<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=22" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-22</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-06-18T07:00:54+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">"ABD ve Siyonist rejimi yendik"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ve-siyonist-rejimi-yendik-8930/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ve-siyonist-rejimi-yendik-8930/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T07:00:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T07:00:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0AC3FB-6CB0BE-673FFA-0E2F6D-3E91F8-D617C9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonu, üst düzey ABD'li bir yetkilinin, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaşmasının ardından, Kalibaf ile gerçekleştirilen röportajı yayımladı.</p><p></p><p>Röportajda Kalibaf, ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermediklerini kaydederek, “Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın çatışma sahnesi küresel etkiler doğurdu ve bu uluslararası bir konuydu. Gelişmeler bölgesel olabilir ancak etkileri küresel boyuttadır. ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi yendik.” diye konuştu.</p><p></p><p>Mevcut müzakerelerin, ABD ile geçmiş dönemde gerçekleştirilen müzakerelerden farklı olduğunu söyleyen Kalibaf, “Şimdiki müzakerelerin önceki dönemlerden farkı, sahadaki zaferin müzakereye dayanak oluşturmasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz düşman karşısında galip gelmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Kalibaf, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Müzakereler sırasında düşmanın Fars Körfezi’ndeki eylemlerine cevap verdik. Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyn vuruldu ve yandı. Öte yandan düşman uçaklarının kalktığı tüm havalimanları bulundukları ülkelerde vuruldu. Bu olaylar müzakereler devam ederken meydana geldi.</p><p></p><p>İsrail Dahiye’yi vurduğunda ABD’ye karşılık vereceğimiz hususunda tehdit ettik ve ültimatom verdik, taleplerimizin kabul edilmesini istedik. Ardından ABD Başkanı, Netanyahu’nun Dahiye’ye saldırma hakkının bulunmadığına dair paylaşım yapmak zorunda kaldı."</p><p></p><p>Kalibaf son olarak, “Benim işim diplomasi değil ben bir savaşçıyım. Diplomasiyi savaşçı ruhuyla yürütüyorum. Askeri eylemle elde etmek istediğimiz şeyleri hatta daha fazlasını müzakere ile başardık. Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD-İran anlaşması elektronik olarak imzalandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-iran-anlasmasi-elektronik-olarak-imzalandi-5971/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-iran-anlasmasi-elektronik-olarak-imzalandi-5971/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T06:40:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T06:40:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E4C66-23FCC4-118518-ED08B9-0C811D-0A9D4D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Şerif, mutabakat anlaşmasına dair detayları paylaştı.</p><p></p><p>İki ülkenin "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını belirten Şerif, anlaşmanın iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzalandığını aktardı.</p><p></p><p>Şerif, "Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Pakistan'ın, eş arabulucu Katar'ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere planlandığı gibi 19 Haziran 2026'da İsviçre'de resmi tören düzenleyeceğini kaydeden Şerif, konuya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sundu.</p><p></p><p>İran lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a derin saygı ve takdirlerini sunan Şerif, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de aralarında bulunduğu İran müzakere ekibinin çabalarını da takdir ettiğini belirtti.</p><p></p><p>Şerif, "Özellikle, bu noktaya ulaşılmasına yardımcı olan Katar liderlerinin samimi çabalarını ve yapıcı katılımını takdir etmek isterim. Ayrıca, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine, bu konudaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkıları nedeniyle büyük takdirlerimi sunarım." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Şerif son olarak, bu mutabakat zaptının, tüm bölge için daha fazla "anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temeli" olmasını dilediğini kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'tan Kolombiya'da aşırı sağcı Espriella'ya destek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumptan-kolombiyada-asiri-sagci-espriellaya-destek-704/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumptan-kolombiyada-asiri-sagci-espriellaya-destek-704/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T06:34:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T06:34:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9F05A9-00D1D6-4161B4-EE267F-7D096F-F213D9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Espriella'ya övgü dolu sözlerle cumhurbaşkanı seçiminde başarılar diledi.</p><p></p><p>"Kaplan" lakaplı Espriella'yı "güçlü ve çetin bir lider" olarak nitelendiren Trump, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Kolombiya Cumhurbaşkanı adayı, 'El Tigre (Kaplan)' Abelardo de la Espriella, tıpkı benim ABD için yaptığım gibi, harika ülkesi ve halkı için yorulmak bilmeden savaşan, onları seven; akıllı, güçlü ve çetin bir liderdir. Abelardo, cumhurbaşkanı olarak Kolombiya’yı ekonomiyi büyütme, istihdam yaratma, ticareti geliştirme, yasa dışı göçü durdurma, suç ve uyuşturucuyla kararlılıkla mücadele etme ve hukuk ve düzeni yeniden tesis etme konularında başarıdan başarıya koşturacaktır."</p><p></p><p>İktidar partisinin sol görüşlü adayı Ivan Cepeda'yı "radikal sol bir Marksist" olarak tanımlayan Trump, "Bu seçimin sonuçları, Kolombiya’nın geleceği ve ABD ile olan ilişkileri açısından çok önemlidir. Abelardo kazandığı takdirde, yetkinliği ve ülkesine olan sevgisi sayesinde, arkasında ABD'nin tam desteğini ve gücünü bulacaktır. Hayattaki muazzam başarıları ve şahsıma verdiği siyasi destek nedeniyle, Abelardo’ya tam ve koşulsuz desteğimi sunmaktan onur duyuyorum." açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>Trump, Kolombiyalılardan sandıkta De la Espriella'ya destek vermesini isteyerek, "Sandığa gidin ve el Tigre Abelardo de la Espriella için oy verin. Kolombiya'nın harika halkını asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Ülke, büyüklüğün zirvesine ulaşacaktır." dedi.</p><p></p><p>- Seçim ikinci tura kalmıştı</p><p></p><p>Kolombiya'da 31 Mayıs'ta yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda hiçbir adayın gerekli oy oranına ulaşamaması nedeniyle seçim ikinci tura kalmıştı.</p><p></p><p>Vatan Savunucuları Hareketi (Defensores de la Patria) adayı aşırı sağcı Abelardo de la Espriella oyların yüzde 43,62'sini alarak yarışı önde tamamlarken, iktidar partisi Tarihsel İttifak'ın (Pacto Historico) sol görüşlü adayı Ivan Cepeda ise oyların yüzde 41,13’ünü alarak seçimde ikinci sırada yer almıştı.</p><p></p><p>Hiçbir adayın yüzde 50'yi aşamaması nedeniyle, en fazla oy alan De la Espriella ile Cepeda, 21 Haziran'da yapılacak ikinci turda cumhurbaşkanlığı için yarışacak.</p><p></p><p>Aşırı sağcı De la Espriella kendisine tam destek veren Trump'a 3 Haziran'da "olağanüstü" övgülerde bulunarak teşekkür etmişti.</p><p></p><p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise 11 Haziran'da yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesinde ABD Başkanı Trump'a çağrıda bulunmuş, ülkesindeki seçim sürecine müdahale etmemesini istemişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD heyetinin Rusya ziyareti yakında gerçekleşecek"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-rusya-ziyareti-yakinda-gerceklesecek-1002/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-rusya-ziyareti-yakinda-gerceklesecek-1002/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T06:09:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T06:09:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC0122-0153D7-7A44FD-5649D5-997C70-07AF8A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev, ABD heyetinin "yakın bir zamanda" Rusya'ya geleceğini belirterek, Avrupa ve İngiltere'nin Rusya-ABD diyaloğundan rahatsız olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rossiya 1 televizyonuna konuşan Dmitriyev, iki ülke arasındaki temasların sürdüğüne dikkat çekerek, “Kesin bir tarih vermek istemiyorum ancak diyalog kesinlikle devam ediyor. Başkan Putin ile Başkan Trump arasında oldukça olumlu bir görüşme gerçekleşti. Bu nedenle ABD heyetini yakın bir zamanda bekliyoruz. Ziyaret takvimini zamanı geldiğinde Başkanlık İdaresi duyuracaktır” dedi.</p><p></p><p>Moskova ile Washington arasındaki temasların sürmesinin Avrupa ülkeleri ve İngiltere'de rahatsızlık yarattığının altını çizen Dmitriyev, “Avrupalılar ve İngilizler, Rusya-ABD diyaloğunun devam etmesinden büyük rahatsızlık duyuyor. Bu diyaloğu bozmak için de ciddi çaba harcıyorlar” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kremlin daha önce, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın 14 Haziran’da bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurmuştu. Liderlerin; ikili ilişkiler, ABD Başkanı'nın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in Rusya’ya planlanan ziyareti ve Ukrayna’daki çatışmayı ele aldığı bildirilmişti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">BBC, 550 kişinin işine son verecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bbc-550-kisinin-isine-son-verecek-2140/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bbc-550-kisinin-isine-son-verecek-2140/</id>
<published><![CDATA[2026-06-18T05:44:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-18T05:44:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5470A3-52A842-1374E9-A0D938-D7898D-FFE3DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BBC News Geçici Üst Yöneticisi Jonathan Munro, çalışanlara gönderdiği e-postada, söz konusu 550 kişilik işten çıkarma planının haber, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'ya yönelik yayınlar ile televizyon ve radyo içerik birimlerini kapsayacağını bildirdi.</p><p></p><p>Munro, tasarruf planı kapsamında Radio 4'ün "The World Tonight" programının sona ereceğini, "Today" programındaki kalıcı sunucu sayısının eylülden itibaren 5'ten 4'e düşürüleceğini ve cumartesi günleri programın tek sunucuyla yayımlanacağını belirtti.</p><p></p><p>BBC One'da yayımlanan "Breakfast" programının da eylül ayından itibaren pazar sabahları ekrana gelmeyeceğini aktaran Munro, "Sunday with Laura Kuenssberg" ve "Newsnight" programlarının yapım ekiplerinin ise birleştirileceğini ifade etti.</p><p></p><p>Munro, açıklanan planın, haber biriminde 200 kişinin işini kaybetmesine yol açacağını ve bu kapsamda 25 milyon sterlin tasarruf sağlanacağını kaydetti.</p><p></p><p>Yaklaşık 21 bin 500 tam zamanlı çalışanı bulunan BBC, gelirinin büyük bölümünü televizyon lisans ücretlerinden elde ediyor ancak son yıllarda satılan televizyon lisansı sayısında düşüş yaşanıyor.</p><p></p><p>- Çalışan sayısında 1800 ila 2000 kişilik azalma öngörülüyor</p><p></p><p>BBC Genel Direktörü Matt Brittin de çalışanlara gönderdiği e-postada, açıklanan tasarrufların toplam 500 milyon sterlinlik hedefin yaklaşık 160 milyon sterlinlik kısmını karşılamayı amaçladığını belirtti.</p><p></p><p>Brittin, söz konusu plan kapsamında çalışan sayısında yaklaşık 1800 ila 2000 kişilik azalma öngörüldüğünü aktardı.</p><p></p><p>BBC Genel Direktörü Brittin, "Tasarrufların ölçeği zor kararlar ve dikkatli çalışma gerektiriyor. Bunların tamamı aynı anda hazır olmayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>BBC genelinde üst düzey yönetici sayısında yüzde 10 azalmaya gidileceğini ifade eden Brittin, gelecek aylarda kurumsal birimler de dahil yeni tasarruf adımlarının açıklanacağını, bu kapsamda yaklaşık 700 pozisyonun kapatılmasının beklendiğini kaydetti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD-İran anlaşmasının ana hatları belli oldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-iran-anlasmasinin-ana-hatlari-belli-oldu-6412/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-iran-anlasmasinin-ana-hatlari-belli-oldu-6412/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T07:45:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T07:45:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E230AD-B343BF-FE5F98-1F9F82-E2B657-810358.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Suudi Arabistan basınının ulaştığı bilgiye göre, ABD-İran mutabakat zaptında öne çıkan maddeler şöyle:</p><p>- İran ve ABD, mevcut savaşa dahil olan müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasıyla birlikte Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan edecek. Taraflar, bundan sonra birbirlerine karşı herhangi bir düşmanca eylemde bulunmamayı, güç kullanma veya güç kullanma tehdidinden kaçınmayı taahhüt edecek.</p><p>- İran ve ABD, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve karşı tarafın iç işlerine müdahale etmemeyi kabul edecek.</p><p>- Taraflar, en fazla 60 gün içinde, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek bir süre içerisinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakere yürütecek.</p><p>- Mutabakatın imzalanmasının hemen ardından ABD, deniz ablukasını kaldıracak, İran'a yönelik engelleme ve müdahaleleri sonlandıracak ve deniz trafiğini en geç 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere çıkaracak.</p><p>- ABD, nihai anlaşmanın ardından 30 gün içerisinde bölgedeki askeri güçlerini geri çekmeyi taahhüt edecek.</p><p>- İran ise Umman Denizi ile Basra Körfezi arasındaki ticari gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere dönmesi için gerekli adımları atacak; teknik engellerin kaldırılması ve mayınların temizlenmesi süreçlerini yürütecek.</p><p>- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran'ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık finansman içeren kapsamlı bir plan hazırlayacak.</p><p>- Bu planın uygulama mekanizması nihai anlaşmanın parçası olarak 60 gün içinde oluşturulacak.</p><p>- ABD, nihai anlaşma çerçevesinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları dahil olmak üzere İran'a yönelik tüm yaptırımları kademeli olarak kaldırmayı taahhüt edecek.</p><p>- İran, hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceği yönündeki taahhüdünü yineleyecek.</p><p>- Taraflar, zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ve İran'ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere tüm nükleer konuların nihai anlaşmada çözüme kavuşturulacağını kabul edecek.</p><p>- Nihai anlaşmaya kadar mevcut durum korunacak; İran nükleer programında yeni adım atmayacak, ABD ise yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgedeki askeri varlığını artırmayacak.</p><p>- ABD Hazine Bakanlığı, mutabakatın imzalanmasının ardından İran petrolü, petrokimya ürünleri ve bunlarla bağlantılı bankacılık, sigorta ve taşımacılık faaliyetleri için gerekli muafiyetleri sağlayacak.</p><p>- Müzakerelerde ilerleme sağlanması halinde İran'a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıklar serbest bırakılarak kullanımına açılacak.</p><p>- Bu fonlar, İran Merkez Bankası'nın belirleyeceği nihai yararlanıcılara aktarılabilecek ve tam erişime açık olacak. ABD bunun için gerekli izin ve lisansları verecek.</p><p>- Nihai anlaşmanın uygulanmasını ve tarafların yükümlülüklerine bağlılığını denetlemek amacıyla ortak bir uygulama mekanizması kurulacak.</p><p>- Mutabakatın imzalanmasının ardından ve belirli maddelerin uygulanmasına ilişkin güvencelerin alınmasıyla birlikte taraflar, kalan maddeler üzerinde nihai anlaşma görüşmelerine başlayacak.</p><p>- Nihai anlaşma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Trump'ın amacı Pehlevi'yi İran'ın lideri yapmak değil"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-amaci-pehleviyi-iranin-lideri-yapmak-degil-6755/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-amaci-pehleviyi-iranin-lideri-yapmak-degil-6755/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T07:24:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T07:24:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_724E82-AD6A3A-417CED-803E56-194607-2472A1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vance, gazeteci Megyn Kelly'nin YouTube kanalında yayımlanan röportajında, Trump yönetiminin İran politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Trump'ın İran'da "rejim değişikliği hedeflemediğini" söyleyen Vance, "ABD Başkanı hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri yapmak olduğunu söylemedi." dedi.</p><p></p><p>Vance, İran halkının mevcut yönetime karşı ayaklanmasının kendi kararı olduğunu belirterek, "(Trump) İran halkı ayaklanmak isterse bunun harika ancak onların meselesi olduğunu ve bunun, İran halkı ile hükümetleri arasındaki bir konu olduğunu söyledi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Başkan Yardımcısı Vance, ABD'nin hedefinin İran'ın nükleer programının "diplomatik yollarla ya da gerektiğinde askeri yollarla" sona erdirilmesi olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>ABD ile İran arasındaki mutabakatı da "bölgesel barış anlaşması" olarak nitelendiren Vance, bu çerçevenin İran'ın yanı sıra Körfez ülkeleri, İsrail ve Lübnan'ı da kapsayacağını söyledi.</p><p></p><p>Vance, "İran yükümlülüklerini yerine getirirse Orta Doğu için gerçekten dönüştürücü bir anlaşma ortaya çıkacak. Aksi halde herhangi bir ekonomik fayda elde edemeyecekler." diye konuştu.</p><p></p><p>Anlaşmanın sık sık kıyaslandığı Marshall Planı'ndan farklı olduğunu savunan Vance, "Marshall Planı büyük ölçüde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. Bu ise Amerikan vergi mükelleflerinin parası değil." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Vance ayrıca, İran'ın ekonomik kazanımlar elde edebilmesi için davranışlarını değiştirmesi gerektiğini belirterek, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile doğrulama ve denetim mekanizmalarının anlaşmanın temel unsurları arasında yer alacağını söyledi.</p><p></p><p>- ABD-İran mutabakatı</p><p></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran'da ABD ve İran'ın, yürütülen müzakerelerin ardından, Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaları sonlandırmak üzere mutabakata vardığını duyurmuştu.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtmişti.</p><p></p><p>ABD-İran mutabakatının özellikle Lübnan'ı da kapsayacağının açıklanması İsrail'de tartışmalara neden olmuş, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürmüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'nin kırsal kesimi de Trump'a sırtını dönüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdnin-kirsal-kesimi-de-trumpa-sirtini-donuyor-6295/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdnin-kirsal-kesimi-de-trumpa-sirtini-donuyor-6295/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T07:19:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T07:19:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_32EA82-AEE387-39457B-F9F27F-06AF3C-7416CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni bir ankete göre kırsal kesimdeki Amerikalıların ABD Başkanı Donald Trump'a desteği, göreve gelmesinden bu yana önemli ölçüde düştü. Bu, bir zamanlar Cumhuriyetçi politikacıyı güçlü bir şekilde destekleyen demografik grup içinde çarpıcı bir değişim.</p><p></p><p>Reuters/Ipsos'un yüzde 3 hata payına sahip anketine göre Trump'ın bu seçmenler arasındaki onay oranı haziran başlarında yüzde 50'ye geriledi. Bu oran geçen yıl şubatta yüzde 60'tı.</p><p></p><p>Kırsal kesimdeki Amerikalıların neredeyse yarısı (yüzde 48) başkanın politikalarını onaylamadığını söylerken, kırsal kesimdeki katılımcıların yüzde 31'i Trump'ın ekonomi ve yaşam maliyeti konularındaki yönetimini onayladığını belirtti.</p><p></p><p>Montana kırsalındaki Stevensville'den 42 yaşındaki Brian Rauch, Reuters'a şunları söyledi:</p><p></p><p>Yapay zeka nedeniyle su kaynakları konusunda çok daha büyük mücadeleler veriyoruz, hepimiz market alışverişi ve benzin için daha fazla para ödüyoruz. Günlük hayatım olumsuz etkileniyor ve bahsedilen diğer faydaları görmedim.</p><p></p><p>Trump'ın 2024 seçimlerinin kırsal oylarında rakibine yaklaşık 40 puan fark attığı tahmin ediliyor ancak yönetimdeki çeşitli hamleler o zamandan beri kırsal hayatı zorlaştırdı.</p><p></p><p>The Independent, yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol sevkiyatının çoğunu durduran İran savaşı, benzin fiyatlarına tavan yaptırdı. Bu da kırsal kesimdeki Amerikalılara büyük sorun yarattı çünkü buralarda yaşayanlar araçlarıyla genellikle daha uzun mesafeler kat ediyor ve kentlerdekilere kıyasla daha az kazanıyor.</p><p></p><p>Savaş ayrıca boğazdan geçen küresel gübre ticaretini de sekteye uğratarak, dünya genelindeki çiftçilerin girdi fiyatlarını artırdı. Bu durum, Trump yönetiminin tarım ekonomisine yönelik diğer darbelerinin ardından geldi. Bunlar arasında tarım ekipmanları gibi önemli makinelerin fiyatlarını etkileyen küresel gümrük vergileri de yer alıyor.</p><p></p><p>Kırsal kesimdeki seçmen tabanına hitap etme amacıyla Trump yönetimi, bu yıl tarımdaki sürekli kırsal işgücü açığını gidermek adına çiftliklerin geçici göçmen işçileri işe almasını kolaylaştırarak nadir görülen bir göçmenlik tavizi verdi.</p><p></p><p>Bu ay başkanın genel desteği, yaklaşık -25'lik net onay oranıyla tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı.</p><p></p><p>Başkanın 2024'teki zaferine katkıda bulunan, üniversite diploması olmayan bağımsızlar arasındaki desteği, Beyaz Saray'a geri dönüş kampanyası sırasındaki yüzde 48'den artık yaklaşık yüzde 25'e düştü.</p><p></p><p>Başkanın Amerika'nın 250. yıldönümünü kutlamayı amaçlayan sayısız etkinliğine ve "Amerika'yı Yeniden Harika Yap" vaadine rağmen, 3 bin ABD'li yetişkinle yapılan yeni bir NBC News anketine göre Amerikalıların çoğu ülkenin en iyi günlerinin geride kaldığını düşünüyor.</p><p></p><p>ABD-İran savaşını sona erdirmek için yakın zamanda varılan mutabakat, benzin fiyatları düşük kalırsa hem başkanın hem de seçmenlerinin memnuniyetle karşılayacağı bir rahatlama sağlayabilir. Ancak gözlemciler, fiyatlardaki herhangi bir düşüşün bölgeye uzun vadeli barışın geri dönmesine bağlı olacağı konusunda uyarıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'ye Patriot'tan sonra SAMP-T kalkanı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-patriottan-sonra-samp-t-kalkani-3181/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiyeye-patriottan-sonra-samp-t-kalkani-3181/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T07:05:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T07:05:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46C395-8E9A91-794140-F230BF-5F1456-19108D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bugün yaptığı açıklamada, Türkiye'ye İtalya'ya ait bir adet SAMP-T hava savunma sisteminin konuşlandırılacağını duyurdu.</p><p></p><p>Açıklamada, NATO müttefiki İtalya'ya ait SAMP-T hava savunma sisteminin, Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağı bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Ayrıca, bu hava savunma sisteminin, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında, ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla" Türkiye'ye konuşlandırılacağı belirtildi.</p><p></p><p>Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde başkent Ankara'da NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.</p><p></p><p>Zirveye, aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da yer aldığı ittifak üyesi ülkelerin liderleri katılacak.</p><p></p><p>Zirve öncesinde müttefik ülkelerin, Türkiye'nin hava savunmasının güçlendirilmesine dönük katkılarını arttırması dikkat çekiyor.</p><p></p><p>Fransa ve İtalya'nın ortak projesi olarak geliştirilen SAMP-T, mobil bir karadan havaya füze sistemi.</p><p></p><p>Savaş uçaklarına, insansız hava araçlarına, seyir füzelerine ve belirli balistik füzelere karşı savunma sağlıyor.</p><p></p><p><b>Alman Patriot füzeleri ile askerleri de Malatya'da&nbsp;</b></p><p></p><p>Almanya da Mayıs ayında, Türkiye'ye geçici olarak bir Patriot Hava Savunma Ünitesi ile 150 Alman askeri konuşlandırılacağını duyurmuştu.</p><p></p><p>Alman askerleri bu ayın başından itibaren, Haziran'dan Eylül'e kadar görev yapacakları Malatya'daki Kürecek Radar Üssü'ne sevk edilmeye başlandı.</p><p></p><p>Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, Türkiye'ye verilmesi kararlaştırılan bu desteğin duyurulmasının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapmıştı.</p><p></p><p>Büyükelçi, Alman ordusunun bu katkısıyla "önemli bir NATO müttefiki" olarak nitelendirdiği Türkiye'yi desteklediğine ve "NATO’nun güneydoğu kanadının hava savunma ve füze savunmasına değerli bir katkı sağladığına" dikkat çekmişti.</p><p></p><p>Büyükelçi Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamız ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalarda da göstermiştir" sözlerini kaydetmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Putin'e muhalif Rus karikatürist Polonya'da öldürüldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/putine-muhalif-rus-karikaturist-polonyada-olduruldu-8512/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/putine-muhalif-rus-karikaturist-polonyada-olduruldu-8512/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T06:53:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T06:53:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4039EF-A6D3F2-6CD3EA-FB8AF9-3C5350-B0199A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere, önde gelen Rus siyasi isimleri hicveden karikatürleriyle tanınan Rus sanatçı Semyon Skrepetsky, Doğu Polonya'da silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü.</p><p></p><p>Yetkililer olayı Salı günü açıkladı. Lublin Başsavcılığı sözcüsü Marcin Kozak, gazetecilere yaptığı açıklamada "Medyada Semyon Skrepetsky olarak bilinen 44 yaşındaki Rus vatandaşının öldürülmesine ilişkin soruşturma yürütülmektedir" dedi. Saldırıyla bağlantılı olarak iki Belarus vatandaşı gözaltına alındı.</p><p></p><p>Belarus konsolosluğu yakınında infaz</p><p>Gözaltılar, cinayetin işlendiği Biala Podlaska kentinde bulunan Belarus konsolosluğunun yakınında gerçekleştirildi. Polonya yetkililerine göre gerçek adı Robert Kuzovkov olan sanatçı, Pazartesi sabahı kimliği belirsiz bir saldırgan tarafından tabancayla üç kez vuruldu. Skrepetsky yere düştükten sonra saldırgan yaklaşarak yakın mesafeden iki el daha ateş etti.</p><p></p><p>Kozak, gözaltındaki iki Belaruslu hakkında henüz "resmi suçlama yöneltilmediğini" belirterek şüphelilerin "savcılık ve polisin gözetiminde" kalmaya devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p><b>Stalin'i Tanrı Annesi olarak resmeden sanatçı</b></p><p></p><p>Skrepetsky, Putin ve Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'den muhalefet figürü Aleksey Navalni ve Çeçen lider Ramazan Kadirov'a kadar pek çok önemli Rus siyasi ismi hedef alan zaman zaman provokatif karikatürleriyle tanınıyordu. En bilinen eserlerinden birinde klasik bir Ortodoks ikonasını yeniden yorumlayarak Tanrı Annesi'nin kollarındaki bebek İsa'nın yerine Putin'i tutan Stalin'i resmetti.</p><p></p><p><b>2021'de Polonya'ya sığındı</b></p><p></p><p>Skrepetsky, Rusya'da siyasi baskıya uğrayacağı endişesiyle 2021 yılında Polonya'ya yerleşti. Sürgündeyken Rus muhalefetinin etkinliklerine de katılan Skrepetsky, muhalefetin kendisini de açıkça eleştirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Kuvvetleri Pasifik Okyanusu'nda bir gemiye saldırdı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-kuvvetleri-pasifik-okyanusunda-bir-gemiye-saldird-3116/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-kuvvetleri-pasifik-okyanusunda-bir-gemiye-saldird-3116/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T06:50:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T06:50:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E1798-5BDF8A-905934-BCE3C3-CB3CA7-B92753.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), ABD güçlerinin Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir gemiye saldırdığını ve bir kişinin öldüğünü bildirdi.</p><p></p><p>SOUTHCOM tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p><p></p><p>"İstihbarat, geminin Doğu Pasifik'te bilinen uyuşturucu kaçakçılığı rotaları boyunca seyrettiğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına katıldığını doğruladı. Bu operasyon sırasında bir erkek uyuşturucu teröristi öldürüldü ve iki erkek hayatta kaldı"</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kasım 2025'te, Batı Yarım Küre'de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye yönelik "Güney Mızrağı Operasyonu" başlattıklarını duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD ordusu, uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla Karayipler bölgesinde ve Pasifik Okyanusu'nda bazı teknelere saldırı düzenlemiş, içindeki insanları doğrudan hedef almıştı. ABD'nin bu adımları, uluslararası kamuoyunda "yargısız infaz" tartışmalarına yol açmıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tayvan'dan Çinlilere özel casusluk sitesi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tayvandan-cinlilere-ozel-casusluk-sitesi-3757/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tayvandan-cinlilere-ozel-casusluk-sitesi-3757/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T06:28:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T06:28:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1EC3B6-A9C621-EF8338-2F5FF8-772ADF-540DB4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><span></span>Tayvan, ülkelerindeki durumdan memnun olmayan Çin vatandaşlarının ihbarda bulunabileceği ve özel bilgiler paylaşabileceği bir internet sitesi açtı.</p><p></p><p>Ada ülkesinin istihbarat teşkilatı Ulusal Güvenlik Bürosu, güvenli internet sitesinin açılışının Batı'daki istihbarat teşkilatlarının benimsediği uygulamalarla uyumlu olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Pazar günü yapılan açıklamada, "Ulusal Güvenlik Bürosu, Ulusal İstihbarat Hizmetleri Yasası uyarınca ve Birleşik Devletler, Birleşik Krallık (BK) ve İsrail'deki istihbarat teşkilatlarının benimsediği uygulamalardan yola çıkarak, Çin vatandaşları için bir bilgi raporlama kanalı kurmuştur" dendi.</p><p></p><p>Amacın, "Çin'in siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal gelişmelerine ilişkin istihbaratı artırmak" olduğu da eklendi.</p><p></p><p>Çin ve Tayvan, giderek gerginleşen bir toprak anlaşmazlığı ve diplomatik çıkmaz içinde. Çin, özerk adayı kendi toprağı olarak görüyor ve anakarayla birleştirmek için güç kullanma olasılığını masadan kaldırmıyor. Taipei ise Pekin'in egemenlik iddiasını reddediyor.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/1373827-1628618147.jpg" alt="1373827-1628618147"></p><p></p><p><b><i>Tayvanlı askerler Taichung'da canlı ateş tatbikatında mermi fırlatıyor</i></b></p><p></p><p>Ada ülkesinin istihbarat teşkilatı, Şi Cinping yönetimine kızgın olan birkaç Çin vatandaşı tarafından kendilerine başvurulduğunu iddia etti.</p><p></p><p>Teşkilat, yaptığı açıklamada, "Son yıllarda Çin ekonomisi artan zorluklarla karşı karşıya kalırken, siyasi kontrolün sıkılığı sürdü" dedi.</p><p></p><p>Geçinmeyle ilgili ve toplumsal sorunlar artarken, bu koşullar halkın hoşnutsuzluğunu körükledi.</p><p></p><p>İstihbarat savaşı kampanyası, Şi Cinping'in Donald Trump'ı uyararak, konu düzgün bir şekilde ele alınmazsa ABD ve Çin'in Tayvan konusunda çatışabileceğini söylemesinin ardından geldi.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/1373828-1091028913.jpg" alt="1373828-1091028913"></p><p></p><p><b><i>Tayvanlı askerler Taichung'da canlı ateş tatbikatında</i></b></p><p></p><p>Tayvan istihbarat teşkilatı, yeni casusluk kanalının nasıl çalışacağını açıkladı. Casus adaylarının internet sitesine eriştikten sonra raporlama sürecini tamamlamak için 6 güvenlik yönergesini izlemesi gerekeceğini belirtti.</p><p></p><p>Teşkilat, "Demokratik değerleri paylaşan Çinli vatandaşların bizimle işbirliği yapması için istihbaratla ilgili taktiklerimizi gözden geçirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bu, "Tayvan'ın ulusal güvenliğini ve çıkarlarını koruyacak".</p><p></p><p>İnternet sitesindeki yapay zeka üretimi tanıtım videosunda Çinli bir kamu görevlisinin, meslektaşlarının hiçbir açıklama yapılmadan soruşturulup görevlerinden atıldığını gördüğü gösteriliyor.</p><p></p><p>Tayvan istihbarat teşkilatı, bunun "Çin'in totaliter rejimi altında herkesin gergin olduğu yaygın bir atmosferi" tasvir ettiğini öne sürüyor.</p><p></p><p>Tayvan'ın bu hamlesi, CIA'in benzer bir girişimini andırıyor. ABD istihbarat teşkilatı, geçen yıl Mandarince videolar yayımlayarak, memnuniyetsiz Çinli yetkilileri kendileriyle iletişime geçmeye ve bilgi paylaşmaya davet etmişti.</p><p></p><p>Buna karşılık FBI geçen hafta, Çin askeri istihbaratının casuslarının özel işletmeler veya düşünce kuruluşları adına çalışan işçiler gibi davrandığını, dış politika veya savunma analisti gibi sahte iş ilanları verdiğini ve adaylara "kamuya açık olmayan" bilgiler vermeleri için baskı yaptığını iddia etti.</p><p></p><p>Bu ay Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, BK ve ABD'den oluşan Beş Göz istihbarat paylaşım ittifakı, Çin'in gizli veya hassas bilgilere erişim sağlamak amacıyla iş ilan sitelerinde bu ülkelerden gelen personeli hedef aldığı konusunda uyarıda bulunan bir bülten yayımladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kolombiya'da 2 ton 400 kilogram kokain yakalandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kolombiyada-2-ton-400-kilogram-kokain-yakalandi-9910/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kolombiyada-2-ton-400-kilogram-kokain-yakalandi-9910/</id>
<published><![CDATA[2026-06-17T06:23:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-17T06:23:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4F7722-094A8C-E8AD2F-864787-B38F3A-F02474.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basına göre, Cartagena Limanı'ndan İspanya'nın Valencia Limanı'na gönderilmesi planlanan sevkiyatta, kahve çuvalları ve kahve türevleri arasına gizlenmiş kokain ele geçirildi.</p><p></p><p>Güvenlik güçleri, operasyonda ele geçirilen kokaini Uyuşturucu Kaçakçılığı ile Mücadele Özel Direktörlüğüne teslim etti.</p><p></p><p>Emniyet Genel Müdürü General William Oswaldo Rincon Zambrano, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Karayip'teki suç yapılanmalarının finansmanına büyük darbe indirdiklerini belirtti.</p><p></p><p>Zambrano, "Kahveye gizlenmiş kokain! Cartagena Limanı'nda, kahve türevi ürünlerin içine saklanmış ve İspanya'nın Valencia kentine gönderilmesi planlanan 2 ton 400 kilogram kokain ele geçirdik." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Ulusal basında sevkiyatın, İspanya ve Orta Avrupa'da milyonlarca doz uyuşturucunun dağıtımına olanak sağlayarak uluslararası kartellerin gelirlerini artıracağı değerlendirildi.</p><p></p><p>Son yıllarda Kolombiya'daki suç örgütleri, muz, kahve, Hindistan cevizi ve diğer tarım ürünlerini uyuşturucu sevkiyatında örtü yük olarak kullanıyor.</p><p></p><p>Yetkililer, kaçakçıların kokaini kimi zaman kimyasal yöntemlerle ürünlere emdirdiğini, kimi zaman ise paketler halinde yüklerin arasına gizleyerek sevkiyat gerçekleştirdiğini belirtiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran gemileri, abluka bölgesinden sorunsuz geçti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-gemileri-abluka-bolgesinden-sorunsuz-gecti-4260/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-gemileri-abluka-bolgesinden-sorunsuz-gecti-4260/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T09:39:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T09:39:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_71AFD1-A92B9C-5D8BAB-C7C961-5812A1-2811DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın varılan mutabakatın ardından deniz ablukasının kaldırılması emrini verdiği ve birkaç İran gemisinin abluka bölgesinden sorunsuz geçtiği kaydedildi.</p><p></p><p>Haberde bir İran VLCC tankeri ile canlı hayvan taşıyan başka bir geminin açık sulardan İran limanlarına doğru, İran petrolü taşıyan bir tankerin de Umman Denizi'ni geçerek ihraç edileceği limana doğru hareket ettiği bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>- ABD-İran mutabakatı</p><p></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurmuştu.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtmişti.</p><p></p><p>ABD-İran mutabakatının özellikle Lübnan'ı da kapsayacağının açıklanması İsrail'de tartışmalara neden olmuş, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürmüştü.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran asla nükleer silah sahibi olmayacak"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-asla-nukleer-silah-sahibi-olmayacak-1333/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-asla-nukleer-silah-sahibi-olmayacak-1333/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T09:29:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T09:29:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_47F2A7-908416-914E51-E0E8D9-A8E6FA-A0F096.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir paylaşımda bulundu.</p><p></p><p>ABD-İran mutabakatı kapsamında Tahran yönetiminin "asla nükleer silah sahibi olamayacağına dair anlaşmaya vardığını" kaydeden Trump, "Ayrıca, ABD'nin İran'a 300 milyon dolar ödediği haberi de Demokratlar tarafından uydurulmuş sahte bir haberdir." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Fransa’da düzenlenecek G7 Zirvesi’ne katılmak üzere İsviçre’nin Cenevre kentine ulaşan Trump'ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada İran'ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini söylemişti.</p><p></p><p>Trump, "Asıl mesele buydu çünkü muhtemelen olsaydı kullanırlardı. Obama'nın imzaladığı anlaşmayı feshetmem çok önemliydi çünkü bu, nükleer silaha giden bir yoldu. ABD için korkunç bir anlaşmaydı." diye konuşmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'la anlaşma yalnızca geniş bir çerçeve sağladı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-anlasma-yalnizca-genis-bir-cerceve-sagladi-8159/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-anlasma-yalnizca-genis-bir-cerceve-sagladi-8159/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T09:00:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T09:00:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE37AA-A95C39-552EB2-FB3918-0523B6-41ACE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vance, Amerikan yayın kuruluşu CNN'de katıldığı bir programda ABD-İran mutabakatını değerlendirdi.</p><p></p><p>Mutabakat metninin "yaklaşık bir buçuk sayfa" olduğunu aktaran Vance, bu nedenle bu belgenin "çok genel" olduğunu ancak İran'la yapılan görüşmelerin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Vance, "Birçok konuda, bu konuları teknik müzakere aşamasında çözmemiz gerekecek, ancak mutabakat zaptı, İranlıların anlaşmanın faydalarından yararlanarak yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlayacak bir çerçeve oluşturuyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Başkan Yardımcısı Vance, anlaşma kapsamında İran için iki olası yol olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Birinci seçenek, olağanüstü ekonomik yaptırımlar altında kalmaları, bu da askeri güçlerini asla yeniden inşa edemeyecekleri ve nükleer programlarını asla yeniden oluşturamayacakları anlamına geliyor, ya da denetim, rejiminin güvenle nükleer programlarını yeniden inşa etmeyeceklerini doğrulanabilir bir şekilde göstermeleri. Bunu yaparlarsa, bu durum tüm bölgeyi dönüştürecek."</p><p></p><p>Vance, söz konusu mutabakatın "en önemli yanının" İran'ın nükleer silah üretmeme konusunda doğrulanabilir bir taahhüt vermesi olduğunu vurgulayarak, Tahran yönetiminin bunu yerine getirmesi durumunda bundan fayda göreceğini ifade etti.</p><p></p><p>Söz konusu mutabakatta İran'ın varlıkların dondurulmasının kaldırılması veya yaptırımların hafifletilmesi konusunda yazılanlarla ilgili soruya Vance, "Ne ABD'den ne de Körfez'deki müttefiklerimizden tek bir dolar bile yaptırım hafifletmesi veya varlıkların dondurulmasının kaldırılması olmadı." dedi.</p><p></p><p>- Üst düzey ABD'li bir yetkili de benzer açıklamalarda bulunmuştu</p><p></p><p>Üst düzey ABD'li bir yetkili, daha önce yaptığı bir açıklamada, İran'la mutabakat zaptının ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını belirtmişti.</p><p></p><p>ABD'li yetkili, "Bu mutabakat, müzakerelerimizin ve ilişkilerimizin gelecekte nasıl işleyeceğine dair bir çerçeve sunuyor. İranlılar nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında bizimle ne kadar işbirliği yapmaya istekli olurlarsa, dünya ekonomisine o kadar sıcak karşılanacaklar." demişti.</p><p></p><p>ABD ile İran arasındaki mutabakatın detaylarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını kaydeden yetkili, bu detaylarla birlikte herkesin mutabakatı daha iyi kavrayacağını söylemişti.</p><p></p><p>ABD'li yetkili, İran'ın taahhütlerine bağlı olduğunu göstermesi durumunda 300 milyar dolarlık dondurulmuş olan fonlarının yavaş yavaş serbest bırakılacağını öne sürmüştü.</p><p></p><p>Öte yandan yetkili, İsrail'in Lübnan'dan geri çekilip çekilmeyeceği ile ilgili bir soruya yanıt verirken, mutabakatta İsrail'in geri çekilmesi gibi madde olmadığını aktarmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de düşen uçaktakı 8 kişi hayatını kaybetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-dusen-ucaktaki-8-kisi-hayatini-kaybetti-4260/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-dusen-ucaktaki-8-kisi-hayatini-kaybetti-4260/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T06:36:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T06:36:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6C790-DEA3EA-79AA3C-C1BE53-C218C6-C9E559.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Edwards Hava Kuvvetleri Üssü'nün ABD merkezli X şirketine ait sosyal medya platformundan, daha önce düştüğü belirtilen uçaktaki kişilere ilişkin açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, daha önce yerel saatle 11.20'de Edwards Hava Üssü'nden havalandıktan kısa süre sonra düştüğü bildirilen uçaktaki 8 kişinin tamamının, ilk belirlemelere göre kazanın "hayatta kalınabilir nitelikte olmaması" nedeniyle yaşamını yitirdiğinin değerlendirildiği belirtildi.</p><p></p><p>Acil müdahale ekiplerinin hala olay yerinde olduğu vurgulanan açıklamada, yetkililerin tüm personelin durumunu tespit etmek için çalıştığı ifade edildi.</p><p></p><p>ABD Hava Kuvvetlerine ait B-52 Stratofortress uçağının, California eyaletindeki bir havaalanından kalkış yaptıktan kısa süre sonra düştüğü bildirilmişti.</p><p></p><p>Boeing B-52 Stratofortress, çeşitli askeri görevlerde kullanılan uzun menzilli bombardıman uçakları arasında yer alıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Endonezya'da 6,7 büyüklüğünde deprem</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/endonezyada-67-buyuklugunde-deprem-5906/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/endonezyada-67-buyuklugunde-deprem-5906/</id>
<published><![CDATA[2026-06-16T06:16:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-16T06:16:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_750099-7DED4E-CC0032-6BB591-5854DA-2A232A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), depremin merkez üssünün, Endonezya'nın Palu kentinin 43 kilometre güneydoğusu olduğunu açıkladı.</p><p></p><p>Açıklamada, 6,7 büyüklüğündeki depremin 10 kilometre derinlikte meydana geldiği belirtildi.</p><p></p><p>Depreme ilişkin henüz can ya da mal kaybı bildirilmedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'ın 24 milyar doları serbest bırakılıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranin-24-milyar-dolari-serbest-birakiliyor-2549/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranin-24-milyar-dolari-serbest-birakiliyor-2549/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T09:40:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T09:40:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D58A86-3E4EB5-104AE4-A6BDDB-64682B-F89458.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran'ın Mehr haber ajansının aktardığı detaylara göre, iki ülke arasında varılan anlaşma taraflara önemli yükümlülükler getiriyor.</p><p></p><p>ABD'nin taahhütleri: Ambargolar kalkıyor, ekonomik paket geliyor</p><p></p><p>Anlaşma kapsamında Washington yönetimi şu adımları atmayı taahhüt etti:</p><p></p><p>Varlıkların serbest bırakılması: İran’a ait dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlık üzerindeki bloke kaldırılacak. Bu tutarın yarısı (12 milyar dolar), anlaşmanın resmi imza töreninden önce İran'a iade edilecek.</p><p></p><p>Petrol ve yaptırımlar: Tahran'a yönelik petrol yaptırımları tamamen kaldırılacak ve yeni yaptırımlar uygulamaya konulmayacak.</p><p></p><p>Askeri durum: ABD, Ortadoğu'daki askeri varlığını ve güçlerini artırmayacak.</p><p></p><p>300 milyar dolarlık destek: ABD ve müttefikleri, İran ekonomisinin yeniden canlandırılması için en az 300 milyar dolar değerinde bir kalkınma projesi sunacak.</p><p></p><p><b>İran'ın taahhütleri: Nükleer silaha hayır</b></p><p></p><p>Buna karşılık İran yönetimi şu maddeleri kabul etti:</p><p>Nükleer taahhüt: Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na (NPT) olan bağlılığını sürdürecek.</p><p>Silahsızlanma: Kesin olarak nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt edecek.</p><p>Kritik detay: İran'ın füze programı, ABD ile yürütülen müzakerelerin gündeminden tamamen çıkarıldı.</p><p></p><p><b>İmza 19 Haziran'da: Deniz ablukası bugün kalkıyor</b></p><p></p><p>Pazartesi gecesi taraflar resmen bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Resmi imza töreninin 19 Haziran’da yapılması planlanırken, anlaşmanın nihai metni Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla da onaylanacak.</p><p></p><p>Her iki devletin yetkililerinden alınan bilgiye göre, ABD'nin uyguladığı deniz ablukası bugün itibarıyla sona erecek. Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması ve bölgenin mayınlardan temizlenmesi süreci de resmi imzaların atılmasının ardından başlayacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi-6029/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi-6029/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T09:23:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T09:23:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8F7BCF-EA71C3-EA4BD0-A789D0-7036D5-5986CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, ABD ile varılan anlaşma hakkında açıklama yaptı.</p><p></p><p>Garibabadi, "Mutabakat zaptının metni tamamlandı ve İslamabad mutabakat zaptının resmi imza töreni cuma günü İsviçre'de gerçekleşecek. İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır." ifadeleri kullandı.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak." dedi.</p><p></p><p>Anlaşma metninde "İran'ın tüm önemli görüşlerinin" yer aldığını aktaran Garibabadi, 19 Haziran'daki imza töreninden önce anlaşma metninin kamuoyuna açıklanacağını belirtti.</p><p></p><p>İsrail'in Lübnan'a saldırısının ardından İran Silahlı Kuvvetleri'nin karşı saldırıya hazırlandığını ifade eden Garibabadi, bu kararlılığın ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e karşı pozisyon almasına ve anlaşma metninde bazı konuların ilerlemesine yardımcı olduğunu aktardı.</p><p></p><p>Garibabadi, İran Silahlı Kuvvetleri'nin anlaşmaya rağmen "düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman hazır olduğunu" belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran ile yapılan barış anlaşması tamamlandı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-ile-yapilan-baris-anlasmasi-tamamlandi-3297/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-ile-yapilan-baris-anlasmasi-tamamlandi-3297/</id>
<published><![CDATA[2026-06-15T09:22:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-15T09:22:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10F190-A9078A-928BE3-D17A5F-155971-F6A6D8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p><p></p><p>İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını belirten Trump, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum."</p><p></p><p>Trump, "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Sosyal medya hesabından yaptığı ikinci paylaşımda Trump, İran ile yapılan anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini belirterek, "Birçok başkan İran'la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir başkan buldular." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Trump, 19 Haziran’da anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın açılacağını, mayınların temizlenerek petrolün hem bölge hem de dünya için tekrar akmaya başlayacağını belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, G7 Zirvesi'ne kendi gündemini ve ruh halini mi dayatacak?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-g7-zirvesine-kendi-gundemini-ve-ruh-halini-mi-dayatacak-7098/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-g7-zirvesine-kendi-gundemini-ve-ruh-halini-mi-dayatacak-7098/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T16:52:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T16:52:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3FC90-81A835-CD713A-FE5D2F-01D826-FA35FC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın gelecek hafta Fransa'da düzenlenmesi planlanan G7 Zirvesi’ndeki niyetleri hakkındaki bilinmezlikle birlikte, toplantıya kendi gündemini ve ruh halini dayatacağına şüphe yok.</p><p></p><p>Trump’ın ruh hali büyük ölçüde Ortadoğu'daki gelişmelerin seyrine bağlı olacak. Tahran, Washington ve arabulucu Pakistan, cuma günü haftalarca süren zorlu müzakereler ve hayal kırıklıklarının ardından ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşma yapılabileceğine dair iyimserliklerini dile getirdi.</p><p></p><p>ABD, Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, Japonya ve Birleşik Krallık'ı bir araya getirecek zirveden birkaç gün önce Washington merkezli Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) ortak araştırmacı olan Liana Fix, Fransız Haber Ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, “Trump'a birinci dönemindeki gibi yaklaşmak artık mümkün değil” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Zirvenin katılımcısı olan diğer altı ülke, kimi zaman ağır gümrük tarifeleri, kimi zaman da yoğun diplomatik baskı yoluyla Trump'ın öfkesiyle karşı karşıya kaldı.</p><p></p><p>Trump'ın büyük saygı duyduğu Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin dışında bu ülkelerin tüm liderleri, bir noktada Cumhuriyetçi milyarderin saldırılarına, eleştirilerine ya da alayına muhatap oldu.</p><p></p><p><b>Taviz yok</b></p><p></p><p>Trump'ın uluslararası ortaklarına karşı özellikle ABD Yüksek Mahkemesi'nin genel gümrük tarifelerini iptal etmesinin ve anketlerin onun popülaritesindeki gerilemeyi ortaya koymasının ardından yumuşak bir tutum sergilemesi beklenmiyor. Trump’ın popülaritesindeki bu düşüş, önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan seçimlerde ABD Kongresi’ndeki çoğunluğunu yitirmesine neden olabilir.</p><p></p><p>Liana Fix durumu şöyle özetledi:</p><p></p><p>“Avrupalılar, bir yandan en iyisini umarken diğer yandan en kötüsüne hazırlanmayı öğrendi.”</p><p></p><p>Trump'ın ‘Önce Amerika’ sloganını somutlaştırır bir gelişme olarak ABD, New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre Avrupalıları Avrupa'daki NATO bünyesinde konuşlu uçak ve savaş gemisi sayısını önemli ölçüde azaltma niyetinden haberdar etti.</p><p></p><p>"Alman Marshall Fonu"ndan uzman Jackson Janes, AFP'ye şunları söyledi: "Gücü zayıflamış bir başkan göreceğimizi sanmıyorum. Oraya gidecek ve her zaman yaptığı şeyi yapacak; son derece karmaşık sorunları aşmak için baskıyla kendi görüşünü dayatmaya ve Amerika'nın gündemini kendi yorumladığı şekliyle hayata geçirmeye çalışacak."</p><p></p><p>Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden (CSIS) Uzman Victor Cha ise bir basın toplantısında Trump'ın ‘bu çok taraflı toplantıları sevmediğini söylediğine’ ancak ‘dünya liderlerinin kendisi olmadan bir araya gelmesine katlanamadığına’ dikkati çekti.</p><p></p><p>Bu yüzden Trump’ın bu tür toplantılara gelip erken ayrıldığını belirten Cha, Trump'ın son G7 Zirvesi’nde de aynı şekilde davrandığını hatırlattı.</p><p></p><p>Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sabırsız olan Trump'ı çarşamba akşamı Versailles Sarayı'nda düzenlenecek akşam yemeğine katılmaya ikna etmeyi umuyor. Bunun için Trump'ın görkemli dekorlara ve monarşi geleneğine duyduğu hayranlığa güveniyor.</p><p></p><p>Fransa, ABD Başkanı’nı memnun etmek adına Trump'ın sekseninci doğum günü vesilesiyle pazar günü Beyaz Saray'da düzenlenecek karma dövüş sanatları turnuvasıyla çakışmaması için zirvenin tarihini de değiştirdi.</p><p></p><p>Bazı uzmanlar ise Güney Afrika'nın zirveye davet edilmemesini Washington'a yapılan bir taviz olarak yorumladı.</p><p></p><p>Diğer taraftan Paris, Trump’ın kanıtsız biçimde ‘beyaz vatandaşlarına zulmetmekle’ suçladığı bu ülkenin davetinin geri çekilmesi yönünde herhangi bir baskıyla karşılaşmadığını vurguluyor.</p><p></p><p>Bir kısım analist ise Trump'ın değişken karakterinden bağımsız olarak Paris'in gündeme taşıdığı konuların, başta Çin'le ticari ilişkiler meselesi olmak üzere Trump'ın öncelikleriyle büyük ölçüde örtüştüğüne dikkat çekti.</p><p></p><p><b>Ukrayna savaşı</b></p><p></p><p>Trump ile ülkesinin geleneksel müttefiki sayılan ülkelerin liderleri arasındaki güç dengesi geçen yıldan bu yana genel itibarıyla pek değişmemiş olsa da Ukrayna söz konusu olduğunda tablo biraz farklılaşmış durumda.</p><p></p><p>CSIS’ten Uzman Max Bergmann, gazetecilerle yaptığı açıklamada, “Avrupalılar 2025 yılında bir bakıma Ukrayna nedeniyle Trump'a boyun eğmek zorunda kaldıklarını kabul etti. Çünkü Ukrayna'nın ABD'nin askeri desteğine ihtiyacı vardı. Ancak bugün farklı bir dinamik olarak Ukrayna’nın artık ABD'ye çok daha az bağımlı olduğu gerçeğinin içindeyiz” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Bu arada Beyaz Saray'daki çalkantılı görüşmesinin ardından Trump'la her buluşmanın kolaylıkla kontrolden çıkabileceğini herkesten iyi bilen Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Evian'daki bir oturuma davet edildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsviçre'de nüfusu sınırlama planı reddedildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvicrede-nufusu-sinirlama-plani-reddedildi-43/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvicrede-nufusu-sinirlama-plani-reddedildi-43/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T16:49:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T16:49:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7C4668-660ACE-5593E3-C2BA13-C685F5-0D3639.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsviçre'de sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) girişimi ile yapılan, nüfusu 2050 yılına dek 10 milyon kişiyle sınırlama "referandumundan" hayır sonucu çıktı.</p><p></p><p>Henüz resmiyet kazanmamış olan sonuçlara göre, seçmenlerin yaklaşık yüzde 55'i, söz konusu öneriyi reddetti. İsviçre kamu yayıncısı SRF televizyonuna konuşan gfs.bern anket enstitüsünden Lukas Golder, özellikle Fransızca konuşulan Batı İsviçre ve büyük kentlerde yaşayanların halk oylamasından ret sonucu çıkmasında belirleyici olduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Aldığı yüksek oranda göç nedeniyle İsviçre nüfusu, 2002 yılında kişilerin serbest dolaşımı uygulamasının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 25 oranında artarak 9,1 milyon kişiye ulaştı.</p><p></p><p><b>"Evet" destekçileri "yoğunluk stresi"nden şikâyetçi</b></p><p></p><p>Avrupa genelinde, Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD), Fransa'da Ulusal Birlik gibi sağ popülist ve aşırı sağcı partilerin göç ve göçmen karşıtı söylemleri seçmenlerin bir kısmında karşılık buluyor. Ancak SVP'nin referanduma konu olan önerisi milliyetçi kampların dışında da oldukça destek bulmuştu. Nüfusa sınırlama getirilemesini talep edenlerin büyük bir bölümü bunu, göç, konut sıkıntısı, trenlerin aşırı kalabalık olması gibi konuları kapsayan "yoğunluk stresi" kavramı ile gerekçelendiriyor.&nbsp;</p><p></p><p>Diğer yandan merkezî partilerin neredeyse tamamı ile hükümet ve iş dünyası temsilcileri bu teklifi referandumdan önce net bir dille eleştirmiş ve halk oylamasında hayır oyu verilmesi çağrısında bulunmuştu. Bu çevrelere göre, tasarının kabul edilmesi hâlinde ülke ekonomisi büyük zarar görecek ve yakın gelecekte nitelikli eleman eksikliği yaşanacaktı.</p><p></p><p><b>Sistemin işlemesi için yabancılara ihtiyaç var</b></p><p></p><p>Teklifin kabul edilmesi hâlinde İsviçre, Avrupa Birliği (AB) ile 2002'den bu yana geçerli olan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını feshetmek zorunda kalacaktı. Uzmanlara göre, İsviçre istihdam piyasasının yabancılara açık olması, ülkenin son yıllardaki ekonomik büyümesinin temelini oluşturuyor. İsviçre Adalet Bakanı Beat Jans, referandumdan önce yaptığı açıklamada, halkın "evet" demesi durumunda bir "Brexit anı" yaşanabileceği konusunda uyarmış ve yurt dışından gelenler olmadan hastaneler ile bakım ve huzurevlerinin işleyemeyeceğini vurgulamıştı.</p><p></p><p>İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) Eş Genel Başkanı Cedric Wermuth ise sonuçların belli olmasından sonra yaptığı açıklamada, "Referandum kampanyası esnasında, pek çok insanın her şeyin suçlusu olarak gösterilen göçmenlere yönelik bu bitmek bilmeyen bölücü söylemlerden bıkmış olduğunu hissettim. Neyse ki bu günah siyaseti, sınırlarına ulaşmış durumda" ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran-ABD anlaşması için kritik gün</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abd-anlasmasi-icin-kritik-gun-8460/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abd-anlasmasi-icin-kritik-gun-8460/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T13:23:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T13:23:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_24F809-C8A4EA-9F0F39-C01C36-C13CD9-D29ABD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Anlaşma yarın (bugün) imzalanacak ve imzalanır imzalanmaz Hürmüz Boğazı tüm gemilere olacak” dedi. Trump, İran’ın nükleer silah edinmeyeceğini söylerken anlaşma sağlanmazsa ABD’nin “bir daha asla kullanmayacağımız nihai alternatife” başvurabileceğini belirtti.</p><p></p><p><b>Katarlı arabulucular Tahran’da</b></p><p></p><p>İran medyasına göre Katarlı müzakereciler, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek anlaşmayı nihayete erdirmek üzere bugün Tahran’a gitti. Katar Dışişleri Bakanı danışmanının İran slam Cumhuriyeti’ne gittiği, son diplomatik gelişmelerin ele alınacağı belirtildi.</p><p></p><p><b>İranlı yetkili: Zapta göre Hürmüz Boğazı derhal yeniden açılacak</b></p><p></p><p>İranlı bir üst düzey yetkili Reuters'e verdiği demeçte, “Taslak mutabakat zaptı uyarınca, İran Hürmüz Boğazı'nı tüm ticari gemilere derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını kaldıracak” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p><b>İran basını: Nihai karar alınmadı</b></p><p></p><p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayanarak Tahran’ın, ABD-İsrail savaşını sona erdirecek çerçeve anlaşması konusunda henüz nihai bir karar almadığını bildirdi.</p><p></p><p>Ajans, Mutabakat Zaptı’nın siyasi, hukuki ve teknik yönlerinin uzmanlar ve karar alma mercileri seviyesinde incelemeye devam edildiğini belirtti.</p><p></p><p>Tahran zamanlama konusunda şüphelerini dile getirdi.</p><p></p><p><b>Elektronik imza olabilir</b></p><p></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de 24 saat içinde elektronik imza atılabileceğini ve gelecek hafta teknik görüşmelerin başlayacağını ifade ederek, “Daha önce hiç olmadığı kadar barış anlaşmasına yakınız” dedi.</p><p></p><p>Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi temkinli konuştu: “Mutabakat zaptının tam imza tarihini bekleyip göreceğiz, ancak yarın olmayacak. Önümüzdeki günlerde olması ihtimalini dışlamıyoruz.”</p><p></p><p><b>İran’da protestolar sürüyor</b></p><p></p><p>Anlaşmaya karşı çıkan sertlik yanlısı gruplar, İran genelinde 100’den fazla gece düzenledikleri gösterilere devam ediyor. Meşhed’de bazı protestocular “Uzlaşmacıya ölüm” sloganları attı. Bu sloganların Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi hedef aldığı belirtiliyor.</p><p></p><p>Arakçi, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada taslak anlaşmanın İran’ı güçlendirdiğini savunarak “İran, ABD ile savaşın galibidir” demişti.</p><p></p><p><b>Arka planda ne olmuştu?</b></p><p></p><p>ABD ile İran arasında nisan ayında ateşkes ilan edilmesine rağmen son günlerde en şiddetli çatışmalar yaşandı. Trump, son dönemde yaklaşık 40 kez anlaşmanın “tamamlanmak üzere” olduğunu iddia etti. Her iki taraf da olası bir anlaşmayı kendi zaferi olarak sunmaya çalışıyor.</p><p></p><p>Gelişmeler yakından takip ediliyor. Anlaşmanın imzalanması durumunda Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasite açılması, küresel enerji ve deniz trafiği açısından kritik önem taşıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsveç 13 yaşındaki çocukları hapse atmayı planlıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-13-yasindaki-cocuklari-hapse-atmayi-planliyor-3252/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/isvec-13-yasindaki-cocuklari-hapse-atmayi-planliyor-3252/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T06:30:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T06:30:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_586693-D1320F-48E814-E7F478-37EAB1-4BD79F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsveç'te çete suçları, yıllardır tırmanma eğiliminde. Ülkede yaşayan gençler, artık bu suçların yalnızca kurbanı değil, aynı zamanda giderek artan bir sıklıkla bizzat failleri konumuna düşürülüyor. 13 ya da 14 yaşındaki çocuklar, kriminal ağlar tarafından devşirilerek saldırılarda, silahlı eylemlerde ve hatta ücretli cinayetlerde kullanılıyor.</p><p></p><p>Organize suç çeteleri bu süreçte İsveç sisteminin açık bir zaafiyetini bilinçli biçimde sömürüyor. İsveç hukukuna göre, 15 yaşının altındaki çocuklar bugüne dek cezai ehliyetten yoksun sayılıyordu. Bu durum, söz konusu çocukların suçlu sıfatıyla mahkûm edilememesi anlamına geliyor. Bu yaştaki çocuklar suç işlediklerinde, yargı yerine sosyal hizmet birimleri ve gençlik destek kuruluşları devreye giriyor.</p><p></p><p><b>Organize suça karşı hamle</b></p><p></p><p>İsveç siyaseti şimdi bu mantığı ve çetelerin hesabını bozmaya çalışıyor. Parlamento, 15-17 yaş grubundaki gençlerin, ağır suçlar işlemeleri hâlinde, bundan böyle gençlere normal hapis cezasına çarptırılabilmesini onayladı.</p><p></p><p>Hükümet ayrıca özellikle ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını deneme amacıyla 13'e indirmeyi planlıyor. Bu uygulama adam öldürme, ağır patlayıcı saldırıları ve yüksek asgari ceza öngörülen diğer suçları kapsıyor. Parlamento bu reforma ilişkin kararı Haziran ortasında verecek.</p><p></p><p>Söz konusu düzenleme beş yıl sonra yeniden gözden geçirilecek.</p><p></p><p><b>Danimarka örneği başarısız mı oldu?</b></p><p></p><p>Cezai ehliyet yaşına ilişkin tartışma yalnızca İsveç'e özgü değil.</p><p></p><p>Danimarka, 2010 yılında görevde olan muhafazakâr hükümet döneminde cezai ehliyet yaşını 15'ten 14'e indirdi. Ancak bu reform iki yıl sonra geri alındı. Geriye dönük yapılan bilimsel değerlendirmeler, söz konusu indirimin caydırıcı herhangi bir etki yaratmadığını ortaya koydu. Üstelik bu uygulamadan etkilenen gençler daha sık suç tekrarına düştü ve okuldaki başarıları da belirgin biçimde geriledi.</p><p></p><p>Danimarka, bu nedenle bugün pek çok uzman tarafından bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor. Çocukları daha erken yaşta suçlu ilan etmek, gençlik şiddeti sorununu kendiliğinden çözmüyor. En kötü senaryoda ceza sistemiyle kurulan erken temas, gençleri kriminal çevrelere daha da kuvvetli biçimde bağlayabiliyor.</p><p></p><p><b>Hollanda: Cezai ehliyet evet, yetişkin cezaevi hayır</b></p><p></p><p>AB karşılaştırmasında Hollanda ve İrlanda, özellikle düşük yaş sınırına sahip ülkeler arasında öne çıkıyor. Hollanda'da çocuklar 12 yaşından itibaren cezai kovuşturmaya maruz kalabiliyor.</p><p></p><p>İrlanda'da ise kural olarak 12 yaş sınırı geçerli. Ancak cinayet, adam öldürme, tecavüz ve ağır cinsel suçlar gibi en ağır eylemler söz konusu olduğunda 10 ve 11 yaşındaki çocuklar bile yargılanabiliyor.</p><p></p><p>Ne var ki düşük yaş sınırı, yetişkin ceza hukukundakine benzer ağır hapis cezaları anlamına gelmiyor. Hollanda'da 12-15 yaş grubundaki gençler için azami gözaltı süresi bir yıl. 16-17 yaşındakiler içinse ağır suçlarda, özel istisnalar saklı kalmak kaydıyla, en fazla iki yıl gençlik gözaltısı uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra gençlik cezaevlerinde de okul, rehberlik ve pedagojik tedbirler ön planda tutuluyor.</p><p></p><p><b>Pek çok devlet koruma ve eğitimi önceliyor</b></p><p></p><p>Almanya veya İspanya'da 12 yaşında ağır bir suç işleyen bir çocuk cezai açıdan sorumlu tutulmuyor. Ancak bu durum, devletin hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor. Gençlik hizmetleri, aile mahkemeleri ya da koruyucu tedbirler devreye girebiliyor. Belirli koşullar altında kapalı bir kurumda barındırma mümkün olsa da bu, ceza hukukundaki anlamda bir ceza sayılmıyor.</p><p></p><p>Başka bir yaklaşım ise doğrudan çocukların çevresini hedef alıyor. İtalya, yeni bir kararname aracılığıyla denetim ve okula devam yükümlülüklerinin ihlali hâlinde ebeveynlere yönelik baskıyı artırmış bulunuyor. Okul devamsızlığının ağır boyutlara ulaşması durumunda ebeveynler cezai yaptırımlarla karşılaşabiliyor.</p><p></p><p>Bununla birlikte İtalya, İsveç'in izlediği çizginin tam karşıtı bir model değil. Kararname gençlik adaleti sistemini bir bütün olarak daha sert hâle getirdi. Konuya eleştirel yaklaşan çevreler, kararnamenin yürürlüğe girmesinin ardından gençlik cezaevlerindeki genç sayısının belirgin biçimde arttığına dikkat çekiyor.</p><p></p><p><b>Avusturya çevreye baskı yapıyor</b></p><p></p><p>Pek çok AB üyesi devlet için 14 yaş sınırı temel referans değeri olmayı sürdürüyor. Avusturya da bu çizgide kalıyor. 14 yaşın altındaki çocuklar bu ülkede cezai ehliyetten yoksun sayılıyor. Buna karşın işlenen suçların sonuçsuz kalması da söz konusu değil. Polisle ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler, uyarılar, gençlik hizmetlerinin devreye alınması ya da eğitici tedbirler bu çerçevede uygulanabiliyor.</p><p></p><p>Avrupa'da düşük ceza ehliyeti yaşının otomatik olarak yetişkin ceza hukuku anlamına gelmediği görülüyor. Çoğunlukla gençlik mahkemeleri, uzmanlaşmış kurumlar, eğitici tedbirler ve koruma kavramları ön plana çıkıyor.</p><p></p><p><b>Bilim ne diyor?</b></p><p></p><p>Avrupa'nın çok küçük yaştaki çocukları cezalandırma konusundaki yaygın çekingen tutumu, gelişim psikolojisinin bulgularıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Çocuklar ve erken ergenlik dönemindeki gençler anlık ödüle, grup baskısına ve duygusal onaya daha güçlü tepkiler veriyor.</p><p></p><p>Bu nedenle klasik caydırıcılık 13 yaşındaki çocuklarda ancak sınırlı ölçüde işe yarıyor. İleride hapis yatma ihtimali, para, takdir görme, ait olma duygusu, sonunda bir rol üstlenme hissi gibi anlık bir ödülle ya da tam tersi yönde çete korkusuyla rekabet etmek zorunda kalıyor. Tam da bu yüzden uzmanlar, gençlik suçluluğuyla yalnızca daha düşük yaş sınırları ve daha ağır cezalar aracılığıyla mücadele etme fikrine karşı uyarıda bulunuyor.</p><p></p><p><b>Çetelerin kaçış stratejileri</b></p><p></p><p>Buna ek olarak pratik bir sorun da gündemde: Suç örgütleri hızla öğreniyor. İsveç ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını 13'e indirirse çeteler daha da küçük çocukları devşirmeye yönelecek olabilir. Bu durumda sorun çözüme kavuşmak bir yana, daha küçük çocuklar suç örgütlerinin hedef kitlesi hâline gelebilir.</p><p></p><p>Uzmanlar, İsveç hükümetinin planlarının istenen sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda kuşkulu. İsveç Hukuk Komisyonu, Barolar Birliği ve birçok yardım kuruluşu projeye sert eleştiriler yöneltti. Parlamento'nun tüm bu itirazlara karşın yasayı kabul etmesi hâlinde 13 yaşındaki çocuklar yaz sonundan itibaren hapis cezasına çarptırılabilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Japonya'da kraliyet ailesi üyeleri tükeniyor!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/japonyada-kraliyet-ailesi-uyeleri-tukeniyor--1884/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/japonyada-kraliyet-ailesi-uyeleri-tukeniyor--1884/</id>
<published><![CDATA[2026-06-14T06:14:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-14T06:14:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C0048-B45187-6A9840-824713-46250D-DFCA99.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><b>Shakhsanam KURBANOVA</b></p><p></p><p>Taht krizi yaşanmasını önlemek amacıyla, geçen hafta imparatorluk ailesinin çok sayıda uzak erkek akrabasını evlat edinmesine izin veren bir öneriyi ilerletti. Bu, Japonya'ya gelecekteki imparatorlar için daha fazla seçenek sunabilir (tahta yalnızca erkeklerin çıkmasına izin veriliyor) ve dünyanın en eski monarşisinin hayatta kalmasını sağlamaya yardımcı olabilir.</p><p>Plan, bazı Japon yetkililerini, yorumcuları ve aktivistleri kızdırdı; onlar daha kolay bir çözüm olduğunu söylüyorlar: Kadınların imparator olarak hüküm sürmesine izin vermek; anketlere göre bu fikir halkın geniş bir kesimi tarafından benimseniyor."Pek çok vatandaş artık kadın bir imparator istiyor," dedi planı reddeden Anayasal Demokrat Parti'den kadın milletvekili Kiyomi Tsujimoto. "Her gün insanlar bana koşuyor." Ancak Japonya'nın ataerkil sisteminde bu fikir kabul edilemez olarak değerlendiriliyor.</p><p>Muhafazakâr bir milletvekili olan Başbakan Sanae Takaichi, geçen yıl Japonya hükümetine liderlik eden ilk kadın olarak siyasi cam tavanı kırdı. Ancak o ve müttefikleri, yalnızca erkeklerden oluşan siyasi geleneği korumanın en sesli savunucuları arasında yer alıyor.</p><p>"Adaylık hakkının yalnızca imparatorluk soyundan gelen erkek torunlarla sınırlandırılmasının uygun görüldüğünü" söyledi.</p><p>“Yeterli sayıda kraliyet üyesi yok.”&nbsp;</p><p>Japonya'nın demografik düşüşü, monarşi de dahil olmak üzere toplumunun neredeyse her yönünü etkiledi. Kraliyet ailesi şu anda sadece 16 kişiden oluşuyor - beş erkek ve 11 kadın - bu da 1990'dan bu yana yaklaşık dörtte bir oranında bir azalma anlamına geliyor. Bu durum, ailenin yurtdışı ziyaretleri ve saray törenleri gibi kamu görevlerini yerine getirmesini zorlaştırıyor. Katılacak yeterli sayıda kraliyet üyesi yok. Bugün, bir nesil önce altı olan taht varisi sayısı, günümüzde sadece üçe düştü.</p><p>Hüküm süren 66 yaşındaki imparator Naruhito, ülkenin MÖ 660 yılında, efsaneye göre bir güneş tanrıçasından gelen İmparator Jimmu tarafından kurulmasına kadar uzanan bir hanedanın 126. hükümdarıdır. 2000'li yılların başlarında, bir erkek çocuk sahibi olma baskısı, Harvard mezunu eski bir diplomat olan Naruhito'nun eşi İmparatoriçe Masako'yu derin bir depresyona sürükledi . Çiftin 24 yaşında Prenses Aiko adında bir kızı var; Aiko son zamanlarda Laos'a bir ziyaret düzenlemek gibi daha görünür bir rol üstlendi ve bazıları tarafından geleceğin imparatoru olarak görülüyor.</p><p>Ancak mevcut kurallara göre, tahtın varisi olarak yalnızca Naruhito'nun 90 yaşındaki amcası Prens Hitachi; imparatorun 60 yaşındaki kardeşi Veliaht Prens Akishino; ve hükümdarın 19 yaşındaki yeğeni Prens Hisahito tanınıyor.</p><p>“Evlat Edinme Planı”</p><p>İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Amerika Birleşik Devletleri, halk tarafından yarı tanrı olarak görülen Japon imparatorluk ailesi üyelerinin gücünü zayıflatmaya çalıştı. (Monarşi tarihsel olarak yönetme hakkının ilahi olduğuna inanıyordu.)</p><p>General Douglas MacArthur döneminde yürürlüğe giren Japonya'nın 1947 Anayasası uyarınca, imparator "devletin ve halkın birliğinin sembolü" haline geldi; siyasi yetkisi olmayan bir kukla figür oldu. On bir imparatorluk ailesi kraliyet statüsünden vazgeçmeye zorlandı ve aile 1946'daki 67 üyeden 16 üyeye düştü. Parlamentoda görüşülecek plana göre, eski kraliyet ailelerinden gelen erkekler monarşiye geri getirilecek. Bu kişilerin nasıl seçileceği veya kaçının uygun olacağı henüz net olmasa da, büyük olasılıkla Kuni, Higashikuni, Kaya ve Takeda ailelerinden gelecekler. Uzmanlar, bu ailelerin çocuklarının bir gün tahtı miras alma hakkına sahip olabileceğini belirtiyor.</p><p>Japon haber kaynaklarına göre, bu ailelerden gelen erkekler medya, hayat sigortası, reklamcılık ve diğer alanlarda çalışarak sıradan vatandaşlar gibi yaşıyorlardı. Bazıları, halkın onları veya çocuklarını kraliyet ailesi üyesi olarak kabul edip etmeyeceğini sorguluyor. İmparator Naruhito geçen hafta yaptığı açıklamada, planın "halk tarafından anlaşılacağını" umduğunu söyledi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Anlaşmanın pazartesiye kadar imzalanacağına inanıyorum"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasmanin-pazartesiye-kadar-imzalanacagina-inaniyorum-9955/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasmanin-pazartesiye-kadar-imzalanacagina-inaniyorum-9955/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T08:56:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T08:56:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8FC44F-C1F886-6DF750-228E65-DA4EB9-AB6EC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonuna konuşan ABD Başkanı Trump, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin anlaşmanın çok yakın olduğu yönündeki açıklamasını oldukça olumlu bulduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Trump, İran ile hafta sonu veya pazartesi günü anlaşmayı imzalayabileceklerine inandığını aktardı.</p><p></p><p>Erakçi’nin açıklamasına değinen Trump, "Kendisi de ABD ile bir anlaşmaya varılması ihtimalinin hiç bu kadar yakın olmadığını teyit etti.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Öte yandan İran basınında "anlaşma imzalanır imzalanmaz Tahran'ın dondurulmuş İran fonlarına erişeceği" yönündeki haberler üzerine Tahran yönetimine tepkilerini ilettiklerini söyleyen Trump, İran tarafının konuya ilişkin özür dilediğini iddia etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'la anlaşmanın tamamlanmak üzere olduğunu vurgulayarak, detaylı mutabakat metni üzerindeki son çalışmaların sürdüğünü belirtmişti.</p><p></p><p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin, "Barış hiç bu kadar yakın olmamıştı." ifadesini kullanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Anlaşmanın birkaç gün içinde imzalanma ihtimali mevcut"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasmanin-birkac-gun-icinde-imzalanma-ihtimali-mevcut-4262/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasmanin-birkac-gun-icinde-imzalanma-ihtimali-mevcut-4262/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T08:53:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T08:53:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4D0741-E5F776-AB436E-F5F30D-08DFB1-8C861C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Erakçi, İran devlet televizyonunda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p></p><p>Dışişleri Bakanı Erakçi, "Mutabakat zaptının gelecek birkaç gün içinde dijital ortamda imzalanması ihtimali mevcut." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Mutabakat zaptındaki hususlar hayata geçirilmezse, nihai anlaşma ile ilgili müzakere yapılmayacağını söyleyen Erakçi, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Eğer yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun durumu netleştirilecekse, bunun tek yolu bu malzemenin İran'da seyreltilmesidir.</p><p></p><p>Zenginleştirme ve zenginleştirilmiş uranyum stokları konusu ile yaptırımların kaldırılması ve İran’ın yeniden yapılanması için oluşturulacak ilgili fon mekanizması nihai anlaşmada karara bağlanacak."</p><p></p><p>ABD’nin müzakere talebinde bulunduğunu öne süren Erakçi, "Düşman savaşta hedeflerine ulaşamayacağını anladı ve ümitsizliğe kapıldı. Bununla birlikte müzakere talep etti." diye konuştu.</p><p></p><p>İranlı Bakan, "Müzakerelerin sonucunun İran'ın çıkarları için iyi olacağını ve savaş meydanındaki kazanımları pekiştireceğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Erakçi, olası mutabakat zaptının teknik detayına ilişkin ise "Mutabakat zaptı iki sayfadan az ve her kelimesi titizlikle gözden geçirildi. Bakanlığımız talep edilen tüm hususları uyguladı." dedi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı ile ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması hususunun olası mutabakat zaptında yer aldığını belirten Erakçi, şunları söyledi:</p><p></p><p>"Hürmüz Boğazı idaresi önceki gibi olmayacak. Boğaz, Umman ve İran’ın egemenliği altındadır. İki ülke bundan önce boğazdaki hizmetleri ücretsiz sağlıyordu.</p><p></p><p>Umman ile Hürmüz Boğazı’nın idaresine ilişkin olumlu görüşmeler yaptık. Kılıcımız, Hürmüz Boğazı’nın üzerinde olacaktır."</p><p></p><p>İran'ın dondurulmuş varlıkları için bir mekanizma öngörüldüğünü de söyleyen Erakçi, "Bu anlaşmanın düşmanları var ve bunların başında İsrail rejimi geliyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Erakçi, medyada yer alan metinleri onaylamadığını vurgulayarak, "Eğer altyapımıza yönelik tehditler nedeniyle geri adım atacak olsaydık, bunu daha önce yapmış olurduk. Mutabakat zaptındaki hususlar hayata geçirilmezse, nihai anlaşmaya yönelik müzakereler yapılmayacak." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi’nin müzakere sürecini takip ettiğini ve müzakere ile ilgili raporların da konseye sunulduğunu belirten Erakçi, sözlerini "Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi’nde ilgili metine taraftar olan muhalif olanda mevcut. Ancak sonunda karar birlikte alınacaktır. Karar alındıktan sonra da açıklanacaktır." diyerek tamamladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mahkeme FTX'in kurucusu Fried'ın cezasını onadı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ftxin-kurucusu-bankman-friedin-cezasini-onadi-4057/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ftxin-kurucusu-bankman-friedin-cezasini-onadi-4057/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T07:43:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T07:43:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EFD7CD-2D757B-F5F0BF-EC36BC-211CD7-6982CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>New York'taki İkinci Bölge Federal Temyiz Mahkemesi, Bankman-Fried'ın mahkumiyetine itiraz ettiği davada kararını açıkladı.</p><p></p><p>Üç yargıçtan oluşan mahkeme heyeti, Bankman-Fried hakkında alt mahkemenin verdiği 25 yıllık hapis cezasını oy birliğiyle onadı.</p><p></p><p>Yargıç Barrington Parker, heyet adına kaleme aldığı gerekçeli kararda, Bankman-Fried'ın müşterilere, yatırımcılara ve düzenleyici kurumlara FTX fonlarının güvende olduğuna dair kamuoyu önünde güvence verdiğini belirtti.</p><p></p><p>Parker, Bankman-Fried'ın bu süreçte FTX'i "kişisel kumbarası" gibi kullandığını, müşteri fonlarını gayrimenkul, siyasi bağışlar ve çeşitli yatırımlar için harcadığını kaydetti.</p><p></p><p>Dolandırıcılık ve komplo suçlarından yargılanan Bankman-Fried, Mart 2024'te 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Federal savcılar, Bankman-Fried'ın "Amerikan tarihinin en büyük mali dolandırıcılıklarından birini gerçekleştirdiğini" öne sürmüştü.</p><p></p><p>Bankman-Fried'ın avukatları, alt mahkemenin bazı kanıtları sunmalarını haksız yere engellediğini savunarak söz konusu cezaya itiraz etmişti.</p><p></p><p>Öte yandan, Bankman-Fried, bu yıl ABD Adalet Bakanlığına "cezası tamamlandıktan sonra af" başvurusu yapmış, Başkan Donald Trump'tan af talebinde bulunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Venezuela merkezli Aragua çetesinin lideri öldürüldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/venezuela-merkezli-tren-de-aragua-cetesinin-lideri-olduruldu-8950/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/venezuela-merkezli-tren-de-aragua-cetesinin-lideri-olduruldu-8950/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T06:29:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T06:29:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_755B0D-77D0AF-43E08F-4DBA83-56A81A-91B538.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Tren de Aragua'nın liderinin hedef alınmasına ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>Trump, ABD ordusunun düzenlediği bir hava saldırısında, Nino Guerrero takma adlı Hector Guerrero Flores'in öldürüldüğünü ve bu saldırının Venezuelalı yetkililerce koordineli şekilde düzenlendiğini belirtti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, göreve geldikten kısa bir süre sonra aralarında Tren de Aragua'nın da yer aldığı bazı çeteleri yabancı terör örgütleri listesine eklemişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Paramount'un Warner Bros. 'u satın almasına yeşil ışık</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/paramountun-warner-bros-u-satin-almasina-yesil-isik-8368/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/paramountun-warner-bros-u-satin-almasina-yesil-isik-8368/</id>
<published><![CDATA[2026-06-13T05:31:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-13T05:31:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_74B4FB-723311-E5C327-90A72E-B5EDF9-3D4E38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu satın almaya ilişkin soruşturmanın kapatılmasına karar verildiği bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, 8 ay süren kapsamlı soruşturmanın ardından Paramount ve Warner Bros. birleşmesinin pazardaki rekabete veya tüketicilere zarar vermeyeceği sonucuna varıldığı belirtilerek, "Birim tarafından incelenen geniş kapsamlı soruşturma kayıtları, işlemin etkisinin medya ve eğlence ekosistemi genelinde rekabeti artırmak yönünde olacağını, Amerikalı tüketiciler ile çalışanlara fayda sağlayacağını göstermektedir." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Netflix'in WBD'yi satın almak üzere şirketle anlaştığı ve ardından Paramount'un tamamı nakit olan rakip bir teklif sunduğu hatırlatılan açıklamada, iki dev şirketin WBD'yi satın alma mücadelesinin ABD Adalet Bakanlığına medya sektörünün geleceğine dair farklı stratejileri ve pazar dinamiklerini kıyaslama fırsatı verdiği vurgulandı.</p><p></p><p>Açıklamada, ayrıca Bakanlığın şikayetçiler tarafından dile getirilen çok sayıda potansiyel zarar teorisini analiz ettiği ve elde edilen bulgular sonucunda bunları reddettiği kaydedildi.</p><p></p><p>- Anlaşma aylarca süren mücadelenin ardından gelmişti</p><p></p><p>Paramount, 8 Aralık 2025'te WBD'nin tamamını hisse başına 30 dolar nakit karşılığında satın almak üzere, toplam 108,4 milyar dolarlık işletme değerine denk gelen bir teklif sunduğunu duyurmuştu.</p><p></p><p>Paramount'un söz konusu teklifi, Netflix'in WBD ile anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından gelmişti.</p><p></p><p>Netflix, 5 Aralık 2025'te Warner Bros.'un film ve televizyon stüdyoları ile HBO Max ve HBO'yu da kapsayacak şekilde, 72 milyar dolarlık öz sermaye değeri ve 82,7 milyar dolarlık toplam işletme değeri üzerinden satın alma için WBD ile anlaşmaya vardığını açıklamıştı.</p><p></p><p>WBD Yönetim Kurulu'nun başlangıçta Netflix ile yapılan anlaşmayı desteklemesine karşın, Paramount teklifini şubat ayında hisse başına 31 dolara yükselterek revize etmişti.</p><p></p><p>WBD yönetiminin bu hamleyi "üstün teklif" olarak kabul etmesi üzerine Netflix, fiyat artırımına gitmeyerek çekilme kararı almıştı.</p><p></p><p>Süreç, 27 Şubat'ta Netflix ile olan anlaşmanın feshedilmesi, Paramount Skydance'in 2,8 milyar dolarlık fesih bedelini ödemesi ve WBD ile kesin bir birleşme anlaşmasına varıldığının duyurulmasıyla nihai aşamaya taşınmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Anlaşma iddiaları spekülasyondan ibarettir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasma-iddialari-spekulasyondan-ibarettir-4766/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasma-iddialari-spekulasyondan-ibarettir-4766/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T08:39:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T08:39:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_34DB33-F5EF45-54209C-11860E-5F14CE-C2C997.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, Katar ve Pakistan'ın ABD ile diplomatik süreçte aktif rol oynadığını belirtti.</p><p></p><p>Müzakerelerde ortaya çıkan anlaşma metninin çoğunun tamamlandığını ancak ABD'nin sürekli tutumunu değiştirmesi nedeniyle sonuçlanmadığını ifade eden Bekayi, Trump'ın iddiasının aksine, "Şu ana kadar İran, anlaşma konusunda nihai bir sonuca ulaşmadı." dedi.</p><p></p><p>Bekayi, "Anlaşma hakkında (ABD Başkanı Trump tarafından) ortaya atılan hususlar spekülasyondan ibarettir ve henüz kesinleşmemiş bir konudur." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini iddia ederek, bugün yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini söylemişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump İran'la anlaşmanın sağlandığını ileri sürdü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-iranla-anlasmanin-saglandigini-ileri-surdu-6653/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-iranla-anlasmanin-saglandigini-ileri-surdu-6653/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T08:11:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T08:11:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_16AB30-D09D84-DA31FE-4A45B4-182888-53D32B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Perşembe günü Beyaz Saray Oval Ofis'te gazetecilere konuşan Trump, "İran ile savaş konusunda harika bir uzlaşmaya vardık" dedi ve İran liderliğinin de anlaşmaya onay verdiğini ileri sürdü.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, böyle bir anlaşmaya ilişkin haberlerin "spekülatif" olduğunu ve "hiçbir şeyin nihai hale getirilmediğini" söyledi.</p><p></p><p>Trump daha önce de iki ülkenin çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya yakın olduğunu öne sürmüştü. Duyurudan saatler önce Trump, İran'ı "çok sert" vuracağını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a yönelik geniş çaplı saldırılar başlattı. İran ise İsrail'e ve Körfez'deki ABD müttefiki ülkelere saldırılarla karşılık verdi ve dünyanın petrol ve doğalgaz tedariğinde için önemli bir nakliye rotası olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattı.</p><p></p><p>Nisan ayında ateşkes üzerinde anlaşılmış olmasına rağmen, ABD ile İran aralıklı olarak karşılıklı saldırılar düzenledi. Haziran'ın ilk haftasında da Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan Apache helikopterinin düşürülmesi sonrası iki tur misilleme saldırısı yaşandı.</p><p></p><p>Aynı zamanda Trump, İran ile bir anlaşma ihtimalini defalarca gündeme getirmeye devam etti.</p><p></p><p>Son açıklamaların ve Trump'ın saldırıyı iptal etmesinin ardından Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık 89 dolara geriledi; bu da gün içinde yüzde 4,4 düşüş anlamına geliyor.</p><p></p><p><b>Trump: Anlaşma Avrupa'da imzalanabilir</b></p><p></p><p>Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran'ın asla nükleer silaha sahip olmayacağı bir anlaşmamız var; başından beri tüm bu süreçten geçmemizin amacı buydu. Bu çok büyük bir şey" dedi.</p><p></p><p>Belgeler tamamlandığında "muhtemelen Avrupa'da bir imza atılacağını" ve bunun "oldukça hızlı" gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>Trump ayrıca belgelerin "oldukça nihai hale yakın" olduğunu belirterek "göreceğiz" dedi ve anlaşmanın imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nın "derhal açılacağını" ileri sürdü.</p><p></p><p>ABD lideri, Körfez'deki müttefikler ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dahil olmak üzere bölge liderleriyle görüştüğünü belirterek, "tüm Ortadoğu çok mutlu" dedi.</p><p></p><p>İsrail başbakanlık ofisi, bir görüşmenin gerçekleştiğini doğruladı ve İsrail'in "mutabakat zaptının tarafı olmadığını" belirtti.</p><p></p><p>Açıklamada, Netanyahu'nun Trump'ın "zenginleştirilmiş materyalin kaldırılması, zenginleştirme altyapısının sökülmesi, füze üretimine sınırlamalar getirilmesi ve İran'ın bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin sona erdirilmesi"ni içeren nihai bir anlaşma için çalışma taahhüdünden memnuniyet duyduğu ifade edildi.</p><p></p><p><b>İran: ABD 'aşırı taleplerde' bulunuyor</b></p><p></p><p>İran Dışişleri Sözcüsü Bekai, mutabakatın metninin büyük bölümünün zaten "tamamlandığını", ancak ABD'nin "aşırı taleplerde bulunduğunu" ve "yeni istekler eklediğini" söyledi.</p><p></p><p>Ayrıca ülkesinin "kırmızı çizgilerinden sapmayacağını" vurguladı.</p><p></p><p>İran ordusu, ülkeye yönelik yeni saldırılar olması hâlinde "daha önce görülenden daha sert" bir karşılık vereceği uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Açıklamada, "ABD'nin İran'ın petrol altyapısına yönelik son tehditleri dikkate alındığında, ya petrol ve gaz ihracatı herkes için olacak ya da hiç kimse için olmayacaktır" denildi.</p><p></p><p>İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf da "yanlış stratejiler ve aceleci kararların yıllarca çıkamayacağınız sonsuz bir bataklık yaratacağını" söyledi.</p><p></p><p><b>Hark Adası yeniden gündemde</b></p><p></p><p>Saatler önce Trump, "ABD bu gece İran'ı çok sert vuracak" demiş ve yakın gelecekte Hürmüz Körfezi'nin kuzeyindeki ana petrol ihracat terminali olan Hark Adası ile diğer petrol altyapı noktalarını ele geçirme tehdidinde bulunmuştu.</p><p></p><p>Hark Adası, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının geçtiği ana terminal konumunda.</p><p></p><p>Trump ayrıca ABD'nin "Venezuela'da olduğu gibi" petrol ve gaz piyasları üzerinde "tam kontrol" sağlayacağını yazdı.</p><p></p><p>İki ülke, Pazartesi günü Körfez'de bir ABD Apache helikopterinin düşmesinin ardından karşılıklı saldırılar düzenledi.</p><p></p><p>Çarşamba günü ABD Merkez Komutanlığı (Centcom), güney İran'daki askeri, gözetleme ve radar noktalarını hedef alan bir saldırı dalgasının tamamlandığını açıkladı.</p><p></p><p>Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki Amerikan üslerine saldırılar düzenlediğini söyledi. Yerel yetkililer, Perşembe günü Bahreyn'de 11 yaşındaki bir kızın İran'a ait bir insansız hava aracı saldırısında yaralandığını, evler ve araçların zarar gördüğünü belirtti.</p><p></p><p>Ürdün yaklaşık 20 İran füzesini düşürdüğünü, Kuveyt ordusu ise "düşman hava hedefleriyle" karşı karşıya geldiğini açıkladı.</p><p></p><p>Son saldırılar, gerilimin azaltılması çağrılarına yol açtı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres'in bir sözcüsü Perşembe günü yaptığı açıklamada, "Ortadoğu'daki devam eden tırmanıştan derin endişe duyduğunu" söyledi.</p><p></p><p>Türkiye, Pakistan, Rusya, Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan da gerilimin azaltılması çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hizbullah'dan İsrail hedeflerine yönelik 17 saldırı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/hizbullahdan-israil-hedeflerine-yonelik-17-saldiri-1812/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/hizbullahdan-israil-hedeflerine-yonelik-17-saldiri-1812/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T07:55:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T07:55:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_647ABA-FD66FC-5BCB4B-B64B4B-76162A-779CF4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hizbullah tarafından yapılan açıklamalarda, saldırıların İsrail'in ateşkes ihlalleri ve Lübnan güney beldelerini hedef alan saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Tayr Harfa, el-Adeyse, Zutar eş-Şarkiyye, Yahmer eş-Şakif ve el-Kantara beldelerinde İsrail askerleri, askeri araçları ve bir komuta merkezinin roket, topçu atışları ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığı aktarıldı.</p><p></p><p>Toplam 17 ayrı saldırı düzenlendiği bildirilen açıklamada, İsrail askeri biriminin pusuya düşürüldüğü, bazı askeri araçların yanı sıra Merkava tipi tankların imha edildiği ve İsrail askerleri arasında yaralıların da bulunduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Lübnan'ın doğusundaki Baalbek ilçesine bağlı Nahle bölgesinde "Heron 1" tipi bir İsrail İHA'sının füzeyle düşürüldüğü vurgulanarak, İklim et-Tuffah'ta ise "Hermes 450" tipi bir İHA'ya müdahale edildiği ve İHA'nın geri çekilmek zorunda bırakıldığı aktarıldı.</p><p></p><p>İsrail ordusundan saldırılara ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes</p><p></p><p>İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p><p></p><p>Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.</p><p></p><p>Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı. Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını ve işgallerini sürdürüyor.</p><p></p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 3 bin 711 kişinin öldüğünü açıklamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dürzi lider Canbolat, İsrail ile barışın mümkün olmadığını söyledi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/durzi-lider-canbolat-israil-ile-barisin-mumkun-olmadigini-soyledi-8176/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/durzi-lider-canbolat-israil-ile-barisin-mumkun-olmadigini-soyledi-8176/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T07:54:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T07:54:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F89670-F31F60-32EE71-C29D91-BA5848-A89DCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Canbolat, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası ve bölgesel çabalara rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarını sürdürdüğünü vurguladı.</p><p></p><p>ABD'nin arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında Washington'da çeşitli müzakere turlarının gerçekleştirildiğini hatırlatan Canbolat, buna rağmen İsrail'in saldırılarına devam ettiğini aktardı.</p><p></p><p>Canbolat, ABD-Lübnan ortak açıklamasını eleştirerek, açıklamada Hizbullah'ın bulunduğu bölgelerden çekilmesine vurgu yapılırken, İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesine değinilmediğini, bunun da Washington'un Tel Aviv'e yönelik "tam taraflı tutumunu" yansıttığını dile getirdi.</p><p></p><p>"İsrail ile barışın mümkün olduğunu düşünmüyorum." diyen Canbolat, İsrail'in yayılmacı politikalarının sınır tanımadığını ve İsrail'in Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu "Sarı Hat"tın Suriye'ye kadar uzanabileceğine işaret etti.</p><p></p><p>Canbolat, ABD'nin İsrail'e koşulsuz destek verdiğini ifade ederek, "İsrail'in istediği zaman ve istediği yerde bombardıman gerçekleştirmesini engelleyen hiçbir şey yok." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Lübnan'ın yeni bir İsrail saldırısını önleyebilecek güçlü orduya ve uluslararası güçlere ihtiyaç duyduğunu dile getiren Canbolat, mevcut ateşkes düzenlemelerine rağmen İsrail'in ihlallerine devam ettiğini söyledi.</p><p></p><p>İsrail ordusu, temmuz ayının başına kadar uzatılan "kırılgan" ateşkes anlaşmasını her gün ihlal ediyor.</p><p></p><p>Tel Aviv'in ihlallerine karşılık Hizbullah da İsrail'in kuzeyindeki İsrail askerleri ile askeri araçlarını roket ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.</p><p></p><p>İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda, resmi verilere göre 3 bin 711 kişi hayatını kaybetti, 11 bin 483 kişi yaralandı. Saldırılar nedeniyle 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.</p><p></p><p>İsrail, Lübnan'ın güneyindeki bazı bölgeleri onlarca yıldır işgal altında tutarken, bazı bölgeleri de 2023-2024 yıllarındaki savaş sırasında kontrolü altına aldı.</p><p></p><p>Mevcut saldırılar kapsamında 10 kilometreden fazla ilerleyen İsrail ordusu, 25 yıldan uzun süredir en derin kara ilerleyişini gerçekleştirdi. İsrail, 2000 yılında Lübnan'ın güneyinden çekilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'de istifa eden Savunma Bakanı'nın yerine Dan Jarvis atandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingilterede-istifa-eden-savunma-bakaninin-yerine-dan-jarvis-atandi-2589/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingilterede-istifa-eden-savunma-bakaninin-yerine-dan-jarvis-atandi-2589/</id>
<published><![CDATA[2026-06-12T07:08:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-12T07:08:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F984AC-71A879-A08AFC-EB8623-AA5485-EA35DA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamaya göre Dan Jarvis, İngiltere'nin yeni Savunma Bakanı olarak oldu.</p><p></p><p>Jarvis, daha önce İçişleri Bakanlığı ve Kabine Ofisi'nde Devlet Bakanlığı görevlerini yürütmüştü.</p><p></p><p>İngiltere Savunma Bakanı Healey, savunma bütçesi konusunda Başbakan Keir Starmer ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Starmer'ı ülkeyi savunmak için gerekli devlet kaynaklarını tahsis etmemekle suçlayan Healey şu açıklamayı yapmıştı:</p><p></p><p>Siz bunu başaramadınız, Maliye Bakanlığı ise tehditlerin arttığı bu dönemde ülkenin savunması için gerekli kaynakları ayırmaya yanaşmadı.</p><p></p><p>Bakan Healey'nin istifasından birkaç saat sonra Silahlı Kuvvetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Al Carns da görevinden ayrıldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>İngiltere'nin savunma ve maliye bakanlıkları, artan askeri harcama taleplerinin nasıl karşılanacağı konusunda aylardır görüşmeler yürütüyor. Bu durum İngiltere'nin Savunma Yatırım Planı'nın geçen yıldan bu yana ertelenmesine yol açtı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bu gece İran'a çok sert darbe indireceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-gece-irana-cok-sert-darbe-indirecegiz-2396/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-gece-irana-cok-sert-darbe-indirecegiz-2396/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T16:25:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T16:25:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E968F-03149A-05C476-5B618D-D185BC-9D9941.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Truth Social hesabından yaptığı açıklama şöyle:</p><p></p><p>Amerika Birleşik Devletleri bu gece donanması, hava kuvvetleri, radar, uçaksavar ve diğer tüm savunma biçimleri ile saldırı gücünün büyük bir kısmı yok olmuş durumda olan İran'a çok sert bir darbe indirecek.</p><p></p><p><b>'Hark adasını ele geçireceğiz'</b></p><p></p><p>Çok da uzak olmayan bir gelecekte, Hark Adası'nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçirecek ve tıpkı Venezuela'da olduğu gibi, petrol ve doğalgaz piyasalarının tam kontrolünü ele alacağız.</p><p></p><p><b>'Venezuela için mükemmel sonuçlar veriyor'</b></p><p></p><p>Bu durum hem Venezuela hem de Amerika Birleşik Devletleri için mükemmel sonuçlar veriyor. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!</p><p></p><p><b>'Çok daha büyük bir bombardıman olacak'</b></p><p></p><p>Trump ardından Fox News haber kanalına verdiği demeçte “Bu akşam daha çok, daha büyük, daha güçlü bir bombardıman olacak” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD Başkanı ayrıca, aynı röportajda “Köprüleri ve enerji santrallerini vurmayı tercih etmem. İnsanlar bu durumda su içemez. Bunu yapmak istemem” şeklinde konuştu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Tehditlere boyun eğmeyeceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tehditlere-boyun-egmeyecegiz-8894/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tehditlere-boyun-egmeyecegiz-8894/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:18:48+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:18:48+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FD5ABE-D23809-56088D-1C667F-CE99AD-158DFB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın altyapısını hedef alan açıklamalarına tepki göstererek, "Hayati altyapılar, halkın yaşam damarlarıdır. Onları hedef alma tehdidi çaresizliğin göstergesidir" dedi.</p><p></p><p>Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump'ın İran'a yönelik tehditlerine yanıt verdi.</p><p></p><p>ABD Başkanı'nın İran altyapısına yönelik saldırı tehdidine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, "Hayati altyapılar, halkın yaşam damarlarıdır. Onları hedef alma tehdidi güç gösterisi değil, bir milletin iradesinin karşısındaki çaresizliğin göstergesidir" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İran'ın her türlü baskı ve tehdide rağmen ayakta kalacağını vurgulayan Pezeşkiyan, ülkesinin kararlılığını sürdüreceğini belirtti.</p><p></p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran Hürmüz Boğazı'nı tüm geçişlere kapattı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazini-tum-gecislere-kapatti-7115/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-hurmuz-bogazini-tum-gecislere-kapatti-7115/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:10:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:10:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE4073-A07C85-20228F-BCC7F1-199CB7-170B44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), yerel saatle 21:15'te "İran'da birden çok hedefin vurulduğunu" açıkladı ve saldırının "İran'ın devam eden saldırganlığına yanıt olduğu" söylendi.</p><p></p><p>Öte yandan Reuters'ın haberine göre İran ordusu, Hürmüz Boğazı'nı tüm gemi geçişlerine kapattıklarını açıkladı. İran ve ABD'nin deniz güçleri arasında çatışmalar yaşandığı bildirildi.</p><p></p><p>İran medyası karara uymayan ve boğazı geçmeye çalışan iki geminin vurulduğu haberini de paylaştı. ABD ise Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişinin sürdüğünü söyleyerek İran'ın açıklamasını reddetti.</p><p></p><p>11 Haziran Perşembe sabahı İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu'nu insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.</p><p></p><p>Kuveyt, İran'dan gelen saldırılar nedeniyle hava sahasını geçici olarak kapattığını duyurdu.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı'nın kapatılması haberiyle petrol fiyatları da yükseldi. Asya piyasalarında Brent petrol fiyatı yüzde 2 yükselerek 95 doların üzerine çıktı.</p><p></p><p><b>Trump'tan 'İran'la doğrudan temas' iddiası</b></p><p></p><p>Karşılıklı saldırıların ardından Fox News kanalına konuşan ABD Başkanı Donald Trump, "İranlı yetkililerle doğrudan temas kurduğunu" ve İranlıların kendisinden savaşı durdurmasını istediğini iddia etti. İran, söz konusu iddiaları reddetti.</p><p></p><p>Trump, gece boyunca İran'la karşılıklı saldırıların ardından İran'ı 10 Haziran Çarşamba günü tekrar "sert" bir şekilde vuracaklarını söylemişti.</p><p></p><p>Oval Ofis'te gazetecilere konuşan Trump, "Onları dün sert vurduk ve bugün de yeniden sert vuracağız" dedi.</p><p></p><p>Ayrıca İran'a " anlaşma imzalaması" çağrısını yineledi.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump'ın son açıklamasının ardından İran'daki "kilit tesislere bombaların bırakılacağını" söyledi.</p><p></p><p>Trump'ın açıklamalarına yanıt olarak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran'ın "her türlü baskı veya tehdide karşı kararlılıkla duracağını" söyledi.</p><p></p><p>Hegseth, İran'a bir anlaşma yapma fırsatı verildiğini ancak bunun değerlendirilmediğini ve Trump'ın bir barış anlaşması sağlanmazsa İran'a yeniden saldırılacağını söylediğini belirtti.</p><p></p><p>Trump 9 Haziran'da İran'ın bir ABD askeri helikopterini düşürdüğünü söyledi, ardından ABD'nin İran'a saldırıları başladı.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarla karşılık verdiğini açıkladı.</p><p></p><p>Trump 10 Haziran Çarşamba günü erken saatlerde sosyal medya hesabında, "Onlar kendileri için harika olacak bir anlaşmayı müzakere etmek için çok uzun zaman harcadı, şimdi bedelini ödeyecekler" yazdı.</p><p></p><p>İran'ın askeri olarak "tamamen yenildiği" konusundaki sözlerini tekrarladı.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD'yi "gönderdiği çelişkili mesajlar, pozisyon ve taleplerindeki tekrar eden değişiklikler ve ateşkesi defalarca ihlal etmesi yoluyla bu diplomatik sürece zarar vermekle" suçladı.</p><p></p><p>İran'ın durumu yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Bekayi, herhangi bir diplomatik sürecin asgari düzeyde istikrar gerektirdiğini ekledi.</p><p></p><p>Öte yandan 10 Haziran Çarşamba günü Hindistan hükümeti, Umman yakınlarında ticari bir gemiye yönelik saldırının ardından üç Hintli denizcinin kaybolduğunu ve 21 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı.</p><p></p><p>Hindistan hükümeti "Bölgede ticari gemi taşımacılığına ve sivil altyapıya yönelik hedef almanın sona ermesi gerektiğini" söyledi.</p><p></p><p>ABD ordusu, Umman Körfezi'nde "İran'dan petrol taşımayı deneyerek devam eden ablukayı ihlal eden bir petrol tankerini vurduğunu" açıkladı.</p><p></p><p>Açıklamaya göre bir ABD uçağı, Palau bayraklı Settebello'nun makine dairesine, mürettebatın "Amerikan güçlerinin talimatlarına defalarca uymaması" üzerine "hassas mühimmat" ateşledi.</p><p></p><p>ABD, Şubat ayında Tahran'a yönelik ABD ve İsrail saldırılarına karşılık olarak İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ardından İran limanlarını abluka altına alıyor.</p><p></p><p>Settebello, ABD'nin ateş açtığı sekizinci gemi oldu.</p><p></p><p>Bu hafta başlarında, yaptırım altındaki bir petrol tankerinin mürettebatı, geminin Umman açıklarında bir ABD füzesi tarafından vurulmasının ardından Umman ordusu tarafından kurtarılmıştı. Mürettebat yine Hintliydi.</p><p></p><p>Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.</p><p></p><p><b>İki ülkeden de saldırı açıklamaları</b></p><p></p><p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 9 Haziran'daki ABD saldırılarının İran hava savunma sistemlerini, yer kontrol istasyonlarını ve Hürmüz Boğazı yakınlarındaki radar sahalarını hedef aldığını açıkladı.</p><p></p><p>İran devlet medyası, ABD saldırılarının bölgede iki su rezervuarını vurduğunu ve güneydeki Sirik liman kentinde binlerce kişinin içme suyuna erişiminin kesildiğini bildirdi.</p><p></p><p>IRGC, ABD üslerine yönelik 21 hedefe saldırı düzenlediğini, bunlardan birinin Bahreyn'de, diğerinin Ürdün'de olduğunu söyleyerek Kuveyt ordusunun da bir saldırıyı engellediğini açıkladığını belirtti.</p><p></p><p>Reuters, 10 Haziran Çarşamba günü bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberde, İran'ın karşılık olarak Ortadoğu'daki ABD üslerine fırlattığı füze ve insansız hava araçlarının neredeyse tamamının engellendiğini ve can kaybı bildirilmediğini aktardı.</p><p></p><p>CENTCOM, İran'a yönelik saldırılarını 8 Haziran Pazartesi günü Apache helikopterinin düşürülmesine "orantılı bir yanıt" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Trump daha önce kendi sosyal medya platformu Truth Social'da helikopterin Hürmüz Boğazı'nda devriye gezerken "düşürüldüğünü" söylemişti.</p><p></p><p>Fox News, Trump'ın 10 Haziran'da İran'a ait bir insansız hava aracının "çok alçaktan" uçarken helikoptere çarptığını ancak patlamadığını söylediğini aktardı.</p><p></p><p>İki mürettebatın da Amerikan ordusu tarafından kurtarıldığı belirtildi.</p><p></p><p>İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, İran'ın uçağın düşürülmesinin sorumluluğunu üstlenmediğini bildirdi.</p><p></p><p>Savaş, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik geniş çaplı saldırılar düzenleyerek ülkenin dini liderini öldürmesiyle başladı.</p><p></p><p>İran buna İsrail'e ve Körfez'deki ABD müttefiki ülkelere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.</p><p></p><p>Çatışmalar hızla bölge geneline yayıldı ve mart ayında Lübnan da çatışmaya dahil oldu.</p><p></p><p>Nisan ayında ABD ve İran, başlangıçta iki hafta sürecek bir ateşkes üzerinde anlaşmaya vardı.</p><p></p><p>Taraflar o zamandan bu yana tam ölçekli çatışmalara geri dönmeden aralıklı olarak karşılıklı ateş açmayı sürdürüyor.</p><p></p><p>Bu arada iki ülke temsilcileri Pakistan'da yapılan müzakerelerle kalıcı bir çözüm bulmaya çalıştı.</p><p></p><p>Yine 10 Haziran'da Birleşmiş Milletler'in (BM) nükleer denetim kurumu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın uranyum stoku ve üretim tesislerine ilişkin ayrıntı vermesini isteyen ABD destekli bir kararı kabul etti.</p><p></p><p>UAEA'nın merkezinin bulunduğu Viyana'daki İran'ın BM Misyonu, kararı eleştirerek "Karar ikiyüzlü biçimde diplomatik bir çözüme destek verdiğini ifade ederken ABD eş zamanlı olarak İran'ın sivil altyapısı dahil olmak üzere yeni saldırı eylemlerinde bulunuyor ve farklı platformlarda çatışmayı teşvik ediyor" dedi.</p><p></p><p>İran'ın nükleer programı, İran ile ABD ve İsrail arasındaki müzakerelerin merkezinde yer alıyor.</p><p></p><p>Bu iki ülke, İran'ın nükleer bomba geliştirmeye çalıştığını ileri sürerek programa karşı muhalefete öncülük ediyor.</p><p></p><p>İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddialarını reddediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İranlı yetkiliker saldırıyı durdurmamı istedi"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranli-yetkiliker-saldiriyi-durdurmami-istedi-8313/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranli-yetkiliker-saldiriyi-durdurmami-istedi-8313/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T07:04:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T07:04:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C5A11-D16030-E73B14-40A2AE-C2EA8D-657304.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD medyasına yaptığı açıklamada, İranlı yetkililerle doğrudan görüştüğünü, saldırıların durdurulmasını talep edildiğini iddia etti.</p><p></p><p>Fox News'e konuşan Trump, şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>Bu gece Tahran'a karşı yıkıcı saldırılar başlattık ve İranlı üst düzey yetkililer şahsen benden bombardımanı durdurmamı istediler.</p><p></p><p>Ayrıca Trump verdiği demeçte, anlaşma sağlanmaması durumunda ne yapacağı sorusuna, "Yarın gece onları yerle bir edeceğiz" yanıtını verdi.</p><p></p><p><b>' İran'la savaştan kaçınmak için bir kılıf'</b></p><p></p><p>İran medyasında İranlı yetkililere dayandırılan haberler Trump'ın iddiasını yalanladı. İran medyasında, üst düzey bir İranlı yetkiliye dayandırılan haberde şu ifadeler yer aldı:</p><p></p><p>Trump'ın İranlı yetkililerin kendisiyle temas kurduğu iddiası için hiçbir doğruluğu yok. Trump'ın İranlı yetkililerin kendisiyle iletişime geçtiği yönündeki yanlış iddiası, İran'la savaştan kaçınmak için bir kılıftır</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, 18 ABD üssüne saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-18-abd-ussune-saldiri-gerceklestirildigini-duyurdu-8654/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-18-abd-ussune-saldiri-gerceklestirildigini-duyurdu-8654/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T06:58:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T06:58:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6B3CF5-6865AC-928355-F0DEC6-74E720-B86586.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran, ABD'nin saldırılarına misilleme olarak Ortadoğu'daki 18 Amerikan askeri noktasını hedef aldığını duyurdu.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun yaptığı açıklamada 'ABD ordusunun saldırısına karşılık vermek' ve 'saldırganı cezalandırmak' amacıyla 18 noktaya saldırı düzenlendiği bildirildi.</p><p></p><p>Ayrıca İran devlet televizyonu IRIB'in aktardığı açıklamada, Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri'nin saldırdığı noktalar arasında Kuveyt'teki Ali el-Salem ve Ahmed el-Jaber hava üsleri ile Bahreyn'deki Şeyh İsa hava üssü de yer aldığı bildirildi.</p><p></p><p><b>'Bölgeyi sizin için cehenneme çevireceğiz'</b></p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, ise yaptığı açıklamada ABD'nin ülkenin güneyindeki saldırılarının ardından bölgeyi ABD için 'cehenneme çevireceklerini' söyledi:</p><p></p><p>"Kutsal Hürmüz Boğazı'nı güvensiz mi kılıyorsunuz? Bölgeyi sizin için cehenneme çevireceğiz! Bu, Allah'ın izniyle, Amerikalıların bölgedeki küstahlığına verilen cevaptır."</p><p></p><p>İran devlet medyası daha önce İran ordusunun, ülkenin güneyine yönelik ABD saldırılarına karşılık olarak Bahreyn'deki ABD Beşinci Filosu'nu insansız hava araçlarıyla hedef aldığını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'a sert bir darbe vuracağız"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/irana-sert-bir-darbe-vuracagiz-2172/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/irana-sert-bir-darbe-vuracagiz-2172/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T06:57:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T06:57:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_465499-A00890-4A0D33-13A9C6-D07BB4-2D9EDA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Merkez Komutanlığı’nda (CENTCOM) gazetecilere bir açıklama yaptı.</p><p></p><p>Savunma Bakanı Hegseth, “İran’a sert bir darbe vuracağız, kritik noktaları hedef alacağız. İran büyük bir anlaşma yapma şansına sahip. Ancak bunu yapmaya istekli olmadılar” dedi.</p><p></p><p>Bakan Hegseth, “Başkan Trump bu anlaşmayı yapmaya hazır, İran’ın bunu kabul etmesi akıllıca olur; aksi takdirde CENTCOM’da görme şansına sahip olduğum planlarla baş etmek zorunda kalacaklar” diye ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'ın ekonomi yönetimine duyulan güven dibe vurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-ekonomi-yonetimine-duyulan-guven-dibe-vurdu-3656/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumpin-ekonomi-yonetimine-duyulan-guven-dibe-vurdu-3656/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T06:56:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T06:56:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0A5F4A-A6142E-BA7EC0-8ACA51-32F602-2CC96D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hızla artan benzin fiyatları ve yüksek market masraflarıyla boğuşan Amerikalılar, Trump'ın ekonomideki performansına pek güven duymuyor.</p><p></p><p>The Economist/YouGov'un yeni anketine göre Amerikalıların yalnızca yüzde 29'u Trump'ın ekonomiyi yönetme biçimini tamamen veya biraz onaylarken, çarpıcı bir oranla yüzde 63'ü onaylamıyor.</p><p></p><p>YouGov'un basın açıklamasında, Trump'ın bu alandaki net onay oranının yüzde -34'e düşerek iki başkanlık döneminin en düşük seviyesini gördüğü ifade ediliyor. YouGov'a göre 2017-2021'deki ilk döneminde, ekonomideki performansını onaylayanların sayısı onaylamayanlardan daha fazlaydı.</p><p></p><p>Yıllık enflasyon oranı nisanda yüzde 3,8'e yükselerek 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.</p><p></p><p>Hükümetin, mal ve hizmetlerin maliyetinin zamanla değişimini takip etmek için kullandığı Tüketici Fiyat Endeksi'ne göre, enerji masrafları marttan bu yana yüzde 3,8, gıda fiyatları ise yüzde 0,5 arttı.</p><p></p><p>Trump'ın şubat sonunda İsrail'le birlikte başlattığı İran savaşı, yakıt maliyetlerini artırıyor.</p><p></p><p>Associated Press'e göre mayısta benzin fiyatları galon (3,7 litre) başına ortalama 4,50 doların üzerine çıktı; savaş başladığında bu rakam 2,98 dolar civarındaydı. AAA otomobil kulübüne göre bir galon benzinin ülkedeki ortalama fiyatı halihazırda 4,16 dolar civarında.</p><p></p><p>Restoran zincirleri, harcamalarına dikkat eden müşterileri çekmek için son zamanlarda çeşitli promosyonlar başlatıyor. Bunlar arasında Applebee'nin "All You Can Eat" menüsü ve Red Lobster'ın "Endless Shrimp" kampanyası var.</p><p></p><p>Diğer yandan yol gezisine çıkan ailelerin dinlenme yeri olarak bilinen Güney tarzı restoran zinciri Cracker Barrel, müşterilerine bir sonraki ziyaretlerinde 500 dolarlık Cracker Barrel hediye kartı ve 500 dolarlık benzin hediye kartı kazanma şansı sunuyor.</p><p></p><p>Amerikalılar, Trump'ın ekonomideki performansından o kadar şüphe duyuyor ki Cumhuriyetçi lider, eski ABD Başkanı Joe Biden'ın görevden ayrıldığı zamankine kıyasla anketlerde çok daha kötü sonuçlar alıyor.</p><p></p><p>Yeni bir Reuters/Ipsos anketinde Amerikalılar, yüzde 70 gibi çarpıcı bir oranla Trump'ın hayat pahalılığına yaklaşımını onaylamadığını söylerken, sadece yüzde 22'si onayladığını belirtti.</p><p></p><p>Biden, Kovid-19 pandemisiyle sarsılan ekonomiyi yönetme şekli nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldıktan sonra 2025'te görevden ayrıldığında, Amerikalıların yüzde 63'ü onun hayat pahalılığını yönetme şeklini onaylamazken, yüzde 29'u onaylıyordu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kolombiya'da işler iyice karıştı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kolombiyada-isler-iyice-karisti-5431/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kolombiyada-isler-iyice-karisti-5431/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T06:29:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T06:29:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FA3821-E87208-B998D3-77D5D8-11A751-C7EAD2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kolombiya Temsilciler Meclisi Soruşturma ve Suçlama Komisyonu Başkanı ve iktidar partisi Tarihsel İttifak'ın milletvekili Gloria Arizabaleta, hakkında inceleme yürütülen Cumhurbaşkanı Petro'nun "geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına" karar verdiğini duyurdu.</p><p></p><p>Arizabaleta, Petro'nun cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oy verme işleminin sona ereceği 21 Haziran saat 16.00'ya kadar görevini icra etmekten geçici olarak men edilmesi gerektiğini savundu.</p><p></p><p>Kararın gerekçesi olarak, Petro'nun seçim sürecinde tarafsız kalması gerekirken iktidar koalisyonunun adayı Ivan Cepeda lehine siyasi kampanyaya müdahil olduğu iddiası gösterildi.</p><p></p><p>Petro hakkında özellikle sosyal medya paylaşımları ve kamuoyu önündeki açıklamaları nedeniyle "siyasete müdahale" suçlamasıyla soruşturma yürütülüyor.</p><p></p><p>Ancak söz konusu kararın hukuki geçerliliği tartışmalı bulunuyor.</p><p></p><p>Hükümet yetkilileri, hukukçular ve komisyonun bazı üyeleri, Temsilciler Meclisi Soruşturma ve Suçlama Komisyonunun cumhurbaşkanını görevden alma veya görevden uzaklaştırma konusunda anayasal yetkiye sahip olmadığını belirtiyor.</p><p></p><p>- "Bu konuda karar vermeye yetkili tek kurum Senatodur"</p><p></p><p>Kolombiya İçişleri Bakanı Armando Benedetti, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, komisyonun cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırma yetkisi bulunmadığını vurguladı.</p><p></p><p>Benedetti, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Hukuken, Suçlama Komisyonunun cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırması söz konusu olamaz çünkü bu bir soruşturma komisyonudur. Temsilciler Meclisi Genel Kurulu bir suçlayıcı merci olarak hareket ettikten sonra, bu konuda karar vermeye yetkili tek kurum Senatodur."</p><p></p><p>Temsilciler Meclisi Soruşturma ve Suçlama Komisyonu Üyesi Alejandro Ocampo da komisyonun Petro'nun görevden uzaklaştırılması yönünde herhangi bir karar almadığını söyledi.</p><p></p><p>Ocampo, "Kamuoyunu bilgilendirmek isterim ki Cumhurbaşkanı Petro'ya yönelik alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Bazı medya organlarında yer alan, komisyonun Cumhurbaşkanı Petro'yu görevden uzaklaştırdığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır." açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>- "Durum böyle değil; görev süremin son gününde ayrılacağım"</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Petro ise iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, görev süresini tamamlayacağını belirterek, "Kolombiya Anayasası'nın dışına çıkarak hükümette kalacağıma dair iddialar ortaya atıldı. Durum böyle değil; görev süremin son gününde ayrılacağım." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Uzmanlar, Kolombiya Anayasası'na göre bir cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırma veya görevden alma yetkisinin tek başına bir komisyon başkanında bulunmadığını, böyle bir sürecin ancak Senatonun yetki alanına girdiğini belirtiyor.</p><p></p><p>Kolombiya'da ikinci tur cumhurbaşkanı seçimi 21 Haziran'da iktidar partisi adayı Ivan Cepeda ile aşırı sağcı Aberlardo de la Espriella arasında olacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">K. İrlanda'daki göçmen karşıtı olaylar isürüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/k-irlandadaki-gocmen-karsiti-olaylar-isuruyor-4123/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/k-irlandadaki-gocmen-karsiti-olaylar-isuruyor-4123/</id>
<published><![CDATA[2026-06-11T05:33:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-11T05:33:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FC69A8-822DA7-532078-7207B7-072E7D-4B2980.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kuzey İrlanda'da yaşanan bıçaklı saldırı nedeniyle 9 Haziran'da başlayan göçmen karşıtı gösterilerin ardından çıkan olaylar ikinci gecede de devam etti.</p><p></p><p>Başkent Belfast'ın Newtownabbey bölgesinde toplanan göçmen karşıtları, bölgede düzensiz göçmenlerin tutulduğu bir otele yürümeye çalıştı, polis göstericilere tazyikli suyla müdahale etti.</p><p></p><p>Göstericiler ile polis arasında arbede yaşanırken, polisin yer yer plastik mermi kullandığı da görüldü. Bir aracın yakıldığı, bir metruk binanın da yakılmak istendiği olaylar sırasında sosyal medyada "hedef listesi" olarak bazı ev adresleri paylaşıldı.</p><p></p><p>Hedef listesinde göçmenlerin yaşadığına inanılan ve çoğunluğu Belfast'ta olmak üzere Kuzey İrlanda'daki 100 civarında ev adresi yer aldı.</p><p></p><p>Öte yandan, 8 Haziran'daki bıçaklı saldırının kurbanı Stephen Ogilvy'in ailesi, polis aracılığıyla bir yazılı açıklama yaparak olayların sona ermesi ve sükunet çağrısı yaptı.</p><p></p><p>Saldırı nedeniyle bir gözünü kaybeden ve durumunun ciddiyetini koruduğu belirtilen Ogilvy'nin ailesi, "Ülkemize çok büyük katkılar yapmış çok sayıda göçmen var. Ülkemizin işlemesi için onlara ihtiyacımız var. Yaşadığımız trajedinin insanları ayrıştırmak için kullanılmasını istemiyoruz." açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>- Büyükelçi Ertaş, Türk vatandaşlarını olaylar karşısında dikkatli olmaya çağırdı</p><p></p><p>Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Kuzey İrlanda'da dün başlayan ve bugün de devam eden göçmen karşıtı sokak olaylarının ardından Türk vatandaşlarına dikkatli olma uyarısında bulundu.</p><p></p><p>Ertaş, yaptığı açıklamada, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, Türk vatandaşlarına gösterilerin yoğunlaşabileceği alanlardan uzak durma uyarısını yaptı.</p><p></p><p>İngiltere makamlarının yapacağı uyarılara riayet etme çağrısı yapan Ertaş, tacizler karşısında soğukkanlı olmak, olumsuz bir durumda yerel güvenlik güçlerine ve ülkedeki Türk temsilciliklerine başvurma tavsiyesinde bulundu.</p><p></p><p>Ertaş, Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast yakınlarındaki Ballyclare kasabasında dün akşam yaşanan olaylarda iş yeri hedef alınan Türk berber Ümit Güler'le de görüştü.</p><p></p><p>Büyükelçi Ertaş, görüşmede Güler'e geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p></p><p>Belfast'ın kuzeyinde 8 Haziran'da Sudanlı olduğu belirtilen ve 2023'te sığınmacı statüsü verildiği açıklanan bir kişi, bir İrlandalıyı yüzünden, gözünden ve sırtından bıçakla ağır yaralamıştı.</p><p></p><p>Çevredeki vatandaşların sopalarla müdahale ederek durdurduğu 30 yaşındaki saldırgan tutuklanmıştı. Olaya ülkedeki her çevreden tepki gösterilirken, aşırı sağcılar göçmen karşıtı ifadelerle "toplu sınır dışı" çağrıları yapmıştı.</p><p></p><p>Başta Belfast olmak üzere Kuzey İrlanda'daki farklı bölgelerde 9 Haziran'da başlayan göçmen karşıtı eylemlerde yabancılara ait evler ve iş yerleri ateşe verilmiş, polis ve kamuya ait araçlara saldırılar düzenlenmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump tehditlere yeniden başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-tehditlere-yeniden-basladi-7405/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trump-tehditlere-yeniden-basladi-7405/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T16:53:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T16:53:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3DCF28-61278C-E34720-D9C728-173E1B-569475.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, resmi hesabından yaptığı paylaşımda, İran’ın askeri kabiliyetinin tamamen bitme noktasına geldiğini iddia ederek şu ifadeleri kullandı:</p><p></p><p>"İran ordusu tam bir karmaşa içinde. Deniz ve Hava Kuvvetleri gibi pek çok unsuru artık mevcut bile değil; tamamen yenilgiye uğratıldılar. İran sadece laftan ibaret, icraat yok. Orta Doğu’nun zorbası ÖLDÜ!!!"</p><p></p><p>Müzakerelerin uzamasından Tahran yönetimini sorumlu tutan Trump, diplomatik süreçte kaçırılan fırsatlara dikkat çekti. ABD Başkanı, "Kendileri için harika olabilecek bir anlaşmayı müzakere etmekte çok geç kaldılar, şimdi bunun bedelini ödemek zorunda kalacaklar!" diyerek İran üzerindeki yaptırım ve askeri baskıların daha da ağırlaşabileceğinin sinyalini verdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">K. İrlanda'da ırkçı saldırılar, bir Türk berberinin camları kırıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/k-irlandada-irkci-saldirilar-bir-turk-berberinin-camlari-kirildi-9750/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/k-irlandada-irkci-saldirilar-bir-turk-berberinin-camlari-kirildi-9750/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T09:13:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T09:13:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_860F96-D53753-848B99-ADBBC6-ED3A98-C0A6A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Belfast'ın kuzey mahallelerinde yüzleri maskeli kişilerin sokaklardaki eylemleri sırasında bazı evler ve araçlar ateşe verildi, kentteki toplu ulaşım neredeyse tamamen durduruldu.</p><p></p><p>Belfast dışındaki yerleşimlerde de bazı mahallelerde insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Çıkan yangınları söndürmek için itfaiye ekipleri uzun saatler çalıştı.</p><p></p><p>Olayların fitilini ateşleyen bıçaklı saldırı 8 Haziran Pazartesi yerel saatle 22:30 sularında gerçekleşti. 30 yaşındaki Sudanlı bir erkeğin saldırısıyla, 40'lı yaşlarındaki bir başka erkek gözlerinde, boynunda ve sırtında ciddi yaralanmalarla hastaneye kaldırıldı.</p><p></p><p>Cinayete teşebbüs suçuyla mahkemeye çıkarılacak saldırgan, ayrıca kamusal alanda bıçak bulundurmak ve öldürme tehdidiyle de suçlanıyor.</p><p></p><p>Olaydan sonra internet ortamında geniş şekilde paylaşılan bir video, aralarında sopa taşıyan bir kişinin de bulunduğu bir grubun, polis gelene kadar zanlı görünen kişiye karşı koyduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), saldırıya tepki olarak Kuzey İrlanda genelinde "yer yer kamu düzenini bozucu olaylar" yaşanmasının ardından sükunet çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Londonderry, Antrim, Newtownabbey, Ballymena, Bangor ve Belfast dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde eylemciler toplandı.</p><p></p><p>Bazı protestolar barışçıl şekilde geçerken, bazı bölgelerde şiddet yaşandı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/berber.jpg" alt="berber"></p><p></p><p>Belfast'ın kuzeyindeki Ballyclare'de camları kırılan Türk berberi.</p><p></p><p>Doğu Belfast'taki Lendrick Street'te olaylara tanık olan bir kişi, "Yolda arabalar ateşe verildi ve ateş evime sıçradı. Maskeli kişiler kapıları kırıyordu" dedi.</p><p></p><p>Yaklaşık 100 maskeli kişiden oluşan bir grup, doğu Belfast'taki Newtownards Road'ta kapıları tekmeledi ve bazı evlerin camlarını kırdı.</p><p></p><p>Aynı yolda bir çöp konteyneri ve bir otobüs de ateşe verildi.</p><p></p><p>Toplu taşıma hizmetlerinin sözcüsü, Belfast'a giden ve Belfast'tan çıkan tüm otobüs seferlerinin askıya alındığını söyledi.</p><p></p><p>Ulster Birlik Partisi (UUP) lideri Jon Burrows, bunun "utanç verici bir manzara" olduğunu ve Newtownards Road'daki maskeli kişilerin çoğunun genç olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Belfast'ın batısına doğru Crumlin Road üzerinde bir polis aracına saldırıldı ve Crumlin Road'un hemen dışında çok sayıda ev ateşe verildi.</p><p></p><p>Eylemlerin olduğu bölgelerde, yanan evlerden çıkan keskin duman ve yakılan çöplerin kokusu havayı kaplamış durumda.</p><p></p><p>Newtownabbey'deki Cloughfern kavşağında da iki araç ateşe verildi, Portadown'da bir polis aracı yakıldı.</p><p></p><p>Bağımsız milletvekili Doug Beattie, ofisine dönerken polis aracının yandığını gördüğünü söyledi: "Tepkiyi polise ya da masum halka yöneltmek ters teper ve kınanmalıdır."</p><p></p><p>Kuzey İrlanda'dan Sorumlu Devlet Bakanı Hilary Benn, insanları polisin "işini yapmasına" izin vermeye çağırdı:</p><p></p><p>"Kuzey İrlanda'nın bazı bölgelerinde tanık olduğumuz düzensizlik görüntüleri sadece halka zarar veriyor ve masum hayatları riske atıyor. Bu tür yıkım ve zorbalığın hiçbir gerekçesi yoktur."</p><p></p><p>Salı günü erken saatlerde, Kuzey İrlanda'nın beş ana partisinin liderleri, "dehşet verici olay"ı kınamakta "birleştiklerini" belirten bir açıklama yayımladı.</p><p></p><p>Olaylar başladıktan sonra, Kuzey İrlanda'nın birinci bakanı Michelle O'Neill, "maskeli grupların aileleri evlerinden çıkararak evlerini yakmasını" "tam anlamıyla zorbalık" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>"Kuzey Belfast'taki saldırı iğrenç ve yanlıştı ancak bunun, masum insanları hedef almak ve saldırmak için kullanılmasına yönelik tehlikeli girişimler var" diye ekledi.</p><p></p><p>Adalet Bakanı Naomi Long, Kuzey İrlanda'da "maskeli zorbalara" yer olmadığını söyledi.</p><p></p><p><b>Saldırgan kimdi?</b></p><p></p><p>Kuzey İrlanda'nın polis teşkilatının Salı sabahı yaptığı ilk açıklamada zanlının Somalili olduğu düşünülüyordu, ancak daha sonra Sudanlı olduğu teyit edildi.</p><p></p><p>Polisler olay yerinde yemek bıçağı olduğunu düşündükleri bir nesne bulduklarını söylediler.</p><p></p><p>İçişleri Bakanlığı'na göre zanlı 2023 yılında Birleşik Krallık'a giriş yaptı ve aynı yıl mülteci statüsü aldı. Zanlının 2028 yılına kadar Birleşik Krallık'ta kalma izni bulunduğu açıklandı.</p><p></p><p>Polis başkomiseri, zanlının Sudan'dan Paris'e, oradan Dublin'e uçtuğunu ve ardından 10 Şubat 2023'te otobüsle Belfast'a geçerek sığınma talebinde bulunduğunu anladıklarını söyledi.</p><p></p><p>Polis zanlının bir suç geçmişi olmadığını ve ulusal güvenlik veritabanlarında herhangi bir kaydının bulunmadığını da ekledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bir helikopterimizi düşürdüler ve şimdi buna karşılık veriyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-helikopterimizi-dusurduler-ve-simdi-buna-karsilik-veriyoruz-9306/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-helikopterimizi-dusurduler-ve-simdi-buna-karsilik-veriyoruz-9306/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T08:45:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T08:45:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_48367B-8F5D33-5AFEA8-2065CB-7AC2D5-0BEB6A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) İran'a yönelik "karşı saldırılar" düzenlemeye başladıklarını açıklamasının ardından ABC News kanalına bir açıklama yaptı.</p><p></p><p>Trump, açıklamasında, "Karşılık vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir helikopterimizi düşürdüler ve şu anda buna karşılık veriyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Söz konusu saldırıları ABD helikopterinin düşürülmesine bir "yanıt" olarak gördüğünü vurgulayan Trump, "Bence bu yanıt çok sert, çok güçlü olmalıydı, işte bu öyle bir karşılık." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>- CENTCOM'ın İran'a "karşı saldırı" açıklaması</p><p></p><p>CENTCOM, ABD'ye ait Apache helikopterinin düşürülmesine karşılık olarak İran'a yönelik karşı saldırılar düzenlemeye başladıklarını açıklamıştı.</p><p></p><p>Komutanlık, açıklamasında, "CENTCOM, dün ABD ordusuna ait bir Apache helikopterinin düşürülmesine yanıt olarak, Başkomutan'ın (Donald Trump) talimatıyla bugün saat 17.00'de (ABD Doğu Saati) İran'a karşı meşru müdafaa amaçlı saldırılar düzenlemeye başladı. Bu operasyon, İran'ın haksız saldırganlığına orantılı bir yanıt niteliğindedir." ifadelerini kullanmıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, olayla ilgili sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı üzerinde devriye gezen Amerikan ordusuna ait bir Apache helikopterinin İran tarafından düşürüldüğünü belirterek, "ABD'nin bu saldırıya zorunlu olarak karşılık vermesi gerekmektedir." açıklamasını yapmıştı.</p><p></p><p>Wall Street Journal gazetesine telefonla kısa bir açıklama yapan ABD Başkanı Trump, Apache helikopterinin düşürülmesini gözünde "fazla büyütmediği" mesajını vermişti.</p><p></p><p>Trump, açıklamasında, "Bu olay o kadar da büyük bir mesele değil. Pilotlar iyi durumda." değerlendirmesini yapmıştı.</p><p></p><p>Öte yandan Amerikan CBS News kanalına açıklama yapan ABD'li yetkililer, helikopterin pilotlarının Amerikan ordusuna ait bir deniz dronu tarafından kurtarıldığını ifade etmişti.</p><p></p><p>Axios'a açıklama yapan bir başka yetkili ise söz konusu olaya, İran'a ait bir dronun Apache helikopterine çarpmasının neden olduğunu, ancak bunun kasıtlı olup olmadığını henüz bilmediklerini belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD helikoter misillemesini tamamladığını duyurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-helikoter-misillemesini-tamamladigini-duyurdu-4843/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-helikoter-misillemesini-tamamladigini-duyurdu-4843/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T08:31:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T08:31:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A8E309-6A402D-36794D-34100B-1ECD02-484804.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, saldırılarla ilgili güncel bilgileri paylaştı.</p><p></p><p>Açıklamada, "CENTCOM kuvvetleri, dün bir ABD Ordusu Apache helikopterinin düşürülmesine yanıt olarak ve Başkomutanın (Donald Trump) talimatı doğrultusunda, 9 Haziran'da İran'a karşı meşru müdafaa saldırılarını tamamladı." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Söz konusu misilleme saldırısında, CENTCOM, ABD Hava Kuvvetleri ve Donanmasına ait savaş uçaklarından atılan hassas güdümlü mühimmatlarla, "Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hava savunma sistemleri, yer kontrol istasyonları ve gözetleme radarı tesislerinin" vurulduğu belirtilen açıklamada, "Bu operasyon, ABD kuvvetlerine ve bölge sularından geçiş yapan uluslararası ticari gemilere yönelik son dönemdeki saldırılara karşı orantılı bir yanıt niteliğindeydi." denildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD kuvvetlerinin İran'ın "haksız saldırganlığına karşı" savunma yapmak üzere teyakkuz halini ve hazırlıklı duruşunu sürdürdüğü kaydedildi.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı üzerinde devriye turu atarken düşen Amerikan ordusuna ait bir Apache helikopterinin İran tarafından düşürüldüğünü belirterek, "ABD'nin bu saldırıya zorunlu olarak karşılık vermesi gerekmektedir." demişti.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de Trump'a yanıt olarak paylaştığı mesajında, helikopterin İran tarafından düşürülüp düşürülmediğini belirtmeden, İran yakınlarındaki yabancı güçlerin "kendi insan hataları, basit kazalar veya çapraz ateşe yakalanma ihtimali nedeniyle sürekli risk altında olduğunu" vurgulayarak, "Riski azaltmak için en iyi çözüm, onların çekilmesidir." ifadesini kullanmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Iran, Ürdün'deki Muvaffak Salti askeri üssüne füzeyle saldırdı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-urdundeki-muvaffak-salti-askeri-ussune-fuzeyle-saldirdi-6677/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-urdundeki-muvaffak-salti-askeri-ussune-fuzeyle-saldirdi-6677/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T08:19:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T08:19:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2B125C-CA7909-BB8F14-AF95A8-92E0CF-AF17D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırılara karşılık ABD'nin bölgedeki deniz ve hava üslerinde 21 hedefin vurulduğu belirtildi.</p><p></p><p>İran'ın misillemelerinin ardından ABD'nin saldırılarını devam etmesi üzerine ABD'nin Ürdün'deki Muvaffak Salti askeri üssünün de uzun menzilli katı yakıtlı füzelerle hedef alındığı vurgulanan açıklamada, saldırılarda F-35 savaş uçakları hangarları dahil olmak üzere 4 önemli hedefin imha edildiği ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD'nin saldırılarını sürdürmesi halinde daha ağır karşılık verileceği kaydedildi.</p><p></p><p>İran Bahreyn'deki Amerikan donanmasının hedef alındığını duyurdu</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu'nu insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı altına aldığını duyurdu.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin ülkenin güneyine yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı.</p><p></p><p>ABD'nin "sahte bahanelerle" Cask, Sirik ve Keşm'de çeşitli noktalara saldırdığı aktarılan açıklamada, saldırılarda Sirik'te 2 su deposunun vurulduğu ve 1 iletişim kulesinin de hasar gördüğü belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, saldırılara karşılık Devrim Muhafızları Ordusu Donanması'nın, sabah yerel saatle 02.30'da ABD'nin Bahreyn'deki 5. Filosu'nu İHA'larla saldırı altına aldığı ifade edildi.</p><p></p><p>ABD güçleri ile çatışmaların devam ettiği ve Devrim Muhafızları Ordusu birliklerinin saldırılara karşılık verdiği bildirilen açıklamada, ABD tarafının saldırılara devam etmesi halinde daha ağır karşılıklar verileceği vurgulandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hiçbir saldırı ve tehdidi cevapsız bırakmayacağız"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/hicbir-saldiri-ve-tehdidi-cevapsiz-birakmayacagiz-1134/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/hicbir-saldiri-ve-tehdidi-cevapsiz-birakmayacagiz-1134/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T08:02:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T08:02:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_861653-B68493-CAC2E6-DD31E1-DE4514-4A8285.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin ülkenin güneyine düzenlediği saldırılara ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>Erakçi, açıklamasında şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Savaş meydanındaki yenilgilere rağmen, ABD bizim kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi cevapsız bırakmayacak."</p><p></p><p>ABD'nin "güvende olmak istiyorsa" bölgeyi terk etmesi gerektiğini vurgulayan Erakçi, "Fars Körfezi'nin tarihi, izinsiz bölgeye gelen yabancıların vahim akıbetlerine dair pek çok bölüm içerir." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'la anlaşmaya varmamız aylarca sürebilir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-anlasmaya-varmamiz-aylarca-surebilir-1239/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-anlasmaya-varmamiz-aylarca-surebilir-1239/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T08:01:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T08:01:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_66D0E9-91F2B8-073180-A254B3-A36569-C6AB97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Vance'in CBS News kanalına verdiği ancak henüz tamamı yayımlanmayan röportajdan kesitler paylaşıldı.</p><p></p><p>ABD'nin "İran'ın nükleer programını uzun vadeli olarak ele alacak" bir anlaşmaya varmaya "çok yakın" olduğunu söyleyen Vance, bunun "ABD'ye ekonomik açıdan da fayda sağlayabileceğini" dile getirdi.</p><p></p><p>Vance, "Sanırım (kasımdaki) ara seçimlere kadar birçok şey öğrenmiş olacağız. Bence anlaşma gelecek hafta olabileceği gibi bundan aylar sonrasında bile olabilir." dedi.</p><p></p><p>İran tarafının, ABD Başkanı Donald Trump'ı "oyaladığını düşünmediğini" belirten Vance, "Sanıyorum ki onların sisteminde uzlaşmaya varmak çok uzun sürüyor." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Vance, kendisine "İranlılara güvenip güvenmediğini" soranlara, Trump'ın "Ben kimseye güvenmem. Güvendiğim tek şey kendi müzakere yapma yeteneğimdir." sözleriyle cevap verdiğini anlattı.</p><p></p><p>Röportajın tamamı 14 Haziran'da yayımlanacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrailli bakanlar Smotrich ve Ben Gvir'e baskı artıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilli-bakanlar-smotrich-ve-ben-gvire-baski-artiyor-7146/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilli-bakanlar-smotrich-ve-ben-gvire-baski-artiyor-7146/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T07:36:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T07:36:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_691355-694ED1-D843CB-F2304A-72C928-28F7DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa, İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in ülkeye girişini yasakladı.</p><p></p><p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, bugün sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında, "Bakan Bezalel Smotrich, yerleşimci örgütlerin 4 lideri ve şiddet yanlısı 21 yerleşimcinin topraklarımıza girişini yasakladık" ifadelerine yer verdi.</p><p></p><p>Barrot, Benyamin Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinde yer alan Smotrich'in Fransa'ya giriş yasağını şu sözlerle gerekçelendirdi:</p><p></p><p>"Bezalel Smotrich, Batı Şeria'nın ilhakını (ki bunu açıkça savunmaktadır), Batı Şeria'da yeni yerleşim yerlerinin kurulmasını, Gazze'nin yeniden sömürgeleştirilmesini ve Filistin Yönetimi'nin ekonomik çöküşü ile bunun Filistin halkı üzerindeki yıkıcı sonuçlarını aktif bir şekilde teşvik etmektedir. Oysa bu, iki devletli çözüme sıkı sıkıya bağlı olan uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun kabul edemeyeceği bir politikadır."</p><p></p><p><b>5 ülkeden İsrail hükümetine ultimatom</b></p><p></p><p>Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, bugün ayrıca kendisinin Kanada, Avustralya, Norveç ve İngiltere dışişleri bakanları ile kaleme aldıkları ve İsrail hükümetine ultimatom niteliği taşıyan ortak açıklamayı da paylaştı.</p><p></p><p>Ortak açıklamada beş bakan, işgal altındaki Batı Şeria'da giderek kötüleşen duruma işaret ederek, "Filistinli sivillere yönelik gerçekleştirdikleri dehşet verici şiddet eylemleri nedeniyle aşırılık yanlısı yerleşimcilerden hesap sorulmasını sağlamayı hedeflediklerini" ve "bunun için de yaptırımlar ve diğer tedbirleri uygulama konusunda ortak bir tutum sergilemeyi kararlaştırdıklarını" belirtiyor.</p><p></p><p>Açıklamada, "Şiddet yanlısı aşırılıkçı yerleşimciler, destekçilerinin de katkısıyla, Filistinlilere yönelik saldırılar düzenlemeye ve onların insan haklarını ihlal etmeye devam ediyor. Filistinlileri yerlerinden etmek, mülklerine zarar vermek ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürmek için şiddete başvurmakta ve böylece bir Filistin devletinin hayata geçirilme ihtimaline ve barış içinde bir arada yaşama olanaklarına zarar vermektedirler" saptaması aktarılıyor.</p><p></p><p>Yerleşimlerin, İsrail hükümetinin desteği ile genişletildiğine vurgu yapılan açıklamada, şiddet yanlısı yerleşimcilerin çok uzun süredir neredeyse hiçbir yaptırımla karşılaşmadan hareket edebildiklerine, hatta bazen İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında şiddet eylemleri gerçekleştirdiklerine dikkat çekiliyor.</p><p></p><p>"İsrail hükümeti, her bir saldırının derhal ve kapsamlı bir şekilde soruşturulmasını sağlamalı, şiddeti körükleyen yerleşim noktalarına ve örgütlere karşı harekete geçmeli ve şiddete teşvike son vermelidir" denilen ortak açıklamada, İsrailliler ile Filistinlilerin ancak iki devletli çözümün hayata geçirilmesi halinde barış ve güvenlik içinde yaşayabileceği belirtiliyor.</p><p></p><p>5 ülke olarak, "Filistin halkının haklarını savunmak ve iki devletli çözümün sürdürülebilirliğini korumak için Filistin devletini tanıma yönünde tarihi bir karar aldıklarına" işaret edilen açıklamada İsrail hükümetine şu uyarı yapılıyor:</p><p></p><p>"Bugün, yine aynı doğrultuda tedbirler almış bulunuyoruz. İsrail hükümetinin sahadaki durumu ele almak için hızla harekete geçmemesi halinde, ilave tedbirler almaya hazırız."</p><p></p><p><b>İtalya'dan aşırı sağcı Ben Gvir'i öfkelendiren soruşturma&nbsp;</b></p><p></p><p>Bu arada İtalya'da savcıların, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itımar Ben Gvir hakkında soruşturma başlattıklarının ortaya çıkması da gündeme damgasını vurdu.</p><p></p><p>Soruşturmanın, Küresel Sumud Filosu aktivistlerine "işkence ve adam kaçırma" iddiasıyla başlatılması, Ben Gvir'i öfkelendirdi.</p><p></p><p>Soruşturmadan çekinmeyeceğini söyleyen ve "savaşçılarımızın yanında gururla durmaya devam edeceğim" ifadelerine vurgu yapan İsrailli bakan, coğrafi şekline atıfta bulunduğu İtalya'yı aşağılamak için de "Çizme ülkesi, parmak arası terlik ülkesine dönüştü" sözlerini kaydetti.</p><p></p><p>Ben Gvir'e yanıt, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'den geldi. İsrailli bakanın ifadeleri için "kabul edilemez” diyen Tajani'ye göre bu açıklamaları Ben Gvir'in siyasi ve ahlaki duruşunu ortaya koyuyor.</p><p></p><p>"Ben-Gvir’in İtalya hakkında söylediklerini yorumlayacak sözüm yok. Kabul edilemez sözler. İade ediyoruz, bir bakana yakışmıyor" görüşünü aktaran İtalyan Bakan Tajani, Avrupa Birliği'nin (AB) Ben Gvir'e yaptırımlar uygulaması için ısrarlarını sürdüreceklerini kaydetti.</p><p></p><p>Ben Gvir, İsrail'in Gazze filosuna müdahalesi sonrasında İsrail askerleri tarafından alıkonulan aktivistlerin kötü muamele gördüğüne işaret eden bir videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Görüntüler, uluslararası toplumda sert tepkilere yol açmıştı.</p><p></p><p>Daha sonra sınır dışı edilen aktivistler, İsrail'de kötü muamele ve işkence gördüklerini açıklamışlardı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Macaristan'dan Ukrayna'nın AB üyeliğine itiraz</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/macaristandan-ukraynanin-ab-uyeligine-itiraz-4748/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/macaristandan-ukraynanin-ab-uyeligine-itiraz-4748/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T07:32:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T07:32:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6FF56A-5E45A8-47D2AD-C34E0C-16569C-825FCB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Macaristan Başbakanı Peter Magyar, ATV televizyonuna verdiği röportajda Ukrayna'nın olası AB üyeliğine ilişkin değerlendirmede bulundu. Budapeşte’nin genişleme sürecinde ilkesel olarak eşit muamele talep ettiğini belirten Magyar, “Herhangi bir çifte standardı kabul etmiyoruz. Ukrayna’nın hızlandırılmış bir şekilde Birliğe katılmasına gerek görmüyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Ukrayna’nın AB üyeliğinin önündeki en büyük engelin Rusya ile devam eden çatışma olduğuna işaret eden Magyar, Kiev yönetiminin üyelik kriterlerini karşılamak adına daha çok yol katetmesi gerektiğinin altını çizdi. Başbakan, “Brüksel’in üyelik konusunda nihai bir karar verebilmesi için Ukrayna’nın önünde hala aşması gereken uzun bir süreç var” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p><b>2027 hedefi ‘gerçekçi’ bulunmuyor</b></p><p></p><p>Vladimir Zelenskiy, ülkesinin 2027 yılına kadar AB’ye tam üye olarak kabul edilmesini ısrarla talep ediyor. Ancak Ukrayna mevzuatının Avrupa standartlarıyla henüz uyumlu olmadığını belirten Avrupalı liderler, kapsamlı ve derin reformların üyelik süreci için vazgeçilmez ön şart olduğunu vurguluyor.</p><p></p><p>Financial Times gazetesinin yakın tarihli bir haberine göre, AB Komşuluk ve Genişleme Komiseri Marta Kos da Kiev’in 2027 yılındaki üyelik beklentisini “gerçekçi değil” şeklinde nitelendirmiş ve mevcut koşullarda bu takvimin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Venezuela hükümeti, muhalefetin seçim önerisini reddetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/venezuela-hukumeti-muhalefetin-secim-onerisini-reddetti-270/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/venezuela-hukumeti-muhalefetin-secim-onerisini-reddetti-270/</id>
<published><![CDATA[2026-06-10T06:36:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-10T06:36:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_67A048-DD15E2-09DE14-2D9CB9-B93B95-EC3D5B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devlet televizyonu VTV'nin haberine göre, İçişleri Bakanı ve iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi'nin (PSUV) Genel Sekreteri Diosdado Cabello, ülkeyi yeniden seçimlere götürme konusunda muhataplarının muhalif lider Machado olmadığını söyledi.</p><p></p><p>Yeni bir seçimin gündemlerinde bulunmadığını vurgulayan Cabello, "(Muhalefetle müzakere) Böyle bir şey gündemimizde yok. Machado ile ise bunun kesinlikle söz konusu olmayacağını açıkça ifade ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in dünyanın hiçbir yerinde muhalefetle iddia edildiği şekilde bir müzakere yürütmediğini belirten Cabello, "Onlar (muhalifler) bu ülkede şart koşacak durumda değiller." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Muhalif lider Machado, Norveç'in başkenti Oslo'da verdiği özel röportajda, geçiş sürecinin tüm tarafların katılımıyla düzenli, barışçıl ve güvenceler temelinde yürütülmemesi halinde Venezuela'da "her an her şeyin olabileceği" uyarısında bulunmuştu.</p><p></p><p>Barışçıl bir geçiş süreci için seçimlerin düzenlenmesi çağrısı yapan Machado, bu konuda Rodriguez hükümetiyle müzakereye hazır olduğunu duyurdu.</p><p></p><p>Machado, yakın zamanda Venezuela'ya döneceğini ve düzenlenecek seçimlerde aday olmayı planladığını ifade etmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Anlaşma imzalandı, Fransa Rum Kesimi'ne asker konuşlandırıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasma-imzalandi-fransa-rum-kesimine-asker-konuslandiriyor-9424/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/anlasma-imzalandi-fransa-rum-kesimine-asker-konuslandiriyor-9424/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T10:37:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T10:37:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4089BD-6B9D90-2B03DF-AFF673-68F626-A2C002.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kıbrıs Cumhuriyeti ile Fransa arasında, Fransız askerlerinin, Akdeniz'in en büyük üçüncü adasına konuşlanmasına olanak sağlayan bir anlaşma imzalandı.</p><p></p><p>Lefkoşa'nın Rum kesiminde Fransız mevkidaşı Catherine Vautrin ile söz konusu anlaşmayı imzalayan Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Vassilis Palmas, Fransa'nın kendileri için "stratejik bir ortak" olduğunu dile getirdi. Vautrin ise imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de Avrupa Birliği'nin (AB) güvenliği açısından önemli bir konumda olduğunu dile getirdi. Kıbrıs Cumhuriyeti devlet radyosu RIK'in haberine göre, imzalar Lefkoşa'da düzenlenen AB Savunma Bakanları gayri resmi toplantısı sırasında atıldı.</p><p></p><p>Fransız askerlerinin Kıbrıs'ta konuşlanmasını öngören anlaşmaya dair planlar, Nisan ayında Kıbrıs'ın güneyini ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı.</p><p></p><p>Anlaşmanın arka planında, Mart ayında İran'a ait bir insansız hava aracının (İHA) Kıbrıs'a düşmesinin ardından bölgede artan askeri faaliyetlerin yattığı öne sürülüyor.</p><p></p><p>Akdeniz'in doğusundaki konumuyla, AB ülkeleri arasında Ortadoğu'ya en yakın ülke konumunda olan Kıbrıs, Lübnan ve İsrail'e sadece 150 ila 250 kilometre uzaklıkta bulunuyor.</p><p></p><p>Ankara'dan "bakanların uçakları taciz edildi" iddiasına yalanlama</p><p></p><p>Bu arada Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından öne sürülen Türk savaş uçaklarının, içinde Yunanistan, Hollanda ve Fransa Savunma Bakanları'nın bulunduğu uçağı taciz ettiği yönündeki iddiaları yalanladı.</p><p></p><p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) X hesabından paylaşılan mesajda, "Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan 'Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği ve yine Türk uçaklarının Yunanistan hava sahasını ihlal ettiği' yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4'ü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC'de konuşlu A/R nöbeti tutan iki Türk F-16 uçağı derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır" ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Yunan Kathimerini gazetesinde çıkan habere göre, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Basın Müdürü Victor Papadopoulos, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, AB Savunma Bakanları gayri resmi toplantısı için Kıbrıs'a giden bakanları taşıyan uçakların, Kuzey Kıbrıs'taki Ercan Havalimanı'ndan kalkan Türk savaş uçakları tarafından taciz edildiğini öne sürmüştü.&nbsp;</p><p></p><p>Bu uçakların Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın uçağına paralel olarak çok yakınında uçtuğunu iddia eden Papadopoulos, konuyu uluslararası mercilere taşıyacaklarını duyurmuştu.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Netanyahu için tutuklama isteyen UCM savcısı görevden alındı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/netanyahu-icin-tutuklama-isteyen-ucm-savcisi-gorevden-alindi-179/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/netanyahu-icin-tutuklama-isteyen-ucm-savcisi-gorevden-alindi-179/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T10:31:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T10:31:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E6E5F3-4EC273-859D52-35F05D-06DD64-C57553.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, hakkında yürütülen cinsel taciz soruşturması nedeniyle görevinden uzaklaştırıldı. Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını yargılamak üzere kurulan UCM'nin Başkanlık Bürosu, Khan'ın görevininin "derhal geçerli olmak üzere" askıya alındığını açıkladı.</p><p></p><p>Büro, disiplin sürecinin tamamlandığını ve dosyanın UCM Taraf Devletler Asamblesi'ne gönderildiğini bildirdi. Kararın ayrıntıları gizli tutuldu. Üye devletler, Khan'ın görevden alınıp alınmayacağına özel bir oturumda karar verecek.</p><p></p><p><b>Soruşturma 18 ay sürdü</b></p><p></p><p>Reuters'a konuşan diplomatik bir kaynak, 18 ay süren soruşturma sonucu Khan hakkında "ciddi usulsüzlük" kararı verildiğini ve görevden alınmasının tavsiye edildiğini aktardı. Soruşturma, Khan'ın ofisinde çalışan bir kadın avukatın rıza dışı cinsel davranışlara maruz kaldığı iddiasıyla başlatılmıştı.</p><p></p><p>BM soruşturmacılarının hazırladığı raporda, iddiaların "temellendirildiği", tanık ifadelerinin de şikâyetçi çalışanı desteklediği kaydedildi.</p><p></p><p>Ancak üç UCM yargıcının yaptığı ikinci değerlendirmede, kanıtların "makul şüphenin ötesinde" olmadığı ifade edildi.</p><p></p><p>Khan hakkındaki suçlamaları reddediyor. Avukatları kararı, "hukuka aykırı, usulen adaletsiz ve delillerle desteklenmeyen" bir adım olarak nitelendirdi.</p><p></p><p>Başsavcı Khan, Mayıs 2025'ten bu yana soruşturmanın sonucunu beklemek üzere gönüllü izne ayrılmıştı. Khan, UCM tarihinde denetim organı tarafından resmen askıya alınan ilk başsavcı oldu.</p><p></p><p><b>Netanyahu ve Putin için tutuklama istemişti</b></p><p></p><p>Khan, 2021'den bu yana görevdeydi ve bu süreçte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında savaş suçu iddiasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı.</p><p></p><p>UCM İsrail hakkındaki kararı sonrası ABD'nin yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı ve yoğun baskı altında. Mahkemeye 125 ülke taraf. Türkiye, ABD, Rusya ve İsrail ise UCM'yi tanıyan ülkeler arasında yer almıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'a karşı 2 hafta içinde tam bir zafer ilan edeceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/irana-karsi-2-hafta-icinde-tam-bir-zafer-ilan-edecegiz-7736/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/irana-karsi-2-hafta-icinde-tam-bir-zafer-ilan-edecegiz-7736/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T09:21:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T09:21:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DC5084-3926A0-0E9513-46E31D-2BF778-5FA7B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham için düzenlenen bir telekonferansa katılarak seçmenlere İran konusunda mesajlar verdi.</p><p></p><p>Trump, İran'la ilgili konularda çok iyi durumda olduklarını ve anlaşmaya ilişkin sürecin iyi işlediğini vurgulayarak, yakında bu konunun kapanacağını ifade etti.</p><p></p><p>ABD Başkanı, "Çok güçlü bir ekibiz ve bence bu savaşı kazanıyoruz. Önümüzdeki iki hafta içinde tam zafer ilan ettiğimizde gerçekten kazanmış olacağız." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>Bu süreçle birlikte ABD'deki benzin fiyatlarının hızla düşeceği mesajını da veren Trump, seçmenlerden Graham için oy kullanmalarını istedi.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, İran ile İsrail arasında pazar günü artan gerginliğe ilişkin Truth Social hesabından açıklamalar yaparak, İsrail ve İran'ı "derhal" çatışmayı durdurmaya çağırmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump, New York'taki NBA final maçında yuhalandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-trump-new-yorktaki-nba-final-macinda-yuhalandi-3567/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-trump-new-yorktaki-nba-final-macinda-yuhalandi-3567/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T09:16:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T09:16:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_94B2C7-CCEA80-5E5EB3-10586B-DCBB43-3F5EAC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>New York'ta Madison Square Garden'da oynanan NBA final serisi 3. maçını izlemek için salona gelen Trump, ABD milli marşı okunurken salondaki dev ekrana getirildiğinde seyircilerin büyük bölümü tarafından uzun süre yuhalandı.</p><p></p><p>Yuhalamalar, ekranda Trump'ın ardından ABD bayrağı gösterildiğinde sona erdi ve taraftarlar New York Knicks oyuncuları gösterildiğinde tezahürat yaptı. Seyirciler, daha sonra San Antonio Spurs oyuncularının isimleri okunurken de konuk ekip oyuncularını yüksek sesle yuhaladı.</p><p></p><p>Görevdeyken ilk kez bir NBA final maçını izleyen başkan olarak kayıtlara geçen Trump, maçın ardından Beyaz Saray'a dönmek için salondan ayrıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD-İsrail savunma entegrasyonuna karşı çıkacağım"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-israil-savunma-entegrasyonuna-karsi-cikacagim-8076/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-israil-savunma-entegrasyonuna-karsi-cikacagim-8076/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T08:02:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T08:02:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AF30D4-FC1FDB-DBFB0B-FEEC7B-DC7947-9A07F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bağımsız Vermont Senatörü Sanders, başkent Washington'daki Ulusal Basın Kulübü etkinliğinde konuştu.</p><p></p><p>Sanders, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'ndaki maddenin ABD ile İsrail'in savunma sanayilerinin entegrasyonu ve işbirliğini ilerleteceğini aktararak, ABD'nin İsrail ordusuna finansman sağlamaması gerektiğini söyledi.</p><p></p><p>İlgili maddenin, iki ülke arasındaki savunma ve teknoloji işbirliğini kurumsallaştıracağını belirten Sanders, "Buna çok güçlü şekilde karşı çıkacağım." dedi.</p><p></p><p>Sanders, Senatoda, İsrail'e yönelik askeri yardımların sonlandırılması için girişimlerde bulunduğunu da hatırlatarak, ABD'nin Orta Doğu politikasında temel değişikliklere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de, mahkeme H-1B çalışma vizelerine getirilen ek ücreti iptal etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-mahkeme-h-1b-calisma-vizelerine-getirilen-ek-ucreti-iptal-etti-265/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-mahkeme-h-1b-calisma-vizelerine-getirilen-ek-ucreti-iptal-etti-265/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T07:58:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T07:58:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FE8C5C-BD2FFD-B4B5EA-9F684D-24D3B4-E866C3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi, California öncülüğünde 20 eyaletin konuya ilişkin federal yürütme organlarına karşı açtığı davada kararını açıkladı.</p><p></p><p>Mahkeme, yeni "H-1B" vize başvurularında işverenlerden 100 bin dolar ödeme alınmasını öngören başkanlık kararnamesini ve buna dayanılarak kurumlarca uygulamaya konulan politikayı hukuka aykırı buldu.</p><p></p><p>Dava, davacı eyaletler lehine sonuçlanırken söz konusu vize ücreti politikası iptal edildi.</p><p></p><p>Yargıç Leo Sorokin tarafından kaleme alınan kararda, söz konusu 100 bin dolarlık ödemenin bir "vergi" niteliği taşıdığına işaret edildi.</p><p></p><p>ABD Anayasası uyarınca vergi koyma yetkisinin Kongre'ye ait olduğu vurgulanan kararda, yürütmenin bu hamlesinin kuvvetler ayrılığı ilkesini ve idari usul kanunlarını ihlal ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Söz konusu düzenleme, 19 Eylül 2025'te ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan başkanlık kararnamesiyle yürürlüğe konulmuştu.</p><p></p><p>Kararname, yeni H-1B başvurularında işverenlerin vize başına 100 bin dolarlık ek bir ödeme yapmasını şart koşuyordu.</p><p></p><p>H-1B vizesi programı, ABD'de özellikle teknoloji, bilim ve mühendislik gibi uzmanlık gerektiren alanlarda yabancı personelin istihdam edilmesine olanak sağlayan bir vize kategorisi olarak biliniyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya ve Fransa ortak savaş uçağı projesini iptal etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-ve-fransa-ortak-savas-ucagi-projesini-iptal-etti-512/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-ve-fransa-ortak-savas-ucagi-projesini-iptal-etti-512/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T07:33:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T07:33:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C297CF-59EBD8-130B80-8215CF-47995F-B00B2D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya ve Fransa'nın ortak yeni nesil savaş uçağı projesi FCAS (Future Combat Air System) uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların giderilememesi üzerine iptal edildi.</p><p></p><p>Alman hükümetine yakın kaynakların AFP haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "ortak bir savaş uçağı üretimi konusunda şirketlerin anlaşamayacağı konusunda mutabık kaldı."</p><p></p><p>Söz konusu açıklamada, iki liderin projenin yürüyemeyeceği "gerçeğini kabul ettiği" ve bunun üzerine "Başbakan Merz'in Cumhurbaşkanı Macron'a ortak savaş uçağı üretiminin artık sürdürülmemesini önerdiği" ifade edildi.</p><p></p><p>Alman hükümetinin konuya dair açıklamasında ise "FCAS'ın asıl özünün Avrupa sistemler sistemi olarak sürdürüleceği", bunun da "uçakları, insansız hava araçlarını (İHA) ve diğer bileşenleri, entegre bir bütün haline getiren bir nevi sinir sistemi" olduğu belirtildi.</p><p></p><p><b>Yeni iş birliği alanları aranacak</b></p><p></p><p>Açıklamanın devamında, Haziran ayı içinde yapılacak olan Alman-Fransız Bakanlar Konseyi'nde her iki ülke savunma bakanlığının, "az sayıdaki gerçekçi ve önemli projeye odaklanan, savunma sanayi iş birliğine yönelik ortak ve güncel bir çalışma planı formüle etmesinin" gerektiği vurgulandı.</p><p></p><p>Future Combat Air System, "Geleceğin Hava Muharebe Sistemi" anlamına geliyor. Sistem, 2040'lı yıllardan itibaren Alman-Fransız hava savunmasının omurgası olarak planlanmıştı.</p><p></p><p>Gizlilik teknolojisiyle donatılması planlanan savaş uçağının, Alman Hava Kuvvetlerinde uzun vadede Eurofighter Typhoon'un, Fransız Hava Kuvvetlerinde ise Rafale savaş uçağının yerini alması planlanıyordu.</p><p></p><p><b>İki ülkenin savaş uçağından farklı beklentileri</b></p><p></p><p>Ancak Fransız Hava Kuvvetleri için Alman Hava Kuvvetlerinden farklı gereksinimler söz konusu. Fransız jetlerinin bir uçak gemisine inebilmesi veya nükleer silah taşıyabilmesi gerekiyor. Alman Hava Kuvvetlerinin ise daha çok hızlı bir av uçağına ihtiyacı var. Bu nedenle Almanya ve Fransa'nın ortak bir platform temelinde kendi savaş uçaklarını ayrı ayrı geliştireceği bir süredir daha olası görülüyordu.</p><p></p><p>Projeye dahil olan Dassault ve Airbus şirketleri arasındaki liderlik anlaşmazlığı da aylardır projeyi geciktiriyordu. Fransız savunma sanayi devi Dassault, savaş uçağının geliştirilmesinde liderlik rolü talep ederken Airbus'ta ise Dassault'nun yapılan anlaşmalara uymadığı görüşü hakimdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vance, başkan yardımcılığı konutuna kümes ekletti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/vance-baskan-yardimciligi-konutuna-kumes-ekletti-5059/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/vance-baskan-yardimciligi-konutuna-kumes-ekletti-5059/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T07:22:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T07:22:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1684B1-9369B0-10384C-446AF2-B70AAF-B24590.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>North Carolina merkezli bir firma tarafından Vance'e özel tasarım kümes hediye edildi.</p><p></p><p>Vance, kümesin ABD Deniz Gözlemevi'ndeki başkan yardımcılığı konutuna konulmasına karar verdi.</p><p></p><p>Konutun mimarisine benzer şekilde tasarlanan kümes için bir düzine civciv alındı.</p><p></p><p>ABD'de başkan yardımcıları, 1977'den bu yana Washington'daki ABD Deniz Gözlemevi arazisinde yer alan konutta ikamet ediyor ve göreve gelenler, burada kendi eklemelerini yapıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Apache helikopteri Hürmüz Boğazı yakınlarında düştü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-apache-helikopteri-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-dustu-9151/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-apache-helikopteri-hurmuz-bogazi-yakinlarinda-dustu-9151/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T07:06:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T07:06:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FBC371-A60750-BD7A86-F399B4-B7438D-5972E4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, olayla ilgili bilgi sahibi ismi paylaşılmayan kaynaklar, Hürmüz Boğazı yakınlarında ABD ordusuna ait Apache helikopterinin düştüğünü belirtti.</p><p></p><p>Helikopterdeki 2 pilotun kurtarıldığını aktaran kaynaklar, hava aracının İran'ın ateş açması sonucu mu ya da teknik arıza nedeniyle mi düştüğünün bilinmediğini, olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını kaydetti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta yapılan NBA final maçını izlemesinin ardından John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada "Pilotlar iyi. Evet, kimse yaralanmadı. Yarın bir rapor yayımlayacağız ama pilotlar iyi." diye konuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Peru'da seçimin 2. turunda Sanchez öne geçti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/peruda-secimin-2-turunda-sanchez-one-gecti-3065/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/peruda-secimin-2-turunda-sanchez-one-gecti-3065/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T06:58:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T06:58:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AC08A-70DE7C-718874-83C010-39FCD3-DAA680.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal Seçim Süreçleri Ofisi'nin (ONPE) son güncellemesine göre, Peru'da sandıkların yüzde 95,22'si açıldı.</p><p></p><p>Buna göre, Peru İçin Birlikte'nin (Juntos por el Peru) solcu adayı Sanchez, 8 milyon 884 bin 280 oyla yüzde 50,11 oranıyla önde görünüyor.</p><p></p><p>Sağcı Popüler Güç Partisi (Fuerza Popular) adayı Fujimori, 8 milyon 842 bin 993 oyla yüzde 49,88 oranıyla rakibini takip etti.</p><p></p><p>Başkent Lima'daki tarihi San Martin Meydanı'nda toplanan destekçilerine konuşan Sanchez, seçimden zaferle çıkacaklarına inandıklarını söyledi.</p><p></p><p>Sanchez, Peru için değişim zamanının geldiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:</p><p></p><p>"Peru'da değişime inanan, hükümeti yeniden halka devretmek için irade gösteren yerli topluluklarımıza, köylülerimize, işçilerimize ve toplumun en kırılgan kesimlerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Aldığımız veriler bizi önde gösteriyor ancak biz hukuka ve kurumlara saygılıyız. Resmi sonuçlar tescil edilene kadar sandıkları korumaya devam edeceğiz ve zaferimizi sabırla ilan edeceğiz."</p><p></p><p>- Hızlı sayıma göre kazanan Sanchez</p><p></p><p>Bağımsız seçim gözlem kuruluşu Transparencia ile araştırma şirketi Ipsos'un ortak hızlı sayımına göre, Sanchez oyların yüzde 50,3'ünü alırken, Fujimori'nin oy oranı yüzde 49,7 olarak ölçülmüştü.</p><p></p><p>Seçimin ikinci turunu kazanan yeni devlet başkanı, anayasa gereği Peru'nun bağımsızlık günü olan 28 Temmuz'da görevi resmi olarak devralacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nükleer silah harcamalarında yüzde 19'la rekor artış</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nukleer-silah-harcamalarinda-yuzde-19la-rekor-artis-115/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nukleer-silah-harcamalarinda-yuzde-19la-rekor-artis-115/</id>
<published><![CDATA[2026-06-09T06:50:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-09T06:50:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_681745-47902E-24DE89-0B34A6-98BD9C-2FA9A7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ICAN tarafından yayımlanan "Önceden Tasarlanmış: 2025'te Nükleer Silah Harcamaları" başlıklı raporda, geçen yıl 9 nükleer silaha sahip ülkenin bu alanda yaptığı harcamalara dair bilgileri paylaştı.</p><p></p><p>Raporda, "2025'te 9 nükleer silaha sahip ülke, nükleer cephanelikleri için 118,8 milyar dolar ya da saniyede 3 bin 768 dolar harcadı. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek miktar." denildi.</p><p></p><p>Çin, Fransa, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore, Pakistan, Rusya, İngiltere ve ABD gibi nükleer silah sahibi ülkelerin bu alandaki toplam harcamalarının bir önceki yıla göre 16,8 milyar dolar arttığına işaret edilen raporda, bunun bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 19 artışa tekabül ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Raporda, "Yıl boyunca özel sektör, nükleer silah sözleşmelerinden en az 38 milyar dolar kazandı. ABD, 69,2 milyar dolar ile diğer tüm nükleer silahlı devletlerin toplamından daha fazla harcama yaptı. Washington, 12,4 milyar dolar ile yıllık en büyük artışı kaydetti. Çin, 13,5 milyar dolar ile ikinci en büyük harcama yapan ülke oldu. İngiltere, 9,5 milyar dolarlık harcamasına karşılık 12,6 milyar dolar ile Rusya'yı geride bırakarak üçüncü en büyük harcama yapan ülke oldu." denildi.</p><p></p><p>Geçen yıl Fransa'nın nükleer silahlar için 7,7 milyar dolar, Hindistan'ın 2,8 milyar dolar, Pakistan'ın 1,5 milyar dolar, İsrail'in 1,2 milyar dolar ve Kuzey Kore'nin ise 656 milyon dolar harcadığı da raporda yer aldı.</p><p></p><p>Nükleer silaha sahip 9 ülkenin son 5 yılda nükleer cephanelikleri için toplam 471 milyar dolar harcadığına dikkat çekilen raporda, nükleer silahlı devletlerin bir yandan cephaneliklerini modernize edip genişletmeyi sürdürürken, diğer yandan nükleer silah harcamalarının önümüzdeki yıllarda da artacağını öngören projeksiyonlar hazırladığına işaret edildi.</p><p></p><p>- 1 günlük nükleer silah harcamaları 2 milyon insanı gıda güvensizliğinden kurtarabilir</p><p></p><p>Raporda, "Fransa, İngiltere ve ABD'den gelen rakamlar, üç ülkenin de önümüzdeki yüzyıla kadar silah sistemlerini geliştirmeye ve sürdürmeye kararlı olması nedeniyle gelecek yıllarda milyarlarca dolar daha harcanacağını gösteriyor. Nükleer silah sahibi ülkelerin nükleer savaşın asla kazanılamayacağı ve asla yapılmaması gerektiği konusunda hemfikir olduğu göz önüne alındığında bu rakamlar, israf ediliyor ve acil insani ihtiyaçlardan kaynakları saptırıyor." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Bir dakikalık nükleer silah harcamasının 3 bin 478 kişiye temiz su ve sanitasyon sağlayabileceğinin altı çizilen raporda, bu harcamanın bir günlük tutarının 2 milyon insanı gıda güvensizliğinden kurtarabileceğine vurgu yapıldı.</p><p></p><p>Raporda, "Nükleer silaha bir haftada harcanan rakam, 12 milyardan fazla insanı kızamık, kabakulak ve kızamıkçıktan koruyabilir. Bir yıllık harcama, 6 milyondan fazla eve güneş enerjisi sağlayabilir." denildi.</p><p></p><p>Son birkaç yıldır BM, insani yardım ve kalkınmaya yönelik fonların kesildiğine işaret edilen raporda, "Yalnızca ABD'nin 2025 yılında nükleer silahlara harcadığı para, BM'nin yıllık bütçesinin tamamını 19 kez karşılayabilirdi." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Raporda, nükleer harcamaların, mevcut tehlikeli jeopolitik ortamı da körüklediği ve nükleer gerilimleri artırdığı kaydedildi.</p><p></p><p>- "Nükleer silahlar felakete yol açmadan kullanılamaz"</p><p></p><p>Raporda görüşlerine yer verilen ICAN Programlar Direktörü ve raporun ortak yazarı Susi Snyder, yaşam maliyetinin hızla arttığı, birçok insanın yiyecek bulamaz ve yakıt tedarik edemez hale geldiği bir dönemde 9 ülkenin "sahte bir güvenlik vaadine" milyarlarca dolar harcamasına tepki gösterdi.</p><p></p><p>Snyder, "Nükleer silahlar felakete yol açmadan kullanılamaz. Nükleer caydırıcılığın yanlış mantığı, hayatta kalmamızı düşmanlarımıza emanet etmemizi gerektirir." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>ICAN Politika Başkanı ve raporun ortak yazarı Alicia Sanders-Zakre ise "Nükleer silahlı 9 ülke, nükleer güçlerini önümüzdeki 10 yıllar boyunca korumayı ve modernize etmeyi planlıyor. Böylece bu ülkeler, milyarlarca doları gerçek insan güvenliği ihtiyaçlarından uzaklaştırıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran: İsrail'e saldırılar sona erdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-israile-saldirilar-sona-erdi-2149/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-israile-saldirilar-sona-erdi-2149/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T14:49:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T14:49:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EFD6D6-CECFEC-5E0114-A0CE73-CDF666-3693C8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran-İsrail savaşı ve bölgedeki askeri hareketlilikle ilgili tüm dünyayı sarsan bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tahran Yönetimi, günlerdir süren gerilimin ardından İsrail'e yönelik askeri operasyonların resmi olarak durdurulduğunu ilan etti. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu hamle, bölgede geçici bir nefes aldırma dalgası yaratsa da Tahran'ın açıklamasına eklediği "Lübnan şartı" yeni bir askeri çatışmanın fitilini ateşleyecek nitelikte.</p><p></p><p><b>Tahran saldırıları durdurdu: Operasyon tamamlandı mı?</b></p><p></p><p>İran dış politikası ve askeri kanadından gelen resmi açıklamalara göre, hedeflenen noktaların vurulmasının ardından İsrail'e yönelik hava saldırıları ve füze operasyonları an itibarıyla durduruldu. Yapılan değerlendirmelerde, operasyonun mevcut aşamasının tamamlandığı sinyali verilirken, bu kararın kalıcı bir ateşkes anlamına gelmediği, tamamen İsrail'in askeri adımlarına bağlı olduğu vurgulandı.</p><p></p><p><b>"Lübnan'a saldırılar tekrarlanırsa daha sert vururuz"</b></p><p></p><p>Açıklamada en dikkat çeken ve Orta Doğu'da gerilimi tırmandıran detay ise Lübnan cephesine yönelik oldu. Tahran Yönetimi, İsrail ordusunun bölgedeki diğer aktörleri hedef alması durumunda sessiz kalmayacağını açıkça ilan etti. Yapılan resmi ihtarda şu ifadelere yer verildi:</p><p></p><p>"İsrail'e yönelik saldırılarımız şu an için durdurulmuştur. Öte yandan, İsrail tarafından Lübnan'a saldırılar tekrarlanırsa, bir sonrakinde çok daha sert, geniş kapsamlı ve yıkıcı bir şekilde vururuz."</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Seçim hilesi sorusu kızdırdı: "Ya yalancısın ya aptal"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/secim-hilesi-sorusu-kizdirdi-ya-yalancisin-ya-aptal-5781/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/secim-hilesi-sorusu-kizdirdi-ya-yalancisin-ya-aptal-5781/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:48:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:48:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_644458-4268C1-63332C-96181A-7DB568-F76A46.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Pazar günü yayımlanan Meet The Press programındaki röportaj sırasında Trump, daha önce de olduğu gibi hem California'daki mevcut ön seçimlerin hem de 2020 başkanlık seçimlerinin "hileli" olduğunu iddia etti.</p><p></p><p>Welker'ın California'daki oylarla ilgili kanıt sorması üzerine Trump, "Yapmam gereken tek şey bakmak ve dinlemek" dedi.</p><p></p><p>Sunucu "Bu kanıt değil" diye yanıt verince Trump medyayı "yalancı" olmakla suçladı.</p><p></p><p>Ardından sunucu Welker'e "Ya yalancısın ya da aptalsın" diyerek röportajı sonlandırdı ve "Üzgünüm, bunu burada bitirelim çünkü bu kadarı yeter" dedi.</p><p></p><p>Trump'ın geleneksel medya kuruluşlarıyla gergin bir ilişkisi bulunuyor ve sıkça kendisine karşı önyargılı olduklarını öne sürüyor.</p><p></p><p>NBC, Trump'ın 50 dakika sonra röportajı terk ettiğini bildirdi.</p><p></p><p>Röportajın büyük bir kısmında Welker, Trump'a İran ile yaşanan çatışma hakkında sorular yöneltti. Trump, ABD'nin İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için harekete geçmesi gerektiğini ve bunun "sonsuz bir savaş" olmayacağını savundu.</p><p></p><p>Programdan ayrılmasına yaklaşık altı dakika kala ikili, hükümet tarafından haksız şekilde hedef alındığını veya soruşturulduğunu iddia eden bireylere tazminat ödenmesi için oluşturulması planlanan ancak daha sonra vazgeçilen 1,8 milyar dolarlık fonu ele aldı.</p><p></p><p>Bu plan, Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler tarafından sert şekilde eleştirildi; eleştirilerde, 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası baskını nedeniyle yargılanan kişilere ödeme yapılmasına yol açabileceği öne sürüldü.</p><p></p><p>Trump'ın daha sonra 2020 seçimlerinin hileli olduğu yönündeki temelsiz iddiasını tekrarlamasının ardından sunucunun sorularıyla karşılaştı.</p><p></p><p>Sonuçların dört gün sonra bile açıklanmadığını söyleyerek "Seçimi hileli hale getiriyorlar" dedi.</p><p></p><p>Welker, "Bunu destekleyecek kanıtınız var mı?" diye sordu.</p><p></p><p>Başkan, "Yapmam gereken tek şey bakmak ve dinlemek" diye yanıtladı.</p><p></p><p>Sunucu araya girerek, "Ama bu kanıt değil" dedi.</p><p></p><p>Eyalette sonuçların kesinleşmemiş olması, özellikle titiz oy sayım süreci ve yaygın posta yoluyla oy kullanımından kaynaklanan yaygın gecikmelerle açıklanıyor. Postayla oy kullanımı uzun zamandır Trump'ı rahatsız ediyor.</p><p></p><p>Trump sözlerini, "Onlar hileli" diye sürdürerek "tıpkı senin hileli olman gibi" dedi.</p><p></p><p>Welker ise "Adil olmak gerekirse, ben hileli değilim. Ama devam edelim" dedi.</p><p></p><p>Trump bunun üzerine Welker'a "Ya yalancısın ya da aptalsın" dedi ve kısa bir tartışmanın ardından, "Burada bitirelim çünkü yetti. Teşekkürler canım" ifadelerini kullandı ve mikrofonunu çıkardı.</p><p></p><p>Welker röportajı sürdürmeye çalıştı, ancak Trump araya girerek "Bir saattir yağmur altında seninle oturdum ve sana yeterince zaman verdim. Kurumunu düzeltmelisin, neden biliyor musun? Dürüst olmayan bir basınla bir ülke asla büyük olamaz" dedi.</p><p></p><p>Ardından kameranın arkasındaki kişilere işaret ederek "Hadi, gidelim" dedi ve ayağa kalkarak setten ayrıldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NATO, Rusya sınırlarında hava tatbikat başlatıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nato-rusya-sinirlarinda-hava-tatbikat-baslatiyor-6376/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nato-rusya-sinirlarinda-hava-tatbikat-baslatiyor-6376/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:42:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:42:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89C84B-7BB0E5-03A299-A93EA8-98FE67-F69632.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ve 19 ülkenin temsil edildiği geniş ölçekli askeri etkinliklerin ana aşamalarına Danimarka, Finlandiya, Norveç, İsveç ve İspanya ev sahipliği yapıyor.</p><p></p><p>NATO Hava Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre tatbikat kapsamında, aralarında Boeing E-3A Sentry erken uyarı uçaklarının da bulunduğu 150'den fazla hava unsurunun günde ortalama 150 uçuş gerçekleştirmesi planlanıyor.</p><p></p><p>Tatbikat senaryolarında hava savunma sistemlerinin kullanımına yönelik eğitimler de önemli bir yer tutuyor.</p><p></p><p><b>Moskova'dan ‘militarist yaklaşım’ uyarısı</b></p><p></p><p>Son yıllarda batı sınırları yakınlarında NATO'nun benzeri görülmemiş bir askeri hareketlilik sergilediğine dikkat çeken Rusya, ittifakın ‘caydırıcılık’ adı altında attığı genişleme adımlarını yakından takip ediyor.</p><p></p><p>Moskova, bloğun Avrupa'daki askeri varlığını bu denli artırmasından duyduğu endişeyi daha önce de defalarca dile getirmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, NATO ile eşitler arası ve yapıcı bir diyaloğa açık olunduğunu vurgularken, Batı dünyasına kıtanın militarize edilmesinden vazgeçilmesi ve güvenlik mimarisinin karşılıklı saygı çerçevesinde inşa edilmesi çağrısında bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sallantıdaki siyonist rejimin sayılı günü kalmıştır"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sallantidaki-siyonist-rejimin-nefesinin-sayili-gunu-kalmistir-946/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sallantidaki-siyonist-rejimin-nefesinin-sayili-gunu-kalmistir-946/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:38:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:38:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7EE2CD-C521E2-408A70-285D44-C8C764-0E1949.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hamaney’in sosyal medya hesaplarından, İsrail’e yönelik mesaj yayımlandı.</p><p></p><p>Mesajında Hamaney, "Sallantıdaki siyonist rejimin nefesinin sayılı günü kalmıştır.” ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>İran, İsrail'in ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırılar düzenlemesine karşılık olarak İsrail'e yönelik füze saldırısı başlatmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya'da ırkçı AfD'nin yükselişine çare aranıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-irkci-afdnin-yukselisine-care-araniyor-1967/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanyada-irkci-afdnin-yukselisine-care-araniyor-1967/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:00:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:00:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AFA10-7546BC-5BC550-D63B21-9088C7-59135A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Almanya genelindeki son seçim anketlerinde zirveye yerleşen AfD, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki muhafazakârlarla arasındaki farkı giderek açıyor.</p><p></p><p>Anketler, muhafazakar Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ile merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oluşturduğu koalisyon hükümetine desteğin ise dibe vurduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Geçen yıl 23 Şubat'ta yapılan genel seçimlerde, Merz'in CDU/CSU ittifakı yüzde 28,5, SPD ise yüzde 16,4 oy almıştı.</p><p></p><p>Kamuoyu araştırma şirketi INSA'nın, 6 Haziran'da açıkladığı anket sonuçlarına göre AfD oylarını yüzde 29'a yükselterek, Merz'in iktidara gelmesini sağlayan oy oranını aştı.</p><p></p><p>CDU/CSU'nun oy oranları yüzde 21'e gerilerken, AfD ile fark yüzde 8'e çıktı.</p><p></p><p>Anket sonuçlarına göre Başbakan Merz'ten memnun olmayanların oranı da yüzde 77'ye yükseldi.</p><p></p><p>Alman kamu yayıncısı ARD'nin geçen hafta yaptığı anket sonuçları ise Merz hükümetinden memnun olmayanların oranının yüzde 87'yi bulduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p><b>CDU yeni başbakan arayışında mı?</b></p><p></p><p>Alman basınında "Korkunç siyasi tablo" ve "Merz'e tokat" gibi başlıklarla yorumlanan anket sonuçları, koalisyon partilerinin genel merkezlerinde deprem etkisi yarattı.</p><p></p><p>Özellikle muhafazakar CDU içerisinde gerilim hakim.</p><p></p><p>Merz'in partisinde destek kaybederek yalnızlaştığı ve CDU/CSU meclis grubunda "yola yeni bir başbakanla devam edilmesi" görüşünün öne çıktığı iddiaları son haftalarda gündeme damga vurdu.</p><p></p><p>Hatta Merz'ten başbakanlığı devralacak ismin, Kuzey Ren Vestfalya'nın CDU'lu Başbakanı Henrik Wüst olacağı iddia edildi.</p><p></p><p>Günlerce gündemi meşgul eden bu iddialar üzerine Wüst, "saçmalık" diyerek söylentileri yalanladı, Başbakan Merz'e desteğinin sürdüğünü açıkladı.</p><p></p><p>Merz'in yakın çevresi de spekülasyonlara "AfD'nin ekmeğine yağ süren iddialar" diyerek tepki gösterdi, bu iddiaların "hükümeti yıkma" ve "Merz'in parti içinde otoritesini sarsma" hedefi güttüğünü savundu.</p><p></p><p>Friedrich Merz, başbakanlığı üstlenirken, çoğulcu demokrasiye meydan okuduğu için "en büyük tehdit" olarak gördüğü AfD'ye desteği geriletme sözü vermişti. Bunu Almanya'yı ileriye taşıyacak, ekonomiyi canlandıracak reformlarıyla başaracağını söylemişti.</p><p></p><p>Ancak vadettiği reformları, İran savaşının tetiklediği ekonomik sorunlar ve koalisyon ortağı SPD ile aşamadığı görüş ayrılıkları nedeniyle henüz hayata geçiremedi. Anketlerin, Almanya genelinde AfD'nin oy oranlarının arttığına işaret etmesi, Merz hükümeti üzerindeki baskıyı daha da arttırıyor.</p><p></p><p><b>Almanya için tehlikeli eşik: Saksonya-Anhalt seçimleri</b></p><p></p><p>Merkez sağ ve sol partilerinin oy oranlarının gerilediği Almanya'da AfD'nin Eylül ayında iki eyalette yapılacak seçimlerden açık ara farkla birinci parti çıkma ihtimali giderek artıyor.</p><p></p><p>Son anketler, AfD'nin oy oranının Saksonya-Anhalt'ta yüzde 42'ye, Mecklenburg-Vorpommern'de de yüzde 34'e yükseldiğini gösteriyor.</p><p></p><p>AfD'nin, Saksonya-Anhalt'ta hükümeti kurmaya hak kazanmasını sağlayacak oy oranına ulaşması, uzmanlar tarafından "Almanya için tehlikeli bir eşik" olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılıyor ve gözetim altında tutularak izleniyor.</p><p></p><p>İç istihbaratın son raporuna göre, Saksonya-Anhalt'taki AfD, "ırkçı görüşleri savunan" ve "Almanya'nın demokratik sistemini, temsilcilerini ve kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışan" bir parti.</p><p></p><p>Diğer tüm partiler şimdiden, AfD ile koalisyon hükümeti kurmayacaklarını ilan etti.</p><p></p><p>Ancak Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sahra Wagenknecht İttifakı'nın 6 Eylül'deki eyalet seçimlerinde yüzde 5'lik seçim barajını aşamamaları durumunda, siyasi denklem değişebilecek. Böyle bir durumda AfD eyalet meclisinde, hükümeti tek başına kurabilecek sandalye sayısına ulaşabilecek.</p><p></p><p>AfD'nin seçimlerdeki liste başı adayı Ulrich Siegmund, oy oranlarının yüzde 40'ı aştığını gösteren anket sonuçları için "ses duvarını aşmayı başardık" dedi. Siegmund, "Almanya'yı geri kazanacağız" sloganıyla yürüttüğü seçim kampanyası sonucunda salt çoğunluğu elde ederek, iktidara geleceklerini ve bu eşik aşıldıktan sonra da tüm Almanya'yı kazanacaklarını söyledi.</p><p></p><p><b>Merz: 'Ülkemizi aşırılık yanlılarına teslim etmeyeceğiz'</b></p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz, haftasonunda Mecklenburg-Vorpommern'de yaptığı konuşmada, AfD'ye artan destek ve Eylül ayındaki eyalet seçimleri hakkında sert uyarılarda bulundu.</p><p></p><p>"AfD ile yüzleşmeliyiz" diyen Merz, AfD'nin Almanya'yı karanlık Nazi dönemine geri götürmek istediğini ifade ederek, "Biz, bir daha asla o günlere geri dönmek istemiyoruz. Biz ülkemizi aşırılık yanlılarına teslim etmeyeceğiz" sözleriyle seçmenden destek istedi.</p><p></p><p>Ancak Almanya'da, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez aşırı sağcı bir partinin ülkenin en güçlü siyasi partisi haline gelmesi, hatta bir eyalette tek başına iktidara gelme ihtimali, AfD'nin yasaklanması tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p><p></p><p>Özellikle koalisyon hükümeti ortağı SPD'den ve muhalefetteki Yeşiller ile Sol Parti'den, AfD'nin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru sürecinin başlatılması çağrıları yapılıyor.</p><p></p><p>SPD'li Adalet Bakanı Stefanie Hubig, birçok eyalette AfD teşkilatlarının aşırı sağcı olarak sınıflandırıldığını, parti temsilcilerinin militan Neonazi çevreleriyle irtibatlı olduklarını belirterek, "Tüm bunlar, partinin yasaklanması için koşulların mevcut olup olmadığını ciddi bir şekilde incelemek için yeterli nedenlerdir" açıklamasını yaptı.</p><p></p><p>Hubig,"müdafaacı ve dirençli demokrasilerin, tehlike anlarında, kendilerini Anayasa düşmanlarına karşı savunmaya hazır olmaları gerektiğini" savundu.</p><p></p><p>SPD'nin eski genel başkanı Franz Müntefering ve eski eş genel başkanı Saskia Esken'den de benzer açıklamalar yaptı.</p><p></p><p>Müntefering, "Bence şimdi cumhuriyeti uyandırmalı ve yüksek sesle şunu söylemeliyiz: Arkadaşlar, tehlike kapıda" derken, Esken de "Bir daha asla, 1935'te Goebbels'in yaptığı gibi bir faşist Alman parlamentosuna çıkıp demokrasinin bir yanılgı olduğuna dair bir konuşma yapmamalıdır. Bir daha asla!" şeklinde konuştu.</p><p></p><p>İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan yeni Almanya'nın Anayasasında, Nazi döneminden çıkarılan dersler ışığında, demokrasi karşıtı partilerin yasaklanmasına imkân tanıyan bir madde eklemişti.</p><p></p><p>Anayasanın 21. maddesinde, "Hedefleri veya destekçilerinin davranışları nedeniyle, özgürlükçü demokratik temel düzeni bozmayı veya ortadan kaldırmayı ya da Federal Almanya Cumhuriyeti'nin varlığını tehlikeye atmayı amaçlayan partiler Anayasaya aykırıdır" ifadeleri yer alıyor.</p><p></p><p>Ayrıca bir partinin Anayasaya aykırı olup olmadığını tespit etme ve devletin sağladığı mali kaynaklardan mahrum bırakma yetkisinin de Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğu belirtiliyor.</p><p></p><p>Anayasa Mahkemesi'nin bir parti hakkında inceleme başlatması için ise, hükümet, federal meclis, ya da eyaletler meclisi tarafından başvuruda bulunulması gerekiyor.</p><p></p><p>Geçen yıl 120'yi aşkın milletvekili, Federal Meclis'in AfD'nin yasaklanması başvurusu yapması için önerge vermişti. SPD, Sol Parti ve Yeşiller Partisi'nin yanısıra, CDU'dan bazı milletvekillerinin de desteklediği önerge görüşüldükten sonra komisyona havale edilmişti.</p><p></p><p>Ancak Başbakan Merz ve liderlik ettiği CDU/CSU ittifakının bazı üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin incelemesinin yıllar sürebileceği ve girişimin başarısız olabileceği endişesini taşıyor ve AfD'nin siyaset yoluyla zayıflatılması gerektiğini savunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ermenistan'da Paşinyan'ın partisi seçimi önde götürüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenistanda-pasinyanin-partisi-secimi-onde-goturuyor-5737/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenistanda-pasinyanin-partisi-secimi-onde-goturuyor-5737/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T08:00:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T08:00:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A455B6-A74796-1B6D7D-743A8B-6A8964-C858E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ermenistan basınındaki haberlere göre, Merkez Seçim Komisyonu, ülkede yapılan parlamento seçimlerinde 1161 sandıktan gelen seçim sonuçlarını açıkladı.</p><p></p><p>Yüzde 48,22'si açılan sandıklardaki sayım sonuçlarına göre, Başbakan Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 50,89'unu alarak seçimlerde ilk sıraya yerleşti.</p><p></p><p>Sivil Sözleşme Partisi'ni, yüzde 23,23 ile iş insanı Samvel Karapetyan'ın Güçlü Ermenistan oluşumu ve yüzde 9,59 ile eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'ın Ermenistan İttifakı takip ediyor.</p><p></p><p>Parlamento seçimlerinin resmi sonuçlarının bugün açıklanması beklenirken, oyların sayımı sürüyor.</p><p></p><p>Bu arada ülkede dün yerel saatle 20.00 itibarıyla oy verme işlemi sona erdi, katılım oranı yüzde 58,97 olarak tespit edildi. Buna göre, 1 milyon 476 bin 597 kişi oy kullandı.</p><p></p><p>Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede 2 milyon 485 bin 232 kayıtlı seçmen bulunuyor.</p><p></p><p>Ülke genelinde 2 bin 5 sandık kurulan seçimlerde, en az 101 sandalyeli parlamentoya girebilmek için 18 farklı aday listesi yarışıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran'dan fırlatılan füzeler İsrail'i alarma geçirdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/irandan-firlatilan-fuzeler-nedeniyle-israili-alarna-gecirdi-4861/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/irandan-firlatilan-fuzeler-nedeniyle-israili-alarna-gecirdi-4861/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T07:54:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T07:54:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72A191-682B0A-A5A11D-401E69-9AA949-928B56.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı kaydedildi.</p><p></p><p>İran'dan fırlatılan füzeler nedeniyle İsrail'in güney ve orta kesimindeki birçok kent ile işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da sirenler çaldı.</p><p></p><p>İsrail hava savunma sistemleri İran füzelerini önlemeye çalışırken, gökyüzünden patlama sesleri duyuldu.</p><p></p><p>İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceğini duyurmuştu.</p><p></p><p>İran'dan gece saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyinde birçok kentte sirenler çalmış; İran'dan İsrail'e yaklaşık 10 füze fırlatıldığı bildirilmişti.</p><p></p><p>İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Batı'nın baskıları" Afrika ülkelerini neden Kremlin'e doğru itiyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/batinin-baskilari-afrika-ulkelerini-neden-kremline-dogru-itiyor-1552/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/batinin-baskilari-afrika-ulkelerini-neden-kremline-dogru-itiyor-1552/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T07:52:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T07:52:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D7C9B4-04A0FE-029DB3-D66774-C7F24C-DB896E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hassan'ın ziyareti, ABD'nin tanınmış bir Tanzanyalı güvenlik yetkilisine insan hakları ihlalleri gerekçesiyle yaptırım uygulamasından ve Hassan'ın birkaç ay önceki seçimlerde yeniden cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yaşanan baskı ortamı nedeniyle ilişkileri gözden geçirebileceğini ima etmesinden yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti.</p><p></p><p>Bu ziyaret, eski Cumhurbaşkanı Julius Nyerere'nin 1969 yılında Sovyetler Birliği'ni ziyaretinin ardından bir Tanzanyalı cumhurbaşkanının Rusya'ya yaptığı ilk resmi ziyaret olma özelliği taşıyor. Ziyaret, Batılı güçlerin ülkedeki insan hakları durumu ve siyasi çoğulculuk gerekçesiyle Darusselam üzerindeki baskısıyla ilişkisi ve taşıdığı sembolik anlam bakımından tartışmalara yol açtı.</p><p></p><p><b>İç meşruiyet krizi</b></p><p></p><p>Tanzanya, Batı’nın demokrasi ve insan hakları baskısından kaçmak için Rusya'ya yönelen tek Afrika ülkesi değil. Son darbenin ardından kurulan askeri konseyin yönetimindeki Madagaskar da Rusya ile nükleer enerji alanında anlaşmalar imzaladı.</p><p></p><p>Ayrıca, Batılı güçlerle ilişkileri askeri darbeler nedeniyle ciddi biçimde sarsılan Mali, Nijer ve Burkina Faso, darbe dalgasına öncülük eden Afrikalı liderlere yaptırım uygulayan Batılı başkentlere meydan okuyarak Rusya'dan güvenlik alanında ve askeri olarak destek aldı.</p><p>&nbsp;</p><p>Afrika meselelerinde uzman siyaset araştırmacısı Sultan Alban, Rusya ile ilişkilerini en ileri düzeye taşıyan rejimlerin genellikle kronik bir iç meşruiyet kriziyle boğuşan yapılar olduğu değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Alban, bu yapıların askeri darbelerden doğan, Tanzanya’da olduğu gibi iktidarda kalma süresini uzatan ya da muhalefeti bastıran rejimler olduğunu ve bu rejimlerin daima ekonomik yaptırımlar, kınama kararları ya da koşullu yatırımlar biçiminde tezahür eden Batı’nın baskılarından kendilerini koruyacak alternatif bir uluslararası şemsiye arayışında olduklarını belirtti.</p><p></p><p>Alban sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>Bu noktada demokrasi hem iç hem dış bir koz haline gelir; yani Batı zaten bunalımdaki bir rejim üzerinde baskı uygular, bu rejim de Rusya kartını oynayarak zaman satın alır.</p><p></p><p>Moskova'nın Afrika başkentlerine daha az siyasi şart öne sürerek karma bir güvenlik ve askeri destek paketi sunduğuna işaret eden Alban, ayrıca bu rejimlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) kınama kararlarını engelleyerek söz konusu ülkelere uluslararası alanda destek verdiğine dikkati çekti.</p><p></p><p>Bununla birlikte Rusya'nın kıtadaki ticaret hacmi ve yatırımlarının Çin, Avrupa Birliği (AB) ve ABD gibi diğer güçlerle kıyaslandığında oldukça sınırlı kaldığını ifade eden Alban, bu yüzden Rusya'nın ekonomik alanda Batı'nın yerini alamayacağını vurguladı.</p><p></p><p>Alban, "Bu yüzden Rusya bazı Afrika rejimleri için bir manevra sığınağı işlevi görür; Batılı güçlerle bağları koparmanın alternatifi olamaz" diye ekledi.</p><p></p><p><b>Emsalsiz bir çöküş</b></p><p></p><p>ABD ve AB, Mali, Nijer ve Burkina Faso gibi askeri darbe yaşayan ülkelere verdikleri yardımları askıya almak ve darbelere katılan yetkililere yaptırım uygulamak zorunda kaldı. Bu durum taraflar arasındaki diplomatik gerginliği hızla tırmandırdı.</p><p></p><p>Afrika ülkeleri ise bunun karşılığında siyasi ya da insan hakları şartları öne sürmeyen ‘eşit ortaklıklar’ arayışında olduklarını ve yabancı güçlerle işbirliğini bu tür şartlara bağlamanın kabul edilemez olduğunu savunuyor.</p><p></p><p>Nijerli siyaset analisti Muhammed Evvel, Afrika'da Batı nüfuzuna karşı halk ve siyaset çevrelerinde giderek büyüyen bir düşmanlık dalgasının yükseldiğini belirtti. Evvel, ‘bu dalganın, Afrika Saheli gibi bölgelerde görmezden gelinemeyecek güvenlik ve askeri başarısızlıkların ortasında filizlendiğini’ vurguladı.</p><p></p><p>Evvel, yaptığı özel açıklamaları şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>Fransa, ‘Barkhane’ gibi pek çok askeri operasyon başlatmasına karşın Sahel bölgesi ülkelerinin güvenliklerini yeniden tesis etmelerine yardımcı olamadı. Bu durum iki taraf arasında emsalsiz bir ilişki çöküşüne yol açtı. Peki çözüm Rusya'ya yaklaşmak mı? Bence hayır; çünkü Rus kuvvetlerinin Mali, Nijer ve Burkina Faso gibi ülkeler için mali ve askeri maliyeti son derece ağır, üstelik bu ülkeler silahlı gruplara karşı somut sonuçlar alamıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kosova'daki seçimi Başbakan Kurti'nin partisi kazandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosovadaki-secimi-basbakan-kurtinin-partisi-kazandi-6829/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kosovadaki-secimi-basbakan-kurtinin-partisi-kazandi-6829/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T07:36:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T07:36:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F233D5-425E3F-05F074-6CF85D-CDA705-3BF069.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kosova Merkez Seçim Komisyonunun (KQZ) internet sitesinde yer alan verilere göre, oyların yüzde 98,08'i sayıldı.</p><p></p><p>Kesin olmayan seçim sonuçlarına göre, sayılan oyların yüzde 43,04'ünü alan Vetevendosje ilk sırada yer alırken, Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 21,11, Kosova Demokratik Birliği (LDK) yüzde 17,68, Kosova'nın Geleceği İçin İttifak (AAK) yüzde 7,21 oy aldı.</p><p></p><p>Kosova Türkleri’ne garanti edilen 2 sandalyeyi almaya hak kazanan Kosova Demokratik Türk Partisi'ne (KDTP) seçimde verilen oy oranı yüzde 0,78 oldu.</p><p></p><p>Vetevendosje'nin yeni hükümeti kurabilmesi için KDTP'nin de aralarında bulunduğu topluluk partileriyle koalisyon yapmasının yeterli olup olmayacağı, şartlı oylar ile dış temsilciliklerde ve posta yoluyla kullanılan oyların sayılmasının ardından belli olacak.</p><p></p><p>Kosova'nın yeni cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gereken üçte iki Meclis çoğunluğunun sağlanması amacıyla Vetevendosje'nin PDK, LDK ve AAK ile masaya oturması gerekecek.</p><p></p><p>Öte yandan, Vetevendosje seçim galibiyetini gece saatlerinde başkent Priştine’nin merkezinde seçmenleriyle kutlayacak.</p><p></p><p>KQZ sitesinden paylaşılan son veriye göre, kayıtlı 1 milyon 959 bin 962 seçmenden 722 bin 845’i, yani seçmenlerin yüzde 36,88’i erken genel seçimde oy kullandı.</p><p></p><p>- Kosova'da son 16 ayda 3'üncü genel seçim düzenlendi</p><p></p><p>Kosova'da 9 Şubat 2025'te genel seçim, 28 Aralık 2025'te erken genel seçim yapılmıştı. Vetevendosje aralıktaki erken genel seçimde oyların yüzde 51,1'ini almış, Albin Kurti liderliğindeki hükümet 11 Şubat'ta Meclisten güvenoyu almıştı.</p><p></p><p>Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, 5 yıllık görev süresinin sona ermesiyle 4 Nisan'da görevini geçici olarak Kosova Meclis Başkanı Albulena Haxhiu'ya devretmişti.</p><p></p><p>Kosova Meclisi, milletvekillerinin yeni cumhurbaşkanını Anayasa'da öngörülen sürede seçememesi nedeniyle 29 Nisan’da feshedilmişti. Seçimin ardından kurulacak yeni Meclis'in de kısa sürede ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçmesi gerekecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Filipinler'de 7,8 şiddetinde deprem oldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/filipinlerde-78-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-3999/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/filipinlerde-78-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi-3999/</id>
<published><![CDATA[2026-06-08T06:17:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-08T06:17:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8AD3C6-E14EFF-CE2F79-1A0CD4-5627A3-13EF8F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezinden (USGS) yapılan açıklamaya göre, Sarangani ilinin Soccsksargen bölgesindeki Kablalan ilçesinin 26 kilometre güneybatısında 7,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><p></p><p>USGS, depremin 55,2 kilometre derinlikte meydana geldiğini aktardı.</p><p></p><p>Depremin ardından 4,6 ile 6,5 büyüklüğünde 10 artçı sarsıntı kaydedildi, bölgede ve çevre ülkelerde tsunami riskine ilişkin uyarılar yapıldı.</p><p></p><p>- Filipinler Devlet Başkanı'ndan tsunami uyarısı</p><p></p><p>Depremin ardından Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü Direktörü Teresito Bacolcol, Associated Press'e (AP) verdiği demeçte, ülkenin Sultan Kudarat ve Sarangani illerinde karada bulunan tsunami gözlem istasyonları tarafından 1 metrelik dalgaların izlendiğini söyledi.</p><p></p><p>Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., ülkenin tsunamiye karşı savunmasız bölgelerindeki vatandaşlara derhal yüksek yerlere gitme çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Hükümetin harekete geçtiğini aktaran Marcos, afet müdahale kurumlarının hazırda beklediğini kaydetti.</p><p></p><p>Malezya Meteoroloji Dairesi de ülkedeki Borneo adasındaki Sabah eyaleti için tsunami uyarısı yaptı.</p><p></p><p>"Pasifik Ateş Çemberi" olarak adlandırılan deprem ve volkan kuşağındaki Filipinler'de büyük çaplı depremler sık yaşanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD ve İran ateşkesi Körfez'e saldırılarla bir kez daha sınandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ve-iran-ateskesi-korfeze-saldirilarla-bir-kez-daha-sinandi-8902/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ve-iran-ateskesi-korfeze-saldirilarla-bir-kez-daha-sinandi-8902/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:18:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:18:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6D53B0-9EB6D8-01E560-048A5B-0B8F82-53366F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ordusu, Hürmüz Boğazı'na doğru fırlatılan İran'a ait dört "kamikaze drone'unu" düşürdüğünü, bunların "bölgesel deniz trafiğine tehdit oluşturduğunu" söyledi.</p><p></p><p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD güçlerinin "gelecekteki saldırılara karşı savunma amacıyla" İran'ın güneyindeki "kıyı gözetleme radar noktalarını vurduğunu" açıkladı.</p><p></p><p>İran'ın Irib haber ajansına göre İran, misilleme olarak Kuveyt'teki iki ABD hava üssüne ve Bahreyn'deki ABD Donanması tesislerine balistik füzeler fırlattı.</p><p></p><p>CENTCOM, ilk değerlendirmelere göre Körfez'deki iki ülkeye fırlatılan yedi İran füzesinden altısının önlendiğini, birinin ise hedefe ulaşmadığını söyledi.</p><p></p><p>ABD ile İran arasında Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkes son günlerde karşılıklı saldırılarla test edilmişti.</p><p></p><p>Yerel yetkililer, 3 Haziran'da İran'a ait insansız hava araçlarının Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırılarda bir kişinin öldüğünü ve 60'tan fazla kişinin yaralandığını söyledi.</p><p></p><p>İran'ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), havaalanı saldırısının sorumluluğunu reddederek hasarın bir ABD füze önleyicisindeki hatadan kaynaklandığını öne sürdü.</p><p></p><p>CENTCOM bunun yanlış olduğunu belirterek İran'ın havaalanını "kasıtlı, hesaplanmış ve sebepsiz bir saldırıyla" vurduğunu ileri sürdü.</p><p></p><p>IRGC daha önce, ABD'nin bir İran petrol tankerine ve Kiş Adası'na düzenlediği saldırılara misilleme olarak Körfez'deki ABD üslerini hedef aldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>İki ülke arasındaki çatışma sürerken ABD, 15 Haziran'da Los Angeles'ta oynayacakları ilk maç öncesinde İran'ın Dünya Kupası futbol takımına vize verdi.</p><p></p><p>Bu, turnuva tarihinde ev sahibi bir ülkenin savaş halinde olduğu bir ülkenin takımını ağırladığı ilk müsabaka olacak.</p><p></p><p>Saldırılar, ABD ile İran arasındaki ateşkes müzakerelerinin duraksadığı ve ABD medyasının Başkan Donald Trump'ın anlaşma şartlarında değişiklik talep ettiğini bildirdiği bir dönemde gerçekleşti.</p><p></p><p>İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü 1 Haziran'da, ABD'nin "sürekli fikrini değiştirdiğini ve yeni ya da çelişkili talepler ileri sürdüğünü" söyledi.</p><p></p><p>ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a kapsamlı saldırılar düzenleyerek Ortadoğu genelinde çatışmanın başlamasına yol açtı.</p><p></p><p>İran buna İsrail'e ve Körfez'deki ABD müttefiki ülkelere saldırarak ve dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğalgazının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatarak karşılık verdi.</p><p></p><p>Söz konusu petrol yalnızca İran'dan değil, Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkelerinden de geliyor.</p><p></p><p>Boğazın kapanması, küresel ölçekte petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu.</p><p></p><p>Nisan ayı başında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmasından kısa süre sonra ABD, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı; Trump bunun "bir anlaşmaya varılana, onaylanana ve imzalanana kadar tam olarak yürürlükte kalacağını" söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Her türlü tırmanmanın sorumlusu ABD olacaktır"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/her-turlu-tirmanmanin-sorumlusu-abd-olacaktir-2830/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/her-turlu-tirmanmanin-sorumlusu-abd-olacaktir-2830/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:06:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:06:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB54F6-CD216C-C565FA-ACFA02-38DB3A-F88B70.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ile yapılan ateşkesi ihlal ederek Orta Doğu’yu ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını bildirdi.</p><p></p><p>Hafta içinde ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), insansız hava aracı saldırılarının yaşandığı sırada ABD güçlerinin Goruk ve Kiş Adası’ndaki İran radar istasyonlarına saldırılar düzenlediğini açıklamıştı. İran ise buna karşılık bölgedeki ABD üslerini hedef almıştı.</p><p></p><p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p><p></p><p>Amerika Birleşik Devletleri’nin ateşkesi tekrar tekrar ihlal etmesi, bu ülkenin yalnızca gerilimi azaltmaya ve istikrar yoluna geri dönmeye isteksiz olduğunu değil, aynı zamanda maceracı eylemleri aracılığıyla bölgeyi ciddi tehditlere maruz bıraktığını da göstermektedir. Bu hukuka aykırı eylemlerin sonuçlarının ve her türlü olası tırmanmanın sorumluluğu ABD hükümetine ait olacaktır.</p><p></p><p>Bakanlık ayrıca İran’ın egemenliğini ve ulusal çıkarlarını mevcut tüm imkan ve kabiliyetlerini kullanarak savunacağını belirtti. Bunun yanı sıra, bölge ülkelerine İran’a yönelik saldırgan faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla ABD’ye kendi topraklarını veya tesislerini kullandırmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ermenistan, Rusya gölgesinde seçimlere gidiyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenistan-rusya-golgesinde-secimlere-gidiyor-2242/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenistan-rusya-golgesinde-secimlere-gidiyor-2242/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:05:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:05:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C38B4-57581E-668509-D543EB-F55125-E96778.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yaklaşık üç milyon nüfuslu Güney Kafkasya ülkesi, son yıllarda Batı ile ilişkilerini giderek güçlendirirken, en büyük ticaret ortağı olan Rusya ile bağlarını da devam ettiriyor.</p><p></p><p>Batı ile yakınlaşma sürecinin büyük ölçüde Paşinyan'ın politikaları sayesinde şekillendiği değerlendiriliyor.</p><p></p><p>2018'de iktidara gelen Paşinyan, ülkesini Moskova'dan uzaklaştıran adımlar attı, Avrupa Birliği'ne katılım sürecini başlatmak için yasa çıkardı ve ABD arabuluculuğunda Azerbaycan ile yürütülen barış sürecini hızlandırdı.</p><p></p><p>Söz konusu süreç, ABD Başkanı Donald Trump'ın da desteğini kazandı.</p><p></p><p>Bu yılın başlarında başkent Erivan'da Avrupa Birliği liderleri ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin katıldığı geniş kapsamlı bir zirveye ev sahipliği yapan Paşinyan, Batı ile ilişkileri derinleştirme yönündeki adımlarını sürdürdü.</p><p></p><p>Buna rağmen Paşinyan'ın iç siyasetteki desteği, 2021'deki %54 seviyesinden bugün yaklaşık %30'a geriledi.</p><p></p><p>Bunun başlıca nedeni, 2023'te Azerbaycan'ın kontrolünü ele geçirdiği ve öncesinde yaklaşık 100 bin etnik Ermeni'nin yaşadığı Azerbaycan sınırları içindeki Dağlık Karabağ bölgesi.</p><p></p><p>Paşinyan'ı eleştirenler, Azerbaycan ile barış adına verdiği tavizleri affetmiş değil.</p><p></p><p>Bu tavizler arasında, komşu ülkede tutuklu bulunan Dağlık Karabağ'ın eski liderlerinin serbest bırakılması için aktif bir kampanya yürütmemesi de yer alıyor.</p><p></p><p>Azerbaycan ile yapılan barış anlaşması da toplumda derin bölünmelere yol açmış durumda; yakın tarihli bir ankete göre kamuoyunun %44'ü anlaşmayı desteklerken, %41'i buna karşı çıkıyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/erivan-1.jpg" alt="erivan-1"></p><p></p><p><b><i>Nikol Pashinyan'ın ana rakibi, servetini Rusya'da kazanan milyarder Samvel Karapetyan (sağda)</i></b></p><p></p><p>Paşinyan'ın eleştirmenleri bugün birden fazla muhalefet partisi ve ittifakı altında toplanmış durumda. Bunların başında, eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı geliyor.</p><p></p><p>Eski cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Cumhuriyetçi Partisi ise aday çıkarmıyor, ancak destekçilerine mevcut yönetime karşı oy verme çağrısında bulunuyor.</p><p></p><p>Her iki eski lider de, Rusya ile güçlü askeri ve ekonomik bağların yeniden kurulmasının Ermenistan'ın ulusal güvenliği için tek yol olduğunu savunuyor.</p><p></p><p>Paşinyan'ın en önemli rakiplerinden biri ise servetini Rusya'da kazanan milyarder Samvel Karapetyan. Hükümeti devirmeye yönelik komplo kurmakla suçlanan Karapetyan ev hapsinde bulunuyor ve seçim kampanyasını yeğeni aracılığıyla yürütüyor.</p><p></p><p>Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü'nün son anketine göre Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi %32 ile önde görünürken, seçmenlerin yaklaşık %40'ı hiçbir siyasi figüre güvenmediğini ifade ediyor.</p><p></p><p>Muhalefet adayları birlikte hareket etmeleri durumunda oylarını Paşinyan seviyesine çıkarabilir ancak bölünmüş olmaları nedeniyle seçimleri kazanmakta zorlanıyorlar.</p><p></p><p><b>Rusya'nın ekonomik silahı</b></p><p></p><p>Seçimlerde Moskova'nın gölgesi hissediliyor.</p><p></p><p>Vladimir Putin, geneç ay Ermenistan'ın Batı ile daha yakın ilişkiler kurması halinde kaybedebileceği ekonomik avantajları sıraladı ve "Ukrayna'daki krizin Avrupa Birliği'ne katılım yönündeki adımlarla başladığını" vurguladı.</p><p></p><p>Söylemlerin ardından somut ekonomik adımlar da geldi. Seçimden önceki iki haftada Moskova, Ermenistan'dan çiçek, maden suyu, konyak, taze sebze ve meyve ihracatını yasakladı.</p><p></p><p>Rusya, Ermenistan'ın en büyük ticaret ortağı konumunda ve 2025 yılında ülkenin toplam dış ticaretinin %36'sının yapıldığı ülke oldu.</p><p></p><p>Ermeni Sosyo‑Ekonomik Araştırmalar Merkezi'nden Haykaz Fanyan, Moskova'nın "7 Haziran'daki oylamanın nihai sonuçlarını bir şekilde etkilemeye çalıştığını" söyledi. Fanyan, bunun mevcut siyasi süreçlerle yakından bağlantılı olduğuna inandıklarını belirtti.</p><p></p><p>Fanyan ayrıca, Ermenistan'ın Rus askeri teçhizatına bağımlılığının önemli ölçüde azaldığını, ülkenin askeri ithalatının yaklaşık %95'inin artık Hindistan, Fransa, Çin ve diğer ülkelerden geldiğini ifade etti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/erivan-2.jpg" alt="erivan-2"></p><p></p><p><b><i>Paşinyan düşen desteğe rağmen seçimlerin favorisi görülüyor.</i></b></p><p></p><p>Fanyan, "Rusya'nın şu anda Ermenistan'ı etkileyebileceği tek alan ekonomi" dedi.</p><p></p><p>Ancak bu, Moskova için hâlâ önemli bir koz. Rusya, Ermenistan'a doğalgazı 1.000 metreküp başına 177,50 dolar fiyatla sağlıyor. Putin'in Nisan ayında Paşinyan'a hatırlattığı üzere, Avrupa piyasasında bu rakam 600 doların üzerine çıkıyor.</p><p></p><p>Mayıs ayının sonlarında Rusya Devlet Başkanı, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne katılıp katılmaması ya da Rusya öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği'nde (EAEU) kalıp kalmaması konusunda "en kısa sürede" referanduma gitmesi çağrısında da bulundu.</p><p></p><p>Paşinyan ise bu çağrıyı doğrudan kabul etmedi. Avrupa liderleriyle gelişen olumlu ilişkilerine rağmen Ermenistan henüz AB aday statüsüne sahip değil ve üyelik hâlâ uzak bir hedef olarak görülüyor.</p><p></p><p>Paşinyan, "Mevcut üyeliğimiz ile AB arasında bir tercih kaçınılmaz hâle gelene kadar EAEU içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Bugün bu tercih teorik bir nitelik taşıyor" dedi.</p><p></p><p>Buna karşın Avrupa Birliği de süreci yakından izliyor. 4 Haziran'da Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Moskova'nın "ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracı olarak kullanması" olarak tanımladığı gelişmeler karşısında Ermenistan'a 50 milyon euro destek sağlanacağını açıkladı.</p><p></p><p>Ayrıca AB'nin, Moskova'nın hedef aldığı ürünlerde Erivan ile ticareti kolaylaştıracağı belirtildi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Haziran%202026/erivan-3.jpg" alt="erivan-3"></p><p></p><p><b><i>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (sağda), Rusya'yı ekonomik ilişkilerini Ermenistan'a karşı silah olarak kullanmakla suçladı.</i></b></p><p></p><p><b>Gergin geçen seçim kampanyası</b></p><p></p><p>Paşinyan seçim kampanyasını "Barış için ayağa kalk" sloganıyla yürütüyor.</p><p></p><p>Ancak kampanya süreci gerilimden uzak olmadı. Özellikle Dağlık Karabağ'dan yerinden edilmiş Ermenilerle yaşanan tartışmalar dikkat çekti.</p><p></p><p>Bu gerilimlerden birinde başbakanın sivil aktivist Artur Osipyan'a yönelik sert ifadeler kullandığı, ardından Osipyan'ın seçim kampanyasını engellemek suçlamasıyla gözaltına alındığı ve protesto amacıyla açlık grevine başladığı bildirildi.</p><p></p><p>Bu tür gelişmeler, muhalefetin Paşinyan'ı giderek otoriterleşmek ve devlet imkânlarını kendi lehine kullanmakla suçlamasına yol açtı.</p><p></p><p>Muhalefet, kamu görevlilerine mitinglere katılmaları yönünde baskı yapıldığını da öne sürüyor.</p><p></p><p>Muhalif Ermenistan İttifakı'ndan milletvekili Artur Haçatryan, "Paşinyan ve yönetimi mümkün olan ve olmayan tüm idari araçları kullanıyor. Korku ortamı yaratıyor ve şantaj yapıyorlar. Bu kadar gergin bir kampanya hatırlamıyorum" dedi.</p><p></p><p>Paşinyan ise kampanyasını "Gerçek Ermenistan" doktrini üzerine kuruyor. Bu vizyon, Azerbaycan ile barış içinde, Avrupa ile bütünleşmiş bir ülke hedefini içerirken; toprak temelli iddialar ve Moskova'ya bağımlılıktan uzaklaşmayı öngörüyor.</p><p></p><p>Her ne kadar desteği belirgin şekilde azalmış olsa da birçok seçmen için Paşinyan, yolsuzluk ve otoriterlikle anılan geçmişe dönüşe karşı tek alternatif olarak görülüyor.</p><p></p><p>Sandığa giden seçmenler için asıl soru ise jeopolitik tercihlerin ötesinde Paşinyan'ın izlediği yönün ekonomik maliyetlerine katlanmaya hazır olup olmadıkları.</p><p></p><p>Rusya'nın baskıları bu maliyetleri daha hissedilir hâle getirirken, Avrupa ile yakınlaşmanın sonuçları hâlâ uzak bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.</p><p></p><p>Bu sorunun yanıtı, 7 Haziran'daki seçimde verilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD heyetinin SPIEF'e katılımı olumlu ancak abartılmamalı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-spiefe-katilimi-olumlu-ancak-abartilmamali-5577/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-heyetinin-spiefe-katilimi-olumlu-ancak-abartilmamali-5577/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T09:03:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T09:03:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F7424B-658420-3DACBB-5CF717-CC93ED-0457E3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu yıl 3-6 Haziran tarihleri arasında düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu'na (SPIEF) katılan ABD delegasyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Forum kapsamında Çin Medya Kurumu'na bir röportaj veren Peskov, Amerikalı temsilcilerin etkinliğe gösterdiği ilgiden genel anlamda memnuniyet duyduklarını, ancak bu duruma gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini belirtti.</p><p></p><p>Burası uluslararası bir ekonomik forum; dolayısıyla Amerikalıların gelmesi elbette memnuniyetle karşılanabilecek, olumlu bir gelişme. Ancak şu aşamada bu ziyaretin önemini çok fazla abartmamak gerekir.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de aile içi cinayetler endişe yaratıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-aile-ici-cinayetler-endise-yaratiyor-9440/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abdde-aile-ici-cinayetler-endise-yaratiyor-9440/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T06:53:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T06:53:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C2DCB0-9E7B14-2DBCE4-192F3A-FD4693-95AF2D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Washington Post'un (WP) derlediği bilgilere göre, haziranın ilk günlerinde art arda işlenen 3 ayrı aile cinayetinde, 3 baba toplamda 13 aile bireyini öldürdü.</p><p></p><p>Haberde, "Haziranın ilk 2 gününde 3 baba, çocuklarını ve onları büyüten annelerini öldürdü. 2'si silah, biri ise bıçak kullandı. 13 kurbandan en küçüğü 3 yaşındaydı." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Iowa, New York ve Florida'da gerçekleşen cinayetlerin aslında "tahmin edilebilir ve önlenebilir" olduğu belirtilen haberde, "Pandemi (Kovid-19) kaynaklı artıştan bu yana, her türden cinayet vakası önemli ölçüde azalırken aile içi şiddet kaynaklı ölümlerin sürekli yüksek seviyelerde kaldığı" kaydedildi.</p><p></p><p>- Geçen yılın tamamından daha fazla olay yaşandı</p><p></p><p>Northeastern Üniversitesinin verilerine göre, bir kişinin 4 veya daha fazla akrabasını öldürdüğü saldırılar 20 yılın en düşük seviyesine inmişken, bu yıl yeniden artış gösterdi ve haziran ayının ilk günleri itibarıyla geçen yılın tamamından daha fazla olay yaşandı.</p><p></p><p>ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) verilerine göre, son 10 yıla yakın süredir, birden fazla aile üyesinin veya yakın partnerin öldüğü saldırıların sayısı, 2022'de 194 ile zirveye çıktı. Geçen yıl, toplam sayı biraz düşse de 2020 öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kaldı.</p><p></p><p>2017-2025 döneminde bu tür şiddet olaylarında 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Son verilere göre, aile ve eş cinayetleri, tüm cinayetlerin yüzde 21'ini oluştururken bu 2020'de yüzde 15 civarında kalmıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hindistan'ın Maoist isyanı bitti!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistanin-maoist-isyani-bitti--4509/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistanin-maoist-isyani-bitti--4509/</id>
<published><![CDATA[2026-06-07T05:21:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-07T05:21:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2E0A2D-EA77F5-6C1CCE-76FF40-3868D6-CB3F39.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Eski Çin Devlet Başkanı Mao Zedong'un toprak devrimi öğretisinden ilham alan Naksalitler, altmış yıl boyunca Hindistan devletini silahlı yollarla yıkmayı hedefledi. Örgüt, 2000'lerin ortasında 15.000 ile 20.000 arasında savaşanla, Kırmızı Koridor adıyla bilinen geniş orman coğrafyasında paralel bir yönetim anlayışı oluşturmuştu. Hint hükümeti bu yapıyı en büyük iç güvenlik tehdidi olarak tanımlamıştı.</p><p></p><p><b>Hint hükümeti resmi zaferi ilan etti</b></p><p></p><p>Hindistan Devletinin başlattığı operasyonlar Kagar, örgütün komuta yapısını parçaladı. Teslim olan eski militanların verdiği istihbarat bilgileri yeni operasyonları hızlandırdı ve domino etkisi yarattı. Hint hükümeti resmi zaferi ilan etti. Bastar Emniyet Müdürü Pattilingam, bölgedeki aktif savaşan sayısının o tarih itibarıyla çift haneye düştüğünü doğruladı.</p><p>Ancak bu zaferin altında rahatsız edici bir gerçek yatıyor: Naksalitlerin kalesi olan ormanlar, Hindistan'ın en büyük kömür, demir ve boksit rezervlerinin tam üzerinde konumlanıyor. Modi hükümetinin sanayileşme ve enerji hedefleri bu kaynaklara erişim gerektiriyor. Uluslararası insan hakları kuruluşları, operasyonlar sırasında bölgenin yerli halkı Adivasilere yönelik şiddet iddialarını kayıt altına aldı. BM İnsan Hakları Ofisi bölgeye erişim talep etti.</p><p></p><p><b>Devrim bitti, Anayasa kazandı</b></p><p></p><p>Teslim töreninde her eski isyancıya bir gül ve Hindistan Anayasası'nın bir kopyası uzatıldı. Bu sahne, devletin anlatmak istediği hikâyeyi özetliyor. Devrim bitti, anayasa kazandı. Fakat eleştirmenler, ormanların güvenli hale getirilmesinin ardından maden lisanslarının ne kadar hızlı verileceğini izlemeye başladı bile. Hindistan 60 yıllık isyanı kapattı ama toprak meselesi, yeni bir kılıf altında gündemin üst sıralarında kalmaya devam edecek.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şu an için Zelenskiy'le buluşmayı anlamlı bulmuyorum"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/su-an-icin-zelenskiyle-bulusmayi-anlamli-bulmuyorum-8371/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/su-an-icin-zelenskiyle-bulusmayi-anlamli-bulmuyorum-8371/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T10:14:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T10:14:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3EA631-EDF357-74A5B4-54978D-BED4E7-09132C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nun (SPIEF) ana oturumuna katıldı.</p><p></p><p>Üst düzey katılımla gerçekleşen ana oturumun onur konukları Tanzanya Devlet Başkanı Samia Suluhu Hassan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng ve Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman Al Suud.</p><p></p><p>Birer konuşma yapacak olan Putin ve onur konukları, daha sonra kendilerine yöneltilen sorulara yanıt verdi.</p><p></p><p>Putin'in konuşmasında öne çıkan açıklamalar şöyle:</p><p>Rusya, SPIEF 2026'da 130'dan fazla ülkeden uzman ve katılımcıya ev sahipliği yapıyor</p><p>Avrupalı elitler, içine her geçen gün yeni ülkeleri çekmeye çalıştıkları bir kaos ortamını kışkırtıyor</p><p>Avrupa bürokrasisinin politikasını basiretsiz buluyorum</p><p>Rusya, kendisiyle çalışmak isteyen herkese açık olmayı sürdürüyor</p><p>Küresel finans sistemi tarihi bir dönüşümden geçiyor</p><p>Dünya, onlarca yıldır görülen en büyük yapısal dönüşümü yaşarken, önceki döneme damgasını vuran finansal mimari ise giderek daha fazla bir haksız rekabet aracı olarak kullanılıyor</p><p>Dünya şu anda en büyük yapısal dönüşümünü yaşıyor</p><p>Modern dünyada uyumlu bir kalkınma yolu, ülkelerin birbirini dinleyebilme yeteneğinden geçiyor</p><p></p><p><b>'Rusya baskıya rağmen ortaklarıyla işbirliğini genişletti'</b></p><p></p><p>Rusya üzerindeki baskı devam ediyor, ancak ülkemiz yeni ortaklıklar kurdu ve gelişmekte olan ortaklarla olan işbirliğini genişletti</p><p>Yeni büyüme merkezleri, kendi kalkınma yollarını ve ekonomik önceliklerini kendileri belirlemek istiyor</p><p>BRICS'in küresel ekonomideki liderliği güçlendi ve büyümeye devam edecek</p><p>BRICS'in kendi içindeki yıllık ticaret hacmi halihazırda 1 trilyon doları aşmış durumda</p><p>BRICS ülkeleri, son beş yıldaki küresel GSYİH büyümesinin neredeyse yarısını karşılarken, G7'nin katkısı yalnızca yüzde 18'de kaldı</p><p>G7'nin payı yüzde 29'un altına gerilemişken, BRICS şu anda satın alma gücü paritesi bazında küresel GSYİH'nin yaklaşık yüzde 40'ını temsil ediyor</p><p>Ekonomik büyüme daha fazla sayıda ülkeye yayıldığında dünya daha adil bir yer haline gelir</p><p></p><p><b>'Avrupa'nın kamu borcu yüzde 80'in üzerindeyken Rusya'nınki yüzde 16 civarında'</b></p><p></p><p>Euro Bölgesi'nin kamu borcu GSYİH'nin yüzde 81,7'sine yükselirken, Rusya'nın kamu borcu ise yüzde 16,4 seviyesinde gerçekleşti</p><p>Yaptırımlar ve blokaj girişimleri, ki bu özünde Rus rezervlerinin çalınması demek oluyor, dolar ve euro'nun konumunu geri dönülemez bir şekilde etkiledi</p><p>Varlıkları dondurmak için bahaneler farklılık gösterebilir, ancak bir bahane her zaman bulunuyor</p><p>Rusya'nın aksine Batı'da kamu borcu ve bütçe açığı yüksek seviyelerde seyrediyor</p><p>Rusya'nın ihracat işlemlerinde rublenin payı yüzde 65'e ulaştı</p><p>Rusya'daki bütçe açığı bir miktar artabilir ancak gelişmiş ülkelerdeki seviyenin altında kalmaya devam edecek</p><p>Batı, diğer ülkeler tarafından bir teknolojik kalkınma kaynağı olarak görülüyordu</p><p>Fakat bu alanda da bir dönüşüm yaşandı. BRICS ülkeleri yüksek teknoloji ihracatını ciddi oranda artırdı</p><p></p><p><b>'Rusya, nükleer enerji sektöründe lider konumda'</b></p><p></p><p>Çin, şu anda yapay zeka alanında en fazla patente sahip ülke konumunda</p><p>Rusya'nın da yapay zeka alanında çok iyi geleceğe dönük beklentileri ve potansiyeli bulunuyor</p><p>Rusya, nükleer enerji sektöründe lider konumda</p><p>Dünyadaki nükleer güç santrali (NGS) projelerinin yüzde 80'inden fazlası Rosatom'un katılımıyla inşa ediliyor</p><p>Küresel dönüşümün en önemli faktörü teknolojik ilerlemedir</p><p>Yapay zeka, otonom sistemler ve platform çözümleri geleceğin üç teknolojisidir</p><p>Ülkeler tarihi bir seçimle karşı karşıya: Ya kendi platformlarını kuracaklar ya da dijital bir çevre/taşra haline gelecekler</p><p>Başkalarına ait dijital hizmetler kullanışlı olabilir ancak daha sonra ülkenin bağımlı hale gelmesine yol açar</p><p></p><p><b>'Küresel liderliği egemenlik belirler'</b></p><p></p><p>Ülkelerin, hızla değişen dünyada kendi yerlerini sağlama almaya çalışmaları nedeniyle egemenlik yarışı giderek hız kazanıyor</p><p>Rusya, zorlu uluslararası ortama rağmen egemenliğini güçlendiriyor, ortaklıklarını genişletiyor ve küresel sahnedeki konumunu pekiştiriyor</p><p>Egemenlik, 'daha güçlü ve daha akıllı olmak' anlamına geliyor ve verimlilik gerektiriyor</p><p>Gergin ve zorlu koşullarda Rusya, egemenliğini güçlendiriyor ve ortaklarının çevresini genişletiyor</p><p>Rusya'nın dünyadaki konumu ve egemenliği daha da sağlamlaşmalıdır</p><p>Güçlü ve egemen bir ülke, dış dünyaya kapalı olamaz</p><p></p><p><b>'Küresel teknolojik liderlik el değiştiriyor'</b></p><p></p><p>Tarihsel olarak Batı, diğer ülkeler tarafından teknolojik kalkınmanın kaynağı olarak görülüyordu</p><p>Son 25 yılda BRICS ülkeleri, yüksek teknoloji ihracatını ciddi oranda artırdı</p><p>Bu durum, küresel teknolojik liderliğin yön değiştirmekte olduğunu gösteriyor</p><p></p><p><b>Putin: Rusya hiçbir zaman tecrit edilmedi</b></p><p></p><p>Rus lider Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nun (SPIEF) ana oturumunda soruları yanıtladı:</p><p></p><p>- Rusya'ya yönelik herhangi bir uluslararası tecrit, en başından beri var olmadı</p><p></p><p>- Rusya, ABD'li şirketlerle işbirliğinin devam etmesi de dahil olmak üzere tecrit edilmedi</p><p></p><p>- Rusya'nın tecrit edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadı, sadece Biden yönetiminin bu yönde yaptığı girişimler vardı</p><p></p><p>- Rusya, ABD pazarına uranyum tedarik etmeye hala devam ediyor</p><p></p><p>- ABD'nin çıkarına olan noktalarda Rusya ile projeler hiçbir zaman durdurulmadı</p><p></p><p>- Afrika ve Asya ülkeleri Rusya'nın güvenilir partnerleri</p><p></p><p>- Hindistan, dışarıdan yapılan telkinlere asla teslim olmuyor</p><p></p><p><b>Putin'den Zelenskiy'in mektubuna dair açıklama</b></p><p></p><p>- Zelenskiy'in gönderdiği açık mektuba kısaca göz gezdirdim</p><p></p><p>- Zelenskiy'in Rus liderin yaşına dikkat çekmesi hakkında: Önemli olan yaş değil, iş görebilme yeteneğidir</p><p></p><p>- Bazı dünya liderleri benden daha yaşlı</p><p></p><p>- Seçimlere gitmekten korkmamak gerek</p><p></p><p><b>Putin: Şu an için Zelenskiy'le buluşmayı anlamlı bulmuyorum</b></p><p></p><p>Zelenskiy'in buluşma önerisine yanıt veren Putin:</p><p></p><p>- Kiev bir yandan görüşme talep ediyor, diğer yandan Starobelsk'e yönelik saldırı gibi korkunç suçlar işliyor</p><p>- Zelensky ile bir görüşme, ancak belirli anlaşmalara varıldıktan sonra mümkün olabilir</p><p></p><p>- Putin, Rus ordusuna seslenerek: "Çalışın, kardeşlerim!"</p><p></p><p>- Rusya'nın çatışmanın kısa vadeli durdurulmasına değil, uzun vadeli ve tarihi bir perspektife dayanan anlaşmalara ihtiyacı var</p><p></p><p>- Çatışmalara gelince, biz bunların gününde birinde hedeflerimize ulaşılarak sona ereceğini düşünüyoruz</p><p></p><p><b>'300 milyar dolarımızı dondurdular ancak şu anda rezervlerimiz 500 milyar dolara ulaştı'</b></p><p></p><p>Putin'in Batı'nın yaptırımlarının sonuç vermediğini bir kez daha vurguladı:</p><p></p><p>- Yaptırımlar, bunları uygulayanlara zarar veriyor</p><p></p><p>- Bizim 300 milyar dolarımızı dondurdular ama şu anda rezervlerimiz halihazırda 500 milyar dolara ulaştı</p><p></p><p>- Rusya, ekonominin sağlığı için bilinçli olarak ekonomiyi soğutma yoluna gidiyor</p><p></p><p>- Rusya ekonomisi, savaşlara ve yaptırımlara rağmen gelişmeye devam ediyor</p><p></p><p>- İç pazar büyüyor, halkın refah düzeyi artıyor</p><p></p><p>- Yoksulluk oranı şimdiden yüzde 6.7 seviyesinde, oysa biz 2030 yılına kadar yüzde 7 seviyesine ulaşmayı hedefliyorduk</p><p></p><p><b>Putin: Özel askeri harekatın hedeflerine kararlılıkla ilerliyoruz</b></p><p></p><p>Rus lider, Ukrayna ve Donbass'ta devam eden özel askeri harekatın hedeflerinde bir değişiklik olmadığı mesajını verdi:</p><p></p><p>- 1 Nisan'dan itibaren Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC) tamamen Rusya'nın kontrolü altında</p><p></p><p>- Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC) topraklarının yüzde 15'inden azı Kiev'in kontrolünde</p><p></p><p>- Rusya, Donbass'ın özgürleştirilmesine doğru sakin ve kararlı bir şekilde ilerliyor</p><p></p><p>- Moskova, Nazilerden arındırma gibi bazı hedeflerin gerçekleştirilmesini müzakere sürecinde aramaya devam edecek ve bu konuda uluslararası toplumun yardımına büyük ölçüde güveniyor</p><p></p><p><b>'Temel sorunları Rusya ve Ukrayna çözmeli, diğer ülkeler garantör olabilir'</b></p><p></p><p>- Olası bir çözümdeki temel sorunları Rusya ve Ukrayna'nın çözmesi gerekli, ABD ve diğer ülkeler ise garantör olabilir</p><p></p><p>- Kiev'in Rusya'nın altyapısına yönelik saldırıları, Rusya'nın hava savunma sistemini güçlendirmesi gerektiği anlamına geliyor ve Rusya bunu yapacak</p><p></p><p>- Eğer ABD'deki bir önceki seçimlerde Trump'a kumpas kurulmasaydı, muhtemelen Ukrayna'daki çatışma hiç yaşanmamış olurdu</p><p></p><p>- Trump'a saygı duyuyorum</p><p></p><p><b>Putin'den Rusya-Çin ilişkilerine vurgu</b></p><p></p><p>- Çinli ortaklarımız ve dostlarımızla eşit haklara dayalı ilişkilerimiz var</p><p></p><p>- Rusya'nın Çin'e yönelik yüksek teknoloji ihracatının payı artıyor</p><p></p><p>- Rusya, Çin'de nükleer güç santralleri inşa ediyor, şu an 4 ünite faaliyette, 4 ünitenin inşası ise devam ediyor</p><p></p><p>- Hidrokarbon konusunda Rusya'nın kendi yetkinlikleri ve uzmanlığı artıyor</p><p></p><p>- Eskiden ağırlıklı olarak ABD'yle işbirliği yapıyorduk ancak şu anda kendi yetkinliğimizi artırıyoruz</p><p><b><br /></b></p><p><b>'Alaska'da Rusya'nın yardımıyla LNG üretilmesi, ABD için çok daha ucuza mal olur'</b></p><p></p><p>- Alaska'da Rus teknolojileri kullanılarak yapılacak LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) üretimi, ABD için diğer çözümlere kıyasla çok daha ucuza mal olur</p><p></p><p>- NOVATEK şirketinin elinde, dünyada hiç kimsede olmayan teknolojiler var</p><p></p><p>- Şu anda ABD'li ortaklarımızla görüşüyoruz; eğer bizim teknolojilerimizi uygularlarsa, Alaska'da gazın çıkarılması, sıvılaştırılması ve dolayısıyla ürünün satışı, bence boru hattı sistemlerinin döşenmesini içeren ilk planlara kıyasla çok daha verimli olacak</p><p></p><p>- Çok daha verimli, yani katbekat daha ucuz ve etkili</p><p></p><p><b>'Ortadoğu'daki durum enerji piyasalarını sarsıyor'</b></p><p></p><p>- Rusya ekonomisinin ve bütçesinin petrol ve gaz gelirlerine olan bağımlılığı, son yıllarda önemli ölçüde azaldı</p><p>- Ortadoğu'daki çatışmaların gölgesinde küresel pazarlara yapılan petrol sevkiyatı yüzde 10 oranında azaldı, bu durum piyasayı sarsıyor</p><p>- Enerji fiyatlarındaki artış, ABD ekonomisinin 'sallanmaya başlamasına' yol açabilir</p><p>- Rusya, OPEC ve OPEC+ kapsamındaki ortaklarıyla uzun vadeli işbirliği kurmaya ilgi duyuyor ve bu doğrultuda hareket etmeye devam edecek</p><p>- Rusya için petrol ve gaz piyasalarındaki istikrar büyük önem taşıyor, zira küresel petrol fiyatları çok yükselirse, bu durum üretim sektörüne olumsuz yansır</p><p></p><p><b>'İran-ABD ateşkesi tek doğru karardı'</b></p><p></p><p>Putin, İran ile ABD arasındaki çatışmaların durdurulmasının tek doğru hareket tarzı olduğunu belirterek, mevcut ateşkesin kalıcı bir barışa yol açması yönündeki umudunu dile getirdi:</p><p></p><p>- İran'ın, ABD'nin saldırısını haklı çıkaracak bir provokasyon yaptığını görmedim</p><p></p><p>- Rusya, yaşanan çatışmanın bir sonucu olarak Ortadoğu genelinde ilişkilerin kötüleşmesinden endişe duyuyor</p><p></p><p>- Rusya, mevcut ateşkesin barışa giden yolu açmasını umut ediyor</p><p></p><p>- Rusya, barışı daha da yakınlaştırmaya yardımcı olmak için ilgili tüm taraflarla çalışmaya hazır</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran güçlü ve gururlu olduğu için anlaşmaya yanaşmıyor"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-guclu-ve-gururlu-oldugu-icin-uanlasmaya-yanasmiyor-7803/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-guclu-ve-gururlu-oldugu-icin-uanlasmaya-yanasmiyor-7803/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T09:35:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T09:35:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_45091F-538910-A3F49B-9E726C-B831B9-9B1740.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, Amerikan NBC kanalına verdiği röportajda ülkesinin İran ile sürdürdüğü müzakerelerin gidişatına dair değerlendirmede bulundu.</p><p></p><p>İran liderlerinin "savaşı sona erdirmek" için ABD ile henüz bir anlaşmaya varamamalarının nedeninin "güçlü" ve "gururlu" olmaları olduğunu belirten Trump, ancak "nihayetinde bir anlaşmaya varmaktan başka seçeneklerinin olmadığını" savundu.</p><p></p><p>Trump, "Güçlüler, gururlular, asla yapacaklarını düşünmedikleri şeyleri yapmak zorunda kalacaklar. Başka seçenekleri yok ve bu biraz zaman alıyor." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>ABD kamuoyunda "İran ile hızla bir anlaşmaya varması gerektiği" yönündeki çağrılara karşı çıkan Trump, "Bu tür şeyler yıllar alır." dedi.</p><p></p><p>Süreci Vietnam Savaşı ile karşılaştıran Trump, şunları kaydetti:</p><p></p><p>"Oldukça hızlı ilerliyorum. Üç aydır bu işin içindeyim. Biliyorsunuz, Vietnam 19 yıl sürdü. Üçüncü ayımdayım ve tek yaptıkları 'Vay canına, ne zaman kazanacaksınız?' demek. Eğer Demokrat olsaydım, kimse böyle konuşmazdı ama benim için fark etmez. Buna çok alıştım."</p><p></p><p>Trump, ABD'nin İran'a ait orduları "tamamen yok ettiğini" ileri sürerek, İran'ın "halen bazı füzeleri ve insansız hava araçları olduğunu" dile getirdi. Donald Trump, şöyle devam etti:</p><p></p><p>"İnsansız hava aracı fabrikalarının çoğu, fırlatma rampalarının çoğu ve füze üretim alanlarının çoğu devre dışı bırakıldı. Ancak yine de kapasiteleri var. (İran'ın) Bazı füzeleri, bazı insansız hava araçları var. Yüzde olarak belki füzelerinin yüzde 21-22'si diyebilirim. Çok sayıda füze var ama ilk saldırdığımız zamanki gibi değil."</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerini vurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-kuveyt-ve-bahreyndeki-abd-uslerini-vurdu-4615/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-kuveyt-ve-bahreyndeki-abd-uslerini-vurdu-4615/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T09:34:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T09:34:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5205CC-D0FD6C-41F33A-B28DD3-825A1C-D705C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İran devlet televizyonuna göre, Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki ABD üslerinin hedef alınmasına ilişkin bildiri yayımladı.</p><p></p><p>Bildiride, "Çocuk katili ve terörist ABD ordusunun Sirik ve Keşm Adası'na yönelik saldırısı sonrası, düşmanın bölgedeki üsleri Hava ve Uzay Kuvvetlerinin füzeleriyle vuruldu." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları Ordusundan karşılıklı saldırıların detayına ilişkin yapılan açıklamada ise 4 petrol tankerinin yerel saatle 01.30’da Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçmeye çalıştığı, bunun üzerine 4 petrol tankerinden birisinin hedef alındığı ve ardından yine yerel saatle 02.00’de ABD’nin Sirik ve Keşm Adası’ndaki iki iletişim kulesine füze saldırısı gerçekleştirdiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, yaşanan bu gelişmelerin ardından Devrim Muhafızları Ordusunun ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salem Hava Üssü ile Bahreyn'deki Beşinci Filo Karargahını hedef aldığı kaydedildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD İran'daki kıyı gözetleme radar noktalarını vurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-irandaki-kiyi-gozetleme-radar-noktalarini-vurdu-9547/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-irandaki-kiyi-gozetleme-radar-noktalarini-vurdu-9547/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T09:23:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T09:23:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_296B58-C12AAA-AAF682-78A37D-444CB0-AF69A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, ABD güçlerinin "İran tarafından Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine doğru fırlatılan çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracını (İHA) önlediği" belirtilerek, "İran'ın Hürmüz Boğazı yönüne gönderdiği dört İHA'nın düşürüldüğüne, söz konusu İHA'ların bölgedeki deniz trafiğine yönelik doğrudan ve acil tehdit oluşturduğuna" işaret edildi.</p><p></p><p>"İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik 7 balistik füze fırlattığı" aktarılan açıklamada, ABD güçlerinin daha fazla deniz saldırısını önlemek amacıyla Sirik ve Keşm Adası'ndaki kıyı gözetleme radar noktalarını hedef aldığı bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ilk değerlendirmelere göre İran tarafından fırlatılan 7 füzeden 6'sının engellendiği, 1'inin ise hedefine ulaşamadığı, ABD personeli arasında herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı kaydedildi.</p><p></p><p>İran'ın Bahreyn'deki ABD Beşinci Filo Karargahı'na zarar verildiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı ifade edilen açıklamada, CENTCOM güçlerinin İran'dan kaynaklanan saldırılara karşı meşru müdafaa kapsamında gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.</p><p></p><p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD ordusunun Sirik ve Keşm Adası'na yönelik saldırısı sonrası, bölgedeki ABD üslerinin füzelerle hedef alındığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Kuveyt ordusu, yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik füze ve İHA saldırıları nedeniyle devreye girdiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise, Kuveyt’te patlama seslerinin duyulmasının ardından Bahreyn'de de sirenler çaldığını bildirmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sahra'da kamyon bozuldu, 50 kişi susuzluktan öldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sahrada-kamyon-bozuldu-50-kisi-susuzluktan-oldu-812/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sahrada-kamyon-bozuldu-50-kisi-susuzluktan-oldu-812/</id>
<published><![CDATA[2026-06-06T06:10:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-06T06:10:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4004D5-FFA1C7-61D24D-DE2D80-D1A80E-588A97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Grup, Mali'de Kurban Bayramı kapsamında düzenlenen bir kutlamadan dönerken suları tükendi ve Nijer ile Cezayir arasındaki önemli sınır geçiş noktalarından Assamaka'nın 80 km kadar batısında mahsur kaldı.</p><p></p><p>Agadez Valisi, "Yolcular, aşırı sıcaklıkların ve tedarik noktalarının olmaması nedeniyle hayatta kalmanın son derece zorlaştığı bir ortamda mahsur kaldı" dedi.</p><p></p><p>Gruptan yalnızca iki kişi hayatta kaldı ve çölde yürüyerek Assamaka'ya ulaştılar ve yetkililere haber verdiler.</p><p></p><p>Yerel bir sivil toplum kuruluşunun başkanı Chehuo Azizou, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bu, yıllardır karşı koymaya çalıştığımız bir durum" dedi.</p><p></p><p>"Sürücüleri, yolcuları ve göç faaliyetlerine dahil olan herkesi çölü geçmenin riskleri konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Bu son olay olağandışı değil. Genellikle Libya ya da Cezayir yönüne giden güzergâhta bu tür vakalar görüyoruz."</p><p></p><p>Agadez Valiliği'nin açıklamasına göre, son olayda kamyon Mali'nin Telhandek kasabasından yola çıktı ancak planlanan güzergâhından saptı.</p><p></p><p>Sürücü ve yolcular birkaç gün boyunca aracı tamir etmeye çalıştı ancak çabaları sonuçsuz kaldı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Susuz kalan ve aracı tamir edemeyen" yolcuların çoğunun hayatta kalamadığı belirtildi.</p><p></p><p>"Hareketsiz kamyonun altında ve çevresinde onlarca cansız beden bulundu" denildi.</p><p></p><p>Kurbanlar, yerel yetkililer tarafından bölgeye sevk edilen kurtarma ekibi tarafından toplu mezarlara gömüldü.</p><p></p><p>Kurtarma ekibi olay yerinden dönerken, akü arızası nedeniyle üç gündür mahsur kalan ve içinde 60'tan fazla kişi bulunan başka bir arızalı kamyonla karşılaştığını belirtti.</p><p></p><p>Valinin açıklamasına göre, bu kamyon Nijer sınırından 300 km'den fazla uzaklıktaki Mali'nin Harouba kasabasından yola çıkmıştı.</p><p></p><p>Nijer askerlerinin de yer aldığı kurtarma ekibi, "yorgun ve çaresiz durumdaki yolculara" su dağıttı ve aracı tamir ederek güvenli şekilde yolculuklarına devam etmelerini sağladı.</p><p></p><p>Nijer çölü, Batı Afrika'nın dört bir yanından Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenler için önemli bir geçiş koridoru olmaya devam ediyor. Tehlikeli yolculuğun risklerine rağmen geçişler sürüyor.</p><p></p><p>En yakın şehir olan Agadez'in valisi, bu trajedinin, "çoğu zaman hayatta kalmak ya da daha iyi yaşam koşulları aramak için istikrarsız bölgelerden geçmek zorunda kalan, göç ve sınır ötesi ekonomik faaliyetlerde yer alan gençlerin zor durumunu" ortaya koyduğunu söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Temsilciler Meclisi, Rusya'ya yaptırım tasarısını kabul etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-temsilciler-meclisi-rusyaya-yaptirim-tasarisini-kabul-etti-4693/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-temsilciler-meclisi-rusyaya-yaptirim-tasarisini-kabul-etti-4693/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T10:01:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T10:01:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A0EF5-281427-639EEF-58A71E-0058FF-75D605.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Temsilciler Meclisi Demokrat Üyesi Gregory Meeks tarafından sunulan yasa tasarısı, yapılan oylamada 226 oyla kabul edildi.</p><p></p><p>Senato'ya taşınan yasa tasarısı, Ukrayna'ya savunma ve yeniden inşa konusunda 1 milyar dolardan fazla yardım sağlamayı, kredi yoluyla da 8 milyar dolarlık ek kaynak oluşturmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Tasarı, Rusya'daki finans kuruluşları, petrol ve madencilik sektörleri ile bazı Rus yetkililere yönelik yeni yaptırımlar da içeriyor.</p><p></p><p>Tasarının Senato'da kabul edilmesinin ardından yasalaşması için Başkan Donald Trump tarafından imzalanması gerekiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Dondurulmuş varlıkların yüzde 50'si serbest bırakılmalı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dondurulmus-varliklarin-yuzde-50si-serbest-birakilmali-1813/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dondurulmus-varliklarin-yuzde-50si-serbest-birakilmali-1813/</id>
<published><![CDATA[2026-06-05T09:50:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-05T09:50:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4FC455-1E07D3-C50FA1-DEBAD6-3CA35D-41215A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Garibabadi, yarı resmi Mehr Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>ABD’nin İran’a ait varlıkları hukuka aykırı şekilde dondurduğunu ve bazı ülkelerin de bu karara uyduğunu dile getiren Garibabadi, ABD ile devam eden görüşmelere ilişkin, “Dondurulmuş varlıkların yüzde ellisi mutabakat zaptının imzalanmasıyla birlikte serbest bırakılmalıdır. Kalanı ise mutabakat zaptının imzalanmasından sonra makul bir süre zarfında İran’a aktırılmalıdır. Bunlar bize ait paralardır.” ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Garibabadi, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ve savaşın yol açtığı hasarın tazmin edilmesi hususun da kendileri için önemli olduğunu ve buna dair konuların mutabakat zaptında yer alması gerektiğini söyleyerek, teknik detayların daha sonra gerçekleştirilecek müzakerelerde ele alınacağını kaydetti.</p><p></p><p>Olası mutabakat zaptı metnine dair incelemelerin sürdüğünü aktaran Garibabadi, “Metin konusunda önemli bir mesafe aldık ancak ABD’nin tutumu başta olmak üzere sahadaki gelişmeleri de eş zamanlı olarak takip ediyoruz. Buna İsrail’in Lübnan’da planladığı eylemler de dahil.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Garibabadi, ABD ile 8 Nisan’da varılan ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını dolayısıyla İsrail’in Lübnan’da gerçekleştirdiği eylemlerin ateşkesin ihlali anlamına geldiğini belirterek ülkesinin, Lübnan konusunda karşı tarafa gerekli uyarıları hem sözlü hem fiili olarak yaptığını dile getirdi.</p><p></p><p>Hürmüz Boğazı’na ilişkin de açıklamalarda bulunan Garibabadi, denizcilik hizmetleri kapsamında boğaz geçişinden ücret alınmasının, deniz hukukuna aykırı olmadığını ve Umman ile birlikte sunacakları kılavuzluk, arama-kurtarma ve güvenlik hizmetleri karşılığında ücret talep edilebileceğini savundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Almanya BM Güvenlik Konseyi'ne seçilemedi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-bm-guvenlik-konseyine-secilemedi-4776/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/almanya-bm-guvenlik-konseyine-secilemedi-4776/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:46:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:46:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5DE28C-46352A-8B4988-688704-C5CFEE-2A259B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bugün Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) geçici üyeliklerinde boşalan koltuklar için seçimler yapıldı. Almanya, "Batı Avrupa ve diğerleri" grubunda Avrupa'dan Portekiz ve Avusturya'ya karşı yarıştı, ancak gerekli oyu alamadı.&nbsp;</p><p></p><p>193 üyesi bulunan BM'de yapılan gizli oylama sonuçlarını BM Genel Kurulu Başkanı ve Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock açıkladı.</p><p></p><p>Yarışı Portekiz 134, Avusturya ise 131 ülkenin oyunu alarak kazandı.&nbsp;</p><p></p><p>Bugüne kadar geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya ilk kez seçilemedi.&nbsp;</p><p></p><p><b>Sonuçlar Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı</b></p><p></p><p>Üstelik Almanya, oylamada sadece 104 ülkenin oyunu alarak daha ilk turda kaybetti.</p><p></p><p>Oysa seçilebilmek için, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, şu anda oy verme hakkına sahip olmayan Afganistan ve Venezuela dışındaki üye ülkelerin üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya'nın seçilmek için gerekli oyları alamaması Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti.&nbsp;</p><p></p><p>Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya, son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yapmıştı.</p><p></p><p><b>Merz hükümeti için ağır darbe</b></p><p></p><p>Başbakan Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul için bu başarısızlık, Almanya'yı uluslararası sahnede daha önemli bir aktör olarak konumlandırma çabalarına ciddi bir darbe indirdi.&nbsp;</p><p></p><p>Wadephul, oylama öncesinde bizzat oy kullanacak ülkelerden destek toplamak için New York'a gitti, kararsız ülkeleri ikna etmeye çalıştı.</p><p></p><p>Ancak oylama sonucu bunu başaramadığını ortaya koyuyor.</p><p></p><p>Alman basınında oylama sonucu, "ağır yenilgi" ve Merz hükümeti için "ağır darbe" sözleriyle değerlendiriliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Oysa Bakan Wadephul, oylama öncesinde Avusturyalı mevkidaşı Beate Meini-Reisinger ve Portekizli mevkidaşı Paulo Rangel ile selfi çekmiş, gazetecilere de "Bu oylamaya güvenle, iyi duygularla giriyoruz" açıklamasını yapmıştı.&nbsp;</p><p></p><p><b>Almanya'nın elini ne zayıflattı?&nbsp;</b></p><p></p><p>Berlin seçim kampanyasına Lizbon ve Viyana’dan daha geç, 2020'de başladı.&nbsp;</p><p></p><p>Ayrıca Almanya'nın izlediği dış politika da dünya genelinde eleştirilere konu oluyor.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya'nın, İsrail'in Gazze savaşı konusunda takındığı tutumu son yıllarda sert tepkiye yol açıyor. ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ile ABD'nin Venezuela'daki hamleleri karşısındaki sessizliği de, BM üyelerinin bir bölümünün Almanya'ya mesafeli tutum takınmasına yol açtı.</p><p></p><p>Uluslararası bağlayıcılığı bulunan kararlar almakla yetkili BMGK'da ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere'nin elindeki beş daimi üyeliğin yanında ikişer yıl görev yapan 10 geçici üye bulunuyor. Bugünkü oylamada seçilen ülkeler, 2027-2028 yıllarında BMGK geçici üyesi olacak. 193 üyeli BM'de dünyanın tüm bölgelerinin temsiliyetinin sağlanması amacıyla gruplar bölgelere göre ayrılmış durumda.</p><p></p><p><b>Şimdiye kadar hep seçilmişti</b></p><p></p><p>Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti. Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yaptı. BM Genel Kurulu'ndaki gizli oylamada seçilebilmek için 193 üye ülkeden üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor. Bu da tüm üyelerin oy kullanması durumunda 128 ülkenin desteğine ihtiyaç olduğu anlamına geliyor.</p><p></p><p>Şimdiye kadar tüm seçimleri kazanmış olsa da Almanya'nın bu sefer yedinci kez geçici üyeliğe seçilmesi garanti değildi. Bunda Portekiz ve Avusturya'nın güçlü rekabetinin yanı sıra Almanya'nın Gazze savaşı sırasında İsrail'e destek veren bir konumda görülmesi, hukuk ihlalleri ve soykırım suçlamalarına çekimser yaklaşması da rol oynamıştı. Almanya 2019-2020'deki görev dönemi için 190 oydan 184'ünü almıştı.&nbsp;</p><p></p><p>Almanya; ABD, Çin ve Japonya'nın ardından üyelik aidatları açısından BM'ye en fazla katkıyı yapan dördüncü ülke konumunda. Kriz bölgelerindeki mavi bereli barış askerlerine ayrılan bütçe ve gönüllü ödenekler de hesaplandığında Almanya, BM'ye en fazla katkı sağlayan ikinci ülke.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail ve Lübnan ateşkes anlaşmasına vardı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israil-ve-lubnan-ateskes-anlasmasina-vardi-8102/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israil-ve-lubnan-ateskes-anlasmasina-vardi-8102/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:24:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:24:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_98D059-9ECAA5-FCB2A7-5EABE1-9FC9A2-231071.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Anlaşma duyurusu İsrail'in Çarşamba günü güney Lübnan'da en az dokuz kişinin ölümüne yol açan saldırılarının ve Hizbullah'ın kuzey İsrail'e roket fırlatmasının ardından yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün Lübnan'ın geleceğini rehin alma girişimi reddedildi" denildi.</p><p></p><p>Anlaşma ayrıca, anlaşmada Güney Litani Sektörü olarak adlandırılan, Litani Nehri'nden sınıra kadar uzanan güney Lübnan'daki İsrail kontrolündeki bölgeden "tüm Hizbullah militanlarının tahliyesine" de bağlı.</p><p></p><p>Mart ayı sonlarında İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Ordusu'nun güney Lübnan'ın geniş bir bölümünde tampon bölge kuracağını ve kuzey İsrail güvenli hale gelene kadar binlerce yerinden edilmiş Lübnanlı'nın geri dönmesine izin verilmeyeceğini söylemişti.</p><p></p><p>Pazartesi günü varılan kısmi ateşkes anlaşmasının ardından gelen ateşkes, Lübnan'ın açıklamasına göre İsrail'in Beyrut'u bombalamaması karşılığında Hizbullah'ın da İsrail'e saldırmamasını öngörüyordu.</p><p></p><p>İki ülke, "kapsamlı bir anlaşmaya varmak amacıyla" görüşme yapmak üzere 22 Haziran'da tekrar bir araya gelecek. Hizbullah henüz bu açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilere, görüşmelerin "Hizbullah'tan bağımsız olarak Lübnan'da güvenlik için bir eylem planı" oluşturmayı umduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bu arada Lübnanlı yetkililer, İsrail'in Çarşamba günü güney Lübnan'da düzenlediği saldırılarda en az dokuz kişinin öldüğünü açıkladı. Hizbullah ise kuzey İsrail'e roket attığını duyurdu.</p><p></p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında güneydeki Çehur bölgesinde bir saldırıda ambulansı vurulan iki sağlık görevlisinin de bulunduğunu belirtti.</p><p></p><p>Başkent Beyrut'un hemen güneyinde de bir araca roket atıldı.</p><p></p><p>Bu arada, İsrail ordusu sınırı geçen bir insansız hava aracı ve iki füzeyi engellediğini açıkladı. Hizbullah ise İsrail askerlerinin toplandığı bir noktayı hedef aldığını duyurdu.</p><p></p><p>Lübnan, İran'ın dini liderini öldüren İsrail saldırısına misilleme olarak 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatarak ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşa dahil olmuştu. İsrail ise, Lübnan genelinde hava harekatı ve güneyde kara işgaliyle karşılık verdi.</p><p></p><p>16 Nisan'da ABD'nin arabuluculuğuyla İsrail ve Lübnan arasında sağlanan ateşkes çatışmaları durduramadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanhayu da geçen hafta, kuzey İsrail'deki yerleşimlere yönelik insansız hava aracı ve roket saldırılarına karşılık olarak İsrail ordusuna Hizbullah'a saldırılarını yoğunlaştırma ve Lübnan'ın daha derinlerine ilerleme emri verdi.</p><p></p><p>Lübnan Sağlık Bakanlığına göre, savaşın başlangıcından bu yana Lübnan'da en az 3516 kişi öldü.</p><p></p><p>BM, İsrail'in tahliye emirlerinin ülkenin sekizde birinden fazlasını kapsadığını Lübnan'da bir milyondan fazla kişinin de yerinden edildiğini söylüyor.</p><p></p><p>İsrail, savaş sırasında sınırın her iki tarafında 26 askerinin ve dört İsrailli sivilin öldüğünü açıkladı</p><p></p><p>Lübnan medyası İsrail'in Çarşamba günü ülkenin güneyinde saldırılar düzenlediğini bildirdi.</p><p></p><p>Sağlık Bakanlığı, sahil kenti Sur'un hemen güneyindeki El-Huş bölgesinde düzenlenen bir saldırıda dört Suriyeli ve iki Filistinli'nin öldüğünü açıkladı.</p><p></p><p>Bakanlık ayrıca, yaklaşık 14 kilometre doğudaki Çehur bölgesinde İsrail güçlerinin "doğrudan bir ambulansı hedef alması" sonucu iki sağlık görevlisinin öldüğünü ve birinin de ağır yaralandığını belirtti. Ambulans, Hizbullah'ın müttefiki Emel hareketine bağlı Risala İzci Derneği'ne aitti.</p><p></p><p>Bakanlık, İsrail ordusunu, özellikle sağlık personelini koruyan uluslararası insani hukuka "saygı göstermemekle" suçladı.</p><p></p><p>Bakanlığa göre, son üç ayda ambulanslara ve sağlık tesislerine yönelik İsrail saldırılarında en az 128 sağlık görevlisi ve sağlık çalışanı öldürüldü.</p><p></p><p>İsrail ordusundan açıklama gelmedi. İsrail geçmişte, herhangi bir kanıt sunmadan ambulansların askeri amaçlarla kullanıldığını iddia etmişti.</p><p></p><p>Lübnan ordusu ise, Nabatiye ve Kfar Tebnit arasındaki yolda, İsrail'in düzenlediği hava saldırısında bir askerinin öldüğünü açıkladı. Lübnan'ın devlet haber ajansı NNA, askerin motosikletinin insansız hava aracıyla hedef alındığını bildirdi.</p><p></p><p>Ordu, Deir Zahrani ve Nabatiye arasındaki yolda araçlarına düzenlenen ayrı bir İsrail saldırısında iki Lübnan askerinin daha yaralandığını söyledi.</p><p></p><p>Çarşamba günü İsrail ordusu, Nabatiye'nin yaklaşık 15 kilometre güneyindeki Manara ve Kiryat Şimona bölgeleri yakınlarında sınırı geçen bir "düşman hava aracını" ve yakınlardaki Misgav Am bölgesinde sınırı geçen iki füzeyi engellediğini açıkladı.</p><p></p><p>Hizbullah "İsrail ordusunun ateşkesi ihlal etmesine karşılık" savaşçılarının kuzey İsrail'de "İsrail askerlerinin bir araya geldiği bir yeri" roket saldırısıyla hedef aldığını söyledi.</p><p></p><p>Daha önce örgüt, güney Lübnan'daki Odesiye, Zawtar el-Şarkiye ve Yahmar al-Şekif bölgelerinde faaliyet gösteren İsrail birliklerine insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.</p><p></p><p><b>Küfürlü telefon görüşmesi</b></p><p></p><p>Kısmi ateşkes ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulmuştu. Trump Netanyahu'nun Beyrut'un bombalanması emrini verdikten sonra İsrail başbakanına "çılgın" dediği küfürlü bir telefon görüşmesinden sonra ateşkes anlaşmasına varıldığı haberlerini doğruladı.</p><p></p><p>Trump, New York Post gazetesinin Pod Force One podcast'ine yaptığı açıklamada "Lübnan'la sürekli kavga etmesinden biraz rahatsız oldum" dedi. "Bir noktada, 'Bibi [Netanyahu], bunu durdurmalıyız' dedim" diye konuştu.</p><p></p><p>Netanyahu daha sonra Beyrut'a saldırmaktan vazgeçmeyi kabul etti, ancak İsrail ordusunun güney Lübnan'da faaliyetlerine devam edeceğini vurguladı.</p><p></p><p>Netanyahu CNBC ile yaptığı bir röportajda bu görüşmeyle ilgili soruya "Bazen, en iyi aileler gibi, bu tür taktiksel anlaşmazlıklarımız olur. Bunları çözmenin bir yolunu her zaman buluruz." dedi.</p><p></p><p>Trump'ın, Lübnan'daki tırmanışın ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşı sona erdirecek geniş bir anlaşmayı tehlikeye atabileceğinden endişe duyduğu söyleniyor.</p><p></p><p>İran, ABD'yi herhangi ateşkesin Lübnan'ı da içermesi gerektiği konusunda uyardı.</p><p></p><p>İran'ın Tasnim haber ajansına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Çarşamba günü, İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırganlığının devam etmesi halinde, silahlı kuvvetlerinin savaşa yeniden başlamaya "tamamen hazır" olduğunu söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İran'la hafta sonu anlaşma sağlanabilir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-hafta-sonu-anlasma-saglanabilir-6063/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iranla-hafta-sonu-anlasma-saglanabilir-6063/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:23:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:23:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B84E2A-4CAEC2-D6065E-E38F9A-1445D8-2111AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir kararname imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>Trump, İran'la müzakerelerin halen devam ettiğine işaret ederek "Müzakerelerin çok çok iyi gittiğini ilettiler. Eğer (anlaşma) olursa, olmayabilir de, ama olursa mesela bu hafta sonu olabilir." dedi.</p><p></p><p>İran'ın anlaşmayı imzalaması durumunda nükleer silah geliştirmeyeceği ve edinmeyeceği konusunu kabul etmiş olacağını vurgulayan ABD Başkanı, bunu Tahran'ın kabul etmeye çok yakın olduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Teorik olarak bir anlaşmayı imzalamaya çok yakın sayılırlar. Aslında onlarla çok iyi anlaşıyoruz." diyen Trump, müzakere sürecinin olumlu şekilde sonuçlanmasından ümitli olduğunun altını çizdi.</p><p></p><p>Öte yandan Trump, İran'da gömülü halde bulunduğu bildirilen nükleer kalıntıların ne şekilde çıkarılacağıyla ilgili bir soruya yanıt verirken, bunu İran ile yapacaklarını dile getirdi.</p><p></p><p>Trump, "Biz bunu yapmak istiyoruz, onlar zaman zaman bu konuda fikir değiştiriyor. Ancak bu işler bittiğinde gidip o materyali alacak ve yok edeceğiz." şeklinde konuştu.</p><p></p><p>- "İsrail ile Hizbullah birbirlerine saldırmayacak"</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde ise söz konusu süreci "kontrol altına aldığı" ve İran'la müzakere sürecinin devam ettiği mesajını verdi.</p><p></p><p>Hizbullah yetkilileri ile yaptıkları görüşmelere atıfta bulunan Trump, "Aslında Hizbullah ile ilk kez görüştük. Dün, (İsrail'e) ateş açmayacaklarını kabul ettiler, İsrail de onlara ateş açmayacak." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kendisi için "iyi bir ortak" olduğunu kaydeden Trump, "İsrail'in bize ihtiyacı vardı. Biz olmasak yaptıkları şeyleri yapamazlardı, hatta yanına bile yaklaşamazlardı. Bize ihtiyaçları vardı ve biz de onlara yardım ettik." dedi.</p><p></p><p>- "Anlaşma sağlanır sağlanmaz Hürmüz Boğazı açılacak"</p><p></p><p>ABD Başkanı ayrıca, İran'la anlaşma sağlanır sağlanmaz Hürmüz Boğazı'nın açılacağını vurgulayarak bu konuda gerekli çalışmaların yapıldığını belirtti.</p><p></p><p>Boğazın sadece bazı yerlerinde deniz mayınlarının kaldığını ve bunların da hızla temizlenebileceğini savunan Trump, "İran'la anlaşma olur olmaz Hürmüz Boğazı derhal açılacaktır." dedi.</p><p></p><p>Trump ayrıca, İran'ın Kuveyt'e yönelik saldırıları konusundaki fikrinin sorulması üzerine, "Her şeyin bir sebebi vardır, biz onlara oldukça sert vurduk, onlar biraz kışkırtılmıştı, dolayısıyla karşılık veriyorlardı." değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Temsilciler Meclisi,"savaş yetkileri" tasarısını kabul etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-temsilciler-meclisisavas-yetkileri-tasarisini-kabul-etti-5429/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-temsilciler-meclisisavas-yetkileri-tasarisini-kabul-etti-5429/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:17:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:17:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F3BE15-5AE862-41F29A-FE3370-ECE549-7F7739.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, 208 "hayır" oyuna karşılık Kongre üyeleri 215 "evet" oyu kullandı.</p><p></p><p>4 Cumhuriyetçi Kongre üyesinin Demokratlarla birlikte "evet" oyu kullandığı oylama, Trump'ın kendi partisinin çoğunlukta olmasına karşın Temsilciler Meclisinde İran'la savaşın sürmesine yönelik tepkinin somut bir ifadesi olarak değerlendirildi.</p><p></p><p>Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barret ve Warren Davidson, oylamada ABD'nin İran'la savaşının sona ermesi yönünde oy kullandı.</p><p></p><p>ABD Senatosunda gündeme gelen benzer bir savaş yetkileri tasarısı da nihai oylama öncesinde Senato Genel Kurulu gündemine alınması yönündeki oylamadan geçmişti.</p><p></p><p>Söz konusu tasarının Senatodan da geçmesi halinde savaş yetkileri tasarısı, ABD Başkanı Trump'ın masasına gidecek ancak Trump'ın bu yöndeki bir tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"İsrail'in sınırlarının genişlemesi ABD'nin politikası değil"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-sinirlarinin-genislemesi-abdnin-politikasi-degil-6252/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-sinirlarinin-genislemesi-abdnin-politikasi-degil-6252/</id>
<published><![CDATA[2026-06-04T08:10:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-04T08:10:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7106BA-6ACA56-176BE6-C0A848-9CC419-F7BEEA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Rubio, ABD Senatosu Bütçe Alt Komitesinin, Başkan Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı için 2027 mali yılı bütçe talebi ve Orta Doğu'da devam eden çatışma hakkındaki sorularını yanıtladı.</p><p></p><p>ABD Senatörü Jeff Merkley'in İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Lübnan, Suriye ve Gazze'ye doğru genişleme isteğini gündeme getirmesi üzerine, Rubio böyle bir şeyi hedeflemediklerini açıkça dile getirdiklerini söyledi.</p><p></p><p>Rubio, "Az önce tarif ettiğiniz şeyin, sizin sözlerinize dayanarak söylüyorum, ABD politikası olmadığını, statükoyu istediğimizi, yani Batı Şeria'da daha geniş bir durumu istikrarsızlaştırabilecek ek eylemlerin yapılmayacağını defalarca savunduk." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>İsrail'in Lübnan'da toprak iddiasını dillendirdiğini hatırlatan Rubio, "Ancak Suriye'de ve özellikle Suriye'nin güneyinde onlarla çok yakından ilgilendiğimizi de ifade ettim. Orada, İran unsurlarının kendilerini hedef almak için kullanacağından korktukları için bir güvenlik koridoru oluşturmaları gerektiğini savunuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Rubio, İsrail'in Suriye ile ilgili söz konusu endişelerini gidermek için Suriyeli yetkililerle birlikte çalıştıklarını belirtti.</p><p></p><p>İsrailli siyasetçilerin açıklamalarıyla ilgili yorum yapmak istemediğini belirten Rubio, Gazze'de takip edilecek yolla ilgili olarak da 20 maddelik barış planının "oldukça açık" olduğunu vurguladı.</p><p></p><p>Rubio, "Plan Gazze'nin, şu anda oluşturulmakta olan otokratik bir yapı tarafından yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu yapıda, şu anda eğitmeye çalıştığımız polis memurları ve yatırım için koşullar yaratan uluslararası bir istikrar gücü bulunuyor; böylece orada bir ekonomi kurulabilir ve insanlar şu anda olduğu gibi enkaz içinde yaşamak zorunda kalmazlar." dedi.</p><p></p><p>Senatör Merkley'in ısrarı üzerine Batı Şeria'daki İsrailli işgalcilerin eylemlerine değinen Rubio, "Bunu defalarca dile getirdik ve aslında, dediğim gibi, bunun üzerinde çalıştığımız diğer bazı şeylere engel olduğunu söyledik." ifadelerini kullandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İran, ABD'nin Bahreyn'deki üssüne füze ile saldırdı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abdnin-bahreyndeki-ussune-fuze-ile-saldirdi-9205/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iran-abdnin-bahreyndeki-ussune-fuze-ile-saldirdi-9205/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T08:40:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T08:40:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2051D-A7E0D0-48BEC0-D88756-80A4C7-943147.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, Bahreyn'deki ABD üssüne saldırıların ABD'nin Keşm Adası'na saldırısına karşılık olarak gerçekleştirildiği ve ABD'nin gece saatlerinde Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'a ait bir petrol tankerine füze saldırısı düzenlemesinin ardından ABD-İsrail bağlantılı Panaya gemisinin İran donanması tarafından füzelerle hedef alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Bunun ardından ABD'nin Keşm Adası'nın güneyinde Devrim Muhafızları Ordusu'na ait bir iletişim kulesine hava saldırısı düzenlediğine işaret edilen açıklamada, ABD'nin bölgedeki ülkelerden birinde bulunan hava üsleri ve Bahreyn'deki Beşinci Filo Karargahı'na füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştirildiği aktarıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Daha önce, saldırganlık durumunda farklı ve daha ağır bir karşılık verileceği konusunda uyarıda bulunmuştuk ve buna göre hareket ettik. Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan Amerikan ordusu için ağır bir bedeli olacağını tekrar vurguluyoruz." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>İran basını, Hürmüz Boğazı yakınında İran'a ait Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti. Haberlerin ardından Kuveyt ordusu, topraklarının füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına uğradığını açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da İran'ın Hark Adası'na doğru hareket eden bir petrol tankerini füze saldırısıyla hedef aldığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a ait Keşm Adası'na saldırısına karşılık Kuveyt'te ABD güçlerine ev sahipliği yapan askeri üsleri füzelerle vurduğunu bildirdi.</p><p></p><p>Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılar düzenlendiğini açıkladı.</p><p></p><p>Açıklamada, "Terörist Amerikan güçlerinin, İran'ın Keşm Adası'ndaki ulusal egemenliğini hedef alan açık saldırganlığına tepki olarak, Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, Kuveyt'teki Amerikalı işgalcilerin askeri üslerini hassas ve yoğun füze saldırılarıyla vurdu." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>Saldırıda hedef alınan üslerin imha edildiği ve Amerikan askerlerinin sığınaklarının yıkıldığı belirtildi.</p><p></p><p>İran'a saldırılar için ABD'ye topraklarını ve hava sahalarını kullandıran ülkelere uyarıda bulunulan açıklamada, "Vurkaç dönemi sona erdi ve saldırganlar, cehaletlerinin ve pervasız maceralarının korkunç sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklar." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>İran basını, Hürmüz Boğazı yakınında İran'a ait Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti. Haberlerin ardından Kuveyt ordusu, topraklarının füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına uğradığını açıklamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunus'ta Gannuşi ve yandaşlarına ömür boyu hapis cezası verildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunusta-gannusi-ve-yandaslarina-omur-boyu-hapis-cezasi-verildi-5522/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunusta-gannusi-ve-yandaslarina-omur-boyu-hapis-cezasi-verildi-5522/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T08:00:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T08:00:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_53966E-95BA13-0AB1FB-731141-5C1E74-54EB2A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tunus resmi haber ajansı TAP'ın yargı kaynaklarına dayandırdığı haberde, Gannuşi ve Nahda Hareketi'nin diğer bazı liderleriyle ilgili mahkemenin verdiği cezalara dikkati çekildi.</p><p></p><p>"Gizli örgüt" davasından Nahda Hareketi'nden lider Gannuşi'nin yanı sıra diğer bazı liderlerin müebbet hapis cezasına çarptırıldığı aktarılan haberde, Gannuşi'nin aynı davadan ayrıca 30 yıl hapis cezasına mahkum olduğu ifade edildi.</p><p></p><p>Haberde, söz konusu davadan Gannuşi'nin de aralarında bulunduğu 12'si tutuklu olmak üzere 35 kişinin yargılandığına işaret edilerek, kararın nihai olmadığı ve temyize götürülebileceği kaydedildi.</p><p></p><p>- Gannuşi Nisan 2023'ten beri cezaevinde</p><p></p><p>Gannuşi, Tunus’ta 17 Nisan 2023’te güvenlik güçlerinin evine düzenlediği operasyonla gözaltına almıştı. Mahkemeye çıkan Gannuşi'nin, "şiddete teşvik" suçlamasıyla tutuklanmasına karar verilmişti.</p><p></p><p>Tunus yargısı, Haziran 2023'te Nahda Hareketi tarafından oluşturulduğu iddia edilen "gizli örgüt" aracılığıyla, "devlet görevlisi olmayan sivil kişilere devlet sırrını ifşa etmek, devlet görevlisi olarak şahsen veya başkaları aracılığıyla hediye kabul etmek, başkaları adına hak ve imtiyazlar talep etmek" gibi suçlamalarla Gannuşi'nin tutuklu yargılanmasına hükmetmişti.</p><p></p><p>Gannuşi hakkında farklı davalarda verilen cezaların toplamının 70 yılı aştığı ifade edilirken muhalif lider, yargılamaları "siyasi hesaplaşma" olarak nitelendirerek duruşmalara katılmayı reddediyor.</p><p></p><p>Tunus makamları ise yargının bağımsız olduğunu savunarak, tüm tutukluların adi suçlamalar kapsamında yargılandığını ve ülkede siyasi tutuklu bulunmadığını belirtiyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Meksika lideri Sheinbaum'dan ABD elçisi Johnson'a sert tepki</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/meksika-lideri-sheinbaumdan-abd-elcisi-johnsona-sert-tepki-2300/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/meksika-lideri-sheinbaumdan-abd-elcisi-johnsona-sert-tepki-2300/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T07:46:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T07:46:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7692CD-2CEE3B-DFFE22-F7E512-2F7E6D-8AA636.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal Saray'da düzenlenen günlük basın toplantısında konuşan Sheinbaum, ABD'nin Meksiko Büyükelçisi Johnson'ın ülkedeki kartellere ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.</p><p></p><p>Sheinbaum, Johnson'a egemenlik hatırlatmasında bulunarak, "Büyükelçinin ikili ilişkiler çerçevesinde kalmasının ve ülkemizin iç işlerine saygı duymasının önemli olduğunu hatırlatmak gerekiyor, çünkü Meksika'nın meseleleri yalnızca Meksikalılara aittir. Büyükelçi iç işlerimize karışmasın." dedi.</p><p></p><p>Meksika'nın yurt dışındaki büyükelçilerinin görev yaptıkları ülkelerin iç siyasi meseleleri hakkında yorum yapmadığını belirten Sheinbaum, "Anayasamız, halkların kendi kaderini tayin hakkını, karşılıklı saygıyı ve içişlerine müdahale edilmemesi ilkesini açıkça ortaya koymaktadır." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>ABD'li Büyükelçi Johnson, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullanmıştı:</p><p></p><p>"Kartellere karşı yürütülen mücadele bizi bölmemeli, aksine birleştirmeli. Sınırın her iki tarafındaki insanlar da güven ve huzur içinde yaşamayı hak ediyor. Bu ortak güvenlik sorununu siyasi bir tartışmaya dönüştürmek yerine, işbirliğimizi güçlendirmeye ve vatandaşlarımızı korumaya odaklanmalıyız."</p><p></p><p>Sheinbaum, 1 Haziran'daki açıklamasında, ülkesine yönelik "medya saldırısı ve sosyal medya kampanyalarının" arkasında ulusal ve uluslararası muhafazakar çevrelerin bulunduğunu savunarak, ABD'yi Meksika'nın iç işlerine müdahale etmeye çalışmakla suçlamıştı.</p><p></p><p>ABD'de nisanda açıklanan iddianamede, Sinaloa Valisi Ruben Rocha Moya'nın da aralarında bulunduğu 10 Meksikalı eski ve mevcut yetkili, Sinaloa karteline uyuşturucu kaçakçılığına yardım etmek ve ABD'ye uyuşturucu sevkiyatını kolaylaştırmakla suçlanmış, bir kısmının Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum'un partisi Ulusal Yenilenme Hareketi (MORENA) ile ilişkili olduğu öne sürülmüştü.</p><p></p><p>ABD, Sinaloa Karteli'ni "yılda 100 bin Amerikalının" ölümüne neden olan sentetik uyuşturucu fentanilin önde gelen tedarikçisi olmakla suçluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Lula da Silva, Bolsonaro'yu "vatan hainliğiyle" suçladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/lula-da-silva-bolsonaroyu-vatan-hainligiyle-sucladi-409/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/lula-da-silva-bolsonaroyu-vatan-hainligiyle-sucladi-409/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T07:39:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T07:39:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7EC2AF-9F15E4-9B98DE-4EAAA4-DC18F4-A2463E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Lula da Silva, başkent Brazilya'daki Devlet Başkanlığı Sarayı Planalto'da yaptığı konuşmada, oğul Bolsonaro'nun, Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmede Brezilya'ya yönelik gümrük tarifeleri uygulanmasını talep ettiğini iddia etti.</p><p></p><p>Bolsonaro'nun Beyaz Saray görüşmesini değerlendiren Lula da Silva, şunları söyledi:</p><p></p><p>"Sen geçen hafta Washington'a gittin, Trump ve Rubio ile görüştün. Senin ziyaretinden birkaç gün sonra ABD, Brezilya'ya yüzde 25 gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı. Sen ekim ayındaki seçimler öncesinde beni zor durumda bırakmak ve Brezilya ekonomisine zarar vermek amacıyla kendi ülkene karşı yaptırım ve vergi talep ettin. İşte bu yüzden ona hem korkak hem de yabancı bir gücü ülkenin iç işlerine müdahale etmeye çağırdığı için vatan haini."</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump ile 7 Mayıs'ta Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmede Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katılmadığını hatırlatan Lula da Silva, "Trump ile yaptığım görüşmede, birkaç Latin Amerika ülkesinin can düşmanı olan ve Brezilya'dan hoşlanmayan şu Marco Rubio yoktu." diye konuştu.</p><p></p><p>- "Amerikalılar Lula'ya güvenmiyor"</p><p></p><p>Brezilya basınında çıkan habere göre, Flavio Bolsonaro, Trump ile 27 Mayıs'ta yaptığı görüşmede Brezilyalı şirketleri savunduğunu belirterek, "Tam tersine, Trump ve Rubio'ya Brezilyalı şirketlere vergi uygulamamaları yönünde ricada bulundum. Sorun bende değil, Amerikalılar Lula'ya güvenmiyor." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Brezilya'dan ABD'ye gümrük vergisi uyarısı</p><p></p><p>Bu arada, Brezilya devlet başkanlığı basın biriminden yapılan açıklamada, ABD'nin Brezilya'ya yönelik yüzde 25 ek gümrük vergisi kararını uygulamaya koyması halinde, karşılıklılık ilkesine göre benzer adımlar atılacağı bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "Brezilya, uluslararası ticaret kurallarına aykırı ve ülkeye haksızlık oluşturan uygulamalara karşı, Kongre tarafından kabul edilen Mütekabiliyet Yasası kapsamındaki adımları atma hakkını saklı tutmaktadır." ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), Brezilya'yı sosyal medya platformları, fikri mülkiyet hakları ve ormansızlaşma gibi konularda haksız ticari uygulamalar yürütmekle suçlamış, ülkeye yönelik yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulayabileceği uyarısında bulunmuştu.</p><p></p><p>ABD Başkanı Trump, oğul Bolsonaro ile yaptığı görüşmenin fotoğrafını paylaşmış, kendisi için "Ülkesi Brezilya'yı çok seven, akıllı bir genç." ifadesini kullanmıştı.</p><p></p><p>Brezilya'da 4 Ekim'de yapılacak devlet başkanlığı seçiminde, Lula da Silva'nın en güçlü rakibinin Flavio Bolsonaro olması bekleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya, Ebola yüzünden 10 eyaleti alarm durumuna geçirdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijerya-ebola-yuzunden-10-eyaleti-alarm-durumuna-gecirdi-1728/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijerya-ebola-yuzunden-10-eyaleti-alarm-durumuna-gecirdi-1728/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T06:54:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T06:54:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7CB9EF-42E2B5-E63E5C-A7FDBC-092EA8-C39AC5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NCDC'den yapılan açıklamada, Uganda ve KDC'de devam eden Ebola salgınının ardından Nijerya'nın uluslararası seyahatler ve sınır ötesi hareketlilik nedeniyle virüsün ülkeye taşınması açısından risk altında olduğu belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, ülkede şu ana kadar doğrulanmış herhangi bir Ebola vakasının tespit edilmediği kaydedilerek, federal hükümetin tüm eyalet yönetimlerine gözetim faaliyetlerini artırmaları ve acil durum hazırlıklarını güçlendirmeleri talimatını verdiği bildirildi.</p><p></p><p>Yüksek risk kategorisinde Enugu, Borno, Akwa Ibom, Cross River, Taraba ve Adamawa eyaletlerinin yer aldığı belirtilen açıklamada, Kaduna, Katsina, Bauchi ve Plateau eyaletlerinin ise orta risk grubunda değerlendirildiği ifade edildi.</p><p></p><p>NCDC, Uganda ve KDC'de şimdiye kadar 1000'den fazla şüpheli vaka ile 247 ölümün kaydedildiğini, salgının özellikle genç ve orta yaş grubundaki nüfusu etkilediğini aktardı.</p><p></p><p>Açıklamada, Bundibugyo Ebola türüne karşı onaylanmış bir aşı veya spesifik tedavinin bulunmadığına işaret edilerek, erken teşhis ve hızlı müdahalenin salgının kontrol altına alınmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Virüsün enfekte kişilerin vücut sıvıları, kontamine materyaller veya enfekte hayvanlarla doğrudan temas yoluyla bulaştığı belirtilen açıklamada, hastalığın hava yoluyla yayılmadığı kaydedildi.</p><p></p><p>NCDC'nin Acil Durum Operasyon Merkezini aktif hale getirdiği ve tüm eyaletlerden 72 saat içinde hazırlık durum raporlarını sunmalarını istediği bildirildi.</p><p></p><p>- Bundibugyo türüne karşı onaylı aşı bulunmuyor</p><p></p><p>Ebola virüsünün Bundibugyo türü ilk kez 2007 yılında Uganda'nın Bundibugyo bölgesinde tespit edildi.</p><p></p><p>Dünya Sağlık Örgütüne göre virüs, enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşıyor ve yüksek ölüm oranlarına yol açabiliyor.</p><p></p><p>Uzmanlar, Bundibugyo türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik tedavi bulunmaması nedeniyle salgınların kontrolünde erken teşhis, temaslı takibi ve hızlı izolasyon uygulamalarının büyük önem taşıdığına dikkati çekiyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trump'tan Kolombiya'da aşırı sağcı Espriella'ya tam destek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumptan-kolombiyada-asiri-sagci-espriellaya-tam-destek-23/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trumptan-kolombiyada-asiri-sagci-espriellaya-tam-destek-23/</id>
<published><![CDATA[2026-06-03T06:16:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-06-03T06:16:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_612835-05D582-064F40-A9A729-06433E-263D17.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Espriella'ya tam destek verdiğini belirtti.</p><p></p><p>"Kaplan" lakaplı Espriella'yı ilk turdaki başarısından dolayı tebrik eden Trump, 21 Haziran'da yapılacak ikinci tur seçimlerinde "radikal solculara" karşı zafer kazanacağına inandığını kaydetti.</p><p></p><p>Trump, "Cumhurbaşkanı olarak Abelardo, Kolombiya'da ekonomiyi büyütme, istihdam yaratma, ticareti teşvik etme, yasa dışı göçü durdurma, suç ve uyuşturucuyla mücadele etme ve hukuk ve düzeni yeniden tesis etmede büyük bir başarı elde edecektir." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Kolombiya seçimlerinin ABD açısından da önemli olduğunu vurgulayan Trump, "Hayatındaki muazzam başarıları ve bana verdiği siyasi destek nedeniyle, Abelardo'ya tam ve eksiksiz desteğimi sunmaktan onur duyarım." ifadesine yer verdi.</p><p></p><p>- Seçim ikinci tura kalmıştı</p><p></p><p>Kolombiya'da 31 Mayıs'ta yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda hiçbir adayın gerekli oy oranına ulaşamaması nedeniyle seçim ikinci tura kalmıştı.</p><p></p><p>Vatan Savunucuları Hareketi (Defensores de la Patria) adayı aşırı sağcı Abelardo de la Espriella oyların yüzde 43,62'sini alarak yarışı önde tamamlarken, iktidar partisi Tarihsel İttifak'ın (Pacto Historico) sol görüşlü adayı Ivan Cepeda ise oyların yüzde 41,13’ünü alarak seçimde ikinci sırada yer almıştı.</p><p></p><p>Hiçbir adayın yüzde 50'yi aşamaması nedeniyle, en fazla oy alan De la Espriella ile Cepeda, 21 Haziran'da yapılacak ikinci turda cumhurbaşkanlığı için yarışacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>