda görülen pelikan, yine işçilerce sabah aynı yerde görülmesi üzerine yakalanarak, aşağıya indirildi. İşçiler tarafından misafir edilen pelikan, balık, ot ve su verilerek beslendi.&nbsp;
	
	
İnşaat sorumlusu Yankı Sarıoğlu, &#34;Önceki gün akşam saatlerinde çatıya çıkan işçilerimiz, çatıda yaklaşık 30 kilo ağırlığında kanat uzunlukları bir metre olan pelikan görmüşler. Biz de yorgun düştüğü için dinlenmek amacıyla inmiş olabilir dedik. Balık verdik, su verdik yine çatıda bıraktık. İşçiler sabah işe gelince pelikanın hala yerinde olduğunu görmüşler. Biz de rahatsız olabileceği düşüncesiyle aşağıya indirdik. Beslemeye başladık. İlgili kurumları arayarak, neler yapabileceğimizi araştırdık. 
	
	
	
	Araştırmalarımız sonunda Salihli'de bulunan Milli Parklar Doğa Koruma Müdürlüğüne teslim edileceğini öğrendik. İlgili kurum yetkilileriyle görüşmelerimiz sonunda iki gün misafirimiz olan pelikanı Salihli'de bulunan şube müdürlüğü yetkililerine teslim ettik. Pelikanda herhangi bir yara veya darp izi yok. Yemesi, yürümesi normal, sadece uçamıyor" dedi.&nbsp;
	
	
Pelikanı teslim alan Salihli Milli Parklar Şube Müdürlüğü yetkilileri de pelikanın Gölmaramara, Demirköprü barajlarında beslendiğini, yorgun veya rahatsızlanma sonucu çatıya konmuş olabileceğini belirtti. Herhangi bir yara izi bulunmayan pelikanın sadece uçamadığını kaydeden yetkililer, barınakta yapılacak tedavisinin ardından pelikanı tekrar doğaya salacaklarını ifade etti.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 10 Nov 2018 05:19:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuzuların güzellik yarışması]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzularin-guzellik-yarismasi-406/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzularin-guzellik-yarismasi-406/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E0366-205193-898E8F-749F63-6A44B9-C71962.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana 12. Uluslararası Tarım ve Sera-Bahçe Fuarları, 200 katılımcı firma ile kapılarını ziyaretçilerine açtı.&nbsp; Fuarın resmi açılış töreninin ardından Adana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Koyun Keçi Damızlık Yetiştiricileri Birliği işbirliğiyle Kuzu Güzellik Yarışması&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E0366-205193-898E8F-749F63-6A44B9-C71962.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Adana 12. Uluslararası Tarım ve Sera-Bahçe Fuarları, 200 katılımcı firma ile kapılarını ziyaretçilerine açtı.&nbsp;
	
	
Fuarın resmi açılış töreninin ardından Adana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Koyun Keçi Damızlık Yetiştiricileri Birliği işbirliğiyle Kuzu Güzellik Yarışması düzenlendi. Yüzlerce kuzu arasından seçilen 10 kuzu jüri üyelerine ve katılımcılara tanıtıldı. Jüri tarafından Merinos, İvesi ve Sarıbaş kategorisinde birinci seçilen 3 kuzunun sahipleri çeyrek altınla ödüllendirildi.&nbsp;
	
	
	
	
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazan Koluman, bu yarışmaların tüm dünyada yapılan ve yetiştiricinin doğru hayvan yetiştirmesini amaçlayan yarışmalar olduğunu ifade ederek, &#34;Burada en önemli detay katılımcılarımızdan özellikle kayıt tutmasını bekliyoruz. Çünkü biz bu durumda kayıt tutulduğu zaman hayvan takibi konusunda avantajlı oluyoruz. İkinci kriterimizde Avrupa standartlarında o ırkın göstermesi gereken fiziksel ve verim özellikleri taşıması gerekiyor. Ve bunların hepsi bir arada bir skala&#34; dedi.&nbsp;
	
	
Yarışmada dereceye giren ve ödül alan kuzu sahiplerinden Nurcan Kara, mutlu olduğunu ifade ederek, kuzularının bakımlı ve güzel olduğundan birinci seçildiğini ve hayvancılığın güzel olduğunu herkesin yapmasını tavsiye etmesi gerektiğini vurguladı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 07 Nov 2018 07:34:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sporcularla koşan keçiye madalya]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sporcularla-kosan-keciye-madalya-412/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sporcularla-kosan-keciye-madalya-412/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BA3103-44898B-26F357-4E138D-67E357-4B84CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Muğla&#39;da düzenlenen maratonda sporcularla koştuğu anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada ilgi toplayan keçi, maratonu tamamlayan her katılımcıya verilen madalyayla ödüllendirildi. Ortaca Belediyesi ile Interval Events iş birliğinde 28 Ekim&#39;de Dalyan Mahallesi&#39;nde 22 ülkeden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BA3103-44898B-26F357-4E138D-67E357-4B84CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Muğla&#39;da düzenlenen maratonda sporcularla koştuğu anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada ilgi toplayan keçi, maratonu tamamlayan her katılımcıya verilen madalyayla ödüllendirildi.

	
Ortaca Belediyesi ile Interval Events iş birliğinde 28 Ekim&#39;de Dalyan Mahallesi&#39;nde 22 ülkeden 40&#39;ı yabancı bin 250 sporcunun katılımıyla düzenlenen organizasyonda yarışmacılarla koşan ve görüntüleri ilgi çeken keçinin sahibine ulaşıldı.

	
Yarış komitesi, Dalyan Mahallesi&#39;nde yaşayan Mehmet Çardak&#39;ı ziyaret etti.

	
&nbsp;Interval Events Yarış Direktörü İbrahim Bitiş ve Ortaca Belediyesi Zabıta Müdürü Fahrettin Külahlı tarafından keçiye madalya takıldı.

	
	
	
&#34;Televizyondan keçimi görünce, şaşırdım&#34;

	
Mehmet Çardak, yaptığı açıklamada, keçisinin maratona katıldığından habersiz olduğunu söyledi.

	
Yaşananları televizyonda izlediğini belirten Çardak, &#34;Tarlada otlarken, yarışmacılarla beraber koşmaya başlamış.Televizyondan keçimi görünce şaşırdım. Sonrasında bize ulaştılar. Keçimi madalyayla ödüllendirdiler, seneye de tekrar maratona davet ettiler.&#34; dedi.

	
	
	
&#34;Yarışmamızın sloganına uygun oldu&#34;

	
&nbsp;İbrahim Bitiş ise Ortaca ilçesinde üçüncü kez düzenledikleri Dalyan Caretta Run Yarı Maratonu&#39;nun sloganının &#34;Doğasında koşu var&#34; olarak belirlendiğini dile getirdi.

	
Bir keçinin parkurda yarışmacılarla yaklaşık 5 kilometre koştuğunu öğrendiklerini anlatan Bitiş, &#34;Sosyal medyada fotoğrafları ve videolarını gördük. Yarışın ismi Caretta Run ama bu sene bize bir keçi de eşlik etmiş oldu. Yarışmamızın sloganına uygun bir sürpriz oldu. Seneye de yarışımıza bekliyoruz. Maratonu tamamlayan her katılımcıya hatıra olarak bronz kaplama madalya veriyoruz. Keçinin de madalyasını getirdik.&#34; diye konuştu.&nbsp;&nbsp;

	
Sosyal medyada ilgi toplayan görüntülerde, koşucuların tezahüratları ve alkışları arasında yaklaşık 5 kilometre koşan keçinin, parkurun yine aynı noktasında yarıştan ayrıldığı görülüyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Nov 2018 04:31:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bu kedinin gözleri şaşırtıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-kedinin-gozleri-sasirtiyor-115/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-kedinin-gozleri-sasirtiyor-115/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91698B-3AAFBF-32F44D-F65869-D8E1B9-2BF17F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her iki gözünün yarısı sarı diğer yarısı mavi renkten oluşan yavru bir Van kedisi, sıra dışı görüntüsü ile görenleri hayran bırakıyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91698B-3AAFBF-32F44D-F65869-D8E1B9-2BF17F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Her iki gözünün yarısı sarı diğer yarısı mavi renkten oluşan yavru bir Van kedisi, sıra dışı görüntüsü ile görenleri hayran bırakıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 31 Oct 2018 04:52:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bebek ile yavru keçinin emzik kavgası]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bebek-ile-yavru-kecinin-emzik-kavgasi-727/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bebek-ile-yavru-kecinin-emzik-kavgasi-727/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_920317-AB2F54-312806-A01169-F79380-34298A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Diyadin ilçesine bağlı bir köyde kaydedilen görüntülerde keçi yavrusu bebeğin emziğini ağzına alıp emdi. Memeyi almaya çalışan bebeğin çabası yetersiz kalırken ve daha sonra ağladığı görülüyor. Çevrede bulunan bir kişi yavru keçinin ağzında bulunan emziği çıkartıp&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_920317-AB2F54-312806-A01169-F79380-34298A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Diyadin ilçesine bağlı bir köyde kaydedilen görüntülerde keçi yavrusu bebeğin emziğini ağzına alıp emdi. Memeyi almaya çalışan bebeğin çabası yetersiz kalırken ve daha sonra ağladığı görülüyor. Çevrede bulunan bir kişi yavru keçinin ağzında bulunan emziği çıkartıp bir süre ağlayan bebeğin ağzına koyuyor. Emziği ağzına alan bebek ağlamayı bırakıp şaşkın gözlerle olan biteni anlamaya çalışıyor. Bu sırada yavru keçi ise bebeğin etrafında dönerek onunla oynuyor. İzleyenleri gülümseten görüntüler kısa sürede sosyal medyada da paylaşıldı. Bebek ile yavru keçinin görüntüsü binlerce beğeni ve paylaşım aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 26 Oct 2018 04:31:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çatıya çıkan manda vinçle kurtarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/catiya-cikan-manda-vincle-kurtarildi-591/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/catiya-cikan-manda-vincle-kurtarildi-591/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6B080E-046CC2-062205-8B401A-3CDFA1-87CA35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Olay, saat 20.00 sıralarında Bolu merkeze bağlı Hıdırşeyhler Köyü'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, köyde yaşayan Enver Demiroğlu isimli vatandaş, mandasının komşusu Mevlüt Günaslan'ın tek katlı evinin çatısına çıktığını ve inemediğini görünce durumu itfaiye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6B080E-046CC2-062205-8B401A-3CDFA1-87CA35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Olay, saat 20.00 sıralarında Bolu merkeze bağlı Hıdırşeyhler Köyü'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, köyde yaşayan Enver Demiroğlu isimli vatandaş, mandasının komşusu Mevlüt Günaslan'ın tek katlı evinin çatısına çıktığını ve inemediğini görünce durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, mandayı çıktığı çatıdan indirmeyi başaramayınca köyden ayrıldı. İtfaiyenin ayrılmasının ardından, çatıda mahsur kalan mandanın sakinleşmesi için 2 kişi yanına giderek hareketsiz kalmasını sağladı.&nbsp;

	
	
	
İLK KURTARMA DENEMESİ BAŞARISIZ OLDU&nbsp;
	
	
İtfaiyenin köyden ayrılmasının ardından mandanın çatıdan indirilmesi için olay yerine vinç geldi. Vincin halatlarına bağlanan manda, yaklaşık 1 metre yüksekliğe kaldırıldıktan sonra halattan kurtularak tekrar çatıya düştü. Çatıdan aşağı düşmekten son anda kurtulan manda yürekleri ağızlara getirdi.&nbsp;
	
	
İlk denemenin ardından ikinci kez vincin halatlarına bağlanan manda, kontrollü bir şekilde çatıdan indirilerek sahibine teslim edildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Oct 2018 05:56:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Köpekten yavru kediye anne şefkati]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopekten-yavru-kediye-anne-sefkati-737/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kopekten-yavru-kediye-anne-sefkati-737/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D855C-D15384-530110-7FAEF2-EA6CE6-AED636.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da bir caddede ezeli düşman olarak bilinen bir köpek ile yavru bir kedinin dostluğu görenleri hayrete düşürdü. Cadde üzerinde sevimli köpeğin, annesini kaybeden yavru kediyi adeta annesi gibi emzirmesi şaşkına çevirdi. Sevimli köpeğin kediyi emzirdiğini gören vatandaşlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D855C-D15384-530110-7FAEF2-EA6CE6-AED636.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İstanbul'da bir caddede ezeli düşman olarak bilinen bir köpek ile yavru bir kedinin dostluğu görenleri hayrete düşürdü.

 Cadde üzerinde sevimli köpeğin, annesini kaybeden yavru kediyi adeta annesi gibi emzirmesi şaşkına çevirdi. Sevimli köpeğin kediyi emzirdiğini gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. 

Karnını doyuran yavru kedinin sevimli köpeğin bir an bile yanından ayrılmaması dikkat çekti. Sevimli köpeğin adeta kedinin annesi gibi şefkat gösterdiği o anlar ise kameraya yansıdı. 

Kaydedilen görüntülerde, bir köpeğin kediyi emzirdiği ve kedinin bir an olsun köpeğin yanından ayrılmadığı görülüyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Oct 2018 05:23:42 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cüce buzağı çiftliğin maskotu oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cuce-buzagi-ciftligin-maskotu-oldu-646/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cuce-buzagi-ciftligin-maskotu-oldu-646/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_37DA6B-69837E-FE6AFF-8BF72F-315890-5850B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya'da hayvancılık işiyle uğraşan Fatma Öncel'in ineklerinden bir tanesi 2 hafta önce ikiz buzağı doğurdu. Bir gün sonra ise diğer ineklerinden birisi de küçük bir buzağı doğurdu. Öncel, diğer ikiz buzağılardan daha küçük olan yavruyu görünce neye uğradığını şaşırdı.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_37DA6B-69837E-FE6AFF-8BF72F-315890-5850B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Antalya'da hayvancılık işiyle uğraşan Fatma Öncel'in ineklerinden bir tanesi 2 hafta önce ikiz buzağı doğurdu. Bir gün sonra ise diğer ineklerinden birisi de küçük bir buzağı doğurdu. Öncel, diğer ikiz buzağılardan daha küçük olan yavruyu görünce neye uğradığını şaşırdı. Veteriner hekim çağıran Öncel, buzağının sağlığının yerinde olduğunu ancak cüce olarak dünyaya geldiğini öğrendi. Ardından buzağıyı biberonla beslemeye başlayan Öncel'in 2 hafta sonra ikiz buzağıları 32 kiloya kadar çıkarken, cüce olarak doğan buzağı ise, 12,80 kilogram ağırlığında kaldı.&nbsp;

	
	
	
Çiftliğin maskotu oldu&nbsp;
	
	
Veteriner hekimler tarafından kulağı büyüklüğündeki küpesi takılan hayvan diğer buzağıyla birlikte gezerken gülümsetti. Hala olayın şaşkınlığında olan hayvan sahibi Fatma Öncel, buzağının çiftliğin maskotu haline geldiğini söyledi.&nbsp;
Hayvanı ilk gördüğünde çok şaşırdığını belirten Öncel, &#34;İlk gördüğümde komiğime gitti ama hemen ayaklandı. Şu anda 1 hafta 10 günlük. Diğerleriyle arasında sadece 1 gün var ama bu onların anca yarısı kadar. Sağlığında hiçbir sıkıntı yok. Diğer buzağılara verdiğim sütün yarısını veriyorum. Onlar 2 litre içiyorsa, o 1 litre içiyor. Çiftliğimin maskotu oldu. Büyüdüğünde satmayı da düşünmüyorum&#34; dedi.&nbsp;

	
	
	
&#34;Doğumu diğer buzağılara göre beşte bir oranında gerçekleşmiş&#34;&nbsp;
	
	
Veteriner Hekim İbrahim Çağlar da, buzağının yaşadığı durumun doğumsal anomoli olduğunu, ancak yavrunun tüm vücut fonksiyonlarının çalıştığını ve sağlığının gayet yerinde olduğunu kaydetti. İnsanlarda olduğu gibi, hayvanlarda da cücelik olayının yaşandığına dikkat çeken Çağlar, bir buzağının doğum kilosunun 35-90 kilo arasında olduğunu fakat anormal doğan buzağının 12 kilo geldiğini söyledi. Çağlar, &#34;Normal hayvanlara göre neredeyse beşte bir gelişimle doğum gerçekleştirmiş. İleride diğer buzağılar 500 kiloya ulaşırken, o 250 civarında olabilir. Görünüm olarak da yarı yarıya olacaktır&#34; diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 17 Oct 2018 05:49:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Komando kelebek şaşkına çevirdi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/komando-kelebek-saskina-cevirdi-684/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/komando-kelebek-saskina-cevirdi-684/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F2E7B-EF1565-1497E7-15D8B4-7FEF48-9EAFE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada ve Türkiye'de ender rastlanan &#34;Daphnis Neri", yaygın adıyla &#34;mekik kelebeği" denilen türe İstanbul'da rastlanıldı. Güngören'de esnaflık yapan Ahmet Dilbaz&#39;ın yolda bir vatandaşın aracın üstünde görüp ürktüğü mekik kelebeği dikkatini çekti. Dilbaz, aracın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F2E7B-EF1565-1497E7-15D8B4-7FEF48-9EAFE9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyada ve Türkiye'de ender rastlanan &#34;Daphnis Neri", yaygın adıyla &#34;mekik kelebeği" denilen türe İstanbul'da rastlanıldı. Güngören'de esnaflık yapan Ahmet Dilbaz&#39;ın yolda bir vatandaşın aracın üstünde görüp ürktüğü mekik kelebeği dikkatini çekti. Dilbaz, aracın üstündeki kelebeği alıp sahiplendi. Sonrasında kelebeğin fotoğrafını çekip internette araştıran Dilbaz, kelebek türünün dünyada ender rastlanılan mekik kelebeği olduğunu öğrendi. 
	
	
	
	Kelebeğe kutu içerisinde bir yer hazırladıktan sonra yetkili birimleri arayarak bilgi alan ve İstanbul Tabiat Parkları'na yönlendirilen Dilbaz, yetkililerle telefonda görüştü. Dilbaz, mekik kelebeğini pazartesiye kadar besledikten sonra İstanbul Tabiat Parkları yetkililerine teslim edecek.&nbsp;

	
	
	
&#34;Biri kelebeği fark etmiş ama ürkerek kaçıyor, &#39;Bu ne biçim yaratık&#39; dedi"&nbsp;
	
	
Mekik kelebeğini İstanbul Tabiat Parkları'na teslim edeceğini söyleyen Ahmet Dilbaz, &#34;İş yerinin önündeydim. Biri kelebeği fark etmiş ama ürkerek kaçıyor, &#39;Bu ne biçim yaratık&#39; dedi. Onun ürktüğünü görünce benim de dikkatimi çekti. Geldim ve arabanın üzerinde değişik bir kelebek türü olduğunu gördüm. Ben kelebeği aldıktan sonra internetten araştırmalara başladım. Araştırırken mekik kelebeği olduğunu, mekik kelebeğiyle birlikte ender, az rastlanan bir tür olduğunu anladım. Ölmesin diye de hemen yetkili kimlere verebilirim diye araştırdım. İstanbul Tabiat Parkları'na teslim edebileceğimizi söylediler. &#39;Elinizde dursun, ölmesin, besleyin. Pazartesi'ye kadar biz alırız&#39; diye bizi bilgilendirdiler. Pazartesi günü kendilerine teslim edeceğiz" diye konuştu.&nbsp;
	
	
Kelebeği iş yerine götürdüğünü dile getiren Dilbaz, &#34;Araştırdığım kadarıyla zakkum ağacında beslenen bir kelebek türü. Zakkum tırtılı da diyorlar. Ağacın tepesinden düşmüş. Bulduğumda aracın üzerindeydi. Bunun gece uçtuğunu, zakkum ağacının yaprağı, çiçeğiyle ve çiçek özüyle beslendiğini anladım. İş yerine götürdüğüm zaman içeride sağa sola uçuştu. Uçup da uzaklara gitme gibi bir durumu yok. Şu anda dışarıdayız, uçacak gibi bir durumu yok" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Oct 2018 05:35:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Horozları ayırmak için her şeyi yaptı ama...]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/horozlari-ayirmak-icin-her-seyi-yapti-ama-732/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/horozlari-ayirmak-icin-her-seyi-yapti-ama-732/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F5AE3-BB0E42-DA51E7-9998A5-2BC02C-DAF0A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sabah Alanya ilçesinde bir vatandaş tarafından çekilen görüntüler, hem güldürdü hem de hayrete düşürdü. Bir evin bahçesinde kavgaya tutuşan iki horozu fark eden yavru bir köpek, kavgayı sona erdirmek için uzun süre çaba harcadı. Her iki horozun kuyruklarını ağzıyla tutup&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F5AE3-BB0E42-DA51E7-9998A5-2BC02C-DAF0A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu sabah Alanya ilçesinde bir vatandaş tarafından çekilen görüntüler, hem güldürdü hem de hayrete düşürdü. 

Bir evin bahçesinde kavgaya tutuşan iki horozu fark eden yavru bir köpek, kavgayı sona erdirmek için uzun süre çaba harcadı. 

Her iki horozun kuyruklarını ağzıyla tutup metrelerce sürükleyen yavru köpek, tüm çabasına rağmen kavgaya engel olamadı. 

Horozların da köpeğe karşı hiç tepki vermemesi ortaya komik görüntülerin çıkmasına neden oldu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Oct 2018 05:12:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ördek ile köpeğin şaşırtan dostluğu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ordek-ile-kopegin-sasirtan-dostlugu-705/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ordek-ile-kopegin-sasirtan-dostlugu-705/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0F4AEE-676A2E-4CF49F-BE9550-92BF38-B40C17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Osmaniye&#39;nin Kadirli ilçesinde aynı evin bahçesinde yaşayan köpek ile ördeğin dostluğu, görenleri hayrete düşürüyor. Kadirli ilçesine bağlı Bahadırlı köyünde yaşayan Hacı Mehmet Bahadırlı, birkaç yıl önce satın aldığı koyunlarla birlikte sürüyü korusun diye Karabaş&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0F4AEE-676A2E-4CF49F-BE9550-92BF38-B40C17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Osmaniye&#39;nin Kadirli ilçesinde aynı evin bahçesinde yaşayan köpek ile ördeğin dostluğu, görenleri hayrete düşürüyor.

	
Kadirli ilçesine bağlı Bahadırlı köyünde yaşayan Hacı Mehmet Bahadırlı, birkaç yıl önce satın aldığı koyunlarla birlikte sürüyü korusun diye Karabaş ismini verdiği köpeği de sahiplendi. Bahadırlı, geçtiğimiz yıl ise kümeste beslemek için tavuk ve ördek yavruları aldı. Büyüyen ördeklerden biri, diğer ördekler yerine Karabaş&#39;ın peşinde dolaşmaya başladı. Bütün günü beraber geçiren Karabaşla ördek, birlikte geziyor, dinleniyor, yemek yiyor ve uyuyor.

	
	
	
Bahadırlı, hayvanları ilk beraber gördüğünde &#34;Tesadüftür&#34; diyerek fazla ilgilenmediğini ama hiç ayrılmamaları üzerine şaşırdığını anlattı. Bahadırlı, &#34;Karabaş bizim çoban köpeğimiz. Bu ikisi sürekli birlikte gezerler. Karabaş yattığında ördek gagasıyla ona masaj yapar gibi hareketlerde bulunur. İki arkadaş gibi geziyorlar.&#34; dedi.

	
	
	
Köpek ile ördeğin sabahtan gece geç saatlere kadar beraber vakit geçirdiğini dile getiren Bahadırlı, &#34;Normalde kümes hayvanları köpekten kaçar ama bunlar adeta arkadaş gibi hiç ayrılmıyor. Dışardan misafirliğe gelenler de bu ikisini böyle birlikte görünce şaşırıyor. Görenler mutlaka cep telefonuna çekiyor. İnşallah hep böyle kalırlar.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Oct 2018 04:27:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bolu'da geyik kurtarma operasyonu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bolu-da-geyik-kurtarma-operasyonu-103/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bolu-da-geyik-kurtarma-operasyonu-103/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3EF00-50E003-105168-9E01EB-956CED-C087CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bolu&#39;nun Seben ilçesinde, hidroelektrik santralinin yükleme havuzuna düşen yaklaşık 350 kilogram ağırlığındaki kızıl geyik, ekipler tarafından kurtarılarak tedavi edildikten sonra doğaya bırakıldı.&nbsp; Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Çeltikderesi köyü yakınlarındaki&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3EF00-50E003-105168-9E01EB-956CED-C087CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bolu&#39;nun Seben ilçesinde, hidroelektrik santralinin yükleme havuzuna düşen yaklaşık 350 kilogram ağırlığındaki kızıl geyik, ekipler tarafından kurtarılarak tedavi edildikten sonra doğaya bırakıldı.&nbsp;

	
Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Çeltikderesi köyü yakınlarındaki hidroelektrik santrali görevlileri, güvenlik kamerasını incelerken santralin yükleme havuzunun bulunduğu bölgede bir geyik olduğunu gördü.&nbsp;

	
Santral yetkilileri, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar Bolu Şube Müdürlüğü&#39;ne bildirdi.&nbsp;

	
	
	
Olay yerine gelen ekipler, yaklaşık 350 kilogram ağırlığındaki kızıl geyiği kurtarmak için Bolu Belediyesi İtfaiyesi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Müdürlüğü (AFAD) ekiplerinden yardım istedi.

	
İtfaiye ve AFAD ekipleri, bölgeye gelerek yaklaşık 7 metre derinliğindeki içinde su bulunmayan havuzdan geyiği kurtarmak için çalışma başlattı.&nbsp;

	
Geyik iğneyle uyuşturuldu

	
Kurtarma çalışmaları sırasında bulunduğu yerden kurtulmak isterken ayaklarından yaralanan geyiği, Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu iğne ile bayılttı.&nbsp;

	
	
	
Ekipler tarafından halatla bağlanan geyik, vinç yardımıyla bulunduğu yerden çıkarıldı.

	
Daha sonra veteriner tarafından tedavisi yapılan geyik, uyuşturucu iğnenin etkisini kaybetmesinin ardından doğal yaşam alanına bırakıldı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 10 Oct 2018 04:56:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Otoyolda ayı şoku]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/otoyolda-ayi-soku-573/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/otoyolda-ayi-soku-573/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_01DE94-BCD7D6-DAB0AE-48DA7F-F5581D-BF69EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Edinilen bilgiye göre, Bursa-Ankara Karayolu Gölbaşı mevkiinde, Bursa istikametine seyreden araç sürücüleri, yol kenarında bariyerlere dayanmış bir ayının olduğunu görünce büyük şok yaşadı. Bariyerlerin üzerinde hareketsiz duran ayının yanına yaklaşan vatandaşlar öldüğünü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_01DE94-BCD7D6-DAB0AE-48DA7F-F5581D-BF69EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Edinilen bilgiye göre, Bursa-Ankara Karayolu Gölbaşı mevkiinde, Bursa istikametine seyreden araç sürücüleri, yol kenarında bariyerlere dayanmış bir ayının olduğunu görünce büyük şok yaşadı. 

Bariyerlerin üzerinde hareketsiz duran ayının yanına yaklaşan vatandaşlar öldüğünü fark edince durumu polise ve jandarma ekiplerine haber verdi. 

Ölü ayı, ihbar üzerine olay yerine gelen Gürsu Belediyesi ekipleri tarafından kaldırıldı. 

Ayının kimliği belirsiz kişi veya kişilerce vurulduktan sonra bulunduğu yere kadar geldiği ve burada can verdiği tahmin ediliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 02 Oct 2018 04:14:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşcinsel penguenler evlat edindi!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/escinsel-penguenler-evlat-edindi-438/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/escinsel-penguenler-evlat-edindi-438/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DACBB3-145084-664A5A-3D6194-8EF1D6-889826.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Danimarka&#39;daki Odense hayvanat bahçesinde iki erkek penguen, bulundukları alanda tek başına kalan ve göz ardı edilen bir penguene 'kol kanat gerdi.&#39; Danirmarka&#39;da yayın yapan DR sitesine konuşan hayvanat bahçesindeki bakıcı Sandie Hedegard Munck yavrunun annesinin yıkanmaya gidip&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DACBB3-145084-664A5A-3D6194-8EF1D6-889826.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Danimarka&#39;daki Odense hayvanat bahçesinde iki erkek penguen, bulundukları alanda tek başına kalan ve göz ardı edilen bir penguene 'kol kanat gerdi.&#39;
	
	
Danirmarka&#39;da yayın yapan DR sitesine konuşan hayvanat bahçesindeki bakıcı Sandie Hedegard Munck yavrunun annesinin yıkanmaya gidip yavruyu babasına bıraktıktan sonra bu durumun oluştuğunu ifade etti.

	
Munck &#34;Sanırım baba yavru ile ilgilenmeyince çift, 'biz bunu alalım&#39; diye düşündü&#34; dedi.
	
	
	
	
	
	ANNE PENGUENİN FERYATLARI SONRASI YAVRU PENGUEN, BAKICILAR TARAFINDAN ANNEYE TESLİM EDİLDİ
	
		
	Munck&#39;a göre, anne ve baba yavrularının kayıp olduğunu fark ettiğinde olanlar daha da şaşırtıcı bir hal aldı. Erkek daha önce hiç yavrusu olmamış gibi davranırken, annenin sakin bir şekilde yavrusunu aradığı gözlemlendi.
	
		
	Ancak bir süre sonra anne, yavrusunun iki erkek penguenin arasında olduğunu fark etti. Facebook&#39;tan yayınlanan görüntülerde annenin yavrusu ile yeniden bir araya gelmek için attığı çığlıklar duyuldu.
	
		
	EŞCİNSEL PENGUEN ÇİFT, HAYVANAT BAHÇESİ TARAFINDAN ÖDÜLLENDİRİLDİ
		
		
	En sonunda da bakıcı Munck duruma müdahale ederek yavruyu anne ve babasına teslim etti. Hayvanat bahçesi çifti de mutlu etti. Çifte, bir anne penguenin üzerinde 60 gün yattığı döllenmemiş yumurta verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 28 Sep 2018 04:17:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aç kalan sakat ayı ve yavruları şehre indi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ac-kalan-sakat-ayi-ve-yavrulari-sehre-indi-872/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ac-kalan-sakat-ayi-ve-yavrulari-sehre-indi-872/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E96C03-7A8B2F-12A811-00718D-643785-413BBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa'nın canlı çeşitliliği bakımından en zengin parklarından olan Uludağ Milli Parkı'nda aç kalarak şehre inen sakat ayı ve 2 yavrusu, Burfaş'a ait Dobruca'daki sosyal tesislerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Bir ayağının kopuk olduğu görülen anne ayının yiyecek aradığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E96C03-7A8B2F-12A811-00718D-643785-413BBA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa'nın canlı çeşitliliği bakımından en zengin parklarından olan Uludağ Milli Parkı'nda aç kalarak şehre inen sakat ayı ve 2 yavrusu, Burfaş'a ait Dobruca'daki sosyal tesislerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Bir ayağının kopuk olduğu görülen anne ayının yiyecek aradığı anlar sevimli görüntüler ortaya çıkardı. Vatandaşalar kapana yakalandığı ve orada bir kolunu kaybettiği tahmin edilen anne ayının bulunarak tedavi edilmesini istiyor.&nbsp;
	
	
	
	
	
Bursa Büyükşehir Belediyesi Dobruca Tesisleri sorumlusu Muhammet Yetimova, her yıl ayıların buraya geldiğini, tesisin yiyecek atıklarını yaban hayvanlarıyla paylaştıklarını söyledi. Ayıların hiçbir zararının olmadığını belirten Yetimova, &#34;Geçmişte kış aylarında çöplerimizi karıştıran davetsiz misafirlerimiz oluyordu. Bu sene de sezonu erken açtılar. Gece 01.30 sularında kameralarımıza ayağı sakat anne ayı ve 2 yavrusu yakalandı. Mekân onların, biz onların misafiriyiz. Ayrıca kış aylarında tesisimizin civarına gelen çakal, tilki ve ayılar için de arta kalan yemekleri ormana bırakıyoruz. Bunlar bizim zenginliklerimiz. Hayvanları korumak ve onları beslemek her vatandaşın görevidir" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 23 Sep 2018 03:50:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ecstacy verilen ahtapotlar birbirlerine sarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ecstacy-verilen-ahtapotlar-birbirlerine-sarildi-49/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ecstacy-verilen-ahtapotlar-birbirlerine-sarildi-49/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EC063-6B122E-F1B0D7-096C37-6D6F8B-ED7E5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Current Biology adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmayı yapan John Hopkins Üniversitesi&#39;nden biliminsanları, ecstascynin ahtapotlar üzerinde insanlara benzer bir etki yarattığını belirtti. Ahtapotlar normalde yalnız yaşayan, hatta çiftleştikten sonra birbirlerini avlamaya çalışan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EC063-6B122E-F1B0D7-096C37-6D6F8B-ED7E5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Current Biology adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmayı yapan John Hopkins Üniversitesi&#39;nden biliminsanları, ecstascynin ahtapotlar üzerinde insanlara benzer bir etki yarattığını belirtti.

	
Ahtapotlar normalde yalnız yaşayan, hatta çiftleştikten sonra birbirlerini avlamaya çalışan bir tür.

	
Ecstasy olarak da bilinen MDMA (MetilenDioksi-N-MetAmfetamin) beyne serotonin adlı kimyasalın pompalanmasını sağlayan ve ruh halini değiştiren güçlü bir uyarıcı madde.

	
Serotonin de insanları daha sosyal hale getiren bir kimyasal.
	
	
	Ahtapotlar akıllı bir tür olmakla birlikte beyin yapıları fiziksel olarak insanlardan çok farklı. Bu nedenle uzmanlar ahtapotların MDMA&#39;ya nasıl bir tepki vereceğinden emin değildi.
	
		
	Araştırma ekibine liderlik eden John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi&#39;nden Gül Dölen deneyi birbirine bağlı, su dolu üç odacıkla tasarladı. Odacıklardan birinde bir ahtapot ve diğerinde plastik bir oyuncak bulunuyordu.
	
		
	Odacıklara tepkilerini gözlemlemek için dört ahtapot daha konuldu. Uzmanlar ahtapotların diğer hayvan ve oyuncakla ne kadar vakit geçirdiklerini ölçtü.
	
		
	Daha sonra ahtapotlara sıvı MDMA verildi ve yeniden odacıklara konuldular.
	
		
	Dört ahtapotun da MDMA almalarından öncesine kıyasla diğer ahtapotla daha fazla zaman harcadıkları görüldü.
	
		
	Prof. Dölen &#34;Kafese sarılmaya, ağızlarını kafesin bazı kısımlarına koymaya çalışıyorlardı. Bu, insanların MDMA&#39;e verdiği tepkiye çok benzer, sık sık birbirlerine dokunuyorlar&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 23 Sep 2018 02:06:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kızıl pandaların en mutlu günü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kizil-pandalarin-en-mutlu-gunu-377/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kizil-pandalarin-en-mutlu-gunu-377/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4A83A5-5566AF-D04C83-AD15B6-C31CA3-037A93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Kırmızı Panda Günü dolayısıyla Bursa Hayvanat Bahçesi&#39;ni ziyaret eden özel bir anaokulunun öğrencileri, ilk kez kırmızı panda görmenin heyecanını yaşadı.&nbsp; Darıca Hayvanat Bahçesi&#39;nden yaklaşık iki hafta önce getirilen 2 kırmızı panda ziyaretçilerden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4A83A5-5566AF-D04C83-AD15B6-C31CA3-037A93.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Uluslararası Kırmızı Panda Günü dolayısıyla Bursa Hayvanat Bahçesi&#39;ni ziyaret eden özel bir anaokulunun öğrencileri, ilk kez kırmızı panda görmenin heyecanını yaşadı.&nbsp;

	
	
	
Darıca Hayvanat Bahçesi&#39;nden yaklaşık iki hafta önce getirilen 2 kırmızı panda ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

	
	
	
Bambu yapraklarıyla beslenen kırmızı pandaları izleyen özel bir anaokulunun öğrencileri, daha sonra boyama etkinliğine katıldı.

	
	
	
Bursa Hayvanat Bahçesi Koordinatörü Erdem Saker, gazetecilere yaptığı açıklamada, kırmızı pandaları Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği aracılığıyla Darıca Hayvanat Bahçesi&#39;nden aldıklarını söyledi.

	
	
	
Saker, kırmızı pandaların Bursa Hayvanat Bahçesi&#39;ne renk kattığını dile getirerek &#34;Çok hareketli bir hayvan ancak 23 dereceyi aşan sıcaklıklarda rahatsız oluyor. Bundan dolayı yazın kullanacağı özel barınak hazırlayacağız.&#34; diye konuştu.

	
	
	
Şu an için hayvanat bahçesinde 2 dişi kırmızı panda bulunduğunu belirten Saker, şunları kaydetti:

	
&#34;Önümüzdeki yıllarda erkek kırmızı pandalar da gelecek ve o zaman tam bir aile olacaklar. Bu hayvanlar bambu filizleri ve yapraklarıyla besleniyor. Ayrıca meyve gibi ek gıdalar da veriyoruz. Temiz suyu çok seviyorlar, onun için barınağa bir havuz hazırladık. Bugün de Uluslararası Kırmızı Panda Günü dolayısıyla anaokulu öğrencileri burayı ziyaret etti. Onlar için ömür boyu unutulmayacak bir anı oldu. Hayvanat bahçeleri çocuklara doğa sevgisi aşılamak için çok önemli.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 19 Sep 2018 04:03:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuyruğu dolanan sincaplar kurtarıldı!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuyrugu-dolanan-sincaplar-kurtarildi-831/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuyrugu-dolanan-sincaplar-kurtarildi-831/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5CC33C-04A67F-DB8D55-BC3314-C20168-791FD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gri sincaplar, kendilerini bu şekilde bulan bir kişi tarafından götürüldükleri Wisconsin Doğal Yaşam Rehabilitasyon Merkezi&#39;nde birbirlerinden ayrıldı. Veterinerler, beş yavruyu da uyuşturarak düğümü çözdü. Hayvanların durumunun iyi olduğu ve kan dolaşımı sorunu nedeniyle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5CC33C-04A67F-DB8D55-BC3314-C20168-791FD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Gri sincaplar, kendilerini bu şekilde bulan bir kişi tarafından götürüldükleri Wisconsin Doğal Yaşam Rehabilitasyon Merkezi&#39;nde birbirlerinden ayrıldı.

	
Veterinerler, beş yavruyu da uyuşturarak düğümü çözdü.

	
Hayvanların durumunun iyi olduğu ve kan dolaşımı sorunu nedeniyle sadece kuyruklarındaki dokuların zarar gördüğü belirtiliyor.

	
20 dakika süren operasyondan bir gün sonra kendilerine gelen hayvanların bu merkezde birkaç gün gözlem altında tutulduktan sonra doğaya salınacağı açıklandı.
	
	
	Gri sincapların boyları 50 santimetreye kadar çıkabiliyor.
	
		
	Sert gövdeli ağaçlarda yaşayan hayvanlar, meşe palamudu ve cevizle besleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 17 Sep 2018 04:22:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünyanın en yaşlı yunusu Moby öldü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-yasli-yunusu-moby-oldu-350/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-en-yasli-yunusu-moby-oldu-350/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E948D4-17D059-02BAD0-9EE7D9-FA8015-899669.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;nin Florida kıyısında 1960&#39;lı yıllarda doğduğu tahmin edilen ve 1971 yılından bu yana Almanya&#39;daki Nürnberg Hayvanat Bahçesi&#39;nde yaşayan, bilinen en yaşlı erkek olan Moby adlı yunus öldü. Toplam 13 yavrusu olan Moby, önceki gün bakıcılarının yem vermesine cevap&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E948D4-17D059-02BAD0-9EE7D9-FA8015-899669.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;nin Florida kıyısında 1960&#39;lı yıllarda doğduğu tahmin edilen ve 1971 yılından bu yana Almanya&#39;daki Nürnberg Hayvanat Bahçesi&#39;nde yaşayan, bilinen en yaşlı erkek olan Moby adlı yunus öldü.
	
	
Toplam 13 yavrusu olan Moby, önceki gün bakıcılarının yem vermesine cevap vermeyince bakıma alındı fakat yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
	
	
	
	Nürnberg Hayvanat Bahçesi Basın Bürosu Moby&#39;nin ölümünü bir basın bildirisi ile duyurdu. Yunus Moby&#39;nin ölümü hayvan severler tarafından üzüntü ile karşılandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 17 Sep 2018 04:01:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yalnız ördek Trevor için ada halkı seferber oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yalniz-ordek-trevor-icin-ada-halki-seferber-oldu-4/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yalniz-ordek-trevor-icin-ada-halki-seferber-oldu-4/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F992A1-7E60F8-6E3DCE-D5ADB5-C64B2B-4FD67D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Herhangi bir ördek türünün yaşamadığı Güney pasif adası Niue&#39;de bu yılın başlarında yerel halk tarafından bulunan ördek Trevor, turistler tarafından yoğun ilgi gördü ve adanın sembolü haline geldi. Ama yerel halkın bakımını üstlendiği &#39;yalnız ördek Trevor&#39;,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F992A1-7E60F8-6E3DCE-D5ADB5-C64B2B-4FD67D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Herhangi bir ördek türünün yaşamadığı Güney pasif adası Niue&#39;de bu yılın başlarında yerel halk tarafından bulunan ördek Trevor, turistler tarafından yoğun ilgi gördü ve adanın sembolü haline geldi.
	
	
Ama yerel halkın bakımını üstlendiği &#39;yalnız ördek Trevor&#39;, yuva bulamamaktan ve horozların tacizinden muzdarip. Öyle ki ördeğin turistler ve yerel halk tarafından beslendiğini fark eden bir horoz, Trevor&#39;ı kovalamaya ve rahatsız etmeye başladı.
	
	
	
	
	Öte yandan Trevor&#39;ın adaya nasıl ulaştığı gizemini korurken iki teori ön plana çıkıyor. Ördeğin fırtına sırasında yolunu kaybederek adaya geldiği düşünülürken, bir diğer teori ise taşındığı gemiden ada yakınlarında denize düştüğü yönünde.
		
		
	Bununla birlikte ördek Trevor&#39;ın adanın fazla yağış almaması ve yaz aylarında görülen kuraklık nedeniyle yuvasız kalabileceği tahmin ediliyor. Nitekim genellikle çeşitli su birikintilerinin etrafında yaşadıkları bilinen ördekler için su birikintileri doğal beslenme alışkanlıklarını devam ettirebilmeleri için kritik öneme sahip.
	
		
	Yeni Zelanda Temsilciler Meclisi Sözcüsü Trevor Mallard, Trevor&#39;ı Yeni Zelanda&#39;ya yerleştirme çabalarının devam ettiğini belirtti. Mallard, Avustralya&#39;nın Yeni Zelanda&#39;ya yerleşmelerine izin vermeyerek Nauru&#39;da gözaltında tutuğu çocuklara atıfta bulunarak &#34;Umutsuzca ihtiyacı olan çocuklara izin vermeyip bir ördeğe izin vermeleri ironik olurdu&#34; yorumu yaptı.
	
		
		
		
	ADANIN KURAK OLMASI YAŞAM ALANINI TEHDİT EDİYOR
		
		
	Niue Turizm Ofisi Başkanı Felicity Bollen &#34;İnsanlar Trevor için endişeleniyor çünkü çok fazla yağmur alan bir bölge değiliz, bu yüzden Trevor&#39;ın yaşadığı gölet kuruyor. Ördek Trevor&#39;ın yaşadığı göletin kurumaması için halk arasında kolektif bir çaba var. İnsanlar, konteynırlar ile Trevor&#39;ın bulunduğu gölete su taşıyor&#34; açıklamasında bulundu. Adanın itfaiye ekibinin de Trevor hakkında bilgilendirildiği ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır oldukları belirtildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Sep 2018 05:47:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yavrularını yağmurdan koruyan tavuk fenomen oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yavrularini-yagmurdan-koruyan-tavuk-fenomen-oldu-9/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yavrularini-yagmurdan-koruyan-tavuk-fenomen-oldu-9/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F2052-21A649-EECF38-3BCD3D-A44A9B-4FE791.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hindistan'ın Visakhapatnam şehrinde bulunan bir balık pazarında çekilen görüntüler sosyal medya platformlarında ilgi odağı haline geldi. Paylaşılan görüntülerde anne tavuğun yavrularını sağanak yağmurdan korumak için vücudunu ve kanatlarını bir şemsiye gibi açtığı görülüyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F2052-21A649-EECF38-3BCD3D-A44A9B-4FE791.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hindistan'ın Visakhapatnam şehrinde bulunan bir balık pazarında çekilen görüntüler sosyal medya platformlarında ilgi odağı haline geldi. 

Paylaşılan görüntülerde anne tavuğun yavrularını sağanak yağmurdan korumak için vücudunu ve kanatlarını bir şemsiye gibi açtığı görülüyor. 

Görüntü kısa süre içerisinde yayılırken anne tavuğun bu davranışı sosyal medya kullanıcılarının takdirini topladı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 07 Sep 2018 04:05:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eşekler emekliliklerinin tadını çıkartıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esekler-emekliliklerinin-tadini-cikartiyor-592/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/esekler-emekliliklerinin-tadini-cikartiyor-592/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C4F50-B670BE-3B02F4-F5D42D-7E4F03-F4775C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde 4 bin dönüm araziden oluşacan doğal yaşam parkı Ormanya'da farklı türlerden hayvanlarla vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmaları yürütülen projede 53 farklı türden 467 hayvan, 40 araçlık karavan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C4F50-B670BE-3B02F4-F5D42D-7E4F03-F4775C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde 4 bin dönüm araziden oluşacan doğal yaşam parkı Ormanya'da farklı türlerden hayvanlarla vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmaları yürütülen projede 53 farklı türden 467 hayvan, 40 araçlık karavan kamp alanı, 3 bin araçlık ücretsiz otoparkı, 100 çadırlık kamp alanı, 15 kilometrelik bisiklet, 21 kilometrelik yürüyüş parkuru ve 5 bin kişilik mesire alanı bulunuyor. Avrupa'nın en büyük doğal yaşam parı olmanın özelliğini taşıyan Ormanya'da 17 türde 85 adet evcil memeli, 25 türde 267 adet kanatlı, 1 türde sürüngen ve çok sayıda yabani hayvana ev sahipliği yapıyor.&nbsp;

	
DOĞAL YAŞAM PARKININ GÖZDESİ&nbsp;
	
	
Doğal yaşam parkının en ilgi çeken hayvan türlerinden birisi ise &#34;Mardin'in Emekli Eşekleri" oldu. Mardin Büyükşehir Belediyesi'nde uzun yıllar motorlu araçların giremediği ve merdivenli bölgelerde çöp toplama işlerinde çalıştırılan Mardin eşekleri, emekli edilmelerinin ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Kocaeli'ye getirildi. Kocaeli'ye gelmelerinin ardından Ormanya Doğal Yaşam Parkı'na götürülen eşekler, yaşamlarının geri kalan kısmını burada devam ettirecek. Mardin'in emekli eşekleri her sabah özel olarak bakımlarının yapıldığı doğal yaşam parkında, ziyaretçilerinin büyük ilgisini görüyor. Özellikle hafta sonlarında vatandaşların akın ettiği parkta eşekler sempatik halleri ile vatandaşların ilgi odağı haline geliyor.&nbsp;

	
	
	
	
&#34;EMEKLİLİKLERİNİ GAYET İYİ BİR ŞEKİLDE GEÇİRİYORLAR"
	
	
Mardin eşeklerinin Ormanya Doğal Yaşam Parkı'na renk kattığını dile getiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İlhan Bayram, &#34;Onlar, emekli oldular. Uzun yıllar Mardin'de temizlik işlerinde çalıştılar. Onlar şimdi ömürlerinin geri kalanını burada bulunan doğal yaşam parkımızda geçiriyorlar. Buranın güzelliklerinden onlarda yararlanıyorlar. Burada çocuklarımız, insanlarımız 'Mardin'den geldi bunlar' diye onları da görüyorlar. Emekliliklerini gayet iyi bir şekilde geçiriyorlar. Aslında bakarsınız Kocaeli'de yaşamak bir ayrıcalık oldu. Çocuklar defterde, kitapta görüyordu bu hayvanları. Dokunmak, onların seslerini, canlı canlı renklerini görmek şehirde yaşayan insanlar için çok kolay bir şey değil. Ama insanların artık Kocaeli'de bu şansları var. Biz sadece Kocaeli için değil, bölge için önemli bir bölge burası. Türkiye'nin, Ortadoğu'nun, Avrupa'nın en büyük doğal yaşam parkı olan bu alanı daha da büyütmek istiyoruz. Tabii bunlar iyi bir işletme istiyor. Bu hayvanların bakımlarının yapılması gerekiyor. Onun için bizim veterinerlerimiz, buradaki yaşam biçimini organize eden arkadaşlarımız var. Gerçekten çok büyük bir emek var burada. Ben bu işte bütün emeği geçen arkadaşlarımıza ve bu işin yapılmasına vesile olan ve sürekli denetimini yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi.&nbsp;

	
&#34;İLK DEFA GELDİK, ÇOK BEĞENDİK"&nbsp;
	
	
Avrupa'nın en büyük doğal yaşam parkını bir tavsiye üzerine ziyaret ettiklerini ve Mardin eşeklerini ve diğer hayvanları görme şansını yakaladıklarını söyleyen Emre Katırcıoğlu, &#34;Gayet güzel bir yer, beğendik. Daha yapım aşamasında ama tamamen bitince daha güzel olacak. İlk defa geldik, çok beğendik. Çalışmalar devam ediyor, gayet yoğun bir çalışma var. Avrupa'nın en büyüğüymüş Biz de içerisinde bulunan hayvanat bahçesini gezdik. Güzel, baya değişik hayvanlar falan var. Çocuklarla falan gezdik, baya bir eğlendik. Şimdi yemek yiyoruz. Oyun alanları, otoparkı falan da var. Biz bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine gezdik. Tamamen yapıldığı zaman burada oturacak yer bile bulunmayabilir. Şehirdeki sıcaktan, trafikten kurtulmak isteyenler burayı tercih edebilir" diye konuştu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Aug 2018 06:26:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boğaz'da denize düşen at böyle kurtarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bogaz-da-denize-dusen-at-boyle-kurtarildi-469/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bogaz-da-denize-dusen-at-boyle-kurtarildi-469/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1485CB-706720-B0564C-5E9B8B-466CF1-F59C94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sarıyer Haydar Aliyev parkında binicisinin üzerinde olduğu at bilinmeyen bir nedenden denize düştü. Şahıs denizden kendi imkanlarıyla kurtulurken, at sığ olan denizde mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek kurtarma çalışması başlattı. Çalışmaları kıyı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1485CB-706720-B0564C-5E9B8B-466CF1-F59C94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sarıyer Haydar Aliyev parkında binicisinin üzerinde olduğu at bilinmeyen bir nedenden denize düştü. 

Şahıs denizden kendi imkanlarıyla kurtulurken, at sığ olan denizde mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek kurtarma çalışması başlattı.

 Çalışmaları kıyı emniyeti botu da eşlik etti. At halata bağlandı.




Ardından itfaiye halat ile atı kaldırdığı sırada at halattan kurtularak denize düştü. Bir süre suda kaybolan at ardından kendi imkanlarıyla sığ yere yeniden yüzdü.

İtfaiye ekipleri başarısız ilk denemenin ardından at yeniden halata bağlandı. 

At ikinci denemede kurtarılarak özgürlüğüne kavuştu. Karaya ayak basan at güçlükle sakinleştirildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 25 Aug 2018 05:23:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şempanzelerden politika öğrenelim!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sempanzelerden-politika-ogrenelim-820/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sempanzelerden-politika-ogrenelim-820/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C3569-6DA66B-4A75D6-5D4541-3E994F-09B9E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanların siyaset sahnesiyle diğer primatlarınki arasında inanılmaz benzerlikler var. Peki şempanzeler siyasette insanlardan daha iyi olabilir mi? Profesör James Tilley, şempanze grupları arasındaki mücadelelerden politika hakkında neler öğrenebileceğimizi araştırdı. 1. Dostlarınızı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C3569-6DA66B-4A75D6-5D4541-3E994F-09B9E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanların siyaset sahnesiyle diğer primatlarınki arasında inanılmaz benzerlikler var.

	
Peki şempanzeler siyasette insanlardan daha iyi olabilir mi?

	
Profesör James Tilley, şempanze grupları arasındaki mücadelelerden politika hakkında neler öğrenebileceğimizi araştırdı.

	
1. Dostlarınızı yakın, düşmanlarınızı daha yakın tutun
	
	
	
	
Seninle siyaset konuştuğuma inanamıyorum!
	
	
Şempanze siyaseti sürekli değişen bir ittifaklar ağından oluşur.

	
En tepeye çıkmak için arkadaşlarınıza sırtınızı dönmeye ve düşmanlarınızı kucaklamaya hazır olmalısınız.

	
Çoğu ittifak arkadaşlıktan değil ihtiyaçtan ötürü kurulur.

	
2. İttifaklarınızı kurarken güçlü birini değil zayıf birini seçin
	
	

	
	
Eşit ortaklıklar çıkarın eşit oranda paylaşılmasını sağlar
		
	
Şempanzeler &#34;yenmek için gerekli olan minimal güçte&#34; ittifaklar kurmaya yatkın.

	
Yani güçlü bir şempanzeye karşı iki güçsüz şempanzenin ittifak kurması, bir güçsüz şempanzenin diğerine karşı güçlü şempanzeyle ittifak kurmasından çok daha sık rastlanan bir durum.

	
Bu da akla yatıyor çünkü güçsüz biriyle ittifak yapınca sonuçtan alınacak pay güçlü biriyle ittifak yapıldığında alınacak paydan fazladır.

	
3. Korku duyulan biri olmak iyidir ama sevilen biri olmak daha iyidir
	
	
	
	
Politikada popüler olmak işe yarıyor
	
	
Şempanze liderleri arasında korku saçıp güçle yönetmeyi tercih edenler de var, ama bu tip liderler genelde çok geçmeden devrilir.

	
Başarılı bir lider olmak için kitlelerden kendinize ve ittifakınıza destek almanız gerekir. Bunun anahtarı ise nazik ve kararlı olmakta.

	
Hollanda&#39;daki Arnhem Hayvanat Bahçesi&#39;ndeki şempanzeler arasındaki siyasi koalisyonları inceleyerek Şempanze Politikaları kitabını yazan Professor Frans de Waal, &#34;En iyi alfa erkek en büyük ve en güçlüsü olmak zorunda değil&#34; diyor ve ekliyor:

	
&#34;Destekçilerinizin olması önemli. Yani destekçilerinizi mutlu etmelisiniz. Diplomatik olmanız lazım.&#34;

	
4. Sevilmek iyidir ama kaynak dağıtmak daha iyidir

	
	
	
Sadece senin için dostum!
	
	
En uzun süre iktidarda kalan liderler kaynakları ele geçirerek onları destek satın almak için kullananlardır.

	
BBC radyo programı Analiz: Primat Politikaları&#39;nda av etlerini dağıtarak 12 yıl boyunca başta kalan bir liderin hikayesi yer aldı.

	
Prof. de Waal, &#34;Japon bilim insanı Toşisada Nişida 12 yıl boyunca iktidarda kalan şempanzeyi incelediğinde diğer erkeklerin etlerine el koyup bunu destekçilerine dağıttığı, düşmanlarına ise dağıtmadığını gördü&#34; diyor ve ekliyor:

	
&#34;Kendi işine çok yarayan bir rüşvet sistemi kurmuştu.&#34;

	
Pratikte olan şey şempanze liderinin gruptan vergi alıp bu kaynakları destekçilerine dağıtmasıydı.

	
Seçmenlere kendi paralarıyla rüşvet vermek açıkça insanlara özgü bir durum değil.

	
5. Dış tehditler desteği artırabilir (gerçek veya hayali…)

	
	
	
Bir grubu bir arada tutmak için ortak düşmandan iyisi yoktur, ister gerçek ister hayali olsun.
	
	
Dış tehditlerle karşılaştıklarında primatlar birbirlerine daha çok bağlanır ve kendi aralarındaki çekişmeleri unuturlar.

	
11 Eylül saldırıları gibi büyük ve beklenmeden olaylar karşısında bunun insanlarda da işe yaradığı görüldü. Saldırıdan önce dönemin ABD Başkanı George W. Bush&#39;a halk desteği düşükken, saldırının ardından verilen destek yüzde 90&#39;a kadar yükseldi.

	
Danimarka&#39;daki Aarhus Üniversitesi&#39;nden Evrimsel Siyaset Psikolojisi Profesörü Michael Bang Petersen&#39;e göre bütün bu benzerlikler şaşırtıcı olmamalı. Zira insanlar da birer primat ve insan evriminin çoğunu küçük avcı-toplayıcı grupları halinde dolaşarak geçirdi.

	
İnsanların modern dünyaya ters düşen siyasi tercihler yapmasının arkasındaki potansiyel nedenlerden biri de bu geçmişi.

	
Prof. Petersen, &#34;Hâlâ küçük gruplar halinde yaşıyormuşuz gibi kararlar veriyoruz. Beynimiz küçük bir toplulukta yaşadığımızı düşünüyor ve doğru olduğunu düşündüğümüz ilk çözümler genellikle küçük topluluklarda işe yarayacak çözümler oluyor&#34; diyor.

	
Petersen buna örnek olarak fiziksel açıdan güçlü kişilerin gelir dağılımı konusuna daha az önem vermesini gösteriyor ve ekliyor:

	
&#34;Onlar gelir dağılımının fiziksel güçleriyle sağlanamayacağı ve parlamentodaki gruplar tarafından yönetilen bir şey olduğunu unutmaya yatkın oluyorlar.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 24 Aug 2018 04:00:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuzu değil sanki sultan...]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzu-degil-sanki-sultan-848/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzu-degil-sanki-sultan-848/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B14977-973865-A33EB2-113F80-BBF310-C01F5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa&#39;da kesilmek üzere satın alınan Sultan isimli kuzuya kıyamayan sahibi Ali Koçak, onu ailesinin bir ferdi haline getirdi. Sultan, sahibiyle birlikte tatile gidiyor güneşleniyor, piknik keyfi yapıyor, salıncakta sallanıyor. Ali Koçak&#39;ın yanından bir an olsun ayrılmayan 7 aylık&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B14977-973865-A33EB2-113F80-BBF310-C01F5C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bursa&#39;da kesilmek üzere satın alınan Sultan isimli kuzuya kıyamayan sahibi Ali Koçak, onu ailesinin bir ferdi haline getirdi. Sultan, sahibiyle birlikte tatile gidiyor güneşleniyor, piknik keyfi yapıyor, salıncakta sallanıyor. Ali Koçak&#39;ın yanından bir an olsun ayrılmayan 7 aylık Sultan görenleri hayrete düşürüyor.&nbsp;
	
	
	
	
Merkez Nilüfer İlçesinde restoran işleten Ali Koçak, gittiği kurban pazarında bir kuzu beğenerek aldı. Kuzuyu kesmeye kıyamayan Koçak, adını Sultan koyarak evlat edindi. Koçak ailesinin de yakından ilgi duyduğu Sultan maskot oldu.&nbsp;
	
	
	
	
Çocukların en yakın arkadaşı olan Sultan onlara kısa sürede alıştıktan sonra onlar gibi yaşamaya başladı. Koçak, çocuklarına nasıl davranıyorsa Sultana da aynı şekilde davranmaya başladı. Beraber gittikleri tatilde önce denize girdiler sonra şezlongda güneşlendiler. Beraber bisiklete binip parkta tur atıp salıncakta sallandılar. Sultanı adeta çocuğu gibi benimseyen Koçak, beraber gittikleri piknikte kitaptan masallar okuyarak onu kendi elleriyle besledi. Sıcak ilgiye alışan Sultan ise adeta bir insan gibi davranışlar sergilemeye başladı. Hayli mutlu olan Sultan, zaman zaman evde de banyo keyfi yaşıyor.&nbsp;
	
	
	
	
Ali Koçak, &#39;&#39; İşim gereği kuzularla aram pek iyidir. Kendim de ciğer ustasıyım. Sultanla aramızda farklı bir bağ oluştu. Bu çok farklı bir şey. Onu evlatlarımla bir tutuyorum. Beraber tatile gittik, piknik yaptık. Yani artık onu kurbanlık olarak değil evlat olarak görüyorum. Onu kesmeyeceğim, ölene kadar benimle&#39;&#39; diye konuştu.
	
	
	&nbsp;
Yaşam tarzından ve ona duyulan ilgiden gayet memnun olan Sultan da, sahibi Ali Koçak ve ailesiyle birlikte oldukça eğlenceli zaman geçirip onlar gibi davranmaya devam ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 20 Aug 2018 04:09:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gökyüzünde leylek şov]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gokyuzunde-leylek-sov-787/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gokyuzunde-leylek-sov-787/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_02C88B-27211D-FD65B2-E010EF-7C2A8A-3EE28F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin, yaz mevsiminin bitimine sayılı günler kala daha sıcak bölgelere yolculuğu başladı. İstanbul semalarında sıcak bölgelere doğru göç eden leylekler adata görsel şölen oluşturdu. Leyleklerin yolculuğu Sultanbeyli semalarında cep telefonu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_02C88B-27211D-FD65B2-E010EF-7C2A8A-3EE28F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin, yaz mevsiminin bitimine sayılı günler kala daha sıcak bölgelere yolculuğu başladı. 
	
	İstanbul semalarında sıcak bölgelere doğru göç eden leylekler adata görsel şölen oluşturdu. 
	
	Leyleklerin yolculuğu Sultanbeyli semalarında cep telefonu kameralarına yansıdı.&nbsp;
	
	
Yaşanan doyumsuz manzara sonrası leylekler kanat çırparak gözlerden kayboldu.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 18 Aug 2018 03:22:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Otomobil fiyatına boğa]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/otomobil-fiyatina-boga-691/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/otomobil-fiyatina-boga-691/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_68B5FE-BC4CB2-8A8550-E156CD-A171AB-9A4827.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konya'nın Güneysınır ilçesine bağlı Gürağaç Mahallesi'nde yetiştirilen 'siyah inci' adı verilen holstein cinsi 6 yaşındaki boğa, 3 metre 20 santimetre uzunluğu, yaklaşık 2 ton ağırlığıyla göz dolduruyor. Yaklaşık 1 metre 80 santimetre boyundaki boğa, ahırdan dışarıya çıkartılırken&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_68B5FE-BC4CB2-8A8550-E156CD-A171AB-9A4827.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Konya'nın Güneysınır ilçesine bağlı Gürağaç Mahallesi'nde yetiştirilen 'siyah inci' adı verilen holstein cinsi 6 yaşındaki boğa, 3 metre 20 santimetre uzunluğu, yaklaşık 2 ton ağırlığıyla göz dolduruyor. Yaklaşık 1 metre 80 santimetre boyundaki boğa, ahırdan dışarıya çıkartılırken neredeyse kapının tamamını kaplıyor. Ahırdan çıkartmadan önce gözleri kapatılan boğa 3-4 kişi tarafından güçlükle çekilerek dışarıya çıkarılıyor. Ahırın önünde oluşturulan alanda diğer hayvanlardan ayrı olarak duran ve beslenen boğanın yanında diğer hayvanlar adeta yavrusu gibi görünüyor.&nbsp;

	
&#34;GİTMESİ BENİ ÜZECEK&#34;
	
	
Boğanın beslenmesi ve bakımıyla özel olarak ilgilenen besici ailenin 16 yaşındaki çocuğu Halil Çetin, hayvanın doğduğundan beri kendilerinde olduğunu belirterek, &#34;Danamız 6 yaşında. Küçüktü, büyüdü, boyu benim boyumu geçti. Biz bu danaya kışları kuru üzüm, pekmez veriyoruz, özenle bakıyoruz. Şimdi de yonca, saman, balya hepsinden veriyoruz. Bu hayvanımız çiftliğin ayrı bir bölümünde 20 metrekarelik bir bölümde kalıyor. Veteriner hekim kontrolü altında, gerek elemanlarımız olsun, gerek ben olayım çok ilgileniyoruz. İşte 'siyah inci'yi çok seviyoruz. Gitmesi beni üzecek. 6 yıldır beraber büyüdük sayılır. Çok emek, özen gösteriyoruz hayvana. Günde ortalama 20-25 kilo yem yiyor. Çok değerli bizim için. 70 bin lira istiyoruz, alıcıları bekliyoruz. Telefonlar geliyor, arıyorlar ama şimdilik bir şey yok. Herke görmek istiyor, beğeniyor" dedi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Aug 2018 05:19:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Podyuma bu defa buzağılar çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/podyuma-bu-defa-buzagilar-cikti-451/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/podyuma-bu-defa-buzagilar-cikti-451/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB6FCC-BDF34A-901CB0-B0EC48-0D44DD-096C43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hisarcık Kültür ve Sanat Festivali kapsamında hayvancılığı teşvik etmek, kültür ırkı hayvancılığını geliştirmek ve üreticiler arasında dayanışmayı artırmak amacıyla Hisarcık Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Buzağı Teşvik Yarışması'nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB6FCC-BDF34A-901CB0-B0EC48-0D44DD-096C43.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hisarcık Kültür ve Sanat Festivali kapsamında hayvancılığı teşvik etmek, kültür ırkı hayvancılığını geliştirmek ve üreticiler arasında dayanışmayı artırmak amacıyla Hisarcık Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Buzağı Teşvik Yarışması'nda 42 buzağı yarıştı.&nbsp;
	
	
Jüri üyeliklerini Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli veteriner hekimler Abdil Yalçın, Hüseyin Ali Kışlalı ve Mahmut Bülbül'ün yaptığı Buzağı Teşvik Yarışması'nda ahırlar için barınak durumu, teknik özellikler, iç ve dış temizlik, hayvan sayısı, buzağıların ana karakterleri ile karşılaştırılması, hayvan sahibinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilişkileri, desteklemelerden yararlanıp yararlanmadığı konularında 30 üzerinden işletme puanı verdi. Jüri daha sonra 0-6 aylık buzağılarda dış görünüş, yaşa göre gelişim, sağlıklı görünüm, ırkının özelliklerini taşıyıp taşımadığı ve tırnak bakımı kriterlerini dikkate alarak 42 buzağıya 70 üzerinden puan verdi.&nbsp;
	
	
	
	
Buzağı Teşvik Yarışması sonunda Ahmet Dursun'a ait Simental cinsi buzağı birinci olurken, Halit Fidan'a ait Holstein cinsi buzağı ikinci, Halil Küçük'e ait Simental cinsi buzağı üçüncü oldu.&nbsp;
Yarışmada dereceye giren buzağı sahiplerine ödülleri, Kaymakam Furkan Başar, AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, Belediye Başkanı Fatih Çalışkan, AK Parti İl Başkanı Ali Çetinbaş ve protokol üyeleri tarafından verildi.&nbsp;
	
	
Yarışmada birinci olan buzağı sahibine 3 çeyrek altın, 5 çuval yem, 1 çuval yulaf ezmesi, ikinciye 2 çeyrek altın, 4 çuval yem, 1 çuval yulaf ezmesi, üçüncüye 2 çeyrek altın ve 4 çuval yem ve 1 çuval yulaf ezmesi verildi. Bu arada yarışmaya katılan tüm buzağı sahiplerine yem verildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Aug 2018 05:33:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kartal boğulmaktan son anda kurtarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kartal-bogulmaktan-son-anda-kurtarildi-168/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kartal-bogulmaktan-son-anda-kurtarildi-168/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_33B993-1DE476-4037AE-CA078A-BD2426-D72252.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'nın kuzeyinde Baltık Denizi kıyısında yer alan Vistül Lagünü alışılmadık bir kurtarma operasyonuna sahne oldu. Bölgede devriye görevi yapan su polisi lagünün karadan oldukça uzak kısmında bir kartala rast geldi. Kısa süreli bir gözlemin ardından kartalın tüyleri ıslandığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_33B993-1DE476-4037AE-CA078A-BD2426-D72252.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'nın kuzeyinde Baltık Denizi kıyısında yer alan Vistül Lagünü alışılmadık bir kurtarma operasyonuna sahne oldu. Bölgede devriye görevi yapan su polisi lagünün karadan oldukça uzak kısmında bir kartala rast geldi. 
	
	
	
	
	Kısa süreli bir gözlemin ardından kartalın tüyleri ıslandığı için havalanamadığını fark eden su polisi vakit kaybetmeden Braniewo İtfaiyesi'ne haber verdi. Hızlıca olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri polisle birlikte kartalı kurtarmak için düğmeye bastı. 
	
	
	
	Kartalın balık avlamak için suya daldığını düşünen ekipler, hayvanın tüylerinin tamamının sırılsıklam olduğunu fark etti. Tüyleri ıslandığı için uçamayan zavallı kartalın saatlerce uçmak için mücadele verdiğine, bu uzun mücadele sonunda bitap düştüğüne kanaat getiren ekipler iki yandan kartala yaklaştı. 
	
	
	
	Sonrasında kalan enerjisiyle kanatlarını artık havalanmak için değil de suda batmamak için kullanan kartalı yakalamak için suya giren bir itfaiye eri, kartalı can simidine yerleştirerek bota kadar çekti. Zavallı kartal daha sonra battaniye yardımıyla itfaiyenin botuna çıkarıldı.&nbsp;
	
	
	
	
Operasyonu başarıyla tamamlayan ekipler kartalı kıyıya çıkardı. Ekipler daha sonra kartalı sarılı olduğu battaniyeden serbest bıraktı. Saatler süren zorlu mücadelesinin ardından karaya ayak basan kartalsa ilkin silkelenip tüylerindeki fazla sudan kurtuldu, sonra kanatlarını gerdi. Kısa bir sürenin ardından biraz olsun kuruduğuna, artık uçabileceğine kanaat getiren zavallı kartal özgürlüğe kanat çırptı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Aug 2018 04:19:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Atlar en fazla 6 saat çalıştırılabilecek!.."]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-atlar-en-fazla-6-saat-calistirilabilecek-598/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-atlar-en-fazla-6-saat-calistirilabilecek-598/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_299B6E-D30EF5-6B56E4-721C1E-E665F5-899BA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye genelindeki fayton atlarıyla ilgili 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan refahı ile ilgili denetimlerde yol gösterici olması için bir taslak çalışma hazırladı. Taslakta şu maddelerin yer aldığı ifade edildi: — Atlara günlük&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_299B6E-D30EF5-6B56E4-721C1E-E665F5-899BA0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye genelindeki fayton atlarıyla ilgili 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan refahı ile ilgili denetimlerde yol gösterici olması için bir taslak çalışma hazırladı.

	
Taslakta şu maddelerin yer aldığı ifade edildi:
	
	
— Atlara günlük en az dört kilogram konsantre olmak üzere 8-10 kiloluk yem hazırlanacak. Yemler hayvanın iş güçlerine, bireysel farklılıklarına ve sağlık durumlarına bağlı olarak artırılacak. Periyodik olarak yemlere vitamin ve mineral karışımları da eklenecek.

	
— Hayvanlar, günde en fazla altı saat çalıştırılabilecek olup iki saat arayla dinlendirilecek. Sıcak havalarda çalışma saatleri daha da düşürülecek. Çalıştırılmak için bekleyen hayvanlar, gölgelikli ve sulukları olan yerlerde bekletilecek.

	
— Bir hafta çalıştırılmış hayvan, bir tam gün izin yapacak şekilde dinlenmeye alınacak. Üç yaşından küçük hayvanlar kesinlikle çalıştırılamayacak.

	
— Atlar gebeliklerinin üçte birlik dönemlerinde dinlenmeye alınacak. Doğumdan sonra da taylar, üç aylık olana kadar bu atlar çalıştırılmayacak.

	
— Her at için en az üç metre genişliğinde padoklar hazırlanacak. Bu padoklarda bulunan yemlik ve suluklar, yerden dört metre yüksekliğe yerleştirilecek. Zemin, saman ve benzeri yumuşak altlıklarla doldurulacak.

	
— Atların tırnak, ayak ve bacak sağlıklarının korunması amacıyla kauçuk nallar kullanılacak ve aynı zamanda atların genel muayeneleri düzenli aralıklarla veteriner hekim tarafından yapılacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Aug 2018 04:21:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kaçak koyunlar hastaneyi işgal etti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kacak-koyunlar-hastaneyi-isgal-etti-187/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kacak-koyunlar-hastaneyi-isgal-etti-187/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_32A2E8-73C19E-9F75B7-F47820-B1B921-5B4F7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Olay, yaklaşık bir hafta önce Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde yaşandı. Bir koyun sürüsü Kara Elbistan Mahallesi'nde otlanırken yolunu kaybedince Elbistan Devlet Hastanesi bahçesine girdi. İlginç görüntüler çevredeki vatandaşlar tarafından saniye saniye kaydedildi.&nbsp;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_32A2E8-73C19E-9F75B7-F47820-B1B921-5B4F7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Olay, yaklaşık bir hafta önce Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde yaşandı. 

Bir koyun sürüsü Kara Elbistan Mahallesi'nde otlanırken yolunu kaybedince Elbistan Devlet Hastanesi bahçesine girdi. 

İlginç görüntüler çevredeki vatandaşlar tarafından saniye saniye kaydedildi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 05 Aug 2018 04:11:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Obez kediler diyete başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/obez-kediler-diyete-basladi-623/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/obez-kediler-diyete-basladi-623/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_958D6C-E740D0-5C326D-F37D8D-DF24B9-E15CA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karşıyaka'da hayvanseverler tarafından sokakta bakılan ve aşırı kilosu nedeniyle artık yürümekte dahi güçlük çeken 19 kiloluk kedi, Karşıyaka Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerince Taypark Polikliniği'ne getirildi. Genel muayenesi yapılan 19.2 kiloluk kedi, hemen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_958D6C-E740D0-5C326D-F37D8D-DF24B9-E15CA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Karşıyaka'da hayvanseverler tarafından sokakta bakılan ve aşırı kilosu nedeniyle artık yürümekte dahi güçlük çeken 19 kiloluk kedi, Karşıyaka Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerince Taypark Polikliniği'ne getirildi. Genel muayenesi yapılan 19.2 kiloluk kedi, hemen diyet programına alındı ve sistit tedavisine başlandı. Stresin obeziteyi tetiklemesi nedeniyle, kedi için rahat hareket edebileceği büyük bir kafes hazırlandı. Özel bakım sayesinde bir hafta içinde kilo vermeye başlayan kedinin tedavisi tamamen sağlığına kavuşana kadar devam edeceği belirtildi.&nbsp;
	
	
	
	
Hayvanlarda obezitenin giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Karşıyaka Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü yetkilileri, &#34;Aşırı ve kötü beslenen, hareket etmeyen ve kolay kilo alma eğilimi olan kediler obezite riski ile karşı karşıyadır. Bu hastalık yaşam kalitesini düşürür, kalp yetmezliği gibi hastalıklara yol açar, ömrü kısaltır. Giderek yaygınlaşan obeziteye karşı hayvan sahipleri ve hayvanseverler dikkatli olmalı. Kediler yaşına ve harcadığı enerji oranına göre beslenmeli. Sokak kedilerine sağlıkları için yemek değil, mama verilmeli. Taci de çeşitli nedenlerle aşırı kiloya ulaşmış ancak emin ellerde. Hazırladığımız beslenme ve aktivite programıyla onu zayıflatıp iyileştireceğiz&#34; dedi.&nbsp;
	
	
Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar da, kedinin iyileştikten sonra sahiplenileceğini ifade ederek, &#34;Karşıyaka, gerçek bir hayvan dostu kenttir. Bu kentte yaşayan her canlıya sahip çıkar, yaşam şartlarını iyileştirmek için var gücümüzle çalışırız. Hayvanseverlerimizden gelen ihbar üzerine, kilosu nedeniyle hareket edemez durumda olan kediyi de korumamız altına aldık. Kediyi iyileştirdikten sonra sahiplendirerek, çok iyi bakılacağı sıcak bir yuvaya kavuşturacağız&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 04 Aug 2018 03:27:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çift başlı yılan bulundu!..]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cift-basli-yilan-bulundu-181/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cift-basli-yilan-bulundu-181/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C6FFF8-D09B84-DB03E5-36935F-E59A7D-667944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yasin Uçar adlı vatandaş, Çarşamba'dan iş için Karakaya Mahallesi'ne doğru giderken yol üstünde 35 santimetre uzunluğunda çift başlı bir yılına rastladı. Çift başlı yılanı bulduğunda çok şaşırdığını söyleyen vatandaş, yılanı Çarşamba'ya getirdi ve iş arkadaşı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C6FFF8-D09B84-DB03E5-36935F-E59A7D-667944.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yasin Uçar adlı vatandaş, Çarşamba'dan iş için Karakaya Mahallesi'ne doğru giderken yol üstünde 35 santimetre uzunluğunda çift başlı bir yılına rastladı. Çift başlı yılanı bulduğunda çok şaşırdığını söyleyen vatandaş, yılanı Çarşamba'ya getirdi ve iş arkadaşı Beytullah Öztürk'e teslim etti.&nbsp;
	
	
İki gün süreyle çevresinde ilgi odağı olan yılanı güneş gözlüğü kabında besleyip baktığını belirten Öztürk, &#34;35 santimetre uzunluğunda siyah renkte olan çift başlı yılanı ne yapmalıyız diye düşündük. Daha sonra, Kirazlık Çay Mahallesi, Değirmenbaşı Caddesi'nde tanıdık bir evin bahçesine yani doğal yaşama yılanı saldık" dedi.&nbsp;
	
	
Çift başlı yılanın bulunduğu mahalle Çarşamba'ya ortalama 30 kilometre mesafede bulunuyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 03 Aug 2018 04:36:37 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>