<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">

<channel>
<title><![CDATA[Birleşik Basın]]></title>
<link><![CDATA[https://birlesikbasin.com]]></link>
<description><![CDATA[Son 100 Haber Rss - Okudukça]]></description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Birleşik Basın</generator>
<lastBuildDate><![CDATA[Tue, 13 Jan 2026 09:29:24 +0300]]></lastBuildDate>
<item>
<title><![CDATA[lişkiler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/liskiler-8/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/liskiler-8/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB0068-1CAAD4-5B9046-6F2297-F66F86-B90316.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VBKY'nin felsefe kitaplığı, metafiziğin temel konu ve kavramlarına odaklanan Metafizik Bugün serisini yeni bir eserle zenginleştiriyor. John Heil'in kaleme aldığı, Samet Büyükada'nın Türkçeye çevirdiği "İlişkiler", serinin en yeni kitabı olarak okurla buluşuyor. Heil, felsefede&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB0068-1CAAD4-5B9046-6F2297-F66F86-B90316.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VBKY'nin felsefe kitaplığı, metafiziğin temel konu ve kavramlarına odaklanan Metafizik Bugün serisini yeni bir eserle zenginleştiriyor. John Heil'in kaleme aldığı, Samet Büyükada'nın Türkçeye çevirdiği "İlişkiler", serinin en yeni kitabı olarak okurla buluşuyor. Heil, felsefede çoğu zaman "tali meseleler" olarak görülen ilişkilerin, aslında dil, düşünce ve varlık üzerine yürütülen tartışmaların merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bir şey başka bir şeyle nasıl ilişki kurar? İlişkilerin ontolojik statüsü nedir? Onlara bağımsız bir gerçeklik atfetmeli miyiz, yoksa yalnızca kendinde var olduğunu düşündüğümüz şeylere göreli olarak mı ele almalıyız? Yazar, bu sorular etrafında "ilişki" kavramının doğasını, türlerini ve felsefi anlamını kapsamlı biçimde tartışıyor. Bu çerçevede, özellikle önemli bulduğu F. H. Bradley'nin görüşlerini mercek altına alarak bu düşüncelerin günümüz metafiziği açısından taşıdığı önemi değerlendiriyor. "İlişkiler", kavramın çağdaş metafizik tartışmalarındaki yerini, bu alana katkı sunan başlıca düşünürleri ve konunun bugün ne ifade ettiğini merak eden herkes için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 13 Jan 2026 09:29:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Böğürtlen Öpücüğü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bogurtlen-opucugu-2629/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bogurtlen-opucugu-2629/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD6E1C-1DAAD4-9241B7-C224FC-DDF478-681137.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Okyanusların Not Defterinden" (1990) ile başlayan şiir yolculuğu boyunca çok sayıda kitaba imza atan, bugün çağdaş Türk şiirinin izlenimci-lirik hattının önemli temsilcileri arasında yer alan şair Ünal Ersözlü'nün yeni şiir kitabı "Böğürtlen Öpücüğü", Yakın Yayınları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD6E1C-1DAAD4-9241B7-C224FC-DDF478-681137.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Okyanusların Not Defterinden" (1990) ile başlayan şiir yolculuğu boyunca çok sayıda kitaba imza atan, bugün çağdaş Türk şiirinin izlenimci-lirik hattının önemli temsilcileri arasında yer alan şair Ünal Ersözlü'nün yeni şiir kitabı "Böğürtlen Öpücüğü", Yakın Yayınları etiketiyle yayımlandı. Birbirine bağlı 78 bölümden oluşan ve 184 sayfalık tek bir şiir olarak kurgulanan "Böğürtlen Öpücüğü", bütünlüklü yapısıyla çağdaş Türk şiirinde dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıkıyor.Modern epik şiirin izindeModern epik şiirin izini süren kitap, destansı bir anlatı kurarken zengin bir imge dünyasıyla ilerliyor. Şiirin ön planında içerikli bir aşk söylemi belirginleşirken; arka planda insana, hayata ve anlam arayışına dair daha geniş bir sorgulama alanı açılıyor. Metin, bireysel deneyimle ortak bir hakikat arayışını aynı düzlemde buluşturuyor.Tek şiir, süreklilik taşıyan bir evrenTek şiir formu içinde gelişen bu bütünlüklü anlatı, okuru parçalı bir okuma yerine süreklilik taşıyan bir şiir evrenine davet ediyor. Aşk, zaman, bellek ve insanlık hâlleri şiir boyunca lirik olduğu kadar düşünsel bir derinlikle iç içe geçiyor.Şiir ve gazetecilikten beslenen bir üretim hattı1980'li yılların sonlarından bu yana şiir, deneme ve düşünce alanında üretimlerini sürdüren Ünal Ersözlü, bugüne kadar şiir kitaplarıyla Akademi Şiir Başarı Ödülü, Behçet Aysan Şiir Ödülü ve Yunus Nadi Şiir Ödülü'nün de aralarında bulunduğu birçok ödüle layık görüldü. Bugüne kadar yayımlanan şiir kitaplarıyla çağdaş Türk şiirinde kendine özgü bir dil kuran şair, uzun yıllar gazetecilik yaptı; yazılı basın ve televizyonlarda farklı görevler üstlendi. Şiir çalışmalarının yanı sıra kültür, düşünce ve iletişim alanlarında üretimlerini sürdürüyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 05 Jan 2026 11:19:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anlam ve Dil]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlam-ve-dil-2633/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlam-ve-dil-2633/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_08D2B3-85C139-FB3FB8-F0FA17-3B58EE-312F88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dil ve anlam ilişkisinin odağa yerleştiği 20. yüzyıl felsefesinde anlamın dile, mantıksal bir dizgeye, bir doğruluk ölçütüne indirgendiği bakış açıları olduğu gibi, anlamı deneyimde, etkileşimde ya da zihin içeriğinde arayan yaklaşımlar da ortaya çıkmıştır. Öte yandan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_08D2B3-85C139-FB3FB8-F0FA17-3B58EE-312F88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dil ve anlam ilişkisinin odağa yerleştiği 20. yüzyıl felsefesinde anlamın dile, mantıksal bir dizgeye, bir doğruluk ölçütüne indirgendiği bakış açıları olduğu gibi, anlamı deneyimde, etkileşimde ya da zihin içeriğinde arayan yaklaşımlar da ortaya çıkmıştır. Öte yandan anlamı, bir iletişim aracı olarak dilin kullanımında, gündelik konuşmada ya da bedensellikte ve eylemlilikte arayan yaklaşımlar da söz konusudur. Bu çeşitli bakış açıları ve kavramsal zenginliği Türkçeye taşıyarak anlam ve dile dair meseleleri felsefi zeminde tartışmak önem arz etmektedir. Aysun Aydın, uzman araştırmacıların anlam sorunu üzerine yazılarını yayınevimizden çıkan Beden ve Anlam kitabında bir araya getirmişti. Soruşturması Anlam ve Dil ile devam ediyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Dec 2025 16:59:07 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Meister Eckhart Hristiyanlığın Filozofu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/meister-eckhart-hristiyanligin-filozofu-4072/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/meister-eckhart-hristiyanligin-filozofu-4072/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_08B407-F366A9-1FD9D8-D56CCB-B59A89-7363B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yalnızca teoloji ve felsefedeki tartışmaları değil, bütün bir Avrupa kültürünü de derinden etkilemiş bir isim Meister Eckhart. Buna karşın hem kendi dönemindeki hem de sonrasındaki anlatılar, onun "sapkın" bir teolog ya da büyük bir "mistik" şeklindeki imajının ötesine geçen&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_08B407-F366A9-1FD9D8-D56CCB-B59A89-7363B6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yalnızca teoloji ve felsefedeki tartışmaları değil, bütün bir Avrupa kültürünü de derinden etkilemiş bir isim Meister Eckhart. Buna karşın hem kendi dönemindeki hem de sonrasındaki anlatılar, onun "sapkın" bir teolog ya da büyük bir "mistik" şeklindeki imajının ötesine geçen bir portresini sunmayı nadiren başarır. Kurt Flasch ise bu önemli ismi, "Hristiyanlığın filozofu" olarak sahneye çıkarıyor ve bu "mistik" yaftasını sorguluyor. Eckhart'ın Paris'ten Erfurt'a, Strasbourg'dan Köln'e uzanan hayatı boyunca asıl hedefinin inancı aklın imkânları içinde temellendirmek olduğunu, Tanrı, varlık ve akıl üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla özgün bir felsefi sistem kurduğunu göstermeye çalışıyor. Flasch'ın, Eckhart'ın Latince ve Almanca yazılmış metinlerine yönelik titiz okumasının bir ürünü olan Meister Eckhart: Hristiyanlığın Filozofu, bu önemli ismin düşüncesine ve eserlerine kapsamlı bir giriş]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Dec 2025 09:23:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Epstein davasıyla ilgili bir milyon yeni belge bulundu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/epstein-davasiyla-ilgili-bir-milyon-yeni-belge-bulundu-5712/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/epstein-davasiyla-ilgili-bir-milyon-yeni-belge-bulundu-5712/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91958E-2FFF14-9B1858-B8C875-2AB02A-FBFD69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yetkililer, Epstein ile ilgili olması muhtemel bir milyonu aşkın belgeye daha ulaştıklarını ve bunları &#34;en kısa sürede&#34; yayımlamayı planladıklarını açıkladı.Adalet Bakanlığı, &#34;mağdurları korumak için yasal olarak gerekli redaksiyonlar&#34; yapıldıktan sonra belgelerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91958E-2FFF14-9B1858-B8C875-2AB02A-FBFD69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yetkililer, Epstein ile ilgili olması muhtemel bir milyonu aşkın belgeye daha ulaştıklarını ve bunları &#34;en kısa sürede&#34; yayımlamayı planladıklarını açıkladı.Adalet Bakanlığı, &#34;mağdurları korumak için yasal olarak gerekli redaksiyonlar&#34; yapıldıktan sonra belgelerin kamuoyuna açıklanacağını duyurdu.Tüm dosyaların yayınlanmasının &#34;birkaç hafta daha&#34; sürebileceği kaydedildi.Açıklamada, savcıların bu yeni belgeleri nasıl buldukları belirtilmedi.Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarının tamamını yasayla belirlenen son tarih olan 19 Aralık&#39;a kadar yayımlamadığı için eleştiriliyor.Adalet Bakanlığı son olarak bugüne kadarki en fazla sayı olan 10 binden fazla belge paylaştı.Bunlar arasında videolar, ses kayıtları ve kanıt çizelgeleri de var.Belgeler, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın Epstein Belgeleri Şeffaflık Yasası&#39;nı imzalaması ve Kongre&#39;nin de yasayı onaylaması sonrası kamuoyuna açıklandı.Bu yasa, mağdurların kimliklerinin korunarak tüm belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını öngörüyordu.Trump, Epstein belgelerinin kamuoyuna açıklanması için baskı altında kalmıştı.BBC gazetecilerinin, belgeler üzerinde yaptığı araştırma devam ediyor.Geçen hafta yayınlanan belgelerin birçoğunda, FBI&#39;ın Epstein davasında olası suç ortakları olarak gösterdiği kişilerin isimleri ve diğer bilgiler karartılmıştı.Adalet Bakanlığı, çok fazla redaksiyon yapıldığı gerekçesiyle hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin eleştirilerine maruz kaldı.Yasalar, yalnızca mağdurların ve aktif cezai soruşturmalara konu olan kişilerin isimlerinin gizlenmesine izin veriyor.Yasa, Adalet Bakanlığı&#39;ndan, kimin soruşturulduğunu açıklayan iç yazışmaları ve notları da talep etti.İlk yayımlanan belgeler arasında, 2019 yılında FBI personeli arasında gönderildiği sanılan ve Epstein&#39;in 10 olası &#34;suç ortağı&#34;ndan bahseden e-postalar da vardı.E-postalarda, grubun altı üyesine mahkeme celbi gönderildiği belirtiliyordu.Clinton, Maxwell ve görüntüsü redakte edilmiş başka bir kadın havuzda görülüyorBugüne kadar yayımlanan belgelerde ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, İngiliz kraliyet unvanı elinden alınan Andrew Mountbatten Windsor, Virgin şirketler grubu kurucusu Richard Branson, müzisyen Mick Jagger ve Michael Jackson, aktör Kevin Spacey&#39;nin de aralarında olduğu isimler var.Amerikalı finansçı ve iş insanı Jeffrey Epstein, özellikle kendisine yöneltilen reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla dünya çapında tanınmıştı.2019&#39;da tutuklanmasından kısa süre sonra Epstein&#39;in hapishanede intihar ettiği açıklanmıştı.Son belgelerde neler var?Adalet Bakanlığı&#39;nın 22 Aralık&#39;ta açıkladığı belgeler arasında, Epstein&#39;in ortağı olduğu belirtilen Ghislaine Maxwell&#39;e gönderilen bir e-posta da var.E-postada, &#34;Bana yeni uygunsuz arkadaşlar buldun mu?&#34; diye soruluyor.E-postayı kimin gönderdiği net değil, ancak e-posta &#34;Görüşürüz, A.&#34; şeklinde bitiriliyor.Ayrıca e-postayı gönderen, Kraliyet ailesine ait İskoçya&#39;daki Balmoral Kalesi&#39;nde olduğunu belirtiyor.Bu, herhangi bir suç işlendiğine dair kanıt oluşturmuyor.Kraliçe II. Elizabeth&#39;in oğlu ve Kral III. Charles&#39;ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor, Epstein ile arkadaşlığı ve 18 yaşından küçük çocuklarla ilişkiye girdiği suçlamaları sonrası &#34;York Dükü&#34; dahil olmak üzere kraliyet unvanlarını kaybetmişti.Andrew Mountbatten-Windsor, suçlamaları reddediyor ve Epstein&#39;in hüküm giymesine yol açan suçlara tanık olmadığını söylüyor.Bakanlığın paylaştığı belgelerdeki diğer bir dikkat çekici yazışma da ABD Başkanı Trump ile ilişkili.Bir yazışmada, Trump&#39;ın 1993-1996 yılları arasında sekiz kez Jeffrey Epstein&#39;in özel jetinin yolcu listesinde olduğu belirtiliyor.&#34;Epstein uçuş bilgileri&#34; başlıklı e-posta 7 Ocak 2020 tarihinde gönderilmiş.E-postanın göndericisi ve alıcısı gizlenmiş, ancak en altında &#34;New York Güney Bölgesi Savcı Vekili&#34; deniyor.Uçuşların ikisi ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:&#34;1993&#39;teki bir uçuşta yolcu listesinde sadece Epstein ve onun adı geçiyor. Bir diğerinde, Epstein, Trump ve 20 yaşındaki [isim] listede yer alıyor.&#34;20 yaşındaki kişinin ismi gizlenmiş.BBC, bu iddiayla ilgili yorumlarını almak üzere Beyaz Saray ile iletişime geçti.ABD Başkanı Trump, Epstein ile bir zamanlar arkadaş olduğunu reddetmiyor, ancak Epstein tutuklanmadan yıllar önce bu dostluğun bittiğini söylüyor.Trump sürekli olarak Epstein ile ilgili olarak herhangi bir yanlışı olmadığını söylüyor. Epstein&#39;ın kurbanları tarafından herhangi bir suçla da itham edilmedi.Yayımlanan fotoğraflar da herhangi bir yanlış davranışı ya da kabahati ima etmiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 25 Dec 2025 09:23:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Shakespeare Okumaları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/shakespeare-okumalari-8248/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/shakespeare-okumalari-8248/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D33277-ABDAC2-2B1790-700135-783A2D-D1662B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakespeare Okumaları, Ataol Behramoğlu'nun Shakespeare oyunları üzerine 2017-2021 yılları arasında kaleme aldığı ve çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazısını bir araya getiriyor. Yazılarının temel hedefini Shakespeare üzerine ezbere ve tekrara düşmeden düşünebilmek, onun oyun&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D33277-ABDAC2-2B1790-700135-783A2D-D1662B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Shakespeare Okumaları, Ataol Behramoğlu'nun Shakespeare oyunları üzerine 2017-2021 yılları arasında kaleme aldığı ve çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazısını bir araya getiriyor. Yazılarının temel hedefini Shakespeare üzerine ezbere ve tekrara düşmeden düşünebilmek, onun oyun yazarlığını elden geldiğince içselleştirebilmek olarak belirleyen Behramoğlu, çalışırken var olan Shakespeare araştırmalarından, bilgi hazinesinden yararlanıp destek almaktansa kişisel izlenimlerini, sorularını, beğeni ya da eleştirilerini dile getirmeyi yeğliyor. Bu açıdan Shakespeare Okumaları, ülkemizin en değerli ozanlarından birinin, dünyanın en değerli ozanlarından biriyle ozanca sohbeti bir anlamda.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 21 Dec 2025 15:32:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sandalım Geliyor Varda]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sandalim-geliyor-varda-2841/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sandalim-geliyor-varda-2841/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0ADD49-5E1763-343D78-16CBF9-A5DD8A-5D5E2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Şimdi burada size vaktiyle başımdan geçmiş olan deniz maceralarının hepsini birden anlatacak değilim. Bu yazımda size yine başımdan geçmiş tek bir macera anlatacağım ki bu ötekiler gibi korkunç değil, bilakis çok hoş, çok tatlı, oldukça eğlenceli ve kolay akla fikre gelmeyecek&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0ADD49-5E1763-343D78-16CBF9-A5DD8A-5D5E2E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Şimdi burada size vaktiyle başımdan geçmiş olan deniz maceralarının hepsini birden anlatacak değilim. Bu yazımda size yine başımdan geçmiş tek bir macera anlatacağım ki bu ötekiler gibi korkunç değil, bilakis çok hoş, çok tatlı, oldukça eğlenceli ve kolay akla fikre gelmeyecek olan bir maceradır. Dinleyin şimdi benden, gençlik yaşımda başımdan geçmiş olan o tatlı, bal gibi deniz hikâyesini!"Eserlerinde İstanbul'un kenar mahallelerinde yaşayan sıradan insanların başlarından geçen eğlenceli, renkli ve bazen de trajikomik olayları bir gözlemci sıfatıyla anlatan Osman Cemal Kaygılı'nın en başarılı olduğu edebi türün hikâyecilik olduğu kabul edilir. İki uzun hikâyeden oluşan Sandalım Geliyor Varda, Osman Cemal'in 1938 yılında yayımlanan son hikâye kitabıdır. Kitaba adını veren "Sandalım Geliyor Varda" hikâyesinde, Haliç'te sandal sefası yapan anlatıcı kahraman ile genç bir kız arasında başlayan ve Tevfik Fikret, Ahmet Haşim, Yahya Kemal şiirleri ve şarkıları eşliğinde devam eden, neşe ve hüznün iç içe geçtiği bir aşk macerası anlatılır. İlk kez 1925 yılında yayımlanan "Tekin Olmayan Kedi"de ise yaramaz kedileri Sarman'dan kurtulmak isteyen bir çiftin başından geçen trajikomik olaylar hikâye edilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 21 Dec 2025 11:14:58 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sarı Defter: Günlükler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sari-defter-gunlukler-6546/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sari-defter-gunlukler-6546/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_502B90-1DCBDB-8AA48A-1AB429-135759-6A03FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />YKKSY YKKSYYKKSYEditörlerimizden 2025 Seçkisi2025 yılı boyunca ilk baskı ve tekrar baskılarla birlikte yaklaşık 5.5 milyon adet kitap yayımladık. Bu geniş yelpazenin içinde editörlerimiz, üzerinde çalıştıkları kitaplar arasından kendileri için ayrı bir anlam taşıyan bir kitabı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_502B90-1DCBDB-8AA48A-1AB429-135759-6A03FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />YKKSY	YKKSYYKKSYEditörlerimizden 2025 Seçkisi2025 yılı boyunca ilk baskı ve tekrar baskılarla birlikte yaklaşık 5.5 milyon adet kitap yayımladık. Bu geniş yelpazenin içinde editörlerimiz, üzerinde çalıştıkları kitaplar arasından kendileri için ayrı bir anlam taşıyan bir kitabı seçti ve bu seçimin hikâyesini sizler için anlattı.Ortaya editörlük emeğini, metinlerle kurulan bağı ve yıllar içinde oluşan birikimi yansıtan yazılar çıktı."Bende Kalmasın"Gülten DayıoğluEditör: Dürrin TunçTürkiye'nin ilk çocuk çoksatarı Fadiş artık dördüncü kuşak tarafından okunuyor. Bu kuşak elbette, 1970'lerde ilkokula giden o ilk kuşaktan daha farklı bağlar kuruyordur romanla. Zaten biliyoruz ki, okurları kadar Dayıoğlu da bu ilk romana vefalı davranıyor. &#34;Bende Kalmasın&#34; bu hatır ve vefanın, zamanında bu kitabın kahramanını hayatlarına katmış, onunla üzülmüş onunla sevinmiş okurlara verilmiş bir sözün ürünü. "Peki Fadiş büyüyünce ne yaptı?", "Nasıl yaşadı, kendine nasıl bir yol çizdi?" sorularının yanıtı. Emet'ten başlayıp İstanbul'un zengin evlerine, oradan yazarlığa, öğretmenliğe ve anneliğe uzanan, arka planında Türkiye'nin çok hızlı değişen sosyoekonomik ve sınıfsal manzarasının da olduğu kavgalı, çatışmalı, merak uyandıran bir yolculuk.Satın alın	"Denize Nazır"Isée BernateauEditör: Korkut Erdur&#34;Denize Nazır&#34; psikanalist Bernateau'nun ergenlikte bireyin uzam/mekân/yer ile olan ilişkisini anlattığı son derece ilgi çekici bir inceleme. Georges Perec'in kitaplarından Gus Van Sant'ın filmlerine, kendi klinik deneyimlerinden kıta felsefesine uzanan bir yolda ruhsallığın demir attığı uzamlara dair etkileyici bir çalışma.&#34;Denize Nazır&#34;da kaybolmak, bir yer(d)e kök salmak, tekinsizlik gibi kavramlar üzerinden varoluşun yerleri ile yok oluşun yerleri arasında mekik dokuyor Isée Bernateau ve öznenin ikamet alanlarının analizini yapıyor.Satın alın	&#34;Diyar-ı Rum'dan Hikâyeler - Hareketli Sınırlar, Değişen Kimlikler&#34;Buket Kitapçı BayrıEditör: Ali Suat ÜrgüplüBuket Kitapçı Bayrı'nın &#34;Diyar-ı Rum'dan Hikâyeler – Hareketli Sınırlar, Değişen Kimlikler (13.-15. Yüzyıllar)&#34; adlı eseri yaklaşık olarak Selçuklu İmparatorluğu'nun son yıllarından Osmanlı Beyliği'nin İstanbul'un fethiyle imparatorluğa dönüşmesine kadar geçen zaman zarfında Bizans'ın yerli halkı ile yeni gelen Müslüman Türklerin birbirini nasıl algıladığı ve birbirlerini karşılıklı olarak nasıl etkilediğini o dönemden kalma hem Türkçe hem Yunanca metinlere dayanarak ele alan bir çalışmadır ve bildiğim kadarıyla Türkçede bu vasıfları taşıyan ilk eserdir.Anadolu'nun Türkleşmesi süreci esnasında yeni gelen Müslüman Türk yerleşimcilerle Bizans'ın yerli halkı arasındaki ilişkileri ele alan eski çalışmaların ekseri ya Türk ya da Bizans kaynaklarına dayandığı ve bunun sonucu olarak da taraflılıktan kurtulamadığı bilinen bir husustur. Her iki tarafın da kaynaklarına dayanan böyle bir çalışmanın Türkçeye kazandırılması, kütüphanemizi zenginleştiren kayda değer bir adım olmuştur.Satın alın	"Bir Rahibeye Ağıt"William FaulknerEditör: İshak ReynaFaulkner'ın 1949'da kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü'nden sonraki ilk romanı olan &#34;Bir Rahibeye Ağıt&#34; (1951), yazarın iki koldan ilerleyen anlatı tarzının belki de en farklı örneği.İlk kolda, yine YKY'den çıkan &#34;Tapınak&#34;taki karakterlerin geçmişlerinin izini taşıyan sekiz yıl sonraki hayatlarını sahneleyen Faulkner, bu sahnelere öncelik eden bölümlerde ise bir asma kilit, cezaevi, adliye ve vilayet meclis binası gibi simgesel nesne ve mekânlar üzerinden ABD ve İnsanlık tarihini iyilik ve kötülük, inanç ve vicdan eksenlerinde bütünüyle kendine özgü biçimde ele alıyor.Eşi Necla Aytür'ün ödüllü &#34;Tapınak&#34; çevirisini bu anlamda bütünleyen Ünal Aytür'ün usta işi çevirisiyle&hellip;Satın alın	"Turgut Uyar Şiirinin Oluşumu"Enis AkınEditör: Murat YalçınBu incelemede modern şiirimizin tarihindeki akımların/hareketlerin niteliği ve Turgut Uyar odağında İkinci Yeni şiirinin ortaya çıkışıyla yaşanan dalgalanmalar ele alınıyor. Enis Akın, İkinci Yeni şairleri arasında Uyar'ın rolünü belirlerken onun şiirindeki gelişim çizgisini vurguluyor. &#34;Türkiyem&#34;den &#34;Dünyanın En Güzel Arabistanı&#34;na geçiş hızını, bu büyük sıçrayışın dinamiklerini şairin yaşamına, sanat çevresine bakarak çözümlüyor. Turgut Uyar'ın hem İkinci Yeni içindeki hem önceki/sonraki kuşaklar bakımından yeri neresidir, günümüz şiirini hangi yönleriyle etkiledi, şiirde neleri denedi, acemiliklerin efendisi ya da ustalıkların acemisi olmak ne demekti, toplumsal-siyasal gelişmeler karşısında ne yaptı, kişiliğini neler belirledi, aile hayatı nasıldı&hellip; &#34;Turgut Uyar Şiirinin Oluşumu&#34; tüm bu sorulara yazılı/sözlü kaynaklarla yanıtlar arayan, bulduklarını tartışan bir kitap.Satın alın	"Çatı Katı"Marlen HaushoferEditör: Ersel TopraktepeAvusturyalı yazar Marlen Haushofer, &#34;Çatı Katı&#34;nda (Die Mansarde, 1969) modern kadının sessizliğini bir tür içsel direniş biçimine dönüştürür. Orta sınıf bir evin içinde yaşayan, toplumun beklentileriyle çevrilmiş bir kadın, görünmezliğinin ağırlığı altında ezilir. Çıkış yolu, evin en üst katında bulduğu küçük bir odada yani çatı katındadır. Orada yazmaya başlar. Yazı, onun kurtuluşu olur. Haushofer'un anlatıcısı artık konuşmaz; ama yazarak, kendi varlığını yeniden kurar. Yer yer okura seslenir gibi, yer yer monolog gibi&hellip; Bir noktada yaşadığı geçici sağırlık, romanın en çarpıcı metaforudur: Dış dünyanın gürültüsünü duymamayı seçen kadın, sonunda kendi iç sesini duymaya başlar. Haushofer, sessizliği bir yoksunluk değil, özgürleşmenin bir biçimi olarak anlatır. Kadın konuşmaz ama düşünür, duymaktan vazgeçer ama anlamaya başlar. &#34;Çatı Katı&#34;, Virginia Woolf'un "kendine ait odası"nı Avusturya taşrasının bir çatı katına taşır; konuşmadan da direnişin mümkün olduğunu gösterir. &#34;Çatı Katı&#34; sade, içe dönük ama derin bir metin: Sessizliğin yankısında bir kadının benliğini yeniden inşa etme romanı.Satın alın	"Sarı Defter: Günlükler, 1. cilt, 1987-1987"Helen GarnerEditör: Darmin HadzibegoviçHelen Garner, günlükleri yayımlanmadan önce de Avustralya'nın yaşayan en önemli yazarlarından biriydi; dahası, 1970'lerden 2000'lere dek yayımladığı romanları, öykü kitapları ve mahkeme röportajlarıyla son birkaç yıldır dünyada da yeniden keşfedilmiş, ABD ve İngiltere'de kitaplarının yeni edisyonları yayımlanmıştı. (Biz de YKY'de Garner'ın dört kitabını yayımladık bu süreçte: Romanları &#34;Misafir Odası&#34; ve &#34;Çocuklar İçin Bach&#34;, öykü derlemesi &#34;Benim Katı Yüreğim&#34; ve bir duruşmayı konu alan &#34;Bu Yas Yuvası&#34;.) 2019-2021 yıllarında üç cilt halinde peş peşe yayımladığı günlükleriyle Garner'ın ünü daha da pekişti, daha önce kurmaca yapıtlarıyla mahkeme röportajlarının üstünde yükselen yazarlığına yeni, üçüncü bir ayak eklendi.Bu günlüklerin birinci cildi olan ve Garner'ın 1978-1987 yıllarında tuttuğu defterlerden kendi yaptığı bir seçkiyi içeren &#34;Sarı Defter&#34;, Elif Ersavcı'nın güzel çevirisiyle 2025 Ekimi'nde yayımlandı. "Seçki" sözcüğü Garner'ın &#34;Sarı Defter&#34;de ve günlüklerinin öbür iki cildinde yaptığı şeyi açıklamak için yetersiz kalabilir. &#34;Sarı Defter&#34;de tarih olarak yalnızca yıllarla karşılaşıyor okur; gün ve ayların yer almadığı bir günlük söz konusu. Ama kolaj görünümü veren bu yapı içinde çeşitli temalar, motifler belirmeye başlıyor kısa süre sonra: Yazarlığın kimi zaman şüpheler ve özgüven krizleriyle, kimi zaman da zafer ve mutluluk hisleriyle dolu gündelik gerçekliği; yazarın bir kadın, bir sevgili, bir babanın kızı ve bir anne olarak portresi; inanç krizi ve maneviyat arayışı; aşklar ve dostluklar; Garner'ın dünyanın sürprizlerine her daim açık gözünden kaçmayan gökyüzü ve yeryüzü manzaraları, kulak misafiri olduğu tuhaf ve komik diyalog parçaları...&#34;The Guardian&#34;da yayımlanan bir yazıda "Virginia Woolf'un günlüklerinden bu yana bir yazarın yayımladığı en iyi, en zengin günlükler" cümlesiyle övülmüştü Garner'ın günlükleri. &#34;Sarı Defter&#34; bu gözlemin daha ilk ciltten ne kadar doğru olduğunu kanıtlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:41:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turgut Uyar Şiirinin Oluşumu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turgut-uyar-siirinin-olusumu-8370/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turgut-uyar-siirinin-olusumu-8370/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1A364E-55BC1D-2509F8-6E49C7-318F95-09F37B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu incelemede modern şiirimizin tarihindeki akımların/hareketlerin niteliği ve Turgut Uyar odağında İkinci Yeni şiirinin ortaya çıkışıyla yaşanan dalgalanmalar ele alınıyor. Enis Akın, İkinci Yeni şairleri arasında Uyar'ın rolünü belirlerken onun şiirindeki gelişim çizgisini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1A364E-55BC1D-2509F8-6E49C7-318F95-09F37B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu incelemede modern şiirimizin tarihindeki akımların/hareketlerin niteliği ve Turgut Uyar odağında İkinci Yeni şiirinin ortaya çıkışıyla yaşanan dalgalanmalar ele alınıyor. Enis Akın, İkinci Yeni şairleri arasında Uyar'ın rolünü belirlerken onun şiirindeki gelişim çizgisini vurguluyor. &#34;Türkiyem&#34;den &#34;Dünyanın En Güzel Arabistanı&#34;na geçiş hızını, bu büyük sıçrayışın dinamiklerini şairin yaşamına, sanat çevresine bakarak çözümlüyor. Turgut Uyar'ın hem İkinci Yeni içindeki hem önceki/sonraki kuşaklar bakımından yeri neresidir, günümüz şiirini hangi yönleriyle etkiledi, şiirde neleri denedi, acemiliklerin efendisi ya da ustalıkların acemisi olmak ne demekti, toplumsal-siyasal gelişmeler karşısında ne yaptı, kişiliğini neler belirledi, aile hayatı nasıldı&hellip; &#34;Turgut Uyar Şiirinin Oluşumu&#34; tüm bu sorulara yazılı/sözlü kaynaklarla yanıtlar arayan, bulduklarını tartışan bir kitap.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:38:50 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Rahibeye Ağıt]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-rahibeye-agit-5742/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-rahibeye-agit-5742/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11EF31-1DAF27-E0EB33-36FCFD-200043-2B12C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faulkner'ın 1949'da kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü'nden sonraki ilk romanı olan &#34;Bir Rahibeye Ağıt&#34; (1951), yazarın iki koldan ilerleyen anlatı tarzının belki de en farklı örneği.İlk kolda, yine YKY'den çıkan &#34;Tapınak&#34;taki karakterlerin geçmişlerinin izini taşıyan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11EF31-1DAF27-E0EB33-36FCFD-200043-2B12C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Faulkner'ın 1949'da kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü'nden sonraki ilk romanı olan &#34;Bir Rahibeye Ağıt&#34; (1951), yazarın iki koldan ilerleyen anlatı tarzının belki de en farklı örneği.İlk kolda, yine YKY'den çıkan &#34;Tapınak&#34;taki karakterlerin geçmişlerinin izini taşıyan sekiz yıl sonraki hayatlarını sahneleyen Faulkner, bu sahnelere öncelik eden bölümlerde ise bir asma kilit, cezaevi, adliye ve vilayet meclis binası gibi simgesel nesne ve mekânlar üzerinden ABD ve İnsanlık tarihini iyilik ve kötülük, inanç ve vicdan eksenlerinde bütünüyle kendine özgü biçimde ele alıyor.Eşi Necla Aytür'ün ödüllü &#34;Tapınak&#34; çevirisini bu anlamda bütünleyen Ünal Aytür'ün usta işi çevirisiyle&hellip;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:36:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Denize Nazır]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/denize-nazir-5859/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/denize-nazir-5859/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0796A-0A990F-F619EF-A57463-4EDA13-FC759A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Denize Nazır&#34; psikanalist Bernateau'nun ergenlikte bireyin uzam/mekân/yer ile olan ilişkisini anlattığı son derece ilgi çekici bir inceleme. Georges Perec'in kitaplarından Gus Van Sant'ın filmlerine, kendi klinik deneyimlerinden kıta felsefesine uzanan bir yolda ruhsallığın demir&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0796A-0A990F-F619EF-A57463-4EDA13-FC759A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Denize Nazır&#34; psikanalist Bernateau'nun ergenlikte bireyin uzam/mekân/yer ile olan ilişkisini anlattığı son derece ilgi çekici bir inceleme. Georges Perec'in kitaplarından Gus Van Sant'ın filmlerine, kendi klinik deneyimlerinden kıta felsefesine uzanan bir yolda ruhsallığın demir attığı uzamlara dair etkileyici bir çalışma.&#34;Denize Nazır&#34;da kaybolmak, bir yer(d)e kök salmak, tekinsizlik gibi kavramlar üzerinden varoluşun yerleri ile yok oluşun yerleri arasında mekik dokuyor Isée Bernateau ve öznenin ikamet alanlarının analizini yapıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:33:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bende Kalmasın]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bende-kalmasin-5505/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bende-kalmasin-5505/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_010E2E-34F301-C2B343-590167-5EB8FF-C13B01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk çocuk çoksatarı Fadiş artık dördüncü kuşak tarafından okunuyor. Bu kuşak elbette, 1970'lerde ilkokula giden o ilk kuşaktan daha farklı bağlar kuruyordur romanla. Zaten biliyoruz ki, okurları kadar Dayıoğlu da bu ilk romana vefalı davranıyor. &#34;Bende Kalmasın&#34;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_010E2E-34F301-C2B343-590167-5EB8FF-C13B01.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin ilk çocuk çoksatarı Fadiş artık dördüncü kuşak tarafından okunuyor. Bu kuşak elbette, 1970'lerde ilkokula giden o ilk kuşaktan daha farklı bağlar kuruyordur romanla. Zaten biliyoruz ki, okurları kadar Dayıoğlu da bu ilk romana vefalı davranıyor. &#34;Bende Kalmasın&#34; bu hatır ve vefanın, zamanında bu kitabın kahramanını hayatlarına katmış, onunla üzülmüş onunla sevinmiş okurlara verilmiş bir sözün ürünü. "Peki Fadiş büyüyünce ne yaptı?", "Nasıl yaşadı, kendine nasıl bir yol çizdi?" sorularının yanıtı. Emet'ten başlayıp İstanbul'un zengin evlerine, oradan yazarlığa, öğretmenliğe ve anneliğe uzanan, arka planında Türkiye'nin çok hızlı değişen sosyoekonomik ve sınıfsal manzarasının da olduğu kavgalı, çatışmalı, merak uyandıran bir yolculuk.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:31:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Çatı Katı"]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cati-kati-7073/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cati-kati-7073/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_03EA0A-7304C6-4E6154-A34762-17FDCE-F18210.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avusturyalı yazar Marlen Haushofer, &#34;Çatı Katı&#34;nda (Die Mansarde, 1969) modern kadının sessizliğini bir tür içsel direniş biçimine dönüştürür. Orta sınıf bir evin içinde yaşayan, toplumun beklentileriyle çevrilmiş bir kadın, görünmezliğinin ağırlığı altında ezilir.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_03EA0A-7304C6-4E6154-A34762-17FDCE-F18210.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Avusturyalı yazar Marlen Haushofer, &#34;Çatı Katı&#34;nda (Die Mansarde, 1969) modern kadının sessizliğini bir tür içsel direniş biçimine dönüştürür. Orta sınıf bir evin içinde yaşayan, toplumun beklentileriyle çevrilmiş bir kadın, görünmezliğinin ağırlığı altında ezilir. Çıkış yolu, evin en üst katında bulduğu küçük bir odada yani çatı katındadır. Orada yazmaya başlar. Yazı, onun kurtuluşu olur. Haushofer'un anlatıcısı artık konuşmaz; ama yazarak, kendi varlığını yeniden kurar. Yer yer okura seslenir gibi, yer yer monolog gibi&hellip; Bir noktada yaşadığı geçici sağırlık, romanın en çarpıcı metaforudur: Dış dünyanın gürültüsünü duymamayı seçen kadın, sonunda kendi iç sesini duymaya başlar. Haushofer, sessizliği bir yoksunluk değil, özgürleşmenin bir biçimi olarak anlatır. Kadın konuşmaz ama düşünür, duymaktan vazgeçer ama anlamaya başlar. &#34;Çatı Katı&#34;, Virginia Woolf'un "kendine ait odası"nı Avusturya taşrasının bir çatı katına taşır; konuşmadan da direnişin mümkün olduğunu gösterir. &#34;Çatı Katı&#34; sade, içe dönük ama derin bir metin: Sessizliğin yankısında bir kadının benliğini yeniden inşa etme romanı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 19 Dec 2025 18:28:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Karahindibalar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karahindibalar-715/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/karahindibalar-715/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A18D8D-BADD9F-6CEB52-834378-946277-F3CDC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnanın ya da inanmayın insana kader dedirten bazı anlar vardır, bilirsiniz.Babasını yıllar önce, trajik bir kaza sonucu kaybeden İneko'da nadir rastlanan bir rahatsızlık peyda olur, öyle ki bu rahatsızlık onun insanların bedenlerini algılamasını engeller. İneko'nun orta yaşlı dul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A18D8D-BADD9F-6CEB52-834378-946277-F3CDC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnanın ya da inanmayın insana kader dedirten bazı anlar vardır, bilirsiniz.Babasını yıllar önce, trajik bir kaza sonucu kaybeden İneko'da nadir rastlanan bir rahatsızlık peyda olur, öyle ki bu rahatsızlık onun insanların bedenlerini algılamasını engeller. İneko'nun orta yaşlı dul annesi, kızının özel bir bakıma ihtiyacı olduğuna karar verir. Nişanlısı Kuno'ysa buna karşı çıkar. Tüm bu tartışmaların arasında, İneko kendini karahindibalarla dolu bir tepenin üzerinde yer alan, eski bir Budist tapınağının bahçesindeki psikiyatri kliniğinde bulur.İnsanlar arasındaki mesafeyi, kelimelere başvurmadan söylediklerimizi sorgulayan Karahindibalar, Japon edebiyatının ustası Kawabata'nın 1972'de tamamlanmamış halde bıraktığı son sözü."Kawabata'nın büyüleyici ve tuhaf romanı Karahindibalar aşk, kayıp ve delilikle dolu bir hikâyeyi yalın ve etkileyici bir üslupla anlatıyor."The Paris Review]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 12:05:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güzellik ve Hüzün]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/guzellik-ve-huzun-7408/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/guzellik-ve-huzun-7408/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EE2860-F0EB70-FABC7E-23D6ED-C63950-0D8287.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zaman herkes için aynı şekilde akar, insanlarsa zamanın içinde farklı şekillerde akarlar.Yağmur mevsimi Tokyo'yu teslim almışken, ünlü yazar Toshio Ōki, yıllar sonra ilk kez Kyoto'ya giden bir trende oturur. Bu yolculuk, onu geçmişin ağır gölgeleriyle yüzleşmeye götürürken, gençlik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EE2860-F0EB70-FABC7E-23D6ED-C63950-0D8287.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Zaman herkes için aynı şekilde akar, insanlarsa zamanın içinde farklı şekillerde akarlar.Yağmur mevsimi Tokyo'yu teslim almışken, ünlü yazar Toshio Ōki, yıllar sonra ilk kez Kyoto'ya giden bir trende oturur. Bu yolculuk, onu geçmişin ağır gölgeleriyle yüzleşmeye götürürken, gençlik yıllarının tutkulu aşkı, ressam Ueno Otoko'yla yarım kalmış hikâyesini de belki nihayete erdirme umudu taşır. Fakat Ōki'nin geçmişi yalnızca pişmanlıklarla değil, başkalarının taşıdığı yaralarla da doludur. Otoko'nun yanındaki genç ve gizemli kadının taşıdığı intikam arzusu, geçmişin sarsıntılarını yeniden harekete geçirirken, üçünün kaderini telafisi mümkün olmayan biçimde değiştirecektir.Güzellik ile hüznün iç içe geçtiği bu çarpıcı roman, bir aşkın ardında kalan sessizlikleri, zamanla serpilen karanlık duyguları ve affetmenin sınırlarını keşfe çıkarıyor."Kawabata'nın romanları, zamanımızın en etkileyici ve özgün eserleri arasındadır."&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; The New York Times]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 16 Dec 2025 12:03:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bahar Kadar Taze]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bahar-kadar-taze-5315/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bahar-kadar-taze-5315/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6B1E8-050B7C-DE046D-9F5256-AB47E8-CE24CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tâhirü'l-Mevlevî'nin İstanbul'a dair yazılarının derlenerek bir bütünlüğe kavuştuğu bu eser 1910 ile 1951 yılları arasında dergilerde kaleme aldığı 40 yıllık bir yazı birikimini okurlarımızla buluşturuyor. Tarih sırasına göre Beyânülhak, (1910, 1911), Sebilürreşad, (1914),&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6B1E8-050B7C-DE046D-9F5256-AB47E8-CE24CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tâhirü'l-Mevlevî'nin İstanbul'a dair yazılarının derlenerek bir bütünlüğe kavuştuğu bu eser 1910 ile 1951 yılları arasında dergilerde kaleme aldığı 40 yıllık bir yazı birikimini okurlarımızla buluşturuyor. Tarih sırasına göre Beyânülhak, (1910, 1911), Sebilürreşad, (1914), Mahfil, (1921-1925), Yücel, (1936), Bilgi Yurdu, (1938, 1939, 1940), İslâm Yolu (1948-1951) dergilerinde yayımlanan bu yazıların bazıları tefrika halinde yayımlanmış, bazıları da münferit yazılar olarak dergi sayfalarında kalmış. Dergilerdeki yazıları dışında bu kitaba ilave edilen tarihi belirtilmemiş bir yazma risale de "İstanbul'un Eski Âdetlerinden" başlılığını taşımaktadır.Bu eseri meydan getiren yazılar yaklaşık 40 yıllık bir süreci de yansıtmaktadır. Özellikle alfabe değişiminin etkilerinin görülebileceği, Türkçenin izlediği seyri göstermesi bakımından da ayrı bir dikkatin konusu olabilecek bir eser.Kitabın ismine gelince... Kitabın adı Tâhirü'l-Mevlevî'nin bu eserde geçen bir cümlesi: Bahar Kadar Taze, Hayat Kadar Nazik. İstanbul'a yakıştırdığımız bu ifade İstanbul'un mevcut hali göz önüne getirildiğinde belki bazı okurlarımıza ironik gelebilir. Doğrusu bu satırları yazan için de öyle. İstanbul bizleri hak etmese bile bu tanımlamayı fazlasıyla hak eden bir şehir. Ve İstanbul, ufkunu kaplayan devasa beton kütleleri, aziz varlığına saplanmış bir hakaret gibi sinesine çekiyor olabilir ve bizlere hal diliyle neler söylediğini tahmin etmek de zor değil. Ama biz en azından onun hakkının "bahar kadar taze, hayat kadar nazik" olduğunu kâğıt üstünde de olsa teslim etmek istedik.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 16:24:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Krepen Pasajı Nerededir?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/krepen-pasaji-nerededir-1303/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/krepen-pasaji-nerededir-1303/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D79F5C-95A53A-A0F768-810981-332D03-BBB7B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Krepen Pasajı nerededir; bilen kaç kişi kaldı?Pera tarihinin bu unutulmuş sahnesini bir sahaf titizliğiyle Ümit Nar yeniden canlandırıyor:Bugün adını Aslıhan olarak bildiğimiz Krepen Pasajı'nın Pera'nın kozmopolit dünyasına nasıl bir pencere açtığını bu kitabı okudukça şaşırarak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D79F5C-95A53A-A0F768-810981-332D03-BBB7B7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Krepen Pasajı nerededir; bilen kaç kişi kaldı?Pera tarihinin bu unutulmuş sahnesini bir sahaf titizliğiyle Ümit Nar yeniden canlandırıyor:Bugün adını Aslıhan olarak bildiğimiz Krepen Pasajı'nın Pera'nın kozmopolit dünyasına nasıl bir pencere açtığını bu kitabı okudukça şaşırarak izleyeceksiniz.Edip Cansever'in "Ben Ruhi Bey Nasılım? " şiirini yazıldığı, Oğuz Atay'ın "Beyaz Mantolu Adam" öyküsüne ilham olan; Mösyö Rober'den Aktedron Fikret'e, Cihat Burak'tan Ece Ayhan'a, Ara Güler'den İlhan Berk', Salah Birsel'den Hayalet Oğuz'a ve daha nicelerine kucak açan ; Çelik Gülersoy ile Behzat Üsdiken'in üzerine uzun uzun yazışıp tartıştığı Pera pasajlarından Krepen Pasajı'nın tarihi, birçoğu ilk kez yayımlanan belge ve görseller eşliğinde arz-ı endam ediyor&hellip; "]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 16:23:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eski İstanbul'da Semtler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-istanbulda-semtler-5337/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-istanbulda-semtler-5337/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B95E06-F96FB1-C0C4BD-D0738F-8073C5-5DB452.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı'nın 21. eseri Eski İstanbul'da Semtler (1931-1965) oldu. Eser, müellifin 1931-1965 tarihleri arasında, kaleme aldığı eski İstanbul'un semtlerine dair yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar farklı tarihlerde Akşam,&nbsp; Son Posta, Yeni Sabah ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B95E06-F96FB1-C0C4BD-D0738F-8073C5-5DB452.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı'nın 21. eseri Eski İstanbul'da Semtler (1931-1965) oldu. Eser, müellifin 1931-1965 tarihleri arasında, kaleme aldığı eski İstanbul'un semtlerine dair yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar farklı tarihlerde Akşam,&nbsp; Son Posta, Yeni Sabah ve Tasvir-i Efkâr gazetelerinde; Aydede ve Amcabey mecmualarında ve İstanbul Ansiklopedisi'nde yayınlanmıştır.Sermet Muhtar'ın, İstanbul semtleri ile ilgili yazıları müstakil olarak "İstanbul Kazan Ben Kepçe" üstbaşlığı ile 1938-1939 yılları arasında Akşam gazetesinde yayınlanmıştır. Şu anda elinizde bulunan "Eski İstanbul'da Semtler" isimli çalışma ise bu bahsi geçen yazılardan ayrı ve münferit olarak yayınlanmış yazıların derlenmesinden meydana gelmektedir.Sermet Muhtar, bu yazılarında söz konusu ettiği İstanbul semtlerinin eski ve yeni hallerini karşılaştırırken kendi hatıralarından da faydalanmaktadır. Semtlerin tarih içindeki değişiminin takip edilebildiği yazılarda aynı zamanda semtlerin sahip olduğu yapıların, mekânların ve o mekânlarda yaşayan/yaşamış kişilerin hikâyeleri de -Alus'un kendine özgü anlatımıyla- eski İstanbul hayatını bugüne taşımaktadır.Kitap iki bölümden meydana gelmekte olup, ilk bölümünde semt yazıları alfabetik olarak sıralanmıştır. "Nereden Nereye" başlıklı ikinci bölümde ise bir semtten diğer bir semte gidişlerin anlatıldığı yolculuklar yer almaktadır. Güzergâh boyunca görülenler,&nbsp; eski İstanbul hayatını sahneler halinde bizlere sunmaktadır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 16:16:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İstanbul'da Bir Sene]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbulda-bir-sene-8540/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbulda-bir-sene-8540/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_30C859-910BEC-421AB0-AF08B1-A79C90-3900D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"At meydanında Cerrah Ârif ustanın idaresi altında bulunan mahalle kahvesi o zamanlarca mahalle kahvesi değil, gerçekten bir zarifler meclisi idi.Ârif usta cerrahlıkta meşhur olup şöhreti münasebetiyle sünnet düğünlerinin ekserisine o gider ve ricâl-i kibarla görüşürdü. Kahvesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_30C859-910BEC-421AB0-AF08B1-A79C90-3900D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"At meydanında Cerrah Ârif ustanın idaresi altında bulunan mahalle kahvesi o zamanlarca mahalle kahvesi değil, gerçekten bir zarifler meclisi idi.Ârif usta cerrahlıkta meşhur olup şöhreti münasebetiyle sünnet düğünlerinin ekserisine o gider ve ricâl-i kibarla görüşürdü. Kahvesi ise eski zaman usulü dört yanı minderli pike, dükkânın içi müdevver, kebîr tuğla ile döşeli olup ortada bir sehpa üzerinde bir büyük mangal, her taraf temiz, parıl parıl yanar. Kahvehâne duvarlarındaki ufak dolaplarda envâ-ı alât-ı cerrahiye ve ustura ve havlu peşkir tertip üzere durur. Kehrüba takımlı limon, yasemin, gül, kiraz, silme çubuklar, elmas traş nargileler yerli yerinde, sarı beyaz birkaç nev likenler duvarda asılı ve hatt-ı nefîs ile bir levha olup onda da şu beyit yazılıydı:&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Gönül ne kahve ister ne kahvehâne&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Gönül ahbâb ister kahve bahaneKahvenin ocağı ise nefis çinilerle süslü olup bir mükemmel salonun çiçekliği denecek kadar kahvehâneyi tezyin etmişti. Geceleri yakmalık üzere o vakit kullanılan kandillerden büyük bir kandil üç kol sarı tel ile kahvehanenin tavanına asılı idi. Ârif ustanın kendi yetiştirdiği bir kalfasıyla bir de çırağı olup kendisi cerrahlık ve satıcılık ile meşgul olduğundan kahvenin idâresini münhasıran kalfaya terk eylemişti."Gönül ahbap ister kahve bahane" demiştik, kahveye müdâvemet eden ahbaplara gelince çoğu hâli vaktini uydurmuş, işten güçten el çekmiş zevât olup gündüzleri orada birleşir yalnız letâif ü hikâyât ve tuhaf tuhaf musâhabetle vakit geçirirlerdi&hellip;Kahvehane kapısından girildiği vakit karşıya gelen üst peykenin köşesi sinnine, ilmine, haysiyetine hürmeten Süleyman Râkımî Efendi'ye münhasır idi. Efendi o gün kahvehanede istediği ahbaplarını mevcut görünce neşesi bir kat daha arttı. Hususen çırağın fağfûrî fincan ve kafası zarfla âlâ döğülmüş Yemen kahvesinden pişirip getirdiği kahve, efendinin keyfini yelpâzeledi. Letâif kapısını açmak için efendi kahveyi alırken şu beyiti okudu:&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ehl-i keyfe kahve verse tâzeler&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ehl-i keyfin keyfini yelpâzeler&hellip;"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 16:06:49 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Meçhul Kalmış Röportajlar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-kitabin-icindekiler-bolumune-goz-atabilirsiniz-mechul-kalmis-roportajlar-2881/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/-kitabin-icindekiler-bolumune-goz-atabilirsiniz-mechul-kalmis-roportajlar-2881/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_140701-2BC9CD-E18CE8-DAAA45-86AC4E-A989FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Osmanlı devrinde yetişmiş ve Cumhuriyet döneminde daha çok gazeteciliğiyle maruf Cemaleddin Bildik (1905-1954) dönemin önemli gazetelerinden Akşam'da 1946 ile 1952 tarihleri arasında devrin yazarları, şairleri, siyasetçileri ve eski devrin tanıkları ile röportajlar yapmıştır.İstanbul&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_140701-2BC9CD-E18CE8-DAAA45-86AC4E-A989FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Osmanlı devrinde yetişmiş ve Cumhuriyet döneminde daha çok gazeteciliğiyle maruf Cemaleddin Bildik (1905-1954) dönemin önemli gazetelerinden Akşam'da 1946 ile 1952 tarihleri arasında devrin yazarları, şairleri, siyasetçileri ve eski devrin tanıkları ile röportajlar yapmıştır.İstanbul Ansiklopedisi'nde Cemaleddin Bildik adına bir madde kaleme alan Reşat Ekrem Koçu, onu saygıyla anarak hakkında şu satırları kaydetmiştir: "Gaayetle vekarlı, pek terbiyeli, mesleğine ve gazetesine son derece bağlı; gördüğünü, dinlediğini özlü yazmasını bilen, ilgi çekici, dikkate değer tetkik konuları seçmede hüner sâhibi, yazıları dâimâ bir şeyler öğreten bir yazardı. Röportaj yolunda Cemaleddin Bildik değerinde bir muharririn yetişmesi çok zordur."Bu çalışma Cemaleddin Bildik'in röportajlarından seçilerek meydana geldi. Röportajlar üç bölüm halinde tasnif edildi. İlki Şairler ve Yazarlar bölümü. Bu bölümde Refik Halid Karay Ercümend Ekrem Talu, Cemal Nadir Güler, Rıza Tevfik, Tahsin Öz, Halûk Şehsuvaroğlu, Refi Cevat Ulunay, Abidin Daver Hamdullah Suphi Tanrıöver, Reşid Halid Gönç, Yahya Kemal Beyatlı, Ali Sami Boyar, Sermet Muhtar Alus, Esat Mahmut Karakurt, Behçet Kemal Çağlar ile yapılmış röportajlar yer almaktadır.İkinci bölümde Siyasetçiler ile yapılmış röportajlar derlenmiştir: TBMM Başkanı Şükrü Saraçoğlu, Başbakan Yardımcısı Nihat Erim, Devlet Bakanı Cemil Sait Barlas, Prof. Fuat Köprülü, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Vedat Dicleli, Ulaştırma Bakanı Kemal Satır, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Kemali Bayazıt, Milletvekili Ahmet Tahtakılıç, Maliye Bakanı İsmail Rüştü Aksal, İçişleri Bakanı Emin Erişilgil ve Türkiye'nin ilk kadın belediye reisi Müfide İlhan.Son bölümde ise Eski Devrin Tanıkları'na yer verildi: Sultan Abdülaziz'le Güreşen Pehlivan Mustafa, Çakıcı Efe'nin Kızı Ayşe Hanım, Tamburî Fahri Düngelen, Eski Tulumbacılardan Nuri Tezcan, Midhat Paşa'nın oğlu Ali Haydar Midhat, Edebiyatçıların Berberi Hüsnü Efendi, Korgeneral Şükrü Kanatlı'nın Kuleli hatıraları, Prens Sebahaddin'in eşi ve kızı, Tahsin Yazıcı'nın eşi Nezahat Yazıcı, Memduh Paşa'nın Torunu Gelengül ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kazım İsmail Gürkan.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 16:02:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eski İstanbul'da Yapılar ve Mekânlar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-istanbulda-yapilar-ve-mekanlar-7906/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-istanbulda-yapilar-ve-mekanlar-7906/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_57CA6E-5F8B05-A77A9D-96E888-86E16F-87DC50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı'nın 20. eseri Eski İstanbul'da Yapılar ve Mekânlar oldu. Yazarın 1931-1973 tarihleri arasında Akşam, Son Posta, Tasvir-i Efkâr gazetelerinde; İstanbul Belediye Mecmuası, Yeni Mecmua, Aydede,&nbsp; Amcabey,&nbsp; Resimli Tarih Mecmuası, Tarih Hazinesi mecmualarında&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_57CA6E-5F8B05-A77A9D-96E888-86E16F-87DC50.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı'nın 20. eseri Eski İstanbul'da Yapılar ve Mekânlar oldu. Yazarın 1931-1973 tarihleri arasında Akşam, Son Posta, Tasvir-i Efkâr gazetelerinde; İstanbul Belediye Mecmuası, Yeni Mecmua, Aydede,&nbsp; Amcabey,&nbsp; Resimli Tarih Mecmuası, Tarih Hazinesi mecmualarında ve İstanbul Ansiklopedisi için kaleme aldığı eski İstanbul'un yapı-bina ve mekânlarına dair yazıları derlenerek Eski İstanbul'da Yapılar ve Mekânlar adıyla kitap bütünlüğüne kavuşuyor.Kitapta eski İstanbul'un köprü, okul, dergâh, türbe, camii, çarşı, sur, bend, kemer, su terazisi, rıhtım, kule, resmi daire, müze ve apartman gibi Tarihi Mekânları; devrin meşhur mağazaları, alışveriş yerleri, çarşı ve pazarlarına dair gözlemlerin yer aldığı Alışveriş Mekânları; kıraathane-kahvehane, tiyatro, sinema, bahçe ve çiftliklerin anlatıldığı Eğlence Mekânları, meşhur lokanta, börekçi ve şekercilerin yer aldığı Yeme-İçme Mekânları; Otelleri ve Mükeyyifat Mekânları ayrı ayrı bölümler halinde gruplandırıldı. Ve her bölümdeki yazılar kendi içinde kronolojik olarak sıralandı.Toplum hayatının bütün canlılığıyla ortaya çıktığı mekânlar devirden devire, zamandan zamana farklı şekiller göstererek insan-mekân ilişkisine yeni yeni görünümler kazandırırlar. Adeta toplum aynası mekândan insana, insandan mekâna doğru sürekli bir hareket ve hayat bilgisi sunar. Bu eser de eski İstanbul insanının toplum hayatını şekillendiren ve ona canlılık bahşeden mekânlarla ilişkilerini, bugünün insanına "Aziz İstanbul"un artık kayıplara karışmış geçmiş hayatını her hali ve her cephesiyle anlatmaktadır.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 14 Dec 2025 15:58:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İletisim Kültürü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iletisim-kulturu-9414/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iletisim-kulturu-9414/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5ECBCD-A717C1-FC8BC7-4E1629-790E21-F42CDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren iletişim, önemli bir ilişki ve etkileşim aracı olmuştur. Günümüzde iletişim ve kültür ilişkisi, o kadar iç içe girmiş bir durumda ki, biri olmadan diğerinin olmadığı bir etkileşim ve ilişkiler süreci haline gelmiştir. Günlük yaşamamızda&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5ECBCD-A717C1-FC8BC7-4E1629-790E21-F42CDF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren iletişim, önemli bir ilişki ve etkileşim aracı olmuştur. Günümüzde iletişim ve kültür ilişkisi, o kadar iç içe girmiş bir durumda ki, biri olmadan diğerinin olmadığı bir etkileşim ve ilişkiler süreci haline gelmiştir. Günlük yaşamamızda gerçekleştiğimiz birçok faaliyetler yanında, çeşitli mecralar aracılığıyla etkileşim halinde olduğumuz hedef kitlelerle yürütülen iletişim faaliyetlerinde bir takım kural ve uygulamaların, ortak bir kültür ve düzen içinde yürütülmesi gittikçe önemli hal almıştır. Bu iki kavram arasındaki ilişkinin düzgün ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi sonucunda oluşan sinerjinin, gerek kişisel gerekse toplumsal alanda ki başarısı yadsınamaz. Çok ucuz, hızlı ve basit bir şekilde herkesin her türlü bilgi ve belgeye ulaşabileceği internet sayesinde iletişim, gerek kişisel gerekse toplumsal alandaki ilişkileri ve etkileşimi artık çok kolay bir hale getirmiştir. İletişim teknolojisinin bir aracı olan internetin kullanılması ile dünya küçülmüş, dünya adeta bilgi ağı ile örülmüş ve bilgiye ulaşımdaki pratikliği ile vazgeçilmez bir araç olmuştur. İnternet sayesinde bilgiye ulaşma çağı olarak adlandırılan bu dönemdeki gelişmeler, 21. yüzyılda özellikle iletişim alanında dünyanın çok daha büyük köklü değişikliklere sahne olacağına işaret etmektedir. Hayatımıza yeni giren yapay zekâ uygulamasının, iletişim alanında ilerde karşı karşıya kalabileceğimiz gelişmelerin hayatımıza getireceği erişe bilirlik ve kolaylık hususlarına hazır olmamız gerektiğini de hatırlatmakta fayda vardır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 27 Mar 2025 20:10:43 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye-İsrail Diplomatik İlişkilerinin Kuruluşu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-israil-diplomatik-iliskilerinin-kurulusu-14/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-israil-diplomatik-iliskilerinin-kurulusu-14/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90D261-00A6BD-BD9C12-EF4F14-90A7AD-6196B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinin her aşaması sıra dışıdır. Diplomatik temsilciliklerin açılışından, ekonomik, siyasi ve kültürel temasların gelişimine kadar Ankara-Tel Aviv hattı her zaman engebeli olmuştur. Türkiye'nin başka hiçbir ülkeyle İsrail'le olan kadar çetrefil&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90D261-00A6BD-BD9C12-EF4F14-90A7AD-6196B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinin her aşaması sıra dışıdır. Diplomatik temsilciliklerin açılışından, ekonomik, siyasi ve kültürel temasların gelişimine kadar Ankara-Tel Aviv hattı her zaman engebeli olmuştur. Türkiye'nin başka hiçbir ülkeyle İsrail'le olan kadar çetrefil bir ilişkisi yoktur. İsrail'i 1949'da "sınırlarını tasdik etmeden" diplomatik olarak tanıyan Türkiye, genel olarak Orta Doğu'daki ve özelde Filistin'deki gelişmelere bağlı şekilde kimi zaman bu ülkeyle arasına mesafe koymuş, kimi zamansa askerî alanda bile çok yakınlaşmıştır.Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan olayları arşiv belgelerinden takip etmek artık mümkündür. Uzun süre kapalı kalan arşivlerin bir bölümünün araştırmacılara açılmasıyla, en azından 1945-1960 dönemindeki ilişkilerin ayrıntılarını daha kesin olarak bilmek ve yorumlamak söz konusudur. Bu kitap da gün ışığına yeni çıkan belgelere dayanılarak hazırlanmıştır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 Nov 2024 11:23:47 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hariciye Konseri]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hariciye-konseri-9807/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hariciye-konseri-9807/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_18484E-75B924-D1CA5D-982F1B-7387E4-D3592C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Kasım 1998 günü 23:00 sularında Budapeşte&#39;de sıkılan tek bir kurşundan Aralık 2023&#39;teki BM Dışişleri Bakanları Zirvesi&#39;ne uzanan bir hikâye&hellip; Polisiye ve istihbarat türüne yeni bir soluk getiren bu eseri her okuyuşunuzda satır aralarındaki küçük ve kapalı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_18484E-75B924-D1CA5D-982F1B-7387E4-D3592C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />28 Kasım 1998 günü 23:00 sularında Budapeşte&#39;de sıkılan tek bir kurşundan Aralık 2023&#39;teki BM Dışişleri Bakanları Zirvesi&#39;ne uzanan bir hikâye&hellip; Polisiye ve istihbarat türüne yeni bir soluk getiren bu eseri her okuyuşunuzda satır aralarındaki küçük ve kapalı bulmacaları keşfedeceksiniz...***Taşansu Türker, bu romanda sizi az bilinen diplomasi koridorlarında gezdiriyor. Kançılaryadan rezidansa, New York Türk Evi&#39;ndeki bir konserden Macaristan Başbakanı&#39;nın NATO delegasyonu kabulüne, rock bardan üniversite amfisine, otel lobilerinden sinagoga...Her kademeden diplomasi mensupları yanında akademisyenlerin, gazetecilerin ve en çok da sanatçıların dünyasına gireceğiniz bu eserde; &#39;90&#39;ların siyasi ikliminin bugün içinde yaşadığımız kaygı çağını hangi kafiyelerle kurduğunu; Türk Hariciyesi&#39;nin Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu üçgeni ve ötesindeki varlığı ile beraber ve entelektüel bir şölen eşliğinde izleyeceksiniz. Bu roman için kurulmuş diplomatik konser programlarından bir rock grubuna, yine bu roman için yapılmış bestelerden hiç sunulmamış etimoloji tebliğlerine...Devletlerin ve dış politikalarının ayrı karakterler olarak varlığı ise sizi uluslararası siyasetin derinliklerine taşıyacak. Bir başbakan konuşma metninden Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Dairesi&#39;nin çok gizli belgesine, Merkez&#39;e yazılan bir kapalı kriptodan, toplantı tutanaklarına...***Uluslararası siyasetin ve diplomasinin kapılarını gözlerinizin önünde aralayan Hariciye Konseri, kusursuz kurgusu ve sakinlik veren akışıyla elinizden bırakamayacağınız bir roman.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 23 Nov 2024 11:18:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ağaç Mitolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/agac-mitolojisi-9096/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/agac-mitolojisi-9096/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2FE4D1-8E6F28-759928-C28EF0-2A5B14-D86ACB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kökleri yeraltına, dalları göğe uzanan ağaç, insanlık tarihinin en kadim ve en kutsal simgelerinden biridir. Üst, orta ve alt dünyaları birbirine bağlayan ağaç tarihöncesinden beri bir hac ve tapınak merkezi olmuştur. Bugün az sayıdaki avcı-toplayıcı halkın hâlâ kutsal ağaçları&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2FE4D1-8E6F28-759928-C28EF0-2A5B14-D86ACB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kökleri yeraltına, dalları göğe uzanan ağaç, insanlık tarihinin en kadim ve en kutsal simgelerinden biridir. Üst, orta ve alt dünyaları birbirine bağlayan ağaç tarihöncesinden beri bir hac ve tapınak merkezi olmuştur. Bugün az sayıdaki avcı-toplayıcı halkın hâlâ kutsal ağaçları vardır ve topraklarından sürgün edilmiş olsalar bile o ağaçları ziyaret etmeye devam etmektedirler. Ortaçağın sonlarında Doğu Avrupa'daki son pagan toplumların dinini değiştirmek isteyen misyonerler kutsal korulara saldırmıştı. Neolitik ilahlardan önce ağaçlar vardı. Atalarımız onların gölgesine sığınıp dua etti. Kışın yapraklarını döküp baharda yeniden dirilen ağaç tanrısal tezahürün en arkaik biçimlerinden biridir. Ağaç Mitolojisi, dünyayı anlamlandırma maceramızın, korkularımızın ve ümitlerimizin tarihine bakıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 23:10:03 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arslanhane - Bir Hükümdarın Doğuşu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arslanhane-bir-hukumdarin-dogusu-8592/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/arslanhane-bir-hukumdarin-dogusu-8592/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_27A96C-B1FA3D-124FA6-D73320-5F4FCC-109734.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan'ın Parga kentinden korsanlarca kaçırılıp Manisa'da dul bir kadına satıldıktan sonra şehzade Süleyman'a hediye edilen ve kabiliyetleri sayesinde Makbul İbrahim Paşa adıyla sadaret makamına kadar yükselen Piero.Venedik Doçu Andrea Gritti'nin gayrimeşru oğlu olduğu için ata&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_27A96C-B1FA3D-124FA6-D73320-5F4FCC-109734.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yunanistan'ın Parga kentinden korsanlarca kaçırılıp Manisa'da dul bir kadına satıldıktan sonra şehzade Süleyman'a hediye edilen ve kabiliyetleri sayesinde Makbul İbrahim Paşa adıyla sadaret makamına kadar yükselen Piero.Venedik Doçu Andrea Gritti'nin gayrimeşru oğlu olduğu için ata yurdu yerine İstanbul'a giden ve ticari kariyeri sebebiyle imparatorluktaki en kudretli insan­lardan biri olan Alvise Gritti.Bu iki kişinin yolları 16. yüzyılın başlarında İstanbul'da kesişecek ve ne yazık ki son nefeslerini verirken de benzer bir kaderi paylaşacaklardır.Arslanhane'de Christopher de Bellaigue, bu iki karak­ter üzerinden, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman döneminin tarihini kurgusal öğelerle zenginleştirerek bir roman tadında okurlara sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 23:04:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pervaneler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pervaneler-9868/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pervaneler-9868/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66F54F-3AEE3C-77694B-065260-4D860C-209857.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"&hellip; Bütün İstanbul'un incelikten, ahenkten, asaletten, renk ve ayrıntı zenginliğinden oluşan şairane manzarası ortasında, Marmara'nın mavi ipek sularından saçlı bir baş gibi yükselen adanın tepesinde Byzance College, büyüklüğe ve servete ibadet eden yeni görmüş bir memleketin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66F54F-3AEE3C-77694B-065260-4D860C-209857.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"&hellip; Bütün İstanbul'un incelikten, ahenkten, asaletten, renk ve ayrıntı zenginliğinden oluşan şairane manzarası ortasında, Marmara'nın mavi ipek sularından saçlı bir baş gibi yükselen adanın tepesinde Byzance College, büyüklüğe ve servete ibadet eden yeni görmüş bir memleketin zevkiyle yapılmış kibirli ve muazzam binalarını, çevresini küçümseyen edasıyla yükseltiyordu..."Müfide Ferit Tek, işgal kuvvetlerinin İstanbul'u terk etme sahnesiyle başlayan Pervaneler'i, 1924 yılında yazmıştır. Yeni ilan edilen Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı bu yıllarda eğitim politikalarının belirlenmesi, milliyet ve milli kimlik oluşumu gibi meselelerin öne çıktığı görülmektedir. Pervaneler, böyle bir zeminde ülkedeki yabancı okullar ve yabancı evlilikler hususunu çeşitli yönleriyle irdeleme gayretiyle kaleme alınmış bir romandır. Müfide Ferit'in yakın çevresini gözlemleyerek kurguladığı romanda kişiler aile hikâyeleri, toplumsal ve sınıfsal aidiyetleri, hevesleri, düş kırıklıkları ve psikolojik motivasyonlarıyla ele alınmaktadır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 23:02:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Onikiler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/onikiler-3468/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/onikiler-3468/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_109006-EC4652-08922C-FCE032-585533-D65903.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İçinden "adam aman"lar, "yâr hey"ler yükselen; kıraneteli, zillimaşalı aranağmeler taşan; "yaşa"lar, "var ol"lar kopan hıncahınç kahve, Çeki Rıza'nın Çukurçeşme'deki meşhur semai kahvesi. En ünlü müdavimleri İstanbul'a nam salmış, kanunsuz bir çete: Onikiler. Elebaşı Arap&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_109006-EC4652-08922C-FCE032-585533-D65903.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İçinden "adam aman"lar, "yâr hey"ler yükselen; kıraneteli, zillimaşalı aranağmeler taşan; "yaşa"lar, "var ol"lar kopan hıncahınç kahve, Çeki Rıza'nın Çukurçeşme'deki meşhur semai kahvesi. En ünlü müdavimleri İstanbul'a nam salmış, kanunsuz bir çete: Onikiler. Elebaşı Arap Abdullah&hellip; Yıl 1886. Onikiler, İstanbul'un gece hayatının tam içinde&hellip; Aynı zamanda paşalar, bürokratlar da onların takıldığı kahvelerin ve eğlence yerlerinin müdavimleri. Onikiler ekseninde İstanbul'un gerçekle kurgu kahramanları harala güreleyle geçen yaşamlarıyla karşımızda&hellip; Aşklar, gönül eğlendirmeler, entrikalar, ihanetler, kantocular, ortaoyuncular, genelev patroniçeleri, fahişeler, azgınlar, çapkınlar ve yangınlar; hem gerçek hem de gönül yangınları&hellip; Sermet Muhtar Alus'un yazıp resimlediği ve "büyük halk romanı" olarak tanımladığı Onikiler, 1935'te Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilmiştir. Onikiler, argoya da sıklıkla yer veren zengin dili ve gözlemleriyle bir dönemin sosyal ve siyasal görünümünü de gözler önüne seren bir belge niteliğindedir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 22:56:19 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türk Köylü Dansları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turk-koylu-danslari-7797/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turk-koylu-danslari-7797/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1DB87D-08915D-5C5560-E84AD0-15A2A9-572855.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarına ait halay çekenleri betimleyen A. I. Melling, halk danslarımız için en eski ve gerçeğine çok yakın görsellere imza atmış: Sıra başında mendil sallayan, davul, zurna ve saz eşliğinde oynayanlar, seyredenler&hellip; Bu oyunlar, Türklüğün&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1DB87D-08915D-5C5560-E84AD0-15A2A9-572855.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarına ait halay çekenleri betimleyen A. I. Melling, halk danslarımız için en eski ve gerçeğine çok yakın görsellere imza atmış: Sıra başında mendil sallayan, davul, zurna ve saz eşliğinde oynayanlar, seyredenler&hellip; Bu oyunlar, Türklüğün geçmişi, yolculukları, durak yerleri, yayılma ve etkileme-etkilenme alanları kadar eski ve köklüdür. Dinsel boyutundan, gösterim boyutuna Türk halk oyunlarının yozlaşmadan yaşamaya, yaşatılmaya ihtiyacı var.Metin And 1962'de Dionisos ve Anadolu Köylüsü ile 1964'te Türk Köylü Dansları'nı yayımlayarak "ihtiyaçlara cevap aramak amacıyla" bu alanda da cesur adımlar attı. Geçmiş ve günceli, gösterim sanatları, mitolologya, halkbilimi ve "dans" tarihi açısından gününe ve bugüne göre yeni görüşlerle inceledi. Bu iki kitap, aynı kalemden çıkmış ve birbirinin kardeşi olarak görülmeye değer örnek çalışmalardır.Her bilginin önünde, yenileri ortaya çıktıkça eskimeye yüz tutma eğilimi vardır. Ancak doğru yol ve doğru yöntemlerle başlatılmış eski araştırmalar, öneriler, dikkat çekmeler her zaman değerlerini korumuştur. Türk Köylü Dansları da evrensel bakış açısıyla yerli olana yönelmenin güzel örnekleriyle doludur. Yeni önermeler için görsellerle zenginleştirilmiş olarak okuyucuyla bir kez daha buluşuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 22:55:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cumhuriyet ve Müzik]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhuriyet-ve-muzik-3006/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhuriyet-ve-muzik-3006/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FBEDAA-7E0CB7-51D234-FC6C85-959317-4BCE2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Cumhuriyet yeni sosyolojik modelle beraber yeni müziği yaratmak durumundaydı. Bu hem zorunluluktu hem de gereklilikti. Bu yenileşme hareketi; yeni bir yönetici sınıfını, yeni bir insan tipini, yeni bir ideolojiyi ve yeni bir müziği yaratırken Avrupa kültürüne eklemlenmeyi de beraberinde&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FBEDAA-7E0CB7-51D234-FC6C85-959317-4BCE2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />"Cumhuriyet yeni sosyolojik modelle beraber yeni müziği yaratmak durumundaydı. Bu hem zorunluluktu hem de gereklilikti. Bu yenileşme hareketi; yeni bir yönetici sınıfını, yeni bir insan tipini, yeni bir ideolojiyi ve yeni bir müziği yaratırken Avrupa kültürüne eklemlenmeyi de beraberinde getirdi."Cumhuriyet ve Müzik, Cumhuriyetin yüz yıllık müzik serüvenini demokrasi, çoğulculuk, çok kültürlülük gibi temel kavramlar üzerinden ele alıyor. Siyaset, eğitim, toplumsal değişim, ekonomi, popüler kültür başlıklarıyla dönemin gelişim ve dönüşümünü sorguluyor.Melih Duygulu, Cumhuriyetin kültür politikalarını geniş bir perspektiften ele aldığı çalışmasında, müzik üzerinden gelenekçiler ile modernlerin mücadelesinin toplumsal farklılıkları nasıl belirginleştirdiğini belge ve tanıklıklarla aktarıyor. 1923'ten itibaren onar yıllık periyotlarla tüm gelişmeleri, müzik ve sanat akımlarını, türleri, kurumları, müzik sektörünü ve zamanına damga vuran sanatçıların çalışmalarını inceliyor ve toplumsal sonuçlarını ortaya koyuyor. Bu çalışma yalnızca müzisyenlere ve müzik eğitimi alan öğrencilere değil, cumhuriyet döneminde ses kültürünün geçirdiği evreleri anlamak isteyen geniş okur kitlesine de sesleniyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 22 Jul 2024 22:52:00 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İrade Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/irade-psikolojisi-165/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/irade-psikolojisi-165/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8B0C2D-BC5123-6F92C7-8CAA0B-CC710A-A6F3DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta insanlık tarihinde ilk defa irade konusunda yepyeni bir paradigma sunulmaktadır! Peki, nedir bu yepyeni irade paradigması? Egodan beslenen, sınırlı güce sahip olan dünyasal irade ve ebedî özden beslenen, sınırsız güce sahip olan varoluşsal irade. İnsan evladının davranışlarını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8B0C2D-BC5123-6F92C7-8CAA0B-CC710A-A6F3DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta insanlık tarihinde ilk defa irade konusunda yepyeni bir paradigma sunulmaktadır! Peki, nedir bu yepyeni irade paradigması? Egodan beslenen, sınırlı güce sahip olan dünyasal irade ve ebedî özden beslenen, sınırsız güce sahip olan varoluşsal irade.
İnsan evladının davranışlarını ve edimlerini izah etmek için irade işleyişini anlamak son derece önemlidir. Bu kitapta irade fenomeninin gizemi, bilinmeyen mekanizmaları, işleyişi ve insan hayatına etkileri açıklanmaktadır.
İnsanlık tarihinde ilk defa iradenin sınırsız bir güce sahip olabileceğine dair gerçek bu kitapta açıklanmaktadır. Bir insan hedeflerine ulaşamadığında ona iradesinin sınırsız ve tükenmez potansiyele sahip olabileceği söylenmelidir.
Bu kitapta insanlık tarihinde ilk defa irade ile zekâ olgularının tamamen farklı iki insan yetisi olduğu kanıtlanmıştır. Zekâ karar verme mercidir, irade ise zekâ tarafından verilmiş kararın icra edilme mercidir.
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol, Duygu, Masumiyet, Kuşku, Merak ve Kahkaha gibi insana dair hemen her konuda 92 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor. Tüm kitapseverler yazarın yüze yakın kitabına ilişkin paylaşımları, yazarın kitaplarına özgü sosyal medya hesapları üzerinden de takip edebiliyor.&nbsp;
İrade konusundaki doyurucu ve sürükleyici anlatımıyla elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı olan &#34;İrade Psikolojisi", okuyucunun irade konusundaki tüm sorularına yanıt bulmasını sağlıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Nov 2023 19:06:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Büyükada Arkamdan Bakar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/buyukada-arkamdan-bakar-881/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/buyukada-arkamdan-bakar-881/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6120E5-FECCCD-B75B5E-82BD6A-383CD9-2BD0C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayatımın ilk 25 yılını ve o her bir yılın üç mevsimini Büyükada&#39;da geçirdim. İlk kez bisiklete binmeyi, Arkadaşlıkları, Erik çaldığım ağaçlardan düşerek dizimi kanatmayı, Yüzmeyi, boğulmamayı, Güneşlenmeyi, Ölmez komşulukları, Sevgiyi ve paylaşmayı, Büyükada&#39;da&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6120E5-FECCCD-B75B5E-82BD6A-383CD9-2BD0C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hayatımın ilk 25 yılını ve o her bir yılın üç mevsimini Büyükada&#39;da geçirdim.
İlk kez bisiklete binmeyi,
Arkadaşlıkları,
Erik çaldığım ağaçlardan düşerek dizimi kanatmayı,
Yüzmeyi, boğulmamayı,
Güneşlenmeyi,
Ölmez komşulukları,
Sevgiyi ve paylaşmayı,
Büyükada&#39;da öğrendim.
Büyükada&#39;nın bir tarih, yitik değerler diyarı ve sevgi adası olduğunu bu kitapta yaşayabilirsiniz]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 23 Aug 2023 20:35:11 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vicdan Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vicdan-psikolojisi-757/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/vicdan-psikolojisi-757/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E2BAE-D55CAE-D27D32-6D316E-B49EBB-8E2B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta insanlığa vicdan konusunda yepyeni bir paradigma sunulmaktadır. Nedir bu yepyeni paradigma? Dünyasal vicdan ve varoluşsal vicdan paradigması. Yani doğuştan herkeste var olan varoluşsal vicdan ve sonradan oluşturulan dünyasal vicdan! &nbsp; Herkesin sahip olduğu dünyasal vicdana&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3E2BAE-D55CAE-D27D32-6D316E-B49EBB-8E2B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta insanlığa vicdan konusunda yepyeni bir paradigma sunulmaktadır. Nedir bu yepyeni paradigma? Dünyasal vicdan ve varoluşsal vicdan paradigması. Yani doğuştan herkeste var olan varoluşsal vicdan ve sonradan oluşturulan dünyasal vicdan!
&nbsp;
Herkesin sahip olduğu dünyasal vicdana &#34;sahte vicdan" diyoruz ve tekâmül sayesinde tezahür eden varoluşsal vicdana &#34;gerçek vicdan" diyoruz. Bu iki tür vicdana sadece insan sahip olabilir çünkü yalnızca insan tekâmül edebilir.
&nbsp;
Dünyevi vicdan, zavallı insanın içinde durmadan havlayan bir &#34;köpektir". Bu köpek küresel toplumun çıkar gruplarının havlayan köpeğidir ve kişi çıkar gruplarının dayattıklarına göre hareket etmezse köpek ısırmaya başlar.
&nbsp;
Gerçek şu ki vicdan hücresinin anahtarı bireyin kendi cebindedir ama kişi onu nasıl kullanacağını bilmez. Bu hücrenin tuğlaları dayatmaların toprağıyla pişirilmiş, parmaklıkları ise beyin yıkamanın demiriyle örülmüştür.

	
Kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği, günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol, Duygu, Masumiyet, Kuşku, Merak gibi insana dair hemen her konuda 90 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;
Vicdan konusundaki doyurucu ve sürükleyici anlatımıyla elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı olan &#34;Vicdan Psikolojisi", okuyucunun vicdan konusundaki tüm sorularına yanıt bulmasını sağlıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Jul 2023 07:40:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merak Nedir ve Nasıl Canlandırılır?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/merak-nedir-ve-nasil-canlandirilir-682/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/merak-nedir-ve-nasil-canlandirilir-682/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BE9944-7E31E5-46256C-EAFD1F-CFBF33-B66102.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Merak" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BE9944-7E31E5-46256C-EAFD1F-CFBF33-B66102.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Merak" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor. &nbsp;
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, kitapta merak üzerine önemli tespitler yapıyor ve şunları söylüyor:
Her şeyden önce merak bir duygudur. Merak herhangi bir konuda bilgi edinmek, bir şeyleri öğrenmek veya anlamak için ortaya çıkan bir dürtüdür. Ayrıca bir şeyi yapma düşkünlüğü veya bir şeyle uğraşma hevesidir merak.&nbsp;
Tekâmül yolunda birey gerçek kendini bilmek ister ve gerçekten kim olduğunu merak eder. Bu, merak etmenin zirvesidir. Bütün diğer merak etmeler bu nihai meraka götüren yollardır. Zira insan merak etmenin zirvesine ulaştığında insanüstü insan olmaya doğru adım atar.&nbsp;
Bir insan, insan olmak için merakının peşinden gitmeli ve merak etmeyi asla bırakmamalıdır. Herkesin içinde doğuştan gelen merak dürtüsü vardır ama bu dürtü cahil kişiler tarafından köreltilebilir.&nbsp;
Çocuklar hep merak içinde yaşar ve her şey soru sormalarına neden olur. Onlar deniz kenarında merakla deniz kabuklarını inceler ve renkli taşları toplar.&nbsp;
Çocuk yabani bir çiçeği şaşırtıcı bulunca ona merakla bakar ve koparıp yanında götürür. Bir yabani çiçeği incelerken çocuk bir kelebeğin çiçeğe konduğunu görür ve gözleri merakla dolar.&nbsp;
Sırf meraktan çocuk kelebeği yakalamak ister ve yakalayamayınca kelebeğin peşinden koşar. Çocuğun her hücresi şaşkınlık ve merakla doludur. İşte hayatı yaşamaya değer kılan, insan evladının en önemli özelliği şaşırarak merak etmektir.&nbsp;
Şaşırarak merak etme özelliğini kaybeden insan yaşayan ölüye dönüşür. Merakın kaybolduğu an insan da kaybolur. Maddi illüzyon ormanında kaybolarak yolunu bulamaz. Aslında merakın ölümü, bireyselliğin de ölümüdür.&nbsp;
Gerçek şu ki bir insan merak hissetmediği an motivasyon gücünü kaybeder ve acizleşir. Merak etme ve kahkaha atma yeteneği dünyayı çılgınca araştırmaya, hayatı yaşamaya değer yapan özelliklerdir.&nbsp;
İşte şaşırmak, merak etmek, soru sormak ve yanıtı bulunca kahkaha atmak hayatı sadece yaşamaya değer değil, durmadan araştırmaya, keşfetmeye, müzik yapmaya, şarkı söylemeye, dans etmeye ve kutlamaya da değer yapar.&nbsp;
Kitaptan başlıklar:
Bu kitabı okuyan insan, merak konusundaki bütün sorularına cevap bulacaktır!
Merak nedir?
Merak psikolojisi nedir?
Merak sosyolojisi nedir?
Merak ideolojisi nedir?
Merak nörolojisi nedir?
Merak fenomeni nedir?
Merak hazinesi nedir?
Merak gizemi nedir?
Merak mucizesi nedir?
Merak mistisizmi nedir?
Bu ve bunun gibi sorular artık cevapsız kalmayacak!
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol, Duygu, Masumiyet ve Kuşku gibi insana dair hemen her konuda 89 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 02 Jul 2023 07:27:51 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kuşku Nedir ve Nasıl Giderilir]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kusku-nedir-ve-nasil-giderilir-138/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kusku-nedir-ve-nasil-giderilir-138/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_485BF2-D09F95-55B78A-174B61-81BBE0-85B1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 88 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı ve Nobel Barış Ödülü adayı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından heyecanla beklenen yeni kitabı &#34;Kuşku Nedir ve Nasıl Giderilir?" çıktı.&nbsp; Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_485BF2-D09F95-55B78A-174B61-81BBE0-85B1E7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 88 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı ve Nobel Barış Ödülü adayı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından heyecanla beklenen yeni kitabı &#34;Kuşku Nedir ve Nasıl Giderilir?" çıktı.&nbsp;
Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Kuşku" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor. &nbsp;
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, kitapta kuşku üzerine önemli tespitler yapıyor ve şunları söylüyor:
Kuşku, bir olguyla ilgili gerçeği bilmemekten kaynaklanan zihinsel duraklamadır. Bir şey konusunda işkillenmekten ortaya çıkan uyanıklıktır kuşku. Bireyin elindeki konuyla ilintili ne evet ne de hayır diyememesi sonucu oluşan kararsızlıktan &#34;kuşku" denilen olgu ortaya çıkar.&nbsp;
Gerçek şu ki makul kuşkuculuk faydalı ve gereklidir. Lakin amaçsızca her taşın altında düşman aramak zararlı ve gereksizdir. Psikolojide ağır kuşkuculuğa paranoya denilir. Aslında kişi değişmezse hafif kuşkuculuk ağır kuşkuculuğa dönüşebilir.&nbsp;
Kuşku kararsızlığa, kararsızlık ise korkuya neden olur. Bu kuşku – kararsızlık &nbsp;– &nbsp;korku zincirine kısaca KKK veya 3K diyoruz. Günümüzde 3K insanlara hükmediyor, onların düşüncelerini etkiliyor ve davranışlarını manipüle ediyor. Formül şudur: 3K= Kuşku + Kararsızlık + Korku.&nbsp;
Küresel toplumun birçok alanında insanları etkilemek ve yönlendirmek için 3K kasıtlı olarak kullanılır. Bu nedenle 3K olgusunu anlamak son derece önemlidir. Günümüzün insanları 3K'ya karşı savunmasızdır.&nbsp;
Tekâmül sayesinde birey durumunu doğru bir şekilde değerlendirir, 3K'sını tam olarak hesaba katabilir, onu azaltır, kontrol altına alır, olumsuz etkilenmemek ve acı çekmemek için daha iyi konumlanır.&nbsp;
Gerçek şu ki varoluş bir oyundur ve bu evrende gerçekleşen her şey bu oyunun bir parçasıdır. O yüzden aydınlanmış bilge her eylemin varoluşsal oyunun bir parçası olduğunun farkındadır ve her şeyi bir oyun olarak icra eder.&nbsp;
Aslında kuşku duymak da varoluşsal oyunun bir parçasıdır ve birey kuşkuyu bir oyun aracına dönüştürünce kuşku duymak eğlenceli bir oyuna dönüşür. Bu oyunun bir parçası da gerçeği aramak, araştırmak, soru sormak ve doğru yanıtı bulmaktır.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 28 May 2023 10:51:55 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rüya Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ruya-psikolojisi-975/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ruya-psikolojisi-975/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C613DF-C5A595-F57293-97386F-729561-948657.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanlık tarihinde ilk defa bu kitapta &#34;Rüya nedir?" sorusuna kesin ve tatmin edici yanıtlar sunulmaktadır. Rüya konusu insanlarda her zaman ilgi ve merak uyandırmıştır çünkü herkes her gece rüya görmekte ama bunun tam da ne olduğunu bilmemektedir! Bugüne kadar saklı tutulan rüya&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C613DF-C5A595-F57293-97386F-729561-948657.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsanlık tarihinde ilk defa bu kitapta &#34;Rüya nedir?" sorusuna kesin ve tatmin edici yanıtlar sunulmaktadır. Rüya konusu insanlarda her zaman ilgi ve merak uyandırmıştır çünkü herkes her gece rüya görmekte ama bunun tam da ne olduğunu bilmemektedir!

	
Bugüne kadar saklı tutulan rüya gizemi açıklanmazsa insanlar kendilerine daha çok zarar verecek ve farkında olunmayan tehlikeler ortaya çıkacaktır. İşte bu kitabın amacı rüya gizeminin insanlığın hazır olduğu kısımlarını açıklamaktır.

	
Şayet bir insana rüyasında gelecekle ilgili bir bilgi veriliyorsa bu yoktan ortaya çıkmış bir gelecek bilgisi değildir. Peki, bu gelecek bilgisi nereden ortaya çıkmaktadır? İnsanlık tarihinde ilk defa bu sorunun yanıtı bu kitapta paylaşılmaktadır.

	
Peki, bir rüyada geleceği görmeyi sağlayan şey nedir? Asırlardır insanlar bunu merak etti ama doyurucu bir yanıt bulamadı! İşte bu kitapta çok merak edilen bu ve bunun gibi sorulara doyurucu ve bilimsel yanıtlar verilmektedir.

	
Kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği, günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol, Duygu ve Masumiyet gibi insana dair hemen her konuda 87 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 23 Apr 2023 08:20:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İntihar Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/intihar-psikolojisi-634/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/intihar-psikolojisi-634/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CD078-FC2DD3-F7949B-0FEA19-499517-31CAA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsan evladı kendini öldürebilir veya yaşamaya devam edebilir. Aslında her gün herkes buna karar vermektedir: &#34;Yaşamaya devam mı, tamam mı?" Bazıları yaşaması mümkün olmasına rağmen ölmeyi seçer, bazıları ise kendini öldürmesi mümkün olmasına rağmen yaşamayı seçer.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CD078-FC2DD3-F7949B-0FEA19-499517-31CAA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsan evladı kendini öldürebilir veya yaşamaya devam edebilir. Aslında her gün herkes buna karar vermektedir: &#34;Yaşamaya devam mı, tamam mı?" Bazıları yaşaması mümkün olmasına rağmen ölmeyi seçer, bazıları ise kendini öldürmesi mümkün olmasına rağmen yaşamayı seçer.
	
	
Gerçek şu ki intihar bir çöldür, intiharcı ise bu uçsuz bucaksız intihar çölünde acılar içinde dolaşan ve çözüm bulamayan bir azap yolcusudur. İntihar çölünde dolaşan insan başkalarının kalbine zalimlik tohumları eker çünkü o kendine karşı zalim olmaktadır.
	
	
Her insan bünyesinde hem yapıcı hem de yıkıcı dinamikler mevcuttur. Canlı varlık, cansız bedene can vererek hayata getirir. Sonuç olarak insan bünyesinde canlanmış bedenin canını alarak tekrar cansız hâle getirme dürtüsü bulunmaktadır.
	
	
Gerçek şu ki intihar bir zihin kurgudur. Zira zihin intihar sahnesi kurar, bir intihar senaryosu yazar ve bir intihar oyunu sergiler. İnsan zihnin bu intihar oyununa gelirse eninde sonunda intihar edebilir.
	
	
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. 
	
	Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol, Duygu ve Masumiyet gibi insana dair hemen her konuda 86 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 08 Mar 2023 10:15:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bedeni Çalıştırma Sanatı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bedeni-calistirma-sanati-923/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bedeni-calistirma-sanati-923/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1E26D7-B9C7CC-D7B168-80997B-E163B3-22D644.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akif Manaf bu eserinde &#34;Bedeni Çalıştırma Sanatı"nı kapsamlı bir şekilde gereken tüm detaylarıyla hem derin teorik hem de pratik yönleriyle, kolay anlaşılır bir dille ve sistematik bir tarzda anlatmaktadır.&nbsp; Bu olağanüstü kitap 480'den fazla tekniğin detaylı tarifini ve&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1E26D7-B9C7CC-D7B168-80997B-E163B3-22D644.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Akif Manaf bu eserinde &#34;Bedeni Çalıştırma Sanatı"nı kapsamlı bir şekilde gereken tüm detaylarıyla hem derin teorik hem de pratik yönleriyle, kolay anlaşılır bir dille ve sistematik bir tarzda anlatmaktadır.&nbsp;
Bu olağanüstü kitap 480'den fazla tekniğin detaylı tarifini ve aşamalarını gösteren 500 kadar resim içermektedir. Kitapta her tekniğin beden üzerindeki özel tedavi edici etkileri ayrı ayrı açıklanmaktadır.&nbsp;
UYF Başkanı Akif Manaf eserde Bedeni Çalıştırma Sanatını tüm incelikleriyle anlatıyor ve şunları söylüyor:
&#34;Bu kitapta Yoga kelimesini kullandığımızda Orijinal Yoga Sistemi'ni kastediyoruz. Günümüzde yaygın olan sözde yoga türleri ya da ekollerinden söz etmiyoruz. Bunlar, Orijinal Yoga Sistemi'nden alıntılar içermelerine rağmen sistemin özel olumlu etki ve yararlarına sahip değildirler.
Orijinal Yoga Sistemi aslen sadece teorik bir bilim değil, aynı zamanda pratik yani uygulamalı bir bilimdir. Yalnızca derin teorik bilgiye dayanan pratik uygulama kişiyi gerçek deneyim ve doğru anlayışa ulaştırır. Yoga, kişiyi daha iyi ve daha sağlıklı yaşama götüren bir yoldur.&nbsp;
Yoga, iş hayatında daha hızlı, becerikli ve verimli olmayı, hayatı tümüyle daha kontrollü yaşamayı sağlamaktadır. Birey zihnini ve duygularını daha iyi bir şekilde kontrol etmekte, fiziksel ve zihinsel uyuma ulaşmaktadır.&nbsp;
Yoga teknikleri insan karakterini fiziksel, zihinsel, duygusal ve spiritüel boyutlarda bütünleştirmektedir. İnsan ve evren arasında mükemmel uyum yakalanmaktadır. Bu içsel bir eğitim ve pozitifleşme işlemidir.&nbsp;
Birey bütün gizli potansiyellerini kullanmaktadır. İnsan bedenin, duyguların ve zihnin sınırlarını aşarak bilincin en yüksek düzeylerine ulaşmakta ve gerçek ebedî mutluluğun tadını çıkarmaktadır
Bu kitabın amacı Orijinal Yoga Sistemi'nin üçüncü, Asana basamağını orijinal kaynaklardan olduğu gibi insanlara aktarmaktır. Asana yani Yoga duruşlarının uygulanması çok boyutlu bir çalışmadır. Bu basit bir beden çalışması değildir. Duruşlar orijinal şekilde yapıldıkça çok boyutlu, olumlu ve kalıcı bir etki sağlamaktadır.
Bu kitabın konusu Yoga Asanaları olmasına rağmen Yoga sadece vücut duruşlarından oluşan bedensel bir çalışma değildir. Yoga insanoğlunun kendini tanımasına ve mükemmel bir şekilde geliştirmesine aracılık eden evrensel bilgi sistemidir. Bu sistem kişinin bedensel, zihinsel ve spiritüel yaşamına uyum ve denge getirerek, hayatı oluşturan her şeyle birlik içinde olma imkânı sunmaktadır."
Yazar &#34;Bedeni Çalıştırma Sanatı" eserinde tekniklerin yalnızca fiziksel yönünü değil, aynı zamanda çeşitli ince ayrıntılarını bilimsel açıklamalar ışığında aktarmaktadır.&nbsp;
Kitabın amacı; okuyuculara tam bir fiziksel sağlık, sinirsel denge, zihinsel rahatlık, berrak ve uyanık bir bilinç kazandırmaktır.&nbsp;
Sunulan detaylı açıklamalar ve resimler ile tüm teknikler son derece kolay anlaşılır bir bütünlükle işlenmiştir.&nbsp;
Yazar bu kitabıyla hem yeni başlayan hem de deneyimli okurlar için çok yararlı, güvenilir bir kaynak sunmuştur. &#34;Bedeni Çalıştırma Sanatı" eserinde belirtilen özel teknikler düzenli uygulandığında fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlık yaşam boyu korunabilecek ve komplike uygulamalar dahi zorlanmadan öğrenilebilecektir.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 10 Jan 2023 18:18:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Komşum Beni Neden Öldürdü?]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/komsum-beni-neden-oldurdu-287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/komsum-beni-neden-oldurdu-287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_730406-C31BDB-F058DC-927824-1212D9-8154A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA, Türkiye'deki şiddet olaylarını azınlık sorunlarına dayandırıyor. CIA'e göre Aleviler ve Kürtler azınlık. &nbsp; Yazar Hulusi Konak'ın, Komşum Beni Neden Öldürdü? / 1978 Maraş Katliamının Öyküsü isimli kitabında yer alan, &#34;Türkiye:&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_730406-C31BDB-F058DC-927824-1212D9-8154A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA, Türkiye'deki şiddet olaylarını azınlık sorunlarına dayandırıyor. CIA'e göre Aleviler ve Kürtler azınlık.
&nbsp;
Yazar Hulusi Konak'ın, Komşum Beni Neden Öldürdü? / 1978 Maraş Katliamının Öyküsü isimli kitabında yer alan, &#34;Türkiye: Yeniden Canlanan Terörizm Tehdidi" başlıklı, 1 Eylül 1984 tarihli, CIA-RDP85S00316R000200160005-8 nolu gizli raporda özetle şu ifadelere yer veriliyor:
&nbsp;
&#34;...Sünni Müslüman çoğunluk ile Alevi azınlık arasındaki bölünme de devam ediyor. Sünniler İslami ortodoksluğu ve geleneği temsil eder. Nüfusun belki de dörtte birini oluşturan Aleviler, daha heterodoks dini uygulamalara ve mistisizme üyedir.
&nbsp;
...Alevilerin Kemalist reformlara, özellikle de Sünni baskı ve tahakkümünden bir kaçış olarak gördükleri sekülerleşmeye coşkulu tepkileri mezhepsel farklılıkları pekiştirdi. Alevilerin çoğu, içinde uyumlu ve etkili bir azınlık oluşturdukları Cumhuriyet Halk Partisi&#39;ni hala desteklemektedir. Göreceli yoksullukları da onları siyasi yelpazenin soluna yöneltti. Daha müreffeh Sünniler sağa yöneldi ve Adalet Partisi&#39;ne ve daha muhafazakar küçük partilere çekirdek desteği sağladı.
&nbsp;
...Geçen Kasım ayında sona eren üç yıllık askeri yönetim altında şiddet olaylarında ciddi bir azalmaya ve bir dizi gizli terörist grubun yok edilmesine rağmen, şu nedenlerden dolayı Türkiye&#39;nin terörü sona erdirme çabalarının başarılı olduğuna inanmıyoruz:
&nbsp;
...Kent nüfusu, bir bütün olarak nüfustan bile daha hızlı büyümüştür. 1960 yılında nüfusun yüzde 25&#39;i şehirlerde yaşıyordu; 1980&#39;e gelindiğinde, pay yüzde 50&#39;ye yükseldi. Bu, farklı ve bazen düşmanca etnik ve dini grupları, şehrin iyi bilinmeyen mahallelerinde bazen şiddetli sonuçlarla bir araya getirdi. Örneğin, Aralık 1978&#39;de büyük çaplı ayaklanmalara sahne olan güneydoğudaki Kahramanmaraş şehri, 1970&#39;lerde Türkiye&#39;de belki de en yüksek büyüme oranına sahipti.
&nbsp;
Şiddetin kökleri de Türkiye&#39;nin ciddi azınlık sorunlarına dayanmaktadır. En sıkıntılı olanı, radikal sol gruplara asker sağlamada etnik Türkler'den sonra ikinci sırada yer alan güneydoğu illerindeki Kürtlerdir.
&nbsp;
...Türk yetkililer bir Kürt azınlığın varlığını inkar ediyor. Türkiye&#39;nin doğusunda yoğunlaşan ve nüfusun belki de yüzde 15&#39;ini oluşturan Alevi topluluğu da bir diğer önemli azınlıktır. Aleviler (hem Sünni hem de Şii doktrininin yanı sıra Şamanizm ve Hristiyanlık'ın unsurlarından beslenen bir İslam versiyonunu uygulayan etnik Türkler), Sünni çoğunluk tarafından şüphe, hoşgörüsüzlük ve açık düşmanlıkla görülüyor. Şiddet bu gruplar arasında sık sık alevlenmektedir.
&nbsp;
...Terörizm ilk olarak muhafazakar ve otoriter Menderes hükümeti döneminde önemli boyutlar kazandı. Sürdürülen yanlış yönetim Mayıs 1960&#39;ta reformist ordu albayları tarafından bir askeri darbenin yapılmasına neden oldu.&nbsp;
&nbsp;
...1973/74 petrol fiyatlarındaki artışlar ve 1974 Kıbrıs meselesi gibi dış gelişmeler, radikalizmin büyümesine katkıda bulunan yeni ekonomik zorluklar ve batı karşıtı duygular üretti. Amerika Birleşik Devletleri&#39;nden duyulan memnuniyetsizlik, Orta Doğu&#39;da İslami köktenciliğin yükselişi ve zorlu sol grupların yükselişi, sırayla İslami ve neofaşist grupların ortaya çıkmasına neden oldu.
&nbsp;
...İlk büyük ölçekli şiddet olayı Aralık 1978&#39;de Kahramanmaraş&#39;ta Sünniler ve Aleviler arasında meydana geldi. Şehirde 100&#39;den fazla kişinin öldürülmesi, merkez soldaki Ecevit hükümetinin büyük kentsel alanlar da dahil olmak üzere 13 ilde sıkıyönetim ilan etmesine yol açtı. Bununla birlikte, kısmen büyük siyasi partilerin aşırılık yanlılarıyla delik deşik olması ve terörizme karşı iş birliği yapmak istememeleri nedeniyle durum hızla kötüleşti. 1980 yılına gelindiğinde, terör saldırılarında her gün 20 kadar Türk ölüyordu. Kurbanlar arasında eski bir başbakan (Eski Başbakan Nihat Erim), bir parti başkan yardımcısı, bir sendika lideri, ülkenin önde gelen gazetecisi ve üst düzey güvenlik görevlileri yer aldı. Durumun hızla yaklaşan bir iç savaştan endişe eden ordu, nihayet 12 Eylül 1980&#39;de müdahale ederek askeri yönetim uyguladı."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 30 Dec 2022 08:31:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Peşimdeki Melek]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pesimdeki-melek-680/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pesimdeki-melek-680/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B9412-0AC680-CE2654-9BBFBC-56B733-A5308A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır uluslararası medyada tanınan gazeteci, yazar Yılmaz Akıncı'nın ilk kitabı &#34;Peşimdeki Melek" raflarda yerini aldı. Milyonlarca insanın hayatına mal olan ve İnsanlık tarihi kadar &nbsp;eski savaşlardan çıkarılmamış derslerle yüzleşeceğimiz bu kitapta, yazarın Paris'te&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B9412-0AC680-CE2654-9BBFBC-56B733-A5308A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />25 yıldır uluslararası medyada tanınan gazeteci, yazar Yılmaz Akıncı'nın ilk kitabı &#34;Peşimdeki Melek" raflarda yerini aldı.

	
Milyonlarca insanın hayatına mal olan ve İnsanlık tarihi kadar &nbsp;eski savaşlardan çıkarılmamış derslerle yüzleşeceğimiz bu kitapta, yazarın Paris'te başlayan hikayesinin, savaş bölgelerinde &nbsp; zaman zaman arkadaşları ile yaşadığı deneyimlerle buluştuğu, soluksuz okuyabileceğimiz bir hikayeye evrildiğine tanıklık edeceğiz.

	
Mona Yayınlarından çıkan ve raflarda yerini alan kitap için yazar Yılmaz Akıncı: &#34;Kitabımın okuyucuyu görünen ve görünmeyen dünyaların kesiştiği ,savaş ve barışın irdelendiği bir düzlemde buluşturacağını, &nbsp; merak, farkındalık ve hayatı sorgulatan bir dünya ile buluşturacağını &nbsp; düşünüyorum. Kahramanin yaşadığı her deneyimde, ölümle sınanırken, zaman zaman &nbsp;peşimdeki melek diye adlandırdığı bir güç &nbsp;tarafindan korunmasinin yanısıra, &nbsp;insanların hayattan beklentilerini de sorgulandığı bir hikaye, &#34; dedi.
Gercek olaylardan esinlenen ve Yazarin beyaz renge adadigi kitap &nbsp;bir donem Türkiye&#39;sinden izler de barindiriyor.&nbsp;
	
	
Savaşların toplumlar üzerindeki etkisini bir gazetecinin yaşamsal deneyimleri ile sorgulayacağımız Kitap D&amp;R kitap &nbsp;ve tüm online mecralardan temin edilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 10 Nov 2022 13:22:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masumiyet nedir ve nasıl geri kazanılır]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/masumiyet-nedir-ve-nasil-geri-kazanilir-432/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/masumiyet-nedir-ve-nasil-geri-kazanilir-432/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2B40B6-CF2A1B-D46E08-97FFE6-558E8D-7E2C45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, Nobel barış ödülü adayı ve 85 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından merakla beklenen yeni kitabı &#34;Masumiyet Nedir ve Nasıl Geri Kazanılır?" çıktı.&nbsp; Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2B40B6-CF2A1B-D46E08-97FFE6-558E8D-7E2C45.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, Nobel barış ödülü adayı ve 85 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından merakla beklenen yeni kitabı &#34;Masumiyet Nedir ve Nasıl Geri Kazanılır?" çıktı.&nbsp;
Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Masumiyet" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor. &nbsp;
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, eserde masumiyet üzerine önemli tespitler yapıyor ve şunları söylüyor:
Masumiyet, saflığın nihai halidir. İnsan ruhu hep ebedi yuvayı arar ve masumiyet bu yuvaya dönüş biletidir. Çekilen bütün acılar masumiyet kaybının sonucudur. Gerçek şu ki yeryüzünde hiç kimse masum değildir.&nbsp;
Masumiyeti bulmak için herkese tekâmül yoluna koyulmak gibi bir fırsat sunulmuştur. Yol, masumiyet arayışında bir bilinçlilik halidir. Tekâmül sayesinde bilinçlilik yükseldiğinde masumiyet çiçeği açmaya başlar.&nbsp;
Dökülen bütün gözyaşları kaybolmuş masumiyet içindir. Herkes ebedi özünde farkında olmadan sürekli masumiyeti taşıyor. Ebedi özdeki masumiyet herkesi hayat boyunca besliyor ve bir gün dışarıya taşmayı bekliyor.&nbsp;
Aslında masumiyet hiç kimsenin bilmediği ve herkesin unuttuğu varoluşsal bir sırdır. Bu sırrın hatırlanması için ilk adım aramak, ikinci adım aydınlanmak, üçüncü adım tekâmül etmek, dördüncü adım zekâyı uyandırmak, beşinci adım farkındalığı yükseltmek, altıncı adım ebedi öze merkezlenmek ve yedinci adım masumiyeti geri kazanmaktır.
Masumiyet herkeste var olan varoluşsal bir özelliktir. Fakat dünyevi yaşamda bu özellik her geçen gün erimektedir. Masumiyet nerede aranmalıdır? Bedenin içindeki ebedi özde. Peki, kimde aranmalıdır? Masum bebeğin gözlerinde.
Bazen insan çocukluğunu özler ama ne özlediğini tam da bilmez. Peki, nedir o özlenen şey? Özlenen şey masumiyettir çünkü masumiyet nedensiz coşkuya, hazza ve mutluluğa neden olur. İşte insan o nedensiz mutluluğun temelindeki masumiyeti özler.&nbsp;
Tekâmül bir masumiyet yağmurudur ve bu yağmur sonucu yüreklerde masumiyet çiçek açar. Masumiyet çiçeği insanın canına can, aşkına aşk, şefkatine şefkat, kahkahasına kahkaha, bilgeliğine bilgelik katar.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 21 Oct 2022 09:18:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yazılamalar: Güncel ve Düncel Yazılar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yazilamalar-guncel-ve-duncel-yazilar-590/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yazilamalar-guncel-ve-duncel-yazilar-590/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_38519F-284C69-8F7844-FBC8CA-4EF9C3-4FE3DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barış Yıldırım'ın çeşitli dergi ve portallerde yazdığı ve konferanslarda sunduğu siyasi yazı ve makalelerinden oluşuyor. Akademik dergi ve konferanslara gönderilen uzun makalelerden gündelik köşe yazılarına, hatta kısa gündem notlarına kadar farklı tür ve uzunlukta metinlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_38519F-284C69-8F7844-FBC8CA-4EF9C3-4FE3DB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barış Yıldırım'ın çeşitli dergi ve portallerde yazdığı ve konferanslarda sunduğu siyasi yazı ve makalelerinden oluşuyor. Akademik dergi ve konferanslara gönderilen uzun makalelerden gündelik köşe yazılarına, hatta kısa gündem notlarına kadar farklı tür ve uzunlukta metinlerin bir arada yer aldığı bu oylumlu derleme Yıldırım'ın siyasi kavrayışına dair felsefi metin &#34;Solun Ruhu" ile açıldıktan sonra 50'den fazla uzunlu kısalı metni &#34;Eylemin Kuramı: Marksizm", &#34;Gezi'yi Anlamak", &#34;Gezi'den Referanduma", &#34;Seçim İşleri, Devrim İşleri", &#34;Haklar, Haksızlıklar", &#34;Sol ve Söylem", &#34;Barış, Savaş ve Kürt Halkı", &#34;Seks, İşçilik mi?", &#34;Kitleler ve Hareketler", &#34;Devrim ve Sosyalizm" başlıkları altında bir araya geliyor. Geçtiğimiz yılların ses getiren polemiklerie dair yazılarıda içeren kitap seçimlere doğru gittiğimiz günlerde seçim ve devrimci siyaset arasındaki ilişkilere dair de çeşitli metinleri barındırıyor. Ahmet Haşim Köse (A.Ü Siyasal Bilgiler Fakültesi, profesör, muhreç akademisyen) kitap için yazdığı kapsamlı önsözde şöyle diyor: &#34;Kitabı ele alıp, okumaya başlayanlar geniş bir tartışma alanıyla karşı karşıya olduklarını hemen anlayacaklar. Aslında karşı karşıya olduğunuz tartışma konuları, Türkiye kapitalizminin kendine has özelliklerle biçimlenen iktidar örgütlenmesinin (Barış Yıldırım'ın Mahir'den esinlenerek kavramsallaştırdığı yarı-açık faşizmin) sürekliliğinde yaşanan olaylar ve kendini &#34;solda" addeden konumlanışların &#34;çokluğu" ile ilişkili. Kitabın başlangıç bölümü (&#34;Solun Ruhu") Barış'ın teorik konumlanışının sine qua non'u olsa da okuyucu onu Mahir'e bağlayan kavramların tematik tartışmalar içerisinde nasıl geçmişe ve günümüze taşındığını görecektir. Bu bile tek başına Mahir'in düşünsel mirasındaki sürekliliğinin yani yaşayan bir devrimci teori olarak varlığının güçlü bir kanıtıdır."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Oct 2022 10:08:13 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Geniş Merdiven: Müzik Yazıları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/genis-merdiven-muzik-yazilari-481/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/genis-merdiven-muzik-yazilari-481/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51E4D0-BCF53C-096D19-860810-30B9FB-FB7486.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birlikte kurdukları Geniş Merdiven Orkestra'da Murat Mengirkaon'la birlikte son dönemlerde çeşitli konserler veren Barış Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde çıkan ikinci kitabı. Yazarın müziğin farklı boyutlarına ilişkin yazı ve makalelerini bir araya getiren kitap Nota Bene'nin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_51E4D0-BCF53C-096D19-860810-30B9FB-FB7486.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Birlikte kurdukları Geniş Merdiven Orkestra'da Murat Mengirkaon'la birlikte son dönemlerde çeşitli konserler veren Barış Yıldırım'ın geçtiğimiz günlerde çıkan ikinci kitabı. Yazarın müziğin farklı boyutlarına ilişkin yazı ve makalelerini bir araya getiren kitap Nota Bene'nin kardeş yayınevi Ters Kule'den çıktı. Theodorakis'in bir şarkısında geçen &#34;geniş merdiven," yazarın birlikte müzik yaptığı ve epik oratoryolar sahnelediği orkestranın da adı. Bu kitapta daha önce farklı yerlerde yayımlanmış yazıların güncellenmiş ve düzenlenmiş halleriyle yeni yazılar birlikte yer alıyor. Besteci ve yazar Zülfü Livaneli, bu kitap için yazdığı önsözde şöyle diyor: &#34;Müziğimize bir teorik temel hazırlamak zorundaydık. Seslerin yüreğimizde uyandırdığı kıpırtılarla yürüyemezdik artık. Yazık ki aradan geçen bunca yıl, bu konuda bir ilerleme değil gerilemeye neden oldu. Adorno gibi müzik üstüne düşünen ve onu kültürün değişimi içinde gerçek yerine oturtan yazılar, kitaplar okuyamadık. Hep böyle gidecek değildi tabi. Bu dinamik, kendi içinden müzik üstüne düşünen ve yazan kafalar da çıkaracaktı. Birkaç yıl önce, önce sosyal medyadaki nitelikli görüşleri ve daha sonra yazılarıyla dikkatimi çeken Barış Yıldırım adlı genç bir arkadaş, bu boşluğu dolduracak gibi görünüyordu. Çünkü hem geniş bir literatür ve yabancı dil hakimiyetiyle konuyu derinlemesine ele alıyor, hem de sağlam nota ve enstrüman bilgisiyle müziğin 'içinden' olduğunu belli ediyordu. Müziğin tüzükle idare edilmeye çalışıldığı bir baskı döneminde Barış Yıldırım'ın bu nitelikli kitabını sunmaktan onur duyuyorum."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Oct 2022 10:05:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dağlar Kuşatır Yalnızlığını,]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/daglar-kusatir-yalnizligini-803/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/daglar-kusatir-yalnizligini-803/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E81C2F-858E93-01EF9E-F91120-84E8E5-4EEFF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barış Yıldırım'ın ikinci şiir kitabı ve şairin son yıllarda biriktirdiği şiirlerin arasından çeşitli izlekler ekseninde yapılmış bir derleme. Dünden Yarınları Görebilenlerimize başlıklı ilk şiir kitabını 2001 yılında yayımlanan Yıldırım, o günlerden bu yana şiir yazmayı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E81C2F-858E93-01EF9E-F91120-84E8E5-4EEFF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Barış Yıldırım'ın ikinci şiir kitabı ve şairin son yıllarda biriktirdiği şiirlerin arasından çeşitli izlekler ekseninde yapılmış bir derleme. Dünden Yarınları Görebilenlerimize başlıklı ilk şiir kitabını 2001 yılında yayımlanan Yıldırım, o günlerden bu yana şiir yazmayı hiç bırakmasa da şiirleri çeşitli dergilerde ve antolojilerde ancak aralıklarla yayımlandı. Yeni kitabında &#34;Serestar, &#34;Ay Korkusu", &#34;Ayaltı Büyü", &#34;Alışkanlık Sisinde", &#34;Hep Bu Yollarda", &#34;Gazeller Defteri", &#34;Şarkılar Defteri", &#34;Mutsuzluğun Poetikası", ve &#34;A, Ş, K" başlıklı dokuz bölüm altında şiirlerini bir araya getiren Yıldırım'ın sanatın kuramında ve farklı dallardaki pratiğinde benimsediği ve savunduğu yön olan üslup çoğulluğunu tutarlı bir sesle eklemliyor. Bestelenen veya bestelenmek üzere yazılmış &#34;sözler"in de şiir sanatının ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünen şair, bir kısmı kendisi ve farklı sanatçılar tarafından yorumlanmış, çoğunluğu ise ilk kez bu kitapta okur karşısına çıkan &#34;şarkı sözleri"ni de ayrı fakat bütünleşik bir bölüm halinde sunuyor. Epikten liriğe doğru ilerleyen kurgusuyla, şairin ilk şiir kitabı gibi görece oylumlu bir metin ortaya çıkmış. Kitap hakkında şair İbrahim Karaca şöyle diyor: &#34;Şiir gördürür ve algılatır. … Biraz başından biraz ortasından okunup geçilecek şiirler yok bu kitapta… Sizi oraya sevk etmiyor hiçbir dize… İçinde yaşanmışlıklar, 'söylesem mi söylemesem mi' diye diye söylenenler, coşkular, acılar, umutlar ve kırıklıklar var."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 09 Oct 2022 09:14:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Teslimiyet Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/teslimiyet-psikolojisi-321/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/teslimiyet-psikolojisi-321/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CCC57-753909-700E6A-C94ACB-BBB994-18FF0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyevi insan ego merkezli yaşar yani her şeyi egosunu tatmin etmek için yapar. Herkes her gün defalarca &#34;ben" der ama buna rağmen &#34;ben"in kim olduğunu dahi bilmez ve varoluşsal teslimiyet içinde olmazsa asla da bilemez. Kendisini tekâmüle adamış insan teslimiyet gerçeğini ebedî&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2CCC57-753909-700E6A-C94ACB-BBB994-18FF0A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünyevi insan ego merkezli yaşar yani her şeyi egosunu tatmin etmek için yapar. Herkes her gün defalarca &#34;ben" der ama buna rağmen &#34;ben"in kim olduğunu dahi bilmez ve varoluşsal teslimiyet içinde olmazsa asla da bilemez.

	
Kendisini tekâmüle adamış insan teslimiyet gerçeğini ebedî özünden saçılan ışıkta görebilir. Zira insan, mutlak teslimiyet olgusunu kendi içinde uyandırmalı ve teslimiyet ışığını takip ederek teslimiyetin zirvesine ulaşmalıdır.

	
Teslimiyet sayesinde birey varoluşla aşk yaşayabilir. Bu, tamamen metafizik bir deneyimdir. Aşk dünyevi olsa da dünyevi teslimiyete yol açar ve teslimiyet dünyasal olsa da varoluşsal teslimiyete neden olur; yeter ki insan samimi olsun.

	
Varoluşsal aşk ve teslimiyet dünyasal yaşamın ölümüdür. Yaşam zaten varoluşsal teslimiyet içinde olmayan herkesi öldürür. Yalnızca varoluşsal teslimiyet içinde olanı öldüremez çünkü o ebedî özüne merkezlenerek ölümsüzlüğünü kazanmıştır.

	
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik, Yol ve Duygu gibi insana dair hemen her konuda 84 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;
Elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı olan &#34;Teslimiyet Psikolojisi", teslimiyet konusundaki doyurucu anlatımıyla, okuyucunun kafasındaki tüm sorulara yanıt bulmasını sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 03 Sep 2022 13:34:45 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hindistan'da İslam]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistan-da-islam-346/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistan-da-islam-346/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7AFC10-FD4D81-47E112-2C723A-94F04C-B2ADE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;İslâmın Hinduizmle temâsının bir sonucu olan tüm bu farklı dinî, kültürel ve edebî gelişme ve yenilikler, Bâbürlülerin &#34;adalet" ve &#34;barış"ı herkes için temin etmeye olan ihtimamlarında yankısını buluyordu."]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7AFC10-FD4D81-47E112-2C723A-94F04C-B2ADE1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;İslâmın Hinduizmle temâsının bir sonucu olan tüm bu farklı dinî, kültürel ve edebî gelişme ve yenilikler, Bâbürlülerin &#34;adalet" ve &#34;barış"ı herkes için temin etmeye olan ihtimamlarında yankısını buluyordu."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Aug 2022 11:55:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bizansçılık ve Slavlık]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bizanscilik-ve-slavlik-362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bizanscilik-ve-slavlik-362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_68E77B-578A2D-E13EB9-2B61A5-248D00-4EBE87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Bizans, devlet olarak, uzun bir süre önce varlığını yitirdi ama Bizans kanunları, kavramları, lezzetleri ve adetleri, hem de Türk egemenliği altında kozmopolit Avrupacılığın taarruzlarına karşı hâlâ direniş göstermektedirler. Aile yaşantısında, günlük konuşmalarda, edebiyatta,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_68E77B-578A2D-E13EB9-2B61A5-248D00-4EBE87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Bizans, devlet olarak, uzun bir süre önce varlığını yitirdi ama Bizans kanunları, kavramları, lezzetleri ve adetleri, hem de Türk egemenliği altında kozmopolit Avrupacılığın taarruzlarına karşı hâlâ direniş göstermektedirler. Aile yaşantısında, günlük konuşmalarda, edebiyatta, mimaride, giyim-kuşamda, ahlak anlayışında Doğu'da pek çok şey hâlâ Bizanslıdır. Rütbeye, unvana, makama duyulan saygı burada, soya duyulan saygıdan çok daha kuvvetlidir ve bu Türklerde de Greklerde de Slavlarda ve Ermenilerde de hemen hemen aynı şekildedir."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Aug 2022 11:53:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MHilal-i Ahmet Cemiyeti]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/mhilal-i-ahmet-cemiyeti-287/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/mhilal-i-ahmet-cemiyeti-287/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BFAE0-16C1CA-95FE25-B01A54-4D3313-B8BD0E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Dönemin iyimser havasına ve modernleşmeye duyulan güvene Ahmed Midhat Efendi'nin satırlarında da rastlanmaktadır. Hürriyet ve şefkatin önü alınamaz olarak arttığı bu dönemde hâlâ savaşların yapılabiliyor olması şaşırtıcı, yaralıların bu kadar insafsızca kaderlerine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BFAE0-16C1CA-95FE25-B01A54-4D3313-B8BD0E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Dönemin iyimser havasına ve modernleşmeye duyulan güvene Ahmed Midhat Efendi'nin satırlarında da rastlanmaktadır. Hürriyet ve şefkatin önü alınamaz olarak arttığı bu dönemde hâlâ savaşların yapılabiliyor olması şaşırtıcı, yaralıların bu kadar insafsızca kaderlerine terk edilmeleri ise kabul edilemezdir. İşte Salib-i Ahmer ve Hilâl-i Ahmer hareketleri, artık geç kalınan bu alanlarda toplumlara ön ayak olan küresel bir iyilik hareketidir."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Aug 2022 11:51:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İmam Şâfiî: Alim ve Veli]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/imam-safii-alim-ve-veli-876/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/imam-safii-alim-ve-veli-876/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5333D6-66C385-0420B1-8A7714-5D5FDC-7A8DF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Asil soydan gelen şehirli Araplar arasında çokça tercih edilen şeylerden biri, çöllere giderek şehir ve kasabaların diline sızan yabancı şivelerin kirletici etkisinden uzakta Arapçalarını kemale erdirmekti. Bir bedevî kabilesinin himayesinde bir süre kalmak, seçkin kimselerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5333D6-66C385-0420B1-8A7714-5D5FDC-7A8DF7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Asil soydan gelen şehirli Araplar arasında çokça tercih edilen şeylerden biri, çöllere giderek şehir ve kasabaların diline sızan yabancı şivelerin kirletici etkisinden uzakta Arapçalarını kemale erdirmekti. Bir bedevî kabilesinin himayesinde bir süre kalmak, seçkin kimselerin çocukları için ergenliğe geçiş töreni gibiydi. Şâfiî'nin de Mekke'deki tahsilinden önce veya sonraki bir dönemde, &#34;Arapların en beliğ olanları" şeklinde tarif ettiği Benî Hüzeyl kabilesiyle kaldığı rivayet edilir."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 11 Aug 2022 11:36:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Duygu Nedir Nasıl Yönetilir]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/duygu-nedir-nasil-yonetilir-362/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/duygu-nedir-nasil-yonetilir-362/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AA70A-AC835D-E01713-9FF9A6-180F41-E08F98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 83 eşsiz eserin Nobel barış ödülü adayı dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından merakla beklenen yeni kitabı &#34;Duygu Nedir ve Nasıl Yönetilir?" çıktı.&nbsp; Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AA70A-AC835D-E01713-9FF9A6-180F41-E08F98.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 83 eşsiz eserin Nobel barış ödülü adayı dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından merakla beklenen yeni kitabı &#34;Duygu Nedir ve Nasıl Yönetilir?" çıktı.&nbsp;
Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Duygu" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor.&nbsp;&nbsp;
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, eserde duygu üzerine önemli tespitler yapıyor ve şunları söylüyor:
&#34;Duygu, duyu organlarıyla algılanan şeylerin insanın iç dünyasındaki yansımasıdır. Canlı varlıkların, cansız nesnelerin ya da olayların insan bünyesinde neden olduğu izlenimdir &#34;duygu" denilen şey.
Duygunun temeli bedenin içinde bulunan, bedeni bilinçli yapan ve harekete geçiren ebedi öz veya ebedi ruhi varlıktır. Duygu, bilincin kaynağı olan ebedi ruhi özden ortaya çıkar.&nbsp;
Ebedi özden tezahür eden duygular pozitiftir. Bu duygular ego örtüsünden geçip bencillikle temas edince negatif yüklü olabilir. Mesela ebedi özden kaynaklanan sevgi nefrete, şefkat öfkeye, takdir kıskançlığa vs. dönüşebilir.&nbsp;
Genelde duygular bastırılır çünkü insanlar onları ifade etmek yerine kontrol etmeye çalışır. Her türlü duygu kontrolü bir baskılama eylemidir ve olumsuz yan etkilere sahiptir. Yeryüzünde yalnızca insan duygularını baskılar ve neticede bu durum çeşitli psikolojik rahatsızlıklara neden olur.&nbsp;
Görünürde duygu kontrolü zaruridir ama aslında insanın duygu kontrolüne değil, duygu yönetimine ihtiyacı var. Duygu kontrolü ile duygu yönetimi arasında temel fark şudur: Duygu kontrolünde baskılama var, duygu yönetiminde ise yok.
Yalnızca tekâmül sayesinde insan gizli olan tüm potansiyellerini ve kaynaklarını kullanabilir. İşte o zaman tekâmülsel teknikler aracılığıyla birey nefreti sevgiye, öfkeyi şefkate, şehveti aşka, açgözlülüğü paylaşmaya, kıskançlığı takdire vs. dönüştürebilir. Yani her enerjinin negatif kutbu pozitif kutbuna dönüştürülebilir çünkü bu kutuplar her enerjinin içeriğidir.&nbsp;
Gerçek şu ki maddi beden ruhi özü içeriyor. İşte maddi bedendeki ruhi özü keşfetmek için duyguları reddetmemek ve kendini olduğu gibi kabul etmek gerekir. Yalnızca o zaman insan gerçek kendi olmaktan coşku ve mutluluk duyar."
Kitaptan başlıklar:
Bu kitabı okuyan insan, &#34;duygu" konusundaki bütün sorularına cevap bulacaktır!
Duygu nedir?
Duygu nedeni nedir?
Duygu psikolojisi nedir?
Duygu dinamikleri nedir?
Duygu dönüşümü nedir?
Duygu biyolojisi nedir?
Duygu gücü nedir?
Duygu dengesi nedir?
Duygu enerjisi nedir?
Duygu yönetimi nedir?
Duygu doyumu nedir?
Bu ve bunun gibi sorular artık cevapsız kalmayacak!
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik ve Yol gibi insana dair hemen her konuda 83 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;
Elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı olan &#34;Duygu Nedir ve Nasıl Yönetilir?", duygu konusundaki doyurucu anlatımıyla, okuyucunun kafasındaki tüm sorulara yanıt bulmasını sağlıyor. Mutlaka okuyun.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 30 Jul 2022 16:02:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Klasik Müzik yazıları III]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/klasik-muzik-yazilari-iii-217/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/klasik-muzik-yazilari-iii-217/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD3C01-8B9AE2-2DAA8D-4ACA65-CEA734-0E6865.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşamını Amerika'nın Kaliforniya eyaletinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle / araştırmacılarla paylaşıyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD3C01-8B9AE2-2DAA8D-4ACA65-CEA734-0E6865.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşamını Amerika'nın Kaliforniya eyaletinde sürdüren Prof. Dr. Ömer Eǧecioǧlu, müzik tarihinin tozlu yaprakları arasında unutulmuş birbirinden ilginç olayları, kişileri ve gezip gördüğü yerleri belgeler ve fotoğraflar ışığında müzikseverlerle / araştırmacılarla paylaşıyor. Serinin birinci ve ikinci kitaplarının ardından bu kitapta yer alan başlıklar ise aşağıdaki gibidir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 28 Jun 2022 12:37:27 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Güvenlik Duvarı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/guvenlik-duvari-401/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/guvenlik-duvari-401/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6EF4CF-ED9743-E39222-FAE870-8C8922-041FEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polisiye türünün usta isimlerinden Henning Mankell tarafından kaleme alınan ve olağanüstü kurgusuyla günümüzün en iyi polisiye serilerinden biri kabul edilen &#34;Kurt Wallander" serisinde, Wallander'in yeni maceraları &#34;Güvenlik Duvarı" adıyla yayımlandı. Ayrıksı Kitap tarafından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6EF4CF-ED9743-E39222-FAE870-8C8922-041FEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Polisiye türünün usta isimlerinden Henning Mankell tarafından kaleme alınan ve olağanüstü kurgusuyla günümüzün en iyi polisiye serilerinden biri kabul edilen &#34;Kurt Wallander" serisinde, Wallander'in yeni maceraları &#34;Güvenlik Duvarı" adıyla yayımlandı. Ayrıksı Kitap tarafından basılan &#34;Kurt Wallander" serisinin sekizinci kitabı olan &#34;Güvenlik Duvarı", Bige Turan Zourbakis'in çevirisiyle okurlarının beğenisini kazanmayı bekliyor.

	
Bir İskandinav polisiyesi olan &#34;Güvenlik Duvarı", İsveç'in soğuk sokaklarından birinde işlenen cinayeti çözmeye çalışan Dedektif Wallander ve ekibinin, bir labirent misali saran olaylardan çıkışını konu alıyor. Romanda iki genç kızın, bir taksi şoförünü darp etmesinin ardından gelişen olaylar anlatılırken, cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Şüpheli bir elektrik kesintisi, yaşananları iyice karmaşık hâle getirirken; Kurt Wallander zekice yaptığı müdahalelerle bir kez daha polisiye severlerden tam not alıyor.

	
Yazar Henning Mankell, farklı bakış açılarına yer verdiği romanında bir dönem yaşadığı İsveç'i ustalıkla sunarken, yarattığı kurguyla edebiyat okurlarının heyecan dolu bir maceraya dahil olmasını sağlıyor. Beyazperdeye de aktarılan &#34;Kurt Wallander" serisinin sekizinci kitabı &#34;Güvenlik Duvarı", Henning Mankell'in üstün kurgu yeteneğiyle Ayrıksı Kitap baskısıyla polisiye okurlarının beğenisine sunuluyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 26 May 2022 15:26:09 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Denizin Bittiği Yer]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/denizin-bittigi-yer-612/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/denizin-bittigi-yer-612/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_430CF6-E3C5B3-13BDAC-2CD7CB-60D05A-C63A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ediz Altun yeni kitabı Denizin Bittiği Yer ile okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. &nbsp; Hayatı pek çok yönü ile sorguladığı kitabında Ediz Altun, hem kendine hem de okurlarına şu soruları sordurtuyor: &#34;Hayat tek başına yaşanamayacak kadar zor be! İnsan, yanında hayat arkadaşı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_430CF6-E3C5B3-13BDAC-2CD7CB-60D05A-C63A8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ediz Altun yeni kitabı Denizin Bittiği Yer ile okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.
&nbsp;
Hayatı pek çok yönü ile sorguladığı kitabında Ediz Altun, hem kendine hem de okurlarına şu soruları sordurtuyor: &#34;Hayat tek başına yaşanamayacak kadar zor be! İnsan, yanında hayat arkadaşı olmadan şu dünyanın engebeli yollarında ilerleyemiyor. En azından yanında birinin olduğunu bilmek bile insana yetiyor. Onun seni sevdiğini hissetmek... Sevdiğini… Sevmek… Sevilmek… Güzel şeyler neden bu kadar ulaşılmaz olmak zorunda? Birini sevebilmek neden bu kadar karmaşık? Sevgi neden sadece sevgi olarak kalamıyor? Neden başka şeyler araya giriyor? Neden seks var? Neden kız olmak ya da erkek olmak var? Ya da neden para var? Neden işin gücün bir önemi var? Neden oturduğun semt, araban, kılığın kıyafetin bu kadar mühim? Cümleler hiç kurulmasa olmuyor mu? Hiç konuşulmasa… Sadece bakışsan ve sevdiğini öylece hissetsen… Olduğu gibi… İçine alsan… Ruhuna soksan… Kalpler değse birbirine… Yetmiyor mu?"
&nbsp;
Sürükleyici kurgusuyla Denizin Bittiği Yer, 27 Mayıs tarihinden itibaren raflarda olacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 25 May 2022 13:32:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Peace Psychology]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/peace-psychology-270/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/peace-psychology-270/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A961F-6C56EB-48F486-A1227C-4CE30A-A16480.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya barışına en çok ihtiyaç duyulan içinde bulunduğumuz süreçlerde, &#34;Peace Psychology" tüm dünya insanlığının okuyabilmesi için raflardaki yerini aldı.&nbsp; Barış psikolojisi üzerine çok boyutlu güçlü analizlerin ve etkili çözüm önerilerinin yer aldığı kitap, hem&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A961F-6C56EB-48F486-A1227C-4CE30A-A16480.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dünya barışına en çok ihtiyaç duyulan içinde bulunduğumuz süreçlerde, &#34;Peace Psychology" tüm dünya insanlığının okuyabilmesi için raflardaki yerini aldı.&nbsp;
Barış psikolojisi üzerine çok boyutlu güçlü analizlerin ve etkili çözüm önerilerinin yer aldığı kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor.&nbsp;
Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Barış Psikolojisi" konusunu bütün detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitapta barış olgusu tüm incelikleri ile masaya yatırılıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 18 May 2022 09:53:46 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Epigenetik Devrimi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/epigenetik-devrimi-545/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/epigenetik-devrimi-545/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28DA6A-2232A4-CE4B59-41990B-94ADF7-1AA76E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Canlıların gen haritası çıkarıldığında hastalıkların tümüne çare bulunacağına dair inancımız, özellikle 2000'li yılların başında tamdı. Oysa beklenen gerçekleşmedi ve bilim insanları DNA'nın gizemlerini araştırmaya, hatta ötesine geçecek çalışmalara imza atmaya devam&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28DA6A-2232A4-CE4B59-41990B-94ADF7-1AA76E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Canlıların gen haritası çıkarıldığında hastalıkların tümüne çare bulunacağına dair inancımız, özellikle 2000'li yılların başında tamdı. Oysa beklenen gerçekleşmedi ve bilim insanları DNA'nın gizemlerini araştırmaya, hatta ötesine geçecek çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Epigenetik de biyolojide devrim yaratan yeni bir disiplin olarak kendini gösteriyor. Bu yeni alanın önde gelen isimlerinden, İngiliz bilim insanı Nessa Carey'nin kaleme aldığı Epigenetik Devrimi İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı.&nbsp;

	
Genetik anlamda özdeş iki bireyin birbirinden farklı ve bilimsel olarak ölçümlenebilecek özelliklerinin karşılığı olan &#34;epigenetik", doğuştan gelen özelliklerle çevrenin etkileşiminin biyolojik çeşitliliği nasıl tasarladığını gösteriyor. Moleküler biyoloji ve biyoteknoloji alanlarında çalışan Nessa Carey, Epigenetik Devrimi'nde alanın argümanlarını karıncaların ve kraliçe arıların kolonilerini nasıl kontrol ettiği, belli renklerdeki kedilerin neden hep dişi olduğu, bazı bitkilerin çiçek açmadan önce neden soğuk havaya ihtiyaç duyduğu ve vücudumuzun nasıl yaşlanıp hastalandığı gibi çeşitli olgularla ilişkilendiriyor. Carey, alanın gelecekteki yönelimleriyle beraber insan sağlığını ve hayatını iyileştirme kabiliyetlerini de tartışıyor. Epigenetik; uyuşturucu bağımlılığı, kıtlığın uzun vadeli etkileri ve çocukluk çağı travmalarının fiziksel ve psikolojik sonuçları üzerine yapılan güncel çalışmalara da yön veren bir disiplin.&nbsp;

	
Alanın yirmi yıllık tarihini incelerken aynı zamanda en son bulguları ve yenilikleri ele alan kitap, epigenetiğin temellerine bir giriş niteliğinde. Kitabı Türkçeye Dilara Gostolüpçe çevirdi.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 01 May 2022 11:02:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deniz Canlıları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/deniz-canlilari-572/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/deniz-canlilari-572/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5641F6-1236B2-FA66A7-376735-424C34-019699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin deniz canlılarına yönelik en kapsamlı kaynağı olan Akdeniz'den Ege'ye Karadeniz'den Marmara'ya, 232 tür ve 600'ün üzerinde fotoğrafın yer aldığı &#34;Deniz Canlıları" &nbsp;kitabı çıktı. &nbsp; İstanbul Akvaryum sponsorluğunda biyolog Mert Gökalp'in kaleme aldığı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5641F6-1236B2-FA66A7-376735-424C34-019699.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin deniz canlılarına yönelik en kapsamlı kaynağı olan Akdeniz'den Ege'ye Karadeniz'den Marmara'ya, 232 tür ve 600'ün üzerinde fotoğrafın yer aldığı &#34;Deniz Canlıları" &nbsp;kitabı çıktı.
&nbsp;
İstanbul Akvaryum sponsorluğunda biyolog Mert Gökalp'in kaleme aldığı ve 20 yıllık fotoğraf arşivinden derlenen &#34;Deniz Canlıları" kitabı deniz severlerle buluştu. Toplamda 3 kitaptan oluşacak ve serinin ilk kitabı olan ve 528 sayfadan oluşan &#34;Deniz Canlılar"ı; kıkırdaklılar, balıklar, deniz kaplumbağaları ve memeliler olmak üzere 232 tür ve 600'ün üzerinde fotoğraf ile su altının muhteşem dünyasına ışık tutuyor. Akdeniz'den Ege'ye, Karadeniz'den Marmara'ya kadar Türkiye denizlerinde yaşayan canlılar hakkında fotoğraf ve çizimlerle birlikte detaylı bilgilerin yer aldığı kitapta denizel türlerin tanınmasına ve farkındalık oluşmasına katkı sağlanıyor.
&nbsp;
Deniz Canlıları kitabının fotoğraf kalitesi açısından, canlıyı tanımaya uygun daha kaliteli fotoğraflar vermeyi hedefleyen görsel ve yazılı bir kaynak olduğunu belirtilen biyolog Mert Gökalp: &#34;Bu rehber kitap, kullanım kolaylığı ve sayfa sayısı dikkate alınarak, canlı sınıflandırmasına uygun olacak şekilde sıralı üç cilt halinde tasarlandı. Elinizdeki kitap Kıkırdaklılar, Balıklar, Deniz Memelileri ve son olarak da Deniz Kaplumbağalarını içermekte. Bu eserin ardından yayımlanacak 1 numaralı kaynak kitapta algler, süngerler, knidliler, taraklılar ve deniz solucanları; 2 numaralı kaynakta ise yumuşakçalar, kabuklulular, derisi dikenliler, tulumlular ve tosun hayvancıklarını bulacaksınız." şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 29 Apr 2022 14:22:25 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cennette Karşılaşacağınız Bir Sonraki İş]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cennette-karsilasacaginiz-bir-sonraki-is-682/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/cennette-karsilasacaginiz-bir-sonraki-is-682/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B4E9D0-943C41-EE289D-B85DBB-6B70FB-C567E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi kitabında, küçük bir kızın hayatını kurtarmak için canını feda eden yaşlı lunapark görevlisi Eddie tüm dünyayı kendine âşık etmişti. Cennete yaptığı yolculukta hiç kimsenin bu dünyadan &#34;öylesine" gelip geçmediğini görmüştük.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B4E9D0-943C41-EE289D-B85DBB-6B70FB-C567E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi kitabında, küçük bir kızın hayatını kurtarmak için canını feda eden yaşlı lunapark görevlisi Eddie tüm dünyayı kendine âşık etmişti. Cennete yaptığı yolculukta hiç kimsenin bu dünyadan &#34;öylesine" gelip geçmediğini görmüştük. Bu sihirli devam kitabında ise Eddie'nin kurtardığı o küçük kızın, yani Annie'nin hikâyesini öğreneceğiz. Eddie'nin hayatını kaybettiği kazada Annie'nin sol eli bileğinden koptuğu için küçük kızın acilen ameliyata alınması gerekmiştir. Sebebini hatırlayamasa da yaralı olduğu ve sürekli canı yandığı için çok sarsılmış olan Annie'nin hayatı, derin bir suçluluk duyan annesinin onu bildiği ve alıştığı dünyadan uzaklaştırma kararı almasıyla sonsuza dek değişir. Gittiği her yerde bir yandan yaşıtlarının zorbalığıyla, bir yandan da zihnini bir sis bulutu gibi kaplayan belirsiz anılarla boğuştuğu için Annie uyum sorunu yaşamaktadır. Ancak büyüyüp genç bir kadın olduğunda, hiç beklemediği bir anda karşısına çocukluk aşkı Paulo çıkar ve Annie de nihayet mutluluğu bulduğuna inanır. Genç kadın, düğün günüyle zirvesine ulaştığı mutluluğunun çok kısa süreceğinden habersizdir. Paulo'yla evli bir çift olarak geçirdikleri ilk gecenin sabahında korkunç bir kaza yaşanır ve Annie'nin cennete yolculuğu başlar. Elbette bu yolculuk, ona hayatının hayal bile edemeyeceği yönleriyle ne çok anlam taşıdığını gösterecek beş kişiden biri olarak Eddie'yle de karşılaşacağı anlamına gelmektedir. Cennette Karşılaşacağınız Bir Sonraki Kişi, bize hem her hayatın önemli ve anlamlı olduğunu hem de her sonun aynı zamanda bir başlangıç olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bunu görmek için tek yapmamız gereken gözlerimizi açmak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 Apr 2022 17:38:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haliç'ten Bulutlar Geçerken]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/halic-ten-bulutlar-gecerken-872/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/halic-ten-bulutlar-gecerken-872/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5E467A-7F1B98-4C7F04-E564F5-B81E6B-1B2794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yer aldığı bir çok dizi, film ve tiyatro oyununun yanı sıra 2001 yılından beri yazarlığa başlayarak çocuk edebiyatına yönelik eserler üreten Görkem Yeltan'ın yeni kitabı ''Haliç'ten Bulutlar Geçerken'' Okuryazar Yayınevi etiketiyle yayımlandı. Yeltan, okuyucularını İstanbul'un&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5E467A-7F1B98-4C7F04-E564F5-B81E6B-1B2794.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yer aldığı bir çok dizi, film ve tiyatro oyununun yanı sıra 2001 yılından beri yazarlığa başlayarak çocuk edebiyatına yönelik eserler üreten Görkem Yeltan'ın yeni kitabı ''Haliç'ten Bulutlar Geçerken'' Okuryazar Yayınevi etiketiyle yayımlandı. Yeltan, okuyucularını İstanbul'un tarihi bölgesi Haliç'te gizemli bir yolculuğa çıkarıyor.
&nbsp;
Haliç'in Sokaklarında Çamaşırlar Havada Asılı Dururken Rojin Ve Yeşil Saç Tanıştılar

	
&nbsp;
Görkem Yeltan Haliç'ten Bulutlar Geçerken kitabı ile Rojin ve Yeşil Saç karakterlerinin gizemli macerasına, yanlarında kırmızı yanaklı Ejderha, takım elbiseli yılan Serpen, cırcırböceği Lacigale karakterlerini ekleyerek çocuklara ilham dolu anlar yaşatıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 27 Apr 2022 10:32:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bıçak Islığı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bicak-isligi-549/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bicak-isligi-549/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_97FAF3-8B8AC1-DDD357-BE75DB-54D6EF-2E9E4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşanılan hayatta, insanın başına ne gelirse gelsin önce vicdan rahatlığının önemsenmesi gerektiğini anlatan &#34;Bıçak Islığı", ikinci kitabıyla edebiyat dünyasında ismini belirginleştiren Mesut Çiftci'den okurlarının beğenisine sunuluyor. Modern edebiyatın özgün ve kaliteli&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_97FAF3-8B8AC1-DDD357-BE75DB-54D6EF-2E9E4F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşanılan hayatta, insanın başına ne gelirse gelsin önce vicdan rahatlığının önemsenmesi gerektiğini anlatan &#34;Bıçak Islığı", ikinci kitabıyla edebiyat dünyasında ismini belirginleştiren Mesut Çiftci'den okurlarının beğenisine sunuluyor. Modern edebiyatın özgün ve kaliteli eserlerini vermeye çalışan İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan &#34;Bıçak Islığı", günahlarla yaşanan değil pişmanlıklarla yaşanan bir ömrün boşa gittiğini anlatmak için çağrışımın gücü yüksek sözcüklere verilirken, bireylerin iç dünyası satırlara işleniyor.
&nbsp;
Aşiyan Mezarlığı'nda bulunan bir bebek cesediyle başlayan roman, unutmak için karanlığın iyi bir yöntem olduğunu söylerken, anlatılmak istenenler mekan, zaman ve karakter bütünlüğü içinde veriliyor. İnsanın pusulası daima vicdanını göstermeli diyen &#34;Bıçak Islığı"; Kostik, Leyla, Cinli ve Zehir gibi karakterler üzerinden yaratılan kurgu ve sorguladığı değerlerle ve kullandığı bilinç akışı, iç çözümleme gibi tekniklerle okurlarını yazınsal bir yolculuğa çıkarıyor.
&nbsp;
Mesut Çiftci'nin, insan psikolojisini zaman kavramı üzerinden sorguladığı romanı, karanlık bir gece yarısıyla ruhun karanlıklarına, hissedilen korkulara ve kaçılan duygulara ses veriyor. Gurur duyacağımız şeyler yaptığımızda aydınlanan ruhumuza inat, iç huzursuzluğumuzun yarattığı karanlık ve kişinin kendi içinde kurduğu mahkeme, kullandığı modern anlatım teknikleriyle Çiftci'nin satırlarında nitelikli edebiyat okurlarını bulmayı bekliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Apr 2022 17:15:17 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Değersizlik Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/degersizlik-psikolojisi-791/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/degersizlik-psikolojisi-791/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5F2486-4C9B52-FEB74A-804BDE-BC9B07-458DCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Değersizlik Psikolojisi" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5F2486-4C9B52-FEB74A-804BDE-BC9B07-458DCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta &#34;Değersizlik Psikolojisi" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor. &nbsp;
	

Gerçek şu ki değersizlik duygusu, insanın aile ilişkilerinden ve ebeveynlerin onu yetiştirme tarzından kaynaklanan psikolojik bir sorundur. Bu duygu, insanın öz güvenini sarsar ve onu mutsuz eder.
	
	
Değersizlik duygusu herkeste mutlaka vardır ama genelde bastırılarak göz ardı edilir. Bazıları bu duyguyu örtbas etmek için kendilerini herkese ispatlamaya çalışır. Üniversite üzerine üniversite okumak ve akademik kariyer yapmak gibi eylemlerin altında değer kazanma hırsı yatar.
	
	
Değersizlik duygusunun temel sebebi cahil ebeveynlerin kontrolcü tavırlarıdır. Bu duygunun başlangıcı ebeveynlerin çocuğu yetiştirme tarzından gelmektedir. Zira onlar da kendi ebeveynleri tarafından değersizleştirilmiş, şimdi de onlar kendi çocuklarını değersizleştirir.
	
	
Kendini değersiz gören insan bir yandan değer kazanmak için uğraşır, diğer yandan da önemsenmeyince üzülür. Bu iki yönlü dinamik değersizlik algısının pekişmesine neden olur. Buna dışsal stres de eklenince değersizlik duygusunun açığa çıkışı tetiklenir.
	
	
Günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan ve kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor. 
	
	Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin, Bilgelik ve Yol gibi insana dair hemen her konuda 82 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;
	
	
Elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı olan &#34;Değersizlik Psikolojisi", değersizlik konusundaki doyurucu anlatımıyla, okuyucunun kafasındaki tüm sorulara yanıt bulmasını sağlıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Apr 2022 17:11:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çürüme]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/curume-257/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/curume-257/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11E9A2-6A1470-F7AC2A-E60CB3-12335E-4E1A9E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evet, durmak bir ölüm çeşididir. Yani bir şeylerin değişmeyi durdurduğu huzurlu hayat çürümedir. Ama yok olmamak için çırpınmak, acı ile güçlenmek, çığlık atmak ve hatta can çekişmek, yaşamaktır. Yaşamak için geldik, çürümek için değil. &nbsp; Koca koca demirleri denizlerin&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11E9A2-6A1470-F7AC2A-E60CB3-12335E-4E1A9E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Evet, durmak bir ölüm çeşididir. Yani bir şeylerin değişmeyi durdurduğu huzurlu hayat çürümedir. Ama yok olmamak için çırpınmak, acı ile güçlenmek, çığlık atmak ve hatta can çekişmek, yaşamaktır. Yaşamak için geldik, çürümek için değil.
&nbsp;
Koca koca demirleri denizlerin altında, üstünde, bulutların içinde yürüten biziz. Bir ufacık noktacığa bin kitabı sığdırıyor bir yanımız. Bir yanımız kütüphaneleri yakıyor, hamile kadınların karnını deşiyor. Vahşiyiz! Doğa tarihinin hiç görmediği kadar hem de. Hamam böcekleri gibi ürüyor, çekirge gibi tüketiyoruz. Domuzlar gibi yaşıyor ve birbirimizi çekiştiriyoruz. Bomboş çoğumuzun kafatası ve çoğumuzunki de çamurla dolu. Bir de işin garibi, kendimizi en üstün filan sanıyoruz doğada. En çok bu lafa parmak ısırıyor doğa. Buraya geldiğimizden beri kaç canlının soyunu tükettik belli değil. Yoluna giden gergedanı boynuzu için öldürdük, dişi için fili, kürkü için foku ve zevk için kuşu! Biz neyiz? Dünyanın sonu!&nbsp;
&nbsp;
Bazen anlam acı verir, bazen de acıya anlam yüklenir ama her ikisi de çürütür.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 26 Apr 2022 11:04:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Son Ozan Livaneli]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/son-ozan-livaneli-648/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/son-ozan-livaneli-648/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61B38F-30437D-232AB9-00D3C6-78B066-9D670C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yakın geçmişine ışık tutan belgesel niteliğindeki &#34;Son Ozan", iktidar güçlerinin gölgesinde önlenemez bir yükselişe tanıklık ediyor. Zafer Köse, arka planında 70'li yılların sürgün hayatı, 80 darbesi ve suikastlarla geçen 90'ların çizildiği bu kitabıyla Zülfü&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61B38F-30437D-232AB9-00D3C6-78B066-9D670C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkiye'nin yakın geçmişine ışık tutan belgesel niteliğindeki &#34;Son Ozan", iktidar güçlerinin gölgesinde önlenemez bir yükselişe tanıklık ediyor. Zafer Köse, arka planında 70'li yılların sürgün hayatı, 80 darbesi ve suikastlarla geçen 90'ların çizildiği bu kitabıyla Zülfü Livaneli adını bir kez daha tarihe not düşüyor. &nbsp; &nbsp;&nbsp;
&nbsp;
Ozanlığın kavram olarak ele alındığı deneme türündeki &#34;Son Ozan" kitabında; kitle iletişim teknolojileri hızla gelişirken, toplumun iradesinden bağımsız bir &#34;sanat" ve &#34;sanatçı" anlayışının medya eliyle dayatıldığı, buna rağmen özgün bir sanat icra edip halkla kucaklaşabilmenin de mümkün olduğu anlatılıyor. Ana akım medya görmezden gelse de besteleri, kitapları ve filmleriyle halkın kalbinde yer etmiş bir ozanın portresi çiziliyor.
&nbsp;
Anadolu'nun Kültür Sanat Alanındaki Sevap ve Günahları Kaydediliyor
	
	
&#34;Son Ozan"ın anlatıcısı ise bir Kiramen Kâtibin meleği. Fakat sıradan bir Kiramen Kâtibin'den söz edilmiyor; bu melek bir kişinin değil, Anadolu'nun kültür sanat alanındaki sevap ve günahlarını kaydediyor. Görevi ise Zülfü Livaneli'yi izlemek. Meleğin tanıklığı Livaneli'nin, sazı ilk eline aldığı günlerden sanat hayatının 35. yılına kadar uzanıyor.
&nbsp;
Sanatçının kendisi İsveç'te sürgündeyken memlekette kulaktan kulağa dolaşan şarkıları, tüm karalamalara inat parlayan yıldızı ve akın akın dolan konser alanları &#34;Son Ozan"ın satırlarını kuşatıyor. Livaneli en imkânsız koşullarda bile üretmekten vazgeçmeyip zirveye tırmanırken, kitabı okuyanlar bir meleğin eşliğinde bu yolculuğa ortak oluyor. Bunların yanı sıra birçok usta isim geçiyor sayfalardan; Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Uğur Mumcu, Abidin Dino, Metin Altıok…
&nbsp;
Zülfü Livaneli'nin sanat hayatının çerçeve olarak çizildiği &#34;Son Ozan" ile Zafer Köse, arka planda dönemin sanatsal, toplumsal ve siyasi koşullarını da eleştirel bir dille ele alıyor. &#34;Son Ozan" belgesel tadında bir okuma için tüm kitapçılarda okurlarını bekliyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 25 Apr 2022 14:12:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Temel Astroloji]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/temel-astroloji-896/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/temel-astroloji-896/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şenay Devi'nin çok sevilen kitabı Türk Medeniyetlerinde Astroloji Astronomi ve Müneccimbaşılık'ın ardından genişletilmiş yeni baskısı Temel Astroloji kitabı yine İnkılap Kitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı.&nbsp; Temel Astroloji ile astroloji biliminin yanlış yorumlanan, burç&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Şenay Devi'nin çok sevilen kitabı Türk Medeniyetlerinde Astroloji Astronomi ve Müneccimbaşılık'ın ardından genişletilmiş yeni baskısı Temel Astroloji kitabı yine İnkılap Kitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı.&nbsp;

	
Temel Astroloji ile astroloji biliminin yanlış yorumlanan, burç efsanelerince kısırlaştırılan taraflarına ışık tutan Devi, batı astrolojisinden Çin ve Vedik astrolojisine kadar geniş bir bilgi birikimi sunuyor.&nbsp;

	
Meraklıları için bir kaynak oluşturan Temel Astroloji kitabı; astroloji tarihine, gezegenlerin etkilerine ve burçların bilinmeyen yönlerine dair tüm detaylara ışık tutacak.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Mar 2022 13:36:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Diyalektik Rüyalar]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyalektik-ruyalar-177/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyalektik-ruyalar-177/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A024F2-CEBD4A-6D3969-AAE811-C346D5-B23E02.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş sanatın yetenekli ismi, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Can Sarıçoban'ın heyecanla okuyacağınız ikinci kitabı ''Diyalektik Rüyalar'' Tilki Kitap aracılığıyla tüm kitap marketlerde yerini aldı. Dikkat çeken kapak tasarımı, yazarın 'Le Backstage' serisinden 'La femme&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A024F2-CEBD4A-6D3969-AAE811-C346D5-B23E02.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çağdaş sanatın yetenekli ismi, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Can Sarıçoban'ın heyecanla okuyacağınız ikinci kitabı ''Diyalektik Rüyalar'' Tilki Kitap aracılığıyla tüm kitap marketlerde yerini aldı.

	
Dikkat çeken kapak tasarımı, yazarın 'Le Backstage' serisinden 'La femme qui attend' adlı fotoğrafı içeren Diyalektik Rüyalar, Sarıçoban'ın ilk romanı Düşler ve Hiçlik adlı eserinde olduğu gibi günümüz gençliğinde yaşanan varoluş sancıları ve ruhsal bunalımlara dikkat çekerken, akıl yürüterek doğrulara ulaşmaya çalışan, hayatının kendi isteği doğrultusunda ilerleyip ilerlemediğini sorgulayan Mahir Sönmez'in hikayesini irdeleyerek gözler önüne seriyor.

	
Mahir Sönmez bize doğu ile batı arasında sıkışan ya da modernitenin çelişkilerinde boğulan karakterlerin yerini artık modernist anlatının çivilerini sökerek anlamsızlığa yelken açan karakterlerin aldığını gösterir. Yıkılan anlamların yerine yenilerini inşa ettiğini zanneden Mahir Sönmez, hayatının kendi isteği doğrultusunda ilerleyip ilerlemediğini sorgularken bir yandan da peşini bırakmayan nihilizmin pençelerinden kaçmaya çalışır.

	
Başkarakterin yaşadığı değişime paralel olarak hayatına giren insanlar, ilişkileri yaşama biçimi ve profesyonel hayatı hatta kendini ifade etme biçimi de yeniden şekillenir. Düzene karşı bir başkaldırı gerçekleştirdiğini zannederken aslında yeni bir düzen kurmuş olduğunu anlayacaktır. Gelecek yıllar ona ünü ve başarıyı getirecektir. Aslında geleceğin ünlü fotoğraf sanatçısı Mahir Sönmez'in geçmişini yeniden değerlendirip temize geçirmesidir Diyalektik rüyalar.&nbsp;

	
&nbsp;Mahir Sönmez hukuk eğitimini yarıda bırakarak, ünlü bir fotoğrafçı olan babası Mehmet Sönmez'in yolundan gitmeye çalışırken, bir yanı onunla çatışır fakat bir yanı da içten içe ona hayranlık duyar. Nihayetinde kendisine sunulu düzeni elinin tersiyle iterek kurallarını kendisinin belirlediği yeni bir hayat kurmak isteyen Mahir Sönmez, ne yaparsa yapsın aslında eskisine benzer hikayeler yaşadığını, tek değişe şeyin yaşadıklarını anlamlandırma şekli olduğunu fark eder. Bir yandan hayatına giren yeni insanlarla yeni anlam dünyasının içindeki hayatını yaşamaya başlarken bir yandan da kendi kendisiyle sürekli olarak çeliştiğini anlar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 09 Mar 2022 13:34:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[III. Dünya Savaşı]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iii-dunya-savasi-128/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/iii-dunya-savasi-128/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98E40A-BE4D2B-2C6C86-CE3CD2-925709-E8AF81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Büyük Savaş ne zaman çıkacak? Hangi nedenlerle çıkacak? Kim başlatacak? Kimler arasında yapılacak? Hangi coğrafyada olacak? Nasıl cereyan edecek? Üçüncü Dünya Savaşı da genel yapısı itibariyle diğer iki büyük savaşa mı benzeyecek? Yaşayan uluslar ve devletler olarak dünyanın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98E40A-BE4D2B-2C6C86-CE3CD2-925709-E8AF81.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Büyük Savaş ne zaman çıkacak? Hangi nedenlerle çıkacak? Kim başlatacak? Kimler arasında yapılacak? Hangi coğrafyada olacak? Nasıl cereyan edecek? Üçüncü Dünya Savaşı da genel yapısı itibariyle diğer iki büyük savaşa mı benzeyecek? Yaşayan uluslar ve devletler olarak dünyanın geleceği nasıl görünüyor? Barış, hiçbir devletin bütçe ayırmadığı, bunu aklından bile geçirmediği bir yatırım alanıdır! Barış, yalnızca üzerinde konuşulan bir &#34;şey"dir. Savaş ise; bambaşkadır. Hükumetleri, fabrikaları, şirketleri, tüccarları, ulaştırma hatları, orduları, generalleri, armadaları, komisyoncuları vardır ve bunlar harıl harıl çalışırken güç dengeleri, çıkar ilişkileri, zafer kazanma güdüsü, ötekini bastırma, yenme, yok etme duygusu her şeyin belirleyicisi durumundadır…]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 02 Mar 2022 08:01:44 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yol Nedir ve Nasıl Yürünür]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yol-nedir-ve-nasil-yurunur-367/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/yol-nedir-ve-nasil-yurunur-367/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C0580-D4BC98-71CBE2-4E17DC-B091A6-DF14A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 81 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, yeni kitabı &#34;Yol Nedir ve Nasıl Yürünür?" raflardaki yerini aldı. Dünyaca ünlü yazarın Covid-19 günlerinde merakla beklenen yeni kitabı okurlarla buluştu.&nbsp; Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5C0580-D4BC98-71CBE2-4E17DC-B091A6-DF14A5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Kitapları 73 dile çevrilen, 81 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, yeni kitabı &#34;Yol Nedir ve Nasıl Yürünür?" raflardaki yerini aldı. Dünyaca ünlü yazarın Covid-19 günlerinde merakla beklenen yeni kitabı okurlarla buluştu.&nbsp;
Tüm dünyada büyük bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar, bu kitapta yol konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor. &nbsp;
Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, eserde yol üzerine önemli tespitler yapıyor ve şunları söylüyor:&nbsp;
Zekâsı uyanmış insan evladı: &#34;Yol nedir?" sorusunu hep sormuştur.
Herkesin yola ihtiyacı var çünkü yolsuz hiçbir yere varılamaz. Herhangi bir yere varmak için yola ihtiyaç var.
İnsan sosyal bir varlıktır. Bu nedenle insan toplumla birlikte hareket etmek zorundadır. Toplum bireye bir yaşam tarzı veya yaşam yolu dayatır ve dayatılan yaşam yolu bireye uymayabilir. O zaman birey başkaldırır ve kendi yolunu bulmaya çalışır.&nbsp;
Şayet birey varlık amacını biliyorsa doğru yolu bulabilir. Peki, varlık amacı nedir? Doğru yol nedir? Doğru yol tekâmül yoludur.
Varlık amacı ise bireyin kim olduğunu, neden burada olduğunu, nereden buraya geldiğini ve nereye gideceğini bilmesidir. İşte, insan doğru yolu bulunca bu dört hayati soruya doyurucu yanıtlar bulabilir. Ama yol doğru olmayınca bu sorulara uydurma, geçiştirme, gerçek dışı cevaplar alır ve kişi doğru yoldan daha da uzaklaşır.
Varlık amacını saptayamayan kişi ise iyice bocalar ve hayatı altüst olur. O, doğru yolu bilmeden uzun bir yolculuğa çıkar ve yorgun düşer. Bu tür yolculuğun sonu olmaz çünkü kişi gaip ve meçhul olan bir yola düşer.
Bu tür yolculuk yorucu olur çünkü kişi kafasına göre kararlar verir ve takati bitinceye kadar yürür. Sonuç olarak kendisini ölüm döşeğinde bulur ve acılar içinde ölür çünkü ölmenin de doğru yolunu bilmez.
Gerçekten insan olmak için birey; zaman zaman durup hayatını gözden geçirmeli, sorgulamalı ve şu sorulara yanıt bulmalıdır: Hangi yolun yolcusu olmak? Nereye doğru yol almak? Nasıl yoldaki anlamı bulmak?
İşte, insan olmanın birinci gereği tekâmül etmektir. Varoluşsal bir seyir olan yolda ilerlemek tekâmül etmek demektir.Tekâmül etmek, mükemmele giden yolda olmak demektir. Tekâmül yolunda olmak bilgelik sevgisiyle gerçeğe doğru yürüyüş yapmak demektir.
Tekâmülcü yolda, bilimin ışığında bilgece yürür ve sorgulamaksızın, gözü kapalı hareket etmez. Birey toplumun ona sunduğu yaşam yolunu kendi müktesebatıyla gözden geçirip doğru yolda olmaya çalışır. İşte bu, tekâmül yolunun ta kendisidir.&nbsp;
Yolda olmak mutlaka sorgulamak, irdelemek, deneyimler yaşamak ve bunları yaşama yansıtarak benimsemek demektir. Dünya döndükçe devam edecek olan, ilk insandan beri mevcut ve kesintiye uğramayan bir yoldur tekâmül.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 02 Mar 2022 07:59:04 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Her Evde Bir Hikâye Var]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/her-evde-bir-hikaye-var-648/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/her-evde-bir-hikaye-var-648/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E777F3-7D6F24-A6371B-11498A-E581CD-4F57B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazırladığı belgesellerle çevre sorunlarıyla ilgili farkındalık yaratan Güven İslamoğlu, ilk kitabıyla günlük hayat karmaşasında fark edilmeyen, sıradan insanların ilginç yaşamlarını anlatıyor. Kitapta sokakta yürürken, toplu taşımayla seyahat ederken ve akşamları mutfağından&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E777F3-7D6F24-A6371B-11498A-E581CD-4F57B0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Hazırladığı belgesellerle çevre sorunlarıyla ilgili farkındalık yaratan Güven İslamoğlu, ilk kitabıyla günlük hayat karmaşasında fark edilmeyen, sıradan insanların ilginç yaşamlarını anlatıyor. Kitapta sokakta yürürken, toplu taşımayla seyahat ederken ve akşamları mutfağından tabak sesleri gelen sarı ışıklı pencerenin arkasındaki insanların ve daha birçok hatıraya tanık olunan hikâyeler okuyucuyla buluşuyor. Toplumun her kesiminden ev ev öykülerin bir araya geldiği eserde görünür olmayan, saklı kalmış ancak hayatın bir parçasını yansıtan anlar, hayatlar aktarılıyor.&nbsp;

	
Zengin bir anlatımla ve gerçekçilikle kaleme alınan hikâye, her evin ayrı bir konusuna odaklanırken diyaloglarıyla topluma ışık tutuyor. Hayatın içindeki tesadüfleri ve bağlantıları inceleyen kitap, insan ilişkilerine, hayatın çeşitliğine heyecan verici bir bakış açısı katıyor.

	
Güven İslamoğlu'nun imzasıyla Hürriyet Kitap etiketiyle yayınlanan 'Her Evde Bir Hikâye Var' raflardaki yerini aldı.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Jan 2022 15:16:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Pembe Yuva]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pembe-yuva-426/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/pembe-yuva-426/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_19960E-767553-C12659-7FE1A8-A73C38-1086B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döneminin tanınan gazeteci ve edebiyatçılarından Hikmet Şevki'nin 7 Nisan-10 Ekim 1928 tarihleri arasında Resimli Gazete'de tefrika edilen bu &#34;unutulmuş" romanı, ilk kez Latin harfleriyle okurla buluşuyor.&nbsp; &nbsp; Yakacık'taki Pembe Yuva'da annesi ve teyzesiyle huzur içinde yaşayan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_19960E-767553-C12659-7FE1A8-A73C38-1086B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Döneminin tanınan gazeteci ve edebiyatçılarından Hikmet Şevki'nin 7 Nisan-10 Ekim 1928 tarihleri arasında Resimli Gazete'de tefrika edilen bu &#34;unutulmuş" romanı, ilk kez Latin harfleriyle okurla buluşuyor.&nbsp;
	&nbsp;
	Yakacık'taki Pembe Yuva'da annesi ve teyzesiyle huzur içinde yaşayan Füsun, ailesiyle ilgili bir sırrın ona anlatılmadığından şüphelenir. Mektuplar, gazete haberleri ve ortaya çıkan tanıklarla bu sırra dair bilgiler edindikçe aşk, ihanet ve suçlarla örülü bir geçmişle yüzleşmek zorunda kalacaktır...
	&nbsp;
	Pembe Yuva, bir yandan Füsun'un büyüme hikâyesini diğer yandan da geçmişte işlenen ve üzerindeki sır perdesi aralanmamış bir cinayetin çözülme sürecini anlatan bir roman. Mekân çeşitliliği, yaşam tarzlarının sergilenişi gibi unsurlar da erken dönem Cumhuriyet tarihi araştırmacıları için önemli veriler sunmaktadır.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 11 Jan 2022 15:13:57 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sihirli Flüt]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sihirli-flut-740/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sihirli-flut-740/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_24337E-AE48D9-C3911A-A2FBD8-7D1BDA-0D265E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klasik müzik tarihine damga vuran Wolfgang Amadeus Mozart'ın bestelediği Sihirli Flüt'ün Emanuel Schikaneder tarafından şarkılı oyun (Singspiel) olarak kaleme alınan librettosu, VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) Müzik Klasikleri'nin ilk kitabı olarak yayımlandı. Devlet Opera ve Balesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_24337E-AE48D9-C3911A-A2FBD8-7D1BDA-0D265E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Klasik müzik tarihine damga vuran Wolfgang Amadeus Mozart'ın bestelediği Sihirli Flüt'ün Emanuel Schikaneder tarafından şarkılı oyun (Singspiel) olarak kaleme alınan librettosu, VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) Müzik Klasikleri'nin ilk kitabı olarak yayımlandı. Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından Türkiye'de de pek çok kez sahnelenen Sihirli Flüt'ün hikâyesi bir Alman masalına dayanıyor.

	
&nbsp;Bir masal-operası

	
Büyük hakikati ve bilgeliği temsil eden Başrahip Sarastro, Gece Kraliçesi'nin kızı Pamina&#39;yı annesinin tesirinden kurtarmak için mabedinde alıkoyar. Kraliçe, kızını Sarastro&#39;nun elinden kurtarmak için Prens Tamino&#39;dan kızını bulmasını ister. Gece Kraliçesi, Tamino&#39;ya, kızını kurtarırsa onunla birlikte olabileceğini söyleyerek sihirli bir flüt verir. Kuşbaz Papageno da Tamino&#39;ya yol arkadaşlığı yapar. Tamino, Gece Kraliçesi'nin emrini yerine getirir ancak Sarastro&#39;nun bilgeliğine de hayran kalır.&nbsp;

	
Felsefi tefekkür ve müziğin buluşması

	
Kutsal ışığa bakmayı istemenin bedelini insanın güçlü ve zayıf yanlarını tanıyacağı imtihanlarla ödeyen Tamino'nun yolculuğunu anlatan Sihirli Flüt operası, okuru insan olmanın anlamı üzerine bir kez daha düşünmeye davet ediyor. Sevgi, dostluk ve erdem kadar; nefret, kin ve intikam duygularının da insana özgü olduğunu anlatan eser, insanın hakikatin muhafızı olma sorumluluğu ile söz konusu duyguları yönetebileceğine dair bir umudu paylaşıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 11 Dec 2021 14:25:12 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sakın Günlüğümü Okuma]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sakin-gunlugumu-okuma-933/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sakin-gunlugumu-okuma-933/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_730855-2BD025-B4E63B-3FE399-02C72F-B68B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayça Warner'ın okuyucuyla buluşan polisiye romanı Sakın Günlüğümü Okuma, bazen en yakınımızdaki kişilerin bile içlerinde neler yaşadığını bilmediğimizi çok çarpıcı ve heyecan dolu bir hikayeyle aktarıyor.&nbsp;&nbsp; Sakın Günlüğümü Okuma, genç yaşında büyük başarılara&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_730855-2BD025-B4E63B-3FE399-02C72F-B68B5E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ayça Warner'ın okuyucuyla buluşan polisiye romanı Sakın Günlüğümü Okuma, bazen en yakınımızdaki kişilerin bile içlerinde neler yaşadığını bilmediğimizi çok çarpıcı ve heyecan dolu bir hikayeyle aktarıyor.&nbsp;&nbsp;

	
Sakın Günlüğümü Okuma, genç yaşında büyük başarılara imza atan Bora ve onun başarısına destek olmayı kendine kariyer edinmiş eşi Eda'nın kusursuz görünen hayatlarının bir anda alt üst olmasıyla başlıyor. Bundan sonrasında ise fırtına romanın son sayfasına kadar hiç durulmuyor.

	
Kitap, yalnızca bir polisiye değil, okuyucuyu insan doğası, kader, yaşam ve ölüme dair pek çok kavramı da sorgulamaya davet ediyor. Roman, maddi başarıyı kendilerine hedef olarak belirlemiş genç çift aracılığıyla sıkı bir sistem eleştirisi de yapıyor]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Dec 2021 11:16:40 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Herkes Çıplak]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/herkes-ciplak-416/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/herkes-ciplak-416/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9D369-7F713E-5CD505-F27973-CA70C8-5EEFFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Elif Şakar'ın geçmişin gölgesinde çalkantılı hayatından sıyrılıp, kaybettiği benliğini bulmaya çalışan bir kadının hayatını anlatan kitabı &#34;Herkes Çıplak", okuyucuyu derinden etkiliyor. Hem sürükleyici hem de duygulandırıcı bir roman olan Herkes Çıplak, Nazlı'nın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9D369-7F713E-5CD505-F27973-CA70C8-5EEFFD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Elif Şakar'ın geçmişin gölgesinde çalkantılı hayatından sıyrılıp, kaybettiği benliğini bulmaya çalışan bir kadının hayatını anlatan kitabı &#34;Herkes Çıplak", okuyucuyu derinden etkiliyor.

	
Hem sürükleyici hem de duygulandırıcı bir roman olan Herkes Çıplak, Nazlı'nın kendini var etme mücadelesini anlatıyor. Ataerkil bir aile içinde olan, mesleğinde ve evliliğinde kendinden her istenileni yerine getirmiş olan Nazlı'nın, etrafındaki insanları değiştirme hikayesi heyecanlı bir kurgu ile işleniyor. Okuyucuların oldukça beğendiği bu gerilim dolu ögelerle dolu, toplumsal aile yapısına değinen romanı, okuyucularla buluşmaya devam ediyor.&nbsp;

	
&nbsp;Buram buram yaşanmışlık kokan, satırların arasında kaybolmuş bir suçlu ararken kendinizi bulacağınız &#34;Herkes Çıplak", beklenmedik bir sonla biterek insanı derinden etkileyen gerilim dolu bir roman…&nbsp;

	
&#34;Burada Herkes Çıplak!"

	
&#34;Bu kalpsiz şehre yakışmayacak kadar güneşli bir aralık sabahıydı. Şehir kalpsiz olduğu kadar yüzsüzdü de. Yeni bir cana kıymış olmasına rağmen neredeyse huzurlu denebilecek bir ritimle, telaşsızca tıkır tıkır işliyordu. Bu sabah kim bilir kaç farklı semtinde ne gösterişli cinayetler işlenmişti…"&nbsp;

	
&#34;...Burada herkes biraz suçlu, herkes biraz huzursuz, herkes biraz kayıp. Burada herkes çıplak!"&nbsp;

	
&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 07 Dec 2021 10:53:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Düşüş]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dusus-699/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dusus-699/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3EE73-E8BC14-4BF760-454D32-00737B-EDDF63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Düşüş ile yayın dünyasına ilk adımını atan Seda Ünsar, bu kitapla birlikte baş karakterler Ali ve S'nin dışında, yan karakterlerin de Türkiye'den taşıp Avrupa ve Amerika'ya kadar uzanan sürüncemeli hayatlarını başarılı dil ve anlatımıyla kaleme alırken, okurunu kurgusuna&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3EE73-E8BC14-4BF760-454D32-00737B-EDDF63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Düşüş ile yayın dünyasına ilk adımını atan Seda Ünsar, bu kitapla birlikte baş karakterler Ali ve S'nin dışında, yan karakterlerin de Türkiye'den taşıp Avrupa ve Amerika'ya kadar uzanan sürüncemeli hayatlarını başarılı dil ve anlatımıyla kaleme alırken, okurunu kurgusuna hapsedecek bir kitap ile karşı karşıya bırakıyor.

	
Kitabın merkezini Ali ve S isimli karakterlerin varoluş sancıları, arayışları, umutsuz aşk hikâyeleri, arafta kalışları, hayata tutunma çabaları ya da &#34;gerçeğin peşine düşen" bir hayatı tercih etmeleri oluştururken; arka planında yoğun bir Doğu-Batı karşılaşması, siyasi, toplumsal, edebi, felsefi, psikolojik, sosyolojik sorgulamalardan oluşan bir kimliğe rastlanıyor. Düşüş, bahsedilen kavramların tartışıldığı felsefi karakterdeki yoğun ve derin diyaloglarıyla da okuyucusunun hem düşünüp anlamasına, hem de bu kavramları sorgulamasına fırsat veriyor.&nbsp;

	
&#34;Siyaset ve Felsefe Odasında Aşk Hikayeleri"

	
Hayatın anlamını sorgulayan bir kitap olan Düşüş, okurların bu anlamı çocukluk arkadaşı olan iki ana karakter vasıtasıyla sorgulamasını sağlıyor. Sürükleyici bir kurguya sahip olan roman, felsefi, edebi, politik ve tarihi bir çerçeve bağlamında çarpıcı diyalogları ile okuyanları hikayenin içine çekiyor. Derdini metaforlarla anlatan üslubu ile Düşüş, Batı felsefesiyle örülmüş bir eser olmasının yanı sıra bir Doğu perspektifinde oryantalizm, modernleşme ve Batılılaşma kavramlarını yeniden ele alıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 30 Nov 2021 09:26:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tarihin Kıskandığı Lider]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarihin-kiskandigi-lider-335/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarihin-kiskandigi-lider-335/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7EB5A4-236072-896A85-521CCB-669D63-24FC9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırma-İnceleme çalışmalarıyla tanınan Naim Babüroğlu okurlarını tarihin tozlu sayfalarında dolaştırmaya devam ediyor.&nbsp; İnkılâp Kitabevi etiketiyle yayımlanan Kemalyeri, Çanakkale 1915, Cumhuriyet'in Sonbaharı ve 22 Gün 22 Gece Sakarya gibi kitaplara imza atan Babüroğlu&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7EB5A4-236072-896A85-521CCB-669D63-24FC9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Araştırma-İnceleme çalışmalarıyla tanınan Naim Babüroğlu okurlarını tarihin tozlu sayfalarında dolaştırmaya devam ediyor.&nbsp;

	
İnkılâp Kitabevi etiketiyle yayımlanan Kemalyeri, Çanakkale 1915, Cumhuriyet'in Sonbaharı ve 22 Gün 22 Gece Sakarya gibi kitaplara imza atan Babüroğlu bu kez &#34;Tarihin Kıskandığı Lider" adlı çalışmasıyla Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatıyor.

	
Naim Babüroğlu, belgesel-alıntı türündeki çalışmasıyla Mustafa Kemal'i askerliği, okuma sevgisi, doğa sevgisi, özel yaşamı ve kurucu liderliği bağlamında ele alıyor.&nbsp; Askeri ve siyasi dehasının yanı sıra, insani özelliklerini de öne çıkaran Babüroğlu, Mustafa Kemal'in Selanik'ten sıradan bir halk çocuğu olarak başlayıp Türk Milleti'nin en büyük evladı olarak sonlanan ömrünü birbirinden ilgi çekici anekdotlarla anlatıyor.

	
Hem yetişkinler hem de çocuklara yönelik &#34;Tarihin Kıskandığı Lider", belgelere ve Mustafa Kemal'in kendi sözlerine dayanıyor. Mustafa Kemal'in yaşamını merak eden herkesin okumaktan büyük keyif alacağı bu biyografik inceleme, İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda…]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 08 Nov 2021 17:07:08 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sır ve Gölge]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sir-ve-golge-584/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/sir-ve-golge-584/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A8459-973385-3B9815-97104B-190DA0-FE7AC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşamın sırları ve gölgeleri arasında kendini gerçekleştirmeye çalışan dört kadının birbirine değen yaşamlarını konu alan 'Sır ve Gölge' adlı roman, Tara Kitap etiketiyle yayımlandığı anda okuyucular tarafından büyük ilgi gördü. İlk baskısı hızla tükenen romanı, kendine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6A8459-973385-3B9815-97104B-190DA0-FE7AC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yaşamın sırları ve gölgeleri arasında kendini gerçekleştirmeye çalışan dört kadının birbirine değen yaşamlarını konu alan 'Sır ve Gölge' adlı roman, Tara Kitap etiketiyle yayımlandığı anda okuyucular tarafından büyük ilgi gördü. İlk baskısı hızla tükenen romanı, kendine seçtiği 'Burla Hatun' adıyla yayımlayan yazar ve girişimci Selcen Gür 'Sır ve Gölge' kitabını neden Burla Hatun ismiyle yayımladığını anlatıyor:

	
&#34;Burla Hatun aslında bir sembol. Bu coğrafyada yaşayan tüm kadınların efsanevi Burla gibi cengaver ruhlu olduğuna inandığım için seçtim bu ismi. Hepimiz birer Burla Hatun'uz aslında. Kadın dayanışmasını önemsiyor ve 'kadın kadının kurdudur' deyişine mahkum olmadığımızı anlatmak istiyorum. Romanımdaki kadın karakterler de karşı karşıya durmak yerine yan yana durmayı seçiyorlar. Birbirimize destek olmayı ve dayanışmayı seçersek hayatın içinde daha güçlü ve sağlam duracağımıza, daha anlamlı bir hayat süreceğimize inanıyorum.&#34;

	
'Sır ve Gölge' isimli romanında 'İsmin değiştiğinde geçmişin de değişir mi? Anne olmak, artık kendin olamayacağın anlamına mı gelir? Dostluk bittiğinde yerine ne geçer? Aşk mı daha güçlü bir duygudur, hayranlık mı?' sorularına cevap arayan kadın kahramanların hikayelerini yazan Selcen Gür &#34;Kitaptaki kadın kahramanlar geçmişten getirdikleri korkularına rağmen, aşkın ve var olma mücadelesinin kalbinde yaşıyorlar. Bazen iş dünyasının rekabet dolu temposunda, bazen de ailelerinin kısıtlayıcı ortamında kendilerine has yollar çizerek buluyorlar birbirlerini&#34; diyor.

	
Sırlarımızın mı yoksa gölge yanlarımızın mı daha karanlık olduğunu sorgulayan kitabı için &#34;Sırlarımızın ve gölgelerimizin kurbanı olmak durumunda değiliz. Hikayemize sahip çıkarak hayatımızın akışına yön verebiliriz. Kimliğimizi ve geçmişimizi reddetmeden kendimizi dönüştürebiliriz&#34; diyen Gür kitabın hikayesinin film sektörünün ilgisini çekmiş olmasından duyduğu memnuniyeti saklamıyor ve 'Sır ve Gölge'yi dizi olarak hayata geçirmek isteyen yapımcı ve kanallarla görüştüğünü belirtiyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 15 Oct 2021 10:21:26 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnsan]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/insan-992/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/insan-992/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A54D01-128F35-8D76F8-629EC1-084D3B-F7F4F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ümit Orman, korona günlerinde evde geçirdiği vakti, ilham veren hayatını ve yaşadığı güçlükleri &#34;günlüğe" dökerek geçirdi; ardından tüm Türkiye ile paylaşmak için kitaplaştırdı. İNSAN kitabını Orman, &#34;kendi ile hesaplaşmak ve iç dökmek amacıyla" yazdığını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A54D01-128F35-8D76F8-629EC1-084D3B-F7F4F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Ümit Orman, korona günlerinde evde geçirdiği vakti, ilham veren hayatını ve yaşadığı güçlükleri &#34;günlüğe" dökerek geçirdi; ardından tüm Türkiye ile paylaşmak için kitaplaştırdı. İNSAN kitabını Orman, &#34;kendi ile hesaplaşmak ve iç dökmek amacıyla" yazdığını söylüyor. O, erkek egemen iş dünyasında kadın olarak gücünü gösterdi ancak bilmediği, hayatın ona talihsiz sürprizler hazırladığıydı!

	
Ölümle yaşam arasında gidip gelme

	
2003 yılında trafik kazası geçirdi, kırılmadık kemiği kalmadı, hatta yüzü asfaltta ezildi. On ameliyat boyunca yılmadı, yaşama tutundu çünkü adı üstünde, o Ümit'ti. Orman ailesinin en yaramaz çocuğu, 11 Mart 2021'de günlük tutmaya başladığında tekrar kanser olduğundan habersizdi. Bu ona ikinci kötü sürprizdi…

	
Annesi kanser tedavisi görürken, Ümit'e de kanser teşhisi kondu; ana-kız iki hafta arayla ameliyat oldu. Ümit yine pes etmedi çünkü kolayca yılmak ne doğasında var ne de Laz damarında!

	
Ümit Orman'ın kendi biyografisini yazdığı &#34;İNSAN", raflarda.

	
&nbsp;A7 Kitap'tan yayımlanan, Ümit Orman'ın dönüşüm sürecini aktardığı İnsan, çoğumuzun bilmediği ya da görmediği ayrıntıları, keskin bir gözle anlatıyor. İnsan'da sadece güçlü bir kadının zorluklarla dolu öyküsünü değil, Türkiye'nin farklı dönemleri ve mekânları ile kurulan arşiv niteliğindeki bağlantıları da bulacaksınız.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 Oct 2021 15:45:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kim Bu/ Lady Who]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kim-bu-lady-who-351/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/kim-bu-lady-who-351/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A6438A-B58389-76197F-A10B85-62E5EB-CC91D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkçe ve İngilizce baskıları eşzamanlı yayımlanan Lady Who, 1959&#39;da henüz yirmi iki yaşındayken Galler&#39;den ayrılıp, önce İstanbul&#39;a sonra Aydın&#39;a yerleşen Joan Kim Erkan&#39;ın Türkiye&#39;deki altmış yıllık hikâyesine odaklanıyor.&nbsp; &nbsp;&nbsp; Yabancı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A6438A-B58389-76197F-A10B85-62E5EB-CC91D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Türkçe ve İngilizce baskıları eşzamanlı yayımlanan Lady Who, 1959&#39;da henüz yirmi iki yaşındayken Galler&#39;den ayrılıp, önce İstanbul&#39;a sonra Aydın&#39;a yerleşen Joan Kim Erkan&#39;ın Türkiye&#39;deki altmış yıllık hikâyesine odaklanıyor.&nbsp;
&nbsp;&nbsp;
Yabancı gelin olarak geldiği ve hiç tanımadığı bir ülkede büyüleyici bir hayat süren Erkan&#39;ın kişisel anılarına dayanan eser; Avrupa ve Asya&#39;nın kavşağındaki Türkiye&#39;nin geçirdiği hızlı değişimi, siyasal ve kültürel dönüm noktalarını da incelikle yansıtıyor.
&nbsp;
Büyük bir aşkla, fedakârlıkla ve adanmışlıkla mutluluğunu sağlam temeller üzerine inşa eden Kim, sevdiği adam uğruna ailesini geride bırakıp binlerce kilometre ötedeki yeni yuvasına ulaştığında içi içine sığmayan bir çocuktan farksızdır. Hiç alışık olmadığı kültür, örf ve âdetlere hızlıca ayak uydursa da; kişiliğinden asla taviz vermeyecektir. Kendisini şefkatle bağrına basan Türkiye&#39;deki yaşantısından ziyadesiyle hoşnuttur. Oysa zaman hep de onun hayal ettiği gibi tozpembe akıp gitmeyecektir...

	
Kalbi her daim &#34;bizimle" birlikte çarpan Galli bir kadının refah içinde geçen günleri kadar kıtlıklarla, kaos ve askerî darbelerle sarsılan zor günlerini de anlatan Lady Who, anılarda yaşayan ve belleklerden hiç silinmeyen nostaljik bir Türkiye panoraması çiziyor.

	
&nbsp;Kitap ayrıca, Erkan&#39;ın geçtiğimiz altmış yılda kültür, sanat, siyaset ve iş dünyasından tanıştığı önemli kişilerle yaşadığı anılarını samimi bir dille paylaşıyor.

	
&#34;Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Türkiye&#39;deki yaşamı anlatan bu kitap bir hazine değerinde. Bence eşi benzeri yok. Kitaptaki bakış açısı dışarıdan bir gözlem gibi dursa da birçok bölüm, karakter ve olay aslında içeriden birinin gözlemi olarak aktarılıyor."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 04 Oct 2021 15:39:37 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gece Parlayah]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gece-parlayah-822/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/gece-parlayah-822/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6B581-DE9F1B-AE429E-865AFD-E3E956-32B5D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tuba Kumaş&#39;ın sözcükleri ve Ahmet Uzun&#39;un çizgileriyle karanlığı aydınlığa kavuşturan Gece Parlayan, okuru önce göklerin hâkimi Ay&#39;ın huzuruna çıkarıyor, ardından engin bir hayal âlemine sürüklüyor.&nbsp; Ortak bir hedef uğruna sırt sırta veren iki kafadarın dayanışmasını&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6B581-DE9F1B-AE429E-865AFD-E3E956-32B5D6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Tuba Kumaş&#39;ın sözcükleri ve Ahmet Uzun&#39;un çizgileriyle karanlığı aydınlığa kavuşturan Gece Parlayan, okuru önce göklerin hâkimi Ay&#39;ın huzuruna çıkarıyor, ardından engin bir hayal âlemine sürüklüyor.&nbsp;

	
Ortak bir hedef uğruna sırt sırta veren iki kafadarın dayanışmasını sayfalarına taşıyan kitap; saklanmaktan ve sakınmaktan vazgeçenlerin yoluna ışık saçıyor, özgüvenlerini artırmaları için miniklere ve pek tabii ki yetişkinlere cesaret aşılıyor.

	
2019 Tudem Edebiyat Ödülleri&#39;nde üçüncülüğe değer görülen bu ışıltılı eser, kararlılık ve azimle her türlü engelin üstesinden gelinebileceğine inandırıyor, kendi hikâyemizin kahramanı olmak için müthiş bir motivasyon sağlıyor.

	
Karanlıktan korkan Duman&#39;ın en büyük dayanağı, saçtığı ışıkla odasını aydınlatan Ay&#39;dır. Duman, penceresinden gökyüzünü seyrettiği puslu bir gecede, Ay&#39;ın etrafındaki bulutları kurda benzetir. Kurdun kapkara tüyleri Ay&#39;ı sardıkça Dünya zifiri karanlığa gömülür. Duman kendini karanlıktan, Ay&#39;ı da kurtlardan korumak için yola çıktığında hem en büyük korkusuyla yüzleşmiş hem de en yakın arkadaşıyla tanışmış olacaktır...

	
Tuba Kumaş&#39;ın şiirsel üslubu ve Ahmet Uzun&#39;un göz alıcı resimleriyle daha ilk sayfalarından gönülleri çelen Gece Parlayan, Ay kadar parlak ve görkemli bir büyüme hikâyesi anlatıyor.

	
&nbsp;Başarıya giden yolun kendine inanmaktan geçtiğini hatırlatan kitap, korkunun yerine cesareti koyanların rehberliğinde okurlarını karanlığa karşı adım atmaya çağırıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 29 Sep 2021 16:32:16 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Okuma Günlüğü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/okuma-gunlugu-732/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/okuma-gunlugu-732/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_410E6C-D593F3-2C2F32-C6DF2D-B4B3FA-23B91A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&#39;tan Ricardo Piglia&#39;ya George Saunders&#39;tan, Terry Pratchett&#39;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_410E6C-D593F3-2C2F32-C6DF2D-B4B3FA-23B91A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&#39;tan Ricardo Piglia&#39;ya George Saunders&#39;tan, Terry Pratchett&#39;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.

	
Okuma Günlüğü, İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&#39;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla, kedisever kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da değerlendirilebilir.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 22 Sep 2021 10:38:36 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Clarke'ın Doru Tayları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/clarke-in-doru-taylari-472/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/clarke-in-doru-taylari-472/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C8EF5-B4863F-CE1FBF-BFBD00-731D35-6D7629.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#39;&#39;Hepimiz siyah-beyaz bir fotoğrafın içindeydik ve ellerimiz arkadan kenetlenmişti.&#39;&#39; Orhan Berent&#39;in, ismini Altay&#39;ın efsane futbolcuları Clarke kardeşlerden alan romanı Clarke&#39;ın Doru Tayları, Alsancak Garı&#39;ndan Şirinyer Hipodromu&#39;na ve at yarışlarına&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C8EF5-B4863F-CE1FBF-BFBD00-731D35-6D7629.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#39;&#39;Hepimiz siyah-beyaz bir fotoğrafın içindeydik ve ellerimiz arkadan kenetlenmişti.&#39;&#39;

	
Orhan Berent&#39;in, ismini Altay&#39;ın efsane futbolcuları Clarke kardeşlerden alan romanı Clarke&#39;ın Doru Tayları, Alsancak Garı&#39;ndan Şirinyer Hipodromu&#39;na ve at yarışlarına uzanan dinamik arka fonunun önünde, dokunaklı bir aşk hikâyesi anlatıyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Sep 2021 16:18:20 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İzmir Hayaletleri]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/izmir-hayaletleri-938/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/izmir-hayaletleri-938/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35335F-74007F-0A9732-E8EB12-6D3A98-959B18.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#39;&#39;Smyrna&#39;nın bütün sokakları denize götürürdü insanı; denize paralel uzanan sokaklarda bile, adım başı sokağı dik kesen yan sokaklar, daracık geçitler insanı yolunu değiştirmeye davet eder, burnuna iyot kokusunu, kulağına suyun hafif çalkantısını üflerdi.&#39;&#39;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35335F-74007F-0A9732-E8EB12-6D3A98-959B18.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#39;&#39;Smyrna&#39;nın bütün sokakları denize götürürdü insanı; denize paralel uzanan sokaklarda bile, adım başı sokağı dik kesen yan sokaklar, daracık geçitler insanı yolunu değiştirmeye davet eder, burnuna iyot kokusunu, kulağına suyun hafif çalkantısını üflerdi.&#39;&#39;
&nbsp;
Levanten yazar Loren Edizel, İzmir Hayaletleri&#39;nde, Birinci Dünya Savaşı&#39;ndan Kurtuluş Savaşı&#39;na uzanan, pek çok karakterin ve farklı tarihî olayın iç içe geçtiği; kent tarihi, komşuluk, kültürel miras gibi sosyal temalardan esinlenilerek yoğrulmuş girift bir anlatıya imza atıyor.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 09 Sep 2021 16:16:31 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bencillik Psikolojisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bencillik-psikolojisi-940/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/bencillik-psikolojisi-940/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_354C70-D14186-9E4693-4954A0-4F6ADF-6C3589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />​Kitapları 73 dile çevrilen, 78 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından heyecanla beklenen yeni kitabı &#34;Bencillik Psikolojisi" raflardaki yerini aldı.&nbsp; Bencillik psikolojisi üzerine çok boyutlu güçlü analizlerin ve etkili çözüm önerilerinin yer&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_354C70-D14186-9E4693-4954A0-4F6ADF-6C3589.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />​Kitapları 73 dile çevrilen, 78 eşsiz eserin dünyaca ünlü yazarı Akif Manaf'ın, okurlar tarafından heyecanla beklenen yeni kitabı &#34;Bencillik Psikolojisi" raflardaki yerini aldı.&nbsp;

	
Bencillik psikolojisi üzerine çok boyutlu güçlü analizlerin ve etkili çözüm önerilerinin yer aldığı kitap, hem derin teorik bilgilere hem de çok boyutlu pratik deneyimlere dayanıyor.&nbsp;

	
Tüm dünyada geniş bir okur kitlesi tarafından gün geçtikçe daha da yakından takip edilen yazar bu kitapta &#34;Bencillik Psikolojisi" konusunu tüm detaylarıyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor. A.Z. Yayıncılıktan çıkan kitapta, bencillik olgusu tüm detayları ile masaya yatırılıyor.&nbsp;

	
Kitap arka kapaktan:&nbsp;

	
Her insanın hayatında şu iki gün çok önemlidir: Rahimden kurtulup bencil olduğu gün ve bencillikten kurtulup özgür olduğu gün. Bu önemli günlerden birincisi herkes için geçerli fakat ikincisi yalnızca aydınlanmış insan için geçerlidir.

	
Yüz insanın yaptığını bir insan yapamaz ama gel de bunu bencillik içinde debelenen kişilere anlat – anlatamazsın. Neden acaba? Çünkü bencil insanın sosyolojik bir vizyonu yok. O, toplumsal açıdan körlüğe mahkûmdur çünkü başkalarıyla ilgilenmez sadece kendini düşünür.

	
Senin bedeninde bencillik bir saltanat kurar ve tahta oturur. Bencillik o tahttan sana emirler yağdırarak senin de bir taht edinmeni ister: Servet, şöhret, kudret vs. tahtı. İnsan bütün hayatını bu tahtlara oturmak için harcar ama sonuç olarak kendisini mezarda bulur. Ne hüzün dolu bir sonuç!

	
Şayet insan ölüm kokan tahtlardan inerse bencillik kendisi için kurduğu tahttan aşağı yuvarlanır ve bencilliksiz hâl gerçekleşir. Bu, gerçekten de bütün tahtlara değer çünkü bireye varoluşun bütün armağanlarını bahşeder.

	
Kişisel gelişim okurlarının yakından takip ettiği, günümüzün en sıra dışı yazarlarından olan Manaf, kitaplarında farkındalığı artıran keskin analizler ile öne çıkıyor.&nbsp;

	
Yaratıcılık, Aşk, Zekâ, Başarı, Mutluluk, Değişim, İnsan, Devrim, Hırs, Şöhret, Siyaset, Ahlak, Merhamet, Aydınlanma, Bilinç, Anlayış, Zihin gibi insana dair hemen her konuda 78 eseri bulunan yazar, şaşırtıcı bir sadelik ve akıcı bir anlatımla her kesime hitap ediyor.&nbsp;

	
Bencillik Psikolojisi kitabı, bencillik konusundaki doyurucu anlatımıyla, okuyucunun kafasındaki tüm sorulara yanıt bulmasını sağlıyor. Elinizden düşüremeyeceğiniz, tek solukta okunacak gerçek bir başucu kitabı.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 24 Aug 2021 18:02:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Biraz Söz Dinle]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/biraz-soz-dinle-951/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/biraz-soz-dinle-951/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90C555-FBBF78-30F402-A0CA56-97CC13-767BB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />A7 Kitap tarafından yayımlanan ve çıktığı gün tükenen kitabıyla Banu Noyan; kadın erkek ilişkilerinden iş hayatındaki iletişime, annelik/kadınlık halleri üzerinden erkeklere yönelik tavsiyelere kadar hayata dair pek çok konuda fikrini cesur bir şekilde kaleme aldı. Zaman zaman&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90C555-FBBF78-30F402-A0CA56-97CC13-767BB8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />A7 Kitap tarafından yayımlanan ve çıktığı gün tükenen kitabıyla Banu Noyan; kadın erkek ilişkilerinden iş hayatındaki iletişime, annelik/kadınlık halleri üzerinden erkeklere yönelik tavsiyelere kadar hayata dair pek çok konuda fikrini cesur bir şekilde kaleme aldı. Zaman zaman hayata dair sevdiği hikâyeleri ve sözleri de aktardığı kitabında Yıldırım Mayruk, Haldun Dormen, Cemil İpekçi, Neslihan Yargıcı, Müge Anlı, Çiğdem Tunç, Emre Kınay, Cem Özer, Seda Akgül, Armağan Çağlayan, Şenay Akay, Özge Ulusoy gibi sanat, moda ve televizyon dünyasının sevilen isimleri de kitapla ilgili görüşlerine yer verdi.

	
Banu Noyan kitabını şu cümlelerle anlatıyor:
	
	
&#34;Bu kitap bazen itiraflarımı bazen gözlemlerimi, hayatıma sırası geldiğinde girenleri ve hayatımdan çıkanları, kızdıklarımı güldüklerimi, saydıklarımı saymadıklarımı, nefretlerimi mutluluklarımı, hüzünlerimi hayallerimi, hayal kırıklıklarımı, içimde kopan fırtınaları, yalnızlığımı, kuru kalabalıklarımı, tesadüflerimi, şanslarımı, şanssızlıklarımı, zıplamalarımı, ağlamalarımı, heveslerimi, kursağımda kalanları, elde ettiklerimi, edemediklerimi, &#34;keşke"lerimi, &#34;tüh ya"larımı, &#34;vah vah"larımı, &#34;hayda"larımı ve hayatın içinden daha birçok his, duygu, düşünceleri, yani beni, yani seni anlatacak."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 11 Jul 2021 10:41:56 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ay Parçasının Güz Yaşları]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-parcasinin-guz-yaslari-624/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-parcasinin-guz-yaslari-624/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD11DF-019BFF-EF2E55-FD7311-B0E4E6-750265.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Biri Selanik'te diğeri Bayburt İspir bölgesinde iki ailenin 1900'lü yıllardan itibaren üç kuşak boyunca süren hikâyesi, bir memleket tarihinin yazılmamış kaydıdır aynı zamanda. Bu hikâyenin merkezindeki bir kadın ise belki de o memleketin kalbi... Mehpare yani Ay Parçası… Selanik'ten&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AD11DF-019BFF-EF2E55-FD7311-B0E4E6-750265.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Biri Selanik'te diğeri Bayburt İspir bölgesinde iki ailenin 1900'lü yıllardan itibaren üç kuşak boyunca süren hikâyesi, bir memleket tarihinin yazılmamış kaydıdır aynı zamanda. Bu hikâyenin merkezindeki bir kadın ise belki de o memleketin kalbi... Mehpare yani Ay Parçası… Selanik'ten İstanbul Beyoğlu'na uzanan, Kınalıada'dan iknasız bir vapur yolculuğuyla Karadeniz'in sessiz limanı Gümenüz&#39;e kaçırılan, &#34;bir ömüre onlarca güzü ve baharı" sığdıran Mehpare…
	
	
Dünyada ve memlekette dengeler değişirken sürdürülen köşk hayatlarının, Batılılaşan büyük ailelerin, Beyoğlu gezintilerinin, her milletten insanla komşuluğun, ada sefalarının, yüreğe düşen sevdaların eşliğinde dünyaya gözlerini açan Mehpare hiç unutmuyor, her güz mevsimi geçmişini hatırlıyor; anlatacak büyük ve kalabalık bir hikâyesi var. Ne kadar yaşlanırsa yaşlansın, aradan ne kadar yıl geçerse geçsin, korunaklı çocuk düşlerinde sakladığı bir hikâyesi.&nbsp;

	
Elif Ebru Batı Wibrew, kendi aile tarihinin izlerini titizlikle takip ederek ve yaşayan tanıklara başvurarak üç kuşağın aşklarını, mücadelesini ve düş kırıklıklarını anlattığı Ay Parçasının Güz Yaşları'nda hem geçmişe hem de kendimize bakma şeklimize meydan okuyor; yaşayan kişilerle geçmişin ruhlarını bugün bizler için ustalıkla bir araya getiriyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 10 Jul 2021 10:11:30 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Turhan Selçuk Seçkisi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turhan-selcuk-seckisi-663/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/turhan-selcuk-seckisi-663/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF9911-77A8F3-A531A4-ADF41F-79A82F-0ACA38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Desen&#39;in, uzun ve titiz bir çalışmanın ardından gururla takdim ettiği &#39;&#39;Turhan Selçuk Seçkisi&#39;&#39;, Türkiye&#39;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&#39;un mizahını genç nesillere de tanıtmak ve büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF9911-77A8F3-A531A4-ADF41F-79A82F-0ACA38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Desen&#39;in, uzun ve titiz bir çalışmanın ardından gururla takdim ettiği &#39;&#39;Turhan Selçuk Seçkisi&#39;&#39;, Türkiye&#39;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&#39;un mizahını genç nesillere de tanıtmak ve büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunmak amacıyla tasarlanan, üç ciltlik nadide bir koleksiyon.

	
Selçuk&#39;un, yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerinin ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme ile yayına hazırlandığı &#39;&#39;Turhan Selçuk Seçkisi&#39;&#39; üç kitaptan oluşuyor: Siyasetin Göbeği, Manzara-i Umumiye ve İnsan Denen Garip Hayvan.

	
Seçkinin ikinci halkası olan Manzara-i Umumiye, sanatçının, 1952-2003 yılları arasında, Türkiye&#39;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 80 karikatürünü bir araya getiriyor.&nbsp;

	
Turhan Selçuk&#39;un, eleştiri oklarını siyasetçilerden göbekli patronlara ve sömürü dünyasına yönlendirdiği karikatürlerine yer veren Manzara-i Umumiye, emekçilerin mevcut küresel düzen karşısındaki duruşuna, ekonomik istikrarsızlığın ve el değiştiren sermayenin halkın üzerinde yarattığı baskıya odaklanıyor. Kitaptaki seçki ayrıca çürümüş ve yozlaşmış sistem içinde medyanın nasıl pasivize edildiğini, düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda toplumun nasıl üç maymunu oynamaya itildiğini olağanüstü bir incelikle hicvediyor. Simite talim eden işçilerle giderek semiren patronlar arasındaki karşıtlığa da tuz basmaktan çekinmeyen sanatçı; mizahın birleştirici gücüyle doğru bildiğimiz yanlışlara farklı bir perspektiften bakmamıza olanak tanıyor. Elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiği üzerine bizleri düşündürüyor.

	
Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.

	
Grafik mizahın karikatürün evrensel dili olduğunu vurgulayan Turhan Selçuk&#39;un sanatsal kişiliğini, yazar Yaşar Kemal bu sözlerle tanımlıyor: &#39;&#39;Turhan, dünyamızın kötülüklerinin, karanlıklarının ortasında durmuş bir ışık gösterendir durmadan.&#39;&#39;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 11 Jun 2021 18:23:14 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hakim'ign Yolculuğu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hakim-ign-yolculugu-141/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hakim-ign-yolculugu-141/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FFEEEF-3F7021-50BA57-ACA9D3-367B2B-B3035E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daha &#39;&#39;yaşanabilir&#39;&#39; bir hayat kurma hayaliyle yollara düşenlerin hikâyesi Fabien Toulm&eacute;&#39;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak yarattığı &#34;Hakim&#39;in Yolculuğu&#34; serisinin üçüncü ve son cildi Makedonya&#39;dan Fransa&#39;ya okurlarla&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FFEEEF-3F7021-50BA57-ACA9D3-367B2B-B3035E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Daha &#39;&#39;yaşanabilir&#39;&#39; bir hayat kurma hayaliyle yollara düşenlerin hikâyesi

	
Fabien Toulm&eacute;&#39;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak yarattığı &#34;Hakim&#39;in Yolculuğu&#34; serisinin üçüncü ve son cildi Makedonya&#39;dan Fransa&#39;ya okurlarla buluştu.&nbsp;

	
Sanatçının uzun araştırmaları ve bir buçuk yıla yayılan ikili görüşmeleri sonucu şekillenen bu etkileyici grafik roman serisi, Suriye&#39;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp yeni ve daha &#39;&#39;yaşanabilir&#39;&#39; bir hayat kurma hayaliyle yollara düşen kendi hâlinde bir bahçıvanın mücadelesine tanıklık ediyor. Seri, genç adamın Şam&#39;ın güney banliyösünden başlayarak Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya ve İsviçre üzerinden Fransa&#39;nın Aix-en-Provence şehrinde noktalanan zorlu yolculuğunu odağına alıyor.
&nbsp;
Toplumsal yansımaları küresel boyutta hissedilen mülteci krizini farklı açılardan ele alan Toulm&eacute;, pek çokları için birer &#39;&#39;öteki&#39;&#39; olarak nitelenen mültecilerin yaşadıklarını anlamak ve anlatmak için çaba göstermekle kalmıyor; insanlık onuru gibi önemli bir konuya da dikkat çekiyor.

	
Evimi terk edeli nerdeyse üç yıl oluyor.

	
Serinin üçüncü cildi, 2015 yılının eylül ayına uzanıyor ve Hakim&#39;in yasadışı yollarla Makedonya&#39;dan Fransa&#39;ya kaçışını sayfalarına taşıyor. Baba ve oğul Atina&#39;ya varmış olsalar da Fransa&#39;ya ulaşabilmeleri için katetmeleri gereken yol uzun ve çetrefillidir. Orta Avrupa&#39;da yükselen yabancı düşmanlığına bağlı olarak Hakim ve oğlu, yolculuk boyunca insanlık dışı muamelelerle karşılaşırlar. Balık istifi araçlara bindirilip mülteci kamplarında zorlu günler geçirirler. Açlık ve dondurucu soğukla sınanıp kimi zaman parklarda kimi zaman sokaklarda sabahlarlar. Sınırları, gecenin zifiri karanlığında yürüyerek geçerler. Çaresizlik ve korku hissi tüm hücrelerini kaplamış olsa da Hakim asla kaderine teslim olmaz. Kalbinde yeşerttiği umut, oğlu Hadi&#39;nin varlığı ve diğer mültecilerle arasındaki koşulsuz dayanışma onu geç de olsa hedefine, ailesine kavuşturacaktır...

	
Yakın geçmişimizde ve coğrafyamızda yaşanan &#39;&#39;iç acıtıcı&#39;&#39; olayları en doğru ve tarafsız şekilde aktarabilmek için bir mültecinin tanıklığına başvuran Hakim&#39;in Yolculuğu, göçmenlere yardım eli uzatanlara ve dünyanın daha insani bir yer olmasına katkıda bulunanlara içten bir selam gönderiyor.

	
Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan ve yaşama dair her duyguyu içinde barındıran seri, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Fabien Toulm&eacute;&#39;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sun, 30 May 2021 13:01:18 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941 - 1944]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/leningrad-kusatilmis-bir-sehrin-trajedisi-1941-194/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/leningrad-kusatilmis-bir-sehrin-trajedisi-1941-194/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF37F0-B81CDD-C9CB48-DF050B-345DE7-819755.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VakıfBank Kültür Yayınları'nın (VBKY) Türkçe'de ilk kez okurla buluşturduğu &#34;Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941-1944" isimli kitap, modern tarihin en uzun süreli ve en yıkıcı kent kuşatmalarından birini çarpıcı belgelerle ve tarihi anekdotlarla ortaya koyuyor.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF37F0-B81CDD-C9CB48-DF050B-345DE7-819755.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />VakıfBank Kültür Yayınları'nın (VBKY) Türkçe'de ilk kez okurla buluşturduğu &#34;Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941-1944" isimli kitap, modern tarihin en uzun süreli ve en yıkıcı kent kuşatmalarından birini çarpıcı belgelerle ve tarihi anekdotlarla ortaya koyuyor. Türkçe çevirisini Özgür Atılım Turan'ın yaptığı kitapta Reid, kuşatmadan sağ kurtulmayı başaranlarla yaptığı röportajlar, polis kayıtları, hükümet ve askeri arşivlerden eriştiği belgeler ile Leningrad'daki yaşam ve ölümün ayrıntılı ve üzücü gerçekliğini okurlarla paylaşıyor.&nbsp;

	
Hitler'in 872 gün süren kanlı kuşatması

	
1941-1944 yıllarına tarihlenen, 2. Dünya Savaşı'nın en kanlı kuşatmalarından biri olan Leningrad, Nazi Almanya&#39;sının Sovyetler Birliği'ni işgal etmesi ile başlayan, Barbaros harekâtında Moskova&#39;nın ele geçirilmesi için yapılmış stratejik bir şehir kuşatması olarak tarihe kanlı harflerle adını yazdırdı. Sovyet lider Stalin'e karşı savaşan Nazi Almanyası lideri Hitler'in planları Aralık 1940'ta verdiği &#34;Baltıklar, Leningrad ve Kronstadt alındıktan, Baltık Kızıl Filosu batırıldıktan ve Lening­rad'ın silah fabrikaları güvenceye alındıktan sonra Moskova'ya ilerleme başlayacaktı." talimatı ile insanlık tarihinde en ölümcül şekilde ablukaya alınan şehrin hikâyesinin başlangıcı oldu.&nbsp;

	
Açlık, soğuk ve ölüm&nbsp;

	
&#34;İstila: Haziran-Eylül 1941", &#34;Kuşatma Başlıyor: Eylül-Aralık 1941", &#34;Toplu Ölüm 1941-1942 Kışı", &#34;Ocak 1942-Ocak 1944" ve &#34;Akıbet" başlıklı beş bölümden oluşan eser, onlarca yıllık Sovyet propagandasını ortadan kaldırarak, tanıklıklar, günlükler ve resmi kayıtların izinde &#34;ölümlerin bu kadar yüksek olması Hitler kadar Stalin'in de hatası mıydı?, &#34;Almanlar şehri neden ele geçiremedi?", &#34;Kimin hayatta kalıp kimin öleceği kararı nasıl verildi?" gibi bir dizi cevaplanmamış soruyu da ele alıyor.&nbsp;

	
Sansürün gölgesinde

	
Neredeyse bir milyon Leningradlının açlığın pençesinde can verdiği kuşatmaya, Batı'da ilgi gösterilmemesinden duyduğu rahatsızlığı bu eser ile ortaya koyan Anna Reid, kuşatma hakkındaki gerçek bilgilere ulaşmanın en önemli zorluklarından birinin sansür olduğuna şu sözlerle dikkat çekiyor. &#34;Kuşatma hakkında çok az şey yazılmasının bir diğer nedeni elbette Sovyetlerin bunu doğru düzgün yapmayı imkânsızlaştırmasıdır. Savaş sırasında sansür her alanı kuşatmıştı. Bırakın Batılıları, kuşatma çemberinin dışında kalan Ruslar bile şehrin içindeki duruma dair sadece üstünkörü fikirlere sahipti. İngiliz ve Amerikan basını Sovyet ajanslarının haberlerini papağan gibi tekrarlıyorlardı. İlk başlarda Leningrad çatışmaları açmaza girdiğinde BBC raporları yavaş yavaş azaldı ve bir yıl sonra London's Times muazzam ve şuursuz bir abartı ile şehirden dışarı doğru bir kara koridorunun açıldığını duyurdu. Okurlara, Leningradlılar kuşatmanın ilk kışında 'korkunç yokluklar' çekmişlerdi fakat ilkbahar şartlarının gelişiyle 'derhal toparlanmışlar' denmişti. 4 Müttefik memurları de aynı şekilde olanlardan bihaberdi."

	
&#34;Leningrad: Kuşatılmış Bir Şehrin Trajedisi 1941-1944", göz ardı edilen bir vahşeti yeniden canlandırmak yerine, savaşın askeri veya siyasi tarih dilinin ötesinde ölmek üzere olan insanlığın davranışlarının derinliğini yeniden hatırlatmayı amaçlayan sıra dışı bir eser olarak okurların karşısına çıkıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 05 May 2021 14:14:52 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çürük]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/curuk-806/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/curuk-806/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D734A5-A68040-42BA7D-066D12-72B8E0-3CC575.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meluncanlar, Yanağımda Soğuk Bir Buse, Sesin Efendisi Itri, Sırlı Kalem, Narı Aşk gibi tarihi romanlarıyla tanınan Mine Sultan Ünver bu kez günümüz insanlarının varoluş mücadelesini ele alıyor. Yeni romanı Çürük, iki insanın sıra dışı aşk hikâyesi üzerinden hayatın bilinmezlerini&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D734A5-A68040-42BA7D-066D12-72B8E0-3CC575.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Meluncanlar, Yanağımda Soğuk Bir Buse, Sesin Efendisi Itri, Sırlı Kalem, Narı Aşk gibi tarihi romanlarıyla tanınan Mine Sultan Ünver bu kez günümüz insanlarının varoluş mücadelesini ele alıyor. Yeni romanı Çürük, iki insanın sıra dışı aşk hikâyesi üzerinden hayatın bilinmezlerini sorguluyor.

	
Romanın ana karakteri Benan yaralı bir kadındır; kaçmayı sever. Bağımlısı olmuştur kendine yarattığı özgürlüğün. Adı üstünde, çürüktür karşısına çıkan çoğu şey. &#34;Çürümemiş ne kaldı ki!" diye isyan eder Benan. Karşısına çıkan insanlar ona sadece dert vermiş, hatta gerçeklik ile olan algısını sınamışlardır. Farklı kişiler farklı zamanlarda onunla yaşanmış hatıralara sahiptir ama hepsi de şaibelidir. Melek veya şeytan hatta aynı anda ikisi de olabilir Benan… Balkan ise onu tanıdıktan sonra hayatının dengesini kaybetmiş bir erkektir, &#34;Labirentte kaybolmuş bir fareyim artık ben" diye tanımlar kendini… Fakat kararlıdır; bu güzel kadının geride bıraktıklarının izini sürerek onu bulacaktır.

	
Tıpkı Çürük romanının bir yerinde Benan'ın dediği gibi; &#34;Hayatın ne zaman mükemmel bir şekilde düzene gireceğini asla bilemeyiz! Ve bir sırrın bizi geleceğimize götüreceğini…"]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Mar 2021 08:06:33 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dolunay Ayini]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dolunay-ayini-130/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dolunay-ayini-130/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_93C716-FF8C88-F1641C-859854-D28C77-839936.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazar, arkeolog, gazeteci Özlem Ertan'ın İstanbul'un pagan dönemiyle bugününü, tanrıçalarla günümüz kadınlarını bir araya getirdiği üçüncü romanı Dolunay Ayini, Dark İstanbul Yayınları'ndan çıktı. Özlem Ertan Dolunay Ayini romanında, İstanbul tarihinde büyük önemi olan,&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_93C716-FF8C88-F1641C-859854-D28C77-839936.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yazar, arkeolog, gazeteci Özlem Ertan'ın İstanbul'un pagan dönemiyle bugününü, tanrıçalarla günümüz kadınlarını bir araya getirdiği üçüncü romanı Dolunay Ayini, Dark İstanbul Yayınları'ndan çıktı.

	
Özlem Ertan Dolunay Ayini romanında, İstanbul tarihinde büyük önemi olan, antik çağda Emirgan'da, Kadıköy'de ve tarihî yarımadada tapınakları bulunan ay, cadılık ve yeraltı tanrıçası Hekate'ye farklı ve insani bir açıdan yaklaşıyor.

	
Dark İstanbul Yayınları'ndan çıkan fantastik türdeki Dolunay Ayini romanı, kitapçılarda ve online kitapçılarda okuyucularla buluşuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 01 Mar 2021 09:48:53 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dark İstanbul Antoloji]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dark-istanbul-antoloji-321/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/dark-istanbul-antoloji-321/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CA2D80-53B4AF-C6B033-69B979-C64890-17D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dark İstanbul Yayınları'nın gizem, polisiye, psikolojik gerilim, korku, mitoloji, bilimkurgu alanlarında İstanbul'a odaklanan seçki serisinin birinci kitabı &#34;Dark Antoloji Birinci Kitap" çıktı.&nbsp; &nbsp; İstanbul'un yaşanmış ve yaşanacak olan efsanelerinden ilham alarak oluşan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CA2D80-53B4AF-C6B033-69B979-C64890-17D7FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Dark İstanbul Yayınları'nın gizem, polisiye, psikolojik gerilim, korku, mitoloji, bilimkurgu alanlarında İstanbul'a odaklanan seçki serisinin birinci kitabı &#34;Dark Antoloji Birinci Kitap" çıktı.&nbsp;

	
&nbsp;

	
İstanbul'un yaşanmış ve yaşanacak olan efsanelerinden ilham alarak oluşan &#34;Dark İstanbul Antoloji" kitabının yazarları arasında yer alan Aşkın Zengin Akkuş, Attila Şanbay, Çağdaş Ulus, Ercan Akbay, Funda Özlem Şeran, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Nurgül Çelebi, Özlem Ertan, Uğur Kılınç ve Yurdagül Şahin 13 farklı hikâyeyi kaleme alıyor.

	
&nbsp;

	
Kapak tasarımı Serhat Filiz'e ait olan &#34;Dark Antoloji Birinci Kitap", kitapçılarda ve online kitapçılarda okuyucularla buluşuyor.

	
&nbsp;

	
Yazarlarımızın notu:

	
&#34;Dark İstanbul'un fantastik, korku, gizem, polisiye ve psikolojik gerilim dünyasındasınız!"&nbsp;

	

	

	
Adem'le Havva'dan beri süregelen cinsler arası amansız ve kadim çatışmanın ortasındasınız. Kara kanatlı düşmüş melekler, katledilen kadınların kanlarıyla büyüyen ölüm ağacı, yosuna bulanmış taş duvarlı balkondaki vahşi cinayetler, Beşiktaş Kolonisi'ndeki infaz memuru, Boğaz Köprüsü'ndeki gizemli intiharlar, şeytan kanatlı Hezarfen Çelebi'nin döngüsü, korkudan korkmanın dayanılmaz paradoksu, Şehir Hatları Vapuru'nun görünmeyen yolcuları, düşle gerçek arasındaki saplantılı aşk, oyuncak bebeklere can veren ötekiler ve bunlar olurken omuzunuzda beliren el…&nbsp;

	

	

	
İstanbul'un karanlığı, geçmişiniz, şimdiniz, geleceğiniz, korkup da derinlerinize gömdükleriniz; sizin gerçeğinizdir…]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Wed, 24 Feb 2021 10:11:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Olamayanların Mabedi]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/olamayanlarin-mabedi-198/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/olamayanlarin-mabedi-198/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D9467C-C263D0-A93207-EAC31E-747514-0AA886.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başarılı ve kendine has üsluba sahip yazar Baki Can Ediboğlu'nun üçüncü romanı &#34;Olamayanların Mabedi", Doğan Solibri tarafından yayımlandı.&nbsp; İtibarını yitiren, tüm malvarlığına el konulan işadamı Egemen Dortay, bir gün teknesiyle açılır ve bir daha geri dönmez.&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D9467C-C263D0-A93207-EAC31E-747514-0AA886.jpeg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Başarılı ve kendine has üsluba sahip yazar Baki Can Ediboğlu'nun üçüncü romanı &#34;Olamayanların Mabedi", Doğan Solibri tarafından yayımlandı.&nbsp;

	
İtibarını yitiren, tüm malvarlığına el konulan işadamı Egemen Dortay, bir gün teknesiyle açılır ve bir daha geri dönmez. Parçalanmış teknesine ulaşanlar onun intihar ettiğine hükmeder. Herkesin gözünde bir ölüdür artık. Olay intihar mı, cinayet mi, kaza mı; kesin olarak bilinmez. Sürekli hayatını ve varoluşunu sorgulayan, ara ara ölmeyi düşleyen on dokuz yaşındaki kızı Eylül ise herkesin düşündüğünün aksine babasının ölmediğine inanır. Ona göre, babası, anlattığı masallardaki &#34;An"ın Çocukları gibi, Hayaller Alemi'ndeki mabedini bulmuş, sırra ermiştir. O sırra erme sırası şimdi Eylül'dedir. Çünkü babası ona mabede ulaşması için işaretler bırakmıştır. Eylül dünyanın bir ucundan öbür ucuna işaretleri takip ederek geçmişin karanlık taraflarıyla yüzleştiği uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta Eylül kendi içine doğru bir serüvene dalarken aynı zamanda babasının herkesten gizlenen hikâyesini gün ışığına çıkaracak, hayat, anlam, varoluş, ölüm, yokluk gibi derin sorularına yanıtlar bulmaya çalışacaktır. Ve sürprizlerle döşenmiş yol, onu ulaşılması en zor olan şeye götürecektir.&nbsp;

	
Mistik bir yolculukta hakikatin arayışına uzanan ve bilinçaltının derinliklerine inen roman okuyuculara kendi mabetlerinin neresi olduğunu da sorgulatıyor. Kapak tasarımı Mert Kaygusuz'a ait olan Olamayanların Mabedi, aynı zamanda Türkiye'nin en genç yayınevlerinden Doğan Solibri'nin de ilk romanı olma özelliğini taşıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Feb 2021 15:08:54 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Namus Adına]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/namus-adina-914/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/namus-adina-914/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4F197C-8C3779-337406-542AA9-11B9A1-E20238.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mukhtar Mai, Haziran 2002&#39;de acı dolu ve sarsıcı bir olay yaşadı. Pakistan&#39;ın Meerwala köyünde hayatının beklenmedik şekilde değişeceğinden habersiz ailesiyle birlikte sessiz, sakin bir hayat sürmekteyken, erkek kardeşine yöneltilen suçlar için sorumlu tutuldu. Namus meselesi&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4F197C-8C3779-337406-542AA9-11B9A1-E20238.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mukhtar Mai, Haziran 2002&#39;de acı dolu ve sarsıcı bir olay yaşadı. Pakistan&#39;ın Meerwala köyünde hayatının beklenmedik şekilde değişeceğinden habersiz ailesiyle birlikte sessiz, sakin bir hayat sürmekteyken, erkek kardeşine yöneltilen suçlar için sorumlu tutuldu. Namus meselesi yüzünden, çarpık bir aşiret sisteminin mağduru oldu. Kadınlığını geri dönüşü olmayacak şekilde yaralayan bir grup erkek karşısında, kendisini bilinmeyenlerle dolu bir adalet denklemi içinde buldu. Yine de yaşadığı onur kırıcı trajedi karşısında pes etmemeyi seçti ve köyünde aynı çarpık sistemden mustarip diğer genç kadınların sesi olmak üzere, adalet mücadelesine başladı. Hikâyesi önce yerel gazetelerde, daha sonra BBC ve TIME gibi büyük yayınlar sayesinde global bir yankı buldu.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 23 Feb 2021 15:08:24 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tilki]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tilki-238/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/tilki-238/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1CCD1C-2DC852-B9FA79-AEB0D8-EDF26B-293FBB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzyılın en iyi öykücüleri arasında sayılan, Man Booker Ödüllü George Saunders&#39;ın insanın içinde yaşadığı dünyaya yabancılaşma eğilimini irdeleyen ezber bozan novellası Tilki 8, Delidolu etiketiyle raflardaki yerini aldı.&nbsp; &nbsp; Eserinde, modern toplumların insan-doğa&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1CCD1C-2DC852-B9FA79-AEB0D8-EDF26B-293FBB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Yüzyılın en iyi öykücüleri arasında sayılan, Man Booker Ödüllü George Saunders&#39;ın insanın içinde yaşadığı dünyaya yabancılaşma eğilimini irdeleyen ezber bozan novellası Tilki 8, Delidolu etiketiyle raflardaki yerini aldı.&nbsp;
&nbsp;
Eserinde, modern toplumların insan-doğa ilişkisi bağlamında gündemden hiç düşürmedikleri çevre sorunları ve hayvan hakları gibi önemli meseleleri hicveden yazar; rant uğruna talan edilen doğal alanların ekosistem üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekiyor.
&nbsp;
İnsanlığı, hem yapan hem bozan, hem seven hem kıran bir varlık olarak, kurnazlığıyla nam salmış bir hayvanın gözünden anlatan kitap; &#34;sözde" girişimlerle devamlı koruma altına alındığı yinelenen doğal yaşamın planlı bir şekilde nasıl katledildiği gerçeğine de vurgu yapıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Feb 2021 12:22:21 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Uygarlığın Ayak İzleri]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygarligin-ayak-izleri-987/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/uygarligin-ayak-izleri-987/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_742428-5F9185-BC41B4-308DE2-A13E79-1B9428.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_742428-5F9185-BC41B4-308DE2-A13E79-1B9428.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde.
&nbsp;
Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. &#34;Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz etmemeyi düşünemezdik," diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa'yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo'nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor.
&nbsp;
Kitapta anlatımına yer verilmeyen dört kült eser için kaydedilen ve QR kodlarıyla son sayfadaki yerini alan mini seminerler ise Uygarlığın Ayak İzleri serisinin sanata âşık okurlarına armağanımızdır.

	
FRIDA KAHLO HAKKINDA YAZILAN BÖLÜMDEN KISA BİR ALINTI:
&nbsp;
Henüz on dokuz yaşındayken kendini kadife bir elbiseyle resmettiği eserin arka planında gördüğümüz kargaşa ve iç bunaltıcı, kapalı atmosfer burada yine karşımıza çıkıyor. Görkemli bir sadelikle altını çizdiği duyguysa yalnızlıktan başka bir şey değil: Frida'nın hâlinden sadece Frida anlıyor. Frida'nın elinden sadece Frida tutuyor…
&nbsp;
Bu yıllardan sonra gitgide yalnızlaşan ressam, iç dünyasını yansıtan sayısız eser vermiştir. 1940 yılında tamamladığı Kırpık Saçlı Otoportre de bunun bir örneği. Kompozisyonda, saçlarını kesen Frida'nın bir erkek gibi giyinmesi oldukça dikkat çekicidir. Eski eşine duyduğu özlem Frida'yı Diego'ya dönüştürmektedir. Resmin üst kısmında bir aşk şarkısına atıfta bulunan notalar ve şarkının sözleri vardır:
&nbsp;
&#34;Bak, eğer seni sevdiysem bu saçların içindi. Artık kelsin ve ben de seni sevmiyorum şimdi."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 18 Feb 2021 10:06:23 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anılar saçılmış odaya, her yere]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/anilar-sacilmis-odaya-her-yere-525/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/anilar-sacilmis-odaya-her-yere-525/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_620FAF-EC7839-771DC3-0AD8AF-755580-C08B67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İçinden Nükhet Duru, Candan Erçetin, Ayşegül Aldinç, Neco, Neslihan Yargıcı, Timur Selçuk, Tanju Okan, Vedat Sakman, Zuhal Olcay, Seyyal Taner, Duygu Asena, Yıldırım Türker, Sezen Aksu, Tiraje Başaran, Doğan Canku, Ali Poyrazoğlu, Çetin Altan hatta Vehbi Koç geçen bir çeşit canlı&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_620FAF-EC7839-771DC3-0AD8AF-755580-C08B67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İçinden Nükhet Duru, Candan Erçetin, Ayşegül Aldinç, Neco, Neslihan Yargıcı, Timur Selçuk, Tanju Okan, Vedat Sakman, Zuhal Olcay, Seyyal Taner, Duygu Asena, Yıldırım Türker, Sezen Aksu, Tiraje Başaran, Doğan Canku, Ali Poyrazoğlu, Çetin Altan hatta Vehbi Koç geçen bir çeşit canlı Türkiye eğlence tarihi…&nbsp;

	
Ona 'Teo' diye seslenen Sevin Okyay'a göre;

	
&#34;Mehmet Teoman'ın hoş bir yanı da onun adından söz ettiğin zaman karşındaki genç insanların &#34;Pardon, kim?" diye sormamasıdır. Teo iki yaş küçüğüm olsa da itiraf edelim ki gedikli bir +65 sayılır. Ama saç, sakal, bıyık gibi ak düşen muhbir unsurlar olmasa, sinir bozucu şekilde genç durur. Hep günün adamı olan bir genç!"&nbsp;

	
Murat Meriç'in kitaba yazdığı önsözden alıntılarsak;

	
&#34;Bu kitapta Mehmet Teoman'ı yakından tanıyacaksınız. Ankara'dan Paris'e, İstanbul'dan Bodrum'a uzanan, dünyanın dört yanına dağılan bir hikâye bu. Metin dümdüz sormuş, cevaplarını açıkyüreklilikle almış. Okurken göreceksiniz, Mehmet Teoman sözünü sakınmıyor, her şeyi açık açık anlatıyor. Haylazlıkları, maceraları, aşkları, mutlulukları, acıları… Bir yandan memleket pop müziğinin hikâyesine tanıklık edeceksiniz, diğer yandan kimi bölümleri casus romanı gibi okuyacaksınız; çünkü içinde kabareler, reklam cingılları, sponsorluk ilişkileri var ama bunlarla bağlantılı olarak bankerler, mafya tarzı hesaplaşmalar ve enteresan kaçışlar da ister istemez hikâyeye giriyor."&nbsp;

	
Kitap bitene kadar kaç kere buluştuklarının hesabını yapamayan Metin Solmaz&nbsp;

	
&#34;Bu sunuş yazısını yazmayı son dakikaya kadar süründürdüm. Çünkü bu sunuş işini Mehmet abiyi &#34;pek" övmeden yapmak istedim. Bir yılı aşkın süredir kaç kişiyle beraber uğraşmışız; kâğıt seçiminden illüstrasyonlara, fotoğraf seçiminden matbaasına, sayfa düzenine, her bir şeyine özenmişiz; bütün bunları hayranlık duymadığım birisine yapmayacağım açık. Hayranlığım bu kadar açıkken bir de ekstradan kitabın başında &#34;Mehmet Teoman şöyledir, böyledir," demek de saçma. Kaldı ki Sevin abla ve Murat da o işi bir miktar yaptılar zaten. Ama hakikaten &#34;Mehmet Teoman şöyledir, böyledir," dememek de kolay değil. Mehmet abinin unuttuklarından kaç kitap çıkar bilmiyorum. Ama anlatmadıklarından dört kitap çıkar. Benim kitaba çeşitli sebeplerle koy(a)madıklarımdan da en az bir kitap çıkar" diyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Mon, 15 Feb 2021 09:51:39 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hiyerofant]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hiyerofant-590/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/hiyerofant-590/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28A60C-889F56-32E7AA-79E9D6-52F76B-C5FE1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sıradan bir kitap tanıtım yazısında görmeye alışkın olduğumuz şeyler vardır; kitabın konusundan haberdar olur, göz teması kurduğumuz o kısacık an içinde cezbedici unsurların listesini edinir, bizi neyin beklediği öngörüsüne kavuşuruz. &nbsp; Ancak bu kez tersinden gidip kitapta&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28A60C-889F56-32E7AA-79E9D6-52F76B-C5FE1B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Sıradan bir kitap tanıtım yazısında görmeye alışkın olduğumuz şeyler vardır; kitabın konusundan haberdar olur, göz teması kurduğumuz o kısacık an içinde cezbedici unsurların listesini edinir, bizi neyin beklediği öngörüsüne kavuşuruz.
&nbsp;
Ancak bu kez tersinden gidip kitapta olmayanları sayacağız çünkü bu, kalıpların fersah fersah ötesindeki eser tam da bunu gerektiriyor: Hiyerofant'ta bildiğimiz anlamıyla zaman yok ve alışılageldiği üzere akıp gitmiyor. Çanakkale'nin kanla sulanıp çamurlaşan toprağına bastıktan hemen sonra, kallavi bir son yemeğin ardından toplu intihara hazırlanan Nazileri gözleyebilirsiniz. Çoğumuzun adını ezberden saydığı, hiddetinden sual olunmaz, unutulmuş tanrılar yok; hem mesele hiddet olunca sıra onlara gelmediğinden hem de bu âlemde rolleri dağıtan asıl varlığa yer açmak istendiğinden. Simyanın sırrını ararken ölümsüzlüğü yâr gibi özleyenler yok; ölümüne susamış ölümsüzlerin iç yakan öyküsünü de dinleyelim diye muhtemelen. Dudaklarına anne sütünden önce baba kanı değenlerin, bir vakitler İstanbul'un göbeğinden geçmiş Vikinglere tanıklık edenlerin, Aşiyan'daki hayaletlerden başka arkadaşı olmayan çocukların, yaşlı bir adamın suretine bürünüp evvel ezel var olanların, gözlerini kısarak Boğaz'a bakınca devasa bir mezarlık görenlerin yurdu burası... Kısacası, imkânsız denen bir şey yok!]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Sat, 06 Feb 2021 08:54:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Merhaba Gökyüzü]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/merhaba-gokyuzu-674/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/merhaba-gokyuzu-674/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3E621-C42583-78278F-6A267A-802995-05F078.png&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Yavaş yavaş ölürler Alışkanlıklarına esir olanlar Her gün aynı yolları yürüyenler Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler ... &#34; Pablo Neruda&nbsp; Gökyüzünde harika keşif yolculukları yaptık bu kitapla. Kâh yıldızların kâh yağmurların altında ...&nbsp; &nbsp;&nbsp;&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3E621-C42583-78278F-6A267A-802995-05F078.png&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />&#34;Yavaş yavaş ölürler

	
Alışkanlıklarına esir olanlar

	
Her gün aynı yolları yürüyenler

	
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler ... &#34;

	
Pablo Neruda&nbsp;

	

	

	
Gökyüzünde harika keşif yolculukları yaptık bu kitapla.

	
Kâh yıldızların kâh yağmurların altında ...&nbsp; &nbsp;&nbsp;

	
Kah hayretler icinde ıslandık.&nbsp;

	
Kah mehtabın Büyüleyici güzelliğini,&nbsp; &nbsp;

	
Kar tanelerinin büyüleyici güzelliğini seyrettik.&nbsp;

	
Kozmik rüzgârların, manyetik kalkanın, meteorların yanı sıra

	
&#34;Merhaba" dedik güneşin ışıltılarına.

	
Bir müddet dolaşıp &#34;dünyanın yedi harikası&#39;ndan başka&nbsp;&nbsp;

	
sayısız harikaların varlığını fark ettik.&nbsp;

	
Afalladık bazen şaşırdık. Bazen hayran olduk, büyülendik.

	
Kendimize yakınlaşmak için, çok uzaklara gittik.&nbsp;

	
Kendimizle aramızdaki mesafenin, gök&nbsp; ile yer arasındaki mesafeden daha büyük oldu fark ettik

	
Alışkanlıklar&nbsp; &nbsp;perdesi aralandığı sisin dağıldığı anda,&nbsp;

	
Yaşanılan mutluluğu hissettik.

	
Yolculuğu seviyorsanız,&nbsp;

	
heyecan dolu keşifler sizi bekliyor]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 24 Dec 2020 11:15:22 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aylaklar İçin Bir Savunu]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/aylaklar-icin-bir-savunu-334/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/aylaklar-icin-bir-savunu-334/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D529F0-CA1E62-AE5EEA-6A1CF6-0215B2-E9002F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta Robert Louis Stevenson'ın çalışma etiğini reddedip hayatın (gülmek, yiyip içmek ve açık havada yatıp uzanmak gibi) basit zevklerinin tadını çıkarmayı teşvik eden, hem mizahi hem de ufuk açıcı denemesini, ona ek olarak da yazarın yaşlanmaya, nahoş mekânları ziyaret&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D529F0-CA1E62-AE5EEA-6A1CF6-0215B2-E9002F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Bu kitapta Robert Louis Stevenson'ın çalışma etiğini reddedip hayatın (gülmek, yiyip içmek ve açık havada yatıp uzanmak gibi) basit zevklerinin tadını çıkarmayı teşvik eden, hem mizahi hem de ufuk açıcı denemesini, ona ek olarak da yazarın yaşlanmaya, nahoş mekânları ziyaret etmeye, âşık olmaya ve benzeri konulara dair yazılarını bulacaksınız.

	
Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi etkiledi. O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular. Aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar, teselli ettiler. Yaşamımızı zenginleştirdiler ve bizleri ayrı ayrı kendi yaşamlarımızı sorgulamaya yönelttiler. Kafka Kitap, &#34;Büyük Fikirler" dizisiyle sizlere uygarlığı sarsan, insanlık tarihine yön veren ve kendimizi keşfetmemize yardım eden fikirleriyle; büyük düşünürlerin, çığır açanların, radikallerin ve ileriyi görenlerin eserlerini sunuyor.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Fri, 18 Dec 2020 11:49:29 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnsan İçin Kentler]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/insan-icin-kentler-654/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/insan-icin-kentler-654/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ABCB49-035EFE-87366B-04A7F2-93FB46-8E95EB.png&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsan İçin Kentler kitabı, kent planlamada onlarca yıl görmezden gelinen, öncelik tanınmayan ya da gelişigüzel ele alınan insan boyutuna dikkat çekiyor. İnsanların yürüdüğü, bisiklete bindiği, buluştuğu, çeşitli etkinlikler için bir araya geldiği, zaman geçirdiği, egzersiz&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ABCB49-035EFE-87366B-04A7F2-93FB46-8E95EB.png&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />İnsan İçin Kentler kitabı, kent planlamada onlarca yıl görmezden gelinen, öncelik tanınmayan ya da gelişigüzel ele alınan insan boyutuna dikkat çekiyor. İnsanların yürüdüğü, bisiklete bindiği, buluştuğu, çeşitli etkinlikler için bir araya geldiği, zaman geçirdiği, egzersiz yapabildiği; kısacası, yaşamdan keyif aldığı kentleri arıyor.

	
İnsan İçin Kentler kitabında öne çıkan dört unsur var: yaşam dolu, güvenli, sürdürülebilir ve sağlıklı kentler geliştirmek! Buna ulaşmak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini çok sayıda görsel malzeme eşliğinde, dünyanın farklı kentlerinden örneklerle ele alan Jan Gehl, zaman zaman hepimizin aklından geçen soruları da soruyor: Taşıtlara daha çok yer açmak, baskın bir kent politikası olmalı mı?

	
&#34;İkinci binyıldan kısa bir süre sonra tarihte ilk kez küresel nüfusun çoğunluğu kırsal olmaktan çok kentsel hale geldi. Kentler hızla büyüdü ve önümüzdeki yıllarda kentsel büyüme hızlanmaya devam edecek. (...) Bu kitapta kent planlamanın insan boyutuna odaklanılmasının arka planında da bu yatıyor. Kentler şehir plancılarını ve mimarları daha yaşam dolu, güvenli, sürdürülebilir ve sağlıklı kentler geliştirecek bütünlüklü bir kent politikası olarak yayalaşmayı desteklemeye teşvik etmelidir."

	
Murat Güvenç&#39;in tanıtım metni ve İlhan Tekeli&#39;nin önsözüyle yayımlanan İnsan İçin Kentler, tam da bugünlerde okunmalı...

	
&#34;İnsan için Kentler hem tasarımcılar hem de kamusal alan pratikleri, gündelik yaşam kent ve yerel demokrasi çalışmaları için özgün ve değerli bir başvuru kitabı."]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 17 Dec 2020 19:06:38 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ah Beni Öldürür müsün]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ah-beni-oldurur-musun-346/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/ah-beni-oldurur-musun-346/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_45F2B0-DAE22F-2A3D76-C13A61-96E5EF-F7F38C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cahide Birgül, alışıldık polisiye tarzıyla insan ruhunun en karanlık köşelerine inerek bizlere hem kendi gerçekliğimizi gösteriyor hem de gerilimi hiç yatışmayan bir anlatıyla Türkçe edebiyata soluksuz okunacak bir roman armağan ediyor. &nbsp; Köklü ve zengin bir aile olan Mabeyinoğulları'nın&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_45F2B0-DAE22F-2A3D76-C13A61-96E5EF-F7F38C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Cahide Birgül, alışıldık polisiye tarzıyla insan ruhunun en karanlık köşelerine inerek bizlere hem kendi gerçekliğimizi gösteriyor hem de gerilimi hiç yatışmayan bir anlatıyla Türkçe edebiyata soluksuz okunacak bir roman armağan ediyor.
&nbsp;
Köklü ve zengin bir aile olan Mabeyinoğulları'nın Ortaköy'deki apartmanı bir süredir esrarlı olayların merkezidir: Dedenin ölümü ve aile fertlerinin geçirdiği gizemli bir kazadan sonra apartmandaki kiracılar bu tekinsiz binayı terk edip gitmiştir. Yine de Mabeyinoğulları'nın bahçe katındaki dairesine farklı amaçlar için girip çıkanlar kendilerini ailenin etrafını saran gizemden kurtaramazlar. Dedikoduların, maddi hırslarının ve tutkularının peşine düşen iki genç adam, &#34;perili" evin davetli ya da davetsiz misafiri olarak kendilerini tuhaf, ürpertici olayların ortasında bulurlar.]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Thu, 17 Dec 2020 14:42:35 +0300]]></pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aşkın Şifreleri]]></title>
<link><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/askin-sifreleri-692/]]></link>
<guid isPermaLink="true"><![CDATA[https://mail.birlesikbasin.com/haber/askin-sifreleri-692/]]></guid>
<description><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9CC74-0E139B-49DF06-FD47CF-2145D6-4202B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seçkin İlbuğa'nın ilk kitabı Aşkın Şifreleri, Müptela Yayınları'ndan çıktı ve kitabın satıldığı her yerde, okuyucusunu bekliyor. Çocukluğundan bu yana gökyüzünü dinleyen Seçkin İlbuğa; astrolog, astroloji eğitmeni ve danışmanı. Aşkın Şifreleri 2021 yılı ile başlayan&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9CC74-0E139B-49DF06-FD47CF-2145D6-4202B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Seçkin İlbuğa'nın ilk kitabı Aşkın Şifreleri, Müptela Yayınları'ndan çıktı ve kitabın satıldığı her yerde, okuyucusunu bekliyor. Çocukluğundan bu yana gökyüzünü dinleyen Seçkin İlbuğa; astrolog, astroloji eğitmeni ve danışmanı.

	
Aşkın Şifreleri 2021 yılı ile başlayan yeni çağ düzeninde, yaşayacağımız aşk evriminden yola çıkarak, tüm insanlığa aşkı yeniden hatırlatıyor, aşkı nasıl yaratacağımızın ipuçlarını veriyor. Kitabı okuyan herkes kendine özel şifreleri rahatlıkla çözebilecek.&nbsp;

	
Kitap bize &#34;kendimizi aşka layık görecek cesarette olup olmadığımızı" soruyor. Evet, cesaret! Çünkü görev layık olan insanlara verilir. 2021'de görevimiz aşkı yaşamak! Evet yanlış okumadınız, aşık olmak artık insan olmakla eşdeğer. Kolay mı, pek sayılmaz. Mümkün mü, kesinlikle Evet! Lütfen size verilen aşkı yaşama görevini reddetmeyin…

	
Aşkın Şifreleri, sadece 2021 astroloji bilgilerini değil, Ay ve Venüs'ün burcuna göre tüm zamanların şifrelerini de barındırıyor. Aşkın Şifreleri, astrolojik değerlendirmelerin yanı sıra ısrarla yeni medeniyet, yeni düzen çerçevesinde, insanın her alanda yeni bir bilince geçmesinin zorunlu olduğunu anlatıyor.&nbsp;]]></content:encoded>
<pubDate><![CDATA[Tue, 15 Dec 2020 13:34:39 +0300]]></pubDate>
</item>
</channel>
</rss>