<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Birleşik Basın]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Avrupa]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Birleşik Basın</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 17:12:14 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[İtalya ve İspanya arasında sınır geriliminde yumuşama sinyali]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italya-ve-ispanya-arasinda-sinir-geriliminde-yumusama-sinyali-8494/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italya-ve-ispanya-arasinda-sinir-geriliminde-yumusama-sinyali-8494/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FE2FFB-7795FB-968301-DB85B1-EB5103-69587D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya, İspanya&#39;dan gelenlere yönelik geçici sınır kontrollerini cuma günü yalnızca yedi gün daha uzattı. Bu karar, göç konusunda haftalardır süren gerilimin ardından Roma ile Madrid arasındaki ilişkilerde yumuşama işareti olarak değerlendiriliyor.Bir diplomatın Euronews&#39;e&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FE2FFB-7795FB-968301-DB85B1-EB5103-69587D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya, İspanya&#39;dan gelenlere yönelik geçici sınır kontrollerini cuma günü yalnızca yedi gün daha uzattı. Bu karar, göç konusunda haftalardır süren gerilimin ardından Roma ile Madrid arasındaki ilişkilerde yumuşama işareti olarak değerlendiriliyor.Bir diplomatın Euronews&#39;e verdiği bilgiye göre karar, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile İspanya Başbakanı Pedro Sánchez&#39;in Brüksel&#39;deki AB zirvesi marjında gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından alındı.Sınır kontrolleri, İspanya&#39;nın Kuzey Afrika&#39;daki toprağı Ceuta&#39;ya yaklaşık 90 bin düzensiz göçmenin ulaşmasının ardından 1 Ağustos&#39;ta bir aylığına başlatılmıştı. İtalyan hükümeti daha sonra kontrolleri üç ayrı seferde 15&#39;er gün uzatarak İspanya ile serbest dolaşım kurallarını fiilen askıya aldı.İspanya da kontrolleri gerekçesiz bulduğu için misilleme olarak karşılıklı bir önlem uygulamaya koydu ve bu uygulamayı her seferinde uzattı. İspanya&#39;nın son uzatma kararının 22 Ekim&#39;de sona ermesi bekleniyordu. Böylece iki ülkenin uygulamaları aynı tarihte sona erecek şekilde uyumlu hale geldi. İtalyan ve İspanyol diplomatik kaynaklara göre iki ülkenin içişleri bakanlarının gelecek hafta alternatif önlemler üzerinde çalışması bekleniyor.İki ülkenin kara sınırı bulunmadığından, rastgele kontroller şu anda havaalanları ve limanlarda gerçekleştiriliyor.İtalya İçişleri Bakanı&#39;nın verdiği bilgiye göre, sınır kontrollerinin ilk ayında yaklaşık 500 bin kişi denetlendi. Aralarında sekiz Fas vatandaşının da bulunduğu 31 kişinin ülkeye girişine izin verilmedi. Ancak Bakan, bu kişilerin Ceuta&#39;ya yönelik yoğun göç hareketi sırasında İspanya&#39;ya girip girmediğine ilişkin bilgi vermedi.İspanyol hükümetine göre Ceuta&#39;dan İspanya ana karasına düzensiz göçmen geçişi yaşanmadı.Merkez sağ bir hükümete liderlik eden Meloni ile merkez solun temsilcisi Sánchez, göç politikası konusunda birçok kez karşı karşıya geldi.İki liderin, göçün yeniden AB liderlerinin gündeminde yer aldığı cuma günkü Avrupa zirvesinde de farklı pozisyonlarda bulunması bekleniyor. Konuya ilişkin stratejik bir görüşmenin öğle yemeği sırasında yapılması planlanıyor.Görüşülecek konular arasında İspanya&#39;nın yaklaşık 600 bin belgesiz göçmeni yasal statüye kavuşturma planı da bulunuyor. Bazı ülkeler, bu adımın AB genelinde domino etkisi yaratabileceğinden ve daha fazla düzensiz göçmeni Avrupa&#39;ya çekebilecek bir "çekim faktörü" işlevi görebileceğinden endişe ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 17:12:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB'nin bütçe görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abnin-butce-gorusmelerinde-uzlasma-saglanamadi-2159/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abnin-butce-gorusmelerinde-uzlasma-saglanamadi-2159/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_22FE57-31863C-815C1F-854B9C-48A704-F5C5A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) liderleri, birliğin bir sonraki uzun vadeli bütçesi konusunda geri adım atmazken yıl sonuna kadar anlaşmaya varılıp varılamayacağını da açıkça sorgulamaya başladı.Takvimin sarkması, önemli gecikmelere yol açabileceği gibi müzakerelerin bir dizi ülkedeki seçimlerle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_22FE57-31863C-815C1F-854B9C-48A704-F5C5A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) liderleri, birliğin bir sonraki uzun vadeli bütçesi konusunda geri adım atmazken yıl sonuna kadar anlaşmaya varılıp varılamayacağını da açıkça sorgulamaya başladı.Takvimin sarkması, önemli gecikmelere yol açabileceği gibi müzakerelerin bir dizi ülkedeki seçimlerle çakışmasına da neden olabilir.Üye ülkeler bugüne kadar Aralık 2026'ya kadar nihai anlaşmaya varma hedefini benimsiyordu. Ancak perşembe günü Brüksel'de düzenlenen ve görüşmelerin beklenenden uzun sürdüğü zirvede, giderek daha fazla hükümet bu takvime uymanın gerçekten gerekli olup olmadığını sorguladı.İsveç'in geçici hükümetine başkanlık eden Başbakan Ulf Kristersson, &#34;Bu ay anlaşmaya varamayacağız. Gelecek ay da varamayacağız. Yıl sonundan önce anlaşmaya varmanın mümkün olup olmadığını bile bilmiyorum,&#34; dedi ve &#34;Bence acelemiz yok,&#34; diye ekledi.Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, liderlerin Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) olarak adlandırılan bir sonraki yedi yıllık bütçe üzerinde en geç aralık ayında oybirliğiyle anlaşması gerektiğini aylardır tekrarlıyor.Costa, görüşmelerin 2027'ye sarkması halinde bütçenin 1 Ocak 2028'de uygulanmaya başlaması için gereken karmaşık yasama çalışmalarını tamamlamaya yeterli zaman kalmayacağı uyarısında bulunuyor.AB dönem başkanı İrlanda'nın bütçenin toplam büyüklüğünü 141 milyar euro azaltmayı öngören uzlaşma önerisinin büyük ölçüde reddedildiği zirve sonuçsuz kaldı. Bunun ardından, beklendiği üzere müzakereleri Costa devralacak.Avrupa Konseyi Başkanı'nın birkaç hafta içinde İrlanda'nınkinden tamamen farklı bir yaklaşıma dayanması beklenen yeni bir müzakere önerisi sunması planlanıyor. AB liderleri, 26 Kasım'da olağanüstü zirveye çağrıldı.Costa'nın önerisinin özellikle üye ülkelerin katkılarını düşük tutması, bütçeyi finanse etmek için AB genelinde uygulanacak yeni bir vergi paketi içermesi ve öngörülemeyen harcamalar için yeterli esneklik sağlaması bekleniyor. İrlanda'nın önerisi, bu harcamalara ayrılan bütçe kaleminde önemli kesintiler öngörüyordu.Zirve başlamadan önce bile ortak sonuç bildirgesi taslağında takvime ilişkin ifadeler yumuşatılmış, açıkça belirtilen &#34;yıl sonuna kadar nihai anlaşmaya varma hedefi&#34; geri plana çekilmişti.Nihai metinde ise &#34;2026 sonundan önce varılacak bir anlaşmanın, AB fonlarının Ocak 2028'de yararlanıcılara kesintisiz ulaşmasını sağlamak için gerekli olan yasal düzenlemelerin 2027'de kabul edilmesine olanak tanıyacağı&#34; belirtildi.Zirve öncesinde konuşan bazı liderler, kendilerini yıl sonu takvimine bağlı hissetmediklerini açıkça ifade etti. Bu liderlere göre, yapay bir son tarihe yetişmek uğruna kötü bir anlaşmayı kabul ettiklerini kendi kamuoylarına anlatmak son derece zor olurdu.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Senato'da yaptığı konuşmada, &#34;Tarih, içerikten daha önemli hale gelemez,&#34; dedi.&#34;Sırf son tarihe yetişmek için bize avantaj sağlamayan bir anlaşmayı imzalamayacağız. Ancak İtalya için doğru olduğunda anlaşma imzalayacağız.&#34;Ancak &#34;iyi bir anlaşmanın&#34; nasıl olması gerektiği konusunda uzlaşı yok. Her hükümet AB bütçesine mümkün olduğunca az katkı yaparken bütçeden mümkün olduğunca fazla pay almak istiyor.Temel ayrışma iki grup arasında yaşanıyor. Almanya'nın öncülüğündeki, AB bütçesine aldığından fazla katkı sağlayan altı ülkeden oluşan ve &#34;tutumlular&#34; olarak anılan grup, bütçenin toplam büyüklüğünde ciddi kesintiler istiyor.Güney ve doğu Avrupa'daki 17 ülkeden oluşan Uyumun Dostları grubu ise en yoksul bölgelere yönelik geleneksel finansman programlarını korumaya çalışıyor.Ancak bu grupların kendi içlerinde de farklı öncelikler var. Uyumun Dostları grubundaki İspanya ve İtalya gibi bazı ülkeler tarım fonlarına özel önem veriyor. Baltık ülkeleri gibi diğer üyeler ise Rusya'ya yakınlıkları nedeniyle savunma harcamalarını artırmak istiyor.Tutumlular arasında Almanya ve İsveç en sert tutuma sahip ülkeler olarak görülürken Finlandiya tarım desteklerini önemsiyor. Birliğin ikinci büyük ekonomisi Fransa ise Avrupa'ya ilişkin hedefleri ile hızla büyüyen bütçe açığı arasında sıkışmış durumda ve henüz tarafını seçmiş değil.Belçika ve Lüksemburg da gruplar arasında kararsız kalıyor.Hollanda Başbakanı Rob Jetten, &#34;Sonuçta iyi bir Çok Yıllı Mali Çerçeve'ye ihtiyacımız var. Elbette herkes hızlı ilerlemek istiyor. Ama iyi bir anlaşmaya varmak, kötü bir anlaşmayı kabul etmekten daha önemli,&#34; dedi.Başka bir deyişle, ülkeler kırmızı çizgilerinde öylesine ısrarcı ve uzlaşma alanı o kadar dar ki şu an ortak bir noktada buluşmak pek mümkün görünmüyor.Brüksel'de hassas konulardaki anlaşmalar genellikle ancak yoğun zaman baskısı altında sağlanıyor. Çünkü taraflar son dakikaya kadar taviz vermek zorunda hissetmiyor. Dolayısıyla takvime bağlı olmadığını söylemek, müzakerelerde mevcut tutumunu korumaya yönelik bir taktik de olabilir.AB yetkilileri açısından finansman programlarının gecikmesi ihtimalinden daha da kaygı verici olan ise Fransa, İtalya, Polonya, Finlandiya, Estonya, Slovakya ve Yunanistan'da 2027'de yapılacak seçimler.Bazı yetkililer, bu yıl sonuna kadar anlaşmaya varılamaması halinde sürecin 2027 sonbaharına sarkmasından korkuyor.Özellikle Paris kaygı yaratıyor. Aşırı sağcı aday Marine Le Pen, şu anda cumhurbaşkanlığı yarışının favorisi olarak görülüyor. Le Pen, Fransa'nın yıllık katkısını 5 milyar euroyla sınırlama sözü verdi. Bu, mevcut yaklaşık 8 milyar euroluk katkıda ciddi bir kesinti anlamına geliyor.Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise seçmenlerin 29 Kasım'da sandığa gideceği İspanya ile eylülde seçim yapılan İsveç'teki siyasi süreçlerin &#34;bazı sorunlar yaratmasının muhtemel olduğunu&#34; söyledi.Hristodulidis, yıl sonuna kadar anlaşmaya varılması gerektiğini yineledi. Bu hedefi hâlâ açıkça savunan az sayıdaki AB liderinden biri de o.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 08:00:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Grönland, Trump'ı yalanladı: "Devasa maden faaliyetleri yok"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gronland-trumpi-yalanladi-devasa-maden-faaliyetleri-yok-9575/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gronland-trumpi-yalanladi-devasa-maden-faaliyetleri-yok-9575/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8BF668-0212DD-3EE438-1F8313-0B6CCD-0759B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grönland yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın adada &#34;devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerine&#34; başlanacağı duyurusunu yalanladı.Trump, sosyal medyada 13 Ekim&#39;deki paylaşımında adada &#34;devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8BF668-0212DD-3EE438-1F8313-0B6CCD-0759B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Grönland yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın adada &#34;devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerine&#34; başlanacağı duyurusunu yalanladı.Trump, sosyal medyada 13 Ekim&#39;deki paylaşımında adada &#34;devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu&#34; yazmıştı.ABD&#39;ye yönelik gelecekte herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını savunan Trump, adaya yerleştirilecek savunma sistemleriyle bunların hepsini etkisiz hale getirileceğini iddia etmişti.Danimarka&#39;ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland&#39;ın Madencilik Bakan Yardımcısı Jorgen Hammeken-Holm ise CNN&#39;e açıklamasında adada ABD&#39;li şirketlerin faaliyet yürüttüğünü fakat Trump&#39;ın savunduğu gibi &#34;büyük çaplı maden arama çalışmalarından çok uzak olunduğunu&#34; ifade etti.Hammeken-Holm, &#34;Halihazırda birçok küçük çaplı keşif çalışması yürütülüyor ancak bunların faaliyete geçmesi yıllar alabilir&#34; diye ekledi.Danimarka Dışişleri Bakanlığı&#39;ndan gönderilen açıklamada da ABD&#39;nin Grönland&#39;daki maden arama faaliyetlerini adanın yasal gereklilikleri çerçevesinde yapmak zorunda olduğunu bildirildi.Bakanlık ayrıca ABD, Danimarka ve Grönland arasında geçen ay imzalanan anlaşmanın bu durumu değiştirmediğini vurguladı:Anlaşma, Grönland&#39;daki doğal kaynaklara erişim hakkında ABD&#39;li yatırımcılara, diğer NATO ülkeleri, AB ülkeleri ve NATO ortaklarından gelen yatırımcılara kıyasla herhangi bir ayrıcalık tanımıyor.Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen&#39;ın imzaladığı anlaşma kapsamında Beyaz Saray, adada &#34;geniş çaplı askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlanacağını&#34; bildirmişti.Anlaşmayla ABD&#39;nin, adanın güneyindeki Narsarsuaq&#39;ta ve doğu kıyısındaki Mestersvig&#39;de iki askeri üs kurması öngörülüyor. Ayrıca Grönland&#39;daki tek aktif Amerikan askeri tesisi olan Pituffik Uzay Üssü de genişletilebilir.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de anlaşmadan memnuniyet duyduklarını açıklamıştı.Ancak Amerikan medyasındaki analizlerde, Grönland&#39;ı defalarca işgalle tehdit eden Trump&#39;ın adayı ABD kontrolüne alma hedefine ulaşamayarak büyük bir geri adım attığı yazılmıştı.Sözkonusu anlaşma, ABD&#39;yle Danimarka arasında Grönland&#39;ın savunmasına ilişkin 1951&#39;de imzalanan sözleşmeyi genişletiyor. Ancak geçen ay düzenlenen anlaşma metninde petrol veya doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin açık maddeler bulunmuyor. Diğer yandan &#34;maden alanında işbirliği&#34; ve &#34;ekonomik kalkınmayla ticaretin teşvikine&#34; değinilirken, bunlar hakkında da ayrıntılara yer verilmiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 07:59:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zelenskiy'den Brüksel'de ek F-16 desteği çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zelenskiyden-brukselde-ek-f-16-destegi-cagrisi-2415/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zelenskiyden-brukselde-ek-f-16-destegi-cagrisi-2415/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A4058-3FFC3C-712776-D86971-6DDBC6-47E29A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Belçika basınında yer alan haberlere göre, Zelenskiy, Brüksel&#39;deki temasları kapsamında Kral Philippe ve Başbakan De Wever ile bir araya geldi.Zelenskiy ile De Wever&#39;in görüşmesinde, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;daki konutlara, enerji tesislerine ve diğer kritik altyapıya yönelik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A4058-3FFC3C-712776-D86971-6DDBC6-47E29A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Belçika basınında yer alan haberlere göre, Zelenskiy, Brüksel&#39;deki temasları kapsamında Kral Philippe ve Başbakan De Wever ile bir araya geldi.Zelenskiy ile De Wever&#39;in görüşmesinde, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;daki konutlara, enerji tesislerine ve diğer kritik altyapıya yönelik saldırılarının sonuçları değerlendirildi.Bazı yerleşimlerde onarım ekiplerinin, aynı noktaya ikinci bir saldırı düzenlenmesi tehdidi nedeniyle çalışmalara başlayamadığını aktaran Zelenskiy, De Wever&#39;e ülkesinin savunma ihtiyaçları hakkında bilgi verdi.Zelenskiy, F-16 savaş uçaklarının Rusya&#39;nın jet motorlu Şahid tipi insansız hava araçlarının (İHA) saldırılarının püskürtülmesine önemli katkı sağladığını vurguladı.&#34;İlave savaş uçaklarını mümkün olan en kısa sürede teslim almak için Belçika ile çalışıyoruz.&#34; ifadesini kullanan Zelenskiy, savunma desteğine ilişkin her kararın hayat kurtardığını kaydetti.İki lider, F-16&#39;lar için ilave mühimmat tedariki imkanlarını da görüştü.- Belçika&#39;ya destek teşekkürüZelenskiy, Kral Philippe ile görüşmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna&#39;ya destekleri dolayısıyla Kral&#39;a, Belçika hükümetine ve halkına teşekkür etti.Ukrayna&#39;daki şehirlerin ve yerleşim yerlerinin sürekli Rus füze ve İHA saldırıları altında olduğunu belirten Zelenskiy, hava savunmasının güçlendirilmesinin en büyük öncelikleri olduğunu bildirdi.Avrupa Birliği&#39;nde (AB) dondurulan Rus varlıklarının bloke edilmeye devam edilmesini isteyen Zelenskiy, &#34;Savaş sürdüğü müddetçe Rusya, yeni katliamlara ve Avrupa&#39;nın istikrarsızlaştırılmasına yatırım yapmasını sağlayabilecek hiçbir şey elde etmemeli.&#34; ifadelerini kullandı.Kiev yönetimi, büyük bölümü Belçika&#39;da tutulan dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna&#39;ya yardım amacıyla kullanılmasını talep ederken Belçika, karşılaşabileceği hukuki ve mali riskler nedeniyle çekincelerini dile getiriyor.Ukrayna Devlet Başkanı&#39;nın 16 Ekim&#39;de AB Zirvesi&#39;nin ikinci gününde yapılacak Ukrayna oturumuna katılması, Finlandiya, İsveç ve Macaristan başbakanlarının yanı sıra AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile ikili görüşmeler yapması da öngörülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 07:58:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünlü Thames Nehri'nden 180 ton ıslak mendil çıkarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/unlu-thames-nehrinden-180-ton-islak-mendil-cikarildi-6675/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/unlu-thames-nehrinden-180-ton-islak-mendil-cikarildi-6675/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67E6DC-6FDF3F-5FE894-727C00-00F2DD-6CB7A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;nin başkenti Londra&#39;dan geçen ünlü Thames Nehri&#39;nde yıllardır biriken ıslak mendiller, nehrin şeklini değiştirecek kadar büyük bir atık yığını oluşturdu. 180 tonluk yığının temizlenmesinin ardından bilim insanları ve gönüllüler, kirliliğin yeniden oluşup&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67E6DC-6FDF3F-5FE894-727C00-00F2DD-6CB7A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;nin başkenti Londra&#39;dan geçen ünlü Thames Nehri&#39;nde yıllardır biriken ıslak mendiller, nehrin şeklini değiştirecek kadar büyük bir atık yığını oluşturdu. 180 tonluk yığının temizlenmesinin ardından bilim insanları ve gönüllüler, kirliliğin yeniden oluşup oluşmadığını araştırıyor.Londra&#39;daki Thames Nehri&#39;nin kıyısında bir araya gelen 40 gönüllü, Hammersmith Köprüsü&#39;nün altında yaklaşık 250 metrelik bir alanda çamur, deniz kabukları ve sürüklenmiş ağaç parçaları arasında ıslak mendiller aradı.Çalışma, çevre kuruluşu Thames21 tarafından yaklaşık 10 yıldır yürütülen bir yurttaş bilimi projesinin parçası. Proje kapsamında tuvaletlere atılan ve kanalizasyon sisteminden nehre ulaşan ıslak mendillerin miktarı takip ediliyor.Toplanan veriler, Thames kıyılarındaki plastik kirliliğini ölçmek amacıyla oluşturulan bir veri tabanına aktarılıyor.Thames21&#39;in program yöneticisi Dr. Felicity Rhodes, nehir kıyısının uzaktan bakıldığında sıradan bir çamur tabakası gibi göründüğünü, ancak yakından incelendiğinde çok sayıda ıslak mendille karşılaşıldığını söylüyor.Guardian gazetesine konuşan Rhodes, yıllardır toplanan verilerin nehirdeki kirliliğin boyutunu anlamalarını sağladığını belirtiyor.Nehirde 180 tonluk &#39;ıslak mendil adası&#39; oluştuThames Nehri&#39;ndeki ıslak mendil kirliliği, geçen yıl olağanüstü boyutlara ulaşmıştı.Hammersmith Köprüsü yakınlarında biriken ıslak mendiller, zamanla çamur ve diğer atıklarla birleşerek yaklaşık 250 metre uzunluğunda devasa bir yığın oluşturmuştu.&#34;Islak Mendil Adası&#34; (Wet Wipe Island) olarak adlandırılan bu oluşumun ağırlığı 180 tona ulaşmıştı.Yığın o kadar büyümüştü ki nehrin fiziksel şeklini değiştirmeye başlamıştı.İş makineleriyle gerçekleştirilen temizlik çalışmasında yaklaşık 5 milyon ıslak mendil nehirden çıkarıldı.Ancak çevre uzmanları, temizliğin sorunu tamamen çözmediği görüşünde. Thames21, atıkların aynı bölgede yeniden birikip birikmediğini belirlemek için araştırmalarını sürdürüyor.Islak mendiller neden nehirde birikiyor?Islak mendillerin önemli bir bölümü plastik lifler içeriyor. Bu ürünler, suyla temas ettiklerinde kolayca parçalanmayacak şekilde üretiliyor.Biyolojik olarak parçalanabilir etiketiyle satılan bazı ıslak mendiller bile kanalizasyon sistemlerinde uzun süre bütünlüğünü koruyabiliyor.Tuvalete atılan mendiller, özellikle yoğun yağış sırasında kanalizasyon sistemlerinden gerçekleşen taşmalar ve atık su deşarjları yoluyla Thames Nehri&#39;ne ulaşabiliyor.Londra&#39;nın su ve kanalizasyon hizmetlerini sağlayan Thames Water şirketinin tahminlerine göre, şirketin altyapı ağına her yıl yaklaşık 3,8 milyar ıslak mendil atılıyor.Öte yandan nehrin coğrafi özellikleri de atıkların belirli noktalarda yoğunlaşmasına neden oluyor.Londra Liman İdaresinde (PLA) görevli hidrografik ölçüm uzmanı Jim Powell, Hammersmith bölgesinin nehrin kıvrım yaptığı bir noktada bulunduğunu açıklıyor.Guardian&#39;a konuşan Powell&#39;a göre su, kıvrımın dış tarafında daha hızlı, iç tarafında ise daha yavaş akıyor. Bu nedenle tortular ve atıklar iç kısımda birikmeye daha yatkın hale geliyor.Ağaç parçaları ve lastikler gibi büyük atıklar birikmeye başladığında, plastikler ve ıslak mendiller de bunlara takılıyor. Zamanla yeni atıkların eklenmesiyle yığın giderek büyüyor.Islak mendiller mikroplastiğe dönüşebiliyorÇevre uzmanlarının en büyük endişelerinden biri, nehirde biriken plastik içeren ıslak mendillerin zamanla parçalanarak mikroplastik kirliliğine katkıda bulunması.Thames21&#39;den Rhodes, nehir kıyısındaki plastiklerin denize ulaşabileceğini ve deniz ekosistemine, dolayısıyla besin zincirine karışabileceğini vurguluyor.Bu nedenle temizlik çalışmalarının amacı yalnızca görünür atıkları ortadan kaldırmak değil, plastiklerin daha küçük parçalara ayrılarak çevreye yayılmasını da önlemek.4,6 milyar sterlinlik kanalizasyon projesi etkili oldu mu?Londra&#39;da geçen yıl hizmete giren Thames Tideway Tunnel adlı dev kanalizasyon tünelinin de nehirdeki kirliliği azaltması bekleniyor.Yaklaşık 4,6 milyar sterline mal olan ve &#34;süper kanalizasyon&#34; olarak anılan proje, yoğun yağışlarda kanalizasyon sisteminden Thames Nehri&#39;ne gerçekleşen atık su deşarjlarını azaltmak amacıyla inşa edildi.Ancak uzmanlar, yeni altyapının ıslak mendil kirliliği üzerindeki etkisini belirlemek için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.Thames21&#39;in son araştırmasında gönüllüler, belirlenen 50 örnekleme alanında toplam 733 ıslak mendil buldu.Nisan ayında aynı noktalarda yapılan sayımda ise 1.584 ıslak mendil tespit edilmişti.Yüzde 53,7 azalmaİki ölçüm arasında kaydedilen düşüş, nehrin tamamındaki kirliliğin aynı ölçüde azaldığı anlamına gelmiyor. Sonuçlar, aynı örnekleme alanlarında tespit edilen ıslak mendil sayısının yaklaşık yüzde 54 azaldığını gösteriyor.Ancak Londra Liman İdaresi, yalnızca iki araştırmanın bu düşüşün nedenlerini kesin olarak ortaya koyamayacağını vurguluyor.Azalmanın ne kadarının 180 tonluk atık yığınının temizlenmesinden, ne kadarının yeni kanalizasyon tünelinden veya nehirdeki değişen koşullardan kaynaklandığı henüz bilinmiyor.Plastik içeren ıslak mendiller yasaklanacakİngiltere hükümeti, geçen yıl aralık ayında plastik içeren tek kullanımlık ıslak mendillerin satışının Mayıs 2027&#39;ye kadar yasaklanacağını duyurdu.Karar, uzun yıllardır bu ürünlerin çevreye verdiği zarara dikkat çeken Thames21 için önemli bir kazanım.Ancak çevre uzmanları, satış yasağının yürürlüğe girmesinden sonra bile nehirdeki mevcut atıkların bir süre daha kıyıya vurabileceğini belirtiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 16 Oct 2026 07:13:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Le Pen, Türkiye verilen AB desteğinin kesilmesini istedi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/le-pen-turkiye-verilen-ab-desteginin-kesilmesini-istedi-596/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/le-pen-turkiye-verilen-ab-desteginin-kesilmesini-istedi-596/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9903F-C77FA8-82FF56-FBBEA0-550399-491915.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa'da gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin favori adayı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye verdiği desteğin ve üyelik öncesi politikalarının sona erdirilmesini istedi.Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun yetkilerini aştığını savunarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9903F-C77FA8-82FF56-FBBEA0-550399-491915.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa'da gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin favori adayı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye verdiği desteğin ve üyelik öncesi politikalarının sona erdirilmesini istedi.Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun yetkilerini aştığını savunarak kurumun rolünün üye ülkelere hizmet eden bir sekretaryayla sınırlandırılması gerektiğini söyledi.Brüksel'de, AB liderlerinin zirvesi öncesinde basın toplantısı düzenleyen Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun sağlık ve iç güvenlik gibi kendi yetki alanı dışında kaldığını düşündüğü programlardan çekilmesi gerektiğini belirtti.Fransa'nın Komisyonun diplomatik yetkiler kullanmasını, hatta askeri ve istihbarat alanlarında rol üstlenmesini kabul etmeyeceğini söyledi.Le Pen, Avrupa'nın güçlü olması, kendi egemenliğini koruması, barışı sağlaması ve sınırlarını güvence altına alması gerektiğini savundu. Ancak mevcut AB politikalarının bu hedeflerin gerisinde kaldığını öne sürdü."Güçlü bir Avrupa istediler, ancak güçsüz bir Avrupa elde ettik" diyen Le Pen, Avrupa çapında egemenlik yerine ulusal egemenliklerin aşındığını ve teknolojik bağımlılığın arttığını ileri sürdü.Avrupa'nın barış projesi olması gerektiğini, ancak savaş konusunda yenilgici söylemlerin öne çıktığını savundu.Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun yetkilerinin yeniden tanımlanması gerektiğini belirterek, "Üyelik öncesi politikalar, Türkiye'ye destek ve kalkınma programları sona ermeli," dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2026 10:42:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arnavutluk'ta hükümet binaları ateşe verildi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arnavutlukta-ohukumet-binalari-atese-verildi-7787/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arnavutlukta-ohukumet-binalari-atese-verildi-7787/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_36DB18-75BC5A-5CC25D-A4D190-17C3B4-3AF8C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />14 Ekim&#39;de eğitim bakanlığı binasının bir bölümü ateşe verildi.Başbakanlık ofisi, maliye ve içişleri bakanlıkları da hedef alındı.Arnavutluk Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu, &#34;sakinlik, özdenetim ve olgunluk&#34; çağrısında bulundu.Koçiu, &#34;Arnavutluk&#39;un değişmek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_36DB18-75BC5A-5CC25D-A4D190-17C3B4-3AF8C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />14 Ekim&#39;de eğitim bakanlığı binasının bir bölümü ateşe verildi.Başbakanlık ofisi, maliye ve içişleri bakanlıkları da hedef alındı.Arnavutluk Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu, &#34;sakinlik, özdenetim ve olgunluk&#34; çağrısında bulundu.Koçiu, &#34;Arnavutluk&#39;un değişmek için yanıp kül olmasına gerek yok&#34; dedi.Gösteriler, öğrencilerin daha iyi üniversite koşulları ve iş olanakları talebiyle 13 Ekim&#39;de eğitim bakanlığı önünde başladı.Bimi, &#34;İnsanlar sisteme çok kızgın. Her şeyin değişmeli. Her yerde bu yolsuzluk var ve bu suç, diğer şeyleri doğuruyor. İnsanlar şimdi çok kızgın&#34; dedi.Bir diğer protestocu Arber Leshi de insanların, &#34;ülkemizin gördüğü en yozlaşmış hükümete&#34; karşı öfkeli olduğunu söyledi.Eğitim Bakanı Mirela Kumbaro, protesto hakkına saygı duyduğunu söyledikten sonra, &#34;sivil öğrenci protestosu ile kamu binalarına ve mülklerine yönelik şiddet iki farklı şeydir&#34; dedi.Ekonomi Bakanı Delina İbrahimaj da protestocuların Maliye Bakanlığı binasına taşladığı bir videoya yanıt olarak, &#34;Bir kurumu ateşe vermek barışçıl bir protesto değildir. Bu, insanların hayatını tehlikeye atan bir eylemdir&#34; dedi.Arnavutluk&#39;un devlet haber ajansı, Salı günkü protesto sırasında &#34;şiddet olaylarıyla bağlantılı&#34; 16 kişinin tutuklandığını bildirdi.Muhalefetteki Arnavutluk Demokrat Partisi lideri Sali Berisha ise protestocuları övdü.Arnavutluk&#39;un devlet haber ajansı ATA&#39;nın bildirdiğine göre, Çarşamba akşamı düzenlenen bir toplantıda, &#34;Tiran&#39;ın sokakları ve meydanları bu öğrenciler gibi aslanları daha önce hiç görmedi&#34; dedi.Ülke bu yıl içinde, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama&#39;nın istifasını talep eden ve Flamingo Devrimi olarak bilinen aylarca süren hükümet karşıtı gösterilei de yaşamıştı.O protestolar, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı bir lüks turizm projesi nedeniyle başlamıştı.Bu proje Rama hükümetine yönelik yolsuzluk iddiaları ve şeffaflık eksikliği algısına yönelik toplumsal öfkeyi körükledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2026 09:27:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya, Avrupa'yı dışarıda bırakarak yanlış hesap yaptı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-avrupayi-disarida-birakarak-yanlis-hesap-yapti-7568/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-avrupayi-disarida-birakarak-yanlis-hesap-yapti-7568/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_706673-026BC4-7C1078-9F0959-496D32-179D66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Avrupa&#39;nın Kiev&#39;e desteğini sürdüreceğini belirterek, Moskova&#39;nın Washington ile yapacağı bir anlaşmayla Ukrayna&#39;yı teslim olmaya zorlayamayacağını belirtti.Kallas, Rusya&#39;nın geçen yılki Anchorage&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_706673-026BC4-7C1078-9F0959-496D32-179D66.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Avrupa&#39;nın Kiev&#39;e desteğini sürdüreceğini belirterek, Moskova&#39;nın Washington ile yapacağı bir anlaşmayla Ukrayna&#39;yı teslim olmaya zorlayamayacağını belirtti.Kallas, Rusya&#39;nın geçen yılki Anchorage zirvesinden bu yana ABD ile anlaşarak Ukrayna&#39;yı taviz vermeye zorlamaya çalışırken yanlış hesap yaptığını söyledi.Kallas, "Ruslar ABD ile görüşme ve müzakere istiyor, böylece ABD onlara istediklerini sağlayabilir. Ancak bizim de Rusya&#39;dan taleplerimiz var," dedi. "Verilmesi gereken mesaj şu: Avrupalılarla da konuşmanız gerekiyor."ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın açıkladığı, Rusya&#39;nın ABD&#39;ye ve küresel piyasalara 300 bin ton dizel yakıt sağlayacağı dizel anlaşması ve enerji ateşkesi hakkında konuşan Kallas, bu düzenlemenin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#39;e açık bir hediye olduğunu söyledi.Kallas, "Asıl soru şu: Putin bunun karşılığında ne verdi? Gördüğümüz şey, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırması. Açıklanan ateşkes de Rusya tarafında gerçekten işlemiyor," dedi.Financial Times&#39;a konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD&#39;nin baskısına rağmen Rus rafinerilerine yönelik saldırıları yeniden başlatacaklarını söylemişti. Zelenskiy, bu baskının yoğun Rus saldırıları sırasında istihbarat paylaşımının kesintiye uğratılmasını ve Starlink sinyalinin zayıflatılmasını da içerdiğini belirtmişti.Kallas&#39;a göre temel mesele, Rusya&#39;nın saldırganlık savaşını sona erdirmesi. Kallas, bunun Ukrayna&#39;nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının da sona ermesini sağlayacağını ifade etti.Kallas, "Büyük resme baktığımızda, bu savaşın finansmanının büyük bölümü petrolden geliyor. Ukrayna bu nedenle rafinerileri hedef alıyor. Rusya ise yaklaşan kış aylarında Ukrayna halkının mümkün olduğunca fazla acı çekmesi için ülkenin enerji altyapısına saldırıyor," dedi.Kallas, savaşı sona erdirmek için baskının teslim olması beklenen kurbana değil, saldırgan tarafa yöneltilmesi gerektiğini yineledi. Bunun Avrupa&#39;nın başından beri savunduğu tutum olduğunu söyledi.Kallas, "Bunu ABD ile birlikte yapsaydık Rusya&#39;ya verilen mesaj açık olurdu: Bu savaşı durdurun; petrol rafinerileri ve benzeri konulardaki tüm endişeleriniz de sona ersin," diye konuştu.Fransa&#39;da Marine Le Pen&#39;in cumhurbaşkanı seçilme ihtimali de dahil olmak üzere, AB&#39;nin önemli ülkelerinde yaklaşan seçimlerin Ukrayna&#39;ya desteğin zayıfladığına işaret edip etmediği sorulan Kallas, 4 yıldır devam eden savaş boyunca kamuoyundaki tutumların değiştiğini kabul etti.Ancak Kallas, Avrupa&#39;nın dış politikasının etkili olabilmesi için birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.Kallas, "Rusya&#39;nın asıl oynamaya çalıştığı şey bu: Avrupalıların yorulacağı ve ardından Rusya&#39;nın istediğini alacağı düşüncesi. Vurgulamak istediğim nokta şu: Rusya&#39;nın iştahı o zaman daha da artacak," dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2026 08:29:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tur gemisinden denize atlayan kadın 20 saat sonra kurtarıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tur-gemisinden-denize-atlayan-kadin-20-saat-sonra-kurtarildi-4743/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tur-gemisinden-denize-atlayan-kadin-20-saat-sonra-kurtarildi-4743/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AD19E-2D7449-7E4B20-6C61E9-0FFB7E-43D4E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan&#39;ın Zakintos Adası açıklarında, Royal Caribbean şirketine ait Odyssey of the Seas adlı yolcu gemisinden denize atlayan 44 yaşındaki El Salvador vatandaşı kadın, yaklaşık 20 saat boyunca denizde kaldıktan sonra kurtarıldı.Yunan makamlarının açıklamasına göre olay,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AD19E-2D7449-7E4B20-6C61E9-0FFB7E-43D4E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan&#39;ın Zakintos Adası açıklarında, Royal Caribbean şirketine ait Odyssey of the Seas adlı yolcu gemisinden denize atlayan 44 yaşındaki El Salvador vatandaşı kadın, yaklaşık 20 saat boyunca denizde kaldıktan sonra kurtarıldı.Yunan makamlarının açıklamasına göre olay, cumartesi günü İyon Denizi&#39;nde seyreden yolcu gemisinde meydana geldi. Denize atlayan kadın, saatler boyunca turuncu bir can simidine tutunarak suyun üzerinde kalmayı başardı.Arama çalışmalarına katılan MSC Rossella III adlı kargo gemisinin mürettebatı, kadını karanlık sularda fark etti. Gemiden yapılan ihbar üzerine bölgeye ulaşan Yunanistan Sahil Güvenliği, kadını kurtararak güvenli bir bölgeye taşıdı.Denizde 20 saat geçirdi: Kargo gemisi fark ettiKadının bulunmasında, tutunduğu parlak turuncu can simidi belirleyici oldu. Arama çalışmalarına destek veren kargo gemisinin mürettebatı, denizdeki can simidini fark ederek yetkililere haber verdi.İhbarın ardından olay yerine ulaşan Yunanistan Sahil Güvenlik ekipleri, kadına halat uzatarak bulunduğu yerden kurtardı.Yetkililer, kadının yaklaşık 20 saat boyunca denizde kaldığını bildirdi. Kurtarma operasyonunun ardından kadının sağlık durumunun değerlendirilmesi için gerekli işlemler başlatıldı.Gemiden neden atladı? Yetkililere yaptığı açıklama şaşırttıOlayın ardından kadının gemiden neden atladığı da ortaya çıktı.Yunanistan Sahil Güvenliği sözcüsünün aktardığına göre 44 yaşındaki kadın, yetkililere Zakintos Adası yakınlarında gemiden inmek istediği için denize atladığını söyledi.Kadının bu açıklaması üzerine olayın koşulları ve gemiden ayrılma kararıyla ilgili değerlendirme süreci başlatıldı.Ancak kadının söz konusu kararı hangi koşullarda aldığına ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşılmadı.Kurtarılan kadın hastaneye kaldırıldıYunanistan Sahil Güvenliği, kurtarma operasyonunun ardından kadının Katakolo Limanı&#39;na götürüldüğünü açıkladı.Buradaki ilk işlemlerin ardından savcılık, kadının psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesini talep etti.Bu karar doğrultusunda 44 yaşındaki kadın, gerekli değerlendirmelerin yapılması amacıyla yerel bir hastaneye sevk edildi.Yetkililer, kadının sağlık durumuna ve hastanedeki değerlendirmelerin sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.Royal Caribbean gemisinde daha önce de benzer olay yaşanmıştıYaşanan olay, Royal Caribbean şirketine ait başka bir yolcu gemisinde geçen yıl meydana gelen benzer bir vakayı gündeme getirdi.Porto Riko&#39;nun San Juan kentinde, Jey Gonzalez-Diaz adlı yolcu, yaklaşık 17 bin dolarlık kumar borcundan kaçmak amacıyla şirketin Rhapsody of the Seas adlı gemisinden denize atlamıştı.Denize atladıktan sonra hayatta kalan Gonzalez-Diaz, ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza (CBP) görevlileri tarafından gözaltına alınmıştı.Son olayda ise El Salvador vatandaşı kadının denize atlamasına ilişkin kendi beyanı dışında farklı bir gerekçe açıklanmadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 15 Oct 2026 06:54:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İklim krizi Avrupa'da beyin sağlığını tehdit ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iklim-krizi-avrupada-beyin-sagligini-tehdit-ediyor-7938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iklim-krizi-avrupada-beyin-sagligini-tehdit-ediyor-7938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF2C39-277E95-105972-BDFB2D-AA1C02-2C81F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve diğer çevresel baskılar nörolojik sağlık sorunlarının yükünü ağırlaştırdıkça, beyin sağlığı için giderek büyüyen bir tehdit olarak ortaya çıkıyor.Migrenlerden demans ve Parkinson hastalığına uzanan nörolojik hastalıklar, nörolog&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF2C39-277E95-105972-BDFB2D-AA1C02-2C81F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve diğer çevresel baskılar nörolojik sağlık sorunlarının yükünü ağırlaştırdıkça, beyin sağlığı için giderek büyüyen bir tehdit olarak ortaya çıkıyor.Migrenlerden demans ve Parkinson hastalığına uzanan nörolojik hastalıklar, nörolog ve Avrupa Nöroloji Akademisi çevresel etkiler görev gücünün eş başkanı Ulf Kallweit'in aktardığı tahminlere göre, yaşam boyunca her üç kişiden birini etkiliyor. Ruh sağlığı sorunlarıyla birlikte ele alındığında, bunların 2019 yılında tahmini 1,5 trilyon avroluk küresel ekonomik yük (kaynak İngilizce) getirdiği hesaplanıyor."Herkes bir şekilde etkileniyor ya da nörolojik bir hastalıktan etkilenen birini tanıyor," diye konuştu Kallweit, Avrupa Sağlık Forumu Gastein'in oturum aralarında Euronews Health'e.İklim değişikliği sıcaklıkları yükselttikçe tablo daha da kötüleşebilir, diye uyardı; mevcut hastalıkları ağırlaştırabilir ve nörolojik bozukluk geliştirme riskini artırabilir.Ancak gidişat kaçınılmaz değil. Karar vericiler, insanların ısıya ve kirliliğe maruziyetini azaltan ve yaşam çevrelerini iyileştiren önlemlerle riskleri sınırlayabilir.Sıcaklıklar 30°C'nin üzerine çıktıkça inme vakalarının sayısı artıyor, dedi Kallweit. Şu anda tüm inme vakalarının yaklaşık yüzde 1'ini oluşturan sıcağa bağlı inmelerin, önümüzdeki 20 ila 30 yıl içinde yüzde 5 ile 8 arasına çıkabileceği uyarısında bulundu.Sıcak hava, uykuyu bozarak beyin sağlığını dolaylı yoldan da etkileyebiliyor.Tropikal gecelerde, sıcaklığın gece boyunca 20°C'nin üzerinde kalması vücudun soğumasını zorlaştırıyor. Bu durum derin uykuyu baltalayarak insanların geceleri yeterince dinlenmesini engelleyebiliyor."Geçen yazı yaşayan herkes, bu tür aşırı sıcak gecelerde uykunun kötüleştiğini biliyor," dedi Kallweit.Uzun süreli uyku bozuklukları, birkaç huzursuz geceden daha ciddi sonuçlara yol açabilir."İyi uyumadığınızda, belki tek bir gece değil ama daha uzun bir dönemde, inme geçirme ya da demans geliştirme riskinizde çok büyük bir artış oluyor," diye konuştu.Artan sıcaklıklar, keneler ve sivrisinekler aracılığıyla bulaşanlar dahil bazı bulaşıcı hastalıkların coğrafi yayılımını da değiştiriyor. Bu enfeksiyonların bir kısmı sinir sistemini etkileyebiliyor. Örneğin, enfekte kenelerle bulaşan Lyme borreliyozu nörolojik komplikasyonlara yol açabiliyor.Öte yandan sıtma, Avrupa'da sivrisinek kaynaklı hastalıkların gelecekteki yayılımına ilişkin tartışmalarda hâlâ önemli bir kaygı başlığı."Sıtma henüz Avrupa'da tam olarak görülmüyor, ancak beş ya da on yıl içinde Avrupa'nın güney kesimlerinde bizi de etkileyebilir," dedi Kallweit.Çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar ve önceden sağlık sorunu bulunan kişiler aşırı sıcaklara ve diğer çevresel baskılara karşı özellikle savunmasız.Yoksun bölgelerde yaşıyorlarsa sağlık riskleri daha da artıyor. Son araştırmalar, sosyoekonomik yoksunluk içindeki insanların beyin sağlığı göstergelerinin daha kötü olduğunu; toplam beyin hacminin daha düşük, damarsal hasar belirtilerinin ise daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.İklim değişikliği, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirebilir."Sıcaklık varsa ama klima almaya gücünüz yetmiyorsa bundan çok daha fazla etkilenirsiniz," dedi Kallweit. Sağlıklı gıdaya erişim, konut koşulları ve çevresel ortamın da insanların sağlığını şekillendirdiğini ekledi.Kent ortamları özellikle belirleyici. Gürültü, hava kirliliği ve stresli yaşam koşulları genel iyilik halini olumsuz etkilerken, yeşil alanlara erişim bir ölçüde koruma sağlayabiliyor.Bu nedenle, yeşil alanlara erişimi artırmak beyin sağlığını desteklemenin olası yollarından biri olarak görülüyor."Haftada bir saat ormana gitmek, inme riskinizi yüzde 3, demans riskinizi ise yüzde 4 azaltıyor, (kaynak İngilizce)" dedi Kallweit.Kallweit, insanlara yeşil alanlarda vakit geçirmeleri ve ışığa, gürültüye ve diğer rahatsız edici unsurlara maruziyeti sınırlayarak uykularını korumaları çağrısında bulundu.Ancak bireysel önlemler yanıtın yalnızca bir kısmı. Kamu politikaları, insanların daha serin evlere, daha sessiz mahallelere ve daha temiz havaya erişip erişemeyeceğini belirlemede önemli rol oynuyor.Kallweit, kirliliğe ve toksik maddelere karşı koruyucu düzenlemeler ile binaların tasarımının değiştirilmesi çağrısında bulundu."Binaların nasıl inşa edildiğinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor; çünkü hâlâ güneşin girdiği güney yönüne çok dönükler," dedi ve böyle bir mimarinin "gelecekte değiştirilebileceğini" sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 14 Oct 2026 06:14:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Skandal: Polis tacizci robota el koydu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/skandal-polis-tacizci-robota-el-koydu-4817/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/skandal-polis-tacizci-robota-el-koydu-4817/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF3427-8467C5-990306-8B2042-3A47D7-432D3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teknolojinin karanlık yüzünü gözler önüne seren akılalmaz olay, Almanya&#39;nın Köln kentinde cumartesi günü gece yarısına doğru meydana geldi. Şehir merkezi yakınlarındaki bir fast-food restoranının önünde arkadaşlarıyla birlikte vakit geçiren 16 yaşındaki genç kız, arkasından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF3427-8467C5-990306-8B2042-3A47D7-432D3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Teknolojinin karanlık yüzünü gözler önüne seren akılalmaz olay, Almanya&#39;nın Köln kentinde cumartesi günü gece yarısına doğru meydana geldi. Şehir merkezi yakınlarındaki bir fast-food restoranının önünde arkadaşlarıyla birlikte vakit geçiren 16 yaşındaki genç kız, arkasından yaklaşan 120 santimetre boyundaki cihazın beklenmedik fiziksel müdahalesiyle büyük bir şok yaşadı.Köln polisi tarafından yapılan açıklamaya göre; kırmızı ve altın renkli robot, genç kızın kalçasını tuttu ve ona doğru rahatsız edici itme hareketleri gerçekleştirdi. Çığlık atarak olay yerinden uzaklaşan mağdurun ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçerek tarihe geçecek bir cinsel taciz soruşturması başlattı.Canlı yayında dehşet: Olay kasıtlı mı planlandı?Soruşturmayı derinleştiren Kuzey Ren Vestfalya Polisi, olayın arkasındaki isimlerin cihazın 16 yaşındaki sahibi ve 19 yaşındaki arkadaşı olduğunu tespit etti. Şüphelilerin, taciz anını sosyal medya platformları üzerinden bir canlı yayın ile anbean takipçilerine aktardığı ve olay üzerine alaycı yorumlar yaptığı ortaya çıktı.Polis ekiplerinin paylaştığı detaylarda robotun dış görünüşü de olayın esrarengiz boyutunu artırdı. El konulan robotun üzerinde siyah bir bıyık, altın renkli bir zincir ve beyaz bir yelek bulunması dikkat çekti. Yetkililer, şimdi bu tuhaf tasarımlı cihazın otonom bir hata mı yaptığı yoksa hareketlerinin kasıtlı olarak gençler tarafından mı kontrol edildiğini belirlemeye çalışıyor.Şüpheliler kıskıvrak yakalandı: Robot bagajda bulunduKorku dolu anların ardından acil servis ekiplerinin bölgeye sevk edilmesiyle birlikte şüpheliler kaçmaya fırsat bulamadan sadece bir sokak ötede kıskıvrak yakalandı. Yapılan aramalarda, tacizci robot bir aracın bagajına saklanmış halde ele geçirildi. Ekipler, olayın dijital izlerini sürebilmek adına şüphelilere ait iki cep telefonuna da incelemek üzere el koydu.Öte yandan polis departmanı, açılan davayla ilgili kamuoyuna kritik bir uyarıda bulundu. Facebook üzerinden yapılan resmi açıklamada, konuyla ilgili yapılan bazı sosyal medya yorumlarının yasal sınırları aşabileceği ve en kötü senaryoda suç teşkil edebilir boyuta ulaşabileceği vurgulanarak vatandaşlar sağduyulu olmaya davet edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 14 Oct 2026 05:50:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsveç'te merkez sol lider Andersson yine hükümet kuramadı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-merkez-sol-lider-andersson-yine-hukumet-kuramadi-9250/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-merkez-sol-lider-andersson-yine-hukumet-kuramadi-9250/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61C626-8C5DC9-A1581E-1ADD77-BCBF78-1CF2DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Sosyal Demokrat Partisi lideri Magdalena Andersson, geçen ay yapılan seçimlerin ardından sol bloktaki diğer üç partiyle hükümet kurma konusunda uzlaşmaya varamadığını salı günü açıkladı.Andersson, düzenlediği basın toplantısında, "Genel değerlendirmem, ilerleme kaydedildiği&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61C626-8C5DC9-A1581E-1ADD77-BCBF78-1CF2DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Sosyal Demokrat Partisi lideri Magdalena Andersson, geçen ay yapılan seçimlerin ardından sol bloktaki diğer üç partiyle hükümet kurma konusunda uzlaşmaya varamadığını salı günü açıkladı.Andersson, düzenlediği basın toplantısında, "Genel değerlendirmem, ilerleme kaydedildiği yönünde. Ancak mevcut koşullar, parlamentonun kabul edebileceği bir hükümetin kurulmasına henüz elverişli değil," dedi.Andersson, 13 Eylül'deki seçimlerin ardından hükümet kurma koşullarını değerlendirmekle görevlendirilen Meclis Başkanı Andreas Norlén'e görüşmelerin sonuçları hakkında bilgi verdikten sonra açıklama yaptı.Andersson'ın duyurusundan kısa süre sonra ayrı bir basın toplantısı düzenleyen Norlén, parlamentoda Andersson'ın başbakan seçilip seçilmeyeceğine ilişkin oylamanın yine de yapılacağını bildirdi.Norlén, hükümet kurma görüşmelerinin sonucundan bağımsız olarak Andersson'ın başbakanlığına ilişkin bir oylama yapılması konusunda en başından beri uzlaşı bulunduğunu söyledi.Meclis Başkanı, oylamanın perşembe günü yapılacağını açıklarken Andersson'ın başbakan seçilmesinin beklenmediğini de kabul etti.Andersson'un bloğunda yer alan Merkez Parti, kabinede Sol Parti'ye bakanlık verilecek bir hükümete karşı çıkacağını açıkladı. Sol Parti ise, ancak kendisinin de içinde yer aldığı sol bir hükümeti destekleyeceğinde ısrar ediyor.İsveç sisteminde başbakanın parlamentodan onay alması gerekiyor. Bu da, bir adayın milletvekillerinin çoğunluğu kendisine karşı oy kullanmadığı sürece göreve gelebileceği anlamına geliyor.Norlen, Andersson'a ilk kez 18 Eylül'de hükümet kurma görüşmelerini başlatma görevi verdi. Ancak Andersson, gruptaki diğer üç partiyi derin ideolojik farklılıklar nedeniyle bir araya getirememesinin ardından 28 Eylül'de bu girişimden vazgeçti.Partilerin tutumlarında görünür bir değişiklik olmamasına rağmen Andersson'a yeniden deneme görevi verildi.Andersson'un son girişiminin ardından, şu anda geçici hükümetin başında bulunan Kristersson'a görev vermesi bekleniyor.Kristersson'ın, en az bir muhalefet partisinin kendisini desteklemesini ya da en azından aleyhine oy kullanmamasını sağlaması gerekecek.Parlamento başkanının, milletvekillerinin oylamasına sunmak üzere bir başbakan adayı önermek için dört deneme hakkı var. Dördüncü deneme de başarısız olursa, erken seçim ilan edilmek zorunda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 15:38:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karadeniz'de iki gemi İHA ile vuruldu, biri battı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-iki-gemi-iha-ile-vuruldu-biri-batti-1902/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-iki-gemi-iha-ile-vuruldu-biri-batti-1902/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67CEBB-A7B05A-772637-AE761A-C88BEB-F8CA3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, salı günü Karadeniz&#39;de iki geminin İHA&#39;larla vurulduğunu ve gemilerden birinin battığını söyledi.Olayın Bulgaristan kıyılarının yaklaşık 24 kilometre açığında meydana geldiği bildirildi. Radev, gemilerin nereden geldiği veya varsa ne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67CEBB-A7B05A-772637-AE761A-C88BEB-F8CA3F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, salı günü Karadeniz&#39;de iki geminin İHA&#39;larla vurulduğunu ve gemilerden birinin battığını söyledi.Olayın Bulgaristan kıyılarının yaklaşık 24 kilometre açığında meydana geldiği bildirildi. Radev, gemilerin nereden geldiği veya varsa ne tür yük taşıdıkları konusunda ayrıntı vermedi. İHA&#39;ların nereden geldiğine ilişkin de bilgi paylaşmadı.Bulgaristan, Karadeniz&#39;de bu tür bir olayı ilk kez bildirmiyor. Radev, bu ayın başlarında, 6 Ekim&#39;de ülke kıyılarının yaklaşık 130 kilometre açığında düzenlenen İHA saldırısını &#34;kesinlikle kabul edilemez&#34; olarak nitelendirmişti.Saldırıda bir ticari gemi batmış, bir diğeri hasar görmüştü. Soruşturma sürerken Radev herhangi bir tarafı suçlamamıştı.Romanya Dışişleri Bakanı Oana-Silvia Toiu da bir gün önce ülkesinin açıklarında yaşanan ölümcül olayı &#34;uluslararası hukukun açık ihlali&#34; olarak nitelendirmişti.Ukrayna tahılı taşıyan ve Türk şirketine ait bir yük gemisi de Romanya açıklarında alev aldıktan sonra batmıştı.Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, geminin Rus İHA&#39;larının saldırısına uğradığını söylemişti. Gemide bulunan iki kişi hayatını kaybetmişti.Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen her iki olayı da kınadı.Von der Leyen, &#34;Karadeniz&#39;deki durum giderek daha kaygı verici bir hal alıyor,&#34; dedi ve ekledi: &#34;Sivil gemilere yönelik saldırılar kabul edilemez.&#34;Olaylar, Avrupa Birliği&#39;nin bölgedeki güvenliği güçlendirme stratejisini başlatmasından bir yılı aşkın süre sonra, Avrupa&#39;nın Karadeniz&#39;de deniz taşımacılığını ve kritik altyapıyı koruma kapasitesini yeniden tartışmaya açtı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 09:57:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Polonya'daki istasyona sabotaj şüphesiyle 2 Türk gözaltına alındı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyadaki-istasyona-sabotaj-suphesiyle-2-turk-gozaltina-alindi-3173/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyadaki-istasyona-sabotaj-suphesiyle-2-turk-gozaltina-alindi-3173/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0DC6BE-A0FA5B-8E1D26-4B8769-5EE8FE-178995.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya Başbakanı Donald Tusk, eylül ayında gerçekleşen saldırıyı bir &#34;hibrit savaş&#34; eylemi olarak nitelendirdi.Tusk 12 Ekim&#39;de X hesabından yaptığı açıklamada, şüphelilerin Polonya&#39;da yargılanacağını söyledi.AFP haber ajansında göre Polonya İçişleri Bakanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0DC6BE-A0FA5B-8E1D26-4B8769-5EE8FE-178995.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya Başbakanı Donald Tusk, eylül ayında gerçekleşen saldırıyı bir &#34;hibrit savaş&#34; eylemi olarak nitelendirdi.Tusk 12 Ekim&#39;de X hesabından yaptığı açıklamada, şüphelilerin Polonya&#39;da yargılanacağını söyledi.AFP haber ajansında göre Polonya İçişleri Bakanı Marcin Kierwinski, gözaltıları doğrulayarak operasyonun Polonya polisi, Polonya İç Güvenlik Ajansı (ABW) ve Alman güvenlik birimlerinin iş birliği sayesinde gerçekleştirildiğini söyledi.Kierwiński, şüphelilerin &#34;sabotaj ve yabancı bir istihbarat servisi adına casusluk&#34; suçlamalarından yargılanacağını da ekledi.İHA&#39;lar, siber saldırılar ve dezenformasyon: Rusya&#39;nın Avrupa&#39;ya karşı &#39;hibrit savaşı&#39;Ne olmuştu?24 Eylül&#39;de Polonya&#39;nın orta kesimindeki bir Starlink uydu istasyonunda çıkan yangın tesisin elektrik sistemi ile yedek jeneratörünü etkiledi.Polonya yangının kasıtlı bir &#34;sabotaj eylemi&#34; olduğu açıkladı.Başbakan Yardımcısı Krzysztof Gawkowski, Mazovya bölgesindeki yangının &#34;istasyonu devre dışı bırakmak amacıyla kasten çıkarıldığını ve Ukrayna ordusu da dahil olmak üzere çeşitli kurumların internet erişimini kesintiye uğrattığını&#34; söyledi.Polonya devlet televizyonu TVP Info&#39;ya konuşan Gawkowski, soruşturmanın sürdüğünü ancak &#34;çok sayıda göstergenin&#34; saldırının &#34;Rusya&#39;nın yeni saldırı doktriniyle&#34; uyumlu olduğunu gösterdiğini belirtti.Kremlin ise konu hakkında yorum yapmadı.Danimarka istihbarat servisi, o dönemde yayımladığı tehdit değerlendirmesinde Rusya&#39;nın önümüzdeki aylarda hibrit savaş faaliyetlerini artırmasını beklediğini açıklamıştı.Değerlendirmede, doğrudan bir saldırının &#34;oldukça düşük ihtimal&#34; olduğu belirtilirken, Rusya&#39;nın NATO ülkelerine yönelik sınırlı bir askeri saldırı düzenleyebileceğine dair &#34;düşük ancak artan bir risk&#34; bulunduğu uyarısı yapıldı.Hibrit savaş ya da hibrit saldırılar, bir rakibi baskı altına almak ve istikrarsızlaştırmak amacıyla kullanılan askeri olmayan yöntemleri tanımlamak için kullanılan terimler.Bu yöntemlere siber saldırılar, sabotaj eylemleri ve dezenformasyon kampanyaları örnek gösterilebilir.Bu tür saldırıların gerçekleştirilmesinde genellikle vekil unsurlardan yararlanılıyor.Rusya ise aksi yönde giderek artan kanıta rağmen bu tür operasyonlarla bağlantısı olduğu iddialarını istikrarlı biçimde reddediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 08:26:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fransa'da tarihte görülmemiş siber saldırı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransada-tarihte-gorulmemis-siber-saldiri-2357/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransada-tarihte-gorulmemis-siber-saldiri-2357/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_856A59-F1218E-E713BD-4D6127-134CED-2F6F84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;da Carrefour, Intermarché, Monoprix ve Coopérative U gibi büyük perakende zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırganların, internete bağlı buzdolabı ve dondurucuların kontrol sistemlerine uzaktan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_856A59-F1218E-E713BD-4D6127-134CED-2F6F84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;da Carrefour, Intermarché, Monoprix ve Coopérative U gibi büyük perakende zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırganların, internete bağlı buzdolabı ve dondurucuların kontrol sistemlerine uzaktan erişerek sıcaklıkları 50 santigrat dereceye kadar yükselttiği belirtildi.Gece saatlerinde gerçekleştirildiği aktarılan saldırı nedeniyle çok sayıda mağazada soğuk zincir bozulurken, tüketici sağlığı açısından risk oluşturabilecek gıda ürünleri imha edildi. Bazı mağazalarda yangın çıktığı da öne sürüldü.Paris Savcılığının ülke genelindeki market zincirlerinin soğutma altyapısını hedef alan saldırıya ilişkin soruşturma başlattığı bildirildi.Fransa&#39;da hangi market zincirleri siber saldırıdan etkilendi?Saldırının Fransa&#39;nın önde gelen perakende şirketleri Carrefour, Intermarché, Monoprix ve Coopérative U bünyesindeki mağazaları etkilediği belirtildi.Aktarılan bilgilere göre Carrefour 80 mağazasının, Monoprix ise mağaza ağının yaklaşık yüzde 5&#39;inin saldırıdan etkilendiğini açıkladı.Intermarché&#39;nin bağlı olduğu Les Mousquetaires grubunda ise yaklaşık 150 mağazanın soğutma sistemleri hedef alındı. Bu mağazalarda buzdolabı ve dondurucuların sıcaklıklarının yaklaşık 6 saat boyunca 50 derecede kaldığı bildirildi.Şirket, gıda güvenliği gerekçesiyle etkilenen ürünlerin tamamının imha edildiğini açıkladı. Paris&#39;in merkezindeki bir Intermarché mağazasında çalışanların çözülen dondurulmuş ürünleri alışveriş arabalarıyla çöp konteynerlerine taşıdığı aktarıldı.Siber saldırganlar marketlerin buzdolaplarına nasıl erişti?Saldırının merkezinde, süpermarketlerde kullanılan internete bağlı merkezi soğutma kontrol sistemleri bulunuyor.Bu sistemler, mağazalardaki çok sayıda buzdolabı ve dondurucunun sıcaklığının tek bir kontrol paneli üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Uzaktan erişim özelliği sayesinde bakım firmaları, mağazalara gitmeden cihazların çalışma koşullarını değiştirebiliyor.Ancak aynı özellik, yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığı durumlarda sistemleri siber saldırılara açık hale getirebiliyor.Fransız siber güvenlik yetkililerinin, Danimarka merkezli Danfoss şirketinin sağladığı yazılımdaki güvenlik açıklarını incelediği bildirildi.Danfoss, Fransa&#39;daki bazı soğutma sistemlerini etkileyen olaylardan haberdar olduğunu doğrularken saldırıya uğrayan sistemlerde eski yazılım sürümlerinin kullanıldığını belirtti.Şirket, müşterilerine güvenlik güncellemelerini gecikmeden yüklemeleri çağrısında bulundu.Danfoss yazılımındaki güvenlik açıkları önceden tespit edilmiştiEndüstriyel siber güvenlik şirketi Claroty&#39;nin Team82 araştırma birimi, daha önce Danfoss&#39;un AK-SM 800A model merkezi kontrol cihazını incelemişti.Araştırmacılar, cihazın internet tarayıcısı üzerinden erişilebilen yönetim arayüzünde üç güvenlik açığı tespit etmişti.Söz konusu açıkların, saldırganların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşmasına ve cihaz üzerinde yetkisiz komut çalıştırmasına imkan tanıyabilecek nitelikte olduğu belirtilmişti.Danfoss, bu açıkları R4.3.1 yazılım sürümüyle gidererek kullanıcılara güncel sürümleri kullanmalarını tavsiye etmişti.Team82&#39;nin internet tarama platformu Censys üzerinden yaptığı araştırmada, aynı modelden 2 bin 765 cihazın internete açık durumda olduğu belirlenmişti.Araştırmada ayrıca, cihaz ekranında normal sıcaklık değerleri gösterilirken arka planda soğutma ayarlarının değiştirilebilmesinin mümkün olduğu ortaya konulmuştu.Bununla birlikte, önceki araştırmada tespit edilen açıkların Fransa&#39;daki son saldırıda doğrudan kullanıldığı henüz kesinleşmiş değil.Fransa hükümeti siber saldırı için harekete geçtiFransa Başbakanı Sébastien Lecornu, saldırının araştırılması için Ulusal Bilgi Sistemleri Güvenliği Ajansına (ANSSI) talimat verdi.Fransız yetkililerin, saldırının teknik boyutunu ve farklı sektörlerde kullanılan benzer sistemlerin risk altında olup olmadığını incelediği bildirildi.Siber saldırının Avrupa&#39;daki diğer ülkelere yayılma ihtimaline karşı uluslararası koordinasyon çalışmalarının başlatıldığı aktarıldı.Saldırının Fransa&#39;daki perakende sektörüne verdiği toplam ekonomik zarara ilişkin ise henüz resmî bir tahmin açıklanmadı.Siber saldırı Avrupa&#39;nın başka ülkelerine de yayıldı mı?Siber güvenlik şirketi Sekoia&#39;nın tehdit istihbaratı analisti Félix Aimé, saldırıdan Fransa dışında İspanya, Portekiz, Polonya, Almanya ve Belçika&#39;nın da etkilendiğini açıkladı.Ancak bu ülkelerde kaç işletmenin hedef alındığı, saldırıların aynı aktörler tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve ortaya çıkan zararın boyutu konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.Aynı dönemde Hollanda merkezli perakende şirketi Ahold Delhaize de ağ sistemlerinde güvenlik sorunu tespit ettiğini duyurdu.Hollanda&#39;nın en büyük market zincirlerinden Albert Heijn&#39;in çevrim içi sipariş teslimatları geçici olarak durdurulurken fiziksel mağazalar faaliyetlerini sürdürdü.Ahold Delhaize bünyesindeki ABD merkezli Stop &amp; Shop, Giant, Hannaford ve Food Lion zincirlerinin internet sitelerinde de geçici erişim sorunları yaşandı.Şirket, yaşanan sorunların Fransa&#39;daki siber saldırılarla bağlantılı olduğuna ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığını açıkladı.Fransa&#39;daki siber saldırıyı öncekilerden ayıran ne?Fransız perakende sektörü, son yıllarda müşteri bilgilerini hedef alan siber saldırılarla gündeme gelmişti.Auchan, Mart 2026&#39;da bir yıldan kısa süre içerisinde ikinci kez veri ihlaline uğradığını ve yüz binlerce müşterisine ait bilgilerin çalındığını duyurmuştu.Intermarché ise çevrim içi sipariş hizmetini kullanan 287 bin 605 müşterisinin kişisel verilerinin yetkisiz kişilerin eline geçtiğini açıklamıştı.Son saldırının dikkat çeken yönü ise hedefin yalnızca dijital veriler değil, doğrudan fiziksel ekipman ve gıda güvenliği olması.Marketlerdeki soğutma sistemlerinin uzaktan kontrol edilmesi, siber saldırıların fiziksel altyapı üzerinde nasıl sonuçlar doğurabileceğini gösterirken nesnelerin interneti (IoT) ve endüstriyel kontrol sistemlerinin güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.Özellikle gıda, enerji, sağlık ve lojistik gibi kritik sektörlerde kullanılan internete bağlı ekipmanların güvenliği, benzer saldırıların önlenmesi açısından önem taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 08:03:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NATO'dan yeni savunma stratejisi: 'İttifaka saldırı boşa çıkacak']]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/natodan-yeni-savunma-stratejisi-ittifaka-saldiri-bosa-cikacak-7657/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/natodan-yeni-savunma-stratejisi-ittifaka-saldiri-bosa-cikacak-7657/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_093425-096237-60C21F-BE245E-4F6825-FA6D35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich, ittifakın doğu kanadındaki ülkelerin sabotaj, kundaklama ve insansız hava aracı (İHA) ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, herhangi bir NATO üyesine yönelik saldırının &#34;tamamen sonuçsuz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_093425-096237-60C21F-BE245E-4F6825-FA6D35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich, ittifakın doğu kanadındaki ülkelerin sabotaj, kundaklama ve insansız hava aracı (İHA) ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, herhangi bir NATO üyesine yönelik saldırının &#34;tamamen sonuçsuz kalmasını&#34; sağlamayı amaçlayan yeni bir savunma stratejisi açıkladı.Varşova Güvenlik Forumu&#39;nda konuşan Grynkewich, &#34;Savaş Teorisi&#34; (Theory of War) olarak adlandırılan stratejinin, düşmanların NATO topraklarına girme ve saldırılarını sürdürme kabiliyetini ortadan kaldırmak üzere tasarlandığını söyledi.Grynkewich, dinleyicilerin yoğun alkışları eşliğinde, &#34;Saldırıya uğrarsak bu gece savaşmaya hazırız,&#34; dedi.&#34;Her gün hazırlanmaya ve tatbikat yapmaya devam edeceğiz. Böylece yarın daha da hazır olacağız, ertesi gün ise çok daha hazır olacağız.&#34;Grynkewich, stratejinin hem NATO&#39;nun güvenlik şemsiyesi altında yaşayan bir milyar insana güven vermeyi hem de Rusya gibi düşmanlara, ittifakın olası bir işgale karşılık vermeye hazır olduğu mesajını iletmeyi amaçladığını belirtti.&#34;Düşman birliklerinin ikmal kaynakları tükenecek. Düşman komutanları kuvvetlerini kontrol edemeyecek. Düşman kuvvetleri ve destek kabiliyetleri zayıflatılacak ve yok edilecek,&#34; diyen Grynkewich, sözlerini şöyle sürdürdü:&#34;Kısacası, herhangi bir müttefikimize yönelik herhangi bir saldırının tamamen sonuçsuz kalmasını sağlayacağız.&#34;NATO&#39;nun 32 üyesinin tamamı tarafından onaylanan plan, kara kuvvetleri ve askeri teçhizat gibi geleneksel askeri kabiliyetleri; insansız hava araçları, İHA karşıtı sistemler ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerle birleştiriyor.Plan ayrıca modern savaşlardan, özellikle de Ukrayna&#39;da karada ve havada yaşanan çatışmalardan çıkarılan derslere dayanıyor.Grynkewich forumda, &#34;Ukraynalı ortaklarımızdan çok şey öğreniyoruz,&#34; dedi.Savunmanın üç aşaması: Engelle, durdur ve çökertStrateji, Grynkewich&#39;in basit ancak NATO&#39;nun yaklaşımı açısından temel önemde olduğunu belirttiği üç ilkeye dayanıyor: &#34;Engelle&#34; (block), &#34;durdur&#34; (blunt) ve &#34;çökert&#34; (break).Grynkewich, &#34;İlk saldırıyı engelleyeceğiz. Saldırı devam ederse onu durduracak ve düşmanın ilerlemesini önleyeceğiz. Gerektiğinde ise düşman kuvvetlerini ve bize karşı konuşlandırılmış operasyonel savaş sistemini çökerteceğiz,&#34; dedi.Engelle: İlk ilerlemeyi önlemekİlk aşama, düşman kuvvetlerinin müttefik topraklarını ele geçirmesini önlemeye odaklanacak.NATO kara birlikleri, ilerleyen düşman birlikleriyle çatışmaya girecek, hareketlerini sınırlandıracak ve ittifak topraklarına girmeye çalışan kuvvetleri imha edecek.Grynkewich, &#34;Düşman birliklerini bulundukları yerde sabitleyecek ve ittifak topraklarının ele geçirilmesini önleyeceğiz,&#34; dedi.&#34;Kara kuvvetleri düşmana saldıracak ve ilerleyen birliklerini imha edecek.&#34;Durdur: Yeni saldırıları önlemekİlk saldırının devam etmesi halinde NATO, ilerleyen kuvvetlerin faaliyetlerini sekteye uğratmak ve onları etkisiz hale getirmek için daha geniş bir kabiliyet yelpazesini devreye sokacak.Bunlar arasında, sınırlı insan müdahalesiyle veya doğrudan insan müdahalesi olmadan tehditleri tespit edip değerlendirebilen gelişmiş sensörler ve otonom sistemler de yer alacak.Grynkewich, stratejinin düşman kuvvetlerinin daha fazla ilerlemesini önlemek amacıyla birden fazla operasyonel alandaki kabiliyetleri bir araya getireceğini söyledi.Çökert: Düşmanın savaşma kabiliyetini ortadan kaldırmakSon aşamada yalnızca düşman birlikleri değil, bu birliklerin faaliyet göstermesini sağlayan sistemler de hedef alınacak.Uzun menzilli hassas saldırılar ve sensör ağları gibi kabiliyetler kullanılarak komuta yapıları, ikmal ağları ve diğer lojistik altyapılar hedef alınacak.Amaç, düşmanın genel askeri operasyonlarını sekteye uğratmak ve kuvvetlerini saldırıyı sürdüremez hale getirmek olacak.Grynkewich, &#34;Bu yaklaşım aynı zamanda Ukrayna ve Orta Doğu&#39;daki modern savaşlardan çıkarılan derslere dayanıyor,&#34; dedi.NATO, stratejisinin savunma amaçlı olduğunu vurguluyorGrynkewich, NATO&#39;nun stratejisinin toprak kazanma hedefleri gütmek yerine müttefik topraklarını korumayı amaçladığını vurguladı.&#34;Halkımızı korumak ve topraklarımızı savunmak dışında hiçbir planımız, niyetimiz veya hedefimiz yok.&#34;İttifaka yönelik yakın bir saldırı tehdidinin düşük olduğunu belirten Grynkewich, buna karşın herhangi bir düşmanın saldırmayı seçmesi halinde NATO&#39;nun karşılık vereceği uyarısında bulundu.Forumda, &#34;Birisi bize saldıracak kadar aptalsa savaşacağız,&#34; dedi.Grynkewich&#39;in açıklamaları, NATO üyeleri arasında, özellikle de yetkililerin sabotaj, kundaklama ve İHA ihlalleriyle ilgili olaylar bildirdiği doğu kanadında güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde geldi. Bu olayların bazılarında askeri nitelikte patlayıcılar da kullanıldı.Grynkewich&#39;e göre, giderek daha zorlu hale gelen güvenlik ortamı, NATO&#39;nun müttefik topraklarını savunmaya hazır olduğunu göstermesi gerektiğini ortaya koyuyor.ABD&#39;nin NATO&#39;ya bağlılığıBazı üye devletlerin ABD&#39;nin NATO&#39;ya bağlılığı konusunda duyduğu endişeler karşısında stratejinin uygulanabilirliğini koruyup korumadığı sorulan Grynkewich, ittifakın kolektif savunma taahhüdüne işaret etti.Washington&#39;ın temmuz ayında düzenlenen NATO zirvesinde, &#34;5. Madde&#39;ye sarsılmaz bağlılığını&#34; yeniden teyit eden bir açıklamayı kabul ettiğini söyledi.5. Madde, NATO&#39;nun kolektif savunma ilkesinin temel taşını oluşturuyor. Bu maddeye göre, bir üyeye yönelik silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış bir saldırı olarak kabul ediliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 07:36:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB, Lübnan'da yeni güvenlik misyonu başlatıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ab-lubnanda-yeni-guvenlik-misyonu-baslatiyor-438/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ab-lubnanda-yeni-guvenlik-misyonu-baslatiyor-438/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_30F2FA-46C3C7-BCDA96-B61BD7-CCEB0C-7AF2DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler&#39;in (BM) Lübnan&#39;da uzun yıllardır sürdürdüğü barış gücü operasyonunu sona erdirmeye hazırlandığı bir dönemde, ülkenin güvenlik güçlerini güçlendirmek amacıyla yeni bir sivil ve askeri misyon kurulması&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_30F2FA-46C3C7-BCDA96-B61BD7-CCEB0C-7AF2DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Birleşmiş Milletler&#39;in (BM) Lübnan&#39;da uzun yıllardır sürdürdüğü barış gücü operasyonunu sona erdirmeye hazırlandığı bir dönemde, ülkenin güvenlik güçlerini güçlendirmek amacıyla yeni bir sivil ve askeri misyon kurulması konusunda pazartesi günü anlaşmaya vardı.Birkaç ay içinde göreve başlayabilecek misyon, sınır ve deniz güvenliği, insansız hava araçlarına (İHA) karşı operasyonlar ve Lübnan güvenlik güçlerinin eğitimi üzerine odaklanacak. Misyonun kesin görev tanımı, personel sayısı ve komuta yapısı ise henüz netleştirilmedi.Görev süresi 2026 sonunda dolacak olan Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü&#39;nün (UNIFIL) aksine, AB misyonu İsrail&#39;in İran destekli Hizbullah&#39;a karşı askeri operasyonlarını sürdürdüğü güney bölgesine konuşlandırılmayacak.AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, pazartesi günü Lüksemburg&#39;da düzenlenen Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, &#34;Lübnan&#39;da yeni bir misyon kuracağız. Bu misyonun sivil ve askeri olmak üzere iki ayağı olacak,&#34; dedi.Kallas, &#34;Bu misyonun birkaç ay içinde sahada çalışmaya hazır olmasını umuyoruz. Daha geçen hafta Lübnan&#39;daydım. Yerel yetkililer bu girişimi büyük bir memnuniyetle karşılıyor,&#34; diye ekledi.Karar, İsrail ile Lübnan arasında tampon görevi gören UNIFIL&#39;in planlanan çekilmesinin ardından Lübnan&#39;ın belirsiz bir güvenlik durumuyla karşı karşıya olduğu bir dönemde alındı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, BM operasyonunun görev süresinin uzatılması çağrısında bulunmuştu.İsrail uzun süredir UNIFIL&#39;i Hizbullah&#39;ı kontrol altında tutmakta etkisiz kalmakla eleştirirken, ABD de gücün rolünü sorguluyor ve İsrail ile Lübnan arasında doğrudan bir güvenlik düzenlemesi yapılmasını tercih ediyor.AB yetkilileri ise yeni misyonun UNIFIL&#39;in yerini almayı değil, Lübnan&#39;ın kendi güvenlik kabiliyetlerini güçlendirmeyi amaçladığını vurguluyor.Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, &#34;Misyonun üç yıla kadar uzanan bir süre boyunca yerine getireceği çeşitli görevler olacak. Bunlar arasında sınır güvenliğinin güçlendirilmesi, deniz güvenliğinin sağlanması ve insansız hava araçlarıyla mücadele yer alıyor. Misyon, hem askeri hem de sivil boyutuyla Lübnan polisine günlük görevlerinde destek sağlayacak,&#34; dedi.Brüksel, yaklaşık 150 personelin konuşlandırılmasını değerlendiriyor. Bu, UNIFIL bünyesinde hâlihazırda görev yapan yaklaşık 7 bin 500 barış gücü personelinin yalnızca küçük bir bölümüne karşılık geliyor.Misyonun, AB&#39;nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (CSDP) kapsamında faaliyet göstermesi ve yenilenme olanağı bulunmak üzere başlangıçta üç yıla kadar görev süresine sahip olması bekleniyor. Üye devletlerin personel ve ekipman katkıları gönüllülük esasına dayanacak.Hangi ülkelerin katılacağı henüz netlik kazanmadı. Ancak İtalya, Fransa, İspanya, İrlanda, Almanya, Avusturya, Finlandiya ve Polonya dahil olmak üzere UNIFIL&#39;e hâlihazırda katkıda bulunan bazı ülkeler, Lübnan&#39;daki varlıklarını sürdürmek istediklerini ifade etti.Komuta yapısı da henüz çözüme kavuşturulmamış konular arasında. Görüşülen önerilerden biri, misyonun liderliğinin İtalya, Fransa ve İspanya arasında dönüşümlü olarak üstlenilmesini öngörüyor.Haziran ayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkelerinin UNIFIL&#39;in çekilmesinin ardından Lübnan&#39;a destek sağlamak amacıyla uluslararası bir koalisyona ortaklaşa liderlik edeceğini açıklamıştı.Bu girişimin AB misyonundan ayrı mı faaliyet göstereceği, yoksa yeni misyona mı dahil edileceği henüz belli değil.AB Konseyi&#39;nin dönem başkanlığını hâlihazırda yürüten İrlanda da misyona katılma niyetini ortaya koydu.Dublin, misyonun sivil bileşenine katkıda bulunmaya hazır. Ancak İrlanda askerlerinin yurt dışındaki görevlendirmelerini düzenleyen yasal çerçevede devam eden reformlar, ülkenin askeri misyona katılımını karmaşık hale getirebilir.İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee, &#34;Onlarca yıldır oradayız. Onlarca yıldır bölgeyi, Lübnan Silahlı Kuvvetlerini ama özellikle de sivil halkı desteklemeye katkıda bulunduk. Bunun kaybedilmesini istemem,&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 07:33:34 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avrupa'nın iki ucunda aynı öfke]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupanin-iki-ucunda-ayni-ofke-783/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupanin-iki-ucunda-ayni-ofke-783/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_52C04E-6F21D7-181880-19D4CE-F99A60-C090B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVAAvrupa'nın iki ucunda, iki ardışık günde, benzer bir şikâyet sokaklara taştı: gelirler yetmiyor, giderler artıyor. Belçika'nın başkenti Brüksel'de sendikaların çağrısıyla on binlerce kişi hükümetin harcama kesintilerini protesto ederken, yürüyüşün kenarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_52C04E-6F21D7-181880-19D4CE-F99A60-C090B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVAAvrupa'nın iki ucunda, iki ardışık günde, benzer bir şikâyet sokaklara taştı: gelirler yetmiyor, giderler artıyor. Belçika'nın başkenti Brüksel'de sendikaların çağrısıyla on binlerce kişi hükümetin harcama kesintilerini protesto ederken, yürüyüşün kenarında çıkan olaylar polis müdahalesine dönüştü. Portekiz'in Lizbon ve Porto kentlerinde binlerce kişi yaşam pahalılığını, yüksek kiraları ve yetersiz ücretleri protesto etti.&nbsp;Polis, Brüksel'deki gösteriye yaklaşık 30 bin kişinin katıldığını açıkladı. Gösteri, kemer sıkma politikalarına artan tepki çerçevesinde sendikalar tarafından örgütlendi; öğrenciler de eğitim kesintileri, artan harçlar ve üniversiteyi pahalılaştırmasından korkulan reformlar nedeniyle yürüyüşe katıldı.&nbsp;Gerilim, öğleden sonra Brüksel-Midi tren istasyonu çevresinde yükseldi. Bazı göstericiler polise cisim ve havai fişek attı; polis göz yaşartıcı gaz atıcılar kullandı, olaylar bir helikopter eşliğinde takip edildi. Brüksel-Central istasyonu yakınlarında da gerginlik bildirildi.&nbsp;Resmî tablo şöyle: Polis başlangıçta 13'ü reşit olmayan 21 gözaltı bildirdi, sayı akşama kadar 100'ü aştı; bunların yaklaşık 30'u adli, yaklaşık 80'i idari gözaltı olarak kayda geçti.&nbsp; Göstericiler çöp ve scooter yaktı, polis ise gaz ve tazyikli suyla kalabalığı dağıttı; olaylar kent trafiğini de felç etti.Hem polis hem sendikalar, çatışmaların ana yürüyüşten ayrı, kenarda gerçekleştiğini ve katılanların büyük bölümünün sendikalarla bağlantısı olmayan maskeli gençler olduğunu vurguladı. Sendika liderleri şiddetten açıkça uzak durdu.&nbsp;Yürüyüşe katılan, Namur'den gelen tek ebeveyn sosyal hizmet uzmanı Marie Gobert, AP'ye verdiği demeçte aylık gelirinin geçime yetmediğini söyledi.&nbsp;YILIN ALTINCI GENEL GREVİNDEN SONRA YENİ DALGAEylem, Başbakan Bart De Wever hükümetinin AB kurallarını ihlal eden bütçe açığını kapatmak için yaklaşık 10 milyar euroluk tasarruf arayışının uzantısı. [6] Hükümetin 2029'a kadar yaklaşık 10 milyar euro tasarruf hedefi, sendikaların emeklilik ve ücret endeksine ilişkin itirazlarının merkezinde duruyor.&nbsp;Sendikalar bu yıl defalarca grev yaptı. Mayıs ayında yılın altıncı genel grevinde Brüksel'de yaklaşık 100 bin kişi yürüdü; ulaşım durdu, okullar kapandı, Brüksel Havalimanı'na gelen uçuşların yarıdan fazlası iptal edildi. Sendikalara göre düzenlemeler bazı çalışanlar için emeklilik düzenlerini yüzde 20'ye varan oranda düşürüyor ve toplu pazarlığı zayıflatıyor.&nbsp;Gençlerin öfkesi de ayrı bir damar: Fransızca Topluluk'ta öğrenim harçları bu akademik yıl yaklaşık yüzde 43 artarak 1.194 euroya çıktı. Liège'de haftanın başında düzenlenen öğrenci gösterisinde 107 öğrenci gözaltına alındı.&nbsp;Sendikalar 9 Ekim'deki günlük ulusal grevin ardından, Pazartesi günü (12 Ekim) kamu sektöründe ayrı bir iş bırakma eylemi planladı.&nbsp;LİZBON VE PORTO: "BU MAAŞ YETMİYOR"Portekiz'de gösteriler, "Não dá mais para viver assim" (Artık Böyle Yaşayamayız) adlı platform tarafından örgütlendi. Lizbon ve Porto'nun yanı sıra Aveiro, Braga ve Funchal'da da eylem planlandı.&nbsp;Göstericiler maaşlara ve konut maliyetine dikkat çeken pankartlar taşıdı. Bunlar arasında "bu maaş geçinmeye yetmiyor" ve "50 yaşıma gelmeden ana-babamın evinden çıkmak istiyorum" yazılı olanlar vardı.Organizatörler, insanların yıllardır artan konut fiyatları ve yaşam maliyeti altında ezildiğini savundu. Eylemcilerden Teresa Fonseca, Lusa ajansına, Instagram'da gördüğü çağrı üzerine katıldığını ve benzer protestolardan ilham aldığını söyledi. Sol Blok'tan (Bloco de Esquerda) José Manuel Pureza da yürüyüşte yer aldı.&nbsp;RAKAMLARLA GEÇİM SIKIŞMASI&nbsp;Portekiz'de ortanca 1+1 daire kirası 2026'nın ikinci çeyreğinde ayda 1.128 euro; Lizbon bölgesinde bu rakam 1.354 euroya çıkıyor. İlk yarıda gerileyen kiralar ağustosta yeniden artışa geçti.&nbsp;Karşılaştırma için: Portekiz'de brüt aylık asgari ücret 2026 temmuzunda 14 maaşın 12 aya yayılmasıyla hesaplandığında 1.073 euro. Yani ortanca 1+1 ilan kirası, brüt asgari ücretin bile üzerinde. Aynı dönemde avro bölgesinde ocak-temmuz arası birikimli enflasyon yüzde 3,2 olurken, Portekiz de dahil birçok ülkede asgari ücret bu aralıkta değişmedi.&nbsp;Resmî veriler de baskıyı doğruluyor: Portekiz'de kira enflasyonu haziranda yüzde 5,2 olarak kaydedildi. [14] Bir uyarı gerekli: ilan fiyatları ile imzalanmış sözleşmeler arasında fark var; mayıs ayında ilanlarda metrekare başına yaklaşık 16 euro istenirken, 2026 ilk çeyrekteki resmî ortanca yeni sözleşme kirası 9,46 euroydu.&nbsp;Bir haber videosuna göre Portekiz konut fiyatları son on yılda yaklaşık yüzde 240 arttı ve ülke Avrupa'nın en erişilemez konut piyasalarından biri. Bu rakam resmî seri yerine tek bir yayından geldiği için temkinle okunmalı.DEĞERLENDİRME OLARAK ORTAK PAYDA GEÇİM MALİYETİ&nbsp;İki ülkenin protestosu farklı hedefleri gösteriyor: Belçika'da muhatap bütçe tasarrufu ve emeklilik reformu yapan hükümet, Portekiz'de ise konut ve ücret politikası. Ancak iki eylemin de ortak noktası, hane halkının gelirinin giderlere yetişememesi algısı. Portekizli göstericilerin İspanya'daki benzer konut protestolarından ilham aldığını söylemesi, bu tepkinin Avrupa içinde sınır aşan bir etki yarattığına işaret ediyor.&nbsp;Önümüzdeki günlerde Belçika'da kamu sektörü grevinin kapsamı ve gözaltı sürecinin hukuki sonuçları; Portekiz'de platformun yeni eylem çağrısı yapıp yapmayacağı ve hükümetin konut ve ücret konusunda yeni bir adım atıp atmayacağı takip edeceğiz.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Oct 2026 05:23:01 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'da Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı istifa etti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-sosyal-demokrat-parti-genel-baskani-istifa-etti-6594/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-sosyal-demokrat-parti-genel-baskani-istifa-etti-6594/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7E54FC-279AC8-187D0F-5BB011-D5ED5C-527B4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da koalisyon hükümetinin ortağı Sosyal Demokrat Parti&#39;nin (SPD) Eş Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı Baerbel Bas her iki görevinden istifa ettiğini duyurdu.Bas istifasına gerekçe olarak üvey kızının vefatını ve koalisyonun büyük ortağı Hristiyan Birlik Partilerinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7E54FC-279AC8-187D0F-5BB011-D5ED5C-527B4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da koalisyon hükümetinin ortağı Sosyal Demokrat Parti&#39;nin (SPD) Eş Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı Baerbel Bas her iki görevinden istifa ettiğini duyurdu.Bas istifasına gerekçe olarak üvey kızının vefatını ve koalisyonun büyük ortağı Hristiyan Birlik Partilerinden (CDU/CSU) kendisine yönelik eleştirileri gösterdi.Bas: Bu adımı atmak benim için hiç kolay olmadı58 yaşındaki Bas, Instagram hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:&#34;Sevgili yoldaşlar, sevgili meslektaşlar, bugün sizlere çok kişisel bir mesajla sesleniyorum. Üvey kızımın ölümünden sonra, yasımı içselleştirebilmek için zamana ihtiyacım olduğunu fark ettim. Bu zamanı kendime yeterince ayırmak istiyorum. Bunun yanı sıra ne yazık ki, benim için kişisel olarak zor olan bu dönemde, maalesef koalisyon ortağının saflarından da gelen bana yönelik kamuoyu önündeki saldırıların daha da yoğunlaştırıldığını görmek zorunda kaldım. Hükümet ve parti görevlerimi kısa vadede eksiksiz bir şekilde yerine getirecek gücü kendimde bulamadığım için her iki görevimden de ayrılmaya karar verdim. Bu nedenle, Eş Genel Başkan ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil&#39;a, parti genel başkanlığı görevimi bugün itibarıyla bıraktığımı bildirdim. Aynı zamanda Başbakandan, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı görevimden alınmamı talep ettim. Bu adımı atmak, benim için kolay olmadı.&#34;Bas açıklamasında, &#34;Hükümet ve parti görevlerini kısa vadede eksiksiz bir şekilde yerine getirecek gücü kendinde bulamadığı için her iki görevinden de ayrılmaya karar verdiğini&#34; kaydetti.Klingbeil: Üzüntü duyuyorumSPD&#39;nin diğer Eş Başkanı Lars Klingbeil, Bas&#39;ın kararından üzüntü duyduğunu açıkladı.&nbsp;Aynı zamanda Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı olan Klingbeil açıklamasında &#34;Görevlerimizin ötesinde hepimiz sadece insanız. Bu yüzden onun bu kararını kişisel olarak anlayabiliyorum. Yas tuttuğu son günlerde kendisine yöneltilen saldırılar yakışıksızdı&#34; ifadelerine yer verdi.Klingbeil, ayrıca Bas&#39;ın hem partinin eş başkanı hem de çalışma bakanı olarak yürüttüğü çalışmaları şu ifadelerle övdü:&#34;SPD Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı olarak Bärbel Bas, net pusula ve kararlılıkla sorumluluk üstlendi ve ülkemizdeki insanlar için tam bir inançla mücadele etti.&#34;Bu arada Bas&#39;ın istifası üzerine Klingbeil&#39;in planlanan resmi Hindistan ziyaretini ertelediği bildirildi. SPD&#39;li maliye bakanının Salı günü Hindistan&#39;da resmi temaslarda bulunması öngörülmüştü.Başbakan Merz: Özverisi için teşekkür ederimBaşbakan ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz de Bas&#39;ın istifası üzerine bir açıklama yaptı.Merz, Bärbel Bas ile federal hükümette güvene dayalı bir işbirliği içinde çalıştıklarını belirterek &#34;Gösterdiği özveri için kendisine teşekkür ederim&#34; dedi.&nbsp;Merz sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında &#34;Bas&#39;ın kararı saygı duyulmayı hak ediyor. Bir baba ve büyükbaba olarak, bu kaybın ne kadar ağır olduğunu ancak tahmin edebilirim. Kendisine ve ailesine metanet diliyorum&#34; sözlerini kaydetti.&nbsp;Yeni çalışma bakanı Alexander Schweitzer olacakBas&#39;dan boşalan Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı koltuğuna, Rheinland-Pfalz eyaletinin eski başbakanı Alexander Schweitzer oturacağı bildirildi.&nbsp;SPD&#39;li, 1973 doğumlu, hukukçu, evli ve üç çocuk babası Schweitzer, Temmuz 2024&#39;den Mayıs 2026&#39;ya kadar Almanya&#39;nın güneybatısındaki Rheinland-Pfalz eyaletinin başbakanı olarak görev yaptı.SPD eş genel başkanlığını kimin üstleneceği ise belirsizliğini koruyor.&nbsp;SPD yeni yönetimini belirleyecek&nbsp;Bas&#39;ın istifasının ardından SPD, bu yılın sonunda veya gelecek yılın başında yapılacak parti kongresinde yeni yönetimini seçmeyi planlıyor. SPD Eş Genel Başkanı Klingbeil, parti Başkanlık Kurulu&#39;nun bu yöndeki öneriyi kabul ettiğini açıkladı. &#34;Aralık ayı sonunda ya da Ocak ayında da olabilir, federal düzeyde bir kongre düzenleyeceğiz&#34; diyen Klingbeil, bu kongrede SPD&#39;nin yeni yönetiminin seçileceğini açıkladı. SPD&#39;nin yeni bir yönetim belirlemesinin önemli olduğuna işaret eden Klingbeil, &#34;Böylece SPD&#39;nin hem kadrosu hem de program açısından izlediği çizgi konusunda açıklık elde edeceğiz&#34; diye konuştu.&nbsp;Yeniden aday olup olmayacağına ilişkin soruya açık bir yanıt vermeyen Klingbeil, &#34;Şimdi tüm gücümle SPD&#39;nin yönetiminde güçlü bir kadro oluşturulması için çalışacağım&#34; dedi. SPD&#39;deki eş başkanlık sisteminin sürdürülmesinden yana olduğunu ifade eden Klingbeil, kongrede eş başkanların seçileceğini sözlerine ekledi.&nbsp;Merz hükümetinde gerilim hakimCDU/CSU ve SPD&#39;nin oluşturduğu koalisyon hükümetinde hayata geçirilecek reformlarla ilgili olarak bir süredir gerilim hakim.CDU/CSU sıralarından özellikle Bas&#39;a, Çalışma Bakanlığı&#39;nın koalisyon ortakları arasında 1 Temmuz&#39;da kararlaştırılan çalışma saatlerinin esnekleştirilmesi ve emeklilik ile ilgili reform planlarını sunmadığı gerekçesiyle eleştiriler yöneltiliyordu.SPD sıralarında Bas&#39;ın istifasına yol açan bu eleştirilere tepkiler yükseliyor.&nbsp;SPD&#39;nin Kuzey Ren-Vestfalya eyalet parlamentosundaki grup başkanı Jochen Ott, &#34;Bärbel Bas&#34;ın istifası beni yalnızca üzmekle kalmıyor; aynı zamanda derinden etkiliyor ve düşündürüyor&#34; dedi.Ott, siyasi tartışmaların demokrasinin bir parçası olduğunu söylemekle birlikte, &#34;Yakın ailesinden birini kaybettikten sonra biraz zamana ihtiyaç duyan bir insanın, böylesine zor bir dönemde kişisel saldırılara maruz kalması toplum olarak bizi kayıtsız bırakamaz&#34; diye konuştu.&nbsp;SPD&#39;li siyasetçi, &#34;Son haftalarda insanlık, nezaket ve saygı geri plana itildi. Siyasi sorumluluk üstlenen herkes, her şeyden önce insandır; kişisel bir yas döneminde anlayış ve şefkat görmeyi hak eder&#34; dedi.Siyasi gözlemcilere göre Bas&#39;ın istifası, seçmen desteği gerileyen koalisyon için bir başka darbe anlamına geliyor.&nbsp;SPD ve CDU son aylarda kamuoyu desteğinde belirgin biçimde geriledi ve anketler Almanya için Alternatif (AfD) partisine Almanya genelinde desteğin ciddi oranda arttığını,&nbsp; aşırı sağcı partinin en güçlü parti haline geldiğine işaret ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 16:29:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alman istihbaratı başkanı Sinan Selen: Rusya tehdidi sürüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/alman-istihbarati-baskani-sinan-selen-rusya-tehdidi-suruyor-645/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/alman-istihbarati-baskani-sinan-selen-rusya-tehdidi-suruyor-645/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4F6C7D-B18803-D36EAA-D9D8E5-26F02A-F52FD1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı&#39;nın (BfV) Başkanı Sinan Selen, &#34;Kremlin&#39;in saldırgan ve revizyonist tutumunun Avrupa&#39;nın güvenlik düzenini hedef aldığını&#34; söylerken, &#34;Rusya&#39;nın örtülü saldırıları sürecek&#34; öngörüsünü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4F6C7D-B18803-D36EAA-D9D8E5-26F02A-F52FD1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı&#39;nın (BfV) Başkanı Sinan Selen, &#34;Kremlin&#39;in saldırgan ve revizyonist tutumunun Avrupa&#39;nın güvenlik düzenini hedef aldığını&#34; söylerken, &#34;Rusya&#39;nın örtülü saldırıları sürecek&#34; öngörüsünü paylaştı.Selen, başkanı olduğu istihbarat teşkilatının her yıl düzenlediği sempozyumda, Rusya kaynaklı tehditlerin arttığına dikkat çekti.&#34;Rusya bizi zayıflatmak, korkutmak ve bölmek istiyor&#34;Rusya&#39;nın, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini hedef alan &#34;örtülü saldırılarını ve istikrarsızlaştırma girişimlerini&#34; sürdüreceğine söyleyen BfV Başkanı Selen, bunların yoğunluk ve hızında artış olduğunu, kapsamının da genişlediği bilgisini paylaştı.Rusya&#39;nın eylemlerinin geçici bir nitelik taşımadığını, Almanya&#39;nın uzun vadeli bir hibrit saldırı ile karşı karşıya olduğunu belirten Sinan Selen, Kremlin&#39;in &#34;saldırgan ve revizyonist tutumunun, Avrupa güvenlik düzenini hedef aldığını&#34; kaydetti.Selen, &#34;Rusya, bizi zayıflatmak, korkutmak ve bölmek için özellikle istikrarsızlaştırma yöntemlerine başvuruyor&#34; diye konuştu.BND de Rusya ile askerî ihtilaf uyarısında bulunmuştuAlman güvenlik kurumları, Rusya kaynaklı tehditlerdeki tırmanış konusunda art arda uyarılar yapıyor.Geçen hafta da Alman dış istihbarat teşkilatı BND&#39;nin Başkanı Martin Jäger, ilk kez &#34;Almanya&#39;nın Rusya ile askeri bir ihtilafa sürüklenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu&#34; söylemişti.BND Başkanı Martin Jäger.İstihbarat teşkilatlarının denetiminden sorumlu Federal Meclis Denetim Komisyonu&#39;nda konuşan Martin Jäger, Almanya&#39;ya karşı &#34;örtülü savaş&#34; yürütmekle suçladığı Rusya&#39;yı, Almanya&#39;nın &#34;en tehlikeli hasmı&#34; olarak nitelendirmişti.Jäger, &#34;Rusya bize karşı bir örtülü savaş yürütüyor. İlan edilmeden yürüttüğü bu savaş, alışılmış askerî ya da hukuki kategorilerle tanımlanamaz&#34; derken, Almanya&#39;nın &#34;nükleer saldırı tehditleri de dâhil olmak üzere daha fazla müdahaleye ve yıldırma girişimine hazırlıklı olması gerektiğini&#34; belirtmişti.&#34;Moskova bizim zayıflığımız üzerine bahis oynuyor. Buna karşı koymalıyız&#34; ifadelerine vurgu yapan BND Başkanı, Moskova&#39;nın Ukrayna&#39;nın en büyük destekçisi olan Almanya&#39;yı bu desteğini kesmeye zorlamaya çalıştığını belirterek, &#34;Rusya, bu kış Ukrayna&#39;yı diz çöktürmeye zorlamakta kararlı. Daha önce görmediğimiz ölçüde ağır ve acımasız Rus saldırılarına hazırlıklı olmalıyız&#34; demişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 14:24:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Rusya Brexit referandumuna müdahale etti"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-brexit-referandumuna-mudahale-etti-919/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-brexit-referandumuna-mudahale-etti-919/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C02FD3-418DAF-779CD8-C2F013-E37ABC-5D06A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Rusya'nın 2016'da ülkenin Avrupa Birliği'nden ayrılması için yapılan Brexit referandumuna müdahale ettiğini söyledi. Bu açıklamanın, bir İngiliz başbakanının söz konusu müdahaleyi kamuoyu önünde ilk kez kabul etmesi olduğu düşünülüyor.Burnham,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C02FD3-418DAF-779CD8-C2F013-E37ABC-5D06A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Rusya'nın 2016'da ülkenin Avrupa Birliği'nden ayrılması için yapılan Brexit referandumuna müdahale ettiğini söyledi. Bu açıklamanın, bir İngiliz başbakanının söz konusu müdahaleyi kamuoyu önünde ilk kez kabul etmesi olduğu düşünülüyor.Burnham, The Rest is Politics adlı podcast'e verdiği röportajda, Temmuz ayında göreve geldiğinde danışmanlarına Rusya'nın Brexit oylamasına müdahale edip etmediğini sorduğunu anlattı."Bana açıkça evet, müdahale edildiği söylendi," diyen Burnham, "Bunları artık açıkça kayıtlara geçirmek önemli. Bunun Almanya ve Fransa'daki seçmenlerin, bu siyasi gelişmelerin bir kısmının düşmanlarımız, yani Rusya tarafından yönlendirildiğini anlamasına yardımcı olacağına inanıyorum," ifadelerini kullandı.Moskova, başka ülkelerin seçimlerine veya referandumlarına müdahale ettiği yönündeki iddiaları uzun süredir reddediyor.Burnham'ın açıklamaları, İngiliz istihbarat kurumlarının Rusya'nın ülkenin demokratik kurumlarına yönelik müdahale tehdidinin arttığı konusunda uyarıda bulunduğu bir dönemde geldi. İngiliz Parlamentosu&#39;nun bir komitesi, 2020'de yayımladığı raporda hükümetin Rus devlet medyasının ve "trol" hesaplarının referandum üzerindeki olası etkisini yeterince değerlendirmediği sonucuna varmıştı.Burnham ayrıca, geçen hafta Berlin'de Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Rusya'nın Alman siyasetindeki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisiyle olası bağlantılarını görüştüğünü söyledi.Burnham, "Biliyorsunuz, bana AfD'nin Rusya'yla açıkça bağlantılı olduğunu, sanırım finansman da aldığını söylüyordu," dedi. "Rusya kaynaklı yanlış ve dezenformasyonun Alman siyasetine yayıldığı kesin."İşçi Partisi'nin BAE ile ilişkileriBurnham, ülkesinde ise Körfez ülkesi destekli Premier Lig kulübü Manchester City ile ilişkileri nedeniyle baskı altında. Kulüp, geçen ay finansal kuralları geniş çapta ihlal etmekten suçlu bulunmuştu.Manchester Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini daha önce yürüten Burnham, kulübün varlıklı Arap sahiplerini kaybetmekten "gerçekten endişe duyacağını" söylemesi nedeniyle eleştirilmişti.İngiliz gazetesi The Sun'ın resmî kayıtları incelemesine göre İşçi Partisi milletvekilleri, Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) ağırlama ve yurt dışı seyahatleri kapsamında yaklaşık 325 bin 500 euro değerinde kabul aldı. Bu tutar, diğer siyasi partilerin aldığından çok daha yüksek.Burnham, podcast yayınında muhalefetin, kulübün sahipleriyle yaptığı görüşmelerin ayrıntılarını açıklaması yönündeki talebini kabul etti. Bu kapsamda, 2021'de önemli sayılabilecek yalnızca bir görüşme yaptığını söyledi.Ancak bu açıklama, Manchester City Başkanı Khaldoon Al Mubarak'ın 14 Eylül'de, kulübün suçlu bulunmasından 11 gün önce, İş Dünyası Bakanı Jonathan Reynolds ile Başbakanlık Ofisi'nde yaptığı özel görüşmenin ayrıntılarını kapsamayacak.Görüşmenin zamanlaması soru işaretlerine yol açtı. Bununla birlikte haberlerde, toplantının Al Mubarak'ın Abu Dabi'nin devlet varlık fonu Mubadala'daki üst düzey yöneticilik görevi kapsamında yapıldığı ve savunma, güvenlik istihbaratı ile ticaret konularına odaklandığı öne sürüldü.Burnham, futbolla ilgili meselelerin ciddi olduğunu ve bağımsız bir süreç kapsamında ele alındığını söyledi. Ancak bu konuların yatırım tartışmalarından ayrı tutulması gerektiğini savundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 14:16:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Enerji ateşkesi: Kiev şaşkın, müttefikler destekliyor, Moskova sessiz]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/enerji-ateskesi-kiev-saskin-muttefikler-destekliyor-moskova-sessiz-6188/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/enerji-ateskesi-kiev-saskin-muttefikler-destekliyor-moskova-sessiz-6188/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0DFC77-B88179-066B40-D891ED-94059D-2DF847.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Rusya ile Ukrayna arasında bir "enerji ateşkesi" ilan ederek kafa karışıklığına yol açtı. Duyuru Kiev'de şaşkınlıkla karşılanırken, Moskova sessiz kaldı, Ukrayna'nın Batılı müttefikleri ise açıklamaya destek verdi.Ancak ateşkesin uygulanıp&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0DFC77-B88179-066B40-D891ED-94059D-2DF847.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Rusya ile Ukrayna arasında bir "enerji ateşkesi" ilan ederek kafa karışıklığına yol açtı. Duyuru Kiev'de şaşkınlıkla karşılanırken, Moskova sessiz kaldı, Ukrayna'nın Batılı müttefikleri ise açıklamaya destek verdi.Ancak ateşkesin uygulanıp uygulanmayacağı belirsizliğini korudu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, pazar günü Rusya'nın başkent Kiev'deki bir tesis de dahil olmak üzere birden fazla Ukrayna enerji santralini vurduğunu açıkladı. Harkiv'deki bir tesisin de hedef alındığını belirten Zelenskiy, saldırıların elektrik kesintilerine yol açtığını söyledi.Trump&#39;ın duyurusu, Rus dizeline uygulanan ABD yaptırımlarının geçici olarak gevşetileceğini açıklamasından 2 gün sonra geldi. Bu karar, Avrupa&#39;daki müttefikler ile Kiev&#39;in tepkisini çekti. Kararı eleştirenler, bunun yalnızca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#39;i cesaretlendireceğini belirtti.Trump, pazar günü erken saatlerde Truth Social&#39;da yaptığı açıklamada, &#34;Derhal geçerli olmak üzere Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta bir ENERJİ ATEŞKESİ var,&#34; diyerek &#34;Her iki taraf da anlaşmaya vardı. Sakın bozmayın!&#34; mesajını paylaştı.Zelenskiy, açıklamadan şaşkınlık duyduğunu belirterek daha fazla ayrıntı istediğini söyledi ancak &#34;Ukrayna ateşkesi destekliyor ve Rusya&#39;nın da bunu desteklemesi çok önemli,&#34; diye ekledi.Rusya ise bu mutabakatı henüz doğrulamadı.Daha sonra yaptığı açıklamada Zelenskiy, çok sayıda Ukrayna elektrik santralinin vurulduğunu ve &#34;Ukrayna semalarının bütün gün Rus &#39;Şahed&#39;leriyle (İran tarafından tasarlanan ve Rusya&#39;nın yoğun biçimde kullandığı insansız hava araçları) istila edildiğini&#34; söyledi.Rusya, 2022&#39;de komşusuna yönelik geniş çaplı işgali başlattığından bu yana Ukrayna&#39;nın enerji altyapısını sistematik biçimde hedef alıyor. Bu saldırılar enerji ve ısınma sıkıntılarına yol açarken, Ukrayna&#39;nın da Rus petrol rafinerilerine misilleme saldırıları düzenlemesine neden oldu. Kiev, bu tesislerin savaşın finansmanında kullanıldığını savunuyor.Son dönemde ise Trump&#39;ın İran&#39;da yürüttüğü savaş, petrol arzında sıkıntılara ve fiyatlarda sert yükselişe neden oldu. Bu durum, önümüzdeki ayın başlarında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için ciddi ters rüzgârlar yaratıyor.Zelenskiy: Putin&#39;e söyleyin, seçimler için bize 60 gün ateşkes versinAteşkes, pazar günü Ukrayna&#39;nın başlıca Batılı müttefikleri olan İngiltere, Fransa, Kanada ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklendi. Birçok lider, Rusya&#39;ya anlaşmaya uyması için çağrıda bulundu. Ancak bu destek, hafta içinde ABD ile Rusya arasında varılan dizel anlaşmasına yönelen ve Trump ile Zelenskiy arasındaki gerilimi artıran sert eleştirilerle taban tabana zıt bir tablo ortaya koydu.Zelenskiy, dizel anlaşmasını &#34;zayıf bir karar&#34; olarak nitelendirirken, Ukrayna&#39;nın bazı Avrupa müttefikleri öfkelerini dile getirerek Moskova üzerindeki baskıyı artırma sözü verdi.Aralarında 4 Cumhuriyetçinin de bulunduğu 7 ABD senatörü, pazar günü yaptıkları ortak açıklamada Rusya ile dizel anlaşmasını sert dille eleştirerek bunun yasadışı olduğunu savundu.Kanada Başbakanı Mark Carney, Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından pazar günü eleştirel seslere katılarak, dizel anlaşmasının &#34;Ukrayna, Kanada ve müttefiklerin Avrupa&#39;da barış ve istikrar yaratma çabalarıyla doğrudan çeliştiğini&#34; söyledi.Cumartesi günü kendisine yöneltilen eleştiriler sorulduğunda Trump, Ukrayna&#39;nın artık savaşın nihai olarak sona erdirilmesini sağlayacak &#34;yeni bir lidere ihtiyacı olduğunu&#34; söyledi.ABC News&#39;e konuşan Zelenskiy ise yanıt olarak, &#34;Bir lideri ya da diğerini seçmek bizim toplumumuzun, bizim halkımızın kararına bağlı,&#34; dedi.&#34;(Vladimir) Putin&#39;e söyleyin, bize 2 ay, 60 gün tam ateşkes verin; biz de seçimleri düzenleyelim,&#34; diye konuştu.Berlin ve Londra&#39;dan tam destekAlmanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul pazar günü, Berlin&#39;in Zelenskiy&#39;e &#34;tam destek&#34; vermeyi sürdürdüğünü bir kez daha vurguladı.Wadephul, &#34;Avrupa&#39;nın istikrara ihtiyacı var; bu da Ukrayna&#39;nın ve hükümetinin yanında çok net biçimde durmaya devam etmemiz gerektiği anlamına geliyor,&#34; diye vurguladı.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Ukraynalı lideri &#34;halkının özgürlüğü için verdiği mücadeleye önderlik ettiği&#34; için desteklediğini belirtti.İngiltere Başbakanı Andy Burnham, bu güçlü desteği yineleyerek, Trump&#39;ın &#34;derhal başlaması gereken kalıcı bir enerji ateşkesi&#34; çağrısına katıldığını dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 09:24:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[414.000 euroya satlık ada; Şebeke elektriği yok, ulaşım tekneyle]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/414000-euroya-satlik-ada-sebeke-elektrigi-yok-ulasim-tekneyle-3144/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/414000-euroya-satlik-ada-sebeke-elektrigi-yok-ulasim-tekneyle-3144/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D3CC9-3D4B2C-3A4D0C-925DA0-3CAE53-DF1483.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İskoçya&#39;nın Shetland Adaları&#39;nın batı kıyısı açıklarında bulunan Hildasay Adası, modern yaşamın yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için satışa çıktı. Yaklaşık 414 bin euro (350 bin sterlin) fiyat biçilen 110 hektarlık adada şebeke elektriği bulunmuyor ve adaya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D3CC9-3D4B2C-3A4D0C-925DA0-3CAE53-DF1483.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İskoçya&#39;nın Shetland Adaları&#39;nın batı kıyısı açıklarında bulunan Hildasay Adası, modern yaşamın yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için satışa çıktı. Yaklaşık 414 bin euro (350 bin sterlin) fiyat biçilen 110 hektarlık adada şebeke elektriği bulunmuyor ve adaya yalnızca tekneyle ulaşılabiliyor.Bir zamanlar 19&#39;uncu yüzyılda küçük bir topluluğa ev sahipliği yapan Hildasay&#39;de bugün etkileyici manzaralar, sessizlik, geleneksel taş bir barınak ve küçük bir iskele bulunuyor.Şebekeden bağımsız bir yaşamHildasay&#39;deki yaşam, modern konforlardan uzak olmayı gerektiriyor. Adadaki taş yapı, ana elektrik şebekesine bağlı değil.Satışı yürüten emlak danışmanı Kelvin Anderson&#39;a göre önceki sahipler elektrik ihtiyacını karşılamak için küçük bir rüzgâr türbini ve dizel jeneratör kullandı. Ancak adayı satın alacak kişilerin bu konuyu kendilerinin çözmesi gerekecek.Yapıda katı yakıtlı sobanın bulunduğu bir oturma alanı, yükseltilmiş ve açık planlı bir yatma bölümü ile duş, lavabo ve tuvaletlerin yer aldığı ayrı bir banyo bulunuyor.Konaklama alanını büyütmek veya yenilemek isteyenlerin ise imar izni ve diğer yasal onayları alması gerekiyor. Bu nedenle ada, daha temel koşullarda yaşamayı tercih edenlere hitap ediyor.Öte yandan Hildasay, engebeli kıyı şeridi, iki tatlı su gölü ve mevsimlere göre değişen zengin kuş yaşamıyla dikkat çekiyor.Ada, Chris Lewis&#39;in pandemi sırasında burada üç ay geçirmesinin ardından da gündeme gelmişti. Lewis&#39;in Birleşik Krallık kıyılarını yürüyerek dolaşmasını ve adada bulduğu umudu anlatan Finding Hildasay: How one man walked the UK&#39;s coastline and found hope and happiness adlı kitabın yayımlanmasıyla Hildasay daha fazla tanınmıştı.Lewis&#39;in adayı satın almasına yardımcı olmak amacıyla bir kitlesel fonlama kampanyası önerilmiş ancak Shetland Times gazetesinin bu ay başındaki haberine göre girişim daha sonra terk edilmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 06:12:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ABD'li Hall ve Woodford, Ekonomi Nobeli'ni kazandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdli-hall-ve-woodford-ekonomi-nobelini-kazandi-6614/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdli-hall-ve-woodford-ekonomi-nobelini-kazandi-6614/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D248CC-0F2A2F-D65B07-72365B-123FB3-C83642.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;li iktisatçılar Robert Hall ve Michael Woodford, para ve maliye politikalarının ekonomideki dalgalanmaları dengelemeye nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin çalışmaları nedeniyle 2026 Nobel Ekonomi Ödülü&#39;ne layık görüldü.İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, pazartesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D248CC-0F2A2F-D65B07-72365B-123FB3-C83642.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD&#39;li iktisatçılar Robert Hall ve Michael Woodford, para ve maliye politikalarının ekonomideki dalgalanmaları dengelemeye nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin çalışmaları nedeniyle 2026 Nobel Ekonomi Ödülü&#39;ne layık görüldü.İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, pazartesi günü yaptığı açıklamada, iki iktisatçının çalışmalarının bugün dünya genelindeki merkez bankaları ve hükümetlerin kullandığı modellere sağlam bir teorik temel sunduğunu belirtti.Ödül komitesi başkanı John Hassler, açıklamasında, "Bu çalışmalar sayesinde enerji krizleri veya hanehalklarının tüketim miktarındaki ani değişimler gibi ekonomik şoklarla başa çıkmak için daha donanımlı durumdayız," dedi.1970&#39;lerdeki petrol krizleri sırasında, resesyonlarla ve ekonomideki diğer dalgalanmalarla mücadele için ne zaman ve nasıl önlem alınacağını belirlemekte uzun süredir kullanılan Keynesyen modeller yetersiz kalmıştı. Bu durum, Hall ve Woodford&#39;u hangi politika adımlarının daha etkili olabileceğini anlamaya yönelik yeni araçlar geliştirmeye yöneltti.Akademinin ödül jürisi, iki iktisatçının makroekonomik değişkenler arasındaki enflasyon, üretim ve tüketim gibi istatistiksel ilişkilere dayanmak yerine modellerini mikroekonomik temeller üzerine kurmayı tercih ettiğini belirtti.Jüriye göre bu yaklaşım, hanehalkları ve işletmelerin bireysel kararlarının bir araya gelerek ekonomiyi nasıl etkilediğinin anlaşılmasını sağlıyor.Ekonomi ödülü, İsveçli bilim insanı Alfred Nobel&#39;in 1896&#39;da hayatını kaybetmeden önce vasiyetinde oluşturduğu beş ödül arasında yer almıyor. Ödül, İsveç Merkez Bankasının 1968&#39;de yaptığı bağışla kuruldu. Bu nedenle bazı eleştirmenler ödülü "sahte Nobel" olarak nitelendiriyor.Bununla birlikte ödülün sahibi, fizik ve kimya dallarındaki Nobel ödüllerinde olduğu gibi İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından aynı seçim süreci izlenerek belirleniyor.Geçen yıl ekonomi ödülü, teknolojinin ekonomik büyümeyi nasıl yönlendirdiği ve etkilediği üzerine araştırmaları nedeniyle ABD-İsrail vatandaşı Joel Mokyr, Fransız Philippe Aghion ve Kanadalı Peter Howitt&#39;e verilmişti.Diğer Nobel ödüllerinde olduğu gibi ekonomi ödülü de bir diploma, altın madalya ve 1,2 milyon dolar (yaklaşık 1 milyon euro) tutarında para ödülünden oluşuyor. Ödül sahipleri, Alfred Nobel&#39;in 1896&#39;daki ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık&#39;ta düzenlenecek törenlerde ödüllerini alacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 12 Oct 2026 06:08:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB savunma harcamalarını azaltmaya gidiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ab-savunma-harcamalarini-azaltmaya-gidiyor-6349/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ab-savunma-harcamalarini-azaltmaya-gidiyor-6349/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DC100F-FB62C2-767661-7830E5-31C14D-BD747F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa ülkeleri arasında 2028-2034 dönemine ait bütçenin tutarı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar sürerken AB Konseyi&#39;nin dönem başkanı İrlanda, belgeye ilişkin önerilerini açıkladı. Almanya ve müttefikleri önemli harcama kesintileri için baskı yaparken, diğer ülkelerse bireysel&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DC100F-FB62C2-767661-7830E5-31C14D-BD747F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa ülkeleri arasında 2028-2034 dönemine ait bütçenin tutarı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar sürerken AB Konseyi&#39;nin dönem başkanı İrlanda, belgeye ilişkin önerilerini açıkladı. Almanya ve müttefikleri önemli harcama kesintileri için baskı yaparken, diğer ülkelerse bireysel programlarda kesinti yapılmasına karşı çıkıyor.Sputnik'in incelediği, Avrupa&#39;da görüşülecek olan yeni belgeye göre AB, önümüzdeki yedi yıllık bütçede savunma, güvenlik ve uzay programlarına ayrılan finansmanı yaklaşık olarak 17 milyar euro, askeri birliklerin transferi de dahil olmak üzere askeri hareketlilik harcamalarını ise en az 2 milyar euro azaltmayı planlıyor.Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yardım finansmanının 15 milyar euro kesintiye uğrayabilecek.Toplam bütçenin neredeyse 160 milyar euroluk kesintiye gidilmesi önerilen belgeye göre, Ukrayna&#39;ya verilen 100 milyar euro tutarındaki desteğinse etkilenmesi beklenmiyor.Belge taslak niteliğinde olup, 15-16 Ekim&#39;de düzenlenecek zirvede AB liderleri tarafından tartışılacak.AB son yıllarda doğu kanadına asker ve teçhizat transferi de dahil olmak üzere kendi savunma kapasitesini güçlendirme ve askeri hareketliliği hızlandırma ihtiyacını dile getiriyor. Aynı zamanda yeni bütçe taslağı şaşırtıcı bir şekilde Avrupa Komisyonu&#39;nun ilk önerileriyle kıyasla bazı programların finansmanında azalma öngörüyor. Aynı zamanda Ukrayna&#39;ya sağlanan fonun önümüzdeki yedi yıl boyunca yaklaşık 100 milyar euro düzeyinde aynı seviyede kalması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 11 Oct 2026 10:06:59 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gençlerin öfkesi Fransa'da cumhurbaşkanlığı yarışını etkileyebilir mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/genclerin-ofkesi-fransada-cumhurbaskanligi-yarisini-etkileyebilir-mi-1501/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/genclerin-ofkesi-fransada-cumhurbaskanligi-yarisini-etkileyebilir-mi-1501/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_345CB0-2C0B50-51FCB9-AED2AF-B35702-D84B68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;daki öğrenci protestoları üçüncü haftasına girerken, hareketin sönümlenecek mi yoksa daha geniş bir toplumsal dalgaya mı dönüşeceği sorusu ağırlık kazanıyor.Eylül ortasında Paris banliyölerinde başlayıp ülke geneline yayılan okul blokajları ve gösteriler, perşembe&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_345CB0-2C0B50-51FCB9-AED2AF-B35702-D84B68.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;daki öğrenci protestoları üçüncü haftasına girerken, hareketin sönümlenecek mi yoksa daha geniş bir toplumsal dalgaya mı dönüşeceği sorusu ağırlık kazanıyor.Eylül ortasında Paris banliyölerinde başlayıp ülke geneline yayılan okul blokajları ve gösteriler, perşembe günü Bastille Meydanı&#39;ndaki sütuna tırmanan öğrencilerin görüntüleriyle küresel bir yankı uyandırdı.Fransız Devrimi&#39;nin dönüm noktalarından olan tarihi hapishanenin bulunduğu bu sembolik meydandaki görüntüler, protestoların taşıdığı tarihsel ağırlığı da gözler önüne serdi.Yıkıldıktan sonra sıradan vatandaşın otoriteye karşı zaferinin simgesi haline gelen Bastille&#39;deki o anları, radikal solcu Jean-Luc Mélenchon X&#39;te &#34;Bastille yeniden alındı&#34; diye nitelendirdi.Uzun ders saatleri, tıklık tıkış sınıflar, dökülen okullar ve öğretmen açığı nedeniyle Fransız öğrencilerin başlattığı isyan dalgası, Belçika ve İtalya&#39;daki gençleri de sokağa çekerek Avrupalı öğrencilerin ortak öfkesine dönüştü.Öğrenci hareketi daha geniş bir dalgaya dönüşebilir mi?Öğrenci ve işçi sendikalarının desteğiyle yeni bir protesto dalgası 13 Ekim Salı günü için planlanırken, geçim krizi ve tırmanan akaryakıt fiyatlarına karşı 17 Ekim&#39;de ayrı bir gösteri daha düzenlenecek.17 Ekim&#39;deki eylemin, 2018&#39;de akaryakıt vergilerine tepki olarak doğan &#39;Sarı Yelekliler&#39; hareketini tetikleyebileceği konuşuluyor. Hatırlanacağı üzere Sarı Yelekliler, aylarca kavşakları ve otoyolları kapatarak polisle sert çatışmalara sahne olan haftalık protestolar düzenlemişti.Öğrenci protestolarının daha geniş bir toplumsal huzursuzluk dalgasıyla birleşmesi durumunda Fransa, 1968 Mayısı'nı hatırlatan sahnelerle karşı karşıya kalabilir. Son haftalarda birçok öğrenci, öğrenci protestolarının ülke çapında genel greve dönüştüğü bu tarihi eylemlere atıfta bulunan pankartlar taşıyor.O dönemde milyonlarca işçi gösterilere katılmış, ülke adeta kilitlenmiş, ancak bu süreç önemli ücret müzakerelerini de tetiklemişti. Hareket aynı zamanda bir siyasi krize yol açmış, dönemin Cumhurbaşkanı General de Gaulle, Ulusal Meclis'i feshederek Haziran 1968'de erken genel seçim çağrısı yapmış ve destekçileri mecliste çoğunluğu elde etmişti.Her şeye rağmen 1968 Mayısı, savaş sonrası katı toplumsal hiyerarşileri sarsarak Fransa'da silinmez bir iz bıraktı. Gösteriler, sivil, öğrenci ve işçi haklarının ilerlemesine katkı sundu ve kitlesel protesto geleneğini ülkenin siyasi kimliğinin kalıcı bir parçası haline getirdi.Fransa'da gergin siyasi arka planBugün Fransa'nın azınlık hükümeti, 2027 bütçesi için parlamentodan destek almakta zorlanıyor, muhalefet partileri öngörülen tasarruf önlemlerine direniyor. Kamu maliyesi üzerindeki baskı artarken hükümet, 2026 için kamu açığının GSYH'nin yüzde 5,4'üne ulaşacağını ve bunun avro bölgesindeki en yüksek oranlardan biri olacağını öngörüyor.Büyük ölçüde yüksek akaryakıt ve enerji fiyatlarının körüklediği derinleşen hayat pahalılığı krizi, kamuoyundaki hoşnutsuzluğu şiddetlendirdi. Hanehalkı üzerindeki ekonomik baskı, son derece parçalı bir siyasi tabloda, ülkenin cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı aydan az kalmışken toplumsal gerilimleri tırmandırıyor.Kamuoyu araştırma şirketi Ifop'un 25-29 Eylül tarihleri arasında yaptığı ankete göre, aşırı sağ Ulusal Birlik Partisi'nin lideri Marine Le Pen (yüzde 35) ilk tur niyet oylarında önde giderken, onu Edouard Philippe (yüzde 15) ve Jean-Luc Mélenchon (yüzde 14) izliyor. Bu projeksiyona göre ikinci tur Le Pen ile Philippe arasında geçecek. Diğer tahminler ise ikinci turda Le Pen ile Mélenchon'un karşı karşıya gelebileceğini öne sürüyor.Sönümlenme belirtisi göstermeyen bir hareketMilli Eğitim Bakanı Édouard Geffray'in perşembe günü, öğretmen açığı yaşayan okullara ülke çapında 3 bin yedek öğretmen görevlendirileceğini açıklamasına rağmen, kamuoyundaki öfke dinmek bilmiyor. Geffray, önlemin 2026 bütçesinde "on milyonlarca avroya" mal olacağını söyledi.Sendikalar, planı geçici bir pansuman olmakla eleştirerek, mevcut yedek öğretmenlerin branş ve coğrafi dağılımının okulların ihtiyaçlarıyla uyuşmayabileceği uyarısında bulundu. Uygun yedek bulunamadığı durumlarda dersler yine boş geçebilecek; bazı yedekler ise uygun kadro açılana dek destek görevlerine yönlendirilebilecek.Ulusal ortaöğretim ve yükseköğretim sendikası SNALC'ın başkanı ve öğretmen Jean-Rémi Girard, Euronews'e yaptığı açıklamada, ortaya atılan rakamın ayrıntılarına dikkatle bakılması gerektiğini, aksi halde kamuoyunun yanıltılabileceğini vurguladı.Öğrenciler, en başından beri, sistemin bir 'kriz' içinde olduğunu söyleyen öğretmen sendikaları tarafından destekleniyor.Girard, öğretmen devamsızlıklarını telafi etmenin giderek zorlaştığını, Fransız sınıflarının Avrupa'nın en kalabalıkları arasında yer aldığını, sıcak hava dalgalarında sınıfların yeterince donanımlı olmadığını hatırlatarak, bunların eğitim çalışanlarının zaten yakından bildiği sorunlar olduğunu belirtti.Başlangıç noktasının, eğitim sisteminin uzun süredir devam eden yapısal bir krizin içinde olduğu tespiti olduğunu söyledi.Fransa'daki büyük işçi konfederasyonları da öğrencilere omuz veriyor. Perşembe günkü protestoların ardından ülkenin en büyük sendikalarından CGT, bazıları öğrenci hareketinden bağımsız çok sayıda eyleme dikkat çekerek 'Mücadeleler çoğalıyor, güç dengesi değişiyor' mesajını paylaştı.Fransa'daki geçmiş öğrenci hareketleriyle paralelliklerSciences Po Paris'te sosyoloji ve siyaset bilimi profesörü Paolo Stuppia, Mayıs 1968 dahil olmak üzere pek çok toplumsal hareketi örnek göstererek, mevcut gösterilerle Fransa'nın geçmiş protesto dalgaları arasında paralellikler kuruyor.Stuppia, banliyölerdeki öğrencilerin kendilerine özgü talepler etrafında örgütlenmesinin yeni olmadığını, bu taleplerin ardından şehir merkezine daha yakın liselere de yayıldığını hatırlattı.Ona göre bu kez, özel okullardaki öğrencilerin de blokajlara katılması, öğrenci hareketleri açısından yeni bir eşik. Gözlemciler ayrıca, muhafazakâr bir öğrenci kitlesine sahip olduğu düşünülen Université Paris-Panthéon-Assas öğrencilerinin Perşembe günü bir blokaj eylemi düzenlemesine de şaşırdı.Bununla birlikte Stuppia, Fransa'da yaklaşan ara tatilin hareketin ivmesini sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.İki haftalık okul tatili araya girdiğinde, her şey askıya alındığı için sonradan aynı hareketi yeniden ayağa kaldırmanın zorlaştığını dile getirdi.Gösterilerin büyük kısmı barışçıl geçse de bazı eylemler, kenarda süren taşkınlıklar ve güvenlik güçleriyle çatışmalarla gölgelendi. Adalet Bakanlığı'nın cuma günü paylaştığı verilere göre, hareketin başından bu yana 6 bin 877 kişi gözaltına alındı; bunların yüzde 86'sını reşit olmayanlar oluşturuyor.Tutuklama sayısı, 2018'deki sarı yelekliler hareketinin ilk haftalarında gözaltına alınan 4 bin 596 kişiyle karşılaştırıldığında dikkat çekici boyutta.Hak örgütleri, öğrencilerin uğradığı ağır yaralanmaların ardından polis şiddetini kınadı.Kamuoyunun öfkesi, polis ses bombası nedeniyle sol elini kaybeden 15 yaşındaki bir lise öğrencisi, plastik mermiyle kısmen görme yetisini yitiren 16 yaşındaki bir genç ve gaz bombası kapsülüyle çenesi kırılıp çok sayıda dişi kopan 14 yaşındaki çocuk gibi vakalar etrafında büyüdü. Fransız polisinin disiplin birimi bu olaylarla ilgili toplam 24 iç soruşturma yürütüyor.Bir Birleşmiş Milletler sözcüsü cuma günü yaptığı açıklamada, Fransa'daki durumdan endişe duyduklarını belirterek, gösterilerin barışçıl kalması ve güç kullanımının orantılı olması çağrısında bulundu.Yetkililere göre, bu arada protestoların başlangıcından bu yana 761 polis ve jandarma yaralandı. Ülke genelinde çok sayıda okul binası zarar gördü, yakıldı ya da yağmalandı. Bazı gösterilerde ise eylemlere dışarıdan gelen grupların karıştığı bildirildi.Stuppia'ya göre, son haftalardaki polis baskısının seviyesi, 1968 Mayısı'ndan bu yana görülmemiş boyutlara ulaştı.CY Cergy Paris Üniversitesi'nde sosyolog olan ve Paolo Stuppia ile birlikte 'Gençliğin Jeopolitiği: Katılım ve (e)Mobilizasyon' kitabının ortak yazarı Valérie Becquet'ye göre, polis şiddeti yetişkinlerin de harekete katılmasını teşvik etti.Becquet, yetişkinlerin – sendikalar ve veliler – öğrencilerle yan yana yürüdüğünü, aynı zamanda şiddet ve olası insan hakları ihlalleri karşısında avukatlar ve yargıçlarla temasa geçerek müdahil olduklarını anlattı.Öte yandan, protestolara 'tepeden bakıp' onları küçümseyen ya da gayrimeşru sayan bir yetişkin kesiminin de bulunduğunu belirtti.Giderek siyasallaşan protestolarBaşbakan Sebastien Lecornu, Çarşamba akşamı televizyondan yaptığı konuşmada, yaşanan 'şiddeti, saldırıya uğrayan öğrencileri ve personeli, yaralanan polis ve jandarmaları, yakılan ya da tahrip edilen okulları, kaybedilen binlerce ders saatini, bir de üstüne tehdit ve hakaretleri' kınadı.Lecornu, 'bu öfkeyi kendi seçim kavgası için kullanan siyasi liderleri' hedef aldı. Fransa, nisan ayında cumhurbaşkanını seçecek. Lecornu, 'Fransız gençliğinin güvenliğiyle oynayamayız' dedi.Hükümet, sağ ve aşırı sağ muhalefet partileriyle birlikte, Mélenchon ve Boyun Eğmeyen Fransa hareketini gençleri siyasi çıkar için manipüle etmekle suçluyor. Mélenchon ise partisinin harekete destek verdiğini, ancak protestoları örgütlemediğini ve barışçıl kalmasını istediğini savunuyor.5 Ekim'deki gösteriler öncesinde radikal sol Boyun Eğmeyen Fransa hareketi, 'öğrenci, lise, sendika ve meslek örgütlerinin' ülke çapında ortaklaşmasından övgüyle söz etti.Becquet'ye göre, bazı siyasi liderler öğrenci hareketini 'araçsallaştırmakla' suçlansa da, genel olarak lise öğrencileri gerçek siyasi destek ile hareketi sömürme girişimlerini birbirinden ayırt edebiliyor.Bazı aktörlerin harekete özel bir ilgi duymadığını, kimilerinin solda dururken kimilerinin de 'bu durum işimize yarayabilir' diye düşündüğünü söyledi.Becquet, gençlerin görmezden gelinme ve sürekli eleştirilme biçimlerinin, siyasi aracılar için zemin hazırladığını vurguladı.Protestoların, okullardaki koşullara duyulan tepkinin, Fransız toplumundaki daha derin eşitsizliklere yönelik öfkeyi yansıtması nedeniyle daha geniş bir toplumsal harekete dönüşebileceği uyarısında bulundu.Toplumun her düzeyinde eşitsizlikler bulunduğunu, farklı sosyal gruplar arasındaki uçurumun açıldığını belirtti.Artan hayat pahalılığı ve işçi sınıfının zaten uzun çalışma saatleri ve yorucu ulaşım süreleri gibi günlük güçlüklerle boğuştuğu göz önüne alındığında, sosyal eşitsizlikler açısından kritik bir eşiğe gelindiğini söyledi.Öğrenciler protestoları sosyal medyada 'birinci elden' paylaşıyorÖğrenci eylemlerinin ülkeye bu denli hızlı yayılmasında, ilk protestoların düzenlendiği Paris banliyölerinden paylaşılan görüntülerin sosyal medyada viral olmasının payı büyük.Nantes Üniversitesi'nde Bilgi ve İletişim Bilimleri alanında doçent olan Olivier Ertzscheid'e göre sosyal medya, öğrencilerin hem kendi aralarında örgütlenmesini hem de sahadan birinci elden görüntülerle protestoları belgelemelerini sağlıyor.Ertzscheid, sosyal medyanın, olaylar iyi de gitse, kötü de gitse, yaşananları olduğu gibi kayda geçirmeye imkân verdiğini; açılan adli soruşturmalarda bu görüntülerin kanıt olarak ya da en azından hukuki süreçte tamamlayıcı unsur olarak kullanılabileceğini belirtti.Akademisyene göre sosyal medya, protestocular arasında bağ ve ortak kimlik duygusunu da besleyerek hareketin ivmesini artırıyor.Ertzscheid, bunun gençler için grup kimliği inşa etmenin ve sosyal bağlarını – siyasi farkındalıkları ya da en azından yurttaşlık bilinci dahil – ifade etmenin bir yolu olduğunu vurgulayarak, sosyal medya kullanımının bu denli yaygın olduğu bir çağda aidiyet ve etkileşim arzusunun son derece belirleyici olduğunun altını çizdi.Fransa'da ve dünyada gençlerin önemli bir kısmının haberleri ağırlıklı olarak sosyal medyadan takip etmesi nedeniyle bu mecraların, protestoları ve hükümetin tepkisini algılama biçimleri üzerinde de etkisi bulunuyor.Ertzscheid, önümüzdeki haftalarda protestoların nasıl evrileceğine dair 'katı kurallar' olmadığını söyledi.Ne olursa olsun, geleneksel medya ve sosyal ağların yankı odası işlevi göreceğini belirten Ertzscheid, tek başına hiçbir sosyal medya platformunun – ne kadar güçlü olursa olsun – bir hareketi başlatmaya yetmeyeceğini, ancak bu platformların görünürlük sağlama ve öğrencilerin çok hızlı biçimde örgütlenmesine imkân tanıma açısından belirleyici olduğunu ifade etti.Fransa'daki yaklaşan protestolar öncesinde farklı kesimlerin gündemlerinin birbirine yaklaştığını söyleyen Ertzscheid, tüm bu farklı öfke ve hoşnutsuzluk çıkış noktalarının zamanla birleşmesinin mümkün olduğunu, ancak aynı ölçüde, öğrenci hareketinin sönümlenip dağılmasının da ihtimal dahilinde bulunduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 11 Oct 2026 07:22:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Papa 14. Leo, akciğerindeki nodülün alınması için ameliyat olacak]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-14-leo-akcigerindeki-nodulun-alinmasi-icin-ameliyat-olacak-4600/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-14-leo-akcigerindeki-nodulun-alinmasi-icin-ameliyat-olacak-4600/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C61148-BCE466-B7EC22-293DF5-E994E2-270F3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Papa 14. Leo, akciğerinde tespit edilen bir nodülün alınması için önümüzdeki günlerde ameliyat olacağını açıkladı. 71 yaşındaki Papa, nodülün son kontroller sırasında fark edildiğini ve doktorların cerrahi müdahaleyi uygun gördüğünü belirtti.Aziz Petrus Meydanı&#39;nda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C61148-BCE466-B7EC22-293DF5-E994E2-270F3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Papa 14. Leo, akciğerinde tespit edilen bir nodülün alınması için önümüzdeki günlerde ameliyat olacağını açıkladı. 71 yaşındaki Papa, nodülün son kontroller sırasında fark edildiğini ve doktorların cerrahi müdahaleyi uygun gördüğünü belirtti.Aziz Petrus Meydanı&#39;nda pazar günü düzenlenen haftalık dua sırasında konuşan Leo, nodülün erken aşamada tespit edildiğini ve sınırlarının belirgin olduğunu söyledi. Papa, nodülün alınması için ameliyat olmaya karar verdiğini ve işlemin önümüzdeki günler için planlandığını ifade etti.Ameliyatın Roma&#39;daki Gemelli Üniversitesi Hastanesi&#39;nde yapılması bekleniyor. Vatikan Basın Ofisi, müdahalenin haftanın başında gerçekleştirileceğini ve iyileşme sürecinin yaklaşık bir hafta sürmesinin öngörüldüğünü gazetecilere bildirdi.Chicago doğumlu Leo, selefi Papa Francis&#39;in ölümünün ardından 2025 yılında Katolik Kilisesi&#39;nin ruhani lideri seçilmişti.Akciğer nodülü nedir?Amerikan Akciğer Derneği&#39;ne göre akciğer nodülü, göğüs röntgeni veya bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarında tespit edilebilen, akciğerdeki yoğun dokudan oluşan küçük bir oluşumdur.Dernek, akciğer nodüllerinin çoğunun iyi huylu olduğunu, ancak bazılarının kanserli olabileceğini belirtiyor. Nodülün kanser şüphesi taşıması veya kişinin tıbbi geçmişinin kanser riskini artırması durumunda doktorlar, oluşumun niteliğini belirlemek için ek testler isteyebiliyor.Bu incelemeler arasında görüntüleme yöntemleri, nodül veya lenf bezlerinden alınan örneklerin incelendiği biyopsiler ve bazı durumlarda kan testleri bulunuyor.Papa&#39;nın akciğerindeki nodülün niteliğine ilişkin mevcut bilgiler, bunun kanserli olup olmadığını ortaya koymuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 11 Oct 2026 07:14:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyine acil toplantı çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-bm-guvenlik-konseyine-acil-toplanti-cagrisi-1348/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-bm-guvenlik-konseyine-acil-toplanti-cagrisi-1348/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4763C-F8A84F-9E4637-E46794-35CEE3-28EE29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sybiha, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna'nın son günlerde yoğun hava saldırıları altında olduğuna dikkati çekerek, &#34;Ukrayna, Rusya&#39;nın yeni terör dalgasına yanıt olarak BM Güvenlik Konseyinin toplanmasını talep etti.&#34; ifadesini kullandı.Rus ordusunun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4763C-F8A84F-9E4637-E46794-35CEE3-28EE29.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sybiha, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna'nın son günlerde yoğun hava saldırıları altında olduğuna dikkati çekerek, &#34;Ukrayna, Rusya&#39;nın yeni terör dalgasına yanıt olarak BM Güvenlik Konseyinin toplanmasını talep etti.&#34; ifadesini kullandı.Rus ordusunun 7 Ekim'de Priluki şehrine saldırı düzenlediğini, dün de Kramatorsk'ta iki yolcu otobüsünü hedef aldığını kaydeden Sybiha, başkent Kiev'e de saldırılar yapıldığını, bu nedenle son günlerde 78 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 215 kişinin yaralandığını açıkladı.Sybiha, &#34;Savaş alanında herhangi bir sonuç elde etmeyi başaramayan savaş suçlusu (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, Ukrayna&#39;nın sivil halkına yönelik terörü artırıyor.&#34; yorumunda bulundu.Rusya&#39;nın BM Daimi Temsilciliğinin &#34;yasa dışı&#34; olduğunu savunan Sybiha, &#34;Uluslararası toplum, BM Şartı&#39;nın ilkelerine bağlı kalmalı, Rusya&#39;nın eylemlerine somut ve uygun bir yanıt verilmesini sağlamalıdır.&#34; görüşünü paylaştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 09 Oct 2026 09:31:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Polonya'da okullarda 'kanlı cuma' paniği]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyada-okullarda-kanli-cuma-panigi-6774/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyada-okullarda-kanli-cuma-panigi-6774/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ABE399-30AC30-258FF3-8649F9-D36892-FBE564.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'da perşembe günü sosyal medyada okullara yönelik saldırı düzenleneceğine ilişkin iddialar yayıldı. Öğrenciler ve veliler arasında, 9 Ekim Cuma gününü işaret eden ve "Kanlı Cuma" olarak adlandırılan olası saldırılara ilişkin ekran görüntüleri ve ses kayıtları dolaşıma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ABE399-30AC30-258FF3-8649F9-D36892-FBE564.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'da perşembe günü sosyal medyada okullara yönelik saldırı düzenleneceğine ilişkin iddialar yayıldı. Öğrenciler ve veliler arasında, 9 Ekim Cuma gününü işaret eden ve "Kanlı Cuma" olarak adlandırılan olası saldırılara ilişkin ekran görüntüleri ve ses kayıtları dolaşıma girdi. İddialar, Mazovya bölgesindeki okullarda yaşanan bir dizi ciddi saldırının ardından gündeme geldi.Çarşamba günü Ostrołęka kentindeki bir okulda 19 yaşındaki bir kişi, bıçakla dokuz kişiye saldırdı. Ertesi gün Leszczydole-Nowiny'de 15 yaşındaki eski bir öğrenci, üç kişiye saldırdı. Saldırıda yaralanan 37 yaşındaki bir okul çalışanı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.Okullarda polis varlığı artırılıyorArtan endişeler üzerine polis, önleyici güvenlik tedbirlerinin artırılacağını duyurdu. Polonya Ulusal Polis Komutanı Marek Boroń, cuma sabahından itibaren okulların çevresinde daha fazla polis görevlisinin bulunacağını belirterek, uygulamanın hem olası tehditlere karşı önlem almayı hem de endişeleri azaltmayı amaçladığını söyledi.Boroń, Polonya medyasına yaptığı açıklamada, "Bu okulların güvenliğini sağlamak için polis elinden gelen her şeyi yapacak," dedi.Polis devriyelerinin perşembe günü de okul çevrelerinde görev yapmaya başladığını belirten Boroń, ekiplerin okul temsilcileriyle iletişim hâlinde olduğunu kaydetti. Cuma günü polislerin okul müdürleri, öğretmenler ve yerel yönetimlerle koordineli çalışması bekleniyor.Polis komutanı ayrıca öğrencilere ve velilere, planlanan şiddet eylemlerine ilişkin güvenilir bir bilgiye ulaşmaları hâlinde bunu doğrudan öğretmenlere veya güvenlik güçlerine bildirmeleri çağrısında bulundu.Boroń, Ostrołęka'daki saldırının ardından olası tehditlere ilişkin ihbarların sayısında ciddi artış yaşandığını belirterek, doğrulanmamış bilgilerin yayılması konusunda dikkatli olunmasını istedi.Sosyal medyadaki paylaşımlar paniği artırdıEndişelerin büyümesinde, ülkedeki sosyal medya platformlarında hızla yayılan bir videonun etkili olduğu belirtildi.Polonya basınında yer alan haberlere göre videoda, "Kanlı Cuma" adı altında okullara saldırı düzenleneceğine ilişkin iddialar yer aldı. Videonun yayımlanmasından önce içeriğin sahibi, Przasnysz kentinde bir "katliam" yaşanacağını öne sürmüştü.Przasnysz polisi olayla ilgili kısa sürede soruşturma başlattı. Ekipler, videonun muhtemel hazırlayıcısı olduğu değerlendirilen Przasnysz ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki bir şüpheliyi gözaltına aldı.Mazovya polisi tarafından yapılan açıklamada, "Ekipler, internette dolaşıma giren videonun muhtemel hazırlayıcısı olan Przasnysz ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki bir kişiyi gözaltına aldı. Şüpheliyle ilgili işlemler sürüyor" ifadeleri kullanıldı.Bazı bölgelerde okullarda eğitime ara verildiÜlkenin diğer bölgelerinde de endişeye yol açan olaylar yaşandı.Sierpc kentinde, okulda birine zarar vermek istediğini söylediği belirtilen 17 yaşındaki bir kişi polis tarafından gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde iki bıçak bulundu. Olayda öğrenciler ve öğretmenler, gencin davranışlarına ilişkin bilgileri polise bildirerek sürece katkı sağladı.Perşembe günü ayrıca Wyszków yakınlarındaki Leszczydole-Nowiny'de ölümle sonuçlanan bir saldırı meydana geldi.15 yaşındaki eski bir öğrenci, muhtemelen bıçak olan kesici bir aletle okulun bir çalışanına, müdürüne ve bir öğretmene saldırdı. Saldırıda yaralanan 37 yaşındaki okul çalışanı hayatını kaybederken, diğer iki kişi yaralandı.Saldırılar ve güvenlik endişelerinin artması üzerine yetkililer, Wyszków belediyesindeki ilkokullarda cuma günü ders yapılmamasına karar verdi.Bununla birlikte, okulların öğrencilere bakım ve gözetim hizmeti sunmayı sürdürmesi bekleniyor. Yerel basına göre Ciechanów kentindeki tüm liseler ve ortaöğretim kurumları cuma günü uzaktan eğitime geçecek. Pułtusk ilçesindeki okullarda da yüz yüze eğitim yapılmayacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 09 Oct 2026 07:22:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nobel Barış Ödülü insan hakları savunucusu Pillay'a verildi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nobel-baris-odulu-insan-haklari-savunucusu-pillaya-verildi-4347/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nobel-baris-odulu-insan-haklari-savunucusu-pillaya-verildi-4347/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F5D9A3-64834B-F9BE90-4AE317-58E625-F19129.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü&#39;nü açıkladı. Ödülü, barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine yönelik çabaları nedeniyle Birleşmiş Milletler'in (BM) eski İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve Uluslararası Adalet Divanı yargıcı Navanethem &#39;Navi&#39; Pillay&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F5D9A3-64834B-F9BE90-4AE317-58E625-F19129.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü&#39;nü açıkladı. Ödülü, barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine yönelik çabaları nedeniyle Birleşmiş Milletler'in (BM) eski İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve Uluslararası Adalet Divanı yargıcı Navanethem &#39;Navi&#39; Pillay kazandı.Norveç Nobel Komitesi Başkanı Jorgen Watne Frydnes, Güney Afrika doğumlu 85 yaşındaki Pillay'ın barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine yönelik çabaları ile savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla mücadelesi nedeniyle ödüle layık görüldüğünü açıkladı.2025 – María Corina Machado (Venezuela): Venezuelalı Maduro muhalifi neofaşist siyasetçi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro&#39;nun ABD&#39;ye kaçırılması önce defalarca Batılı emperyalistlerin ülkesine askeri müdahalede bulunması çağrıları yaptı. Ödüle layık görüşmesi büyük tepki topladı.2024 – Nihon Hidankyo (Japonya): Hiroşima ve Nagazaki&#39;ye atılan atom bombalarından sağ kurtulanların oluşturduğu kuruluş, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için yürüttüğü çalışmalar nedeniyle ödüllendirildi.2023 – Nergis Muhammedi (İran): İranlı kadın hakları savunucusu, kadınlara yönelik baskılara karşı mücadelesinden dolayı ödülü kazandı.2022 – Ales Bialiatski, Memorial ve Sivil Özgürlükler Merkezi (Belarus, Rusya ve Ukrayna): İnsan hakları ihlallerini, savaş suçlarını ve iktidarların hukuk dışı uygulamalarını belgeleme çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldüler.2021 – Maria Ressa ve Dmitri Muratov (Filipinler ve Rusya): İki gazeteci, ifade özgürlüğünü savunma çabaları nedeniyle ödüllendirildi.2020 – Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP): Açlıkla mücadele, çatışmalardan etkilenen bölgelerde gıda güvenliğinin sağlanması ve açlığın savaşlarda bir silah olarak kullanılmasının önlenmesine yönelik çalışmaları nedeniyle ödülü aldı.2019 – Abiy Ahmed Ali (Etiyopya): Etiyopya Başbakanı, komşu Eritre ile yaklaşık 20 yıl süren çatışma ve düşmanlık dönemini sona erdirmeye yönelik barış girişimleri nedeniyle ödüle layık görüldü.2018 – Denis Mukwege ve Nadia Murad (Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Irak): Kongolu doktor Mukwege ile Ezidi insan hakları savunucusu Murad, savaşlarda cinsel şiddetin silah olarak kullanılmasına karşı mücadeleleri nedeniyle ödüllendirildi.2017 – Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Kampanya (ICAN): Uluslararası sivil toplum ağı, nükleer silahların insani sonuçlarına dikkat çekmesi ve bu silahların uluslararası anlaşmalarla yasaklanması yönündeki çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 09 Oct 2026 06:59:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Berlin'de Elif Eralp'e başbakanlık yolunu açabilecek uzlaşı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/berlinde-elif-eralpe-basbakanlik-yolunu-acabilecek-uzlasi-8045/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/berlinde-elif-eralpe-basbakanlik-yolunu-acabilecek-uzlasi-8045/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_334BC3-25E25C-FCD2E6-58A545-6241CB-7FE152.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Berlin&#39;de 20 Eylül&#39;de düzenlenen eyalet seçimlerinde büyük bir zafer elde eden Sol Parti&#39;nin, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller&#39;le ön görüşmelerin ardından resmî koalisyon görüşmelerine başlamak için mutabık kaldığı kaydedildi.Fransız haber ajansı AFP&#39;nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_334BC3-25E25C-FCD2E6-58A545-6241CB-7FE152.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Berlin&#39;de 20 Eylül&#39;de düzenlenen eyalet seçimlerinde büyük bir zafer elde eden Sol Parti&#39;nin, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller&#39;le ön görüşmelerin ardından resmî koalisyon görüşmelerine başlamak için mutabık kaldığı kaydedildi.Fransız haber ajansı AFP&#39;nin müzakere çevrelerine dayandırdığı habere göre partilerin üst düzey isimlerinin bugün konuyla ilgili resmî bir açıklama yapması bekleniyor.Partilerin temsilcileri daha önce gerçekleştirdikleri üç ön görüşmede, resmî koalisyon görüşmelerine başlamanın koşullarını ele almıştı.Elif Eralp başbakan olabilecek mi?Sol Parti, 20 Eylül&#39;de yapılan Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde oyların yüzde 25,7&#39;sini alarak sandıktan açık farkla birinci parti olarak çıkmış, ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştı. Partinin başbakan adayı Elif Eralp, seçimlerin ardından Yeşiller ve SPD ile koalisyon hükümeti kurmayı hedeflediğini açıklamıştı. Hem bir kent hem de eyalet olan Berlin&#39;de, Belediye Başkanı sıfatıyla yerel hükümetin başında bulunan kişi, diğer eyaletlerdeki başbakanlarla aynı yetkilere sahip oluyor.Alternatif olarak, seçimleri ikinci sırada tamamlayan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Yeşiller ve SPD&#39;nin oluşturacağı bir koalisyon da parlamentoda çoğunluğu sağlayabiliyor.Yeşiller ve SPD&#39;nin eski üst düzey siyasetçileri, &#34;Berlin Çağrısı&#34; başlığıyla yayımladıkları ortak açıklamada, bu alternatifin de değerlendirilmesini talep etmişti.Antisemitizm konusuAlman basınına göre, Berlin&#39;deki ön görüşmelerde antisemitizmle mücadele konusunda da görüş birliğine varıldı.Berlin&#39;de Sol Parti&#39;nin içindeki bazı kesimler, İsrail ve Filistin ile antisemitizm konularındaki tutumları nedeniyle uzun süredir yoğun şekilde eleştiriliyor.&nbsp;SDP ve Yeşiller, &#34;Sol Parti, &#39;antisemitizm sorununu&#39; çözmediği sürece&#34;, koalisyon görüşmelerinin yürütülmeyeceğini açıklamıştı.Eleştirilere karşı çıkan Sol Parti, İsrail&#39;in var olma hakkını ve Yahudi yaşamının korunmasını benimsediklerini vurguluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Oct 2026 17:13:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulgaristan'dan Türkiye ve Romanya ile acil görüşme çağrısı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bulgaristandan-turkiye-ve-romanya-ile-acil-gorusme-cagrisi-9492/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bulgaristandan-turkiye-ve-romanya-ile-acil-gorusme-cagrisi-9492/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_65B20C-B60B43-41CA91-EE882A-EEF35C-8A7F5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, Ulusal Güvenlik Danışma Konseyi&#39;nin deniz güvenliği gündemiyle çarşamba günü düzenlenen olağanüstü toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.Konsey, 6 Ekim&#39;de Karadeniz&#39;de Bulgaristan açıklarında drone saldırıları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_65B20C-B60B43-41CA91-EE882A-EEF35C-8A7F5D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, Ulusal Güvenlik Danışma Konseyi&#39;nin deniz güvenliği gündemiyle çarşamba günü düzenlenen olağanüstü toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.Konsey, 6 Ekim&#39;de Karadeniz&#39;de Bulgaristan açıklarında drone saldırıları sonucu Türk sahipli olduğu söylenen bir geminin batması, bir diğer geminin ise ağır hasar görmesinin ardından gerçekleştirildi. Batan geminin 10 kişilik mürettebatının tamamı hayatını kaybetmişti.Konseyden çıkan karara göre Bulgaristan; Türkiye ve Romanya ile ortak hareket etmek için girişimde bulunacak.Yotova, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;ya karşı yürüttüğü savaşın Karadeniz&#39;deki güvenlik koşullarını ciddi biçimde kötüleştirdiğini söyledi. Ayrıca, Türkiye ve Romanya ile acil görüşmeler yapılması çağrısında bulundu.NATO&#39;dan Karadeniz&#39;deki askeri varlığını artırması istenecekSofia Globe&#39;a göre, toplantıda Bulgar hükümetinin mevcut güvenlik önlemlerini sürdürmesi ve kritik altyapının korunmasına yönelik mevzuat değişikliklerinin değerlendirilmesi kararlaştırıldı.Ayrıca deniz gözetleme kapasitesinin artırılması, keşif ve izleme faaliyetlerinde insansız hava araçlarının kullanılması ve silahlı kuvvetlerin modernizasyonunun hızlandırılması önerildi.Bu kapsamda NATO ve Avrupa Birliği (AB) ile işbirliği içerisinde, insansız hava araçlarını fiziksel olarak etkisiz hale getirebilen sistemlerin tedarik edilmesi de gündeme geldi.Bulgaristan&#39;ın NATO ve AB üyeliğinden kaynaklanan imkanlarını daha etkin kullanması gerektiğini söyleyen Yotova, Karadeniz&#39;in güvenliği için müttefiklerden daha fazla destek talep edilebileceğini belirtti.Yotova, NATO&#39;nun Doğu Kalkanı (Eastern Shield) faaliyetleri kapsamında müttefiklerin Karadeniz güvenliğine katkılarının artırılmasının istenebileceğini de ifade etti.Öneriler arasında hava ve deniz gözetleme araçlarının artırılması, kıyı savunmasının güçlendirilmesi ve ilave anti-drone sistemlerinin konuşlandırılması var.Yotova, bu adımların Montrö Sözleşmesi&#39;ni ihlal etmediğini savundu.Türkiye ve Romanya ile acil görüşme çağrısıToplantıda alınan kararlardan biri de Bulgaristan&#39;ın Türkiye ve Romanya ile acilen görüşmelere başlaması kararı oldu.Yotova, üç ülkenin Karadeniz&#39;deki ticari gemilere yönelik saldırıları durdurmak ve deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak için ortak adımlar atması gerektiğini söyledi.Cumhurbaşkanı, Bulgaristan&#39;ın Karadeniz&#39;e kıyısı bulunan Rusya, Ukrayna, Türkiye, Romanya ve Gürcistan ile birlikte bölgesel güvenlik konusunda uzlaşma sağlanmasında aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.Diğer yandan, üç ülke arasında Karadeniz güvenliği konusunda halihazırda bir askeri işbirliği mekanizması mevcut. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, 2024&#39;te Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu oluşturmuştu.Avrupa Birliği&#39;ne yeni güvenlik mekanizması önerisiBulgaristan, Avrupa Birliği&#39;ne Karadeniz&#39;de serbest ve güvenli seyrüseferi sağlayacak yeni bir çerçeve mekanizma oluşturulmasını da önerecek.AB&#39;nin Karadeniz stratejisinde deniz güvenliğinin temel önceliklerden biri olduğunu hatırlatan Yotova, planlanan Karadeniz güvenlik merkezinin işleyişine ilişkin daha somut adımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Toplantıda ayrıca, Avrupa Birliği Uydu Merkezi&#39;nin tehditleri izleme imkanlarından yararlanılması, çevresel risklerin ortaya çıkması halinde AB Sivil Koruma Mekanizması&#39;nın devreye alınması ve olası ekonomik kayıpların karşılanması önerildi.Bulgaristan&#39;ın konuyu 15-16 Ekim&#39;de düzenlenecek Avrupa Birliği zirvesinde de gündeme getirmesi planlanıyor.Yotova, Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası Denizcilik Örgütü&#39;nden (IMO) Karadeniz&#39;deki olayların teknik ve hukuki açıdan incelenmesi için yardım istenmesini ve bölgede seyrüsefer özgürlüğü ile güvenliğini sağlayacak bir karar alınmasını da öneriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Oct 2026 10:08:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İspanya'da protestoların sembolü Abascal hayatını kaybetti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ispanyada-protestolarin-sembolu-abascal-hayatini-kaybetti-8926/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ispanyada-protestolarin-sembolu-abascal-hayatini-kaybetti-8926/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D165B-A7C8A2-2F7F27-384577-2DE2F4-361D67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İspanya&#39;nın başkenti Madrid&#39;deki evinden zorla tahliye edilmesinin ardından konut krizi protestolarının sembolüne dönüşen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal hastanede hayatını kaybetti.Abascal&#39;a tahliyeye karşı mücadelesinde destek olan kiracılar sendikası, &#34;Maricarmen&#39;in&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D165B-A7C8A2-2F7F27-384577-2DE2F4-361D67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İspanya&#39;nın başkenti Madrid&#39;deki evinden zorla tahliye edilmesinin ardından konut krizi protestolarının sembolüne dönüşen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal hastanede hayatını kaybetti.Abascal&#39;a tahliyeye karşı mücadelesinde destek olan kiracılar sendikası, &#34;Maricarmen&#39;in bugün vefat ettiğini üzüntüyle duyuruyoruz&#34; açıklamasında bulundu.Yaklaşık 70 yıldır yaşadığı evi, bir yatırım şirketi tarafından satın alındıktan sonra yüzde 275 yükselen kirasını ödeyemeyen Abascal, yıllar süren bir anlaşmazlığın ardından 23 Eylül&#39;de evinden zorla tahliye edilmişti. Abascal&#39;ın tahliyesi, büyük öfkeye neden olmuş ve &#34;Bir Maricarmen daha olmasın&#34; sloganıyla kitlesel eylemlere dönüşmüştü.Protestocular Madrid&#39;in Puerta del Sol meydanında çadır kampı kurmuş, eylemler hükümeti kiracıların haklarını güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya itmişti.&#34;Başkaları da haklarını savunabilsin diye savaştım&#34;Abascal, hayatının neredeyse tamamını annesi, babası ve erkek kardeşiyle birlikte yaşadığı bu evde geçirdi. İspanyol El Pais gazetesinin haberine göre,1998&#39;de emekli olmadan önce bir ilaç şirketinin yönetim kurulunda sekreter olarak çalışan Abascal, anne ve babasının da bu evde hayatını kaybettiğini anlatmıştı.Abascal evinden tahliye edilmesinin ardından yaşadığı stres ve kaygı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Hastanedeki yatağından eylemcilere seslendiğinde oldukça zayıf düşmüş olan Abascal, &#34;Evimi savunmayı başaramadım ancak başkaları da hakları olanı savunabilsinler diye savaştım&#34; demişti.Evine dönebilecektiYükselen öfke ve eylemlerin ardından söz konusu daireyi çok daha yüksek bir bedele kira vermek amacıyla yaşlı kadını tahliye ettiren emlak şirketiyle anlaşmaya varılmış ve Abascal&#39;ın evine dönebileceği belirtilmişti. Avukatı sekiz yıllık yeni bir kira kontratının imzalanmaya hazır olduğunu duyurduğunda ise Abascal, evine dönebilecek durumda değildi.Madrid Kiracılar Sendikası, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, &#34;Abascal&#39;ın dönmesini sağlayacak tarihî bir anlaşmaya varılmış olsa da bu çözüm için çok geç kalındığını&#34; kaydetti. Sendika, &#34;Yaşadığı yıpratıcı sürecin ardından ortaya çıkan bu durum tamamen önlenebilirdi&#34; değerlendirmesinde bulundu.Erken seçim kararıKiracıların haklarının artırılması için hükümet tarafından sunulan önlemler ise geçen Cuma günü, parlamentoda sağ partilerin oluşturduğu çoğunluk tarafından reddedildi. Bunun üzerine sosyal demokrat Başbakan Pedro Sanchez 29 Kasım&#39;da erken seçime gidileceğini açıkladı. Sendikalar da 11 Kasım&#39;da ülkenin büyük bölümünde hayatı felç etmesi beklenen bir genel grev çağrısı yaptı.Abascal&#39;ın ölümü, yeni bir öfke dalgasına neden oldu. Yüzlerce gösterici, &#34;Katiller&#34; ve &#34; Bunlar ölüm değil, cinayet&#34; sloganları atarak parlamentoya yürüdü.Puerta del Sol meydanında toplanan göstericiler Abascal için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Zorla tahliye edildiği evinin önünde mumlar yakıldı, çiçekler bırakıldı ve bir anma töreni düzenlendi.Sanchez&#39;den başsağlığı mesajıİspanya Başbakanı Sanchez, Maricarmen Abascal&#39;ın ailesine başsağlığı diledi.X hesabından yaptığı paylaşımda Sanchez, &#34;Maricarmen&#39;in ailesine ve sevdiklerine en derin taziyelerimi iletiyorum&#34; ifadelerini kullanarak Abascal&#39;ın ölümünden üzüntü duyan herkesle dayanışma içinde olduğunu belirtti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Oct 2026 07:58:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kosova'da erken seçimi önlemek için cumhurbaşkanı seçildi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosovada-erken-secimi-onlemek-icin-cumhurbaskani-secildi-795/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosovada-erken-secimi-onlemek-icin-cumhurbaskani-secildi-795/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BA2A8A-F038B8-0C2DFE-2539B4-3D3F30-0EE9E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kosova Meclisi, ekonomist ve akademisyen Justina Shiroka Pula&#39;yı ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçti. Salı gecesi geç saatlerde yapılan oylama, anayasal sürenin dolmasına ve erken seçime gidilmesine kısa süre kala gerçekleşti.120 sandalyeli Meclis&#39;te 81 milletvekilinin oyunu alan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BA2A8A-F038B8-0C2DFE-2539B4-3D3F30-0EE9E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kosova Meclisi, ekonomist ve akademisyen Justina Shiroka Pula&#39;yı ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçti. Salı gecesi geç saatlerde yapılan oylama, anayasal sürenin dolmasına ve erken seçime gidilmesine kısa süre kala gerçekleşti.120 sandalyeli Meclis&#39;te 81 milletvekilinin oyunu alan Shiroka Pula&#39;nın seçilmesi, ülkede 19 aydan uzun süredir devam eden siyasi ve yasama krizinin aşılması açısından önemli bir adım oldu. Kosova bu süreçte iki kez erken parlamento seçimine gitmişti.Shiroka Pula, kısa süre önce Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi başkanlığı görevini yürütüyordu. Kosova&#39;nın savaş sonrası Sırbistan&#39;dan bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana ülkenin üçüncü kadın cumhurbaşkanı oldu.Shiroka Pula, iktidardaki Kendin Karar Al hareketi ile en büyük muhalefet partisi Kosova Demokratik Partisi&#39;nin desteklediği son dakika uzlaşı adayıydı.Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen öncesinde milletvekilleri, Kosova Kurtuluş Ordusu&#39;nun (UÇK) 1998-99 yıllarındaki savaş sırasında işlediği iddia edilen savaş suçlarını soruşturmak ve kovuşturmak üzere Lahey&#39;de kurulan özel mahkemenin yetkilerini sınırlandıran yasayı da kabul etti.Kosova&#39;nın başkenti Priştine&#39;de Meclis çevresinde binlerce kişi, özel mahkemenin yetkilerini sınırlandıracak yasanın kabul edilmesi talebiyle protesto düzenledi.Cumhurbaşkanlığı makamı Kosova&#39;da büyük ölçüde sembolik olsa da cumhurbaşkanı dış politikada önemli bir rol oynuyor ve silahlı kuvvetlerin başkomutanlığını yürütüyor. Yasanın yürürlüğe girmesi için Shiroka Pula&#39;nın da onay vermesi gerekiyor.Shiroka Pula, salı gecesi yemin ettikten sonra yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanlığı görevini &#34;büyük bir onur ve tam bir sorumlulukla&#34; kabul ettiğini söyledi.&#34;Bu görev yalnızca bir kişiye ait değil; vatandaşlarımıza, kurumlarımıza ve birçok kuşağın uğruna fedakarlık yaptığı devlete ait&#34; dedi.Siyasi kriz 19 aydan uzun sürdüShiroka Pula&#39;nın seçilmesi, Lahey merkezli Kosova Özel Daireleri&#39;nin ülkenin eski cumhurbaşkanı Hashim Thaçi&#39;nin de aralarında bulunduğu dört eski UÇK komutanını savaş suçlarından mahkum etmesinin ardından başlayan iki haftadan uzun süreli protestoların ardından geldi.Dört isim 13 ila 25 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.Kosova yönetimi kararları adaletsiz olarak nitelendirirken, Thaçi&#39;nin siyasete girmeden önce liderliğini yaptığı UÇK&#39;nın Sırp baskısına karşı savaştığını savundu. Ülkede hem siyasetçiler hem de halkın bir bölümü, kararların Kosova&#39;nın bağımsızlık mücadelesine zarar vereceği endişesini dile getirdi.Kosova&#39;daki 1998-99 savaşı sırasında çoğunluğu Arnavut olmak üzere 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Çatışmalar sırasında yaklaşık 1 milyon Kosovalı Arnavut da evlerini terk etmek zorunda kaldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Oct 2026 07:50:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Trump'ın çıplak heykeli Avrupa Parlamentosu'nda]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-ciplak-heykeli-avrupa-parlamentosunda-7801/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-ciplak-heykeli-avrupa-parlamentosunda-7801/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96EEB9-8B4E69-7C8B0D-A19EEE-09CA76-7551A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın altın kaplamalı çıplak heykeli Strasbourg&#39;daki Avrupa Parlamentosu&#39;nda sergileniyor.&#34;Turuncu Veba&#34; veya &#34;Adaletsizliğin Kralı&#34; isimleriyle anılan heykel Danimarkalı sanatçı Jens Galschiøt&#39;un eseri.Eser, ABD Başkanı&#39;nı çıplak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96EEB9-8B4E69-7C8B0D-A19EEE-09CA76-7551A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın altın kaplamalı çıplak heykeli Strasbourg&#39;daki Avrupa Parlamentosu&#39;nda sergileniyor.&#34;Turuncu Veba&#34; veya &#34;Adaletsizliğin Kralı&#34; isimleriyle anılan heykel Danimarkalı sanatçı Jens Galschiøt&#39;un eseri.Eser, ABD Başkanı&#39;nı çıplak bir biçimde çok daha kısa boylu bir adamın omuzlarında otururken gösteriyor. Trump, elinde uzun bir golf sopası tutuyor. Heykelin alt kısmında ise &#34;Adaletsizliğin Kralı&#34;nın ağzından şu sözlere yer veriliyor: &#34;Bir adamın sırtında oturuyorum. Adam yükün altında eziliyor. Ona yardım etmek için her şeyi yaparım. Sırtından inmek hariç&hellip;&#34;Sanatçı Galschiøt, Trump&#39;ı iklim değişikliğiyle mücadelede çözümün önündeki en büyük engellerden biri olarak gördüğünü ifade ediyor.Galschiøt, kaidesi dahil yaklaşık 2.5 metre uzunluğunda olan heykelin 23 ayar altınla kaplı olduğunu kaydetti.Danimarkalı milletvekilinden &#34;alınganlık&#34; açıklamasıSanatçı, Avrupa Parlamentosu&#39;nun Danimarkalı solcu milletvekili Per Clausen&#39;in daveti üzerine eserini sergiliyor.Clausen, &#34;Eğer birisi bu heykelin Avrupa Parlamentosu&#39;nda sergilenmesine tahammül edemeyecek kadar alıngansa dünya sahnesinde yeri yoktur&#34; ifadelerini kullandı.Danimarkalı sanatçı Jens Galschiøt ve &#34;Turuncu Veba&#34; adlı eseriTürkiye&#39;de de sergilemeyi planlıyorSalı günü düzenlenen açılışta üzerindeki turuncu örtü kaldırılan heykel, Avrupa Parlamentosu&#39;nun iki binasını birbirine bağlayan en yoğun geçiş noktalarından birinde bulunuyor.Galschiøt bu eseri daha önce Münih Güvenlik Konferansı ve Kasım 2025&#39;te Brezilya&#39;da düzenlenen Birleşmiş Milletler COP30 İklim Konferansı da dahil olmak üzere başka etkinliklerde de sergiledi. Sanatçının, heykeli&nbsp; 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya&#39;da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı&#39;nda da sergilemeyi planladığı belirtiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 08 Oct 2026 07:09:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB'den Ukrayna'ya dron ve füze alımı için 1,24 milyar avro]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abden-ukraynaya-dron-ve-fuze-alimi-icin-124-milyar-avro-3655/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abden-ukraynaya-dron-ve-fuze-alimi-icin-124-milyar-avro-3655/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F26329-FF0367-02649F-DC7614-D776D3-6D86CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AB Komisyonu, Ukrayna&#39;ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisinin savunma bileşeni kapsamında ülkeye yeni ödeme gerçekleştirildiğini açıkladı.Açıklamada, 1,24 milyar avroluk finansmanın Ukraynalı kuruluşlar tarafından üretilen dronlar, dron önleme sistemleri, dron mühimmatı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F26329-FF0367-02649F-DC7614-D776D3-6D86CF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />AB Komisyonu, Ukrayna&#39;ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisinin savunma bileşeni kapsamında ülkeye yeni ödeme gerçekleştirildiğini açıkladı.Açıklamada, 1,24 milyar avroluk finansmanın Ukraynalı kuruluşlar tarafından üretilen dronlar, dron önleme sistemleri, dron mühimmatı ve füzeleri kapsadığı belirtildi.Ukrayna&#39;ya 2026-2027 döneminde sağlanacak 90 milyar avroluk destek kredisinin yaklaşık 60 milyar avrosunun savunmaya, 30 milyar avrosunun ise bütçe desteğine ayrılması öngörülüyor.Bu yıl Ukrayna&#39;nın savunma sanayisi kapasitesini desteklemek amacıyla toplam 28,3 milyar avro ödeme yapılması planlanıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 07 Oct 2026 13:46:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Portekiz'de istilacı bitki yayılıyor, alerji mevsimi uzuyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/portekizde-istilaci-bitki-yayiliyor-alerji-mevsimi-uzuyor-2032/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/portekizde-istilaci-bitki-yayiliyor-alerji-mevsimi-uzuyor-2032/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2913E8-C28059-3F6AA6-B6DE76-E79E88-FEE39C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Onlarca yıl boyunca pampa otu öncelikle süs bitkisi olarak görüldü. Ürettiği büyük püsküller, onu bahçelerde ve son yıllarda ev içi dekoratif düzenlemelerde sık rastlanan bir tür haline getirdi. Ancak birçok kişi için hâlâ göz alıcı bir bitki olan bu tür, Portekiz'de hızla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2913E8-C28059-3F6AA6-B6DE76-E79E88-FEE39C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Onlarca yıl boyunca pampa otu öncelikle süs bitkisi olarak görüldü. Ürettiği büyük püsküller, onu bahçelerde ve son yıllarda ev içi dekoratif düzenlemelerde sık rastlanan bir tür haline getirdi. Ancak birçok kişi için hâlâ göz alıcı bir bitki olan bu tür, Portekiz'de hızla yayılabilen istilacı bir egzotik tür ve sağlık açısından da potansiyel sonuçlar doğurabilecek bir bitkidir.Bilimsel adı Cortaderia selloana olan bu istilacı bitki, 2025 yılında yapılan bir çalışmaya göre (kaynak Portekizce) halihazırda Portekiz anakarasındaki en az 208 belediyede tespit edildi. Ancak gerçek sayı daha yüksek olabilir; çünkü mevcut haritalar sahada halk tarafından yapılan kayıtlara dayanıyor.Türün yayılması özellikle kıyı şeridinde göze çarpıyor. İstilacı bitkiler konusunda uzman olan ve Coimbra Politeknik Üniversitesi Ziraat Yüksek Okulu'nda ders veren biyolog Hélia Marchante, son on yıllarda son derece hızlı bir gelişim yaşandığını anlatıyor. Eskiden tek tük bireylerin görüldüğü alanlar, giderek türün yoğun şekilde kapladığı bölgeler hâline geliyor."Yayılma açısından son derece hızlı bir tür", diye açıklıyor Euronews'e konuşurken. Yangınlar gibi belirli uyarıcılardan faydalanabilen diğer istilacı türlerin aksine, pampa otunun, yani cortaderia'nın son derece etkili bir avantajı var: "Tek ihtiyacı olan şey rüzgâr."Bahçelerden kaçmayı "öğrenen" bir bitkiİstilanın geçmişi, sorunun bugün geldiği boyutu anlamaya yardımcı oluyor. Güney Amerika kökenli olan cortaderia, dünyanın farklı bölgelerine süs bitkisi olarak getirildi. Onlarca yıl boyunca bahçelerde yalnızca dişi bitkilerin bulunması, türün çoğalma kapasitesini büyük ölçüde sınırlamış gibi görünüyor.Hélia Marchante'a göre durum, geçen yüzyılın sonlarında, "neredeyse kesinlikle tesadüfen" polen veren hermafrodit bitkiler getirildiğinde değişti. Dişi bitkilerin döllenmesi, bundan sonra çok büyük miktarlarda tohum üretilmesini mümkün kıldı."O noktadan sonra tek ihtiyacı rüzgâr; çünkü gerisini rüzgâr hallediyor" diye özetliyor araştırmacı.Bu süreç her yıl tekrarlanıyor. Çiçeklenme döneminde, polen üreten bitkiler poleni atmosfere bırakıyor. Dişi bitkilerde, döllenmeden sonra her bir çiçek bir tohuma dönüşebiliyor. Püsküller adeta bir taşıma sistemi gibi işliyor: binlerce küçük tohum rüzgârla taşınıp yeni alanları kolonileştirebiliyor.Yayılma ise yalnızca doğal olaylara bağlı değil. Püskülleri dekorasyon amacıyla taşıyan insanlar, araçlar, giysiler ya da ekipmanlar da farkında olmadan tohumların başka yerlere taşınmasına katkıda bulunabiliyor."Bitkinin taşınması bizzat yayılma potansiyeli taşıyor" diye uyarıyor Hélia Marchante ve püsküllerin evlerin içine götürüldüğü örnekleri de hatırlatıyor.Pampa otu artık manzarada yalnızca dekoratif bir unsur değil. Yerleştiği ekosistemleri değiştirebilen istilacı bir tür aynı zamanda. Tür, tekil bireylerden geniş örtüler hâline geldiğinde öylesine yoğunlaşıyor ki diğer bitkileri dışlayarak onların bu alanlarda hayatta kalmasını imkânsız kılabiliyor.Etkisi fauna üzerinde de hissediliyor; keskin yapraklar ve çok sık kümelenmiş topluluklar, hayvanların bu alanlardan geçişini zorlaştırabiliyor.Daha az görünür etkiler de var. Hélia Marchante'ın aktardığı bazı çalışmalar, türün besin döngülerini değiştirebildiğini ve toprağı ile içinde yaşayan mikroorganizmaları da dönüştürebildiğini gösteriyor.Sorun çevreyle sınırlı değilİstilanın çevresel boyutu sorunun yalnızca bir kısmı. Cortaderia'nın sağlık açısından da sonuçları var.Mário Morais de Almeida, immünoalerjoloji uzmanı doktor ve Dünya Alerji Örgütü başkanı olarak, pampa otunun buğdaygiller ailesine ait olduğunu ve bu nedenle duyarlı kişilerde semptomlara yol açabilecek polen yaydığını anlatıyor."Gerçekten de, bir buğdaygil türü olduğu için, rüzgârın etkisiyle polenlerini atmosfere saçacak ve çok sayıda alerjik belirtiye neden olabilecek" diyor.Sorun, cortaderia'nın polen döneminin yıl içindeki zamanlaması nedeniyle ayrı bir boyut kazanıyor. Portekizlilerin daha çok alışık olduğu buğdaygil polenleri ilkbahar ve yaz başında yoğunken, cortaderia bu maruziyeti yaz sonuna ve sonbahara kadar uzatabiliyor.Alerjik rinit veya alerjik konjonktiviti olan kişilerde bu maruziyet, hapşırma, kaşıntı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, kızarık ve sulanan gözler olarak kendini gösterebiliyor. Astımı olanlarda ise maruziyet solunum semptomlarını ağırlaştırıp daha ciddi krizlere yol açabiliyor."Gerçekten çok, çok büyük miktarlarda polen yayabilen bu ot, bunu yaz boyunca ve sonbahara kadar sürdürebiliyor" diye açıklıyor Mário Morais de Almeida.Doktor, şu anda Portekiz'de pampa otuna bağlanabilecek belirli bir alerji vaka sayısını gösteren özgül epidemiyolojik kanıt bulunmadığının altını çiziyor. Eldeki bilgiler, genel buğdaygil alerjisi verilerine, klinik deneyime ve türün poleninin alerjen kapasitesine dayanıyor."Şu anda doğrudan pampa otuyla ilişkili bir kanıtımız yok" diye netleştiriyor; ancak alerji şikâyetlerinin giderek uzadığına dair bir algı bulunduğunu da ekliyor. Uzman, iklim değişikliği, farklı polen türleri ve atmosferdeki diğer etkenler arasındaki ilişkinin tabloyu daha karmaşık hâle getirdiğine dikkat çekiyor.Rüzgârla yayılma, etkinin bitkinin yakın çevresiyle sınırlı kalmamasına neden oluyor. Hélia Marchante, özellikle güçlü rüzgâr koşullarında tohumların kilometrelerce yol alabileceğini, polenin de yine uzun mesafeler boyunca taşınabildiğini anlatıyor.Bir başka nokta daha var: insanlar, farkında olmadan polenin taşınmasına da yardımcı olabiliyor."Püskülleri çok güzel buldukları için toplayıp boyuyor ve evlerine götürüyorlar" diye anlatıyor biyolog. Bu davranış, tohumların yayılmasına katkıda bulunmanın ötesinde, alerji yapma potansiyeli olan malzemenin evlerin içine taşınmasına da yol açabiliyor.Bu nedenle Mário Morais de Almeida önemli bir uyarıda bulunuyor: püskülleri eve taşımaktan kaçınmak ve bitkiye mümkün olduğunca dokunmamak. Alerjen potansiyelinin yanı sıra, yaprakların kendisi de keskin olduğu için yaralanmalara yol açabiliyor.Doktor, "bitkinin hoş görünen dış görünüşünün" maruziyetle bağlantılı riskleri unutturmaması gerektiğini vurguluyor.Bir yılı daha beklemenin tehlikesiHélia Marchante'a göre en büyük zorluklardan biri zaman faktörü. Bir bitki büyüyüp daha fazla tohum ürettikçe, çevrede yeni bireylerin ortaya çıkma ve istilaya uğrayan alanın genişleme olasılığı da artıyor."Her biri, bir alanda tek başına kalan her bitki, binlerce tohum üreterek gelecek yıl yeni bitkilere dönüşecek" diye açıklıyor ve şunu vurguluyor: "Şimdi harekete geçmemek, gelecek yıl müdahale etmenin çok daha zor, çok daha pahalı ve çok daha güç olacağı anlamına geliyor."Strateji mutlaka mevcut tüm büyük örtüleri tek seferde yok etmeye çalışmak anlamına gelmiyor. Biyolog, bugün işgal edilmiş alanların kenarlarında yer alan, yalnız bireyleri ve küçük kümeleri öncelikle tespit edip ortadan kaldırmayı savunuyor. Amaç, bu odakların ülkede yeni alanların istilası için çıkış noktası hâline gelmesini engellemek.Uzman, türün uzun süredir yerleşmiş olduğu bazı bölgelerde tamamen yok edilmesinin çok daha zor, hatta neredeyse imkânsız olacağına inanıyor. Bu nedenle alternatif, kontrol altına almak ve sürekli müdahale yürütmekten geçiyor."Şu anda bence, tek tek bireylerin oluşturduğu çok sayıda küçük çekirdeğin bulunduğu noktalar sayesinde, önümüzde devasa bir çalışma alanı var" diyor.Müdahale zamanı da en az yöntemin kendisi kadar önemli. Tohumlar saçıldıktan sonra yalnızca püskülleri almak, zaten gerçekleşmiş yayılmayı engellemeden emek harcamak anlamına gelebiliyor."Bu bitkiyi etkili biçimde yok etmek için mutlaka bir zaman aralığı var; mayıs ayından önce, yani o dönem içinde sökülmesi gerekiyor" diye açıklıyor.Ve çok net bir çağrıda bulunuyor: "Ben aslında şunu söylüyorum: kökünden sökün, tamamen sökün, her zaman sökün; istediğimiz bu."Ancak tohumların saçıldığı dönemde yapılacak her müdahale, kontrol amaçlı eylemlerin bizzat yayılmaya katkıda bulunmasını önleyecek şekilde planlanmalı.Yasaklı tür hâlâ ortadan kalkmış değilCortaderia, 2019'dan bu yana ulusal istilacı türler listesinde (kaynak Portekizce) yer alıyor. Mevzuat, diğer hususların yanı sıra, türün bulundurulmasını, dikilmesini, ticaretini ve doğaya bırakılmasını yasaklıyor.Uygulamada ise hâlâ özel bahçelerde, belediye alanlarında, sanayi bölgelerinde, yol kenarlarında ve başka yerlerde örneklerine rastlamak mümkün.Hélia Marchante, türün kontrolünün önündeki engeller arasında mevzuatın yeterince bilinmemesini ve denetim eksikliğini gösteriyor.Bir koordinasyon sorunu da var. Bir belediye, sorumluluğundaki bir bahçeden bitkileri kaldırsa bile, daha sonra özel arazilerde ya da yönetimi başka kurumlara ait altyapılarda yeniden örneklerle karşılaşabiliyor.İstilanın sosyoekonomik bir boyutu da bulunuyor; büyük cortaderia örneklerinin varlığı, özellikle yangın önleme amacıyla bitki örtüsünün temizlenmesi gereken alanlarda, vejetasyon yönetimini daha zor ve maliyetli hâle getiriyor.Bu istilacı türle mücadelede Portekiz, İspanya ve Fransa'dan kurumları bir araya getiren LIFE COOP Cortaderia (kaynak Portekizce) gibi projeler ve kontrol çalışmaları yürüten belediyeler zaten var; ancak araştırmacı, bunların koordineli bir stratejiye bağlanması gerektiğini savunuyor.Doğa ve Ormanların Korunması Enstitüsü (ICNF), 92/2019 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (kaynak Portekizce) uyarınca Cortaderia'nın Kontrolüne İlişkin Ulusal Eylem Planı taslağını hazırladı; ancak planın resmî olarak yayımlanması ve uygulanması gecikmelere takıldı.Biyolog, yakında açıklanması beklenen Egzotik İstilacı Türlerle Mücadele Ulusal Eylem Planı'nın, öncelikleri, sorumlulukları ve müdahale biçimlerini netleştirmesini umuyor.Bu önlemlerin etkili olabilmesi için, planın belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin, mahalle idarelerinin, yol yönetiminden sorumlu kurumların ve hatta bireylerin söküm maliyetlerini karşılamasına imkân tanıyacak finansman mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini savunuyor."Büyük bir cortaderia'yı yerinden sökmek için çoğu zaman mini bir ekskavatör, bir kazıcı makine gerekiyor" diyor ve bazı örneklerin boyutunun, kontrolü herkesin altından kalkamayacağı maliyetli bir operasyon hâline getirdiğini vurguluyor.Cortaderia görenler ne yapabilir?Vatandaşlar için ilk tavsiye, türü ne dikmek ne de taşımak. Bahçesinde cortaderia bulunanların, özellikle büyük bireyler söz konusuysa teknik destek alarak, bitkiyi tamamen sökmeye çalışması öneriliyor.Sokakta örneklerine rastlayanlar da türün dağılımına ilişkin bilginin artmasına katkıda bulunabilir. Hélia Marchante, bir bitkiyi fotoğraflayıp konumunu kaydetmeye imkân tanıyan iNaturalist (kaynak Portekizce) platformunun kullanılmasını tavsiye ediyor. Bu veriler, daha sonra müdahale önceliklerini belirlemek için kullanılan haritaların oluşturulmasına yardımcı oluyor."Onu ortadan kaldırmaya yönelik stratejiler geliştirmek istediğinizde bu bilgiler son derece önemli" diye vurguluyor.Bitki tamamen sökülene kadar, tohumlar saçılmadan önce püsküllerin alınması yayılmayı bir ölçüde sınırlamaya yardımcı olabilir. Ancak bu yalnızca geçici bir önlemdir. "Püskülleri almak sorunu çözmez" diye vurguluyor biyolog. "Amaç her zaman bitkinin tamamını ortadan kaldırmak olmalı."Solunum yolu alerjisi olanlar için Mário Morais de Almeida, polen yoğunluğunun en yüksek olduğu dönemlerde maruziyeti azaltmayı öneriyor. Bazı durumlarda maske ve göz koruyucu kullanmak da yararlı olabilir; elbette alerji tanısı konmuş kişilerin reçeteli ilaçlarını düzenli almaları gerekiyor."Biliyoruz ki sabah erken saatler ve akşamüstü, polen düzeylerinin en yüksek olduğu zamanlar. O hâlde evlerimizi havalandırmaktan kaçınmamız gereken saatler bunlar; aksi hâlde iç mekânı kirletmiş oluruz. Araba kullanırken camları kapalı tutmayı, motosikletle dolaşırken tam kapalı kask tercih etmeyi ve gözlük kullanmayı düşünmeliyiz" diye tavsiye ediyor immünoalerjoloji uzmanı.Doktor, belirli meteorolojik koşullara da dikkat çekiyor. Fırtına dönemlerinde nem, polen tanelerinin parçalanmasını kolaylaştırarak onların daha rahat solunmasına yol açabiliyor; bu da duyarlı kişilerde solunum semptomlarını ağırlaştırabilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 07 Oct 2026 05:15:06 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karadeniz'de İHA saldırısında bir Türk gemisi daha battı, mürettebatı kayıp]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-iha-saldirisinda-bir-turk-gemisi-daha-batti-murettebati-kayip-7857/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-iha-saldirisinda-bir-turk-gemisi-daha-batti-murettebati-kayip-7857/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D08F3-95F387-583A05-405E8D-C770B0-50585F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başbakan Rumen Radev, 6 Ekim&#39;de tahıl taşıyan ikinci bir geminin de Bulgaristan&#39;ın münhasır ekonomik bölgesi içinde vurulduğunu söyledi. Gemideki 18 mürettebat kurtarıldı.5 Ekim&#39;de de Romanya açıklarında Türk sahipli olduğu açıklanan bir yük gemisi batmıştı.Böylelikle&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D08F3-95F387-583A05-405E8D-C770B0-50585F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başbakan Rumen Radev, 6 Ekim&#39;de tahıl taşıyan ikinci bir geminin de Bulgaristan&#39;ın münhasır ekonomik bölgesi içinde vurulduğunu söyledi. Gemideki 18 mürettebat kurtarıldı.5 Ekim&#39;de de Romanya açıklarında Türk sahipli olduğu açıklanan bir yük gemisi batmıştı.Böylelikle son iki günde Karadeniz&#39;de saldırılar sonucu battığı bildirilen gemi sayısı üçe çıktı.Radev, saldırılarda hava ve deniz İHA&#39;larının kullanıldığını ve olayın Bulgaristan&#39;ın doğusundaki Byala kıyı kentinin yaklaşık 112 km açığında, yerel saatle 03.00 civarında meydana geldiğini söyledi.Batmış olan geminin Togo bayrağı taşıdığını belirten Radev, Alfa Watan adlı geminin Türk sahipli bir yük gemisi olduğunu belirtti.Buna göre gemi Romanya&#39;nın Sulina limanına doğru seyrediyordu.Alfa Watan&#39;ın yükünün niteliği ya da gemide kaç kişinin bulunduğu net değil.Konuyla ilgili Türkiye&#39;den resmi bir açıklama gelmedi.Radev&#39;in açıklamasına göre, olay yeri yakınlarında bir Bulgar gemisi bulunuyordu ancak olay yerine ulaştıklarında yalnızca ters dönmüş bir tekne, filikalar ve can yeleklerini gördüler. Kaybolanlara ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları başladı.Başbakan, Bulgar denizcilerin ikinci gemideki mürettebatı kurtardığını, bunlar arasında gemide çıkan yangında yaralanan iki kişinin de bulunduğunu söyledi.Mürettebatın 11&#39;i Türk, yedisi ise Hindistan vatandaşıydı. Able adlı bu gemi Palau bayrağı taşıyor ve tahıl naklediyordu. Açık kaynaklara göre gemi İstanbul istikametinde ilerliyordu.Radev, saldırılarıyı kimin düzenlediğini açıklamadı.Bundan bir gün önce Romanya açıklarında batan yük gemisiyle ilgili Ukrayna Devlet Başkanı Volodemir Zelenskiy, Rusya&#39;yı suçlamıştı.Rusya son dönemde Ukrayna&#39;ya karşı yürüttüğü savaş kapsamında özellikle Karadeniz&#39;in doğu kesiminde saldırılarını yoğunlaştırdı.Moskova&#39;dan konuyla ilgili açıklama gelmedi.Gazetecilere konuşan Radev, &#34;Bulgaristan&#39;ın münhasır ekonomik bölgesi içinde böyle bir saldırı kesinlikle kabul edilemez&#34; dedi.Ukrayna&#39;daki savaşa atıfta bulunarak, &#34;Uzun zamandır savunduğum gibi, bu savaş zamanında durdurulmazsa coğrafi kapsamını genişletmeye ve küresel bir çatışma riski de dahil olmak üzere riskleri artırmaya devam edecektir&#34; dedi.Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de bir açıklama yaparak, &#34;Karadeniz&#39;deki durum giderek daha kaygı verici hale geliyor. Ticari gemiler ve masum mürettebat hedef alınıyor; denizde zaten can kayıpları yaşandı&#34; dedi.&#34;Sivil deniz taşımacılığına yönelik saldırılar kabul edilemez&#34; diye ekledi.Bulgaristan&#39;ın Karadeniz&#39;deki münhasır ekonomik bölgesi 29 bin kilometrekareden biraz daha geniş ve Karadeniz&#39;in toplam büyüklüğünün yaklaşık %6&#39;sını oluşturuyor.Romanya açıklarında batan &#39;Türk sahipli&#39; gemi5 Ekim&#39;de meydana gelen olayada ise, Romanya karasularının dışında Royad Mammadov adlı yük gemisinde meydana gelen yangının ardından iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.Romanya makamları tarafından yapılan açıklamaya göre gemideki mürettebattan 11&#39;i kurtarıldı. Yetkililer yangının sebebini açıklamadı.Reuters&#39;ın geçtiği görüntülerde geminin kısmen battığı görüldü.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy geminin Rusya&#39;ya ait İHA ile vurulduğunu kaydetti.Zelenskiy, saldırıda gemi kaptanının hayatını kaybettiğini ve bir denizcinin kayıp olduğunu söyledi.Zelenskiy, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, &#34;Tarafsız sularda seyreden, mısır yüklü ve Türkiye&#39;ye ait sivil bir gemi iki Rus İHA&#39;sı tarafından vuruldu. Gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşları bulunuyordu&#34; ifadelerini kullandı.Konuyla ilgili Türkiye tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.Reuters haber ajansına göre Rus makamları olayla ilgili henüz açıklama yapmadı.Ancak Rusya Savunma Bakanlığı&#39;nın gün içinde yayımladığı bültende, Rus güçlerinin iki yük gemisini hedef aldığı belirtilmişti.Gemi trafiğini izleyen Vesselfinder&#39;a göre, Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıyan kargo gemisi İtalya&#39;nın Ravenna limanına gidiyordu. Gemi son olarak Ukrayna&#39;nın İzmail limanına uğramıştı.Karadeniz&#39;de son aylarda ticari gemilere yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarında artış yaşanırken, Türk sahipli veya Türk mürettebatın bulunduğu bazı gemiler de saldırılardan etkilendi.Ankara, Karadeniz&#39;de sivil deniz taşımacılığının hedef alınmasından duyduğu &#34;ciddi endişeyi&#34; dile getirerek taraflara seyir güvenliğini sağlayacak acil tedbirler alma çağrısında bulundu.Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eylül ayında yaptığı açıklamada, Karadeniz&#39;de ticari gemiciliğin güvenliğinin sağlanmasına yönelik yeni bir mekanizmanın kurulması gerektiğini söyledi.Erdoğan, &#34;Karadeniz&#39;de tüm ticari ulaşımın güvenliği sadece Türk bayrağı altında hareket eden veya Türk şirketlerince işletilen gemiler için önem arz etmiyor. Gerilimin sivillerin hayatını ve ticari hayatı tehlikeye atacak kadar tırmanmasına müsaade etmemek lazım&#34; dedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Oct 2026 17:02:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'da ilk kez bir eyalet AfD'li meclis başkanı seçti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-ilk-kez-bir-eyalet-afdli-meclis-baskani-secti-8036/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-ilk-kez-bir-eyalet-afdli-meclis-baskani-secti-8036/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5ECDDA-0BB146-5B91F9-DF3314-8B41B3-83FA40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da, 1945&#39;ten sonra ilk kez aşırı sağcı bir siyasetçi eyalet parlamentosu başkanı seçildi.Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, 6 Eylül&#39;de Saksonya-Anhalt&#39;ta açık ara farkla kazandığı seçimlerin ardından bugün eyalet parlamentosu başkanlığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5ECDDA-0BB146-5B91F9-DF3314-8B41B3-83FA40.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da, 1945&#39;ten sonra ilk kez aşırı sağcı bir siyasetçi eyalet parlamentosu başkanı seçildi.Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, 6 Eylül&#39;de Saksonya-Anhalt&#39;ta açık ara farkla kazandığı seçimlerin ardından bugün eyalet parlamentosu başkanlığı için oylama yapıldı.AfD&#39;nin adayı Tobias Rausch, oylamada oy çoğunluğunu elde ederek eyalet parlamentosunun yeni başkanı seçildi.Rausch&#39;un seçilmesine demokrat partilerden kim destek verdi?AfD, yüzde 43,8&#39;lik oy oranıyla galip çıktığı Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosu seçimlerinde 83 sandalyenin 39&#39;unu kazanarak mutlak çoğunluğu az farkla kaçırmıştı.35 yaşındaki Rausch ise bugünkü oylamada, Magdeburg&#39;daki Eyalet Parlamentosu&#39;ndaki oylamada kullanılan 82 oydan 48&#39;ini aldı.Oylama sonucu, Rausch&#39;a AfD&#39;li milletvekillerinin dışında diğer partilerden dokuz milletvekilinin daha oy verdiğini ortaya koyuyor.Beş sandalyeye sahip Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) zaten demokratik partilerin aşırı sağcı partiye ördükleri &#34;güvenlik duvarına&#34; (Brandmauer) karşı olduğunu duyurmuş ve oylama öncesinde de AfD adayına destek verileceğini ilan etmişti.Ancak bugünkü oylamada sadece 29 milletvekili karşı oy kullandı.Oysa Alman iç istihbarat teşkilatı BfV tarafından izlenen aşırı sağcı AfD&#39;nin önemli makamlara seçilmesini engelleme sözü veren ve bu parti ile iş birliğini reddeden partilerin oyu daha fazla.Başbakan Friedrich Merz&#39;in muhafazakâr Hristiyan Demokratları (CDU) ile Sol Parti, Yeşiller ve Sosyal Demokratların (SPD) eyalet parlamentosundaki toplam sandalye sayısı 39.Rausch&#39;un 48 oy almış olması, bu partilerden en az dört milletvekilinin ona oy vermiş olduğu, beş milletvekilinin de karşı oy vermek yerine çekimser kaldığını ortaya koyuyor.Oylama gizli olduğu için hangi partilerin fire verdiği bilinmiyor.Alice Weidel: Harika bir başarı!AfD&#39;nin Eş Başkanı Alice Weidel, Rausch&#39;un parlamento başkanı seçilmesini sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla kutladı.Weidel, paylaşımında &#34;Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu&#39;nun az önce seçilen Başkanı Tobias Rausch&#39;a ve partimizin tarihindeki ilk AfD Eyalet Meclisi Başkanı&#39;na tebrikler. Rausch 48 oy aldı: Bu, AfD grup üyelerinin sayısından 9 fazla. Harika bir başarı!&#34; ifadelerine yer verdi.Rausch &#34;partiler üstü yönetme&#34; sözü verdiAfD&#39;li bir siyasetçinin, partinin 13 yıllık tarihinde ilk kez bir eyalette parlamento başkanı seçilmesi geniş yankı uyandırdı.Rausch, oylama sonrasında yaptığı konuşmada endişeleri gidermeye çalıştı.AfD&#39;li siyasetçi, &#34;Bu görevi bir grup başkanı olarak değil, Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu&#39;nun tamamının başkanı olarak yürüteceğim... Bu sorumluluğun hakkını vermek istiyorum&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Oct 2026 08:16:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karadeniz'de Türk gemisi battı: Ukrayna Rusya'yı suçladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-turk-gemisi-batti-ukrayna-rusyayi-sucladi-5698/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karadenizde-turk-gemisi-batti-ukrayna-rusyayi-sucladi-5698/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2B899-48E639-15BEDF-812796-BBFC5B-EDB196.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz&#39;de mısır taşıyan Royad Mammadov adlı Türk gemisinin iki Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucunda battığını, geminin kaptanının öldüğünü duyurdu.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D2B899-48E639-15BEDF-812796-BBFC5B-EDB196.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz&#39;de mısır taşıyan Royad Mammadov adlı Türk gemisinin iki Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucunda battığını, geminin kaptanının öldüğünü duyurdu.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &#34;Türkiye'ye ait ve mısır taşıyan bir sivil gemiye tarafsız sularda seyrettiği esnada iki Rus insansız hava aracının korkunç bir saldırı gerçekleştirdiğini&#34; kaydetti.Gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşlarının bulunduğunu belirten Zelenskiy, &#34;Şu an itibarıyla maalesef geminin kaptanının hayatını kaybettiğini biliyoruz. Başsağlığı diliyorum. Bir kişinin akıbeti ise hâlâ belirlenmeye çalışılıyor. On bir mürettebat kurtarıldı, bunlardan biri yaralı&#34; bilgisini paylaştı.Ukrayna&#39;nın Karadeniz&#39;de güvenliği sağlamak için defalarca somut adımlar önerdiğini, üçüncü ülkelerden de konuyla ilgili öneriler geldiğini aktaran Volodimir Zelenskiy paylaşımında ayrıca &#34;Ancak Rusya, sürekli olarak terörü ve sivil gemileri batırmayı tercih etmektedir. Küresel gıda güvenliğini yeniden tesis etmek için baskı uygulanması gerekmektedir. Ve bu konuya gerçekten ilgi duyan herkes yardımcı olmalıdır&#34; ifadelerine yer verdi.Romanya: İki kişi hayatını kaybetti139 metre uzunluğundaki Royad Mammadov adlı gemi, Romanya açıklarında, balıkçı limanı Sfantu Gheorghe&#39;nin yaklaşık 30 deniz mili güneyinde alev aldı ve çıkan yangın sonrasında da battı.İlk açıklamayı Romanya yapmıştı. Romanya İçişleri Bakanlığı açıklamasında, &#34;Saat 11.00 civarında, Sahil Güvenliğe Romanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde bulunan bir ticaret gemisinde yangın çıktığı bilgisi ulaştı&#34; denildi.Açıklamada yangının nedenlerine ilişkin bir bilgi paylaşılmazken, gemideki iki mürettebatın hayatını kaybettiği, 11 kişinin ise helikopterlerle kurtarıldığı belirtildi.Romanya Savunma Bakanlığı da olayda bir İHA&#39;nın rol oynayıp oynamadığına dair soruları yanıtsız bıraktı.Romanya Denizcilik İdaresi Sözcüsü Irina Puscasu ise &#34;Mürettebattan üç kişi yaralandı, sekiz kişinin durumu iyi&#34; bilgisini paylaştı.Karadeniz, Rusya-Ukrayna savaşında İHA saldırılarının giderek yoğunlaştığı bir çatışma alanına dönüşüyor.Artan İHA saldırılarında Türk gemileri de hedef alınıyor. Türkiye, defalarca Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılardan duyduğu kaygıyı dile getirerek, taraflara bu saldırılara son verme çağrısını yapmıştı.Türk denizcilik sektörünün çatı kuruluşu IMEAK Deniz Ticaret Odası, geçen ay yaptığı açıklamada, savaşın başlangıcından bu yana Karadeniz&#39;de 226 sivil ve ticari geminin saldırıya uğradığını, bu saldırıların büyük çoğunluğunun bu yıl gerçekleştiğini belirtti.Türkiye, hem Ukrayna&#39;ya hem de Rusya&#39;ya artan İHA saldırılarından duyulan tepkinin iletildiğini duyurmuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#39;nda yaptığı konuşmada bu saldırıların &#34;kabul edilemez&#34; olduğunu söylemişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Oct 2026 06:22:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nobel fizik ve tıp ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nobel-fizik-ve-tip-odulleri-sahiplerini-buldu-5489/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/nobel-fizik-ve-tip-odulleri-sahiplerini-buldu-5489/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_87F7B5-5EB5AA-2B6004-8218DD-4EDD19-A4770D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halzen, Güney Kutbu&#39;ndaki IceCube gözlemevinin geliştirilmesine öncülük etti.Gözlemevi, nötrino adı verilen parçacıkları tespit etmek için ışık sensörleriyle donatılmış bir kilometreküplük Antarktika buzunu kullanıyor. Bu parçacıklar, evrende yaşanan şiddetli ve yüksek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_87F7B5-5EB5AA-2B6004-8218DD-4EDD19-A4770D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Halzen, Güney Kutbu&#39;ndaki IceCube gözlemevinin geliştirilmesine öncülük etti.Gözlemevi, nötrino adı verilen parçacıkları tespit etmek için ışık sensörleriyle donatılmış bir kilometreküplük Antarktika buzunu kullanıyor. Bu parçacıklar, evrende yaşanan şiddetli ve yüksek enerjili süreçlere dair bilgi taşıyor.İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, &#34;Halzen&#39;ın vizyonu ve bilimsel liderliği, IceCube Nötrino Gözlemevi&#39;nin kurulmasında temel rol oynadı&#34; açıklamasını yaptı.Halzen, Güney Kutbu&#39;nda nötrinoları tespit etme fikrini ilk kez 1988&#39;de ortaya koydu.Nobel Fizik Komitesi Başkanı Mark Pearce, &#34;Francis Halzen, bize olağanüstü bir bilimsel araç kazandıran uluslararası araştırmacı ve mühendis ekibine liderlik etti&#34; dedi.&#34;Kararlılığı ve bilimsel vizyonu, yeni bir astronomi türünün önünü açtı.&#34;Nötrinolar, tespit edilmesi çok zor olan atom altı parçacıklar. Güneş, bu parçacıklardan çok büyük miktarlarda üretiyor. Her saniye milyarlarca nötrino, tırnağınız büyüklüğündeki bir alandan hiçbir zarar vermeden geçer.Ancak IceCube, çok daha yüksek enerjili nötrinoları arıyor. Bunlar, Güneş Sistemi&#39;mizin çok ötesindeki uzak galaksilerde yaşanan şiddetli süreçlerde ortaya çıkıyor.Nötrinoları, evrendeki bu temel olayların izini gösteren astronomik haberciler olarak düşünmek mümkün.Gözlemevinde nötrinoların çoğu buzun içinden doğrudan geçip gider. Ancak zaman zaman bir nötrino buzla etkileşime girer ve bunun sonucunda, kendini belli eden bir ışık parlaması yayan parçacıklar oluşur.Nadiren yakalanan bu sinyaller, nötrinoların nereden geldiğine ve onları ortaya çıkaran aşırı koşullara dair ipuçları taşır. Böylece bilim insanları, sıradan teleskoplarla kolayca gözlemlenemeyen yerleri inceleyebilir.Nobel Tıp Ödülü sinir hücrelerinin duyguları nasıl şekillendirdiğini gösteren üç bilim insanına verildiAmerikalı psikiyatrist ve nörolog Karl Deisseroth ile Alman meslektaşları Peter Hegemann ve Georg Nagel, optogenetik alanındaki çalışmaları nedeniyle bu yılın Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü&#39;ne layık görüldüler.Yaptıkları araştırmalar, bilim insanlarının beynin işleyişi hakkında daha fazla bilgi edinmelerine ve insan zihninin nasıl çalıştığını daha iyi anlamalarına yardımcı oldu.Nobel Komitesi tarafından yapılan açıklamada, üçlünün sinirbilimde yeni bir dönemin temellerini atmalarından ve &#34;nörolojik ve psikiyatrik bozukluklarla ilgili belirli anılar, duygular ve davranışların&#34; ardındaki sinir ağlarını ortaya çıkarmalarından övgüyle bahsedildi.Buldukları yöntem, klinik tıp alanındaki araştırmacılar tarafından görme bozukluğu olan kişilerin görme yetisini geri kazandırmak için kullanılıyor.Nobel Komitesi, &#34;Optogenetik, beyne dair anlayışımızı kökten değiştirdi&#34; açıklamasında bulundu.&#34;Her gün, insanlığın büyük gizemlerinden birini, büyüleyici beynimizin nasıl çalıştığını, çözmeye yardımcı olan yeni keşifler getiriyor.&#34;Ödül sahipleri, bu ödülü almanın &#34;olağanüstü&#34; olduğunu ve bu onuru dostlarıyla paylaşmanın bir ayrıcalık olduğunu ifade etti.Bu üç bilim insanı, 12 milyon İsveç kronu (yaklaşık 100 bin dolar) para ödülünü de aralarında paylaşacak.Optogenetik: Sinir hücreleri için moleküler bir anahtarNobel Fizyoloji veya Tıp Komitesi Başkanı Per Svenningsson açıklamasında, &#34;Optogenetik, beyni bir zamanlar yalnızca hayalini kurabildiğimiz bir şekilde haritalandırma fırsatları sunuyor&#34; dedi.Daha önce, duyguların, davranışların ve vücut fonksiyonlarının ardındaki işleyiş bilim insanları için büyük ölçüde bir sırdı.Optogenetik, bilim insanlarının ışık kullanarak hücrelerin elektriksel faaliyetlerini kontrol etmesini sağlayan ve alglerden (su yosunlarından) alınan özel bir protein aracılığıyla beyin yollarını aydınlatma yöntemi.2000&#39;lerin başında Hegemann ve Nagel, benzersiz özelliklere sahip bir alg proteini olan kanal rodopsini (channelrhodopsin) keşfettiler.O tarihten bu yana araştırmacılar, hayvanlardaki sinir hücrelerini ve yollarını inceleyerek bunların işlevlerine dair çok daha fazla bilgi edinme ve keşif yapma imkanı buldular.Araştırmacılar artık ışık kullanarak beyindeki belirli nöral devreleri açıp kapatabiliyorlar. Anıları canlandırabiliyor, duygular oluşturabiliyor, davranışları yönlendirebiliyor ve çeşitli psikiyatrik ve nörolojik bozukluklarda rol oynayan nöron türlerini inceleyebiliyorlar.Nobel Komitesi&#39;ne göre bu yöntem ayrıca, sinir sisteminin kalp ve bağırsak gibi vücudun diğer bölgelerindeki çeşitli hücrelerle nasıl etkileşime girdiğine dair önemli bilgiler sağlıyor.İnsanların görme yetisini geri kazandırmakAraştırmacılar ayrıca optogenetiği tıbbi bir tedavi olarak kullanmaya yönelik &#34;ilk adımları&#34; da attılar.Devam eden klinik çalışmalarda, bilim insanları gözün çubuk ve koni hücrelerini yok eden retinitis pigmentosa hastalığı nedeniyle kör olan kişilerin görme yetisini geri kazandırmak için çalışıyorlar.Gözün hasar görmüş bölgesine özel bir protein yerleştirilmesiyle, kişi ışık yayan özel gözlükler taktığında ve tedavi edici alg proteinlerini aktive ettiğinde kısmen görme yeteneğini geri kazandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 06 Oct 2026 06:11:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bulgaristan'da başlayan orman yangınları Yunanistan'a sıçradı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bulgaristanda-baslayan-orman-yanginlari-yunanistana-sicradi-5191/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bulgaristanda-baslayan-orman-yanginlari-yunanistana-sicradi-5191/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2F49B-AFD03E-DCB80B-A2A3FA-588C07-5D121D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunan basınında yer alan haberlere göre, Yunanistan&#39;a komşu Bulgaristan&#39;da başlayan orman yangını Yunanistan&#39;a sıçradı.Yangın Meriç Bölgesi&#39;ndeki Sofulu ilçesi yakınlarına kadar ulaştı. Kontrol altına alınamayan yangın, Ruşenler Köyü&#39;ne kadar yaklaştı.İtfaiye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2F49B-AFD03E-DCB80B-A2A3FA-588C07-5D121D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunan basınında yer alan haberlere göre, Yunanistan&#39;a komşu Bulgaristan&#39;da başlayan orman yangını Yunanistan&#39;a sıçradı.Yangın Meriç Bölgesi&#39;ndeki Sofulu ilçesi yakınlarına kadar ulaştı. Kontrol altına alınamayan yangın, Ruşenler Köyü&#39;ne kadar yaklaştı.İtfaiye ekiplerinin bölgedeki söndürme çalışmaları ise devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 05 Oct 2026 07:02:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya, Kiev'deki ikinci büyük köprüyü de vurdu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-kievdeki-ikinci-buyuk-kopruyu-de-vurdu-8908/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-kievdeki-ikinci-buyuk-kopruyu-de-vurdu-8908/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CD0551-B4C10D-E310F8-764C03-1B3C4D-D86F5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klitschko&#39;nun açıklamasına göre, 3 Ekim Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırıda iki kişi yaralandı ve Pivnichenyi (Kuzey) Köprüsü&#39;ndeki yol yüzeyi ile üst geçit troleybüs hatları hasar gördü, bu da trafik sıkışıklığına neden oldu.Bu olay, Pivdennyi (Güney) Köprüsü&#39;nün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CD0551-B4C10D-E310F8-764C03-1B3C4D-D86F5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klitschko&#39;nun açıklamasına göre, 3 Ekim Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırıda iki kişi yaralandı ve Pivnichenyi (Kuzey) Köprüsü&#39;ndeki yol yüzeyi ile üst geçit troleybüs hatları hasar gördü, bu da trafik sıkışıklığına neden oldu.Bu olay, Pivdennyi (Güney) Köprüsü&#39;nün bu hafta Rus insansız hava araçları tarafından defalarca vurulmasının ardından yaşandı.Klitschko, &#34;düşman Kiev&#39;i paramparça ediyor&#34; dedi.Rusya, insansız hava araçlarının Ukrayna birliklerinin ve askeri malzemelerin taşınmasında kullanılan iki köprüyü vurduğunu açıkladı. Moskova, bir kez daha diplomatlar da dahil olmak üzere yabancı uyruklu vatandaşları Kiev&#39;i terk etmeye çağırdı.Kiev&#39;de Dinyeper Nehri üzerindeki iki köprü, başkentin batı ve doğu kesimlerini birbirine bağlıyor ve Perşembe gününe kadar herhangi bir saldırıya maruz kalmamışlardı.Rus saldırıları, geniş nehir boyunca karayolu, demiryolu ve troleybüs bağlantılarını kesti. Devam eden insansız hava aracı tehdidi, diğer güzergahlarda da kısıtlamalara yol açarak şehrin yollarında trafik sıkışıklığına neden oldu.Şehrin yaklaşık üç milyon sakininin çoğu, her gün şehir içinde ulaşım için metroya bağımlı. Rusya&#39;nın bu yeni taktiğinin, şehri fiilen ikiye bölebilecek sürekli saldırılara yol açmasından korkuluyor.Teknisyenler, Kiev&#39;deki Pivnichenyi (Kuzey) Köprüsü&#39;nde troleybüs elektrik hatlarını onarıyor.Klitschko Telegram&#39;dan, Pivnichnyi Köprüsü&#39;nün vurulmasının ardından trafiğin tek yönlü kapandığını ve acil servis ekiplerinin olay yerine doğru ilerlediğini duyurdu.Pivdennyi Köprüsü&#39;ne yönelik önceki saldırılar da, Kiev savunma konseyinin Cuma günü bir kriz toplantısı düzenlemesine neden oldu.Uzmanlar, Rus insansız hava araçlarının köprüleri yıkmasının olası olmadığını, ancak tekrarlanan saldırıların köprülerin kapanmasına ve yapılarının zayıflamasına, dolayısıyla kullanılamaz hale gelmesine yol açabileceğini söylüyor.Daha güçlü silahlar köprüleri yıkabilir; bu köprülerden bazılarının, tasarlanma amaçlarından daha ağır trafik taşıdıkları yıllar sonrasında kötü durumda olduğu bildiriliyor.Ukraynalı milletvekillerinin yakın zamanda yaptıkları bir toplantıda Kiev&#39;deki köprülerin durumunu görüştükleri ve herhangi bir köprünün yıkılması durumunda şehrin bağlantısını sağlamak için feribot veya geçici duba köprüleri kullanılmasına yönelik acil durum planları belirledikleri bildirildi.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;nın Rus enerji tesislerine yönelik saldırılarına karşılık verdiğini söyledi. Ancak ilk saldırılar Moskova tarafından düzenlendi.Rusya&#39;nın Pivdennyi Köprüsü&#39;ne düzenlediği insansız hava aracı saldırıları Cuma günü Kiev genelinde büyük trafik sıkışıklıklarına neden oldu.Pivdennyi Köprüsü saldırısından sonra yolcular, patlama nedeniyle oluşan tozun havalandırma sistemi aracılığıyla vagonlarına girdiğini anlattılar.Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Putin&#39;in Ukrayna&#39;ya saldırırken &#34;artık hiçbir kural kalmadığına&#34; karar verdiğini söyledi.Financial Times&#39;a verdiği bir röportajda şunları söyledi: &#34;Ruslar bizi işgal etmeyi başaramadılar. Bu yüzden şimdi kitlesel saldırılar ve toplu katliamlar gerçekleştiriyorlar.&#34;Sözlerine şöyle devam etti: &#34;Köprülerimizi, veri merkezlerimizi, interneti, mobil ağları, hastaneleri, anaokullarını, okulları, üniversiteleri - her şeyi yok etmek istiyorlar. İnsanların şehirlerinden kaçmasını istiyorlar.&#34;Putin Perşembe günü, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;nın ekonomik hedeflerine yönelik saldırılarının, Ukrayna&#39;nın Rusya&#39;nın petrol rafinerilerine ve Karadeniz&#39;deki gemilerine yönelik saldırılarına doğrudan bir yanıt olduğunu ısrarla belirtti.Putin, Valdai dış politika forumunda yaptığı kapsamlı konuşmanın ardından, &#34;Şimdi her yönden &#39;Durun&#39; çağrıları alıyoruz. Ama bunu başlatanlar onlar oldu&#34; dedi.Kremlin lideri, Kiev&#39;in rafineri saldırılarından &#34;bazı sonuçlar aldığını&#34; ve Rusya&#39;nın GSYİH&#39;sının yaklaşık %1&#39;ini kaybettiğini kabul etti. Ukrayna ise Rus petrol altyapısına saldırmaya başlamasının nedeninin, Kremlin&#39;in savaşı finanse etmesine yardımcı olması olduğunu savunuyor.Rusya, Putin&#39;in Şubat 2022&#39;de tam ölçekli bir işgal başlatmasından bu yana her kış Ukrayna&#39;nın enerji altyapısını hedef alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Oct 2026 09:10:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bosna-Hersek'te karmaşık bir devlet sandığa gidiyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bosna-hersekte-karmasik-bir-devlet-sandiga-gidiyor-4114/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bosna-hersekte-karmasik-bir-devlet-sandiga-gidiyor-4114/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A5D7FA-52575F-E95A59-9D5BCB-2AC63B-088213.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bosna-Hersekiçin &#34;karmaşık bir ülke&#34; nitelemesi bazen yetersiz kalıyor. Ülke; ekonomik, idari ve siyasi yetkilerin merkezi devlet ile pek çok alanda özerk hareket eden iki entite, Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti (RS), ayrıca özerk Brcko Bölgesi arasında paylaştırıldığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A5D7FA-52575F-E95A59-9D5BCB-2AC63B-088213.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bosna-Hersekiçin &#34;karmaşık bir ülke&#34; nitelemesi bazen yetersiz kalıyor. Ülke; ekonomik, idari ve siyasi yetkilerin merkezi devlet ile pek çok alanda özerk hareket eden iki entite, Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti (RS), ayrıca özerk Brcko Bölgesi arasında paylaştırıldığı federal bir yapıya sahip.Her iki entite de kendi içinde kantonlara ve belediyelere ayrılıyor. Bosna-Hersek Federasyonu&#39;nda ağırlıklı olarak Boşnaklar ve Hırvatlar, Sırp Cumhuriyeti&#39;nde ise büyük ölçüde Sırplar yaşıyor.Etno-ulusal ilke, ülkenin anayasal ve siyasi düzeninin temelini oluşturuyor. Bosna-Hersek Anayasası, çoğunluğu Müslüman olan Boşnakları, çoğunluğu Ortodoks olan Sırpları ve çoğunluğu Katolik olan Hırvatları eşit haklara sahip &#34;kurucu halklar&#34; olarak kabul ediyor.Bosna-Hersek&#39;te siyasi manzara nasıl?Ülkede bugün yaklaşık 3,1 milyon kişi yaşıyor. Nüfusun neredeyse yarısını Boşnaklar, yüzde 31&#39;ini Sırplar, yüzde 15 kadarını ise Hırvatlar oluşturuyor. Geri kalanlar ya Romanlar ve Yahudiler gibi resmî olarak tanınan 17 azınlıktan birine mensup ya da son nüfus sayımında herhangi bir etnik aidiyet belirtmeyenler.Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça eşit statüde resmî diller olarak kabul ediliyor.Devletin en üst makamında üç üyeli Devlet Başkanlığı Konseyi bulunuyor. Konseyde üç kurucu halkın her birinden bir temsilci yer alıyor. Parlamentonun üst kanadı ile önemli hükûmet görevleri de aynı etnik denge esasına göre paylaştırılıyor.Hem siyasette hem de toplumsal yaşamda bu üç grup arasındaki sıkı oransal dengenin korunması temel önem taşıyor. Ancak bu durum çoğu zaman etnik çıkarların öne çıkmasına ve karar alma süreçlerinin tıkanmasına yol açıyor.Savaşın sonuçlarıÜlkenin karmaşık, anlaşılması güç ve çoğu zaman işlevsiz yapısı 1995 tarihli Dayton Barış Anlaşması&#39;yla ortaya çıktı. Amaç, Yugoslavya&#39;nın dağılmasını izleyen ve üç buçuk yıl süren Bosna Savaşı&#39;nı sona erdirmek, birbirine düşman üç halk arasındaki güç dengesini hukuken güvence altına almaktı.1992-1995 yılları arasında süren savaşta üç halkın silahlı güçleri birbirleriyle çatıştı. Boşnak ve Hırvat tarafları başlangıçta kendi aralarında da savaştı, daha sonra Sırp Cumhuriyeti ordusuna karşı ittifak yaptı. Savaş boyunca komşu ülkeler Sırbistan ve Hırvatistan da çatışmalara aktif biçimde müdahil oldu.Savaş sırasında ülkenin geniş kesimleri harabeye döndü ve çok sayıda savaş suçu işlendi. Bunların arasında başkent Saraybosna&#39;nın yaklaşık dört yıl süren kuşatılması ile Sırp güçlerinin Srebrenitsa&#39;da gerçekleştirdiği soykırım da bulunuyor.Savaşta yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetti. &#34;Etnik temizlik&#34; olarak adlandırılan uygulamalar nedeniyle yaklaşık 2,2 milyon kişi yerinden edildi. Bu insanlar ya ülke içinde başka bölgelere ya da yurt dışına kaçtı.Savaş ancak, başta ABD olmak üzere uluslararası toplumun daha güçlü biçimde devreye girmesinin ardından, ABD&#39;nin Dayton kentindeki askerî üste barış anlaşması yapılmasıyla sona erdirilebildi.Srebrenitsa soykırımının üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen savaşın acısı hâlâ canlıBağımsızlık mı, uluslararası vesayet mi?Bosna-Hersek, Dayton Barış Anlaşması&#39;ndan bu yana uluslararası alanda tartışmasız biçimde tanınan ve Birleşmiş Milletler&#39;de temsil edilen bir devlet olmasına rağmen, bugün fiilen kısmen bağımsız hareket edebiliyor.Bunun en belirgin göstergelerinden biri, uluslararası toplumun kurduğu Bosna-Hersek Yüksek Temsilciliği.Yüksek Temsilci, 1995&#39;ten bu yana Dayton Anlaşması&#39;nın sivil hükümlerinin uygulanmasını denetliyor. Bu görev ve yetkiler Dayton Anlaşması&#39;nın 10 numaralı eki ve Barış Uygulama Konseyi çerçevesinde şekilleniyor.Yüksek Temsilci oldukça geniş yetkilere sahip. Demokratik yollarla seçilmiş yetkilileri görevden alabiliyor, yasa çıkarabiliyor, yeni kurumlar oluşturabiliyor ve demokratik kurumların aldığı kararların önüne geçebiliyor.Bu yetkiler, Aralık 1997&#39;de Bonn&#39;da yapılan Barış Uygulama Konseyi toplantısında kararlaştırıldığı için genellikle &#34;Bonn yetkileri&#34; olarak adlandırılıyor. Yüksek Temsilci, 2002 ile 2011 yılları arasında aynı zamanda Avrupa Birliği&#39;nin Bosna-Hersek Özel Temsilciliği görevini de yürüttü.Bugün bu makamın hâlâ gerekli olup olmadığı yoğun biçimde tartışılıyor. Destekleyenler, Yüksek Temsilci&#39;nin ülkenin birliğinin ve işleyişinin korunması açısından bir güvence olduğunu savunuyor. Eleştirenler ise bu makamın, ülkede demokratik kültürün gelişimini olumsuz etkilediği görüşünde. Onlara göre mevcut düzen, yerel siyasetçileri kendi kararlarının sorumluluğunu üstlenmekten bir ölçüde kurtarıyor.Ayrılıkçı eğilimlerYüksek Temsilcilik makamına en sert eleştiriler Sırp Cumhuriyeti&#39;nden geliyor. Uzun yıllar Sırp entitesinin liderliğini yapan, bugün de RS&#39;nin en etkili siyasetçilerinden olan Milorad Dodik, bu makamı ve Bosna-Hersek devletinin bütünlüğünün korunmasına verilen uluslararası desteği, defalarca dile getirdiği ayrılıkçı hedeflerinin önünde engel olarak görüyor.Dodik, hem Belgrad&#39;dan hem Moskova&#39;dan güçlü destek alıyor. ABD&#39;deki Donald Trump yönetiminden de giderek daha fazla siyasi destek bulan Dodik, Bosna-Hersek devletinden ayrılmaya yönelik farklı senaryoları gündemde tutuyor.Dodik ve RS&#39;nin siyasi elitine göre, Bosna-Hersek son derece merkeziyetçi ve üniter bir yapıya sahip; bu da Sırp halkının özerkliğini ve egemenliğini zedeliyor. Dodik&#39;in ayrılıkçı siyaseti ve RS&#39;deki etkisi bugün Bosna-Hersek siyasetinin başlıca gerilim alanlarından biri olmayı sürdürüyor.Benzer bir rahatsızlık ülkedeki Hırvat siyasi temsilciler arasında da bulunuyor. Ancak ayrılmak Hırvat siyasetçilerin gündeminde yer almıyor. Bunun yerine Saraybosna&#39;daki merkezi hükûmet karşısında daha fazla özerklik elde etmeye çalışıyorlar. Bu kapsamda üçüncü, Hırvatlara ait bir entitenin kurulmasını da talep ediyorlar. Bu planın en önemli müttefiklerinden biri, komşu AB ülkesi Hırvatistan.Milorad Dodik, siyaset yasağına rağmen Sırp Cumhuriyeti&#39;nde etkisini sürdürüyorPerspektif Avrupa BirliğiÜlkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi tıkanıklıktan çıkış yollarından biri olarak Avrupa Birliği&#39;ne yakınlaşma gösteriliyor. Ülkede &#34;Avrupa perspektifi&#34; olarak adlandırılan bu hedefi, resmî olarak bütün önemli siyasi aktörler destekliyor.Bosna-Hersek, 2016 yılında AB üyeliği için başvuruda bulundu. Avrupa Konseyi de Mart 2024&#39;te ülkeyle üyelik müzakerelerinin başlamasına yeşil ışık yaktı. Ancak müzakere çerçevesinin kabulü ve sürecin ilerlemesi, gerekli reformların yapılmasına bağlı.Bunların başında hukukun üstünlüğü, yolsuzlukla mücadele, organize suçların takibi ve devlet kurumlarının işlevselliğinin artırılmasını geliyor.AB, 2007&#39;den bu yana katılım öncesi mali yardım çerçevesinde Bosna-Hersek&#39;i destekliyor. Ülkenin ayrıca, Avrupa Komisyonu&#39;nun Batı Balkanlar&#39;a yönelik Ekonomi ve Yatırım Planı&#39;ndan da yararlanması öngörülüyor. Ancak süregelen ayrılıkçı söylemler ve politikalar nedeniyle Sırp Cumhuriyeti entitesine yönelik bazı altyapı fonları askıya alınmış durumda.Seçimlerde ne değişecek?İşte Bosna-Hersek böyle bir ortamda, 4 Ekim&#39;de genel seçimler için sandık başına gidiyor. Seçmenler üç üyeli Devlet Başkanlığı Konseyi&#39;nin yanı sıra devlet parlamentosunu, Sırp Cumhuriyeti başkanlığı ile meclisini, Bosna-Hersek Federasyonu Parlamentosu&#39;nu ve federasyona bağlı 10 kantonun meclislerini belirleyecek.Merkez Seçim Komisyonu (CIK), seçimlere 75 siyasi parti, 29 koalisyon ve dört bağımsız adayın katılımını onayladı.Seçimlerde ilk kez biyometrik seçmen kimlik doğrulama sistemi, oy pusulası tarayıcıları ve sonuçların elektronik iletimi kullanılacak.Seçmen ve siyasiler neyi tartışıyor?Yarışta Boşnak Demokratik Eylem Partisi (SDA), Sırp Bağımsız Sosyal Demokratlar İttifakı (SNSD) ve Bosna-Hersek Hırvat Demokrat Birliği (HDZ BiH) gibi etnik temelli köklü partilerin yanı sıra Sosyal Demokrat Parti (SDP) gibi Avrupa yanlısı siyasi güçler de öne çıkıyor. Kampanyanın başlıca konuları arasında ekonomik durgunluk, göç, yolsuzlukla mücadele ve AB üyelik süreci bulunuyor.Seçimin temel tartışma alanlarından biri de ülkenin idari yapısı ve merkezi devlet ile entiteler arasındaki yetki paylaşımı. Sırp Cumhuriyeti&#39;ndeki SNSD daha fazla entite özerkliğini ve merkezi kurumların yetkilerinin sınırlandırılmasını savunurken, diğer siyasi aktörler Dayton düzeninin korunması veya devlet kurumlarının güçlendirilmesi yönünde farklı görüşler dile getiriyor.4 Ekim seçimlerinin sonuçları, Bosna-Hersek&#39;in kurumsal yapısının yanı sıra AB&#39;ye entegrasyon sürecini de etkileyebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Oct 2026 07:20:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zara, Nazi toplama kampını çağrıştıran kostümü geri çekti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zara-nazi-toplama-kampini-cagristiran-kostumu-geri-cekti-7607/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/zara-nazi-toplama-kampini-cagristiran-kostumu-geri-cekti-7607/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4B123-296294-A5BCC8-8C067E-458F5F-FA2130.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İspanyol moda devi Zara, Nazi diktatörlüğü döneminde toplama kamplarında tutulan mahkûmların kıyafetlerine benzetilen, çocuklar için tasarlanmış Cadılar Bayramı kostümünü satıştan kaldırdı.Mavi ve beyaz dikey çizgilerden oluşan, bir ceket ve pantolondan meydana gelen kostümün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4B123-296294-A5BCC8-8C067E-458F5F-FA2130.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İspanyol moda devi Zara, Nazi diktatörlüğü döneminde toplama kamplarında tutulan mahkûmların kıyafetlerine benzetilen, çocuklar için tasarlanmış Cadılar Bayramı kostümünü satıştan kaldırdı.Mavi ve beyaz dikey çizgilerden oluşan, bir ceket ve pantolondan meydana gelen kostümün her iki parçası kasıtlı olarak yıpranmış bir görünüm taşıyordu. Üzerinde dikenli tele benzeyen baskılar yer alan kıyafetin kolundaki yamalar da birçok kişiye tutsakların numaralarını çağrıştırdı.İsrailli gazeteci Dov Gil-Har, X hesabından paylaştığı mesajında, &#34;İspanyol moda devi Zara, Avrupa&#39;daki müşterilerini bir kez daha kâbus gibi bir fikirle şoke etti: Nazi toplama kampı tarzında kostüm&#34; ifadelerini kullanarak, söz konusu kıyafete dikkat çekmişti.Zara&#39;dan &#34;yanlış anlaşılma&#34; açıklamasıKostümü internet mağazasından kaldıran Zara&#39;nın basın sözcülüğünden yapılan açıklamada, &#34;Zara, çocuk kostümünün yol açmış olabileceği her türlü yanlış anlaşılmadan duyduğu üzüntüyü belirtir. Kostüm artık ne mağazalarımızda ne de sanal mağazada satışa sunulmaktadır&#34; denildi.Şirket, toplama kampı kıyafetleriyle benzerliğin iç denetimlerde nasıl fark edilmediği sorusunu ise yanıtsız bıraktı.Bu ilk olay değilYaşanan bu olay, Zara&#39;nın Nasyonal Sosyalizm ile ilişkilendirilen ürünlerle gündeme ilk gelişi değil.2014 yılında şirket, sol göğsünde sarı altı köşeli yıldız bulunan mavi-beyaz çizgili bir çocuk gömleğini gelen tepkiler üzerine geri çekmek zorunda kalmıştı. Söz konusu gömlek, Nazilerin Almanya&#39;daki Yahudileri toplum içinde damgalamak amacıyla takmaya zorladığı &#34;Yahudi yıldızı&#34;nı çağrıştırıyordu.2007&#39;de ise Zara mağazalarında çiçek desenlerinin yanı sıra gamalı haçlarla süslenmiş bir bez çanta satışa sunulmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Oct 2026 07:17:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'nın bütçesini tehdit eden dönüşüm: Elektrikli araç]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyanin-butcesini-tehdit-eden-donusum-elektrikli-arac-302/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyanin-butcesini-tehdit-eden-donusum-elektrikli-arac-302/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CCAC88-F2D552-17E66A-C172E0-D92AB3-C7067A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Artan petrol fiyatları, insanlar benzin ve dizelden uzaklaştırıyor&#34; diyor Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü&#39;nden (IfW) vergi ve ulaşım uzmanı Jens Boysen-Hogrefe. DW&#39;nin görüşlerine başvurduğu Boysen-Hogrefe, sözlerini şöyle sürdürüyor:&#34;Yüksek akaryakıt fiyatlarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CCAC88-F2D552-17E66A-C172E0-D92AB3-C7067A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Artan petrol fiyatları, insanlar benzin ve dizelden uzaklaştırıyor&#34; diyor Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü&#39;nden (IfW) vergi ve ulaşım uzmanı Jens Boysen-Hogrefe. DW&#39;nin görüşlerine başvurduğu Boysen-Hogrefe, sözlerini şöyle sürdürüyor:&#34;Yüksek akaryakıt fiyatlarının tetiklediği elektrikli otomobil patlaması, zaten planlanmış olan motorlu araçlardaki dönüşümü erkene çekiyor.&#34;Uluslararası Enerji Ajansı&#39;na (IEA) göre, Avrupa&#39;da elektrikli otomobil satışları bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 30 arttı. Bu alanda öncü Norveç&#39;te yeni tescil edilen binek otomobillerin yüzde 95&#39;i artık elektrikli.IEA&#39;nın 2026 Küresel Görünüm raporuna göre Çin dışındaki Asya-Pasifik ülkelerinde büyüme oranları daha da dikkat çekici: 2025&#39;te satışlar bölgenin bazı kesimlerinde yüzde 80&#39;e, Latin Amerika&#39;da ise yüzde 75&#39;e varan oranlarda arttı.&#34;Fosil yakıta dayalı sistem devlet için kazançlı&#34;Ancak elektrikli otomobil patlaması Berlin&#39;de, özellikle de Maliye Bakanlığında sadece memnuniyet yaratmıyor. Çünkü elektrikli otomobil şarj edilirken enerji vergisi alınmıyor, yalnızca düşük miktarda elektrik vergisi ödeniyor.Almanya&#39;da bugüne kadar bir litre dizelden 47,04 cent, bir litre benzinden ise 65,45 cent vergi alınıyor. Buna karbondioksit&nbsp; (CO2) bedeli ve yüzde 19 oranındaki katma değer vergisi de ekleniyor. Alman Otomobil Kulübü ADAC&#39;a göre benzinin litresinin 2,10 euro olduğu durumda vergi ve diğer kamu kesintilerinin payı 1,14 euroyu, yani fiyatın yarısından fazlasını buluyor.Vergi uzmanı Boysen-Hogrefe&#39;ye göre enerji vergileri, kamyon geçiş ücretleri ve CO2 bedeline dayanan mevcut fosil yakıt sistemi devlet açısından oldukça kazançlı.Yollar dolu, devletin kasası da: Fosil yakıta dayalı ulaşım sistemi enerji vergileri ve diğer kesintilerle devlete yüksek gelir sağlıyor.Enerji vergisine vedaBoysen-Hogrefe, &#34;elektrikli otomobile geçiş gerçekleşir ve vergi sisteminde hiçbir şey değişmezse karayolu sisteminin Alman hükümeti için zarar eden bir işe dönüşeceğini&#34; düşünüyor.&nbsp;&nbsp;Söz konusu olan milyarlarca euroluk gelir kaybı: Federal İstatistik Dairesi&#39;nin verilerine göre dizel ve benzinden alınan enerji vergisinden elde edilen gelir, 2016&#39;daki 37 milyar eurodan geçen yıl 33 milyar euroya geriledi.Federal Alman Dijitalleşme ve Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Bilimsel Danışma Kurulu&#39;nun 2022 yılında yaptığı bir araştırma da gelir kayıplarına dikkat çekmişti. Kurul, enerji vergisi gelirlerinin 2050 yılına kadar beş milyar euroya gerileyeceğini öngörüyor.Beklemek bir seçenek değilSöz konusu raporda, &#34;Motorlu araçlardaki dönüşümün bugüne kadar pek tartışılmayan mali sonuçları var&#34; deniyor ve şu saptama yapılıyor:&#34;Beklenen vergi kayıplarına, örneğin motorlu araçlardaki dönüşümün hayata geçirilmesi için şu anda hâlâ gerekli olan satın alma teşvikleri yoluyla elektrikli araçlara sağlanan yüksek maliyetli destekler de ekleniyor.&#34;Almanya&#39;da elektrikli otomobiller için birkaç bin euroyu bulan satın alma teşviki 2023 sonunda kaldırıldı. Ancak elektrikli otomobiller 2035&#39;e kadar motorlu taşıtlar vergisinden muaf. Ayrıca elektrikli otomobillere yatırım yapan şirketlere vergi avantajları sağlanıyor.Raporu kaleme alan ulaşım uzmanlarının tavsiyesi özetle şöyle:&#34;Gelecekte alınacak önlemlere ilişkin kararın, açığın harekete geçmeyi zorunlu kılacağı noktaya kadar ertelenmesi, seçeneklerin çoğunu ortadan kaldırır. Çünkü bunların hazırlık süreci birden fazla yasama dönemine yayılıyor.&#34;Ancak bilim insanlarının bu uyarıları karşılık bulmadı. Boysen-Hogrefe&#39;ye göre, &#34;Artık mali baskı hızla artabilir. Elektrikli otomobiller kitlesel olarak satın alınmaya devam ederse hükümet buna yalnızca omuz silkerek karşılık veremez&#34;.Elektrikli otomobiller yıllarca teşvik edildi, talep artmaya devam ediyor. Ancak fosil yakıtlardan uzaklaşılması enerji vergisi gelirlerini azaltıyor. Alman hükümeti şimdi bu ikileme çözüm arıyor.Öncü ülkeler: Norveç ve İngiltereDiğer ülkeler bu gelişmeye yeni vergiler getirerek şimdiden karşılık verdi. İngiltere&#39;de Nisan 2028&#39;den itibaren elektrikli otomobillerden yeni bir vergi alınacak. &#34;Electric Vehicle Excise Duty&#34; (eVED - Elektrikli Araç Tüketim Vergisi) kapsamında tamamen elektrikli otomobillerden mil (1,6 kilometre) başına 3 peni (0,35 euro cent), şarj edilebilir hibritlerden ise 1,5 peni alınacak.Yeni Zelanda ve İzlanda&#39;da 2024&#39;ten bu yana elektrikli otomobillerden kilometreye dayalı ücret alınabilmesi için kilometre sayacı yılda bir kez okunuyor. İsviçre&#39;de ise elektrikli otomobil sürücüleri 2030&#39;dan itibaren ödeme yapacak: Ya aracın ağırlığına göre kademelendirilen ve kilometre başına ortalama 5,4 rappen (5,7 euro cent) tutarındaki ücret ya da şarj istasyonundan alınan elektrik için kilovatsaat başına 22,8 rappen vergi ödenecek.Bu alanda öncü Norveç, elektrikli otomobillere yönelik katma değer vergisi muafiyetini bu yıldan itibaren sınırlandırdı. Ayrıca aracın ağırlığına bağlı satın alma veya tescil vergisi ile yol geçiş ücretleri uygulanıyor.İngiltere ve Norveç, elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla azalan vergi gelirlerini yeni vergi ve ücretlerle telafi etmeye çalışıyor.Çözüm otoyol geçiş ücreti mi?Almanya&#39;da da birçok uzman, enerji vergisindeki gelir kaybını telafi etmek ve aynı zamanda araçların yolları ne ölçüde kullandığını daha fazla dikkate almak için binek otomobillere yol geçiş ücreti getirilmesini savunuyor.Münster Üniversitesi&#39;nin kısa süre önce yayımlanan &#34;Motorlu araçlardaki dönüşüm ve karayolu ulaşım vergileri: Öngörüler ve stratejiler&#34; başlıklı araştırmasında, &#34;Önerilen politika seçeneği, kat edilen mesafeye ve trafik yoğunluğuna bağlı bir yol geçiş ücretidir&#34; deniyor.Otoyol geçiş ücreti, elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla azalan enerji vergisi gelirlerini telafi etmek için tartışılan seçeneklerden biri.Bilim insanları &#34;Eğer politikacıların bu adımdan kaçınacağını gerçekçi bir şekilde varsayarsak, vinyet sistemi tavsiye edilir&#34; önerisinde bulunuyor. Bu sistemde sürücüler, yolları kullanmak için belirli süreler üzerinden sabit bir ücret ödüyor ve bunu ön cama yapıştırılan bir etiketle (vinyet) belgeliyor.Peki ya vatandaştan ve siyasetten bu uygulamaya tepki gelirse? Ulaşım uzmanlarının buna da bir cevabı var: &#34;Bu da aşılamayacak siyasi dirençle karşılaşırsa geriye çözüm olarak motorlu taşıtlar vergisinin artırılması kalıyor.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 04 Oct 2026 07:04:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[AB'den sınır dışı merkezlerine yeşil ışık]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abden-sinir-disi-merkezlerine-yesil-isik-3335/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/abden-sinir-disi-merkezlerine-yesil-isik-3335/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E9ECA-D130CC-030274-52629F-0A1F31-EB0390.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;ne (AB) üye ülkelerin içişleri bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerinin kurulmasına da olanak tanıyan, göç kurallarının sertleştirilmesini öngören tasarıyı onayladı.AB Konseyi tarafından, perşembe günü Lüksemburg&#39;da gerçekleştirilen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E9ECA-D130CC-030274-52629F-0A1F31-EB0390.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avrupa Birliği&#39;ne (AB) üye ülkelerin içişleri bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerinin kurulmasına da olanak tanıyan, göç kurallarının sertleştirilmesini öngören tasarıyı onayladı.AB Konseyi tarafından, perşembe günü Lüksemburg&#39;da gerçekleştirilen içişleri bakanları toplantısının ardından yapılan açıklamada, yeni düzenleme ile &#34;AB&#39;de geçerli bir oturma iznine sahip olmayan&#34; kişilerin &#34;daha etkin&#34; sınır dışı edilebileceği belirtildi.Önümüzdeki haftalarda yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeyle AB&#39;den daha fazla sınır dışı etme işleminin önü açılmak isteniyor. Düzenleme sayesinde, AB üyesi ülkelerin Birlik dışındaki üçüncü ülkelerde sınır dışı etme merkezleri kurmasına prensipte izin veriliyor. Buna göre, AB&#39;de oturma izni başvurusu reddedilen ancak kendi ülkelerine geri de gönderilemeyen kişiler bu merkezlere yollanabilecek.Almanya, aylardır Danimarka, Hollanda, Yunanistan ve Avusturya ile birlikte üçüncü ülkelerde sınır dışı etme merkezleri kurma çalışmalarını sürdürüyor.Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt&#39;e göre, yıl sonuna kadar AB dışındaki bir ülkede sınır dışı etme merkezi kurulmasına ilişkin bir anlaşmaya varılabilir.Şu aşamada sınır dışı merkezleri kurulması planlanan çeşitli ülkelerle &#34;ön görüşmelerin&#34; yürütüldüğü bildiriliyor. Bu ülkelerin hangileri olduğu ise açıklanmadı. Bununla birlikte son dönemde olası ülkeler olarak Ruanda ve Uganda sıklıkla gündeme geliyor.AB&#39;yi terk etmeyenlere ağır yaptırımlarKabul edilen düzenleme ayrıca oturma izni bulunmamasına karşın AB&#39;yi terk etmeyi reddedenlere yönelik daha ağır yaptırımlar da öngörüyor. Bu çerçevede gözaltı kararlarının daha kolay alınabilmesi ve giriş yasaklarının daha sistematik biçimde uygulanabilmesi hedefleniyor.Söz konusu düzenleme, Ortak Avrupa İltica Sistemi&#39;nin (CEAS) sertleştirilmesi anlamına geliyor. &#34;Göç ve Sığınma Paktı&#34; adıyla bilinen CEAS reformu Haziran ayında yürürlüğe girmişti.Bu reformun özünde de daha katı, Avrupa&#39;ya giriş ve sığınma kuralları yer alıyor. Aynı zamanda İtalya ve Yunanistan gibi başlıca ülkelerin üzerindeki yükün de hafifletilmesi amaçlanmıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 02 Oct 2026 07:40:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İtalya, okullarda peçeyi yasakladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italya-okullarda-peceyi-yasakladi-6874/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italya-okullarda-peceyi-yasakladi-6874/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1D756-E043B5-1A5A61-A8F2FA-421D24-9C951E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetin hazırladığı ve okullarda yüzü örten peçe kullanımını yasaklayan düzenlemeyi onayladı.Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre öğrenciler bundan böyle burka ve nikapla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1D756-E043B5-1A5A61-A8F2FA-421D24-9C951E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetin hazırladığı ve okullarda yüzü örten peçe kullanımını yasaklayan düzenlemeyi onayladı.Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre öğrenciler bundan böyle burka ve nikapla okula alınmayacak. Ayrıca İtalyanca bilgisi yetersiz yabancı öğrenciler için de kota uygulaması getirildi.Buna göre 2027-2028 eğitim öğretim yılından itibaren tüm eğitim kademelerinin birinci sınıflarında İtalyancası yeterli olmayan yabancı öğrencilerin oranı yüzde 30&#39;u aşamayacak.Kota uygulaması, İtalya vatandaşı olmayan, İtalya&#39;da da doğmamış ve en az iki yıl bir İtalyan anaokuluna gitmemiş çocukları kapsayacak. Ortaokul ve lise düzeyinde ise yabancı öğrencilerin daha önce en az üç yıl İtalya&#39;da eğitim görmüş olması şartı aranacak.Meloni&#39;nin yaz tatilinin ardından açıkladığı ve daha sonra Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen kararname, ivedi şekilde yürürlüğe girebilmesi için olağanüstü kararname olarak çıkarıldı.İtalyan Parlamentosu&#39;nun düzenlemeyi 60 gün içinde yasalaştırması şart. Aksi halde kararname geçerliliğini kaybedecek.Veliler için de kararlar alındıDüzenleme yalnızca öğrencileri değil, velileri de kapsıyor. Okulla iletişimi engelleyecek düzeyde dil sorunu olan yabancı velilerin de İtalyanca kurslarına katılması zorunlu tutulabilecek.Yaklaşık dört yıldır görevde bulunan ve ülkenin savaş sonrası dönemindeki en uzun süre kesintisiz görev yapan başbakanı olan 49 yaşındaki Meloni, iktidara göç karşıtı sert politikalar vaadiyle gelmişti.Önümüzdeki yıl yapılması beklenen seçimler öncesinde anketlerde Meloni&#39;nin partisi Fratelli d&#39;Italia (İtalya&#39;nın Kardeşleri) ilk sırada yer alsa da eski general Roberto Vannacci&#39;nin kurduğu ve daha sert göç politikaları talep eden Futuro Nazionale (Ulusal Gelecek) partisi sağ ittifak üzerindeki baskıyı artırıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 01 Oct 2026 06:31:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İngiliz donanmasında skandal!.. Nöbet stajyere kaldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiliz-donanmasinda-skandal-nobet-stajyere-kaldi-8093/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiliz-donanmasinda-skandal-nobet-stajyere-kaldi-8093/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_12EACB-F77B92-726918-60C2E1-9EF3A3-327D20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;de Kraliyet Donanması&#39;nın Type 23 sınıfı fırkateyni HMS Sutherland&#39;da yaşanan olay, Bulford Askeri Mahkemesi&#39;nde görülen davayla ortaya çıktı.Savcılık, tam yetkili nöbetçi subay Teğmen Samuel Hanney&#39;nin, 3 Nisan 2025 sabahı görevini ihmal ederek henüz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_12EACB-F77B92-726918-60C2E1-9EF3A3-327D20.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;de Kraliyet Donanması&#39;nın Type 23 sınıfı fırkateyni HMS Sutherland&#39;da yaşanan olay, Bulford Askeri Mahkemesi&#39;nde görülen davayla ortaya çıktı.Savcılık, tam yetkili nöbetçi subay Teğmen Samuel Hanney&#39;nin, 3 Nisan 2025 sabahı görevini ihmal ederek henüz eğitim aşamasındaki Teğmen Thomas McNally&#39;yi köprü üstünde yalnız bıraktığını ileri sürdü. Hanney, görevi ihmalkâr biçimde yerine getirmekle suçlanıyor.143 milyon sterlinlik HMS Sutherland denizdeydiOlay sırasında 133 metre uzunluğundaki HMS Sutherland, İngiltere&#39;nin güney kıyısındaki Plymouth&#39;tan Dorset&#39;teki Lyme Bay&#39;e doğru seyrediyordu. Geminin inşa maliyetinin yaklaşık 143 milyon sterlin olduğu belirtiliyor.Savcı Teğmen Komutan Luis Canosa, Hanney&#39;nin geminin köprü üstündeki nöbetçi subayı olduğunu ve görevini gözetimsiz yerine getirebilecek yeterliliğe sahip bulunduğunu söyledi.Savcılığa göre Hanney üç noktada görevini ihmal etti: uygun gözetleme yapmadı, ikinci nöbetçi subayı yeterince denetlemedi ve köprü üstü ekibini etkili biçimde yönetmedi.Bilgisayarın arkasında ne kadar kaldığı tartışılıyorDavanın merkezindeki tartışmalardan biri Hanney&#39;nin görev yerinden ne kadar süreyle ayrıldığı.Mahkemede aktarılan bilgilere göre Hanney, meteorolojik haritalarla ilgili bir görevi tamamlamak için bilgisayar ışığının gece görüşünü etkilemesini önleyen bir perdenin arkasına geçti.Hanney, askeri polise verdiği ifadede burada 14 dakika kaldığını kabul etti. Savcılık ise bilgisayar kayıtlarının sistemin 04.09 ile 04.30 arasında kullanıldığını gösterdiğini ve sürenin 21 dakikaya kadar çıkmış olabileceğini belirtti.Stajyer subay: &#34;Yalnız olduğumu fark ettim ve donup kaldım&#34;O sabah ikinci nöbetçi subay olarak görev yapan Teğmen Thomas McNally ise Hanney&#39;nin daha uzun süre ortadan kaybolduğunu düşündüğünü anlattı.McNally&#39;nin nöbetçi subay yeterliliğini kazanmak için tamamlaması gereken 600 saatlik eğitimin yalnızca 100 saatini tamamladığı ve Hanney&#39;yi görev sırasında gözlemlediği belirtildi.McNally, Hanney&#39;nin iki ayrı coğrafi konum işlemini 30 dakika arayla tamamlaması nedeniyle perdenin arkasında bir saatten fazla kalmış olabileceğini düşündüğünü söyledi. Gemide kimsenin dışarıyı gözetlemediğini fark ettiğini belirten genç subay, durumu tehlikeli bulduğunu ifade etti.Hanney&#39;yi neden uyarmadığı sorulan McNally, çok gergin ve korkmuş olduğunu söyledi. Yalnız kaldığını fark ettiğinde &#34;donup kaldığını&#34; anlatan McNally, daha sonra durumu başka bir mürettebat üyesine bildirdi. Olayın ardından konu geminin kaptanına iletildi.Donanmada kritik sınır: En fazla 5 dakikaMahkemede ifade veren Donanma Seyir Subayı Komutan Thomas Boeckx, nöbetçi subayın köprü üstünde radar gibi araçlardan yararlanabileceğini ve bazı görevleri perdenin arkasında yerine getirebileceğini söyledi.Boeckx&#39;e göre bilgisayar ışığının diğer personelin gece görüşünü bozmaması için bu yöntem kullanılabiliyor. Ancak nöbetçi subayın burada bir seferde yalnızca iki ila üç dakika, en fazla ise beş dakika kalması gerekiyor.Boeckx, olayın değerlendirilmesinin Hanney&#39;nin dışarıyı ne kadar süre gözetlemediğine bağlı olduğunu ve durumun ihmal açısından tamamen &#34;siyah-beyaz&#34; olmadığını da belirtti.14 dakika mı, 21 dakika mı, bir saat mi?Askeri mahkemenin önündeki kritik meselelerden biri bu nedenle Hanney&#39;nin görevinden gerçekte ne kadar süre uzak kaldığının belirlenmesi.Hanney 14 dakika kaldığını söylerken bilgisayar kayıtları 21 dakikalık bir zaman aralığına işaret ediyor. McNally ise bunun bir saate kadar çıkmış olabileceğini düşünüyor.Boeckx&#39;in askeri polise verdiği ve mahkemede okunan değerlendirmesine göre 14 dakikalık ayrılık istemeden gerçekleşmişse durum mesleki yetersizlik olarak değerlendirilebilir ve subayın görevden alınarak yeniden eğitime gönderilmesi gerekebilir. Bunun kasıtlı yapılması halinde ise ihmal olarak değerlendirilebileceği belirtildi.Savcılık ise sürenin 14 veya 21 dakika olmasının sonucu değiştirmediğini ve her iki durumda da nöbetçi subayın görevinden gereğinden uzun süre uzak kaldığını savunuyor.Teğmen Samuel Hanney hakkındaki görevi ihmal davası devam ediyor. Mahkeme henüz suçlamaya ilişkin nihai kararını açıklamadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 30 Sep 2026 09:35:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İtalya'da muhalefet, Meloni'ye karşı birleşebilecek mi?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyada-muhalefet-meloniye-karsi-birlesebilecek-mi-4733/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyada-muhalefet-meloniye-karsi-birlesebilecek-mi-4733/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E70585-D341D4-ECD87B-0C1CE8-EDA5D9-DA9B0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya 2027 sonbaharında yapılması beklenen genel seçime hazırlanırken muhalefetin, Başbakan Giorgia Meloni&#39;ye karşı birleşip birleşemeyeceği sandık sonuçlarının belirleyici unsurlarından biri olacak.Financial Times&#39;ın analizine göre merkez sol muhalefet, Meloni&#39;ye karşı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E70585-D341D4-ECD87B-0C1CE8-EDA5D9-DA9B0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtalya 2027 sonbaharında yapılması beklenen genel seçime hazırlanırken muhalefetin, Başbakan Giorgia Meloni&#39;ye karşı birleşip birleşemeyeceği sandık sonuçlarının belirleyici unsurlarından biri olacak.Financial Times&#39;ın analizine göre merkez sol muhalefet, Meloni&#39;ye karşı daha geniş bir ittifak kurmaya çalışıyor. Ancak parti liderleri arasındaki rekabet, ortak başbakan adayı hakkında yaşanan anlaşmazlık ve Ukrayna meselesiyle ilgili görüş ayrılıkları ittifak görüşmelerini zorlaştırıyor.Analize göre 1 Haziran 2018&#39;den 13 Şubat 2021&#39;e kadar görev yapan eski başbakan Giuseppe Conte merkez sol ittifakın liderliğine hazırlanarak Meloni&#39;ye rakip olmayı planlıyor.Conte, İtalya&#39;nın dış politikasında değişikliğe gidilmesini ve Moskova&#39;ya daha yakın bir tutum benimsenmesini savunuyor.Demokratik Parti&#39;nin (PD) başındaki Elly Schlein ise muhalefet cephesinin liderliğini kendisi üstlenmek istiyor. Partisinin kamuoyu yoklamalarındaki desteği, Conte liderliğindeki 5 Yıldız Hareketi&#39;nin (MS5) yaklaşık iki katı seviyesinde.Haberde, muhalefet partilerinin 2022&#39;deki genel seçimde birleşememesinin Meloni&#39;nin radikal sağcı ittifakının rahat bir zafer kazanmasına katkıda bulunduğuna dikkat çekiliyor.PD&#39;li Lia Quartapelle de muhalefetin birlikte hareket edememesi nedeniyle yönetimin radikal sağcılara kaldığını söylüyor.Diğer yandan Meloni hükümetinin seçim yasası reformu da muhalefet üzerindeki birleşme baskısını artırıyor.Tasarı kapsamında her iki kanatta da birinci olan ve oyların en az yüzde 42&#39;sini alan parti veya ittifaka, Parlamento&#39;da çalışabilir çoğunluk sağlaması amacıyla Temsilciler Meclisi&#39;nde 70, Senato&#39;da 35 ek sandalye verilecek. Bu orana ulaşılamaz veya Temsilciler Meclisi ve Senato&#39;da farklı sonuçlar çıkarsa sistem tamamen nispi temsile göre işleyecek.Meloni ve koalisyon ortakları, tasarının daha istikrarlı yönetimler oluşturulmasını sağlayacağını savunuyor.Muhalefet partileri ise Meloni&#39;nin seçim sistemini kökten değiştirmeye çalıştığını belirterek tasarıya tepki göstermişti.205 sandalyeli Senato&#39;da, 71 &#34;hayır&#34; oyuna karşılık, 113 &#34;evet&#34; oyuyla kabul edilen tasarı için nihai oylamanın ekimin ilk haftasında yapılması bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 30 Sep 2026 07:53:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Putin ordudaki personel sayısını 2 milyon 441 bin 630'a çıkardı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/putin-ordudaki-personel-sayisini-2-milyon-441-bin-630a-cikardi-3050/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/putin-ordudaki-personel-sayisini-2-milyon-441-bin-630a-cikardi-3050/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_938E2A-C6BD87-2D69CF-EB3A64-8A9B6F-4BFDF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi&#39;nde yayımlanan kararnameye göre, 1 milyon 550 bin 500'ü asker olmak üzere Rusya Silahlı Kuvvetleri personel sayısı 2 milyon 441 bin 630 olarak belirlendi.Söz konusu karar, imzalandığı andan itibaren yürürlüğe girdi.Böylece Rus ordusundaki asker sayısı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_938E2A-C6BD87-2D69CF-EB3A64-8A9B6F-4BFDF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi&#39;nde yayımlanan kararnameye göre, 1 milyon 550 bin 500'ü asker olmak üzere Rusya Silahlı Kuvvetleri personel sayısı 2 milyon 441 bin 630 olarak belirlendi.Söz konusu karar, imzalandığı andan itibaren yürürlüğe girdi.Böylece Rus ordusundaki asker sayısı 15 bin 500 arttı.Putin, Temmuz 2026&#39;da imzaladığı kararname ile Rus ordusundaki personel sayısını, 1 milyon 535 bini asker olmak üzere 2 milyon 426 bin 130'a çıkarmıştı. Söz konusu karar, 1 Ağustos'tan itibaren yürürlüğe girmişti.Putin, geçen yılın sonunda Ukrayna&#39;daki savaşta 700 binden fazla askerin görev yaptığını açıklamıştı. Rus ordusunda ayrıca Ukrayna&#39;da savaşmak üzere sözleşmeli ve gönüllü askerler de bulunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Sep 2026 06:33:02 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Gazze'de savaş suçları işlendiğine dair pek çok kanıt var"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gazzede-savas-suclari-islendigine-dair-pek-cok-kanit-var-5742/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gazzede-savas-suclari-islendigine-dair-pek-cok-kanit-var-5742/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9F7723-D7304E-DDC2EC-A27CB3-ED0281-9583AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Habeck, kamu yayıncısı ARD&#39;ye yaptığı açıklamada, Almanya&#39;da antisemitizmle mücadele ile İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerin aynı anda dile getirilebilmesi gerektiğini belirtti.Antisemitizmin Almanya&#39;da özellikle de sol kesimde yaygınlaşmasının nedenlerinden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9F7723-D7304E-DDC2EC-A27CB3-ED0281-9583AD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Habeck, kamu yayıncısı ARD&#39;ye yaptığı açıklamada, Almanya&#39;da antisemitizmle mücadele ile İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerin aynı anda dile getirilebilmesi gerektiğini belirtti.Antisemitizmin Almanya&#39;da özellikle de sol kesimde yaygınlaşmasının nedenlerinden birinin İsrail'in Gazze'deki eylemleri olduğunu dile getiren Habeck, &#34;Bence şu anda antisemitizmin sol kanatta bu kadar yaygın olmasının temel nedeni, İsrail'in Gazze'deki eylemleri ve savaş suçlarıdır.&#34; diye konuştu.Habeck, İsrail hükümetine yönelik meşru eleştirilerin antisemitizmle eş tutulmaması gerektiğini vurguladı.İsrail'in Gazze'deki saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde &#34;savaş suçu&#34; ifadesini kullanan Habeck, &#34;Bence Gazze'de savaş suçları işlendiğine dair pek çok kanıt var.&#34; ifadesini kullandı.Habeck, buna karşın İsrail&#39;in Gazze&#39;deki katliamları için &#34;soykırım&#34; kavramını kullanmak konusunda tereddüt ettiğini söyledi. Bunun nedenini Almanya'nın Nazi dönemindeki geçmişine bağlayan Alman siyasetçi, &#34;Yahudi soykırımını o kadar korkunç bir olay olarak görüyorum ki, bunun için kullanılan kelimeleri her şey için, yani genel anlamda kullanmak istemiyorum.&#34; değerlendirmesinde bulundu.İsrail devletinin kuruluş ve güvenlik anlayışının Yahudilerin yeniden şiddet yoluyla yok edilmesine izin vermeme ilkesine dayandığını anlatan Habeck, İsrail&#39;i &#34;savunmacı, mücadeleci ve bu anlamda dışa karşı da saldırgan bir devlet&#34; olarak tanımladı.Habeck, İsrail'in güvenlik anlayışının Gazze&#39;de belirli bir noktadan sonra aşırıya kaçtığını vurgulayarak, &#34;Bu adım, Gazze'de pek çok yerde çok fazla ileri götürüldü.&#34; dedi.Almanya'da İsrail'e yönelik eleştirilerin antisemitizm suçlamasıyla bastırılmaması gerektiğinin altını çizen Habeck, &#34;Meşru soruların gündeme getirildiği yerlerde kendimizi susturma hatasına düşmememiz gerektiğini savunuyorum.&#34; diye konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Sep 2026 06:10:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yapay zeka konusunda endişeler ciddiye alınmalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yapay-zeka-konusunda-endiseler-ciddiye-alinmali-441/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yapay-zeka-konusunda-endiseler-ciddiye-alinmali-441/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDA00C-D5DD9B-17FCD9-12D00A-51E0B5-59A04C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;ya 4 günlük resmi ziyaretini dün akşam saatlerinde Metz kentinde tamamlayarak buradan Roma&#39;ya dönen Papa, seyahatini takip eden gazetecilere uçakta dönüş yolunda değerlendirmelerde bulundu.Papa, yapay zekayla ilgili dünyada gündeme gelen riskler ve tartışmalara ilişkin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDA00C-D5DD9B-17FCD9-12D00A-51E0B5-59A04C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Fransa&#39;ya 4 günlük resmi ziyaretini dün akşam saatlerinde Metz kentinde tamamlayarak buradan Roma&#39;ya dönen Papa, seyahatini takip eden gazetecilere uçakta dönüş yolunda değerlendirmelerde bulundu.Papa, yapay zekayla ilgili dünyada gündeme gelen riskler ve tartışmalara ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine, &#34;Yapay zeka konusunda çok sayıda uzmanın dile getirdiği endişelerin ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bazılarının maddi veya başka türlü çıkarlar elde etmek amacıyla öne sürdüğü gibi bunların yalan haber olduğuna inanmıyorum.&#34; dedi.ABD merkezli çip üreticisi Nvidia&#39;nın yöneticisinin, yapay zeka sistemlerinin faaliyet alanlarının dışına çıkarak zarar vermesini önlemek amacıyla bu sistemlere güvenlik bariyerleri veya isteğe bağlı sınırlamalar getirilebileceğine ilişkin açıklamasını hatırlatan Papa, aynı yöneticinin hükümetlerin bu alanda herhangi bir sınırlama veya düzenleme getirmemesi gerektiğini de savunduğuna dikkati çekti.Papa, bu konunun ciddi biçimde tartışılması gerektiğine inandığını belirterek, &#34;Siyasi liderleri, yapay zeka sektörünün temsilcilerini, sosyal kuruluşları ve dernekleri, bir araya gelerek halihazırda yaşananları ve gelecekte neler olabileceğini değerlendirmeye davet etmeyi sürdürmeliyiz. Basitçe 'bu olmayacak' demek ve gerçek karşısında gözlerimizi kapatmak, bence sorumlu bir yaklaşım değil.&#34; diye konuştu.Almanya ve Avrupa'da yükselen aşırı sağa ilişkin bir soru üzerine Papa, şu yanıtı verdi:&#34;Almanya'da ve Avrupa'nın ve dünyanın diğer bölgelerinde aşırı sağ grupların yükselişi, bu siyasi tutumların belirli bir dindarlık biçimiyle birleştiği ifadelerin ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu, sadece benim görüşüme göre değil, aynı zamanda Almanya&#39;daki Katolik ve Protestan kiliselerinin liderlerinin görüşüne göre de Hristiyanlığın bir ifadesi değil.&#34;- Papa, silahlanmaya harcanan paralara yönelik eleştirisini sürdürdüPapa 14. Leo, silahlanmaya daha fazla para harcama fikrini reddeden ve farklı yol öneren bir sese ihtiyaç duyduklarını dile getirerek, "Kendimizi silahlandırmaya ve o devasa askeri sanayiye büyük meblağlar harcamaya devam ediyoruz. Bu sanayiden, seçilmiş birkaç kişi savaşı teşvik ederek muazzam karlar elde ediyor. Oysa bu milyarlarca avro veya dolar, dünya açlığı, konut krizi ve işsizlik gibi sorunları çözmek için kullanılabilirdi.&#34; şeklinde konuştu.&#34;Günümüzde bazı güçlerin, var olan anlaşmazlıkları diyalog veya müzakere yoluyla çözmek yerine kendi iradelerini güç kullanarak dayatmaya çalıştığını görüyoruz.&#34; diyen Papa, bunun da çok sayıda savaş ve çatışmanın yaşanması ihtimalini giderek arttırdığını kaydetti.Papa 14. Leo, Rusya-Ukrayna Savaşı&#39;na da değinerek, &#34;Rusya, Ukrayna ve diğer ülkelerin liderlerini bir araya gelmeye, aynı masaya oturmaya, diyalog kurmaya ve artık hiçbir anlamı kalmayan savaşlarda ısrar etmek yerine, bu sorunlara çözüm aramaya teşvik etmeyi sürdürmeliyiz.&#34; ifadelerini kullandı.Ayrıca Fransa gezisi sırasında kilisede sistematik istismara maruz kalanlarla da bir araya geldiğini aktaran Papa, &#34;Bu bağlamda, onlarla kilisenin nasıl sorumlu görüldüğü konusunda konuştum, ancak aynı zamanda kilisenin onların iyileşmelerine yardımcı olmada önemli bir rolü olduğuna da inanıyorum.&#34; değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Sep 2026 05:35:41 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ren Nehri kuruyor, Almanya'da gemi trafiği felç oldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ren-nehri-kuruyor-almanyada-gemi-trafigi-felc-oldu-9965/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ren-nehri-kuruyor-almanyada-gemi-trafigi-felc-oldu-9965/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC59AE-AA6606-8C665E-BE06C7-BABB89-0A9EBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;nın en önemli su yollarından Ren Nehri&#39;ndeki aşırı düşük su seviyesi, bir kez daha gemi trafiğini ciddi şekilde zorlaştırıyor.Almanya İç Su Taşımacılığı Birliği (BDB) Genel Müdür Yardımcısı Fabian Spieß, düşük su seviyesinden özellikle etkilenen St. Goar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC59AE-AA6606-8C665E-BE06C7-BABB89-0A9EBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;nın en önemli su yollarından Ren Nehri&#39;ndeki aşırı düşük su seviyesi, bir kez daha gemi trafiğini ciddi şekilde zorlaştırıyor.Almanya İç Su Taşımacılığı Birliği (BDB) Genel Müdür Yardımcısı Fabian Spieß, düşük su seviyesinden özellikle etkilenen St. Goar ile Mainz arasındaki Orta Ren bölümünde &#34;yük gemilerin artık sadece ara sıra sefer yapabildiğini&#34; dile getirerek bunun sebebinin Ren havzasında yağış eksikliği olduğunu belirtti.&#34;Taşımacılık sektörü müşterilerine hizmet sunmaya devam ediyor; ancak gemiler çok daha az yükle hareket ediyor&#34; diyen Spieß, söz konusu gemilerin, güvenli bir şekilde mümkün olduğu sürece seferlere devam ettiğini, bir geminin sefere çıkıp çıkmayacağının ise gemi kaptanlarının takdirinde olduğunu vurguladı.Nehir üzerinden taşımacılığın önemli olduğu Almanya&#39;da geçen aylarda da ülkenin önemli nehirlerinin su seviyesindeki azalma nedeniyle, kamyonların pazar ve tatil günlerinde yola çıkmalarını yasaklayan düzenleme kaldırılmış, bu karar, tedarik zincirlerinin kısmen ayakta kalabilmesini sağlamıştı.Kaub&#39;daki ölçüm noktası sıfırın altına düştüSt. Goar ile Mainz arasındaki bölüm, Ren Nehri taşımacılığının &#34;darboğazı&#34; olarak kabul ediliyor. BDB&#39;ye göre buradaki seyir kanalı, nehrin yukarı ve aşağı kesimlerine göre daha kötü durumda. Hafta sonu bu bölgede bulunan Kaub ölçüm noktası geçici olarak sıfırın altına düşerek tarihi bir dip noktaya ulaştı.Kaub ölçüm noktasında suların çekildiğini aktaran Alman Ekonomi Enstitüsü&#39;nden (IW) ulaşım ve altyapı uzmanı Thomas Puls, burada durumun Ağustos ayından daha kötü olduğunu söyledi.&nbsp;&#34;Büyük oranda azaltılmış yükle darboğazı geçebilen birkaç özel gemi dışında, Ren nehri fiilen yeniden ikiye bölünmüş durumda&#34; bilgisini paylaşan Puls, Orta ve Yukarı Ren ile buraya bağlanan kolların, Duisburg ve Rotterdam limanlarından bir kez daha koptuğunu ifade etti.Puls&#39;a göre önemli lojistik zincirleri de büyük ölçüde kesintiye uğradı. Ulaşım ve altyapı uzmanı Puls, özellikle katı (kömür, maden cevheri, kum, hurda vb) ve sıvı dökme (ham petrol, akaryakıt ürünleri, kimyasallar vb), toplu yüklerin demiryolu ile çok zor, karayolu üzerinden de hiç taşınamadığı için, rafinerilerin, kimya endüstrisinin ve çelik fabrikalarının su yolunun kapanmasından çok olumsuz etkilendiğini belirtti.Örneğin, 30 binden fazla çalışanı ile Almanya&#39;nın en büyük sanayi tesislerinden biri olan Ludwigshafen kentindeki kimya devi BASF, hammaddelerinin yaklaşık yarısını iç su taşımacılığıyla temin ediyor.Su seviyeleri nasıl gelişecek?Bölgenin en büyük şehri olan Köln&#39;de, Ren Nehri&#39;nin su seviyesi Pazartesi itibarıyla 40 santimetreye kadar düşmüş durumda. Burada, seyir kanalındaki derinliğin ise 1,11 metre olduğu belirtiliyor.Federal Su Bilimi Enstitüsü ve Su Yolları ve Taşımacılık İdaresi, önümüzdeki hafta sonu Köln ve Kaub&#39;daki su seviyelerinin yeniden yükselmesini bekliyor.Ağustos ayının ilk yarısında da Ren&#39;deki su seviyeleri belirgin şekilde düşmüş ve yük gemisi taşımacılığı durmuştu. Yük gemileri o dönemde ya hiç sefer yapamamış ya da yük almadan sefere çıkmıştı. Ağustos&#39;un ikinci yarısında ise yağan yağmurlar sayesinde su seviyesi yeniden yükselmişti.WWF&#39;den düşük su seviyesine karşı önlem çağrısı&nbsp;Çevre örgütü, Dünya Doğayı Koruma Vakfı&#39;nın (WWF) su koruma sorumlusu Beatrice Claus, &#34;İklim krizinin sonuçları giderek daha belirgin hissediliyor, Ren&#39;deki gibi tekrarlayan düşük su rekorları bunu gösteriyor&#34; dedi.Su seviyesinin bu kadar düşmemesi için suyun arazide ve nehirlerde tutulması gerektiğini vurgulayan Claus, ormanlar, turbalıklar, nemli otlaklar ve nehir taşkın ovalarının su deposu görevi gördüğünü ve kuraklık dönemlerinde nehirleri besleyebildiğini ifade etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 29 Sep 2026 05:18:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kiev'deki Ulusal Bilimler Akademisi'ne saldırıda en az bir ölü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kievdeki-ulusal-bilimler-akademisine-saldirida-en-az-bir-olu-9488/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kievdeki-ulusal-bilimler-akademisine-saldirida-en-az-bir-olu-9488/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_76F4DD-B40747-BC0A2B-F7DB79-235467-7C85D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsansız hava aracıyla yapılan saldırıda yapı alev içinde kalırken, içeridekiler pencerelerden sarkarak kurtulmaya çalıştı.Saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.Pencerelere çıkan kişilerin kurtulup kurtulmadığı bilinmiyor.Akademi binası, önde gelen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_76F4DD-B40747-BC0A2B-F7DB79-235467-7C85D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsansız hava aracıyla yapılan saldırıda yapı alev içinde kalırken, içeridekiler pencerelerden sarkarak kurtulmaya çalıştı.Saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.Pencerelere çıkan kişilerin kurtulup kurtulmadığı bilinmiyor.Akademi binası, önde gelen Ukraynalı bilim insanlarının ofislerine ev sahipliği yapıyordu.Almanya Büyükelçiliği de bu binanın hemen yanında yer alıyor.BBC Ukraynaca muhabiri Sofia Sereda, bina çevresinde yoğun duman görüldüğünü bildirdi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy saldırı sonrası bir açıklama yaptı ve &#34;Buna karşılık Rusya&#39;ya mutlaka yanıt verilecektir&#34; dedi.&#34;Rusya tüm bunların hesabını vermeli ve gerçek sonuçlarıyla yüzleşmelidir. Ukrayna&#39;ya destek olan herkese teşekkür ederim!&#34; şeklinde konuştu.Zelenskiy bu saldırıyla birlikte, Kiev&#39;de bir ilaç şirketi ve benzin istasyonları ile Dnipro&#39;da bir iş merkezinin vurulduğunu söyledi.Ukraynalı yetkililer saldırılarda en az üç kişinin öldürüldüğü, 19 kişi ise yaralandığını açıkladı.Ulusal Bilimler Akademisi binası, mimar Alexander Beretti&#39;nin tasarımıyla 1851–1852 yıllarında inşa edildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 28 Sep 2026 16:00:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İlk Türkiye kökenli başkan Belit Onay yine kazandı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-turkiye-kokenli-baskan-belit-onay-yine-kazandi-1555/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-turkiye-kokenli-baskan-belit-onay-yine-kazandi-1555/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB40A1-36636E-0CCD6E-F7C3C9-E1BA46-577D0C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşağı Saksonya Eyaleti&#39;nin başkenti Hannover&#39;de yapılan büyükşehir belediye başkanlığı seçimini, Yeşiller Partisi&#39;nin adayı Belit Onay kazandı.Seçimin Pazar günü gerçekleştirilen ikinci turunda oyların yüzde 61,5&#39;ini alan Onay, Sosyal Demokrat Parti (SPD) adayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB40A1-36636E-0CCD6E-F7C3C9-E1BA46-577D0C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşağı Saksonya Eyaleti&#39;nin başkenti Hannover&#39;de yapılan büyükşehir belediye başkanlığı seçimini, Yeşiller Partisi&#39;nin adayı Belit Onay kazandı.Seçimin Pazar günü gerçekleştirilen ikinci turunda oyların yüzde 61,5&#39;ini alan Onay, Sosyal Demokrat Parti (SPD) adayı Axel von der Ohe&#39;yi geride bıraktı. Von der Ohe&#39;ye destek yüzde 38,5&#39;te kaldı.13 Eylül&#39;de yapılan ilk turda Onay yüzde 45,6, rakibi von der Ohe ise yüzde 21,5 oy almıştı.Hannover&#39;de adayların seçilebilmek için mutlak çoğunluğa ulaşmaları gerekiyor.Belit Onay kimdir?Bu sonuçla Belit Onay, 2019 yılında devraldığı Hannover Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini ikinci dönem için sürdürme hakkı elde etti.1981 yılında Almanya&#39;nın Goslar kentinde dünyaya gelen hukukçu Belit Onay, 2013 yılında Aşağı Saksonya Eyalet Parlamentosuna Yeşiller Partisi milletvekili olarak seçildi.Onay, 2019 yılında Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı seçilene kadar bu görevini yürüttü.Türkiye kökenli ilk büyükşehir belediye başkanı1970&#39;li yıllarda İstanbul&#39;dan Almanya&#39;ya göç eden bir işçi ailesinin çocuğu olan Onay, 2019&#39;daki seçim zaferiyle Almanya&#39;da büyükşehir belediye başkanlığına seçilen ilk Türkiye kökenli siyasetçi olmuştu.Almanya&#39;da son yıllarda Türkiye kökenli siyasetçilerin yerel ve eyalet düzeyindeki başarıları dikkat çekiyor.Önce Cem Özdemir, şimdi Elif EralpYeşiller Partisi adayı Samet Yılmaz, 2025 yılında Schleswig-Holstein eyaletinin başkenti Kiel&#39;de yapılan belediye başkanlığı seçiminin ikinci turunu yüzde 54,1 oyla kazanmıştı.Öte yandan Yeşiller Partili Cem Özdemir de bu yıl Baden-Württemberg eyaletinde başbakanlığa seçilerek Türkiye kökenli ilk eyalet başbakanı olmuştu.Berlin&#39;de 20 Eylül&#39;deki başbakanlık seçiminde ise Sol Parti&#39;nin adayı Elif Eralp en yüksek oyu aldı. Ancak Eralp&#39;in hükümet kurmak için gerekli koalisyonu oluşturup oluşturamayacağı henüz netlik kazanmadı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 28 Sep 2026 15:54:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elif Eralp'ten İçişleri Bakanı'na suç duyurusu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralpten-icisleri-bakanina-suc-duyurusu-7831/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralpten-icisleri-bakanina-suc-duyurusu-7831/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EB5CB-97827D-87453D-456083-DE78FC-4630B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Berlin&#39;de eyalet seçimlerini kazanan Sol Parti&#39;ye yönelik antisemitizm suçlamaları etrafındaki tartışma büyüyor.Sol Parti Berlin teşkilatı ve partinin eyalet başbakan adayı Elif Eralp, kendisini &#34;antisemit&#34; olarak nitelendirdiği gerekçesiyle Almanya İçişleri Bakanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EB5CB-97827D-87453D-456083-DE78FC-4630B8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Berlin&#39;de eyalet seçimlerini kazanan Sol Parti&#39;ye yönelik antisemitizm suçlamaları etrafındaki tartışma büyüyor.Sol Parti Berlin teşkilatı ve partinin eyalet başbakan adayı Elif Eralp, kendisini &#34;antisemit&#34; olarak nitelendirdiği gerekçesiyle Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında suç duyurusunda bulundu.Eralp&#39;in avukatı Jasper Prigge, Alman haber ajansı dpa&#39;ya yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanı Dobrindt&#39;in Eralp hakkında söylenen &#34;antisemit&#34; ifadesini sahiplendiğini ve bu şekilde Alman Ceza Kanunu&#39;na göre iftira ve hakaret suçlarını işlediğini savundu.Suç duyurusuna konu olan olay Perşembe günü Alman kamu televizyonu ZDF&#39;te yayımlanan Maybritt Illner programında yaşandı.Programda, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili İçişleri Bakanı Dobrindt ile Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek arasındaki tartışma sırasında sunucu Maybritt Illner&#39;in dili sürçtü. Illner, &#34;Elif Eralp antisemit olduğunu söylüyor&#34; dedi, ancak hemen ardından hatasını fark ederek sözlerini &#34;Antisemit olmadığını söylüyor&#34; şeklinde düzeltti. Buna karşın Dobrindt, Illner&#39;in dili sürçtüğü sırada araya girerek, &#34;Ama öyle&#34; ifadesini kullandı.Avukat Prigge suç duyurusunda, Dobrindt&#39;in sunucunun dil sürçmesiyle kullandığı yanlış ifadeyi sahiplenerek, Eralp hakkında gerçek dışı bir iddiada bulunduğunu belirtti. Dilekçede, bunun Alman Ceza Hukuku&#39;na göre &#34;iftira&#34; suçunu oluşturduğunu ifade edildi. &#34;Antisemit&#34; olarak nitelendirilmesinin Eralp&#39;in itibarına ciddi şekilde zarar verdiği, bu nedenle de bunun &#34;hakaret&#34; suçu kapsamına girdiği savunuldu.&#34;Hükümet kurulmasını zorlaştırabilir&#34;Suç duyurusu için hazırlanan dilekçede Dobrindt&#39;in bu ifadesinin Berlin&#39;de hükümet kurma sürecini zorlaştırabileceğine işaret edildi. Dilekçede şu ifadeler yer aldı:&#34;Bu eylem, Sayın Eralp&#39;in siyasi faaliyetlerini ciddi biçimde zorlaştırabilecek niteliktedir. İçişleri Bakanı&#39;nın televizyonda, Sayın Eralp&#39;in antisemit olduğu yönündeki asılsız iddiayı yayması, siyasi görevlere sahip biri olan Eralp&#39;in güvenilirliğine zarar verebilecek, dolayısıyla Berlin eyaletinde hükümetin kurulmasını etkileyebilecek niteliktedir.&#34;Dobrindt&#39;ten Sol Parti&#39;ye suçlamaBerlin eyaletinde 20 Eylül&#39;deki seçimleri Sol Parti&#39;nin kazanmasının ardından Elif Eralp, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller&#39;den oluşacak bir koalisyon hükümetinin başında Berlin Eyalet Başbakanı olmayı hedeflediğini açıklamıştı.Ancak Sol Parti&#39;nin seçimi kazanmasının ardından partiye yönelik antisemitizm suçlamaları ve tartışmalar yeniden gündeme geldi.Geçen Pazar akşamı Neukölln&#39;deki seçim kutlamasına, organize suçlar işlemekle itham edilen klan tipi suç örgütünün lideri Issa Remmo&#39;nun oğlu Firas Remmo&#39;nun katıldığının ortaya çıkması ve İsrail karşıtı aktivist İbrahim İbrahim&#39;in de Neukölln&#39;deki seçim kutlamasında bulunduğunun anlaşılması bu tartışmaları alevlendirdi.İçişleri Bakanı Dobrindt, geçen hafta Sol Parti&#39;ye yönelik antisemitizm suçlamalarında bulunarak, partinin Berlin teşkilatının &#34;çevresindeki antisemitlere ve aşırılık yanlılarına açıkça göz yumduğunu&#34; öne sürmüştü.Berlin seçimlerinde ikinci olan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Sol Parti&#39;yi antisemitizme karşı yeterince net tavır almamakla suçluyor. CDU, Almanya Federal Başbakanı Friedrich Merz&#39;in partisi.Elif Eralp, seçimlerden önce ve sonrasında yaptığı açıklamalarda, antisemitizme ve her türlü şiddet çağrısına karşı olduğunu belirtmiş, İsrail&#39;in var olma hakkını tanıdığını vurgulamıştı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 28 Sep 2026 15:52:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vucic istifa etti, erken seçimlerin önü açıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vucic-istifa-etti-erken-secimlerin-onu-acildi-4626/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vucic-istifa-etti-erken-secimlerin-onu-acildi-4626/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6D9326-D8ADC1-292644-738C41-F9FE56-59A470.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aleksandar Vucic, başkent Belgrad&#39;daki cumhurbaşkanlığı binası önünde destekçilerine hitap ederken, dokuz yıllık görev süresi boyunca yönetiminin barış ve istikrarı koruduğunu söyledi.Haziran ayında istifa niyetini halihazırda açıklamıştı ve şu anda yaklaşan parlamento&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6D9326-D8ADC1-292644-738C41-F9FE56-59A470.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aleksandar Vucic, başkent Belgrad&#39;daki cumhurbaşkanlığı binası önünde destekçilerine hitap ederken, dokuz yıllık görev süresi boyunca yönetiminin barış ve istikrarı koruduğunu söyledi.Haziran ayında istifa niyetini halihazırda açıklamıştı ve şu anda yaklaşan parlamento seçimlerinde partisinin başbakan adayı olarak yarışıyor. Sırbistan anayasası Vucic&#39;in üçüncü kez cumhurbaşkanlığı için aday olmasını engelliyor.Popülist liderin yönetimi, usulsüzlük iddiaları nedeniyle büyük bir öfkeyle karşı karşıya.2024 yılında Novi Sad tren istasyonunun çatısının çökmesi ve 16 kişinin ölümü, hükümete karşı öfkeyi ilk kez alevlendiren olay oldu.Ardından öğrencilerden öğretmenlere, işçilerden çiftçilere kadar geniş bir yelpazedeki vatandaşların katılımıyla protestolar düzenlendi.Göstericiler, bu felaketin, Sırbistan&#39;ın ilerlemesinin sembolü olması beklenen istasyonun yenilenmesiyle yakından ilgilenen Vucic&#39;in Sırp İlerleme Partisi&#39;nin (SNS) 10 yıldan uzun süren iktidarının bir yansıması olduğuna inanıyordu.Zor durumdaki cumhurbaşkanının emrindeki kişilerin istifaları, protestocuları yatıştırmaya yetmedi. Yaz boyunca devam eden gösteriler polis şiddeti iddialarının ardından daha genel bir hoşnutsuzluğa dönüştü.Vucic&#39;in cumhurbaşkanlığı görevi gelecek yıl sona erecekti. Sırbistan anayasasına göre, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin istifasından sonra en geç üç ay içinde yapılması gerekiyor.Bu, Sırpların yıl sonuna kadar iki kez sandık başına gideceği anlamına geliyor.Protestocularun taleplerine seçim çağrısı da eklenmişti.Vucic, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, protestolara yanıt olarak ekim ayı sonlarında yapılan erken parlamento seçimlerinden sonra gerçekleşeceğini söyledi.Daha önce bu seçimde partisinin lideri olarak yarışmayı planladığını açıklamıştı bu da Sırp siyasetinin zirvesindeki konumunu koruyabileceği ihtimalini açık bırakmıştı.Sırp İlerleme Partisi&#39;nin üyesi ve Meclis Başkanı Ana Brnabic, yeni bir başkan seçilene kadar geçici başkanlık görevini üstlenecek.Sırp kamu yayın kuruluşu RTS&#39;ye göre, Vucic anayasal yetkilerini kullanarak, &#34;son bir buçuk yılda yaşadığımız korkunç olaylarla&#34; bağlantılı olmakla suçlanan 23 öğrenci ve parti mensubu da dahil olmak üzere 49 kişiyi affetti.Vucic&#39;in partisi seçimlerde, Öğrenci Kazanır adlı öğrenci liderliğindeki yolsuzluk karşıtı hareket ve Avrupa Sırbistanı olarak bilinen Batı yanlısı muhalefet partileri koalisyonu ile karşı karşıya gelecek.2014&#39;te başbakan olan Vucic, 2017&#39;de ilk kez cumhurbaşkanı seçilerek on yıldan uzun süren yönetimiyle Sırp siyasetinin önemli figürleri arasında tarihe geçti.Yönetimi süresince Sırbistan&#39;ın AB&#39;ye katılmasını, Rusya ile yakın ilişkiler kurmasını ve Sırbistan&#39;ı Çin yatırımlarına açmasını istediğini kamuoyuna açıkça dile getirdi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 28 Sep 2026 09:08:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya'dan Almanya'ya kültürel misilleme]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyadan-almanyaya-kulturel-misilleme--6534/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyadan-almanyaya-kulturel-misilleme--6534/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3986B3-C07F40-C268CF-5E44D3-245FF0-39F2C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVARusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, açıklamayı Vladivostok&#39;ta düzenlenen Uzak Doğu Ekonomik Forumu kapsamında, Znanie Society&#39;nin organize ettiği bir derste yaptı. Rus Dışişleri Bakanı, Almanya&#39;nın adımının kasıtlı olduğunu ve bunun Almanya&#39;nın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3986B3-C07F40-C268CF-5E44D3-245FF0-39F2C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVARusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, açıklamayı Vladivostok&#39;ta düzenlenen Uzak Doğu Ekonomik Forumu kapsamında, Znanie Society&#39;nin organize ettiği bir derste yaptı. Rus Dışişleri Bakanı, Almanya&#39;nın adımının kasıtlı olduğunu ve bunun Almanya&#39;nın Rusya&#39;daki kültürel varlığının sonu anlamına geldiğini savundu; &#34;kendimize saygımız olmazdı&#34; diyerek kapatma kararını gerekçelendirdi.&nbsp;Krizin kökeninde, 4 Ağustos&#39;ta Leipzig/Halle Havalimanı&#39;nda meydana gelen patlayıcı yüklü drone saldırısı bulunuyor. Alman makamları, 1 Eylül&#39;de açıkladıkları soruşturma sonucunda saldırının Moskova&#39;nın talimatıyla gerçekleştirildiği sonucuna vardıklarını duyurdu. Almanya bu değerlendirmenin ardından aynı gün Berlin&#39;deki Rus Bilim ve Kültür Evi&#39;nin faaliyetini düzenleyen anlaşmayı feshetme kararı aldı. Rusya tarafı ise saldırıya karışmadığını reddetti; Kremlin&#39;e göre Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya&#39;yı Moskova&#39;yı suçlamak amacıyla kanıt uydurmakla itham etti.&nbsp;34 YILLIK KURUMSAL VARLIK SONA ERİYOR&nbsp;Rusya&#39;daki ilk Goethe-Institut, Sovyetler Birliği&#39;nin dağılmasının ardından 1992 yılında Moskova&#39;da açılmıştı. Kurum, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile ilişkilerin sertleştiği dönemde dahi faaliyetini sürdürmüştü; Lavrov bunu &#34;tüm Ukrayna kaynaklı komplikasyonlara rağmen&#34; açık kalabilen bir kurum olarak nitelendirdi. Kapatma kararıyla birlikte Almanya&#39;nın Rus kamuoyuyla doğrudan kültürel temas kurabileceği son kurumsal kanal da ortadan kalkmış oluyor.&nbsp;Rusya&#39;nın yabancı kültür kurumlarını diplomatik misilleme aracı olarak kullanması yeni değil. Moskova, 2018 yılında İngiltere ile yaşanan bir diplomatik krizin ardından benzer şekilde British Council&#39;in Rusya&#39;daki faaliyetlerinin durdurulmasını emretmişti. Uzmanlar, Goethe-Institut kararının da aynı diplomatik misilleme mantığının bir örneği olduğunu belirtiyor.&nbsp;KRİZ BÜYÜYEREK DEVAM EDİYOR&nbsp;Lavrov&#39;un yardımcısı Aleksandr Gruşko, Bonn&#39;daki Rus konsolosluğunun kapatılmasına karşılık Rusya&#39;nın &#34;çok yakında&#34; ek misilleme adımları atacağını, bunlar arasında Almanya&#39;nın Saint Petersburg&#39;daki başkonsolosluğunun kapatılmasının da bulunabileceğini söyledi. Kremlin ise Almanya&#39;nın Bonn&#39;daki konsolosluğu kapatırken bir yandan da tutarsız bir tutum sergilediğini savundu. Gelişme, iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkilerin Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana en düşük seviyelerinden birine gerilediğine işaret ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 27 Sep 2026 02:14:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya'nın en büyük rafinerilerinden Permnefteorgsintez'e saldırı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-en-buyuk-rafinerilerinden-permnefteorgsinteze-iha-saldirisi-5376/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-en-buyuk-rafinerilerinden-permnefteorgsinteze-iha-saldirisi-5376/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5E0281-927D69-0BE7C3-16E3BF-55D3C5-7D09F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Perm Valisi Dmitriy Mahonin, yaptığı açıklamada, sabah saatlerinden itibaren bölgeye yönelik yoğun İHA saldırısının sürdüğünü belirtti.Hava savunma sistemlerinin İHA'lara müdahale ettiğini aktaran Mahonin, saldırılarda bölgedeki sanayi tesisinin hedef alındığını ifade etti.Mahonin,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5E0281-927D69-0BE7C3-16E3BF-55D3C5-7D09F3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Perm Valisi Dmitriy Mahonin, yaptığı açıklamada, sabah saatlerinden itibaren bölgeye yönelik yoğun İHA saldırısının sürdüğünü belirtti.Hava savunma sistemlerinin İHA'lara müdahale ettiğini aktaran Mahonin, saldırılarda bölgedeki sanayi tesisinin hedef alındığını ifade etti.Mahonin, ilk belirlemelere göre yaralanan bulunmadığını, acil durum ve operasyon ekiplerinin tesiste çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.Rusya'nın petrol işleme kapasitesi bakımından yedinci büyük rafinerisi konumundaki Permnefteorgsintez, yılda 13 milyon tona kadar ham petrol işleme kapasitesine sahip.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 25 Sep 2026 09:02:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İtalya'da peçe, burka yasağı ve sınıflarda yabancı sınırında uzlaşı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyada-pece-burka-yasagi-ve-siniflarda-yabanci-sinirinda-uzlasi-9248/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyada-pece-burka-yasagi-ve-siniflarda-yabanci-sinirinda-uzlasi-9248/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_732C14-8BEA5E-4186FA-DB25AF-756B4E-26374A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlkokul, ortaokul ve lise birinci sınıflarında İtalyan vatandaşlığı olmayan veya İtalyanca bilgisi zayıf çocuklar için % 30&#39;luk bir kontenjan sınırlaması getirilecek.Başbakan Giorgia Meloni, bu önlemleri &#34;bölücülük yaratmayan, aksine bütünleşmeye gerçekten yardımcı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_732C14-8BEA5E-4186FA-DB25AF-756B4E-26374A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İlkokul, ortaokul ve lise birinci sınıflarında İtalyan vatandaşlığı olmayan veya İtalyanca bilgisi zayıf çocuklar için % 30&#39;luk bir kontenjan sınırlaması getirilecek.Başbakan Giorgia Meloni, bu önlemleri &#34;bölücülük yaratmayan, aksine bütünleşmeye gerçekten yardımcı olan sağduyulu araçlar&#34; olarak nitelendirdi.Muhalefet partileri, gelecek yıl yapılacak genel seçimler öncesinde hükümeti aşırı sağcı Futuro Nazionale partisinin politikalarına boyun eğmekle suçluyor.Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara, sınırlamanın vatandaşlıkla ilgili olmaktan ziyade &#34;tamamen dilsel&#34; olduğunu söylerken, peçe ve burka yasağını cinsiyet eşitliği meselesi olarak tanımladı.Meloni, Pazar günü planları açıklarken, &#34;Okula yüzünüz açık gitmelisiniz&#34; dedi ve kimsenin gelenek adına genç bir kadının kendini gizlemesi gerektiğine karar veremeyeceğini sözlerine ekledi.Perşembe günü yapılan bakanlar kurulu toplantısından önce kararnamenin birkaç taslağı vardı ama başlıca ayrıntılar netti.Kapanma yasağı peçe yasağı burka ve peçe için geçerli olacak, ancak yüzü açıkta bırakan örtünmeye yasak yok.Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edinYasakta söz konusu olan sadece göz çevresini açıkta bırakan ama yüzü örten bir peçe.Burka ise yüzü ve vücudu örten tek parça bir giysi ve genellikle göz çevresinde görmeyi sağlayan bir file bulunuyor.Araştırma kurumu Fondazione ISMU&#39;ya göre, İtalya&#39;daki okullarda öğrencilerin % 11,6&#39;sını İtalyan vatandaşı olmayanlar oluşturuyor.İtalyanca bilgisi sınırlı öğrenciler için geçerli % 30&#39;luk sınır, eğitimin farklı aşamalarını farklı şekillerde etkileyecek.İlkokullarda, İtalya&#39;da doğmamış veya en az iki yıl anaokuluna gitmemiş İtalyan vatandaşı olmayan öğrencileri kapsayacak.Orta ve üst ortaokullarda, İtalyan vatandaşlığı olmayan ve İtalyan eğitim sisteminde en az üç yılı başarıyla tamamlamamış öğrencileri de etkileyecek.Yerel okul idarelerinden, İtalyanca dil becerisi düşük olan öğrencilerin yakındaki okullar arasında daha eşit bir şekilde dağıtılması istenecek. Bunun mümkün olmadığı hallerde ise istisnalar uygulanacak ve ek İtalyanca dersleri verilecek.Eğitim bakanı, amacın &#34;getto sınıfları&#34;ndan kaçınmak olduğunu açıkladı.Ansa haber ajansına göre taslak, ebeveynler konusunda da daha düzenlemeler getiriyor. Okulların, ebeveyn sorumluluğu olan kişiler arasında çocuğun entegrasyonunu engelleyen dil engellerini sosyal hizmetlere bildirmesi gerekecek. Ücretsiz İtalyanca kursları sunulacak.Bu düzenleme bir kararname niteliğinde. Derhal yürürlüğe girebilir ancak 60 gün içinde parlamento tarafından onaylanmalı.İtalya&#39;da okullarda İtalyanca&#39;ya ilişkin zaten bir kılavuz mevcut. Dönemin Eğitim Bakanı Mariastella Gelmini&#39;nin 2010 tarihli bakanlık bildirisi, İtalyan vatandaşlığı olmayan öğrenciler için &#34;kural olarak&#34; % 30&#39;luk bir sınır getirmişti. Yeni kararname bu sınırı yasa haline getiriyor.Muhalefet, planın okullar kadar siyasetle de ilgili olduğunu savunuyor.Muhalifler, Meloni&#39;yi aşırı sağcı Futuro Nazionale partisine liderlik eden ve iktidar koalisyonunun sağ kanadı için tehdit olarak görülen emekli general Roberto Vannacci&#39;ye boyun eğmekle suçluyor.Merkez sol Demokrat Parti (PD) lideri Elly Schlein, planı propaganda olarak nitelendirdi ve uygulanmasının imkansız olduğunu söyledi.PD milletvekili ve meclis başkan yardımcısı Anna Ascani de hükümeti, çocukların aleyhine propaganda yapmakla suçladı.Valditara, New York&#39;tan video bağlantısıyla düzenlediği basın toplantısında bu suçlamayı reddetti.&#34;Vannacci&#39;nin peşinde değiliz, aksine, o bizim peşimizde&#34; dedi.Vannacci, önlemleri onayladığını ancak bunların yıllar önce alınması gerektiğini söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 25 Sep 2026 07:55:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Polonya'da manastıra saldırı: Ukraynalı rahip öldürüldü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyada-manastira-saldiri-ukraynali-rahip-olduruldu-2567/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/polonyada-manastira-saldiri-ukraynali-rahip-olduruldu-2567/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0ECD8-47503C-E45EA0-DA4D20-65233A-729DB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'nın Ukrayna sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Jarosław kasabasında bulunan Benedikten Rahibeleri Manastırı, 24 Eylül Perşembe sabahı bıçaklı saldırıya sahne oldu.Polis, yerel saatle 09.30 sıralarında gelen ihbar üzerine manastır arazisine ekip gönderildiğini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0ECD8-47503C-E45EA0-DA4D20-65233A-729DB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polonya'nın Ukrayna sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Jarosław kasabasında bulunan Benedikten Rahibeleri Manastırı, 24 Eylül Perşembe sabahı bıçaklı saldırıya sahne oldu.Polis, yerel saatle 09.30 sıralarında gelen ihbar üzerine manastır arazisine ekip gönderildiğini açıkladı. Saldırıda dört erkek ile bir kadın yaralanırken hastaneye kaldırılan rahiplerden biri yaşamını yitirdi. Yaralılardan ikisinin durumunun kritik olduğu bildirildi.Şüpheli olay yerinde yakalandıPolonya polisi, saldırıyla bağlantılı olarak 31 yaşındaki Ukrayna vatandaşının olay yerinde gözaltına alındığını ve kullandığı değerlendirilen bıçağa el konulduğunu duyurdu.Savcılığın ilk bulgularına göre şüpheli, aynı gün Almanya'dan Polonya'ya giriş yaptı ve Ukrayna sınırı yönünde ilerledi. Daha sonra manastır arazisine giren şüphelinin mutfak bölümünden aldığı bıçakla çevresindeki kişilere saldırdığı öne sürüldü.Saldırıda üç din görevlisi ile iki sivilin hedef olduğu açıklandı. Hayatını kaybeden rahibin kimliği henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.Polonya polisi saldırının nedenini araştırıyorPolis ve savcılık, saldırının tam olarak nasıl gerçekleştiğini ve şüphelinin hareketlerini belirlemek amacıyla görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu.Şüphelinin saldırıdaki hedeflerini hangi ölçütle seçtiği ve olayın nedeni henüz kesinlik kazanmadı. Yetkililer, soruşturmanın bu aşamasında saldırının niteliğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmadı.Jarosław Belediyesi'nde kriz yönetimi toplantısı düzenlenirken kentteki okullar, kamu kurumları ve kiliseler güvenlik önlemlerini artırmaları konusunda bilgilendirildi.Polonya ve Ukrayna liderlerinden kınamaPolonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, saldırının herkesi derinden sarstığını ve devletin kararlı bir karşılık vermesi gerektiğini söyledi.Polonya Başbakanı Donald Tusk ise şüphelinin gözaltında olduğunu belirterek failin "Polonya yasalarının öngördüğü en ağır şekilde" cezalandırılacağını ifade etti.İçişleri Bakanı Marcin Kierwiński, güvenlik birimlerinin saldırının nedenini ve bütün koşullarını araştırdığını, olaydan etkilenenlere psikolojik destek sağlandığını açıkladı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 25 Sep 2026 05:41:15 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Putin - Trump görüşmesi planlanmıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/putin-trump-gorusmesi-planlanmiyor-3871/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/putin-trump-gorusmesi-planlanmiyor-3871/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_69818D-C64E9F-C42841-F95CAF-343026-80EC84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova&#39;da düzenlediği günlük basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Peskov, bugünkü basın toplantısında, Rusya-ABD ilişkilerinden Ermenistan'ın entegrasyon süreçlerine, dondurulan Rus varlıklarından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_69818D-C64E9F-C42841-F95CAF-343026-80EC84.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova&#39;da düzenlediği günlük basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Peskov, bugünkü basın toplantısında, Rusya-ABD ilişkilerinden Ermenistan'ın entegrasyon süreçlerine, dondurulan Rus varlıklarından Ukrayna krizine kadar gündemdeki birçok başlığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Putin-Trump görüşmesi için 'henüz erken' değerlendirmesiABD&#39;de düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında olası bir görüşmeye değinen Peskov, bu konuda henüz nihai kararın verilmediğini bildirdi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun davetini hatırlatan Peskov, &#34;Bu konuda konuşmak için henüz erken, karar alınmış değil. Davet için müteşekkiriz ve konu üzerinde çalışılacak&#34; dedi. Peskov ayrıca Rusya&#39;nın, G20 platformundaki çalışmalara ve bu kapsamdaki forumlara en etkin şekilde katılmaya devam edeceğini vurguladı.'Geçici ateşkes değil, kalıcı barış istiyoruz'Ukrayna&#39;daki duruma ilişkin Moskova&#39;nın tutumunun net olduğunu ifade eden Kremlin Sözcüsü, Rusya&#39;nın barışçıl bir çözüme açık olduğunu yineledi. Peskov, &#34;Ateşkes konusuna gelince; barışçıl çözüm sürecine açık olduğumuzu bir kez daha tekrarlıyoruz. Ancak geçici bir ateşkese değil, tam olarak barışa ulaşılması gerektiğine inanıyoruz. Pozisyonumuzda herhangi bir değişiklik olmadı&#34; ifadelerini kullandı.AB&#39;nin dondurulan Rus varlıklarını transfer etmesine tepki: 'Bu bir hırsızlık'Avrupa Birliği&#39;nin (AB), dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirleri Ukrayna'ya aktarma kararını sert bir dille eleştiren Peskov, bu adımı yasa dışı olarak nitelendirdi. Peskov, &#34;Bu eylemleri defalarca değerlendirdik. Bunların yasa dışı olduğunu düşünüyoruz, bunun gerçekten bir hırsızlık olduğuna inanıyoruz ve tutumumuz bu yönde. Burada da pozisyonumuzda değişen bir şey yok&#34; dedi.Ermenistan&#39;a AEB ve AB uyarısıErmenistan'ın dış politika yönilimine de dikkat çeken Peskov, Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile AB arasında net bir seçim yapması gerektiğini belirtti.Ermenistan'ın egemen haklarına saygı duyduklarını vurgulayan Peskov, &#34;Ancak kademeli olarak başka standartlara yönelmek, çok çeşitli alanlarda AEB standartlarıyla örtüşmeyecek. &#39;Bir seçimin yapılması ve AEB üyesi ülkelerden birinin, hepimiz için önemli olan bu entegrasyon birliğinin kural, norm ve ilkeleriyle çelişmemesi son derece önemli&#39; derken kastettiğimiz tam olarak bu&#34; uyarısında bulundu.Öte yandan Peskov, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Moskova'ya yapacağı ziyaretin kesin tarihinin henüz netleşmediğini, ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Paşinyan arasında bu ziyaretin yakın zamanda gerçekleşmesi yönünde mutabakat bulunduğunu aktardı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 24 Sep 2026 17:36:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Rusya, Ukrayna'ya karşı savaşla dünya düzenini tehdit ediyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ukraynaya-karsi-savasla-dunya-duzenini-tehdit-ediyor-5308/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ukraynaya-karsi-savasla-dunya-duzenini-tehdit-ediyor-5308/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_188907-A824D1-D91A5B-7E2B56-699394-154109.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Litvanya Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Nauseda, ABD&#39;nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu&#39;na hitap etti.İran&#39;ın son aylarda komşu ülkelere saldırılarını sürdürdüğünü ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki seyrüsefer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_188907-A824D1-D91A5B-7E2B56-699394-154109.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Litvanya Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Nauseda, ABD&#39;nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu&#39;na hitap etti.İran&#39;ın son aylarda komşu ülkelere saldırılarını sürdürdüğünü ve Hürmüz Boğazı&#39;ndaki seyrüsefer özgürlüğünü engellediğini belirten Nauseda, bunun bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik için ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi.Nauseda, Litvanya&#39;nın Hürmüz Boğazı&#39;ndaki uluslararası deniz misyonlarına mayın temizleme kapasitesiyle katkı sağlayacağını bildirdi.- &#34;Rusya fiilen savaşı zaten kaybetti&#34;Konuşmasında Ukrayna&#39;ya da değinen Nauseda, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;ya karşı savaşının dünya düzenine yönelik en büyük tehdit olduğunu kaydetti.Rusya'nın Ukrayna'da 2022&#39;nin şubat ayında başlattığı tam kapsamlı savaşın Birinci Dünya Savaşı&#39;ndan daha uzun sürdüğüne dikkati çeken Nauseda, Rusya&#39;nın son bir yılda Ukrayna topraklarının yüzde 0,3&#39;ünü, 400 binden fazla askerinin öldürülmesi ve yaralanması pahasına ele geçirdiğini ifade etti.Nauseda, buna rağmen Ukrayna&#39;nın bağımsız bir devlet olarak ayakta durduğunu, Ukrayna dilinin, kültürünün ve ulusal kimliğinin yaşamaya ve gelişmeye devam ettiğini söyledi.&#34;Rusya fiilen savaşı zaten kaybetti.&#34; değerlendirmesinde bulunan Nauseda, Rusya yönetiminin yenilgiyi kabul etmediğini, bunun nedeninin uluslararası hukuk uyarınca hesap verebilirlik ve kendi halkından gelebilecek olası intikam korkusu olduğunu savundu.&#34;Kaba gücün uluslararası hukuka üstün gelmesine izin veremeyiz.&#34; diyen Nauseda, &#34;Rusya&#39;nın sömürgeci hedeflerinin&#34; küresel gıda güvenliğini zayıflattığını ve gıda fiyatlarını yükselttiğini belirterek, &#34;Rusya&#39;nın emperyal hedeflerinin&#34; Avrupa, Afrika ve Asya&#39;nın derinliklerine ulaştığını ve hiçbir ülkenin kendisini bu tehditten muaf görmemesi gerektiğini vurguladı.Litvanya&#39;nın son aylarda çok sayıda insansız hava aracının (İHA) hava sahasını ihlal etmesine tanık olduğunu belirten Nauseda, Rusya&#39;nın hibrit saldırı, dezenformasyon ve sabotaj çabalarını yoğunlaştırdığını ifade etti.- Gazze&#39;de iki devletli çözüm vurgusuNauseda, konuşmasında Gazze'deki duruma da değinerek, ateşkesin sürdürülmesi ve güçlendirilmesine yönelik uluslararası çabaları desteklediklerini dile getirdi.İki devletli çözümün kapsamlı, adil ve kalıcı barışa giden tek yol olmaya devam ettiğini kaydeden Nauseda, güvenilir bir siyasi süreçle bağdaşmayan yeni adımlardan kaçınılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.Nauseda ayrıca yapay zekanın ortaya çıkardığı hukuki, etik ve stratejik sorunların ele alınması için uluslararası topluma birlik olma çağrısında bulundu.Yapay zekanın insan onuruna, sürdürülebilir kalkınmaya ve uluslararası güvenliğe hizmet etmesi, yeni bir eşitsizlik, manipülasyon veya çatışma aracına dönüşmemesi gerektiğini belirten Nauseda, insanın hesap verebilirliğinin, uluslararası hukukun, barışın ve güvenliğin korunması gerektiğini vurguladı.Nauseda, BM&#39;nin güvenilirliğinin saldırganlık, yasa dışı ilhak, zorla sınır dışı etme ve insanlığa karşı suçlara kararlı şekilde karşılık verme ve yapay zekanın gelişmesine yönelik küresel yanıtı koordine etme kapasitesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 23 Sep 2026 07:55:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İspanya-Fas sınırında güvenlik önlemleri artırıldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ispanya-fas-sinirinda-guvenlik-onlemleri-artirildi-327/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ispanya-fas-sinirinda-guvenlik-onlemleri-artirildi-327/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44C799-265F67-0F54AD-506B53-37D875-366567.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanarya Adaları&#39;ndan bölgeye gönderilen İspanyol piyade birliklerinin, düzensiz göçmenlerin Fas-İspanya sınırını geçmesini önlemek amacıyla sınır bölgesinde görev yaptığı bildirildi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44C799-265F67-0F54AD-506B53-37D875-366567.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kanarya Adaları&#39;ndan bölgeye gönderilen İspanyol piyade birliklerinin, düzensiz göçmenlerin Fas-İspanya sınırını geçmesini önlemek amacıyla sınır bölgesinde görev yaptığı bildirildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 23 Sep 2026 07:32:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Büyük baskı altındaki UCM korunmalı"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/buyuk-baski-altindaki-ucm-korunmali-9381/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/buyuk-baski-altindaki-ucm-korunmali-9381/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9209D1-E3023A-5DB2F4-32E898-3CB013-3A23E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kallas, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu marjında New York&#39;taki BM Genel Merkezi&#39;nde düzenlenen &#34;Uluslararası İnsancıl Hukuku Güvence Altına Alan İnsani Diplomasi&#34; başlıklı yan etkinlikte konuştu.Uluslararası insancıl hukukun uygulanması konusunda hesap verebilirliğin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9209D1-E3023A-5DB2F4-32E898-3CB013-3A23E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kallas, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu marjında New York&#39;taki BM Genel Merkezi&#39;nde düzenlenen &#34;Uluslararası İnsancıl Hukuku Güvence Altına Alan İnsani Diplomasi&#34; başlıklı yan etkinlikte konuştu.Uluslararası insancıl hukukun uygulanması konusunda hesap verebilirliğin önemine dikkati çeken Kallas, mevcut mekanizmaların korunması gerektiğini belirterek, ulusal mahkemelerin yanı sıra uluslararası mahkemeler, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve UCM&#39;nin savunulması gerektiğini ifade etti.Kallas, &#34;Olması gerekenin aksine UCM şu anda büyük bir baskı altında.&#34; dedi.UCM&#39;ye ve hakimlerine yönelik baskının yalnızca bir kurumla ilgili olmadığını vurgulayan Kallas, &#34;Bunlar, İkinci Dünya Savaşı&#39;nın ardından oluşturulan uluslararası hukuk düzenine bağlılık konusunda soru işaretleri doğuruyor.&#34; ifadelerini kullandı.Kallas, UCM&#39;nin korunması gerektiğinin altını çizdi.- &#34;Sorun hukuk değil, cezasızlık&#34;Uluslararası hukukun daha önce hiç olmadığı kadar gelişmiş ve erişilebilir durumda olduğunu dile getiren Kallas, &#34;Hukuk sorun değil, cezasızlık sorun. Cezasızlık da cezasızlığı doğuruyor.&#34; değerlendirmesinde bulundu.Kallas, adli mekanizmaların savunulması gerektiğini belirterek, mevcut mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda yenilerinin oluşturulması gerektiğini kaydetti.&#34;Adaleti sağlama iradesi varsa, her zaman bir yol vardır.&#34; diyen Kallas, hukuki davaların gerektiği şekilde oluşturulabilmesi için delillerin toplanması ve korunmasının önemine dikkati çekti.- Gazze&#39;deki delillerin korunması çağrısıKallas, Suriye&#39;de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden önce AB&#39;nin savaş suçlarını belgeleyen kişileri desteklediğini, Afganistan&#39;da ise BM öncülüğündeki soruşturmanın oluşturulmasına katkı sağladığını anlattı.Gazze&#39;de enkaz kaldırma çalışmalarına başlanmasıyla olası savaş suçlarına ilişkin delillerin yok edilmemesinin önemine işaret eden Kallas, hesap verebilirliğin &#34;seçici&#34; olmaması gerektiğini vurguladı.Kallas, &#34;Suriye, Afganistan, Gazze veya çatışmanın yaşandığı herhangi bir yerde, hesap verebilirlik seçici olamaz. Aksi halde bütün sistem sorgulanır.&#34; dedi.Kallas ayrıca Ukrayna, Sudan, Etiyopya, Haiti, Myanmar ve Yemen&#39;in yanı sıra Gazze&#39;de de uluslararası insancıl hukuk ilkelerinin ihlal edildiğini belirterek, sivillerin öldürüldüğünü, hastaneler ile okulların hedef alındığını ve insani yardıma erişimin engellendiğini söyledi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 22 Sep 2026 08:54:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elif Eralp'ten zafer konuşması, Merz görevinde kalıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralpten-zafer-konusmasi-merz-gorevinde-kaliyor-741/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralpten-zafer-konusmasi-merz-gorevinde-kaliyor-741/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_538359-165443-FB3864-3ABC43-29ED35-6AD26F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde Pazar günü seçimler yapıldı.Geçici sonuçlara göre Mecklenberg-Vorpommern eyaletinde ise AfD yüzde 38 ile önde, arkasında da ikinci sırada yüzde 35 ile Sosyal Demokrat Parti geliyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz&#39;in partisi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_538359-165443-FB3864-3ABC43-29ED35-6AD26F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde Pazar günü seçimler yapıldı.Geçici sonuçlara göre Mecklenberg-Vorpommern eyaletinde ise AfD yüzde 38 ile önde, arkasında da ikinci sırada yüzde 35 ile Sosyal Demokrat Parti geliyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz&#39;in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise seçim akşamı yerel saatle 22:00&#39;de gelen verilere göre yüzde 4,9 ile barajın altında. Eğer bu sonuç CDU için değişmezse bu Merz için oy kayıplarının yanı sıra daha büyük bir hezimet anlamına geliyor.&nbsp;Sandıktan gelen geçici sonuçlara göre Türkiye kökenli Elif Eralp&#39;i eyalet başbakanı olarak aday gösteren Sol Parti yüzde 25 ile birinci sırada. Sol Parti&#39;nin en yakın rakibi Hristiyan Birlik Partisi (CDU) ise yüzde 19 ile ikinci sırada. CDU, Stefan Evert&#39;ı aday olarak göstermişti. Berlin&#39;de üçüncü sırada ise yüzde 16 ile ülke genelinde aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisi geliyor. Bu, Berlin&#39;de 2023 tarihli bir önceki seçimlere göre AfD&#39;nin oylarını yaklaşık yüzde 7 yükselttiği anlamına geliyor. Bir önceki seçimlere kıyasla Sol Parti de oylarını yüzde 12&#39;den fazla artırmış durumda, CDU&#39;nun kentteki oy kaybı da yüzde 9&#39;a yakın.&nbsp;&nbsp;AfD&#39;nin adayı: Mecklenburg-Vorpommern&#39;da iktidar yetkisi aldıkAfD&#39;nin Mecklenburg-Vorpommern eyaletindeki başbakan adayı Leif-Erik Holm, partinin aldığı sonucu iktidara gelmek için açık bir yetki olarak gördüğünü söyledi. Holm, eyalette yüzde 37&#39;in üzerindeki oy oranı ile birinci olan AfD&#39;nin diğer tüm partilerle görüşmeye hazır olduğunu belirtti. Holm, yaptığı zafer konuşmasında&nbsp; &#34;Çünkü bu bizimle, başkalarıyla, partilerle, ayrıcalıklarla veya şunlarla ilgili değil. Bu, ülkemizi yeniden rayına oturtmakla ilgili&#34; dedi. Tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu elde edemeyen AfD&#39;nin diğer partilerin desteğine ihtiyacı var. Ancak diğer geleneksel partiler AfD ile ortaklığı ilkesel olarak reddediyor. Eyalette büyük bir hezimete uğrayan CDU&#39;nun eyaletteki başbakan adayı Daniel Peters ise alınan sonuçtan CDU&#39;da herkesin sorumlu olduğunu söyledi. Peters, bu yenilginin ana nedeninin &#34;son derece kutuplaşmış bir seçim kampanyası&#34; olduğunu söyledi.&nbsp;Sosyal Demokrat Parti Mecklenburg-Vorpommern&#39;de başbakanlığa talipMecklenburg-Vorpommern eyaletinde sandıktan gelen sonuçlara göre AfD yüzde 37 birinci sırada olmasına rağmen tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu elde edemedi. Yerleşik diğer partilerin AfD ile koalisyonu reddetmesi sebebiyle eyaletin mevcut Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakanı Manuela Schwesig, Alman kamu televizyonu ArD&#39;ye yaptığı açıklamada başbakanlık görevine bir kez daha talip olduğunu belirtti. Eyalette SPD yüzde 35 ile AfD&#39;nin arkasından ikinci sırada yer alıyor. Schwesig, &#34;Vatandaşların çoğunluğu bugün açıkça demokratik partileri tercih etti ve bu nedenle istikrarlı bir demokratik hükümet kurmaya hazırım&#34; ifadelerini kullandı. AfD&#39;nin Mecklenburg-Vorpommern&#39;de iktidara gelme yetkisi olduğunu söyleyen parti lideri Tino Chrupalla ise diğer partilerin bunu &#34;reddedip reddetmeyeceğinin&#34; henüz belli olmadığını söyledi. Chrupalla, &#34;Biz bu ülkede sorunları çözmek istiyoruz, duvarlar inşa etmek değil&#34; diye sözlerini sürdürdü.&nbsp;Merz başbakanlığa ve parti liderliğine devam mesajı verdiAlmanya Başbakanı Friedrich Merz, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin'deki eyalet seçimlerinin ardından Berlin&#39;de kameralar karşısına çıktı ve seçim sonuçlarını partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) açısından değerlendirdi. İki farklı sonuç aldıkları iki seçim yaşadıklarını belirten Merz, &#34;Mecklenburg-Vorpommern&#39;deki seçim sonucunu güzelleştiremeyiz. Bu bir felaket&#34; dedi. Partisinin &#34;çok mücadele ettiğini, ancak SPD ve AfD arasındaki gerilimde ezildiğini&#34; belirten Merz, CDU&#39;nun Berlin&#39;deki adayı Stefan Evers için de &#34;Tam bir bağlılık ve büyük bir özveriyle CDU&#39;yu saygın bir sonuca taşıdı&#34; ifadelerini kullandı.&nbsp;Ülkede bir şeylerin değişmesi gerektiğini savunan Merz, &#34;Reformlar gelmeli. Elbette bu hepimizi zor bir duruma sokuyor. Ama bu sorumluluğu üstleniyoruz. Ülkemizi ileriye taşımak istediğim için bu sorumluluğu üstleniyorum&#34; dedi. 6 Eylül&#39;de Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimde partisi CDU yarı yarıya oy kaybeden Merz, parti içinde de eleştiriliyordu. İstifa baskısı altındaki Merz, konuşmasında görevine devam edeceği mesajı verdi. Merz, &#34;Şu anda yapılması gerekenler, cesaret, kararlılık ve sabır gerektiriyor. CDU Parti Başkanı ve her şeyden önce ülkemizin Federal Şansölyesi olarak bu nitelikleri sergileyeceğim" dedi.&nbsp;Elif Eralp&#39;ten zafer konuşması: Berlin&#39;i birlikte değiştireceğizSol Parti&#39;nin Berlin&#39;de hükümet eden belediye başkan adayı Elif Eralp ilk zafer konuşmasını yaptı. &#34;Bugünden itibaren Berlin&#39;i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz&#34; diyen Eralp&#39;in önceliği başkentte özellikle uygun fiyatlı konutlar oluşturmak. Partisine desteği için, seçmenlere ise oyları için teşekkür eden Eralp, seçmenlerin onurlu bir şekilde yaşayabileceği &#34;daha iyi, yaşanabilir bir Berlin&#34; umuduna sahip olduklarını gösterdiklerini belirtti. Eralp, &#34;Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi" diye devam etti. Eralp sözlerini "Bunu bugün hep birlikte gösterdik ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor&#34; diye sürdürdü.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2026 07:55:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ukrayna'dan Moskova'ya yüzlerce İHA ile 'en büyük' saldırı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-moskovaya-yuzlerce-iha-ile-en-buyuk-saldiri-7636/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukraynadan-moskovaya-yuzlerce-iha-ile-en-buyuk-saldiri-7636/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10D5D2-4F941B-8FC13A-ED9BEE-7FD2C8-A00553.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Belediye Başkanı Sergei Sobyanin, başkente doğru ilerleyen ve &#34;en büyük&#34; saldırı olarak nitelendirdiği saldırılarda kullanılan 450 insansız hava aracının düşürüldüğünü belirtti. Bölge valisi ise en az iki kişinin öldüğünü ve 20 kişinin yaralandığını açıkladı.Ukrayna&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10D5D2-4F941B-8FC13A-ED9BEE-7FD2C8-A00553.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Belediye Başkanı Sergei Sobyanin, başkente doğru ilerleyen ve &#34;en büyük&#34; saldırı olarak nitelendirdiği saldırılarda kullanılan 450 insansız hava aracının düşürüldüğünü belirtti. Bölge valisi ise en az iki kişinin öldüğünü ve 20 kişinin yaralandığını açıkladı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev&#39;in insansız hava araçları ve füzelerle bölgedeki &#34;kilit öneme sahip&#34; bir Rus petrol tesisi ile bir lojistik merkezini vurduğunu doğruladı; bu tesislerin &#34;savaş makinesini ayakta tutan milyarlarca dolar&#34; değerinde olduğunu belirtti.Ukraynalı yetkililer, 19 Eylül&#39;de Kiev ve Sumy bölgelerinde düzenlenen Rus saldırılarında üçü çocuk olmak üzere dokuz kişinin öldüğünü açıkladı.Rusya ve Ukrayna, son dönemde enerji üretim ve ulaşım tesislerinin yanı sıra önemli lojistik merkezlerini hedef alarak saldırılarını yoğunlaştırdı.BBC tarafından doğrulanan sosyal medya videoları, Moskova&#39;nın gece gökyüzündeki patlamaları ve yanan bir depoyu gösteriyor.Belediye Başkanı Sobyanin, bir insansız hava aracının başkentin bulvarlarından birinin yakınındaki bir binaya ve petrol rafinerisine çarptığını söyledi; Ukrayna askeri yetkilileri ise rafineride üç önemli ünitenin hasar gördüğünü belirtti.Kiev&#39;deki savunma bakanlığına göre, bu tesis Moskova bölgesinin yakıt ihtiyacının üçte birinden fazlasını karşılıyor ve burada üretilen benzin, dizel ve uçak yakıtının bir kısmı Rusya ordusuna gidiyor.Ukrayna savunma bakanı, bu tür tesislere yönelik saldırıların &#34;düşmanın saldırı savaşını sürdürme ve askeri birimlerine ikmal sağlama kabiliyetini doğrudan zayıflattığını&#34; söyledi.Sobyanin, bu büyük saldırının Pazar günü üçüncü gününe giren Rusya parlamento seçimlerini &#34;aksatma girişimi&#34; olduğunu söyledi.Seçimler Kremlin tarafından sıkı bir şekilde kontrol ediliyor ve eleştirmenler seçimleri özgür, adil ve şeffaf olmamakla eleştiriyor.ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın sosyal medyada, her iki tarafın enerji altyapısı hedeflerine saldırmama konusunda anlaştığını iddia etmişti.Trump, 18 Eylül&#39;de Çin ve Hindistan&#39;ın da aralarında bulunduğu Rus petrol ve gazının en büyük alıcılarına gümrük vergileri uygulayarak Rusya ekonomisini hedef alan bir yaptırım tasarısını imzaladı.ABD yasası, ABD başkanına Rus enerjisinin başlıca alıcılarına %100 gümrük vergisi uygulama yetkisi veriyor.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Şubat 2022&#39;de Ukrayna&#39;ya topyekün işgal başlattı.Rusya&#39;dan Ukrayna demiryoluna saldırıGeçen hafta Rusya&#39;ya ait bir insansız hava aracı, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve üst düzey Avrupalı güvenlik yetkililerinin geçişinden kısa bir süre sonra Ukrayna-Polonya sınırına yakın bir trene isabet etti.Yahodyn&#39;de trenin lokomotifine isabet eden saldırıda can kaybı bildirilmedi.Rusya ise saldırının Ukrayna&#39;nın batısındaki &#34;demiryolu altyapısını&#34; vurduğunu açıkladı.Avrupa&#39;nın en kıdemli güvenlik danışmanlarından bazıları saldırıdan kısa bir süre önce başkent Kiev&#39;deki bir konferanstan dönerken aynı demiryolu hattından geçmişlerdi. Aralarında Boris Johnson da vardı.Ukrayna devlet demiryolu şirketi Ukrzaliznytsia, jet motorlu bir insansız hava aracının tespit edildiğini ve saldırıdan 15 dakika önce tahliye emri verildiğini açıkladı.Açıklamada, Johnson ve diğerlerini taşıyan trenin öncesinde Yahodyn istasyonunda olduğu doğrulandı ve trenin planlanandan daha erken hareket etmesine karar verildiği belirtildi.Ukrzaliznytsia&#39;dan yapılan açıklamada, &#34;Bu insansız hava aracının hedefinin, Rusya&#39;nın sürekli saldırı tehditleri nedeniyle istasyondan beklenenden daha erken ayrılan diplomatik tren olması yüksek ihtimal&#34; denildi.Demiryolu yetkilileri ayrıca, eski CIA Başkanı David Petraeus&#39;un insansız hava aracı saldırısı sırasında Yahodyn istasyonunda başka bir trende olduğunu belirtti.Kiev&#39;deki konferansa katılan eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, BBC&#39;ye yaptığı açıklamada, trendeki yolculara tahliye için hazırlık yapmaları söylendiğini, daha sonra ise yolculuklarına devam etmelerine izin verildiğini belirtti.&#34;Bindiğim trende, tren durduktan sonra tahliye hazırlığı yapmamız emri verildi. Ancak birkaç dakika sonra durumun güvenli olduğu ve ilerleyebileceğimiz bildirildi&#34; dedi.Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Yahodyn&#39;deki Ukrayna-Polonya sınırında gerçekleşen &#34;barbarca saldırıların&#34;, &#34;Putin&#39;in terörünün doğrudan AB ve NATO&#39;nun kapılarına dayanması&#34; anlamına geldiğini söyledi ve Moskova&#39;ya daha fazla yaptırım uygulanması çağrısını yineledi.Rusya, son aylarda Ukrayna&#39;nın trenlerini, demiryolu depolarını ve diğer ulaşım tesislerini hedef alan bir dizi ölümcül saldırı gerçekleştirdi.Ocak ayında Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, kuzeydoğudaki Harkov bölgesinde kalabalık bir yolcu trenine düzenlenen ve beş kişinin ölümüne yol açan Rus saldırısını &#34;terörizm&#34; olarak kınamıştı.Rus saldırıları, Ukrayna&#39;nın geniş tren ağını önemli ölçüde tahrip etti; bu ağ, 2022&#39;de Rusya&#39;nın topyekün işgalinin başlamasından bu yana tüm hava yolculuğunun askıya alınması nedeniyle milyonlarca Ukraynalı için ana ulaşım aracı konumunda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2026 07:49:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsünden 3 kişi öldü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-bati-nil-virusunden-3-kisi-oldu-9520/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-bati-nil-virusunden-3-kisi-oldu-9520/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C593E0-35B0FE-EC44F4-9D591B-33D1E2-A3D889.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre 11-17 Eylül&#39;de 46 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.Böylelikle, 2026&#39;nın başından 17 Eylül&#39;e kadar ülkede görülen vaka sayısı 370&#39;e yükseldi.Yılın başından bu yana ülkede Batı Nil virüsü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C593E0-35B0FE-EC44F4-9D591B-33D1E2-A3D889.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre 11-17 Eylül&#39;de 46 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.Böylelikle, 2026&#39;nın başından 17 Eylül&#39;e kadar ülkede görülen vaka sayısı 370&#39;e yükseldi.Yılın başından bu yana ülkede Batı Nil virüsü nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise bir haftada 3 artarak 33&#39;e yükseldi.Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi (EKPA) Tıp Fakültesinden Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü Gikas Mayorkinis, Yunan basınına yaptığı açıklamada, iklim koşullarındaki değişim, yükselen sıcaklıklar ve sıcak mevsim süresinin uzaması nedeniyle Batı Nil virüsünün kamu sağlığını etkileyen önemli bir unsur olmaya devam edebileceği uyarısında bulundu.Göçmen kuşların yanı sıra karga, kuzgun ve saksağanların da virüsün yayılmasında etkili olabildiğini belirten Mayorkinis, bu kuşların başkent Atina gibi şehir merkezlerinde bile bulunduğuna işaret etti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2026 07:16:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İranlı casuslardan muhaliflere yeni tuzak]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranli-casuslardan-muhaliflere-yeni-tuzak-9200/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranli-casuslardan-muhaliflere-yeni-tuzak-9200/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_702B8E-474FB8-6369B9-D5D3B3-B953BF-B77E8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Britanya istihbaratı, İranlı casusların muhalifleri hareketlerinin izlenmesine imkan tanıyan bir casus yazılımla hedef aldığını tespit ettikten sonra uyarı yayımladı.GCHQ bünyesindeki Birleşik Krallık (BK) Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), devlet bağlantılı aktörlerin mesajlaşma&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_702B8E-474FB8-6369B9-D5D3B3-B953BF-B77E8C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Britanya istihbaratı, İranlı casusların muhalifleri hareketlerinin izlenmesine imkan tanıyan bir casus yazılımla hedef aldığını tespit ettikten sonra uyarı yayımladı.GCHQ bünyesindeki Birleşik Krallık (BK) Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), devlet bağlantılı aktörlerin mesajlaşma uygulamalarında tanıdıkları kişilerin kimliğine bürünerek muhalifleri, aktivistleri ve gazetecileri Chosen Brick adlı casus yazılımı indirmeleri için kandırdığı uyarısında bulundu.Kötü amaçlı yazılım, kişinin rehberine, e-postalarına ve sosyal medya mesajlarının yanı sıra cihazın mikrofonuna ve ekrandaki içeriğe de erişim sağladı.ABD ve Hollanda&#39;daki müttefikleriyle birlikte BK, hem Britanyalı muhalifleri hem de çeşitli ülkelerden diğer kişileri hedef alan bu komployu ortaya çıkardı. Kaç kişinin kötü amaçlı yazılımdan etkilendiği belirsizliğini korurken FBI, siber aktörlerin yazılımı 2023 sonbaharından beri kullandığını öne sürdü.İranlı ajanlar, büründükleri sahte kimlikleri hedeflerinin ilgi alanlarına ve önem verdiği konulara göre uyarlamak için sosyal mühendislik yöntemlerinden yararlandı. Bir vakada sahte MR sonuçları, kurbanın tuzağa düşmesini sağladı.Windows işletim sistemlerini hedef alan kötü amaçlı yazılım, cihaz yeniden başlatıldığında bile etkinliğini sürdürüyor. NCSC, çalınan bazı kişisel bilgilerin İran yanlısı sızıntı sitelerinde yayımlandığını belirtti.NCSC Operasyon Direktörü Paul Chichester, bu siber kampanyanın İran&#39;ın muhalifleri hedef almak için dijital gözetimi acımasızca kullandığını gösterdiğini söyledi.Chichester, &#34;Bu siber kampanyanın ayrıntıları, İran&#39;ın rejimi eleştirenleri bastırmak amacıyla e-postaları ve mesajları çalarak ve cihazlara erişerek dijital gözetimi ne kadar acımasızca kullandığını ortaya koyuyor&#34; dedi.Uluslararası ortaklarımızla birlikte, risk altındaki bireyleri, uyarıda açıklanan sosyal mühendislik tekniklerini öğrenmeye ve risk azaltma tavsiyelerine uymaya şiddetle çağırıyoruz.İran devleti tarafından yürütülen kötü niyetli siber faaliyetleri ifşa etmeyi sürdüreceğiz ve topluluklara çevrimiçi kişisel güvenliklerini güçlendirmeleri için pratik tavsiyelerde bulunarak destek vereceğiz.FBI da kendi uyarısını yayımlayarak İran hükümetinin İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı&#39;nın (VAJA) bu kötü amaçlı yazılımı &#34;istihbarat toplamak, veri sızdırmak ve hedefledikleri kişilerde itibar kaybına yol açmak&#34; amacıyla kullandığını iddia etti.Kötü amaçlı yazılımla ilgili ayrıntılı teknik tavsiyeler ve bu yazılımların kurbanı olmamak için alınması gereken önlemler, NCSC&#39;nin internet sitesinde yayımlandı.NCSC Başkanı Richard Horne, Rusya, Çin ve İran gibi düşman devletlerin BK&#39;nin kritik sistemlerini giderek daha fazla hedef aldıklarına dair yazın uyarıda bulunmuştu.Horne, son bir yılda BK&#39;nin kritik altyapısı kapsamındaki kuruluşları etkileyen siber saldırıların 4&#39;te üçünün düşman devlet aktörleriyle bağlantılı olabileceğini söylemişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 21 Sep 2026 07:02:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya ile ABD arasında yeni görüşme bekleniyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ile-abd-arasinda-yeni-gorusme-bekleniyor-3297/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ile-abd-arasinda-yeni-gorusme-bekleniyor-3297/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_31A7CE-6C264B-56ED19-151077-CE3676-EAE1D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya ile ABD temsilcileri arasında ikili ilişkilerdeki sorunlu konuların giderilmesine yönelik yeni bir görüşmenin önümüzdeki haftalarda gerçekleştirileceğini açıkladı.Sputnik'e konuşan Ryabkov, taraflar arasındaki müzakerelerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_31A7CE-6C264B-56ED19-151077-CE3676-EAE1D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya ile ABD temsilcileri arasında ikili ilişkilerdeki sorunlu konuların giderilmesine yönelik yeni bir görüşmenin önümüzdeki haftalarda gerçekleştirileceğini açıkladı.Sputnik'e konuşan Ryabkov, taraflar arasındaki müzakerelerin önümüzdeki haftalarda yapılmasının beklendiğini belirtti. Bu tür temasların artık düzenli bir nitelik kazandığına dikkat çeken Ryabkov, şu değerlendirmelerde bulundu:&#34;Bu görüşmelerin faydalı olduğunu düşünüyoruz. Ancak içerik açısından ilerleme temposu arzulananın ve beklenenin altında. Buna rağmen bu süreçten vazgeçmiyoruz ve ilerlemeye devam edeceğiz.&#34;Ryabkov, Haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, Moskova ile Washington arasında sorunlu konuların giderilmesine ilişkin diyaloğun durgunluk döneminde olduğunu, ancak uzmanlar düzeyinde istişarelerin mümkün olabileceğini ifade etmişti.Daha önce Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, iki ülke temsilcileri arasındaki yeni temasın tarihlerine ilişkin çalışmaların sürdüğünü kaydetmişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 20 Sep 2026 11:14:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kiev'de Ukrayna ordusuna ait veri merkezi vuruldu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kievde-ukrayna-ordusuna-ait-veri-merkezi-vuruldu-6990/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kievde-ukrayna-ordusuna-ait-veri-merkezi-vuruldu-6990/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9D1595-EF1D00-A6D6C4-C1CE1A-5B9049-300445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kiev rejiminin Rusya&#39;daki sivil hedeflere yönelik düzenlediği terör saldırılarına misilleme olarak Rusya Silahlı Kuvvetleri, Ukrayna&#39;daki askeri hedeflere yönelik hassas saldırılar düzenlemeye devam ediyor.Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9D1595-EF1D00-A6D6C4-C1CE1A-5B9049-300445.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kiev rejiminin Rusya&#39;daki sivil hedeflere yönelik düzenlediği terör saldırılarına misilleme olarak Rusya Silahlı Kuvvetleri, Ukrayna&#39;daki askeri hedeflere yönelik hassas saldırılar düzenlemeye devam ediyor.Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun ağ ekipmanlarının işleyişini sağlayan, istihbarat verileri de dahil olmak üzere veri depolama, işleme ve iletim süreçlerinde kullanılan 'B-Mobile' isimli veri merkezinin vurulduğu bildirildi.Açıklamada ayrıca şu hedeflere yönelik saldırılar gerçekleştirildiği kaydedildi:Kiev: 'Flamingo', 'Neptun', FP-7 ve FP-9 füzeleri için kontrol sistemleri üreten 'Radionix' işletmesi,Kiev Bölgesi: Uzun menzilli insansız hava araçları (İHA) için bileşenler ve kalkış destekleyicilerinin bulunduğu 'Fire Point' şirketine ait depo,Odessa Bölgesi: 'Nova Poshta' lojistik merkezi ve askeri mühimmat taşıyan bir deniz gemisi.Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu operasyonlarda havadan fırlatılan yüksek hassasiyetli silahlar ile insansız hava araçlarının kullanıldığını aktardı. Açıklamada, saldırıların karargahlar, üretim tesisleri ve depo alanlarını hedef aldığı vurgulandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 20 Sep 2026 09:51:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'da 2 eyalette oy verme işlemi başladı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-2-eyalette-oy-verme-islemi-basladi-421/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-2-eyalette-oy-verme-islemi-basladi-421/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D452C8-49C8B3-22BBD5-6F6427-AF3B3C-94A0DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eyalet meclislerini seçmek için oy kullanma işlemi yerel saatle 08.00&#39;de (TSİ 09.00) başladı.Seçmenler, yerel saatle 18.00'e (TSİ 19.00) kadar oy kullanabilecek.Berlin&#39;de yaklaşık 2,5 milyon, Mecklenburg-Vorpommern&#39;de ise yaklaşık 1,3 milyon seçmen bulunuyor.Her iki eyalette&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D452C8-49C8B3-22BBD5-6F6427-AF3B3C-94A0DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Eyalet meclislerini seçmek için oy kullanma işlemi yerel saatle 08.00&#39;de (TSİ 09.00) başladı.Seçmenler, yerel saatle 18.00'e (TSİ 19.00) kadar oy kullanabilecek.Berlin&#39;de yaklaşık 2,5 milyon, Mecklenburg-Vorpommern&#39;de ise yaklaşık 1,3 milyon seçmen bulunuyor.Her iki eyalette de 16 ve 17 yaşındaki Alman vatandaşları, ilk kez eyalet seçimlerinde oy kullanabilecek.Başkentte seçim kampanyasının öne çıkan konuları arasında konut ve kira fiyatları, trafik, güvenlik, göç ve kentteki yaşam maliyetleri yer alıyor.Özellikle konut sıkıntısı ve yükselen kiralar, seçim kampanyasının başlıca gündem maddelerinden biri oldu.Sol Partinin başbakan adayı Elif Eralp, seçimi kazanıp hükümeti kurması durumunda Berlin eyaletinin ilk göçmen kökenli başbakanı olacak.- Mecklenburg-Vorpommern&#39;de SPD ile AfD arasında yakın yarışMecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise seçim öncesi anketlerde Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Almanya için Alternatif Partisi (AfD) arasındaki yarış öne çıkıyor.AfD&#39;nin Saksonya eyaletinde ilk kez birinci gelmesinin ardından Mecklenburg-Vorpommern&#39;de de aynı başarıyı gösterip göstermeyeceği merakla bekleniyor.Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri, yalnızca eyaletlerin siyasi dengeleri açısından değil, Almanya&#39;daki federal siyasi atmosfer bakımından da yakından izleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 20 Sep 2026 09:47:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ukrayna' saldırısında Moskova Petrol Rafinerisi hasar aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-saldirisinda-moskova-petrol-rafinerisi-hasar-aldi-5869/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-saldirisinda-moskova-petrol-rafinerisi-hasar-aldi-5869/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BA4F7-E4C731-B97A42-C8D091-13AC1B-1CD8BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus hava savunma sistemlerinin gece boyunca Moskova'ya uçan Ukrayna İHA'larını imha ettiğini belirtti.Sobyanin, saldırılarda Moskova Petrol Rafinerisinin hasar aldığını ve herhangi bir can kaybının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BA4F7-E4C731-B97A42-C8D091-13AC1B-1CD8BA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus hava savunma sistemlerinin gece boyunca Moskova'ya uçan Ukrayna İHA'larını imha ettiğini belirtti.Sobyanin, saldırılarda Moskova Petrol Rafinerisinin hasar aldığını ve herhangi bir can kaybının yaşanmadığını bildirdi.Belediye Başkanı Sobyanin, saldırı sırasında bir İHA'nın Orehovoy Bulvarı bölgesindeki bir binaya isabet ettiği bilgisini de paylaştı.Ukrayna'nın Moskova'ya yönelik en büyük İHA saldırısını gerçekleştirdiğini kaydeden Sobyanin, &#34;Dünden bu yana, 450'si Moskova&#39;ya yaklaşan dahil olmak üzere tüm bölgelerde 1600'den fazla İHA düşürüldü. Daha önce benzeri görülmemiş bu saldırı, açıkça seçimleri sekteye uğratmak amacıyla planlanmıştı. Düşman bu girişiminde başarısız oldu.&#34; ifadelerini kullandı.- Moskova bölgesinde İHA saldırısında 1 kişi öldüMoskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyev de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gece saatlerinde Moskova bölgesinin büyük çaplı bir İHA saldırısına maruz kaldığını kaydetti.Hava savunma sistemlerinin yerel saatle sabah 3 ile 5 arasında 17 ilçede toplam 249 İHA&#39;yı düşürdüğünü veya etkisiz hale getirdiğini aktaran Vorobyev, Ramenskoye ilçesinde bir İHA'nın 21 katlı bir apartmanın çatısında yangına yol açtığını, aralarında 70 çocuğun da bulunduğu 400 kişinin tahliye edildiğini ifade etti.Vorobyev, Sofyino ilçesinde bir İHA'nın üç katlı bir binaya çarptığını belirterek, &#34;Ne yazık ki, 44 yaşında bir kadın hayatını kaybetti. 2'si çocuk olmak üzere 5 kişi yaralandı. Çocuklar hastaneye kaldırıldı ve gerekli tüm tıbbi müdahaleler yapılıyor.&#34; ifadelerini kullandı.İHA saldırılarının sürdüğünü kaydeden Vorobyev, başka ilçelerde de binaların hasar aldığı bilgisini paylaştı.- Moskova'daki bazı havaalanlarına geçici uçuş kısıtlamaları geldiÖte yandan Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya) yaptığı açıklamada, Moskova'daki Vnukovo ve Şeremetyevo havalimanlarında uçakların iniş ve kalkışına yönelik geçici kısıtlamalar getirildiğini duyurdu.Açıklamada, &#34;Kısıtlamalar, uçuş güvenliğini sağlamak amacıyla gereklidir.&#34; ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 20 Sep 2026 09:33:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İki eyaletteki seçim Merz'in kaderini belirleyecek]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iki-eyaletteki-secim-merzin-kaderini-belirleyecek-2718/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iki-eyaletteki-secim-merzin-kaderini-belirleyecek-2718/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF20B4-60BDF3-29AF08-A71A3B-8344AA-198853.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da bu Pazar günü Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin&#39;de seçmenler yeni eyalet meclislerini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Her iki eyalette de seçimlerin sonuçları, Almanya&#39;daki siyasi dengeler açısından kritik önem taşıyor.Eyalet seçimleri, Almanya Başbakanı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FF20B4-60BDF3-29AF08-A71A3B-8344AA-198853.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da bu Pazar günü Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin&#39;de seçmenler yeni eyalet meclislerini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Her iki eyalette de seçimlerin sonuçları, Almanya&#39;daki siyasi dengeler açısından kritik önem taşıyor.Eyalet seçimleri, Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz üzerindeki baskının arttığı bir dönemde yapılıyor. Saksonya-Anhalt&#39;ta aşırı sağcı Almanya için Alternatif&#39;in (AfD) birinci olduğu seçimlerde CDU&#39;nun ağır bir yenilgi almasının ardından ülkede ve parti içinde Merz&#39;in siyasi geleceğine ilişkin tartışmalar yoğunlaştı.Bu nedenle Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin&#39;de CDU&#39;nun alacağı sonuçlar, Merz&#39;in siyasi geleceğini ve parti içindeki konumunu belirleyebilecek nitelikte olacak.Siyasi gözlemciler, seçim sonuçlarının federal hükümeti oluşturan Hristiyan Birlik (CDU/CSU)-Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun geleceği açısından da önemli bir gösterge olacağını değerlendiriyor.&nbsp;Berlin: CDU ve Sol Parti başa baş mücadelesiYaklaşık 2,4 milyon seçmenin bulunduğu Berlin&#39;de CDU ile Sol Parti arasında başa baş bir mücadele yaşanıyor.Anketlere göre, oy oranı yüzde 20 ile yüzde 23 arasında değişen Sol Parti, çok az bir farkla CDU&#39;nun önünde yer alıyor. Sol Parti&#39;nin başbakan adayı ise Türkiye kökenli Elif Eralp. Sol Parti&#39;nin seçimi kazanarak, kurulacak koalisyona liderlik etmesi halinde, Eralp Berlin&#39;in ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı olacak.Berlin&#39;de Sol Parti&#39;nin başbakan adayı Elif Eralp45 yaşındaki Eralp&#39;in yükselişinde, Almanya genelinde Sol Parti&#39;nin oy oranını artırmasının yanı sıra farklı seçmen gruplarına hitap edebilmesi etkili oluyor. Kadın kimliğini ve göç geçmişini ön plana çıkaran Eralp&#39;ın seçim kampanyasının merkezinde ise konut politikaları bulunuyor. Kentte artan kiralar ve yaşanan konut sıkıntısı birçok seçmende karşılık buluyor.Berlin sonuçları Merz için de kritikSol Parti&#39;nin kıl payı gerisinde bulunan CDU ise eyalette iktidarını koruyabilmek için mücadele ediyor. Anketlere göre CDU&#39;nun oy oranı yüzde 20 ile 21 arasında değişiyor. Bu da 2023 yılında oyların yüzde 28&#39;ini alan partinin oy kaybına uğrayacağını gösteriyor.CDU-SPD koalisyonun iktidarda olduğu eyalette, Başbakan Kai Wegner&#39;in Temmuz ayında adaylıktan çekilmesinin ardından muhafazakâr parti Maliye Senatörü Stefan Evers&#39;i aday gösterdi.46 yaşındaki Evers, kısa süren seçim kampanyasında Berlinlilerin dikkatini çeken konuları gündeme taşımayı başardı. Sosyal yardım alanların çöp toplama işlerinde görevlendirilmesi veya eski Tempelhof Havalimanı&#39;nın bir bölümünün imara açılması gibi önerileri tartışmaya yol açtı. Güvenlik, tasarruf programı ve temiz bir kent söylemini seçim kampanyasının merkezine taşıyan Evers&#39;in partisi CDU&#39;nun seçimi kazanması Başbakan Merz için de kritik önemde. Sol Parti&#39;nin birinci gelmesi halinde CDU, bir eyalette daha seçimi kaybetmiş olacak.CDU&#39;nun adayı Stefan Evers&#39;in alacağı sonuç Başbakanlık konutunda da yakından takip edilecekBerlin&#39;de SPD oy kaybetti, AfD yükselişte2023 yılına kadar 20 yıl boyunca Berlin&#39;de iktidarda olan SPD için ise anketler oy kaybına işaret ediyor. Anketlere göre Sosyal Demokratların oyları yüzde 10 ile 12 civarında seyrediyor. Almanya genelinde destek kaybeden SPD&#39;nin başbakan adayı Steffen Krach hakkında yürütülen bir soruşturma da partinin seçim kampanyasına gölge düşürdü. Hannover Bölge Başkanı olarak görev yaptığı dönemdeki bir ihale nedeniyle Krach&#39;a rüşvet suçlaması yöneltiliyor. Krach ise bu suçlamaları reddediyor.Anketlere göre oy oranı yüzde 16 civarında olan Yeşiller&#39;in CDU veya Sol Parti ile koalisyon hükümetinde yer alabileceği tahmin ediliyor.AfD&#39;nin oy oranı yüzde 17 ile 18 arasında olsa da diğer partiler aşırı sağcı parti ile iş birliğini reddettiği için koalisyonda yer alma şansı bulunmuyor. AfD&#39;nin bu seçimlerde 2023 seçimlerine göre oylarını yaklaşık iki kat artıracağı tahmin edilse de parti, Berlin&#39;de Saksonya-Anhalt eyaletindeki kadar güçlü bir konuma sahip değil.Birçok anket, Sahra Wagenknecht İttifakı&#39;nın (BSW) ise seçim barajına takılacağını gösteriyor.BSW&#39;nin durumuna bağlı olarak eyalette CDU-Yeşiller-SPD veya Sol Parti-Yeşiller-SPD koalisyonlarının kurulması mümkün görünüyor.Mecklenburg-Vorpommern&#39;de AfD öndeAlmanya&#39;nın kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise anketler aşırı sağcı AfD&#39;nin birinci parti olacağına işaret ediyor.Yaklaşık 1,3 milyon seçmenin sandık başına çağrıldığı eyalette AfD anketlere göre yüzde 38&#39;lik oy oranı ile birinci konumda bulunuyor. Bu, 2021 seçimlerinde oyların yüzde 16,7&#39;sini alan partinin oy oranını iki kattan fazla artırdığını gösteriyor.Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde &#34;kesinleşmiş aşırı sağcı&#34; olarak sınıflandırılmayan AfD&#39;nin seçim kampanyasında iki isim öne çıkıyor. Eyalet meclisinde AfD grup başkanı 47 yaşındaki Enrico Schult ile Federal Meclis üyesi, 56 yaşındaki Leif-Erik Holm. AfD, Holm&#39;ün başbakan olmasını öngörüyor.&nbsp;SPD eyalette AfD&#39;nin gerisinde kaldı&nbsp;AfD&#39;nin sandıktan birinci parti olarak çıkması halinde SPD, eyalette iktidarını kaybedebilir. Sosyal Demokratlar ile Sol Parti&#39;nin iktidarda olduğu eyalette, son anketlere göre SPD&#39;nin oy oranı yüzde 33 ile 35 arasında değişiyor. AfD ile arasındaki oy farkını önemli ölçüde kapatan partinin 2021 seçimlerine göre oylarında gerileme görülüyor. SPD&#39;nin 2021 seçimlerinde oy oranı yüzde 39,6 olmuştu.Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Schwesig, seçim kapmanyasını AfD&#39;ye karşı yürütüyorSPD&#39;nin başbakan adayı Manuela Schwesig, bu seçim kampanyasında görevde olmanın avantajı, seçmenler arasındaki popülaritesi ve Merz hükümetinin politikalarına yönelik eleştirileriyle puan toplamayı umuyor.CDU için büyük riskEyalette CDU&#39;nun alacağı sonuç ise başkent Berlin&#39;de endişeyle bekleniyor. Eyalette desteğini kaybeden partinin oy oranı yüzde 7 civarında. Bu partinin Almanya&#39;nın kuruluşundan bu yana bir eyalette aldığı en düşük oy oranlarından biri olabilir. Ancak Polltix Enstitüsü tarafından yapılan bir anketin CDU&#39;nun yüzde 5 seçim barajını aşamayabileceğini göstermesi Berlin&#39;de endişeleri daha da artırdı.CDU&#39;nun Mecklenburg-Vorpommern&#39;de barajı aşamaması Merz açısından büyük risk taşıyor. AFP&#39;ye konuşan Tutzing Siyasi Eğitim Akademisi&#39;nden siyaset bilimci Ursula Münch, partinin yüzde 5&#39;in altında kalmasının &#34;büyük bir itibar kaybından çok daha fazlası&#34; anlamına geleceğini belirtiyor.CDU&#39;nun bir önceki seçimlerde oy oranı 13,3 olmuştu.Diğer partilerin oy oranlarıMecklenburg-Vorpommern&#39;de Sol Parti&#39;nin oy oranı yüzde 9 ila 10 arasında değişirken, Yeşiller&#39;in ise oy oranı yüzde 5 civarında. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) anketlere göre yüzde 5 barajını aşamıyor. Eyalette nasıl bir koalisyon kurulacağı ise meclise giren partilere bağlı olacak. AfD, SPD, Sol Parti, CDU, Yeşiller ve BSW olmak üzere altı partinin de meclise girmesi halinde, koalisyon kurma sürecinin zorlaşacağı tahmin ediliyor. BSW&#39;nin yer almadığı bir mecliste ise SPD-Yeşiller-Sol Parti&#39;nin koalisyon kurması mümkün görünüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 19 Sep 2026 09:19:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Rusya'nın Avrupa'ya yönelik hibrit saldırıları yoğunlaşıyor"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-avrupaya-yonelik-hibrit-saldirilari-yogunlasiyor-6332/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-avrupaya-yonelik-hibrit-saldirilari-yogunlasiyor-6332/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1F3C66-8B627D-560CA4-0B3848-DFA9C1-A7710B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Élysée Sarayı&#39;nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Macron, bu tehdit karşısında kritik altyapının ve savunma sanayisi tesislerinin korunmasına yönelik bir plan hazırlanması talimatını verdiğini söyledi.Fransa&#39;nın son birkaç haftada Rusya&#39;nın hibrit saldırılarının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1F3C66-8B627D-560CA4-0B3848-DFA9C1-A7710B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Élysée Sarayı&#39;nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Macron, bu tehdit karşısında kritik altyapının ve savunma sanayisi tesislerinin korunmasına yönelik bir plan hazırlanması talimatını verdiğini söyledi.Fransa&#39;nın son birkaç haftada Rusya&#39;nın hibrit saldırılarının hedefi olduğunu belirten Macron, bu saldırıların &#34;karşılıksız kalmayacağını&#34; ifade etti.Giderek daha fazla Avrupalı lider, Rusya&#39;nın ülkelerinin Ukrayna&#39;ya verdiği desteği sınamak amacıyla saldırılar düzenlemeye hazırlanıyor olabileceği uyarısında bulunuyor.Hibrit savaş veya hibrit saldırı, genellikle bir ülkeye baskı uygulamak ve onu istikrarsızlaştırmak amacıyla kullanılan siber saldırı, sabotaj veya dezenformasyon gibi askeri olmayan yöntemleri tanımlayan geniş kapsamlı ifadeler.Bu yöntemler çoğu zaman aracı kişi veya gruplar üzerinden uygulanıyor. Ancak aksini gösteren kanıtların giderek artmasına rağmen Rusya, bu tür saldırılarla bağlantısı olduğunu her zaman reddediyor.Fransa Cumhurbaşkanı, Ortadoğu ve Ukrayna&#39;daki savaşların güvenlik üzerindeki etkilerini görüşmek üzere siyasi parti liderleriyle yaptığı toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.Macron, geçen ay Almanya&#39;daki Leipzig Havalimanı&#39;na düzenlenen ve Rusya&#39;nın sorumlu tutulduğu İHA saldırısından ve Polonya Başbakanı Donald Tusk&#39;ın, Rusya&#39;nın Polonya&#39;ya ve NATO&#39;nun doğu kanadındaki diğer ülkelere yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları planladığı yönündeki sözlerinden bahsetti.Macron, &#34;Son haftalarda Rusya&#39;nın Avrupalılara ve Fransa&#39;ya yönelik hibrit tehdidi yoğunlaştı&#34; dedi.&#34;Bunun amacı bizi korkutmak ve Ukrayna&#39;ya destek verme çabalarımızı kırmak. Ancak sonuç tam tersi olacak. Gözümüz korkmuyor, çünkü bugün ve yarın güvenliğimizin Ukrayna&#39;da tehlikede olduğunu biliyoruz.&#34;Tusk, Perşembe günü Polonya Parlamentosu&#39;ndaki milletvekillerine yaptığı konuşmada, Rusya&#39;nın planları arasında Ukrayna&#39;yı destekleyen ülkelere yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının bulunduğunu söyledi.Tusk, Moskova&#39;nın daha sonra bu saldırıların &#34;kazara&#34; gerçekleştiğini iddia ederek ittifakı bölmeye çalışabileceğini belirtti ve NATO ülkelerinin topraklarının vurulması konusunda &#34;gerçek bir risk&#34; bulunduğunu ifade etti.Geçen pazar günü, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve üst düzey Avrupalı güvenlik yetkililerinin aynı güzergâhtan geçmesinden kısa süre sonra, Ukrayna-Polonya sınırı yakınlarında bir Rus insansız hava aracı yolcu trenini vurdu.Ukrayna, Yahodyn&#39;de trenin lokomotifini hedef alan saldırıdan yalnızca birkaç dakika önce tüm yolcuların tahliye edildiğini açıkladı.İtalya&#39;dan Estonya&#39;ya kadar uzanan farklı ülkelerde savunma tesislerinde bir dizi şüpheli yangın da meydana geldi. Yangınlardan etkilenen ülkelerin bazıları Rusya&#39;yı suçladı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya&#39;nın Avrupa&#39;ya saldırmayı planlamadığını defalarca söyledi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa ülkelerini Ukrayna&#39;ya asker göndermemeleri konusunda uyardı ve bunun Rusya tarafından savaş ilanı olarak değerlendirileceğini belirtti.Lavrov, &#34;Avrupa Rusya&#39;ya saldırırsa bu tamamen farklı bir savaş olur ve çok kısa sürer&#34; dedi.Bu arada Rusya, cuma günü İngiltere&#39;ye yönelik uyarısını yineleyerek, Ukrayna&#39;da Rusya topraklarına saldırmak için kullanılan tüm İngiliz askeri tesislerinin &#34;meşru hedef&#34; sayılacağını açıkladı.Rusya, İngiltere&#39;nin Kiev&#39;e insansız hava araçları ve diğer silah sistemlerini tedarik etmesini gerekçe göstererek, İngiltere&#39;nin &#34;Ukrayna konusundaki son derece çatışmacı tutumuna&#34; karşı &#34;gerekli önlemleri alma&#34; hakkını saklı tuttuğunu bildirdi.Rusya, 2022&#39;de Ukrayna&#39;ya geniş çaplı bir işgal başlattı.Macron enerji konusuna da değindi.Hükümete kritik altyapıyı ve savunma sanayisi ile teknoloji alanındaki &#34;en hassas&#34; tesisleri insansız hava aracı ve siber saldırılara karşı koruma görevi verildiğini söyledi.Fransa&#39;nın enerji konularını görüşmek üzere G7 ülkelerini toplantıya çağıracağını da açıklayan Macron, doğalgaz stokları meselesini Avrupa Komisyonu&#39;nun gündemine getireceklerini belirtti.Macron, &#34;Önümüzdeki haftalarda enerji meselelerine ayrılmış bir G7 toplantısı düzenleyeceğiz. Bu toplantıyla hem işbirliğini güçlendirmeyi hem de G7 ülkeleriyle başlıca ortaklarımız arasında gereksiz gerilimlerin oluşmasını önlemeyi amaçlıyoruz&#34; dedi.&#34;Toplantı, stratejik rezervlerin olası kullanımı veya serbest bırakılmasına yönelik seçenekleri değerlendirmek için de bir fırsat olacak.&#34;Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 19 Sep 2026 08:27:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fransa'da aşırı sağcı Zemmour, cumhurbaşkanlığına aday]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransada-asiri-sagci-zemmour-cumhurbaskanligina-aday-150/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransada-asiri-sagci-zemmour-cumhurbaskanligina-aday-150/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD93E5-AD5776-95E384-9EDBB5-D4700D-EA2626.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zemmour, konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında, &#34;profesyonel bir siyasetçi&#34; olmadığını söyledi.Gelecek yıl ülkede düzenlenecek seçimlere katılıp katılmayacağı sorusuna Zemmour, &#34;Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adayım.&#34; şeklinde yanıt verdi.Zemmour, insansı robotlar&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD93E5-AD5776-95E384-9EDBB5-D4700D-EA2626.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zemmour, konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında, &#34;profesyonel bir siyasetçi&#34; olmadığını söyledi.Gelecek yıl ülkede düzenlenecek seçimlere katılıp katılmayacağı sorusuna Zemmour, &#34;Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adayım.&#34; şeklinde yanıt verdi.Zemmour, insansı robotlar konusunda, &#34;Halihazırda ABD, Çin ve Japonya&#39;da gördüğümüz bir teknolojik devrimin gelişine tanık olacağız.&#34; dedi.Fransa&#39;da hasta ve yaşlı bakım sektöründe göçmenler yerine robotların çalıştırılmasını isteyen Zemmour, insansı robot teknolojisine bir an önce yatırım yapılması için çağrıda bulundu.Zemmour, 1 yıldan fazla işsiz kalan tüm yabancıların Fransa&#39;dan gönderilmesi beklentisini dile getirerek, &#34;(Fransa&#39;da) Sömürgeleşmeye dönüşen bir istila yaşanıyor.&#34; diye konuştu.Fransa&#39;da kamusal alanda başörtüsü ve kipa yasağından yana olduğunu ifade eden Zemmour, &#34;Müslüman bir isme sahip olarak, Fransız olmanın mümkün olmadığını&#34; savundu.İslam ve göçmen karşıtı, milliyetçi ve ulus-devlet anlayışını benimseyen Zemmour, ilk kez 2022&#39;deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuştu.Zemmour, o dönem anketlerde kısa sürede hızla yükselmiş, 2022&#39;deki seçimlerin ilk turunda oyların yaklaşık yüzde 7&#39;sini alarak yarışı 4. sırada tamamlamıştı.Fransa&#39;da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu ise 2 Mayıs 2027&#39;de yapılacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 18 Sep 2026 08:55:05 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'da ikinci AfD depremi olabilir]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-ikinci-afd-depremi-olabilir-2246/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-ikinci-afd-depremi-olabilir-2246/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EED6F9-1CEED7-39B0F0-558921-CD77B4-297413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mecklenburg-Vorpommern denince akla Baltık Denizi ve Rügen ile Usedom adalarındaki turistik merkezler geliyor. Oyun yazarı Gerhard Hauptmann&#39;ın mezarının bulunduğu Hiddensee, Almanya&#39;nın en eski üniversitelerinden Greifswald ve Rostock üniversiteleri, tersaneler ve eski Doğu Almanya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EED6F9-1CEED7-39B0F0-558921-CD77B4-297413.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mecklenburg-Vorpommern denince akla Baltık Denizi ve Rügen ile Usedom adalarındaki turistik merkezler geliyor. Oyun yazarı Gerhard Hauptmann&#39;ın mezarının bulunduğu Hiddensee, Almanya&#39;nın en eski üniversitelerinden Greifswald ve Rostock üniversiteleri, tersaneler ve eski Doğu Almanya döneminde Lubmin&#39;de inşa edilen dev nükleer santral de bu eyalette bulunuyor. Santral 1995 yılında kapatıldı.Mecklenburg-Vorpommern aynı zamanda Almanya&#39;nın nüfus yoğunluğu en düşük eyaleti. 2025 sonu itibarıyla burada yalnızca 1,57 milyon kişi yaşıyor. Yapısal sorunların yaşandığı eyalette işsizlik oranı yüzde 8 ile Almanya ortalamasının üzerinde. Yabancıların nüfustaki payı ise yaklaşık yüzde 6. Bu oranla Mecklenburg-Vorpommern, Almanya&#39;nın 16 eyaleti arasında açık ara en düşük yabancı nüfus oranına sahip.Burası aynı zamanda eski Doğu Almanya vatandaşlarının uzun yaz tatillerini kamp alanlarında ve tatil köylerinde geçirmeleriyle hatırladığı kıyı bölgesi. Eyalette, başka hiçbir eyalette olmadığı kadar tam 16 milli park bulunuyor. Müritz Gölü&#39;nün de yer aldığı &#34;Mecklenburg Göller Bölgesi&#34; de burada.Baltık Denizi kıyısındaki adaları, milli parkları ve tatil beldeleriyle Mecklenburg-Vorpommern, Almanya&#39;nın önemli turizm bölgelerinden biri. Görselde Hiddensee Adası ve Dornbusch Deniz Feneri yer alıyor.Ancak Mecklenburg-Vorpommern, Almanya&#39;nın birleşmesinden sonra sığınmacı yurtlarına yönelik ilk karanlık saldırıların yaşandığı yerlerden biri. Ağustos 1992&#39;de Rostock-Lichtenhagen&#39;da konaklama merkezlerinin ateşe verilmesine ilişkin görüntüler dünya çapında yayıldı. Almanya&#39;ya sığınma başvurusu yapanların sayısı 1992&#39;de 440 bine çıkarak o tarihe kadar görülen en yüksek seviyeye ulaşmış, ülke genelinde hararetli tartışmalar başlamıştı.Yüzlerce aşırı sağcı saldırgan, Ağustos ayında Rostock&#39;ta yaklaşık 100 Vietnamlının bulunduğu bir yurda saldırdı. Bina ateşe verildi, yaklaşık 3 bin kişi saldırganları alkışladı. Mucize eseri ölen olmadı, ancak çok sayıda kişi yaralandı. Bunlar, İkinci Dünya Savaşı&#39;ndan sonra Almanya&#39;da yaşanan en ağır ırkçı olaylardı.Rostock-Lichtenhagen&#39;da 24 Ağustos 1992&#39;de aşırı sağcı saldırganlar, yaklaşık 120 Vietnamlının bulunduğu binayı ateşe verdi. İçeridekiler çatı üzerinden kurtuldu.Manuela Schwesig iktidar avantajından yararlanabilirEyalet yaklaşık 28 yıldır Sosyal Demokrat Parti (SPD) tarafından, değişen koalisyon ortaklarıyla yönetiliyor. Son olarak popüler eyalet başbakanı ve eski federal bakan Manuela Schwesig, Sol Parti&#39;nin de yer aldığı bir hükümete başkanlık ediyor. 52 yaşındaki Schwesig&#39;in, 20 Eylül&#39;deki seçimlerden sonra da koltuğunda kalma şansı var.&nbsp;Ancak 6 Eylül&#39;de Saksonya-Anhalt&#39;ta yapılan eyalet seçimlerinin nasıl bir etkisi olacağı belirsiz. Aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD), burada oyların yaklaşık yüzde 44&#39;ünü almış, yerleşik partileri açık farkla geride bırakmış, ancak mutlak çoğunluğu elde edememişti.Temmuz 2017&#39;den bu yana Mecklenburg-Vorpommern Eyalet Başbakanı olan Manuela Schwesig, seçim kampanyasında seçmenlerle doğrudan temas kurarak görevini sürdürmek için destek arıyor.Mecklenburg-Vorpommern&#39;de anketlerde uzun süre AfD&#39;nin hayli gerisinde kalan SPD&#39;li Schwesig, aradaki farkı artık yalnızca birkaç puana indirmiş durumda. Sloganı ise &#34;Maviye karşı duran kadın.&#34; Mavi, AfD&#39;nin parti rengi.Schwesig, AfD&#39;nin başbakan adayı Leif-Erik Holm ile televizyonda katıldığı açık oturumda, seçime yaklaşık on gün kala AfD&#39;yi &#34;ülke, ekonomi, sosyal yaşam ve kadınlar için en tehlikeli parti&#34; diye nitelendirdi. Holm&#39;a doğrudan hitaben de &#34;Ülkeyi kötü gösteriyorsunuz&#34; dedi.AfD anketlerde öndeMecklenburg-Vorpommern, Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından AfD&#39;nin &#34;kesin olarak aşırı sağcı&#34; şeklinde sınıflandırılmadığı tek eyalet. AfD, diğer doğu eyaletlerinde olduğu gibi burada da anketlere göre yaklaşık yüzde 35 ile en güçlü siyasi parti.Ancak Eyalet Başbakan Schwesig&#39;in SPD&#39;si istikrarlı biçimde eyalette yüzde 30 civarında seyrediyor, Sol Parti ise yüzde 11 seviyesinde. Almanya Başbakanı Friedrich Merz&#39;in partisi Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yalnızca yüzde 8&#39;e ulaşıyor. Bu, Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) açısından Almanya&#39;daki tüm eyaletler içinde tarihî bir dip nokta.Mecklenburg-Vorpommern&#39;de alınacak kötü bir sonuç, kamuoyu desteği düşük olan Başbakan Merz hakkındaki tartışmaları daha da alevlendirebilir. Yeşiller ise eyalet meclisine girebilmek için mücadele ediyor; anketlerde yüzde 5 seviyesindeler.Bu oy dağılımıyla AfD&#39;nin başbakan adayı Leif-Erik Holm&#39;u eyalet başbakanı seçecek bir çoğunluğun ortaya çıkması son derece düşük bir ihtimal. Çünkü eyalet meclisine girme şansı bulunan bütün partiler AfD ile iş birliğini reddediyor.AfD&#39;nin Mecklenburg-Vorpommern başbakan adayı Leif-Erik Holm, kişisel popülerlikte Manuela Schwesig&#39;in gerisinde kalsa da anketlerde önde giden partisinin desteğine güveniyor.AfD&#39;nin başbakan adayı eski bir radyo sunucusuAfD&#39;nin başbakan adayı Leif-Erik Holm, özellikle halktan biri görüntüsü vermeye çalışıyor. Konuşmalarında, aralarında Kuzey Almanya&#39;nın bölgesel kamu yayıncısı Norddeutscher Rundfunk&#39;un da bulunduğu radyo kanallarındaki sunuculuk geçmişinin avantajını kullanıyor. 2017&#39;den bu yana AfD milletvekili olan Holm, seçim kampanyasında insanların hükümetten, ekonomik durgunluktan ve yapısal olarak zayıf, seyrek nüfuslu kuzeydoğudaki görece kötü sosyal koşullardan duyduğu büyük hoşnutsuzluğu sürekli gündeme getiriyor.Holm, Neustadt-Glewe&#39;deki bir seçim etkinliğinde şöylediklerini kampanyası boyunca sürekli tekrerlıyor:&#34;Bütün bunlar tam bir saçmalık, artık kimse açıklayamıyor! Zira bir aileyi geçindirmenin ne kadar zor olduğunu ve brüt maaştan ay sonunda geriye ne kadar az para kaldığını yalnızca AfD anlıyor. Yukarıdakiler bunu artık hiç anlamıyor. İnsanlar sokaklara çıkıp protesto. Çünkü ellerindeeki avuçlarındaki zorla alınıyor. Onlar yukarıda, biz burada aşağıdayız.&#34;Holm, popüler SPD&#39;li eyalet başbakanı Schwesig karşısında adayların doğrudan kıyaslamasında üstünlük sağlayamıyor. Ancak AfD&#39;nin yaklaşık yüzde 35&#39;lik oy oranı, bir başka gerçeği de ortaya koyuyor: Mecklenburg-Vorpommern derin biçimde bölünmüş bir eyalet olmaya devam ediyor. Bu kıyı eyaletini yönetmek, önümüzdeki yıllarda giderek daha da zorlaşacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 18 Sep 2026 08:19:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsveç'te seçimleri kaybeden Başbakan Kristersson istifasını verdi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-secimleri-kaybeden-basbakan-kristersson-istifasini-verdi-7911/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-secimleri-kaybeden-basbakan-kristersson-istifasini-verdi-7911/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E8F512-D61EB6-E7CECC-F7D0DE-D4325D-539248.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Devlet Televizyonu SVT, resmi olmayan sonuçlara göre oyların tamamının sayıldığını duyurdu.Resmi olmayan sonuçlara göre, Sosyal Demokratlar liderliğinde Merkez Parti, Yeşiller Partisi ve Sol Partinin oluşturduğu &#39;merkez sol blok&#39; oyların yüzde 49.5&#39;ini alarak 349&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E8F512-D61EB6-E7CECC-F7D0DE-D4325D-539248.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsveç Devlet Televizyonu SVT, resmi olmayan sonuçlara göre oyların tamamının sayıldığını duyurdu.Resmi olmayan sonuçlara göre, Sosyal Demokratlar liderliğinde Merkez Parti, Yeşiller Partisi ve Sol Partinin oluşturduğu &#39;merkez sol blok&#39; oyların yüzde 49.5&#39;ini alarak 349 sandalyeli parlamentoda (Riksdag) 176 sandalye kazandı.İktidardaki bloğu oluşturan Ilımlı Muhafazakar Parti, Hristiyan Demokratlar, Liberaller ile mevcut hükümete dışarıdan destek veren İsveç Demokratlarının oy oranı ise yüzde 48.8 oldu, &#39;sağ blok&#39; parlamentoda 173 sandalye elde etti.Ulusal medya, Sosyal Demokratlar lideri Magdalena Andersson&#39;un bloktaki diğer partilere hükümet kurma görüşmeleri için davet gönderdiğini belirtti.İsveç Demokratları lideri Jimmie Akesson&#39;un ise muhalefette yer almaları durumunda parti liderliği görevine ara vermesinin beklendiği aktarıldı.Başbakan Kristersson istifasını sunduResmi olmayan sonuçların paylaşılmasının ardından Ilımlı Muhafazakar Parti lideri ve mevcut Başbakan Ulf Kristersson istifa ettiğini açıkladı.Kristersson, X&#39;teki osyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsveç Parlamentosu Başkanı Andreas Norlen&#39;e istifa mektubunu sunduğunu belirterek, &#34;Yeni hükümetin kurulmasına yönelik adımlara Meclis Başkanı Norlen öncülük edecek&#34; ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 17 Sep 2026 18:43:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elif Eralp Berlin'de Mamdani yolunda ilerliyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralp-berlinde-mamdani-yolunda-ilerliyor-5157/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/elif-eralp-berlinde-mamdani-yolunda-ilerliyor-5157/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6E775-1FDDB7-3FD6BC-A44C14-4FBD6E-F27CCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;nın başkenti Berlin, 20 Eylül&#39;de yapılacak eyalet meclisi seçimlerine kilitlendi. Berlin sokaklarında seçim atmosferi giderek daha fazla hissediliyor.Özellikle Sol Parti&#39;nin başbakan adayı Eralp&#39;ın afişleri kentin birçok noktasında dikkat çekiyor. Yarışta gözler&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6E775-1FDDB7-3FD6BC-A44C14-4FBD6E-F27CCE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;nın başkenti Berlin, 20 Eylül&#39;de yapılacak eyalet meclisi seçimlerine kilitlendi. Berlin sokaklarında seçim atmosferi giderek daha fazla hissediliyor.Özellikle Sol Parti&#39;nin başbakan adayı Eralp&#39;ın afişleri kentin birçok noktasında dikkat çekiyor. Yarışta gözler Eralp&#39;in üzerine çevrilmiş durumda. Çünkü son anketler, Eralp&#39;in partisinin Berlin&#39;de birinci olabileceğine işaret ediyor.Eyalet parlamentosunda dağılımı belirleyecek seçimlerde Sol Parti&#39;nin yanı sıra Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Almanya için Alternatif (AfD) ve Yeşiller de yarışın diğer önemli partileri.Başkent Berlin, diğer eyaletlerin genel yapısından farklı olarak hem eyalet hem de belediye olarak yönetiliyor. Belediye başkanı da halk tarafından seçilen eyalet parlamentosunun üyelerince belirleniyor. Genellikle de parlamentodaki en güçlü partinin adayı eyalet başbakanlığının yanı sıra bu görevi de üstleniyor.Elif Eralp Almanya&#39;da bir ilki başarabilirSol Parti sandıktan birinci çıkması ve Eralp&#39;in eyalet başbakanı olması durumunda başkentte bir ilk gerçekleşecek. Bu durumda Berlin hem ilk kez Sol Parti hem de ilk kez göçmen kökenli bir kadın tarafından yönetilecek.Bu kritik yarış öncesinde DW Türkçe&#39;nin sorularını yanıtlayan Eralp, alacağı sonuçtan oldukça umutlu:&nbsp;&#34;Kazanacağım, öyle görünüyor. Ve bunun için her gün mücadelemi veriyorum.&#34;&#34;Forschungsgruppe Wahlen&#34; adlı kamuoyu araştırma kuruluşunun yaptığı ankete göre Eralp&#39;in adaylığındaki Sol Parti yüzde 23 oy oranına ulaşmış durumda. Stefan Evers&#39;i aday gösteren CDU ise yüzde 21 ile iki puan geride.Ankette, AfD yüzde 17 ile üçüncü, Yeşiller ise yüzde 16 ile dördüncü sırada.Almanya&#39;da bir ilki gerçekleştirmesinin &#34;çok büyük bir adım&#34; olacağını ifade eden Eralp, böyle bir sonucun Almanya&#39;daki Türkler için de önem taşıdığını vurguladı:&#34;Bizim insanlarımız kendilerinin temsil edilmesini istiyorlar. Ve yıllardır burada ırkçılık, ayrımcılık yaşadılar şimdi Türkiyeli birinin eyalet başbakanı olması ihtimali olması onları da mutlu ediyor, beni de mutlu ediyor.&#34;&#34;AfD kesinlikle yasaklanmalı&#34;Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül&#39;de yapılan seçimde kısmen aşırı sağcı olarak sınıflandırılan AfD&#39;nin elde ettiği başarı ülkede tartışmalara ve endişeye yol açıyor. Eralp de bu yükselişi &#34;korkunç&#34; olarak nitelendiriyor:&#34;Bence kesinlikle AfD&#39;nin yasaklanması lazım çünkü hem demokrasi hem de insanlar için büyük bir tehlike. Ama artık insanlar politikadan bıkmış durumda.&#34;Eralp, AfD ile mücadelenin farklı bir zeminde de yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.Eralp, &#34;Kapı kapı geziyorum, herkesi konuşarak ikna etmeye çalışıyorum. Sosyal taban düzgün olduğunda, insanların maddi durumu düzeldiğinde, korkuları olmadığında AfD&#39;nin de oylarının azalacağını düşünüyorum&#34; dedi.Bu süreçte sivil toplum örgütlerinin rolüne vurgu yapan Eralp, bu kuruluşları destekleyeceklerini söyledi.Peki, AfD'nin yükselişi Almanya&#39;daki Türkler arasında nasıl karşılanıyor?Bu konuda endişeli mesajlar aldığını söyleyen Eralp, Almanya&#39;daki Türklerin korkularını şöyle anlattı:&#34;İnsanlar korkuyor, bana da söylüyorlar: &#39;Biz gönderilecek miyiz? Biz burada yaşayabilecek miyiz? Çocuklarımız burada ırkçılık mı yaşayacak?&#39; Ben de diyorum ki; &#39;Vazgeçmeyin, siz burada yalnız değilsiniz, biz de burada varız hep beraber mücadelemizi vereceğiz. Berlin bizim de şehrimiz. Hep beraber Berlin&#39;i daha iyi bir yer yapacağız. Korkmayın, biz de varız!&#39; diyorum.&#34;Berlin&#39;in konut krizi için kira tavanı planıEralp&#39;in seçim kampanyasında ağırlık verdiği politikalara bakıldığında ise &#34;eşit haklar ve sosyal adalet&#34; vurgusu öne çıkıyor.Somut olarak ilk çözüm üretmek istediği alansa Berlin&#39;in en büyük sorunu konut krizi. Dev emlak şirketlerine savaş açan Eralp, bu hedefini &#34;Berlin&#39;de ilk adımlarımdan biri kira tavanı koymak olacak. Çünkü yüksek kiralardan dolayı insanlar artık geçinemiyor, maaşlar yetmiyor&#34; şeklinde açıkladı.Kendisini diğer adaylardan ayıran yaklaşımın ise &#34;birleştirici siyaset&#34; olduğunu söyledi. Eralp, &#34;sosyal kısıtlamaları istemiyorum ama insanları birbirilerine düşman etmek de istemiyorum. Hepimizin aynı şartlarda yaşayabilmesini gerçekleştirmek istiyorum. Ve bunları öbür siyasetçilerde görmüyorum&#34; dedi.Eralp, bu farkın göçmen kökenli kadın bir siyasetçi olmasından da kaynaklandığını savundu. &#34;Ben bir sürü insanı, göçmenleri, göçmen olmayanları aynı şekilde temsil edebilirim. Biz buradaki (Berlin&#39;deki) toplumun yüzde 43&#39;ünü oluşturuyoruz. Ve bu çok önemli bir oran&#34; diye sözlerini sürdürdü.Eralp&#39;in seçim kampanyası geçen yıl New York Belediye Başkanlığını kazanan Zohran Mamdani ile de karşılaştırılıyor. Sol Parti, &#34;Mamdani başardı, biz de başarabiliriz&#34; mesajı veriyor.Elif Eralp kimdir?12 Eylül 1980 darbesinin ardından Türkiye&#39;den Almanya&#39;ya siyasi sığınmacı olarak gelen bir çiftin kızı olan Eralp, 1981 Münih doğumlu.Hamburg&#39;da hukuk eğitimi alan Eralp, çocukluk yaşlarından itibaren siyasetle her zaman iç içe olduğunu söylüyor.Eralp, politikayla ilgilenmeye henüz 10 yaşındayken başladığını söylüyor. Bu serüveni ise &#34;Kiralık dairemizin garajında iki arkadaşım ile birlikte bir &#39;Çevre Kulübü&#39; kurup, doğal çevrenin korunmasını talep eden afişler hazırlayıp dağıtmakla başladım. Daha sonra nükleer santralleri protesto eden harekete, ırkçılığa ve kentsel soylulaştırmaya karşı yürütülen mücadelelere katıldım&#34; şeklinde açıklıyor.45 yaşındaki Eralp, 16 yıldır Berlin&#39;de yaşıyor.2021 yılından beri Berlin Eyalet Parlamentosu&#39;nda milletvekili olarak görev yapıyor.Eralp Berlin&#39;de kiracı hakları aktivisti ve bir göçmen olarak çeşitli seçmen gruplarına hitap eden bir aday konumunda.Eralp evli ve iki çocuk annesi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 16 Sep 2026 12:29:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Rusya, Avrupa'daki seçimleri etkilemeye çalışacak"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-avrupadaki-secimleri-etkilemeye-calisacak-983/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-avrupadaki-secimleri-etkilemeye-calisacak-983/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A32CD0-CA4B87-951A41-6480A5-940328-8BDBAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barrot, konuk olduğu France 2 kanalında, son günlerde Ukrayna-Polonya sınırında, Danimarka&#39;da ve Litvanya&#39;da yaşanan ve sorumluluğu Rusya&#39;ya atfedilen olayları değerlendirdi.&#34;Rusya ile savaşta değiliz.&#34; diyen Barrot, bu &#34;sorumsuz&#34; eylemlerin Avrupa ülkelerinin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A32CD0-CA4B87-951A41-6480A5-940328-8BDBAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barrot, konuk olduğu France 2 kanalında, son günlerde Ukrayna-Polonya sınırında, Danimarka&#39;da ve Litvanya&#39;da yaşanan ve sorumluluğu Rusya&#39;ya atfedilen olayları değerlendirdi.&#34;Rusya ile savaşta değiliz.&#34; diyen Barrot, bu &#34;sorumsuz&#34; eylemlerin Avrupa ülkelerinin egemenliğini ihlal ettiğini belirtti.Barrot, &#34;Gelecek aylarda göreceksiniz, Avrupa Birliği vatandaşlarının yarısı gelecek yıl sandığa gidecekken, Vladimir Putin öyle ya da böyle Avrupalıların ve Fransızların tercihlerini etkilemeye çalışacak.&#34; ifadelerini kullandı.Fransa&#39;nın Ukrayna&#39;ya sarsılmaz desteği nedeniyle son 5 yıldır Putin&#39;in öncelikli hedeflerinden biri olduğunu savunan Barrot, &#34;Rusya&#39;nın yoğunlaşan agresif tutumuna karşı korunmak için gerekli tedbirleri aldıklarını&#34; söyledi.Fransa&#39;da gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimlerinin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu ise 2 Mayıs 2027&#39;de yapılacak.Rusya&#39;ya ait insansız hava aracının (İHA) 13 Eylül&#39;de Ukrayna-Polonya sınırına yakın bölgede, bir treni vurduğu bildirilmişti.Danimarka Savunma Bakanlığı, ülkenin hava kuvvetlerine ait askeri helikoptere uluslararası sularda Rus fırkateyninden işaret fişeği atıldığını açıklamıştı.Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, ülkenin hava sahasına giren İHA&#39;nın NATO savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü duyurmuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 16 Sep 2026 09:12:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yunanistan'da 10 bölgede yüksek yangın riski ilan edildi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-10-bolgede-yuksek-yangin-riski-ilan-edildi-8359/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistanda-10-bolgede-yuksek-yangin-riski-ilan-edildi-8359/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1B064F-43E0AA-C91963-B32797-9C583A-A2511E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtfaiyenin yayımladığı "Yangın Risk Tahmin Haritası"na göre, ülkenin bazı kesimleri için yangın riski "yüksek" anlamına gelen 3. seviye olarak belirlendi.Yüksek riskli bölgeler arasında, Kiklad Adaları, On İki Ada, Midilli, İskiri, Sakız, Psara, Sisam ve Nikarya adaları ile Attika&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1B064F-43E0AA-C91963-B32797-9C583A-A2511E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İtfaiyenin yayımladığı "Yangın Risk Tahmin Haritası"na göre, ülkenin bazı kesimleri için yangın riski "yüksek" anlamına gelen 3. seviye olarak belirlendi.Yüksek riskli bölgeler arasında, Kiklad Adaları, On İki Ada, Midilli, İskiri, Sakız, Psara, Sisam ve Nikarya adaları ile Attika ve Eğriboz'un bazı kesimleri yer aldı.Yetkililer, vatandaşlardan yangına karşı dikkatli olmalarını, herhangi bir yangın fark etmeleri halinde itfaiyeye bilgi vermelerini istedi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 15 Sep 2026 07:24:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda ayrılık için imzaları attı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iskocya-galler-ve-kuzey-irlanda-ayrilik-icin-imzalari-atti-6630/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iskocya-galler-ve-kuzey-irlanda-ayrilik-icin-imzalari-atti-6630/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D3386-1B7520-6C4706-99C368-01512F-886ABE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda başbakanları, Birleşik Krallık hükümetinden kendi bölgelerinde bağımsızlık referandumu düzenlenmesine izin verilmesini talep eden ortak bildiriye imza attı.İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda&#39;nın milliyetçi başbakanları, &#34;Westminster&#39;ın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2D3386-1B7520-6C4706-99C368-01512F-886ABE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda başbakanları, Birleşik Krallık hükümetinden kendi bölgelerinde bağımsızlık referandumu düzenlenmesine izin verilmesini talep eden ortak bildiriye imza attı.İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda&#39;nın milliyetçi başbakanları, &#34;Westminster&#39;ın devrinin kapandığını&#34; ve &#34;bu adalardaki siyasi tablonun değişmekte olduğunu&#34; ilan ettiler.İmza töreni, tarihi olarak Kelt bölgeleri arasındaki işbirliğinin ele alınacağı zirve kapsamında Galler&#39;in başkenti Cardiff&#39;te yapıldı.Zirve öncesinde yayımlanan ortak açıklamada liderler, bölgeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve &#34;anayasal değişimin&#34; teşvik edilmesi konusunda görüş birliğine vardıklarını belirtti. &#34;Anayasal değişim&#34; ifadesinin, Birleşik Krallık&#39;tan daha fazla yetki devri veya doğrudan bağımsızlık anlamına gelebileceği değerlendiriliyor.Başbakanlar, İngiliz hükümetine İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda&#39;daki anayasal değişimin hazırlanması, planlanması ve hayata geçirilmesini kolaylaştırması çağrısında bulunacak.Referandumların önünü açacakOrtak girişimin merkezinde ise bölgelerin kendi gelecekleri hakkında karar verme hakkı bulunuyor. Liderlerin imzaladığı mutabakat zaptında, Londra&#39;dan bağımsızlık konusunda halk oylaması yapılmasının önünün açılması talep ediliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 14 Sep 2026 14:43:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya gözünü Rusya'nın gölge filosuna dikti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-gozunu-rusyanin-golge-filosuna-dikti-5433/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-gozunu-rusyanin-golge-filosuna-dikti-5433/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A669C-CA3319-F16D0D-7A6BC4-745437-953078.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alman hükümeti, 5 Ağustos&#39;taki Leipzig Havalimanı&#39;na yönelik başarısız insansız hava aracı (İHA) saldırısından Rusya&#39;yı kamuoyu önünde sorumlu tutarak bir dizi yaptırım kararı almıştı. 1 Eylül&#39;de açıklanan yaptırımlar arasında Rusya&#39;nın &#34;gölge filosu&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A669C-CA3319-F16D0D-7A6BC4-745437-953078.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Alman hükümeti, 5 Ağustos&#39;taki Leipzig Havalimanı&#39;na yönelik başarısız insansız hava aracı (İHA) saldırısından Rusya&#39;yı kamuoyu önünde sorumlu tutarak bir dizi yaptırım kararı almıştı. 1 Eylül&#39;de açıklanan yaptırımlar arasında Rusya&#39;nın &#34;gölge filosu&#34; olarak adlandırılan gemilere karşı daha sert adımlar atılması da bulunuyor. Çoğunlukla petrol tankerlerinden oluşan bu filo, genellikle eski, bakımı yetersiz, yeterince sigortalanmamış ve sahiplik yapısı belirsiz gemilerden oluşuyor. Rusyabu gemilerle yaptırımları aşmaya çalışıyor.&nbsp;Ancak Berlin&#39;deki Bilim ve Politika Vakfı&#39;nda deniz güvenliği uzmanı olan Julian Pawlak, DW&#39;ye yaptığı değerlendirmede, Rus gemilerine el koymanın hiç de kolay olmadığını söylüyor:&#34;Çünkü uluslararası deniz hukuku, ilke olarak ticari gemilerin serbest dolaşımını koruyor. Bu malların açık denizde taşınması kendi başına yasa dışı değil. Buna ek olarak, gölge filonun bazı bölümleri sabotaj eylemleri, casusluk, muhtemel İHA operasyonları ve bunlarla bağlantılı aksatma faaliyetleri gibi hibrit faaliyetlerle ilişkilendiriliyor.&#34;Yeşillerin güvenlik politikaları sözcüsü Sara Nanni ise Almanya&#39;nın bugüne kadar bu konuda yeterince adım atmadığı görüşünde.&#34;Ruslar, Ukrayna&#39;ya karşı savaşlarını ve Avrupa&#39;ya yönelik saldırgan tutumlarını gölge filolarıyla finanse ediyor&#34; diyen Nanni, sözlerini &#34;Rusya&#39;yı yeniden müzakere masasına dönmeye sevk edebilecek tek şey bu&#34; diye sürdürüyor. Nanni, Alman hükümetini hareketsizlikle suçluyor:&#34;Diğer ülkeler Baltık Denizi&#39;nde bunu yapıyor, Almanya yapmıyor. İçişleri Bakanı&#39;ndan bunun teknik ya da hukuki açıdan zor olduğunu duyuyorum. Ama bence bunu yapmamak siyasi bir karar. Açıkçası bunun yanlış olduğunu düşünüyorum.&#34;Leipzig/Halle Havalimanı&#39;nda 5 Ağustos 2026 tarihinde patlayıcı düzenek taşıyan İHA&#39;nın bulunmasının ardından inceleme başlatıldı. Alman hükümeti, yaklaşık bir ay sonra saldırı girişiminden Rusya&#39;yı sorumlu tuttu.Alternatif yöntemler: Finlandiya örneğiNanni&#39;nin &#34;diğer ülkeler&#34; derken kastettiği ülkelerden biri de Finlandiya. 2024&#39;ün sonunda &#34;Eagle S&#34; adlı tanker, Finlandiya Körfezi&#39;nde bir çapayı deniz tabanında sürükleyerek Estlink 2 elektrik kablosuna zarar verdi. Finlandiya Sınır Muhafızları gemiye el koydu.Finlandiya&#39;daki bir mahkeme, daha sonra ağır mala zarar verme suçlamasıyla açılan davayı reddetmiş olsa da Kiel Üniversitesi&#39;nden güvenlik uzmanı Sönke Marahrens, DW&#39;ye yaptığı açıklamada Finlerin tutumunu övüyor:&#34;Karşı tarafa açık bir mesaj gönderdiler ve &#39;Ne yaptığınızı biliyoruz ve sizi durduruyoruz!&#39; dediler. Bu net mesajın ardından karşı tarafın bunu anladığı ve davranışını değiştirdiği görüldü.&#34;Finlandiya&#39;nın yanı sıra İngiltere, Fransa ve İsveç de artık şüpheli gemilere karşı sert önlemler alıyor. İsveç Sahil Güvenliği, karasularında gölge filoya ait olduğundan şüphelenilen tankerleri ve yük gemilerini özellikle durdurup denetliyor. Sahte belge kullanan, yeterli sigortası bulunmayan, deniz güvenliği açısından risk oluşturan veya çevre yasalarını ihlal eden gemilere de kararlı biçimde el konuluyor.Finlandiya, Aralık 2024&#39;te Baltık Denizi&#39;ndeki denizaltı kablolarına zarar verdiği şüphesiyle Eagle S tankerine el koymuştuRusya&#39;nın tehditleri blöf mü?Alman hükümetinin temkinli davranarak Rusya ile gerilimin tırmanmasını önlemek istediği düşünülebilir. Bu ihtimal Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerini, Ukrayna savaşına rağmen Almanya&#39;nın Rusya ile ilişkilerini iyileştirmeyi hedefleyenAlmanya için Alternatif (AfD)kazanmış olması da güçlendiriyor.Anketlere göre Almanya ve Avrupa&#39;da &#34;savaş çıkacağına&#34; ilişkin kaygılar da seçim sonucunda belirleyici oldu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Almanya&#39;dan Moskova&#39;ya yöneltilen suçlamaları &#34;gerçek bir savaşın başlangıcı&#34; olarak nitelendirdi.Kiel&#39;deki Güvenlik Politikaları Enstitüsü&#39;nden Johannes Peters ise bu korkunun yersiz olduğunu düşünüyor:&#34;Diğer Avrupa ülkeleri bu konuda daha kararlı davranıyor. Korkulanın ve özellikle Rusya&#39;nın söylemlerinin aksine aslında hiçbir şey olmuyor. Rusya gerilimi tırmandırmıyor, aksine bundan kaçınıyor. Özellikle son derece değerli olan yüklü tankerlerin şu sıralar İsveç sularından uzak durduğunu görüyoruz. Çünkü İsveçliler daha fazla gemiyi durdurmaya başladı.&#34;Almanya Başbakanı Friedrich Merz (CDU), Leipzig&#39;deki saldırı girişiminin ardından, &#34;Alman hükümeti, hibrit saldırıların faillerine bir bedel ödetiyor. Bunun bedelini ödeyecekler&#34; demişti. Johannes Peters, konula ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:&#34;Büyük laflar edildiğinde, bir noktada bunların ardından eylemlerin de gelmesi gerekir. Başbakan, Alman hükümetini harekete geçmek zorunda bıraktı.&#34;Saksonya-Anhalt&#39;taki AfD zaferi, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki siyasi baskıyı artırıyorGemilerde silahlı Rus mürettebatDeniz güvenliği uzmanı Julian Pawlak&#39;a göre ise şüpheli Rus gemilerinin denetlenmesi risksiz değil:&#34;Elbette bu tür operasyonlarda, örneğin Rus savaş gemilerinin bu gemilere eşlik etmesi ya da son dönemde daha sık gözlemlendiği gibi, gemilerde Rus paralı asker gruplarıyla bağlantılı silahlı mürettebat bulunması gibi riskler de hesaba katılmalı.&#34;Estonya, &#34; Jaguar&#34; adlı petrol tankerinde bu riski yaşadı. Mayıs 2025&#39;te tankerin kaptanı, Estonya karasularındayken yetkililerin talimatlarını dikkate almadı. Estonyalılar şüpheli gemiyi durdurup denetlemeye çalıştı. Bunun üzerine Rusya bir savaş uçağı havalandırdı. Estonya geri adım attı ve tanker yoluna devam etti.Pawlak, &#34;Bu faaliyetlerin hangi bölgede yürütüldüğüne dikkat etmek önemli&#34; diyor. &#34;Baltık Denizi&#39;nde Rusya, coğrafi olarak çok daha yakın ve destek için askeri birlikler kullanma konusunda farklı imkânlara sahip&#34; diyen Pawlak, İngiltere ile Fransa arasındaki Manş Denizi gibi daha uzak bölgelerde bunun daha zor olduğunu belirtiyor:&#34;Rusya, gölge filodaki her gemiye eşlik edemez ya da her gemiyi koruyamaz.&#34;Baltık Denizi&#39;ndeki şüpheli gemilere zaman zaman Rus askerî unsurları da eşlik ediyor, görseldeki MiG-31 savaş uçağı gibiDenetimler Rusya&#39;nın maliyetlerini artıracakGölge filo gemilerine karşı gerekçeli müdahaleleri doğru bulsa da güvenlik uzmanı Johannes Peters, gerçekçi olmayan beklentilere karşı uyarıyor:&#34;Bu denetimlerle sistemi kurutamayacağız. Amaç, gölge filo sistemini Rusya açısından riskler ve belirsizliklerle karşı karşıya bırakmak ve maliyetleri artırmak.&#34;Peters, bunu basit bir matematik denklemiyle açıklıyor:&#34;Günde üç gemi yerine yalnızca bir gemi geçebiliyorsa, bu günlük iki ya da üç haneli milyon tutarlarında gelir kaybı demektir. Transit süresi x gün yerine x artı dört gün sürüyorsa, bütün bunlar Rusya&#39;nın gelirlerini azaltır. Petrol ihracatından elde edilen gelirler ise Rus savaş ekonomisi için hayati önemde.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 14 Sep 2026 10:08:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsveç'te başa baş seçimde sol blok az farkla önde]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-basa-bas-secimde-sol-blok-az-farkla-onde-4758/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-basa-bas-secimde-sol-blok-az-farkla-onde-4758/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB8AC1-85C50E-1FF1EE-E86DC8-BC7DBE-7A215D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Oyların %90&#39;ından fazlası sayıldı; sol blok yaklaşık 20 bin oy farkla önde.İsveç&#39;te seçim kurulunun ön sayımlarına göre, Sosyal Demokratlar&#39;ın lideri Magdalena Andersson&#39;ın, mevcut muhafazakâr Başbakan Ulf Kristersson&#39;ın liderliğindeki rakip dört partili koalisyona&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB8AC1-85C50E-1FF1EE-E86DC8-BC7DBE-7A215D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Oyların %90&#39;ından fazlası sayıldı; sol blok yaklaşık 20 bin oy farkla önde.İsveç&#39;te seçim kurulunun ön sayımlarına göre, Sosyal Demokratlar&#39;ın lideri Magdalena Andersson&#39;ın, mevcut muhafazakâr Başbakan Ulf Kristersson&#39;ın liderliğindeki rakip dört partili koalisyona karşı muhtemelen üç sandalyelik çoğunluk elde etmesi bekleniyor.İsveç Sosyal Demokrat Parti lideri, ülkeyi yönetmeye hazır olduğunu açıkladı.Seçimin ardından destekçilerine hitap eden parti lideri Magdalena Andersson, &#34;Sonucun çok yakın olacağı görülüyor. Biz Sosyal Demokratlar, ortaya çıkacak sonuç doğrultusunda her zaman sorumluluk almaya hazırız... Şu an için öndeyiz. Ve eğer böyle giderse, İsveç&#39;in yeni bir hükümeti olacak&#34; dedi.İsveç&#39;in görevden ayrılmaya hazırlanan muhafazakâr Başbakanı Ulf Kristersson, Pazartesi erken saatlerde, İsveç&#39;i kimin yöneteceği sorusunun hâlâ belirsiz olduğunu söyledi.&#34;Seçmenler sözünü söyledi ancak hâlâ kesin bir sonucumuz yok. Önümüzdeki yıllarda İsveç&#39;e hangi hükümetin liderlik edeceği hâlâ açık bir soru ve bu hükümetin ülkemiz için mümkün olan en iyi hükümet olmasını sağlamak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız&#34; dedi.Ulusal güvenlik, çete suçları ve sosyal yardım harcamaları seçimlerdeki temel konular arasında yer alıyor, ancak göçmen karşıtı SD&#39;nin hükümete girme olasılığı da sonucu etkileyebilir.İsveç&#39;te iki büyük siyasi blok var. Sağda dört, solda dört parti bulunuyor, bu nedenle İsveçliler koalisyon ve azınlık hükümetlerine alışkın.İsveç Parlamentosu (Riksdag) seçimlerinde sekiz milyondan fazla kişi oy kullanma hakkına sahip.İsveç haber servisi Ekot&#39;un cuma günü yaptırdığı bir ankete göre, sol blok oyların % 50,8&#39;ini alırken, sağ blok % 47,6&#39;da kaldı.Ekot anketine göre, kamu harcamalarını artırma sözü veren merkez sol Sosyal Demokratlar % 28,6 ile anketlerde önde giderken, sağda İsveç Demokratları % 18,3 ile onların gerisinde kalıyor.Cuma günü yapılan diğer kamuoyu yoklamaları da sol bloğun önde olduğunu göstermişti.Sosyal Demokratlar, İkinci Dünya Savaşı&#39;ndan bu yana düzenli olarak İsveç hükümetlerine liderlik etti ve geçen yüzyılın büyük bir bölümünde ülkenin baskın siyasi gücü oldu.Buna karşılık, 1980&#39;lerde Nazi sempatizanları tarafından kurulan SD, onlarca yıl ana akım tarafından dışlandı.Ancak 2022&#39;deki son seçim, bir dönüm noktası oldu. SD, göç ve şiddet suçları konularına odaklanan bir kampanya sonrasında İsveç&#39;in ikinci büyük partisi haline geldi.O zamandan beri, mülteciler için kalıcı oturma izninin kaldırılması ve sınır dışıların artırılması da dahil, göç politikasında sıkılaştırmaya öncülük eden mevcut merkez sağ koalisyona dışarıdan destek verdiler. Ancak partinin milletvekilleri hiçbir zaman bakanlık görevinde bulunmadı.İsveç Demokratları bu seçim kampanyası boyunca, bir parti yetkilisinin sosyal medyada Rusya yanlısı mesajlar yaydığı iddiaları da dahil çeşitli tartışmalarla karşı karşıya kaldı.Kristersson, iddiaların doğru çıkması halinde yetkilinin görevden alınması gerektiğini söylerken, SD lideri Jimmie Åkesson da partinin iddiaları araştırdığını belirtti.Södertörn Üniversitesi&#39;nden siyaset bilimi doçenti Nicholas Aylott, BBC&#39;ye yaptığı açıklamada, iktidara gelmesinin &#34;partinin normalleşmesinde bir başka büyük adım olacağını&#34; söyledi, ancak bunun seçmenler için ana mesele olmadığını da ekledi.&#34;Yine de, seçim sonucu için önemli olabilir&#34; dedi.Aylott, merkez sağ partileri destekleyecek bazı seçmenlerin, SD bakanları ihtimalinden rahatsız oldukları için muhalefete yönelebileceklerini açıkladı.Sayılarının az olacağını düşünse de &#34;Bu kişiler iktidardaki sağcı bloğun aleyhine dengeyi değiştirebilir&#34; dedi.Geçen hafta da Almanya&#39;da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin doğu eyaleti Saksonya-Anhalt&#39;ta çoğunluğu kazanmaya çok yaklaştıOyların yaklaşık % 44&#39;ünü alarak birinci oldular ve yerel liderleri Ulrich Siegmund, parlamentonun kontrolünü ele geçirme umuduyla başka partilerle görüşmelerde bulunduğunu söylüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 14 Sep 2026 09:26:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Almanya'da yerel seçim: CDU'da güç kaybı sürüyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-yerel-secim-cduda-guc-kaybi-suruyor-8002/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-yerel-secim-cduda-guc-kaybi-suruyor-8002/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D27895-141917-DF235A-2FB462-82F2CF-DFD16B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşağı Saksonya eyaletinde, yaklaşık 6,3 milyon seçmen yeni belediye başkanı ve belediye meclis üyelerini belirlemek üzere sandığa çağrıldı.Kesin olmayan sonuçlara göre CDU, oyların yüzde 27,2&#39;sini aldı. Bu sonuçla parti en yüksek oyu elde etse de 2021 yılındaki yerel seçimlere&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D27895-141917-DF235A-2FB462-82F2CF-DFD16B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşağı Saksonya eyaletinde, yaklaşık 6,3 milyon seçmen yeni belediye başkanı ve belediye meclis üyelerini belirlemek üzere sandığa çağrıldı.Kesin olmayan sonuçlara göre CDU, oyların yüzde 27,2&#39;sini aldı. Bu sonuçla parti en yüksek oyu elde etse de 2021 yılındaki yerel seçimlere göre oylarında 4,5 puanlık düşüş yaşadı.Eyalet Başbakanı Olaf Lies&#39;ın partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) bir önceki seçimlere göre 5,4 puan kaybederek oyların yüzde 24,6&#39;sını aldı. SPD ile birlikte eyalette koalisyonda bulunan Yeşillerin oy oranı yüzde 14,1&#39;de kaldı. Yeşillerin oylarında da 1,8 puanlık düşüş oldu.AfD ve Sol Parti oylarını artırdıAşağı Saksonya&#39;daki yerel seçimlerde oylarını artıran iki parti ise aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ve Sol Parti oldu.AfD oyların yüzde 15,6&#39;sını alarak üçüncü sırada yer aldı. 2021&#39;deki seçimlerde AfD&#39;nin oy oranı yüzde 4,6 olmuştu. Kesin olmayan sonuçlara göre, AfD eyalette en yüksek oy oranını Salzgitter Belediye Meclisi&#39;nde aldı. Parti, bu kentte oyların yüzde 27,4&#39;ünü alarak, yüzde 25,8 oy alan SPD&#39;yi geride bıraktı ve birinci siyasi güç oldu.Bu sonuçlar, aşırı sağcı AfD&#39;nin Almanya&#39;nın doğu eyaletlerinin yanı sıra batısında da oylarını yükseltmeyi sürdürdüğünü gösterdi. Geçen yıl da bir diğer batı eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya&#39;daki yerel seçimlerde AfD oylarını yaklaşık 10 puan artırmıştı.Oylarını 3,2 puan artıran Sol Parti&#39;ye seçmen desteği ise yüzde 6 oldu. Liberal çizgideki Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 3,7 ile seçim barajını aşamadı.Türkiye kökenli Belediye Başkanı Belit Onay ikinci tura kaldıHannover Büyükşehir Belediye Başkanı Belit Onay oyların yüzde 45,6&#39;sını almasına rağmen mutlak çoğunluğu sağlayamadı. Yeşiller partili Onay, 2019 yılındaki seçimlerde Almanya&#39;nın ilk Türkiye kökenli büyükşehir belediye başkanı seçilmişti.Belit Onay 2019 yılında Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştiBelit Onay&#39;ın koltuğunu koruyup koruyamacağı 27 Eylül&#39;de yapılacak ikinci tur seçimlerde belli olacak. Onay ikinci turda oyların yüzde 21,5&#39;ini alan SPD&#39;nin adayı Axel von der Ohe&#39;ye karşı yarışacak.Aşağı Saksonya&#39;daki yerel seçimler, Almanya&#39;nın otomotiv devlerinden Volkswagen&#39;in yaşadığı kriz nedeniyle ülke genelinde dikkatle izleniyordu. Volkswagen&#39;in merkezinin bulunduğu Wolfsburg kentinde CDU&#39;lu Belediye Başkanı Dennis Weilmann, belediye başkanlığı seçimlerini mutlak çoğunlukla kazandı.Federal düzeyde gösterge niteliğindeSaksonya Anhalt&#39;ta 6 Eylül&#39;de yapılan eyalet seçimlerinde AfD&#39;nin elde ettiği zafer ve CDU&#39;nun uğradığı hezimetin ardından Aşağı Saksonya&#39;daki yerel seçimler federal düzeyde de yakından takip ediliyordu.Aşağı Saksonya&#39;daki yerel seçimler, Berlin&#39;deki siyasi dengeler açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. CDU&#39;nun yerel seçimlerden birinci çıkması partiye Berlin&#39;de biraz nefes alma fırsatı yarattı.&nbsp;Şimdi gözler 20 Eylül&#39;de ülkenin kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern ile Berlin eyaletlerinde yapılacak seçimlere çevrildi. Anketlere göre, AfD&#39;nin birinci, SPD&#39;nin ikinci olduğu Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde Başbakan Merz&#39;in partisi CDU&#39;nun oy oranı 6 ile 7 arasında değişiyor. Berlin&#39;de ise CDU&#39;nun Sol Parti&#39;nin hemen arkasında ikinci parti olduğu görülüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 14 Sep 2026 09:03:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Meclis'te AfD gerilimi: Sol Partili Cansın Köktürk ceza aldı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/mecliste-afd-gerilimi-sol-partili-cansin-kokturk-ceza-aldi-2778/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/mecliste-afd-gerilimi-sol-partili-cansin-kokturk-ceza-aldi-2778/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_042506-733626-EB632A-73BF6B-9A99E3-0FEEF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Federal Meclis&#39;te aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partili milletvekilinin konuşması esnasında sözlü müdahalelerde bulunan Sol Partili Cansın Köktürk&#39;e para cezası verildi.Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Federal Meclis Başkanvekili Andrea Lindholz,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_042506-733626-EB632A-73BF6B-9A99E3-0FEEF2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Federal Meclis&#39;te aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partili milletvekilinin konuşması esnasında sözlü müdahalelerde bulunan Sol Partili Cansın Köktürk&#39;e para cezası verildi.Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Federal Meclis Başkanvekili Andrea Lindholz, bütçe görüşmeleri sırasında yaşananlar üzerine parlamentonun iç tüzüğündeki yeni düzenlemeleri uyguladı. Böylece Köktürk, Federal Meclis tarihinde ilk kez uygulanan yeni kurallar kapsamında 2 bin euro disiplin cezasına çarptırılan ilk milletvekili oldu.Sertleştirilen yeni düzenlemeye göre, bir milletvekili üç oturum haftası içinde üç kez disiplin ihtarı alırsa, 2 bin euro para cezasına çarptırılabiliyor. Tekrarı hâlinde ise ceza 4 bin euroya kadar çıkabiliyor.&#34;Irkçı söylemlerin normalleştirilmesine karşı çıkıyorum&#34;AfD&#39;li siyasetçi Rene Springer, bütçe görüşmelerindeki konuşmasında sığınmacıları &#34;sosyal devleti kötüye kullanmakla&#34; suçladı. Bunun üzerine Köktürk söz almadığı hâlde araya girerek, &#34;Bu ırkçı bir saçmalık!&#34; diye bağırdı. İlk uyarının ve devam eden müdahalelerin ardından Başkanvekili Lindholz Köktürk&#39;e ilk disiplin ihtarını verdi. Köktürk bunun üzerine Başkanvekili&#39;ne dönerek, &#34;Şimdi de faşistleri koruyorsunuz!&#34; dedi. Bunun ardından ikinci disiplin ihtarını aldı. İhtara tepki gösteren Köktürk daha sonra ayağa kalkarak salonu terk etti.Köktürk bir süre sonra ise Instagram hesabından Federal Meclis&#39;te yaşananlara ilişkin videoyu paylaşarak, &#34;AfD&#39;nin ırkçı ve insanlık karşıtı söylemlerinin Alman parlamentosunda normalleştirilmesine karşı çıkıyorum. Kapitalist para cezası tehditleriyle kimse beni korkutamaz ya da susturamaz. Bir milletvekili olarak ayağa kalkmak benim sorumluluğum. Artık yeter&#34; diye yazdı.Sertleştirilen iç tüzük ilk kez uygulandıBöylece Sol Partili milletvekili, üç oturum haftası içinde üçüncü kez disiplin ihtarı almış oldu. Federal Meclis sözcüsünün verdiği bilgiye göre ilk ihtar, parlamentonun yaz tatiline girmesinden önce, 25 Haziran&#39;da verilmişti. Köktürk o tarihte AfD&#39;ye atıfta bulunarak yaptığı konuşmada, &#34;Asıl sorun ne biliyor musunuz? Şiddet yanlısı faşistlerin demokratik parlamentomuza girmesi!&#34; ifadelerini kullanmıştı.Sol Parti Meclis Grubu&#39;nun sosyal politika sözcüsü olan Köktürk, daha önce de Federal Meclis&#39;te Filistin kefiyesiyle fotoğraf çektirmesi nedeniyle gündeme gelmişti. Ayrıca bir oturum sırasında üzerinde &#34;Filistin&#34; yazan tişört giymesi nedeniyle CDU&#39;lu Federal Meclis Başkanı Julia Klöckner tarafından genel kurul salonunu terk etmeye çağrılmıştı.33 yaşındaki genç politikacı, Federal Meclis&#39;te yaşanan bu tür tartışmaları daha sonra sık sık Instagram hesabında da gündeme getiriyor. Köktürk, Başbakan Friedrich Merz&#39;in göç politikalarına ilişkin bir açıklamasına da orta parmağını gösterdiği bir fotoğraf paylaşarak tepki vermişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 09:16:10 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsveç'te genel seçim öncesi bloklar arasında başa baş yarış]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-genel-secim-oncesi-bloklar-arasinda-basa-bas-yaris-4793/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvecte-genel-secim-oncesi-bloklar-arasinda-basa-bas-yaris-4793/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A16239-EFB281-7280CA-0FF878-8DBBE1-ECC4C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son anketler, Sosyal Demokratların adayı Magdalena Andersson&#39;un iktidara geri dönmesini destekleyen sol grubun az farkla önde olduğunu gösteriyor.Kristersson hükümetteyken neo-Nazi kökenleri bulunan aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) tarafından desteklenmişti.Ulusal güvenlik,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A16239-EFB281-7280CA-0FF878-8DBBE1-ECC4C5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Son anketler, Sosyal Demokratların adayı Magdalena Andersson&#39;un iktidara geri dönmesini destekleyen sol grubun az farkla önde olduğunu gösteriyor.Kristersson hükümetteyken neo-Nazi kökenleri bulunan aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) tarafından desteklenmişti.Ulusal güvenlik, çete suçları ve sosyal yardım harcamaları temel konular arasında yer alıyor, ancak göçmen karşıtı SD&#39;nin hükümete girme olasılığı da sonucu etkileyebilir.İsveç&#39;te iki büyük siyasi blok var. Sağda dört, solda dört parti bulunuyor, bu nedenle İsveçliler koalisyon ve azınlık hükümetlerine alışkın.İsveç Parlamentosu (Riksdag) seçimlerinde sekiz milyondan fazla kişi oy kullanma hakkına sahip.İsveç haber servisi Ekot&#39;un cuma günü yaptırdığı bir ankete göre, sol blok oyların % 50,8&#39;ini alırken, sağ blok % 47,6&#39;da kaldı.Ekot anketine göre, kamu harcamalarını artırma sözü veren merkez sol Sosyal Demokratlar % 28,6 ile anketlerde önde giderken, sağda İsveç Demokratları % 18,3 ile onların gerisinde kalıyor.Cuma günü yapılan diğer kamuoyu yoklamaları da sol bloğun önde olduğunu gösterdi.Sosyal Demokratlar, İkinci Dünya Savaşı&#39;ndan bu yana düzenli olarak İsveç hükümetlerine liderlik etti ve geçen yüzyılın büyük bir bölümünde ülkenin baskın siyasi gücü oldu.Buna karşılık, 1980&#39;lerde Nazi sempatizanları tarafından kurulan SD, onlarca yıl ana akım tarafından dışlandı.Ancak 2022&#39;deki son seçim, bir dönüm noktası oldu. SD, göç ve şiddet suçları konularına odaklanan bir kampanya sonrasında İsveç&#39;in ikinci büyük partisi haline geldi.O zamandan beri, mülteciler için kalıcı oturma izninin kaldırılması ve sınır dışıların artırılması da dahil, göç politikasında sıkılaştırmaya öncülük eden mevcut merkez sağ koalisyona dışarıdan destek verdiler. Ancak partinin milletvekilleri hiçbir zaman bakanlık görevinde bulunmadı.İsveç Demokratları bu seçim kampanyası boyunca, bir parti yetkilisinin sosyal medyada Rusya yanlısı mesajlar yaydığı iddiaları da dahil çeşitli tartışmalarla karşı karşıya kaldı.Kristersson, iddiaların doğru çıkması halinde yetkilinin görevden alınması gerektiğini söylerken, SD lideri Jimmie Åkesson da partinin iddiaları araştırdığını belirtti.Södertörn Üniversitesi&#39;nden siyaset bilimi doçenti Nicholas Aylott, BBC&#39;ye yaptığı açıklamada, iktidara gelmesinin &#34;partinin normalleşmesinde bir başka büyük adım olacağını&#34; söyledi, ancak bunun seçmenler için ana mesele olmadığını da ekledi.&#34;Yine de, seçim sonucu için önemli olabilir&#34; dedi.Aylott, merkez sağ partileri destekleyecek bazı seçmenlerin, SD bakanları ihtimalinden rahatsız oldukları için muhalefete yönelebileceklerini açıkladı.Sayılarının az olacağını düşünse de &#34;Bu kişiler iktidardaki sağcı bloğun aleyhine dengeyi değiştirebilir.&#34; dedi.Geçen hafta da Almanya&#39;da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin doğu eyaleti Saksonya-Anhalt&#39;ta çoğunluğu kazanmaya çok yaklaştıOyların yaklaşık % 44&#39;ünü alarak birinci oldular ve yerel liderleri Ulrich Siegmund, parlamentonun kontrolünü ele geçirme umuduyla başka partilerle görüşmelerde bulunduğunu söylüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 09:08:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya'nın yakıt krizi Orta Asya'yı vuruyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-yakit-krizi-orta-asyayi-vuruyor-2933/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-yakit-krizi-orta-asyayi-vuruyor-2933/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2CE5C-AA1D8C-7E4BD5-8A21B3-9EBE2B-AAF3BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVAUkrayna&#39;nın Ağustos 2025&#39;ten bu yana Rus petrol rafinerilerine düzenlediği dron saldırıları, Rusya&#39;da başlayan bir yakıt krizini şimdi sınır ötesine, Orta Asya&#39;ya taşıyor. Eurasianet&#39;in aktardığına göre Kırgızistan ve Tacikistan, on yıllardır&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2CE5C-AA1D8C-7E4BD5-8A21B3-9EBE2B-AAF3BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakhsanam KURBANOVAUkrayna&#39;nın Ağustos 2025&#39;ten bu yana Rus petrol rafinerilerine düzenlediği dron saldırıları, Rusya&#39;da başlayan bir yakıt krizini şimdi sınır ötesine, Orta Asya&#39;ya taşıyor. Eurasianet&#39;in aktardığına göre Kırgızistan ve Tacikistan, on yıllardır yakıt ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 90&#39;ını karşıladıkları Rusya&#39;yı artık güvenilir bir tedarikçi olarak göremiyor; bu da iki ülkeyi Çin, Kazakistan, Özbekistan, Belarus, Türkiye ve hatta İran&#39;la acil tedarik anlaşmaları yapmaya, kendi rafineri kapasitelerini hızlandırmaya zorluyor.&nbsp;RUSYA&#39;DAKİ KRİZ NASIL BÜYÜDÜ&nbsp;Wikipedia&#39;nın derlediği verilere göre, Ağustos 2025&#39;te başlayan ve Rus-Ukrayna savaşı boyunca yoğunlaşan dron saldırıları, Rusya&#39;nın rafineri kapasitesinde geniş çaplı hasara yol açtı. Kriz 2026 ortasında tırmandı: Haziran ayında Rus kontrolündeki Kırım olağanüstü hal ilan ederek yakıt satışını yasakladı; Temmuz itibarıyla Rusya&#39;nın çoğu bölgesinde yakıt kısıtlamaları uygulanıyor ve bu durum ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 35&#39;ini, yani 50 milyon kişiyi doğrudan etkiliyor. Al Jazeera&#39;ya göre, Temmuz başında Ukrayna dronları, yıllık yaklaşık 22 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Rusya&#39;nın en büyük tesislerinden biri olan Omsk rafinerisini devre dışı bıraktı. Moskova, Haziran 2026&#39;da yürürlüğe soktuğu ihracat yasağıyla kendi iç talebini önceliklendirince, tarihsel olarak Rus yakıtına bağımlı komşularında kıtlık başladı.&nbsp;FİYATLAR VE BAĞIMLILIĞIN BOYUTU&nbsp;Euromaidan Press&#39;in aktardığına göre Kazak ekonomist Aidar Alibayev, 20 Ağustos&#39;ta yaptığı değerlendirmede benzin fiyatlarının Tacikistan&#39;da yüzde 12-13, Kırgızistan&#39;da yüzde 10, Özbekistan&#39;da ise yüzde 11-11,5 oranında yükseldiğini belirtti. OilPrice.com&#39;un haberine göre Temmuz sonunda Rusya, Kırgızistan&#39;ın yıl sonuna kadarki talebinin ancak yarısını, yani ayda yaklaşık 100 bin ton petrol ürününü tedarik etmeyi kabul etti. Carnegie Endowment&#39;ın analizine göre bağımlılığın boyutu çarpıcı: Kırgızistan&#39;da tüketilen benzinin yüzde 90&#39;ından fazlası Rusya kaynaklı; ülkenin mevcut mini rafinerileri ise hammadde yetersizliği nedeniyle yeterli üretim yapamıyor. OilPrice.com, Kırgızistan&#39;ın yılda yaklaşık 2 milyon ton yakıt tükettiğini ve bunun yüzde 95&#39;inin Rusya&#39;dan geldiğini aktarıyor.&nbsp;BİŞKEK&#39;İN ACİL ÇÖZÜM ARAYIŞI&nbsp;Kırgızistan Birinci Başbakan Yardımcısı Daniyar Amangeldiev, RFE/RL&#39;nin Kırgız servisine (Radio Azattyk) Pekin ve Minsk ile havacılık yakıtı ve dizel sevkiyatı için ön anlaşmalara varıldığını söyledi; ancak OilPrice.com&#39;un aktardığına göre bu sevkiyatlar gerçekleşse bile ülkenin yıllık dizel tüketiminin yalnızca yaklaşık yüzde 3&#39;ünü karşılayabilecek. Eurasianet&#39;e göre Bişkek, açığı kapatmak için Özbekistan ve Kazakistan ile küçük çaplı tedarik anlaşmaları imzaladı, Belarus ve Çin&#39;den ek sevkiyatlar sağladı; Kırgız yetkilileri ayrıca Türkiye ve Avrupa Birliği&#39;nden de ek yakıt arayışında. Bununla birlikte hükümet, yılda yaklaşık 450 bin ton petrol ürünü üretme kapasitesine sahip bir rafineri projesini hızlandırıyor &mdash; bu miktar, ülkenin yıllık yakıt talebinin yaklaşık dörtte birini karşılamaya yetecek düzeyde. Eurasianet&#39;in aktardığına göre tesisin 2026 yılı sonu gibi erken bir tarihte faaliyete geçmesi bekleniyor.&nbsp;TACİKİSTAN VE BÖLGENİN YAPISAL ZAAFI&nbsp;Carnegie Endowment&#39;ın analizine göre Tacikistan, teslimat güzergâhlarının zorluğu ve Rus yakıtına yüksek bağımlılığı nedeniyle krizden en çok etkilenen ülke konumunda; Alibayev&#39;e göre ülke aynı zamanda Çin&#39;in yanı sıra İran&#39;a da yöneldi. Ülkenin Çin ortaklığıyla inşa edilen ve yıllık 1,2 milyon ton kapasiteli Dangara Rafinerisi 2024&#39;te deneme üretimine başlamış olsa da, hammadde kıtlığı nedeniyle tam kapasiteyle çalışamıyor. Uzmanlar, krizin bölgenin yıllardır süren enerji çeşitlendirme eksikliğini gözler önüne serdiğini vurguluyor; RFE/RL&#39;ye konuşan analist Luca Anceschi, mevcut tablonun sürmesi halinde bunun bölge rejimleri için «bir dönüm noktası» haline gelebileceğini söylüyor. Sonbahar hasadı ve kış aylarına girilirken, kesintisiz dizel arzının tarım ve ısınma açısından kritik önem taşıması, krizin önümüzdeki aylarda siyasi bir baskı unsuruna dönüşme riskini artırıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 08:44:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Leipzig'deki saldırı girişiminin arkasında Rusya var"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/leipzigdeki-saldiri-girisiminin-arkasinda-rusya-var-7499/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/leipzigdeki-saldiri-girisiminin-arkasinda-rusya-var-7499/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72BCFB-5CEB91-B7E46E-AF1E56-86870E-688EB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Leipzig/Halle Havalimanı&#39;nda etkisiz hâle getirilen patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) Rus istihbaratıyla ilişkilendirildiği öne sürüldü. Welt am Sonntag gazetesi olayın arkasında Rusya&#39;nın askerî istihbarat servisi GRU için çalışan bir Rus vatandaşının&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72BCFB-5CEB91-B7E46E-AF1E56-86870E-688EB9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya&#39;da Leipzig/Halle Havalimanı&#39;nda etkisiz hâle getirilen patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) Rus istihbaratıyla ilişkilendirildiği öne sürüldü. Welt am Sonntag gazetesi olayın arkasında Rusya&#39;nın askerî istihbarat servisi GRU için çalışan bir Rus vatandaşının bulunduğu sonucuna varıldığını kaydetti.Gazetenin güvenlik çevrelerine dayandırdığı haberine göre, operasyonun lojistiğinden sorumlu olduğu belirtilen şüpheli, Türkiye üzerinden Almanya&#39;ya geldi. Daha sonra Berlin-Brandenburg Havalimanı üzerinden Sırbistan&#39;a giderek buradan da Rusya&#39;ya döndü.İstihbarat bağlantısı biliniyordu iddiasıHabere göre, Alman makamları söz konusu kişinin ülkeye giriş yaptığı sırada GRU ile bağlantılı olduğundan haberdar olmasına rağmen şüpheliyi gözetim altına almadı.Alman istihbarat kaynakları, patlayıcıların Bulgaristan ve Sırbistan üzerinden kamyonla Almanya&#39;ya sokulmuş olabileceğini belirtti.Berlin, Leipzig/Halle Havalimanı&#39;nda elde edilen İHA&#39;nın yapılandırması, patlayıcılar ve ateşleme mekanizmaları gibi adli bulguların Rusya bağlantılı bir plana işaret ettiğini açıkladı.Yetkililer daha sonra İHA üzerinde bulunan DNA izlerinin, 20 Temmuz 2024&#39;te Leipzig&#39;deki bir lojistik tesisine yönelik kundaklama saldırısının ardından elde edilen DNA izleriyle eşleştiğini tespit etti.Ne olmuştu?Havalimanındaki olay 4 Ağustos akşamı meydana geldi. Patlayıcı yüklü bir İHA, Ukrayna&#39;ya ait bir nakliye uçağının yakınında bulundu. Yetkililer İHA&#39;yı etkisiz hâle getirmeyi başardı.Leipzig/Halle Havalimanı, Ukrayna&#39;ya gönderilen askerî yardımlar açısından önemli bir merkez konumunda.Alman hükümeti, Eylül ayı başında olaydan Rusya&#39;yı resmen sorumlu tutmuş ve tepki olarak Rusya&#39;nın Bonn Başkonsolosluğu&#39;nu kapatmıştı. Moskova ise bu adıma Almanya&#39;nın Rusya&#39;daki konsolosluğunu ve Goethe Enstitüsü&#39;nün ülkedeki bazı merkezlerini kapatarak karşılık vermişti.Moskova olayla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 07:12:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İngiltere'de hava trafiğini felç eden arızanın nedeni ortaya çıktı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingilterede-hava-trafigini-felc-eden-arizanin-nedeni-ortaya-cikti-3697/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingilterede-hava-trafigini-felc-eden-arizanin-nedeni-ortaya-cikti-3697/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_509E9C-2E14F3-48597F-092D28-F8EC19-D96881.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;de hava trafiğini günler boyunca etkileyen ve binlerce yolcunun havalimanlarında mahsur kalmasına yol açan sistem arızasının nedenine ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı.Ulusal Hava Trafiği Servisi&#39;nin (Nats) sistemlerinde salı günü meydana gelen arızanın, bir askeri&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_509E9C-2E14F3-48597F-092D28-F8EC19-D96881.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere&#39;de hava trafiğini günler boyunca etkileyen ve binlerce yolcunun havalimanlarında mahsur kalmasına yol açan sistem arızasının nedenine ilişkin yeni bir iddia ortaya atıldı.Ulusal Hava Trafiği Servisi&#39;nin (Nats) sistemlerinde salı günü meydana gelen arızanın, bir askeri uçağın sisteme hatalı uçuş bilgisi girmesinin ardından yaşandığı bildirildi. Söz konusu verinin, İngiltere&#39;nin hava trafik kontrol sistemlerinin kilitlenmesine neden olduğu ve günlük yaklaşık 8 bin uçuşun yönetildiği sistemde ciddi aksamalara yol açtığı belirtildi.Savunma Bakanlığı ise olayın askeri personelin kasıtlı olarak yaptığı bir hatadan kaynaklanmadığını ifade etti. Arızanın kesin nedenlerine ilişkin soruşturmanın farklı yönleriyle sürdüğü aktarıldı.3 günde 2 binden fazla uçuş iptal edildiSwanwick hava trafik kontrol merkezindeki sistem çöküşü, yalnızca arızanın yaşandığı saatlerle sınırlı kalmadı. Krizin ardından geçen üç günlük süreçte 2 binden fazla uçuşun iptal edildiği bildirildi.Yaklaşık 300 bin yolcunun etkilendiği aksaklıklar, İngiltere&#39;nin başta Heathrow olmak üzere Gatwick, Glasgow ve Manchester havalimanlarında yoğun şekilde hissedildi.Uzmanlar, hava trafik sisteminin tamamen eski düzenine dönmesinin haftalar alabileceği uyarısında bulundu.Nats yöneticisi istifa baskısıyla karşı karşıyaArıza, Nats Üst Yöneticisi Martin Rolfe üzerindeki baskıyı da artırdı. Rolfe&#39;un görev süresinde daha önce benzer hava trafik krizlerinin yaşanmış olması nedeniyle bazı çevrelerden istifa çağrıları geldi.Havayolu şirketlerinin yöneticileri, 2023&#39;te yaşanan büyük çaplı hava trafik krizinin ardından benzer bir olayın tekrarlanmayacağı yönünde güvence verildiğini ancak son gelişmelerin bu taahhütlerin yerine getirilmediğini gösterdiğini savundu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 07:00:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Binlerce Hasidik Yahudi neden Ukrayna'ya akın ediyor?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/binlerce-hasidik-yahudi-neden-ukraynaya-akin-ediyor-4898/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/binlerce-hasidik-yahudi-neden-ukraynaya-akin-ediyor-4898/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AB4638-B3C80C-25AEE0-1E64EF-A0E346-457C0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ukrayna&#39;nın Uman kenti, her yıl Roş Haşanah&#39;ı kutlamak için dünyanın dört bir yanından on binlerce Hasidik Yahudiyi ağırlıyor. Breslov Hasidizmi&#39;nin kurucusu Haham Nahman&#39;ın mezarı çevresinde toplanan cemaat mensupları, güvenlik uyarılarına rağmen bölgeye gitmeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AB4638-B3C80C-25AEE0-1E64EF-A0E346-457C0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ukrayna&#39;nın Uman kenti, her yıl Roş Haşanah&#39;ı kutlamak için dünyanın dört bir yanından on binlerce Hasidik Yahudiyi ağırlıyor. Breslov Hasidizmi&#39;nin kurucusu Haham Nahman&#39;ın mezarı çevresinde toplanan cemaat mensupları, güvenlik uyarılarına rağmen bölgeye gitmeye devam ediyorlar.Haham Nachman kimdi?1772 yılında bugün Ukrayna sınırları içinde bulunan bölgede doğan Nahman, Hasidik hareketin kurucusu kabul edilen Baal Şem Tov&#39;un torununun torunuydu.Breslov Hasidizmi&#39;nin kurucusu Nahman&#39;ın, takipçilerinin Roş Haşanah, yani Yahudi Yeni Yılı sırasında kendisiyle bir araya gelmesine özel önem verdiği biliniyor.Nahman 1810 yılında Uman&#39;da öldü ve buraya gömüldü. Nahman&#39;ın takipçileri, onun ölümünden sonra da Uman&#39;da toplanmayı sürdürdü. Zaman içinde bu durum kitlesel yıllık hac yolculuğuna dönüşen bir gelenek başlattı.Uman nasıl hac merkezine dönüştü?Uman, Ukrayna&#39;nın merkezindeki Çerkası bölgesinde, Kiev&#39;in yaklaşık 200 kilometre güneyinde bulunan nispeten küçük bir kent olarak biliniyor. 2022&#39;de nüfusları 80 bin civarındı idi. Yıllık hac yolculuğu, kente her yıl on binlerce ziyaretçi getiriyor.Nahman, ölümünden yalnızca birkaç ay önce Uman&#39;a taşınmıştı. Tarihsel kaynaklara göre kenti seçmesinin nedeni, 1768 yılında gerçekleşen bir katliam sırasında burada binlerce Yahudi&#39;nin öldürülmüş olmasıydı ve Nahman kurbanların yakınına gömülmek istiyordu.Uman daha sonra büyük bir Yahudi cemaatine ev sahipliği yaptı. 1897 yılı itibarıyla Yahudiler kentin nüfusunun yüzde 59&#39;unu oluşturuyordu. İkinci Cihan Harbi sırasında kent Nazi güçleri tarafından işgal edildiğinde yaklaşık 17 bin Yahudi öldürüldü ve cemaat büyük ölçüde yok edildi.Nahman&#39;ın mezarına ziyaretler Sovyet döneminde çok daha küçük ölçekte devam etmişti. Sovyetler Birliği&#39;nin dağılmasının ardından ise bu ziyaretlerin sayısı önemli ölçüde artmıştı.Roş Haşanah nedir?Roş Haşanah, 11 Eylül&#39;de gün batımında başlayacak ve 13 Eylül&#39;de havanın kararmasının ardından sona erecek. Yahudi takviminde yeni yılın başlangıcını ifade eden bu bayram, dua, tefekkür ve çeşitli dini ritüellerle kutlanıyor.Roş Haşanah, Breslov Hasidleri açısından özel bir öneme sahip. Çünkü Nahman, takipçilerinin her yıl Roş Haşanah sırasında bir araya gelmesine özellikle önem veriyordu. Nahman&#39;ın ölümünün ardından takipçileri de bayram sırasında Uman&#39;da buluşmayı sürdürdü.Ukrayna&#39;ya seyahat uyarısıGeçen hafta Kiev&#39;deki ABD Büyükelçiliği hava saldırıları, sıkıyönetim ve hareket kısıtlamaları riskine dikkat çekerek Amerikalıların Uman&#39;a seyahat etmemesini tavsiye eden bir güvenlik uyarısı yayımlamıştı. Büyükelçilik ayrıca ABD-Ukrayna çifte vatandaşı olan erkekleri, ülkeden ayrılmalarının mümkün olmayabileceği ve askere alınabilecekleri konusunda uyarmıştı. Ukrayna, daha önce yurtdışında yaşayan bazı Ukraynalı erkeklerin ülkeden ayrılmasına izin veren muafiyeti sona erdirdi.Bu yılki buluşma için güvenlik önlemleri artırıldı. Çerkası bölgesi polisinin açıklamalarına göre, İsrailli polis memurları hacıların konakladığı ve toplandığı bölgelerde Ukrayna kolluk kuvvetleriyle birlikte çalışmak üzere Uman&#39;a geldi.Yetkililer ve medya kuruluşlarının haberlerine göre, 2023 ve 2024 yıllarında yaklaşık 35 bin Yahudi Uman&#39;ı ziyaret etmişti. 2025 yılında ise 35 binden fazla kişi kente gitmişti. Bu yıl ise yaklaşık 40 bin kişinin Uman&#39;a gelmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 13 Sep 2026 06:51:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsviçre Alpleri'nde otobüs faciası, ölü sayısı belirlenebedi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvicre-alplerinde-otobus-faciasi-olu-sayisi-belirlenebedi-799/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvicre-alplerinde-otobus-faciasi-olu-sayisi-belirlenebedi-799/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_803C5C-66FF3D-B9492B-C4C6E6-30132B-53CE35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsviçre&#39;nin Graubünden bölgesinde turistleri taşıyan bir otobüsün devrilmesi sonucu çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.Yerel polisin açıklamasına göre kaza perşembe öğleden sonra, Alpler&#39;deki Susch ile Zernez arasındaki güzergahta meydana geldi.Kazanın ardından bölgeye&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_803C5C-66FF3D-B9492B-C4C6E6-30132B-53CE35.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İsviçre&#39;nin Graubünden bölgesinde turistleri taşıyan bir otobüsün devrilmesi sonucu çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.Yerel polisin açıklamasına göre kaza perşembe öğleden sonra, Alpler&#39;deki Susch ile Zernez arasındaki güzergahta meydana geldi.Kazanın ardından bölgeye çok sayıda helikopter, ambulans ve kurtarma ekibi sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürerken can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin kesin rakam henüz paylaşılmadı.Otobüste yaklaşık 48 Hollandalı yolcu vardıKazaya karışan turist otobüsünün yaklaşık 48 Hollandalı yolcu taşıdığı bildirildi.Tur operatörü OAD adına açıklama yapan Hollanda Seyahat Şirketleri Birliği sözcüsü, otobüsteki yolcuların sayısını doğrularken ölü ve yaralıların kesin sayısının henüz açıklanamayacağını söyledi.Sözcü, Hollanda gazetesi De Telegraaf&#39;a yaptığı açıklamada mevcut aşamada kaç kişinin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını söylemelerinin mümkün olmadığını belirtti.Dar dağ yolunda yan yattıİsviçre basınında yayımlanan olay yeri görüntülerinde turist otobüsünün dar bir kır yolunun kenarında yan yatmış halde olduğu görüldü.Görüntülere çok sayıda ambulans ve kurtarma ekibinin bölgede yürüttüğü çalışmalar da yansıdı.Otobüsün pazartesi günü Hollanda&#39;dan hareket ettiği, yolcuların Avusturya&#39;dan İsviçre&#39;ye düzenlenen günübirlik gezi kapsamında bölgede bulunduğu bildirildi.İsviçre&#39;de geniş çaplı kurtarma operasyonuKazanın meydana geldiği bölgenin Alp coğrafyasında bulunması nedeniyle kurtarma operasyonuna hava araçları da dahil edildi.Yetkililer olay yerine çok sayıda helikopterin sevk edildiğini ve geniş kapsamlı bir kurtarma operasyonu başlatıldığını açıkladı.Kazanın nasıl meydana geldiği ve otobüsün neden devrildiği konusunda ise mevcut açıklamalarda kesin bir bilgi paylaşılmadı.İsviçre Devlet Başkanı&#39;ndan açıklamaİsviçre Devlet Başkanı Guy Parmelin, kazanın ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.Yaşanan olaydan duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Parmelin, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.Parmelin ayrıca kazanın nedenlerinin belirlenmesi amacıyla kapsamlı bir soruşturma yürütüleceğini açıkladı.Kazanın nedeni araştırılıyorİsviçre makamlarının başlattığı soruşturmada otobüsün devrilmesine yol açan koşulların belirlenmesi bekleniyor.Yetkililerden gelecek açıklamalarla birlikte kesin can kaybı ve yaralı sayısının, kazaya karışan yolcuların durumunun ve olayın nedeninin netleşmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 11 Sep 2026 06:26:48 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sicilya'daki orman yangını yerleşim yerlerini tehdit ediyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sicilyadaki-orman-yangini-yerlesim-yerlerini-tehdit-ediyor-9555/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sicilyadaki-orman-yangini-yerlesim-yerlerini-tehdit-ediyor-9555/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84DE81-251D06-0BE8BA-AAAE92-83F15A-7090D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkenin orta ve kuzey bölgeleri şiddetli yağış ve fırtına ile mücadele ederken, güneydeki Sicilya Adası&#39;nda da orman yangınları çıkmaya devam ediyor.Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Palermo kenti yakınlarındaki Giardinello&#39;nun Carcatizzi muhitinde dün öğle saatlerinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84DE81-251D06-0BE8BA-AAAE92-83F15A-7090D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ülkenin orta ve kuzey bölgeleri şiddetli yağış ve fırtına ile mücadele ederken, güneydeki Sicilya Adası&#39;nda da orman yangınları çıkmaya devam ediyor.Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Palermo kenti yakınlarındaki Giardinello&#39;nun Carcatizzi muhitinde dün öğle saatlerinde başlayan ve kısa sürede yayılan yangın, civardaki bazı konutları da etkiledi.Alevlerin sardığı bazı evlerde hasar oluştu.İtfaiye ekipleri, karadan arazözlerle, havadan da söndürme uçağı ve 2 helikopterle yangına müdahale etti.Çalışmalara katılan 1 orman işçisinin yaralandığı ve ambulansla hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 11 Sep 2026 06:03:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Prenses Diana'nın "intikam elbisesi" satışa çıkıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/prenses-diananin-ntikam-elbisesi-satisa-cikiyor-3565/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/prenses-diananin-ntikam-elbisesi-satisa-cikiyor-3565/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9E4C3-632B4D-61A0F6-EA0A93-CD1167-967539.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Prenses Diana&#39;nın 1994 yılında Londra&#39;da katıldığı bir davette giyerek moda tarihinin en unutulmaz görüntülerinden birine imza attığı &#34;intikam elbisesi&#34;, yıllar sonra açık artırmaya çıkıyor.Tasarımcı Christina Stambolian imzalı özel yapım siyah ipek gece elbisesi,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9E4C3-632B4D-61A0F6-EA0A93-CD1167-967539.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Prenses Diana&#39;nın 1994 yılında Londra&#39;da katıldığı bir davette giyerek moda tarihinin en unutulmaz görüntülerinden birine imza attığı &#34;intikam elbisesi&#34;, yıllar sonra açık artırmaya çıkıyor.Tasarımcı Christina Stambolian imzalı özel yapım siyah ipek gece elbisesi, Sotheby&#39;s tarafından 9 Aralık&#39;ta düzenlenecek müzayedede satışa sunulacak.Müzayede evi, Diana ile özdeşleşen elbisenin 300 bin dolara, yaklaşık 220 bin sterline kadar alıcı bulabileceğini tahmin ediyor.Charles&#39;ın itirafından saatler sonra giymiştiElbiseyi tarihe geçiren ise yalnızca tasarımı değil, Prenses Diana&#39;nın onu giydiği gece yaşananlar oldu.1994&#39;te dönemin Prensi Charles, televizyonda yayımlanan bir röportajda evliliği sırasında Camilla Parker-Bowles ile ilişkisi olduğunu kamuoyu önünde kabul etti.Diana ise bu açıklamadan saatler sonra Londra&#39;daki Serpentine Gallery&#39;de düzenlenen Vanity Fair partisine Christina Stambolian imzalı siyah elbiseyle geldi.Basın ona &#39;intikam elbisesi&#39; adını verdiPrenses Diana&#39;nın aynı gün kameraların karşısına iddialı siyah elbiseyle çıkması dünya basınında geniş yankı uyandırdı.Medya, Diana&#39;nın tercih ettiği kıyafeti kısa süre içerisinde &#34;revenge dress&#34;, yani &#34;intikam elbisesi&#34; olarak adlandırdı.Diana&#39;nın Serpentine Gallery&#39;ye gelişi ve o gece çekilen fotoğrafları, ilerleyen yıllarda 1990&#39;ların en ikonik popüler kültür ve moda anlarından biri haline geldi.300 bin dolara kadar alıcı bulabilirAradan geçen yılların ardından ikonik elbise şimdi yeniden koleksiyoncuların karşısına çıkacak.Sotheby&#39;s, 9 Aralık&#39;ta gerçekleştirilecek açık artırmada elbisenin 300 bin dolara kadar satılmasını bekliyor.Elbisenin Prenses Diana&#39;nın hayatındaki özel yeri ve arkasındaki hikâye, müzayedede ulaşacağı fiyatı daha da dikkat çekici hale getiriyor.1997&#39;den bu yana ilk kez açık artırmadaSotheby&#39;s tarafından yapılan açıklamaya göre elbise, 1997 yılından bu yana ilk kez açık artırmaya sunulacak.Diana, 1997&#39;de hayır kurumlarına kaynak sağlamak amacıyla elbiselerinden oluşan bir koleksiyonu satışa çıkarmıştı.&#34;İntikam elbisesi&#34;nin yıllar sonra yeniden müzayedeye çıkmasıyla birlikte, hem Prenses Diana koleksiyoncularının hem de moda tarihiyle ilgilenen alıcıların 9 Aralık&#39;taki satışa yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.Bir elbiseden fazlasına dönüştüSiyah ipek gece elbisesi, zaman içerisinde yalnızca Diana&#39;nın gardırobundan çıkan ünlü bir kıyafet olmaktan çıkarak evliliğinin çalkantılı döneminin sembollerinden biri haline geldi.Charles&#39;ın televizyondaki itirafıyla aynı gün Diana&#39;nın kameraların karşısına bu elbiseyle çıkması, kıyafetin popüler kültürdeki anlamını belirledi.Yaklaşık 32 yıl sonra yeniden satışa sunulacak &#34;intikam elbisesinin&#34; açık artırmada hangi fiyata ulaşacağı ise 9 Aralık&#39;ta belli olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 11 Sep 2026 05:30:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Trump'ın AfD açıklaması Berlin'i kızdırdı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-afd-aciklamasi-berlini-kizdirdi-5107/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-afd-aciklamasi-berlini-kizdirdi-5107/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28E427-DB7039-A9616D-F11ED2-C641CF-614DC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt&#39;taki seçim galibiyetinden duyduğu memnuniyeti coşkuyla dile getirdiği sosyal medya paylaşımı, başkent Berlin&#39;de tepkiye yol açtı.Federal Hükümetin Transatlantik İlişkilerden&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28E427-DB7039-A9616D-F11ED2-C641CF-614DC0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt&#39;taki seçim galibiyetinden duyduğu memnuniyeti coşkuyla dile getirdiği sosyal medya paylaşımı, başkent Berlin&#39;de tepkiye yol açtı.Federal Hükümetin Transatlantik İlişkilerden Sorumlu Koordinatörü Metin Hakverdi, Trump&#39;ın aşırı sağcı AfD&#39;nin seçimlerden birinci parti çıktığı seçimleri &#34;gerçekten muhteşem bir gece&#34; olarak nitelendirerek, Almanya&#39;nın göç düzenlemelerini eleştirmesini eleştirdi.Tagesspiegel gazetesine, &#34;Göçle nasıl başa çıkacağımıza ve kimi seçeceğimize biz Almanlar kendimiz karar veririz&#34; açıklamasını yapan Hakverdi, sözlerini &#34;Bu konuda Beyaz Saray&#39;dan gelecek tavsiyelere ihtiyacımız yok&#34; diye tamamladı.Merz, Trump ile telefon görüşmesini ertelediTrump&#39;ın sosyal medya paylaşımı Federal Hükümetin basın toplantısında da gündeme geldi.Başbakan Friedrich Merz&#39;in Sözcüsü Stefan Kornelius, Trump&#39;ın sosyal medya paylaşımı hakkında yorum yapmayacağını söylemekle birlikte Merz&#39;in geçmişte sıkça, &#34;Alman iç politikasına, özellikle seçimler sırasında dış müdahalenin kendisi açısından kabul edilemez olduğunu açıkladığını&#34; anımsattı.Bu arada Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius ayrıca Merz ile Trump arasında, ABD&#39;deki 11 Eylül saldırılarının 25&#39;inci yıldönümü vesilesiyle yapılması öngörülen telefon görüşmesinin de iptal edildiğini duyurdu.Kornelius, &#34;Alman tarafı bu telefon görüşmesini bugün erteledi. Yeni bir tarih de belirlenmedi&#34; dedi.Merz&#39;ten Washington&#39;a manidar mesajKornelius, telefon görüşmesinin iptal edildiğini duyurmadan önce, Merz&#39;in 11. Eylül&#39;ün yıldönümüne dair açıklamasını okudu.Satır aralarında, dikkat çekici mesajların yer aldığı açıklamada, &#34;New York, Washington ve Pensilvanya&#39;daki terör saldırılarının bizim de yaşam tarzımızı, özgürlüğümüzü ve demokrasimizi hedef aldığını biliyorduk&#34; ifadeleri yer alıyor.25 yıl önce Almanya ve Avrupa&#39;nın bu nedenle ABD ile tam bir dayanışma sergilediğine dikkat çekilen açıklamada, Ankara&#39;daki NATO Zirvesi&#39;nde bu transatlantik ortaklığının teyit edildiğine, bunun da bir başarı olduğuna vurgu yapılıyor.Bununla birlikte açıklama şu çarpıcı mesaj ile sona eriyor:&#34;Başbakan Merz, bugün de ABD ile, bizi biz yapan ve aramızdaki bağı oluşturan değerleri savunmaya hazır. Bu değerler özgürlük, demokrasi ve saygıdır."Trump&#39;ın Berlin&#39;i kızdıran açıklamasıBerlin-Washington hattındaki gerilim, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın aşırı sağcı AfD&#39;nin açık ara farkla birinci parti çıktığı Saksonya-Anhalt seçimlerinden iki gün sonra yaptığı sosyal medya paylaşımı ile tırmandı.Trump bu paylaşımında &#34;Vay canına! Almanya&#39;daki Popülist Parti az önce gerçekten muhteşem bir gece yaşadı&#34; ifadelerine yer verdi.Donald Trump, aşırı sağcı partiye açık destek verdiği paylaşımını, &#34;Almanya&#39;ya çok büyük zarar veren, son derece berbat göç kuralları ve düzenlemelerinden nihayet bıktılar. YÜKSELİŞTELER ve artık buna tahammül etmeyecekler!&#34; sözleriyle sürdürdü.Ayrıca Trump, &#34;Amerika&#39;yı yeniden muhteşem yap&#34; sloganının kısaltması olan &#34;MAGA&#34;ya gönderme yaptığı paylaşımının sonuna, &#34;Almanya&#39;yı yeniden muhteşem yap&#34; (Make Germany Great Again) anlamına gelen &#34;MGGA!!!&#34; kısaltmasını da ekledi.Trump daha önce de, Saksonya-Anhalt sandık çıkış anketlerine göre AfD&#39;nin yüzde 44,4 oy aldığını gösteren bir seçim grafiği paylaşmış, ancak bu paylaşımında herhangi bir yoruma yer vermemişti.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 10 Sep 2026 10:52:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rusya'nın Avrupa'ya karşı hibrit savaşı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-avrupaya-karsi-hibrit-savasi-3345/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-avrupaya-karsi-hibrit-savasi-3345/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3D6AA9-53AF21-B76793-4C8962-2B745F-900E32.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracı kullanmasının, Rusya&#39;nın Avrupa&#39;daki &#34;yerleşik hibrit operasyonları modelini&#34; izlediğini söyledi. Dobrint &#39;hibrit operasyonlarla&#39; Rusya&#39;nın açık çatışmaya girmeden baskı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3D6AA9-53AF21-B76793-4C8962-2B745F-900E32.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracı kullanmasının, Rusya&#39;nın Avrupa&#39;daki &#34;yerleşik hibrit operasyonları modelini&#34; izlediğini söyledi. Dobrint &#39;hibrit operasyonlarla&#39; Rusya&#39;nın açık çatışmaya girmeden baskı uygulamak için askeri ve askeri olmayan taktikleri birlikte kullanmasını kast ediyor.Buna karşılık Bonn&#39;daki Rus konsolosluğu da dahil olmak üzere, Almanya ve Rusya birbirlerinin kültür merkezlerini kapattı.ABD&#39;nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker, Kiev&#39;e destek amaçlı lojistik operasyonlarda da kullanıldığı bilinen Leipzig/Halle Havalimanı&#39;ndaki olayı, Avrupa&#39;nın gördüğü &#34;en endişe verici hibrit eylemlerden&#34; biri olarak nitelendirdi. Whitaker, bunun &#34;kabul edilemez olduğunu ve buna müsamaha göstermeyeceklerini güçlü bir şekilde ifade etmenin önemli olduğunu&#34; da sözlerine ekledi.Uzmanlar, bunun Rusya&#39;nın Şubat 2022&#39;de Ukrayna&#39;yı topyekün işgalinden bu yana Avrupa genelinde giderek yaygınlaşan daha geniş bir eylem örüntüsünün parçası olduğunu söylüyor.Moskova ise, Leipzig&#39;deki olaylarla herhangi bir ilgisinin olmadığını savunarak, Almanya&#39;nın suçlamalarını asılsız olarak nitelendirdi.Daha önceki olaylarla ilgili suçlamaları da reddetti.&#39;Moskova, Batı&#39;da anlaşmazlık ve kaos yaratmayı hedefliyor&#39;Bu yılın başlarında, Bratislava merkezli düşünce kuruluşu Globsec, Şubat 2022 ile Şubat 2026 arasında Rusya&#39;nın Avrupa&#39;ya karşı 151 eylemde bulunduğunu tespit ettiklerini açıklamıştı, ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.Bunlar arasında suikast girişimleri, kundaklama, sabotaj, vandalizm ve kamu düzenini bozma eylemleri de yer alıyordu.Raporda saldırıların Polonya, Fransa, Almanya, Litvanya, Estonya ve İngiltere gibi ülkelere yoğunlaşmasının, &#34;Ukrayna&#39;ya verilen desteğin hedef seçimini şekillendiren en önemli faktör olduğunu güçlü bir şekilde gösterdiği&#34; öne sürüldü.Ağustos ayında, ABD Kongre Araştırma Servisi tarafından yayınlanan bir raporda da Rusya&#39;nın Avrupa ülkelerine yönelik saldırıları arasında demiryolları, denizaltı kablolarına yönelik saldırılar, suikastler, siyasi müdahale ve etki, siber saldırılar ve hava sahası ihlalleri gibi suçlamalar sıralanmıştı.İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI&#39;den Emily Ferris, saldırıların sıklığı ve boyutunun 2022&#39;den beri arttığını söylüyor.Farris, Moskova&#39;nın &#34;savaş eşiğinin altında kalacak şekilde, Batı&#39;da anlaşmazlık ve kaos yaratmayı&#34; ve &#34;Ukrayna&#39;yı desteklemenin NATO için maliyetini artırmayı&#34; amaçladığını savunuyor.Globsec&#39;te yardımcı araştırmacı olan Maksym Beznosiuk da, Kremlin&#39;in &#34;NATO&#39;nun hazırlığını test ettiğini, müttefikler arasındaki siyasi ve hukuki bölünmeleri istismar ettiğini ve kasıtlı olarak belirsizlik yarattığını&#34; söylüyor.Beznosiuk&#39;a göre, Rusya&#39;nın hibrit savaşı giderek daha fazla kullanmasının sebepleri arasında Ukrayna&#39;da verdiği ağır kayıplar, Sovyet döneminden kalma ekipmanların tükenmesi, artan ekonomik baskılar ve savaşta belirleyici bir konvansiyonel ilerleme sağlamanın zorlukları bulunuyor.Avrupa&#39;yı hedef alan hibrit operasyonlar, bir taraftan orantısız kargaşa ve siyasi endişe yaratırken diğer taraftan Ukrayna&#39;ya verilen askeri desteği ve Avrupa savunma üretimini Rusya&#39;nın daha az bedel ödeyeceği şekilde zayıflatma stratejisi&#34; diyor.Rusya&#39;ya atfedilen eylemlerin çoğu şu ana kadar sınırlı hasara yol açmış olsa da, yetkililer bunların güvenlik kaynaklarında önemli yüke neden olduğunu hatırlatıyor.Bunun en iyi örneklerinden biri, Ukrayna&#39;ya lojistik destek sağlama konusunda NATO&#39;nun omurgasını oluşturan Polonya.Kasım 2025&#39;te Polonya hükümeti, sevkiyatlar için kullanılan bir demiryolu hattında meydana gelen patlamayı &#34;benzeri görülmemiş bir sabotaj eylemi&#34; olarak nitelendirmişi ve her şeyin Rusya&#39;nın sorumlu olduğuna işaret ettiğini açıklamıştı. Rusya ise suçlamaları reddetti.Bu saldırı, Polonya&#39;nın bu kritik demiryolunu korumak için yaklaşık 10.000 askerle bir operasyon başlatmasına neden oldu.Ocak ayında da ülkenin doğu sınırını İHA saldırılarından korumak için değeri 4 milyar doları bulan savunma sistemi sözleşmeleri imzaladı.Almanya, Belçika, Danimarka, Hollanda, Fransa, Norveç, İsveç ve İngiltere de dahil olmak üzere bir dizi Avrupa ülkesindeki askeri tesisler, havaalanları ve kritik altyapı yakınlarında da Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen İHA faaliyetleri kaydedildi.Gündemi BBC Türkçe&#39;den takip etmek artık WhatsApp&#39;ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.Ancak hibrit eylemler sadece fiziksel sabotajlarla sınırlı değil.Avrupa hükümetleri, Rusya bağlantılı ağları sahte sosyal medya hesapları, uydurma raporlar ve yapay zeka içerikleri kullanarak dezenformasyon yaymakla da suçluyor.Fransız yetkililer 2027&#39;de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, ülkenin önde gelen siyasi figürlerini hedef alan Rusya bağlantılı olduğundan şüphelenilen etki operasyonlarına yönelik soruşturma yürütüyor.Alman yetkililer de, bölgesel seçimler öncesi yalan bilgi yayma ve ülkenin demokratik kurumlarına duyulan güveni zayıflatma çabalarına karşı uyarıda bulunuyor.Beznosiuk, &#34;Temel amaç değişmedi&#34; diyor.&#34;Moskova&#39;nın çok sayıda seçmeni doğrudan ikna etmesine gerek yok. Mevcut bölünmelerden faydalanabilir, Rusya&#39;yı eleştiren politikacıları itibarsızlaştırabilir, siyasi kutuplaşmayı körükleyebilir ve zamanla demokratik kurumlara olan güveni kademeli aşındırabilir.&#34;Eylül 2025&#39;te Rus İHA&#39;larının Polonya hava sahasını ihlal etmesinin ardından, bir polis memuru insansız hava aracı enkazının yakınında duruyor.Uzmanlar, son yıllarda Rusya&#39;nın kendini düşmanca eylemlerinden uzaklaştırmanın yeni yollarını bulduğunu söylüyor.Ukrayna&#39;nın topyekün işgalinin ardından, Avrupa hükümetleri Rus diplomatik misyonlarının yoğun şekilde casusluk amacıyla kullanıldığı sonucuna vardı ve diplomatik kılıf altında istihbarat görevlisi olarak faaliyet gösterdiğinden şüphelenilen kişileri sınır dışı etti.Uzmanlar, o zamandan bu yana, Rusya&#39;nın Avrupa&#39;nın karşı istihbarat önlemlerini aşabilmek için, internet üzerinden üçüncü ülke vatandaşlarını çok etkili bir şekilde istihdam ettiğini söylüyor.Ferris, &#34;Artık büyükelçilikler üzerinden yürümüyor, bu gibi vekiller aracılığıyla yapılıyor&#34; diyor, ve motivasyonları ideolojiden ziyade para olan bu yabancı uyruklu kişilerin kullanılmasının, düşmanca eylemleri Kremlin ile ilişkilendirilmeyi zorlaştırdığını ekliyor.Litvanyalı yetkililer Ocak ayında, Rusya&#39;nın GRU askeri istihbarat servisini, 2024 yılında Ukrayna ordusuna radyo dalga tarayıcıları tedarik eden bir tesise yönelik kundaklama girişimlerini organize etmekle suçladı. Olayla ilgili olarak İspanya, Kolombiya, Küba, Rusya ve Belarus&#39;tan toplam altı kişi tutuklandı ve suçlu bulunmaları halinde 15 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirler.Globsec raporuna göre, Avrupa&#39;da Rusya bağlantılı saldırılara karışan 172 kişinin %95&#39;i &#34;Rus istihbarat teşkilatlarıyla herhangi bir resmi bağı olmayan sıradan vatandaşlardı&#34;.Ferris, &#34;Bu durum Rusya ile olaylar arasında bir mesafe yaratıyor,&#34; diyor ve bu durumun saldırıları Rusya&#39;yla ilişkilendirme sürecini yavaşlatıp, hukuki açıdan karmaşık hale getirdiğini söylüyor.&#34;Tüm bu detayların ortaya çıkması gerçekten çok uzun zaman alıyor, bu da işi oldukça zorlaştırıyor.&#34;Beznosiuk ayrıca, Rusya&#39;nın &#34;gölge filosu&#34; olarak adlandırılan ve Moskova&#39;ya karşı Batı yaptırımlarından kaçınmak için yabancı bayraklar ve yabancı tescilli paravan şirketler altında faaliyet gösteren petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerden oluşan ağın değişen rolüne de dikkat çekiyor.Hayalet filodaki gemilerin denizaltı kablolarına ve boru hatlarına hasar verilmesiyle ilgili şüpheli olayların yanısıra, Baltık ve Kuzey Denizi bölgelerindeki kritik altyapı tesisleri yakınlarındaki gözetleme ve İHA faaliyetleriyle de bağlantılı oldukları yönündeki şüpheler 2024&#39;ten bu yana giderek artıyor.Diğer suçlamalar gibi Rusya bunları da reddediyor.Ne yapılabilir?İngiliz yetkililerinin Rusya&#39;nın &#34;gölge filosu&#34;nun bir parçası olarak faaliyet gösterdiğini söylediği Smyrtos tankeri, Haziran ayında İngiliz kuvvetleri tarafından Manş Denizi&#39;nde ele geçirildi.Beznosiuk, NATO ve Avrupa Birliği&#39;nin (AB) tehdidi yalnızca &#34;söylemsel olarak kabul etmenin&#34; ötesine geçmesi, ve Rusya&#39;nın sabotaj faaliyetlerinin tanımlanıp karşılık verilmesi konusunda daha net olması gerektiğine inanıyor.Sabotaj eylemlerinin &#34;düşman devlet faaliyeti&#34; kabul edilmesi gerektiğini düşünen Beznosiuk, diplomatik hareketlere daha sıkı kısıtlamalar getirilmesi, Rusya&#39;nın hayalet filosuna yönelik adım atılması ve seçimler öncesi medya okuryazarlığına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.NATO ve AB ülkeleri, istihbarat işbirliğini güçlendirdiklerini, kritik altyapıların korunmasını artırdıklarını ve Rusya bağlantılı kişi, örgüt ve gemilere karşı yaptırımları genişlettiklerini açıkladılar.Ancak yetkililer, hibrit tehditlerin şekil değiştirmesiyle birlikte, daha fazla koordinasyona ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.Ferris, 2018&#39;de İngiltere&#39;nin Salisbury kentinde eski Rus casusu Sergei Skripal ve kızına yönelik suikast girişiminin ardından yaşanan koordineli tepkiye işaret ediyor; bu tepkide Avrupa ülkeleri &#34;bir araya gelmiş&#34; ve &#34;dayanışma içinde çok sayıda Rus diplomatını sınır dışı etmişti&#34;.Ona göre bu hamle, &#34;Avrupa&#39;daki Rus istihbarat ağlarını oldukça başarılı bir şekilde sekteye uğrattı&#34;.&#39;Yanlış anlama olasılığı oldukça yüksek&#39;Peki ileride ne olabilir?Her iki uzman da Rusya&#39;nın NATO ile doğrudan bir savaş başlatmaya istekli olmadığını söylüyor.Ferris, Ukrayna ile savaş, bir gün sona ererse, Rusya&#39;nın ordusunu yeniden kurmasının birkaç yıl alacağını belirtiyor.Beznosiuk, Rusya&#39;nın &#34;NATO&#39;nun doğu kanadında sınırlı ve kasıtlı olarak belirsiz bir siyasi-askeri provokasyon&#34; gerçekleştirmesinin &#34;daha olası bir senaryo&#34; olduğunu düşünüyor.Ancak her iki uzmanın da öngörüsü Rusya&#39;nın hibrit savaş taktiklerini yoğunlaştıracağını yönünde.Beznosiuk, Rusya&#39;nın 2027&#39;ye kadar hibrit faaliyetlerini artırmasının muhtemel olduğunu ve açık bir çatışmayı tetiklemeksizin NATO&#39;ya baskı uygulamak için sabotaj, siber operasyonlar ve dezenformasyon gibi taktikler kullanmaya devam edeceğini söylüyor.&#34;Bu operasyonlar ucuza mal olmaya ve faillerinin tespit edilmesi zor olmaya, orantısız derecede aksamalara ve siyasi endişelere yol açabildiği sürece, Moskova&#39;nın Avrupa&#39;nın zaaflarını ve kırmızı çizgilerini test etmeye devam etmesi için güçlü sebepleri var.&#34;Ancak hem Ferris hem de Beznosiuk, istem dışı bir tırmanma tehlikesinin varlığına da dikkat çekiyor.Beznosiuk, &#34;Kazalar, sivillerin zarar görmesi ve siyasi olarak hassas olaylar, iki taraf da bunu istemiyor olsa da, çok ciddi tırmanmaya yol açabilir&#34; diyor.İşte bu nedenle Ferris, &#34;popüler bir görüş olmasa da&#34; Rusya ile iletişimin geliştirilmesinin şart olduğunu düşünüyor. Buna örnek olarak en son toplantısını Ocak 2022&#39;de yapan NATO-Rusya Konseyi&#39;ni gösteriyor.&#34;Bu, uzlaşma değil, çatışmayı önleme meselesi,&#34; diyor.&#34;Yanlış anlama ve ölüm olasılığı oldukça yüksek.&#34;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 10 Sep 2026 08:46:32 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkeden İsrail'e yaptırım]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ve-fransa-dahil-12-ulkeden-israile-yaptirim-8369/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ve-fransa-dahil-12-ulkeden-israile-yaptirim-8369/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D842D-74F288-2A061B-8249AA-13BD47-95475D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere, Kanada ve Fransa&#39;nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, Batı Şeria&#39;daki İsrailli yerleşimcilerle her türlü ticareti durdurma kararı aldı.Listede Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç de var.İrlanda ve İspanya ise hâlihazırda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1D842D-74F288-2A061B-8249AA-13BD47-95475D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İngiltere, Kanada ve Fransa&#39;nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, Batı Şeria&#39;daki İsrailli yerleşimcilerle her türlü ticareti durdurma kararı aldı.Listede Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç de var.İrlanda ve İspanya ise hâlihazırda böyle bir ambargoyu zaten uyguluyordu.Söz konusu 12 ülkenin dışişleri bakanları, son dönemde artan yerleşimci şiddetine tepki olarak, ortak açıklama ile ambargo kararını duyurdu.Açıklamada, Batı Şeria&#39;daki İsrail şiddetinin &#34;iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı&#34; vurgulandı.Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Gazze savaşının başlamasından bu yana İsrail güçleri veya yerleşimciler Batı Şeria&#39;da en az bin 105 Filistinliyi öldürdü.İngiltere&#39;den &#34;etnik temizlik&#34; suçlamasıBu arada İngiliz parlamentosuna hitap eden İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İsrail hükümetini yerleşimcilerin &#34;etnik temizlik eylemlerine göz yummakla&#34; suçladı.Miliband, &#34;işgal altındaki topraklarda üretilen mallara ithalat yasağı uygulanacağını&#34; söyledi.İngiliz Bakan ayrıca, yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat, altyapı, finansman veya gayrimenkul gibi hizmetler sağlayan belirli şirket ve kişilere karşı da harekete geçeceklerini bildirdi.İsrail&#39;den Londra&#39;ya misillemeABD&#39;nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, söz konusu adımı &#34;İsrail hükümetine yönelik ayrımcılık&#34; diye niteledi ve &#34;Yahudi halkına ayrımcılık yapıldığını&#34; savundu.Batı Şeria&#39;nın tamamının ilhak edilmesini isteyen aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de İngiltere&#39;nin İsrail Büyükelçisi&#39;nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu.Bu açıklamadan kısa süre sonra İsrail, İngiltere&#39;nin Kudüs&#39;teki konsolosluğunun kapatılması talimatını verdi.İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da İngiliz mevkidaşı Ed Miliband&#39;ın &#34;etnik temizlik&#34; suçlamaları için &#34;skandal yalanlar&#34; dedi.Karar sembolik nitelikteBatı Şeria&#39;da yaklaşık 3 milyon Filistinlinin yanı sıra 500 binden fazla İsrailli, yasa dışı yerleşimlerde yaşıyor.İngiltere hükümetinin verilerine göre, işgal altındaki Filistin toprakları ile ticaret 2025&#39;te yalnızca 51 milyon dolar seviyesindeydi. Yani yaptırım kararı daha çok sembolik önemde.Öte yandan uzmanlar, Batı Şeria&#39;dan gelen malları İsrail&#39;in diğer bölgelerinden gelen ürünlerden ayırt etmenin zor olacağını belirtiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Sep 2026 11:10:28 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yunanistan İtalya'dan 100 milyonlarca euroluk savaş gemileri alıyor]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-italyadan-100-milyonlarca-euroluk-savas-gemileri-aliyor-9745/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-italyadan-100-milyonlarca-euroluk-savas-gemileri-aliyor-9745/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44E81A-A1F493-8949EC-B9772A-EAF8C6-8F26A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İki ülkenin savunma bakanları bugün Roma&#39;da bir araya gelerek iki adet Bergamini sınıfı fırkateyn alımı anlaşmasını imzaladı.Savunma bakanları basın toplantısında satış fiyatını açıklamasa da Yunan basınına göre iki gemi için 500 milyon euro civarında bir ücret ödenecek.Reuters&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44E81A-A1F493-8949EC-B9772A-EAF8C6-8F26A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İki ülkenin savunma bakanları bugün Roma&#39;da bir araya gelerek iki adet Bergamini sınıfı fırkateyn alımı anlaşmasını imzaladı.Savunma bakanları basın toplantısında satış fiyatını açıklamasa da Yunan basınına göre iki gemi için 500 milyon euro civarında bir ücret ödenecek.Reuters ajansına göre bu iki gemi, Fransa&#39;dan alınacak dört &#34;dijital&#34; Belharra sınıfı fırkateynle birlikte Yunanistan donanmasının belkemiğini oluşturacak.Yunanistan&#39;da İngilizce yayın yapan Protothema gazetesi, İtalya&#39;nın 2028&#39;de teslim edeceği savaş gemisinin genel amaçlı bir fırkateyn olacağı, 2029&#39;da teslim edeceği fırkateyninse denizaltılarla mücadele odaklı olacağını yazdı.Genel amaçlı fırkateyn aynı zamanda hava savunmasına yardım amacıyla da görev yapabilecek.Gazeteye göre 6 bin deniz mili menziliyle Atina-İsrail arasını dört kere gidip gelebilecek bu gemiler, 45 gün aralıksız denizde kalabiliyor.Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin8 Eylül&#39;de Roma&#39;da düzenlenen basın toplantısında konuşan Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, iki ülke arasında geçen yıl imzalanan işbirliği mutabakatını hatırlatarak ve &#34;İki ülke arasındaki stratejik ve operasyonel birliği için ortak kararlılığımızı o zaman kağıda dökmüştük. Bugün bu temeller üzerine inşa ediyoruz&#34; dedi ve ekledi:&#34;Yunanistan ve İtalya&#39;nın hedefi yalnızca iki geminin transferi değil. Aynı zamanda yakın işbirliği, caydırıcılığımızın güçlenmesi ve Yunan Donanması&#39;nı yeni çağın ihtiyaçlarını karşılar hale getirmek.&#34;Dendias alacakları geminin üreticisi olan Fincatieri şirketiyle, fırkateynlerde çeşitli modifikasyonlar yapılmasını görüştüklerini ve bunları son derece güçlü gemiler haline getireceklerini söyledi.Protothema, Yunanistan&#39;ın son fırkateynini 1999&#39;da aldığını ve bu yüzden donanmanın &#34;Güneydoğu Akdeniz&#39;de ortaya çıkan yeni zorluklarla mücadele için&#34; modernizasyona ihtiyaç duyduğunu yazdı.Gazete, Yunanistan&#39;ın 10 gemiden oluşan bir &#34;acil müdahale filosu&#34; kurmayı hedeflediğini de ekledi.Bu filoya A900 ve S100 sınıfı insansız helikopterler de eşlik edecek.Yunanistan basınına göre fırkateynler Yunan donanmasına katıldıktan sonra, ilerleyen onyıllardaki modernizasyonları ise Yunan tersanelerinde yapılacak.Yunan savaş gemisi KANARIS Atina açıklarında seyrediyor.Reuters&#39;ın aktardığına göre iki ülkenin geçen yıl imzaladığı anlaşmada Yunanistan&#39;ın iki adet ikinci el Bergamini almak istediği, bunlara ek olarak iki tane daha alma opsiyonu talep ettiği kayda geçmişti.Ajansa göre Yunanistan 2036&#39;ya kadar ordusuna 28 milyar euro harcayarak komşusu Türkiye&#39;yle rekabet içinde kalmak istiyor.Türkiye&#39;de Ağustos ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye&#39;nin geliştirdiği milli uçak gemisini 2027 sonunda denize indirmek için çalıştıklarını söylemişti.Kocaeli Gölcük&#39;te gerçekleştirilen Teknofest Mavi Vatan etkinliğinde basına yaptığı açıklamada, son yıllarda üretilen Türk donanma unsurlarından övgüyle söz etti.&#34;Türkiye artık sadece kıyılarını muhafaza etmekle yetinmiyor. Türkiye kıtalararası küresel bir iddia sahibi&#34; diye ekledi.2.500&#39;e kadar personelin kalabileceği bu gemi 285 metre uzunluğa, 72 metre azami genişliğe, 10,1 metre su çekimine ve 60 bin ton deplasmana sahip olacak.Türkiye&#39;nin bugün elinde bulunan en büyük gemi ise İHA&#39;lar ve helikopterler için kullanılan bir hücum amfibisi olan TGC Anadolu.Uçak gemisi sahibi olan ülkeler yalnızca ABD, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, Hindistan, İtalya, Japonya, İspanya ve Rusya.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Sep 2026 09:40:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsveç ülkeyi terk eden göçmene 36 bin dolar verecek]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-ulkeyi-terk-eden-gocmene-36-bin-dolar-verecek-8200/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-ulkeyi-terk-eden-gocmene-36-bin-dolar-verecek-8200/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C8DC1F-571172-F306A7-333D3B-3AD324-836B4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir dönem Avrupa&#39;nın sığınmacılara en açık ülkelerinden biri olarak gösterilen İsveç, göç politikasında son 10 yılda yaşanan dönüşümün ardından dikkat çeken bir uygulamayı hayata geçirdi.Sağ koalisyon hükümeti, 2026&#39;nın başından itibaren AB dışından gelen ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C8DC1F-571172-F306A7-333D3B-3AD324-836B4B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bir dönem Avrupa&#39;nın sığınmacılara en açık ülkelerinden biri olarak gösterilen İsveç, göç politikasında son 10 yılda yaşanan dönüşümün ardından dikkat çeken bir uygulamayı hayata geçirdi.Sağ koalisyon hükümeti, 2026&#39;nın başından itibaren AB dışından gelen ve belirli ikamet koşullarını karşılayan yabancıların gönüllü geri dönüşünü teşvik etmek amacıyla kişi başına 350 bin İsveç kronuna kadar mali destek sağlamaya başladı.Söz konusu tutar yaklaşık 36 bin dolara karşılık geliyor. Hükümet, uygulamayla İsveç&#39;ten gönüllü geri dönüşlerin artırılmasını hedefliyor.2015&#39;ten 2025&#39;e göç politikasında büyük değişimYeni uygulama, İsveç&#39;in 2015&#39;ten bu yana izlediği göç politikasındaki dönüşümün son halkalarından biri oldu.Ülke, Avrupa&#39;daki büyük göç dalgasının yaşandığı 2015 yılında yaklaşık 163 bin sığınmacı kabul etmiş, nüfusa oranla en fazla sığınmacı alan Avrupa ülkelerinden biri haline gelmişti.Aradan geçen 10 yılda tablo büyük ölçüde değişti. Ülkeye yönelik sığınma başvurularının sayısı 2025&#39;e gelindiğinde 2015 seviyesinin yaklaşık yüzde 96 altına geriledi.Program için 1,3 milyar kronluk bütçeİsveç hükümeti, geri dönüş programı için toplam 1,3 milyar İsveç kronluk bütçe ayırdı. Programın farklı dillerde tanıtımının yapılması da planın önemli parçalarından biri haline geldi.Başbakan Ulf Kristersson, gönüllü geri dönüşlerin artırılmasının hükümetin göç politikasındaki öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.Hükümete dışarıdan destek veren İsveç Demokratları ise programın en güçlü savunucuları arasında yer alıyor.Otobüslere geri dönüş ilanları asıldıİsveç Demokratları, programın tanıtımı için dikkat çeken bir kampanyaya da imza attı.Parti, temmuz ayında otobüslere astığı ilanlarla özellikle Somalili göçmenlere seslenerek geri dönüş desteğinin koşullarını tanıttı.Hükümet de programı resmi internet kanalları üzerinden farklı dillerde duyurarak ülkede yaşayan yabancıların uygulamadan haberdar edilmesini amaçladı.İsveç&#39;in uygulaması Almanya&#39;da da gündemdeİsveç&#39;in yeni politikası ülke sınırlarını aşarak Avrupa&#39;daki göç tartışmasının da gündemine girdi.Almanya&#39;da Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde yüksek oy alan Almanya için Alternatif (AfD) partisinden bazı isimler, İsveç&#39;in gönüllü geri dönüşlere yönelik mali teşvik politikasını olumlu karşıladıklarını açıkladı.Göç uzmanları ise yüksek miktarda mali destek verilmesinin gönüllü geri dönüşleri büyük ölçüde artırdığına dair yeterli kanıt bulunmadığını belirterek bu tür programların etkisinin sınırlı kalabileceğini savunuyor.36 bin dolarlık teşvike rağmen yalnızca 171 kişiProgramın ilk aylarına ilişkin veriler de tartışmanın merkezinde bulunuyor.Yıl başından bu yana mali teşvikten yararlanarak İsveç&#39;ten ayrılmayı kabul edenlerin sayısının 171&#39;de kaldığı bildirildi.Bu rakam, 10,6 milyon nüfuslu ve yaklaşık 2 milyon yabancı doğumlu kişinin yaşadığı ülkede programın etkisine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.İsveç Demokratlarından vatandaşlık önerisiİsveç Demokratları, geri dönüş programının kapsamının daha da genişletilmesini istiyor.Parti, mali teşvikin yalnızca ikamet iznine sahip yabancılarla sınırlı tutulmamasını, İsveç vatandaşlığına geçmiş göçmenlerin de vatandaşlıktan feragat etmeleri şartıyla programdan yararlanabilmesini önerdi.Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri ise Başbakan Kristersson hükümetinin göç politikasını eleştirerek uygulamaların toplumsal ayrışmayı derinleştirebileceğini savunuyor.Göçmenler neden İsveç&#39;ten ayrılmak istemiyor?Stockholm&#39;ün Sätra banliyösünde yaşayan farklı ülkelerden göçmenler, yüksek miktardaki mali teşvikten haberdar olduklarını ancak İsveç&#39;te yaşamaya devam etmek istediklerini ifade etti.Sudan&#39;daki baskılardan kaçarak sekiz yıl önce İsveç&#39;e yerleşen ve sanatçı olarak çalışan Elena Ibrahim, ülkede özgür bir yaşam sürdüğünü ve geri dönmeyi düşünmediğini söyledi.Stockholm Camisi İmamı Mahmoud Khalfi ise yeni göç politikalarının ülkedeki Müslüman nüfusun bir bölümünde endişeye yol açtığını belirtti.&#39;Herkesin başka bir ülkeye gitme seçeneği yok&#39;Khalfi, eğitimli ve ekonomik imkanlara sahip kişilerin farklı ülkelere taşınma seçeneği bulunabileceğini, ancak aynı imkanlara sahip olmayan göçmenler açısından durumun farklı olduğunu savundu.Bu nedenle mali geri dönüş teşviklerinin göç ve entegrasyonla ilgili temel sorunları tek başına çözemeyeceğini ileri sürdü.Tartışmalar, İsveç&#39;teki seçim sürecinde göç politikasının yeniden en önemli siyasi başlıklardan biri haline geldiğini gösteriyor.İsveç vatandaşlık şartlarını da sıkılaştırdıİsveç hükümetinin göç politikasındaki değişiklikleri yalnızca geri dönüş teşvikiyle sınırlı değil.Yönetim, ülkede uzun süreli kalış ve vatandaşlığa geçiş şartlarını da sıkılaştırmaya yönelik bir dizi düzenlemeyi gündeme aldı.Vatandaşlık sürecinde İsveççe dil bilgisi ve ülkeye ilişkin temel bilgi şartlarının güçlendirilmesi de hükümetin entegrasyon politikasının önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.İsveç&#39;te göç politikası seçim gündemindeİsveç&#39;te yaklaşan seçimler öncesinde göç, vatandaşlık ve entegrasyon politikaları siyasi mücadelenin en önemli başlıkları arasında bulunuyor.Bir tarafta hükümet ve İsveç Demokratları göçün azaltılması, gönüllü geri dönüşlerin artırılması ve vatandaşlık şartlarının sıkılaştırılmasını savunurken, muhalefet ve insan hakları örgütleri politikaların toplumsal sonuçlarına dikkat çekiyor.Yaklaşık 36 bin dolara ulaşan geri dönüş desteği, İsveç&#39;in 2015&#39;teki açık kapı politikasından bugünkü daha sıkı göç rejimine geçişinin en dikkat çekici göstergelerinden biri haline gelmiş durumda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Sep 2026 08:25:03 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>