<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=38" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-38</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-04-18T09:38:06+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">"Afrika henüz yeterince fark edilmemiş büyük bir fırsat"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrika-henuz-yeterince-fark-edilmemis-buyuk-bir-firsat-1120/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrika-henuz-yeterince-fark-edilmemis-buyuk-bir-firsat-1120/</id>
<published><![CDATA[2026-04-18T09:38:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-18T09:38:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9E35AA-A5DEA2-1C6E26-558EC6-281258-3A4085.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında "Afrika'nın Geleceğine Yatırım Yapmak: Strateji, Ölçek ve Rekabet Gücü" başlıklı panelde, kıtanın ekonomik potansiyeli, yatırım ihtiyaçları ve rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler ele alındı.</p><p></p><p>Moderatörlüğünü TRT World sunucusu Brenda Achieng Czeda'nın yaptığı panele Uganda Dışişleri Bakanı Odongo Jeje Abubakhar, Ruanda Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Olivier J.P. Nduhungirehe, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe, Sao Tome ve Principe Devletten Sorumlu Dışişleri, İşbirliği ve Topluluklar Devlet Bakanı Eliza Maria Amado Vaz, Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh ve Afrika Kıtası Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) Sekreteryası Genel Sekreteri Wamkele Mene katıldı.</p><p></p><p>- Finansman kaynaklarının önemi</p><p></p><p>UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, Afrika'nın henüz yeterince fark edilmemiş büyük bir fırsat sunduğunu belirterek, "Kıtada serbest ticaret alanının oluşturulması ve yatırımların artırılması Afrika'yı cazibe merkezi haline getirecek." dedi.</p><p></p><p>Tetteh, Afrika'nın kalkınması için stratejik adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, başarılı örneklerin öne çıkarılmasının hem kamu hem de özel sektör açısından ölçeklenebilir projelerin mümkün olduğunu göstereceğini ifade etti.</p><p></p><p>"Afrika'nın rekabet gücünü artırmada en büyük zorluklardan biri orta ve uzun vadeli yatırımlardır." diyen Tetteh, uygun maliyetli finansman kaynaklarının oluşturulmasının önemine işaret etti.</p><p></p><p>- Savaşın nedenlerinden biri doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet</p><p></p><p>Sudan Dışişleri Bakanı Salim, ADF'nin Afrika'ya ışık tutma açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, kıtanın çoğu zaman savaş ve yoksullukla anıldığını ancak büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Afrika nüfusunun yüzde 60'ını gençlerin oluşturduğuna dikkat çeken Salim, Sudan'ın tarım, hayvancılık, madenler, petrol ve gaz gibi birçok alanda büyük zenginliklere sahip olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Salim, Sudan'da süregelen savaşın temel nedenlerinden birinin doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet mücadelesi olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Bakan Salim, "Afrika ülkeleri ekonomik entegrasyon ve işbirliği doğrultusunda hareket etmesi halinde hem bölgesel hem de uluslararası ortaklar için güçlü bir yatırım zemini oluşturulabilecek." dedi.</p><p></p><p>- "Afrika içi işbirliği ve kaynak yönetimi kritik önemde"</p><p></p><p>Afrika'nın kalkınması için doğal kaynakların etkin yönetimi ve ortak bir anlayış geliştirilmesi gerektiğini belirten Salim, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve gerçek ortaklıkların kurulmasının önemine dikkati çekti.</p><p></p><p>Salim, dış aktörlerin farklı niyetlerle gelebileceğini ifade ederek, Afrika ülkelerinin kendi aralarındaki işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Sudan'ın stratejik konumuna da değinen Salim, Kızıldeniz'de yaşanan gerilimler göz önüne alındığında ülkesinin önemli bir alternatif sunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Salim, 800 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip Sudan'ın Afrika için önemli bir çıkış kapısı olabileceğine işaret ederek, savaşın sona ermesiyle birlikte yatırımcılar için geniş fırsatlar sunulacağını ifade etti.</p><p></p><p>- "AfCFTA Afrika için dönüm noktası"</p><p></p><p>Ruanda Dışişleri Bakanı Nduhungirehe ise Afrika'nın doğal ve beşeri kaynaklar açısından zengin bir kıta olduğunu ancak doğru kararların alınmasında eksiklikler yaşandığını belirtti.</p><p></p><p>Kıtanın sahip olduğu insan gücü ve doğal kaynakların doğru yatırımlarla desteklenmesi halinde gerçek anlamda zenginliğe ulaşabileceğini ifade eden Nduhungirehe, AfCFTA'nin bu süreçte önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya Diplomasi Forumu başladı: Liderlerin gündemi Ortadoğu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-liderlerin-gundemi-ortadogu-7043/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-liderlerin-gundemi-ortadogu-7043/</id>
<published><![CDATA[2026-04-17T10:23:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-17T10:23:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FAEC2F-58FB5A-ADB71A-D1F5ED-C12598-A71A87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu sene beşincisi düzenlenen etkinliğe 150'den fazla ülkeden 20'yi aşkın devlet ve hükümet başkanı ve 40'tan fazla dışişleri bakanı katılıyor.</p><p></p><p>Dikkat çeken liderler arasında Pakistan Dışişleri Bakanı Şahbaz Şerif, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov gibi isimler var.</p><p></p><p>Bu yıl "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" temasıyla toplanan forumda liderlerin Ortadoğu'daki savaş, Hürmüz Boğazı'ndan geçişler ve İran limanlarına yönelik abluka gibi konuları da ele alması bekleniyor.</p><p></p><p>Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan dışişleri bakanlarının ayrıca forum marjında biraraya gelmesi planlanıyor.</p><p></p><p>Antalya Diplomasi Forumu 17-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek.</p><p></p><p>Açılış konuşmasını bugün 14.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak.</p><p></p><p>İran gündemi</p><p>Antalya'daki forumun en önemli gündem maddelerinden biri ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları ile başlayan savaş olacak.</p><p></p><p>ABD ve İran'dan heyetler, 8 Nisan'da ateşkes ilan ettikten sonra Pakistan'ın başkenti İslamabad'da masaya oturmuş, ancak müzakerelerden sonuç alınamamıştı.</p><p></p><p>Bu süreçte İsrail, Lübnan'a karşı saldırılarını yürüttü. ABD daha sonra İsrail ve Lübnan arasında 16 Nisan'da başlayacak ve 10 gün sürecek bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.</p><p></p><p>Bu süreçte Pakistan, arabuluculuk çalışmalarını sürdürerek tarafları bir kez daha İslamabad'da biraraya getirmek istediğini ilan etti.</p><p></p><p>Pakistan Dışişleri Bakanı Şahbaz Şerif, Antalya Diplomasi Forumu'ndan bir gün önce Antalya'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.</p><p></p><p>Şerif'in Antalya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Beyaz Saray da "büyük olasılıkla" İran ile İslamabad'da yeni müzakereler yürütüleceği mesajını verdi.</p><p></p><p>Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan bir Türk Savunma Bakanlığı kaynağı, "mevcut geçici ateşkesin kalıcı olması için elimizden gelen tüm desteği sağlamayı sürdüreceğiz" dedi.</p><p></p><p>İsmini vermeden AFP'ye konuşan kaynak ayrıca "Giderek artan etkileri yalnızca bölgesel değil küresel olarak da hissedilen bu savaşın bir an önce bitmesini ve tarafların devam eden müzakere sürecinde yapıcı davranmasını umuyoruz" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile yaptığı görüşmelerde neler konuşuldu?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-rusya-ve-ukrayna-ile-yaptigi-gorusmelerde-neler-konusuldu-9224/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyenin-rusya-ve-ukrayna-ile-yaptigi-gorusmelerde-neler-konusuldu-9224/</id>
<published><![CDATA[2026-04-06T08:09:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-06T08:09:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3690C0-773DA0-02EC62-C5A5DF-03C809-CBFAF1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erdoğan'ın hafta sonunda yaptığı bu görüşmeler, dikkatlerin yeniden 2022'den bu yana süren savaşa ve başta Karadeniz olmak yarattığı güvenlik sorunlarına dönmesine neden oldu.</p><p></p><p>Türkiye'nin "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu" girişimi kapsamında İstanbul Boğazı'nda Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) kuracak olması, Karadeniz güvenliği konusunda hangi askeri adımların atılacağı ve bunun Montrö Sözleşmesi'ne etkileri gibi birçok konunun Ankara-Kiev-Moskova hattının gündem maddeleri arasına girdi.</p><p></p><p>Erdoğan, Rus lider Putin'le 3 Nisan günü telefonda görüştü.</p><p></p><p>İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, Putin'e tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan uzak durmalarını tavsiye ettiğini ve Karadeniz'de sivil gemilere saldırıların istikrar ortamına zarar verdiğini iletti.</p><p></p><p>Aynı görüşmeyle ilgili Kremlin'den yapılan açıklamada ise Putin'in Ukrayna'yı Rusya-Türkiye arasındaki doğalgaz boru hatlarına ve sivil gemilere saldırı girişiminde bulunmakla suçladı ve "Karadeniz sularında kapsamlı güvenliğin sağlanması amacıyla koordineli önlemlerin alınması gerektiğini" vurguladı.</p><p></p><p>Moskova uzun süredir Kiev'in Türk Akım ve Mavi Akım boru hatlarına saldırı girişiminde bulunduğunu, özellikle Rusya topraklarındaki altyapının hedef alındığını kaydediyor.</p><p></p><p>Bu iddialarda Karadeniz'de Rus petrolünü dünya pazarlarına taşıyan bazı ticari gemilere yapılan saldırıların arkasında Ukrayna'nın olduğu belirtiliyor.</p><p></p><p>Bu tankerlerin Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde yaşanması Ankara'daki kaygıları artıran önemli bir gelişme olmuştu.</p><p></p><p><b>Ukrayna güvenlik iş birliğini artırmayı hedefliyor</b></p><p></p><p>Karadeniz güvenliği konusunun Erdoğan-Zelenskiy görüşmesinde de ele alındığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada yer aldı.</p><p></p><p>Açıklamaya göre Erdoğan, Türkiye'nin Karadeniz'de seyrüsefer emniyeti ve enerji arz güvenliğine büyük önem verdiğini Ukrayna liderine bir kaz daha aktardı.</p><p></p><p>Zelenskiy'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise Karadeniz başlığı yer almadı.</p><p></p><p>Ukrayna lideri, Türkiye ile güvenlik iş birliği konusundaki ortaklığı artırmayı hedeflediklerini, ileriki dönemde Ukrayna'nın uzmanlık, teknoloji ve tecrübelerini paylaşmaya dönük somut adımların atılacağı mesajını verdi.</p><p></p><p>Ukrayna, Ortadoğu Savaşı'nın başlamasının ardından başta Körfez olmak üzere tüm bölge ülkelerine hava savunma sistemleri konusunda ülkesinin tecrübelerini ve teknolojisini paylaşma önerisinde bulunmuş ve başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı ülkelerle anlaşmalar imzalamıştı.</p><p></p><p>İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Erdoğan Zelenskiy ile görüşmesinde Ukrayna'nın bu adımlarından Türkiye'nin memnuniyet duyduğunu aktardı.</p><p></p><p><b>Montrö neden yeniden tartışıldı?</b></p><p></p><p>Erdoğan'ın Putin ve Zelenskiy ile bir gün arayla yaptığı görüşmeler, İstanbul'daki çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı'nın kamuoyuna yansımasının hemen ardından gelmesi açısından da önemli oldu.</p><p></p><p>Komutanlığın çok uluslu bir yapıya sahip olması ve Fransa'nın başkenti Paris'te konuşlu operatif karargâh üzerinden işletilecek olması Montrö Sözleşmesi'nin ihlal edilebileceği tartışmalarına yol açmıştı.</p><p></p><p>Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşının başladığı 24 Şubat 2022'den sadece birkaç gün sonra Montrö Sözleşmesi'nden kaynaklanan hakkını kullanmış ve bölgedeki "savaş durumu" sona erene kadar boğazlardan askeri gemi geçişini askıya aldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Savunma Bakanlığı kaynakları 2 Nisan'da düzenledikleri bilgilendirmede, Montrö'den taviz verilmesinin söz konusu olmadığını kayda geçirdiler ve "Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır" değerlendirmesini yaptılar.</p><p></p><p>Kaynaklar, Karadeniz'in güvenliği için oluşturulan ve NATO girişimi olmayan bu kuvvete Türkiye'nin yanı sıra kıyıdaş ülkeler Bulgaristan ve Romanya'nın destek sağlayacağını da kaydettiler.</p><p></p><p>Aynı kaynaklar, 25 Ağustos 2025'ten bu yana faaliyet gösteren karargâhın tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile oluşturulduğunu da anımsattılar.</p><p></p><p><b>Rusya, Türkiye'nin tutumundan memnun</b></p><p></p><p>Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği de 1 Nisan'da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir açıklamada, Moskova'nın Montrö Sözleşmesi'ne büyük önem verdiğini ve tüm taraflarca uygulanmasını kararlılıkla desteklediğini bildirdi.</p><p></p><p>Elçilik, "Sözleşmenin, özellikle Akdeniz ve Ortadoğu'daki son olaylardan dolayı meydana gelen dramatik dönemde, tüm ülke ve devletlerin çıkarlarına hizmet ettiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye'nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Ukrayna da Montrö Sözleşmesi'nin uygulanmasından memnun olduğunu daha önce yapılan açıklamalarla dile getirdi.</p><p></p><p>Kiev yönetiminin daha çok gündeme getirmek istediği konu ise Rus petrolünü dünya pazarlarına taşıyan ve "hayalet filo" olarak bilinen deniz taşıtlarının boğazlardan geçmesinin önlenmesi.</p><p></p><p>Rusya'ya uygulanan yaptırımlara katılmayan Türkiye, ABD, İngiltere ve AB'nin "hayalet filo" konusunda attığı adımlara da katılmıyor. Montrö Sözleşmesi, Türkiye'ye sadece savaş döneminde askeri gemilerin geçişini engelleme hakkını veriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan'dan hukuki ve siyasi meydan okuma</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistandan-hukuki-ve-siyasi-meydan-okuma-9514/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistandan-hukuki-ve-siyasi-meydan-okuma-9514/</id>
<published><![CDATA[2026-03-26T02:11:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-26T02:11:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_27126C-50FE14-F442B5-2D7971-45CF12-AA8804.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Mustafa DENİZ</b></p><p></p><p>Bu adım, bölgedeki deniz yetki alanları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p><p>Atina yönetiminin söz konusu hamlesi, Türkiye ile Libya arasında daha önce imzalanan deniz yetki alanları mutabakatıyla belirlenen sınırlarla çakışan bir bölgede faaliyet öngörmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Bu durum, yalnızca ekonomik bir girişim olarak değil, aynı zamanda hukuki ve siyasi bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Uluslararası aktörler devreye girebilir</p><p></p><p>Yunanistan, Chevron ile yürüttüğü iş birliğiyle Doğu Akdeniz’deki enerji potansiyelini devreye almayı ve Avrupa’nın artan enerji ihtiyacına alternatif kaynak sunmayı hedefliyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın enerji arz güvenliğini çeşitlendirme arayışı, bölgedeki kaynakların stratejik önemini artırmış durumda.</p><p>Chevron gibi küresel ölçekte etkili bir şirketin sürece dahil olması, konuyu yalnızca bölgesel bir anlaşmazlık olmaktan çıkararak daha geniş jeopolitik bir çerçeveye taşıyor. Uzmanlara göre bu tür büyük ölçekli enerji şirketlerinin sahada yer alması, uluslararası aktörlerin de denkleme daha fazla dahil olmasına yol açabiliyor.</p><p></p><p>Bölgede ABD’nin üsleri var</p><p></p><p>Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki bu hamlesi, aynı zamanda ABD’nin bölgede sahip olduğu askeri varlıkla birlikte değerlendiriliyor. Souda Bay Naval Base başta olmak üzere Girit Adası çevresindeki ABD askeri varlığının, doğrudan bir güvenlik garantisi sağlamasa da caydırıcılık etkisi oluşturduğu belirtiliyor.</p><p>Atina’nın stratejisinin, ABD merkezli bir şirketle iş birliği yaparak hem siyasi hem de ekonomik zeminde elini güçlendirmek olduğu ifade ediliyor. Bu yaklaşımın, Türkiye ile olası gerilimlerde Washington’un daha dengeli bir pozisyon almasını sağlamayı amaçladığı yorumları yapılıyor.</p><p></p><p>Kontrollü rekabet arayışı</p><p></p><p>Öte yandan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve Libya ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde bölgede aktif bir politika izlemeye devam ettiği biliniyor. Ankara’nın, olası gelişmelere karşı diplomatik girişimlerin yanı sıra sahada da karşı adımlar atabileceği değerlendiriliyor.</p><p>Uzmanlar, kısa vadede doğrudan bir çatışma ihtimalinin düşük olduğunu ancak NAVTEX ilanları, sondaj faaliyetleri ve diplomatik gerilimler üzerinden “kontrollü bir rekabetin” sürebileceğine dikkat çekiyor. Doğu Akdeniz’de enerji arayışlarının hızlanmasıyla birlikte bölgenin önümüzdeki dönemde daha da hareketli bir jeopolitik sahneye dönüşmesi bekleniyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara-Riyad-Kahire-İslamabad trafiği hızlandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-riyad-kahire-islamabad-trafigi-hizlandi-4227/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-riyad-kahire-islamabad-trafigi-hizlandi-4227/</id>
<published><![CDATA[2026-03-26T02:06:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-26T02:06:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_04FBD3-904D9E-EC0A17-DDF381-7C9CE3-E2E564.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Mustafa DENİZ</b></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0);"><o:p></o:p></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0);"></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Son dönemde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan arasında yoğunlaşan diplomatik temaslar, “yeni bir savunma paktı mı kuruluyor?” sorusunu beraberinde getirdi.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Ortak tehdit algısı öne çıkıyor</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Uzmanlara göre dört ülkenin aynı zeminde buluşmasını sağlayan temel unsur, bölgesel istikrarsızlık ve artan güvenlik tehditleri. Orta Doğu’da tırmanan gerilim, enerji hatlarının güvenliği ve terörle mücadele başlıkları, iş birliği ihtiyacını güçlendiriyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Özellikle Kızıldeniz, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi hattında yaşanan gelişmeler, bu ülkeleri daha koordineli hareket etmeye yöneltiyor. Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve askeri tecrübesi, Türkiye’nin savunma sanayii gücü, Suudi Arabistan ve Mısır’ın bölgesel etkisi, olası bir yapıyı stratejik açıdan dikkat çekici kılıyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Resmi pakt yok iş birliği artıyor</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Şu aşamada dört ülke arasında resmi bir savunma paktı kurulduğuna dair doğrulanmış bir anlaşma bulunmuyor. Ancak son dönemde gerçekleştirilen askeri tatbikatlar, savunma sanayii anlaşmaları ve üst düzey ziyaretler, fiili bir iş birliği zemininin oluştuğuna işaret ediyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Türkiye’nin insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanındaki ihracatı, Suudi Arabistan ve Mısır ile ilişkilerde yeni bir sayfa açarken, Pakistan ile uzun yıllara dayanan askeri iş birliği bu sürecin önemli ayağını oluşturuyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Enerji ve ticaret güvenliği belirleyici</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Olası bir savunma iş birliğinin yalnızca askeri değil, ekonomik boyutu da bulunuyor. Enerji arz güvenliği, deniz ticaret yollarının korunması ve kritik altyapıların savunulması, bu ülkelerin ortak gündeminde yer alıyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Özellikle petrol ve doğal gaz taşımacılığının geçtiği hatların güvenliği, küresel ekonomi açısından da kritik önemde. Bu nedenle bölgesel bir savunma koordinasyonu, sadece bu dört ülkeyi değil, daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek potansiyele sahip.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Yeni bir blok mu doğuyor?</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Analistler, söz konusu iş birliğinin klasik bir askeri ittifaktan ziyade “esnek ve çok katmanlı” bir model olarak şekillenebileceğini belirtiyor. NATO benzeri bağlayıcı bir yapıdan çok, ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve savunma sanayii ortaklıkları üzerinden ilerleyen bir çerçeve öne çıkıyor.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Dengeler değişebilir</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;"><br /></p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Böyle bir oluşumun hayata geçmesi halinde, Orta Doğu’daki güç dengelerinde önemli değişimlerin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Özellikle bölgesel rekabetin arttığı bir dönemde, dört ülkenin koordinasyonu yeni bir jeopolitik denge unsuru oluşturabilir.</p><p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0cm;">Şimdilik resmi bir pakt olmasa da artan temaslar ve ortak çıkar alanları, Ankara-Riyad-Kahire-İslamabad hattında savunma iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğine işaret ediyor.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara-Riyad hattında siyasi yakınlaşma</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-riyad-hattinda-siyasi-yakinlasma-7810/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-riyad-hattinda-siyasi-yakinlasma-7810/</id>
<published><![CDATA[2026-02-04T02:44:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-04T02:44:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_70E882-983358-CC71FE-49CFAC-0804C3-45B17F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Mustafa DENİZ</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, son yıllarda ivme kazanan Türkiye-Suudi Arabistan normalleşme sürecinin yeni ve kritik bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Ziyaretin ekonomi başlığı öne çıksa da diplomatik kulislerde asıl dikkat çeken unsur siyasi boyut ve bölgesel dengelere olası etkileri oldu.</p><p>Son dönemde karşılıklı yatırımlar, ticaret hacminin artırılması ve savunma sanayii alanındaki iş birlikleriyle güçlenen Ankara–Riyad hattı, artık daha geniş bir stratejik çerçevede ele alınıyor. Uzmanlara göre bu ziyaret, iki ülkenin yalnızca ekonomik ortaklar değil, bölgesel meselelerde daha koordineli hareket edebilecek aktörler hâline gelme arayışının da bir yansıması.</p><p>ABD’ye Mesafeli Riyad, Ankara’ya Yakınlaşır mı?</p><p>Suudi Arabistan’ın onlarca yıldır ABD ile sürdürdüğü stratejik ittifak, son dönemde ciddi sınamalardan geçiyor. Özellikle Gazze’de yaşanan savaş ve Washington yönetiminin İsrail politikası, Riyad’ın güvenlik ve dış politika önceliklerini yeniden değerlendirmesine neden oldu. Suudi Arabistan’ın Filistin meselesinde iki devletli çözümü açık biçimde savunmasına karşın, ABD’nin bu yaklaşımı fiilen hayata geçirecek bir siyasi irade ortaya koyamaması dikkat çekiyor.</p><p>Bu tablo, Riyad yönetiminin dış politikada alternatif denge arayışlarını hızlandırdığı şeklinde yorumlanıyor. Türkiye ise hem Filistin meselesindeki tutumu hem de bölgesel krizlerde izlediği çok boyutlu diplomasiyle Suudi Arabistan açısından önemli bir muhatap olarak öne çıkıyor. Ankara’nın Gazze konusunda uluslararası platformlarda sergilediği aktif diplomasi, iki ülke arasında siyasi yakınlaşma için zemin oluşturabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.</p><p></p><p>Ekonomik iş birliği, siyasi güvene dönüşür mü?</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti kapsamında imzalanan ve gündeme gelen anlaşmalar, büyük ölçüde ekonomi ve yatırım eksenli olsa da, diplomatik kaynaklar bu temasların dolaylı bir siyasi mesaj içerdiğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler, Ankara’ya yönelik uluslararası siyasi güvenin yeniden tesis edilmesine katkı sağlayan bir unsur olarak görülüyor.</p><p>Özellikle Suudi Arabistan gibi bölgesel ağırlığı yüksek bir aktörle kurulan dengeli ilişki, Türkiye’nin yalnızca ekonomik değil, diplomatik manevra alanını da genişletiyor. Bu durum, Batı ile ilişkilerde de Ankara’nın elini güçlendiren bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Güvenlik algısında değişim sinyali</p><p></p><p>Türkiye–Suudi Arabistan ilişkilerinin geçmişinde güvenlik alanında mesafeli bir duruş dikkat çekiyordu. 1979’daki Kâbe Baskını sırasında Suudi Arabistan yönetiminin güvenlik desteği için Fransa’ya başvurması, Riyad’ın o dönemki tercihlerini simgeleyen önemli bir örnek olarak hafızalarda yer alıyor.</p><p>Ancak bugün gelinen noktada bölgesel dengeler köklü biçimde değişmiş durumda. Türkiye’nin savunma sanayiinde kaydettiği ilerleme, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahadaki kapasitesi ve askeri-teknolojik yetkinliği, Suudi Arabistan’ın güvenlik algısında Ankara’ya yönelik daha olumlu bir bakışın oluşmasına zemin hazırlıyor. Son yıllarda savunma sanayii alanında yapılan temaslar ve iş birliği sinyalleri, bu dönüşümün somut göstergeleri olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Yeni dönemin şifreleri</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin yalnızca geçmişteki kırılmaların telafisi değil, aynı zamanda yeni bir bölgesel denge arayışının parçası olarak okunuyor. Ekonomi merkezli başlayan yakınlaşmanın, orta ve uzun vadede siyasi ve güvenlik boyutlarını da kapsayan daha derin bir iş birliğine evrilmesi ihtimali giderek güçleniyor.</p><p>Ankara ile Riyad arasında kurulacak dengeli ve çok boyutlu ilişki, yalnızca iki ülkeyi değil, Orta Doğu’daki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Bu nedenle Erdoğan’ın ziyareti, ekonomik kazanımların ötesinde, bölgesel siyasette yeni bir sayfanın habercisi olarak yakından izleniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara-Varşova savunma hattı güçleniyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-varsova-savunma-hatti-gucleniyor-4405/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-varsova-savunma-hatti-gucleniyor-4405/</id>
<published><![CDATA[2026-01-22T08:20:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-22T08:20:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_287E5D-4FB537-6B9615-DF6C7F-FBA6AF-1E70A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anlaşma; bilgi paylaşımı, ortak tatbikatlar, savunma sanayi projeleri, karşı istihbarat ve NATO bünyesindeki koordinasyonu kapsıyor. Taraflar, Temmuz 2026’da Türkiye’de yapılacak NATO Zirvesi öncesinde stratejik uyumu derinleştirmeyi hedefliyor.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetleri, yaklaşık 425 bin aktif personeli, güçlü kara unsurları, modernize edilmiş hava filosu ve donanmasıyla NATO’nun ABD’den sonra en büyük ikinci ordusu konumunda bulunuyor. Yerli savunma sanayiinde özellikle İHA/SİHA, elektronik harp, zırhlı araç ve füze sistemlerinde son yıllarda kaydedilen atılım, Türkiye’yi sadece kullanıcı değil aynı zamanda ihracatçı bir ülke haline getirdi.</p><p>Polonya ordusu ise yaklaşık 100 bin aktif askerle Avrupa’nın en hızlı modernize olan silahlı kuvvetleri arasında yer alıyor. Varşova yönetimi, özellikle hava savunma sistemleri, radar teknolojileri, zırhlı birlikler ve topçu kapasitesine yaptığı büyük yatırımlarla NATO’nun doğu kanadında caydırıcılığı artırmayı amaçlıyor. ABD ve Güney Kore’den alınan yeni nesil savaş uçakları, tanklar ve füze sistemleriyle Polonya, Doğu Avrupa’nın askeri merkezlerinden biri haline geliyor.</p><p>İki ülkenin askeri profilleri birbirini tamamlayıcı nitelik taşıyor. Türkiye’nin insansız sistemler, muharebe tecrübesi ve bölgesel operasyon kabiliyeti; Polonya’nın gelişmiş radar, hava savunma ve kara platformlarıyla birleştiğinde, NATO içinde daha dengeli ve güçlü bir savunma mimarisi ortaya çıkıyor. Ortak tatbikatlar ve teknik iş birliği sayesinde bu yeteneklerin birlikte çalışabilirliği artırılacak.</p><p>İş birliğinin Türkiye’ye sağlayacağı kazanımların başında savunma sanayii ihracatının çeşitlenmesi geliyor. Polonya’nın Avrupa Birliği projelerine ve fon mekanizmalarına erişim kabiliyeti, Türk savunma firmalarının Avrupa pazarında daha görünür olmasına katkı sağlayabilir. Ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve Ar-Ge projeleri, Türkiye’nin yüksek katma değerli savunma ürünlerini Avrupa standartlarıyla daha entegre hale getirmesine imkân tanıyacak.</p><p>Ayrıca Polonya’nın Türkiye’nin Avrupa savunma projelerine katılımını ve AB üyelik sürecindeki diplomatik girişimlerini desteklemesi, Ankara’nın siyasi ve stratejik manevra alanını genişletebilir. NATO’nun doğu ve güney kanatlarını birbirine bağlayan bu ortaklık, Türkiye’nin ittifak içindeki merkezi rolünü pekiştirirken, bölgesel güvenlik mimarisinde söz sahibi olma kapasitesini de güçlendirecek.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Pazartesi günü Trump'la görüşeceğim"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/pazartesi-gunu-trumpla-gorusecegim-4355/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/pazartesi-gunu-trumpla-gorusecegim-4355/</id>
<published><![CDATA[2026-01-02T14:41:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-02T14:41:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4B13C2-01CE18-BB8B3D-37AD20-739364-098843.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Ali Cami’nde cuma namazının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile görüşeceğini açıkladı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</p><p></p><p>"Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7'den 70'e çok mazlumun ahını aldı. Bu yavruların ahı onun yanına kar kalmaz. O çadırdan başka her şeye benzeyen, rüzgarların, yağmurun, çamurun içindeki o yavruların hali, herhalde onların ahı Netanyahu'ya kar kalmaz.</p><p></p><p>Konteyner göndermek istiyoruz müsaade etmiyor. Elimizde konteynerler var, gönderemiyoruz. Çadırlardan Filistinli kardeşlerimizi kurtarabilirdik. Er veya geç o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız.</p><p></p><p>Şu anda bildiğiniz gibi benim, gerek Sayın Putin’le gerek Zelenskiy’le, gerek bu konuda Trump’la ve Avrupa ülkelerinin liderleriyle görüşmelerim devam ediyor. Bu hafta içinde Paris’te, yine böyle bir zirve Gönüllüler Konferansı adı altında yapılacak ve benim adıma oraya Dışişleri Bakanım katılacak. Ama bu arada, yine Sayın Trump’la da pazartesi akşamı, gündüz saat dört gibi falan, bir görüşmemiz olacak. Bu görüşmede Rusya ile Ukrayna arasındaki konuları, aynı şekilde Filistin’deki konuları da ele alma fırsatını bulacağız."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şara ile görüştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-sara-ile-gorustu-3072/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-sara-ile-gorustu-3072/</id>
<published><![CDATA[2025-05-24T13:17:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-24T13:17:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A9330-E2DE23-31EC4F-36B34D-71F36D-A085DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'yı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde resmi törenle karşıladı.</p><p></p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve bazı yetkililer de yer aldı.</p><p></p><p>Görüşmenin basına kapalı gerçekleştiği belirtildi.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İlişkimiz ekonomik ilişkilerin çok ötesine geçiyor"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iliskimiz-ekonomik-iliskilerin-cok-otesine-geciyor-9577/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iliskimiz-ekonomik-iliskilerin-cok-otesine-geciyor-9577/</id>
<published><![CDATA[2025-04-29T19:41:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-29T19:41:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6F8D5-ED5F98-55DD97-D5D741-576840-71E607.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Meloni'nin başkanlığında İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Türkiye-İtalya 4. Hükümetlerarası Zirvesi'nin ardından iki lider, ortak basın toplantısı düzenledi.</p><p></p><p>Başbakan Meloni, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çalışmalarımız son derece verimli geçti. Çalışmalarımızın sonuçlarından çok mutluyuz." dedi.</p><p></p><p>"Ülkelerimiz arasındaki dört dörtlük ilişkilerin daha da ileri gitmesi yolunda iyi temeller attığımızı düşünüyorum." diyen Meloni, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"İtalya-Türkiye arasında Akdeniz'de bir numara olacak şekilde iyi ilişkiler var. 2024'te 30 milyar doları aşan dış ticaret hacmimizle birlikte rekor kırmış durumdayız. Son dönemde yüzde 28 artışla önemli rakamlar elde ettik. Birbirimizi tamamlayan faaliyetlerimiz ve üretimlerimiz var."</p><p></p><p>Meloni, potansiyelin hep arttığını, katma değer üretildiğini vurgulayarak, "Son derece olumlu bir tablo. Arzu ettiğimiz 30 milyar dolarlık ticaret hacmini 5 yıl erken tutturmuş oluyoruz." diye konuştu.</p><p></p><p>Orta dönemde ikili ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini dile getiren Meloni, bunun için çok çalışılması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Meloni, her iki liderin de kendi firmalarının kapasitelerine güvendiğini ifade ederek, Türkiye'nin önde gelen insansız hava araçları üreticisi Baykar'ın başarılarından övgüyle söz etti.</p><p></p><p>Meloni, "Bugün görüldüğü üzere büyük Türk şirketleri İtalya'ya yatırım yapmaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Baykar Teknoloji'nin Piaggio Aerospace'i satın alma kararı ve Leonardo ile birlikte insansız hava araçlarının geliştirilmesi, üretimi ve bakımı alanında İtalya-Türkiye ittifakı kurması bunun bir göstergesidir. Bu anlaşmayı önemli buluyorum." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İtalyan Başbakan, "İtalya merkezli ortak bir girişim var olunca, hem halihazırda güçlü noktalarımız daha güçlü olacak hem de bütün Avrupa'ya yönelik olarak yeni fırsatlar oluşturacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- Telekomünikasyon alanındaki işbirliği</p><p></p><p>TIM (Telecom Italia) Sparkle ile Turkcell arasındaki anlaşmaya işaret eden Meloni, "Bu anlaşma Türkiye'yi İtalya ve Avrupa telekomünikasyon ekosistemine bağlamayı hedefliyor. Akdeniz'i aşacak yaklaşık 4 bin kilometrelik ileri teknoloji bir dijital omurga inşa edeceğiz. Bu yapı, Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasındaki bağlantıyı geliştirecek. Enerji işbirliğimizi güçlendiriyoruz ki bu alanda zaten stratejik ortaklar konumundayız, özellikle Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) aracılığıyla doğal gaz tedarikinde." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Enerjide, özellikle doğal gazla iki ülkenin "stratejik ortaklar" konumunda olduğunu anlatan Meloni, yenilenebilir enerji, uzay, hızlı tren, kültür varlıklar ve arkeoloji gibi alanlarda işbirliği arzusunun bulunduğunu kaydetti.</p><p></p><p>İtalya ve Türkiye'nin, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı (EURO 2032) birlikte organize etme sorumluluğunu paylaştığını vurgulayan Meloni, "Bu her iki ülke için de büyük bir meydan okuma. (Türkiye ile) İlişkimiz ekonomik ilişkilerin çok ötesine geçiyor. Avrupa-Akdeniz senaryosunda Atlantik İttifakı çerçevesinde müttefik ülkeleriz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>- Uluslararası meseleler: Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile jeopolitik krizleri de uzun uzun istişare ettiklerini belirten Meloni, kendisine Ukrayna'da arabuluculuk çabaları için teşekkürlerini iletti.</p><p></p><p>Meloni, bu bağlamda, Ukrayna'da ABD Başkanı (Donald) Trump'ın adil ve kalıcı bir barışa ulaşma çabalarına tam destek verdiklerini yineleyerek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"(Papa Franciscus'un cenazesinde) Aziz Petrus Bazilikası'nda Amerikan Başkanı ile Ukrayna Devlet Başkanı arasındaki görüşmenin büyük anlam taşıdığını düşünüyorum ve elbette hepimiz bunun bu süreçte bir dönüm noktası olabileceğini umuyoruz. Ciddi bir müzakere sürecinin başlatılmasını sağlamak için derhal ve koşulsuz ateşkes çağrımızı yineliyoruz. Dün, Rusya'nın 2. Dünya Savaşı zaferinin kutlamalarıyla sınırlı üç günlük tek taraflı bir ateşkes ilan ettiğini öğrendik. Bu girişimi dikkate alıyoruz ama bunun olması gerekenle ilgisi yok. Elbette Rusya'nın, Ukrayna'nın gösterdiği gibi barışa gerçekten ulaşmak istediğini somut olarak göstermesini ümit ediyoruz."</p><p></p><p>Başbakan Meloni, Gazze, Suriye ve Libya'daki durumlar bağlamında yeniden inşa süreci ve kalıcı barış yönündeki gayretleri desteklediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Meloni, "Orta Doğu özellikle de Gazze'de giderek daha trajik bir hale gelen durum üzerine fikir alışverişinde bulunduk. İtalya, sadece Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına yönelik bir plan için değil, aynı zamanda bölgesel düzeyde kalıcı bir barış ve güvenlik çerçevesi oluşturmak için çaba gösteren Arap ülkelerinin girişimlerini desteklemektedir." dedi.</p><p></p><p>Başbakan Meloni, Suriye'de, etnik ve dini azınlıklar da dahil olmak üzere tüm toplum kesimlerinin tam olarak dahil edildiği demokratik bir geçişin sağlanmasının gerekliliği konusunu paylaştıklarını aktardı.</p><p></p><p>Meloni, "Mültecilerin gönüllü, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde evlerine dönebilmelerini temin etmek için Suriye ekonomisinin yeniden canlanmasını teşvik etmeyi hayati önemde görüyoruz. Aynı şekilde, terörle mücadelede geri adım atılmaması gerektiğine inanıyoruz ki bu alanda İtalya ve Türkiye zaten oldukça etkili bir işbirliği yürütmektedir ve bunu daha da güçlendirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Türkiye ile ortaklaşa şekilde göç konusunda son derece iyi tedbirler aldıklarına işaret eden Meloni, Türkiye kaynaklı düzensiz göçün sıfıra indiğini söyledi.</p><p></p><p>Meloni, suç örgütleri ve insan kaçakçılarına geçit verilmemesi konusunda mutabık olunduğunu da belirterek, "Şu ana kadar yaptıklarımızdan ötürü gurur duyabileceğimizi düşünüyorum." dedi.</p><p></p><p>Başbakan Meloni, İtalya ve Türkiye'nin birlikte kat edeceği çok yol olduğunu da dile getirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Tarih ve zemin üzerinde çalışıyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarih-ve-zemin-uzerinde-calisiyoruz-398/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarih-ve-zemin-uzerinde-calisiyoruz-398/</id>
<published><![CDATA[2025-04-13T16:52:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-13T16:52:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F9DAE-12A95B-D45169-5183F8-D8F5AB-6E358E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF) son gününde düzenlenen basın toplantısında konuştu.</p><p></p><p>Dördüncüsünü düzenledikleri ADF'nin bu yıl da diplomasinin nabzını tuttuğunu kaydeden Fidan, ADF'nin zengin ve çok katmanlı istişare platformu olarak öne çıktığını vurguladı.</p><p></p><p>Fidan, ADF'nin bölgesel ve küresel gelişmelere ışık tutarak mevcut sorunlara çözüm önerileri getirdiğini belirterek, bu yılki buluşmada insanlığın ortak geleceğine dair umut ve kaygıları hep birlikte dile getirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Bu geleceği birlikte inşa edecek işbirliği mekanizmalarını ele aldıklarını kaydeden Fidan, "Ayrışan dünyada diplomasiyi sahiplenme anlayışıyla diplomasinin kutuplaşmayı değil uzlaşmayı nasıl öne çıkarabileceğini tartıştık. Diplomasinin sadece kriz anlarında başvurulan bir araç değil aynı zamanda dönüştürücü bir akıl ve onarıcı bir irade olduğunu vurguladık." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>ADF'ye 155 ülkeden 6 bine aşkın kişi katıldı</b></p><p></p><p>Fidan, bu çerçevede toplam 50 oturum düzenlediklerini belirterek, bunun uluslararası standartlarda çok yüksek bir sayı olduğuna dikkati çekti.</p><p></p><p>Bakan Fidan, "Toplamda 155 ülkeden 6 bini aşkın konuğu ağırladık. Bunların arasında 21 devlet ve hükümet başkanı, 5 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, 2 meclis başkanı, 2 özerk yönetim lideri, 64 bakan, 61 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi, ayrıca çok sayıda düşünce kuruluşu temsilcisi, diplomatlar, bilim adamları ve iş adamları forumumuza iştirak etmişlerdir." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bir araya gelmelerine ilişkin kesinleşen bir hususun olmadığını belirterek, "Bu konularda çalışmalarımız devam ediyor. Görüşme Türkiye'de mi, Amerika'da mı olacak, ne zaman olacak, bunlar halihazırda bakanlıklarımız arasında çalışması devam eden konular." dedi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'ye ziyaret gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğine ilişkin soru üzerine Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti:</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bölgesel gündemin kilit konuları ele alındı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bolgesel-gundemin-kilit-konulari-ele-alindi-1882/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bolgesel-gundemin-kilit-konulari-ele-alindi-1882/</id>
<published><![CDATA[2025-04-12T18:26:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-12T18:26:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8858FE-2FBB18-A39889-0806D8-E9860D-0A1756.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Antalya Diplomasi Forumu marjında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Karadeniz ve Transkafkasya'daki durumun ve gelecek ikili temasların programınının ele alındığı dile getirildi.</p><p>Söz konusu açıklamada şu cümleler yer aldı:</p><p>Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Transkafkasya ve Karadeniz bölgesindeki durum da dahil olmak üzere uluslararası ve bölgesel gündemin kilit konuları detaylı bir şekilde ele alındı. Ülkelerimiz arasındaki siyasi diyalog, ticaret, ekonomi ve enerji işbirliği gibi güncel konular üzerinde saatler süren bir mutabakat sağlandı. Yaklaşan Rus-Türk temaslarının takvimi ele alındı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Antalya Diplomasi Forumu başladı, hangi konular öne çıkıyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-hangi-konular-one-cikiyor-1394/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/antalya-diplomasi-forumu-basladi-hangi-konular-one-cikiyor-1394/</id>
<published><![CDATA[2025-04-11T17:45:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-11T17:45:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_11E2B1-8FA24F-2512EE-C9A085-1CB61E-0FB6B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Amerika ve Avrupa'dan sınırlı sayıda katılım olan ADF, daha çok Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar'dan gelen temsilcilerle ilerleyen bir platforma dönüşmesi açısından dikkat çekiyor.</p><p></p><p>ADF'de tartışılan konuların daha çok "küresel Güney"in ilgi alanını cezbeden bir bakış açısıyla ele alınması, Batı'nın eleştirel bir dille anılması ADF'den çıkacak sonuçların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p><p></p><p>11-13 Nisan günleri arasında Belek'teki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek ADF, diplomasinin bölgesel ve küresel meselelerin çözümündeki rolüne yeniden odaklanılması ve sorunların çözümü için diyalog ve diğer yöntemlerin öncelenmesi gerektiğine vurgu yapacak.</p><p></p><p>ADF'nin resmi web sitesinde yer alan açıklamalar da artan jeopolitik gerilimler, küresel eşitsizlikler ve teknolojik dönüşümlerin getirdiği belirsizlikler gibi unsurların yarattığı belirsizliklere işaret ediyor ve forum katılımcılarının bu sorunlara yanıtlar üretmesinin beklendiğini kaydediyor.</p><p></p><p>Açıklamalara göre, bu seneki ADF'ye 20'den fazla devlet ve hükümet Başkanı, iki meclis başkanı, 74 bakan, 23 bakan yardımcısı, 11 milletvekili başta olmak üzere yaklaşık 140 ülkeden 450'ye yakın temsilci katılacak.</p><p></p><p>ADF, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bugün yapacakları açılış konuşmalarıyla resmen başlayacak.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ayrı ayrı görüşmeleri beklenen liderler arasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kıbrıslı Türk lider Ersin Tatar, Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orban ile Somali, Endonezya, Gine Bisseau, Kosova ve Karabağ gibi ülkelerin cumhurbaşkanları geliyor.</p><p></p><p>8 Aralık'ta Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye'de iktidarı ele geçiren Ahmed Şara'nın da ADF'ye katılacak olması bu platformun özellikle Suriye başlıklı gündeminin takip edilmesi açısından önemini artıran bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>ADF, Suriye'de başlayan yeni dönemin tüm başlıklarıyla ele alınmasını sağlaması açısından da önemli bir zemin oluşturuyor. Bu konuda özel bir panelin düzenlenecek olması da bunun işareti olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset, AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu da ADF'ye katılım gösterecek uluslararası örgüt temsilcileri olarak öne çıkıyorlar. AB ve diğer Avrupa ülkelerinden ise yüksek düzeyli bir katılım öngörülmüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri" çalıştayı düzenlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-avrupa-birligi-iliskileri-calistayi-duzenlendi-2513/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-avrupa-birligi-iliskileri-calistayi-duzenlendi-2513/</id>
<published><![CDATA[2025-04-10T16:26:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-10T16:26:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35D53A-8BE8B4-074403-AFB66A-DA344E-D0D68F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan başkanlığında Çankaya Köşkü'nde yapılan çalıştaya, resmi kurum temsilcileri, akademisyenler, düşünce kuruluşu temsilcileri ve konuyla ilgili uzmanlar katıldı.</p><p></p><p>Gelecekteki Avrupa güvenlik mimarisi kapsamında "AB'nin güvenlik ve savunma yapısında Türkiye'nin yeri ve rolü ne olabilir ve NATO kendisini ne şekilde yenileyebilir ve dönüştürebilir?" soruları etrafında tartışmaların yürütüldüğü toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.</p><p></p><p>"Yeni Avrupa Güvenlik Mimarisi"nin nasıl şekillenebileceğinin bütün yönleriyle ele alındığı çalıştayda, tüm katılımcılar değişen küresel dengelere farklı pencerelerden yaklaşımlar sundu.</p><p></p><p>Çalıştayda, uluslararası ve ulusüstü mekanizmaların geçirdiği dönüşüm tartışıldı ve jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönüşüm atmosferinde ülkelerin aldıkları pozisyonlar, savunma ve güvenlik konuları bağlamında belirsizliklerin ön plana çıktığı koşullar içinde ortaya çıkan meydan okumalar, fırsatlar ve tehditler üzerinde duruldu. Türkiye'nin dış politika bağlamında önem verdiği hususların askeri, siyasi, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alındığı çalıştayda, özellikle NATO'nun içinde bulunduğu yapısal dönüşüm iklimi ve Avrupa ülkelerinin girişimiyle oluşturulması planlanan güvenlik mimarisi kapsamında tartışmalar yürütüldü.</p><p></p><p>Ayrıca çalıştay kapsamında Türkiye'nin NATO içindeki lider konumu ve değişen dünya dengeleri çerçevesinde oynayacağı aktif aktörlüğüne vurgu yapıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul'daki Rusya-ABD görüşmesi sona erdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbuldaki-rusya-abd-gorusmesi-sona-erdi-8245/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbuldaki-rusya-abd-gorusmesi-sona-erdi-8245/</id>
<published><![CDATA[2025-04-10T16:12:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-10T16:12:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AA5F2F-C37813-1513CA-7ADC41-8FBEBC-5B118C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya ve ABD topraklarındaki diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerinin normale döndürülmesi için ikinci kez toplanan iki ülke heyetleri temaslarını sonlandırdı.</p><p></p><p>Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda yapılan görüşme 5.5 saat sürdü.</p><p></p><p>ABD heyeti, görüşme sonrası Rusya Başkonsolosluğu'ndan ayrılan ilk taraf oldu.</p><p></p><p>Rus ve ABD'li diplomatlar, görüşmenin ardından herhangi bir basın açıklaması yapmadı.</p><p></p><p>İki ülke dışişleri bakanlıklarının ilerleyen saatlerde görüşmenin sonuçlarına dair açıklama yapması bekleniyor.</p><p></p><p>Çok önemli konular istişare edildi</p><p></p><p>27 Şubat'ta ilk kez ABD Başkonsolosluğu'nun Arnavutköy'deki rezidansında bir araya gelen heyetler, bugünkü görüşmede de diplomatik temsilciliklerin durumunu ele aldı.</p><p></p><p>Taraflar özellikle diplomatik misyonlara bankacılık hizmetleri sunulması, el koyulan Rus diplomatik mülklerinin iadesi, diplomatik personele vize verilmesi ve seyahat kolaylığı sağlanması, Rusya ile ABD arasında direkt uçuşların başlatılması gibi başlıklar üzerine yoğunlaştı.</p><p></p><p>İlk görüşme 6 saatten uzun sürmüştü</p><p></p><p>27 Şubat'ta sabah saat 10:00 sularında başlayan Rusya ve ABD heyetlerinin İstanbul'daki görüşme, 6 saatten uzun sürmüştü.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kıbrıslı liderler Cenevre'de buluşuyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kibrisli-liderler-cenevrede-bulusuyor-5092/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kibrisli-liderler-cenevrede-bulusuyor-5092/</id>
<published><![CDATA[2025-03-17T11:03:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-17T11:03:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CF4CE8-95D7E7-BA4C6E-C35425-CD90EC-5C876C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Görüşmelere Kıbrıs Cumhuriyeti ve adadaki Türk yönetiminin temsilcileri ile garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere katılacak.</p><p></p><p>İki devletli çözüm dışında bir müzakere yapmaya yanaşmayan Türk yönetimi, Cenevre toplantısının yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak görülmeyeceğini vurguluyor.</p><p></p><p>Kıbrıs Cumhuriyeti ise Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri çerçevesinde yeni bir müzakere sürecinden yana olduğunu, 2017'de yapılan görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesini istediğini kaydediyor.</p><p></p><p>Tarafların görüş farklılıklarının derinliği nedeniyle görüşmelerde ilerleme sağlanmasının güç olduğu düşünülüyor.</p><p></p><p>Guterres'in ev sahipliğinde yapılacak toplantıya Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Kuzey Kıbrıs lideri Ersin Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ile İngiltere'nin Avrupa ve Kuzey Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty katılıyor.</p><p></p><p>Cenevre'deki ilk toplantı 17 Mart'ta Guterres'in liderliğinde bir akşam yemeği olacak.</p><p></p><p>Asıl görüşmeler 18 Mart Salı sabahı yapılacak.</p><p></p><p>Guterres'in toplantıya katılan taraflarla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi, ardından da 5+1 formatında genişletilmiş toplantıyı yönetmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>Toplantıların aynı gün öğleden sonra tamamlanması bekleniyor.</p><p></p><p>Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin en son girişim 2017 senesinde İsviçre'nin Crans Montana kasabasında yapılmıştı.</p><p></p><p>Adadaki Türk yönetmi 2021'de yaptığı açıklamayla bir daha "federasyon" temelli bir çözümü müzakere etmeyeceğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Guterres, tıkanıklığı aşmak için 2024 yılında Kıbrıs için özel temsilci atamış ancak temsilcinin altı aylık temasları sonunda yazdığı rapor, yeni bir müzakere zemininin olmadığı görüşünü yansıtmıştı.</p><p></p><p>BM Genel Sekreteri, 15 Ekim 2024'te Tatar ve Hristodulidis ile New York'ta bir araya gelmiş ve genişletilmiş formatta bir toplantı yapmak istediğini iletmişti.</p><p></p><p><b>'İki ayrı devlet gerçeği kabul edilmeli'</b></p><p></p><p>Ankara'daki diplomatik kaynaklar, Cenevre'de yapılacak görüşmelerde Kıbrıs meselesinde ileriki döneme ilişkin görüş alışverişinde bulunulmasının beklendiğini kaydediyor.</p><p></p><p>Kaynaklar, "Bu itibarla, söz konusu toplantı, hiçbir surette 'geçmiş müzakere süreçlerinin devamı' veya 'yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı' niteliği taşımamaktadır" değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, BM parametreleri çerçevesinde federasyon temelli çözüm girişimlerinin sonuç vermediğini ve adada "iki ayrı devlet ve iki ayrı halk" olduğu gerçeğinin kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><p></p><p>Kaynaklar, sorunun çözümüne yönelik resmi müzakerelerin başlatılabilmesi için Kıbrıs Türkleri'nin özden gelen haklarının, yani egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesi gerektiğini vurguluyorlar.</p><p></p><p>Kuzey Kıbrıs lideri Ersin Tatar, Cenevre toplantıları öncesinde siyasi partileri bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p><p></p><p>Tatar, 5+1 formatlı zirveye "yapıcı bir anlayışla" gittiklerini ancak "AB çatısı altında iki devletli bir formül" müzakere etmek istediklerini kaydetti.</p><p></p><p>Tatar, adadaki iki devletli sistemin kökleştiğini ve kimsenin yeni bir macera aramaması gerektiğini kaydetti.</p><p></p><p><b>'Federasyon temelli müzakere'</b></p><p></p><p>Hristodulidis ise 8 Mart'ta Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Cenevre'ye "net bir planla" gittiğini kaydetti.</p><p></p><p>Kıbrıs Cumhuriyeti lideri, 2017'de sonuca ulaşmayan Crans Montana görüşmelerinin kaldığı yerden başlamasını istediklerini belirtti.</p><p></p><p>Son açıklamasında da yapıcı bir tutumla toplantıya katılacağını ancak BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer aldığı şekliyle iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon temelli müzakere dışında bir seçeneği kabul etmeyecekleri mesajını verdi.</p><p></p><p>Hristodulidis, adada tek egemen ve uluslararası temsiliyeti olan devletin yaşaması gerektiğini da kayda geçirdi.</p><p></p><p>Crans Montana görüşmelerinde taraflar ekonomi, Avrupa Birliği (AB), mülkiyet, yönetim-güç paylaşımı, toprak ile güvenlik ve garantilerden oluşan altı temel başlığı müzakere ettiler.</p><p></p><p>Tarafların üzerinde anlaşma sağlayamadıkları en önemli unsurlar arasında garantörlüğün devamı var.</p><p></p><p>Kıbrıs Cumhuriyeti "sıfır asker sıfır garanti" olarak tarif ettiği yaklaşım çerçevesinde adadaki Türk askerlerinin belirli bir zaman diliminde çekilmesinde ısrar etti.</p><p></p><p>Türk tarafı ise bu talebi kabul etmedi.</p><p></p><p>Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Crans Montana toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, BM parametrelerinin artık çöktüğünü, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Ankara'nın yeni bir yol haritası oluşturacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>Yeni yol haritasını 2021'de açıklayan Tatar, Kıbrıs Türkleri'nin eşit egemenliği ve uluslararası eşit statüsünün kabul edilmediği hiçbir durumda yeni bir müzakere sürecine başlamayacaklarını kaydetmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye ile ilişkileri neler bekliyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ile-iliskileri-neler-bekliyor-5041/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ile-iliskileri-neler-bekliyor-5041/</id>
<published><![CDATA[2025-02-28T11:21:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-28T11:21:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_718E40-7DEE0C-5AFE07-0B47A8-7BDABE-82A47B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya'nın müstakbel başbakanı, Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) lideri Friedrich Merz'in ilk ziyaret edeceği ülkeler arasında Türkiye'nin de yer alması bekleniyor.</p><p></p><p>BBC Türkçe'ye konuşan Almanya'nın eski Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz, "Merz, başbakanlık görevini üstlendikten sonra gecikmeksizin bu ziyareti yapacaktır" derken, bunun için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Merz'i seçimleri kazanmasından ötürü tebrik ederek Türkiye'ye davet etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p><p></p><p>23 Şubat'taki erken genel seçimleri kazanan ve Sosyal Demokratlarla (SPD) "Büyük Koalisyon" hükümetini kurmak için görüşmeleri başlatan Merz, pek çok Avrupalı liderle gayri resmi temaslarına başladı bile.</p><p></p><p>Çarşamba akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile özel bir akşam yemeği için Paris'e giden Merz'in, başbakanlığı üstlenene kadar yürüttüğü bu gayri resmi temaslarına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da dahil edip etmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek.</p><p></p><p>Merz'in Avrupalı liderlerle yürüttüğü görüşmelerin odağında "acil dış politika önceliği" yer alıyor ve bu önceliği Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.</p><p></p><p>Merz'in 'mutlak önceliğinde' Türkiye'ye yer var mı?</p><p>Koyu bir transatlantikçi olarak tanınan Friedrich Merz, seçim akşamı katıldığı televizyon programında kaygılı bir ses tonuyla NATO'nun varlığını mevcut haliyle sürdürmesinin artık zor göründüğünü söyledi.</p><p></p><p>"Bir gün bir televizyon programında bunu söylemek zorunda kalacağımı hiç düşünmemiştim" diyen Merz, "Benim için artık mutlak öncelik, adım adım gerçek anlamda ABD'den bağımsızlığa ulaşabilmemiz için Avrupa'yı olabildiğince hızlı bir şekilde güçlendirmek olacaktır" diye konuştu.</p><p></p><p>Trump'ın, Avrupa güvenliğinin ana omurgasını oluşturan NATO'daki taahhütlerinden geri adım atması, Berlin'de alarm zillerinin çalmasına yol açtı.</p><p></p><p>Emekli büyükelçi Cuntz, "Trump yönetimi yakaladığı her fırsatı kullanarak çıkarlarımızı ve değerlerimizi ihlal ediyor. İşte bu da bizim Avrupa olarak kendi savunmamızı sağlayabilecek yetkinlikleri kazanmamızın ve bugüne kadar yeterli ölçüde işbirliği yapmadığımız Türkiye gibi ülkelerle işbirliğini güçlendirmemizin önemini daha da artırıyor" diye konuştu.</p><p></p><p>CDU lideri Merz de seçim kampanyası boyunca Türkiye'nin bölgesindeki stratejik öneminin arttığını, Ankara ile dış politika, güvenlik ve ekonomi alanında işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Avrupa ülkelerine de Türkiye ile işbirliğini geliştirme çağrısı yaptı.</p><p></p><p><b>'Türkiye'nin de Avrupa'ya ihtiyacı arttı'</b></p><p></p><p>Berlin merkezli Politika ve Bilim Vakfı (SWP) bünyesindeki Uygulamalı Türkiye Araştırmaları Merkezi (CATS) uzmanlarından Dr. Sinem Adar ise Trump'ın son hamlelerinin aslında sadece Avrupa'nın Türkiye'ye değil aynı zamanda Türkiye'nin de Avrupa'ya ihtiyacını artırdığı görüşünde.</p><p></p><p>Adar'a göre NATO'nun geleceğinin sorgulanıyor olması sadece Avrupa ülkelerini değil Türkiye'yi de savunma ve güvenlik politikaları bağlamında yeni sınamalarla karşı karşıya getiriyor.</p><p></p><p>Avrupa başkentlerinde, ABD'siz bir Avrupa'da nükleer caydırılıcığın nasıl tesis edilebileceğine dair görüşmeler başladı bile.</p><p></p><p>İngiltere ve Fransa'nın nükleer caydırıcılık şemsiyesi oluşturabileceği, hatta ABD'nin askerlerini çekmesi halinde Fransız nükleer silahlı savaş uçaklarının Almanya'ya konuşlandırılabileceği dile getiriliyor.</p><p></p><p>NATO'nun sağladığı nükleer caydırıcılık, Türkiye'nin savunmasında da, özellikle nükleer güç Rusya bağlamında, önemli bir ağırlığa sahip. Bunu kaybetme ihtimali Ankara'yı Avrupa'ya yakınlaştıran önemli bir etken olarak görülüyor.</p><p></p><p><b>Kurumsal işbirliği neden geliştirilemiyor?</b></p><p></p><p>Sinem Adar, Ukrayna konusunda yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliğinin yeniden inşasındaki muhtemel rolüne dair tartışmaları beraberinde getirdiğini söylerken, "Bu da aslında şaşırtmıyor" dedi.</p><p></p><p>Trump yönetiminin Ukrayna konusunda Avrupa'ya yönelik "artık kendi güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmelisin" mesajlarının bir endişe ve panik hali yarattığına dikkat çeken Adar, özellikle Ukrayna'ya verilecek güvenlik garantilerinin Avrupa'yı ciddi sınamalarla karşı karşıya getirebileceğini aktardı.</p><p></p><p>"Türkiye NATO'nun ikinci büyük ordusu ve coğrafi konumu itibariyle de Avrupa güvenliği için stratejik önemde bir aktör. Trump yönetiminin öngörülemezliği ve Avrupa'ya dair dostane olmayan tutumu, Türkiye'nin Avrupa güvenliğinin yeniden inşasındaki muhtemel rolüne dair bir tartışmayı zorunlu kılıyor."</p><p></p><p>Ancak Adar, son 10 senede AB-Ankara ilişkilerinde yaşanan güven erozyonun, Türkiye ile kurumsal bir işbirliğini zorlaştırdığına işaret ediyor:</p><p></p><p>"AB ile Türkiye arasındaki güven erozyonu hala giderilebilmiş değil. Hala Türkiye'nin dış politikasına dair bir sorgulama mevcut. Bazı AB üyesi ülkeler nezdinde, Türkiye'ye dair tehdit algısı oldukça yüksek. Üstelik Türkiye'de derinleşen otoriter pratikler ve baskı, AB ve Türkiye'yi ilkeler bağlamında da birbirinden ayrıştırıyor."</p><p></p><p><b>'Avrupa at gözlüklerini çıkarmalı'</b></p><p></p><p>Emekli büyükelçi Eckart Cuntz, Avrupa'nın kendi savunmasını güçlendirmek ve küresel siyasette daha önemli bir rol üstlenmek için Türkiye'nin stratejik görüşmelere, özellikle de Avrupa liderlerinin Ukrayna toplantılarına davet edilmesi gerektiği söyleyerek, "Artık at gözlükleri çıkarılmalı" dedi.</p><p></p><p>Cuntz, "Mesele sadece Ukrayna ile sınırlı değil. Türkiye, Almanya ve Avrupa için önem taşıyan Suriye ve Gazze gibi konularda da önemli bir ağırlığa sahip aktör" diye konuştu.</p><p></p><p><b>Türk-Alman stratejik işbirliği ivme kazanıyor</b></p><p></p><p>Almanya zaten son dönemde savunma alanında Türkiye ile işbirliğini güçlendirmeye dönük adımlara hız verdi.</p><p></p><p>Almanya'nın Eurofighter satışına ilişkin görüşmelerin başlatılması için yeşil ışık yakması, yine Almanya'nın kurulmasına liderlik ettiği Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi'ne (ESSI) Türkiye'nin de kabul edilmesi, AB'nin yerli savunma sanayisini savaşa hazır hale getirme planlarında Türk savunma sanayi şirketlerine kapı aralanması, bu adımlardan sadece bazıları.</p><p></p><p>Şubat ayı başında, Almanya ile Türkiye arasında Avrupa'nın 155 milimetrelik top mermisi tedarikini güvence altına alınmasını sağlamak için stratejik öneme sahip bir adım daha atıldı.</p><p></p><p>Türk savunma şirketi Repkon, Almanya'da bir patlayıcı dolum tesisi kurmak üzere bir Alman üretici ile anlaşma imzaladı. Alman ordusu Bundeswehr'in topçu mühimmatına olan talebinin karşılanması hedefleniyor.</p><p></p><p>Almanya aynı zamanda Türkiye ile ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini de güçlendiriyor, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu için AB'de girişimlerde bulunuyor.</p><p></p><p>Dr. Eckart Cuntz'a göre, "Türkiye'nin Ruslara ve ABD'lilere terk edilmemesi için bu işbirliği önem taşıyor. Ama Türkiye'nin de yapıcı inisiyatifler alması, ABD ile Rusya arasında savrulmaması gerekiyor. Ankara, Avrupa ile işbirliğini güçlendirme niyetinde samimi olduğunu açıkça göstermeli".</p><p></p><p><b>Erdoğan'ın seçim sonrası açıklaması 'not edildi'</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pazartesi günü kabine toplantısı sonrasında "son seçimler" ifadesiyle Almanya seçimlerine işaret etmesi, "liberal demokratlar" diyerek dolaylı ifadelerle yeni Alman hükümetini kurması beklenen Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlara eleştiriler yöneltmesi, Berlin'de çok da olumlu karşılanmadı.</p><p></p><p>Erdoğan'ın açıklamasında Merz'i seçimleri kazanmış olmasından ötürü tebrik etmek yerine aşırı sağcı hareketlerin Avrupa'da siyasetin belirleyeci aktörleri haline geldiğini, liberal demokrasinin darboğaza girdiğini, eski gücünü yitirdiğini, insanlara güven vermekte yetersiz kaldığını söylemesi, Berlin'de "işbirliğini güçlendirme çabalarına katkı sağlamayan söylem" olarak değerlendirildi.</p><p></p><p>BBC Türkçe'ye konuşan Alman yetkililer, Erdoğan'ın bu açıklamasının "not edildiğine" dikkat çektiler.</p><p></p><p>Bununla birlikte Merz başbakanlığındaki yeni hükümetin, tıpkı SPD lideri Scholz'un başbakanlığında olduğu gibi, Ankara ile kamuoyu önünde söz düellolarından, megafon diplomasisinden kaçınacağı belirtiliyor.</p><p></p><p><b>Yeni dönemde Türkiye-Almanya ilişkilerinde öncelikler ne?</b></p><p></p><p>Türkiye, Avrupa'ya düzensiz göçün önlenmesinde kilit bir rol oynuyor. Ankara'nın göçü Avrupa'ya karşı araçsallaştırarak aşırı sağcı AfD'yi daha da güçlendirebilecek hamlelere girişmesini önlemek, Merz için de bir öncelik olmaya devam edecek.</p><p></p><p>Ayrıca Türkiye'nin son yıllarda dış politikasında AB tarafından "agresif" olarak nitelendirilen hamlelerinden geri adım atmış olması, son olarak da Suriye dahil bölge politikalarında Berlin ile istişareye açık bir tutum sergilemesi, olumlu olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Ancak hem SPD hem CDU/CSU'lu siyasetçiler, yakın bir gelecekte Türkiye ile AB üyelik müzakerelerin yeniden canlandırılmasına ihtimal vermiyor.</p><p></p><p>Alman hükümeti Ankara ile işbirliğine odaklanmak istese de, Türkiye'de otoriterleşme eğiliminin artması halinde bunun Almanya'da tepkiye yol açarak kamuoyu baskısını artıracağına, işbirliğini geliştirme çabalarının da bir sınırı olabileceğine dikkat çekiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ahmet eş-Şara Türkiye'ye geliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ahmet-es-sara-turkiyeye-geliyor-7589/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ahmet-es-sara-turkiyeye-geliyor-7589/</id>
<published><![CDATA[2025-02-03T13:09:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-03T13:09:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_479E93-F98788-C7981B-F1926D-4A1B83-3A0650.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriye’deki geçiş sürecinin lideri Ahmed Şara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye geliyor. 4 Şubat Salı günü gerçekleşecek ziyaret kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde üst düzey görüşmeler yapılacak.</p><p></p><p><b>Görüşmelerde neler konuşulacak?</b></p><p></p><p>Türkiye-Suriye ilişkilerinin yeniden güçlenmesi açısından kritik öneme sahip ziyarette, Suriye’deki son gelişmeler detaylı şekilde değerlendirilecek. Özellikle şu başlıklar ön planda olacak:</p><p>Suriye’nin ekonomik toparlanması için atılacak adımlar</p><p>Bölgede sürdürülebilir istikrar ve güvenliğin sağlanması</p><p>İki ülkenin ortak iş birliği projeleri</p><p>Geçiş dönemi yönetimine sağlanacak uluslararası destek</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Enerji gibi farklı noktalarda işbirliğini görüşebiliriz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/enerji-gibi-farkli-noktalarda-isbirligini-gorusebiliriz-2979/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/enerji-gibi-farkli-noktalarda-isbirligini-gorusebiliriz-2979/</id>
<published><![CDATA[2025-01-23T09:24:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-23T09:24:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F0586D-36892F-F29DDB-A7E624-0B0FED-457CD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kallas, 24 Ocak'ta bölgesel gelişmeleri ve Türkiye-AB ilişkilerini ele almak üzere Türkiye'ye yapacağı ziyaretin yanı sıra, AB'nin dış politika ve savunma ajandasını, Suriye'deki yeni yönetimle yürütülecek ilişkileri, Gazze'deki ateşkesin kalıcı olması için çabaları ve yeni ABD yönetimi ile masaya yatıracakları ana başlıkları AA muhabirine değerlendirdi.</p><p></p><p>- "Türkiye'yi ziyaret etmenin tam zamanı"</p><p></p><p>Soru: Türkiye'yi ziyaretinizden önce; Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut durumunu ve ilişkilerin geleceğini değerlendirebilir misiniz? Mesajınız nedir?</p><p></p><p>Kallas: Türkiye, stratejik öneme sahip ortağımızdır. Dolayısıyla Türkiye ile kapsamlı ortaklıklar kurmak istediğimiz açık. Son ziyaret 2022'deydi, bu yüzden Türkiye'yi ziyaret etmenin tam zamanı ve bunu tam olarak görev süremin ilk bölümünde yapacağım. Birçok konumuz var. Bölgesel güvenliğin yanı sıra örneğin enerji gibi farklı noktalarda işbirliğini görüşebiliriz. Bu nedenle daha fazla işbirliğine kesinlikle yer var.</p><p></p><p>Soru: Türkiye'yi sadece bölgesel işbirliği için bir aktör olarak mı görüyorsunuz, yoksa Türkiye'nin AB'ye aday ülke olduğu gerçeğini de dikkate alıyor musunuz? Ziyaretinizi Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog ve Türkiye-AB Ortaklık Konseyinin yeniden canlandırılmasına imkan verecek bir ön adım olarak yorumlayabilir miyiz?</p><p></p><p>Kallas: İkimiz de Doğu Akdeniz'de istikrarlı ve güvenli bir ortama ilgi duyuyoruz. Bu, Suriye'ye ilişkin ortak çıkarımız. Ayrıca, bu ülkenin doğru yönde gelişmesine, toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan ilgimiz de ortak. Diğer yandan Gazze'de ateşkes devam ediyor ve barış, halk için önemli. Dolayısıyla bunlar eş zamanlı çalışabileceğimiz konular. Elbette, aday ülke statüsüne sahibiz. Türkiye, aday ülke statüsünde olmaya devam ediyor. Ancak bu süreç duraklamış vaziyette. 27 üye ülkeyle aynı doğrultuda çözülmesi gereken konular var. Elbette Kıbrıs hakkındaki mesele var, insan hakları, hukukun üstünlüğü, temel haklar konuları tartışmamız gereken konular. Dolayısıyla bunlar bizim temas noktalarımız.</p><p></p><p>Soru: Sizce NATO'dan ayrı bir Avrupa savunma sistemi kurulmalı mı; yoksa bunun, NATO'nun halihazırda yaptıklarını mükerrere düşürme riski var mı?</p><p></p><p>Kallas: NATO'nun halihazırda yaptıklarını mükerrere düşürmemeliyiz. AB'de 27 ordumuz var ve hepsi birlikte işbirliği yaptığımız bu kolektif savunmaya katkıda bulunmalı. Her ülkenin bir savunma planlaması ve bir savunma bütçesi var. Yani "Avrupa ordusuna ihtiyacımız var." diyemeyiz ancak bu 27 üyenin NATO ve AB söz konusu olduğunda çok iyi bir şekilde birlikte çalışmasına ihtiyacımız var. NATO içinde 23 üyemiz var, bu da bizi (AB ve NATO) doğal ortaklar yapıyor. Ancak elbette NATO'da birlikte çalışmamız gereken daha fazla müttefik var ve Türkiye de bunlardan biri.</p><p></p><p>- "(Suriye'ye yönelik) Yaptırımların hafifletilmesini tartışmaya hazırız"</p><p></p><p>Soru: İlk günden beri Suriye'deki yeni yönetime destek konusunda temkinli açıklamalar yapıyorsunuz. Peki şimdi sizin gözleminiz nedir? Ülke doğru yolda ilerliyor mu?</p><p></p><p>Kallas: Bir şey söylemek için henüz çok erken. Yani, doğru şeyleri söyledikleri açık. Ancak doğru yönde ilerleyip ilerlemedikleri konusunda da doğru adımları atıyorlar mı? Bu yüzden uluslararası aktörlerin yanı sıra Arap ülkeleri gibi bölgesel aktörlerin ve Türkiye'nin de ortak bir anlayışa sahip olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Suriye'deki hükümetin kapsayıcı olduğunu görmek istiyoruz. Hiçbir radikalleşme görmek istemiyoruz. Ülkenin istikrarlı olması herkesin çıkarına. Bu yüzden ihtiyatlı bir şekilde iyimseriz. Yaptırımların hafifletilmesini tartışmaya hazırız ancak bunu "adım adım" yaklaşımıyla yapacağız. Yani, doğru şeyleri yaparlarsa, biz üzerimize düşen adımları atmaya hazırız. Yanlış yöne giden adımlar atarlarsa, o zaman bir adım geri atmaya ve bazı yaptırımları geri koymaya da hazırız.</p><p></p><p>- "Suriye'yi inşa edebilmeleri için üzerimize düşeni yapmaya hazırız"</p><p></p><p>Soru: Normalleşmenin yolu, ülkenin yeniden imarından geçiyor. Peki AB, Suriye'nin yeni yönetimine yönelik sektörel yaptırımlarını kaldıracak mı?</p><p></p><p>Kallas: Bunu 27 Ocak Pazartesi günü tartışacağız. Dışişleri Bakanları toplantımız var, ele alacağımız konulardan biri de bu. Ama biz, ülkelerini inşa edebilmeleri için üzerimize düşen adımları atmaya hazırız. Elbette, biliyorsunuz, bankacılık hizmetlerine erişim, ilk aşamada gerçekten ihtiyaç duydukları şeyler. Ama çok gerçekçi olmak gerekirse, bir sonraki adımımız onların (Suriye yönetiminin) yaptıklarına göre şekillenmeli. Herkes doğru yönde adım atıldığını görmek istiyor.</p><p></p><p>- "(Suriye'deki DEAŞ üyesi Avrupa vatandaşlarının geri alınması) Karar üye devletlere ait"</p><p></p><p>Soru: AB, üye ülkelerini, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG tarafından tutulan AB vatandaşı DEAŞ üyelerini geri almaya ve bu teröristleri adalete teslim etmeye teşvik eder mi?</p><p></p><p>Kallas: DEAŞ'a geri dönülmemesinin ve terörizmin azalmasının herkesin çıkarına olduğu açıktır. Çünkü herkes, AB ve Türkiye, bölgemizde gelişen terör örgütleriyle ilgili risklerle karşı karşıya. Yani, iş vatandaşları geri almaya gelince, bunun (terörün) geri dönmemesi için her şeyi yaptığımızdan emin olmalıyız. Sonra tabii bu, bu çeşit tutuklu ve savaşçısı olan üye devletlerin kendilerinin vereceği bir karardır. Dolayısıyla karar üye devletlere aittir.</p><p></p><p>- "(Gazze'deki ateşkes) AB'nin çıkarına olan, daha sürdürülebilir bir barışın olması"</p><p></p><p>Soru: AB, Gazze'deki ateşkesi memnuniyetle karşıladı ve insani yardımını artırdı. Peki AB Gazze'de sadece insani bir rol oynamayı mı tercih ediyor? Yakında AB İsrail Ortaklık Konseyi'ni toplayacağınızı duyurdunuz. Bu toplantıda İsrailli meslektaşlarınıza mesajınız ne olacak?</p><p></p><p>Kallas: AB-İsrail Ortaklık Konseyi'miz olacak ve ardından Filistin Yönetimi ile üst düzey bir siyasi diyalog kuracağız. İki devletli çözümü aklımızda tutmamızın çok önemli olduğunu düşünüyorum. İki devletli bir çözüme sahip olmak için dengeli bir yaklaşım olması gerekiyor. Ortaklık Konseyi'nin gündemi ise bölgesel durum ve aynı zamanda çok somut olarak, şu anda Gazze'deki durum. Şimdi ateşkes var. Ama AB'nin çıkarına olan, daha sürdürülebilir bir barışın olması. Bunu elde edebilmek için hem İsrail'in güvenlik kaygılarının hem de Filistinlilerin var olma hakkının dikkate alınması gerekiyor.</p><p></p><p>Soru: Ukrayna konusuna geldiğimizde; ABD Başkanı Donald Trump, savaşı durdurmak istediğini açıkça belirtti. Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerine nasıl yaklaşıyorsunuz?</p><p></p><p>Kallas: Hepimizin yapması gereken şey Rusya'ya büyük baskı yapmak. Çünkü şu anda Rusya barış istemiyor. Rusya Ukrayna'yı, oradaki insanları, sivil altyapıyı bombalamayı bırakırsa ve askerlerini çekerse, o zaman bu savaş sona erer. Ayrıca Türkiye'nin Rusya'ya baskı yaparak sahada barışı sağlamada çok çok önemli bir rolü olduğunu görüyorum.</p><p></p><p>- "Yeni ABD yönetimiyle işbirliği yapmaya istekliyiz"</p><p></p><p>Soru: Trump'ın ikinci dönemi resmen başladı. Brüksel'de bu süreçte endişeli bir bekleyiş olduğunu söyleyebilir miyiz? Yeni ABD yönetimiyle ele alacağınız ilk konu ne olacak?</p><p></p><p>Kallas: Elbette, seçimler her zaman çok çalkantılı zamanlardır. Tabii ki, yönetim değişirse, sonuç politikada da değişiklikleri beraberinde getirir. Bu yüzden yeni yönetimle de işbirliği yapmaya istekliyiz ve sabırsızlanıyoruz. Ayrıca, yeni yönetimle ele almamız ve işbirliği yapmamız gereken ana konular elbette güvenlik ve savunmanın yanı sıra ekonomik konular. ABD ve AB büyük ticaret ortaklarıdır. Ekonomilerimiz çok iç içe geçmiş durumda. Elbette, dış politika konularına gelince; eğer ABD Çin konusunda endişeliyse, o zaman önce Rusya konusunda endişelenmeli. Dolayısıyla Ukrayna'nın bu savaşı kazanması için desteklenmesinin de çok önemli olduğunu düşünüyorum.</p><p></p><p>- "Ankara'daki toplantıları dört gözle bekliyorum"</p><p></p><p>Soru: Eklemek istediğiniz bir şey, Türkiye ziyaretinizle ilgi paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı?</p><p></p><p>Kallas: Ankara'daki toplantıları dört gözle bekliyorum. Yani bu, AB ve Türkiye'nin ortak olduğunu ve masaya yatırıp işbirliği yapacağımız birçok konu olduğunu gösterecek. Çok teşekkür ederim.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Dışişleri Bakanı Blinken Türkiye'ye geliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-disisleri-bakani-blinken-turkiyeye-geliyor-2593/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-disisleri-bakani-blinken-turkiyeye-geliyor-2593/</id>
<published><![CDATA[2024-12-11T13:54:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-11T13:54:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E1E740-D79FAF-6DF69D-F85613-B72C17-D41342.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye-ABD ilişkilerinde kritik öneme sahip bir görüşme için Türkiye’ye geliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Blinken, cuma günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya gelecek.&nbsp;</p><p></p><p>Görüşmenin ana gündem maddesi, Suriye’deki son gelişmeler ve iki ülkenin bölgeye yönelik politikaları olacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD başkan adayları Türkiye'ye nasıl bakıyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-baskan-adaylari-turkiyeye-nasil-bakiyor-7184/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-baskan-adaylari-turkiyeye-nasil-bakiyor-7184/</id>
<published><![CDATA[2024-10-09T10:09:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-09T10:09:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0291E4-1343D7-249146-B8FE24-2CA401-75F2B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Seçimlerin Ankara-Washington hattına olası etkilerini dış politika uzmanları değerlendirdi.</p><p></p><p>ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'e göre Washington'da iktidara kim gelirse gelsin Türkiye ile ilişkilerdeki mevcut çerçevenin dışına çıkmayacak.</p><p></p><p>Jeffrey, BBC Türkçe'ye verdiği demeçte "Trump ve Harris ne yaparsa yapsın, genel olarak [Türkiye-ABD ilişkileri] çerçevesine sadık kalacaktır, bunun dışına çıkarlarsa çok ciddi tepki ve anlaşmazlıkla karşılaşırlar" yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Washington merkezli Brookings Enstitüsü düşünce kuruluşundan Aslı Aydıntaşbaş da başkanın kim olduğundan bağımsız olarak ilişkilerin kurumsal boyutuna dikkat çekti.</p><p></p><p>"[Washington'da] kurumsal olarak Türk ABD ilişkisini ve yakın işbirliğini savunan kurum ve toplumsal kesim kalmadı" diyen Aydıntaşbaş, Ankara’nın bunu ciddiye alması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Trump ile yakın ilişkiler yeterli mi?</b></p><p></p><p>Uzmanlar, Trump'ın ilk başkanlık döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın ilişkileri olduğunu hatırlatıyor.</p><p></p><p>Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, BBC Türkçe'ye verdiği demeçte Trump'ın yeniden iktidara gelmesi durumunda Türkiye ve ABD arasında liderler düzeyinde "daha düzenli ve güçlü bir diyalog" olacağı yorumunu yaptı.</p><p></p><p>James Jeffrey de Trump'ın iktidara gelmesi durumunda Washington'un Türkiye ile daha yakın iş birliğine gidebileceğini söyledi:</p><p></p><p>“Trump, ABD’nin 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana uyguladığı temel kolektif güvenlik stratejisine karşı çıkmıyor. Bu stratejiyi anlıyor ve Türkiye’nin ABD ve kolektif güvenlik açısından ne kadar önemli olduğunu biliyor.”</p><p></p><p>Ancak, Jeffrey iki liderin ilişkisinde çıkabilecek sorunlara da dikkat çekti:</p><p></p><p>"Tanıdığım tüm liderler arasında birbirlerini küçük düşürüp, anlaşmazlık çıkartarak ilişkilerini kötüleştirme ihtimali en yüksek olan isimler onlar. İkisi de çok kendine has kişiler.”</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/baskan-1.jpg" alt="baskan-1"></p><p><b><i>Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı iki defa Beyaz Saray'da ağırladı.</i></b></p><p></p><p>Aslı Aydıntaşbaş ise Trump'ın başkanlığı döneminde liderler seviyesinde ilişkiler çok iyi olduğu halde Türkiye-ABD ilişkilerinin bu süreçte "tarihinin en kötü dönemini" yaşadığını söyledi.</p><p></p><p>Aydıntaşbaş, “İkinci Trump döneminde devlet başkanları düzeyinde iyi bir diyalog olacağına eminim. Ancak bu Türkiye ile ABD ilişkilerinin iyi gideceğinin garantisi değil” dedi ve ekledi:</p><p></p><p>“Trump döneminde Erdoğan-Trump ilişkinin iyi olması Ankara’yı yanıltmamalı. Trump bir tüccar siyasetçi ve onunla ikili ilişkiler yanıltıcı olabilir. Burada hedef Batı’yla ilişkileri yeniden tesis etmek, ama daha da önemlisi ABD’yle kurumsal düzeyde zedelenen devletten devlete ilişkileri onarmaktır.”</p><p></p><p><b>Harris'in yaklaşımı daha az tanınıyor</b></p><p></p><p>Uzmanlara göre Kamala Harris'in Türkiye'ye yaklaşımı ile ilgili öngörüde bulunmak daha zor.</p><p></p><p>Aslı Aydıntaşbaş, “Harris’in dış politika önceliklerine dair çok bir fikrimiz yok, kimsenin yok. Dış politikada varlığını hissettiren bir başkan yardımcısı değil. Biden döneminin politikalarını devam ettirecektir" dedi.</p><p></p><p>Aydıntaşbaş, Harris'in "Türkiye ile ilgili kayda değer politikası ya da girişimi olmadığını" da ekledi.</p><p></p><p>Sinan Ülgen de Harris'in iktidara gelmesi durumunda mevcut Başkan Joe Biden'ın politikalarını sürdüreceği yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Ülgen, böyle bir senaryoda "Türk-Amerikan ilişkilerinde karşılaştığımız tablo büyük ölçüde devam edecektir" dedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/baskan-2.jpg" alt="baskan-2"></p><p><b><i>ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Phil Gordon.</i></b></p><p></p><p>Uzmanlar, Harris'in kabinesinde görev alması beklenen isimlerin Ankara ile ilişkiler üzerinde etkisi olabileceğini vurguladı.</p><p></p><p>Bu isimlerin arasında Harris'in Ulusal Güvenlik Danışmanı Phil Gordon da var.</p><p></p><p>Türkiye'yi yakından tanıyan Gordon, hem Bill Clinton hem de Barack Obama başkanlığındaki Demokrat yönetimlerde dış politikada önemli roller üstlenmişti.</p><p></p><p>Aydıntaşbaş, Harris kampının Türkiye ile kurumsal ilişkilerin yeniden tesisi sürecini sürdürme niyeti olduğunu söyledi:</p><p></p><p>"ABD tercihen Erdoğan’ı es geçerek kurumsal ilişki kurmak istiyor, Erdoğan’ı kucaklamaktan kaçınıyor. Ancak bu bizim sistemde çok kolay değil. Harris döneminde bu böyle devam mı edecek yoksa Türkiye ile ilişkilerde sıkıntı kaynağı mı olacak bunu henüz bilmiyoruz.”</p><p></p><p>James Jeffrey'ye göre ise Harris Türkiye, Macaristan, Mısır, Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkeleri otoriter devletler olarak görme eğiliminde.</p><p></p><p>“[Olası Harris iktidarında Türkiye'de] gazetecilerin tutuklanması, hukukun üstünlüğü ihlalleri, Kürt partileri üzerindeki baskılar gibi konularda sürekli şikayetler olacak. Bu tarz anlaşmazlıklar Trump ile yaşanmaz. Trump, [Macaristan Başbakanı Viktor] Orban ve Erdoğan’ı sever. Kendisi de bir çeşit otoriter lider.”</p><p></p><p><b>Bölgeye etkisi nasıl olur?</b></p><p></p><p>Peki Trump ya da Harris başkanlığının bölgedeki yansıması nasıl olur?</p><p></p><p><b>Orta Doğu</b></p><p></p><p>Uzmanlara göre Trump ya da Harris’in iktidar olmasının Türkiye ile ilişkilerde fark yaratacağı alanlardan biri Orta Doğu olabilir.</p><p></p><p>Jeffrey, olası bir Trump iktidarında Washington'ın İsrail'e desteği yüzünden Ankara ile sorun çıkabileceğini düşünüyor.</p><p></p><p>ABD'li eski diplomat, "Trump [İsrail Başbakanı Binyamin] Netanyahu’ya bayılmasa da partisi ve genel olarak Amerikalılar onu destekliyor ve Hamas’ı terör örgütü olarak görüyor” dedi.</p><p></p><p>Harris'in ise İsrail Başbakanı Netanyahu'dan "rahatsızlık duyduğunu" ve bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile "anlaşabilecekleri bir alan olduğunu" ifade etti:</p><p></p><p>“Harris’in ilk aşamada Erdoğan’ın Netanyahu’ya yönelik tutumuyla ilgili sorunu olmayacaktır. Çünkü kendi de kısmen bu hisleri paylaşıyor.”</p><p></p><p>Sinan Ülgen ise Trump'ın iktidara gelmesi durumunda Orta Doğu'da istikrarsızlığın daha da artabileceğine dikkat çekti.</p><p></p><p>İsrail ve İran arasındaki gerilimin "doğrudan sıcak çatışmaya döneceği" ve bunun Ankara ile ilişkilere de olumsuz yansıyacağı yorumunu yaptı.</p><p></p><p><b>Suriye</b></p><p></p><p>Sinan Ülgen'e göre, olası bir Trump yönetiminde Washington'ın Suriye politikasında Türkiye'nin arzu ettiği bazı değişikler olabilir.</p><p></p><p>Ülgen, "Bunların arasında ABD’nin YPG’ye desteğini çekmesi ve Suriye’den çekilmesi var... Trump’ın bu yönde niyet beyanı olmuş olsa da o dönem yönetimdeki yetkililer tarafından bloke edilmişti” dedi.</p><p></p><p>Türkiye Suriye'nin kuzeyindeki Halk Savunma Birlikleri'ni (YPG) PKK'nın uzantısı kabul ediyor ve terör örgütü olarak niteliyor. ABD ise YPG ve YPG'nin temelini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile iş birliği yapıyor.</p><p></p><p><b>Rusya</b></p><p></p><p>Sinan Ülgen'e göre olası bir Harris başkanlığı, Türkiye üzerinde Rusya ile ilişkilere dair baskıyı arttıracak.</p><p></p><p>Ülgen, Harris'in aksine Trump'ın Rusya’ya daha müsamahakâr bir bakış açısıyla ilediğini vurguladı.</p><p></p><p>Aslı Aydıntaşbaş da Türkiye-ABD ilişkilerinin yeniden tesisi sürecinde stratejik ve savunma iş birliğinin kilit olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bunun için S-400 meselesinin çözülmesi gerektiğine işaret etti.</p><p></p><p>Türkiye'nin Rusya'dan S-400 savunma sistemleri alması ABD ile ilişkileri kırılma noktasına getirmişti.</p><p></p><p><b>Ukrayna</b></p><p></p><p>James Jeffrey, hem Trump hem de Harris’in Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşı bitirme konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iş birliği yapabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Jeffrey, “Erdoğan ve Trump’ın bu savaşı taviz ile bitirme konusunda ortak fikirleri olabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.</p><p></p><p>Harris yönetiminin de Erdoğan ile bu konuda "ortak bir yol izleyebileceğini" ifade etti.</p><p></p><p>Sinan Ülgen, Trump'ın ABD'nin NATO'ya desteğini azaltabileceğini ve bunun Türkiye'nin güvenliği üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini ifade etti:</p><p></p><p>"NATO'nun Avrupa güvenliğini sağlayamacağı yönünde kanaat oluşursa bu kez Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi de dışlayacak şekilde kendi savunma kimliğini inşa etmesi bizim bakımımızdan daha büyük ve kalıcı bir olumsuz strateji tablosu ortaya çıkartır.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Normalleşme yetmez siyasi çözüm şart"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/normallesme-yetmez-siyasi-cozum-sart-3133/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/normallesme-yetmez-siyasi-cozum-sart-3133/</id>
<published><![CDATA[2024-09-25T09:05:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-25T09:05:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_85501B-95322A-8424BE-3B51C4-1F782D-E584CE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2015 tarihli ve 2254 sayılı kararı çerçevesinde siyasi bir çözüm bulunması ve 2019 yılında kurulan Anayasa Komitesi'nin çalışmalarının yeniden başlatılması amacıyla Suriye muhalefetine bağlı Suriye Müzakere Komisyonu ile görüşmelerin de yapıldığı Ankara'nın ev sahipliğindeki Türkiye-ABD görüşmelerinden günler sonra Türkiye, aynı çerçevede Birleşmiş Milletler (BM) ile de görüşmelerde bulundu.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan kısa açıklamada Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz'ın cumartesi gecesi BM Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen ile BMGK’nın 2254 sayılı kararı temelinde Suriye'de siyasi çözüm çabalarına ilişkin görüşmelerde bulunduğu belirtildi. Öte yandan Bakan Yardımcısı Yılmaz, ABD’nin New York şehrinde düzenlenen BM 79. Genel Kurul görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Türk heyette yer alıyor.</p><p></p><p><b>YPG ve Petrol</b></p><p></p><p>Türkiye-ABD görüşmelerinden bir tur salı ve çarşamba günleri Ankara'da yapıldı. Türk heyetin başında Yılmaz yer aldı. ABD heyetinin başında ise Dışişleri Bakanlığı İdari İşler Müsteşarı ve Siyasi İşler Müsteşar Vekili John Bass vardı.</p><p></p><p>Hükümete yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi, ABD heyetinin Ankara'daki görüşmeleri hakkında bilgi sahibi olan kaynaklara dayanarak, Türk tarafının görüşmeler sırasında 25 maddelik bir talep listesi sunduğunu aktardı. Türkiye'nin bakış açısı ve Washington'dan iki ülke arasındaki çözüm bekleyen konulara ilişkin beklentileri, özellikle de ABD'nin Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) en büyük bileşeni olan ve Ankara'nın PKK'nın bir uzantısı olarak gördüğü çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu Halk Koruma Birlikleri’ne (YPG) verdiği destek, Ankara ve ABD dahil Batılı müttefikleri tarafından bir terör örgütü olarak sınıflandırılıyor.</p><p></p><p>Kaynaklar, talep listesinin Türkiye'nin Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki gelişmelere, özellikle de ABD'nin Türkiye'de terör örgütü olarak sınıflandırılan gruplara (YPG ve PKK) verdiği desteğe ilişkin tutumunu netleştirdiğini belirttiler.</p><p></p><p>Görüşmeler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın perşembe günü ABD'nin Suriye'nin üçte birini kontrol eden ayrılıkçı bir örgüt olduğunu söylediği YPG'ye verdiği desteğe ilişkin açıklamalarının ardından gerçekleşti.</p><p></p><p>Ankara'daki görüşmelerin başında John Bass ile bir araya gelen Fidan, söz konusu bölgelerde başta petrol olmak üzere Suriye'ye büyük fayda sağlayacak doğal kaynaklar olduğuna dikkati çekerek “Suriye meselesinde Türkiye’nin istediği tarzda bir çözümün olması halinde diğer sorunları da Suriye’nin daha rahat çözeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı. Türkiye’ye göre Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerin normalleşmesinden önce çözülmesi gereken iki önemli konuş var. Bunlardan birincisi mülteciler, ikincisi terörizm.</p><p></p><p>Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, bu açıklamanın ABD'ye bir mesaj niteliği taşıdığı yorumunda bulundu. Çekirge, Fidan’ın özetle “ABD yönetimi olarak PKK/YPG’ye olan desteğini çekersen Suriye’de senin de olacağın bir çözüm için yollar açılır” dediğini yazdı.</p><p></p><p>ABD heyeti, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile görüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler, Suriye meselesi, Gazze'deki savaş ve etkileri ile Rusya-Ukrayna savaşından kaynaklanan nükleer tehdide ilişkin artan endişelerin yanı sıra Ortadoğu'daki gelişmeler ele alındı.</p><p></p><p>ABD heyeti Ankara'dayken, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Suriye muhalefetinin müzakere organı temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Suriye krizine BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde siyasi bir çözüm bulunmasına yönelik çabalar görüşüldü.</p><p></p><p><b>Normalleştirme mesajları</b></p><p></p><p>Bunun yanında Ankara, Şam ile normalleşme görüşmelerinin devam ettiğini teyit eden mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Fidan, çeşitli düzeylerde yapılan görüşmelerin ardından Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed arasında bir görüşmenin gerçekleşmesine hazır ve istekli olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Ardından Cumartesi günü BM Genel Kurulu için New York'a gitmeden önce açıklamalarda bulunan Erdoğan, Esed ile görüşmeyi isteğini bir kez daha ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için Beşar Esad ile görüşme irademizi de ortaya koyduk. Biz şimdi karşı taraftan cevap bekliyoruz. Halkı Müslüman iki ülke olarak artık bu birlikteliği, bu beraberliği bir an önce gerçekleştirelim istiyoruz. İki ülke ilişkilerinde yeni bir dönem de böylesi bir görüşme neticesinde inşallah başlar diye inanıyorum.” şeklinde konuştu.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurul’da yapacağı konuşmada şunları söyleyeceğini belirtti:</p><p></p><p>“Suriye'deki gerilimin artık sona ermesi gerektiğini, oradaki istikrarsızlığın başta terör örgütleri olmak üzere, tabii İsrail'in bir devlet terörü estirdiğini çok açık net ortaya koyacağız. Bu artık sıradan bir basit terör değil, devlet terörü. Bunu bugüne kadar çok kez tekrar ettik, söyledik ama bazıları hâlâ özellikle Batılı ülkeler bunu anlamamakta ısrar ediyor. Biz de söylemekte ısrar edeceğiz ve bunu özellikle de inşallah Birleşmiş Milletlerdeki konuşmamda ifade edeceğim. Bu gerginliğin sona ermesi, Suriye topraklarının tamamında huzur ve istikrarın sağlanması için Türkiye ve Suriye'nin birlikte atabileceği adımlar, Şam yönetimini muhaliflerin bir süredir Suriye'de çatışmasızlığın sağladığını görüyoruz. Bu durum kalıcı çözüm için etkin bir kapı aralamak adına elverişli bir ortam sağlıyor. Suriye dışında milyonlarca insan vatanlarına dönmek için bekliyor.”</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrail'in katliamlarını durdurmak için sesinizi yükseltin''</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-katliamlarini-durdurmak-icin-sesinizi-yukseltin-8238/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-katliamlarini-durdurmak-icin-sesinizi-yukseltin-8238/</id>
<published><![CDATA[2024-09-24T09:05:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-24T09:05:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7ACD99-BD06CD-1B5426-9A1688-741847-72095F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>lhmbGörüşmelerde, İsrail’in son saldırıyla birlikte bölgede daha da artan gerilim ele alındı. Erdoğan'ın görüşmelerde İsrail'in soykırım suçu işlediğini belirterek, “Katliamların derhal durması için uluslararası toplum sesini yükseltmelidir” dediği belirtildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/a420b16e-079b-4b2f-a174-b1730efbee6f_w1597_n_r0_st_s.jpg" alt="a420b16e-079b-4b2f-a174-b1730efbee6f_w1597_n_r0_st_s"></p><p><b><i>Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Khan'ı Türkevi'nde kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan</i></b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Karim Khan’ı kabul etti. Erdoğan’ın görüşmede, İsrail’in Gazze’de bir soykırıma imza attığını, Netanyahu yönetiminin uluslararası hukuku ve insan haklarını çiğnemekten çekinmediğini, kendilerini durduracak bir güç olmadığı yanılgısıyla pervasız bir biçimde katliamlarına yenilerini eklemek için planlar yaptıklarını ifade ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Türkevi’nde gerçekleşen görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Khan’a, “İsrail’in işlediği suçların hesabını vermesi gerektiğini, uluslararası hukuka olan güveni korumak için İsrail’e yönelik Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde açılan soykırım davasının sonuçlanmasının ve soykırım suçlularının hak ettiği cezaları almasının son derece önemli olduğunu, Türkiye’nin soykırım suçunun somut kanıtlarla tespiti için elinden gelen gayreti göstermeye devam edeceğini ifade ettiği kaydedildi.</p><p></p><p>Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/1e277196-39ed-40da-b03c-7a34ffdac331_w1597_n_r0_st_s.jpg" alt="1e277196-39ed-40da-b03c-7a34ffdac331_w1597_n_r0_st_s"></p><p><b><i>Erdoğan Türkevi'nde İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan'la görüştü</i></b></p><p></p><p><b>“İsrail bölgede huzuru ve istikrarını tehdit ediyor”</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta devam eden resmi temaslarında ayrıca İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüştü. İki liderin Türkiye ile İran ikili ilişkilerinin yansıra İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik son saldırılarının ardından giderek tırmanan tansiyonu değerlendirerek, bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığı açıklandı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in bölgede huzuru ve istikrarını tehdit eden saldırganlığına karşı barışa hizmet eden adımlar atılmasının önemli olduğunu, İsrail’in Filistin ve Lübnan topraklarında uyguladığı şiddetin bir an önce sona erdirilmesi için uluslararası hukuk, diplomasi ve insan hakları temelinde uluslararası toplumun sesini daha fazla yükseltmesinin gerektiğini, Gazze başta olmak üzere İsrail katliamlarının yaşandığı Filistin topraklarındaki sivillere insani yardım ulaştırmak için Türkiye’nin gayretlerini artırarak sürdürdüğünü belirtti.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede, Türkiye ve İran arasındaki tarihi ve kültürel bağların iki ülke ilişkilerine her zaman olumlu yansıdığını, yeni dönemde de iki ülkenin çıkarlarına uygun iş birliği fırsatlarının değerlendirileceğini, ilişkilerin her alanda geliştirilerek ilerletileceğine inandığını ifade ettiği kaydedildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/0974b26f-92bd-4cc7-810e-f2e3a9ac6804_w1597_n_r0_st_s-2.jpg" alt="0974b26f-92bd-4cc7-810e-f2e3a9ac6804_w1597_n_r0_st_s-2"></p><p><b><i>Erdoğan, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Khaled al Hamad al Sabah ve heyetini Türkevi'nde kabul etti</i></b></p><p></p><p><b>“İsrail işlediği suçların cezasını er geç hukuk önünde verecek”</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Khaled al Hamad al Sabah’ı kabul etti. Görüşmede Türkiye ile Kuveyt ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel meselelerin değerlendirildiği; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Türkiye ile Kuveyt’in ekonomiden savunma sanayiine kadar birçok alanda gelişim gösteren ilişkilerini ilerletmek için gayretlerin artarak süreceğini belirttiği kaydedildi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki saldırılarının bölge için bir tehdit teşkil ettiğini, İsrail’in uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi için İslam dünyası başta olmak üzere tüm insanlığın gayretlerini artırmasının son derece önemli olduğunu, İsrail’in er ya da geç işlediği suçların hesabını hukuk önünde vereceğini söylediği belirtildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/4be997b3-c382-4f0b-8259-44480f1da339_w1597_n_r0_st_s.jpg" alt="4be997b3-c382-4f0b-8259-44480f1da339_w1597_n_r0_st_s"></p><p><b><i>Geleceğin Zirvesi'nde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</i></b></p><p></p><p>BM Geleceği Zirvesi’nde Erdoğan’ın yerine liderlere hitap eden Fidan: “Uluslararası barış ve güvenlik sınırlı sayıda ülkeden oluşan 'imtiyazlı bir gruba' bırakılamaz”</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Geleceğin Zirvesi’nde Erdoğan’ı temsilen bir konuşma yaptı. Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 4’üncü sırada zirveye katılan liderlere hitap edeceğini resmi kanallardan açıklanmıştı; ancak son anda zirvede Türkiye adına Dışişleri Bakanı Fidan liderlere hitap etti. Bakan Fidan, BM’nin tarihi bir sınavdan geçtiğini ve gereken liderliği gösteremediğini belirtti.</p><p></p><p>Fidan, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nde kapsamlı reforma ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Dünya 5'ten büyüktür. BM'de karar alma mekanizmalarının daha demokratik hale getirilmesi ve kutuplaşmayı engelleyecek araçların geliştirilmesi gerekiyor. Uluslararası barış ve güvenlik sınırlı sayıda ülkeden oluşan 'imtiyazlı bir gruba' bırakılamaz” dedi.</p><p></p><p>BM’de liderlere hitabının ardında Fidan, sosyal medya hesabı X'ten yaptığı paylaşımda, “Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, tarihi bir sınavdan geçmektedir. Krizlere çözüm üretme kapasitemiz azalmaktadır. Artan adaletsizlik ve dengesizlikler, aşırılıkların ve tehlikeli akımların güçlenmesine zemin hazırlamaktadır. Birleşmiş Milletler, insanlığa karşı artan tehditler karşısında gerekli liderliği sergileyememekte ve Genel Kurul'da ezici çoğunlukla kabul edilen kararlar, Güvenlik Konseyi engeli nedeniyle hayata geçirilememektedir. BM'nin karar alma süreçleri demokratikleştirilmeli ve uluslararası barış ile güvenliğin sınırlı sayıda ülkenin oluşturduğu imtiyazlı bir zümrenin keyfine bırakılmasından vazgeçilmelidir. Dijitalleşme ve yapay zeka gibi yeni teknolojilere uyum sağlama çabalarımızı artırmalıyız. "Gelecek Paktı"nın temel unsurlarından olan "Küresel Dijital Mutabakat"ın kabulüne büyük önem veriyoruz. Bugün toplanan Geleceğin Zirvesi’nin başarısı, çok taraflı sisteme olan güveni yeniden inşa etme kararlılığımızı teyit edecektir’’ ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-new-yorkta-9880/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-new-yorkta-9880/</id>
<published><![CDATA[2024-09-22T08:55:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-22T08:55:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B617E1-D62B40-97403E-0E7528-F1261C-F12447.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet daha sonra Türkevi’ne giriş yaptı. Erdoğan, Türkevi önünde kendisini karşılayan vatandaşlarla el sıkışıp kısa bir süre sohbet etti.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’taki temaslarına, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve çoğunluğunu bürokratların oluşturduğu kalabalık bir heyet de eşlik ediyor.</p><p></p><p><b>“İsrail bir nevi Nazi kampına çevirdiği Gazze’de 2 milyon insanı ya bombalarla ya da açlık ve susuzlukla katlediyor”</b></p><p></p><p>Erdoğan’ın BM 79’uncu Genel Kurulu çalışmalarını, 25 Eylül akşamının geç saatlerine kadar sürdüreceği ve oldukça yoğun bir diplomasi ve görüşme trafiği içinde olacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’taki resmi temasları bu sabahtan itibaren başlayacak. Erdoğan’ın resmi temaslarının ilk gününde bazı düşünce kuruluşu temsilcilerini kabul edeceği, ayrıca ikili ve çoklu görüşmelerde bulunacağı bildirildi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan pazartesi günü “Geleceğin Zirvesi”nde, salı günü de BM Genel Kurulu’nda konuşacak. Erdoğan, resmi X hesabından New York yolundayken yaptığı açıklamada, Geleceğin Zirvesi’ne dikkat çekti.</p><p></p><p>Erdoğan, zirvede çok taraflı sisteme yönelik meydan okumalar karşısında ortak çözümler üretilmesi hedeflendiğini belirterek, “Zirveye hitabımda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve uluslararası finans mimarisi başta olmak üzere küresel yönetişim mekanizmasının reform ihtiyacına dikkat çekeceğim. Daha kapsayıcı, adil ve etkili bir yapılanmaya duyulan gerekliliğin altını çizeceğim. Özellikle Gazze’deki soykırıma ve İsrail’in saldırgan politikalarına karşı atılabilecek ortak adımlara temas edeceğim. İsrail hükümeti, bir nevi Nazi imha kampına çevirdiği Gazze’deki 2 milyonu aşkın insanı ya bombalarla ya da açlık ve susuzlukla katlediyor” dedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/erdogan-i.jpg" alt="erdogan-i"></p><p><b><i>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet daha sonra Türkevi’ne giriş yaptı. Erdoğan, Türkevi önünde kendisini karşılayan vatandaşlarla el sıkışıp kısa bir süre sohbet etti.</i></b></p><p></p><p><b>New York’ta yoğun diplomasi trafiği</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’ta yoğun bir toplantı ve görüşme trafiği olacak. Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve çok sayıda ülke liderleriyle ikili ya da çoklu toplantılarda görüşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar gecesi ABD’de Türk vatandaşlarının da katılacağı Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin (TASC) düzenlediği akşam yemeğinde bir konuşma yapacak. Erdoğan, ABD’de faaliyet gösteren SETA, TURKEN Vakfı, MÜSİAD USA ve ASKON gibi çok sayıda sivil topluk ve iş insanı kuruluşunun düzenlediği bazı etkinliklere katılacak, yöneticilerini kabul edecek.</p><p></p><p>Erdoğan, farklı düşünce kuruluşları temsilcileri, Amerikan iş insanlarıyla kabullerinde ya da düzenlenecek farklı etkinliklerde bir araya gelecek. Türkevi’nde yapılacak 15. Türkiye Yatırım Konferansı’nda da ABD iş dünyasından temsilcilerinde katılacağı etkinlikte bir konuşma yapacak.</p><p></p><p><b>Erdoğan New York’ta Biden ile görüşecek mi?</b></p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşüp görüşmeyeceği henüz bir netlik kazanmadı. Erdoğan, New York’a hareketinde önce düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin sorusunu, henüz belirlenmiş bir görüşme olmadığını belirterek, “Sayın Biden ile henüz planladığımız bir ikili görüşmemiz yok. Ancak çeşitli vesilelerle bir araya gelebiliriz, geleceğiz” diye yanıtlamıştı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi belirlenmiş bir ikili görüşme olmasa da BM Genel Kurulu’na ABD Başkanı Biden’dan sonra hitap edecek Erdoğan’ın kuliste ayaküstü kısa bir görüşme yapması bekleniyor. Aynı gün BM Genel Sekreteri Guterres’in liderler onuruna vereceği öğle yemeğinde iki liderin kısa da olsa görüşebileceği belirtiliyor. Erdoğan’ın Türkiye’ye hareketinden önce çarşamba gecesi ABD Başkanı Biden’ın ev sahibi ülke olarak liderler onuruna vereceği akşam resepsiyonunda da kısa bir süre bir araya gelebilecekleri belirtiliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sınırdaki kontroller, Türklere vize sürecini etkilemeyecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirdaki-kontroller-turklere-vize-surecini-etkilemeyecek-6507/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sinirdaki-kontroller-turklere-vize-surecini-etkilemeyecek-6507/</id>
<published><![CDATA[2024-09-17T10:24:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-17T10:24:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB7F94-117A86-FF7B9E-3AF8DA-BDB3A8-7BC264.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyükelçilik, Almanya'da bugün itibarıyla geçici olarak uygulanacak sınır kontrolleriyle ilgili X sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı.</p><p></p><p>Açıklamada, bugünden itibaren Almanya sınırlarında güvenlik ve göç politikası nedenleriyle geçici sınır kontrolleri yapılacağı belirtilerek, bu kontrollerin ülkeye giriş izni olmayan kişilerin girişlerine müsaade edilmemesine imkan tanıyacağı kaydedildi.</p><p></p><p>Bu tedbirin Avrupa Birliği hukuku ile uyumlu olduğu ve Şengen ortaklarına önceden duyurulduğu aktarılan açıklamada, Almanya'ya güvenli, düzenli ve yasal girişin sağlanmasının bu kararın temel hedefi olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Açıklamada, sınırlar arasında seyahat etmenin hala mümkün olduğuna ve bekleme sürelerinin oluşmamasına özen gösterileceğine işaret edilerek, "Türkiye için vize verme süreci normal şekilde işlemeye devam edecek ve bu durumdan etkilenmeyecektir." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Almanya, bir süredir Avusturya, İsviçre, Çekya ve Polonya sınırlarında başlattığı kontrolleri, Fransa, Lüksemburg, Hollanda, Belçika ve Danimarka'yı da kapsayacak şekilde genişlettiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Buna gerekçe olarak düzensiz göçle mücadeleyi gösteren Almanya İçişleri Bakanlığı, sınır kontrollerinin Almanya ile bu ülkeler arasında işe gidip gelenlerin günlük yaşamları, ticaret ve seyahatleri üzerinde mümkün olduğunca az etki yaratmasını sağlamak için çaba gösterileceğini ifade etmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Japonya'ya vizesiz seyahat kalktı mı?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/japonyaya-vizesiz-seyahat-kalkti-mi-8190/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/japonyaya-vizesiz-seyahat-kalkti-mi-8190/</id>
<published><![CDATA[2024-09-16T08:54:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-16T08:54:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1ECA0B-98B770-775040-B6B7CD-7A7A15-ED77BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni kararın 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren uygulamaya girileceği söylenirken, bu kararın nedeni olarak da son dönemde irtica başvurularındaki ve ülkede kaçak çalışanların sayısındaki artış olduğu iddiaları ortaya atıldı.</p><p></p><p><b>Sosyal medya kullanıcıları binlerce yorum yaptı</b></p><p></p><p>Bir sosyal medya kullanıcısının eski bir haberin görselini kullanarak yaptığı 'Barış Manço'nun hatırına 50 yıl idare etti adamlar bizi' yorumunun ardından çok sayıda sosyal medya kullanıcısı vize yorumu yaptı.</p><p></p><p><b>Haberlerin kaynağı Kovid-19 çıktı</b></p><p></p><p>İddiaların kaynağının ise ise Kovid-19 döneminde 1 Ekim 2020'de Japonya'nın aldığı önlemler sonrasında yaptığı, "Türkiye'den vizesiz olarak girilebilen ülkelerden biri olan Japonya, 1 Ekim 2020 itibariyle vizesiz seyahati sonlandırdı" açıklaması olduğu ortaya çıktı. Kovid sonrasında ise yeniden aynı uygulamaya dönülmüştü.</p><p></p><p><b>Japonya Başkonsolosluğu açıklama yaptı</b></p><p></p><p>Japonya İstanbul Başkonsolosluğu yetkilileri de bu iddialar sonrasında, mevcut vize koşullarının devam ettiğini ve geçerli olduğunu, böyle bir çalışma bulunmadığını, kendilerine böyle bir haber gelmediğini ve böyle bir karar durumunda genel olarak 1-3 ay kadar bir süre önce kamuoyunun bilgilendirildiğini açıklaması yaptı.</p><p></p><p><b>90 güne kadar vize istenilmiyor</b></p><p></p><p>Japonya Büyükelçiliği'nin internet sitesinde vize ile ilgili bölümde, "Vize muafiyeti kapsamında Türk vatandaşlarının turistik, kültürel, ticari, akraba ziyareti ve benzeri amaçlarla gerçekleştireceği ve 90 güne kadar olan Japonya seyahatlerinde vize alınması gerekliliği yoktur" açıklaması yer alıyor.</p><p></p><p>Yine Türkiye Tokyo Büyükelçiliği'nin 15 Mayıs 2024'deki duyurusunda da "Türkiye ile Japonya arasındaki mevcut anlaşma uyarınca, vatandaşlarımız turizm ve iş ziyareti maksatlı seyahatlerinde azami 90 gün süreyle vizeden muaftır." bilgisi yer alıyor.</p><p></p><p><b>Türk vatandaşları hangi ülkelere vizesiz gidebiliyor?</b></p><p></p><p>Türk vatandaşlarının ise son dönemde vize sorunu yaşarken, iş seyahati, eğitim ya da turistlik amaçla shengen vizesi almak isteyenlerin 'vize randevusu' bile bulamadığı gündeme sık sık geliyor.</p><p></p><p>Bazı ülkeler ise Türkiye'den vize istemiyor ya da kapıda vize uyguluyor. Ama son dönemde 'göçmen kaçakçılığı'nın artması nedeniyle bazı ülkeler uygulamalarında değişiklikler yaptı.</p><p></p><p>Vizesiz ya da kapıda vize uygulamasıyla gidilebilen o ülkeler:</p><p></p><p>Makedonya, Arnavutluk, Moldova, Kosova, Sırbistan, Bosna Hersek ve Karadağ vize olmadan gidilebilen ülkeler arasında bulunur.</p><p></p><p>Zambiya, Tunus, Güney Afrika Cumhuriyeti, Prinsipe, Kenya, Botsvana, Seyşeller, Libya, Sao Tome, Sudan, Esvatini, Cibuti, Madagaskar, Mauritius, Komorlar, Angola, Fas, Mozambik, Senegal, Togo, Tanzany, Uganda ve Svaziland gibi ülkelere de vize muafiyeti ya da kapıda vize uygulaması ile girilebiliyor.</p><p></p><p>Şili, Paraguay, Kolombiya, Brezilya, Arjantin, Peru, Küba, Bolivya, Ekvador, Tobago, Venezuela, Bahamalar, Guatemala, Belize, Dominika, Britanya Virjin Adaları, Barbados, Antigua, Barbuda, Haiti, Honduras, Panama, El Salvador, Nikaragua, Jamaika, Saint Kitts (Saint Christopher) ve Nevis Adaları, Dominik Cumhuriyeti, Turks ve Caicos, Saint Lucia, Trinidad ve Tobago, Surinam, Kosta Rika, Saint Vincent ve Grenadinler, Uruguay ve Meksika seçenekler arasında bulunur.</p><p></p><p>Tayland, Singapur, Güney Kore, İran, Filipinler, Lübnan, Kırgızistan, Özbekistan, Sri Lanka, Japonya, Katar, Ürdün, Azerbaycan, Kazakistan, Brunei, Irak, Bahreyn, Endonezya, Laos, Doğu Timor, Maldivler, Malezya, Nepal, Hong Kong, Makao, Marshall Adaları, Kamboçya, Kuveyt, Mısır, Myanmar, Suriye, Tacikistan, Tayvan, Moğolistan, Umman, Suudi Arabistan ve Gürcistan da bu ülkeler arasında. Cook Adaları, Fiji, Niue, Palau Cumhuriyeti, Samoa, Solomon Adaları, Tonga, Tuvalu, Vanuatu vize istenmeyen Okyanusya ülkeleri.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suriye Dışişleri Bakanı salonu neden terketti?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/suriye-disisleri-bakani-salonu-neden-terketti-7523/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/suriye-disisleri-bakani-salonu-neden-terketti-7523/</id>
<published><![CDATA[2024-09-13T06:38:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-13T06:38:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_79B1F2-902DEC-470E87-AC9629-FFA861-28873B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mısırlı medya kaynakları, Türk Dışişleri Bakanı'nın konuşması sırasında Şam'ın temsil seviyesini düşürdüğünü, Mikdad’ın yerini Suriye heyetinden bir üyeye bırakarak toplantıyı tek başına terk ettiğini ve Türk Dışişleri Bakanı'nın konuşması bittikten sonra tekrar toplantıya döndüğünü bildirdi.</p><p></p><p>Mikdad’ın toplantı salonundan ayrılışı, Türk Dışişleri Bakanı'nın toplantılara katılımının Suriye dahil tüm Arap Birliği üye ülkelerinin onayının ardından gerçekleştiğini ortaya koyan haberlerle çelişiyor.</p><p></p><p>Diğer yandan Mikdad, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye-Türkiye ilişkilerine dair açıklamalarına ve İsrail'i kastederek bölgedeki yayılmacı projelere karşı Türkiye, Mısır ve Suriye'yi kapsayan bir dayanışma ekseni oluşturma önerisine yanıt verdi.</p><p></p><p>Mikdad dün Russia Today'e verdiği demeçte, "Türk cumhurbaşkanının tehditlere karşı koymak için Suriye-Mısır-Türkiye dayanışma ekseninin oluşturulmasına ilişkin açıklamalarının gerçekleşmesini ve bunun samimi ve gerçek bir Türk arzusu olmasını" umduğunu söyledi.</p><p></p><p>Mikdad Şam'ın şartlarını göz önüne alarak, “Türkiye, Suriye ile iş birliğinde yeni adımlar görmek ve ilişkilerin normale dönmesini istiyorsa Suriye'nin kuzeyinde ve Irak'ın batısında işgal ettiği Arap topraklarından çekilmelidir” dedi. Mikdad içinde bulunduğumuz yüzyılın başında Türkiye ile stratejik ilişkiler kurulduğuna dikkat çekti ve Türk devletinin kontrolü altındaki Arap topraklarını özgürleştirmek için ortak mücadelede Suriye'nin yanında yer alması gerektiğini dile getirdi. Ancak Türkiye'nin ordusunu Suriye'nin kuzey topraklarında konuşlandırmaya ve Suriye'nin topraklarındaki hakimiyetini artırmak için&nbsp; kamplar kurmaya çalıştığını ifade eden Mikdad, Şam yönetiminin Türkiye'den bu politikalardan geri adım atmasını ve bunları tamamen terk etmesini talep ettiğini vurguladı. Çünkü Mikdad'a göre iki ülke arasında normal ilişkilerin olması Suriye ve Türkiye halklarının menfaatinedir ve ortak zorluklarla yüzleşmek için çabaların birleştirilmesi gerekir.</p><p></p><p>Suriye'nin her zaman geçmişe bağlı kalmadığını, bugüne ve geleceğe baktığını belirten Mikdad, Türk yönetiminin söylediklerinde samimi olmasını umduğunu, ancak ‘bu tür bir iş birliğine ulaşmak için gereken şartların yerine getirilmesi, yani Türkiye'nin Suriye ve Irak topraklarından çekilmesi’ gerektiğini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">El-Sisi'nin Türkiye ziyareti ilişkilerin giderek iyileştiğini gösteriyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/el-sisinin-turkiye-ziyareti-iliskilerin-giderek-iyilestigini-gosteriyor-5039/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/el-sisinin-turkiye-ziyareti-iliskilerin-giderek-iyilestigini-gosteriyor-5039/</id>
<published><![CDATA[2024-09-07T02:43:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-07T02:43:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28CF80-394A37-DEE7BB-E8CE4B-20C99F-451BE0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Ömer ÖNHON</b></p><p></p><p>2013 yılında Mısır-Türkiye ilişkileri dibe vurdu. Aynı yılın Kasım ayında Kahire, Mısır'daki Türk Büyükelçisini "istenmeyen kişi" ilan etti ve Ankara da karşılık verdi. Bu dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerinin de gerildiğini gördü.</p><p></p><p>İki ülke, geçmişteki şikayetlerin üstesinden gelmek için 2020'ye kadar bir normalleşme süreci başlatmadı. Büyükelçilik düzeyindeki diplomatik temsil, on yıllık bir aradan sonra yeniden sağlandı ve Erdoğan, 14 Şubat 2024'te Mısır'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.</p><p></p><p><b>Potansiyelin kilidini açmak</b></p><p></p><p>Çarşamba günü, 4 Eylül'de Erdoğan ve el-Sisi enerji, teknoloji ve turizm alanları da dahil olmak üzere 17 anlaşma imzaladı. İki cumhurbaşkanı görüşmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında ülkeleri arasındaki tarihi ilişkileri vurgularken, ticaret ve turizmi canlandırma ve ekonomik bağları geliştirme potansiyelini vurguladı. 2023'te ikili ticareti 6 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarmayı hedeflediler. Mısır, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortağıdır.</p><p></p><p><b>Hedef ticaret hacmini 15 milyar $’a çıkarmak</b></p><p></p><p>Hem Türkiye hem de Mısır popüler küresel turizm destinasyonlarıdır. Pazar paylarını artırmanın bir yolu, ilişkiler bozulmadan önce olduğu gibi, iki destinasyonu kapsayan cazip paket teklifleridir.</p><p></p><p>Ortak bir diğer hedef ise&mdash;muhtemelen iş birliğinden çok rekabetçi bir yapıya sahip olsa da&mdash;yabancı yatırım çekme istekleridir. Ve her iki taraf da savunma alanında iş birliğine ilgi göstermiş olsa da, hiçbir anlaşma imzalanmadı. Bu, ilgi olmadığı anlamına gelmez, ancak her iş birliği kendi zamanında ve hızında gerçekleşmelidir. Ve iki ülke bir enerji anlaşması imzalamış olsa da, bu daha çok gelecekteki iş birliğini keşfetmek için bir çerçeve oluşturmakla ilgilidir.</p><p></p><p><b>Bölgesel işbirliğinin faydaları</b></p><p></p><p>Dış ilişkiler açısından, İsrail'in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik savaşı gündemin başında yer aldı. Türkiye, Mısır'ın Gazze'ye yakınlığını, Arap dünyasındaki konumunu ve İsrail ile ilişkilerinin onu İsrail-Filistin çatışmasında önemli bir aktör haline getirdiğini anlıyor. Ayrıca, Türkiye'den gelenler de dahil olmak üzere Gazze'ye uluslararası insani yardım, ateşkes görüşmelerinde ev sahibi ve kolaylaştırıcı olarak da görev alan Mısır aracılığıyla ulaştırılıyor.</p><p></p><p>Ve Türkiye Mısır ile işbirliği yapmaya istekli olsa da, iki ülke Hamas'a çok farklı bakıyor. Erdoğan'ın İslamcı gruba sempati duyduğu biliniyor;&nbsp;</p><p></p><p>Erdoğan ve Sisi, İsrail'e saldırganlıklarını durdurması ve Gazze'ye insani yardımların engelsiz girişine izin vermesi çağrısında bulunup iki devletli çözümü destekleyen açıklamalarda bulunsalar da, gözlemciler iki ülke arasında Filistin meselesinde derin bir işbirliği öngörmüyor.</p><p></p><p>Bu arada, Libya, Suriye, Sudan ve Afrika Boynuzu ile ilgili olarak, hem Mısır hem de Türkiye, bu ülkelerdeki insani krizlerin daha da kötüleşmesini önlemek için birlikte çalışmanın önemini vurguladı. Normalleşmeden önce, Mısır ve Türkiye, ilişkilerindeki bir diğer hassas nokta olan Libya'daki karşıt grupları destekledi. İki ülke arasındaki yumuşama, son zamanlarda gerginliklerin alevlendiği Libya'daki krizi hafifletmeye yardımcı olabilir.&nbsp;</p><p></p><p>Mısır ve Türkiye, Etiyopya, Somali ve Somaliland üçgeni içinde Afrika Boynuzu'nda da kesişiyor. Her iki ülkenin de Somali ile iyi ilişkileri var, ancak Mısır'ın Etiyopya ile ilişkisi Büyük Etiyopya Rönesans Barajı nedeniyle gerginleşti. Etiyopya ve Somali arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapmış olan Türkiye, Mısır ve Etiyopya arasındaki ilişkileri iyileştirmede muhtemelen bir rol oynayabilir.</p><p></p><p>Erdoğan ve el-Sisi'nin ortak basın toplantısında soru almadıklarını belirtmekte fayda var . Bu alışılmadık uygulama, henüz yapım aşamasında olan iyileştirilmiş ilişkilerin yeni dönemine gölge düşürebilecek kalan farklılıkların vurgulanmasını istememelerinden kaynaklanıyor olabilir.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye BRICS'e tam üyelik başvurusu yaptı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-bricse-tam-uyelik-basvurusu-yapti-3439/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-bricse-tam-uyelik-basvurusu-yapti-3439/</id>
<published><![CDATA[2024-09-04T17:16:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-04T17:16:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D7DD8F-58A032-80915F-4A42B7-C1733D-ABDE37.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BRICS dönem başkanı Rusya'da Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Ankara'nın BRICS'e üyelik için başvurduğuna dair son günlerde gündemde yer tutan iddialara son noktayı koydu.</p><p></p><p>9. Doğu Ekonomik Forumu'nda gazetecilere verdiği demeçte Türkiye'nin tam üyelik için başvurduğunu belirten Uşakov, Ankara'nın talebinin BRICS ülkeleri tarafından değerlendirileceğini söyledi.</p><p></p><p>Uşakov, "Türkiye, tam üyelik başvurusunu sundu. Değerlendireceğiz" dedi.</p><p></p><p><b>ABD basınındaki iddia</b></p><p></p><p>Amerikan basınında Türkiye'nin BRICS'e katılmak için üyelik başvurusu yaptığı iddiası yer almıştı.</p><p></p><p>İddianın Türkiye'yle yakın ilişkilere sahip Rusya'nın BRICS dönem başkanlığı sırasında gündeme gelmesi dikkat çekmişti.</p><p></p><p>Kısa süre önce Azerbaycan, Rusya lideri Putin ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in Bakü'de görüşmelerinin ardından BRICS'e resmen üyelik başvurusu yapmıştı.</p><p></p><p><b>Kremlin, Erdoğan'ın Rusya'daki zirveye katılacağını açıklamıştı</b></p><p></p><p>Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, dünkü açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rus tarafının Tataristan Cumhuriyeti'nin Kazan kentindeki BRICS Zirvesi'ne katılma davetini kabul ettiğini belirtmişti.</p><p></p><p>Rus basınına demeç veren Uşakov, "Teklif Türk tarafına iletildi ve Erdoğan kabul etti" demişti. Dönem başkanı Rusya'nın ev sahipliğindeki 16. BRICS Zirvesi, 22-24 Ekim tarihlerinde Kazan'da yapılacak.</p><p></p><p><b>'Kabul edilirse, Türkiye BRICS'teki ilk NATO ülkesi olacak'</b></p><p></p><p>Ankara'nın üyeliğe kabul edilmesi halinde Türkiye, BRICS grubundaki ilk NATO ülkesi olacak.</p><p></p><p><b>BRICS nedir?</b></p><p></p><p>2006 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kurulan topluluk, ülkeler arasında ekonomik işbirliğini amaçlıyor.</p><p></p><p>Gruba 2010’da Güney Afrika da eklendi ve Güney Afrika'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2023 BRICS Zirvesi’nde üye ülkelerin liderleri genişleme kararı aldı. Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de 1 Ocak 2024'te BRICS’e katıldı.</p><p></p><p><b>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 45'i BRICS'te</b></p><p></p><p>BRICS ülkeleri, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 45’ini kapsıyor. Gelişen dünyanın beş büyük ülkesi Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın baş harfleriyle oluşan BRICS, Batı'nın tek taraflı ekonomik işbirliğine alternatif olarak ortaya çıkan ve üye ülkeler arasında hem ekonomik hem de kültürel işbirliğini amaçlayan bir organizasyon.</p><p></p><p>'BRIC' terimi ilk kez 2001 yılında ABD'li yatırım bankası olan Goldman Sachs yönetim kurulu başkanı Jim O’Neill tarafından hazırlanan ‘Building Better Global Economic BRICs’ raporunda kullanılmıştı.</p><p></p><p><b>Türkiye ve BRICS süreci</b></p><p></p><p>BRICS'e katılmak isteyen ülkeler arasında Bahreyn, Bangladeş, Beyaz Rusya, Cezayir, Endonezya, Fas, Honduras, Kuveyt, Küba, Meksika, Nijerya, Suriye, Tacikistan, Tayland, Tunus, Vietnam ve Yunanistan gibi pek çok ülke var.</p><p></p><p>27 Temmuz 2018'de Güney Afrika'nın Johannesburg şehrinde gerçekleştirilen 10. BRICS Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yer almış, Erdoğan, zirveye 'İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı' sıfatıyla özel olarak katılım göstermişti.</p><p></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından BRICS’e davet edilen Türkiye, zamanında söz konusu davete yeşil ışık yakmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin BRICS'e dahil edilmesi gerektiği yönünde beyanatta bulunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'ye ilk resmi ziyaret</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-ilk-resmi-ziyaret-3243/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-ilk-resmi-ziyaret-3243/</id>
<published><![CDATA[2024-09-04T17:10:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-04T17:10:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6BC828-783415-694BEA-CC1AA2-7662E2-8DB59D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:</p><p></p><p>Türkiye ve Mısır Filistin meselesinde ortak bir duruşa sahiptir</p><p>Mısır'la işbirliğimizi sanayi, ticaret, savunma, sağlık, çevre, enerji dahil her alanda ilerletme irademizi teyit ettik</p><p>11 aydır devam eden soykırımın sona ermesi kalıcı ateşkesin bir an evvel teisi insani yardımların engelsiz akışı öncelimiğiz olmaya devam ediyor</p><p>Bugüne kadar Gazze’ye iletilen toplam yardımın yüzde 32’si Türkiye’den gitmiştir</p><p>Bu yardımların ulaştırılmasında Türk Kızılayı ile AFAD Başkanlığımız ile işbirliği içinde hareket eden başta Mısır Kızılayı olmak üzere Mısır makamlarına teşekkür ediyorum</p><p>Gazze'de açlık, susuzluk veya ilaç bulamadığı için ölen her masumun sorumlusu İsrail ve destekçileridir</p><p>Türkiye ve Mısır'ın bölgesel barış ve istikrara katkıları hayati önemdedir</p><p>Mısır'la ticaret hacmimizi önümüzdeki beş yıl içinde 15 milyar dolara çıkarma hedefimize doğru kararlı bir şekilde ilerliyoruz</p><p>Netanyahu'nun Mısır'a yönelik ithamlarını reddettiğimizi burada çok net söylemek isterim</p><p>41 bin masum insanın katillerinin yeri meclis kürsüleri değil, işledikleri suçların hesabını verdikleri mahkeme salonlarıdır</p><p>İsrail'in bölgemizi daha fazla gerilime sürüklemesinin önüne geçmek ancak ikircikli politikaların terk edilmesiyle mümkün olacaktır</p><p>İsrail'in uzlaşmaz ve engelleyici tutumu devam ediyor. İsrail, müzakere yürüttüğü muhatabını şehit ederek nasıl bir zihniyete sahip olduğunu göstermiştir</p><p>'Türkiye ile Suriye arasındaki yakınlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz'</p><p></p><p>Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin konuşmasında satır başları:</p><p></p><p>Türkiye ile Suriye arasındaki yakınlaşmayı memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek isterim</p><p>Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü ile terörle mücadesi bağlamında sorunun çözüme kavuşmasını arzulamaktayız</p><p>Türkiye'ye Bu ziyaretim iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin çok daha gelişeceğinin göstergesidir</p><p>Türkiye ile özellikle bölgesel konuları beraber ele alarak insani krizlerin önüne geçme konusunda beraber çalışma kararı aldık</p><p>Gazze ve Filistin'deki kardeşlerimiz için daha yoğun çalışmalıyız</p><p>Türkiye ile Mısır arasında 17 anlaşma imzalandı</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi'nin huzurunda iki ülke arasında 17 anlaşma imzalandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'na başkanlık etti.</p><p>Toplantı sonrası iki ülke arasında yapılacak anlaşmaların imza törenine geçildi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi huzurunda imzalanan 17 anlaşma şöyle:</p><p></p><p>1.Yeni İdari Başkent Endüstri Parkının Geliştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>2.Yeni Ekim Şehrinde Endüstri Parkının Geliştirilmesi İçin Arazi Tahsis Sözleşmesi</p><p>3.Türkiye Cumhuriyeti Rekabet Kurumu ile Mısır Arap Cumhuriyeti Rekabet Kurumu Arasında Rekabet Politikası Alanında Mutabakat Zaptı</p><p>4.Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu ile Mısır Arap Cumhuriyeti Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>5.Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Mısır Ulusal Demiryolları Arasında Demiryolu Sektöründe İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>6.Sivil Havacılık İdareleri Arasında Mutabakat Zaptı</p><p>7.Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında Mutabakat Zaptı</p><p>8.Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında Bilimsel, Ekonomik ve Teknik İşbirliği Mutabakat Zaptı</p><p>9.Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Sağlık ve Nüfus Bakanlığı Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı</p><p>10.Türkiye Cumhuriyeti Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Ajansı Arasında Mutabakat Zaptı</p><p>11.Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Planlama, Ekonomik Kalkınma ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı Arasında İşbirliği ve Kapasite Geliştirmeye İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>12.Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Arasında Mali ve Ekonomik Konularda İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>13.Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında Mutabakat Zaptı</p><p>14.Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Çalışma Bakanlığı Arasında Çalışma ve İstihdam Alanında Mutabakat Zaptı</p><p>15.Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Mısır Arap Cumhuriyeti Çevre Bakanlığı Arasında Çevre Koruma Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>16.Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Mısır Arap Cumhuriyeti Çevre Bakanlığı Arasında Şehircilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı</p><p>17.Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri, Göç ve Mısırlı Gurbetçiler Bakanlığı Arasında Mutabakat Muhtırası</p><p></p><p>Törende, ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 1. Toplantısı Ortak Bildirisi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve es-Sisi tarafından imza altına alındı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İkili ilişkiler 11 yılda nereden nereye geldi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ikili-iliskiler-11-yilda-nereden-nereye-geldi-1024/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ikili-iliskiler-11-yilda-nereden-nereye-geldi-1024/</id>
<published><![CDATA[2024-09-03T15:08:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-03T15:08:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EB044B-ACEB7F-8DC722-DFB2DF-C7ADD1-8D07D3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2013’te gerçekleştirdiği darbeyle Mısır'da iktidarı ele geçiren Sisi’nin Türkiye’ye yapacağı ilk ziyaret, Ankara-Kahire ilişkilerinde “büyük düşmanlıktan büyük dostluğa” geçişinin sembolü olması açısından önem taşıyor.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sisi'yi havaalanında karşılaması bekleniyor.</p><p></p><p>Sisi için Beştepe'de de resmi karşılama töreni yapılacak.</p><p></p><p>İki liderin görüşme sonrası ortak bir basın açıklaması yapacak.</p><p></p><p>Erdoğan ve Sisi bu ziyarette, ikili ilişkileri bir üst seviyeye taşıyacak anlaşmaları imzalayacak.</p><p></p><p>İki lider ayrıca başta Libya ve Gazze olmak üzere bölgesel konuları ele alacak.</p><p></p><p><b>Hedef, ticaret hacmini 5 yılda 15 milyar dolara çıkarmak</b></p><p></p><p>Ankara’da yapılacak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantılarına Erdoğan ve Sisi başkanlık edecek.</p><p></p><p>Sisi’nin Ankara ziyareti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şubat ayında Kahire’ye yaptığı ve tarafların tarihi olarak nitelendirdikleri gezinin karşılığı olacak.</p><p></p><p>Mısır Devlet Başkanı’nın içinde bakanların ve üst düzey yetkililerinin bulunduğu kalabalık bir heyetle Ankara’ya gelmesi öngörülüyor.</p><p></p><p>İlk kez toplanacak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kapsamında ikili ekonomik, ticari ilişkilerin yanı sıra turizm, ulaştırma, enerji, turizm ve savunma sanayi gibi alanlarda işbirliğini geliştirecek bazı adımların atılması ve belgelerin imzalanması bekleniyor.</p><p></p><p>Türkiye ve Mısır liderleri, 14 Şubat’ta yaptıkları görüşmelerinde ticaret hacmini 5 yıl içinde 15 milyar dolar düzeyine çıkartma hedefini ortaya koymuşlardı.</p><p></p><p>Ankara’da yapılacak toplantının en üst düzey hazırlığı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ağustos ayı başında Kahire’de Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmeler sırasında yapılmıştı.</p><p></p><p>Taraflar Türkiye-Mısır serbest ticaret anlaşmasının kapsamının genişletilmesi, Mersin-İskenderiye Ro-Ro seferlerinin tekrar başlatılması gibi konularda çalışmaların sürdüğünü açıklamışlardı.</p><p></p><p><b>2013'ten 2024'e büyük dönüşüm</b></p><p></p><p>Sisi’nin ziyareti, içeriği kadar temsil ettiği sembolizm açısından da büyük bir önem taşıyor.</p><p></p><p>Gelecek sene 100. yılını kutlayacak olan Türkiye-Mısır diplomatik ilişkileri tarihinin en soğuk dönemi, 2013’ten sonra yaşandı.</p><p></p><p>Ankara’da resmi protokol ile karşılanması beklenen Sisi, Mısır’ın seçimlerle iş başına gelen ilk lideri olan Muhammed Mursi’yi 3 Temmuz 2013’te askeri darbeyle devirmiş ve daha sonra devlet başkanı olarak onun yerine geçmişti.</p><p></p><p>O dönem Müslüman Kardeşler ile yakın ilişki içinde olan ve Mursi ile kapsamlı ilişkiler geliştirmek isteyen ve bunu “Ankara-Kahire ekseni” olarak tanımlayan Türkiye, Sisi’nin darbesine en sert tepkiyi veren ülkelerin başında geldi ve bu tutumunu uzunca bir süre devam ettirdi.</p><p></p><p>İki ülke ilişkilerinde en sert döneminin yaşandığı ve diplomatik temasın tamamen kesildiği bu yıllarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmalarında ve hatta seçim kampanyalarında kişisel olarak hedef aldığı Sisi’den "katil" ve "darbeci" olarak bahsetti ve Sisi gibi liderle "asla tokalaşmayacağını" kayda geçirdi.</p><p></p><p>Erdoğan 2019’da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesi yaptığı bir kampanya konuşmasında “Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz?” ifadeleriyle Mısır ile yaşanan diplomatik sorunu iç siyasette de kullandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/sisi-1.jpg" alt="sisi-1"></p><p><b><i>Erdoğan'ın Kahire ziyareti sırasında Türkiye ile Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin iki ülke cumhurbaşkanlarının eşbaşkanlığında toplanacağına ilişkin mutabakat ilan edilmiş ve ortak bildiri liderler tarafından imzalanmıştı</i></b></p><p></p><p><b>'Değerli Yalnızlık'tan dönüş, Mısır'la normalleşmeyi getirdi</b></p><p></p><p>Türkiye’nin Mısır'la sıkıntı yaşadığı dönem, Türk dış politikasının dönemin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve bugünün Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın ifadesiyle “Değerli Yalnızlık” sürecinden geçtiği bir süreçte yaşandı.</p><p></p><p>Türkiye, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra, uyguladığı olağanüstü hal nedeniyle eleştirilerine maruz kaldığı ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile de o dönemde sıkıntılı ilişkiler içindeydi.</p><p></p><p>Ancak Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2018’den itibaren Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi izole edici politikalarında önemli mesafe alması, Libya’da yaşanan çatışmaya Türkiye’nin doğrudan müdahil olması ve diğer uluslararası gelişmeler, Ankara’nın başta İsrail ve Mısır olmak üzere sıkıntı yaşadığı tüm ülkelerle ilişkilerini normalleştirme arayışlarına neden oldu.</p><p></p><p>Türkiye ile Mısır arasında 2020’de başlayan normalleşme çabaları, tarafların karşılıklı olarak büyükelçi atadıkları 2023 senesine kadar sürdü.</p><p></p><p>Erdoğan ve Sisi ise ilk kez Katar’da düzenlenen Dünya Kupası'nın açılış töreninde 20 Kasım 2022'de bir araya gelmişler ve süreci devam ettirme kararını almışlardı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/sisi-2.jpg" alt="sisi-2"></p><p><b>Türkiye artık 'darbe' demiyor</b></p><p></p><p>Türkiye-Mısır ilişkilerindeki büyük dönüşüm, Ankara’nın Temmuz 2013'teki gelişmeleri nasıl tanımladığını da değiştirdi.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanlığı’nın resmi web sitesi, ilişkilerin soğuk seyrettiği yıllar boyunca 2013 yılında yaşananları "darbe" olarak niteledi ve bu olay nedeniyle Türk-Mısır ilişkilerinin olumsuz etkilendiğini kaydetti.</p><p></p><p>Ancak ilişkilerin normalleştirilmeye karar verildiği 2019 yılından itibaren "darbe" ifadesi Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinden çıkarıldı.</p><p></p><p>Sitede halen “3 Temmuz 2013’te Cumhurbaşkanı Mursi yönetimine son verilmesinin ardından iki ülke başkentlerinde diplomatik temsil 2023 Kasım ayından itibaren Maslahatgüzar düzeyinde yürütülmüştür” ifadeleri kullanılıyor.</p><p></p><p>Türkiye’nin Mısırla normalleşme sürecinde başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de yaşayan Müslüman Kardeşler taraftarlarının Sisi karşıtı aktivite ve propagandalarına izin vermemesi ve birçoğunun ülkeden ayrılması Ankara-Kahire ilişkilerinin yoluna konması çabalarında en önemli adımlar arasında yer aldı.</p><p></p><p><b>Yoğun temas dönemi</b></p><p></p><p>Uzun yılların ardından aralarındaki buzları eriten Türkiye ve Mısır, özellikle son dönemde yoğun bir ikili trafik içine girdiler.</p><p></p><p>Bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri 6 Şubat 2023'teki depremleri oldu.</p><p></p><p>Kahire yönetimi, Türkiye’ye insani yardım gönderen ülkeler arasında yer aldı ve dönemin Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri depremden zarar gören yerleri incelemek ve yardımları koordine etmek üzere Türkiye’ye geldi.</p><p></p><p>Türkiye-Mısır diyaloğunu daha da perçinleyen gelişme ise Hamas'ın İsrail'de 7 Ekim 2023'te düzenlediği saldırılar sonrası çıkan savaş oldu.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu dönemde birkaç kez ziyaret ettiği Kahire’de Mısır yönetiminin insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ve ateşkes sağlanması için gösterdiği çabadan takdirle bahsetti.</p><p></p><p><b>Libya ve Doğu Akdeniz sorunları da masada</b></p><p></p><p>İlişkilerde toparlanmaya karşın Türkiye ve Mısır’ın başta Libya olmak üzere bölgesel konularda farklı düşündüğü alanlar da bulunuyor.</p><p></p><p>Türkiye ve Mısır, Libya’da çıkan iç savaşta karşıt taraflarda yer aldılar ve bu durum ilkesel olarak hala değişmedi.</p><p></p><p>Ancak Türkiye, Mısır’ın ve diğer bölge ülkelerinin desteklediği Bingazi yönetimiyle son dönemde temaslarını sıklaştırdı ve hatta Bingazi’de bir süredir kapalı olan Türkiye Başkonsolosluğu’nun yakında yeniden açılacağı mesajını verdi.</p><p></p><p>Taraflar çatışmaların seyreldiği Libya’da seçimlerin bir an önce yapılması için işbirliğinin devam etmesi konusunda mutabakat halinde olduklarını kaydediyorlar.</p><p></p><p>Ancak Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığının sürüp sürmeyeceği ve Libya ile 2019’da imzaladığı deniz yetki anlaşmasının akıbeti henüz bilinmiyor.</p><p></p><p>Erdoğan ile Sisi’nin başta İsrail-Hamas savaşı, gerginliğin bölgenin kalanına sıçraması tehlikesi, Somali ve Etiyopya arasında Türkiye’nin sürdürdüğü arabuluculuk ve Sudan’da yaşanan gerilim gibi konuları da ele almaları bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Esad'dan Türkiye ile yakınlaşmaya yönelik açıklama</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/esaddan-turkiye-ile-yakinlasmaya-yonelik-aciklama-9020/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/esaddan-turkiye-ile-yakinlasmaya-yonelik-aciklama-9020/</id>
<published><![CDATA[2024-08-25T17:23:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-25T17:23:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5CAD95-D20D40-4ADCC2-D07687-522608-F5D955.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suriye Halk Meclisi’nin yeni dönem oturumu öncesinde konuşan Esad, arabuluculuğu üstlenen Rusya, İran ve Irak’ın samimi çabalarına rağmen Suriye ile Türkiye arasında yakınlaşma konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini ifade etti.</p><p></p><p>Esad, “Rusya, İran ve Irak, Türkiye ile uzlaşı yönünde girişimlerde bulundu ve biz onlara olumlu yanıt verdik, ancak arabulucuların samimiyetine rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadı” diye konuştu.</p><p></p><p>Suriye’nin, Türk birlikleri topraklarından tamamen çekilmeden ilişkilerin tam olarak normalleşmesine hazır olmadığı yönündeki iddiaları reddeden Esad, ancak taraflar arasındaki yakınlaşmanın aşamalarını net bir şekilde belirlemenin önemli olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Daha önce Sputnik’in Ankara’daki diplomatik kaynağı, Türkiye ve Suriye liderlerinin üçüncü ülkede görüşme olasılığının dışlanmadığını, ancak bu noktada toplantının zamanı ve yeri konusunda henüz bir netlik olmadığını belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sisi 4 Eylül'de Türkiye'ye geliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-2435/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-2435/</id>
<published><![CDATA[2024-08-22T19:34:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-22T19:34:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_59F08D-4626FC-97DB61-B756F7-BBEF1F-17DCDD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, 4 Eylül'de ilk kez Türkiye'ye ziyarette bulunacak.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuğunu Beştepe'de resmi törenle karşılanacak.</p><p></p><p>İki lider, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına başkanlık edecek. Birçok alanda anlaşmaya imza atılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mısır'ın başkenti Kahire'ye 14 Şubat 2024'te yaptığı ziyaretle, ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı. 12 yıl sonra ilk kez gerçekleşen ziyaret sonrası; gözler Sisi'nin iadeiziyaretine çevrildi.</p><p></p><p><b>Gündem gazze olacak</b></p><p></p><p>İsrail'in saldırılarının durdurulması, bölgede ateşkesin sağlanması ve Netanyahu hükümetinin yargılanması konusunda atılabilecek ortak adımlar görüşülecek. Filistin başta olmak üzere Libya, sudan, Somali gibi bölgesel meselelerde; kalıcı istikrar, barış ve huzurun tesisi iki yapılabilecekler ele alınacak. İki ülke arasında 10 milyar dolara ulaşan ticaret hacminde yeni hedef 15 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için atılacak adımlar görüşülecek. Sisi'nin beraberinde iş dünyasından isimlerle Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.</p><p></p><p>LNG, yenilenebilir, madencilik başta olmak üzere enerjinin yanı sıra; sağlık, turizm ve savunma sanayiinde iş birliği gündemde olacak. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nde 20 bin öğrencisi var. Her iki ülke de üniversiteler arası işbirliği, medya ve iletişim alanında çalışmaları artırıcı yöndeki çabalar ele alınacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ankara bekliyor ama Putin Bakü'de</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-bekliyor-ama-putin-bakude-3527/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ankara-bekliyor-ama-putin-bakude-3527/</id>
<published><![CDATA[2024-08-19T13:14:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-19T13:14:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B5F84E-642E26-21F696-92756F-EF1B4A-5AE3A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Azerbaycan başkentinde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından karşılanıp ağırlanan Putin’e Ermenistan’la tıkanan barış anlaşması, Zengezur Koridoru, Hazar Denşizi petrol /doğal gaz işletme haklarına ilişkin sorunları gibi öncelikli konular hakkında ayrıntılı bilgi sunuldu.</p><p></p><p><b>Putin Ankara ziyaretinin gerçekleşmemesinin arkasında ne var?</b></p><p></p><p>Bu vesileyle Ankara ve Moskova’da gerçekleşmeyen Erdoğan- Putin buluşması üzerine spekülasyonlar yapılmaya devam ediyor. Abartılı yorumlara itibar edenler Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkında geçtiğimiz yıl Mart ayında Putin aldığı tutuklama kararının Kremlin tarafından Putin’in ülke dışına gerçekleştireceği seyahatlerin programlanmasını&nbsp; zorlaştırdığı, bu kapsamda NATO üyesi diğer ülkeler gibi Türkiye’nin de ‘riskli’ görüldüğü değerlendirmesini yapıyorlar. Ankara’nın Putin hakkında böyle bir karar alma düşüncesi; ne de niyeti var, ama Moskova UCM nezdinde İsrail’le ilgili açılmış davaya müdahil olmak için girişimde bulunan Türkiye’nin ekonomik zorluklarını aşmak için destek beklediği ABD, NATO, AB ve müttefikleri tarafından örtülü/açık baskılanabileceği endişesini gözardı ederek karar alamıyor.&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'ye geliyor, Meclis Genel Kurulu'nda konuşacak</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-geliyor-meclis-genel-kurulunda-konusacak-3911/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-geliyor-meclis-genel-kurulunda-konusacak-3911/</id>
<published><![CDATA[2024-07-31T17:46:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-31T17:46:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8DBCFB-4B40BB-01061B-7382DD-557DFE-3D183D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, 14-15 Ağustos'ta Türkiye'yi ziyaret ederek, TBMM Genel Kurulu'na hitap edeceğini bildirdi.</p><p></p><p>Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas, 14-15 Ağustos'ta ülkemize bir ziyarette bulunacaktır. 14 Ağustos Çarşamba günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Sayın Abbas, 15 Ağustos Perşembe günü Gazi Meclisimizin Genel Kuruluna hitap edecektir." ifadesini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güney Kore'de binlerce doktor grevde</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/guney-kore-de-binlerce-doktor-grevde-969/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/guney-kore-de-binlerce-doktor-grevde-969/</id>
<published><![CDATA[2024-02-23T00:28:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-02-23T00:28:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7E9988-5FBA0F-E16EE0-37FB5F-89500C-F0D545.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Güney Kore'de binlerce doktor, hükümetin tıp fakültelerine alınacak öğrenci sayısını arttırma planlarını protesto etmek amacıyla iş bıraktı. Sekiz binden fazla genç doktor ve stajyerin greve gitmesi acil servisler dahil ülkedeki sağlık sistemini felce uğrattı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülke genelindeki bütün kadrolu ve stajyer hekimlerin yüzde 64'ünün iş bırakması nedeniyle&nbsp; birçok hastanede ameliyatlar yapılamadı, kanser tedavileri ertelendi birçok sağlık merkezi de hasta randevularını iptal etmek zorunda kaldı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu durumun ilerleyen haftalarda sağlık sisteminde daha fazla aksamalara yol açmasından endişe ediliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hükümetten tutuklama tehdidi</div>
<div><br />
	</div>
<div>Seul yönetimi ise grevdeki binlerce doktoru, toplu grevleri bırakarak derhal işlerine dönmeleri ya da yasal işlemle karşı karşıya kalmaları konusunda uyardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Doktorlara protestolarına son vermeleri ve hastalara öncelik vermeleri çağrısında bulunan hükümet, greve öncülük eden doktorların tutuklanabileceğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Tıp eğitiminin kalitesi düşebilir"</div>
<div>Greve giden hekimler hükümetin sağlık sektörünü canlandırmak amacıyla tıp fakültelerine ilave öğrenci alma ya da bu alanın kapasitesini arttırma adımına karşı çıkıyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yetkililer, Güney Kore'nin hızla yaşlanan nüfusunu desteklemek için gelecek yıldan itibaren ülke çapında tıp fakültesine kabul sınırını 2.000 artırmak istediklerini dile getiriyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak bazı doktor grupları üniversitelerin bu kadar çok öğrenciye kaliteli eğitim sunmaya hazır olmadığını belirterek tıp eğitiminin kalitesini tehlikeye atacağını kaydediyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><br />
	</div>
<div>200 kadar doktor ve tıp fakültesi öğrencisi ülkenin güneybatısındaki Kuzey Jeolla eyaletinde düzenlenen bir protesto mitinginde bu endişelerini dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Jeonbuk Tıp Derneği Başkanı Um Chul, Yonhap haber ajansına yaptığı açıklamada "Bu şekilde sokağa çıktık çünkü Güney Kore'nin dünyada en çok gıpta edilen tıp sisteminin çökeceğinden endişe ediyoruz." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Asıl sorun ücretler ve çalışma koşulları</div>
<div>Öte yandan hekimler asıl meselenin ücret ve çalışma koşulları olduğunun altını çiziyor. Protestoya katılan Kore Stajyerler ve Asistanlar Derneği Başkanı Park Dan, doktorların taleplerinin duyulması için tutuklanmaya razı olduğunu bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Herkes öfkeli ve hayal kırıklığına uğramış durumda, bu yüzden hepimiz hastaneleri terk ediyoruz. Lütfen sesimizi duyun" dedi ve hükümetin taleplerini duymaya hazır olması halinde diyaloğa açık olduklarını sözlerine ekledi.</div>       ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rus muhalif Navalni hapishanede öldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rus-muhalif-navalni-hapishanede-oldu-280/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rus-muhalif-navalni-hapishanede-oldu-280/</id>
<published><![CDATA[2024-02-16T14:52:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-02-16T14:52:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_391A37-C078AA-1CE06E-80E5EA-185EEA-9F3FEB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Rus muhalif Aleksey Navalni'nin tutulduğu hapishanede öldüğü belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters haber ajansının aktardığına göre, Yamalo-Nenets bölgesinin hapishane servisinden yapılan açıklamada, Navalni'nin hayatını kaybettiği belirtildi. Sibirya’da bulunan cezaevinden yapılan açıklamada, "16 Şubat 2024 tarihinde, 3 numaralı ıslah kolonisinde, hükümlü Aleksey Navalni bir yürüyüşün ardından kendini iyi hissetmediğini söyledi ve o anda bilincini kaybetti" ifadesi yer aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cezaevindeki sağlık çalışanlarının derhal olay yerine ulaştığı ve bir acil sağlık ekibinin çağrıldığı belirtilen açıklamada, gerekli resüsitasyon işlemlerinin yapıldığı ancak olumlu sonuç alınamadığı ifade edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kremlin'den açıklama</div>
<div><br />
	</div>
<div>Navalni'nin ölümüyle ilgili Kremlin'den de ilk açıklama geldi. Kremlin Navalni'nin ölüm nedeni hakkında bilgi sahibi olmadıklarını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya’da Putin’in en önemli karşıtlarından biri olarak görülen Navalni Mart 2022'de zimmete para geçirme ve mahkemeye itaatsizlikten suçlu bulunduktan sonra dokuz yıl daha hapis cezasına çarptırılmış. Navalni’nin yargılandığı dava siyasi ve hatta "sahtekârlık” olarak nitelendiriliyordu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Navalni geçen yılın sonlarında neredeyse üç hafta boyunca hapishanede kaybolmuştu. Navalni’nin Yamalo-Nenets Özerk Okrugu'ndaki yeni bir hapishanede olduğu ortaya çıkmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>47 yaşındaki Navalni en son ocak ayında Kuzey Kutup Dairesi'ndeki cezaevine nakledildiğinde, video bağlantısı aracılığıyla mahkemede gülümserken ve kahkaha atarken görülmüştü.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Reuters: Mısır, Gazze sınırında geçici sığınma alanı kuruyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/reuters-misir-gazze-sinirinda-gecici-siginma-alani/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/reuters-misir-gazze-sinirinda-gecici-siginma-alani/</id>
<published><![CDATA[2024-02-16T14:40:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-02-16T14:40:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CF60DE-DDC43E-CB2231-E78530-6D1A27-9809B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Reuters haber ajansı, Mısır'ın Gazze sınırında, İsrail'in Refah'a saldırması halinde Filistinliler’in sınırın öte tarafına göç etmesini sağlayacak bir alan hazırladığını bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters'in görüştüğü dört kaynak, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mısır ise bu yönde bir hazırlığın olduğunu reddetti. Ancak İsrail'in saldırılarının Filistinliler’i çöllerle kaplı Sina yarımadasına göç etme zorunda bırakabileceğine tekrar dikkat çekti ve Ürdün gibi Arap ülkelerinden gelen uyarıları yineledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD de Filistinliler’in Gazze'den çıkarılmasına karşı çıkacağını defalarca dile getirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kaynaklardan biri, Mısır'ın ateşkes sağlamaya yönelik görüşmelerinin bu tür bir senaryoyu önleyebileceği konusunda iyimser olduğunu, ancak sınırdaki bölgeyi geçici ve ihtiyati bir önlem olarak kurduğunu söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Üç güvenlik kaynağı, Mısır'ın Filistinliler’in barınması için kullanılabilecek bazı temel tesislerin bulunduğu bir çöl alanı hazırlamaya başladığını söyledi ve bunun acil bir durum adımı olduğunu vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsrail, yıkıcı Gazze saldırısından kaçan 1 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Refah'ta Hamas'ın "son kalesini" ortadan kaldırmak için saldırı düzenleyeceğini açıklamıştı. İsrail, ordusunun Refah'taki sivilleri Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerine tahliye etmek için bir plan hazırladığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Mısır'a akın olabilir"</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak BM yardım şefi Martin Griffiths dün yaptığı açıklamada, Gazze'deki insanların güvenli bir yere tahliye edilebileceğini düşünmenin bir "yanılsama" olduğunu dile getirdi ve İsrail'in Refah'ta bir askeri operasyon başlatması halinde Filistinliler’in Mısır'a akın etme olasılığı konusunda uyardı. Griffiths, bu senaryoyu "bir tür kâbus" olarak nitelendirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mısır, Filistinliler’in Gazze'den göç ettirilmesine karşı çıkışını, 1948'de İsrail'in kuruluşunu çevreleyen savaşta 700 bin Filistinli’nin şiddet kullanılarak evlerinden edildiği ya da zorla göç ettirildiği "Nakba"nın ya da "felaket"in tekrarlanmasını reddeden, daha geniş bir Arap reddinin parçası olarak çerçeveledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlk kaynak kampın inşasına üç ya da dört gün önce başlandığını ve sınırı geçen insanlara, bir çözüme ulaşılana kadar geçici barınak sağlayacağını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kaynakların açıklamaları sorulduğunda Mısır Devlet Enformasyon Servisi Başkanı şunları söyledi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Filistinli kardeşlerimiz de Mısır da böyle bir olasılık için hazırlık yapılmadığını söyledi."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Aktivist Sina İnsan Hakları Vakfı, 12 Şubat’ta bölgede çalışan inşaat kamyonları ve vinçler ile beton bariyerlerin görüntülerini yayınladı.</div>
<div>Kimliği açıklanmayan bir kaynağa atıfta bulunan Sina Vakfı, inşaat çalışmalarının Filistinliler’in toplu göçü durumunda güvenli bir alan yaratmayı amaçladığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters, bölgedeki uydu görüntüleriyle eşleşen binaların, ağaçların ve çitlerin konumundan videonun bir kısmının Refah olduğunu teyit edebildi. Ancak videonun tamamının yerini ya da hangi tarihte çekildiğini teyit edemedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsrail ilişkileri baskı altında</div>
<div><br />
	</div>
<div>Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansı'na (UNRWA) göre Refah'ta yaklaşık 1,5 milyon Filistinli yaşıyor ve bu sayı, Gazze Şeridi’ndeki toplam nüfusun yarısından fazlasını oluşturuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hamas yönetimindeki Gazze'deki sağlık yetkililerine göre İsrail'in Gazze saldırısında 28 binden fazla kişi hayatını kaybetmişken, Refah'a sığınan insanların akıbeti, İsrail'in Batılı müttefikleri de dâhil olmak üzere uluslararası bir endişe kaynağı haline geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya, İsrail'in Refah'ta barınan insanların güvenliğini sağlayacak bir plan olmadan operasyona girişmemesi gerektiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Netanyahu'nun ofisi, orduya Refah'ın boşaltılması için bir plan hazırlama talimatı verdi. Ancak henüz bir plan ortaya çıkmadı.</div>
<div>Netanyahu ABC News'e verdiği bir mülakatta Refah'ın kuzeyinde ordu tarafından boşaltılan bölgelere gidebileceklerini dile getirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsrail Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Avi Dichter 14 Şubat’ta yaptığı açıklamada tahliyenin "askeri bir mesele” olduğunu ve İsrail ordusunun bunu nasıl yapacağını bildiğini söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsrail Ordu Radyosu'na açıklamalarda bulunan Dichter, Refah'ın batısında yeterince toprak olduğunu söyledi ve saldırının başlayınca sivillerin kaçması kıyıdaki Al Mawasi'den bölgesine kaçabileceğini belirtmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gazze savaşı, 1979 yılında barış anlaşması imzalayan Mısır ve İsrail ilişkileri üzerinde baskı yaratıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mısır’ın eski dışişleri bakanlarından Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebul Geyt, bu hafta başında yaptığı açıklamada İsrail'in eylemlerinin Mısır ve Ürdün ile yapılan anlaşmaların sürekliliğini tehdit ettiğini söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükrü, 12 Şubat'ta yaptığı açıklamada Mısır'ın 40 yıldır anlaşmayı sürdürdüğünü ve her iki taraf da buna bağlı kaldığı sürece bunu yapmaya devam edeceğini kaydetmişti.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">New York Belediyesi beş sosyal medya platformuna dava açtı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/new-york-belediyesi-bes-sosyal-medya-platformuna-d/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/new-york-belediyesi-bes-sosyal-medya-platformuna-d/</id>
<published><![CDATA[2024-02-16T14:40:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-02-16T14:40:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C53198-29823F-ACF506-587228-AB99A7-93FB52.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Davayla ilgili mahkemeye sunulan 311 sayfalık şikayet dilekçesinde, sosyal medya platformlarının, çocukları ve gençleri kasıtlı olarak manipüle etmeyi ve sosyal medya uygulamalarına bağımlı kılmayı kasıtlı olarak tasarladıkları iddia edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA'dan Can Kamiloğlu'nun bildirdiğine göre, New York Belediyesi, dava dilekçesinde yüzlerce örnek göstererek bu beş farklı sosyal medya platformunun çocuk ve gençlerin öğrenme ortamını bozan davranış bozukluğu sorunlarını tetiklediğini iddia etti. New York Belediyesi’nin dava dilekçesinde, sosyal medya platformları çalışanlarının iddiaları destekleyen görüşlerine de yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Şikayet dilekçesinde, bu sosyal medya şirketlerine karşı harekete geçilmesi, gençlerin bu bağımlılık yapıcı ve zararlı uygulamaları kullanmaları konusunda yeni kısıtlamalar getirmeleri talep edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu platformların, kasıtlı olarak manipülatif, bağımlılık yapıcı özellikler tasarlayarak ve gençleri hedef alan zararlı algoritmalar kullanarak, para kazanmayı çocukların refah ve sağlığına karşı tercih ettikleri öne sürüldü. Sosyal medya şirketlerinin bu suistimalden ve çocuklara verdikleri zararlardan sorumlu tutulmaları gerektiği belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Sosyal medya çocuklarımızın ruh sağlığını bozuyor”</div>
<div><br />
	</div>
<div>New York Belediye Başkanı Adams, yaptığı açıklamada, "Son on yılda, çevrimiçi dünyanın bu platformlar aracılığıyla gençlerimizin, çocuklarımızın üzerinde ne kadar bağımlılık yaptığını, onlar üzerinde ne kadar bunaltıcı etki yaratabileceğini, çocuklarımızı aralıksız zararlı içerik akışına maruz bırakıp, ulusal çapta gençlik ruh sağlığı krizini körüklediğini gördük. Şehrimiz yenilik ve teknoloji üzerine inşa edilmiştir, ancak birçok sosyal medya platformu çocuklarımızın ruh sağlığını tehlikeye atıyor, bağımlılığı teşvik ediyor. Bugün, bu şirketlere karşı durmak için milyonlarca New Yorklu adına cesur adımlar atıyoruz’’ dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Teknoloji şirketleri gençlere zarar vererek para kazanıyor”</div>
<div><br />
	</div>
<div>New York Başsavcısı Letitia James, sosyal medya şirketlerinin çocukların güvenliklerini ve refahlarını göz ardı etmesinden kaynaklanan bir akıl sağlığı kriziyle karşı karşıya kalındığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başsavcı James, "Sosyal medyanın zararlı etkileriyle mücadele etmeyi çocuklarımıza borçluyuz ve Belediye Başkanı Adams'ı bu şirketleri sorumlu tutmak için bugün bu önemli eylemi gerçekleştirmesinden dolayı kutluyorum. Bu dava, bu durumu dizginleyecek mevzuat için yaptığımız önemli çalışmaya dayanıyor. Sosyal medyada en bağımlılık yapıcı ve tehlikeli özellikler var. Bunlar engellenmeli. Büyük teknoloji şirketlerinin gençlere verdikleri zarardan kâr elde etmeleri kabul edilemez” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Sosyal medya hava kirliliği ve nikotinden farksız bir toksin”</div>
<div><br />
	</div>
<div>New York Belediyesi Sağlık Müdürü Dr. Ashwin Vasan, sosyal medyayı "dijital platformdaki kurşun, hava kirliliği ve nikotin gibi bir toksin’’ olarak nitelendirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sağlık Müdürü Vasan, çevresel toksinlerin halk sağlığına en az zarara neden olacak şekilde düzenlemesi, kontrol edilmesi ve hafifletilmesi gerektiğini, aynı uygulamaların bir toksin olarak her geçen gün zararları daha da artan sosyal medya tehdidine karşı da getirilmesi gerekliliğini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Vasan, "Bu dava, şehrimizin, gençlerin sosyal medyanın ruh sağlığı ve refahı üzerindeki etkilerinden korunmasını sağlama konusundaki kararlılığının en son örneğidir. Teknoloji devleri için ‘bırakınız yapsınlar’ günleri sona ermeli. Artık onlardan kendi kendilerini düzenlemelerini beklemek saflık olur. Bir ebeveyn ve şehrin doktoru olarak toplumun sağlığını korumak adına bu platformlar çocuklarımızın sağlığına zarar verirken bizler de boş durmayacağız’’ dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>New York Belediyesi Sağlık Bölümü Davranış Bozuklukları Bölümü yetkilisi Omar Fattal, sosyal medyanın, bilgi paylaşımı ve topluluk oluşturmak için bir araç olarak kullanılabileceğini ancak bir ruh sağlığı hekimi olarak, sosyal medyanın birçok gencin ruh sağlığı üzerinde devam eden derin olumsuz etkilerine de tanık olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fattal, "Sosyal medya siber zorbalığa, çevrimiçi saldırganlara, mahremiyet kaygılarına ve artan depresyon, kaygı, izolasyon duyguları ve hatta intihar riskine kadar ruhsal bozukluklara neden oluyor’’ dedi.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kalın 60. Münih Güvenlik Konferansı'na katılacak</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kalin-60-munih-guvenlik-konferansi-na-katilacak-77/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kalin-60-munih-guvenlik-konferansi-na-katilacak-77/</id>
<published><![CDATA[2024-02-16T14:36:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-02-16T14:36:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7A692B-6374DD-F98A82-2CDCF5-03E288-AA02A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre Kalın, konferansta mevkidaşlarıyla istihbarat diplomasisi bağlamında ikili temaslarda bulunacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görüşmelerde bölgesel ve küresel konular, terörle mücadele, Gazze'deki durum, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin gelişmeler, siber ve organize suçlarla mücadele konuları ele alınacak.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fidan, New York'ta Alman mevkidaşı Baerbock ile görüştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/fidan-new-york-ta-alman-mevkidasi-baerbock-ile-gor/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/fidan-new-york-ta-alman-mevkidasi-baerbock-ile-gor/</id>
<published><![CDATA[2023-09-18T08:42:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-09-18T08:42:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DDE5C8-4E595E-056FFB-510827-2DA902-4ED8BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu için New York'ta bulunan Fidan, yoğun diplomasi trafiğine başladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fidan, BM Genel Kurulu marjında Baerbock’la Türkevi binasında görüştü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanlığı tarafından X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımda, görüşmede, Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisi süreci başta olmak üzere Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyelik süreci, Kıbrıs meselesindeki son gelişmeler, Karadeniz Tahıl Girişimi, İsveç’in NATO üyelik süreci ve iklim değişikliği konularının ele alındığı kaydedildi.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu'nun Türkiye ziyareti ertelendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/netanyahu-nun-turkiye-ziyareti-ertelendi-793/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/netanyahu-nun-turkiye-ziyareti-ertelendi-793/</id>
<published><![CDATA[2023-07-23T12:59:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-07-23T12:59:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D71E23-F2D51E-CF3B42-B49968-4C791A-C774A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun gece geçirdiği ameliyat nedeniyle Türkiye'ye yapacağı resmi ziyaretin ertelendiğini ve ziyaretin yeniden programlanacağını aktardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsrail basınının aktardığına göre Netanyahu'nun sağlık kontrolleri birkaç hafta sürebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsrail Başbakanı'nın Güney Kıbrıs ziyaretinin de aynı nedenle ertelendiği kaydedildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Netanyahu'ya pazar gecesi kalp pili takıldığı ve Başbakan'ın bugün akşam saatlerinde hastaneden ayrılmasının planlandığı duyurulmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan'dan Türkiye ile diyalog ve işbirliği mesajı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-dan-turkiye-ile-diyalog-ve-isbirligi-me/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-dan-turkiye-ile-diyalog-ve-isbirligi-me/</id>
<published><![CDATA[2023-07-09T08:45:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-07-09T08:45:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E43B4-EB09FE-B22456-FD826C-73ABBD-33C6FE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yeni hükümet programının ele alındığı Meclis görüşmelerinde Yerapetritis, ülkesinin dış politika önceliklerine ilişkin bilgi verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yerapetritis, "Uluslararası hukuka saygı ile işbirliği ve diyalog için samimi niyet, Türkiye ile ilişkilerimizde pusulamız olmaya devam ediyor." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan'ın Türkiye ile iyi komşuluk ilişkileri arzuladığını belirten Yerapetritis, iki taraf arasında görüşmelerin yeniden başlaması, güven artırıcı önlemlerle pozitif gündem oluşturulması ve ekonomik işbirliğinin artırılmasının hedeflendiğini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gelecek hafta Vilnius’taki NATO Zirvesi'nde bir araya geleceğine dikkati çeken Yerapetritis, Miçotakis'in Erdoğan ile karşılıklı saygı çerçevesinde ilişki kurmaya çalışacağını ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yerapetritis, Türkiye ile münhasır ekonomik bölge (MEB) ve kıta sahanlığına ilişkin sorunları Yunanistan'ın Mısır ve İtalya ile yaptığı anlaşmalara benzer şekilde çözmek istediğini belirterek, "Bu sorunların sürekli ertelenmesi, iki ülkenin de çıkarına hizmet etmiyor." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kıbrıs sorununun Yunanistan'ın dış politika önceliği olduğunu kaydeden Yerapetritis, iki devletli çözümün ise kabul edilemeyeceğini ileri sürdü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yerapetritis, ülkesinin revizyonizmi kabul edilemez bulduğunu vurgulayarak, Lozan Antlaşması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle belirlenen statükonun değiştirilemeyeceğini savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Atina'nın uluslararası ilişkilerde aktif politika izlemeyi hedeflediğini anlatan Yerapetritis, Yunanistan'ın İsveç'in NATO üyeliğini desteklediğini, Ukrayna'ya destek vermeye devam edeceğini, Balkanlar'ın Avrupa Birliği (AB) perspektifi için inisiyatif alacağını, Doğu Akdeniz'de bölgesel işbirliğine önem vereceğini, İsrail, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD ile ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediğini sözlerine ekledi.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye'ye Zeytin dalı uzatmaya devam ediyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ye-zeytin-dali-uzatmaya-devam-ediyoruz-12/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ye-zeytin-dali-uzatmaya-devam-ediyoruz-12/</id>
<published><![CDATA[2023-07-08T11:02:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-07-08T11:02:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BF297A-063F53-03F0B1-B8E3EC-F7659F-A42F63.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yeni hükümet programına ilişkin mecliste düzenlenen görüşmelerde söz alan Dendias, ülkesinin yeni dönemdeki savunma politikalarını değerlendirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dendias, "Komşu Türkiye'ye ilişkin şunu söyleyeyim ki halklarımızın barış içinde birlikte var oluşu için zeytin dalı uzatmaya devam ediyoruz. Biz bunu arzuluyoruz, Türk halkının da bunu arzuladığına inanıyoruz ve özellikle (Türkiye'de yaşanan) deprem afetinin ardından açılan fırsat penceresiyle komşumuzla ilişkilerde iyileşme öngörüyoruz." diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Yunanistan, silahlanma programlarına devam edecek</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülkesinin yeni dönemde de silahlanma programlarına hız vereceğini belirten Dendias, mali imkanları çerçevesinde Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu askeri malzeme ve araçların alınacağını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dendias, Yunanistan'ın bu çerçevede 24 Rafale savaş uçağına ve 3+1 Belharra sınıfı firkateyne sahip olurken 83 F-16 ve 37 F-16 Block 50'nin modernizasyonunun yapılacağını ve 20 F-35 savaş uçağının temin edileceğini anlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan'ın 10 yıllık ekonomik kriz sürecinin silahlanma programlarında Türkiye'yi takip etmesini engellediğini belirten Dendias, silahlanmanın anlaşmazlıkların barışçıl çözümü için de gerekli olduğunu savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülkesinin Avrupa savunma sanayisiyle işbirliği yapabileceğini ve Avrupa fonlarından yararlanabileceğini dile getiren Dendias, Avrupa'daki silahlı kuvvetler ve üniversitelerle inovasyon işbirliği çalışmalarının artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeni Dışişleri Bakanı Hakan Fidan oldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yeni-disisleri-bakani-hakan-fidan-oldu-287/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yeni-disisleri-bakani-hakan-fidan-oldu-287/</id>
<published><![CDATA[2023-06-04T07:54:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-06-04T07:54:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4BF124-D41750-B5FAE4-E30DF2-86F1BE-56DE64.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>28 Mayıs'ta ikinci turu yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ardından kurulan kabinede, Dışişleri Bakanı olan Fidan, 1968'de Ankara Hamamönü'nde doğdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kara Kuvvetleri Muhabere Okulu ve Kara Kuvvetleri Dil Okulu'ndan mezun olan Fidan, akademik tahsilinin büyük kısmını Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) görevi esnasında yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fidan, yurt dışı NATO görevi esnasında Maryland Üniversitesi, University of College'dan Siyaset ve Yönetim Bilimi alanında lisans dereceleri; ardından Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden yüksek lisans ve doktora dereceleri aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>TSK'daki hizmetini müteakip akademik hayata yoğunlaşan Fidan, Hacettepe ve Bilkent üniversitelerinde uluslararası ilişkiler alanında dersler verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fidan, devlet kademelerinde dış politika ve güvenlik alanlarında kritik görevlerde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>TİKA, Başbakanlık dış politika ve güvenlik konularından sorumlu Müsteşar Yardımcılığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu Üyeliği, Başbakan Özel Temsilciliği, MİT Müsteşar Yardımcılığı, MİT Başkanı ve Cumhurbaşkanı Özel Temsilciliği görevlerinde bulunan Fidan, 27 Mayıs 2010'dan bu yana 13 yıldır MİT Başkanlığı görevini yürütüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fidan, evli ve üç çocuk babası.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Biden, Erdoğan'ı kutladı: 'Görüşmede F-16 satışı gündeme geldi'</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/biden-erdogani-kutladi-gorusmede-f-16-satisi-gunde/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/biden-erdogani-kutladi-gorusmede-f-16-satisi-gunde/</id>
<published><![CDATA[2023-05-30T08:01:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-05-30T08:01:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B64890-E71DD6-F21886-5908A2-1D764F-5CC1B9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Reuters’ın aktardığına göre, Beyaz Saray’dan ayrılmadan önce gazetecilere konuşan Biden, görüşmede Erdoğan’ın F16 savaş uçaklarının satışını gündeme getirdiğini, kendisinin de cevaben İsveç'in NATO'ya üyeliğinden bahsettiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye, 40 adet F-16 ile birlikte 80’e yakın modernizasyon kiti almak için ABD’ye başvurmuştu. Ancak Ankara’nın talepleri, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik başvurularına karşı çıkması nedeniyle sekteye uğramıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD’de hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Parti’den senatörler, Şubat ayında Biden’a yazdıkları mektupla Türkiye’ye 20 milyar dolarlık F-16 satışının, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı onaylanana kadar ertelenmesi çağrısında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biden yönetimi ise Nisan ayının sonlarına doğru, Türkiye’nin Finlandiya’nın NATO’ya katılımına onay vermesinin ardından 259 milyon dolar değerindeki 'modernizasyon kiti' satışına ilişkin bildirimini ABD Kongresi’ne iletti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu adımla, Washington, Ankara’nın Finlandiya ve İsveç’in katılım süreçlerini ayırmasına savaş uçağı ve modernizasyon kitini ayırarak yanıt verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye’ye uzun zamandır ilk kez bir Yabancı Askeri Satışı (Foreign Military Sales) onaylayan Biden yönetimi, Türkiye’nin aynı pakette talep ettiği 40 adet Block 70 sürümü F-16'nın satışını ise bekletme kararı aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye’nin İsveç ile ilgili onay sürecini tamamlamasına paralel olarak F-16 satışının ikinci ayağında adım atılacağı mesajı da Ankara’ya verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biden, Erdoğan’la yaptığı tebrik konuşması için, "Onunla konuştum ve tebrik ettim. F-16'larla ilgili hala bir şeyler yapmak istiyor. İsveç konusunda anlaşmak istediğimizi söyledim” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Başkanı, gelecek hafta konuya ilişkin daha detaylı konuşacaklarını da belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise "İki lider, bölgesel ve küresel meydan okumalar karşısında Türkiye-ABD ilişkilerinin daha da ehemmiyet taşıdığını belirterek, yeni dönemde iki ülke arasındaki tüm konularda işbirliğini ilerletme hususunda mutabık kaldı” ifadelerine yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye Ekim 2021’de, ABD'li Lockheed Martin tarafından üretilen 40 adet F-16 ve 80'e yakın F-16 modernizasyon kiti almak için ABD'ye başvurmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna’yı işgale başlamasının ardından tarafsızlık politikalarını bırakıp NATO üyeliği için başvuruda bulundu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'den Esad rejimine kınama</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-den-esad-rejimine-kinama-243/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-den-esad-rejimine-kinama-243/</id>
<published><![CDATA[2023-05-29T12:26:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-05-29T12:26:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C3D21A-259A0C-15295D-0D0F09-2FC2A9-8AC8BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Adana limanından açılan bir Türk balıkçı teknesine uluslararası sularda Suriye güvenlik güçlerine ait iki gemi tarafından ateş açıldığını bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bakanlık Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç tarafından yapılan açıklamada, Adana Karataş limanından denize açılan Mahmutcan-1 adlı Türk balıkçı teknesine uluslararası sularda seyrederken Suriye rejimi güvenlik güçlerine ait iki gemi tarafından dün (28 Mayıs) ateş açılmasını ve bu şekilde iki balıkçımızın hafif şekilde yaralanması ve teknede maddi zarara sebebiyet verilmesini kınıyoruz" denildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, "Uluslararası sularda meydana gelen ve Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına konu olan bu müessif hadisenin takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz" ifadesi yer aldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanı'yla görüştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/erdogan-israil-cumhurbaskani-yla-gorustu-957/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/erdogan-israil-cumhurbaskani-yla-gorustu-957/</id>
<published><![CDATA[2023-04-09T10:14:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-09T10:14:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9F9BE-2EEA58-04AF84-F4AB0E-DEE2DD-4AA26C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede, İsrail güvenlik güçlerinin Mescid-i Aksa'ya yönelik baskını, Kıble Mescidi’nde gerçekleştirdikleri saldırı ve kutsal mekânlarda bulunanlara yönelik sert müdahaleleri ele alındı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, yaşananların Müslümanlar kadar tüm insanlığın vicdanını yaraladığını belirterek Mescid-i Aksa’nın statü ve maneviyatına yönelik tahrik ve tehditler karşısında sessiz kalmalarının, mümkün olmadığını vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının Hamursuz Bayramı'yla aynı tarihlere denk geldiği bu hassas dönemde, Gazze ve Lübnan’a da sirayet eden gerilimin daha da artmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Radikal Yahudi grupların Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın çağrılarının tepkileri ve endişeleri artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa 11 Nisan’da başlayacak itikâf döneminde Müslümanların ibadetlerini sorunsuz yerine getirebilmeleri için gerekli tedbirlerin alınmasının önemine işaret etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Her Ramazan ayında tekrarlanan bu olayların bölgenin kaderi haline gelmesinin önünü almak gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunun kaynağına inilmesi, adil ve kalıcı barışı tesis etme yönünde adım atılması amacıyla üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getirdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunanistan Göç Bakanı Türkiye'ye geliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-goc-bakani-turkiye-ye-geliyor-431/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunanistan-goc-bakani-turkiye-ye-geliyor-431/</id>
<published><![CDATA[2023-04-03T12:30:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-03T12:30:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_076EE4-78E0AA-FE8A4F-FC9E97-EF5B76-6B8363.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Notis Mitarakis, Pazar günü yaptığı açıklamada Salı günü Türkiye'ye ziyaret edeceğini ve Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile depremden ağır bir şekilde etkilenen Hatay ve çevresini ziyaret edeceğini açıkladı. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos da, Salı günü Türk mevkidaşı Hulusi Akar ile buluşacağını duyurmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gözlemciler, iki NATO üyesi ülkenin 6 Şubat'ta Türkiye'de meydana gelen şiddetli depremlerin ardından aradaki gerginliğin azaltılması konusunda çalıştığını belirtiyor. Bu süreçte, Yunanistan'ın depremler sonrasında Türkiye'ye sağladığı yardımların da etkisi olduğu ifade ediliyor. Yunan gazetesi Kathimerini'de&nbsp; Pazar günü yayımlanan haberde, "Ankara’nın tavrı değişti" ifadesine yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis de Türkiye'de yaşanan deprem felaketi ve Yunanistan'da meydana gelen, ülke tarihinin en ağır tren kazasının ardından, karşılıklı dayanışma ruhu ile iki komşu ülke arasındaki ilişkilerde yumuşama yaşandığını dile getirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerine hazırlanırken Yunanistan'da genel seçim 21 Mayıs’ta yapılacak. Bu süreçte müttefik ülkeler, NATO üyesi iki ülkeye başta deniz sınırları ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik hakları olmak üzere pek çok konuda uzun yıllardır yaşanan gerilimi düşürme çağrısı yapıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BM'den Kıbrıs sorunun çözümü için yeni bir adım</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bm-den-kibris-sorunun-cozumu-icin-yeni-bir-adim-76/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bm-den-kibris-sorunun-cozumu-icin-yeni-bir-adim-76/</id>
<published><![CDATA[2023-03-16T10:48:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-16T10:48:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_48A6E1-189E28-05AABF-409E6E-DE50C7-F8CB48.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Birleşmiş Milletler (BM), Kıbrıs'ta on yıllardır devam eden krizin aşılması için yeni bir adım atıyor. Bu bağlamda Kıbrıs'a giden, BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Yardımcısı Rosemary DiCarlo, AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve sadece Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile ayrı ayrı bir araya geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlk olarak Kıbrıs'ın göreve geçen ay gelen yeni cumhurbaşkanı Hristodulidis ile, Lefkoşa'nın Rumların yönetiminde bulunan güneyinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüşen DiCarlo, görüşme sonrasında, "Kıbrıs sorunu ile ilgili detaylı bir konuşmamız oldu. Burada sadece Genel Sekreter'in (Antonio Guterres), barışı destekleme yönündeki taahhüdünü yineleyebiliriz" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/kibris-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Yardımcısı Rosemary DiCarlo</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Nikos Hristodulidis, daha önce yaptığı açıklamalarda, Avrupa Birliği'nin (AB) de müzakere masasında daha önemli bir rol ile oturması halinde, çerçevesi BM tarafından çizilmiş olan iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonu destekleyebileceklerini ifade etmişti. Kıbrıs hükümetinin basın sözcüsü Konstantinos Letimbiotis ise, BM Temsilcisi DiCarlo'nun, müzakerelerin yeniden başlaması yönünde kararlı bir mesaj verdiğini dile getirerek, "Biz zaten müzakere masasında oturuyoruz ve Sayın Tatar'dan da, iki bölgeli ve iki toplumlu bir federasyona ulaşabilmek adına, samimi bir istekle müzakere masasına gelmesini bekliyoruz" dedi.</div>
<div>"Tatar ile iyi bir görüşme gerçekleştirdik"</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kıbrıs'ın Rum yönetimi ile görüşmelerini "mükemmel" olarak nitelendiren Rosemary DiCarlo daha sonra Lefkoşa'nın kuzeyinde Kıbrıslı Türklerin lideri Ersin Tatar ile bir araya geldi. Bu görüşme sonrasında da gazetecilere kısa bir açıklamada bulunan DiCarlo, "Teknik komitelerin çalışması ve güçlendirilmesini ele aldık, Genel Sekreter'in Kıbrıs konusunda ilerleme kaydedilmesine yönelik taahhüt ve kararlılığını ilettim" ifadelerini kullanarak, Tatar ile "iyi bir görüşme gerçekleştirdiklerini" belirtti.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/kibris-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Kıbrıslı Türklerin lideri Ersin Tatar makam odasında</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'de meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler için duyduğu derin ve samimi üzüntülerini Tatar'a ilettiğini bildiren DiCarlo, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs konusunda ilerleme kaydedilmesine yönelik taahhüt ve kararlılığını da Tatar’a ilettiğini ifade etti.</div>
<div>Tatar'dan "egemen eşitlik" ve "uluslararası tanınma" koşulu</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ersin Tatar da, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Türk tarafının resmi müzakerelere geçebilmesi için egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınması gerektiğini vurguladı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kıbrıs meselesinin aynı zamanda bölgesel bir mesele de olduğunu dile getiren Tatar, Doğu Akdeniz’de de istikrarın sürmesi, huzur ve barışın devamı için Türkiye’nin de garantör bir ülke olarak onayının önemli olduğunu , diğer yandan AB’nin Kıbrıs konusuna taraf olmasını asla kabul etmeyeceklerini söyledi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye-Avrupa ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmalı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-avrupa-iliskilerinde-yeni-bir-sayfa-acilm/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-avrupa-iliskilerinde-yeni-bir-sayfa-acilm/</id>
<published><![CDATA[2023-03-16T10:39:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-16T10:39:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_17B078-8A1F0A-3302E3-FD2958-8C6599-54732B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye-Almanya ilişkilerine krizlerin damgasını vurduğu 2015-2020 döneminde Ankara'da Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yaptı. Bu zaman diliminde 25 kez Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na çağrılması diplomaside bir "rekor" olarak kayıtlara geçti. Ankara'daki görevi sona erdikten sonra emekliye ayrılan 1955 doğumlu Martin Erdmann ile Türkiye seçimlerini, olası sonuçlarını, adayları ve Türkiye - Almanya ilişkilerini konuştuk.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>DW Türkçe: Türkiye'de 14 Mayıs'ta milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak, seçim sürecini takip ediyor musunuz?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Martin Erdmann: Müsade ederseniz, siyaset konuşmaya geçmeden önce depremden duyduğum derin üzüntüyü ifade etmek isterim. Eşim ve ben depremin yaşandığı bölgeleri çok iyi tanıyoruz. Depremde hayatını kaybedenler, yakınları ve depremzedelerin durumu eşimin de benim de kalbimizi parçaladı. Ankara'daki Almanya Büyükelçiliği ve temsilciliklerimizde çalışanlar da yakınlarını kaybetti, onlarla da yakın bağlantı içindeyiz. Öncelikle bizi duyan, okuyan herkese hissetiğim derin acı ve üzüntüyü iletmek isterim. Hislerimiz, aklımız, hayatını kaybedenler, yaralananlar, yakınları ve Türkiye halkıyla.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/martin-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Martin Erdmann Türkiye-Almanya ilişkilerine krizlerin damgasını vurduğu 2015-2020'de Ankara'da büyükelçi olarak görev yaptı.&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Seçim yarışında iki güçlü ittifak öne çıkıyor. AKP'nin öncülüğündeki Cumhur İttifakı'nın içinde MHP ve BBP var, ayrıca HÜDA PAR da destekleyecek gibi gözüküyor. Bu partilerin uzantıları ise Almanya'da istihbaratın radarında. Buna ne diyorsunuz?&nbsp;<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/martin-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Alman arama ve kurtarma ekiplerinden I.S.A.R da depremden kısa süre sonra Hatay'a giderek Kırıkhan'da kurtarma çalışmaları yürüttü.&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışardan bakan biri olarak Cumhur İttifakı ve içindeki partileri detaylarıyla çözmek zor, onlara dair çok somut şeyler söyleyemeyeceğim ama muhalefin oluşturduğu Millet İttifakı konusunda biraz daha fazla bilgi sahibiyim. Net olan şu: 2018'de yürürlüğe giren başkanlık sisteminin işlevini yerine getiremeyen bir yönetim olduğu ortaya çıktı. Aynısı, ona dahil partiler için de geçerli. Bu partilerin meclisten desteğiyle süren başkanlık sistemi Türkiye'nin gerçeklerini, ihtiyaçlarını karşılamıyor. 'Bunu bir kez daha gözler önüne serecek ne oldu?' derseniz 6 Şubat'taki o korkunç depremleri hatırlatırım. Hükümetin, deprem ve sonuçları karşısında sergiledikleri, mevcut sistemin işlemediğini tekrar çok açık biçimde gözler önüne serdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sizce ne işlemedi mesela?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Devlet ve onu temsil eden sorumlu kurum ve kuruluşların depremzedelere acil ve kapsamlı yardım ulaştıramadığını sürekli duyduk. Onlardan çok daha önce uluslararası yardım örgütleri bölgedeydi. Her detayına kadar tek bir kişinin ipleri elinde tutarak yönetmek istediği bir ülkede idare bu kadar büyük bir felaketle başa çıkamaz, her şey tek bir kişinin elindeyse gerçekten olmaz. Bunları gördük. Sonra protestoları gördük, futbol statlarında olanlar, taraftarın sahaya oyuncakları atışını gördük. Bütün bunlar, insanların hükümetin depremle başa çıkmadaki çabasından memnun olmadığını gösteren tepkilerdi. Türkiye'de yaşamadığım için bizzat görmedim ama medyadan takip ettim. Gördüğüm kadarıyla Türkiye'de insanların memnuniyetsizliği oldukça büyük.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Normalde koalisyonlar, ittifaklar zayıflık hatta değerlere ihanet olarak yorumlanır. Türkiye'de ilk kez de altı muhalif parti bir ittifak çatısı altında toplandı. Ne dersiniz seçimlere kadar, hatta daha sonra da ayakta kalır mı?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu konuda iyimserim, neden olduğunu da şöyle açıklayayım: Öncelikle ben Türk toplumunun kesinlikle demokrat olduğunu düşünüyorum. Türkiye toplumu ve toplumun demokratik refleksleri işliyor. Bunu 2019'daki yerel seçimlerde Ankara'da İstanbul'da ve başka kentlerde gördük. Altı partiden oluşan Millet İttifakı'nın oluşumunda gördük. Liderler karşılarına çıkan bütün engelleri aştı ve ortak bir seçim platformu kurdular. Türkiye'de iç siyasette, toplumsal, ekonomik ve mali alanda içinde bulunulan zor duruma baktığımda Millet İttifakı'nın seçimlere kadar da sonrasında da ayakta kalacağı konusunda ben umutluyum. Ayrıca bu ittifakın başkanlık sisteminden parlamenter demokrasiye geçişi de başaracağına inanıyorum.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/martin-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Millet ittifakı'nın cumhurbaşkanı adayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yabancı olarak Türkiye iç politikası konusunda aslında hiçbir zaman emin olamıyorsunuz. Dışarıdan bakan için Türkiye iç politikası ancak Kapalı Çarşı kadar şeffaf ve anlaşılabilir, çözmek zor demek istiyorum. Ben de Millet İttifakı'nın ne kadar istikrarlı olduğunu kestirmekte zorlanıyorum. Ama dünya ve özellikle de Avrupa için önemi göz önünde bulundurulduğunda ben Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasını, hem NATO'da hem de Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde sorumluluk üstlenecek hale gelmesini umut ediyorum. Bunun için de Türkiye'ye başka bir hükümet gerekli. Bu konuda ben, hem seçmenin hem de altılı masanın ortağı partilerin durumun ciddiyetini anlamış olduğuna inanıyorum.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun tercih edilmesini nasıl yorumluyorsunuz?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ben CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile çok kez biraraya gelme imkanına sahip oldum. Onu hem CHP merkezinde de ziyaret ettim, partisinin genel başkanı olması sıfatıyla, hem de hararetli tartışmalar yürüttüm. Kemal Kılıçdaroğlu ile tanışmış biri olarak kendisinin değerli bir politikacı olduğunu düşünüyorum. Evet 74 yaşında ve sanırım Meral Akşener de ilerlemiş yaşı nedeniyle eleştirel baktı adaylığına. Kılıçdaroğlu'nun gençleri istendiği ölçüde kendine bağlayamayabileceği endişesi hakimdi sanırım. Tabii nereden baksanız, Türkiye'de seçmenin yaklaşık yüzde 30'unu, yani 20 milyonunu 30 yaşının altındaki seçmen oluşturuyor. Elbette onlara siyasetin iyi bir program sunması şart. Öte yandan ama Kemal Kılıçdaroğlu kişiliğiyle, sakin, olgulara dayanan tarzıyla ve ayrıca uzun yıllardır siyasette kazandığı tecrübeyle ülkeyi yeniden sakin sulara götürebilecek bir yönetici olabilir. Gelecek beş yıl zarfında görev yapacak bir nevi geçiş dönemi başkanı gibi. Ben Kılıçdaroğlu'nun işlemeyen bir başkanlık demokrasisinden yeniden parlamenter demokrasi kurabileceğini düşünüyorum. Bunu yapacak kişilikte ve bence yapabilecek karakterde de.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak Kılıçdaroğlu, şimdiye kadar hiçbir seçimi kazanmamakla da eleştiriliyor...</div>
<div><br />
	</div>
<div>Haklısınız, 20 yıldır Recep Tayyip Erdoğan iktidarda. 2014'e kadar başbakan, sonra da cumhurbaşkanı olarak, 2018'den itibaren de başkanlık sistemiyle. Ve Erdoğan karizmatik bir siyasetçi. Muhafelet lideri ve muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olarak onunla rekabet etmek elbette kolay değil. Ancak bugün Cumhurbaşkanı'na bakışın da değiştiğini görüyoruz. Giderek daha fazla seçmenin Erdoğan'dan uzaklaştığını görüyoruz. Bu da tecrübeli ve olgulara dayalı siyaset yapan ve ülkedeki durumun ciddiyetini kavramış biri için bir fırsat olabilir. Seçmenin olgunluğunun ve durumu idrak etme yeteneğinin ülkede 20 yıl sonra bir değişim yaşanması isteğine götüreceğini umuyorum.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/martin-4.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Türkiye'deki seçmenlerin yaklaşık üçte birini 30 yaşı altı seçmen oluşturuyor.&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Kılıçdaroğlu'nun geniş kitleleri harekete geçiremediği söyleniyor, buna ne diyorsunuz?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kemal Kılıçdaroğlu kitleleri harekete geçiren bir siyasetçi değil, ama zaten Türkiye'nin şu dönem kitleleri elektrize eden veyahut da bölen bir lidere ihtiyacı yok. Ülkenin şu dönemde biraraya getiren, birleştiren bir lidere ihtiyacı var. Kılıçdaroğlu'nun olgulara dayalı tabiatı, alçak gönüllülüğü ve uzun yıllara dayanan siyasi tecrübesiyle, parçalanmış ve bölünmüş Türkiye'yi yeniden birleştirecek yetenekte olduğuna inanıyorum.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Müsadenizle başka bir noktaya daha dikkat çekmek isterim; Altılı masayı ve onların cumhurbaşkanı adayını çok zor görevler bekliyor, Almanca'da da dediğimiz gibi "Herkül görevleri" bunlar. Yıllarca, özellikle de son 10 yılda hem de siyasetin her alanında yapılmış hataları birkaç ayda düzeltmeleri imkansız. O sorunları çözmek sabır gerektiriyor, dayanma gücü gerektiriyor Kemal Kılıçdaroğlu'nda o dayanma gücü var. O gücünü Ankara'dan İstanbul'a yaptığı Adalet Yürüyüşü'nde de gösterdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>14 Mayıs seçimleri Avrupa için neden önemli ve Erdoğan kazanırsa ne olur sizce?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Spekülasyon yapmak istemem, ama 14 Mayıs seçimleri neden önemli dediniz ya, Türkiye Avrupa için neden önemli, onu vurgulamak isterim. Türkiye'de büyükelçi olarak görev yaptığım beş senede şunu anladım: Türkiye, Avrupa için hayati öneme sahip. Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı var, Türkiye'nin de Avrupa'ya aynı oranda ihtiyacı var. Son yıllarda maalesef ilişkilerde yabancılaşma yaşandı. Bizler şimdi seçimleri vesile bilip ilişkilerde yeni bir sayfa açmalıyız. En çabuk netliğe kavuşması gereken noktaların başında Türkiye'nin nereye ait olduğu geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile Batı, Rusya ile NATO ve Avrupa Birliği (AB) arasında tutarsız bir "sarkaç politikası" yürüttü. Ankara'nın Rusya'dan aldığı füze savunma sistemi buna örnek. Sonra Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasıyla başlayan savaş sonrasında alınan yaptırım kararlarına, hiçbirine Ankara'nın katılmadığını hatırlatmak isterim. Özetle Türkiye, NATO ve AB ile Rusya arasında son yıllarda sürekli muğlak bir tutum sergiledi. Rusya'nın füze savunma sistemi S-400'leri alması, şimdi de yaptırımlara katılmaması… 14 Mayıs seçimleriyle hangi hükümet iktidara gelirse gelsin, dileğim Türkiye'nin Batı ve Avrupa'ya bağını açıkça ortaya koyması. Türkiye nereye ait olduğunu ortaya koymalı ve bence Türkiye Batı'ya ve Avrupa'ya ait, yeri Avrupa'da.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mart 2023/martin-5.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Martin Erdmann'ın görev yaptığı dönemde Türkiye'de çok sayıda Türk-Alman vatandaşı tutuklandı. Alman hak savunucusu Peter Steudtner de casusluk ve darbe girişimi gibi suçlamalarla cezaevinde yattı.&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Son yıllarda Türkiye - Almanya ilişkileri Erdoğan'ın hem yönetim şekli hem de dış politikadaki tercihleri nedeniyle gerildi. Erdoğan'ın yeniden kazanması, Türkiye - Almanya ilişkilerini nasıl etkiler?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sonuç ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın, Erdoğan da kazanacak olsa, Türkiye yerinin Batı ve Avrupa'da olduğunu açık ve net şekilde ortaya koymalı. Rusya ile sürdürdüğü çıkar ilişkisini de sonlandırmalı. Biz Almanlar için Türkiye çok çok önemli, burada üç milyon Türkiye kökenli insan var. Dolayısıyla Almanya seçimlerin sonuçlarından en çok etkilenen ülke de olacak. Dileğim, umudum ilişkilerde yeni bir sayfa açılması. Daha önce açılan ama ilerleme sağlanamayan sayfalar oldu. Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği mesela. Hiçbirimiz Türkiye'nin günün birinde gerçekten de AB'ye tam üye olup olmayacağını bilemiyoruz ama ondan bağımsız, tam üyelik süreci bile hem Türkiye hem de AB için çok çok önemli.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Millet İttifakı’nın zaferi halinde altı farklı liderin ülke yönetiminde önemli rol oynaması muhtemel. Kemal Kılıçdaroğlu'nu tanıdığınızı anlattınız. Başka kimseyi tanıyor musunuz altılı masadan?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Temel Karamollaoğlu dışında diğer liderleri, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Meral Akşener… Aslında neredeyse bütün liderleri tanıyorum, siz de benim adımı onlara söyleseniz onlar da "Ha, Martin Erdmann, eski Alman büyükelçisi" diye hatırlayacaklardır. Hepsiyle bizzat tanıştım ve hepsinin değerli siyasetçiler olduğunu düşünüyorum.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görev sürenizde 25 kez Türk Dışişlerine çağrılarak rekor kırdınız diplomaside. 2015-2020'de siz görevdeyken gerçekten çok kriz yaşandı Berlin-Ankara arasında. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşananlar, Alman askerlerin İncirlik'ten çekilmesi, Erdoğan'ın Almanya'ya yönelik Nazi benzetmeleri, tutuklanan ve ajanlıkla suçlanan Alman vatandaşları... Liste uzun, bunlar Türkiye'ye bakışınızı nasıl etkiledi?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biliyor musunuz, o kadar çok cezaevine gittim, o kadar çok Türk-Alman ve Alman-Türk tutuklu gördüm ki… Aralarında ömür boyu hapis cezası çekecek olanlar var. Ayrıca bu hükümet döneminde bir daha belki hiç dışarıya çıkamayacak insanlar var ve sayıları hiç de az değil. 2016'dan beri cezaevinde olan Selahattin Demirtaş ile mesela kişisel olarak da tanışmıştım. 2017'den beri hapiste yatan Osman Kavala var. Türkiye'de bu kadar büyük bir baskının olması, yargı sisteminin bu kadar siyasileştirilmiş olması nedeniyle öyle üzgünüm, öyle üzgünüm ki… Hepsinin düzeltilmesi gerekiyor. Elbette bu çok uzun zaman alacak. Biliyorum. Ama umudum, bu seçimlerde öyle bir sonuç çıkması ki Türkiye yeniden doğru raya otursun, Avrupa Birliği'ne yönelsin. Şu dönem başka yerlerde. Yunanistan'a yönelik tehdit politikası, Suriye politikası ve oradaki Kürt yerleşim birimleri ve sivillere yönelik bombalamalar, Rusya ile sürdürdüğü politika, İsveç'in ve Finlandiya'nın NATO'ya üyeliğini engellemesi… Bunlar Türkiye'ye hiç yakışmıyor, hiç uymuyor. Türkiye yapıcı bir rol oynamalı, bu nedenle umudum yeni muhalefet ittifakının bu sefer başarması.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/avatars/dw.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türk-Yunan anlaşmazlıklarına çözüm bulunabilir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turk-yunan-anlasmazliklarina-cozum-bulunabilir-52/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turk-yunan-anlasmazliklarina-cozum-bulunabilir-52/</id>
<published><![CDATA[2023-02-24T07:31:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-02-24T07:31:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_47561E-35704B-6060BB-6AECF3-7E4EEA-9FB49B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Dendias, yerel SKAI TV'ye yaptığı açıklamada, Türk-Yunan ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Depremlerin ardından çok pozitif bir atmosfer oluştuğunu belirten Dendias, bu durumun, dış politikada yakınlaşma ve diyalog sürecinin başlaması için kolaylaştırıcı bir rolü olduğunu ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dendias, her iki ülkenin de seçim sürecinde olduğunu hatırlatarak, "Belki de Güven Artırıcı Önlemlere ilişkin görüşmelerin ya da istişari görüşmelerin yeniden başlaması mümkün olabilir." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Nikos Dendias, "Türk-Yunan anlaşmazlıklarına çözüm bulunabilir. Hem Yunanistan'ın hem de Türkiye'nin kazandığı bir çözüm bulunabilir. Zira, birinin kazancı, diğerinin zararı değildir." ifadelerini kullandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Blinken, İncirlik'te: "Türkiye'yi desteklemekte kararlıyız"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/blinken-incirlik-te-turkiye-yi-desteklemekte-karar/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/blinken-incirlik-te-turkiye-yi-desteklemekte-karar/</id>
<published><![CDATA[2023-02-20T07:49:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-02-20T07:49:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0D3609-947525-B0A8AC-A9C949-B3A468-84D17E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Adana'daki İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığını ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, burada yaptığı açıklamada, yıkıcı depremlerin ardından Türk halkının yanında olduklarını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Blinken, "Yıkımın birazını görmek için bir şehrin üzerinden uçma şansım oldu ve bunu kelimelere dökmek gerçekten zor. Yıkılmamış ve yıkılmış binalar görüyorsunuz, çöken çatıların hemen yanında hala ayakta duran bir şeyler var. Size söz konusu durumun ölçeği hakkında bir fikir veriyor. Bu depremden dolayı on binlerce ölüm ve on milyonlarca etkilenen insan var ve elbette, hala tam kapsamını bilmiyoruz" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Depremin hemen ardından ABD ve diğer ülkelerin devreye girdiğini belirten Blinken, şöyle konuştu:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bir gün içinde burada yaklaşık 200 kişi, köpek ve diğer uzmanlardan oluşan arama kurtarma ekipleri oluşturduk. Depremden hemen sonraki günlerde barınma, su, yiyecek, ilaç ve giyecek için yaklaşık 85 milyon dolar değerinde yardım aktarıldı. Bugün ise ihtiyacı olanlara yardım etmek için 100 milyon dolar daha getireceğimizi duyurmak isterim. Bunu, Acil Mülteci ve Göç Fonu ile Dışişleri Bakanlığı ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) sahip olduğu bir insani yardım fonundan aldık ve bu yakında harekete geçirilecek."<br />
	<br />
	</div>
<div>Blinken, "Aynı zamanda Türk meslektaşlarımızla çok yakın bir işbirliği içinde hem ihtiyaçları anlamak hem de bunları karşılamanın yollarını bulmak için çalışıyoruz. Bu, her zaman olduğu gibi dikkate değer bir şekilde harekete geçen ABD ordusu başta olmak üzere ABD hükümetinin pek çok bölümünün olağanüstü çalışması ve işbirliği olmadan gerçekleştirilemezdi. Meslektaşlarımız yaklaşık 150 sorti yaptı. Helikopterleri ulaşılması zor bölgelere gönderdiler, buradan 24 milyon poundluk yardım geliyor, gördüğünüz gibi tam arkamdaki kamyonlara gidiyor ve ihtiyacı olan insanlara ulaşacak" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Arama ve kurtarma maalesef sona eriyor'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>USAID'in depreme yönelik çalışmalara çok hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verdiğini söyleyen Blinken, şunları kaydetti:<br />
	<br />
	</div>
<div>"ABD Dışişleri Bakanlığı ve Büyükelçiliği, Türk ortaklarımızla işbirliği içinde insanlara yardım etmeye çalışmak için bir araya geliyor. Bu uzun vadeli bir çaba olacak. Arama ve kurtarma maalesef sona eriyor. İyileşme operasyonu ise sürüyor ve ardından büyük bir yeniden inşa çalışması olacak. Yıkılan bina, apartman ve ev sayısı dahil hasarın boyutlarını gördüğünüzde yeniden inşa etmek çok büyük bir çaba gerektirecek. Ancak bu çabada Türkiye'yi desteklemeye kararlıyız. Dünyanın birçok ülkesi de aynı şeyi yapıyor. Bunu başarmak için muazzam bir dayanışma ve kararlılık var."<br />
	<br />
	</div>
<div>ABD'nin Türk halkının yanında olduğunu ve çalışmalar tamamlanana kadar buna bağlı kalacaklarını belirten Blinken, "Şu anda en önemli şey ihtiyacı olan insanlara yardım ulaştırmak, kışı atlatmak ve tekrar ayaklarının üzerinde durabilmelerini sağlamak" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Birleşmiş Milletlerin (BM) Türkiye'deki depremzedeler için 1 milyar dolar insani yardım çağrısında bulunduğunu hatırlatan Blinken, "Şu an itibarıyla ABD 185 milyon dolarlık yardımda bulundu, ancak başka bir şey varsa, ne yapabileceğimize bakacağız. Diğer ülkeler devreye giriyor ancak bu çağrının finanse edilmesi çok acil ve sağlayabileceğimiz ek kaynaklara bakarken bile kesinlikle başkalarını bunu yapmaya teşvik edeceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Blinken, "Türk ortaklarımızdan ileriye dönük ihtiyaçların neler olduğu, en iyi nasıl yardımcı olabileceğimiz, buradaki insanları desteklemek için kaynakları en iyi nasıl toplayabileceğimiz hakkında öğrenebildiğim kadar çok şey öğrenmek için sabırsızlanıyorum" şeklinde konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Deprem bölgesindeki çalışmalara katılan ekibe teşekkür eden Blinken, "Hayat kurtarmaya doğrudan katkıda bulunduğunuzu biliyorum ve bu herhangi birimizin yapabileceği en güçlü şey" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye'de depremden etkilenen insanlara yardım etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya kararlı olduklarını ifade eden Blinken, sözlerini "Türk halkının en çok bilmesini istediğim şey, ABD'nin yanlarında olduğu ve bunu atlatmak için ne kadar sürerse sürsün yanlarında olacağıdır" şeklinde tamamladı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de COVID Vakalarının Yüzde 18'i Alt Varyant XBB</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-de-covid-vakalarinin-yuzde-18-i-alt-varyant-xb/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-de-covid-vakalarinin-yuzde-18-i-alt-varyant-xb/</id>
<published><![CDATA[2022-12-24T06:14:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-24T06:14:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B3EAA-4605F2-BF4D04-8113AE-15C747-A745DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nden (CDC) bugün yapılan açıklamada, yarın itibarıyla Amerika'daki COVID-19 vakalarının yüzde 18,3'ünün XBB alt varyantı kaynaklı olacağının tahmin edildiği belirtildi. Bu oran, geçen hafta yüzde 11,2'ydi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Omicron varyantının XBB alt varyantı şu anda Amerika'nın kuzeydoğusunu etkisi altına almış durumda. Ancak XBB, ülkenin diğer bölgelerinde vakaların yüzde 10'undan azına yol açıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Seyahatler vaka sayısını arttırabilir</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Baltimore'daki Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Fakültesi'nden virolog Andrew Pekosz, Amerika'da Noel seyahatlerinin XBB alt varyantının ülke geneline yayılmasını hızlandırabileceğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Pekosz, "Ne zaman yeni bir varyant farklı bir coğrafyaya taşınsa o bölgede küçük çaplı bir salgın oluşması riskini arttırıyor" diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak Pekosz yine de XBB alt varyantının, geçen kıl Omicron varyantının yol açtığı büyük enfeksiyon dalgası bir durumla karşılaşılacağını düşünmüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony Fauci, Kasım'da, Corona virüsünün orijinaliyle Omicron varyantının BA.4 ve BA.5 alt varyantlarını hedef alan yeni COVID-19 takviye aşılarının XBB varyantına karşı "biraz koruma sağlayabileceğini, ama en üst seviyede koruma sağlamayacağını" söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>XBB, Corona virüsünün BA.2 varyantının bir alt varyantı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BA.5 varyantı, şu anda COVID vakalarının sadece çok küçük bir bölümünü oluşturuyor. BA.5 varyantının yeriniyse BQ.1 ve BQ.1.1 almıştı. Bu alt varyantlar, azalma eğilimine girmiş olsalar bile hala Amerika'daki hakim varyant olmaya devam ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni varyantın yol açtığı vaka artışları, Beyaz Saray COVID koordinatörünün tüm Amerikalılar'ı grip ve yeni COVID-19 takviye aşılarını yaptırma çağrısından bir hafta sonra başladı. Noel ve yılbaşı öncesinde Amerika'nın yüzde 90'ında vakaların arttığı görülüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>XBB varyantı, Singapur dahil Uzakdoğu'daki vaka artışlarını körüklüyor. Bazı uzmanlar XBB varyantının daha bulaşıcı olduğunu söyleseler de bu varyant, hastaneye yatış oranlarında hızlı artışa yol açmadı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>CDC'ye göre BQ.1.1 ve BQ.1 alt varyantlarının Amerika'daki toplam vakaların yüzde 63,1'ini oluşturması bekleniyor. Bu oran, bir hafta önce yüzde 64,6'ydı.&nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"F-16 konusunda olumlu gelişmeler var"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-f-16-konusunda-olumlu-gelismeler-var-907/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-f-16-konusunda-olumlu-gelismeler-var-907/</id>
<published><![CDATA[2022-11-16T10:40:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-16T10:40:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0D4E0D-B7F3A6-ED4285-95D2FA-AB51AD-078C8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu'ndaki terör saldırısına ilişkin, "DEAŞ'la mücadele bahanesi altında terör örgütüne destek verenler de dökülen her damla kana ortaktır. Bölücü terör örgütü, Suriye ve Irak'ta köşeye sıkıştıkça çaresizliğini bu tür kalleş eylemlerle gizlemeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar, kimin arkasına saklanırsa saklansınlar teröristler kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklardır." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan, Endonezya'nın Bali adasında düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin son gününde Bali Uluslararası Konferans Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17'nci G20 Liderler Zirvesi'ndeki programlarını Endonezya'nın müstesna ev sahipliğinde tamamladıklarını dile getirerek, "Dönem başkanlığı görevini başarıyla icra eden Endonezya'yı tebrik ediyorum. Şahsıma, eşime ve heyetime gösterdikleri hüsnükabul dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Widodo başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İstiklal Caddesi'nde pazar günü meydana gelen terör saldırısı sonrasında doğrudan telefon ve mesaj yoluyla taziye ve geçmiş olsun dileklerini iletenlere teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"2'si çocuk, 6 sivilin hayatını kaybettiği bu alçak saldırı, terörün kanlı ve çirkin yüzünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. DEAŞ'la mücadele bahanesi altında terör örgütüne destek verenler de dökülen her damla kana ortaktır. Bölücü terör örgütü, Suriye ve Irak'ta köşeye sıkıştıkça çaresizliğini bu tür kalleş eylemlerle gizlemeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar, kimin arkasına saklanırsa saklansınlar teröristler kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklardır. Nitekim emniyet birimlerimiz, hain saldırının faili olan teröristi ve işbirlikçilerini kısa sürede yakalamışlardır.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülkemizin ve bölgemizin geleceğinde terörün hiçbir türlüsüne yer olmadığının altını tekrar çizmek istiyorum. Terör tehdidini kaynağında bertaraf etme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Tüm dost ve müttefiklerimizin de Türkiye'nin bu haklı mücadelesine samimi desteğini bekliyoruz. Bir kez daha terör saldırısında vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyor, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Dünyamız sancılı bir süreçten geçiyor"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>G20'nin bu seneki temasının "Birlikte toparlanma, daha güçlü toparlanma" olduğunu aktaran Erdoğan, bu çerçevede sene boyunca bakanlar düzeyinde toplantı ve çok sayıda teknik düzeyde çalışma gerçekleştirildiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye olarak bu faaliyetlere aktif olarak iştirak ettiklerini, görüşlerini paylaştıklarını, zirve gündemine katkıda bulunduklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Zirve kapsamında küresel, siyasi ve ekonomik görünüme ilişkin son gelişmeleri değerlendirdik. Dünyamız son 3 yıldır salgınla başlayıp sıcak çatışmalar ve bölgesel gerilimlere, özellikle çetrefilleşen sancılı bir süreçten geçiyor. Salgın döneminde alınan katı tedbirlerin tedarik zincirleriyle uluslararası ticaretin işleyişi üzerindeki olumsuz etkilerini halen hissediyoruz. Bilhassa aşırı yükselen enerji, gıda ve ham madde fiyatlarının hiçbir ayrım yapmadan tüm ekonomileri zorladığı görülüyor."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Avrupa ve Amerika dahil pek çok bölgede son 50-60 yılın zirvesine ulaşan enflasyon rakamlarının, karşılaşılan sıkıntının büyüklüğünü ortaya koyduğunu dile getiren Erdoğan, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun hiçbir ülkenin şimdiye kadar kendisini bu enflasyon cenderesinin dışında tutmakta başarı sağlayamadığını vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"İslam ve yabancı düşmanlığıyla mücadelede daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Alışılageldik usullerle, ezberlenmiş yöntemlerle enflasyonu düşürme formülünün ise henüz istenilen sonuçları vermediğini gördüklerini kaydeden Erdoğan, "Bu yöntemlere başvuranlar daha da yükselen enflasyon sorunuyla birlikte istihdam kayıplarıyla da yüzleşmeye başlamışlardır." ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Küresel ekonomiyle ilgili giderek artan resesyon tartışmaları yakın gelecekte bizleri bekleyen tehlikeye işaret ediyor. Uluslararası kuruluşların raporları ve ekonomik göstergeler, şayet bir çıkış yolu bulunamazsa mevcut durumun kötüleşeceğini gösteriyor. Elbette bu kriz belli bölgelerin değil, batıdan doğuya, kuzeyden güneye tüm ülkelerin krizidir. Ancak küresel ekonomideki kötüleşmenin en şiddetli vurduğu yerler Afrika ve Asya'daki kırılgan devletlerdir. Salgın döneminde sağlık alanında ortaya çıkan gayriinsani manzaralar, bugün de gıda ve enerji alanında tekerrür etmektedir. Somali'den Yemen'e, Sudan'dan Afganistan'a uzanan geniş bir bölgede milyonlarca insan, açlık ve kıtlık tehdidiyle karşı karşıyadır."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Aynı şekilde ekonomik krizin, özellikle Batı ülkelerinde Müslümanların yanı sıra Afrika ve Asya kökenli göçmenlere karşı nefret söylemlerini de artırdığına işaret eden Erdoğan, "7 milyon vatandaşı yurt dışında yaşayan bir ülke olarak nefret söylemlerinin varabileceği ürkütücü boyutları gayet iyi biliyoruz. İslam ve yabancı düşmanlığıyla mücadelede daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye tüm insanlığın huzurunu, barışını ve refahını etkileyen bu sınamalar karşısında üzerine düşeni bihakkın yerine getirmenin çabasındadır." görüşünü paylaştı.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Yardım kuruluşlarımızla nerede bir ihtiyaç sahibi varsa imdadına koşuyoruz"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan, Türkiye olarak salgın döneminde toplam 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım malzemesi göndererek nasıl ihtiyaç sahiplerinin yanında oldularsa, bugün de tüm güçleriyle barışın, refahın ve adaletin tesisi için samimiyetle gayret gösterdiklerini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin, milli gelire göre dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Yaklaşık 5 milyon, yerlerinden edilmiş kişiye yıllardır ev sahipliği yapıyoruz. Yardım kuruluşlarımızla nerede bir ihtiyaç sahibi varsa imdadına koşuyoruz. Bölgemizdeki çatışmaları sonlandırmak ve akan kanı durdurmak için en fazla çalışan ülke konumundayız." sözlerini sarf etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Tahıl koridoru anlaşması</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna'da, ihtilafın ilk gününden bu yana savaşın kazananının, adil bir barışın ise kaybedeninin olmayacağı düşüncesiyle hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Taraflar nezdinde bu anlayışla pek çok kolaylaştırıcı ve arabulucu nitelikte girişimde bulunduk. Tarafları pek çok defa aynı masa etrafında bir araya getirme başarısını sergiledik. Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler'le birlikte Karadeniz'de tahıl koridorunu inşa ettik. Bu şekilde gıda krizinin çözümüne büyük katkı sağladık. Şimdiye kadar yaklaşık 11 milyon ton tahılın dünya pazarına girmesini temin ettik. Mutabakatın kesintisiz işlemesi ve ayrıca tahılın Afrika başta olmak üzere en fazla ihtiyacı olan ülkelere ulaşımı için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Türkiye olarak gıda israfının engellenmesine yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında üstlendikleri G20 Dönem Başkanlığı sırasında, gıda güvenliğini öncelikli konulardan biri olarak işlediklerini anımsatarak, şunları dile getirdi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Ortak bildirimizde, gıda israfının azaltılması noktasında taahhütte bulunmuştuk. Ancak dünya genelinde halen her yıl 1 milyar ton gıda maddesi çöpe gidiyor. Bir yanda dijitalleşmeyi, yapay zekayı konuşurken diğer yanda 2 milyar insanın yoksulluk içinde yaşadığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. 1 milyara yakın insan gece yatağa aç olarak girerken, bir tarafta lüks, şatafat ve israf hakimse burada bir sorun var demektir. Hırs, tahakküm, daha fazla kazanma üzerine bina edilen mevcut ekonomik mimarinin, insanı ve tabiatı koruması mümkün değildir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye olarak bu adaletsiz tabloyu değiştirmeye ve gıda israfının engellenmesine yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen 'Sıfır Atık Projesi'ni uluslararası arenaya taşıdık. Bu önemli projenin çevre kirliliğinin önüne geçme yanında küresel bir sorun olan israfı da azaltacağına inanıyoruz."<br />
	<br />
	
	<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'den F-16 tedariki konusunda, "Öncelikle F-16 konusunda Sayın Biden olumlu gelişmelerin olduğunu söyledi." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, Endonezya'nın Bali adasında düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin son gününde Bali Uluslararası Konferans Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Zirvenin ağırlıklı gündem maddelerinden birini sağlık konusunun oluşturduğunu belirten Erdoğan, bu kapsamda küresel sağlık sisteminin iyileştirilmesi üzerinde liderlerle görüş alışverişinde bulunduklarını, Türkiye'nin salgın sürecinde ortaya koyduğu uluslararası dayanışmayı bir kez daha muhataplarına anlattığını aktardı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Türkiye'nin sağlık altyapısında özellikle son 20 yılda katettiği mesafeyi ve sorunlara geliştirdiği çözüm yollarını burada paylaşma imkanı bulduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Sağlık hizmetlerinde Türkiye olarak gerçekten büyük bir başarı hikayesi yazdığımıza inanıyorum. Toplam 264 bine çıkardığımız hastane yatak sayımız, 1 milyon 350 bini bulan sağlık personelimiz ile küresel ölçekte söz sahibiyiz. Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz TURKOVAC aşımızla dünyada Kovid-19 aşısı üretebilen 9 ülke arasına girdik. Vatandaşlarımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89'unu yerli üretimle sağlıyoruz. Kamu-özel ortaklığı modeliyle inşa ettiğimiz şehir hastaneleri sağlık alanında yeni bir dönemi başlattı. Özellikle kritik salgın günlerinde devasa birer sağlık kompleksi olan bu modern tesislerin çok ciddi faydasını gördük. Şimdi her Türkiye hamlesiyle ülkemizi uluslararası sağlık hizmetleri alanında da marka haline getirmek istiyoruz. Sahip olduğumuz yaygın altyapıyı, yetişmiş insan kaynağını bilim, teknoloji ve üretim gücünü sürekli daha da geliştirmekte kararlıyız."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Zirvede dijital dönüşüm başlığı altında ise dijital ekonominin geliştirilmesi noktasında fırsat ve tehditleri değerlendirdiklerini kaydeden Erdoğan, 2 günlük zirve boyunca ev sahibi Endonezya'nın Devlet Başkanı Joko Widodo, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile ikili görüşmeler yaptığını bildirdi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"G20 platformu, kendisinden beklenen liderlik görevini başarıyla yürütüyor"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Zirve vesilesiyle ayrıca MIKTA dönem başkanlığı kapsamında liderler olarak aile fotoğrafı çektirdiklerini ve ortak açıklama yayımladıklarını hatırlatan Erdoğan, dönem başkanlığının öncelikleri olan küresel sağlık, gıda güvenliği ve etkin göç yönetimine vurgu yaptıklarını ifade etti.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, şunları kaydetti:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"G20 platformu, küresel düzeyde karşı karşıya kaldığımız meydan okumalar karşısında kendisinden beklenen liderlik görevini başarıyla yürütüyor. İçinde bulunduğumuz ve küresel ölçekte yaşadığımız ekonomik sıkıntıların üstesinden de yine G20'nin kararlı, etkili ve çözüm odaklı anlayışıyla geleceğimize inanıyorum. Bu itibarla da 2 gün boyunca gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ve ortaya koyduğumuz taahhütlerin küresel siyasi ve ekonomik istikrar için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. Endonezya dönem başkanlığına tekrar teşekkürlerimi sunarken müteakip dönem başkanı Hindistan'a şimdiden başarılar diliyorum."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşme hatırlatılarak, F-16 tedarik programı çerçevesinde yapılan son seçimlere ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, "Öncelikle F-16 konusunda Sayın Biden olumlu gelişmelerin olduğunu söyledi. Cumhuriyetçiler ile daha önce New York'ta yaptığım görüşmelerde de Cumhuriyetçilerin bu konuya olumlu yaklaştığını, özellikle orada kendilerinden dinledim." değerlendirmesinde bulundu.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Türkiye'nin, Ege, Suriye ve Irak'ta "agresif" bir politika izlediği iddiasına ilişkin soruya Erdoğan, "Amerika'da yaşayan bir Türk olduğunuzu söylediniz. Buna pek inanmıyorum. Farklı bir herhalde ırkçılığın içindesiniz. Çünkü sorduğunuz soru bunu aynen ortaya koyuyor. Bizim Kuzey Irak'ta veyahut da Suriye'nin güneyinde oradaki Kürtlerle ilgili herhangi bir sorunumuz yok. Türkiye'deki Kürt vatandaşlarımızla bu tür bir sorunumuz olmadığı gibi." yanıtını verdi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Ne gerekiyorsa onu yapmakta kararlı olduğumuzu tüm dünyanın bilmesi lazım"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki terör saldırısının ardından sınır ötesi bir operasyonun gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruyu yanıtlarken "Şu anda sorgulamalar, soruşturmalar devam ediyor. Bildiğiniz gibi 81 yaralımız vardı. Şu anda bu yaralı sayısı 25'e düştü, diğerleri taburcu edildi. Tabii 6 vefat var ve bu sorgulamalar neticesinde nereye uzanıyor, bunların araştırılması yapılıyor. Bu araştırma neticesinde de ne gerekiyorsa onu yapmakta kararlı olduğumuzu tüm dünyanın bilmesi lazım." ifadelerini kullandı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tahıl anlaşmasının genişletilmesi ve süresinin uzatılmasıyla ilgili herhangi bir görüşme yapıp yapmadıkları sorusu üzerine, şunları kaydetti:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Görüşmelerimiz sürekli devam ediyor ve şu an itibarıyla devam edeceği kanaatindeyim. Herhangi bir sıkıntı burada yok. Döner dönmez yine başta Sayın Putin olmak üzere görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Çünkü barışın yolu diyalogdan geçer ve biz bu konuda bir defa özellikle kararlı olduğumuzu hep söyledik, söylemeye devam ediyoruz ve bu sürecin devam etmesi zaten tüm dünya için geçerli olan bir şeydir ve daha önce de Sayın Putin ile yaptığım görüşmelerde bunun ışıklarını gördüm."</div><br />
	
	<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'nin Türk Devlet Teşkilatları (TDT) Zirvesi'nde gözlemci üye olmasına ilişkin, "Kuzey Kıbrıs ile ilgili bizim Türk Devletleri Teşkilatı'nda aldığımız karar geçerlidir ve bu kararla ilgili herhangi bir yerden, herhangi ülkeden icazet almamıza da gerek yoktur. O iş bitmiştir." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, Endonezya'nın Bali adasında düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin son gününde Bali Uluslararası Konferans Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Bir gazetecinin, "Geçtiğimiz günlerde Özbekistan'da Türk Devlet Teşkilatları (TDT) Zirvesi gerçekleştirildi ve KKTC'nin gözlemci üye olarak teşkilata kabul edildiğine ilişkin bir karar çıktı. Yunanistan, soluğu Brüksel'de aldı ve AB'den de karar kınama mesajı geldi. ABD Dışişleri'nden, karardan üzüntü duydukları ve reddettiklerine yönelik bir açıklama geldi. Görüşme ve temaslarınızda bu konu gündeme geldi mi? Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" sorusuna Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs ile ilgili bizim Türk Devletleri Teşkilatı'nda aldığımız karar geçerlidir ve bu kararla ilgili herhangi bir yerden, herhangi ülkeden icazet almamıza da gerek yoktur. O iş bitmiştir. Bundan sonraki süreçte de bu olumsuz yaklaşan ülkelere gerekli olan yerde gerekli cevabı vermeye devam ederiz." diye cevapladı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, "Fransa Cumhurbaşkanı ve İtalya Başbakanı ile görüşmeleriniz oldu. Türkiye'nin İtalya ve Fransa ile ortak yürütme niyetinde olduğu SAMP-T projesi var. Yakın vadede bir somut adım beklentiniz var mı?" sorusu üzerine, şu an itibarıyla bu konuda bazı teknik engellerin söz konusu olduğunu söyledi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, "Bu teknik engelleri de aşarak, gerek Sayın Macron gerekse Sayın Meloni ile yaptığım görüşmede bunları da aşacağımız kanaatindeyim." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"ABD'de ile yapılan F16 için görüşmelerin pozitif gittiğini belirtmiştiniz. ABD'nin aynı zamanda CAATSA yaptırımları da var. Bu yaptırımlar bu satışa engel teşkil ediyor mu? Ediyorsa, Biden ile yaptığınız görüşmede bunun kaldırılmasına ilişkin bir konu gündeme geldi mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Görüşmeler olumlu, fazla detaya gerek yok. Sayın Biden ile yaptığımız görüşmede bu olumlu havayı da hissettim." ifadelerini kullandı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Rusya'nın yaptığı açıklamaya doğrusu saygı duymak durumundayım"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Polonya-Ukrayna sınırında bir olay geldi. Türkiye'nin bu konudaki pozisyonu, görüşü nedir?" sorusuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Ben, Rusya'nın yaptığı açıklamaya doğrusu saygı duymak durumundayım. Rusya'nın 'Bizimle bu işin alakası yok' demesi bizim için önemli. Bütün bunların yanında sabah yine (Almanya Başbakanı) Olaf Scholz ile yaptığımız görüşmede, bunun detay araştırmalarının yapılması gerekiyor, böyle bir kararı vermenin doğru olmayacağını o da söyledi. Rusya'nın 'Bizimle alakası yok' ve Biden'ın da 'bu füzelerin Rus yapımı olmadığını' açıklamış olması, herhalde bunun Rusya ile alakası olmadığını göstermektedir. Bu, bir teknik arıza olabilir veya farklı olabilir, onun için inceleme araştırma şart."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Ülkelerin birçoğunun doğrudan Rusya'yı işaret etmesinin nedeninin sorulması üzerine Erdoğan, "Bu sabah Olaf Scholz ile de yaptığım görüşmede 6 NATO ülkesi olarak birbirleriyle irtibat kurduklarını söylediler ve bu irtibatlar neticesinde de burada başta Amerika olmak üzere 'bu füzenin Rus yapımı olmadığını' söylemiş olması herhalde bir yol açıyor. Burada ısrarla 'bir Rus yapımıdır' diye bunun üzerine gitmek, bu işi tahrik eder diye düşünüyorum." karşılığını verdi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bir an önce Rusya ile Ukrayna'yı aynı masa etrafında toparlamanın gayreti içerisinde olduğunun altını çizerek, "Bu gayretin içerisindeyken, burada tahrik metodunu kullanmak doğru olmasa gerek. Bunun için de barışın yolu diyalogdan geçer. Biz, diyaloğu oluşturmak suretiyle dünyada barışı tesis edelim istiyoruz ve bunun da gayretiyle de döner dönmez Sayın Putin ile de yine telefon diplomasimizi geliştirmeye devam edeceğiz." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Ülkemizde hava normale dönmüştür"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Endonezyalı bir gazetecinin sorusu üzerine, İstanbul'da meydana gelen terör saldırısını değerlendiren Erdoğan, şöyle konuştu:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Şu an Endonezya tarafından aldığımız taziyeler bizim için gerçekten tatmin edicidir. Çünkü o bir duyarlılıktır ve bu duyarlılığa biz de teşekkür ediyoruz. Şunu herkesin bilmesini isteriz ki İstiklal Caddesi'ndeki bu olayın akabinde şu anda İstanbul'umuzda ve ülkemizde hava normale dönmüştür. Bu konuyla ilgili zaten 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülkeyiz ve terörle bu mücadelemizi de başarıyla vermiş bir ülkeyiz. Burada da bizler yine terörle mücadelemizi sürdüreceğimiz gibi benim halkım da bu konudaki sabrını şu anda aynen göstermiştir, gösteriyor. Ölen 6 vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyoruz ve yaralı vatandaşlarıma da Allah'tan acil şifalar temenni ediyorum. Bir Endonezyalı olarak gösterdiğiniz hassasiyete teşekkür ediyorum."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin sorulması üzerine de "Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede, şu ana kadar iki ülke arasında insani, vicdani bütün hassasiyetlere dikkat ederek görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bir defa gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerekse savunma sanayisine göre zaten güçlü bir altyapısı var. Bu güçlü altyapıyı bugüne kadar devam ettirdiğimiz gibi yine devam ettireceğiz." ifadelerini kullandı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Türkiye ve Rusya'nın iki komşu ülke olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bu komşuluk hukukunu da koruyarak sürecimizi devam ettiriyoruz. Barışın yolu diyalogdan geçer. Biz bir taraftan Rusya ile Ukrayna'yı aynı masa etrafından toplamaya, oraya gelmelerini sağlamaya gayret ederken, burada bu savaşın üçüncü ortağını bulmaya, onu çıkarmaya gerek yok. Kaldı ki İstanbul Mutabakatı diye bir adım... Aynı şekilde Antalya'da her iki ülkenin dışişleri bakanlarını bir araya getirmek suretiyle biz barışa yönelik orada da bir adım attık. Bundan sonra da bu süreci aynı anlayışla devam ettireceğiz. Savaştan hiçbir şey elde edilmez, ne varsa barışta var." değerlendirmesini yaptı.</div><br />
	
	<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tahıl koridoru anlaşmasının uzatılmasına ilişkin, "Sayın Putin ile bu görüşmeleri yaparak, gübre ve amonyak nakliyatını da ele alacağız, görüşeceğiz ve süreyi de en azından 1 yıla çıkarmanın gayreti içerisinde olacağız." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, Endonezya'nın Bali adasında düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin son gününde Bali Uluslararası Konferans Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Yunanistan'ın Doğu Akdeniz ve Ege adaları konusundaki açıklamaları" ile ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmede Yunanistan'daki Amerikan üslerinin sayılarının artırılmasının değerlendirilip değerlendirilmediğine yönelik sorular üzerine Erdoğan, şunları söyledi:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Yunanistan'ın bu tür davranışları, yaklaşımları benim her zaman söylediğim 'bir gece ansızın gelebiliriz' kelam-ı kibarımı asla geriye götürmez. O benim için kelam-ı kibardır. Dolayısıyla bir gece ansızın yine gidebiliriz. Onun için Yunanistan'da 2, 3 isim var ki rahat durmuyor. Bunlar devamlı bu tür açıklamaları yapıyor. Hadlerini bilmiyorlar. Biz bu noktada diyoruz ki 'Komşu, komşuluk hukukunu bil, bizimle fazla dalaşma. Türkiye nerede, sen nerede? Buna dikkat et. İstediğin kadar o adaları doldur, bunların hiçbiri sana bir fayda sağlamayacaktır. Burada Türkiye var. Onun için de yerini, yurdunu iyi bileceksin'. Zaten geçmişini okursa, tarihi incelerse gayet iyi orada görecektir. Gelen uçaklar, silahlar, şunlar bunlar kar etmez. Bu iş kürek işi değil, yürek işidir."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Polonya'ya füze düşmesinin teknik bir hata olarak değerlendirildiğine dikkat çekilerek, "Sizin bu konudaki son bilgileriniz nedir?" sorusu yöneltilen Erdoğan, "Ben bir teknisyen değilim. Sadece bu sabah Olaf Scholz ile yaptığımız görüşmede, onlara aktarılan bilginin bu olmasını ben de sizlerle paylaştım. 'Bir teknik hata olmuş olabilir' gibi bir yaklaşımın olduğunu bize söylediler. Gelişmeler herhalde birkaç gün içerisinde çıkar. Oradaki füzelerin incelenmesi neticeyi verir. Ama bu füzenin bir Rus malı olmadığını açıkladılar ve bunun üzerinden hareket etmekte fayda var." yanıtını verdi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Gübre, amonyak önemli. Bunlarla ilgili çalışmalar da sürüyor"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tahıl anlaşmasında yer alan maddelerden biri de Rus gübresinin engellenmeden ihracatıydı. Bu konu G-20 Liderler Zirvesi'nde gündemde miydi? Macron ile yaptığınız ikili görüşmede AB'nin bu anlaşmanın uzaması için daha fazla inisiyatif alması gerektiğini belirttiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?" soruları üzerine şunları kaydetti:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Burada özellikle tahılın gönderilmesiyle ilgili rakamı söyledim. Bu artık 10 milyon tonun üzerine çıktı. Burada gübre, amonyak önemli. Bunlarla ilgili çalışmalar da sürüyor. Döner dönmez yine Sayın Putin ile bu görüşmeleri yaparak, gübre ve amonyak nakliyatını da ele alacağız, görüşeceğiz ve süreyi de en azından 1 yıla çıkarmanın gayreti içerisinde olacağız. İstanbul Sözleşmesi'nin de gereği zaten bu, bunu sağlayacağız. Buna inanıyorum."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, "Biden birçok NATO ülkesiyle otelde toplantı yaptı. Siz neden orada yoktunuz? NATO ülkeleri arasında genel olarak Rusya ve Ukrayna savaşı, özel anlamda da Polonya sınırında yaşanan olay konusunda herhangi bir bölünme var mı?" sorusuna, "Diğer 20 ülkeyi niye sormuyorsun? Demek ki bizi arama imkanları o esnada olmamış olabilir, yani o çok da önemli değil. Konuşulan şey de 'Bu füzenin markası nedir, ne değildir?' Onu da zaten Sayın Biden, 'Bu bir Rus yapımı değil' demek suretiyle cevabı vermiş. Çok da önemli değil. Bizi önemli işlere davet ediyorlar, önemsiz olan işlere de gitmemize gerek yok." diye karşılık verdi.</div></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye ile Rusya ateşkes konusunda anlayış birliğinde"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ile-rusya-ateskes-konusunda-anlayis-birlig/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ile-rusya-ateskes-konusunda-anlayis-birlig/</id>
<published><![CDATA[2022-10-12T10:38:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-12T10:38:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A10EE6-53FB1A-3BC9E9-BA720C-B79BB0-E2D77F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NATO Savunma Bakanları toplantısına katılmak için bugün Brüksel’de temaslarda bulunacak olan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, dün Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile telefon görüşmesi yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da "Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı"na katılmak üzere gittiği Kazakistan’ın başkenti Astana’da yarın Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le görüşmesi bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye, Rusya ve Batı arasında Ukrayna konusundaki olası görüşmelere ev sahipliği yapmak istiyor. Rusya dün "Batı ile görüşmeye açık olduğu” mesajını vermişti.</div>
<div>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Ateşkes konusunda anlayış birliği var”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Akar-Şoygu görüşmesiyle ilgili Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Akar’ın Ukrayna konusunda, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birçok kez dile getirdiği üzere daha fazla can kaybının yaşanmaması, bölgede huzur ve istikrarın yeniden tesis edilebilmesi için acilen bir ateşkes ilan edilmesinin önemi vurguladığı” ve "ateşkes konusunda anlayış birliğinde olunduğunun memnuniyetle müşahede edildiği” belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suriye'nin kuzeyi bağlamında ise Bakan Akar, terör tehdidi ve koridorunun kalıcı olarak engellenmesi ve terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesinin en önemli öncelikleri olduğunu vurguladı. Akar, bu konularda daha önce varılan mutabakatlara uyulmasının önemini bir kez daha dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">ABD: "Diyalog teklifini meşru görmüyoruz"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Rusya ve Batılı ülkeler arasında bir görüşmeye evsahipliği yapabileceği olasılığı konusunda Moskova'nın her türlü öneriyi dinleyeceğini kaydetmiş ancak bunun bir sonuca varıp varmayacağı hakkında yorum yapmamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov ayrıca, Moskova'nın Ukrayna savaşı konusunda Batılı ülkelerle görüşmeye açık olduğunu, ancak müzakere için henüz herhangi bir ciddi öneri almadığını dile getirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price da dün yaptığı açıklamada, Lavrov’un Moskova’nın diyaloğa açık olduğu yönündeki yorumunu yapıcı ve meşru bir teklif olarak görmediklerini söylemişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">13 yılın ardından ilk görüşme</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/13-yilin-ardindan-ilk-gorusme-196/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/13-yilin-ardindan-ilk-gorusme-196/</id>
<published><![CDATA[2022-10-07T09:47:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-07T09:47:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9243E1-68E078-376A7A-146A41-720555-A514F8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Siyasi Topluluğu'nun (AST) devlet ve hükümet başkanları seviyesindeki ilk toplantısına katılmak üzere gittiği Prag'da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı’nın Twitter hesabından, Erdoğan ve Paşinyan'ın bir fotoğrafı yayınlandı. Tweette, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısı için bulunduğu Çekya'nın başkenti Prag'da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabul etti" denildi. Heyetler arasındaki görüşmenin, basına kapalı biçimde gerçekleştirildiği kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye ve Ermenistan arasındaki en son lider seviyesindeki görüşme, 2008 ve 2009 yıllarında oynanan Türkiye-Ermenistan futbol maçları çerçevesinde gerçekleşmişti. O dönemde, dönemin cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erivan'a ve bir yıl sonra da Gül'ün Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan Bursa'ya gitmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Resmi görüşmelerden saatler önce de Erdoğan, Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gayriresmi bir görüşme gerçekleştirdi. Üç liderin bir arada oturarak sohbet ettiği görüntüler, sosyal medyada sıkça paylaşıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan liderleri Prag'da üçlü gayri resmi bir görüşme gerçekleştirdiTürkiye, Azerbaycan ve Ermenistan liderleri Prag'da üçlü gayri resmi bir görüşme gerçekleştirdi</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Ankara ve Erivan normalleşme sürecinde</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Halihazırda diplomatik ilişkileri bulunmayan Türkiye ve Ermenistan, ilişkilerini normalleştirme ve sınırlarını açma yönünde karşılıklı adım atmışlardı. İki ülke tarafından atanan özel temsilciler, o dönemden bugüne dört kez bir araya geldi. Söz konusu görüşmelerde elde edilen sonuçlardan biri, İstanbul ile Erivan arasındaki uçuşlara başlanması kararı oldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Azerbaycan'ın müttefiki Türkiye, Bakü ile dayanışma göstermek amacıyla, Ermenistan ile sınırını 1993 yılında kapamıştı. 2020 yılında ise Türkiye, Azerbaycan ile Ermenistan arasında altı hafta süren Dağlık Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan'ı desteklemişti. Savaşın sonucunda Rusya arabuluculuğunda barış anlaşmasına varılmış, Azerbaycan önemli toprak kazanımları elde etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Macron'dan Erdoğan'a çağrı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan, Prag'daki temasları çerçevesinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile de ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Macron görüşmede Rusya'ya uygulanan yaptırımları ihlal etme girişimlerine izin vermeme çağrısı yaptı. Açıklamada, Macron "Gerilimi tırmandıran Rusya'yı durdurmak için uygulanan yaptırım rejiminin önemine vurgu yaptı ve her türlü atlatma stratejisi ile mücadele etme çağrısı yaptı" ifadeleri kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD ve Avrupa Birliği'nde, Batı'nın yaptırımlarından kaçmak isteyenlerin Rusya'ya karşı yaptırım uygulamayan Türkiye'yi kullanabileceğine dair endişeler mevcut.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan Prag'da ayrıca, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Çekya Başbakanı Petr Fiala, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in aralarında bulunduğu çeşitli Avrupalı liderlerle ikili görüşmeler de gerçekleştirdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye ile olası bir savaş, bizi 100 yıl geriye götürür"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ile-olasi-bir-savas-bizi-100-yil-geriye-g/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ile-olasi-bir-savas-bizi-100-yil-geriye-g/</id>
<published><![CDATA[2022-10-05T07:34:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-05T07:34:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2F0B3F-7A7353-D64789-839336-0E1A93-FEE8A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Eski Yunanistan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Evangelos Apostolakis, olası bir Türkiye-Yunanistan savaşı üzerine değerlendirmelerde bulundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Evangelos Apostolakis, Türkiye ile bir savaş yaşanması durumunda Yunanistan'ın da Ukrayna gibi 'yalnız kalacağını' savundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Apostolakis, "Ukrayna'da tüm bu savaşın kötülüğünü kim yaşıyor? Bu yüzden bize yardım edecek olan bu mantığı düşünmemeliyiz, kimse bize yardım etmeyecek" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye ile olası bir savaşın "Yunanistan'ı 100 yıl geriye götüreceğini ve büyük bir yıkıma neden olabileceğini" belirten Apostolakis, "Kimsenin bizi desteklemelerine, arkamızı sıvazlama ve bize haklısın deme ve bize bazı silah sistemleri göndermelerine izin vermeyelim" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Apostolakis, "Önemli olan o noktaya varmamak. Oraya varmamamız için bizi destekleyen tüm müttefiklerin yaptıkları müdahalelerde daha etkili olmaları gerekir" diye konuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye ve Libya enerjide iş birliğini artırıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ve-libya-enerjide-is-birligini-artiriyor-5/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ve-libya-enerjide-is-birligini-artiriyor-5/</id>
<published><![CDATA[2022-10-04T10:48:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-04T10:48:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46696D-114F5D-67AD82-4716A1-FE05B6-BCBB6B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün resmi ziyaret kapsamında beraberindeki heyetle gittiği Trablus'da Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Necla Manguş ile ortak basın toplantısı düzenledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin Libya'ya desteği sürdüreceğini belirten Çavuşoğlu, "Milli birlik ve beraberliği engellemeye, kardeş kavgası çıkarmaya yönelik hamlelerin karşısında durmaya Türkiye olarak devam edeceğiz. Bu anlayışla Libya'daki tüm kesimlerle görüşüyoruz" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ziyarette Türkiye ve Libya arasında iki anlaşma imzalandığını açıkladı. "Hidrokarbonlar ve protokol alanlarında mutabakat muhtıralarını imzaladık" diyen Çavuşoğlu, "Arkadaşlarımız, üzerinde müzakere etmeye devam ediyorlar. Gaz alanında da bir mutabakat muhtırasını imzalayarak dönmüş olacağız. Çok sayıda taslak belgeler var. Bu belgeler üzerinde müzakerelerimizi yapıcı olarak sürdürüyoruz. İlişkilerimizin hukuki zeminini güçlendirecek ve iki ülke arasındaki bağları güçlendirecek bu anlaşmaları da bir sonraki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nda imzalamayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu, gaz alanındaki anlaşmayla ilgili gelen soruyu "Biraz önce imzaladığımız hidrokarbon anlaşması hem karada hem de denizde, gerek deniz yetki alanlarımızda 'kazan-kazan' anlayışıyla Türk ve Libya firmalarının birlikte araştırma, sondaj gibi işbirliğine gitmeyi hedefliyor. Şu anda gaz anlaşması Enerji Bakanlıklarımız arasında müzakere ediliyor, imzalandıktan sonra içeriğini açıklayacağız" ifadeleriyle yanıtladı.</div>
<div>"Üçüncü ülkelerin müdahale etmeye hakkı yoktur"</div>
<div><br />
	</div>
<div>27 Kasım 2019'da, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında "Güvenlik ve İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzalanmıştı. Deniz yetki alanlarını düzenleyen anlaşma Yunanistan ve Fransa'nın yanı sıra Avrupa Birliği'nin tepkisine yol açmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan ve Fransa'nın Türkiye ve Libya arasındaki daha önce imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına ilişkin tutumu hakkında Çavuşoğlu, "Geçmişte imzaladığımız anlaşmalar, bugünkü anlaşmalar, iki egemen devlet arasında kazan-kazan anlayışıyla imzalanan anlaşmalardır" dedi. Çavuşoğlu, "Dolayısıyla üçüncü ülkelerin, iki egemen ülkenin imzaladığı anlaşmaya müdahale etmeye hakkı yoktur" diye vurgu yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Libya Dışişleri Bakanı Necla Manguş da AA'nın haberine göre, basın toplatısında "İki ülke arasında petrol enerjisi ve hidrokarbonlar alanlarında mutabakat muhtırası imzaladık. Söz konusu anlaşmalar iki dost ülke arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini göstermektedir" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sullivan ve Kalın'dan İstanbul'da sürpriz görüşme</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sullivan-ve-kalindan-istanbulda-surpriz-gorusme-27/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sullivan-ve-kalindan-istanbulda-surpriz-gorusme-27/</id>
<published><![CDATA[2022-10-03T09:43:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-03T09:43:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_639D66-2DA161-FA22EB-3C74B8-385405-3B8EC4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Görüşmede Ukrayna, bölgesel güvenlik konularıyla İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurları ele alındı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görüşmeyle ilgili olarak Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Adrienne Watson yazılı bir açıklama yayınladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, iki ismin Ukrayna’ya destek, bölgesel güvenlik konuları ki buna Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış görüşmelerine destek de dahil, doğu Akdeniz’de anlaşmazlıkların çözümü için diyalog ve diplomasinin önemiyle Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik başvuruları ele alındı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görüşmede ayrıca Sullivan’ın Türkiye’nin küresel gıda güvenliğini iyileştirmek için gösterdiği çabalar ve Ukrayna savaşında tutukluların, iki Amerikan vatandaşının serbest kalması adına gösterdiği çabalarla ilgili olarak takdirini sunduğu belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kalın ve Sullivan Türkiye’nin Rusya’nın Ukrayna toprağını ilhak etmesini kınamasını da ele aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ankara, Rusya’nın Ukrayna işgalinde diplomaside dengeli bir politika izlemeye çalışıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye Rusya’ya yönelik yaptırımlara karşı olsa da Rusya’nın Ukrayna işgalini kınamış durumda ve Kiev’e insansız hava araçları gönderdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsveç ve Finlandiya, Türkiye'yi ikna edebilecek mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-ve-finlandiya-turkiyeyi-ikna-edebilecek-mi-9/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-ve-finlandiya-turkiyeyi-ikna-edebilecek-mi-9/</id>
<published><![CDATA[2022-10-01T10:15:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-01T10:15:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F4B83-4B91ED-2E9CE6-B1B84B-B06318-CFF2A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türk yasalarına göre, parlamento onayı gereken uluslararası sözleşmelerin TBMM’ye ne zaman gönderilecekleri Cumhurbaşkanlığı’nın kararına bağlı. Bu da hükümete, siyasi değerlendirmesine uygun bulmadığı bir sözleşmeyi dilediği kadar tutma yetkisini veriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ankara’da yapılan değerlendirmeler, özellikle İsveç’in "terörle mücadele ve suçluların iadesi” konularında yeterince adım atmadığı ve en son 26 Ağustos’ta yapılan üçlü teknik görüşmede somut bir ilerleme sağlanmadığı şeklinde.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hükümetin İsveç ve Finlandiya’nın katılımına ilişkin onay sürecini aceleye getirmemek niyetinde olduğu, gelecek haftalarda yapılacak toplantıların sonucuna göre atacağı adımı belirleyeceği öngörülüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ankara’da İsveç ve Finlandiya’nın başvurularının ayrı ayrı ele alınması ve ilk olarak daha az sorunlu olan Finlandiya’nın katılımının onaylanması düşüncesi zaman zaman gündeme getiriliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Finlandiya, ittifaka katılımının İsveç ile ortak proje olduğunu, dolayısıyla süreçlerin ayrılmasını istemediğini kaydediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsveç’in TBMM’nin açılmasından sadece bir gün önce Türkiye’ye dönük silah ticaretindeki kısıtlamaları kaldırdığını açıklaması ise yeni hükümetin de ittifaka katılımı öncelikli bir adım olarak gördüğünü göstermesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İsveç, 2019 sonunda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği Barış Pınarı Operasyonu’nu gerekçe göstererek silah satışına kısıtlama getirmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İsveç’ten 1 Ekim öncesi önemli adım</span><br />
	<br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya’nın katılım süreçleriyle ilgili olarak Ekim ayında önemli toplantılar yapılacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu toplantıların ilki, 5-6 Ekim günlerinde suçluların iadesine ilişkin teknik konuları ele alacak olan Türkiye ve İsveç adalet bakanlıkları arasında gerçekleşecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye, İsveç’ten özellikle "terör zanlılarının” iadesi konusunda somut adım bekliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu konuda her iki ülkeden de henüz somut bir adım atılmadığına dikkat çekmiş, bunun Ankara için önemini gündeme getirmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ekim ayında gerçekleşmesi beklenen diğer önemli toplantı ise Türkiye-Finlandiya-İsveç üst düzey yetkililerince yapılacak 2. Ortak Daimi Mekanizma görüşmesi olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsveç’te yaşanan seçim süreci ve hükümet değişikliği nedeniyle bu toplantının tam tarihi henüz netleşmedi. Ancak İsveç ve Finlandiya, bu toplantının bir an önce yapılmasını istiyor.</div>
<div>İsveç’in hükümet değişikliğine karşın NATO’ya katılım müzakerelerini sürdüren ekibi değiştirmemesi bu açıdan olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İsveç ve Finlandiya’ya göre ilerleme var</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ankara’nın "ilerleme yok” açıklamasına karşın İsveç ve Finlandiyalı yetkililer, özellikle 26 Ağustos toplantısının olumlu bir havada gerçekleştiğini ve ilerleme sağlandığını kaydediyorlar.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türk basınına konuşan Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, "Bizim elimizdeki tablo ilerleme olduğuna işaret ediyor. Detaylara girmek istemem ama Ağustos ayındaki toplantıda olumlu bir hava görüldü ve ilerleme kaydedildi,” ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fin diplomatik kaynaklar da, müzakerelerde gelinen noktayı Türkiye’den daha farklı gördüklerini, Türkiye’nin kaygılarını gidermek için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Son dönemde yapılan görüşmeler sonucunda Ankara’nın dile getirdiği kaygılar karşısında daha yüksek bir farkındalık gösterip işbirliği gösterdiklerini anlatan kaynaklar, Türkiye ile Finlandiya ve Türkiye ile İsveç arasında geçmişte de yapılan birçok ikili anlaşma olduğunu, bunların daha dikkatli ve etkin şekilde uygulanması konusunda uzlaşma sağlandığına dikkat çekiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">2022 sonuna onay beklentisi var</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bu değerlendirmeler ışığında, Finlandiya ve İsveç’in beklentisi Türkiye’nin onay sürecini en geç 2022 sonuna kadar tamamlaması.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fin diplomatik kaynaklar, Haziran’da başlayan müzakerelerin yılsonuna kadar altı aylık bir süreyi tamamlayacağını, bunun da sorunların aşılması için yeterli bir zaman olduğu düşüncesini dile getiriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Aynı kaynaklar, Finlandiya ve İsveç’in savunma ve dışişleri bakanlarının ekim ve kasım aylarında yapılacak NATO bakanlar toplantılarına davetli ülke statüsünde katılacaklarını anımsatarak, bütün bu platformlarda yapılacak temasların iki İskandinav ülkesiyle Türkiye arasındaki sorunların çözülmesine katkı sağlayacağı değerlendirmesini yapıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya’nın beklentilerinin Türkiye’de nasıl karşılık göreceği, müzakerelerde elde edilen sonuçların TBMM’de onay sürecini hangi süratte başlatacağı ileriki dönemde netlik kazanacak.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Süreç nasıl gelişti?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya, ittifaka resmi başvurularını 18 Mayıs’ta yapmışlardı. Bu iki ülkenin katılım protokolleri, 30 Haziran’da toplanan NATO liderler zirvesinden sonra 5 Temmuz’da Brüksel’de imzalanmış ve katılım süreci resmen başlamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>1 Ekim itibarıyla 30 NATO üyesinden 28’i İsveç ve Finlandiya’nın katılımını meclislerinde onayladılar. Sürecin tamamlanması için Türkiye ve Macaristan’ın da meclis onayını tamamlaması gerekiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Finlandiya ve İsveç, AB ve NATO içerisinde "başına buyruk” bir politika izleyen Cumhurbaşkanı Viktor Orban liderliğindeki Macaristan’ın yakın zamanda onay sürecini tamamlayacağı beklentisinde.<br />
	<br />
	</div>
<div>Taraflar arasında yapılan son temaslarda bu konuda bir görüş birliğine varıldığı Helsinki ve Stockholm tarafından dile getiriliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye’nin pozisyonu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 Mayıs’ta yaptığı açıklamadan bu yana değişmedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan, o açıklamasında, İsveç ve Finlandiya’nın başta "PKK olmak üzere terör örgütlerine ev sahipliği yaptığını” söylemiş ve bu konuda adım atmamaları durumunda Türkiye’nin bu ülkelerin ittifaka katılımına olumlu bakmayacağını söylemişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de girişimleriyle Türkiye, İsveç ve Finlandiya, 29 Haziran’da Madrid’de üçlü bir protokol imzalamış ve ancak bu adımla iki ülkenin ittifaka davet edilmelerinin önü açılmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Üçlü protokole göre İsveç ve Finlandiya, "Türkiye karşıtı terör hareketlerine izin vermeyecekleri, terör gruplarının topraklarında faaliyet göstermeyecekleri sözünü vermiş, genel olarak terörizmle mücadelede” Ankara ile daha sıkı işbirliği yapacaklarını bildirmişlerdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Aynı zamanda "terör zanlılarının Türkiye’ye iadesi ve silah satışında kısıtlamaları kaldıracaklarını” da kaydetmişlerdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, Rusya'nın Ukrayna'ya ait 4 bölgeyi ilhakını reddetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-rusya-nin-ukrayna-ya-ait-4-bolgeyi-ilhakin/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-rusya-nin-ukrayna-ya-ait-4-bolgeyi-ilhakin/</id>
<published><![CDATA[2022-10-01T09:32:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-01T09:32:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A27F08-5F16FC-347F3D-B33E65-DC2986-4A15AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bakanlık, Rusya’nın Ukrayna’nın bazı bölgelerini ilhakı hakkında yazılı açıklama yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin 2014'de yapılan gayrimeşru bir referandumla Kırım’ın Rusya tarafından ilhakını tanımadığı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine verdiği güçlü desteği her vesileyle vurguladığı hatırlatılan açıklamada, "2014'de benimsediğimiz bu tutum doğrultusunda, Rusya’nın, Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerini ilhak kararını reddediyoruz." ifadesine yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada şunlar kaydedildi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Uluslararası hukukun yerleşmiş ilkelerinin ağır bir ihlali olan bu kararın tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir. Giderek daha vahim boyutlar alan savaşın müzakereler yoluyla ulaşılacak adil bir barış temelinde çözüme kavuşturulmasına olan desteğimizi yineliyoruz."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya, Ukrayna toprağının yaklaşık yüzde 15'ini daha ilhak etti</div>
<div>Rusya, Kırım'dan sonra Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerini de ilhak ederek Ukrayna'nın yaklaşık yüzde 15'ini topraklarına kattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başkent Moskova'da düzenlenen törende, Ukrayna'nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin Rusya'ya bağlanması için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus yanlısı sözde yönetimlerin başkanları anlaşmalar imzaladı.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD'nin MIR konusunda baskısı daha da artacak"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-abdnin-mir-konusunda-baskisi-daha-da-artacak-416/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-abdnin-mir-konusunda-baskisi-daha-da-artacak-416/</id>
<published><![CDATA[2022-09-23T10:30:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-23T10:30:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44FCB4-43BDAA-BBB0BA-B814FA-5BE649-A32A78.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Hafta başında önce İş Bankası ve daha sonra da Denizbank, Rus ödeme sistemi MIR kullanımını askıya aldıklarını açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bankaların bu kararı öncesinde ABD Maliye Bakanlığı 15 Eylül’de Rusya’ya yeni yaptırımlar açıklamış ve Rus ödeme sistemlerini kullanan ABD dışındaki mali kurumlara yaptırım riskine işaret etmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Maliye Bakanlığı’na bağlı yaptırımların uygulanmasından sorumlu olan Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Ukrayna işgali sonrasında karşı karşıya kaldığı mali yaptırımlar sebebiyle Rusya’nın ödeme işlemleri için yeni yollar bulmaya çalıştığını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>OFAC, Rusya’nın Ulusal Ödeme Kart Sistemi’nin ya da MIR Ulusal Ödeme Sistemi’nin kapsamlı kullanımı aracılığıyla, yaptırımlardan kaçınma çabalarına dikkat çekti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu iki sistem, ABD’nin geçen hafta açıkladığı yaptırımların doğrudan kapsamında değil. Ancak MIR sistemini de işleten Ulusal Ödeme Sistemi’nin genel müdürü Vladimir Komlev, yaptırımlarla hedef alınan isimler arasında.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Vladimir Komlev’in başka ülkelerde MIR sisteminin kullanımını teşvik ettiği belirtiliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bununla birlikte, ABD Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı uyarıda, "Rusya Ulusal Ödeme Sistemi’yle yeni ya da kapsamlı anlaşmaya giren ABD dışındaki mali kurumlar, Rusya’nın ABD yaptırımlarını delme çabalarına destek verme riskiyle karşı karşıya kalır" ifadeleri kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Yaptırımların yanlış tarafında olma riski”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>MIR sistemi, Rusya'nın Kırım’ı ilhak etmesi nedeniyle yaptırımlarla karşı karşıya kalınca 2014 yılında geliştirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sistem, Ukrayna işgalinden sonra uygulanan yaptırımlar uyarınca iki kredi kartı şirketi Mastercard ve Visa’nın Rusya’da faaliyetleri ve hizmetleri durdurmasının ardından genişletildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>MIR ödeme sistemi, Rusya’nın yaptırımları delmesinde olası bir mekanizma görevi görebileceği ve Kremlin’e mali açıdan bir nefes alma imkanı tanıyabileceği konusundaki endişeler sebebiyle Batılı yetkilileri kaygılandırdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Amerikalı üst düzey bir yönetim yetkilisi hafta içinde VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, iki bankanın MIR sistemini askıya alma kararının mantıklı olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yetkili, "MIR sisteminin askıya alınması bir bankayı Rusya ile iş yapmaktan kaynaklanan yaptırım riskinden korumanın en iyi yollarından biri. Daha fazla bankanın MIR sistemini askıya almasını bekliyoruz çünkü koalisyonun yaptırımlarının yanlış tarafında olma riski almak istemezler” ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Bankalar ihtiyaten mantıklı hareket etti”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye konuşan uzmanlar OFAC’ın geçen hafta yayınladığı açıklamanın, bu sistemlerin yaptırımların delinmesinde kullanılmasını engellemeyi amaçladığına dikkat çekti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzmanlar iki bankanın MIR kararıyla Batı ülkelerinin Rusya’ya ekonomik yaptırım baskısını artırdığı bir sırada çapraz ateşte kalmaktan kaçınma çabası olarak niteliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>2014 yılında Rusya’ya karşı yaptırımların hazırlanmasına liderlik eden ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Yaptırım Politikasından Sorumlu eski Koordinatörü Daniel Fried, VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, iki bankanın "ihtiyaten mantıklı şekilde hareket ettiğini” söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Merkezi Washington’da bulunan Atlantik Konseyi uzmanlarından olan ABD’nin eski Polonya Büyükelçisi Daniel Fried, OFAC’ın açıklamasının MIR sistemiyle iş yapmanın belirli bir derecede risk teşkil ettiğine işaret ettiğini belirterek, iki bankanın doğru bir adım attığı görüşünü dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Maliye Bakanlığı’nın geçen hafta açıkladığı yaptırımların ardından Reuters’a konuşan eski OFAC yetkilisi Brian O’Toole da, "Ellerinde diplomatik ya da istihbarat olarak, Rusya’nın yaptırımları delmek için iç ödeme sisteminde uluslararası bağlantı kurmayı amaçladığına ilişkin bir gösterge olmalı” ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Londra’da bulunan Bluebay Asset Management’ın gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash, MIR sistemini askıya alma kararı alan iki bankanın, yapılacak işin olası dolaylı yaptırımlara takılma riskine değmeyeceğine kanaat getirdiği görüşünde.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Devlet bankaları Halkbank, Vakıf Bank ve Ziraat Bankası da MIR sistemini kullanıyor. Halkbank bir süredir ABD’de savcıların bankayı İran’a yönelik yaptırımların delmekle suçladığı bir davayla karşı karşıya.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye konuşan Timothy Ash, "Devlet bankalarını hükümet yönlendirecektir. Belki Türk hükümeti, bankacılık sistemine yönelik kapsamlı risk ve hasarı sınırlandırmak için bu kurum üzerinden yapılan MIR işlemlerine kısıtlama getirebilir” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>MIR sistemi Türkiye’de Rus turistler tarafından kullanılıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Moscow Times bu hafta başında yayınlanan bir haberinde, Rus Tur Operatörleri Derneği ATOR’un Ruslar’a "daralan ödeme seçenekleri” sebebiyle Türkiye’ye nakit parayla gitmeleri tavsiyesinde bulunduğunu aktarmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Johns Hopkins Üniversitesi’nden Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke, VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, bu üç devlet bankasının da MIR sistemini askıya alıp almayacaklarını kestirmenin zor olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hanke, Türkiye’nin turizm gelirine ihtiyaç duyduğunu ve sistemin tamamen kapatılmasının dolaylı olarak Rus turizmini etkileyebileceğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash ise düşük sezona girildiği için olası bir kaybın etkisinin daha az olacağı görüşünde.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">ABD daha önce Rusya konusunda kaygılarını iletmişti</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Amerikalı yetkililer bir süredir yaptırımların hedefinde olan Rus kişi ya da kurumlarla iş yapılması konusundaki kaygılarını iletiyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Maliye Bakanlığı geçen ay TÜSİAD’a (Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği) gönderdiği mektupta yaptırım kapsamındaki Ruslar’la ticari ilişkilerin devam ettirilmesi konusunda uyarıda bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Maliye Bakanı Nureddin Nebati Twitter’dan paylaştığı mesajda, "Türk iş dünyası örgütlerine iletilen mektubun iş çevrelerimizde bir endişe yaratması anlamsızdır” ifadelerini kullanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Maliye Bakanlığı’nın iki numaralı yetkilisi Wally Adeyemo da geçen ay Maliye Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. ABD’den görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada Adeyemo’nun "Rus kişi ve kurumların yaptırımları delme girişiminde bulunduğuna ilişkin kaygıları gündeme getirdiği” belirtilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Baskının artmasını bekliyorum”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Financial Times gazetesi de geçten haftaki bir haberinde, ABD ve AB’nin Türkiye üzerinde Rusya yaptırımları konusunda baskıyı arttırdığını ve Brüksel’in bu konudaki endişelerini Türk yetkililere iletmeye hazırlandığını aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gazeteye konuşan Batılı yetkililer yaptırımlar konusunda boşlukların kapatılması gerektiğini vurgulamıştı. AB’nin mali hizmetler komiseri Mairead McGuinnes’in gelecek ay Türkiye’yi ziyaret etmesi bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye bundan sonraki beklentileri değerlendiren ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski yaptırım koordinatörü Daniel Fried, Amerika’nın çok sayıda kaynağını Rusya’nın kanallarını kurutmaya ayıracağı öngörüsünde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fried, "Bana kalırsa ABD’nin Rusya yaptırımlarını delenlerden hesap sorulması konusunda baskı artacak. Orta Asya ve Güney Kafkasya’daki ülkeler, yaptırımların delinmesinden kaçınmak amacıyla, bankalarının ne yaptığına daha fazla dikkat etmeye başlayacak” diye konuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">14 yıl sonra ilk kez bir İsrail Başbakanı ile görüştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/14-yil-sonra-ilk-kez-bir-israil-basbakani-ile-goru/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/14-yil-sonra-ilk-kez-bir-israil-basbakani-ile-goru/</id>
<published><![CDATA[2022-09-21T08:18:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-21T08:18:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_641F54-2B4B46-496EBB-53F628-8F5B25-E337A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye le İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesi 10 yıldan uzun süredir iniş-çıkışlar yaşarken; 17 Ağustos'ta iki ülke arasında normalleşme sağlanmış ve büyükelçilerin yeniden atanmasına karar verilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fransız haber ajansı AFP, Lapid'in Hamas'ın elinde olan İsrail vatandaşlarını kurtarmak için yardım arayışında olduğunu yazdı. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada da "Lapid'in kayıp ve rehin durumdaki İsraillierin durumu ve tümünü evlerine geri götürmenin öneminden bahsettiği" belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, Lapid'in, İsrail'in "düşmanı İran'la ilgili endişelerini de dile getirdiği ve Erdoğan'a istihbarat paylaşımı için teşekkür ettiği" de belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mayıs ayında İran'ın İsrail vatandaşlarına Türkiye'de suikastler düzenleyeceği yönünde bir istihbarat olduğu ifade edilmiş; Türkiye'nin şüphelilerin yakalanması konusunda İsrail ile yakın işbirliği içinde çalıştığı açıklanmıştı. Ardından iki ülke arasındaki normalleşme süreci hız kazanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan son olarak 2008'de bir İsrail Başbakanı'yla bir araya gelmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Amerika'dan beklentimiz güçlü tedbirler almaları"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-amerika-dan-beklentimiz-guclu-tedbirler-almalari-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-amerika-dan-beklentimiz-guclu-tedbirler-almalari-/</id>
<published><![CDATA[2022-09-19T08:22:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-19T08:22:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6DCA3A-BF3609-7257F7-D1E802-092D82-7D4094.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Erdoğan, Rockefeller Plaza'da düzenlenen Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) yemeğinde yaptığı konuşmasına, Amerika'yı ikinci vatan eyleyen tüm Türk vatandaşlarına selam ve sevgilerini göndererek başladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye'den selamlar getirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz sizleri özlemiştik. Görüyorum ki, sizler de bizi özlemişsiniz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da gönüllerimizi buluşturan TASC'a şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan, dernek temsilcileri, bilim insanları, akademisyenler, iş dünyası, sanatçılar, sporcular gibi Türk-Amerikan toplumunun farklı kesimlerini oluşturanlarla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Mesafelerin ayıramayacağı kadar gönülleri yakın insanlarız'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Davete icabet edelere teşekkür eden Erdoğan, "Aramızda binlerce kilometre olsa da kalplerimiz bir, sevinç ve hüzünlerimiz ortaktır. O güzel şarkımızda ne diyoruz? Aynı yoldan geçmişiz biz, aynı sudan içmişiz biz, yazımız bir kışımız bir, aynı dağın yeliyiz biz, gönüller bir dualar bir, bir Allah'ın kuluyuz biz, has bahçemiz yurdumuzdur, aynı bağın gülüyüz biz. Evet, bizler mesafelerin ayıramayacağı kadar gönülleri yakın insanlarız." dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>ABD'de yaşan Türk vatandaşlarının ürettiğini, evlatlarını burada yetiştirdiğini, mesleki kariyerlerinin yanı sıra girişimleri, sosyal sorumluluk projeleri, akademik çalışmaları ve sivil toplum faaliyetleriyle Amerikan toplumuna ve ekonomisine önemli katkılar sağladığını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Siyasi alanda üstlendiğiniz aktif roller, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olma isteğinizi en etkin şekilde ortaya koymanızı sağlıyor. Çalıştığınız kurumlarda, üniversitelerde, düşünce kuruluşlarında kritik projelere imza atıyorsunuz. Tüm bunları yaparken, ana vatanla bağlarınızı korumayı ihmal etmiyor, milletimizin bir parçası olduğunuzu asla unutmuyorsunuz. Kimliğinizi muhafaza edip, kültürümüzü en iyi şekilde bu topraklarda yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyorsunuz. Her birinizi başarılarınız, gayretleriniz, emekleriniz için tebrik ediyorum."<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı görüşlere ve inançlara sahip olsalar da Türk vatandaşlarının bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini son derece önemsediğini dile getirdi.</div>
<div>Yurt dışında yaşayanlarla birlikte nüfusu 95 milyonu bulan büyük bir ailenin mensupları olduklarını söyleyen Erdoğan, "Sizler diğer aidiyetleriniz yanında Türkiye'nin Amerika'daki gönül elçileri, milletimizin bu topraklardaki temsilcilerisiniz. Amerika'da, Türkiye'ye ve Türk insanına yönelik artan ilgide, sizlerin farklı alanlarda elde ettiği başarıların çok önemli payı bulunuyor. Ülkem ve milletim adına, sizlerin şahsına tüm vatandaşlarıma buradan teşekkür ediyorum." diye konuştu.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Eylul 2022/tayyip-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Asimilasyona ne kadar karşıysak, entegrasyonu o derece destekliyoruz'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Türklerle bir araya geldiğinde sık sık vurguladığı bir husus olduğunu ifade ederek, "Biz asimilasyona ne kadar karşıysak, entegrasyonu da o derece kuvvetli bir şekilde destekliyoruz." dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bizim uyum ve entegrasyon anlayışımız vatandaşlarımızın kendi kültürlerine, kendi değerlerine sahip çıkarak, içinde yaşadıkları toplumların hayatına aktif olarak katılmaları, bütünleşmeleridir. Bu konuda atılan her adımı destekliyoruz. ABD'de yürüttüğünüz çalışmalarda sizlere daima destek vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Bugün aramızda bulunan değerli Amerikalı siyasetçilerin ve yerel yöneticilerin de başarılarınızdan ve topluma daha fazla entegre olabilmek için yürüttüğünüz çalışmalardan büyük memnuniyet duyduğuna eminim. Geldiğimiz noktada, Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğini müşahede ediyoruz. Sahip olduğunuz ortak değerler etrafında birleştiğiniz sürece, üstesinden gelemeyeceğiniz zorluk yoktur. Önümüzdeki süreçte, birlik ve beraberliğinizi muhafaza etmenizin Amerikalı dostlarımızın ülkemizi, kültürümüzü ve tarihimizi daha iyi anlamalarına katkı sağlayacağına inanıyorum. Herkesin bildiği gibi hayat maalesef boşluk kabul etmiyor. Bizim ihmal ettiğimiz her alan başkaları tarafından dolduruluyor. Bu boşlukları da çoğu zaman ülkemize ve milletimize yönelik husumet besleyen örgütler ve lobiler istismar ediyor. Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlemek amacıyla hareket eden çıkar gruplarını ve faaliyetlerini sizler çok iyi görüyorsunuz. Hukuki ve tarihi gerçeklerden uzak iddialar yoluyla Türkiye’yi hedef alan bu faaliyetlerin akim bırakılması büyük önem arz ediyor. Milletimiz hakkındaki gerçeklerin, gerek Washington'da gerek eyaletler düzeyinde daha iyi idrak edilmesini sağlamak hepimizin görevidir. Türkiye ortak paydasında buluşan tüm vatandaşlarımızın siyasi ve diğer görüş ayrılıklarını bir tarafa koyarak milli meselelerde dayanışma içinde hareket etmesini bekliyoruz."<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:<br />
	<br />
	</div>
<div>Sizler milletimizin ABD’deki gönül elçilerisiniz. Hepimiz, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla birlikte nüfusu 95 milyonu bulan büyük bir aileyiz.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlemek amacıyla hareket eden çıkar gruplarını ve faaliyetlerini sizler zaten görüyorsunuz. Hukuk ve tarih, özellikle bu gerçeklerden uzak iddialar yoluyla, Türkiye’yi hedef alan bu faaliyetlerin akim bırakılması büyük önem arz ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Milletimiz hakkındaki gerçeklerin daha iyi idrak edilmesini sağlamak hepimizin ortak görevidir. Türkiye ortak paydasında buluşan tüm vatandaşlarımızın siyasi ve diğer görüş ayrılıklarını bir tarafa koyarak milli meselelerde dayanışma içinde hareket etmesini bekliyoruz.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye terörden en çok etkilenen ve terörle mücadelede en ön safta yer alan ülkelerin başında geliyor. PKK/YPG, DEAŞ ve FETÖ'ye kadar terör örgütleriyle mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Terörün karanlık gölgesini bölgemizin üzerinden muhakkak kaldıracağız. Amerikalı dostlarımızın PKK-YPG ve FETÖ ile mücadelemizde müttefiklik ruhuna yakışır şekilde, iş birliği içinde hareket etmesini bekliyoruz.<br />
	<br />
	</div>
<div>FETÖ elebaşının ve örgüt mensuplarının Türk adaletine teslim edilmesi için Amerikan makamları nezdindeki girişimlerimizi titizlikle yürütüyoruz.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amerika'dan beklentimiz; dinimizi terörle aynı paranteze alan çarpık zihniyete ve Müslümanlara yönelik nefret eylemlerine karşı güçlü tedbirler almalarıdır.<br />
	<br />
	</div>
<div>Önümüzdeki süreçte, Amerika ile iş birliğimizi ortak çıkarlar temelinde geliştirirken aramızdaki sorunları çözebilmeyi ümit ediyorum.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mültecileri denizde boğan bir Türkiye yok, onları denizden toplayan bir Türkiye var.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yunan Sahil Güvenlik birimleri Ro-Ro gemisine taciz ateşi açtı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunan-sahil-guvenlik-birimleri-ro-ro-gemisine-taci/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yunan-sahil-guvenlik-birimleri-ro-ro-gemisine-taci/</id>
<published><![CDATA[2022-09-11T08:34:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-11T08:34:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6B3CA-DD9520-977AD6-547E34-A2BB92-538518.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yunanistan Sahil Güvenlik birimleri, Bozcaada açıklarındaki uluslararası sularda seyir halindeki Komoros bayraklı 'Anatolian' isimli gemiye taciz ateşi açtı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, bugün saat 13.27'de Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) tarafından Bozcaada'nın 11 deniz mili güneybatısında uluslararası sularda seyir halindeki Komoros bayraklı 'Anatolian' isimli Ro-Ro gemisine 2 Yunanistan Sahil Güvenlik unsuru tarafından taciz ateşi açıldığı bildirildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bildirim üzerine olay yerine 2 Türk Sahil Güvenlik Botu gönderildi. Türk botlarının gelmesi üzerine Yunan Sahil Güvenlik birimlerinin bölgeyi süratle terk ettiği belirtildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Açıklamada şunlar kaydedildi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Uluslararası hukuk kuralları hiçe sayılarak açılan taciz ateşi sonrasında gemide bulunan 18 personelde (6 Mısır, 4 Somali, 5 Azerbaycan uyruklu şahıs ve 3 Türk vatandaşı) herhangi bir can kaybı yaşanmadığı ve yaralı personel olmadığı tespit edilmiştir. Halihazırda gemiye 2 Sahil Güvenlik Botu tarafından refakat edilmekte olup Çanakkale Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı talimatı gereği olay ile ilgili tahkikat başlatılmıştır."<br />
	<br />
	</div>
<div>Öte yandan Sahil Güvenlik Komutanlığı olay anına ilişkin görüntüleri de paylaştı. Görüntülerde Yunan Sahil Güvenlik birimlerinin ateş açması ve Ro-Ro gemisindeki isabetler yer alıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail, Türkiye ile havacılık anlaşmasını onayladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israil-turkiye-ile-havacilik-anlasmasini-onayladi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israil-turkiye-ile-havacilik-anlasmasini-onayladi-/</id>
<published><![CDATA[2022-09-05T10:26:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-05T10:26:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89DE91-DA9326-FBBC8C-23599E-4F7099-F2329E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İsrail Başbakanı Yair Lapid, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Hükümet olarak Türkiye ile İsrail arasında havacılık bağlantıları kurulmasına yönelik bir anlaşmayı onayladık" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Lapid, anlaşmayla birlikte artık İsrail’e ait hava yollarının İstanbul’a ve Türkiye'nin diğer noktalarına iniş ve kalkış yapabileceğini belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine de işaret eden Lapid, şunları kaydetti: "Bu anlaşma her şeyden önce İsrailli yolculara ve İsrail havacılığına fayda sağlayacak. Ayrıca bu, bölgede istikrar ve refah için önemli bir stratejik hamledir ve iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bir sonraki adım, büyükelçilerin atanmasıdır."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye ile İsrail, 17 Ağustos’ta diplomatik ilişkilerin yeniden karşılıklı olarak en üst düzeye çıkarılması ve karşılıklı büyükelçi atanması kararı almıştı. İki ülke arasında havacılık alanında bir iş birliği anlaşması imzalandığı da ilan edilmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Halihazırda Türk Hava Yolları ve diğer Türk havacılık firmaları İsrail’e seferler düzenleyebiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsrail’e ait hava yolu firmalarının, İsrailli yolcuların güvenliği için çok sıkı tedbirler uyguladığı biliniyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin 'Yaptırım' mektubu ne anlama geliyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nin-yaptirim-mektubu-ne-anlama-geliyor-763/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nin-yaptirim-mektubu-ne-anlama-geliyor-763/</id>
<published><![CDATA[2022-08-26T08:44:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-26T08:44:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_59851A-79622D-87121A-1CBA3B-7FCF92-E8AD2C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bakanlık mektupta, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlar ile kurulabilecek ilişkilerin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere de yaptırım riski olarak yansıyabileceğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>TÜSİAD önceki gün yayınladığı açıklamada mektubun Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile paylaşıldığı bilgisini verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mektupla ilgili bakanlıklardan şimdiye kadar herhangi bir açıklama gelmedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türk iş dünyası da konuyla ilgili sessizliğini koruyor. Ne TÜSİAD ne de TOBB mektupla ilgili bir değerlendirme yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Dalgakıran: ‘‘Şu anda bir belirsizlik söz konusu, açıklığa kavuşması gereken çok konu var’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD’ye ihracat yapan işadamlarından olan Orta Anadolu Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, kafa karışıklığının henüz giderilemediğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Dalgakıran, ‘‘Açıklığa kavuşması gereken çok konu var. Ne yaptırım içinde ne değil, bunlar belirsiz. Kaldı ki Avrupa hala Rusya’dan doğalgaz alıyor, az da olsa alıyor. Peki onlara ne denecek? Onlara siz kademeli olarak vazgeçin denirse diğerlerine ne denecek? Türk işadamı önce ülkesindeki kurallara sonra da uluslararası kurallara riayet eder. Ancak o kuralların herkes için aynı olması lazım. Şu anda bir belirsizlik söz konusu’’ dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘‘ABD Hazinesi’nin TÜSİAD’a gönderdiği mektubu ben birinci ihtar diye nitelendiriyorum’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Yıllarca ekonomi bürokrasisinde görev yapan Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlenen Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. İbrahim Turhan bu mektubun Amerikan makamlarının Türkiye’ye ilk uyarısı olduğu görüşünü dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan eski üst düzey bürokrat, ‘‘Dış politika realist bir alandır. Türkiye de ne olursa olsun çıkarlarını haklarını menfaatlerini korumak özellikle küresel jeopolitik fay hatlarının bu kadar belirsiz olduğu bir ortamda kendisine alan açmak için bir takım özel adımlar atacaktır. Türkiye’nin bu savaş dolayısıyla üstlendiği pozisyon ve Türkiye’nin günün sonunda Batı ittifakı içerisinde yer almasının ‘bedeli’ olarak Rusya ile bir takım anlaşmalar yapmasına buradan avantajlar elde etmesine ne ABD ne de diğer Batılı ülkeler sesini çıkarmaz. Fakat sorun şurada Rusya köşeye sıkışmış durumda. Öyle ki kredi kartı ile bir harcama yapamıyor, varlıklarına erişemiyor, ticarette çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu nedenle ABD Hazinesi’nin TÜSİAD’a gönderdiği mektubu ben birinci ihtar diye nitelendiriyorum. Türkiye’deki hükümeti doğrudan muhatap almıyor ama Türkiye’deki büyük işlem hacmine sahip önde gelen şirketlere ‘Türkiye ile Rusya arasındaki ilişki tanımlandığı çerçevede kalsın bunun dışına çıkan bir işe karıştığınızı görürsek doğrudan size tepki gösteririz’ mesajı veriyor‘’ dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘‘Rusya’nın Batı yaptırımlarının arkasında dolaşacağı bir mekanizma haline dönüşürse orada durum değişir’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya’ya uygulanan ambargodan rahatsız olan Avrupalı şirketlerin de Türkiye’yi "tramplen" olarak kullanarak iş yapmaya çalışabileceğine dikkat çeken İbrahim Turhan, ABD’nin benzer işler nedeniyle bazı dev bankalara ceza yağdırmış olduğunun da altını çizdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Eski Borsa İstanbul Başkanı, ‘‘Rusya bu köşeye sıkışmışlıkta Botaş veya Ziraat Bankası üzerindeki kurduğumuz ilişkiyi Türkiye hükümetinin kabul edebileceğinin ötesine taşımak için bir takım girişimlerde bulunabilir. Dahası hükümetlerin ya da kamuoylarının baskısı sebebiyle Rusya’ya yaptırımlara katılmış olan İtalya’daki İspanya’daki hatta Almanya’daki bazı şirketler ki bunların gönülsüz olduğunu biliyoruz çünkü burada para kazanma imkanından yoksun kalıyorlar, bu şirketler Türkiye ile Rusya arasında böyle bir köprü kurulmasını kendileri için avantaja çevirecek adımlar atabilir. ABD diplomatik çerçevede bu uyarıyı yapıyor. Geçmişte İran’a uygulanan yaptırımların arkasını dolaşmak anlamına gelecek işler yaptığı için mesela BNP Aribas, Deutsche Bank, ABN Ambro Bank geçmişte Amerikan Hazine Bakanlığı tarafından çok ciddi yaptırımlara uğradılar’’ dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>ABD Hazine Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo, Türk Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Yunus Elitaş’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘‘ABD ikinci ihtar olarak uluslararası finansal kuruluşlarına ‘Türkiye ile kurduğunuz ilişkilere dikkat edin’ diyebilir’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Peki Türk şirketleri bu uyarıyı dikkate almazsa ne olur?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Profesör Turhan’a göre; o zaman önce ikinci ihtar, o da sonuç vermezse üçüncü ihtar devreye girecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>‘‘İkinci ihtarda ABD kendi egemenlik sınır içerisinde bulunan şirketlere, ‘Ben bir takım uyarılarda bulundum bunlar ciddiye alınmadı. Türkiye’deki şirketler ve bankalar Rusya arasındaki ilişki biçimini ben onaylamıyorum bu şekilde finansman desteği sağlarsanız, aracılık yapar ya da bunu kolaylaştırırsanız ya da bu işlerle doğrudan ilişkide olmasa bile dolaylı olsa bile kredi verirseniz finansman yaparsanız size yaptırım uygularım’ der. Türkiye’deki şirketlerin çoğunluğu merkezi yurtdışında olan şirketlerden kullandığı krediler var ya da Amerika’nın egemenlik sınırı içerisinde bulunan finansal kuruluşları yatırım fonları Türkiye’deki şirketlerin hisselerine yatırım yapıyor. Şayet böyle bir yasak gelirse bu kuruluşların kendilerini riske atmamak için Türkiye’ye açmış oldukları kredi ve yatırım limitlerini kapatması gündeme gelebilir. Türkiye’ye yaptırım uygulamaz ama söz gelimi uluslararası finansal kuruluşlar ile banka ve yatırım kuruluşlarına, ‘Türkiye ile kurduğunuz ilişkilere dikkat edin’ diyebilir. Bunu demesi yeter zaten. Üçüncüsünde de gerçek ve tüzel kişiler yaptırım listesine alınır.’’</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘‘S-400 krizindeki gibi ağır kayıplar yaşamak istemiyorsak itinalı olmalıyız’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ersin Kalaycıoğlu ise durumun çok daha ciddi olduğunu düşünüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Prof. Kalaycıoğlu, ‘‘ Türkiye şu anda Rusya’ya yaptırım uygulamakta olan ABD ve NATO’nun dışında bir politika izliyor. Bu izlediği politika dolayısıyla da eğer ABD’nin belirlemiş olduğu Rus şirketleri veya Rus yetkililerle herhangi ticari ilişkileri olursa bu yasa kapsamında yaptırım uygulanması mukadder. Bunun takipçisi ABD Başkanı’dır. Eğer Kongre isterse başkanı es geçerek bu yasanın uygulanmasını bizzat kendisi yapabiliyor. Dolayısıyla Türkiye bu yasa kapsamında ve yaptırım uygulanmakta olan çeşitli şirketlerle ilişkilere girmemek ve bu yaptırımları anlamsız hale getirecek çeşitli girişimlerde bulunmamak durumunda. Kişiler ve şirketler aynı yaptırımlara konu olabilecek hale geliyor. Bunu bildiren bir yazı göndermişler. Özetle durum bu. Bunu çok ciddiye almak durumundayız. Çünkü kolayca yine S-400 sonrası karşılaştığımız gibi büyük bir kayıpla karşı karşıya kalabiliriz. Bunun ticaretteki veya daha genel anlamda ekonomideki karşılığı neyse onunla karşılaşmak durumuyla karşı karşıya kalmak istemiyorsak burada adımlarımızı atarken çok dikkat ve itina göstermemiz gerekiyor. Aksi takdirde bunun maliyetinin ağır olabilme rizikosu var’’ dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘‘İş zora girince geri adım atılıyor, sonra içeride ABD düşmanlığı pompalanıyor’’</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Hükümetin Rahip Andrew Brunson örneğinde olduğu gibi bu tip uyarılara önce üst perdeden yanıt verdiğini ardından da pozisyon değiştirdiğini ifade eden Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi öğretim üyesi, Rıza Sarraf olayını hatırlatarak yeni bir Halkbank tartışması yaşanmaması için itidalli davranmak gerektiğini dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Prof. Kalaycıoğlu, ‘‘Şu ana kadar hükümetin yapmakta olduğu uygulama üst perdeden birtakım itirazlarda bulunmak. İş çok zora girdiğinde ABD’nin veya Rusya’nın istediği neyse onu aynen yerine getirmek ki bunu Rahip Brunson olayında ABD ile gayet açık bir şekilde gördük. Ondan sonra dönüp Türkiye de kendi tabanına Türkiye iç politikasına muazzam bir Amerika düşmanlığı ve Batı düşmanlığı pompalamak. Atmış olduğu geri adımı göz ardı edebilecek bir medya karartmasıyla geçiştirmek yoluna gidiyor. Bu kez de çok büyük bir farklılıkla karşılaşacağımız kanısında değilim. Aynı olayı İran’la ilişkilerde Rıza Sarraf olayı yaşadık. Hala ABD ile Halk Bankası hakkındaki sorunlar devam ediyor. Bu durum da ilişkileri daha zor daha zehirli bir noktaya doğru götürüyor. Üstelik böylece hem Amerika’dan hem Avrupa’dan ama daha önemlisi hem demokrasiden ve hukuk devletinde uzaklaştırıyor Türkiye’yi’’ dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">MSB'den Yunan F-16'larına taciz suçlaması</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/msb-den-yunan-f-16-larina-taciz-suclamasi-544/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/msb-den-yunan-f-16-larina-taciz-suclamasi-544/</id>
<published><![CDATA[2022-08-26T08:41:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-26T08:41:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_483830-28530C-E24B4E-2358ED-84DCD1-5E57D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye ile Yunanistan arasındaki askeri gerginlik devam ediyor. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Ege Denizi üzerinde NATO görevi yapan Türk savaş uçaklarının Yunan güçleri tarafından taciz edildiğini iddia etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bakanlık kaynakları, "Ege Denizi'nde NATO'nun havadan erken ihbar uçağı AWACS ve Nexus Ace eğitim görevini gerçekleştiren iki Türk F-16 savaş uçağının, 24 Ağustos'ta Yunanistan'a ait F-16 savaş uçakları tarafından radar kilidi atılarak taciz edildiğini" açıkladı. Bakanlık, Türk uçaklarının da radar kilidi atarak Yunan uçaklarına karşılık verdiğini kaydetti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NATO'ya bildirildi</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan'ı gerginliği artırmakla suçlayan MSB kaynakları, yaşanan son olayda Yunanistan'ın kasıtlı ve planlı olarak davrandığını ve ısrarla NATO görevlerinin hedef alındığını söyledi. Bu olayın da daha önce yaşanan gerginlikler gibi NATO makamlarına iletildiğini belirten kaynaklar, Yunanistan Savunma Bakanlığı'nın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını da savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>MSB, Yunanistan'ı NATO müttefiklik ruhuna uygun davranmamakla ve uçuş emniyetini riske atmakla suçladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Son taciz iddiasıyla ilgili Yunanistan tarafından ise henüz bir açıklama yapılmadı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, İsveç ve Finlandiya heyetleri arasında ilk toplantı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-isvec-ve-finlandiya-heyetleri-arasinda-ilk/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-isvec-ve-finlandiya-heyetleri-arasinda-ilk/</id>
<published><![CDATA[2022-08-26T08:39:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-26T08:39:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6BECF-B3EFCB-639620-9622FD-B17278-4ED7D4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasındaki NATO üyeliği krizinin aşılmasını sağlayan üçlü mutabakat çerçevesinde kurulan Daimi Ortak Mekanizma'nın ilk toplantısı bugün gerçekleştirilecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Üç ülke arasında 28 Haziran'da Madrid'deki NATO zirvesinde imzalanan mutabakat kapsamında verilen taahhütlerin takibi ve hayata geçirilmesi için dışişleri, içişleri ve adalet bakanlıkları, istihbarat servisleri ve güvenlik kurumlarından uzmanların katılımıyla oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma'nın Finlandiya'daki toplantısında Türk heyetine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlık edecek. Heyette, Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlıkları ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan da temsilcilerin yer alması planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fin Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, Daimi Ortak Mekanizma'nın toplantılarının dönüşümlü olarak Finlandiya, İsveç ve Türkiye'de düzenleneceğini belirtmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Üçlü mutabakat, İsveç ve Finlandiya'nın başta PKK olmak üzere "terör örgütleriyle mücadelede daha somut adımlar atması ve Ankara'ya yönelik silah ambargolarını kaldırması karşılığında" Türkiye'nin de bu iki ülkenin NATO üyeliklerini veto etmemesini öngörüyor. Ankara'nın İsveç ve Finlandiya'dan talep ettiği adımların başında, onlarca "teröristin" Türkiye'ye iadesi geliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mutabakat zaptındaki taahhütler İsveç ve Finlandiya tarafından yerine getirilmezse, bu iki ülkenin NATO'ya katılım protokolünün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylanmayacağını söylemişti. Şu an tatilde olan TBMM'nin Ekim ayından önce bu protokolü onaylama ihtimali bulunmuyor. Bazı Türk yetkililer, sürecin gelecek yıla da sarkabileceği uyarısında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları başlatmasının ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçen Finlandiya ve İsveç, Mayıs ayında NATO'ya üyelik başvurusunda bulunmuştu. Finlandiya ve İsveç'in üye olabilmesi için NATO'ya üye 30 ülkenin onayı gerekiyor. Şu ana kadar üye ülkelerin çoğunda, İsveç ve Finlandiya'nın üyeliğinin kabul edilmesine ilişkin protokol meclisten geçti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Filistin lideri Mahmud Abbas Türkiye'de</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/filistin-lideri-mahmud-abbas-turkiyede-795/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/filistin-lideri-mahmud-abbas-turkiyede-795/</id>
<published><![CDATA[2022-08-23T09:42:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-23T09:42:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A31AAC-191B15-35468C-3E9ECF-668F71-3F0752.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan ziyarete ilişkin yapılan açıklamada, "Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle, 22-24 Ağustos 2022 tarihlerinde ülkemizi ziyaret edecektir. Yapılacak resmi görüşmelerde, Türkiye-Filistin ilişkileri, İsrail-Filistin ihtilafı bağlamındaki son gelişmeler ile diğer güncel bölgesel ve uluslararası konular hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ayrıca, Türkiye ile dost ve kardeş Filistin Devleti arasındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik olarak atılabilecek adımlar ele alınacaktır" denildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abbas’ı Beştepe'de resmi törenle karşılayacak. İki lider, görüşmeleri sonrası ortak basın toplantısı düzenleyecek ve birlikte akşam yemeği yiyecek.</div>
<div>Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, Pazar günü yaptığı açıklamada Abbas’ı Erdoğan’ın davet ettiğini açıklamış; Filistinli liderin son dönemde bölgede yaşananlarla ilgili Erdoğan’ı bilgilendireceğini ve iki liderin ilişkilerin gelişmesi için atabileceği adımları görüşeceğini söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Filistin yönetimi, son dönemde İsrail ve Türkiye arasındaki yakınlaşmaya dair olumsuz bir yorum yapmaktan kaçınıyor. Bu yılın başında, henüz görüşmeler sürerken Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Malki, yerel basına göre, İsrail ve Türkiye arasındaki normalleşmenin Ramallah’taki Filistin yönetiminin de faydasına olabileceğini dile getirmişti.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Abbas’a ziyaretinde Malki ve Filistin İstihbarat Şefi Majid Faraj da eşlik ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesiyle ilgili açıklamalar sırasında Ankara, bu sürecin "Türkiye’nin Filistin davasına olan desteğini etkilemeyeceği” açıklamaları yaptı.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye ve İsrail, 17 Ağustos günü yaptıkları açıklamalarla normalleşme sürecinin tamamlanması açısından en önemli adımı atma ve dört yıl aradan sonra karşılıklı büyükelçi atama kararı aldıklarını açıklamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, aynı gün düzenlediği bir basın toplantısında İsrail ile normalleşmenin Filistin davasından vazgeçme anlamına gelmediğini bir kez daha vurguladı. "Büyükelçilerin atanması, Filistin ve Kudüs’e ilişkin mesajlarımızı doğrudan İsrail tarafına iletilmesi açısından da önemli olacaktır" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu, henüz İsrail’le görüşmeler sürerken ve karşılıklı ziyaretler başlamışken Mayıs ayında iki günlük bir ziyaret için İsrail ve işgal altındaki Batı Şeria’ya gitmiş, Filistin’e olan desteği yinelemişti. Bu, 15 yıl aranın ardından bir Türk dışişleri bakanının Batı Şeria’ya yaptığı ilk ziyaret olmuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">TASS: İkinci parti S-400 anlaşması imzalandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tass-ikinci-parti-s-400-anlasmasi-imzalandi-610/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tass-ikinci-parti-s-400-anlasmasi-imzalandi-610/</id>
<published><![CDATA[2022-08-17T10:14:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-17T10:14:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9CE21B-65D554-E9B097-89FFE6-D64CC1-21C676.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Rusya'nın resmi haber ajansı TASS, Moskova ile Ankara arasında ikinci parti S-400 hava savunma sistemlerinin alımı konusunda anlaşmanın imzalandığını duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Konuyla ilgili olarak TASS'a konuşan Rusya Federal Askeri-Teknik İş Birliği Teşkilatı Başkanı Dmitri Şugayev, ikinci parti S-400 füze sisteminin bazı bileşenlerinin Türkiye'de üretilmesi konusunda da anlaşıldığını duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Önümüzdeki birkaç yıl içinde herhangi bir ülkenin, S-400 hava savunma sistemlerine rakip olabilecek bir sistem tasarlama olasılığının düşük olduğunu dile getiren Şugayev, Türkiye ile yapılan sözleşmenin uygulamaya girdiğini de sözlerine ekledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya ile Türkiye arasında ikinci parti S-400'lerin tedariği konusundaki görüşmelerin daha önce ertelenmesine de değinen Dmitri Şugayev, "Bu yıl gelişen zorlu siyasi durum, Rus tarafının ortaklarla ilişkilerinin bazı yönlerini olumsuz etkiledi. Yine de Türkiye ile askeri-teknik iş birliği, iki ülke cumhurbaşkanları arasında varılan anlaşmalar doğrultusunda gelişiyor. Türk ortaklarla şeffaf ve karşılıklı fayda temelinde çalışmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'den ise konuyla ilişkin ilk açıklama Savunma Sanayii Başkanlığı'ndan (SSB) geldi. Başkanlık'tan yapılan açıklamada, "Yeni bir gelişme söz konusu değil. İlk gün yapılan anlaşmaya göre süreç devam etmektedir" denildi.</div>
<div>S-400 alan ilk NATO ülkesi</div>
<div><br />
	</div>
<div>2017'de Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri satın alan ilk NATO ülkesi olan Türkiye'nin bu kararı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer NATO müttefikleri tarafından tepki ile karşılanmıştı. ABD, Türkiye'nin söz konusu Rus füze bataryalarını satin alma kararından vazgeçmemesi üzerine Ankara'yı beşinci nesil F-35 savaş uçağı programından çıkarmıştı.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Soçi zirvesinin gündeminde hangi konular var?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/soci-zirvesinin-gundeminde-hangi-konular-var-476/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/soci-zirvesinin-gundeminde-hangi-konular-var-476/</id>
<published><![CDATA[2022-08-05T09:17:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-05T09:17:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96B6A4-CCAB73-337C9E-9B3937-B0B39C-300348.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Uluslararası diplomaside birbirleriyle en çok görüşen liderler arasında yer alan Erdoğan ve Putin, 29 Eylül 2021'de yine Soçi’de bir araya gelmiş, yaklaşık 3 saatlik baş başa görüşmenin ardından bir açıklama yapmamayı tercih etmişlerdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan ve Putin, bugünkü görüşme için yine Soçi’yi tercih etti. Moskova’dan yapılan açıklamalarda, iki liderin bu görüşmeyi 19 Temmuz’da Tahran’da kararlaştırdıkları bilgisi verildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>İki lider, Suriye’de iç savaşı sona erdirmek amacıyla kurulan Astana süreci toplantısı için gittikleri İran’da ikili bir görüşme yapmışlar ve hem Suriye hem de Ukrayna’daki gelişmeleri ele almışlardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Soçi’de bugün yapılacak görüşmede, Tahran’da ele alınan konuların daha derinleştirilmesi ayrıca ikili ilişkileri özellikle enerji ve ticaret işbirliğini içeren unsurlarının ağırlıklı olarak ele alınması bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rus liderin bugün yapılacak görüşme öncesinde Güvenlik Konseyi’ni toplaması dikkat çekti. Kremlin’den yapılan açıklamada, üst düzey askeri yetkililerin de katıldığı konsey toplantısında bugün yapılacak Türkiye-Rusya görüşmesinin gündeminin değerlendiği açıklandı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Ukrayna ve tahıl anlaşması öncelikli gündem</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan ve Putin’in gündeminin öncelikli unsurları arasında Rusya’nın 24 Şubat’ta başlattığı Ukrayna işgal girişimi ve bunun küresel ve bölgesel etkileri geliyor.</div>
<div>Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Rus basınına yaptığı açıklamalarda, 22 Temmuz’da imzalanan tahıl ihraç anlaşmalarının uygulanma sürecinin ağırlıklı olarak ele alınacağını kaydetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>İstanbul’da yapılan törende, Ukrayna ve Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) ayrı ayrı anlaşmalar imzalamış ve böylece Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaştırılmasının önünü açmışlardı. Bu kapsamda ilk gemi 3 Ağustos’ta Türk boğazlarından geçerek Lübnan’a doğru seferini devam ettirmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rusya, bu anlaşmanın yanı sıra BM ile de ikili bir başka metne daha imza atmış ve başta gübre ve gıda ürünleri olmak üzere kendi ihracatının Batı yaptırımlarına uğramadan gerçekleştirilmesinin altyapısını oluşturmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan ve Putin’in görüşmesinde hem Ukrayna ürünlerinin taşınması hem de Rusya’nın başlatacağı ihracatının sürdürülmesine ilişkin ayrıntıların ele alınması öngörülüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye, bu anlaşmalar sayesinde küresel gıda bunalımının çözümüne dönük adım atılıyor olmasını Rusya ve Ukrayna arasında sağlanan bir güven artırıcı önlem olarak görüyor ve ileride olası barış müzakereleri için fırsat yarattığını düşünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu nedenle, Erdoğan’ın Putin ile yapacağı görüşmede, anlaşmanın kesintisiz uygulanması, gemi trafiğini etkileyecek saldırılardan kaçınılması çağrısında bulunması bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Görüşmede, Ukrayna’da devam eden savaşla ilgili genel değerlendirmelerin yapılması ve Erdoğan’ın 24 Şubat’tan bu yana dile getirdiği barış için İstanbul’da liderler zirvesi önerini yinelemesi de beklentiler arasında.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Agustos 2022/soci-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Ukrayna'dan yola çıkan ve 27 bin ton mısır taşıyan gemi Lübnan'a gitmek üzere İstanbul Boğazı'ndan geçiş yaptı</span><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Suriye'nin kuzeyine operasyon olacak mı?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye-İran ve Rusya, 19 Temmuz’da Astana Zirvesi’nin ağırlıklı gündeminin "terörle mücadele" olduğunu, bu kapsamda Türkiye’nin hem sınırlarına hem de güvenlik güçlerine dönük saldırılarını artıran YPG’ye karşı yeni bir operasyon kararlılığının ele alındığını Cumhurbaşkanı Erdoğan Tahran dönüşü gazetecilere açıklamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hem Rus hem de İran tarafının Tel Rıfat ve Menbiç’i hedef alacak böyle bir operasyona soğuk baktığını kaydeden Erdoğan, YPG’nin asıl amacının Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmak olduğunu dolayısıyla her iki Astana ortağının aslında Türkiye’ye destek vermesi gerektiğini vurgulamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan’ın Soçi görüşmesi sırasında Putin’den operasyon konusunda daha esnek bir tavır takınmasını isteyebileceği, askeri harekatın sadece terör unsurlarına karşı olacağı güvencesini vermesi öngörülüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 31 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kendi ulusal güvenliği söz konusu olduğunda kimseden icazet almayacağını kaydetmiş, gerek duyulduğu anda kararın Ankara tarafından verileceğini kaydetmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Suriye’de birbirine bağlı hassas birçok sürecin iç içe geçmiş olması, Ankara’nın kuzey Suriye için hissettiklerinin Moskova için İdlib’de geçerli olması Türkiye’nin tek taraflı bir adımının zorluğunu ortaya koyuyor. &nbsp;&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Diplomatik çevrelerde yapılan değerlendirmeler, Erdoğan’ın son aylarda dile getirdiği operasyonun belli bir noktada gerçekleşme olasılığını güçlü olduğuna ancak İran ve Rusya ile yapılacak görüşmelerin sonucuna göre hangi şiddet ve ölçekte olacağının belirleneceğine işaret ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu kapsamda, Rusya’nın Suriye’nin hava sahasını kontrol altında tutuyor olması, olası bir operasyonda Türkiye’nin hava sahası konusunda Rusya ile uzlaşması gerekliliğini gösteriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>2019’da Barış Kalkanı Harekâtı sırasında da hava unsurlarını çok kısıtlı kullanan Türkiye’nin Rusya’dan olumlu yanıt alamamasının operasyon planlamasını etkileyeceği öngörülüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dolayısıyla bugün Putin’in Erdoğan’ın taleplerine vereceği yanıtlar, Ankara’nın bundan sonraki süreçte atacağı adımların şekillenmesi açısından büyük önem taşıyor.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Rusya, enerji ve ekonomiye ağırlık veriyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>24 Şubat’ta başlattığı Ukrayna işgal girişimi nedeniyle, Batılı ülkelerin kapsamlı ve etkin yaptırımı altında olan Rusya açısından yaptırımlara katılmayan Türkiye ile ikili ekonomik, ticari ve enerji işbirliğinin derinleştirilmesi öncelikli bir hedef olarak görülüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rus basınına yansıyan haberlerde, liderlerin Soçi gündeminde çok boyutlu Türk-Rus işbirliğinin ayrıntılı olarak ele alınması, ticaret ve ekonomik ilişkilerin daha da ileri götürülmesi ve enerji sektöründe ortak stratejik projelerin yaşama geçirilmesi gibi unsurlar yer alıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ankara, savaşın başlamasının ardından Batı’nın aldığı yaptırım kararlarına uymayacağını açıklamış, yasal olduğu sürece Rus işadamlarının Türkiye’de faaliyet göstermeye devam edeceklerini belirtmiş ve daha da önemlisi hava sahasını Rus uçaklarına kapatmamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu durum Türkiye’yi Rusya karşısında daha da özel bir konuma taşımış ve taraflar arasında ticaret rakamlarında geçmiş senelere oranla artışlar gözlenmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan-Putin görüşmesinde bu eğilimin giderek artan şekilde devam etmesi ve bunun için atılacak adımların ele alınması bekleniyor. Yaptırımlardan dolayı ABD doları ile işlem yapmaktan kaçınan Rusya’nın Türkiye ile uzun süredir müzakere ettiği yerli para birimleriyle ticaret konusunu gündeme getirmesi bu adımlardan biri olarak görülüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ankara’nın ise taraflar arasındaki ekonomik faaliyetlerin daha da artması için Rusya’nın Türk vatandaşlarına uyguladığı vizeyi kaldırması talebi uzun süredir masada bekliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rusya, 2015’de savaş uçağının düşürülmesinin ardından uyguladığı yaptırımlar kapsamında Türk vatandaşlarına yeniden vize uygulamasını başlatmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>İlişkilerin normalleşmesine karşın vizenin hala uygulanıyor olması &nbsp;özellikle iş çevrelerinde sıkıntı yaratan bir unsur olarak görülüyor.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Agustos 2022/soci-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">21 Temmuz'da Akkuyu Nükleer Santrali'nin dördüncü ve son reaktörünün temeli atıldı</span><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Akkuyu ve yeni projeler gündemde</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan, 19 Temmuz’da Putin ile ikili yaptığı görüşme hakkında basına açıklamalarda bulunurken, "Bize çok çok farklı bazı teklifleri oldu. Biz inşallah burada doğal gaz konusunda, Akkuyu meselesinde ve diğer konularda şu anda dayanışmamızı aynen sürdürüyoruz, sürdüreceğiz,” ifadelerini kullanmış ancak Rus liderin hangi teklifleri masaya getirdiğini açıklamamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye ile Rusya arasındaki en stratejik işbirliklerinden biri Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Santrali.<br />
	<br />
	</div>
<div>İlk reaktörü gelecek sene başlarında işletmeye alınacak olan Türkiye’nin ilk nükleer santralini 2010 senesinde yapılan hükümetler arası anlaşma uyarınca Rusya’nın Rosatom şirketi yapıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Şirketin geçen günlerde Türk ortağı ile sözleşmesini feshetmesi ve yerine Rusya bağlantılı yeni bir ortak alması ve bunun Erdoğan-Putin görüşmesinden sadece birkaç gün önce yapılması dikkat çekti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rus şirket ile Türk ortağı arasında ihtilafların yaşandığı kayda geçirilirken, "Önceliğimiz, projenin başından bu yana inşaat sahasında hizmet veren bütün yüklenicilerin ve çalışanların aleyhine bir mağduriyet oluşmaması ve projenin zamanında devreye alınmasıdır. Daha önce olduğu gibi, yine bu çerçevede girişimlerimiz sorunların çözümü için devam etmektedir” ifadesine yer verildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu kapsamda, Akkuyu konusunun Erdoğan-Putin görüşmesinde gündeme gelmesi bekleniyor.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Baerbock'un Türkiye gezisi neden tartışma yarattı?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/baerbock-un-turkiye-gezisi-neden-tartisma-yaratti-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/baerbock-un-turkiye-gezisi-neden-tartisma-yaratti-/</id>
<published><![CDATA[2022-08-01T07:53:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-08-01T07:53:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9EDE68-FA37E2-D309E5-689A53-49808E-BA4484.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un Cumartesi günü sona eren Türkiye gezisi &nbsp;Almanya'da tartışmalara neden oldu. Bakan Baerbock'un önceki Merkel hükümetinden farklı olarak Ankara'ya yönelik sert çizgisine dikkat çekilirken, söz konusu tavrı destekleyenler olduğu kadar eleştirenler de mevcut.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Baden-Württemberg Eyaleti Maliye Bakanı Danyal Bayaz, Baerbock'un Türk hükümetinden Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını talep etmesini, muhalefet temsilcileriyle görüşmesini ve Türkiye'deki kadın hareketine değer verdiğini ortaya koymasını takdire şayan bir tutum olarak niteledi ve bu tutumun, Almanya'nın, Türkiye'yi Erdoğan'dan ibaret olmadığını gösterdiğini kaydetti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı gibi Yeşiller partili Tarım Bakanı Cem Özdemir de, Türkiye konusunda Bakan Baerbock gibi düşündüğünü belirterek, iki ülkeyi birbirine bağlayan çok şey olduğu kadar farklılıkların da bulunduğunu ifade etti. Osman Kavala'nın serbest kalmasını talep eden Özdemir, ilaveten Alman hükümeti açısından devletler hukukunun Kuzey Suriye için de geçerli olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin bu bölgeye yapmayı planladığını açıkladığı olası bir harekatı eleştiridi. Özdemir, böylesi bir adımın, bölge insanlarının acısını daha da artıracağını, istikrarsızlığa yol açacağını, bunun da IŞİD'in yeniden güçlenmesi sonucunu doğuracağını savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Baerbock'un AKP hükümetine yönelik eleştirilerini açıkça dile getirmesi Türkiye'deki muhalefet partilerinin temsilcileri tarafından da memnuniyetle karşılanmıştı.&nbsp;</div>
<div>Destek kadar eleştiri</div>
<div><br />
	</div>
<div>Annalena Baerbock'un Ankara'yı hak ihlalleri, Yunanistan'a yönelik politikası, Akdeniz'deki gaz arama faaliyetleri, Libya'daki rolü ve Suriye'ye yönelik operasyon planlarını eleştirmesine, Almanya'da pek çok sivil toplum kuruluşundan da destek geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte yandan Almanya Türk Toplumu (ATT) Baerbock'u eleştirdi. Dernek Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu, "Bazı diplomatik konuların kapalı kapılar ardında konuşulmasını dilerdik" dedi. Almanya Yazişleri Ağı’na (RND) konuşan Sofuoğlu, Cuma günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Baerbock'un görüşmesi sonrasında yapılan basın toplantısındaki karşılıklı sert açıklamalara dikkat çekerek, her iki Bakanın, diplomasi dilini bırakarak iç politikaya yönelik mesajlar verdiğini savundu. Sofuoğlu, "Beklentimiz, Türk kökenli vatandaşların bundan zarar görmemesidir" diyerek, geçmişte böylesi gerilimlerin yaşandığı dönemlerde Türkiye kökenlilerin bundan olumsuz etkilendiğine işaret etti. Öte yandan Sofuoğlu, Baerbock'un Türkiye'de muhalefet partileri temsilcileriyle görüşmesinden ise memnuniyet duyduğunu belirtti. &nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">CDU'dan da eleştiri</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya'da ana muhalefeti oluşturan Birlik Partileri'nin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) dış politika uzmanı Johann Wadepuhl ise Dışişleri Bakanı Baerbock'un Türkiye ve Yunanistan gezisinde izlediği tutumu eleştirdi. Wadepuhl'a göre, Baerbock'un Atina'da iken Türkiye'yi eleştirmesinin bir getirisi olmadı. AFP haber ajansına konuşan Wadepuhl, her iki ülkeye öncelikle NATO'da ama aynı zamanda da uzun vadeli partner olarak ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Wadepuhl'a göre, belli konulardaki görüşler doğru olsa da akıllıca bir dış politika, bu tür meseleleri birebir yapılan ikili görüşmelerde dile getirmeyi öngörür. &nbsp; <br />
	<br />
	<img src="uploads/Agustos 2022/alman-1.jpg" alt="" border="0" style="margin: 0px;" /><br />
	&nbsp;</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Türkiye ziyareti esnasında HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ile de bir araya geldi</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya'da ise genel olarak Wadepuhl'un söylediğinin aksine, kapalı kapılar ardında yapılan diplomasi son dönemde yoğun biçimde eleştiriliyor. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasıyla birlikte Hristiyan Birlik üyesi eski başbakan Angela Merkel'in izlediği bu politikanın iflas ettiği vurgulanıyor. Tersine dış politikada belli konuların açıkça dile getirilmesi, demokratik değerler vurgulu bir dış politikanın önemi savunuluyor. Almanya'nın yıllarca izlediği, dış politikada iş birliği ile dönüşüm yapılabileceği tezinin, &nbsp;Putin ve Rusya örneğinde iflas ettiği tekrarlanıyor. Hatta şu anda içinde bulunulan savaşta ve sonuçlarında da Merkel'in bu çizginin payının olduğu iddia ediliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya'da Aralık 2021'den beri iktidarda olan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti'den (FDP) oluşan üçlü koalisyon, hedefler ve icraatlar anlaşmasına, AKP hükümetine yönelik eleştirel bir dış politika izleneceğini ortaya koyan bir pasaj eklemiş, Türkiye'deki hak ihlallerinin eleştirileceğini, sivil toplumun ve muhalif görüşlerin destekleneceğini açıklanmıştı.</div>
<div>Türkiye-Almanya arasındaki tartışmalı konular</div>
<div>Almanya Dışişleri Bakanı Yeşiller partili Annalena Baerbock. Türk mevkidaşı Çavuşoğlu ile Cuma günü yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasında dostane ilişkinin çok önemli olduğunun altını çizmiş, ancak dostane ilişkilerin karşılıklı olarak birbirini dinlemeyi de şart koştuğunu vurgulamıştı. Toplantıda, "Söylenenler bazen kulaklarımızı acıtsa da" tabirini kullanan ve diplomasinin boş laflar etmek olmadığını belirten Alman Bakan'a, Türk mevkidaşı Çavuşoğlu sert eleştirilerle karşılık vermişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Türkiye neyi eleştiriyor &nbsp; &nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Öncelikle Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Berlin'in "Yunanistan'ın propagandasını" baz alarak Türkiye'ye eleştiriler yönelttiği görüşünü savunuyor. Baerbock'un bu konuda tarafsız ve Merkel gibi dengeli olmadığını düşünüyor ve sıklıkla Merkel'inki gibi bir çizgi beklendiğini ifade ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlaveten insan hakları ve temel hak ihlalleri konusunda da sıklıkla iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğunun dile getirilmesinden ve serbest bırakılmasının talep edilmesinden de Ankara epey rahatsız. Çavuşoğlu, Avrupa Adalet Divanı ve İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası mercilerin kararlarının uygulanması konusunda da Almanya ve Avrupa'yı çifte standart davranmakla suçluyor ve aralarında Almanya'nın da bulunduğu bazı ülkelerin Avrupa'daki yüksek mahkemelerin kararlarını uygulamadığını ileri sürüyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Agustos 2022/alman-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Türkiye ziyaretinin ikinci gününde Anıtkabir'i ziyaret etti</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun dile getirdiği bir diğer nokta da Almanya'daki ırkçılık ve İslam düşmanlığı. Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, bu konuda kararlılıkla mücadele edildiğini birkaç kez vurgulamış, ancak hiçbir ülkenin mükemmel olmadığını, bu nedenle politikacılar ve hükümetler olarak mücadele amaçlı hergün daha da fazla çaba harcamaya devam etmek gerektiğini belirtmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Almanya'yı en çok rahatsız eden konular</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya ve Avrupa'da Türkiye ile ilgili genel olarak en çok rahatsızlık yaratan konuların başında, Ankara'nın ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO'nun genişlemesine ilişkin yaptığı tehditkar açıklamalar geliyor.Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyeliğine Almanya dahil pek çok ülke meclislerinde onay verilirken Türkiye'nin bunu hala TBMM'den geçirmemiş olması ve talepler yerine getirilmezse onaylamayacağı yönündeki sözler etmesi de rahatsızlık yaratıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlaveten büyük bir Kürt, Ezidi ve Arap toplumunun yaşadığı Avrupa'da ve Almanya'da rahatsızlık yaratan bir diğer konu da Türkiye'nin Kuzey Irak ve Suriye'ye yönelik sınır ötesi askeri harekatlar ve düzenlediği operasyonlardaki can kayıpları. Türkiye'nin Yunanistan ile Ege'deki adalar nedeniyle yaşadığı gerilim ve özellikle Ukrayna Savaşı'nın devam ettiği bir dönemde Akdeniz'de gaz arama faaliyetleri büyük rahatsızlığa neden oluyor; zira Ukrayna'daki fiili savaş dışında Moskova'nın doğal gazı kısarak da Avrupa'ya karşı zaten ekonomik bir savaş yürüttüğü görüşü hakim.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diğer yandan Türkiye'nin, Dağlık Karabağ savaşında kullanımı rahatsızlık yaratan ve o dönem durumun Azerbaycan'ın lehine gelişmesinde önemli rol oynadığı belirtilen Bayraktar İHA ve SİHA'larının Ukrayna’ya satılmasından Almanya ve Avrupa çok memnun. Ancak Rusya ile de benzer olası bir iş birliği yapılması ise endişe kaynağı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte taraftan Türkiye'nin Boğazlar'ı Rus savaş gemilerine kapatması ve Ukrayna'dan Karadeniz üzerinden tahıl koridoru açılmasındaki aracı rolü Almanya ve Avrupa'da büyük destek görüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlaveten Türkiye'nin yaklaşık 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapması da yine destek verilen bir diğer alan.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dışişleri bakanlarının basın toplantısında Kavala gerginliği</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/disisleri-bakanlarinin-basin-toplantisinda-kavala-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/disisleri-bakanlarinin-basin-toplantisinda-kavala-/</id>
<published><![CDATA[2022-07-30T08:50:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-30T08:50:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CBEA02-183CE9-33AE03-26A054-2D94BA-BE44C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çavuşoğlu ve Baerbock, yaklaşık bir saat süren basın toplantısında yaptıkları açıklamalarla, ikili siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve Rusya’nın işgal girişimine karşın Ukrayna’nın desteklenmesi konularında görüş birliği içinde olduklarını ortaya koydular. Alman Bakan, özellikle tahıl anlaşmasının sağlanmasında oynadığı rolden dolayı Türkiye’ye teşekkür ederken, "Türkiye’nin sağladığı büyük bir başarıdır. Sizin hükümetinizin sağladığı başarı sayesinde birçok insan açlık tehlikesinden kurtulacağı için saygı duyuyoruz,” ifadesini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak basın toplantısında iki bakanın yaptığı "açık sözlü” değerlendirmeler, görüş ayrılığında olunan konuların daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu konular arasında şu başlıklar öne çıktı:<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Almanya: Kavala kararını uygulayın</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Alman Dışişleri Bakanı, açılış konuşmasında bundan 70. yıl önce kurulan Avrupa Konseyi’nin tüm üye ülkelerde haksızlığa uğrayan bireylerin haklarının güvence altına alınmasını temel aldığını anımsatarak, "Benim Dışişleri Bakanı olarak görevim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını sağlamak. Osman Kavala’nın özgür bırakılması da buna dahil,” açıklamasını yaptı.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Baerbock, "Zor dönemlerde bu konuları ifade etmek kolay değil ama zor da olsa bunları dinlememiz gerekiyor,” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu, Baerbock’un sözlerine, kendisine sorulan farklı bir soruya yanıt verirken karşılık verdi. Almanya, Yunanistan ve Fransa’nın da aralarında olduğu birçok Avrupa ülkesinin AİHM kararlarını uygulamadığını kaydeden Çavuşoğlu, "Eğer Sayın Bakan, Yunanistan’da basın toplantısında, Batı Trakya Türkleri’nin haklarını içeren AİHM kararını 14 senedir uygulamadığını hatırlatsaydı kendisine daha fazla saygı duyardım,” dedi. Çavuşoğlu, Almanya’nın da 2016’da alınan AİHM kararını uygulamadığını kaydederek, "Sayın Baerbock, ‘benim ülkem Almanya da AİHM kararlarını uygulamıyor 6 senedir’ dese kendisinin görüşlerine &nbsp;daha fazla saygı duyardım,” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kavala konusunun Türkiye’ye karşı siyasi bir amaçla kullanıldığını belirten Çavuşoğlu, "Niye sürekli Osman Kavala konusunu gündeme getiriyorsunuz? Çünkü Osman Kavala’yı Türkiye aleyhine kullanıyorsunuz, fonluyorsunuz. Gezi olaylarında ne kadar fonlandığını biliyoruz,” ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı, Almanya’nın Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde Türkiye’ye karşı ihlal prosedürünün başlatılması süreciyle ilgili oylamalar olurken bütün ülkeleri arayıp Türkiye aleyhine karar çıkarmaya çalıştığını da iddia etti.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Temmuz 2022/basin-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold;">Türkiye, Almanya'dan dengeli tutum bekliyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Alman Bakan, İstanbul’a gelmeden önce ziyaret ettiği Atina’da son dönemde artan Türk-Yunan geriliminin diyalogla düşürülmesi tavsiyesinde bulunmuş ve Yunan adalarının egemenliği konusunda Türkiye’nin söylemine katılmadığı mesajını vermişti. Baerbock, bu gerilimin, NATO ittifakını bölmek isteyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den başka kimsenin işine yaramayacağı uyarısında da bulunmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>İstanbul’da da bu mesajlarını tekrarlayan Baerbock, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın sınırlarının AB’nin dış sınırı olduğunu söyledi ve "Ortak sınırımız olması önemli bir konu. Doğu Akdeniz konusundaki sorunları tırmandırarak çözemeyiz, bu sorun bu şekilde orta ve uzun vadede çözülemez,” diye konuştu.</div>
<div>Çavuşoğlu ise bir önceki Alman hükümetinin Şansölyesi Angela Merkel’in Türkiye ve Yunanistan arasında dürüst bir arabulucu olarak dengeli ve tutarlı bir politika izlediğini ancak bu dengenin yeni yönetimle birlikte kaybolduğunu kaydetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bakan, "İhtilaflı konularda Yunanistan’ın propagandasına inanıp taraf tutmak hatalı (...) Bizim beklentimiz haksıza haksız demeniz. AB üyesi olmak her türlü hatada, ‘Kol kırılır yen içinde kalır mantığıyla ne olursa olsun biz Yunanistan’ı destekleriz’ olmamalı, derken Almanya’dan beklentinin dengeli bir politika izlemesi olduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Almanya Suriye'de operasyona karşı</span></div>
<div>&nbsp;</div>
<div>İki bakanın görüş ayrılığı yaşadığı bir başka konu da Türkiye’nin sinyallerini verdiği Suriye’nin kuzeyine yeni askeri operasyon oldu. Baerbock, Suriye’de yeni bir operasyonun sivillere daha fazla acı vereceğini kaydederken, "Operasyonun yaratacağı istikrarsızlık sadece DAEŞ gibi örgütlere yarayacaktır” uyarısında bulundu.</div>
<div>Alman Bakan, Türkiye’nin terör tehdidi yaşayan bir ülke olduğunu ve güvenlik kaygılarını anladıklarını kaydederken, Almanya’nın kendi topraklarında PKK’nın faaliyetlerine karşı hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde takip ettiğini dile getirdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu ise başta Almanya olarak müttefiklerin terörle mücadele konusunda Türkiye’ye destek vermediklerini, bu terör örgüt örgütlerine kucak açtıkları eleştirisini kaydetti. Son dönemde YPG’nin kuzey Suriye’den saldırılarını artırdığını, iki senede 25 Türk askerinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Dışişleri Bakanı, "BU işin DAEŞ’le falan bir ilgisi yok. DAEŞ ile mücadele etmek istiyorsanız aynı Türkiye gibi sahaya iner savaşırsınız. YPG’nin DAEŞ ile mücadele ettiği falan yok. Bunu siz de gayet iyi biliyorsunuz,” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu, müttefiklerin Türkiye’nin kaygılarını anlamanın ötesinde somut destek vermesi gerektiğini belirtirken, başta Almanya olmak üzere hala bazı ülkelerin Türkiye’ye silah ambargosu uygulamasının kabul edilemeyeceğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Baerbock da bir soru üzerine insan hakları ihlallerini yol açacak durumlarda savunma sanayi ürünlerinin ihracında kısıtlama uygulandığını belirtirken, bu ilkenin Türkiye için de uygulandığı mesajını verdi.<br />
	</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/basin-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Basın toplantısında gündeme gelen bir başka konu da Türkiye, İran ve Rusya liderlerinin Tahran’da yaptıkları Astana Süreci toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin verdiği poz oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Baerbock, geçen günlerde yaptığı bir açıklamada bu fotoğrafı "meydan okuma” olarak yorumlamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bir soru üzerine, Erdoğan’ın Putin ile görüşmesinin normal olduğunu kaydeden Baerbock, asıl dikkat çekmek istediğinin o üçlü fotoğrafın propaganda malzemesi olarak kullanılması olduğu yanıtını verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Baerbock, "Görüntünün ne kadar güçlü olduğunu görüyoruz. Bu savaş sadece sahada sürmüyor aynı zamanda sosyal medyada proğaganda olarak da sürüyor. Bunun gücünü küçümsememeliyiz,” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu da Baerbock’un o fotoğraf yaptığı yorumu yadırgadığını kaydederken, "Burada Putin ile görüşmeyle ilgili olarak tahıl ihracı anlaşmasının sağlanması vurgusunun yapılmasını beklerdim. Diyalog olmadan nasıl halledeceksiniz?” diye sordu. Bakan, Astana Süreci’nin 11 yıldır süren Suriye sorununda işleyen tek mekanizma olduğunu, bunun sayesinde Anayasa Komitesi’nin kurulup çalışmaya başladığını anımsattı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu, her ülkenin ifade özgürlüğüne sahip olduğunu ancak bunu yaparken diplomatik nezaket çerçevesinde yapmasının önemli olduğunu da kaydetti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Baerbock'tan Türkiye-Yunanistan hattında kriz diplomasisi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/baerbock-tan-turkiye-yunanistan-hattinda-kriz-dipl/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/baerbock-tan-turkiye-yunanistan-hattinda-kriz-dipl/</id>
<published><![CDATA[2022-07-29T08:38:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-29T08:38:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_947437-FDCA06-FA7DFC-64130F-DEF3E4-985140.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, koronavirüse yakalanması nedeniyle Haziran ayında iptal etmek zorunda kaldığı Türkiye ziyaretini bugün gerçekleştiriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeşiller partili politikacı, Türkiye'ye ilk resmi ziyareti öncesindeYunanistan'da temaslarda bulunacak. Baerbock, Başbakan Kiryakos Mitsotakis ve Yunan mevkidaşı Nikos Dendias ile görüşmelerinin ardından İstanbul'a geçerek Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya gelecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türk-Yunan ilişkileri ile Doğu Akdeniz ve Ege'de yaşanan gerginlik, Baerbock'un Çavuşoğlu ile yapacağı görüşmenin en önemli gündem maddeleri arasında. Alman Dışişleri Bakanı'nın iptal edilen 10 Haziran'daki ziyareti öncesinde de Türkiye ve Yunanistan'a "sorunları diyalogla çözün" çağrıları yapılmıştı. Ama aradan geçen zamanda gerilim daha da tırmandı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Doğu Akdeniz ve Ege'de sular yeniden ısınıyor</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye iç siyasette seçim havasına girerken Doğu Akdeniz ve Ege'de 2020 yazında askeri çatışma noktasına tırmanan gerilimin bu yaz yeniden patlak vermesi ve suların yeniden ısınması olası.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Mitsotakis ile köprüleri tamamen atarak kendisiyle bir daha görüşmeyeceğini ilan etmişti. Erdoğan, Ege'de Efes-2022 tatbikatında da çok sert mesajlar verdi, Kurtuluş Savaşı'na gönderme yaparak, "Yunanistan'ı tıpkı bir asır önce olduğu gibi, pişmanlıkla sonuçlanacak hayallerden, söylemlerden ve eylemlerden uzak durması, aklını başına alması konusunda tekrar ikaz ediyoruz. Kendine gel" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/spd-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Erdoğan Ege-2022 tatbikatında Yunanistan'a sert mesajlar verdi.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Ege'deki Yunan adalarının silahlandırılmasından vazgeçilmemesi durumunda adaların egemenliğinin tartışmaya açılacağını her fırsatta yineledi. Erdoğan'ın siyasi müttefiki MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sosyal medya hesabından paylaştığı, Doğu Ege'deki Yunan adaları ve Girit'i Türk toprağı olarak gösteren harita, Türkiye'nin Ege'deki niyetleriyle ilgili soru işaretlerini daha da artırdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ege adaları dışında "geliyorum" diyen bir başka kriz, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları. Türkiye'nin bölgede sondaj çalışmalarına yeniden başlayacağına dair mesajları Berlin'de endişeyle izlenirken ziyaretin hemen öncesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Çarşamba günü, yeni sondaj gemisi Abdülhamid Han'ın 9 Ağustos'ta Mersin'den "yeni görev yerine" gönderileceğini açıkladı. Öncesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kuzey Kıbrıs ziyareti sırasında bu görev yerini Doğu Akdeniz olarak ilan etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Almanya yine arabuluculuk yapabilir mi?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak bir kriz durumunda Almanya, 2020'de dönemin Başbakanı Angela Merkel'in giriştiği aktif arabuluculuk rolüne soyunur mu, şüpheli. Bunda bir yanda uzun yıllara dayalı titiz diplomasi sonucu Erdoğan ile özel bir bağ kuran Merkel'in eksikliğinin, diğer yanda Atina'da Almanya'ya karşı biriken hayal kırıklıklarının payı var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yunanistan son yıllarda küresel düzlemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ve Avrupa Birliği (AB) düzleminde Fransa ile siyasi ve askeri iş birliğini son derece hızlı bir şekilde geliştirerek stratejik ortaklık seviyesine taşıdı. Almanya'nın geleneksel soğukkanlı ve ihtiyatlı diplomasisi, Türkiye'ye karşı koşulsuz şartsız tam destek talep eden Yunanistan'da hayal kırıklığı yaratıyor. Örneğin Türkiye'nin Ege'deki adaların egemenliğini sorgulayan açıklamalarına Fransa'dan kınama mesajı gelirken Almanya'nın, Türkiye'nin açıklamalarını eleştirmekle birlikte kınama kelimesinden kaçınması Atina'da hoşnutsuzluk yarattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Aynı şekilde Almanya'nın Türkiye'ye denizaltı teslimatı planlarını durdurması yönünde Atina'nın yıllardır her fırsatta dile getirdiği talep de Berlin'de karşılık bulmadı. Kaldı ki, Baerbock'un mensubu bulunduğu Yeşiller partisi, Aralık 2021'de iktidara gelmeden önce Türkiye'ye denizaltılar dahil silah satış ve teslimatının durdurulması taleplerinde başı çekiyordu.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/spd-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Dönemin Almanya Başbakanı Merkel, Ekim ayında İstanbul'da Erdoğan ile görüşmüştü.</span><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Vazgeçilmez partner" ve "özel bağlar"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Baerbock, resmi ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye'yi Almanya için "vazgeçilmez bir partner" olarak nitelendirerek, Almanya'da yaşayan milyonlarca Türk'e atıfla, iki ülkenin başka hiçbir ülkeyle olmayan özel bağlarla bağlı bulunduğunu ifade etti. Baerbock, yine bu özel bağlara işaret ederek iki ülke arasında yolların daha da ayrışmasına izin verilemeyeceği vurgusu yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'de giderek otoriterleşen iç siyasi yapı, insan hakları ihlalleri, Ankara'nın Avrupa değerleri ve ortak siyasetinden giderek uzaklaşması, demokrasi, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığındaki gerileme Berlin'de endişeyle izleniyor. Baerbock, Çavuşoğlu ile görüşmesinde, "temelden farklılıkların bulunduğu" konuları da gündeme getireceğini söyledi. Alman Dışişleri Bakanı somut olarak, Türkiye'nin "Suriye'nin kuzeyine askeri operasyon düzenleme planları, insan haklarının durumu, Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olarak yükümlülükleri" konularını telaffuz etti.</div>
<div>Erdoğan'a üçlü fotoğraf eleştirisi</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin AB'den uzaklaşırken Rusya ve İran gibi ülkelerle yakın ilişki içinde olması Berlin'de rahatsızlık yaratıyor. Bu rahatsızlık son olarak, Baerbock'un Tahran'daki üçlü zirvede çektirilen fotoğrafa eleştirisiyle gündeme geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in el ele gülümseyerek çektirdiği fotoğraf hakkında konuşan Baerbock, "Türkiye Cumhurbaşkanının bu fotoğrafta yer alması, dostça söylemek gerekirse, bir sınamadır" dedi, Türkiye'nin Rusya'ya karşı Ukrayna'ya önemli askeri destek verdiğini hatırlatan Alman Bakan, "Bir NATO üyesi olarak bakıldığında bu tabloyu anlaşılabilir bulmadığını" söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NATO ve Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliklerini veto tehdidi, Ukrayna savaşı sonrası ortaya çıkan yeni tehdit algılarına karşı Avrupa'da şekillendirilmeye çalışılan yeni güvenlik mimarisini de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, gerek NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in öncülüğünde İsveç ve Finlandiya ile yürütülen görüşmeler gerekse diğer başkentlerle yapılan pazarlıklar sonucu Madrid Zirvesi'nde iki ülkenin üyeliklerine yeşil ışık yakmıştı. Ancak Zirve'de imzalanan belgeyi üyelik için "onay" değil, sadece bir "davet" olarak nitelendiren Erdoğan, belki uzun yıllar sürecek üyelik sürecinde veto kozunu baskı aracı olarak kullanmaya devam edeceğini göstermiş oldu.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/spd-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Türkiye'nin yeşil ışık yakmasının ardından Madrid'deki NATO zirvesinde İsveç ve Finlandiya resmen üyeliğe davet edildi.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya ise İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine en güçlü desteği veren ülkelerden. İstanbul'daki görüşmede de Baerbock'un bu desteği yeniden vurgulaması ve Türkiye'nin İttifak'ı zayıflatacak adımlardan uzak durması uyarısını yinelemesi bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"PKK ve FETÖ'ye destek"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin veto sürecinde öne çıkardığı "PKK ve uzantıları ile FETÖ'ye destek" konusu Almanya ile ilişkileri de ilgilendiriyor. Erdoğan NATO krizi bağlamında yaptığı açıklamalarda "terör örgütlerine destek veren" Avrupa ülkeleri arasında Almanya'nın adını da sıkça telaffuz etti. Almanya ise PKK'yı terör örgütü olarak tanımakla birlikte Gülen yapılanması Berlin'in terör örgütleri listesinde yer almıyor. Erdoğan'ın NATO sathına yaymaya çalıştığı bu politika sonucu Almanya'ya yönelik "teröre destek" ve "Türkiye'ye iade" baskılarının artması da gündeme gelebilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diğer yandan Alman vatandaşlarının Türkiye'de siyasi nedenlerle takibata maruz kalması Berlin-Ankara hattında sorun yaratmayı sürdürüyor. Alman Dışişleri Bakanlığı'nın Sol Parti'nin bu ay meclise sunduğu soru önergesine verdiği yanıta göre, Haziran ayı başı itibarıyla 55 Alman vatandaşı Türkiye'de tutuklu bulunuyor. Aynı yanıtta en az 27 Alman vatandaşına Türkiye'den çıkış yasağı konduğu, bu yıl içinde dört Alman vatandaşının da ülkeye girişine izin verilmediği yer aldı. Alman Federal Emniyet Teşkilatı'nın Ocak-Temmuz döneminde Türkiye kaynaklı 214 Interpol başvurusunu işleme koyduğu, bunlardan 204'ünün tutuklama talebi içerdiği kaydedildi. Ancak işlemlerin ne şekilde sonuçlandığı gibi ayrıntılar yanıtta yer almadı.</div>
<div>Silah ihracat kısıtlamaları</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ankara ayrıca İsveç ve Finlandiya'dan talep ettiği silah ihracat kısıtlamalarının kaldırılması konusunu da NATO genelinde geçerli kılmayı hedefliyor. Türkiye'nin Suriye'ye operasyonları sonrasında 2019'da aralarında Almanya'nın da bulunduğu birçok AB ülkesi Türkiye'ye Suriye'de kullanılabilecek silah ve askeri malzeme satışına kısıtlamalar getirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak Alman hükümeti, özellikle NATO krizi sırasında yaptığı açıklamalarda Türkiye'ye yönelik bir silah ambargosunun söz konusu olmadığını, ihracat kalemlerinin incelemeye tabi tutulduğunu vurgulamaya özen gösterdi.</div>
<div>Suriye'ye operasyon</div>
<div><br />
	</div>
<div>Alman hükümeti, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine operasyon planlarına karşı çıkarak böyle bir adımın bölge halkının durumunu daha da zorlaştıracağı ve IŞİD'in yeniden güçlenmesine yol açabileceği endişesini taşıyor. Alman Dışişleri'nden yapılan açıklamada "Türkiye meşru güvenlik endişelerine rağmen bölgede bir güç boşluğu doğmasını engelleme sorumluluğuna da sahiptir" ifadesi kullanılmıştı. Baerbock'un Çavuşoğlu ile görüşmesinde de Almanya'nın endişelerini bir kez daha gündeme getirmesi bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin operasyon planlarına geçen hafta Tahran'da yapılan üçlü zirvede Rusya ve İran'dan da yeşil ışık yakılmamış, ancak buna rağmen operasyon söylemleri artarak sürmüş, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, "Kimseden izin alacak değiliz" açıklamalarıyla dikkat çekmişti.</div>
<div>İnsan hakları, demokrasi ve Kavala</div>
<div><br />
	</div>
<div>Baerbock'un ziyarette gündeme getireceğini açıkladığı konular arasında "Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirmesi", yani Osman Kavala konusu da bulunuyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/spd-4.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">İş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala 2017'den beri cezaevinde tutuluyor.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>2017'den beri hakkında bir hüküm bulunmadığı halde cezaevinde tutulan Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2019'da ihlal kararı vermiş, ancak Ankara Kavala'yı serbest bırakmayı reddederek kararı uygulamamıştı. Uzun süren diplomasi trafiğinden ve yapılan çağrılardan sonuç alınamaması üzerine Almanya'nın dönem başkanlığı döneminde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlatmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>AİHM, 11 Temmuz'da Türkiye'nin karara uymadığını teyit etti, yani Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olarak AİHM kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediği tescillendi ve olası yaptırımların önü açıldı. Önümüzdeki dönemde Almanya dahil, Avrupa'dan Kavala konusunda Türkiye'ye yapılan siyasi baskının artması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kavala'nın yanı sıra Türkiye'de demokrasi ve insan hakları, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü alanlarında yaşanan gerilemeler de Berlin'de endişe yaratmayı sürdürüyor. Alman hükümeti Türk hükümeti nezdinde yaptığı girişimlerin yanı sıra muhalefet ve sivil toplumla ilişkilerin güçlendirilmesine, demokrasi çabalarını desteklemeye özel önem veriyor. Bu nedenle Alman üst düzey yetkililerin ziyaretlerinde sivil toplum ve muhalefetle görüşmelerin programa dahil edilmesi gelenek haline geldi. Annalena Baerbock da İstanbul'da Çavuşoğlu ile görüşmesi sonrasında Cumartesi günü Ankara'ya geçerek muhalefet ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelecek, çalışmalarıyla ilgili bilgi alacak, yaşadıkları sorunları dinleyecek.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/avatars/dw.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Canlı yayında 'ekonomik vaatler' öne çıktı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/canli-yayinda-ekonomik-vaatler-one-cikti-558/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/canli-yayinda-ekonomik-vaatler-one-cikti-558/</id>
<published><![CDATA[2022-07-27T09:22:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-27T09:22:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5FE837-97949F-F8A05C-30FC00-328A63-415552.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Tartışma ülkedeki hayat pahalılığı ve iki adayın ekonomi politikaları üzerine yoğunlaştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Tarafların Boris Johnson'ın istifası süreci ile ilgili yanıtları da konuşuldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rishi Sunak, İngiliz halkının yaşadığı enflasyon problemi ve artan maliyetler konusunda acil bir önlem alıp almayacağı sorusuna, &nbsp;"fiyatların ne noktaya ulaşacağının izlenmesi gerektiği” yanıtını verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sunak, enerji fiyatlarındaki artış sonrası dar gelirli ailelere yaptıkları yardımı hatırlattı ve uzun vadeli planlar yapılması gerektiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Truss ise vergi indirimi vaadini yineledi ve bu iki aday arasında hareketli bir tartışmaya neden oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Truss vergi indiriminin enflasyon sonucu doğurmadığını, vergi artırımının ise ekonomide durgunluk yaratacağını savundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>47 yaşındaki Truss bu politikanın enflasyona yol açmayacağını ve boğulan ekonomiye nefes aldıracağını savunuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sunak ise vergi indiriminin fiyatları ‘patlatacağını’ öngörüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Truss’ın 2016’daki Brexit referandumunda AB yanlısı tutum alması da tartışmada gündeme geldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>AB’de ayrılma yönünde oy kullanan Sunak, Truss’ı 6 yıl önceki bu oyu üzerinden iğneledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>O dönem Brexit’in ‘trajedi’ olacağını savunan Truss, bugün artık Brexit’i başarıya dönüştürmekten bahsediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Boris Johnson sorusu</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Sunak’a sorulan zor sorulardan biri, Muhafazakar Parti seçmeni tarafından Boris Johnson’ın düşüşünü başlatan kişiler arasında görülebileceği öngörüsü üzerineydi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Johnson, 3 yıl önce tarihi bir seçim zaferiyle başbakanlığı elde etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rishi Sunak’ın bu soruya cevabı prensipleri ile hareket ettiğini savunarak verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Truss ise birçok kabine üyesinin istifa etmesine karşın kabinede kalmayı sürdürdü.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC politika editörü Chris Mason, Truss’ın o süreci hatırlatarak, hangi durumda kabineden istifa edebileceği üzerine varsayımsal sorusuna, Liz Truss görevde kalmasının önemli olduğu görüşünde olduğunu savunarak yanıtladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Truss, Johnson’ın olası bir kabinede görev almak isteyeceğini düşünmediğini de söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Boris Johnson, Parlamento’daki son konuşmasını "Görüşürüz, bebeğim” ifadesiyle bitirmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rishi Sunak: Muhafazakar Parti milletvekilleri arasında en fazla desteğe sahip eski maliye bakanı</div>
<div><br />
	</div>
<div>Adaylara Ukrayna işgali ile ilgili Rusya’ya karşı atmayı planladıkları askeri adımlar da soruldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Karadeniz’e askeri gemi göndermeye hazır mısınız?” sorusuna Truss, bu hata olur yanıtını verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sunak da İngiltere’nin Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımları hatırlattı ve Truss ile aynı noktada olduklarını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>İki aday da rakiplerini kabinelerinde görmekten mutlu olacaklarını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>1980 Southampton doğumlu Sunak'ın her ikisi de Hint kökenli olan anne ve babası Birleşik Krallık'a Afrika'nın doğusundan 1960'larda göçmüş. 42 yaşındaki başbakan adayı, Oxford Üniversitesi'nde felsefe, siyaset ve ekonomi okudu.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>1975 Oxford doğumlu Truss matematik profesörü olan babası ile hemşire olan annesinin "solcu" olduklarını söylüyor. Ama o aile geleneğini sürdürmedi. Truss da Oxford Üniversitesi'nde felsefe, politika ve ekonomi okudu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yaklaşık 160 bin Muhafazakar Parti üyesi 5 Eylül’de İngiltere’nin yeni başbakanını belirleyecek.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye, İran ve Rusya, zirvede hangi konuları ele alacak?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-iran-ve-rusya-zirvede-hangi-konulari-ele-a/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-iran-ve-rusya-zirvede-hangi-konulari-ele-a/</id>
<published><![CDATA[2022-07-19T08:41:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-19T08:41:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7D40D7-787100-7ED2F7-9A0679-F5C6A3-A5F0A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Erdoğan ile Putin’in zirve öncesinde yapacakları ikili görüşmenin gündemi ise Ukrayna ve oluşturulması için yoğun çaba gösterilen tahıl koridoru olacak. Erdoğan’ın amacı, Birleşmiş Milletler (BM) ile oluşturulan planın somut bir şekilde uygulanması için Putin’i de ikna etmek ve anlaşmayı imza aşamasına getirmek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 7.si yapılacak Astana Süreci zirvesi için bugün Tahran’da buluşacak. Liderlerin akşam saatlerinde bir araya gelmeleri ve toplantı sonrasında ortak basın açıklaması yapması bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Suriye sorununun çözülmesine kolaylaştırıcı olmak üzere 2017’de oluşturulan Astana Süreci, Covid-19 nedeniyle liderler düzeyinde fiziki olarak 2019 Eylül’ünden bu yana toplanamıyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yaklaşık üç sene sonra yoğun bir Suriye gündemiyle gerçekleşecek olan zirve, 24 Şubat’ta Rusya’nın saldırmasıyla başlayan Ukrayna savaşı nedeniyle farklı bir uluslararası konjonktürde yapılacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Küresel ve bölgesel dengeleri tamamen değiştiren Ukrayna savaşının Suriye’ye olası etkilerinin bugünkü zirvede daha net ortaya çıkabileceği kaydediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu kapsamda, üç liderin kendi aralarında yapacakları ikili görüşmeler de önemli olacak. 24 Şubat’tan bu yana birçok kez telefonda görüşen Erdoğan ve Putin, savaşın başlamasının ardından ilk kez Tahran’da yüz yüze görüşecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan, Madrid Zirvesi’nde kabul edilen NATO Strateji Belgesi’nde "en önemli ve doğrudan tehdit” olarak tanımlanan Rusya’nın Devlet Başkanı Putin ile yüz yüze görüşen ilk ve tek NATO lideri olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Batı’nın yakından takip ettiği zirve ve ikili görüşmeler, Suriye ve Ukrayna gündeminin bundan sonraki gelişmeleri açısından önem taşıyacak.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Suriye gündemi yoğun olacak</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Suriye’ye odaklanan Astana Süreci’nin Tahran Zirvesi’nde ele alınacak konuların başında "terörle mücadele" konusu geliyor. Ancak özellikle Türkiye ve Rusya’nın bu konudaki öncelikleri farklı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye Cumhurbaşkanlığı’ndan zirveye ilişkin yapılan açıklamada, zirve gündemi sıralanırken "PKK/YPG ve DEAŞ başta olmak üzere bölge güvenliğine tehdit teşkil eden terör örgütleriyle mücadele” başlığı dikkat çekti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kremlin’den yapılan açıklamada ise liderlerin "uluslararası terörizmin yuvasının tamamen temizlenmesi için" bir dizi önlemin görüşüleceği bilgisi verilerek, özellikle İdlib’de konuşlu "radikal İslamcı terör örgütleri" gündeme getirildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda yaptığı bir açıklamada, PKK’nın Suriye kolu olarak tanımlanan YPG’nin kuzey Suriye’de Tel Rıfat ve Münbiç’ten temizlenmesi için bölgeye yeni bir askeri operasyon yapılacağını açıklamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bölgeye en son Ekim 2019’da Barış Pınarı Operasyonu’nu düzenleyerek Cerablus-Mare arasında güvenli bir bölge oluşturan Türkiye, Tel Rıfat ve Münbiç’i de YPG’den arındırmak ve oluşturulacak yeni alanlara yaklaşık bir milyon Suriyeli mülteciyi yerleştirmek istediğini kaydetmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İran ve Rusya, Türkiye'nin operasyonuna karşı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Türkiye’nin yeni bir operasyon yapmasına ne Rusya ne İran sıcak bakıyor. Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi gerektiğini, ancak yeni bir operasyonun istikrarsızlaştırıcı sonuçları olacağını kaydeden Rusya ve İran’ın, Türkiye’nin operasyonu durdurup durduramayacakları ileriki dönemde belli olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Her ne kadar tüm ağırlığını Ukrayna’ya verse de Rusya, Suriye’de hala en önemli askeri güç ve son dönemde oluşturulan statükonun bozulmasını istemiyor.</div>
<div>Rusya, ayrıca zafiyet görüntüsü vermemek için de Türkiye’nin operasyonuna sıcak bakmıyor. Türkiye’nin olası operasyonuna Rusya’nın nasıl yanıt vereceği, örneğin 2020 başında olduğu gibi İdlib kozunu oynayıp oynamayacağı da bilinmiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İran ise Rusya’nın dikkatinin Ukrayna'ya çevrilmiş olmasını fırsat bilerek Suriye ile ilişkilerini daha da güçlendirme arayışında. İran’ın desteklediği Şii milis güçlerinin son dönemde kuzey Suriye’de daha görünür oldukları kaydediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Tel Rıfat ve Münbiç’e yapılacak bir operasyonun Suriye’nin ikinci büyük kenti Halep’in güvenliğini tehlikeye sokacak olması da İran’ın kaygıları arasında.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye’nin operasyonuna Rusya ve İran’ın yanı sıra, başta ABD olmak üzere Batılı müttefikler de karşı çıkıyor. Washington’dan yapılan açıklamalar, Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) oluşturan YPG’ye karşı yapılacak bir harekatın, IŞİD ile mücadeleye sekte vuracağı ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağı noktasına dayanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyon yapıp yapmayacağı, yaparsa ölçüsü ve sınırları, Tahran Zirvesi sonuçları ışığında 21 Temmuz günü düzenlenecek Milli Güvenlik Kurulu toplantısında ayrıntılı ele alınacak.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Siyasi süreç donma noktasında</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Astana Süreci’nin en önemli getirilerinden biri BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde Suriye’de siyasi süreci ilerletmek için Anayasa Komitesi’nin kurulması olmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak aradan geçen onca yıl ve BM liderliğindeki görüşmelere karşın somut bir ilerleme sağlanamadı. Türkiye’nin Astana Süreci ortaklarına yaptığı ve Suriye’ye uygulanan siyasi ve ekonomik yaptırımlar da sonuç vermedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Zirvede Suriye yönetimi ile muhalefeti bir araya getiren anayasa yazım sürecinin yeniden ele alınması hedefleniyor, ancak somut sonuç çıkması beklenmiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile ilişkileri kopma noktasına gelen Rusya’nın siyasi süreç konusunda yeni talepleri olduğu, bunlar karşılanana kadar Suriye’nin anayasa komitesi toplantısına katılmasını istemediği kaydediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu nedenle bu ay sonunda yapılması öngörülen anayasa komitesi toplantısının 9. tur birleşimi yapılamıyor. Rusya’nın toplantıların Cenevre yerine başka bir yerde yapılmasını istediği, Arap basınının gündeme getirdiği iddialar arasında.<br />
	</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Tahran’da 'tahıl koridoru' da gündemde</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Tahran’da üçlü Suriye görüşmesi kadar ikili temaslar da önemli olacak. Gözlerin çevrildiği buluşma ise Erdoğan ile Putin arasında olacak. Türk ve Rus liderlerin ikili gündemini ise Ukrayna dosyası dolduracak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Savaşın başladığı 24 Şubat’tan bu yana Ukrayna ve Rusya arasında dengeli bir politika izlediğini açıklayan Türkiye, bunalımın ilk günlerinde tarafları Antalya ve İstanbul’da bir araya getirerek çatışmaların bir an önce durmasını hedeflemişti.<br />
	</div>
<div><br />
	</div>
<div>Taraflar arasındaki çatışmaların yoğunlaşması ve Rusya’nın birçok kez sivil hedefleri vurarak yüzlerce kişinin ölmesine yol açması ateşkes çabalarının sona ermesine yol açmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye, Mayıs ayı başlarından itibaren küresel bir gıda krizinin engellenmesi için Ukrayna’nın gemilerde ve silolarında bekleyen 25 milyon tona yakın tahılın güvenli yollarla dünya pazarlarına ulaştırılması için taraflar arasında diplomasiye başladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Geçen hafta Türkiye ve BM yetkililerinin katılımıyla İstanbul’da yapılan toplantıda Ukrayna ve Rusya askeri yetkilileri uzunca bir süreden sonra ilk kez aynı masa etrafında buluşmuş, tahıl ihracının yapılabilmesi için bazı teknik unsurlarda uzlaşmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hem Ankara hem de Moskova’dan yapılan açıklamalar, tahıl koridoruna ilişkin çalışmanın iki lider tarafından Tahran’da ele alınacağını gösteriyor. Savunma Bakanı Hulusi Akar, zirveden bir gün önce yaptığı açıklamada, tarafların bu hafta içinde bir kez daha bir araya gelmesinin beklendiğini kaydetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Erdoğan’ın da Putin’e bu anlaşmanın tamamlanması için gerekli siyasi liderliği göstermesi ve devam eden savaşın küresel gıda krizine yol açmasını önleme çağrısında bulunması bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Putin ile yapılacak görüşmelerde Akar’ın açıkladığı planın geri kalan unsurlarının da çözülmesi durumunda, Rusya ve Ukrayna’nın gıda koridorları oluşturulmasını içeren anlaşmaya imza atabilecekleri kaydediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Zirve öncesinde bir açıklama yapan AB Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, tahıl koridoru konusunda bir anlaşmanın yakın olduğunu kaydetmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Pakistan Başbakanı Şerif: Türkiye ile ilişkiler 'benzersiz'</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/pakistan-basbakani-serif-turkiye-ile-iliskiler-ben/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/pakistan-basbakani-serif-turkiye-ile-iliskiler-ben/</id>
<published><![CDATA[2022-07-08T08:01:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-08T08:01:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3F0EAC-5A7237-BC1B66-65963A-ABBC1E-05DD09.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Radio Pakistan’daki habere göre, Türkiye’nin İslamabad Büyükelçisi Mehmet Paçacı, Şahbaz Şerif tarafından başkent İslamabad’daki Başbakanlık Ofisi'nde kabul edildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Şerif, Türkiye ile kardeşlik bağlarını karşılıklı güven, anlayış ve birbirlerinin milli davalarına destek açısından benzersiz olarak nitelendirerek, Ankara’nın Cammu Keşmir meselesinde İslamabad’a verdiği destekten memnuniyetini vurguladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Pakistan’ın Türkiye’nin temel çıkarlarına olan bağlılığını yineleyen Şerif, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eylülde İslamabad’da gerçekleştirilecek Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 7. Toplantısı'nda ağırlamayı dört gözle beklediğini kaydetti.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İtalyan Başbakanı Draghi Türkiye'yi ziyaret ediyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyan-basbakani-draghi-turkiye-yi-ziyaret-ediyor/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/italyan-basbakani-draghi-turkiye-yi-ziyaret-ediyor/</id>
<published><![CDATA[2022-07-05T10:39:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-05T10:39:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B676EB-135E61-748279-83CA3E-88997F-CD8B89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Draghi geçen Mayıs'ta Senato'da yaptığı konuşmada Türkiye ziyareti planını ve bu planın amacını şöyle açıklamıştı:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Temmuz başında Türkiye ile ikili zirve için Ankara'da olacağım, bu türden bir zirve 10 yıldır ilk kez yapılacak. Bu toplantıda, (Ukrayna'daki) çatışmanın müzakere ve diplomatik olanakları ile İtalya-Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini görüşeceğiz."<br />
	<br />
	</div>
<div>İtalya Başbakanlığı'ndan Türkiye gezisi öncesinde yapılan açıklamada da "Toplantı, iki ülke arasında halihazırda çeşitli cephelerde çok yoğun olan ikili iş birliğinin kapsamlı biçimde yeniden canlandırılmasının bir parçasını teşkil ediyor. Özellikle Ukrayna'da savaşın başlamasının ardından iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasındaki temaslar aralıksız sürüyor" denildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İtalya-Türkiye arasındaki hükümetler arası zirve daha önce iki kez, 2008 ve 2012'de, yapılmıştı. Ankara'da üçüncüsü yapılacak olan İtalya-Türkiye hükümetler arası zirveye İtalya'nın Dışişleri, İçişleri, Savunma, Ekonomik Kalkınma ve Ekolojik Dönüşüm Bakanları da katılacak.<br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold;">Türkiye çıkışlı göçmen tekneleri</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Zirvede, Ukrayna'daki savaş ve bununla bağlantılı gıda krizi ve Libya gibi uluslararası gündem maddeleri ele alınacak. Ayrıca Türkiye'den İtalya'ya ulaşan göçmen tekneleri de öncelikli konular arasında yer alacak. İtalya hükümeti, 2021'de Doğu Akdeniz rotası üzerinden Türkiye çıkışıyla İtalya'ya ulaşan göçmenlerin sayısının üç kattan fazla arttığını belirtiyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Hükümetler arası toplantıda ayrıca dış ilişkiler ve savunma alanında iş birliğinden mikro, küçük ve orta işletmelerin desteklenmesine; sürdürülebilir kalkınmadan araç kullanma ehliyetlerinin tanınmasına kadar birçok alanda anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanması planlanıyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İtalya Başbakanlığı, Roma'nın uzun yıllardır AB içinde Türkiye'ye yönelik yapıcı bir yaklaşım benimsenmesini teşvik etmek için çalıştığını vurguluyor ve Ankara'daki zirvenin Avrupa ile diyaloğu güçlendirmek için de önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">İnsan hakları vurgusu</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Öte yandan İtalya Başbakanlığı'nın açıklamasında zirvede elde edilecek sonuçların "insan hakları gibi konularda olumlu gelişmeleri teşvik etme" amacından da söz ediliyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Mario Draghi, Mart 2021'de yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden geri çekilme kararını "vahim bir geri adım" diyerek eleştirmişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Draghi, "Kadınların şiddetten korunması ve genel olarak tüm ülkelerde insan haklarının savunulması temel bir Avrupa değeridir. Hatta bunun da ötesinde, AB için kimliksel önemde bir değerdir" demişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İki ülke ilişkileri yakın tarihte genel olarak olumlu seyretse, İtalya Türkiye'nin AB üyeliğine destek veren ülkeler arasında sayılsa da son dönemde gerginlikler de eksik olmadı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Son yılların akıllarda kalan, kamuya yansıyan en büyük krizi Draghi'nin Erdoğan'ı "diktatör" olarak nitelemesi üzerine çıkmıştı. Başbakan Draghi, bu göreve gelmesinden yaklaşık 2 ay sonra Nisan 2021'deki bir basın toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan söz ederken "Adını koyalım, bu diktatör diyebileceğimiz kişilere ihtiyacımız da var" demişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>"Görüş, fikir, davranış ve toplum vizyonu açısından farklılıklarımızı dile getirmekte açık olmalıyız" diyen Draghi, öte yandan "ülkemizin çıkarları için iş birliğine de hazır olmalıyız" diye eklemişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Bu sözler Ankara'nın tepkisini çekmiş, İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Massimo Gaiani Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmıştı. Erdoğan da Draghi'ye "densiz" ve "terbiyesiz" diyerek yanıt vermişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Bu kriz sonrası diplomatik kanallarla ilişkilerin onarılması yönünde yoğun çaba yürütülmüş ve sonunda Erdoğan'ın geçen Ekim'de Roma'da yapılan G20 zirvesine katılarak Draghi ile bir araya gelmesiyle buzların eridiği görüntüsü verilmişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İki lider daha sonra Mart 2022'de NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yapıldığı Brüksel'de görüşmüştü.<br />
		</div><br />
	<img src="uploads/Temmuz 2022/draghi-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Mart 2022'deki görüşmeye iki taraftan çok sayıda bakan da katılmıştı</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>İtalya tarafı bu görüşmede, "Ukrayna'daki krizle ilgili gelişmeler ve başta Libya olmak üzere Akdeniz'deki duruma" odaklanıldığını açıklamıştı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Açık ve doğrudan ifadeler kullanmaktan kaçınmamasıyla tanınan Mario Draghi, "diktatör" krizi sonrasında ilişkileri incitebilecek söylemlerden kaçınmaya çalıştığı izlenimi yaratıyordu.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Son olarak geçen hafta Madrid'de yapılan NATO zirvesinde de Draghi bu konudaki bir soruyu yanıtlamaktan itinayla kaçındı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Draghi, İtalya'dan bir gazetecinin, "İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya girmesi, IŞİD'le mücadelede bize yardım eden Kürtlerin, sizin şahsen 'diktatör' diye nitelediğiniz Erdoğan'a teslim edilmesine değer mi?" şeklindeki sorusuna cevap vermekten kaçındı. İlk aşamada cevap vermeyip gazetecileri eliyle selamlayarak uzaklaşan Draghi birkaç saniye sonra ise geri dönerek, "Bu çok önemli bir nokta, bu yüzden bu soruyu İsveç ve Finlandiya'ya sormanız daha iyi olur" diye yanıt verdi.<br />
		<br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">Ticaret hacminde artış</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>İtalya'daki resmi verilere göre Türkiye ülkenin Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki bir numaralı partneri. 2021'de iki ülke arasındaki ticaret hacmi, önceki yıla göre yüzde 27.7 artışla 19.4 milyar euro'ya yükseldi. İtalya'nın Türkiye'ye ihracatı da bir yılda yüzde 23.6 arttı ve 9.5 milyar euro'ya çıktı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İtalya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının değeri 6 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Türkiye'deki İtalyan sermayeli şirket sayısı da 1.500'ün üzerinde.<br />
		<br />
		</div>
	<div>TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) ve bununla bağlantılı TAP (Trans Adriyatik Boru Hattı) projeleri nedeniyle iki ülke enerji alanında da önemli bağlara sahip. İtalya, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Rus enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltmak amacıyla alternatif kaynaklara yönelme politikası yürütüyor.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsveç Başbakanı Andersson, Erdoğan'ı yalanlamadı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-basbakani-andersson-erdogani-yalanlamadi-798/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-basbakani-andersson-erdogani-yalanlamadi-798/</id>
<published><![CDATA[2022-07-04T08:49:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-04T08:49:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72DF7C-59C96E-3A3E2C-304C8E-B5DA84-11B692.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Reuters'ın haberine göre Andersson "Sekiz yıldır bakanlık yapıyorum ve bugüne kadar pazarlık masasında konuşulanları hiç açıklamadım" dedi ve ekledi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bu da şu anda beni zor bir duruma düşürüyor."<br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya ile imzaladığı üçlü mutabakatta bu ülkelerin iade taleplerini "ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyma" sözü yer alıyordu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fakat metinde bu kişilerin iade edileceğine dair bir garanti bulunmuyor.<br />
	<br />
	
	<div>Andersson "Terörist faaliyetlerde bulunmadıysanız endişelenecek bir şey yok" dedi.<br />
		</div></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ukrayna'dan Türkiye'ye tahıl yüklü Rus gemisi için talep</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-dan-turkiye-ye-tahil-yuklu-rus-gemisi-icin/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-dan-turkiye-ye-tahil-yuklu-rus-gemisi-icin/</id>
<published><![CDATA[2022-07-02T09:27:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-02T09:27:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BEE8F0-135223-FF9DA8-865A8D-F91026-FBA6C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ukrayna, Rus işgali altındaki Berdyansk limanından yola çıkan ve Sakarya'nın Karasu Limanı'na giden bir yük gemisiyle ilgili olarak Türkiye'den talepte bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna Başsavcılığı tarafından Türkiye Adalet Bakanlığına gönderilen mektupta, Ukrayna tahılı taşıdığı belirtilen Zhibek Zholy adlı gemiye en konması istendi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters'ın haberine göre, söz konusu mektupta, Berdyansk'tan, "Ukrayna tahılının yasa dışı ihracatı"na karışan Rus bayraklı geminin Karasu'ya gittiği ve 7 bin ton yük taşığı belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Haberde, konuyla ilgili olarak Ukrayna Dışişleri Bakanlığından bir yetkilinin açıklamalarına da yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna denizcilik makamlarından aldığı bilgiyi paylaşan yetkili, 7 bin 146 detveyt tonluk geminin Berdyansk'tan yaklaşık 4 bin 500 ton tahıl yüklediğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kazakistan merkezli KTZ Express şirketi, geminin kendilerine ait olduğunu ancak herhangi bir yaptırım altında olmayan Rus şirketi Green Line'a kiraladıklarını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Olayın taraflarıyla görüşme hâlinde olduğunu bildiren KTZ Express, tüm yaptırım ve kısıtlamalara riayet edeceğini duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna, Rusya'yı işgalin başladığı Şubat ayından beri ele geçirdiği bölgelerdeki Ukrayna tahılını çalmakla suçluyor. Kremlin ise bu iddiayı yalanlıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye- Ermenistan ilişkileri normalleşiyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ermenistan-iliskileri-normallesiyor-330/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-ermenistan-iliskileri-normallesiyor-330/</id>
<published><![CDATA[2022-07-02T09:25:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-07-02T09:25:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BEA6C3-72CBA1-46FA02-BD9EF6-059CE8-D639CD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Ermenistan arasındaki kara sınırının iki ülkeyi ziyaret eden üçüncü ülke vatandaşlarının geçişine, mümkün olan en yakın zamanda açılması ve doğrudan hava kargo ticaretinin en kısa zamanda başlatılması konusunda mutabakata varıldığını duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Konuyla ilgili açıklama, Türkiye ve Ermenistan normalleşme süreci özel temsilcileri olan Büyükelçi Serdar Kılıç ile Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan'ın Viyana'da dördüncü kez bir araya gelmelerinin ardından yapıldı. Söz konusu açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Taraflar, Türkiye ile Ermenistan arasındaki kara sınırının iki ülkeyi ziyaret eden üçüncü ülke vatandaşlarının geçişine, mümkün olan en yakın zamanda açılması üzerinde mutabakata varmışlar ve bu konudaki gerekli sürecin başlatılmasına karar vermişlerdir. Ayrıca, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan hava kargo ticaretinin mümkün olan en yakın zamanda başlatılması üzerinde mutabakata varmışlar ve bu amaçla gerekli sürecin başlatılmasına karar vermişlerdir. Taraflar aynı zamanda, nihai hedef olan iki ülke arasında tam normalleşmenin sağlanması yönünde atılabilecek muhtemel diğer somut adımları da ele almışlar ve normalleşme sürecinin önkoşul olmaksızın sürdürülmesine ilişkin uzlaşılarını yeniden vurgulamışlardır."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye ile Ermenistan 1990'lı yıllarda kesilen diplomatik ilişkileri başlatmak için geçen yılın sonunda karşılıklı adımlar atmaya başlamıştı. 1993 yılında sınırları karşılıklı olarak kapatan Ankara ve Erivan'ın Aralık 2021’de başlattığı normalleşme süreci kapsamında iki ülke özel temsilci atamış, bu temsilciler ilk kez Ocak ayında bir araya gelmişti. Ermenistan hükümeti, normalleşme süreci kapsamında önce, Dağlık Karabağ savaşı sonrası Türk mallarına uyguladığı ambargoyu 1 Ocak'tan itibaren sona erdireceğini duyurdu. Şubat ayı itibarı ile iki ülke arasında doğrudan uçuşlar başladı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye'ye F-16 satmalıyız"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ye-f-16-satmaliyiz-420/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-ye-f-16-satmaliyiz-420/</id>
<published><![CDATA[2022-06-30T17:04:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-30T17:04:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2EC7F4-AC8B67-3C9D4A-B7895E-672F15-A67453.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>​ABD Başkanı Joe Biden NATO Liderler Zirvesi'nin son oturumunun ardından açıklamalarda bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biden Türkiye'ye F-16 jetlerinin satışıyla ilgili "Bu F-16 jetlerinin modernizasyonunu çözmemiz gerekiyor. Türkiye'ye F-16'yı satmalıyız. Ben Aralık ayından bu yana pozisyonumu da çok değiştirmedim. Kongre'nin onayına ihtiyaç var ve alacağımızı da düşünüyorum." açıklamasını yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gıda krizi ve gaz fiyatlarına değinen Biden "Gaz fiyatlarının ve gıda krizinin ortaya çıkmasının tek nedeni Rusya'dır" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biden "Rusya'nın petrol ihracatı ile alakalı sınır getirme kararı aldınız. Bu üst sınırın ABD'deki petrol fiyatlarını aşağı çekebileceğini düşünüyor musunuz?" sorusuna da şu yanıtı verdi;</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Savaş fiyatları yukarı çekti. Tüm dünyadaki sürücüler bu savaşa bu parayı ödemeye daha ne kadar devam edecek? Biz NATO'yu güçlendirmeye devam edeceğiz. Dört bir yanda. Kısa zaman önce de bunu dile getirdim: Dünya'nın Rus petrolü için ödediği fiyata kısıtlama getirmemiz gerekiyor dedim. Şu anda petrolün fiyatı oldukça yüksek. Rusya bu yüksek fiyatlardan satmamalı. Bizim bir mekanizma üzerinde anlaşma yapmamız lazım. Bu sayede de benzinin fiyatını petrolün fiyatını aşağı çekmemiz lazım. Kongre içerisinde de bunu ortaya koydum. Petrol üzerindeki verginin alınmaması gerektiğini söyledim. Elbette eyaletler bu kararı verirse galon başına 1 dolarlık bir düşüş olacak. Gıda krizinin ortaya çıkma sebebi de Rusya'dır. Rusya Ukrayna'nın hububat ihracatına izin vermiyor. Bu yüzden gıda sıkıntısı var. Bunların da hepsinin fiyatlara etkisi var."</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">'ABD'nin Karadeniz stratejisi Türkiye ile ilişkileri düzeltmeyi içeriyor'</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-abd-nin-karadeniz-stratejisi-turkiye-ile-iliskile/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-abd-nin-karadeniz-stratejisi-turkiye-ile-iliskile/</id>
<published><![CDATA[2022-06-30T09:13:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-30T09:13:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D4878E-15F252-CEC921-73BB26-513D85-8942CA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye'nin Finlandiya ve İsveç'e karşı veto kartını masadan çekmesi sonrası Beyaz Saray yönetimi Türkiye'ye F-16 satışının desteklendiği açıkladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkan Biden'ın görüşmesinde de liderler birbirlerine teşekkür etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Financial Times gazetesine konuşan uzmanlar ve diplomatlar, Ukrayna savaşının Batılı ülkelere Türkiye ile sıkıntılı ilişkileri düzeltme fırsatı yarattığının altını çiziyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>ABD kara kuvvetlerinin Avrupa komutasını yürütmüş emekli bir korgeneral olan Ben Hodges, gazeteye yeni durumu değerlendirirken şu ifadeleri kullanıyor:<br />
	<br />
	
	<div>"Yalnızca bu zirvenin değil, tüm bu krizin sonuçlarından biri de, ABD'nin Karadeniz'e artık stratejik bir gözle bakmak zorunda kalması oldu. Bu da Türkiye ile ilişkileri düzeltmeyi içeriyor."<br />
		<br />
		</div>
	<div>ABDli Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham de F-16'lar konusunda Biden yönetimine destek ifade eden bir paylaşım yaptı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Graham, "NATO müttefikimiz Türkiye'ye F-16 satışı konusunda Biden yönetiminin kararını destekliyorum. Türkiye ile görüş ayrılıklarımız olsa da, onlar bir NATO müttefiki ve sıkıntılı bir coğrafyada askeri kapasitelerinin artırılması Amerika'nın ulusal güvenlik çıkarlarına uygun" dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Türkiye geçen 2021 Kasım ayında ABD'den 40 adet yeni F-16 ve mevcut F-16'lar için de 80 adet modernizasyon kiti almak için başvuruda bulunmuştu.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Mart ayında ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre üyelerine bir mektup yazarak bu satışa onay verilmesinin ABD'nin çıkarına olacağını vurgulamıştı.<br />
		<br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">Madrid'te hava nasıl değişti?</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Bu konudaki en somut adım, Madrid'deki NATO zirvesinde geldi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>ABD Savunma Bakan Yardımcısı Celeste Türkiye'ye F-16 satışını desteklediklerini açıkladı ve "ABD Türkiye'nin savaş uçağı filosunu modernize etmesini destekliyor. <br />
		<br />
		Çünkü bu NATO'nun güvenliğine ve böylece Amerikan güvenliğine katkı sağlayacaktır." dedi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Wallander'ın açıklaması Türkiye'nin, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılımına onay vermesinden sonra geldi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Bu görüşmelerde Türkiye'nin ABD'den F-16 alımının da pazarlığın bir parçası haline geldiği iddia edilmiş, Reuters ve AFP'ye konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi ise "ABD Türkiye'ye hiçbir şey teklif etmedi, Türkiye de ABD'den hiçbir şey talep etmedi" demişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Türkiye'nin ortaklaşa üretmeyi planladığı F-35 projesinden, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle çıkarılması, Ankara'yı hava savunmasında yeni arayışlara yönlendirmişti.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron ile görüştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu-630/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-macron-ile-gorustu-630/</id>
<published><![CDATA[2022-06-29T11:12:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-29T11:12:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9CEA1-26D1AB-6462C4-D96F4E-33B68D-D11FF6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere geldiği Madrid'deki IFEMA Fuar Merkezi'nde ikili temaslarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Erdoğan'ın programı yoğun&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ayrıca İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile de bir araya gelmesi ve TSİ 18.45’te ABD Başkanı Joe Biden ile görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin gündemi&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Zirvede 30 üye ülkenin lideri, Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik tehdit ve meydan okumalar karşısında stratejik düzeyde görüş alışverişinde bulunacak. Rusya-Ukrayna savaşının NATO’ya yansımaları değerlendirilecek ve bu çerçevede NATO’nun caydırıcılık ve savunma yapılanması gözden geçirilecek. NATO’nun gelecek çalışmalarına rehberlik edecek yeni Stratejik Konsepti'nin onaylanması da gündem maddeleri arasında yer alırken, liderlerin Finlandiya ve İsveç'i NATO üyesi olmaya davet etmek için tarihi bir karar alması da bekleniyor.&nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsveç ve Finlandiya'dan terörle mücadelede tam destek"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-isvec-ve-finlandiya-dan-terorle-mucadelede-tam-de/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-isvec-ve-finlandiya-dan-terorle-mucadelede-tam-de/</id>
<published><![CDATA[2022-06-29T08:45:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-29T08:45:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16A3F4-E80DE9-0F2955-22C1B8-2E6472-DE4213.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi öncesi Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan ortak memorandumun ardında basın toplantısı düzenledi.&nbsp;</div>
<div>Stoltenberg, "Türkiye, Finlandiya ve İsveç bugün bir memorandum imzaladı ve Türkiye’nin endişeleri ele alındı. Bunların arasında terörle mücadele ve silah ambargoları konuları da yer almaktadır. Başka hiçbir müttefikimiz Türkiye kadar ağır terör saldırılarının hedefi olmamıştır. Bu saldırılar arasında terör örgütü PKK’nın saldırıları da yer almıştır" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">PKK aktivitelerine son verilecek&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Stoltenberg, "Türkiye, Finlandiya ve İsveç hükümetleri, terörle mücadelede işbirliğini arttırma konusunda mutabakata vardı. NATO müttefikleri olarak İsveç ve Finlandiya, ulusal güvenlik endişelerine karşı Türkiye’ye tam destek vermeyi taahhüt etti. Bu, iç yasalarla birlikte PKK aktivitelerine son vermek ve Türkiye ile suçlu iadesi konusunda anlaşmayı da içermektedir" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">STOLTENBERG’DEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Stoltenberg, "Birlikte göstermiş olduğumuz ilerlemenin ışığında Türkiye, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmalarını desteklemeyi kabul etmiştir. Bunun için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ve İsveç Başbakanı Andersson’a da yapıcı görüşmeleri için teşekkür ederim" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"NATO`NUN AÇIK KAPI POLİTİKASI, TARİHİ BİR BAŞARIYA ULAŞTI”&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Stoltenberg, "NATO’da fikir ayrılıklarımız ne olursa olsun her zaman oturup konuşabileceğimizi, ortak bir noktada buluşabileceğimizi ve her türlü sorunu çözebileceğimizi söyledik. NATO’nun açık kapı politikası, tarihi bir başarıya ulaştı. Finlandiya ve İsveç’i ittifaka kabul etmek, onları ve NATO’yu güçlendirecek. Avrupa ve Atlantik bölgesini daha güvenli hale getirecek. Onlarca yılın en büyük tehdidiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde bizi daha da güçlü kılacaktır" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"FİNLANDİYA VE İSVEÇ, SUÇLULARIN İADESİNDE TÜRKİYE İLE ÇALIŞACAK"&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Stoltenberg, suçluların iadesi konusunda, "Finlandiya ve İsveç’in terör ve şüpheli şahısların iadeleri konusunda Türkiye ile çalışmaya hazır olduklarını ancak aynı zamanda bu iade sürecinin Avrupa İade Sözleşmesi’ne göre gerçekleşeceğini söyleyebilirim" ifadelerini kullanarak, "İade, NATO müttefiklerinin, terörizm veya diğer suç faaliyetleriyle ilgili kanıtlanmış sorunlar olduğunda yapmaya devam edeceği bir şeydir" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"TERÖRİZMİN, TÜM BİÇİMLERİYLE SAVAŞMAMIZ GEREKİR”&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Stoltenberg, "Terörle mücadelede ortak bir çıkarımız olduğunda, hemfikir olabileceğimize inanıyorum. Terörizmin, tüm biçimleriyle savaşmamız gerekir. Şimdi üzerinde anlaşmaya varılan ortak mutabakat bu gerçeği yansıtıyor. Liderleri bir araya getirebildiğimiz ve ardından yetkililerimizle üzerinde haftalarca süren çalışmaların sonucundan memnunuz. Liderler bugün Madrid’de nihai anlaşmayı bulmak için bir çözüme vardılar. Tarafların taahhütlerini yerine getireceğinden kesinlikle eminim" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>İmzalanan memorandumda Finlandiya ve İsveç’in, Türkiye’ye silah ambargosu kullanmayacağına dair kesin ifadelerin olduğunu belirten Stoltenberg, "Müttefiklerin birbirlerine karşı silah ambargosu olmaması gerektiğine inanıyorum" dedi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Stoltenberg ayrıca, yarın İsveç ve Finlandiya’nın NATO Liderler Zirvesin’de davetli ülke statüsünde bulunacağını söyleyerek, "Yarın ittifak liderleri, İsveç’i NATO üyesi olarak davet etmek için görüşecek ve bu zirve sonrasında davetli ülke statüsünde olacak. Daha sonra bunun meclislerde onaylanma süreci olacak" dedi. Stoltenberg, "Resmi olarak davet edilmeden önce Katılım Protokolünü imzalamamız gerekiyor. Ancak bu, bu zirveden hemen sonra gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">TÜRKİYE’DEN İSVEÇ VE FİNLANDİYA’YA YEŞİL IŞIK&nbsp;</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö, İsveç Başbakanı Andersson ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, gerçekleştirilen dörtlü zirvenin ardından Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine yeşil ışık verdiğine dair ortak memorandum imzalandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, İsveç Dışişleri Ann Linde’nin imza attığı memorandumda, "İttifakın en temel unsurlarından biri üye devletlerin milli güvenliğinin yanı sıra uluslararası barış ve istikrara doğrudan tehdit teşkil eden terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede tam dayanışma ve işbirliğidir”, "Finlandiya ve İsveç, PKK’nın yasaklanmış bir terör örgütü olduğunu teyit eder. Finlandiya ve İsveç, PKK ve diğer tüm terörist örgütlerin, bunların uzantılarının faaliyetleri ile iltisaklı kuruluşlar ve paravan örgütler içerisinde yer alan veya bu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan şahısların faaliyetlerini engelleyeceklerini taahhüt eder. Türkiye, Finlandiya ve İsveç bu terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek amacıyla aralarındaki işbirliğini artırmaya karar vermişlerdir. Finlandiya ve İsveç, bu terör örgütlerinin emellerini reddeder” ve "Buna ilaveten, Finlandiya 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Yasası’nda yaptığı bir dizi değişiklikle cezalandırılabilir terör suçları kapsamına yeni faaliyetler eklemiştir. 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe giren bu son değişikliklerle terörist grupların faaliyetlerine katılım suçunun kapsamı genişletilmiştir. Aynı zamanda, kamusal alanda terörizmi tahrik eylemleri ayrı bir suç olarak cezalandırılmıştır. İsveç, yeni ve daha etkin bir Terör Suçları Kanunu’nun 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe gireceğini ve hükümetin terörle mücadele mevzuatını daha da tahkim edeceğini teyit eder” gibi maddelere yer verdi.&nbsp;</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dörtlü zirve Madrid'de başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dortlu-zirve-madrid-de-basladi-563/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dortlu-zirve-madrid-de-basladi-563/</id>
<published><![CDATA[2022-06-28T18:53:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-28T18:53:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4DA5B3-312D3D-FCEA1E-3DB9D8-19E410-A60300.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NATO Liderler Zirvesi öncesinde 4'lü zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan; NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, İsveç ve Finlandiya liderleri ile görüşmesine başladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">STOLTENBERG: İLERLEME KAYDETMEYİ UMUYORUZ</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri Stoltenberg; NATO, İsveç, Finlandiya ve Türkiye arasında gerçekleşecek 4'lü zirve öncesinde yaptığı açıklamada "Erdoğan ile bugünkü dörtlü görüşmede ilerleme kaydetmeyi umuyoruz. NATO'ya yeni katılacak ülkeler tüm müttefiklerin güvenliğini dikkate almak zorunda" ifadelerini kullanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">TÜRKİYE-İSVEÇ-FİNLANDİYA VE NATO ARASINDA 4'LÜ ZİRVE</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Habertürk'te katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtlamış "İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine yönelik görüşmelerin hangi aşamada olduğunun" sorulması üzerine Kalın, şimdiye kadar İsveç ve Finlandiyalı muhataplarıyla iki toplantı yaptıklarını hatırlatmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yaptıkları telefon görüşmesi kapsamında, üçüncü tur görüşmeleri için yarın Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ile Brüksel'e gideceklerini belirten Kalın, Madrid Zirvesi öncesi bir tur daha yapacaklarını ifade etmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kalın "Genel Sekreterin ricası üzerine Cumhurbaşkanımız 'Peki, arkadaşlarımız gitsinler, bir tur daha yapsınlar' dedi. Biz de oradan Madrid'e geçeceğiz. Salı günü NATO Genel Sekreterinin ricası, talebi üzerine Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Madrid'de liderler düzeyinde bir dörtlü zirve yapılacak. Türkiye, NATO, İsveç ve Finlandiya... Bu zirve olacak. Bu zirveye katılmak, bizim pozisyonumuzdan geri adım atacağımız anlamına gelmiyor" ifadelerini kullanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">EV SAHİBİ İSPANYA GÖRÜŞMEDEN UMUTLU</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "Hepimiz, NATO Genel Sekreteri'nin Atlantik ittifakına Avrupa bağlamında iki önemli demokrasiyi, Finlandiya ve İsveç'i dahil etmek için öncülük ettiği görüşmelerin sonucunu merak ediyoruz. Genel sekreterimize başarılar diliyoruz. İki ülkenin er ya da geç Atlantik ittifakına katılacaklarından eminiz” açıklamasını yaptı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Biz, kuru laf istemiyoruz, netice istiyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-biz-kuru-laf-istemiyoruz-netice-istiyoruz-117/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-biz-kuru-laf-istemiyoruz-netice-istiyoruz-117/</id>
<published><![CDATA[2022-06-28T12:43:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-28T12:43:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4C6AFC-B59197-EE28A0-A43963-F48992-435720.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Erdoğan, Madrid'deki "NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi"ne katılmak üzere İspanya'ya yapacağı ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, katılacağı zirvenin, Ukrayna'daki savaşın devam ettiği kritik bir dönemde gerçekleştiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Madrid'de, NATO'nun Avrupa Atlantik coğrafyasının güvenliği bakımından oynadığı asli rolün teyit edileceğini belirten Erdoğan, zirvenin aynı zamanda ittifakın kendini değişen güvenlik ortamına adapte etmesi bakımından önemli bir kilometre taşı olacağını ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu alanda, NATO'ya gelecek vadede yön verecek yeni stratejik konseptin kabul edileceğini kaydeden Erdoğan, zirve oturumlarında, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ittifaka yansımalarının, NATO'nun caydırıcılık ve savunma gayretlerinin, terörizmle mücadele başta olmak üzere güneydeki tehdit ve meydan okumaların ele alınacağını aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Zirveden temel beklentilerinin, ittifak dayanışmasının koşulsuz biçimde ortaya konulması olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Müttefiklerimizden, terörizmin tüm tür ve tezahürleriyle mücadelede ayrım yapmamalarını, bir müttefike yönelik tehdidin aslında NATO'nun geneline yönelik tehdit anlamına geldiğini görmelerini bekliyoruz." diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üyelik başvurularının ardından yaşanan sürecin zirve bağlamında öne çıkan konulardan biri olacağını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin bu konuya dair yaklaşımını herkesin bildiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>En başından beri Türkiye'nin hayati çıkarlarını tehdit eden PKK ile PYD/YPG başta olmak üzere her türlü uzantısının bu ülkelerde rahatça hareket etmelerine mani olunmasına dair beklentileri olduğunu kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bu haklı tutumumuzu zirve vesilesiyle bir kere daha açıkça anlatacağım. İkili görüşmelerimde de bu konu gündemde olacak. Bugün Madrid'e gittiğimizde İsveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı ile Genel Sekreterin de katılacağı bir dörtlü zirve gerçekleştireceğiz. NATO üyeliği çeşitli sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İsveç ve Finlandiya NATO'ya üye olacaklarsa, ittifakın 70 yıllık mensubu Türkiye'nin güvenlik endişelerini dikkate almak zorundadır. Bunun aksi düşünülemez."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Cüneyt Arkın'a rahmet diliyorum"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye'nin, Ukrayna'daki savaşın bir an önce sona erdirilmesi için iki tarafla da temas halinde olduğunu belirten Erdoğan, müzakerelerde yaşanan en önemli ilerlemenin mart ayında İstanbul'da düzenlenen toplantı olduğunu anımsattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Zirvede, müttefiklerin Ukrayna'ya desteği sürerken NATO'nun çözüm yolunda bir vizyon ortaya koyması gerektiğini de vurgulayacağını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Türkiye, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı yapan ilk 5 müttefikten biri olarak üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmektedir. Karada, denizde ve havada en ileri teknolojilerden de yararlanarak ittifaka ciddi kuvvet ve yetenek sağlıyor. Aynı zamanda NATO sınırları da olan güney hududumuzun ötesinde terörizmin ve Suriye başta olmak üzere göç hareketlerinin önlenmesinde kritik roller üstlenen bir ülkeyiz. Tehditlerin çeşitlenerek arttığı bu dönemde müttefiklerimizle birlikte Madrid'de ittifaka verdiğimiz önemi teyit edeceğiz. Zirve marjında bazı müttefik ülke, devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacağım. Bu görüşmelerde hem gündemimizdeki ikili meseleleri hem NATO bünyesindeki iş birliğimizi hem de küresel gündemi özellikle değerlendireceğiz."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah hayatını kaybeden beyaz perdenin güçlü isimlerinden Cüneyt Arkın'a Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sanatseverlere de başsağlığı diledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Orta sahada top çevirmekten bıktık"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"NATO'daki dörtlü zirveden Türkiye'nin umduğu somut adımların atılmasını bekliyor musunuz? Toplantı sonrası Türkiye'nin, her iki ülkenin üyeliğine ilişkin tavrında bir değişiklik olabilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Beklemekten öte biz, NATO'nun 70 yıllık bir üyesiyiz. Türkiye rasgele NATO'ya katılmış bir ülke değil." yanıtını verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bu sabah Sayın Biden ile de bir görüşme yaptık. Bu akşam veya yarın tekrar bir araya gelme arzusunu ifade etti, biz de 'olabilir' dedik. Dün itibariyle gerek Sayın İbrahim Kalın Bey'i, gerekse Sedat (Önal) Bey'i Brüksel'e gönderdik. Onlar zaten ön görüşmeleri orada yaptılar. Gidince yapılan görüşmeleri de kendilerinden alacağız. Ve bu arada da biz dörtlü görüşmeyi Stoltenberg'in riyasetinde tekrar yapacağız. Ve burada Finlandiya Cumhurbaşkanı, İsveç Başbakanı birlikte bu dörtlü görüşmeyi yapıp hangi noktaya geldiklerini göreceğiz. Biz kuru laf istemiyoruz, netice istiyoruz. Artık biz orta sahada top çevirmekten bıktık. Şu an itibariyle de bunlar hep laf üretiyorlar, konuşuyorlar. Aynı günün akşamı İsveç devlet televizyonunda bakıyorsunuz bu terörist başlarından bir tanesi çıkmış, orada söyleşi yapıyor. Ve bu söyleşide de bize veriyor veriştiriyor. Öbür tarafta ne diyor İsveç yöneticileri? 'Biz, şu anda bunları terörist olarak kabul etmiyoruz' diyorlar. Öbür taraftan Stockholm caddelerinde yürüyüş yapıyorlar, yürüyüş yaparken İsveç polisinin kontrolü, denetimi bunlar üzerinde. Ve bu şekilde bu yürüyüşler yaptırılıyor."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"İşiniz gücünüz S-400"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sadece İsveç'te değil, aynı şeyin Almanya, Hollanda, Yunanistan'da da olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunların yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi. Erdoğan, şunları ifade etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bir taraftan bakıyorsunuz 5 artı 4, 9 tane Amerikan üssü Yunanistan'da kuruluyor. Peki bunu niye kurdunuz, neye karşı kurdunuz? Verdikleri cevap şu, 'Rusya'ya karşı.' Ne demek Rusya'ya karşı? Ne yaptınız Rusya'ya karşı kurdunuz da? İşiniz gücünüz S-400. 'S-400 aşağı, S-400 yukarı', hep laf. Bunları da Sayın Biden ile bu akşam veya yarın yapacağımız görüşmede ona da yine dile getireceğiz. Ama unutmayalım ki biz, Danimarka'da, Norveç'te hep bunları yaşadık. Her türlü terörist saldırıya uğradık ve bunlardan en ufak bir tavır görmedik. Bunları anlatacağız."<br />
	<br />
	
	<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi kapsamında Yunanistan Başbakanı ile ikili görüşme yapmasının söz konusu olmadığını belirterek, "Bitti o iş, o kapıyı kapattık. Bundan sonra kendilerine çekidüzen verecekler. Çekidüzen vermeleri halinde hangi düzeyde bu tür görüşmeler yapılır, yapılmaz onu planlar, yol haritamızı çizeriz." dedi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, Madrid'deki "NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi"ne katılmak üzere İspanya'ya yapacağı ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan, zirvede yapacağı ikili görüşmeler ve ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinin gündemine ilişkin soru üzerine, ABD ile en önemli görüşmenin F-16 meselesi olduğunu belirtti. Erdoğan, "F-16 meselesi şu anda hala masada, ortada yine bir oyalama taktiği gidiyor." diye konuştu.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Mart ayında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile İstanbul'da yemekli bir görüşme yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, görüşmede "Bundan böyle artık görüşmelerimizi bire bir yapalım, aramıza üçüncü kişileri sokmayalım" şeklinde mutabakat sağladıklarını söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Aradan 2-3 hafta geçti, Amerika'ya gitti ve Senato'da yaptığı konuşmada saldırdığı yer neresi oldu? Yine Türkiye oldu. İşte F-16 meselesi vesaire bunlar gündeme getirildi. Artık biz bunların ne olduğunu, kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bize karşı biliyorsunuz 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ'nün en önemli sığınağı neresi oldu? Yunanistan oldu. Türkiye'den kaçanlar gerek Edirne'den gerek farklı yollardan hep nereyi tercih ettiler? Yunanistan'ı tercih ettiler. O dönemin başbakanıyla da görüştüm, 'Süratle biz gerekli müdahaleyi yapacağız' demesine rağmen bu teröristleri bunlar el bebek gül bebek beslediler, ondan sonra da Yunanistan üzerinden Avrupa'nın değişik ülkelerine uğurladılar. Bunları artık biz yutmuyoruz. Dolayısıyla da Türkiye'ye karşı şahsiyetli bir duruş bekliyoruz. Şahsiyetli bir duruş göstermeyenlere karşı tavrımız bellidir ve Türkiye'nin özellikle duruşundan biz taviz vermeyeceğiz ve aynı şekilde yürüyüşümüzü devam ettireceğiz."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Bundan sonra kendilerine çekidüzen verecekler"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Erdoğan, "Zirve marjında Yunanistan tarafından bir görüşme talebi gelmesi halinde yanıtınız ne olacak? Ankara-Atina hattındaki gerilimi zirve gündemine taşımayı düşünüyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"İkili bir görüşmeyi benim Miçotakis ile yapmam mümkün değil, bunu açıkladım. Sizler demek ki bizi iyi takip etmiyorsunuz. Bizim Yunanistan ile bu yıl olması gereken neyimiz vardı? Bir defa yüksek düzeyli stratejik konsey toplantımız vardı. Ne dedim? Biz bunu kaldırdık. Artık Yunanistan ile yüksek düzeyli stratejik konsey diye bir toplantı yapılması mümkün değil, bitti o iş. Şimdi bunu bitirmiş bir lider kalkıp da Miçotakis'in oradaki talebine evet diyebilir mi? Hayır, bitti o iş, o kapıyı kapattık. Bundan sonra kendilerine çekidüzen verecekler. Çekidüzen vermeleri halinde hangi düzeyde bu tür görüşmeler yapılır, yapılmaz onu ondan sonra planlar, yol haritamızı çizeriz."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>İttifak bünyesinde "güney kanadına" ilişkin terörizm oturumu düzenleneceği hatırlatılarak, "Türkiye'nin bu bölgede rolü büyük ve sizin burada mesajınız neler olur?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Erdoğan, şunları söyledi:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Burada en önemli güç neresi? Türkiye. Türkiye gibi bir gücü NATO kaybetmeyi göze alabilir mi? Kolay değil 70 yıl ve NATO içinde Türkiye ilk 5'in içinde yer alan bir ülke, her yönüyle. Bu gücünü NATO için bugüne kadar istikrarlı bir şekilde kullanmıştır, hiç taviz vermeden. Şimdi bundan sonraki süreçte de bu tavizsiz yürüyüşümüzü aynı şekilde devam ettirme kararlılığındayız. Bugün de yine NATO Liderler Zirvesi'nde bugüne kadar yapılanlar, Türkiye'ye yapılanlara karşı, özellikle bu beşinci madde gündeme getirilmek suretiyle, peki siz bütün bu terörle mücadelede binlerce tır araç, gereç, silah, Türkiye'deki özellikle güneyde veya Türkiye içindeki bu teröristlere bunlar verildiği halde acaba NATO burada ne yaptı? En ufak bir müdahale bunlara karşı yaptı mı? NATO'nun bir numaralı ülkesi Amerika. Tırlar dolusu silahlar Amerika'dan geldi. Bu sabah konuştuk kendisiyle ama şimdi akşam veya yarın görüşmemizde kendisine bunları yine söyleyeceğim."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Nasıl NATO'da paydaş ülkeyiz veya omuz omuza vermiş iki ülkeyiz ki bütün silahlar PKK'ya, YPG'ye bunlar gönderiliyor." diye konuşan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>"Bu silahlar kime karşı kullanılıyor? Yunanistan'dakileri 'Rusya'ya karşı' dediniz. Peki bizim güneyimizdeki bu terör örgütlerinin inlerine gelen bu silahlar, onlar kime karşı kullanılıyor? Onlar da Türkiye'ye karşı kullanılıyor. Daha önce de söylediğim gibi yine NATO'da paydaşımız Fransa. Fransa'nın Lafarge... Çimento üretimi yapan fabrikasının yine aynı şekilde Suriye'nin kuzeyindeki fabrikalarında Lafarge'ın yatırımlarıyla mağaralar yapıldı, yerin altında evler kuruldu. Bunları defaatle söylememize rağmen en ufak bir müdahale oldu mu? Olmadı. En önemli kaynaklardan bir tanesi. Yapmadılar. Artık biz bunları tanıyoruz, çok iyi tanıyoruz. Ama bunları da tabii peyderpey gündeme getirmenin gayreti içinde olacağız."</div>
	<div><br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">"Gelişmeye göre takviminizi belirlersiniz"</span></div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı tahıl krizinin çözümünde "kırmızı hat diplomasisi"nin yürütüldüğü anımsatılarak sözü edilen dörtlü zirve takviminin ve Türkiye'nin sahada operasyonun neresinde olacağının sorulması üzerine Erdoğan, "Şu anda bazı takvim belirleme çalışmaları olayların gelişmesine göre olur. Olaylar nasıl gelişiyor, bu gelişmeye göre de siz takviminizi belirlersiniz. Olaylar, bazı yerlerde bakıyorsunuz çok su altı gidiyor, ama bazı yerlerde artık su üstüne çıkıyor. Dolayısıyla bu gelişmelere göre de biz Türkiye olarak yol haritamızı anlık veyahut süratle belirler, gerekli müdahalemizi de anında yaparız." ifadelerini kullandı.</div><br />
	</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'den Türkiye'ye üst düzey iki ziyaret</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltereden-turkiyeye-ust-duzey-iki-ziyaret-620/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltereden-turkiyeye-ust-duzey-iki-ziyaret-620/</id>
<published><![CDATA[2022-06-23T10:04:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-23T10:04:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_682022-C4C2B4-97A148-F6726D-5D325C-032E97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Konu başlıkları arasında iki İskandinav ülkesinin NATO üyeliği ve Karadeniz üzerinden tahıl koridorunun oluşturulması bulunuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kabinenin iki önemli bakanının aynı gün Ankara'da yapacakları temaslar, Başbakan Boris Johnson'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 21 Haziran'da yaptığı telefon görüşmesinden hemen sonra gelmesi açısından dikkat çekiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan kısa açıklamada, Erdoğan ve Johnson'ın ikili ilişkiler, Rusya ve Ukrayna savaşı ile Ukrayna'daki tahılın ülkeden çıkartılması konularının ele alındığı kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Londra'dan yapılan açıklama da iki liderin gıda güvenliği konusunu ele aldıkları, Başbakan Johnson'ın Türkiye'nin sorunun aşılması için gösterdiği liderlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği belirtildi.<br />
	<br />
	
	<div>Türk tarafının açıklamasından farklı olarak Londra, iki liderin ay sonunda Madrid'de yapılacak NATO Zirvesi'ni de ele aldıkları, Johnson'ın İsveç ve Finlandiya'nın ittifaka katılımına destek verdiği ve soruna bir çözüm bulunması için tüm tarafların birlikte çalışmaya devam etmeleri konusunda Erdoğan ile mutabakat içinde olduğu vurgulandı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Dışişleri ve savunma bakanlarının Ankara'da yapacakları görüşmelerde de Ukrayna'da devam eden savaş kapsamında bu iki konunun ön plana çıkması bekleniyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>NATO ittifakı içinde Rusya'ya karşı en sert tavrı alan ülkelerden biri olan İngiltere açısından Madrid'de düzenlenecek zirve büyük önem taşıyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş sonrasında ittifakın atacağı askeri ve siyasi adımların ele alınacağı zirvede yeni Stratejik Konsept belgesinin onaylanması öngörülüyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Ayrıca NATO ülkeleri, devam eden savaşta Ukrayna'nın savunmasına daha fazla destek verme konusundaki taahhütlerini de zirve sırasında ilan etmeyi planlıyor.</div><br />
	
	<div><span style="font-weight: bold;">İngiltere, NATO'nun genişlemesine büyük önem veriyor</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın ifade ettiği gibi İsveç ve Finlandiya'nın ittifak katılımına büyük destek veren Londra diğer müttefikler gibi katılım sürecinin hızla tamamlanması ve bu iki önemli İskandinav ülkesinin üye olmasını istiyor.<br />
		</div><br />
	<img src="uploads/Haziran 2022/ingiliz-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, Nisan ayında Türk mevkidaşı Hulusi Akar'la İstanbul'da bir araya gelmişti.</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Londra, askeri olarak ittifakın kuzey kanadına önemli katkıda bulunacağı hesaplanan İsveç ve Finlandiya ile ilgili kararın bütünlük içerisinde 29-30 Haziran'da düzenlenecek Madrid Zirvesi'nde alınmasının Rusya'ya verilmiş önemli bir mesaj olacağını öngörüyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İngiltere Savunma Bakanı Wallace, geçen hafta yaptığı bir açıklamada bu hafta Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında konuyu Türk yetkililerle bir daha ele alacağını, Türkiye'nin çekincelerini dinlemek gerektiğini kaydetmişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İngiltere, Türkiye'nin özellikle İsveç'ten "terör örgütünün faaliyetlerini kısıtlaması ve terörle mücadelede daha etkin olmasına" ilişkin taleplerini makul buluyor ve taraflar arasındaki görüşmelerin olumlu sonuçlanmasını bekliyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Bununla beraber, Madrid Zirvesi'nin bu konuya odaklanıp ittifak içi bir bunalıma dönüşmemesini isteyen İngiltere, uygun diplomatik bir yolla sorunun aşılması için telkinlerini sürdürüyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Türkiye'nin zirve sırasında sert bir veto yerine İskandinav ülkelerine kapıyı koşullu aralayacak bir söylemle yer alması Ankara'ya verilen mesajlar arasında.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İsveç ve Finlandiya'nın ittifaka katılabilmeleri için hükümet onaylarının yanı sıra üye 30 ülke parlamentosunun da ayrıca onay vermesi gerekiyor. Bu durumun hem Türkiye'ye hem de Türkiye'nin beklentilerini karşılamak açısından İsveç ve Finlandiya'ya zaman kazandırabileceği değerlendirmesi yapılıyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Ankara'ya verilen mesajlarda, Madrid Zirvesi'nin Türkiye vetosuna sıkışması durumunun yaratacağı olumsuz etkiler de yer alıyor. Bu durumun Türkiye'nin ittifak içindeki itibarına zarar getirebileceği kaygısı sıkça dile getiriliyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">Tahıl koridoru planına destek</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Ankara'da yapılacak görüşmelerde diğer önemli bir konu, Ukrayna'dan dünya pazarlarına tahıl ihracının yeniden başlaması.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Küresel bir gıda krizinin önlenmesi için yürütülen çabalara destek veren İngiltere, konuyu özellikle Dışişleri Bakanı Truss'ın temaslarında gündeme getirecek.<br />
		</div><br />
	<img src="uploads/Haziran 2022/ingiliz-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div>Türkiye'ye ziyaretinden önce Parlamento'da konuşma yapan Truss, Ukrayna tahılının ülkeden çıkartılması için birkaç haftalık bir zaman kaldığını kaydederek, "Odessa'nın tamamen savunulduğundan emin olmak ve güvenli geçiş sağlamak için müttefiklerimizle elimizden geleni yapıyoruz. Tahılın Odessa'dan nasıl çıkartılabileceğimizi konuşmak için Türkiye'ye gideceğim" ifadelerini kullandı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Ukrayna, Rus donanmasının Odessa'ya saldırması önlemek için liman çevresini mayınladı. Limanda denize açılmayı bekleyen 80'den fazla tahıl yüklü gemi olduğu kaydediliyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Ukrayna, olası bir saldırı nedeniyle mayınların temizlenmesi fikrine sıcak bakmıyor. Türkiye de bu sorunun aşılması için Rusya ve Ukrayna taraflarıyla askeri görüşmeler yürütüyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçen hafta yaptığı açıklamada, mayınlar temizlenmeden de bu operasyonun yapılabilmesi yollarının araştırıldığını açıklamıştı.<br />
		<br />
		</div>
	<div><span style="font-weight: bold;">Suriye de gündemde</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Ankara'da yapılacak görüşmelerde ikili ilişkilerin de ele alınması, özellikle savunma bakanlarının son dönemde gelişen savunma sanayi işbirliğini değerlendirmeleri bekleniyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>İngiltere, Türkiye'ye karşı uyguladığı kısmi silah ambargosunu geçen aylarda yürürlükten kaldırmış, bu durum Ankara tarafından diğer NATO ülkeleri için örnek gösterilmişti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Tarafların diğer bölgesel konular kapsamında Suriye'deki gelişmeleri de ele almaları öngörülüyor.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki Tel Rıfat ve Menbiç bölgelerine yeni askeri operasyonlar düzenleyebileceğine yönelik güçlü mesajları var.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Diğer Batı ülkeleri gibi İngiltere'nin de böyle bir operasyona soğuk yaklaştığı, bunun yaratacağı sonuçlar konusunda kaygılandığı belirtiliyor.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ana muhalefet lideri Çipras'tan Türkiye'ye dostluk mesajı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ana-muhalefet-lideri-cipras-tan-turkiye-ye-dostluk/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ana-muhalefet-lideri-cipras-tan-turkiye-ye-dostluk/</id>
<published><![CDATA[2022-06-09T09:08:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-09T09:08:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B66219-DC6267-3C3C4F-7D9F08-73A304-651C7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Eski Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Sömbeki Adası'nda gazetecilere, Yunan halkının egemenlik ve egemenlik haklarını korumak adına birlik içerisinde olduğunu belirterek, "Tahriklerin artması için bir neden yok, özellikle Ege'nin her iki tarafının da istikrar ve barışa ihtiyaç duyduğu bir dönemde" diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>İki halk arasında uzlaşılmayacak bir sorun olmadığını belirten muhalefet lideri Çipras, "Komşu ülkenin her zaman diyalog ve barışı destekleyen demokratik sivil güçlerine sesleniyorum. Bu çaba sürdürülmeli. Gerginlik kimsenin faydasına değil" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çipras, iki ülke arasındaki kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi sorunların uluslararası hukuk temelinde, Uluslararası Adalet Divanında çözülmesi gerektiğini savundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dostluk, barış ve istikrarı destekleyen etkinlikler düzenlenmesi için çağrı yapan Çipras, açıklamasında "Milliyetçilik, her ülkede, sadece barış ve toplumsal birlikteliği değil demokrasiyi de tehlikeye sokar." ifadesine de yer verdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Maduro'dan Türkiye'ye Resmi Ziyaret</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/madurodan-turkiyeye-resmi-ziyaret-968/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/madurodan-turkiyeye-resmi-ziyaret-968/</id>
<published><![CDATA[2022-06-08T08:18:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-08T08:18:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BEE914-7D2A8C-EC5F82-EC6212-3D8177-BEC00C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Başkent Ankara'ya bu gece varan Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşeceği bildirildi. Maduro’nun ziyaretinde amacının iki ülke arasındaki ekonomik ve finansal işbirliğinin arttırılması ve jeopolitik konularda müzakere etmek olduğu belirtiliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Venezuela ile Türkiye arasındaki siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkiler 2016 yılından bu yana artıyor. Nisan sonunda Venezuela’yı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Venezuela’nın en çok ihracat yaptığı ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekerek bu yılkı ticaret hacmi hedefinin 1,5 milyar dolar olduğunu söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çavuşoğlu’nun ziyaretinden sonra Venezuelalı yetkililer ikili ilişkilerin daha da gelişmesi için ekonomi ve finans, güvenlik, tarım, gıda, ulaşım, eğitim, sağlık, turizm ve ulaşım gibi başlıklarda çalışıldığını açıklamışlardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Maduro da Türk yatırımcıları Venezuela’ya beklediklerini hemen her fırsatta dile getiriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Ticaret anlaşması Venezuela’ya daha çok yaradı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Venezuela ile Türkiye arasında 2019 yılında yaklaşık 152 milyon dolar olan ticaret hacmi, ikili ticaret anlaşmasının yapıldığı 2020 yılında 298 milyon dolara yaklaşmış ve geçen yıl da 850 milyon doları aşmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Anlaşma çerçevesinde binlerce ürüne kısmen ya da tamamen vergi avantajı sağlanıyor olması her iki ülkeye de ithalat ve ihracatta avantajlar getiriyor olsa da Türkiye’ye ihracatını son iki yılda 28 kat arttıran Venezuela bu anlaşmadan finansal anlamda daha çok faydalanmış görünüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Venezuela’nın Türkiye’ye ihracatı 2019 yılında toplamda 19 milyon 799 bin dolarken bu miktar geçen yıl 551 milyon 235 bin dolara yükseldi. Venezuela’nın Türkiye’ye ihracatı geçen yıl, bir önceki yıla göre yaklaşık 9 katına çıkmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu yılın Ocak-Nisan döneminde Türkiye’ye 333 milyon doların üzerinde mal ihraç ederken, 90 milyon dolarlık ithalat yapan Venezuela, Türkiye ile ticaretinde bu yıl da dış ticaret fazlası vermeye devam ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Venezuela Türkiye’den 2020 yılında 236 milyon dolarlık; 2021 yılında da 300 milyon dolarlık ithalat yaptı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lavrov'dan kritik Ankara ziyareti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/lavrovdan-kritik-ankara-ziyareti-179/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/lavrovdan-kritik-ankara-ziyareti-179/</id>
<published><![CDATA[2022-06-08T08:12:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-08T08:12:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C284FE-7BF26D-2A0D63-CA930A-96EEE5-C2917D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik olası askeri operasyonu, Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı ve NATO'nun genişlemesi gibi kritik konuların ele alınacağı görüşmeler için Ankara’da.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başlamasının üstünden 100 günden fazla geçerken, hava sahasının kapatılması nedeniyle Sırbistan ziyareti iptal olan Lavrov dün gece Ankara'ya geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov'un bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yapacağı görüşmelerin gündemindeki ana başlıklar ise sadece Ukrayna’da devam etmekte olan savaş değil.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye bir süredir Suriye'nin kuzeyine yönelik bir operasyon düzenlemeye yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, "Güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç'i teröristlerden temizliyoruz" sözleri ile operasyonun hedefi de biraz daha belirgin hale gelmişti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak söz konusu operasyon için Rusya’nın ne diyeceği ve sahada nasıl bir tavır takınacağı Ankara için kritik önemde. Türk yetkililere göre; şimdiye kadar Rusya’dan operasyona ilişkin gelen sinyallerin çok net olmadığı gözlenirken, yerel kaynaklar son günlerde Rusya’nın Suriye rejimi güçleri ile birlikte sınırdaki hareketliliğini artırdığını bildiriyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Haziran 2022/lavrov-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise geçen hafta yaptığı açıklamada, "Ankara'nın Suriye'de zaten sıkıntılı olan durumun tehlikeli bir şekilde kötüleşmesine yol açabilecek eylemlerden kaçınacağını umuyoruz" ifadelerini kullanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya Türkiye'nin 2019'daki Barış Pınarı Operasyonu'na karşı çıkmış ve görüşmeler sonunda taraflar arasında ateşkes karşılığında bir mutabakat muhtırası imzalanmıştı. Buna göre Rusya'nın askeri kontrolünde olan bölgelerdeki YPG (Halk Savunma Birlikleri) varlığının Türkiye sınırından 30 kilometre uzağa çekilmesi ve bu bölgelerden Türkiye'ye dönük saldırılara son verilmesi öngörülmüştü. Ancak Türkiye’den son günlerde üst makamlardan yapılan açıklamalarda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya’dan verilen sözlerin tutulmadığının altı çiziliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da son kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Milletimizi 40 yıldan beri başına musallat olan bu terör belasından kurtaracağız. Bu konuda kimse karşımıza çıkmasın, bize engel olmaya kalkmasın'' diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu arada belkemiğini YPG'nin oluşturduğu ABD destekli SDG (Suriye Demokratik Güçleri) de Türkiye'ye karşı Suriye ordusuyla koordinasyona hazır olduklarını bildirdi. SDG ve Şam arasında Rusya arabuluculuğunda görüşmeler yürütüldüğü belirtiliyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte yandan bölgenin diğer önemli aktörleri ABD ve İran da Türkiye’nin operasyonuna sıcak bakmıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bütün bu denklem içinde beraberinde askeri bir heyetle Ankara'ya gelen Lavrov ile yapılacak görüşmelerin Suriye operasyonu ile ilgili kısmının özellikle önemli olduğuna dikkat çekiliyor.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Tahıl sevkiyatı diğer gündem maddesi</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov’un ziyaretinin bir diğer önemli gündem maddesini Ukrayna tahılının sevkiyatı konusu oluşturuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna, dünyanın en büyük tahıl ve yemeklik sıvı yağ üreticilerinden ve ihracatçılarından biri. Artan gıda fiyatları ve çöken Ukrayna ihracatı karşısında özellikle yoksul ülkelerde kıtlık korkusu büyüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu nedenle Odessa limanında bekleyen ve tahmini 22 milyon ton olduğu belirtilen tahıl ürününü taşıyan gemilerin mayınlarla dolu limandan çıkartılması için bir güvenli koridor açılması gündemde. Bunun için de BM (Birleşmiş Milletler) ile birlikte Türkiye de mayınların temizlenmesi ve tahıl sevkiyatının gerçekleşebilmesi için devrede.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov’un ziyareti sırasında bu konunun da ağırlıklı olarak ele alınması ve askeri yetkililerin çizdiği güvenli koridor haritaları üzerinde çalışılması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kremlin’e yakınlığı ile bilinen İzvestiya gazetesi, Rus hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde Moskova’nın Kiev ve Ankara ile Ukrayna’daki tahılların sevkiyatı için koridor açılması konusunda uzlaşmaya varıldığını yazmıştı.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Haziran 2022/lavrov-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Odessa Limanı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar dün gece yaptığı açıklamada, "Ukrayna, Türkiye ve Rusya arasında bu konu ile ilgili varılmış herhangi bir anlaşmanın henüz olmadığının altını çizmek isterim. Ukrayna’da bulunan tarım ürünleri ile ilgili kararlar tüm ilgili tarafların katılımıyla verilmelidir. Ukrayna’nın menfaatlerini dikkate almayan anlaşmalar tarafımızca reddedilecektir" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna, Rusya’nın tahıl sevkiyatı için açılacak olan koridoru bir fırsat olarak kullanmasından ve saldırılarını sürdürmesinden dolayı endişeli. Bu nedenle etkili güvenlik garantileri talep ediyor. Bu garantiler kapsamında tahıl dolu gemilere Türk Deniz Kuvvetleri’nin de eşlik etmesi söz konusu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bakan Akar konunun bir an önce sonuçlanmasına gayret gösterdiklerini söyleyerek, "Nasıl yapılacak, mayınlar nasıl temizlenecek, kim yapacak, koridor nasıl oluşturulacak, kim refakat edecek gibi teknik planlamalara yönelik konular üzerindeki çalışmalar devam ediyor" bilgisini paylaşmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov’un temaslarına bağlı olarak İstanbul’da bu hafta Rusya, Ukrayna ve BM temsilcileriyle tahıl için dörtlü bir zirve yapılabileceği de gelen bilgiler arasında.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NATO'nun genişlemesi</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu arada Lavrov ile görüşmelerde NATO’nun genişlemesi ve Türkiye’nin İsveç ile Finlandiya’nın üyeliklerine karşı izlediği politikanın da etken faktörlerden biri olması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal'ın NATO Genel Sekreteri Kabine Direktörü Stian Jenssen ile dün yaptıkları görüşmede İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyesi olma isteklerine ilişkin olarak, "terör örgütleri konusunda somut adımlar atılmadan ilerleme kaydedilemeyeceğinin bir kez daha altının çizildiği" belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ankara’da Lavrov ile yapılacak görüşmeler, bu ay sonunda Madrid’de düzenlenecek olan NATO zirvesi bağlamında Türkiye’nin pazarlık gücünü artırması açısından da önemli görülüyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Lavrov'un Türkiye ziyaretini yakından izleyeceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-lavrovun-turkiye-ziyaretini-yakindan-izleyecegiz-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-lavrovun-turkiye-ziyaretini-yakindan-izleyecegiz-/</id>
<published><![CDATA[2022-06-07T09:54:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-07T09:54:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3A8F88-E861D3-F5CEFA-14B048-6AC34E-6F4C85.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Price, günlük basın toplantısında gündemdeki soruları yanıtladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Lavrov’un Türkiye ziyaretine ilişkin bir soruya Price, "Buradan çok önemli bir şey beklemeli miyiz bilmiyorum. Elbette ki bunu yakından takip edeceğiz ve ziyaret sonrasında Türk müttefiklerimizle konuşacağız. Yine ifade ediyorum, Ukrayna ile dikkatli bir şekilde yakından koordine edilmiş her diplomatik çabayı destekliyoruz." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Price, Ukrayna’nın gıda ve gübresinin küresel piyasaya ihracı konusunda bu ülkenin de masada olması gerektiğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gıda ve gübre konusundaki sorunun Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’ya müdahale ettiğinden bu yana devam eden bir sorun olduğunu vurgulayan Price, Lavrov’un Ankara’daki temaslarının bahsi geçen gübre ve gıda ihracatı sorunun çözmeye yetmeyeceğini, Ukrayna’nın da bu konuya dahil olması gerektiğini savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İran’ın nükleer silah elde etme süresinin artık aylar değil haftalar olduğu değerlendiriliyor</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Price, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin İran'da daha önce bildirilmeyen üç yerde nükleer reaktör tespit ettiklerine yönelik açıklamasına değindi, Ajansın bu konudaki raporlarına güvendiklerini kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Grossi’nin değerlendirmesinin kendi değerlendirmeleri ile paralel olduğunu aktaran Price, "Gerçek şu ki Ortak Kapsamlı Eylem Planının (OKEP) yürürlükte olduğu 2018’de İran’ın nükleer silah elde etme süresi 12 aydı. Mayıs 2018’den yani 4 yıldan bu yana bu süre oldukça kısaldı. Maalesef şu anda artık aylar değil haftalardan hatta daha kısa bir süreden bahsediyoruz.” diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Eski ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs 2018’de İran nükleer programına yönelik OKEP anlaşmasından çekilmişti.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">'Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi Dışişleri'ne çağırıldı''</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-yunanistan-in-ankara-buyukelcisi-disisleri-ne-cag/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-yunanistan-in-ankara-buyukelcisi-disisleri-ne-cag/</id>
<published><![CDATA[2022-06-04T09:01:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-04T09:01:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5D4D59-71F49C-7734BE-C9092C-527A62-1DCB3B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Reuters haber ajansının, Anadolu Ajansına dayandırdığı habere göre Lazaris, Yunanistan'ın terör gruplarına fırsat sağlaması ve Atina'daki Türk Büyükelçiliği önünde PKK'nın protesto gösterisine izin vermesi nedeniyle bakanlığa çağırıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu hafta Türkiye'nin Yunanistan'la Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey anlaşmasını bozduğunu bildirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis geçtiğimiz günlerde Washington temasları sırasında ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada, üstü kapalı şekilde Türkiye'nin Yunanistan'ın hava sahasını ihlal ettiğini iddia etmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Beş yıllık anlaşmazlığın ardından geçen yıl NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan, Akdeniz'deki farklılıklarını aşmak ve diğer ikili konuları ele almak için görüşmelere yeniden başlamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye şu an Finlandiya ve İsveç'in NATO üyelik başvurusuna karşı çıkıyor ve bu iki ülkeyi PKK'nın da aralarında olduğu terör örgütlerinin mensuplarına güvenli liman olmakla suçluyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BM'de ''Turkey'' yerine ilk kez ''Türkiye'' kullanıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bm-de--turkey--yerine-ilk-kez--turkiye--kullanildi/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bm-de--turkey--yerine-ilk-kez--turkiye--kullanildi/</id>
<published><![CDATA[2022-06-03T08:15:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-03T08:15:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2BB26D-8FB3C7-AAB13E-242C34-15168F-C398A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'nde ''Uluslararası Hukuk İhlalleri Karşısında Hesap Verilebilirlik ve Adaletin Güçlendirilmesi'' oturumuna katıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türk diplomat Ayşe İnanç'ın BM Güvenlik Konseyi'nde katıldığı oturumda ülke ismi, ilk kez ''Türkiye'' şeklinde kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BM Genel Sekreteri Stephane Dujarric'in günlük basın brifinginin ardından basın mensuplarına gönderilen transkripte de ülke ismi ''Türkiye'' olarak yer aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BM, Türkiye'nin talebinin ardından yabancı dillerde "Turkey" olarak kullanılan ülke adını "Türkiye" olarak değiştirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Türkiye'nin yabancı dillerdeki isminin "Türkiye" olarak değiştirilmesine yönelik Genel Sekreter Antonio Guterres'e gönderdiği mektubu aldıklarını söylemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dujarric, ülke isminin değiştirilmesinin mektubun alındığı andan itibaren geçerli olduğunu belirtmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bakan Çavuşoğlu da Twitter'dan "Ülkemizin marka değerini yükseltmek için Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan liderliğinde başlattığımız süreç nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün gönderdiğim mektupla ülkemizin BM nezdinde yabancı dillerdeki adını da "Türkiye" olarak tescil ediyoruz." paylaşımında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Türkiye İsveç ve Finlandiya'yla Biraraya Geleceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-isvec-ve-finlandiya-yla-biraraya-gelecegi/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-turkiye-isvec-ve-finlandiya-yla-biraraya-gelecegi/</id>
<published><![CDATA[2022-06-02T09:18:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-02T09:18:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AEE38-FC34EB-6CCDB3-506931-12C618-FD86C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Blinken, NATO’nun bugün ve gelecekteki tehlikelere karşı hazırlıkları konularında fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi. Bunlar arasında internet ortamında yapılan korsan saldırılardan Çin’in silahlanmasını arttırmasına, iklim değişikliğiyle birlikte ortaya çıkan güvenlik konularından Rusya’nın Ukrayna saldırısı sonrasında Avrupa’da oluşan yeni duruma kadar farklı başlıklar olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Blinken Rusya’nın Ukrayna saldırısı başladığından bu yana ABD’nin NATO doğu kanadını güçlendirmek adına 20 bin asker gönderdiğini hatırlattı ve benzer şekilde NATO üyesi ülkelerin de bölgedeki askeri varlıklarını güçlendirdiklerine dikkat çekti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni yardım paketiyle ABD’nin Ukrayna’ya askeri desteğinin sürdüğünü söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, amaçlarının Ukrayna’nın kendisini daha güçlü biçimde savunabilmesi ve Rusya’nın karşısında bir sonraki görüşmelerde masaya daha güçlü şekilde oturmasını sağlamak olduğunu ifade etti. Başkan Joe Biden da bugün New York Times gazetesinde yer alan köşe yazısında aynı noktaya işaret etmişti. Blinken ayrıca Ukrayna’nın ABD’den aldığı silahları kesinlikle kendi topraklarını savunmak dışında Rusya topraklarını hedef almak amacıyla kullanmayacağı garantisini verdiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"İsveç ve Finlandiya NATO üyesi olmak için gerekenden fazlasına sahipler”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurusuna da değinen ABD Dışişleri Bakanı Blinken "Bu ülkeler liderlerinin dayatması nedeniyle değil vatandaşları istediği için NATO’ya üyelik başvurusu yaptılar” ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Blinken "ABD, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyesi olmalarını güçlü bir biçimde destekliyor. Bu ülkeler en kısa sürede ittifakın üyesi haline gelebilmek için gerekli yeterliliklerden fazlasına sahipler. NATO bu ülkelerin katılımıyla güçlenecektir ve ABD olarak biz Finlandiya ve İsveç’in tarihin bu en güçlü ittifakının üyesi olmasını bekliyoruz” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de ABD’nin Ukrayna’ya verdiği desteğe dikkat çekti ve ABD’nin desteğinin Ukrayna açısından cephede her gün fark yaratmaya devam ettiğini söyledi. Stoltenberg, bugün ABD’nin Ukrayna’ya yapacağını açıkladığı yeni askeri yardım paketinden de memnuniyet duyduğunu dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri halihazırda NATO’nun Avrupa’da 100 binden fazla askeriyle havada ve denizde de varlığını güçlendirdiğine ve Moskova’nın yanlış hesaplar yapmasına engel olduğuna işaret etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Stoltenberg, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in yola daha az NATO varlığı hedefiyle çıktığını ancak bugün gelinen noktada Avrupa’da daha fazla NATO askeri ve daha fazla NATO üyesi ülkeyle karşı karşıya kaldığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Türkiye, Finlandiya ve İsveç heyetleri Brüksel’de biraraya gelecek</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Finlandiya ve İsveç’in NATO üyesi olmak için yaptıkları başvuruyu tarihi olarak nitelendiren Stoltenberg de bu iki ülkenin üyeliğinin NATO’yu daha da güçlendireceğini ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu noktada üye ülkelerin güvenlik kaygılarına önem verdiğini söyleyen Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yakın temas halinde olduklarını ve soruna ortak bir çözüm bulunacağını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya ve İsveç liderleriyle de yakın temastayım. Önümüzdeki günlerde bu üç ülkeden de temsilcilerle Brüksel’de biraraya geleceğiz” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Stoltenberg, Türkiye’nin konumu itibariyle de son derece önemli bir NATO müttefiki olduğunu ve dile getirdiği sorunların çözümü için ittifak üyeleriyle masaya oturularak çözüm üretileceğini söyledi. Stoltenberg "Elbette ki PKK tehdidinden de bahsediyoruz. Bu bir terör tehdidi ve bunu son derece ciddiye alıyoruz. Başka hiçbir NATO ülkesinin Türkiye’den daha çok terör saldırısına maruz kalmadığını biliyoruz. Türkiye hem sınırları hem IŞİD’le savaştaki desteğiyle son derece önemli bir ülke. Karadeniz’e ve dolayısıyla Rusya’ya uzanan bir konumu var. Tüm bunlar Türkiye’yi son derece önemli bir ortak kılıyor” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NATO Genel Sekreteri zaman zaman ittifak içerisinde görüş ayrılıkları ve sorunlar yaşanmasının normal olduğunu ancak bunların her zaman çözüme kavuştuğunu dolayısıyla Türkiye’nin de bu noktada kaygılarının giderileceğine emin olduğunu ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Dışişleri Bakanı Blinken da NATO’nun Türkiye’nin kaygılarının giderilmesi ve arabuluculuk girişimlerinden son derece memnun olduğunu ve kısa zamanda İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olacaklarına inandığını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Suriye’de bölgesel istikrarı bozacak saldırılara karşıyız”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye’nin Suriye’ye olası operasyonu hakkında değerlendirmeleri sorulan ABD Dışişleri Bakanı Blinken, bölgede istikrarı bozacak her tür girişime karşı olduklarını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Blinken ”Bölgede mevcut ateşkes hatlarını destekliyoruz ve istikrarı bozacak, tansiyonu yükseltecek eylemlere karşıyız. Yeni herhangi bir saldırının bölgesel istikrarı bozacağı endişesini taşıyoruz. Bölgede ortaklarımızla IŞİD’e karşı savaşımıza devam ediyoruz ve IŞİD’i içerisine koyduğumuz kutuda tutmaya devam edecek çabaları tehlikeye atacak bir şey görmek istemiyoruz” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışıyla ilgili bir soruya da ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Türkiye ve ABD’nin uzun yıllardır savunma işbirliği konusunda ortalık yaptıklarını ve bunun gelecekte de devam edeceğini söyleyerek yanıt verdi. Blinken, Türkiye’nin talepleri konusunda görüşmelerin devam edeceğini ifade etti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin BM Temsilcisi Greenfield, Türkiye'yi ziyaret edecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nin-bm-temsilcisi-greenfield-turkiye-yi-ziyare/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nin-bm-temsilcisi-greenfield-turkiye-yi-ziyare/</id>
<published><![CDATA[2022-06-01T09:33:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-06-01T09:33:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1D5AD-F3739B-8DDF35-361ADF-C5C133-D7560E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD'nin BM Daimi Temsilciliğinden yapılan açıklamada, Thomas Greenfield,'in ''önümüzdeki günlerde'' Türkiye'ye giderek Suriye sınırını ziyaret edeceği duyuruldu ancak ziyaretin tarihi açıklamadı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre ise Thomas Greenfield, 1-2 Haziran'da Türkiye'ye gidecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD'nin BM Daimi Temsilciliğinin açıklamasına göre, Thomas Greenfield, Suriye sınırında, Suriyelilerin insani ihtiyaçlarına ilişkin, Birleşmiş Milletler ve diğer yardım kuruluşlarından brifing alacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, ''Türkiye'deki Suriyeli mültecilerle görüşecek olan Thomas Greenfield, üst düzey Türk yetkililerle bir araya gelerek Türkiye'nin sınır ötesi yardımları kolaylaştırma ve milyonlarca Suriyeli mülteciyi korumadaki önemli rolünü tartışacak'' denildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Linda Thomas Greenfield 8-9 Mayıs için planlanan ancak ertelenen Türkiye ziyareti öncesi AA muhabirine konuşmuş ve "Sınırı ziyaret ederek son durumu göreceğim ve bu şekilde sınır kapısının açık kalmasını daha iyi savunabileceğim. Başka kapıların açılması için de uğraşacağım. Bu (sınır kapısının açık kalması) sadece bizim çıkarımıza değil, Rusya'nın da çıkarına." demişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suriye'ye uluslararası yardımların girdiği Cilvegözü sınır kapısının açık kalmasını sağlayan BM mekanizmasının Temmuz ayında BMGK kararıyla yenilenmesi gerektiğini ancak Rusya'nın vetosu ile karşı karşıya kalabileceklerini belirten Thomas Greenfield, "Sınır kapısı kapanırsa bu, binlerce Suriyelinin aç kalacağı anlamına geliyor ve kimsenin bunu görmek isteyeceğini sanmıyorum. Bu yüzden başarıya, bu sınırı açık tutmaya odaklandım. Sınırı kapatmanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz." değerlendirmesinde bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Muhammed Bin Selman Türkiye'yi ziyaret edecek"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/muhammed-bin-selman-turkiyeyi-ziyaret-edecek-521/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/muhammed-bin-selman-turkiyeyi-ziyaret-edecek-521/</id>
<published><![CDATA[2022-05-24T11:02:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-05-24T11:02:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D794F1-5EE031-2314B6-745495-3AC25F-4FD46D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Planlanan gezi, Veliaht Prens’in 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ve Corona virüsü pandemisinin patlak vermesinden bu yana bölge dışına düzenleyeceği ilk turu olacak. Muhammed bin Selman, 2019 yılında G20 zirvesi için Japonya'yı ziyaret etmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kaynaklar, Suudi yetkililerin Veliaht Prens’in ziyaret etmeyi planladığı ülkelerle tarihleri kesinleştirmek üzere görüştüklerini söyledi. Kaynaklardan ikisi, gezinin Haziran ayı başlarında gerçekleşebileceğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi hükümetinin basın dairesi, Reuters'ın planlanan geziye dair bilgi talebine yanıt vermedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul'daki konsolosluk binasında öldürülmesi Batı'da öfkeye yol açmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kaşıkçı cinayeti, Veliaht Prens bin Selman’ın dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve en büyük Arap ekonomisi olan Körfez krallığını dünyaya açmaya çalışan reformcu imajını lekeledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak geçen yıl Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve bu yılın başlarında Güney Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis Riyad’ı ziyaret eden Batılı liderler arasında yer aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki bağları onarmak için yoğun çabaların ardından, yıllar sonra ilk kez geçen ay Suudi Arabistan’ı ziyaret etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de süren bir davanın düşürülmesi de bağların onarılması için yürütülen çabalardan biri olarak görülüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters haber ajansına konuşan kaynaklardan biri olan üst düzey bir Türk yetkili, krallığı fiilen yöneten Veliaht Prens’in Erdoğan'ın ziyaret davetini kabul ettiğini ve her iki ülke yetkililerinin de bu ziyareti planlamak için çalıştığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türk yetkili, "İkili ticaret, bölgesel gelişmeler, olası döviz swap anlaşması ve diğer yatırım ve enerji projeleri görüşülecek konular arasında" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Veliaht Prens bin Selman’ın ülke dışına gerçekleştirdiği son gezisi geçen yıl Körfez Arap ülkelerineydi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bin Selman’ın planladığı uluslararası gezi, Washington'un Riyad'la tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir zamanda geliyor. Uzun yıllara dayanan ABD-Suudi Arabistan ilişkileri ABD Başkanı Joe Biden'ın yönetiminde, Kaşıkçı cinayetinin yanısıra Yemen savaşı ve İran nükleer anlaşmasını canlandırmaya yönelik küresel çabalar nedeniyle gergin durumda.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-buyukelcisi-disisleri-ne-cagrildi-570/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-buyukelcisi-disisleri-ne-cagrildi-570/</id>
<published><![CDATA[2022-05-23T08:27:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-05-23T08:27:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4B32A8-701548-BF0E3D-30F5A2-FB80EA-99B871.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nin Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul mitingi öncesi vatandaşlarına yönelik gösteri uyarısında bulunması diplomatik kriz yarattı. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Jeffrey L. Flake, bugün Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Flake'e ABD Büyükelçiliği'nin yayınladığı uyarıdan duyulan rahatsızlık ifade edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>TRT Haber'in diplomatik kaynaklara dayandırdığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"ABD Büyükelçiliğince dün (21 Mayıs) İstanbul’da düzenlenen bir miting öncesinde yayınlanan gösteri uyarısından duyduğumuz rahatsızlık bugün (22 Mayıs) Bakanlığımıza çağrılan ABD Büyükelçisi Jeff Flake'e iletilmiştir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Büyükelçi Flake'e, sözkonusu gösteri uyarısında, bu tür mitinglerde emniyet birimlerimiz tarafından alınan önlemler hakkında asılsız iddiaların yer aldığı belirtilerek, bu husustaki rahatsızlığımız ifade edilmiştir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Büyükelçi'ye, kolluk kuvvetlerince orantısız güç kullanımının ciddi bir sorun olduğu ABD’de bu nedenle yaşanan olaylar ortadayken, siyasi parti mitinglerinin demokrasimizin köklü bir geleneğini oluşturduğu ülkemizde bu konuda sanki önemli bir problem varmış izlenimi yaratılmasının kabul edilemez olduğu, nitekim sözkonusu mitingin dün sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiği ve herhangi bir olayın yaşanmadığı vurgulanmıştır.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Büyükelçi Flake'e ayrıca, ABD makamlarınca kendi vatandaşlarına yönelik olarak bundan sonra yayınlanabilecek seyahat / gösteri uyarılarının gerçekler dikkate alınarak hazırlanmasını beklediğimiz iletilmiştir."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">ABD'de yaşayan Türk vatandaşlarına duyuru</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD'de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına büyük gösteri ve organizasyonlarda dikkatli olmaları tavsiyesinde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "ABD güvenlik birimleri her ne kadar bu tip organizasyonlarda meydana gelebilecek protesto ve gösteriler için önlem alıyor olsa da geçmişte yaşanan olaylarda, gerçek mermi kullanıldığı, elektro şok uygulandığı, gazla müdahale edildiği ve şiddet eylemlerinin de yaşandığı unutulmamalıdır. Bu itibarla, kontrol edilmesi zor olan bu tür olaylarda şiddete maruz kalınabileceği ihtimali de dikkate alınarak, gerekli olmadığı sürece büyük gösteri ve organizasyonlardan kaçınılması tavsiye edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Vatandaşların; kalabalıklardan kaçınmaları, sade bir profil çizmeleri ve dikkat çekecek davranışlarda bulunmamaları, protesto ve gösteri alanlarından uzak durmaları, yakınlarını bulundukları yerden haberdar etmeleri, olabilecek anlık gelişmeler için medyayı takip etmelerinde fayda görüldüğü belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Ne olmuştu?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Büyükelçiliği, Cumhuriyet Halk Partisi'nin dün İstanbul Maltepe’de yaptığı miting öncesinde vatandaşlarını uyarmıştı. Türkiye'de daha önce yapılan protestolarda "tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve öldürücü olmayan mermiler" kullanıldığını hatırlatan Büyükelçilik, vatandaşlarına, "Bu mitingde de benzer önlemlerin alınması kuvvetle muhtemeldir. Öngörülemez olabileceği ve şiddete dönüşebileceği için gösterilerden ve protestolardan kaçının” uyarısı yapmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>