<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=117" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-117</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-03-18T06:13:07+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Kongo'da Nguesso yeniden Cumhurbaşkanı seçildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kongoda-nguesso-yeniden-cumhurbaskani-secildi-1604/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kongoda-nguesso-yeniden-cumhurbaskani-secildi-1604/</id>
<published><![CDATA[2026-03-18T06:13:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-18T06:13:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E056CF-63218B-CC1885-88A702-466A98-13E203.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İçişleri Bakanı Raymond Zephirin Mboulou, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Nguesso’nun 2 milyon 507 bin 38 oy alarak yaklaşık yüzde 93,5 ile seçimi kazandığını duyurdu.</p><p></p><p>Toplam kayıtlı seçmen sayısının 3 milyon 167 bin 909, oy kullanan seçmen sayısının 2 milyon 681 bin 587 olduğunu aktaran Mboulou, katılım oranının yaklaşık yüzde 84,67 olarak gerçekleştiğini bildirdi.</p><p></p><p>Mboulou, diğer adaylardan Mavungou Zinga Mabio’nun yüzde 1,48, Uphrem Dve Mafoula’nın yüzde 1,03, Destin Gavet’in yüzde 0,87, Kinyumbu Kiambungou Joseph’in yüzde 0,86, Vivien Romain’in yüzde 0,61 ve Ngonga Engambe’nin yüzde 0,33 oy aldığını belirtti.</p><p></p><p>Seçim sürecinde bazı muhalefet partileri, adil olmayan seçim uygulamaları iddiaları nedeniyle oylamayı boykot etmişti.</p><p></p><p>Anayasa Mahkemesi, en geç 15 gün içinde seçim sonuçlarını onaylayarak nihai sonuçları kamuoyuyla paylaşacak.</p><p></p><p>Anayasa Mahkemesinin nihai sonuçları açıklamasının ardından ülkede yaklaşık 42 yıl cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Nguesso, 5 yıl daha ülkeyi yönetmeye hak kazanacak.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşlar askıya alındı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dubai-uluslararasi-havalimaninda-tum-ucuslar-askiya-alindi-1954/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dubai-uluslararasi-havalimaninda-tum-ucuslar-askiya-alindi-1954/</id>
<published><![CDATA[2026-03-16T08:27:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-03-16T08:27:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A6877B-0B86C4-51B916-8EA105-62AD96-93B01C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>Açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangının kontrol altına alındığı belirtildi.</p><p></p><p>Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı ifade edildi.</p><p></p><p>İHA saldırısı nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığı kaydedildi.</p><p></p><p>İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.</p><p></p><p>- ⁠ABD-İsrail'in İran’a saldırıları</p><p></p><p>İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.</p><p></p><p>İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.</p><p></p><p>ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.</p><p></p><p>İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">G. Afrika ordusu, Cape Town ve Johannesburg'da sokağa iniyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrika-ordusu-cape-town-ve-johannesburgda-sokaga-iniyor-6007/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrika-ordusu-cape-town-ve-johannesburgda-sokaga-iniyor-6007/</id>
<published><![CDATA[2026-02-13T06:48:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-13T06:48:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C0B29-471547-19ABC7-703910-9B8DE4-513201.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Ramaphosa, Cape Town'daki tarihi "City Hall" binasında düzenlediği 10. Ulusa Sesleniş (SONA) konuşmasında, Cape Town ve Johannesburg çevresinde suç olaylarında yaşanan artışın ulusal güvenlik tehdidi haline geldiğine değinerek "Organize suç, günümüzde demokrasimiz, toplumumuz ve ekonomik kalkınmamız için en acil tehdittir." dedi.</p><p></p><p>Ramaphosa, hükümetin bu yılki öncelikle hedefinin teknoloji, istihbarat ve entegre kolluk kuvvetlerini kullanarak organize suç ve suç örgütleriyle mücadeleyi yoğunlaştırmak olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bu amaçla SANDF'yi polise destek olmak üzere Cape Town ve Johannesburg çevresinde görevlendirdiğini belirten Ramaphosa, "Polis Bakanı ve Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetlerine, Batı Cape ve Gauteng'de çete şiddeti ve yasa dışı madencilikle mücadele etmek için güvenlik güçlerimizin önümüzdeki birkaç gün içinde nereye konuşlandırılması gerektiğine dair taktik bir plan geliştirmeleri talimatını verdim." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Üst düzey polis yetkilileri incelemeye alınacak</p><p></p><p>Ramaphosa, Polis Bakanı Senzo Mchunu'nun açığa alındığı emniyet, yargı ve mafya üçgenindeki yolsuzluk soruşturmasını yürüten "Madlanga Komisyonu"nun süreci hızlı ve müdahale olmaksızın sürdürebilmesi için güvenlik güçleri bünyesinde özel bir görev ekibi kurulduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Komisyonun şimdiye kadar polis teşkilatı içinde ciddi yolsuzlukları ortaya çıkardığını hatırlatan Ramaphosa, "Devlet Güvenlik Ajansı, Güney Afrika Polis Teşkilatı ve büyükşehir polis departmanlarının üst düzey yöneticilerini yeniden incelemeye alacak." dedi</p><p></p><p>Ramaphosa ayrıca yeni bir ceza adaleti reformu gerçekleştireceklerini aktararak "Bu, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulacak özel bir ekip aracılığıyla organize suç, yolsuzluk ve yasa dışı silah ticaretiyle mücadele edecek ve reformların sistem genelinde uygulanmasını sağlayacaktır." diye konuştu.</p><p></p><p>Bu yıl için daha önce planlanan sayıya ek olarak 5 bin 500 yeni polis memurunun istihdam edileceğini belirten Ramaphosa, "Ülkemizi çete şiddetinden arındırmak için harekete geçmeliyiz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>- Saat başı ortalama 3 cinayet</p><p></p><p>Dünya genelinde suç olaylarının en yaygın görüldüğü ülkelerden Güney Afrika'da, polis teşkilatının verilerine göre, 2025'in ilk 9 ayında 17 binden fazla cinayet işlendi.</p><p></p><p>Aynı dönemde 95 bine yakın silahlı soygun, 37 binden fazla cinsel saldırı, 14 binden fazla araç gasbı olayının yaşandığı ülkede, günde ortalama 50 adam kaçırma vakası kaydedildi.</p><p></p><p>Ülkede, resmi verilere göre 2023 ve 2024'te her saat başı ortalama 3 kişi cinayet sonucu hayatını kaybetmişti.</p><p></p><p>Cape Town ve Johannesburg'un "township" olarak bilinen gecekondu mahallelerini merkez alan suç örgütleri arasındaki çatışmalar son dönemde giderek artıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi öldürüldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kaddafinin-oglu-seyfulislam-kaddafi-oldu-2167/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kaddafinin-oglu-seyfulislam-kaddafi-oldu-2167/</id>
<published><![CDATA[2026-02-04T08:15:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-02-04T08:15:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_029EE6-7E3929-25D54F-7A6FD7-E907AE-2AF0D1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kaddafi'nin avukatı AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, saldıyı silahlı dört kişinin gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p></p><p>Libya Haber Ajansı da Kaddafi'nin siyasi ekibinin 53 yaşındaki Kaddafi'nin ölümünü doğruladığını bildirdi.</p><p></p><p>Öte yandan Kaddafi'nin kız kardeşi, Libyan TV'ye, abisinin Cezayir sınırı yakınında bir yerde öldürüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Saldırının kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor.</p><p></p><p>Seyfülislam Kaddafi, babası Muammer Kaddafi'nin 2011'de isyancılar tarafından yakalanıp öldürülmesinin ardından, Libya'daki en etkili ve en korkulan siyasi figürlerden biri olarak kabul ediliyordu.</p><p></p><p>Muammer Kaddafi ülkeyi 1969'dan 2011'e kadar yönetmişti.</p><p></p><p>1972 doğumlu Seyfülislam Kaddafi, 2000'den babasının indirildiği 2011'e kadar ülkenin Batı'yla yakınlaşmasında kilit rol oynamıştı.</p><p></p><p>Libya'daki hükümet karşıtı protestoların şiddetle bastırılması emrini vermekle suçlanan Seyfülislam Kaddafi, isyancı milisler tarafından 2011'de yakalanmış ve Zintan şehrinde altı yıla yakın tutuklu kalmıştı.</p><p></p><p>Uluslararası Ceza Mahkemesi de onu, 2011 yılında muhalif protestoların bastırılmasındaki iddia edilen rolü nedeniyle, "insanlığa karşı suçlardan" yargılamak istiyordu.</p><p></p><p>2015'te de Libya mahkemesi Kaddafi'ye gıyabında idam cezası vermişti.</p><p></p><p>Seyfülislam Kaddafi, yönetimde resmi bir rolü olmamasına rağmen, siyasette ve üst düzey müzakerelerde hep etkindi. Babası Muammer Kaddafi'nin nükleer silah programından vazgeçmesine yol açan süreçlerde de rol oynadı.</p><p></p><p>Bunun gibi anlaşmalarla Kuzey Afrika ülkesi üzerindeki uluslararası yaptırımlar kaldırılmış, Seyfülislam bazı çevrelerde "Libya'nın değişen yüzü" ve bir reformist olarak görülmeye başlanmıştı.</p><p></p><p>Kaddafi, babasının halefi olacağı iddialarını hep yalanlamış ve "güç, bir çiftlik gibi miras alınacak bir şey değildir" demişti.</p><p></p><p>Ancak 2021'de başkanlık seçimlerinde aday olacağını açıklamış, seçimlerse süresiz olarak ertelenmişti.</p><p></p><p><b>Seyfülislam'ın yürüttüğü müzakereler</b></p><p></p><p>1972'de doğan Kaddafi, Libya'nın 2000 ila 2011 yılları arasında Batı ile yakınlaşmasında önemli rol oynadı.</p><p></p><p>Kaddafi ailesinin vakfının başkanıydı ve Libya Yatırım Otoritesi'nde milyarlarca dolarlık servete sahipti. Ancak bu servete sahip olduğunu hep reddetti.</p><p></p><p>Kaddafi, elindeki maddi imkânları Batı ile ilişkiler kurulması için kullandı.</p><p></p><p>Babasının nükleer silah programından vazgeçmesi için yürütülen müzakerelerde yer aldı ve daha sonra, Libya'daki bir hastanedeki çocuklara HIV virüsü bulaştırmakla suçlanan 6 Bulgar doktorun serbest bırakılması görüşmelerinde arabuluculuk yaptı.</p><p></p><p>1988'deki Lockerbie bombalı saldırısı, 1986'daki Berlin gece kulübü saldırısı ve 1989'daki UTA 772 uçağının düşürülmesi olaylarında hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat verilmesiyle ilgili müzakerelere katıldı.</p><p></p><p>Lockerbie bombalı saldırısı nedeniyle mahkûm olan Abdelbaset el-Megrahi'nin serbest bırakılması için yapılan görüşmelere katıldığı da belirtiliyor.</p><p></p><p>Bu anlaşmalardan sonra Libya'ya yönelik uluslararası yaptırımlar kaldırıldı.</p><p></p><p>Bu dönemde Libya hem siyasi hem de ekonomik açıdan yeni bir değişim sürecine girmişti.</p><p></p><p>Libya'daki petrol sektörü gelişmeye başladı ve ülke, Sahra Çölü'nün güneyindeki ülkelerden gelen göçmenlerin Avrupa'ya akışıyla mücadele etmeyi kabul etti.</p><p></p><p>Londra'da bir evi olan Seyfülislam Kaddafi'nin hem İngiliz siyasetçiler hem de Kraliyet ailesiyle bağlantısı vardı.</p><p></p><p>Hayvan olarak iki kaplan besliyor, şahinlerle çölde ava çıkıyor (Bu, Arap kraliyet ailelerinin bir geleneğiydi) ve amatör olarak resim yapıyordu.</p><p></p><p>Siyasi reform çağrıları yapıyordu. Bu, İngiliz üniversitesi London School of Economics'teki (LSE) doktora tezinin de konusuydu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burkina Faso'da tüm siyasi partiler feshedildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-fasoda-tum-siyasi-partiler-feshedildi-2350/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-fasoda-tum-siyasi-partiler-feshedildi-2350/</id>
<published><![CDATA[2026-01-30T06:45:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-30T06:45:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E3CA12-66D55A-37AA63-3EE82B-C1B421-57190D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlar Kurulu kararnamesine göre, ülkedeki tüm siyasi partiler feshedildi ve partilerin tüm mal varlıkları devlete devredildi.</p><p></p><p>İçişleri Bakanı Emile Zerbo, fesih kararının "devletin yeniden inşasına" yönelik atılan bir adım olduğunu belirterek, karara gerekçe olarak çok partili sistemdeki suistimalleri ve işleyişteki sorunları gösterdi.</p><p></p><p>Zerbo, siyasi partilerin sayısının aşırı artmasının toplumsal bölünmeleri körüklediğini de kaydetti.</p><p></p><p>Burkina Faso'da 100'ün üzerinde kayıtlı siyasi parti bulunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cezayir'de Amazigler 2976 yılını kutluyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cezayirde-amazigler-2976-yilini-kutluyor-9050/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cezayirde-amazigler-2976-yilini-kutluyor-9050/</id>
<published><![CDATA[2026-01-13T05:52:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-13T05:52:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FFCFD7-5A44A9-DFDA24-8C6DB7-30DAD5-4AC4E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cezayir’in kuzeydoğusundaki Tizi Vuzu vilayetine bağlı Ait Bouhini köyünde, yılbaşı dolayısıyla kutlamalar düzenlendi.</p><p></p><p>Amazigler efsaneye göre, Berberi Kral Şişnak'ın Mısır Firavunu 2'nci Ramses'in karşısında zafer kazandığı gün olan 12 Ocak'ı yılbaşı (Yennayer) olarak kabul ediyor.</p><p></p><p>Hem yılbaşı hem de bir bayram olarak kutlanan bu özel gün, dayanışma ve yardımlaşma değerlerini yansıtan kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerle yaşatılıyor.</p><p></p><p>Kutlamaların en bilinen ritüellerinden biri olan "vaade", köy halkı ile dışarıdan gelen misafirlerin aynı sofrada buluşmasına dayanıyor. Bu gelenekte zengin-fakir, yaşlı-genç ayrımı yapılmaksızın herkes bir arada yemek yiyor.</p><p></p><p>Kutlamalara katılan ziyaretçilerden Neriman Halef, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün 12 Ocak 2976 Amazig bayramı. Her yıl bu günü kutluyoruz. Ait Bouhini köyüne geldik, misafirperverlikleri ve cömertlikleri için teşekkür ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Halef, Kabiliye bölgesinin doğal güzelliklerini, geleneklerini, yöresel kıyafetlerini ve ikram edilen yemekleri yakından tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, bu bayramın Cezayir kültürünü tanımak için önemli olduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Köy sakinlerinden Hakim Yugurta Şekini de kutlamaların köklü bir tarımsal takvime dayandığını belirterek, "Bu bayram, köy halkını tek bir yerde toplamak, fakirleri de unutmadan yeni yılı karşılamak anlamına geliyor." diye konuştu.</p><p></p><p>Şekini, geçmişte büyük ahşap ya da toprak tabaklarda herkesin birlikte yemek yediğini, bu geleneğin bugün de sürdürüldüğünü aktardı.</p><p></p><p>Kutlamalarda en çok öne çıkan yemek, etli yöresel kuskus oldu. Gönüllüler tarafından topluca hazırlanan ve sunulan kuskus, yeni tarım yılının bereketini ve paylaşma kültürünü simgeliyor.</p><p></p><p>Etkinlikler kapsamında ayrıca bölgeye özgü müzik dinletileri düzenlendi, köy geleneksel halılar ve seramiklerle süslendi.</p><p></p><p>12 Ocak'ın resmi tatil olduğu Cezayir'de Amazigler, "Yennayer" kutlamaları kapsamında ülke genelinde 3 gün boyunca çeşitli etkinlikler düzenliyor.</p><p></p><p>- Kuzey Afrika'nın en köklü halklarından Amazigler</p><p></p><p>Amazigler, Kuzey Afrika'da özellikle Fas, Cezayir, Tunus, Mısır ve Libya'nın bazı bölgelerinde yaşayan en eski halklardan biri olarak biliniyor.</p><p></p><p>Amazig halkı, Cezayir'in 45 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor. Cezayir hükümeti, 2011'de Amazig dilini resmi dil, 2018'de de Amazig yılbaşı dolayısıyla 12 Ocak'ı resmi tatil ilan etmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Maduro ve eşinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/maduro-ve-esinin-serbest-birakilmasini-talep-ediyoruz-5002/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/maduro-ve-esinin-serbest-birakilmasini-talep-ediyoruz-5002/</id>
<published><![CDATA[2026-01-07T08:00:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-07T08:00:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_776A77-A3AE51-E44BF1-1B03DD-ACEC8E-3339EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanı Ramaphosa, yaptığı açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri operasyonun uluslararası hukuka ve devletlerin egemenlik haklarına aykırı olduğunu belirterek, Güney Afrika hükümetinin bu eylemden derin endişe duyduğunu ifade etti.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne uluslararası hukuku koruma, barış ve güvenliği sağlama görevini yerine getirme çağrısında bulunan Ramaphosa, "ABD'nin giriştiği bu tür eylemleri kesinlikle reddediyoruz ve Venezuela halkının yanındayız. Ayrıca Başkan Maduro ve eşinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz." dedi.</p><p></p><p>Ramaphosa, küresel istikrarsızlık, iklim değişikliği ve artan eşitsizliğe karşı adalet ve eşitliğe dayalı bir dünya düzenine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, Güney Afrika'nın Filistin, Batı Sahra ve Küba halklarıyla ve kendi kaderini tayin hakkından mahrum bırakılan tüm topluluklarla dayanışmada kararlı olduğunu söyledi.</p><p></p><p>- Ne olmuştu?</p><p></p><p>Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.</p><p></p><p>Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.</p><p></p><p>ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya'da yola döşenen mayın patladı: 9 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryada-yola-dosenen-mayin-patladi-9-olu-7701/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryada-yola-dosenen-mayin-patladi-9-olu-7701/</id>
<published><![CDATA[2025-12-28T06:22:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-28T06:22:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_778AB2-CBDAAF-24D23A-9A0372-AEB51C-B17350.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basındaki haberlere göre, Zamfara eyaletinin Magami-Dansadau kara yoluna döşenen iki mayın otomobillerin geçişi esnasında patladı.</p><p></p><p>Patlamada 9 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.</p><p></p><p>Zamfara Polis Sözcüsü Yazid Abubakar, yaptığı açıklamada, bölgeye güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, patlamaya ilişkin soruşturma başlatıldığını belirtti.</p><p></p><p>Nijerya, uzun zamandır ülkenin farklı bölgelerinde silahlı çetelerin yanı sıra terör örgütleri Boko Haram ve DEAŞ'ın Batı Afrika kolu ISWAP'ın saldırılarına da maruz kalıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İsrail'in tanıdığı Somaliland krizi büyüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-tanidigi-somaliland-krizi-buyuyor-1939/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/israilin-tanidigi-somaliland-krizi-buyuyor-1939/</id>
<published><![CDATA[2025-12-27T09:07:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-27T09:07:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0CB17B-A6F137-D969DF-D25629-012F99-9F9B72.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkesi adına Somaliland'i tanıması bölgede tepkiyle karşılandı.</p><p>Mısır, Somali, Cibuti ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, Somali’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verildiğini açıkladı.</p><p>Mısır Dışişleri Bakanlığı, bölge ülkeleriyle yapılan görüşmelerde tek taraflı adımların reddedildiğini ve bu kararın tehlikeli bir emsal oluşturduğunu bildirdi.</p><p>KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi ise tanımanın Afrika Boynuzu’ndaki istikrarı tehdit ettiğini belirtti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD Nijerya'da IŞİD'e yönelik saldırılar düzenledi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nijeryada-iside-yonelik-saldirilar-duzenledi-8100/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-nijeryada-iside-yonelik-saldirilar-duzenledi-8100/</id>
<published><![CDATA[2025-12-26T10:03:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-26T10:03:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_54AC6C-863BA6-AA7CFD-43A284-9C20CA-3173C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trump, ABD ordusunun IŞİD'i hedef alan "çok sayıda mükemmel saldırı düzenlediğini" açıkladı.</p><p></p><p>ABD ordusu da Nijerya'nın Nijer sınırında yer alan Sokoto eyaletinde gruba ait kampların vurulduğunu ve ilk değerlendirmelere göre örgütün "çok sayıda" kayıp verdiğini belirtti.</p><p></p><p>ABD Afrika Komutanlığı (Africom) 25 Aralık Perşembe günkü saldırının Nijerya yönetimi ile koordinasyon içinde gerçekleştirildiğini bildirdi.</p><p></p><p>Reklam</p><p></p><p>Donald Trump IŞİD'i "terörist pislik" olarak nitelendirdi ve örgütü, "başta masum Hristiyanları hedef almak ve acımasızca öldürmekle" suçladı.</p><p></p><p>Nijerya Dışişleri Bakanı Yusuf Maitama Tuggar ise BBC'ye yaptığı açıklamada bunun "teröristleri" hedef alan "ortak bir operasyon" olduğunu, "belirli bir dinle ilgisi olmadığını" söyledi.</p><p></p><p>Tuggar saldırıların "uzunca bir süredir" planlandığını ve saldırılarda Nijerya tarafından sağlanan istihbarat bilgilerinin kullanıldığını söyledi.</p><p></p><p>Yeni saldırı ihtimalini de dışlamadı.</p><p></p><p>"Devam eden bir süreç ve ABD ile birlikte çalışıyoruz. Diğer ülkelerle de birlikte çalışıyoruz" dedi.</p><p></p><p>Saldırıların zamanlamasına atıfta bulunarak, "Noel ile bir ilgisi yok, başka bir gün de olabilirdi" diye konuştu.</p><p></p><p>Nijerya hükümeti son yıllarda Boko Haram ve IŞİD bağlantılı ayrılıkçı grupları da içeren cihatçı saldırılarla mücadele ediyor, ancak saldırıların kuzeybatıya doğru genişlemesi nispeten yeni bir gelişme.</p><p></p><p><b>Trump: 'Radikal İslami terörizme izin vermeyeceğiz'</b></p><p></p><p>Trump, Perşembe günü geç saatlerde sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda "Ülkemiz, benim liderliğim altında Radikal İslami Terörizmin gelişmesine izin vermeyecektir" dedi.</p><p></p><p>Trump yönetimi daha önce Nijerya hükümetini Hristiyanları cihatçı saldırılardan koruyamamakla suçlamış ve bir "soykırım" yapıldığını iddia etmişti.</p><p></p><p>Trump daha önce Nijerya'yı "Özel Endişe Kaynağı Ülke" olarak nitelendirmişti.</p><p></p><p>"Özel Endişe Kaynağı Ülke", ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kullanılan ve "dini özgürlükleri ciddi şekilde ihlâl eden" ülkelere karşı yaptırım uygulanmasını öngören bir tanımlama.</p><p></p><p>Kasım ayında Trump, ABD ordusuna, İslamcı militan gruplarla mücadele etmek üzere Nijerya'da operasyona hazırlanma emri vermişti.</p><p></p><p>Nijerya'daki şiddet olaylarını izleyen gruplar, ülkede Hristiyanlar ve Müslümanların sayısının çok yakın olduğunu, Hristiyanların Müslümanlardan daha fazla öldürüldüğünü gösteren bir kanıt olmadığını söylüyor.</p><p></p><p><b>Nijerya: 'Saldırılar tüm inançları etkiliyor'</b></p><p></p><p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth Perşembe günü yaptığı açıklamada "Nijerya hükümetinin desteği ve işbirliği için minnettar olduğunu" söyledi.</p><p></p><p>Pete Hegseth, X'teki mesajında "Mutlu Noeller!" diye de ekledi.</p><p></p><p>ABD Savunma Bakanlığı daha sonra, savaş gemisinden fırlatılan bir füzeyi gösterir görünen kısa bir video yayımladı.</p><p></p><p>26 Aralık Cuma sabahı Nijerya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ülke yetkililerinin "süregelen terör ve şiddet yanlısı aşırıcılık tehdidine karşı Amerika Birleşik Devletleri de dâhil uluslararası ortaklarla güvenlik işbirliğine devam ettiği" belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "Bunun sonucu olarak kuzeybatıdaki hava saldırılarıyla Nijerya'daki terörist hedefler hassas şekilde vuruldu" denildi.</p><p></p><p>Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu'nun danışmanı Daniel Bwala daha önce BBC'ye yaptığı açıklamada cihatçı gruplara karşı herhangi bir askeri harekatın birlikte yürütülmesi gerektiğini söylemişti.</p><p></p><p>Daniel Bwala, Nijerya'nın İslamcı isyancılarla mücadelede ABD'nin yardımını memnuniyetle karşılayacağını ancak "egemen" bir ülke olduğunu belirtmişti.</p><p></p><p>Bwala ayrıca cihatçıların belirli bir dinin mensuplarını hedef almadıklarını söylemişti.</p><p></p><p>Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu ülkesinde dini ne olursa olsun herkese hoşgörüyle bakıldığını ancak güvenlik sorunlarının "farklı inanç ve bölgelerdeki" insanları etkilediğini söylüyor.</p><p></p><p>Boko Haram ve İslam Devleti Batı Afrika Eyaleti gibi cihatçı gruplar 10 yıldan uzun süredir Nijerya'nın kuzeydoğusunda binlerce insanın ölümüne neden oldu.</p><p></p><p>Ancak dünya genelinde siyasi şiddeti analiz eden Silahlı Çatışma ve Olay Veri Projesi'ne (ACLED) göre ülkede hayatını kaybedenlerin çoğu Müslümanlar.</p><p></p><p>Nijerya'nın ortak kesiminde çoğunlukla Müslüman olan çobanlar ile genellikle Hristiyan olan çiftçi grupları arasında sık sık su ve meraya erişim kaynaklı çatışmalar yaşanıyor.</p><p></p><p>Karşılıklı ölümcül saldırılar binlerce kişinin ölümüne neden oldu, iki taraf da birbirlerini acımasızca hedef aldı.</p><p></p><p>İnsan hakları grupları, Nijerya'da Hristiyanların orantısız şekilde hedef alındığına dair bir kanıt olmadığını söylüyor.</p><p></p><p>ABD, geçen hafta Suriye'de de IŞİD'e karşı "büyük bir saldırı" düzenlediğini açıklamıştı.</p><p></p><p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) savaş uçakları, saldırı helikopterleri ve topçu birliklerinin "Suriye'nin orta kesimlerinde birden fazla noktada 70'ten fazla hedefi vurduğunu" duyurmuştu.</p><p></p><p>Ürdün'den havalanan uçaklar da saldırılara katılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">G. Afrika'da eğlence mekanına saldırı: 9 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrikada-eglence-mekanina-saldiri-9-olu-8822/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrikada-eglence-mekanina-saldiri-9-olu-8822/</id>
<published><![CDATA[2025-12-22T05:06:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-22T05:06:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_86F46B-15B580-1747D3-5453D8-A1B1B0-C47386.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Polisten yapılan açıklamaya göre, Johannesburg şehrinin güneyindeki gece kondu yerleşimi Bekkersdal'deki yerel eğlence mekanını basan kimliği belirlenemeyen silahlı 10 saldırgan, kalabalığa rastgele ateş açtı.</p><p></p><p>Mekandan kaçmaya çalışan kişileri takip ederek arkalarından ateş açmaya devam eden saldırganlar, o sırada yoldan geçen bir aracın sürücüsünü de hedef aldı.</p><p></p><p>Sonrasında mekana geri dönerek yerde yatan ölü ve yaralıların para, telefon ve değerli eşyalarını alan saldırganlar, gasbettikleri 2 otomobille olay yerinden uzaklaştı.</p><p></p><p>Araçtaki sürücü dahil 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda, yaralanan 10 kişi hastaneye kaldırıldı.</p><p></p><p>- Yetkililer, vatandaşlara sıklıkla uyarıda bulunuyor</p><p></p><p>Güney Afrika'nın Saulsville kasabasındaki bir eğlence mekanına 6 Aralık'ta düzenlenen saldırıda da 2'si çocuk 12 kişi yaşamını yitirmiş, 13 kişi yaralanmıştı.</p><p></p><p>Dünya genelinde suç olaylarının en sık görüldüğü ülkelerden Güney Afrika'da geçen yıl 27 binden fazla kişi cinayet sonucu yaşamını yitirmişti.</p><p></p><p>Yetkililer, son dönemde giderek artan suç olayları konusunda vatandaşlara sıklıkla uyarıda bulunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">G. Afrika, ABD'ye rağmen G20 üyeliğini korumakta kararlı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrika-abdye-ragmen-g20-uyeligini-korumakta-kararli-8189/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrika-abdye-ragmen-g20-uyeligini-korumakta-kararli-8189/</id>
<published><![CDATA[2025-12-11T07:55:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-11T07:55:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FDAB0B-8CCC61-6558CC-C7D897-843E5A-2D601D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Khumbudzo Ntshavheni, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Pretorya yönetiminin ABD'nin Güney Afrika'yı G20'den dışlama girişimine yönelik tepkisini aktararak sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p></p><p>Ntshavheni, "Kabine, ABD'nin Güney Afrika'yı gelecek yılki G20'den dışlama kararını üzücü buluyor. Bu gelişme üzücü olsa da kurucu üye olarak Güney Afrika'nın G20 ilkelerine ve işbirliği çerçevesine olan bağlılığı sarsılmazdır." dedi.</p><p></p><p>Dışlamaya rağmen Güney Afrika'nın dış politikasını yönlendiren temel ilkelerin değişmeyeceğini kaydeden Ntshavheni, Pretorya hükümetinin, Güney Afrika'nın G20'deki rolünü korunmak adına diplomatik kanallar aracılığıyla temasları sürdürmeye kararlı olduğunu söyledi.</p><p></p><p>- Güney Afrika yerine Polonya davet ediliyor</p><p></p><p>Rubio, 3 Aralık'ta yaptığı açıklamada, Güney Afrika hükümetini başarısız ekonomik yönetim, siyasal kutuplaşma, yolsuzluk ve uluslararası ilişkilerde Amerikan karşıtı tutumla suçlayarak, ülke ekonomisinin beyazlara yönelik ırksal ayrımcılık nedeniyle durgunlaşması sonucu en büyük 20 sanayileşmiş ekonomi grubunun dışında kaldığını belirtmişti.</p><p></p><p>Güney Afrika'nın ev sahipliğindeki zirvede ABD'nin bildiri ve açıklamalarına yönelik itirazlarını ve müzakere yönündeki aktif çabalarını görmezden geldiğini belirten Rubio, müzakerelerde çalışan ABD'li yetkililerin bilgilerini ifşa edilmesinin G20'nin itibarını temelden zedelediğini ifade etmişti.</p><p></p><p>Rubio, "sahtekarlık" ve "sabotajcılıkla" suçladığı Güney Afrika'nın ABD dönem başkanlığında G20 dönem başkanlığındaki toplantılara davet edilmeyeceğini, bunun yerine dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer alan Polonya'nın, G20'de hak ettiği yeri almak üzere toplantılara katılacağını bildirmişti.</p><p></p><p>- Trump'ın beyazlara soykırım iddiası</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Güney Afrika'nın 63 milyonluk nüfusunun yüzde 8'inden fazlasını oluşturan beyazların soykırıma uğradığını ve topraklarına el konulduğunu iddia etmişti.</p><p></p><p>Bu kapsamda, ABD bu yılın mayıs ayından beri "beyaz Güney Afrikalı çiftçilere" mülteci statüsü veriyor. Washington yönetimi, gelecek yıl kabul edeceği 7 bin 500 mültecinin büyük bölümünü "ırk ayrımcılığına uğradıkları" gerekçesiyle Güney Afrikalı beyaz çiftçilerden seçmeyi planladığını duyurmuştu.</p><p></p><p>Güney Afrika'nın G20 üyesi olmaması gerektiğini belirtip, zirveye ev sahipliği yapmasını "tam bir rezalet" olarak nitelendiren Trump, Johannesburg'da düzenlenen zirveye katılmamıştı ve zirvede ABD temsilcisi de yer almamıştı.</p><p></p><p>ABD, boykot ettiği zirvede sonuç bildirisinin yayımlanmasına da karşı çıkmıştı. ABD yönetimi, ayrıca Güney Afrika'nın bu yılki G20 gündemine yerleştirdiği iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerjiye geçişin finansmanı ve iklim kaynaklı afetlere hazırlık gibi başlıklara da itiraz etmişti.</p><p></p><p>Diplomatik baskılara karşın Pretorya yönetiminin çabaları sonucu, G20 liderleri normalde zirvenin sonunda yayımlanan bildiriyi, ilk oturumda kabul etmişti.</p><p></p><p>Güney Afrika'daki G20 Zirvesi'nde dönem başkanlığı devir teslim töreni de ABD'den uygun seviyede katılım olmadığı gerekçesiyle yapılmamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burkina Faso, Nijerya'yı hava sahasını ihlal etmekle suçladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-nijeryayi-hava-sahasini-ihlal-etmekle-sucladi-9612/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-nijeryayi-hava-sahasini-ihlal-etmekle-sucladi-9612/</id>
<published><![CDATA[2025-12-09T06:11:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-09T06:11:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4486D1-861160-BA4EEB-A4421C-1F0353-FC8199.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Burkina Faso, Mali ve Nijer'in oluşturduğu Sahel Devletleri İttifakı'ndan (AES) yapılan yazılı ortak açıklamada, Nijerya Hava Kuvvetlerine ait C-130 tipi bir uçağın 8 Aralık'ta Burkina Faso'nun Bobo Dioulasso kentine acil iniş yaptığı bildirildi.</p><p></p><p>Uçağın Burkina Faso hava sahasını kullanmak için izin almadığı belirtilen açıklamada, AES'nin söz konusu hava ihlalini en sert biçimde kınadığı kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, "Uluslararası hukuk ve sivil havacılık kuralları hiçe sayılarak gerçekleştirilen bu düşmanca eylem karşısında, AES ülkelerinin toprak bütünlüğü ve güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm tedbirler alınmıştır." ifadesi kullanıldı.</p><p></p><p>Nijerya basınında çıkan haberlerde ise uçaktaki tamamı askerlerden oluşan 2'si mürettebat 11 kişinin Burkina Faso tarafından gözaltına alındığı, uçağa da el konulduğu belirtildi.</p><p></p><p>Nijerya Hava Kuvvetlerine ait C-130H Hercules tipi askeri kargo uçağının Gana'nın Tamala kentine gitmek üzere havalandığı tahmin ediliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Benin'deki darbe girişiminin ardından Nijerya, Kotonu'daki hedefleri vurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/benindeki-darbe-girisiminin-ardindan-nijerya-kotonudaki-hedefleri-vurdu-5651/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/benindeki-darbe-girisiminin-ardindan-nijerya-kotonudaki-hedefleri-vurdu-5651/</id>
<published><![CDATA[2025-12-08T06:14:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-08T06:14:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_45FE43-713728-ECCB5D-B936E5-52B9EB-855BB2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nijerya Devlet Başkanlığından yapılan açıklamada, komşu ülke Benin'in talebi üzerine anayasal düzeni korumak ve darbe girişimini engellemek amacıyla ülkenin ekonomik başkenti Kotonu'ya hava saldırısı düzenlendiği ve karada asker konuşlandırıldığı bildirildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Nijerya Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarının, darbeci askerlerin devlet televizyonu ile konuşlandıkları bir askeri kamptan çıkarılmasına destek verdiği kaydedildi.</p><p></p><p>Benin'in, kendi liderliğinde yürütülecek gözetleme ve hızlı müdahale operasyonları için Nijerya Hava Kuvvetlerine ait unsurların Benin hava sahasında konuşlandırılmasını talep ettiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Benin'in tüm taleplerinin karşılandığı ve Nijerya kara birliklerinin halen Benin'de bulunduğu vurgulandı.</p><p></p><p>Öte yandan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) da Benin'e asker göndereceğini duyurdu.</p><p></p><p>ECOWAS'tan yapılan açıklamada, Benin'de, hükümeti desteklemek ve anayasal düzeni korumak amacıyla Nijerya, Sierra Leone, Fildişi Sahili ve Ganalı askerlerden oluşan İhtiyat Kuvvetleri konuşlandırılacağı kaydedildi.</p><p></p><p>Afrika'nın batısındaki krizlere müdahale için kurulan ve merkezi Nijerya'nın başkenti Abuja'da bulunan ECOWAS İhtiyat Kuvvetleri, kriz zamanlarında üye ülkelerin gönderdiği askerlerden oluşuyor.</p><p></p><p>- Benin'deki askeri darbe girişimi</p><p></p><p>Benin'de dün sabah saatlerinde kendilerine "Yeniden Kuruluş Askeri Komitesi" ismini veren bir grup asker, yönetime el koyduklarını duyurmuştu.</p><p></p><p>İçişleri Bakanı Alassane Seidou da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, girişimin başarısız olduğunu açıklamıştı.</p><p></p><p>Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon ise akşam saatlerinde devlet televizyonundan darbe girişiminin engellendiğini duyurmuş, olayın sorumlularının cezalandırılacağını bildirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Benin'deki darbe girişimiyle ilgili neler biliniyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/benindeki-darbe-girisimiyle-ilgili-neler-biliniyor-3749/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/benindeki-darbe-girisimiyle-ilgili-neler-biliniyor-3749/</id>
<published><![CDATA[2025-12-08T06:12:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-08T06:12:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2FADA9-E1C277-3EFE09-82DD56-0C2F73-5453ED.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Batı Afrika ülkesinde bir grup asker Pazar günü darbe girişiminde bulundu.</p><p></p><p>Askerler ülkenin devlet televizyonunu da ele geçirerek yönetime el koyulduğu ilan etti.</p><p></p><p>Saatler sonra ulusa sesleniş konuşmasında darbe girişiminin engellendiğini duyuran Talon, ordunun "millete sadık" subaylarına teşekkür etti.</p><p></p><p>"Ortaya koydukları görev bilinci nedeniyle tebrik etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>7 Aralık darbe girişiminde can kaybı olup olmadığı resmi olarak açıklanmadı.</p><p></p><p>Ancak Cumhurbaşkanı Talon konuşmasında, "bu anlamsız maceranın kurbanlarına ve kaçan isyancılar tarafından hala tutulanlara başsağlığı" diledi.</p><p></p><p>67 yaşındaki Talon, sadık güçlerin, "isyancıların elindeki son direniş ceplerini temizlediğini" de söyledi.</p><p></p><p>"Kararlılığımız ve seferberliğimiz, fırsatçıları alt etmemizi ve ülkemize yönelik felaketi önlememizi sağladı. Bu ihanet cezasız kalmayacak" dedi.</p><p></p><p>"Durumun tamamen kontrol altında olduğunu bildirmek ve bu akşam işlerinize huzur içinde devam etmenizi istiyorum" diye devam etti.</p><p></p><p>Hükümet sözcüsü Wilfried Leandre Houngbedji de Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, darbe girişimiyle bağlantılı olarak 14 kişinin tutuklandığını belirtmişti.</p><p></p><p>Benin'de bulunan bir gazeteci BBC'ye yaptığı açıklamada, tutuklandığı bildirilen kişilerden 12'sinin devlet televizyonunu basanlar olduğunun düşünüldüğünü aktarıyor</p><p></p><p><b>Nijerya'dan yardım</b></p><p></p><p>BBC'ye konuşan görgü tanıkları Pazar sabahı erken saatlerde bir grup askerin ulusal televizyonda anayasayı askıya aldıklarını duyurması sonrası başkanlık konutu yakınlarında silah sesleri duyulduğunu söyledi.</p><p></p><p>Devlet televizyonunda çalışan bazı gazetecilerin de birkaç saat rehin tutulduğu belirtiliyor.</p><p></p><p>Fransa ve Rusya büyükelçilikleri vatandaşlarına evlerinden çıkmamaları çağrısında bulunurken, ABD büyükelçiliği ise vatandaşlarına Cotonou'dan, özellikle de başkanlık sarayı çevresinden uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.</p><p></p><p>Öğleden sonra, Benin'in en büyük şehri ve hükümet merkezi olan Cotonou'da büyük patlamalar duyuldu.</p><p></p><p>Patlamaların hava saldırısı sonucu meydana geldiği düşünülüyor.</p><p></p><p>Bu patlamalardan önce, komşu Nijerya'dan kalkan üç uçağın, Benin hava sahasına girip sonra ülkelerine geri döndüğü uçuş takip sitelerince tespit edildi.</p><p></p><p>Nijerya Devlet Başkanı'nın sözcüsü savaş uçaklarının Benin'deki duruma müdahale ettiğini doğruladı.</p><p></p><p>Sözcü, "Hava sahasını ele geçirerek, darbecileri ulusal televizyondan ve yeniden toplandıkları askeri kamptan uzaklaştırmak amacıyla" ülkeye gidildiğini açıkladı.</p><p></p><p>Benin'in doğusunda bulunan komşusu Nijerya, darbe girişimini "demokrasiye doğrudan bir saldırı" olarak nitelendirdi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Aralik%202025/71a1d6c0-d3ad-11f0-a892-01d657345866.jpg.jpg" alt="71a1d6c0-d3ad-11f0-a892-01d657345866.jpg"></p><p></p><p><b><i>Darbenin engellendiğinin açıklanması sonrası askerlerin Cotonou'da bazı sokaklarda devriye geziyor.</i></b></p><p></p><p><b>Darbeci askerler ne dedi?</b></p><p></p><p>Yarbay Pascal Tigri liderliğindeki isyancı askerler, Talon'un ülkeyi yönetme biçimini eleştirerek girişimlerini meşrulaştırmaya çalıştı.</p><p></p><p>Darbeciler, ülkenin kuzey sınırındaki güvenlik durumunun giderek kötüleştiğini iddia ederek Talon'un bu konuyu ele alışını da eleştiriyor.</p><p></p><p>Benin ordusu, son yıllarda IŞİD ve El Kaide bağlantılı cihatçı militanların güneye doğru yayılması nedeniyle, Nijer ve Burkina Faso'nun bulunduğu kuzey sınırına yakın bölgelerde kayıplar verdi.</p><p></p><p>Darbeci askerler açıklamalarında, "cephede şehit düşen silah arkadaşlarının" ve ailelerinin kaderlerine terk edildiğini savundu. Talon'u, ailelerin durumuna karşı ilgisizlikle suçladı.</p><p></p><p>İsyancılar ayrıca sağlık hizmetlerindeki kesintilere, diyaliz hastalarına verilen devlet yardımının iptaline, vergi artışlarına ve siyasi faaliyetlere getirilen kısıtlamalara da tepki gösterdi.</p><p></p><p>Eski bir Fransız sömürgesi olan Benin, Afrika'nın en istikrarlı demokrasilerinden biri olarak kabul ediliyordu.</p><p></p><p>Ancak Cumhurbaşkanı Talon, uyguladığı politikalara yönelik eleştirileri bastırmakla suçlanıyordu.</p><p></p><p>Ülke, kıtanın en büyük pamuk üreticilerinden biri olmasına rağmen dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alıyor.</p><p></p><p><b>Muhalif sesler bastırılıyor eleştirisi</b></p><p></p><p>"Pamuk kralı" olarak bilinen Patrice Talon ilk kez 2016 yılında iktidara geldi.</p><p></p><p>Batı ülkelerinin yakın müttefik olarak gördüğü siyasetçi, cumhurbaşkanlığında ikinci dönemini gelecek yıl tamamlayacak ve nisan ayında ülke seçimlere gidecek.</p><p></p><p>Talon, Benin'de cumhurbaşkanlığı için iki dönem sınırlaması olmasına rağmen yine de üçüncü bir dönem için aday olmayacağına söz verdi.</p><p></p><p>Halefi olarak Maliye Bakanı Romuald Wadagni'yi destekleyeceğini söyledi.</p><p></p><p>Talon, destekçileri tarafından ekonomik kalkınma yönündeki adımları nedeniyle övülüyor ancak hükümeti aynı zamanda muhalif sesleri bastırdığı için de eleştiriliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Aralik%202025/c3bf0a50-d3d4-11f0-8c06-f5d460985095.png.jpg" alt="c3bf0a50-d3d4-11f0-8c06-f5d460985095.png"></p><p></p><p><b><i>Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon, 7 Aralık 2025'te Benin'in Cotonou kentinde darbe girişiminin ardından devlet televizyonunda ulusa sesleniyor</i></b></p><p></p><p>Geçen Ekim ayında Benin seçim komisyonu, yeterli desteği olmadığı gerekçesiyle ana muhalefet adayının aday olmasını engellemişti.</p><p></p><p>Geçtiğimiz ay ülkede anayasa değişiklikleri kabul edildi. Önemli değişiklikler arasında bir Senato'nun oluşturulması da yer aldı.</p><p></p><p>Seçilmiş yetkililerin görev süreleri beş yıldan yedi yıla çıkarıldı, ancak cumhurbaşkanlığı için iki dönem sınırı devam etti.</p><p></p><p>Pazar günkü darbe girişimi, Gine-Bissau'da Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embaló'nun devrilmesinden bir hafta kadar sonra gerçekleşti.</p><p></p><p>Ancak bazı bölge yetkilileri bunun sahnelenmiş olup olmadığını sorguladı.</p><p></p><p>Batı Afrika'da son yıllarda Burkina Faso, Gine, Mali ve Nijer'de de darbeler yaşandı.</p><p></p><p>Bu durum bölgenin istikrarı konusunda endişelere yol açıyor.</p><p></p><p>Rusya son yıllarda bu Sahel ülkeleriyle bağlarını güçlendirdi.</p><p></p><p>Burkina Faso, Mali ve Nijer gibi ülkeler, Batı Afrika bölgesel bloğu Ecowas'tan ayrılarak kendi grupları olan Sahel Devletleri İttifakı'nı kurdular.</p><p></p><p>BBC İzleme Servisi, Benin'deki darbe girişimine ilişkin haberlerin, Rusya yanlısı birçok sosyal medya hesabında sevinçle karşılandığını bildiriyor.</p><p></p><p>Darbe girişimi, ECOWAS ve Afrika Birliği (AU) tarafından kınandı.</p><p></p><p>Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf, "bağlamı veya gerekçesi ne olursa olsun, anayasaya aykırı herhangi bir hükümet değişikliğine karşı sıfır tolerans duruşunu" sürdürdüklerini söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dakar Moda Haftası balıkçı teknelerinde düzenlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dakar-moda-haftasi-balikci-teknelerinde-duzenlendi-8826/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dakar-moda-haftasi-balikci-teknelerinde-duzenlendi-8826/</id>
<published><![CDATA[2025-12-07T06:53:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-07T06:53:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6F0839-9FAF0B-2AE734-C7037B-031CE3-CDC971.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Adama Paris" markasının sahibi, Senegal asıllı Fransız tasarımcı Adama N'Diaye'nin organize ettiği Dakar Moda Haftası, başkent Dakar'da Ngor Adası açıklarında teknelerde yapıldı.</p><p></p><p>Ngor sahilinden "pirogue" ismiyle bilinen Senegal'e özgü rengarenk balıkçı teknelerine bindirilen davetlilere, terlik ve can yeleği dağıtıldı.</p><p></p><p>Defile öncesi düz ayakkabı ve rahat kıyafetler giymeleri tavsiye edilen konuklar, teknelere binerken dalgalar nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşadı.</p><p></p><p>Davetlileri taşıyan 6 tekne denizde yerini aldıktan sonra, mankenler de diğer kıyıdan aynı geleneksel teknelere binerek denize açıldı.</p><p></p><p>Mankenleri taşıyan tekneler, denizde misafirlerin ve gazetecilerin bulunduğu teknelerin yanından geçerek, izleyenlere farklı bir podyum deneyimi yaşattı.</p><p></p><p>Teknelerde ayakta ve hareketsiz durmaya çalışan mankenler, dalgalar nedeniyle zaman zaman düşme tehlikesi yaşadı.</p><p></p><p>Afrikalı modacılara ait 7 koleksiyonun tanıtıldığı defile, davetlilerin beğenisini kazandı.</p><p></p><p>Açılış defilesi 4 Aralık'ta Türkiye'nin Dakar Büyükelçiliğinde yapılan Dakar Moda Haftası, bu defileyle sona erdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunuslu muhalif Bin Mübarek, açlık grevine ara verdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunuslu-muhalif-bin-mubarek-aclik-grevine-ara-verdi-2080/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunuslu-muhalif-bin-mubarek-aclik-grevine-ara-verdi-2080/</id>
<published><![CDATA[2025-12-02T06:18:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-02T06:18:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_46DF36-BF2B9B-699B6E-B1DC48-4DEBC2-11F367.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bin Mübarek'in yaptığı yazılı açıklama, savunma heyetinden avukat Delile Musaddık Bin Mübarek tarafından ABD merkezli Meta şirketine ait Facebook platformundaki hesabından yayınlandı.</p><p></p><p>Bin Mübarek açıklamasında, Tunus sokaklarının, siyasi tutuklukların çektiği sıkıntıları ulusal ve uluslararası platformlara taşıyabilecek kapasitede olduğunu göstermesinin ardından 33 gündür sürdürdüğü açlık grevini geçici olarak durdurmaya karar verdiğini dile getirdi.</p><p></p><p>Tunuslu muhalif lider, "Mücadele yolunu seçtik ve direnişin bedelini sağlığımız ve bedenlerimizle ödediğimizin farkındayız ancak vatanı ve özgürlüğünü savunmanın vazgeçilemez bir görev olduğuna inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Tunus Temyiz Mahkemesi 28 Kasım'da, "devlet güvenliğine karşı komplo" davasında tutuklu bulunan sanıklara 10 ila 45 yıl arasında değişen hapis cezaları vermiş ve Bin Mübarek'in cezasını da 18 yıldan 20 yıla çıkarmıştı.</p><p></p><p>Bin Mübarek, 29 Ekim'de açlık grevine başlamış, daha sonra Nahda Hareketi'nin eski yöneticilerinden Abdulhamid el-Celasi, eski Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi, Cumhuriyet Partisi Genel Sekreteri İsam eş-Şabi ve Ulusal Kurtuluş Cephesi yöneticilerinden Rida Belhac da açlık grevine başlayanlar arasına katılmıştı.</p><p></p><p>Şabi ile Belhac, 19 Kasım'da açlık grevini sonlandırdıklarını açıklamıştı.</p><p></p><p>Tunus'ta 2023’te başlayan operasyonlarla aralarında eski Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin de olduğu gözaltına alınan onlarca siyasetçi, gazeteci, aktivist, hakim ve iş insanı "devlet güvenliğine komplo kurmak" suçlamasıyla tutuklu yargılanıyor.</p><p></p><p>Muhalif kesim, bu gözaltı dalgasını ve soruşturmaları kendilerine yönelik "sindirme operasyonu" olarak niteliyor.</p><p></p><p>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ise ülkede bazı siyasilerin, "devletin güvenliğine karşı komplo kurmak" ve "ekonomik krizi körüklemeye yönelik adımlar" nedeniyle gözaltına alındığını savunuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dakar Karnavalı "miras ve hareket" temasıyla düzenlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dakar-karnavali-miras-ve-hareket-temasiyla-duzenlendi-8638/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dakar-karnavali-miras-ve-hareket-temasiyla-duzenlendi-8638/</id>
<published><![CDATA[2025-11-30T09:34:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-30T09:34:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5AC294-E97AA2-5DA012-B65409-0DAE43-E6132D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başkent Dakar'da bu yıl 6'ncısı düzenlenen Dakar Karnavalı'nın kortej yürüyüşü Douata Seck Kültür Merkezi'nden başladı.</p><p></p><p>Bu yıl "miras ve hareket" temasıyla düzenlenen karnavala Haiti, ABD ve Guadeloupe da misafir ülke olarak katıldı.</p><p></p><p>Yerel kıyafetler giymiş çeşitli etnik gruplar ve geleneksel dansçılardan oluşan yüzlerce kişilik kortej Medina sokaklarından geçerek tekrar kültür merkezine geldi.</p><p></p><p>Renkli görüntülere sahne olan yürüyüş sırasında halk bol bol fotoğraf çektirdi.</p><p></p><p>Kortejde Filistin bayrağıyla yürüyen İspanyol turist Juan Antonio Valderde Garcia da Dakar'a tatil için geldiğini söyledi.</p><p></p><p>İspanyolca "Özgür Filistin" yazılı bir tişört giyen Garcia, Filistin meselesinin kendi davası olduğunu ve korteje Filistin bayrağıyla sallamaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.</p><p></p><p>Dakar Karnavalı, Senegal'in kültürel ve etnik yapısını tanıtmak için 2019'dan bu yana düzenleniyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gine Bissau'nun devrik lideri Embalo, Kongo Cumhuriyeti'ne gitti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gine-bissaunun-devrik-lideri-embalo-kongo-cumhuriyetine-gitti-100/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gine-bissaunun-devrik-lideri-embalo-kongo-cumhuriyetine-gitti-100/</id>
<published><![CDATA[2025-11-30T07:48:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-30T07:48:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CB4372-51D32C-5F44A1-51DB3C-574859-8F8453.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yerel basında çıkan haberlerde, perşembeyi cumaya bağlayan gece Senegal'e getirilen Embalo'nun Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti Brazaville'e geçtiği belirtildi.</p><p></p><p>Embalo'nun Brazaville'de geçiş hükümetinin görevi süresi bitene kadar, yaklaşık 1 yıl kalacağı iddia edildi.</p><p></p><p>Senegal Dışişleri Bakanlığı, 28 Kasım'da yayımladığı bildiride, Embalo'nun uçakla Senegal'e getirildiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Yaklaşık 2,1 milyon nüfuslu Gine Bissau'da 26 Kasım'da kendilerine "Düzenin Yeniden Tesisi İçin Yüksek Askeri Komuta" ismini veren bir grup asker, devlet televizyonundan yönetime el koyduklarını duyurmuştu.</p><p></p><p>Grup, karara gerekçe olarak, bazı siyasetçilerin ve tanınmış bir uyuşturucu baronunun ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışmasını göstermişti.</p><p></p><p>Darbeden bir gün sonra General Horta N'Tam "geçiş dönemi cumhurbaşkanı" olarak yemin etmişti.</p><p></p><p>Gine Bissau'da 23 Kasım'da düzenlenen milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde ikinci dönemine aday olan Cumhurbaşkanı Embalo, henüz resmi sonuçlar açıklanmadan, kendi ekibi tarafından yapılan sayıma göre oyların yüzde 65'ini aldığını öne sürmüştü.</p><p></p><p>Embalo'nun en güçlü rakibi bağımsız aday Fernando Dias da Costa da seçimin galibi olduğunu iddia etmişti.</p><p></p><p>Her iki adayın açıklamalarından hemen sonra asker yönetime el koyduğunu duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sierra Leone'de büyü ayinleri için öldürülenler</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sierra-leonede-buyu-ayinleri-icin-oldurulenler-9723/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sierra-leonede-buyu-ayinleri-icin-oldurulenler-9723/</id>
<published><![CDATA[2025-11-30T06:14:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-30T06:14:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_94DA59-4BB42E-6FEA01-594DAA-F108D9-A86053.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dört yıl önce bir kara büyü ayini için öldürüldüğünden şüphe edilen 11 yaşındaki erkek çocuğunun annesi, hala kimsenin adalet önüne çıkarılmamış olmasının kendisini yıktığını söylüyor.</p><p></p><p>BBC Africa Eye'a konuşan Sallay Kalokoh, oğlu Papayo'nun cesedinin bazı yerleri, yaşamsal organları, gözleri ve bir kolu kayıp bir şekilde bulunmasını anlatırken "Bugün acı içindeyim. Çocuğumu öldürdüler ve şimdi sadece sessizlik var" diyor.</p><p></p><p>Papayo, pazara balık satmaya gitmişti ama asla geri dönmedi.</p><p></p><p>Ailesi iki hafta boyunca aradı ve en sonunda bazı parçaları kayıp cesedini bir kuyunun dibinde buldular.</p><p></p><p>Kalokoh "Çocuklarımıza hep dikkatli olmalarını söylüyoruz. Satışa giderseniz, 'kuytu köşeye gitmeyin ve yabancılardan hediye kabul etmeyin' diyoruz. Bu ülkede sık sık yaşanıyor" diyor.</p><p></p><p>Sierra Leone'nin orta kesimlerindeki memleketim Makani'de yaşanan bu cinayet beni çok etkilemişti. Çünkü "juju" diye de bilinen kara büyü bağlantılı cinayet haberleri sık sık duyuyoruz ve bunlar hiç yetkili makamlarca düzgün bir şekilde takip edilmiyor, soruşturulmuyor.</p><p></p><p>Papayo'nun vakasında, polis bunun bir "ayin cinayeti" olduğunu bile teyit etmedi.</p><p></p><p>Bu tür cinayetlerde kurbanlar organları ve uzuvlarının yasadışı juju büyücülerinin sözde büyü ayinlerinde kullanması için öldürülüyor.</p><p></p><p>İnsan uzuvlarının bu tür büyüleri daha güçlü kıldığına inanan ve bunun için büyük paralar ödeyen müşterilerine refah ve güç gibi şeyler vaat ediyorlar.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/64b8d1d0-c6f0-11f0-8c06-f5d460985095.jpg.jpg" alt="64b8d1d0-c6f0-11f0-8c06-f5d460985095.jpg"></p><p></p><p><b><i>Papayo'nun annesi Sally Kalokoh, oğlunun katillerinin bulunmasını istiyor</i></b></p><p></p><p>Fakat yetkili makamların kaynakları oldukça kıt. 8,9 milyon nüfuslu ülkede sadece bir patolog var. Bu nedenle sorumluların takip edilmesi için gereken kanıtları toplamak neredeyse imkansız hale geliyor.</p><p></p><p>Sierra Leone'de polis yetkililerinde bile büyüye inanç o kadar güçlü ki, vakaları kurcalamaktan korkuyorlar ve cinayetlerin çoğu çözülemiyor.</p><p></p><p>Fakat, arkasında bir trajedi bırakan bu yeraltı organ ve uzuv ticareti hakkında daha çok şey bulmak istiyordum.</p><p></p><p>BBC Africa Eye ekibimiz juju büyücüsü olduklarını iddia eden ve ayinler için uzuv bulabileceklerini söyleyen iki kişiyi bulmayı başardı.</p><p></p><p>Her ikisi de daha büyük bir şebekenin parçası olduğunu söyledi ve biri de Batı Afrika genelinde müşterilerinin olmasıyla övündü. BBC bu iddiaları bağımsız kaynaklardan doğrulatamadı.</p><p></p><p>Bir ekip üyemiz, insan kurban ederek güç sahibi olmak isteyen Osman adlı bir politikacı kılığına girdi.</p><p></p><p>İlk olarak, gizli tapınağındaki juju büyücüsüyle buluşmak için ülkenin kuzeyinde, Gine sınırındaki Kambia bölgesine gittik.</p><p></p><p>Burası, juju büyücüsünün müşterileriyle görüştüğü, sık ormanların içindeki bir yer.</p><p></p><p>Kendisine Kanu adını veren juju büyücüsü, kimliğini gizlemek için kırmızı bir tören maskesi taktı ve siyasi bağlantılarıyla övünmeye başladı.</p><p></p><p>"Gine, Senegal ve Hijerya'da büyük siyasi isimlerle çalışıyordum. Kendi ekibimiz var. Bazen, seçim dönemlerinde, geceleri buraları insanlarla dolu oluyor" diyor.</p><p></p><p>Seçim dönemlerinde, artan kaçırılma riski nedeniyle anne ve babalara çocuklarına özellikle iyi bakmaları uyarısında bulunuluyor.</p><p></p><p>İkinci ziyaretimizde Kanu'nun güveni artıyor ve Osman'a yaptığı işin kanıtı olduğunu söylediği şeyi, bir insan kafatası gösteriyor.</p><p></p><p>"Bunu görüyor musun? Bu birine ait. Onlar için kuruttum. Bir kadın kafatası. Bugün, yarın, ilgili kişinin almasını bekliyorum" diyor.</p><p></p><p>Aynı zamanda tapınağının arkasındaki alanı işaret ediyor ve ve "İnsan uzuvlarını buraya asıyoruz. Burada kesiyoruz ve kan buradan gidiyor. Büyük şefler bile, güç istediklerinde buraya geliyorlar. Onlara istedikleri şeyi veriyorum" diyor.</p><p></p><p>Osman, bir ayinde kullanmak üzere kadın uzuvlarına ihtiyacı olduğunu söylediğinde, Kanu hemen fiyat veriyor. "Bir kadının fiyatı 70 milyon leone (3 bin ABD Doları)" diyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/f0316ce0-c6fa-11f0-a892-01d657345866.jpg.jpg" alt="f0316ce0-c6fa-11f0-a892-01d657345866.jpg"></p><p></p><p><i><b>Sierra Leone, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri ve 11 yıl süren acımasız bir iç savaşın yaralarını sarmaya çalışıyor</b></i></p><p></p><p>Kimseyi riske atmamak kaygısıyla, Kanu ile bir daha buluşmadık. Bir dolandırıcı da olabilirdi ama yine de kanıtlarımızı soruşturulması için polise sunduk.</p><p></p><p>Bu tür juju büyücüleri bazen kendilerini otacı diye sunuyor. Bu şifacılar sık görülen hastalıkları tedavi etmek için yerel bitkilerden ilaçlar hazırlıyor.</p><p></p><p>Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, 1990'lı yıllarda acımasız bir iç savaş yaşayan ve 10 yıl önceki Ebola salgınının ortasında kalan ülkede, 2022 yılında 1000 dolayında kayıtlı doktor vardı. Tahminlere göre geleneksel şifacı sayısı da 45 bin civarındaydı.</p><p></p><p>Bu Batı Afrika ülkesindeki birçok kişi, tedavi için bu şifacılara başvuruyor. Bu kişiler aynı zamanda psikolojik sorunları da tedavi ettiklerini söylüyor ve hastalarını kendi tapınaklarına çağırıyor.</p><p></p><p>Sierra Leone Geleneksel Şifacılar Konseyi Başkanı Sheku Tarawallie, Kanu gibi juju büyücülerinin şifacıların adını kötüye çıkardığını savunuyor:</p><p></p><p>"İmajımızı düzeltmek için çok çalışıyoruz. Sıradan insanlar anlamıyor ve hepimizi kötü otacılar olarak tanıtıyorlar. Tek bir çürük elma tüm elmaları yok edebiliyor" diyor.</p><p></p><p>Tarawallie aslında, bir geleneksel tedavi kliniği açmak için hükümet ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışıyor.</p><p></p><p>Güç ve para arzusu olanların, sıklıkla ayin cinayetlerinin arkasındaki kişiler olduklarını söylüyor:</p><p></p><p>"Bir kişi lider olduğunda, insanların organlarını çıkartıyorlar. Bunu kurban vermek için kullanıyorlar. İnsanları yakıp, küllerini, yağlarını güç elde etmek için kullanıyorlar."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/902c62e0-c075-11f0-b95f-c7c5e73ea311.jpg.jpg" alt="902c62e0-c075-11f0-b95f-c7c5e73ea311.jpg"></p><p></p><p><i><b>Sierra Leone Geleneksel Şifacılar Konseyi Başkanı Sheku Tarawallie, "kötü otacıların iyi olanların itibarını zedelediğini" söylüyor</b></i></p><p></p><p>Çoğu kişinin kendisini Müslüman ya da Hristiyan olarak tanımladığı Sierra Leone'deki ayin cinayetlerinin sayısı bilinmiyor.</p><p></p><p>Galler'deki Aberystwyth Üniversitesi'nden Emmanuel Sarpong Owusu "Çoğu Afrika ülkesinde, ayin cinayetleri, ayrıca ya da bir alt grup olarak kayıtlara geçirilmiyor" diyor.</p><p></p><p>Sarpong Owusu anlatıyor:</p><p></p><p>"Bazıları kaza, vahşi hayvanların saldırısı sonucu ölüm, intihar, doğal ölüm olarak yanlış sınıflandırılıyor veya yanlış bildiriliyor. Faillerin çoğu -muhtemelen %90'ı- yakalanmıyor."</p><p></p><p>Vücut parçaları sattığını iddia eden bir diğer kişiyi, başkent Freetown'ın uyuşturucu kullanımı ve diğer suçlarla meşhur Waterloo adlı bir banliyösünde bulduk.</p><p></p><p>Kendisine İdara adını veren adam, yine alıcı kılığına giren Osman'a, "Yalnız değilim, benim altında 250'ye yakın otacı çalışıyor" diyor:</p><p></p><p>"Çalışmadığımız hiçbir insan vücudu parçası yok. Belirli bir parça için çağrıda bulunduğumuzda, getiriyorlar."</p><p></p><p>İşbirlikçilerinden bazılarının insanları yakalamakta ne kadar iyi olduklarını anlatıyor ve Osman'ın ikinci ziyaretinde, içlerinden birinin her gece kurban aramak için dışarı çıkmaya hazır olduğunu söylediği bir sesli mesajı dinletiyor.</p><p></p><p><b>Polis şifacılarla çalışıyor</b></p><p></p><p>Osman, kendisine henüz harekete geçmemesini söyledi, ancak daha sonra İdara'dan ekibinin bir kurbanı tespit ettiğini iddia eden bir telefon aldığımızda, Emniyet Müdürü İbrahim Sama ile iletişime geçtik.</p><p></p><p>Bir baskın düzenlemeye karar verdi ancak memurlarının bunu, bu tür operasyonlarda polise sıklıkla yardımcı eden şifacı Tarawallie olmadan yapmayacaklarını söyledi.</p><p></p><p>Baskında görevli komiser yardımcısı Aliu Jallo, "Bir tapınağı işleten tehlikeli bir büyücünün olduğuna dair istihbarat aldığımızda, geleneksel şifacılarla birlikte çalışıyoruz" diyor.</p><p></p><p>Bazı memurların düzenbaz bitki satıcılarıyla mücadele konusunda batıl inançları olduğunu da vurguluyor.</p><p></p><p>Idara'nın çatıda elinde bıçakla saklanırken yakalanması sonrası Tarawallie, delil için evi aramaya başladı ve insan kemikleri, insan saçı ve mezarlıklardan gelmiş gibi görünen toprak yığınları olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bu, polisin büyücülük yapmak ve ayin cinayetlerinde kullanılan geleneksel silahlara sahip olmakla suçlanan Idara ve diğer iki adamı tutuklaması için yeterli oldu.</p><p></p><p>Suçlamaları kabul etmeyen zanlılar daha sonra kefaletle serbest bırakıldı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/528ca7a0-c648-11f0-9fb5-5f3a3703a365.jpg.jpg" alt="528ca7a0-c648-11f0-9fb5-5f3a3703a365.jpg"></p><p></p><p><b><i>Polis, Waterloo'daki bu eve baskın düzenledi ve Idara da dahil olmak üzere içeridekileri tutukladı. Daha sonra bu kişilere büyüyle mücadele yasaları kapsamında suçlamalar yöneltildi.</i></b></p><p></p><p>Kambia polisinden Kanu hakkında haber alamayınca, iddiaları doğrudan kendisine sormak için aramaya çalıştım ama ulaşamadım.</p><p></p><p>Bazen yüksek profilli vakalarda bile ilerleme kaydedilemiyor.</p><p></p><p>İki yıl önce, Freetown'da kaybolan bir üniversite öğretim görevlisinin cesedi, polisin Waterloo'da bir otacının türbesi olduğunu söylediği yerde gömülü olarak bulundu.</p><p></p><p>Dava, Ağustos 2023'te Yüksek Mahkeme'ye sevk edildi ancak BBC'ye konuşan iki kaynak, şu ana dek davanın ilerlemediğini ve polis tarafından gözaltına alınanların kefaletle serbest bırakıldığını söyledi.</p><p></p><p>Ailem de adalet arayışında benzer engellerle karşı karşıya. Mayıs ayında, BBC soruşturmamız sırasında 28 yaşındaki kuzenim Fatmata Conteh, Makeni'de öldürüldü.</p><p></p><p>Kuaförlük yapan, iki çocuk annesi kadının cesedi, doğum gününden bir gün sonra yol kenarına atılmıştı.</p><p></p><p>BBC'ye konuşan bir bölge sakini, son haftalarda iki cesedin daha bulunduğunu söyledi.</p><p></p><p>Ön dişlerinden birkaçının eksik olması, bunun bir ayin cinayeti olduğuna inanmasına yol açtı.</p><p></p><p>Ailesi, arkadaşları ve meslektaşlarının camide düzenlenen büyük cenaze törenine katıldığı sırada bir yas tutan kişi, "O asla kimseye zarar vermeyen bir kadındı. Çok barışçıl ve çalışkandı" dedi.</p><p></p><p>Fatmata'nın neden öldürüldüğünü asla öğrenemeyebiliriz.</p><p></p><p>Ailesi, cenazesinin otopsi için Freetown'a nakledilmesi için para ödedi çünkü yetkililerin karşılayamayacağı bir şeydi bu.</p><p></p><p>Ancak otopsi kesin bir sonuca ulaşmadı ve henüz kimse tutuklanmadı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rus paralı askerler Mali'de cinayet işlemekle suçlanıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rus-parali-askerler-malide-cinayet-islemekle-suclaniyor-1636/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rus-parali-askerler-malide-cinayet-islemekle-suclaniyor-1636/</id>
<published><![CDATA[2025-11-28T08:35:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-28T08:35:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_05DE2B-1E5CF2-4827CE-FA6883-AB588C-98DDEA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><span></span>Bu BBC tarafından toplanan benzer ifadelerden biri. Rus askerlerin Batı Afrika ülkesindeki İslamcı militanlara karşı giriştikleri operasyonlarda kullandıkları taktikleri gösteriyor. İnsan hakları örgütleri bu yöntemleri kınıyor.</p><p></p><p>Mali'de 2021 yılında askeri cunta iktidarı ele geçirdi ve Fransız askerlerini isyanı durdurmada başarısız olmakla suçlayarak, ülkeyi terk etmeye zorladı.</p><p></p><p>Cunta, o dönemde Kremlin'e bağlı olan Wagner paralı asker grubunun yardımını alarak Rusya'ya yöneldi.</p><p></p><p>Wagner daha sonra ülkeden çekildi ve operasyonlar Rusya Savunma Bakanlığı'na bağlı Afrika Kolordusu tarafından devralındı.</p><p></p><p>Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nin geçen ay yayımladığı bir rapora göre, Wagner'e bağlı paralı askerlerden bazıları, bu yılın ortasında kapatılana kadar yalnızca davet edilenlilerin katılabildiği bir Telegram grubunda vahşetlerini anlattılar.</p><p></p><p>Raporda, "İddiaya göre isyancılara ve sivillere yönelik cinayet, tecavüz, işkence, yamyamlık ve ceset tahribatına ilişkin fotoğraf ve videoları düzenli olarak paylaşıyorlardı" denildi.</p><p></p><p>Haziran'da yayımlanan raporda Wagner bağlantılı Telegram kanalına "sızıldığı", aralarında kesik kafalar ve oyulmuş gözlerin de bulunduğu 322 video ve 647 vahşet fotoğrafı ile "ırkçılıkla dolu" paylaşımların bulunduğu belirtiliyordu.</p><p></p><p>Konuştuğumuz esnaf Mali'den kaçmış ve şu anda Moritanya sınırındaki bir mülteci kampında yaşıyor.</p><p></p><p>Kendisine Ahmed adını verdik ve bu yazıda adı geçen tüm mağdurların isimlerini güvenlikleri açısından değiştirdik.</p><p></p><p>Ahmed, BBC'ye yaptığı açıklamada, sorunların Wagner savaşçılarının Ağustos 2024'te Nampala'nın merkezinde işlettiği büyük dükkana gelmesiyle başladığını söylüyor.</p><p></p><p>Ahmed, Wagner savaşçılarının, dükkanın müdavimleri olmalarına karşın, patronunu gözaltına almak istediklerini ve onu cihatçılarla işbirliği yapmakla suçladıklarını anlatıyor.</p><p></p><p>"Beni araca bindirip içeri ittiler ve ellerimi bağladılar" diye ekliyor.</p><p></p><p>"Wagner'in bir askeri bıçağı alıp, parmağıma dayadı ve bana, 'Dükkan sahibi nerede?' diye sordu. Ona başkent Bamako'da olduğunu söyledim, ancak bana, 'Yanlış cevap' diye yanıt verdi."</p><p></p><p>Ahmed, tercüman aracılığıyla konuşan Wagner üyelerinin kendisini Mali'deki iyi korunan bir askeri üsse götürüp, bir hangara koyduğunu söyledi.</p><p></p><p>"Ben ve üç Wagner çalışanı hangardaydık. Bir tankı suyla doldurup kıyafetlerimi çıkarmamı istediler. Çıkardım. Başımı suya daldırdılar ve neredeyse boğulana kadar tuttular, sonra düştüm. Daha sonra ayaklarını göğsüme bastırdılar ve derin derin soludum."</p><p></p><p>Ahmed, "Sonra başımı tekrar suya daldırdılar ve bana ikinci kez dükkan sahibini sordular ve ben de onlara Bamako'da olduğunu söyledim" diyor ve işkencenin üçüncü kez tekrarlandığında da ve aynı cevabı verdiğini ekliyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/381cee70-af50-11f0-8da8-177c6b913c3a.jpg.jpg" alt="381cee70-af50-11f0-8da8-177c6b913c3a.jpg"></p><p></p><p><b><i>Göçebe topluluklar, develeriyle birlikte Mali'nin kuzeyindeki çölü boydan boya geçiyor.</i></b></p><p></p><p>Ahmed, daha sonra tanıdığı diğer insanların da bulunduğu küçük bir tuvalet bloğuna atıldığını söylüyor.</p><p></p><p>Aralarında Hüseyin de vardı. Hüseyin o kadar kötü dövülmüştü ki ilk başta onu tanıyamamış. "Yaklaşık 40 dakika sonra Umar'ı getirdiler."</p><p></p><p>O da çok kötü bir durumdaydı. İşkence yapmışlardı.</p><p></p><p>Ahmed, "O tuvalette uyuduk ve ertesi sabah bize bir parça ekmek ve küçük bir fincan kahve getirdiler" diyor.</p><p></p><p>Hangara geri götürüldüğünü ve Rus savaşçıların yüzüne ve başına bir bandaj sardığını söyledi.</p><p></p><p>"Göremiyordum. Konuşamıyordum. Duyamıyordum.</p><p></p><p>"Boğazıma bıçak dayadılar ve tercümandan bana bunun son şans olduğunu söylemesini istediler.</p><p></p><p>"Onlara gerçeği söylemezsem, kafamı keseceklerdi. Tercümana tüm bildiklerini paylaştığımı söyledim."</p><p></p><p>Ahmed, Rus sorgucuların daha sonra bandajı çıkarıp onu mutfağa attıklarını ve geceyi iki yabancıyla geçirdiğini söylüyor:</p><p></p><p>Sığır otlatırken nedeni söylenmeden alınan bir Tuareg ve develerini ararken alınan bir Arap.</p><p></p><p>Kuzey Mali'nin uçsuz bucaksız çöllerinde dolaşan göçebe Tuareg ve Arap topluluklarına şüpheyle bakılıyor.</p><p></p><p>Özellikle de 10 yıldan uzun bir süre önceki ayrılıkçı Tuareg hareketinin cihatçı gruplar tarafından ele geçirilmesinden bu yana. Şu anda asıl olarak El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (JNIM) bayrağı altında faaliyet gösteriyorlar.</p><p></p><p>Ahmed, geceyi onlarla geçirdikten sonra hangara geri götürüldüğünü söyledi.</p><p></p><p>Ahmed "İki adamı da getirdiler ve benim önümde başlarını kestiler" diyor.</p><p></p><p>Dehşete kapılmış görünen Ahmed, BBC'ye sonrasında olanları anlatırken gözyaşlarını tutmaya çalışıyor.</p><p></p><p>"Taze kan kokusunu alabilmem için cesetlerden birini yanıma yaklaştırdılar ve 'Dükkan sahibinin yerini bize söylemezsen, sen de benzer bir akıbete uğrayacaksın' dediler."</p><p></p><p>Ahmed, hayatının ancak bir Wagner komutanının Mali ordusundan bir subayı arayıp, dükkân sahibinin cihatçılarla işbirliği yapmadığına dair güvence almasından sonra kurtulduğunu anlatıyor.</p><p></p><p>Ahmed, komutanın daha sonra üsse giderek onu, başka bir dükkân sahibini ve Umar'ı serbest bıraktığını söylüyor.</p><p></p><p>Ahmed "Orada 15 gün geçirdim. Sonra eşim ve çocuklarımla birlikte Moritanya'ya gitmeye karar verdim" diyor.</p><p></p><p>BBC, Rusya ve Mali Savunma Bakanlıkları'na yorum için ulaştı ancak henüz bir yanıt vermediler.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/Screenshot%202025-11-28%20at%2014.37.29.jpg" alt="Screenshot 2025-11-28 at 14.37.29"></p><p></p><p>Aktör George Clooney ve eski ABD hükümet yetkilisi John Prendergast tarafından kurulan Sentry örgütü, Ağustos ayında yayınladığı bir raporda, Wagner savaşçılarının yalnızca sivillere karşı ihlallerde bulunmakla kalmayıp, Mali askeri hiyerarşisinde "kaos ve korku" yaratarak komutanları sessiz kalmaya zorladığını belirtti.</p><p></p><p>Raporda, bir Malili yetkilinin, Wagner çalışanlarının "Fransızlardan daha kötü" olduğunu söylediği ve "Adamlarımın onlardan daha aptal olduğunu düşünüyorlardı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk" dediğini aktarılıyor.</p><p></p><p>Güvenlik durumunun kötüleşmesine karşın, görevini "tamamladığını" ilan eden Wagner, bu yılın Haziran ayında Mali'den çekildiğini duyurdu. Uzmanlar, savaşçılarının çoğunun Afrika Kolordusu'na dahil edildiğini söylüyor.</p><p></p><p>Senegal merkezli Timbuktu Enstitüsü düşünce kuruluşu, Afrika Kolordusu savaşçılarının %70 ila %80'inin daha önce Wagner'de görev yaptığını tahmin ediyor.</p><p></p><p>Temmuz'da yayımlanan bir raporda "Gerçekte, Afrika Kolordusu, yargısız infazlar ve işkence eylemleri de dahil olmak üzere Wagner'in insan hakları ihlalleri mirasını devralıyor" deniliyor.</p><p></p><p>Ancak şiddet izleme grubu Acled, ilk göstergelerin Afrika Kolordusu'nun faaliyetlerinin Wagner'inkinden daha hafif olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.</p><p></p><p>Acled'in kıdemli Batı Afrika uçmanı Héni Nsaibia BBC'ye yaptığı açıklamada "Kasıtlı sivil öldürme veya toplu vahşet içeren olayların sayısı gözle görülür şekilde azaldı" diyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/17d3fee0-b010-11f0-aa13-0b0479f6f42a.jpg.jpg" alt="17d3fee0-b010-11f0-aa13-0b0479f6f42a.jpg"></p><p></p><p><b><i>Wagner, askeri cuntanın Rusya'ya yönelmesinin ardından Mali'ye konuşlandırıldı.</i></b></p><p></p><p>BM'ye göre, çatışma yaklaşık 50 bin kişiyi Moritanya'daki M'berra mülteci kampına kaçmak zorunda bıraktı.</p><p></p><p>Bunlar arasında, BBC'ye geçen yıl kocasının kurşun delikleriyle dolu cesedinin nehre atılmasının ardından beş çocuğuyla birlikte köyünden kaçtığını söyleyen Bintu da var. Görgü tanıkları kocasının at sırtındayken defalarca vurulduğunu söyledi.</p><p></p><p>Bintu kamptaki evinin dışındaki küçük alanı süpürürken "Çocuklarıma kim bakacak Bana kim bakacak?" diye soruyor ve "Wagner ismini duyduğumda travma geçiriyorum. Korkuyorum" diyor.</p><p></p><p>"Wagner kelimesinden nefret ediyorum çünkü bana mutsuzluk getirdiler."</p><p></p><p>BBC konuşmak için yaklaştığında, bir diğer mülteci olan Yusuf, bir gölgeliğin altında oturuyordu. Üzerinde lacivert bir kıyafet, başında beyaz sarık vardı. Gözleri yaşadığı travmayı yansıtıyordu.</p><p></p><p>Arkadaşlarıyla birlikte Moritanya sınırı yakınlarında sığır güderken, temiz su almak için bir kuyunun başında durduklarını ve uzakta bir toz bulutu gördüklerini anlatıyor.</p><p></p><p>Yusuf, bir aracın kendilerine doğru hızla geldiğini ve bunların, hiçbir sebep yokken kendilerini dövmeye başlayan Wagner savaşçıları olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Yusuf, bir Wagner savaşçısının kendisini "kuyuya atmakla tehdit ettiğini", ancak bir diğerinin onu engellemek için araya girdiğini belirtiyor.</p><p></p><p>Daha sonra arkadaşları ile birlikte, her biri üçer Wagner görevlisi taşıyan farklı araçlara bindirildiklerini söylüyor.</p><p></p><p>"Arabayı sürerken, yol boyunca beni dövdüler, tekmelediler, postallarıyla yüzüme ve kafama ve göğsüme vurdular. Sığırlarımıza ne olduğunu bilmiyorum."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/841ca340-b010-11f0-8317-a7963fdcfd4f.jpg.jpg" alt="841ca340-b010-11f0-8317-a7963fdcfd4f.jpg"></p><p></p><p><b><i>Moritanya, Mali'deki çatışmalardan kaçanlar için güvenli bir liman haline geldi.</i></b></p><p></p><p>Arkadaşlarıyla birlikte Léré kasabasının kuzeyindeki bir askeri kampa götürüldüklerini ve orada işkence gördüklerini söylüyor.</p><p></p><p>"Bir adam elinde metal bir çubukla geldi, bizi o kadar kötü dövdü ki, öleceğimi sandım. Kıpırdayamadık, kaçmamızı engellemek için uyluklarımıza ve bacaklarımıza sertçe vurdular."</p><p></p><p>Yusuf, daha sonra bir ofise sürüklendiklerini ve bayılana kadar dayakların sürdüğünü söylüyor.</p><p></p><p>Kendine geldiğinde, ellerinin arkadaşlarından birinin hareketsiz ellerine bağlı olduğunu fark ettiğini ekliyor.</p><p></p><p>"Sonra yüzüme bir motosiklet yaklaştırdılar, motoru çalıştırdılar ve beni tamamen uyandırmak için egzozu burnuma üflediler.</p><p></p><p>"Aynısını arkadaşıma da yaptılar ama o cevap vermedi.</p><p></p><p>"İşte o zaman öldüğünü anladılar."</p><p></p><p>Yusuf, arkadaşının cesedine ne olduğunu bilmediğini, ancak diğer arkadaşlarıyla birlikte kendisinin yine hiçbir açıklama yapılmadan serbest bırakıldığını söyledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Kas%C4%B1m%202025/d812fa40-cb2b-11f0-a892-01d657345866.png.jpg" alt="d812fa40-cb2b-11f0-a892-01d657345866.png"></p><p></p><p>Eski esnaf Ahmed, kendi işkence deneyiminden önce Wagner'in nasıl kitlesel çapta zulümler işlediğini söyledi. Hatta bir keresinde tüm Nampala kasabasını ve çevre köyleri kuşatma altına aldığını görmüş.</p><p></p><p>Paralı askerler, uydu telefonu kullandığını iddia ettikleri bir kişiyi ararken, bir futbol sahasında toplananlar arasındaydı.</p><p></p><p>Ahmed "Sikou Cissey ismini bağırdılar. Geleneksel bir şapka takan, sıradan bir adamdı. Daha sonra bir fıçıyı suyla doldurdular, bacaklarından tutup kafasını artık nefes alamayacak hale gelene kadar fıçıya soktular" diyor.</p><p></p><p>Malili askerler bakarken, Wagner savaşçıları futbol sahasına kazma ve kürekler getirttiler. Ahmed, insanları uydu telefonu kullandığı iddia edilen kişi ortaya çıkana dek, kendi mezarlarını kazacakları korkusu yaşatmaya çalıştıklarını belirtiyor.</p><p></p><p>Ahmed, bütün gün yakıcı güneşin altında bekletilen kasaba sakinlerinin serbest bırakıldığını, ancak bir kişinin paralı askerler tarafından götürüldüğünü ve akıbetini bilmediğini söylüyor.</p><p></p><p>Wagner savaşçılarının adalet önüne çıkartılmasını ve katliamlardan sorumlu tutulmasını istediğini anlatıyor.</p><p></p><p>Kampta siyah kıyafetiyle otururken, "Bana kabuslar yaşatıyor" diyor ve hâlâ bir esnaf olarak olarak sıradan hayatına geri dönüp dönemeyeceğinden emin değil.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Abyei'deki barış gücünün görev süresini uzatıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abyeideki-baris-gucunun-gorev-suresini-uzatildi-7148/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abyeideki-baris-gucunun-gorev-suresini-uzatildi-7148/</id>
<published><![CDATA[2025-11-15T07:20:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-15T07:20:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1294D-78DFA1-4DC733-A6B19B-6BD98C-97ACBC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD tarafından sunulan ve BMGK'da oylanan karar tasarısına 12 lehte oy verilirken, Rusya, Çin ve Pakistan çekimser oy kullandı.</p><p></p><p>Bu sonuçla konsey, Birleşmiş Milletler (BM) Abyei Geçici Güvenlik Gücü'nün (UNISFA) görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören tasarıyı kabul etti.</p><p></p><p>ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dorothy Shea, yetki süresinin uzatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını kaydederek, "Bu yetki süresi, misyonların ilerlemeyi takip eden ve ev sahibi ülkelerin misyonun başarısına yatırım yapmasını sağlayan açık kriterlere göre yönlendirilmesini sağlama hedefiyle uyumludur." değerlendirmesini yaptı.</p><p></p><p>ABD tarafından hazırlanan kararda, konseyin, "Sudan ve Güney Sudan'ın kanıtlanabilir ilerlemelerine göre misyonun yetki süresinin uzatılmasını değerlendirmesi" gerektiği belirtildi.</p><p></p><p>Kararda, Konsey üyelerinin çoğunluğunun katılmadığı ancak UNISFA'nın varlığının önemi nedeniyle lehte oy verdikleri üç kriter yer aldı.</p><p></p><p>Söz konusu kriterler, Abyei'den tüm izinsiz silahlı grupların çekilmesini, Sudan ve Güney Sudan arasında Ortak Siyasi ve Güvenlik Mekanizması toplantılarının yeniden başlamasını ve Abyei Ortak Güvenlik Polisi'nin kurulmasını öngörüyor.</p><p></p><p>Shea, "Bu kriterler, misyonun etkisini tanımlamaya yardımcı olacak ve ev sahibi hükümetleri ölçülebilir ilerleme konusunda sorumlu tutmak için önemli bir araç sağlayacaktır." yorumunu yaptı.</p><p></p><p>Buna karşılık, Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Anna Evstigneeva ise ABD'nin sürece "önyargılı yaklaştığını" savunarak, "Karar tasarısını kaleme alanlar uzlaşma arayışıyla uğraşmak yerine, Konsey üyelerinin hala ciddi şüpheleri olan bir taslak hazırlamayı tercih ettiler." değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>- Abyei'de 2005'ten beri ihtilaf sürüyor</p><p></p><p>Sudan ve Güney Sudan arasında 2005'te imzalanan barış anlaşmasıyla alınan, petrol zengini Abyei'nin nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi ve referandum kararı uygulanamadı.</p><p></p><p>Güney Sudan, 2011'deki referandumun ardından bağımsızlığını kazanmıştı. Güney Sudan'ın Mart 2023'te tartışmalı bölgeye askerlerini konuşlandırmasından bu yana gerginlik artmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunus'ta Gannuşi açlık grevine başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunusta-gannusi-aclik-grevine-basladi-4051/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunusta-gannusi-aclik-grevine-basladi-4051/</id>
<published><![CDATA[2025-11-08T07:53:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-08T07:53:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BE0C43-E6868B-6162EB-9AA1A1-9A2944-319EE2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gannuşi'nin savunma heyetinden yapılan açıklamada, Nahda Hareketi liderinin Tunus'ta bağımsızlık ve özgürlük için 29 Ekim'de açlık grevine giren bin Mübarek'e destek olmak amacıyla açlık grevine başladığı aktarıldı.</p><p></p><p>Tunus'taki Siyasi Mahkum Aileleri Koordinasyon Komitesinin, başkent Tunus'taki Cumhuriyet Partisi genel merkezinde dün düzenlediği basın toplantısında da Tunus'taki siyasi aktivistlerin Cevher bin Mübarek ile dayanışma amacıyla açlık grevine başladıkları belirtildi.</p><p></p><p>Cumhuriyet Partisi Sözcüsü Visam es-Sağir, "Tunus'ta yargının bağımsızlığını savunmak, ifade özgürlüğünden tutuklananların serbest bırakılmasını talep etmek ve Cevher bin Mübarek ile dayanışma göstermek amacıyla Cumhuriyet Partisi Genel Sekreteri İssam eş-Şabbi cezaevinde açlık grevine başladı." dedi.</p><p></p><p>Açlık grevine giren bin Mübarek'e destek açıklaması yapan Sağir, Cumhuriyet Partisi'nin açlık grevi yapanların yanında yer alacağını söyledi.</p><p></p><p>Cevher bin Mübarek'in babası ve Ulusal Kurtuluş Cephesi üyesi İzzeddin bin Mübarek el-Hazeki de oğlunun sağlık durumunun oldukça kötüleştiğini, ancak moralinin hala yüksek olduğunu aktardı.</p><p></p><p>Hazeki, "Cevher ailesi, onunla dayanışma göstermek, o ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep etmek için yarın, cumartesi gününden itibaren açlık grevine başlayacak." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), 6 Kasım'da, "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla gözaltına alınmasını protesto etmek için 10 gündür açlık grevinde olan Cevher Bin Mübarek'in sağlığı konusunda "derin endişe" duyduğunu duyurmuştu.</p><p></p><p>Tunus'ta devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla yargılanan ve 18 yıl hapis cezası alan bin Mübarek, 29 Ekim'de açlık grevine başlamıştı.</p><p></p><p>Tunus’ta, 19 Nisan'da, "devlet güvenliğine karşı komplo kurmak" suçlamasıyla yargılanan sanıklara 13 ila 66 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti.</p><p></p><p>Sanıklara yöneltilen suçlamalar arasında "devletin iç ve dış güvenliğine karşı komplo kurmak”, “terörle bağlantılı örgüt kurmak ve bu örgüte katılmak”, “devlet yapısını değiştirmeye yönelik saldırı hazırlığı”, “halkı birbirine karşı silahlı kışkırtma”, “kaos, yağma ve cinayet teşviki”, “gıda ve çevre güvenliğine zarar vermek” yer alıyor.</p><p></p><p>Davada, Ulusal Kurtuluş Cephesi'nden Cevher bin Mübarek, Cumhuriyet Partisi Genel Sekreteri İsam eş-Şabbi, Nahda Hareketi'nin eski yöneticilerinden Abdulhamid el-Celasi, eski bakanlardan Gazi eş-Şevvaşi ve eski Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Rıda Belhac gibi isimler de yargılanıyor.</p><p></p><p>Tunus'ta 2023’te başlayan operasyonlarla aralarında eski Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin de olduğu gözaltına alınan onlarca siyasetçi, gazeteci, aktivist, hakim ve iş insanı "devlet güvenliğine komplo kurmak" suçlamasıyla tutuklu yargılanıyor.</p><p></p><p>Muhalif kesim, bu gözaltı dalgasını ve soruşturmaları kendilerine yönelik "sindirme operasyonu" olarak niteliyor.</p><p></p><p>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ise ülkede bazı siyasilerin, "devletin güvenliğine karşı komplo kurmak" ve "ekonomik krizi körüklemeye yönelik adımlar"dan dolayı gözaltına alındığını savunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'da 'insani ateşkes' için anlaşmaya varıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-insani-ateskes-icin-anlasmaya-varildi-3318/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-insani-ateskes-icin-anlasmaya-varildi-3318/</id>
<published><![CDATA[2025-11-06T10:28:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-06T10:28:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D32C09-6C24E2-635801-3DEFA2-0B18E5-BBE7E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan’daki parlamenter Hızlı Destek Güçleri (RSF), perşembe günü yaptığı açıklamada Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır tarafından önerilen ‘insani ateşkese katılmayı kabul ettiklerini’ bildirdi</p><p></p><p>RSF açıklamasında, ateşkesin ‘devam eden iç savaşın yol açtığı felaket boyutundaki insani sonuçların ele alınması ve sivillerin korunmasının güçlendirilmesi’ amacıyla önerildiğini belirtti.</p><p></p><p>BM Göç Ajansı (IOM) pazar gecesi yayımladığı açıklamada, 26-31 Ekim tarihleri arasında Kuzey Kordofan’daki beş yerleşim biriminden yaklaşık 36 bin 825 kişinin kaçtığını bildirmişti.</p><p></p><p>Nisan 2023’ten bu yana savaşan ordu ile RSF, Darfur’u Hartum’a bağlayan ve havaalanına ev sahipliği yapan stratejik bir lojistik merkez olan El-Obeid kenti için mücadele ediyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rabat'ta Fas'ın Batı Sahra planı kararı coşkuyla kutlandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rabatta-fasin-bati-sahra-plani-karari-coskuyla-kutlandi-5841/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rabatta-fasin-bati-sahra-plani-karari-coskuyla-kutlandi-5841/</id>
<published><![CDATA[2025-11-01T06:16:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-11-01T06:16:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B2B91C-60F86E-536B57-FF516F-F42E4F-60E5C1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BM Güvenlik Konseyi, ABD tarafından kaleme alınan taslağı oyladı.</p><p></p><p>15 üyeli konseyden 11 üye, karar lehine oy kullanırken Rusya, Çin ve Pakistan çekimser kaldı, Cezayir ise oy kullanmadı.</p><p></p><p>Karar doğrultusunda, MINURSO'nun Batı Sahra'daki görev süresi 31 Ekim 2026'ya kadar uzatıldı.</p><p></p><p>ABD'nin desteklediği karar ile ayrıca, Fas'ın Batı Sahra planının uzun süredir devam eden anlaşmazlığın çözümü için "en uygulanabilir çözüm" olduğu belirtildi.</p><p></p><p>ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, kararı "Batı Sahra'da uzun zamandır beklenen barış için bir ivme" olarak değerlendirerek, ABD'nin Batı Sahra'da karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözümü desteklemeye ve uzun süredir devam eden sorunu çözmeye "derinden bağlı" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Waltz, "Tüm tarafları önümüzdeki haftalarda masaya oturmaya ve Fas'ın güvenilir ve gerçekçi özerklik önerisini, anlaşmazlığa adil ve kalıcı bir çözüm için tek temel alarak ciddi görüşmeler yapmaya çağırıyoruz." dedi.</p><p></p><p>- Batı Sahra sorunu</p><p></p><p>Fas'ın 1975'te eski İspanyol sömürgesi Batı Sahra'yı topraklarına katmasının ardından Cezayir'in destek verdiği bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Rabat yönetimi arasında başlayan gerginlik devam ediyor.</p><p></p><p>Fas, bölgenin kendi egemenliğinde kalması gerektiğini savunurken, Polisario Cephesi Batı Sahra'nın bağımsız devlet olduğunu ileri sürüyor.</p><p></p><p>Polisario Cephesi, 1991'de BM arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele yürütüyordu. Ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra'nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Z Kuşağı" protestoları son 2 gündür barışçıl</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/z-kusagi-protestolari-son-2-gundur-bariscil-4464/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/z-kusagi-protestolari-son-2-gundur-bariscil-4464/</id>
<published><![CDATA[2025-10-05T06:08:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-10-05T06:08:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_75AB8F-E98AFB-7EDA90-F537F9-F269F1-E1C052.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fas'ın çeşitli kentlerinde "sosyal adalet, eğitim ve sağlıkta reform ile yolsuzlukla mücadele" talepleriyle başlayan gösteriler bir haftadır sürüyor.</p><p></p><p>Gösterilerde hafa içi 3 kişinin ölmesinin ardından Fas İnsan Hakları Ulusal Konseyinden yazılı açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, Fas'ın çeşitli şehirlerinde düzenlenen protestoların izlendiği, bu gösterilerin son iki gündür barışçıl atmosferde gerçekleştiği ve barışçıl toplanma özgürlüğünü ihlal edebilecek hiçbir davranışın sergilenmediği kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, barışçıl gösterinin, kamu düzenini sağlama, özel mallar ile kamu mallarını koruma ve barışçıl toplanma hakkının kullanılmasını sağlama arasında denge sağlanarak gerçekleştiği ifade edildi.</p><p></p><p>30 Eylül-1 Ekim'deki gösterilerde güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmada 3 Faslı ölmüş, 326'sı güvenlik görevlisi olmak üzere 354 kişi yaralanmış, 271 kamu aracı ile 175 özel araçta ciddi hasar meydana gelmişti. 2 ve 3 Ekim'deki gösterilerde ise herhangi bir arbede yaşanmamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burkina Faso cuntası eşcinselliği yasakladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-cuntasi-escinselligi-yasakladi-7975/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-cuntasi-escinselligi-yasakladi-7975/</id>
<published><![CDATA[2025-09-02T08:42:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-09-02T08:42:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E67826-B5C952-B49781-0F85BE-C770C3-A838AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Eşcinsellere 5 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören yasa taslağı, geçiş parlamentosunun seçilmemiş 71 üyesinin tamamı tarafından kabul edildi.&nbsp;</p><p></p><p>Adalet Bakanı Edasso Rodrigue Bayala, devlet televizyonu RTB'ye şöyle konuştu:</p><p></p><p>Bu yasa, 2 ila 5 yıllık hapis cezasının yanı sıra para cezası da öngörüyor. Bir kişi eşcinsellik ya da benzer eylemlerde bulunursa tüm bu tuhaf davranışların sonucu hakimin önüne çıkmak olacak.</p><p></p><p>Bayala, yabancı ülke yurttaşlarının bu kanunu çiğnemeleri halinde sınır dışı edileceğini aktardı.&nbsp;</p><p></p><p>Afrika'da eşcinsellik karşıtı kanunların son örneği bu oldu. 30 civarındaki ülkede benzer adımlar atılmış durumda.&nbsp;</p><p></p><p>Burkina Faso'nun müttefiki Mali'deki cunta yönetimi Kasım 2024'te eşcinselliği yasadışı ilan eden bir kanun çıkarmıştı.</p><p></p><p>Gana ve Uganda'daki eşcinsellik karşıtı kanunlar son yıllarda sertleştirildi.</p><p></p><p>Uganda'da yapılan değişikliğe göre "ağırlaştırılmış eşcinselliğin" cezası, müebbet hapis ve ölüme varabiliyor.</p><p></p><p>Mevcut askeri yönetimin Cumhurbaşkanı Yüzbaşı İbrahim Traore, Eylül 2022'de yaptığı darbeyle, Ocak 2022'de yine darbeyle başa geçen Yarbay Paul-Henri Sandaogo Damiba'yı devirmişti.</p><p></p><p>O dönem 34 yaşında olan Traore, dünyanın en genç lideri unvanını almıştı.</p><p></p><p>Traore, cumhurbaşkanı olarak yemin ettiğinde ülkedeki güvenlik durumunu iki-üç ay içinde düzeltme sözü vermiş ve seçimlerin Temmuz 2024'te düzenleneceğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Ancak Mayıs 2024'te askeri cunta, 5 yıl daha ülkeyi yöneteceğini belirterek sivil yönetime geçişi ertelemişti.</p><p></p><p>Burkina Faso'daki askeri yönetim, 2018'de kaldırılan idam cezasını geri getirmek istediğini beyan ederek Kasım 2024'te bir kez daha dünya gündemine girmişti.</p><p></p><p>Ülkedeki son idam infazlarıysa 19 Eylül 1989'da yapılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mali'de darbe girişimi: Onlarca kişi gözaltında</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/malide-darbe-girisimi-onlarca-kisi-gozaltinda-217/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/malide-darbe-girisimi-onlarca-kisi-gozaltinda-217/</id>
<published><![CDATA[2025-08-15T07:10:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-08-15T07:10:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_316177-1D9A19-83F331-C5DA63-F94066-C5FFE6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mali devlet televizyonu ORTM'de okunan bildiride ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan, güvenlik güçleri arasında yer alan "marjinal bir grubun" çökertildiği belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada yabancı devletlerden yardım alan söz konusu grubun Mali'nin yeniden inşa sürecini baltalamayı hedeflediği kaydedildi.</p><p></p><p>Zanlıların 1 Ağustos'ta gözaltına alındığı aktarılan açıklamada, aralarında Vizilier Yann isimli bir Fransız vatandaşının da bulunduğu vurgulandı. Güvenlik bakanı, Yann’ın Fransız istihbaratı adına Mali’de siyasi, sivil ve askeri aktörleri harekete geçirmeye çalıştığını söyledi.</p><p></p><p><b>2 GENERAL GÖZALTINDA</b></p><p></p><p>Gözaltına alınanlar arasında Tuğgeneral Abass Dembélé ve General Néma Sagara da bulunuyor.</p><p></p><p>Abass Dembélé, Mopti Bölgesi eski valisi ve mayıs ayında sivillerin öldürülmesine dair soruşturma talep etmişti; bu nedenle mayısta görevden alınmıştı.</p><p></p><p>Néma Sagara ise bölgedeki militanlara karşı mücadelede öne çıkmış bir kadın komutan olarak tanınıyor.</p><p></p><p><b>DURUM KONTROL ALTINDA</b></p><p></p><p>Açıklamada, durumun tamamen kontrol altında olduğu ve olayın diğer faillerini de bulmak için soruşturmanın devam ettiği bilgisi de paylaşıldı.</p><p></p><p>Gözaltına alınanlar arasında tuğgeneral ve yarbay kadrolarından isimler de yer alıyor.</p><p></p><p>Mali'de Mayıs 2022'de de darbe girişimi engellenmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Senegfal'de siyasi kriz büyüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/senegfalde-siyasi-kriz-buyuyor-4641/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/senegfalde-siyasi-kriz-buyuyor-4641/</id>
<published><![CDATA[2025-07-12T07:42:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-07-12T07:42:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C042C9-5AE5AB-CBD808-2EF099-B4C808-683294.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Başbakan Sonko, partisi PASTEF'in bir toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın 5 Afrika ülkesiyle düzenlediği mini zirve dolayısıyla ülke dışında bulunan Faye'a sert eleştirilerde bulundu.</p><p></p><p>Medya ve muhaliflerin kendisine yönelik saldırılarına Faye'ın göz yumduğunu belirten Sonko, bu durumdan rahatsızlığını bildirmesine rağmen Cumhurbaşkanının duruma kayıtsız kaldığını söyledi.</p><p></p><p>Sonko, Mayıs 2023'te henüz muhalif bir isimken dönemin Turizm Bakanı Mame Mbaye Niang'ın açtığı hakaret davasında aldığı cezanın Yüksek Mahkeme tarafından 1 Haziran'da onanmasına tepki göstererek "Onunla (Faye) görüştüm. İsterse bu süreci durdurabilirdi ancak neden halen harekete geçmedi? Onun yerinde olsaydım süreç böyle işlemezdi." ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Ülkede ciddi bir yönetim sorunu olduğunun altını çizen Sonko, "Senegal'de sıradan bir siyasi kriz yaşanmıyor, ülkede ciddi bir otorite sorunu var. Böyle giderse iktidarda kalmamız mümkün değil. Eğer Cumhurbaşkanı benim artık işe yaramadığımı düşünüyorsa koltuğu devretmeye hazırım ve milletvekilliği görevime dönerim." diye konuştu.</p><p></p><p>- Sonko'yu 1 Temmuz'daki Yüksek Mahkeme kararı kızdırdı</p><p></p><p>Sonko'nun hem Cumhurbaşkanı Faye hem de Meclis Başkanı El Malick Ndiaye yurt dışındayken böyle bir çıkışta bulunması Senegal kamuoyunda ses getirdi.</p><p></p><p>Sonko'nun söz konusu hakaret davasından Mayıs 2023'te aldığı ceza, 1 Temmuz'da Yüksek Mahkeme tarafından onanmıştı. Karar Sonko tarafından şaşkınlık ve öfkeyle karşılanmıştı. Karara itiraz edeceklerini belirten Sonko, daha sürecin bitmediğinin altını çizmişti.</p><p></p><p>Sonko'nun, Cumhurbaşkanı Faye'dan Yüksek Mahkeme'nin kararına karşı bir adım beklediği ancak Faye'ın bu konudaki sessizliğinin iki isim arasında soğuk rüzgarlar esmesine neden olduğu iddia edilmişti.</p><p></p><p>Sonko, söz konusu davada 6 ay ertelemeli hapis ve 200 milyon CFA (35 bin ABD doları) para cezasına çarptırılmıştı ve giydiği bu hüküm nedeniyle seçilme hakkını kaybetmişti.</p><p></p><p>- Seçilme hakkını kaybedince en yakın dostunu aday gösterdi</p><p></p><p>Her fırsatta 2024'teki seçimlerde cumhurbaşkanı olacağını söyleyen PASTEF lideri Sonko, hakkında ilk yargı süreci Mart 2021'de açılan tecavüz davasıyla başlamıştı.</p><p></p><p>Bir masaj salonu çalışanına tecavüz etmekle suçlanan Sonko, davanın tamamen politik olduğunu söyleyerek, o dönemin Cumhurbaşkanı Macky Sall'i suçlamıştı.</p><p></p><p>Sonko, o tarihten itibaren farklı suçlamalar nedeniyle birçok kez gözaltına alınmış ve en sonunda 31 Ağustos 2023'te "ayaklanma çağrısı yapmak" suçlamasıyla cezaevine gönderilmişti.</p><p></p><p>O dönem Sonko'nun sağ kolu olan Faye da Nisan 2023'te Sonko ile ilgili yaptığı paylaşımlarla "kamuoyuna yanıltıcı bilgiler verdiği" suçlamasıyla hapse atılmıştı.</p><p></p><p>Sonko'nun söz konusu hakaret davasında giydiği hüküm nedeniyle 2024 Nisan'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olamayacağı kesinleşince, bu göreve Sonko'nun "yol arkadaşım" dediği en güvendiği ismi Faye aday gösterilmişti.</p><p></p><p>Sonko destekçileri, liderlerine oy veremeyecekleri için siyaset tecrübesi olmayan ve kamuoyunun tanımadığı Faye'ın etrafında toplanmış ve seçim sürecini "Diomaye Sonko'dur, Sonko da Diomaye" sloganıyla 2 ismin yan yana fotoğraflarıyla yürütmüştü.</p><p></p><p>Seçim kampanyası başladığında halen ezaevinde bulunan Sonko ve Faye, sandığa 10 gün kala Cumhurbaşkanı Sall'in çıkardığı siyasi aftan faydalanarak serbest kalmıştı.</p><p></p><p>Faye, seçimden ilk turda yüzde 54,2 oy alarak zaferle çıkmış ve göreve gelir gelmez Sonko'yu da Başbakan olarak atamıştı.</p><p></p><p>"Karizmatik ve hırslı bir lider" olarak tanımlanan Sonko'nun Başbakanlık gibi nispeten daha pasif bir görevde çok kalamayacağı ve iki yakın dostun arasının bir süre sonra açılabileceği yorumları yapılmıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Kenya'daki ölümlerden derin endişe duyuyoruz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kenyadaki-can-kayiplarindan-derin-endise-duyuyoruz-4985/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kenyadaki-can-kayiplarindan-derin-endise-duyuyoruz-4985/</id>
<published><![CDATA[2025-06-27T06:13:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-06-27T06:13:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F7F32F-778EFB-FEBB69-13B2E1-3212FB-B9C7E1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Liz Throssell, Kenya'daki protestolara ilişkin açıklama yaptı.</p><p></p><p>Throssell, "Kenya'da çarşamba günü düzenlenen gösteriler sırasında protestocuların ve polis memurlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığı ve bazı protestocuların hayatını kaybettiği yönündeki haberlerden derin endişe duymaktayız." ifadesini kullandı.</p><p></p><p>Protestolarda bazı göstericilerin ateşli silahla yaralanmaları sonucu hastaneye kaldırıldıklarına dair gelen haberlerin bu çerçevede özellikle kaygı verici olduğunu aktaran Throssell, ülkedeki Bağımsız Polis Denetim Kurumunun olaylarla ilgili soruşturma başlatacağını duyurmasını not ettiklerini kaydetti.</p><p></p><p>Throssell, adaletin yerini bulması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi için bu soruşturmaların hızlı, kapsamlı, bağımsız ve şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p><p></p><p>Tüm taraflara sükunet ve itidal çağrısı yapan Throssell, barışçıl toplanma hakkı ile ifade özgürlüğünün hukukun üstünlüğünün temel taşları olduğunun ve herkes tarafından korunması gerektiğinin altını çizdi.</p><p></p><p>Ülkede, 2024'te vergi yasasına karşı düzenlenen eylemlerin yıl dönümünde yapılan polis şiddeti ve kötü yönetim karşıtı protestolarda 16 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p></p><p>25 Haziran 2024'te vergi artışlarını içeren yasa tasarısına karşı on binlerce kişi sokağa dökülmüş, protestolar sırasında meclis binası basılmış ve polisin açtığı ateş sonucu 60'tan fazla kişi yaşamını yitirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'da yeni başbakan İdris görevine başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-yeni-basbakan-idris-gorevine-basladi-3953/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-yeni-basbakan-idris-gorevine-basladi-3953/</id>
<published><![CDATA[2025-05-31T10:40:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-31T10:40:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B17A54-0A03E1-B890F7-1B7589-FD1EE1-661C87.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan resmi haber ajansının (SUNA) haberine göre İdris, ülkenin geçici başkenti konumundaki Port Sudan'da, Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ın huzurunda anayasal yemin metnini okudu.</p><p></p><p>Böylece 2022'nin başından beri ilk kez ülkede sivil bir başbakan göreve başlamış oldu.</p><p></p><p>19 Mayıs 2025'te Egemenlik Konseyinden yapılan açıklamaya göre Burhan, İdris'in başbakan olarak atanmasına dair kararnameyi imzalamıştı.</p><p></p><p>- 2018'deki gösteriler ve geçiş dönemi</p><p></p><p>Sudan'da 2018'de başlayan ve kitlesel bir protesto haline gelen gösteriler sonrasında 11 Nisan 2019'da 30 yıllık Ömer el-Beşir iktidarı sona ermişti.</p><p></p><p>Askeri kanadı temsilen ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile sivil koalisyon Özgürlük ve Değişim Güçleri, geçiş dönemini ortaklaşa yönetmek için anlaşmış ve Anayasal Bildiri Anlaşmasını imzalamıştı.</p><p></p><p>Anlaşmanın imzalanmasının ardından Eylül 2019'da geçiş dönemin ilk başbakanı olarak Abdullah Hamduk atanmıştı.</p><p></p><p>25 Ekim 2021'de ise Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ülkede olağanüstü (OHAL) ilan etmiş, Egemenlik Konseyi ve Bakanlar Kurulunu feshetmişti.</p><p></p><p>21 Kasım 2021'de Hamduk, yeniden başbakanlığa getirilmiş ancak ülkedeki siyasi krize bir çözüm bulmak için tüm taraflarla görüştüğünü ve netice alamadığını ifade ederek 2 Ocak 2022'de istifa etmişti.</p><p></p><p>Ülke, 15 Nisan 2023'ten beri ordu ile HDK arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Rusya ve Ukrayna görüşmesi Cenevre'de gerçekleşebilir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ve-ukrayna-gorusmesi-cenevrede-gerceklesebilir-7729/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-ve-ukrayna-gorusmesi-cenevrede-gerceklesebilir-7729/</id>
<published><![CDATA[2025-05-27T18:41:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-27T18:41:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DD4595-893507-DDDB82-777507-27BBCF-B7C5C0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg, Fox News’e yaptığı açıklamada, Rusya ve Ukrayna temsilcilerinin barış girişimlerini görüşmek üzere yapacakları bir sonraki görüşmenin Cenevre'de gerçekleşebileceğini söyledi.</p><p></p><p>Kellogg, “Bir sonraki görüşmenin büyük ihtimalle Cenevre'de gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Vatikan'da yapmak isterdik ve buna neredeyse hazırdık ama Ruslar oraya gitmek istemedi. Bu nedenle bir sonraki seçeneğin Cenevre olacağını düşünüyorum” dedi.</p><p></p><p>Rus tarafı, İstanbul'da Ukrayna heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından Kiev ile müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu dile getirmişti. Kremlin, İstanbul görüşmeleri öncesinde Ukrayna sorunu konusunda Rusya'ya baskı yapmanın faydasız olduğunu ifade etmişti.</p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Vladimir Zelenskiy, Ukrayna ile Rusya arasında doğrudan müzakereler için İsviçre ve Vatikan'ın değerlendirildiğini belirtmişti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Vatikan'ın iki Ortodoks ülke olan Rusya ve Ukrayna arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmasının biraz ‘uygunsuz’ olacağını ve sorunları Katolik bir platformda tartışacakları senaryosunun gerçekçi olmadığını söylemişti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Libya'da ateşkes istikrarlı şekilde sürüyor"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-ateskes-istikrarli-sekilde-suruyor-7188/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-ateskes-istikrarli-sekilde-suruyor-7188/</id>
<published><![CDATA[2025-05-19T08:18:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-19T08:18:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D484E1-1CC0D7-DD2FFE-102B52-25F537-D3002F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Libya Ulusal Birlik Hükümeti Savunma Bakanlığı, Trablus'ta varılan ateşkesin istikrarlı şekilde devam ettiğini bildirdi.</p><p></p><p>Libya Ulusal Birlik Hükümetine bağlı "Hakomitna" platformunda, Savunma Bakanlığının Trablus'ta yaşanan olayların ardından 14 Mayıs'ta ilan edilen ateşe ilişkin açıklaması paylaşıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, ateşkesin istikrarlı bir şekilde sürdüğü, bakanlığın, ateşkesin devam etmesine yönelik vizyonu tüm düzenli askeri kurumlarla eşgüdüm halinde denetlediği belirtildi.</p><p></p><p>Medya kuruluşlarının mesleki sorumluluklarını yerine getirerek paniğe yol açabilecek söylentiler yaymaktan kaçınmaya çağırıldığı açıklamada, bakanlığın kamuoyunu resmi kanallar aracılığıyla gelişmelerden haberdar edeceği vurgulandı.</p><p></p><p>- Libya ordusu Trablus'ta toplu mezar keşfetti</p><p></p><p>"Hakomitna" platformundan, Libya ordusu 444. Tugayının Trablus'ta bulunan toplu mezara ilişkin açıklaması da paylaşıldı.</p><p></p><p>Ebu Selim bölgesinde Gıneyve milis grubuna ait bir karargahta toplu mezar keşfedildiği aktarılan açıklamada, söz konusu milis grubun çok sayıda mensubunun gözaltına alındığına işaret edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, toplu mezardan 10 cesedin çıkarıldığı ve Kriminal Soruşturma Dairesinin Başsavcılık gözetiminde cesetlerin kimlik tespit çalışmalarına başladığı kaydedildi.</p><p></p><p>- Trablus'taki olaylar</p><p></p><p>Trablus'taki milis gruplardan İstikrarı Destekleme Biriminin (Gıneyve) liderinin 12 Mayıs’ta öldürülmesinin ardından başkentte çatışmalar başlamıştı.</p><p></p><p>Hükümet, kısa süre sonra yaptığı açıklamada, Savunma Bakanlığına bağlı 444. Tugay’ın Trablus'un Ebu Selim bölgesindeki İstikrarı Destekleme Biriminin merkez karargahı ve çevresini kontrol altına aldığı belirtilmişti.</p><p></p><p>Başbakan Abdulhamid Dibeybe, 13 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, ordu ve polis teşkilatı mensuplarını, Trablus'ta yaşanan olaylarda devlet otoritesinin tesis edilmesindeki başarısından dolayı kutlamıştı.</p><p></p><p>Başkentteki güçlü milis gruplarından kabul edilen "Rada" ile hükümet güçleri arasında 14 Mayıs'ta sabahın erken saatlerinde çatışmalar başlamış, Trablus'un çeşitli bölgelerinde bazı binalardan dumanlar yükseldiği görülmüştü.</p><p></p><p>Aynı gün öğle saatlerinde de Libya Savunma Bakanlığı, sivilleri koruma amacıyla başkent Trablus'taki tüm çatışma bölgelerinde ateşkes ilan edildiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Trablus Belediyesi Sağlık İşleri Sorumlusu Muhammed Abdulvehab, Trablus'ta iki gün süren çatışmalarda 6 kişinin öldüğünü, 70 kişinin ise yaralandığını açıklamıştı.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güney Afrika'da kaçırılan ABD'li misyoner kurtarıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/guney-afrikada-kacirilan-abdli-misyoner-kurtarildi-1554/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/guney-afrikada-kacirilan-abdli-misyoner-kurtarildi-1554/</id>
<published><![CDATA[2025-04-17T06:37:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-17T06:37:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D7BCB4-86F0B5-2B6701-EE458A-5A812E-4CB853.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Polisten yapılan açıklamada, 10 Nisan'da Doğu Cape eyaletinin Gqeberha şehrindeki Motherwell Fellowship Baptist Kilisesi'nde vaaz verdiği sırada silahlı ve maskeli kişilerce kaçırılan Sullivan'ın, Güney Afrika kolluk kuvvetlerinin koordineli operasyonuyla kurtarıldığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, güvenlik güçleri ile çatışmaya giren 3 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi.</p><p></p><p>ABD'li misyonerin, operasyonda yara almadan kurtulduğunun aktarılan açıklamada, Sullivan'ın sağlık durumunun iyi olduğu bilgisi paylaşıldı.</p><p></p><p>Resmi verilere göre, Güney Afrika'da 2024'te 17 binden fazla kaçırma vakası meydana gelmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Egemenliğimize yönelik eyleme sert karşılık vereceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/egemenligimize-yonelik-eyleme-sert-karsilik-verecegiz-1660/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/egemenligimize-yonelik-eyleme-sert-karsilik-verecegiz-1660/</id>
<published><![CDATA[2025-04-15T06:20:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-15T06:20:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_10A78F-FAC2F4-80D0D3-3AE63F-579AB8-F912F7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'un, Cezayir’in 12 Fransız konsolosluk çalışanının ülkeyi 48 saat içinde terk etmesini istemesini "haksız" olarak nitelemesinin ardından Cezayir Dışişleri Bakanlığından açıklama yapıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, bu kararın, Fransa'daki bir Cezayir konsolosluk çalışanının "diplomatik norm ve teamüllerin açık ihlali" olacak şekilde "şov amacıyla" tutuklanmasına yanıt olarak alındığı ifade edildi.</p><p></p><p>Fransa İçişleri Bakanı Bruno Retailleau'nun sert bir şekilde eleştirildiği açıklamada, onun "tamamen kişisel çıkar sağlamak için kirli işlere bulaştığı, en ufak siyasi bir anlayıştan yoksun olduğu ve Cezayir ile Fransa arasındaki ilişkilerin alacağı yönden" sorumlu olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>Tutuklanan konsolosluk çalışanının diplomatik dokunulmazlığının olduğuna işaret edilen açıklamada, ancak Fransız yetkililerin "ona bir hırsız gibi ve onur kırıcı bir şekilde davrandığı" ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, olayın Cezayir-Fransa ilişkilerinin, iki ülke cumhurbaşkanlarının telefon görüşmesinin ve Fransa Dışişleri Bakanı'nın Cezayir'e yaptığı ziyaretin ardından sakinleşmeye başladığı bir dönemde yaşandığı vurgulandı.</p><p></p><p>Açıklamada Fransa İçişleri Bakanı'nın, ülkenin egemenliğini ihlal eden başka herhangi bir eylemi olduğunda buna, karşılıklılık ilkesine bağlı olarak "sert ve uygun" bir yanıt verileceği aktarıldı.</p><p></p><p>- Cezayir konsolosluk çalışanının Fransa’da tutuklanması</p><p></p><p>Fransa’da 1'i konsolosluk çalışanı 3 Cezayirli, "Amir DZ" olarak bilinen muhalif Amir Boukhors’un kaçırılmasına ilişkin iddialarla bağlantılı olarak 11 Nisan’da gözaltına alınmış, ve Fransa topraklarında ciddi suçlar işlediği gerekçesiyle tutuklanmıştı.</p><p></p><p>Cezayir, Fransa'daki konsolosluk çalışanının tutuklanması nedeniyle 13 Nisan’da Fransa'nın Cezayir Büyükelçisi Stephane Romatet'i Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermiş, 14 Nisan'da da 12 Fransız konsolosluk çalışanından 48 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kongo'da idam alan 3 Amerikalı, ABD'ye gönderildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kongoda-idam-alan-3-amerikali-abdye-gonderildi-4876/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kongoda-idam-alan-3-amerikali-abdye-gonderildi-4876/</id>
<published><![CDATA[2025-04-10T06:40:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-10T06:40:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F1BF64-6C34A8-BBF713-BCE79D-2060FE-7AFDAF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Geçtiğimiz yıl Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde gerçekleşen başarısız bir darbedeki rolleri nedeniyle hüküm giyen üç Amerikalı, hapis cezalarının geri kalanını çekmek üzere ABD'ye gönderildi. Marcel Malanga Malu, Tylor Thomson ve Zalman Polun Benjamin adlı Amerikalılar, önce askeri mahkeme tarafından ölüm cezasına çarptırılmış ancak geçen hafta Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi tarafından cezaları ömür boyu hapis cezasına çevrilmişti.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tammy Bruce, üç kişinin kendi “gözetiminde” olduğunu teyit etti.</p><p></p><p>Mahkumların ABD'ye transferi, ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Tiffany Trump'ın kayın babası olan ve ABD'nin Afrika Kıdemli Danışmanı görevine getirilen Massad Boulos'un ziyareti sonrası gerçekleşti.</p><p></p><p><b>Ne olmuştu?</b></p><p></p><p>Marcel Malanga Malu, Tylor Thomson ve Zalman Polun Benjamin, Mayıs 2024'te başkanlık sarayına düzenlenen saldırıya liderlik etmekle suçlanmışlardı. Demokratik Kongo ordusu olay sonrasında yaptıkları açıklamada "Darbe girişimi savunma ve güvenlik güçleri tarafından bastırıldı. Bu girişim yabancıları ve Kongoluları içeriyordu" demişti.</p><p></p><p>37 kişiyle birlikte 3 Amerikalıya ölüm cezası verilmiş, idam alan Kongo ve Belçika çifte vatandaşı olan Jean-Jacques Wondo sağlık sorunları nedeniyle Belçika'ya dönmüştü. Aralarında bir İngiliz, bir Belçika ve bir Kanada vatandaşının da bulunduğu diğer hükümlüler hakkında henüz bir açıklama bulunmuyor.</p><p></p><p><b>Demokratik Kongo neden önemli?</b></p><p></p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika'dan sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni ziyaret ederek iki ülkenin madenler konusunda görüşmelerde bulunduğunu doğruladı ve bunun “milyarlarca dolarlık yatırımlar” içerebileceğini söyledi.</p><p></p><p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti, elektronik ekipmanlarda ve elektrikli otomobillerin bataryalarında kullanılan ve şu anda büyük ölçüde Çinli madencilik şirketleri tarafından çıkarılan büyük koltan ve kobalt yataklarına sahip.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trablus'ta 'yaklaşan savaş' korkusu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trablusta-yaklasan-savas-korkusu-3242/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trablusta-yaklasan-savas-korkusu-3242/</id>
<published><![CDATA[2025-04-07T08:05:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-07T08:05:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1AAC69-4DDB12-8C3B05-8E43CE-0FBFE4-5CDF67.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Trablus Koruma Gücü (TPF), birlik hükümetine sadık silahlı milislerin liderleri de dahil olmak üzere “saldırgan askeri hareketliliğin haydut organizatörleri” olarak tanımladığı kişileri, Trablus'u “yozlaşmış gündemlerine hizmet etmek ve masum insanların kanıyla iktidarı ele geçirmek için saçma bir savaşa” sürüklemeye çalışmakla suçladı. “Kente doğru herhangi bir askeri ilerlemeye karşı şiddetli ve benzeri görülmemiş bir yanıt” sözü verdi. “Birlik” hükümetini ‘herhangi bir gerilimden tamamen sorumlu’ tuttu.</p><p></p><p>Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Misrata kentindeki "devrimci tugay ve bölüklerin" liderleri de Misrata Müşterek Gücü’nün başkent Trablus'a yönelik askeri hareketlerini kategorik olarak reddettiklerini kaydederek, bu gücün hareketlerini "haince, ülkenin sırtına saplanmış bir hançer ve yalnızca Libya halkının düşmanlarına hizmet eden bir iç savaşı ateşleme girişimi" olarak nitelendirdi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan ordusu başkanlık sarayını kontrol altına almak üzere</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-baskanlik-sarayini-kontrol-altina-almak-uzere-933/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-baskanlik-sarayini-kontrol-altina-almak-uzere-933/</id>
<published><![CDATA[2025-03-20T10:36:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-20T10:36:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1E975B-198044-F6DE82-6495F4-641453-E25DFF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan'daki Geçici Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar, önceki gün Sudan'ın ülkenin çoğu eyaletindeki "Hızlı Destek Kuvvetlerini" (HDK), önümüzdeki Nisan ayı sonuna kadar ortadan kaldırmayı sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Ramaphosa'ya Sudan hükümetinin reform planı ve savaşın bitiminden hemen sonra yeniden inşa süreciyle birlikte toplumsal bileşenler arasındaki çıkarları teşvik etme stratejisi hakkında bilgi verdiğini ifade etti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'nın Libya'ya giden hayalet filosu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-libyaya-giden-hayalet-filosu-4131/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusyanin-libyaya-giden-hayalet-filosu-4131/</id>
<published><![CDATA[2025-03-14T11:45:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-14T11:45:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_491467-9544EE-40A3ED-283D66-591441-AE2ADA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Irini Operasyonu" adı verilen Avrupa Birliği (AB) deniz misyonundan sızdırılan ve DW Türkçe'nin de incelediği belgelere göre, Rusya'ya ait bir "hayalet filo" Libya'daki askeri varlığını güçlendirmek için kullanılıyor. Belgelere dayanılarak yapılan araştırma, yüzlerce eski ticari gemiden oluşan bu filonun sahiplik bilgileri gizlenerek Rus askeri teçhizatını Libya'nın doğusunu kontrolü altında tutan General Halife Hafter'e ulaştırdığını ortaya koydu.</p><p></p><p>*Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'na (ICIJ) sızdırılan belgeler ayrıca, Avrupa'nın Rusya'nın bölgedeki artan etkisi konusunda endişelendiğini de gösterdi. Avrupalı yetkililer, bunun Moskova'nın Akdeniz'de ve bazı Afrika ülkelerinde güç elde etmeye yönelik daha geniş bir stratejisinin parçası olduğuna inanıyor.</p><p></p><p>ICIJ'den David Kenner imzalı araştırmaya göre, ticari gemiler Rus ekipmanlarını Libya'ya taşırken tespit edilmekten kaçınmak için çeşitli hilelere başvurdu.</p><p></p><p>Irini Operasyonu, Birleşmiş Milletler'in (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan bir askeri deniz misyonu. Misyon, ambargo kapsamında yasaklanan Libya'ya silah sevkiyatını takip etmeye ve engellemeye çalışıyor.</p><p></p><p>Libya, Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden sonra fiilen iki bölünmüştü. Ülkenin doğusu Halife Hafter güçlerinin kontrolü altındayken batısı da Trablus merkezli Abdulhamid Dibeybe hükümetinin elinde. Türkiye ise batıda Dibeyde yönetimini destekliyor.</p><p></p><p><b>İstanbul Boğazı'ndan geçen Barbaros gemisi</b></p><p></p><p>Sızdırılan belgeler arasında geçen yılın baharında İstanbul Boğazı'ndan geçtiği bilinen Kamerun bandıralı bir kargo gemisi olan Barbaros'a ilişkin detaylar da var.</p><p></p><p>Barbaros, yolculuğuna Rusya'da başlamıştı ve güçleri BM araştırma heyeti tarafından insanlığa karşı suç işlemekle itham edilen Hafter kontrolündeki Libya'nın doğusundaki bir limana doğru yol alıyordu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mart%202025/hayalet-1.jpg" alt="hayalet-1"></p><p><b><i>Gemi gözlemcisi Yörük Işık tarafından İstanbul Boğazı'nda fotoğraflanan Barbaros gemisi</i></b></p><p></p><p>Gemi, Nisan ayında İstanbul Boğazı'ndan geçerken boğazdaki denizcilik faaliyetlerini analiz eden gemi gözlemcisi Yörük Işık geminin yükünü görüntüledi. Işık, Barbaros'un fotoğraflarını X'te yayınladı ve onu yaptırım uygulanan bir Rus şirketi tarafından üretilen ve genellikle askeri görevlerde kullanılan kamyonları taşıyan "ilgi çekici bir gemi" olarak tanımladı.</p><p></p><p>Sızdırılan belgelere göre, bu paylaşım sonrasında güvenlik birimleri harekete geçti.</p><p></p><p>Hobi olarak gemi gözlemciliği yapan Yörük Işık, Türk bir girişimci.</p><p></p><p><b>Rusya hayalet gemileri gözetlenen güzergâhtan nasıl geçirdi?</b></p><p></p><p>Işık'ın fotoğrafları yayınlamasının ardından uluslararası polis teşkilatı Interpol, Barbaros hakkında bir rapor hazırladı. Geminin konumunu gizlemek için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazını manipüle ettiğini tespit etti. Rapor ayrıca geminin 2013 yılından bu yana üç kez isim değiştirdiğini ve en az 10 kez farklı bir ülkenin bayrağı altında kayıt yaptırdığını ortaya koydu. Raporda geminin "Libya'ya yönelik ateşli silahlar taşıyor olabileceği" değerlendirmesinde bulunularak yetkililere gemiyi yakından izlemelerini tavsiye edildi.</p><p></p><p>Barbaros adlı gemi, Libya'nın Tobruk limanına gidiyordu. Tobruk, ülkenin doğu kesimine hakim olan askeri lider Halife Hafter tarafından yönetiliyor.</p><p></p><p>Araştırmaya göre ABD ve AB'ye göre, Rusya'nın hayalet filosu Moskova'nın petrol satışlarına yönelik Batı yaptırımlarını delmesine de yardımcı oldu.</p><p></p><p>Bu gemiler, petrol ya da silah taşıdıklarında otomatik tanımlama sistemlerini kapatarak tespit edilmekten kaçınıyor. Avrupa yetkilileri, 2024 yılında hazırlanan onlarca raporda, bu gemilerin Suriye'nin Tartus Limanı'ndan geçerken AIS sistemlerini kapattığını belirledi. Rusya'nın burada bir deniz üssü bulunuyor.</p><p></p><p>Bazı gemiler ise AIS verilerini değiştirerek yanlış konum bildirdi. Sızdırılan belgelerde yer alan bir rapora göre bir başka vakada, Suriye'den Libya'ya silah sevkiyatı yaptığından şüphelenilen bir geminin konumunu Lübnan'ın başkenti Beyrut açıklarında görünecek şekilde manipüle ettiği, ancak yanlışlıkla deniz yerine havaalanı konumunu ilettiği ortaya çıktı.</p><p></p><p>Irini misyonuna bağlı ekipler 1 Mayıs 2024'te ise Barbaros'a baskın düzenledi. Gemide 115 adet Rus yapımı kamyon bulundu. Bu kamyonlar askeri amaçlarla kullanılabilen bir modeldi ancak doğrudan askeri kullanım için modifiye edilmediği için silah ambargosunu ihlal etmediği gerekçesiyle geminin Tobruk'a devam etmesine izin verildi. Yine de AB deniz misyonu, kendi iç raporunda, bu sevkiyatın "bölgenin askerileştirilmesi eğiliminin bir teyidi" olduğunu yazdı.</p><p></p><p>Irini misyonu, bu haber için ICIJ'in sorularına yanıt vermedi.</p><p></p><p><b>General Hafter Mayıs ayında ABD'de yargılanacak</b></p><p></p><p>BM Libya Bağımsız Araştırma Misyonu, 2023 yılında Hafter'in kontrolü altındaki güçlerin "insanlığa karşı suç" işlediğini rapor etmiş, Uluslararası Af Örgütü'nün bir raporunda da Hafter'in oğlu tarafından yönetilen bir milis gücü cinayet, işkence ve tecavüzle suçlanmıştı.</p><p></p><p>Halife Hafter, hem ABD hem de Libya vatandaşı olup geçmişte 20 yıl boyunca ABD'nin Virginia eyaletinde yaşamıştı. ABD'de sivillerin öldürülmesi nedeniyle hakkında açılan davalar, yargıcın yetki alanının dışında olduğu gerekçesiyle geçen yıl düşürüldü. Ancak bu kararın temyiz duruşması Mayıs ayında ABD mahkemelerinde görülecek.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mart%202025/hayalet-2.jpg" alt="hayalet-2"></p><p><b><i>Libya'nın doğusunu kontrolünde tutan General Halife Hafter</i></b></p><p></p><p>Buna rağmen Batılı yetkililer Hafter'i uluslararası arenadan dışlamadı. Barbaros'un İtalya'ya varmasından üç ay sonra, Ağustos 2024'te, ABD Afrika Komutanlığı'nın başkanı ve üst düzey bir ABD diplomatı Libya'da Hafter ile görüştü.</p><p></p><p>Avrupa yetkilileri, Rusya'nın Libya'nın doğusundaki artan etkisini gerekçe göstererek Hafter kontrolündeki kurumlarla iş birliğini artırma çağrısında bulundu. AB'nin Libya Büyükelçisi Nicola Orlando, Ekim 2024'te AB deniz misyonu karargâhında yapılan bir toplantıda "Bizim Doğu'da yapmadığımızı Rusya yapacak" dedi.</p><p></p><p>AB'nin Libya delegasyonu ve AB'nin diplomatik birimlerinden sözcüler ICIJ'in yorum taleplerine yanıt vermedi.</p><p></p><p><b>"Avrupa için acil bir güvenlik sorunu"</b></p><p></p><p>Avrupalı yetkililere göre, Rusya'nın Libya'daki müdahalesi -hayalet filosunun operasyonlarıyla kısmen mümkün hale gelen bu müdahale- 2024'ün başlarından itibaren önemli ölçüde genişledi.</p><p></p><p>Sızdırılan bir brifing belgesine göre, AB deniz misyonunun başkanına Haziran ayında 2024'ün ilk yarısında Libya'ya yapılan Rus uçuşlarının sayısının 2023'ün tamamına eşit olduğu ve misyonun son bir yıl içinde "Rus varlığının resmileştiğini" gözlemlediği bilgisi verildi. Belgede ayrıca ülkeye yönelik Rus askeri sevkiyatlarının arttığı ifade edildi. Brifing belgesinde "Akdeniz'de bir Rus deniz varlığı artık bir gerçek ve (Libya'ya) düzenli olarak donanma ziyaretleri gerçekleştirildiği görülüyor" denildi.</p><p></p><p>Sızdırılan belgelere göre 2018'den beri Libya'da faaliyet gösteren Rus özel askeri şirketi Wagner Grubu'na bağlı paralı askerlerin yerini 2024'te doğrudan Rus ordusunun kontrolü altındaki Afrika Kolordusu aldı.</p><p></p><p>Belgelere göre Rus silah sevkiyatları yalnızca Libya'daki çatışmaları körüklemekle kalmıyor, aynı zamanda Afrika'daki istikrarsız ve zengin kaynaklara sahip bölgelerde Rus nüfuzunu genişletmeye hizmet ediyor. AB deniz misyonunun, Almanya'nın Libya elçisiyle yaptığı toplantının ardından hazırladığı tutanakta, Moskova'nın Libya'yı "Sahel'e uzanan lojistik rotası için bir giriş noktası" olarak kullandığı belirtildi. Alman elçi, ICIJ'in yorum taleplerine yanıt vermedi.</p><p></p><p>Moskova, 10 ülkeyi kapsayan bu geniş bölgede yürüttüğü müdahalelerden mali ve siyasi kazançlar elde etti. Örneğin Nijer'de, Rus askeri yönetimi destekleyerek iktidara gelen askeri cuntayı destekledi. Cunta bunun ardından Rus şirketleri, ülkenin uranyum madenciliğine yatırım yapmaya davet ettii. Orta Afrika Cumhuriyeti'nde ise Rus paralı askerler, altın ve elmas madenleri üzerinde kontrol sağlama karşılığında devlet başkanının iktidarını güçlendirdi.</p><p></p><p>Libya'daki silah ambargosunu ihlal eden tek ülke Rusya değil. 2020 tarihli bir BBC belgesinde, Türkiye'nin de müttefiklerine silah taşımak için Moskova'nın kullandığına benzer taktiklerle "hayalet gemiler" kullandığı anlatılmıştı.</p><p></p><p><b>İtalya ve Ukrayna'nın iddiaları</b></p><p></p><p>Ancak Rusya'nın yakın müttefiki olan Suriye'de Beşar Esad'ın Aralık ayında devlet başkanlığından devrilmesi, Moskova'nın Libya'daki varlığını artırmasına bir ivme sağlamış gibi görünüyor. Aynı ay içinde İtalya Savunma Bakanı, Rusya'nın Suriye'deki deniz üssünden Libya'ya silah aktardığını öne sürdü. Ocak ayında ise Ukrayna askeri istihbaratı, Suriye'den Libya'ya silah taşımaya hazırlandığını söylediği belirli Rus gemilerinin adlarını verdi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Mart%202025/hayalet-3.jpg" alt="hayalet-3"></p><p><i><b>AB'nin Irini misyonuna bağlı bir askeri gemi</b></i></p><p></p><p>Ukrayna askeri istihbarat sözcüsü, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'na (ICIJ) yaptığı açıklamada, Rus askeri yetkililerinin 2024'ün sonlarında Suriye'deki bazı birliklerini Libya'ya tahliye etmek ve Libya'nın doğusundaki havacılık altyapısını modernize etmek üzere Hafter ile anlaşmaya vardığını söyledi. Rus hava kuvvetlerinin Suriye'den Hafter kontrolü altındaki Libya topraklarına askeri personel ve ekipman taşımak için en az 20 sorti gerçekleştirdiği ve halihazırda yaklaşık 3.000 Rus askerinin Libya'da konuşlandığı iddia edildi.</p><p></p><p>Almanya'nın Libya elçisiyle yapılan toplantının ardından hazırlanan tutanağa göre Libya, Rusya'nın ülkedeki varlığı ve göç rotası olarak oynadığı rol nedeniyle "Avrupa için acil bir güvenlik sorunu" teşkil ediyor.</p><p></p><p>Libya merkezli düşünce kuruluşu&nbsp; Sadeq Enstitüsü'nün direktörü Anas el-Gomati, "Bu, Batı'nın stratejik ihmalinin bir göstergesidir" yorumunu yaptı. El-Gomati, "Rusya, yalnızca Libya'yı istikrarsızlaştırmakla kalmayıp aynı zamanda NATO kıyılarının 400 mil uzağında Avrupa güvenliğini tehdit eden bir askeri merkez inşa ediyor" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Somali'de Eş-Şebab otele saldırdı: 6 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/somalide-es-sebab-otele-saldirdi-6-olu-7694/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/somalide-es-sebab-otele-saldirdi-6-olu-7694/</id>
<published><![CDATA[2025-03-12T08:09:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-12T08:09:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D0DD7B-289BB2-01B4B3-97C71F-601398-7B16AB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Somali Parlamentosu milletvekili Dahir Amin Gesow, basına yaptığı açıklamada, kabile liderleri ve hükümet yetkililerinin Beledweyne'deki bir otelde Eş-Şebab'a karşı toplantı yaptıkları sırada buraya saldırı düzenlendiğini belirtti.</p><p></p><p>Gesow, "İlk olarak otelin girişinde iki büyük patlama oldu, ardından bölgeye destek için gelen askerler de bir başka patlamayla karşılaştı. Saldırıda 3 kabile lideri ve otelde bulunan sivillerin de aralarında bulunduğu toplamda 6 kişi hayatını kaybetti." dedi.</p><p></p><p>Saldırı, bölgedeki Eş-Şebab unsurlarına karşı başlatılan operasyon sırasında gerçekleşti.</p><p></p><p>Olay yerine sevk edilen güvenlik güçleri ve Afrika Birliği Barış Gücü personelinin saldırganları yakalamak için çalışma başlattığı bildirildi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hayfa'da bir alışveriş merkezindeki silahlı saldırı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayfada-bir-alisveris-merkezindeki-silahli-saldiri-9382/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/hayfada-bir-alisveris-merkezindeki-silahli-saldiri-9382/</id>
<published><![CDATA[2025-03-03T13:18:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-03T13:18:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8D0AA8-67099A-FA255E-8CE958-F82122-E71CD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şarku’l Avsat’ın Jerusalem Post'tan aktardığı habere göre İsrail polisi “İlk belirlemelere göre çok sayıda yaralı var ve durumları hala belirsiz” açıklamasında bulundu.</p><p></p><p>Bir sağlık yetkili, iki kişinin “etkisiz hale getirildiğini” ve diğer dört kişinin orta ila ciddi derecede bıçak yaraları aldığını söyledi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kazdıkça ceset çıkıyor: Sayı 93'e ulaştı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazdikca-ceset-cikiyor-sayi-93e-ulasti-1158/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kazdikca-ceset-cikiyor-sayi-93e-ulasti-1158/</id>
<published><![CDATA[2025-02-20T08:47:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-20T08:47:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6460D2-CDF5AD-279A9B-B931E5-59CB8D-1C07A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>BM Siyasi İşler Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Libya’daki insan ticareti operasyonları sırasında keşfedilen toplu mezarların göçmenlerin içinde bulunduğu büyük tehlikeyi ortaya koyduğunu belirtti.</p><p></p><p>“Bugüne kadar Cihara ve Kufra’da toplam 93 ceset çıkarıldı.”</p><p>“Bu mezarlarda çocukların da olduğu tahmin ediliyor.”</p><p>“Göçmenler acımasız ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor.”</p><p></p><p>Bu açıklamalar, Libya’da insan kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası topluma acil adım atma çağrısı olarak yorumlandı.</p><p></p><p>Kufra’da 70’e kadar ceset olabilir</p><p></p><p>Libya Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 10 gün önce Kufra bölgesinde gerçekleştirilen bir operasyonda, kaçakçıların kontrolündeki bir alanda toplu mezar bulundu.</p><p></p><p>Bu operasyonda:</p><p></p><p>6 düzensiz göçmenin esir tutulduğu tespit edildi.</p><p>Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelen 28 kişinin cesedine ulaşıldı.</p><p>Cesetlerin büyük bir kısmının işkenceye maruz kaldığı belirtildi.</p><p></p><p>Uluslararası Göç Örgütü (IOM) daha sonra Cihara’da ikinci bir toplu mezarın keşfedildiğini ve burada 19 göçmenin cesedine ulaşıldığını açıkladı. Yetkililer, Kufra’daki mezarda 70’e kadar ceset bulunabileceğini düşünüyor.</p><p></p><p><b>Libya göçmenler i̇çin ölüm kapanı haline geldi</b></p><p></p><p>İtalya kıyılarına yaklaşık 300 kilometre uzaklıkta bulunan Libya, 2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle kaosa sürüklendi ve Akdeniz üzerinden Avrupa’ya düzensiz göçün merkezi haline geldi.</p><p></p><p>Göçmenler, Libya’daki silahlı gruplar ve insan kaçakçıları tarafından kaçırılıyor, işkence görüyor ve köle ticaretine maruz kalıyor.</p><p>Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan binlerce göçmen, ya bu yolculukta hayatını kaybediyor ya da insan kaçakçılarının eline düşüyor.</p><p></p><p><b>Libya’daki i̇nsan kaçakçılığına karşı acil önlem çağrısı</b></p><p></p><p>BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Libya’daki göçmen krizine karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Libya hükümetinden insan kaçakçılığıyla mücadelede daha etkin adımlar atması bekleniyor.</p><p>Avrupa Birliği, göçmenlerin güvenli geçişini sağlamak için daha sıkı tedbirler almak zorunda.</p><p>Uluslararası toplum, Libya’daki göçmenlere yönelik insanlık dışı uygulamaları sona erdirmek için ortak hareket etmeli.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransa ile ticari ilişkiler dışında hiçbir şey ilerlemiyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransa-ile-ticari-iliskiler-disinda-hicbir-sey-ilerlemiyor-6695/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransa-ile-ticari-iliskiler-disinda-hicbir-sey-ilerlemiyor-6695/</id>
<published><![CDATA[2025-02-03T07:40:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-03T07:40:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_90ADD4-249FC7-DAC153-730213-C667EC-04D918.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dün yayınlanan röportajda, “İklim zararlı&hellip; Cumhurbaşkanı Macron ile zaman kaybediyoruz” diyen Tebbun, ‘onarılamaz bir kopuştan’ kaçınmak istediğini kaydetti. “Ticari ilişkiler dışında hiçbir şey ilerlemiyor. Siyasi diyalog neredeyse kesilmiş durumda” ifadelerini kullanan Tebbun, Fransız yetkililer tarafından ‘her gün yapılan düşmanca açıklamalardan’ yakındı.</p><p></p><p>Fransa ile Cezayir arasında tarihsel olarak sorunlu olan ilişkiler, Paris'in Fas'ın tartışmalı Batı Sahra'ya Fas egemenliği altında özerklik verilmesi önerisini kabul etmesinden bu yana büyük bir diplomatik kriz yaşıyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ‘kendi kendini yönetemeyen bölge’ olarak sınıflandırılan eski bir İspanyol kolonisi olan Batı Sahra, yaklaşık yarım asırdır Fas ile Cezayir destekli Polisario Cephesi arasındaki anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor.</p><p></p><p>Bozulan ilişkiler göz önüne alındığında Tebbun, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'un da söylediği gibi diyaloğun yeniden başlatılması gerektiğine ‘tamamen katıldığını’ söyledi. “Fransa Cumhurbaşkanı, entelektüeller ve ilişkiyi destekleyenlerin seslerini duyurmaları gerekiyor. Bu benim sorumluluğum değil. Benim için Fransa Cumhuriyeti her şeyden önce cumhurbaşkanıdır” dedi ve daha fazla ayrıntı vermedi.</p><p></p><p>Kasım ayının ortasından bu yana Cezayir'de tutuklu bulunan Cezayir makamlarına muhalif yazar Boualem Sansal ile ilgili bir soru üzerine Tebbun, “Bu, Cezayir’in sorunu değil; bu meseleyi yaratanlar için bir sorun. Çifte vatandaşlarla ilgili diğer vakalar böyle bir dayanışma görmedi” dedi. Tebbun, meselenin ‘Cezayir'e karşı harekete geçmeyi amaçladığını’ belirtti.</p><p></p><p>Tebbun'a göre Fransız vatandaşlığı verilen yazar, ‘her şeyden önce bir Cezayirli’ olduğu için konsolosluk ziyaretinden faydalanamadı. Cezayir Cumhurbaşkanı, yazarın ‘doktorlar tarafından bakıldığını, adli süre içerisinde yargılanacağını ve eşi ile kızını düzenli olarak arayabildiğini’ ifade etti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Demokratik Kongo'da isyancılar ilerliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/demokratik-kongoda-isyancilar-ilerliyor-1581/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/demokratik-kongoda-isyancilar-ilerliyor-1581/</id>
<published><![CDATA[2025-02-01T08:04:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-01T08:04:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F817C9-A395C3-14463F-C628C0-C5CFBE-C936A3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>M23 militanları, çarşamba günü Kuzey-Kivu eyaletinin başkenti Goma'yı ele geçirdiklerini duyurmuştu. KDC yönetimi bunu doğrulmazken şehrin kuşatma altında olduğunu bildirmişti.</p><p></p><p>Amerikan medya kuruluşu CNN, M23 militanlarının ilerleyişinin sürdüğünü, bazı eyalet liderlerinin örgütle diyalog kurduğunu, bunun da KDC yönetiminde öfke yarattığını yazıyor.</p><p></p><p>KDC Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, ulusa sesleniş konuşmasında ülkesinin isyancılar karşısında “ezilmeyeceğini ve küçük düşmeyeceğini” söyledi.&nbsp;</p><p></p><p>KDC Savunma Bakanı Guy Kabombo da militanlarla diyalog seçeneğini reddettiklerini belirtti.</p><p></p><p>KDC'nin doğusunda, M23’le güvenlik güçleri arasında devam eden şiddetli çatışmalar nedeniyle yıl başından bu yana 400 binden fazla kişi yerinden oldu. Birleşmiş Milletler ve KDC, Ruanda'yı M23'e destek vermekle suçlarken Ruanda ise iddiaları reddediyor.</p><p></p><p>KDC'nin doğusunda güvenliği sağlamak amacıyla bölge ülkeleri tarafından 23 Mart 2009'da imzalanan barış anlaşmasının bozulmasıyla 23 Mart hareketi adı altında ortaya çıkan grup, daha sonra M23 şeklinde anılmaya başlanmıştı.</p><p></p><p>M23 militanlarının çoğu, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin de kabilesi olan Tutsilerden oluşuyor.</p><p></p><p>Britanya merkezli araştırma grubu ACLED’den Ladd Serwat, muhtemel senaryolara ilişkin şunları söylüyor:&nbsp;</p><p></p><p>Goma'nın M23 ve Ruanda ordusu tarafından kontrol edilmesi durumunda Kongo hükümeti ve bölgesel müttefikleri müzakereye zorlanabilir. Aksi takdirde Kinşasa askeri bir çözüm için bastırabilir ve Goma'yı geri almak için Ruanda'ya sınır ötesi saldırılar düzenleyerek çatışmayı genişletebilir.</p><p></p><p>Tshisekedi, 2023’teki açıklamasında gerekirse Ruanda’yla savaşa girebileceklerini söylemiş, Kagame de “Savaşa hazırız” demişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan ordusu başkanlık sarayını geri almaya yaklaştı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-baskanlik-sarayini-geri-almaya-yaklasti-3467/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-baskanlik-sarayini-geri-almaya-yaklasti-3467/</id>
<published><![CDATA[2025-01-31T13:30:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-31T13:30:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7CEBBB-86BB04-D3C01B-23EE7F-A9D064-D45A94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hartum'daki görgü tanıkları, ordu karargahından gelen güçlerin HDK ile şiddetli çatışmalara girdiğini ve el-Cumhuriye ve Üniversite Caddeleri üzerinde, ordu karargâhından yaklaşık iki kilometre uzaklıktaki başkanlık sarayına doğru ilerlediklerini söyledi. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, ordunun mevcut hızıyla ilerleyişini sürdürmesi halinde başkanlık sarayını yakında geri alacağını belirtti.</p><p></p><p>Ordu çarşamba günü, saraya ve ordu karargâhına yakın olan Bahri tarafından Mek Nimr köprüsünün kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu.</p><p></p><p>Ordu birkaç gündür HDK'nın kontrolündeki bölgelere farklı eksenlerde saldırıyor ve merkezi Cezire eyaletinin yanı sıra Hartum, Omdurman ve Bahri olmak üzere üç büyük şehirden oluşan başkentte hızlı bir ilerleme kaydediyor.</p><p></p><p>Görgü tanıkları, başkentteki gelişmelerle eş zamanlı olarak ordunun, Sudan'ın batısındaki Kuzey Kordofan eyaletinin ikinci büyük kenti olan Umm Ravaba'yı da geri aldığını söylerken, ordu kente yönelik büyük bir HDK saldırısını püskürttüğünü ve “ağır kayıplar” verdirdiğini duyurdu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Sudan yakında isyancılardan kurtulacak"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-yakinda-isyancilardan-kurtulacak-5096/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-yakinda-isyancilardan-kurtulacak-5096/</id>
<published><![CDATA[2025-01-27T07:55:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-27T07:55:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_093E4A-DC355A-DCDC62-3BD444-B31BE0-519485.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>El-Burhan bu açıklamasıyla, sivil yönetime geçişi öngören siyasi süreç sırasında silahlı kuvvetlere entegre edilmesine yönelik planlar üzerindeki anlaşmazlıkların ardından Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuna karşı savaş yürüten Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.</p><p></p><p>El-Burhan bugün Kuzey Hartum’daki Muhabere Birliği karargâhını ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, “Bu ulusun bir davası var ve hepimiz buna tutunuyoruz. Sudan halkını savunduğumuz ve halkın endişelerini giderdiğimiz için Allah'a hamd ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>El-Burhan sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Allah bize başarıya ulaşacak güç versin, Sudan halkının umutlarını diriltsin, onları saldırganlardan korusun ve ellerinden alınan haklarını geri versin.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çad'da Başkanlık Sarayı'na silahlı saldırı: 18 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cadda-baskanlik-sarayina-silahli-saldiri-18-olu-6616/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cadda-baskanlik-sarayina-silahli-saldiri-18-olu-6616/</id>
<published><![CDATA[2025-01-09T07:15:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-09T07:15:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ECAB90-CFCE78-624B5A-29506C-71E53C-62C52D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yerel basındaki haberlere göre, Başkanlık Sarayı çevresindeki Djambel Bahr Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde başkanlık muhafızları ile sarayı hedef alan silahlı kişiler arasında çıkan çatışmada saldırganlardan 18'i ölü, 9'u yaralı ele geçirildi.</p><p></p><p>Yaklaşık bir saat süren ve yerel saatle 21.30 itibarıyla güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alınan silahlı saldırıda 1 hükümet görevlisi hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Çad hükümeti, durumun tamamen kontrol altında olduğunu ve ciddi bir tehlikenin söz konusu olmadığını duyurdu.</p><p></p><p>Ancak saldırganların kimliğine ilişkin henüz resmi bilgi paylaşılmadı.</p><p></p><p>Bazı kaynaklar saldırıyı Boko Haram terör örgütünün gerçekleştirmiş olabileceğini öne sürerken, yetkililer bu iddialara ilişkin net değerlendirme yapmadı.</p><p></p><p>Çad hükümeti, saldırıyı "darbe teşebbüsü" olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanı Muhammed İdris Debi İtno’nun saldırı sırasında sarayda olup olmadığı açıklanmadı.</p><p></p><p>Saldırının ardından sosyal medyada paylaşılan videolarda, ölen saldırganların sivil kıyafetli olduğu görüldü.</p><p></p><p>- Cumhurbaşkanı İdris Debi İtno'nun ölümüyle başlayan geçiş dönemi</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı İdris Debi İtno, ülkenin kuzeyindeki ayrılıkçı grup "Çad'da Değişim ve Uyum Cephesi"ne (FACT) karşı düzenlenen operasyonda, cephede 19 Nisan 2021'de öldürülmüştü.</p><p></p><p>Ardından 37 yaşındaki oğlu Muhammed İdris Debi İtno, 20 Nisan 2021'de 15 generalden oluşan Askeri Geçiş Konseyinin başına getirilmişti.</p><p></p><p>İtno, 18 aylık geçiş döneminin ardından seçim yapılacağı, iktidarın sivillere devredileceği ve aday olmayacağı sözünü vermişti ancak sürenin bitimine denk gelen 9 Ekim 2022'de düzenlenen Ulusal Diyalog Forumu'nda geçiş dönemi 2 yıl daha uzatılmış, İtno'nun 2024'te yapılması planlanan seçimlerde aday olmasına izin verilmişti.</p><p></p><p>Muhammed İdris Debi İtno, 6 Mayıs'ta yapılan seçimde oyların yüzde 61'ini alarak cumhurbaşkanı seçilmişti.</p><p></p><p>- Çad, Fransa ile savunma anlaşmasını sonlandırmıştı</p><p></p><p>Çad hükümeti, 28 Kasım 2024’te Fransa ile güvenlik ve savunma iş birliği anlaşmasının sona erdiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Fransız askerlerinin bir kısmı 10 Aralık’ta Çad’dan çekilmeye başlamıştı.</p><p></p><p>Çad Cumhurbaşkanı Muhammed İdris Debi İtno, Fransa’nın 31 Ocak 2025’e kadar ülkeden tamamen çekileceğini duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kaçak madenciler arasında "yamyamlık" iddiası</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kacak-madenciler-arasinda-yamyamlik-iddiasi-2906/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kacak-madenciler-arasinda-yamyamlik-iddiasi-2906/</id>
<published><![CDATA[2025-01-03T06:29:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-03T06:29:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8DFEFF-0D27E5-C52C99-442D42-D83535-8C23F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, Madencilikten Etkilenen Toplulukların Eylem Birliği (MACUA) isimli Güney Afrikalı insan hakları örgütü, Stillfontein'de mahsur kalan madencilerin açlık nedeniyle, ölen arkadaşlarının cesetlerini yedikleri iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu.</p><p></p><p>Başvuruda, hükümet yetkililerinin yer altındaki mahsur kaçak madencilerin kurtarılması için harekete geçmemesinin yasalara aykırı olduğu belirtilerek, mahkemeden duruma müdahale edilmesi talep edildi.</p><p></p><p>Yüzlerce madencinin yer altında ölüm ve açlıkla karşı karşıya olduğu vurgulandığı başvuruda, madende halihazırda çok sayıda ceset olduğu öne sürüldü.</p><p></p><p>MACUA, daha önce de Pretoria Yüksek Mahkemesi'ne, madencilere gıda ve içecek yardımının sağlanması ve madenden güvenli bir şekilde kurtarılmaları için hükümetin harekete geçirilmesi amacıyla başvurmuş ancak bu talep reddedilmişti.</p><p></p><p>- Hükümet iddiaları doğrulamadı</p><p></p><p>Kuzey Batı Eyalet Polisi Sözcüsü Adele Myburgh, devlet televizyonu SABC'ye yaptığı açıklamada, "yamyamlık" iddialarının madencilerin yer altından gönderdikleri mektuplara dayandığını belirterek, "Bu iddia şu aşamada doğrulanamaz veya reddedilemez. Bize bir mektupla gönderildi ancak şu an buna dair fiziksel bir kanıt yok." dedi.</p><p></p><p>Güney Afrika Ulusal Ortak Operasyon ve İstihbarat Kuruluşundan (NatJoints) yapılan açıklamada, yer altındaki madencilerin kendi imkanlarıyla madenden çıkabildikleri belirtilerek, gecikmeli çıkışların kolluk kuvvetleri tarafından tutuklanmamak için bir taktik olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>Açıklamada, polisin madencilerin güvenli şekilde tahliyesi için çıkış noktaları kurduğu kaydedilerek, elde edilen kanıtların madencilerin yiyecek sıkıntısı çekmediğini gösterdiği ifade edildi.</p><p></p><p>Hükümetin kaçak madencilikle mücadeledeki kararlılığının vurgulandığı açıklamada, insanları kaçak madenciliğe iten sosyoekonomik faktörlerin ele alındığı belirtildi.</p><p></p><p>- Kaçak madencilik</p><p></p><p>Güney Afrika polisinin Kuzey Batı eyaletindeki Stillfontein madeninde kaçak madencilere su ve gıda tedarikini kesmesinin ardından, teslim olmamak için direnen yüzlerce madenci yer altında aç ve susuz halde mahsur kalmıştı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Khumbudzo Ntshavheni'nin kaçak madencilerin gerekirse "dumanla dışarı çıkarılacağı"nı açıklaması, kamuoyunda tepkilere neden olmuştu.</p><p></p><p>Şimdiye kadar 1500'e yakın madenci çıkarak polise teslim oldu. Yer altındaki yüzlerce madencinin polise teslim olmakta direndiği tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Elmas, altın, platin gibi değerli madenlere sahip Güney Afrika'da terk edilmiş veya gaz sızıntılarının yaşandığı faal madenlerde altın ve krom gibi değerli maden arayan kaçak madenciler halk arasında "zama zama" olarak biliniyor.</p><p></p><p>Güney Afrika'da 10 bin ila 30 bin kişinin doğrudan kaçak madencilik faaliyetlerine karıştığı düşünülüyor.</p><p></p><p>Yalnızca kaçak altın madenciliğinin ülke ekonomisine maliyetinin yıllık ortalama 3,8 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kuzey Afrika'da çatışmalar yüzünden hırslı bütçeler tükendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzey-afrikada-catismalar-yuzunden-hirsli-butceler-tukendi-721/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kuzey-afrikada-catismalar-yuzunden-hirsli-butceler-tukendi-721/</id>
<published><![CDATA[2024-12-28T09:57:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-28T09:57:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A9D011-151418-8BAEFD-3B1B1F-8E48D7-784422.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Enflasyon ve borcu azaltırken gelirleri artırmaya yönelik reformların yanı sıra kalkınma harcamaları için cömert bütçelerden yardım alacaklar. Sağlık, eğitim, doğrudan sübvansiyonlar ve ücretlerdeki sosyal programlar da önemli bir rol oynayacak.</p><p></p><p>Ancak başarı için en iyi şans, Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşların sona ermesi olacaktır, bu da küresel ekonominin büyümeye geri dönmesine yardımcı olacaktır. Bu, hammaddeler ve enerji için olanlar da dahil olmak üzere önemli pazarlar üzerindeki baskıyı hafifletecektir, mallar için ticaret yollarının yanı sıra. Ayrıca, düzenli yağışların üretimi artırmaya ve gıda güvenliğiyle ilgili zorlukları ele almaya yardımcı olmasıyla tarım için daha iyi koşullar için umutlar da olacaktır.</p><p></p><p>Ancak Kuzey Afrika, birbirine bağlı karmaşık siyasi anlaşmazlıklar dizisi nedeniyle homojen bir ekonomik varlık değildir. Ve özellikle Cezayir ve Fas arasındaki anlaşmazlıklar ve ekonomik büyümeye ve daha geniş bölgesel güvenlik ve istikrara yönelik tehdit konusunda gerginlikler konusunda ciddi uluslararası endişeler vardır.</p><p></p><p>Analistlere göre, bölgedeki ticaret ve ekonomik bağların bütünleşmesinden ve bütünleşmesinden uzaklaşılması ve milliyetçiliğe doğru herhangi bir yönelim, büyümeyi yüzde 2 ila 3 oranında geriletebilir.</p><p></p><p>Al Majalla şimdi Kuzey Afrika ülkeleri için önemli bir yıl olabilecek şeye bakıyor. 2025 için yaklaşık 253 milyar dolar tutarında önemli bütçeler ayırdılar - Cezayir için 126 milyar dolar, Fas için 73 milyar dolar, Libya için 26 milyar dolar, Tunus için yaklaşık 25 milyar dolar ve Moritanya için 3 milyar dolar.</p><p></p><p>Petrol ihraç eden ülkelerin enerji ihracatı sayesinde yüksek büyüme oranlarına ulaşma şansı yüksektir. Ancak Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre bu avantaj, "gerekli reformların olmamasının gelirleri kapsamlı kalkınmaya dönüştürme şansını azalttığı" uyarısıyla birlikte geliyor. IMF, bunun işgücü piyasası, borç seviyeleri ve fiyatlar üzerinde önemli etkileri olabileceğini de sözlerine ekledi.</p><p></p><p><b>Cezayir</b></p><p></p><p>Cezayir, 126 milyar dolar ile değer açısından en büyük bütçeye sahip bir petrol ihracatçısıdır. Ancak bir borç yükü ve 62 milyar dolar olarak tahmin edilen bir açık bulunmaktadır. Maliye Bakanı Laaziz Fayed, kamu borcunun 2025 yılına kadar 17 trilyon dinara (yaklaşık 127 milyar dolar) ulaşacağını ve bunun da GSYİH'nın %50'sine eşit olacağını söyledi. Bu borcun çoğu yerel finans kuruluşlarına veya egemen servet fonlarına ait olsa da, 2023'te petrol ve gaz gelirlerinde %16'lık bir düşüşün ardından Cezayir'in kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırıyor ve toplam 50 milyar dolara ulaşıyor.</p><p></p><p>Bloomberg'e göre, 2024'ün ilk dokuz ayında, savaşlar ve jeopolitik krizlerin yol açtığı uluslararası piyasalardaki oynak fiyatlar nedeniyle petrol ve doğalgaz gelirlerinin 34 milyar dolar olması tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Daha fazlasını okuyun: Cezayir'in 'iyimser' bütçesi bağımsızlıktan bu yana en büyüğü</p><p></p><p>Cezayir bütçesinin yaklaşık %60'ı petrol ve gaz gelirlerine dayanıyor, ancak artık kamu borcunu ve GSYİH'nın %21,7'si olarak tahmin edilen mali açığı karşılamaya yetmiyor. Bütçe raporunda şöyle deniyor: "Beklenen gelirler, enerji ihracatında %1,9'luk bir artışla yaklaşık 64 milyar dolar olacak."</p><p></p><p><b>Fas ve Tunus</b></p><p></p><p>Bu arada, Fas ve Tunus gibi net enerji ithalatçıları, uluslararası piyasalardaki düşük fiyatlardan faydalanabilirler. Ayrıca ürettiklerine önemli değer katan sektörlere güvenerek gelir kaynaklarını çeşitlendirebilirler. Jeopolitik türbülanstan nispeten korunaklı endüstrilere yatırım yapmak da yardımcı olacaktır -örneğin, endüstri, yenilenebilir enerji ve hizmetler-.</p><p></p><p>İşgücü piyasaları ve yüksek istihdamın sosyal etkileri tarımsal üretim hacmine bağlıdır. Ekonomik toparlanma ve işsizliğin azaltılması için kritik öneme sahip olacak ve her iki ülkede de GSYİH'nın yaklaşık %14'ünü oluşturacaktır.</p><p></p><p>Fas için uluslararası kuruluşlar çeşitlendirmeye devam edilmesini öneriyor. Sanayi artık ulusal GSYİH'nın %28'ini oluşturuyor ve bu da iklim değişikliğinin ve diğer küresel krizlerin etkisini hafifletmesine yardımcı olurken, büyüme oranlarını %3 ila %4 civarında nispeten sabit tutmasına yardımcı oldu, ayrıca siyasi ve ekonomik reformların erken uygulanması sayesinde. Fas bütçesi önümüzdeki yıl için %4,6 büyüme, %2 enflasyon oranı ve %3,5 açık öngörüyor. 2024'te büyüme %3,4'tü.</p><p></p><p>Daha fazlasını okuyun: Sadece kağıt üzerinde mi cesur? Fas'ın 2025 yılı için 73 milyar dolarlık bütçesi</p><p></p><p>Bu arada Tunus, 2024'teki %1,6'lık büyümenin 2025'te %3,2'ye çıkmasını ve varil başına 77 dolarlık petrol fiyatına göre gelirlerin %5,7 artmasını bekliyor. Ancak 8,83 milyar dolarlık finansmana veya yerel para biriminde 28 milyar dinara ihtiyacı var. Bunun 22 milyar dinarı yerel finans piyasasından gelecek, ancak bazı gözlemciler tekrarlanan hükümet borçlanmasının bankacılık sektörünü zorladığı konusunda uyarıyor. Kamu borcunu ödemenin maliyetinin yaklaşık 6 milyar dolar veya 3,2 milyar dolar iç borç ve 2,72 milyar dolar dış yükümlülük olduğu tahmin ediliyor.</p><p></p><p>Daha fazlasını okuyun: Batı'dan bıkmış Tunus, ekonomisine yardımcı olmak için Doğu'ya bakıyor</p><p></p><p><b>Libya</b></p><p></p><p>Uluslararası Para Fonu, Libya bütçesinin karşı karşıya olduğu koşulları açık bir şekilde ortaya koyuyor. Raporunda şu tahminde bulunuyor: "Cezayir'in, talebin ve uluslararası gelişmelerin durumuna bağlı olarak fiyatın 70 ila 80 dolar arasında değiştiği bir zamanda, varil başına 110 ila 119 dolar arasında bir petrol fiyatına ihtiyacı var".</p><p></p><p>Cezayir'in doğusundaki Tizi Ouzou Üniversitesi'nde ekonomi profesörü olan İbrahim Maamri, "Uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle enerji kaynaklarına bağımlılığın orta vadede bütçe gelirlerini tehdit ettiğini" düşünüyor.</p><p></p><p>Libya'nın petrol endüstrisinin geri dönmesiyle Arap ve Kuzey Afrika ülkelerine liderlik etmesi bekleniyor. Ülkenin doğusunda ham petrol üretiminin yeniden başlaması genel büyümeyi %13,7'ye çıkarabilir. Trablus'taki merkez bankasındaki krizin sona ermesi de yardımcı olacaktır.</p><p></p><p>Libya'nın petrol üretimi 2024'ün dördüncü çeyreğinde günlük yaklaşık 0,5 milyon varil artışla 1,5 milyon varile (bpd) yükselirken, üretimin 2027'de günlük 2 milyon varile ulaşması bekleniyor.</p><p></p><p>Ancak hem batı hem de doğu Libya'daki yetkililer zayıf yönetim, kötü yönetim ve kamu harcamalarında verimsizlikle suçlanıyor. Libya Denetim Bürosu daha önce şunları açıklamıştı: "Petrol ihracatları yakıt karşılığında satıldı ve hükümet gelirlerine dahil edilmedi."</p><p></p><p>Misrata Üniversitesi Ekonomi Profesörü Abdul Hamid Fadıl, Eş-Şarku'l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada , "Devlet hazinesine 28 milyar dolar yerine sadece 20 milyar dolar ulaştı" dedi.</p><p></p><p>BM misyonu ise , “Libya halkının kalkınması ve refahının sağlanması, ülkenin ekonomik ve mali istikrarının sağlanması için petrol kaynaklarının kullanılması gerektiğini” yineledi.</p><p></p><p>Petrol, hükümet gelirlerinin %97'sini, ihracatın %94'ünü ve GSYİH'nın %60'ını oluşturuyor. Paradoksal olarak, artan petrol gelirlerine rağmen, Libyalıların kişi başına düşen geliri, çatışmanın ülke genelinde yayılmasından sonraki on yıl öncesine göre %50 daha düşük. Dünya Bankası'na göre, "İç savaş olmasaydı, Libya ekonomisi on yılda %68 büyüyecekti."</p><p></p><p><b>Moritanya</b></p><p></p><p>Kuzey Afrika'nın en güney ucundaki Moritanya, gaz ihracatçıları kulübüne girmeye hazırlanıyor. Grand Tortue Amim (GTA) sahası ve Atlantik'teki açık deniz Birallah gaz sahası, sert para birimi gelirlerini artıracak ve orta vadeli kalkınma ihtiyaçlarını karşılamak için mali alan yaratmaya yardımcı olacak.</p><p></p><p>Daha fazlasını okuyun: Açık deniz gaz keşifleri Moritanya'nın haritaya girmesine yardımcı oluyor</p><p></p><p>IMF, 2025 için %4,2 büyüme, %4 enflasyon ve 960 milyon dolarlık cari açık öngörüyor. Moritanya, bir süredir Guerguerat çevresindeki sınır bölgesi üzerinden Meksika'ya bağlayan bir koridor aracılığıyla ticaret açısından Kuzey Afrika ve Sahel ülkeleri arasında bir köprü görevi görüyor.</p><p></p><p>Ülkenin coğrafi konumu, onu güvenlik, yasadışı göç, suç önleme ve terörle mücadele açısından stratejik öneme sahip kılıyor; bu da ABD ve Avrupa'nın dikkatini ve desteğini çekiyor.</p><p></p><p><b>Militarizasyon ve harcama</b></p><p></p><p>Körfez İşbirliği Konseyi veya Avrupa Birliği gibi bölgesel ekonomik blokların aksine, Arap Mağrip Birliği giderek artan bir güven kriziyle karşı karşıyadır.</p><p></p><p>Bölgeyi oluşturan uluslar arasında anlaşmazlıklar, çatışmalar ve anlaşmazlıklar var ve bu da istikrarsız bir siyasi iklim yaratıyor. Bu da, gelecek yıl 50 milyar doları aşması beklenen artan savunma harcamalarına yol açtı.</p><p></p><p>Cezayir, askeri harcamalar için 25 milyar dolar ayırdı, bu da genel bütçenin beşte birini temsil ediyor ve bu da onu Fas ve Mısır'ın önünde Kuzey Afrika'nın en büyük askeri harcamacısı yapıyor. Ancak büyük bütçe açığı karşısında, bu harcamayı finanse etmenin yolları belirsiz, ancak hükümet dış borçlanmayı dışladı. Bu, 70 milyar dolar olarak tahmin edilen ulusal döviz rezervlerini kullanmaya başvurabileceği yönündeki spekülasyonları körükledi.</p><p></p><p>Fas, ordunun ekipmanlarını yenilemek ve savunma sanayisini desteklemek için yaklaşık 13,5 milyar dolar veya yerel para biriminde 133,4 dirhem ayırdı. Toplam askeri savunma harcaması yaklaşık 23 milyar sterlin olacak. Krallık, bütçe tasarısında "gelişmiş uçak ve modern hava savunma sistemleri" olarak adlandırılan şeyleri satın almayı planlıyor.</p><p></p><p><b>Uluslararası endişe</b></p><p></p><p>Uluslararası kuruluşlar, bölgede bir silahlanma yarışına dönüşecek gelişmenin bölgeyi istikrarsızlaştıracağından endişe duyuyor; tıpkı Kuzey Afrika'nın kapsamlı bir ekonomik kalkınmaya doğru ilerleyebilmesi için iş birliğine ihtiyaç duyması gibi.</p><p></p><p>Brüksel merkezli uluslararası Kriz Grubu'nun yakın tarihli bir raporunda şöyle denildi: "Güney Akdeniz ülkeleri arasındaki siyasi ve ekonomik çatışmalar, Kuzey Afrika genelinde kalkınmayı engelliyor ve potansiyel şiddetli çatışmalara yol açıyor."</p><p></p><p>Sınırlama ve gerginliği sınırlamak için diplomatik baskının sürekli uygulanması çağrısında bulunarak şu uyarıda bulundu: "Kuzey Afrika ve Sahel'deki durumun herhangi bir şekilde tırmanması, Avrupa Birliği içindeki güvenlik, istikrar ve tedarikler üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Ve güvenlikteki herhangi bir bozulma, yasadışı göç, insan ticareti ve sınır ötesi suçun yayılması alanlarında sonuçlar doğurabilir."</p><p></p><p>Donald Trump'ın Ocak ayında ABD Başkanı olarak Beyaz Saray'a dönmesinin, gerginliğin azalmasına ya da en azından daha da kötüleşmesini önlemesine yönelik bazı umutlar var.</p><p></p><p><b>Yaşam standartlarını yükseltmek</b></p><p></p><p>Kuzey Afrika genelinde ulusal bütçeler, kalkınma ve altyapıya yatırım yaparken fiyatları sübvanse etmeye ve gelir vergisini düşürmeye yönelik fonlama programları aracılığıyla bireysel geliri ve satın alma gücünü artırmayı amaçlıyor.</p><p></p><p>Enflasyonu dizginlemek ve fiyatları korumak için bazı gıda ithalatlarını gümrük ve tüketim vergilerinden muaf tutma eğilimi de var. Ancak vatandaşlar üzerindeki ekonomik ve sosyal etki, siyasi iklimin doğasına, yerel yönetime, küresel ekonomiye entegrasyon düzeyine ve uluslararası ticarete yapılan katkıya bağlı olarak bir ülkeden diğerine değişecektir.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'daki kolera salgınında ölü sayısı 1258'e yükseldi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudandaki-kolera-salgininda-olu-sayisi-1258e-yukseldi-7013/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudandaki-kolera-salgininda-olu-sayisi-1258e-yukseldi-7013/</id>
<published><![CDATA[2024-12-25T06:55:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-25T06:55:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2356BD-BF50B7-2EB079-429DBB-129C48-C663EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede toplam kolera vaka sayısının 48 bin 598'e ulaştığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, kolera salgınında yaşamını yitirenlerin sayısının ise 1258'e çıktığı kaydedildi.</p><p></p><p>Sudan'da haziranda başlayan yağışlar ve seller, koleranın yayılmasına yol açtı.</p><p></p><p>Sudanlı yetkililer, 12 Ağustos'ta kolerayı salgın olarak ilan etti.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, 1 Ekim'de 3,4 milyon Sudanlı çocuğun salgın hastalık riski altında olduğunu bildirmişti.</p><p></p><p>BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 5 Ekim'de Sudan'a 1,4 milyon doz kolera aşısı gönderdiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Savaşın sürdüğü Sudan'da, sağlık sisteminin etkin şekilde çalışmadığı bu dönemde salgın hastalıkların yayılması insanların hayatını daha da zorlaştırıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransız askerleri Çad'dan çekilmeye başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransiz-askerleri-caddan-cekilmeye-basladi-1310/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransiz-askerleri-caddan-cekilmeye-basladi-1310/</id>
<published><![CDATA[2024-12-21T07:13:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-21T07:13:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C1C3B0-9E1B65-AF0C37-4D29C4-E1697A-14B3EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Çad Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Fransa'ya ait savaş uçaklarının Çad'dan çekilmesinin ardından, askeri birliklerin de geri çekilmesine başlandığı belirtildi.</p><p></p><p>Açıklamada, Fransa'ya ait askeri birlik ve teçhizatların ülkeden geri çekilme sürecinin ocak ayının sonunda tamamlanacağı duyuruldu.</p><p></p><p>Fransız savaş uçakları 10 Aralık'ta ülkeyi terk etmişti.</p><p></p><p>Çad Hükümeti, 28 Kasım'da Fransa ile imzalanan savunma sanayisi ve güvenlik alanındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşmayı iptal etme kararını aldıklarını duyurmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Burkina Faso, Mali ve Nijer'in ECOWAS'tan ayrılmasına onay</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-mali-ve-nijerin-ecowastan-ayrilma-kararina-onay-953/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/burkina-faso-mali-ve-nijerin-ecowastan-ayrilma-kararina-onay-953/</id>
<published><![CDATA[2024-12-16T06:36:30+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-16T06:36:30+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CF98BE-4064D5-3E9DED-9BDDF9-972E2C-DA25DF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ECOWAS ülke liderleri, Nijerya'nın başkenti Abuja'daki Aso Rock Sarayı'nda düzenlenen "66. ECOWAS Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi"nde, üç ülkenin birlikten ayrılma kararını resmen onayladı.</p><p></p><p>ECOWAS Komisyonu Başkanı Omar Alieu Touray tarafından okunan bildiride, ECOWAS'ın üç ülkenin topluluktan çıkma kararına saygı duyduğu belirtildi.</p><p></p><p>Touray, revize edilen ECOWAS anlaşmasının 91. maddesi uyarınca üç ülkenin 29 Ocak 2025'te blok üyeliğinin resmen sona ereceğini söyledi.</p><p></p><p>Topluluğun, 29 Ocak 2025 ile 29 Temmuz 2025 arasındaki dönemi geçiş dönemi olarak belirlediğini ifade eden Touray, geçiş dönemi boyunca ECOWAS'ın kapılarını Burkina Faso, Mali ve Nijer'e açık tutmaya karar verdiğini belirtti.</p><p></p><p>Touray, geçiş dönemi sırasında üç ülkenin topluluğa yeniden katılmaya karar vermeleri halinde yeniden kabul edileceklerini kaydetti.</p><p></p><p>ECOWAS Komisyonu Başkanı Omar Touray tarafından okunan bildiride Komisyon, üç ülkenin topluluktan çıkma kararına saygı duyduğunu belirtti.</p><p></p><p>Birbirine komşu Burkina Faso, Mali ve Nijer Eylül 2023'te Sahel Devletleri İttifakını (AES) kurmuştu.</p><p></p><p>Bu 3 ülke, 28 Ocak'ta yayımladıkları ortak bildiride ECOWAS'tan çekileceklerini duyurmuştu.</p><p></p><p>ECOWAS ise 3 üyenin bu kararının, topluluğu dağılma riskiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek, Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye'ı arabulucu olarak görevlendirmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Milisler Doğu Sudan'ı kaosun eşiğine getirdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/milisler-dogu-sudani-kaosun-esigine-getirdi-2699/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/milisler-dogu-sudani-kaosun-esigine-getirdi-2699/</id>
<published><![CDATA[2024-11-16T08:44:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-11-16T08:44:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CD2C63-67E8D7-E64D4A-F20B3D-C0255F-D467AC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hareket, başkenti Port Sudan olan ve hükümet tarafından başkent Hartum'a alternatif bir idari merkez olarak kullanılan bölgeyi kapatma tehdidinde bulundu.</p><p></p><p>Kendilerini Özgür Becalar Gençlik Hareketi olarak adlandıran hareket tarafından dün yapılan açıklamada, “Bölge dışından gelen silahlı hareketlerin varlığı sadece güvenlik için değil, aynı zamanda sosyal dokumuz için de ciddi bir tehdit oluşturuyor” denildi.</p><p></p><p>Doğu Sudan'da üçten fazla Darfurlu ve Eritre destekli silahlı milisin yanı sıra bölge mozaiğinden dördü Eritre ordusunun himayesinde ve kamplarında eğitilmiş sekiz silahlı hareket faaliyet gösteriyor. Bunlardan en ünlüleri şunlar: Beca Silahlı Kongresi ve Beca Silahlı Mücadele Güçleri.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya'da terör saldırısında 15 kişi hayatını kaybetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryada-teror-saldirisinda-15-kisi-hayatini-kaybetti-5417/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryada-teror-saldirisinda-15-kisi-hayatini-kaybetti-5417/</id>
<published><![CDATA[2024-11-11T05:13:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-11-11T05:13:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A6797-1D3161-243478-3721F8-69EE8E-016605.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Ulusal basındaki haberlere göre, bölgede yeni ortaya çıktığı belirtilen terör örgütü Lakurawa, Kebbi eyaletine bağlı Augie bölgesinde silahlı saldırı düzenledi.</p><p></p><p>Saldırıda 15 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.</p><p></p><p>Nijerya Savunma Bakanlığı Medya Operasyonları Direktörü Edward Buba, ülkenin kuzeyinde yeni bir terör örgütünün ortaya çıktığını belirtmişti.</p><p></p><p>Nijerya, uzun zamandır ülkenin çeşitli bölgelerinde silahlı çetelerin yanı sıra terör örgütleri Boko Haram ve ISWAP'ın saldırılarıyla karşı karşıya kalıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Moritanya'daki siyasi tartışmalara yolsuzluk hakim</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/moritanyadaki-siyasi-tartismalara-yolsuzluk-hakim-563/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/moritanyadaki-siyasi-tartismalara-yolsuzluk-hakim-563/</id>
<published><![CDATA[2024-10-28T06:14:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-28T06:14:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EBFE03-2EF997-033F5E-E8F4DE-21EBDD-AF39EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><span></span>Yolsuzluk vakalarının yoğun olduğu ülkeler arasında yer alan Moritanya’da hükümet daha önce yolsuzluk yapan kişilerden para tahsil ettiğini kabul etmişti. Ancak hükümet ve birçok uluslararası kuruluş tarafından yayınlanan resmi raporlara göre yolsuzluk şüphesi bulunan anlaşmalarda her yıl büyük miktarlarda para kaybediliyor.</p><p></p><p>Geçtiğimiz haziran ayında yeniden seçilmesinin ardından Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled el-Gazvani, ikinci dönemini yolsuzlukla ve yolsuzluğa karışan kişilerle mücadeleye ve kamu parasının korunmasına adayacağı sözünü verdi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/mori-1.jpg" alt="mori-1"></p><p><b><i>Moritanya'da yolsuzlukla mücadele seminerinden bir kare</i></b></p><p></p><p>İlk görevi yolsuzlukla mücadele etmek olan yeni bir hükümetin atanmasından üç ay sonra, iktidardaki Eşitlik Partisi tarafından ‘Devletin güçlü taahhüdü ile elitlerin ve toplumun samimi katılımı arasında iyi yönetim” başlığı altında yolsuzlukla mücadeleye karşı seminer düzenledi. Eşitlik Partisi lideri Sidi Ahmed Veled Muhammed, yolsuzlukla mücadele seminerinin ‘Cumhurbaşkanı Muhammed Veled el-Gazvani’nin programının uygulanmasını destekleyen bazı paralel siyasi ve entelektüel faaliyetlerin bir parçası olduğunu’ söyledi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Veled el-Gazvani’nin, ülke için stratejik ve kader niteliğinde bir eylem olarak yolsuzlukla mücadele etme sözü verdiğine dikkati çeken Veled Muhammed, “Herkesin, geleceğimizi tehdit eden yolsuzlukla mücadeleye katılması gerekiyor” dedi.</p><p></p><p>Seminerde yolsuzluğun tanımı ve kavramı ile yolsuzlukla mücadelede en önemli başarılı deneyimler ele alınırken yolsuzlukla mücadelede siyasi ve idari elitlerin rolünün yanı sıra şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele politikasının başarısının anahtarlarından biri olarak sivil davranışın benimsenmesinin önemi üzerinde duruldu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/mori-2.jpg" alt="mori-2"></p><p><b><i>Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled el-Gazvani</i></b> </p><p></p><p>Yolsuzlukla mücadele tartışması hükümet yanlısı siyasi partilerle sınırlı değildi ve muhalefetin de gündemindeydi. Ulusal Reform ve Kalkınma Birliği Partisi, hükümetin yolsuzlukla mücadelesinin halen ‘slogandan ibaret’ olduğu yorumunda bulundu.</p><p></p><p>‘Parlamentoda en çok temsil edilen muhalefet partisi ve demokratik muhalefet kurumunun lideri’ olarak tanımlanan Ulusal Reform ve Kalkınma Birliği Partisi, geçtiğimiz haftaki Ulusal Konsey toplantısının ardından yazılı olarak yapılan basın açıklamasında “Yolsuzlukla mücadele hala bir slogandan ibaret. Gerçekler üzerindeki etkilerini görmedik” ifadeleri yer aldı.</p><p></p><p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p><p></p><p>“Yetkililerin yolsuzluğun kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu kabul etmelerine ve bununla mücadele konusundaki kararlılıklarını açıklamalarına rağmen hiçbir yetkili yolsuzluk suçlamasıyla mahkum edilmedi. Yolsuzluk yaptığından şüphelenilenlerin birçoğu, haklarından mahrum bırakılmış insanlara açıkça meydan okuyarak yeniden atandı.”</p><p></p><p>‘Verilen sözlere ve gösterişli sloganlara rağmen vatandaşların içinde bulundukları koşulların kötüleşmeye devam etmesinin nedeninin yolsuzluk olduğunu’ vurgulayan Ulusal Reform ve Kalkınma Birliği Partisi açıklamasında, “Temel emtiaların fiyatları hala alt ve hatta orta gelirli vatandaşların ulaşamayacağı düzeyde. Sağlık, eğitim, ulaşım, elektrik ve su gibi temel hizmetler hala insana yakışır bir yaşamın en temel gereksinimlerini karşılamaktan uzak” denildi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kenya'da birkaç Türk ve İngiliz silahlı kişilerce kaçırıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kenyada-birkac-turk-ve-ingiliz-silahli-kisilerce-kacirildi-2096/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kenyada-birkac-turk-ve-ingiliz-silahli-kisilerce-kacirildi-2096/</id>
<published><![CDATA[2024-10-21T14:00:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-21T14:00:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A16E3D-BA07DB-1345B0-4FE711-91961E-8F5603.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Olayın 18 Ekim'de gerçekleştiği aktarıldı.</p><p></p><p>18 yıl İngiltere’de yaşadıktan sonra iki yıl önce Kenya’ya taşınan Necdet Seyitoğlu, BBC’ye yaptığı açıklamada, kendisini sekiz saat boyunca gözetim altında tutan silahlı kişilere İngiliz pasaportunun kopyasını gösterdikten sonra serbest bırakıldığını söyledi.</p><p></p><p>Kenya polisi, BBC’ye bir motosiklet sürücüsünün tanık olduğu bir “kaçırma olayının” araştırıldığını bildirdi.</p><p></p><p>Polisin açıklamasına göre iki araç, içinde iki kişinin bulunduğu bir aracı önden ve arkadan sıkıştırdı.</p><p></p><p>Kenya polisi sözcüsü Resila Onyango, “İki araçtan sekiz kadar silahlı kişi çıktı, araçtaki iki kişiyi alıp gitti. Daha sonra Türk kökenli İngiltere vatandaşı Yusuf Kar, yakındaki bir karakola gidip, kaçırılanların Hüseyin Yeşilsu ve Necdet Seyitoğlu olduğunu söyledi” dedi.</p><p></p><p>Kenyalı hukuk şirketi Mukele &amp; Kakai’den yapılan yazılı açıklamada kaçırılan ve kayıtlı mülteci olan dört kişiyi temsil ettiklerini belirtti ve havayolu şirketlerini bu kişileri uçurmaması konusunda uyardı.</p><p></p><p>Avukatların mektubunda, “Müvekkillerimiz Kenya’da siyasi kurban oldukları Türkiye’ye sınır dışı edilmek üzere kaçırıldı” denildi.</p><p></p><p>Uluslararası Af Örgütü’nün Kenya sözcüsü de, “Türkiye’den gelen yedi mültecinin Kenya topraklarında kaçırıldığı haberlerinden derin kaygı duyuyoruz” dedi.</p><p></p><p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği UNHCR da BBC’ye yaptığı açıklamada “haberleri duyduklarını ve ellerine geçtiğinde daha fazla bilgi vereceklerini” söyledi.</p><p></p><p>İngiltere Dışişleri Bakanlığı da “Kenya’daki bir olayın ardından bir İngiltere vatandaşı erkeğe ve ailesine konsolosluk desteği verildiğini” açıkladı.</p><p></p><p><b>"Hayatımın en kötü deneyimiydi”</b></p><p></p><p>BBC’ye konuşan Necdet Seyitoğlu, sabah 07:30 civarında işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada beyaz bir cipin, aracının yolunu kestiğini anlattı.</p><p></p><p>Necdet Seyitoğlu silahlı dört kişinin kendisinin ve arkadaşının gözlerini bağlayıp, kelepçeledikten sonra bilinmeyen bir yere götürdüğü belirtti.</p><p></p><p>Seyitoğlu neden kaçırıldıklarını ve nereye gittiklerini öğrenmek istediklerini ancak yanıt alamadıklarını, aralarında Svahili dili konuşan (Tanzanya, Kenya ve Ruanda'nın dışında birçok doğu ve güney Afrika ülkesinde kullanılan dil) silahlı saldırganların sessiz olmalarını istediklerini ifade etti.</p><p></p><p>49 yaşındaki eğitim danışmanı Seyitoğlu, “Kimliğinizi gösterebilir misiniz diye sorduk? Nereye gidiyoruz? Herhangi bin açıklama yapmadılar. Hayatımın en kötü deneyimiydi” dedi.</p><p></p><p>Seyitoğlu, İngiltere vatandaşı olduğunu söylediğinde telefonunu almasına izin verdiklerini, pasaportunun bir kopyasını gösterdiğini belirtti.</p><p></p><p>Daha sonra bir fotoğrafını çekip, birilerine gönderdiklerini ve sonra serbest bırakılması talimatı aldıklarını düşündüğünü vurguladı.</p><p></p><p>Necdet Seyitoğlu, bilmediği bir yerde serbest bırakıldığını ve silahlı kişilerin eve dönebilmesi için 1.000 Kenya şilini (yaklaşık 350 TL) verdiğini, ama telefonuna ve dizüstü bilgisayarına el koyduklarını belirtti.</p><p></p><p><b>'Kaçırılan dört kişi hala kayıp'</b></p><p></p><p>Bu arada Seyitoğlu’nun eşi, hakkında kayıp bildirimi yaptı ve Nairobi’deki İngiltere Büyükelçiliğine haber verdi.</p><p></p><p>Necdet Seyitoğlu, daha sonra arkadaşlarıyla görüştüğünü ve hepsi Türk vatandaşı olan altı kişinin Nairobi’deki farklı noktalardan sabah 7 ila 9 arası aynı şekilde kaçırıldığını öğrendiğini belirtti.</p><p></p><p>Gülen hareketinin ABD kaynaklarının iddialarına göre 46 yaşındaki Mustafa Genç, Genç'in eşi, biri lise ikisi ilkokul öğrencisi üç çocuğuyla birlikte araçlarında giderken beş silahlı adam tarafından kaçırıldı.</p><p></p><p>Eşi ve çocukları daha sonra serbest bırakılırken, Genç’in hala kayıp olduğu kaydedildi.</p><p></p><p>40 yaşındaki Alparslan Taşçı ve eşi Saadet Taşçı da ehliyet sınavına girdikleri polis karakolundan alındı.</p><p></p><p>Taşçı çiftini alanların kendilerini istihbarat yetkilileri olarak tanıttığı iddia edildi.</p><p></p><p>Kaçırılanların arkadaşlarından Muhammed Khan, “Türk istihbaratı tarafından kaçırılmış olmalarından korkuyoruz” iddiasını aktardı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sahra Çölü'nde 50 yıldan bu yana görülen ilk sel</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sahra-colunde-50-yildan-bu-yana-gorulen-ilk-sel-1112/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sahra-colunde-50-yildan-bu-yana-gorulen-ilk-sel-1112/</id>
<published><![CDATA[2024-10-15T07:35:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-15T07:35:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E646CB-04BD47-EA9921-5B43F4-CCC407-12B755.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>İki gün süren yoğun yağış, nadir görülen bir su baskınına yol açtı ve yıllık ortalamaları geçti.</p><p></p><p>Kuzey, orta ve batı Afrika'da 10 ülkeye yayılan Sahra Çölü, dünyanın en büyük sıcak çölü.</p><p></p><p>Fas Meteoroloji Kurumu'ndan Hüseyin Youabeb, "Bu kadar kısa sürede bu kadar çok yağış alalı 30 ila 50 yıl oldu" dedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/sahra-1.jpg" alt="sahra-1"></p><p><b><i>Sahra Çölü'ndeki yoğun yağışlar, önümüzdeki aylarda bölgedeki hava durumunu değiştirebilir.</i></b></p><p></p><p>Güneydoğu Fas, dünyanın en kurak yerlerinden biri ve yaz sonunda nadiren yağış görülüyor.</p><p></p><p>Başkent Rabat'ın 450 kilometre güneyindeki Tagounite köyünde 24 saat içinde 100 milimetreden fazla yağış kayıtlara geçti.</p><p></p><p>Meteoroloji uzmanları bu tür nadir yağışlara ekstratropikal fırtına adını veriyor. Fas Meteoroloji Kurumu Associated Press Haber ajansına yaptığı açıklamada hava daha çok nem tuttuğu için buharlaşmayı teşvik ettiğini ve bunun da daha çok fırtınaya yol açtığını belirtti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/sahra-3.jpg" alt="sahra-3"></p><p>Nasa'dan gelen uydu görüntülrei Zagora kasabası ve Tata şehri arasında, 50 yıldır kuru olan bir göl yatağının dolmaya başladığını gösteriyor.</p><p></p><p>Dünya Meteoroloji Örgütüne (WMO) göre, dünyadaki su döngüleri daha sık değişmeye başladı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/sahra-2.jpg" alt="sahra-2"></p><p><b>Selden önce Fas'ın güneydoğusundaki Merzogua köyü.</b></p><p></p><p>WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo düzenlediği basın toplantısında "Artan sıcaklıkların bir sonucu olarak, hidrolojik döngü hızlandı. Aynı zamanda daha öngörülemez hale geldi. Ya çok az ya da çok fazla su yüzünden büyüyen bir sorunla karşı karşıyayız" dedi.</p><p></p><p>Küresel ısınma yüzünden, aşırı hava olayları daha sı görülürken, bilim insanları benzen fırtınaların gelecekte Sahra Çölü'nde yeniden yaşanabileceğini söylüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Afrika'nın en ölümcül göç güzergahı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikanin-en-olumcul-goc-guzergahi-7845/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikanin-en-olumcul-goc-guzergahi-7845/</id>
<published><![CDATA[2024-10-14T06:59:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-14T06:59:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_502B43-E7934E-5AAC25-D049F4-969A99-CDC204.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>"Tekneciler beni aradı ve hazır olmam gerektiğini söylediler. Benim için dua edin. Zamanı geldi." diyor.</p><p></p><p>BCC'nin araştırmacı gazetecilik programı BBC Africa Eye, Batı Afrika ve İspanya'ya ait Kanarya Adaları arasındaki tehlikeli güzergahla Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin gizemli dünyasına daha önce görülmemiş düzeyde erişim elde etti.</p><p></p><p>Oualy, takımadalara ulaşmayı başaran ve sayıları her zamankinden yükseğe çıkan göçmenlerden biri olmak istiyor.</p><p></p><p>Bölgesel hükümet, takımadanın kayalıklarla dolu kıyılarında göçmenleri "zorlanan ve kırılma noktasında olan" bir sistemin beklediğini söylüyor ama bu durumun Oualy'nin kararlılığı üzerinde bir etkisi olmuyor.</p><p></p><p>Kalabalık, geleneksel bir ahşap balıkçı teknesindeki Oualy'yi dünyanın en affı olmayan sularında günler, hatta haftalar sürebilecek bir yolculuk bekliyor.</p><p></p><p>Nereden açıldığınıza bağlı olarak Senegal'den mesafenin 1000 ila 2000 kilometre olduğu tahmin ediliyor. Akdeniz'i aşan göçmen güzergahlarının 10 katı civarında.</p><p></p><p>Okyanustaki fırtınalar ve akıntılarla mücadele eden göçmenlerin, sıklıkla deniz tutması ve yoğun korku içinde yol alırken, suları da tükeniyor.</p><p></p><p>Geceleri karanlık sularla çevrildiklerinde sık sık panik ve susuzluktan bitap düşmüş halde akıllarını yitirebiliyorlar.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/afrika-1.jpg" alt="afrika-1"></p><p><b><i>2023'ten bu yana El Hierro'ya ulaşan göçmenlerin sayısı ada nüfusunun iki katından fazla.</i></b></p><p></p><p>Kıyıdan uzakta, Senegal'in doğusundaki Tambacounda bölgesinde Oualy'nin çocukları ailesi çiftçilikten kazandığı çok az parayla geçinmek zorundaydı.</p><p></p><p>40 yaşındaki Oualy, kıyıdaki başlıca kalkış noktalarından birinin yakınına taşındığı için ailesini neredeyse bir yıldır görmedi.</p><p></p><p>Kanarya Adalarına giden teknelerden birine binmek için gereken 1000 doları biriktirebilmek için motorsikletli taksicilik yaptı ve arkadaşlarından borç aldı.</p><p></p><p>Dolandırılmaktan korktuğu için, insan kaçakçılarıyla tekne yolun sonuna kadar gittiğinde paranın tamamını vermek üzere anlaştı.</p><p></p><p>Sahilde BBC'ye konuşan Oualy "Hiç kimse bu sularda başıma ne geleceğini bilemez. Denizin şeytani ruhları beni öldürebilir" diyor.</p><p></p><p>"Tekne alabora olabilir, herkes ölebilir. Suya düşerseniz neye tutunacaksınız? Tek ihtimal ölüm ama risk almak zorundasınız. "</p><p></p><p>Yüzlerce kişiyi taşıyan onlarca tekne ortadan kayboldu. Düzgün seyir sistemleri olmadığı için bazıları rotadan çıkıp, Atlantik Okyanusu boyunca Brezilya kıyılarına kadar sürüklendi.</p><p></p><p>Oualy yolculuktan sağ çıkarsa, ailesine bakabilmek için para kazanabilmeyi umuyor ama endişelendirmemek için planlarını onlarda gizli tutuyor.</p><p></p><p>Senegal 2010'dan sonra iyi bir ekonomik performans sergilese de, Dünya Bankasına göre ülke nüfusunun üçte biri hala yoksulluk içinde yaşıyor.</p><p></p><p>Oualy "Aklınıza gelebilecek her işi yaptım ama durum iyileşmedi. Paranız yoksa bir değeriniz yok. Onların tek umudu benim ve param yok." diyor.</p><p></p><p>Oualy gibi bu güzergahtaki göçmenlerin çoğu Sahra altı ülkelerinde iklim değişikliğiyle daha da kötüleşen yoksulluk ve çatışmalardan kaçıyor.</p><p></p><p>Özellikle İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin Libya ve Tunus'tan Akdeniz aşan güzergahlarda önlem almasından sonra, Kanarya Adaları Avrupa'ya ulaşmayı uman düzensiz göçmenlerin başlıca giriş kapısı oldu.</p><p></p><p>2023'te neredeyse 40 bin kişi ulaştı. Bu, son 30 yıldaki en yüksek sayı oldu. Bu yıl, şu ana kadar da 30.800 kişi adaların turistik plajlarına ulaştı.</p><p></p><p>Atlantik Okyanusu'ndaki hava koşulları iyileşirken, Kanarya Adaları yönetimi "en kötüsünün" daha geride olduğundan korkuyor.</p><p></p><p>Kanarya Adaları Hükümeti Başkanı Fernando Clavijo, BBC'ye yaptığı açıklamada, kurtarma görevlileri, polis ve Kızıl Haç görevlilerinin durumla başa çıkmakta zorlandığını söyledi.</p><p></p><p>Clavijo "Sonuç olarak daha fazla insan ölecek, göçmenlere hak ettikleri yardımı veremeyeceğiz. Şu anda Avrupa Akdenizi bloke etti, bu da daha tehlikeli ve ölümcül bir güzergah olan Antlantik'in kullanıldığı anlamına geliyor" diye konuştu.</p><p></p><p>BBC, kimliklerinin açıklanmasını istemeyen İspanyol kurtarma görevlileriyle konuştu ve görevliler artık tükendiklerini söyledi.</p><p></p><p>Biri "Görevliler artık ölüm ve yıkıma tanık olmaya dayanamyıor" dedi.</p><p></p><p>Kanarya Adaları'nın en küçüğü El Hierro'da 2023 başından bu yana glen göçmenlerin sayısı, 30 bin kişilik ada nüfusunun iki katından fazlasına çıktı.</p><p></p><p>Clavijo hepsi göçmenlerin taşınmasında kullanıldığından ada halkının belediye otobüslerini kullanamadığını belirtti. Bu durumun da yabancı düşmanlığını besleyeceğinden ve sosyal istikrarsızlığa yol açacağından korktuğunu vurguladı.</p><p></p><p>"Hepimiz sorumluluk almalıyız. Avrupa Birliği'nden İspanyol hükümetine kadar. Çünkü Kanarya Adalarını tek başına bu krizle yüzleşmeye bırakamazsınız."</p><p></p><p>Son aylarda, gelen göçmen sayısındaki keskin artış, İspanya'da düzensiz göçle nasıl başa çıkılacağı konusunda ulusal bir tartışmayı alevlendirdi. Kanarya Adaları, gelenler için, özellikle de tek başlarına ulaşan çocuklar için daha fazla devlet yardımı istiyor.</p><p></p><p>Senegal'de ise Oualy nihayet insan kaçakçıları tarafından çağrıldı ve beklerken gizlenecekleri yere götürüldüler. Kaderi artık onların ellerinde.</p><p></p><p>"Çok kalabalığız, evi doldurduk. Mali'den Gine'den gelenler var. 10-15 kişilik küçük teknelerle büyük teknelere götürülüyoruz. Sonra da yola çıkacağız."</p><p></p><p>Oualy, uzun yolculuk için yanına sadece birkaç şişe su ve az bir bisküvi aldı.</p><p></p><p>İlk iki gün sürekli deniz tuttu. Yer olmadığı için çoğunlukla ayakta gidiyor ve deniz suyuyla karışmış yakıtın içinde uyuyor.</p><p></p><p>Suyu bitti ve deniz suyu içmek zorunda kaldı.</p><p></p><p>Teknedekilerin bazıları çığlık atmaya ve çıldırmaya başladı. Mürettebat düşmemeleri ve başka birini itmemeleri için diğerlerine bu kişileri tutmalarını söyledi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/afrika-2.jpg" alt="afrika-2"></p><p>BM'nin göç kuruluşu Uluslararası Göç Örgütüne (IOM) göre Atlantik güzergahı hızla dünyanın en ölümcül göç güzergahlarından biri haline geliyor.</p><p></p><p>Bu yıl içine şu ana dek 807 kişinin öldüğü ya da yaralandığı tahmin ediliyor. Geçen yılın aynı dönemine göre % 76'lık bir artış bu.</p><p></p><p>Ölümlü kazalar bu güzergahta çoğunlukla kayıtlara geçmediği için ölenlerin sayısının çok daha fazla olması büyük bir ihtimal.</p><p></p><p>Clavijo İspanyol hak kuruluşu Walking Borders'ın verilerine atıfla "Her 45 dakikada bir kıyılarımıza ulaşmaya çalışan bir göçmen ölüyor. Bu, insan kaçakçılığı mafyasının giderek daha güçlendiği anlamına geliyor" diyor.</p><p></p><p>BM Uyuşturucu ve Suç Bürosu, insan kaçakçılarının bu güzergahtan her yıl 150 milyon dolar kazandığını tahmin ediyor.</p><p></p><p>İnsan kaçakçılığıyla mücadele için oluşturulan polis ekibinden Tegmen Antonio Fuentes BBC'ye yaptığı açıklamada "Bu yolculukları organize eden mafyalar bunun uşuşturucu kaçakçılığı gibi olduğunu, yakalanmalarının zor olduğunu fark etti. Onlar için bir göçmen sadece bir mal. Uyuşturucu ya da silah taşıdıkları gibi insan taşıyorlar. Göçmenler sadece kurban" dedi.</p><p></p><p>BBC, bu suç örgütlerinin nasıl işlediğini daha iyi anlayabilmek için, Senegal'de bu tekne yolculuklarını organize eden bir Senegalliyle konuştu.</p><p></p><p>Adının açıklanmasını istemeyen insan kaçakçısı "Büyük bir tekne alırsanız, 200 ila 300 kişi taşıyabilecek bir tekne ve her biri 500 dolar öderse, büyük para ediyor" dedi.</p><p></p><p>Kendi toplumundan çok sayıda kişinin ölümüne neden olan bu yolculuklardaki sorumluluğunu sorduğumuzdaysa "Bu bir suç. Kim yakalanırsa hapse atılmalı ama bir çözüm yok" dedi.</p><p></p><p>"Suda ölmüş insanların cesetlerini görüyorlar ama tekneler gitmeye devam ediyor."</p><p></p><p>BBC, beş gün boyunca Oualy'den haber alamadı. Sonra bir akşam telefon açtı."</p><p></p><p>"Motor ısınıyordu ve rüzgar çok güçlüydü. Balıkçılardan bazıları Fas'a yönelmemizi önerdi ama kaptan reddetti. Yavaş yavaş gidersek, sabah altı gibi İspanya'da olacağımızı söyledi."</p><p></p><p>Teknenin motoru arıza yaptığında Oualy Kanarya Adalarına bir günden az bir mesafedeydi. Ancak okyanusa daha da açıldıklarında rüzarların daha da güçleneceğinden korkan göçmenlerin çoğu kaptana isyan etti.</p><p></p><p>"Herkes tartışmaya ve birbirlerine hakaret etmeye başladı. Kaptan boyun eğdi ve Senegal'e geri döndü."</p><p></p><p>Oualy yolculuktan sağ çıksa da yaralandı ve ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı.</p><p></p><p>Sürekli ağrı içinde ve yavaş hareket ediyor.</p><p></p><p>Oualy bir yıl boyunca bu yolculuğu planladıktan sonra, başladığı yere döndü. Ailesine geri döndü ve bir kez daha denemek için para biriktiriyor.</p><p></p><p>"Geri dönmek ve bir kez daha denemek istiyorum. Evet, Allah için inancım bu. Bu benim için daha iyi. Ölürsem de, Allah'ın takdiri."</p><p></p><p>Oualy Avrupa'ya gitmeyi başarırsa, büyük ihtimalle ailesini yıllarca göremeyecek. Denizde ölürse de ailesi onu ebediyen kaybedecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'daki çatışmalara Mısır uçaklarının katıldığı yalanlandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudandaki-catismalara-misir-ucaklarinin-katildigi-yalanlandi-8522/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudandaki-catismalara-misir-ucaklarinin-katildigi-yalanlandi-8522/</id>
<published><![CDATA[2024-10-10T06:27:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-10T06:27:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AC022C-A28BC0-B6BF2C-BC81CB-23028D-EC3553.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'nun Sudan'da devam eden çatışmalara Mısır uçaklarının katıldığı yönündeki iddialarını reddediyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Açıklamada, HDK'nin bu iddialarının, Mısır'ın savaşı durdurma, sivilleri koruma ve Sudan'da devam eden savaştan etkilenenlere yönelik insani yardım planlarına uluslararası etkileşimi güçlendirme yönündeki çabalarının gölgesinde ortaya atıldığına işaret edildi.</p><p></p><p>Mısır'ın, Sudan'ın, topraklarının ve halkının güvenliği, istikrarı ve birliğini önemsediği vurgulanan açıklamada, ülkenin savaştan kaynaklanan ağır hasarları gidermek amacıyla Sudan halkına her türlü desteği sağlamak için her türlü çabayı göstereceği belirtildi.</p><p></p><p>HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'nun dün Sudan'da devam eden çatışmalara Mısır uçaklarının katıldığını ileri sürdüğü bildirilmişti.</p><p></p><p><b>Sudan'daki iç savaş</b></p><p></p><p>Sudan'da 30 yıl süren Ömer el Beşir iktidarının halk ayaklanmasıyla devrilmesi sonrası sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümete karşı ortak darbe yapan ordu ile HDK arasındaki güç mücadelesi 17 aydan fazla süredir devam ediyor.</p><p></p><p>Savaşın bitirilmesi için başlatılan tüm çözüm girişimleri sonuçsuz kaldı.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletlere göre, dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizinin yaşandığı Sudan'daki çatışmalar sonucu 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 10 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda bulunuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Darfur'un kuzeyinde katliam</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/darfurun-kuzeyinde-katliam-998/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/darfurun-kuzeyinde-katliam-998/</id>
<published><![CDATA[2024-10-06T19:36:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-06T19:36:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6E5DD7-A22116-9A9E50-AB1AA3-12138D-89EB27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan ordusuna ait savaş uçakları tarafından dün, Darfur’un kuzeyindeki Mellit ve Vad Ebu Salih bölgeleri ile Hartum'daki Ummu Deva Ban bölgelerine düzenlenen hava saldırıları sonucu yüzlerce Sudanlı öldü, yüzlercesi de yaralandı.</p><p></p><p>Mellit'ten telefonla Şarku’l Avsat’a konuşan görgü tanıkları, cuma sabahı el-Kuma’daki bir pazar yerini varil bombalarıyla bombalandığını, yangın çıktığını ve 60'tan fazla kişinin öldüğünü ve bazıları ağır olmak üzere 250'den fazla kişinin de yaralandığını bildirdiler. Görgü tanıkları saldırıyı, ‘sivillerin kasıtlı olarak hedef aldığı daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir katliam’ olarak nitelendirdiler. Görgü tanıkları ayrıca savaş uçaklarının aynı gün Mellit şehrinde bir düğünü hedef aldığını, saldırıda yaklaşık 13 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını belirttiler.</p><p></p><p>Öte yandan siyasi güçler,&nbsp; silahlı hareketler ve insan hakları örgütleri, Sudan ordusunun özellikle Darfur bölgesinde hava saldırılarını yoğunlaştırmasını sert bir dille eleştirirken bölgede askeri uçuşlara yasak getirilmesi çağrısında bulundular.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan savaşında güç dengesi değişti mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-savasinda-guc-dengesi-degisti-mi-9827/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-savasinda-guc-dengesi-degisti-mi-9827/</id>
<published><![CDATA[2024-10-02T06:46:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-02T06:46:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_59F118-7D9C8C-6348BF-AFE0C2-5AD9FA-893030.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bu bağlamda Hartum Diyalog Merkezi’nden araştırmacı Tümgeneral Raşid Mutasım Medeni, “HDK’nin Hartum'dan güney ve güneydoğu yönlerindeki komşu eyaletlere doğru harekete geçtiği biliniyor. Aralık 2023 sonunda Cezire eyaletinin başkenti Vad Medeni şehrini kontrol altına almayı başarmıştı ve buradan yağma, talan ve savunmasız vatandaşlara saldırmak amacı ile bu eyalete bağlı çiftçi köylerine yayıldı. Bunun yanı sıra altyapı ve devlet kurumlarını tahrip etti ve bazı barbarca eylemlerini sosyal medya platformlarında geniş bir şekilde paylaşılan videoları ile belgeledi.” Tümgeneral şöyle devam etti: “Gerçek şu ki bu güçlerin daha sonra Cezire eyaletine komşu olan Sennar, Dinder ve Sinca eyaletindeki bazı bölge ve köylere de sızmayı başardığını görüyoruz. Bunun için de bölge halkının kendisine bağlı bazı kesimlerinden yardım aldı. Bu sızmaya, yabancı medya ile sosyal medyada büyük bir medya faaliyeti eşlik etti; bu da orduyu destekleyen iç ulusal saflarda bir tür kafa karışıklığının oluşmasına katkıda bulundu.” Tümgeneral Medeni savaşın ilk günlerinden itibaren HDK’nin Omdurman ve Hartum'un güneyindeki mevzilerinde çok sayıda asker ve silah bulundurduğuna, bunun da Beyaz Nil Eyaleti'nin kuzeyinde yer alan bu şeritteki bazı köylere yayılmasına yardımcı olduğuna, ancak bu eyaletin tamamına giremediğine dikkat çekti. HDK’nin ayrıca Kadarif ve Mavi Nil eyaletlerine kesin bir şekilde ulaşıp kuzeye, Nil Nehri eyaletine doğru genişleyemediğini de söyledi ve ekledi: “Ancak Hartum Bahri'nin kuzeyinde bulunan petrol rafinerisindeki varlığını sürdürmenin yanı sıra, Hartum Eyaleti'nin eteklerinde manevra yapmaya devam etti. Bu ise ona bazı yerlerde hareket özgürlüğü sağladı ve silah ve savaşçı gibi askeri yardımları ulaştırmak için kendisine kamuflaj sağladı.”</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/sudan-i.jpg" alt="sudan-i"></p><p><b><i>Tümgeneral Raşid Mutasım Medeni: “Hartum Eyaleti ve diğer tüm eyaletlerin eteklerinde ordu ile HDK arasındaki çatışmalar sürekli ve aralıklıydı” dedi&nbsp;</i></b></p><p></p><p>Medeni şunu da belirtti: “Hartum Eyaleti ve diğer tüm eyaletlerin eteklerinde ordu ile HDK arasındaki çatışmalar sürekli ve aralıklıydı. Ancak dikkat çeken ve çarpıcı olan husus, ordunun sürekli olarak kuvvetlerini yenilemesi ve çok sayıda yedek kuvvet bulundurmasının yanı sıra, savaşta kendisine destek olacak çok sayıda genç gönüllüyü eğitmesidir. Ordu gerçekten de birliklerinin toplandığı bölgeler ile silah ve mühimmat depolarını vurarak, keskin nişancıların konuşlandığı bazı bölgeleri temizleyerek düşmanın gücünü günlük olarak tüketmeyi başardı. Keza ordu HDK’nin manevra alanlarını ve ikmal hatlarını kuşatarak, operasyon sahalarında isyancı liderlerin üzerindeki baskıyı sıkılaştırarak yavaş yavaş önemli ilerleme kaydetmeyi başardı.”</p><p></p><p>Hartum Diyalog Merkezi'nden araştırmacı şunları da ekledi: “Talihsiz olan şu ki, bu milisler, sonuçları ne olursa olsun, dahası hastaneleri, eğitim kurumlarını, vatandaşların evlerini ve sivil toplum kuruluşlarını yerle bir etmek, toplar veya omuzdan ateşlemeli füzeler vb. silahları kullanarak sivilleri uzak mesafelerden rastgele öldürmek pahasına da olsa, savaş ateşini canlı tutmak için var güçleriyle çalışıyorlar. Şimdi büyük kuvvetler ve çok sayıda oluşum tarafından desteklenen ordu birdenbire sahaya inmeye başladı. Coğrafik açıdan, HDK medyada reklamı yapıldığı gibi geniş alanları kontrol etmiyor. Ancak etki açısından vatandaşların faaliyetlerini, mal ve hizmet akışını etkileyen bölgelerde yer alıyorlar ve bu yılın yaz sezonunda geniş alanların ekilmesine engel oldular.”</p><p></p><p>Medeni sözlerini şöyle sürdürdü: “Zaman faktörü kesinlikle (HDK) lehine değil çünkü kendisine düşman bir ortamda bulunuyor. İkmal hatlarının ciddi şekilde kesintiye uğramasının yanı sıra, mevcut verilere göre, kuvvetlerini yenileme kabiliyeti de yok oldu. Bu kuvvetlerin de Hartum Eyaleti ile Orta Sudan'da yakın zamanda etkisiz hale getirilmesi bekleniyor.”</p><p></p><p><b>Kemik kırma</b></p><p></p><p>Öte yandan emekli subay, astsubay ve Sudanlı askerlerden oluşan Yüksek Merkez Komutanlığı (Dayanışma)&nbsp; üyesi Tuğgeneral Velid İzzeddin Abdulmecid şuna işaret etti: “Güç dengesi, askeri planların üzerine inşa edildiği durumu değerlendirmenin ilkelerinden biridir. Savaş alanında bulunması gereken piyade, araç ve destek silahlarının sayısı ile bunların potansiyel savaşta mücadele yeterlilikleri arasındaki karşılaştırma ile cisim bulur. Bunların karşı tarafın hazırladığı kuvvet ve güçlerin sayısı ile karşılaştırılması da zorunludur. İşte burada muharebe keşif müfrezeleri ile saha istihbaratının temsil ettiği istihbarat çalışmasının önemi somutlaşmaktadır. Dolayısıyla savaşın başlangıcından bu yana çevikliğiyle öne çıkan HDK’nin, savaştan önce başkentin tüm askeri ve hayati öneme sahip tesislerinde bulunması, bu tesislerin korunması ve güvenliğinin sağlanmasında Silahlı Kuvvetlere katılması nedeniyle, başkentin tüm etkili bölgeleri hakkında doğru bilgiye sahip olmayı başardığını görüyoruz. Güç dengesini kendi lehine çeviren ilk şokun yaşanmasına yardımcı olan da buydu.” Tuğgeneral şunu da ekledi: “Çatışmaların başlangıcından 17 ay sonra, coğrafi yayılım ve diğer bölgelere yayılmanın yanı sıra ordunun savaş uçaklarının yoğun hava saldırıları ve ağır top bombardımanları sebebiyle HDK’nin önemli bir kısmının etkisiz hale getirildiğini artık açıkça görüyoruz. Hartum ve Cezire savaşlarına katılmak üzere Darfur başta olmak üzere diğer bölgelerden çağrılan kuvvetler, Faşer şehrinde çatışmaların yoğunlaşması üzerine bölgelerine geri döndü.”</p><p></p><p>Abdulmecid şunları ekledi: “Sudan Silahlı Kuvvetlerinin askeri planlarını ve kuvvetlerini yeniden düzenlemeye başladığı açık ve net. Ancak sorunu, savaşta topçu ve hava kuvvetlerini destekleyecek piyade kuvvetleri olarak Bera bin Malik Tugayı, Mustanfirin gibi İslamcı tugaylar ile özel kuvvetlere bel bağlamasıdır. Bu nedenle özellikle piyade güçler olarak tam bir profesyonellikle savaşma tecrübesine sahip (HDK) savaşçılarına kıyasla zaferlerinin sınırlı olduğunu görüyoruz.” Tuğgeneral Abdulmecid şunu da söyledi: “Savaş artık bir kemik kırma aşamasına geldi, ancak ordunun güçlü silahlar satın aldığını duyurmasının, muharebelerin gidişatı üzerinde önemli bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Hava kuvvetleri ile topçu gücünün bu muharebelerin şiddetini artıracağı ve daha fazla yıkıma neden olacağı doğru, fakat ordu piyade gücünde eksiklik yaşadığı sürece karada herhangi bir ilerleme sağlaması zor.”</p><p></p><p>Abdulmecid sözlerini şöyle tamamladı: “Şehir savaşının, özel eğitime ve özel silahlara, özellikle de dar alanlardaki çatışmalarda kullanılan keskin nişancı tüfekleri ve hafif makineli tüfekler gibi hafif silahlara bağlı olması nedeniyle en zor savaş türlerinden biri olduğu biliniyor. Ordunun özel harekat kuvvetleri de şu anda bunu yapmaya çalışıyor, ancak deneyim ve uzmanlığı yok. Benim tahminime göre, bu savaşta çatışmanın her iki tarafının kayıpları yüksek ve gelecekteki çatışmaların gelişmelerini etkileyecek türde. Dolayısıyla beklenen ikisinin de müzakereleri kabul etmesi, çünkü ne kadar uzun sürerse sürsün bir tarafın diğerine üstünlük sağlaması mümkün değil.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"IŞİD Somali'de son bir yılda iki kat büyüdü"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/isid-somalide-son-bir-yilda-iki-kat-buyudu-8896/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/isid-somalide-son-bir-yilda-iki-kat-buyudu-8896/</id>
<published><![CDATA[2024-10-01T06:31:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-01T06:31:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_36D0B8-02BB9C-4430CD-CD3924-034C6D-D1716F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>AFRICOM komutanı General Langley özel bir röportajda terör örgütünün kısaltmasını kullanarak “Somali'nin kuzeyinden ve IŞİD'in sayıca büyümesinden endişe duyuyorum” dedi.</p><p></p><p>Langley, Somali'de kaç IŞİD savaşçısı bulunduğuna dair ABD'nin tahminini vermekten kaçındı ve grubun geçtiğimiz yıl yaklaşık “iki kat” büyüdüğünü söyledi. Daha önceki tahminlere göre Somali'nin kuzeyindeki IŞİD savaşçılarının sayısı 200 civarındaydı.</p><p></p><p>AFRICOM komutanı IŞİD’in ayrıca Somali'deki yabancı savaşçı varlığını arttırma olasılığı konusunda da uyarıda bulundu.</p><p></p><p>IŞİD’in varlık gösterdiği Puntland'ın eski istihbarat ve polis komutanı Somalili Tuğgeneral Abdi Hasan Huseyin, bu yılın başlarında VOA'ya verdiği demeçte, sadece buradaki IŞİD yabancı savaşçılarının sayısının yüzlerce olduğunun tahmin edildiğini söylemişti. Bu sayı henüz yerel yetkililer tarafından doğrulanmadı.</p><p></p><p>Amerikalı bir yetkili Haziran’da VOA'ya yaptığı açıklamada Somali'deki IŞİD lideri Abdülkadir Mümin'in Mayıs’ta bir Amerikan hava saldırısında hedef alındığını söyledi. Mümin'in saldırıdan sağ kurtulduğu anlaşılıyor.</p><p></p><p>Mümin'in artık IŞİD'in küresel lideri olup olmadığı sorusuna Langley, ABD'nin bu haberleri “güvenilir” olarak kabul etmesi gerektiğini söyledi. “IŞİD bunu iddia ediyor. Bazen bunu ciddiye almanız gerekir” dedi.</p><p></p><p>Somali'nin kuzeyindeki IŞİD savaşçılarındaki artış, El Kaide'ye bağlı Eş-Şebab'ın Somali ve Etiyopya arasındaki diplomatik anlaşmazlıkları istismar ederek eleman sayısını arttırdığı bir döneme denk geliyor.</p><p></p><p>Denize kıyısı olmayan Etiyopya ve Somali'nin ayrılıkçı Somaliland bölgesi bu yılın başlarında Kızıldeniz'deki Berbera Limanı’nı kullanmak için bir mutabakat zaptı imzalamış, ancak Somali bu anlaşmayı reddetmişti. Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, 27 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu önünde Etiyopya'yı Somali'nin toprak bütünlüğünü “alenen ihlal eden” eylemlerle suçladı.</p><p></p><p>General Langley VOA'ya “Bu anlaşmazlığı kendi avantajlarına kullandılar” dedi.</p><p></p><p>Üst düzey savunma yetkililerinin Haziran’da VOA'ya verdiği demeçte, Eş-Şebab'ın güçlü finansman ve yoğun askere alma çabaları nedeniyle savaşçı sayısının 12 bin ila 13 bine geri döndüğünü söyledi.</p><p></p><p>Langley VOA'ya Etiyopya ile Somali operasyonlarının “sınırlı” olduğunu söylerken, siyasi anlaşmazlık Addis Ababa ve Mogadişu arasındaki terörle mücadele işbirliğine de yansıdı.</p><p></p><p>Langley’e göre “Farklılıklarını çözüp çözemeyeceklerini ve çok etkili bir güç haline gelip gelemeyeceklerini zaman gösterecek, çünkü birlikte çalıştıklarında Eş-Şebab'ı temizlemede çok, çok etkililer.”</p><p></p><p>Eş-Şebab, Mogadişu bölgesi de dahil olmak üzere sivillere yönelik saldırılarına devam ediyor. Terör örgütü, Ağustos’ta Somali'nin başkentindeki popüler bir plajda en az 32 kişinin ölümüne neden olan silahlı saldırı ve intihar saldırısının sorumluluğunu üstlendi. Grubun ayrıca Cumartesi günü biri Orta Şabel bölgesinde, diğeri de cumhurbaşkanlığı ofisine yaklaşık bir kilometre mesafede olmak üzere, iki ölümcül bombalı saldırı gerçekleştirdiğinden şüpheleniliyor.</p><p></p><p>Eş-Şebab, Somali'nin güneybatı eyaletinden, Juba Nehri Vadisi’ne kadar yenilgiye uğradı ve bu bölgelerde yeniden yapılanmaya ve karşı saldırıya geçmeye çalıştı.</p><p></p><p>Ancak üst düzey ABD savunma yetkililerine göre Somali'nin orta kesimlerinde hükümet güçleri geri aldıkları bölgeleri ellerinde tutmayı başaramayınca Eş-Şebab, Somali güçlerinin son iki yılda elde ettiği kazanımları tersine çevirdi.</p><p></p><p>Langley, “Bölgenin güvenliğini sağlayacak tutarlı bir güce ihtiyacımız var, çünkü bazen Eş-Şebab'ın gölge hükümetleri, kendilerini o bölgeye yeniden yerleştirmeye ve bazı yerel liderleri etkilemeye çalışıyor” dedi.</p><p></p><p>Langley, bir bölgenin temizlenmesini ve özgürleştirilmesini takip eden zamanın, Somali ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı gibi ortakların, halkın federal hükümete olan inancını artıracak yerel hizmetleri başlatabilecekleri “çok kırılgan bir dönem” olduğunu söyledi.</p><p></p><p>“Eğer bir sonraki bölgeye ya da ilçeye geçtikleri için bunu sürdüremezlerse, bu inanç azalır” dedi ve ABD eğitiminin şu anda Somali güçlerinin kurtarılmış bölgeleri elinde tutmasına yardımcı olmaya odaklandığını sözlerine ekledi.</p><p></p><p>Somali hükümeti, El-Dheer ve Harardhere bölgelerini, Somali'nin merkezinde kurtarılmış bazı arazilerin hükümet kontrolü altında kaldığının kanıtı olarak gösterdi.</p><p></p><p><b>Afrika Birliği Geçiş Misyonu'nun süresi doluyor</b></p><p></p><p>Somali'deki Afrika Birliği Geçiş Misyonu (ATMIS), Somali'nin Eş-Şebab teröristleriyle mücadelesine yaklaşık iki yıl yardım ettikten sonra bu yılın sonunda ülkeden ayrılacak ve 2025’te yerini Somali'deki yeni bir Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonuna bırakacak.</p><p></p><p>Misyonda hangi güçlerin yer alacağı halen Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler tarafından belirlenmeye çalışılıyor.</p><p></p><p>Langley geçiş sürecinde ABD'nin herhangi bir rol üstlenmeyeceğini, Amerikan güçlerinin sadece danışmanlık ve yardım görevlerini sürdüreceğini söyledi ve “Bizim etkinleştirme parçamız sahadaki botlarımız değil. Tavsiye ve destek vermek ve eğitimlerine yardımcı olmak için oradayız ama savaş onların” dedi.</p><p></p><p><b>Husiler de endişe nedeni</b></p><p></p><p>IŞİD ve Eş-Şebab'ın yanısıra Somali, Aden Körfezi boyunca Somali'nin hemen kuzeyinde yer alan Yemen'deki İran destekli Husi militanları için de endişelenmek zorunda.</p><p></p><p>General Langley “Endişeliyiz ve bunu yakından izliyoruz çünkü burası çok hızlı bir şekilde kötü bir mahalleye dönüşebilir” dedi.</p><p></p><p>Langley, Husiler ve Eş-Şebab'ın Aden Körfezi'ne karşı taraflardan baskı yapmaları halinde, bu stratejik tıkanma noktasının sıkışmasının ticaretin serbest akışını daha da engelleyebileceğinden ve küresel ekonomiyi etkileyebileceğinden endişe ediyor.</p><p></p><p>Ayrıca analistler, Husiler’in Somali'deki savaşa daha sofistike silahlar sokabileceğinden korkuyor.</p><p></p><p>Husi militanları Gazze'deki savaşın başladığı Ekim’den bu yana 80'den fazla ticari gemiyi füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı; birini ele geçirdi, ikisini batırdı ve en az dört denizciyi öldürdü. Diğer füzeler ve insansız hava araçları ya Kızıldeniz'de ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından durduruldu ya da hedeflerine ulaşamadı.</p><p></p><p>Husi militanlarının kampanyası İsrail'in 7 Ekim'de Gazze'de Hamas'a karşı düzenlediği terör saldırısının ardından başladı. Husiler savaş sırasında Filistinliler’le dayanışma içinde hareket ettiklerini iddia ediyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vudu pazarında meyve sebze değil, büyü satılıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/vudu-pazarinda-meyve-sebze-degil-buyu-satiliyor-1604/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/vudu-pazarinda-meyve-sebze-degil-buyu-satiliyor-1604/</id>
<published><![CDATA[2024-09-27T01:46:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-27T01:46:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AAB9BC-0B0058-62910C-5688BF-4F6AFC-8605F5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Togo Cumhuriyeti’nde bulunan ve dünyanın en büyük büyü pazarı olarak bilinen Akodessewa, sıradan bir pazar değil. Burada yiyecek veya giysi değil, ruhlara hizmet eden büyü malzemeleri satılıyor. Vudu dininin merkezinde yer alan bu pazarda, hayvan kemikleri, kafatasları, büyülü bebekler ve daha birçok ürüne rastlamak mümkün. Pazar, ziyaretçilerine mistik bir dünyanın kapılarını açarken, aynı zamanda ürkütücü bir deneyim sunuyor.</p><p></p><p><b>Vudu'nun kalbi: Loa ruhları ve şifa arayışı</b></p><p></p><p>Pazarda satılan ürünler, Vudu dininde ruhlar dünyasıyla iletişimi sağlayan araçlar olarak kabul ediliyor. Özellikle Loa olarak bilinen ruhlara yardımcı olmak için kullanılan bu eşyalar, şifa bulmak ya da kötülükten korunmak isteyenler tarafından tercih ediliyor. Togo halkı, hayvan derilerinden hazırlanan büyü bebekleri ve kaplumbağa kabuğu tozuyla hastalıklara çare arıyor.</p><p></p><p><b>Pazarın kokusu ve karanlık ritüeller</b></p><p></p><p>Pazarın kötü kokusu ve satılan sıra dışı ürünler, burayı ziyaret edenlerin tüylerini diken diken ediyor. Vudu rahipleri, kaplumbağa kabuğundan şifa bulmaya çalışan hastalar için dualar ederken, bazı ayinlerde yarasa ya da kertenkele kurban ediliyor. Şifa bulmak ya da kötü ruhlardan arınmak isteyen ziyaretçilere rahipler rehberlik ediyor, hatta fal bakıyor.</p><p></p><p><b>Vudu'nun gizemli eczanesi: Şişelerde cinler ve tavuk parçaları</b></p><p></p><p>Bu pazarda herhangi bir hayvanın bir parçasını satın almanız gerekiyorsa, bunun avcılardan gelen özel bir ürün olduğunu bilmelisiniz. Rahipler, örneğin şans getirmesi için bir şişede cin sunabilir ya da işlerinizi yoluna koymak için tavuk parçası verebilir. Her rahip farklı bir ritüel sunarken, bazıları sizden köpek kafatası veya fare kuyruğu talep edebilir.</p><p></p><p><b>Sadece yerel değil, uluslararası i̇lgi var</b></p><p></p><p>Bu pazar sadece yerel halkın değil, dünyanın dört bir yanından gelen insanların da ilgi odağı. Söylentilere göre, bazı politikacılar bile bu pazardan yardım almak için burayı ziyaret ediyor. Her yıl binlerce insanın akın ettiği bu pazar, Vudu inancının dünya çapındaki etkisini gözler önüne seriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Darfur'daki hamile kadınlar arasında</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/darfurdaki-hamile-kadinlar-arasinda-sok-edici-olum-oranlari-2788/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/darfurdaki-hamile-kadinlar-arasinda-sok-edici-olum-oranlari-2788/</id>
<published><![CDATA[2024-09-26T02:54:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-26T02:54:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D08CCE-FF5AC4-300BE7-838BE4-4D6FF1-763195.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>MSF dün (Çarşamba) yaptığı açıklamada “Güney Darfur eyaletinde hamile kadınlar, anneler ve yeni doğanlar şok edici oranlarda ölüyor” diyerek, yetersiz beslenen binlerce çocuğun açlığın eşiğinde olduğunu belirtti.</p><p></p><p>Açıklamada, “Güney Darfur'daki sağlık krizi dünyada türünün en kötü örneklerinden biridir ve ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında geçen yıl nisan ayında başlayan çatışmalardan kaynaklanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.</p><p></p><p>Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporunda, “Güney Darfur'daki durum, Sudan'ın izole edilmiş, savaştan zarar görmüş bölgelerinde korkunç boyutlarda yayılması muhtemel olan durumun anlık bir görüntüsüdür” ifadeleri yer aldı.</p><p></p><p>Örgüt, ağustos ayında Güney Darfur'da taranan iki yaşın altındaki çocukların yaklaşık üçte birinin akut yetersiz beslendiğini ve bunun Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen acil durum seviyesinin iki katından fazla olduğunu kaydetti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Etiyopya, Mısır'ın Somali'ye askeri desteğinden endişeli</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/etiyopya-misirin-somaliye-askeri-desteginden-endiseli-6035/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/etiyopya-misirin-somaliye-askeri-desteginden-endiseli-6035/</id>
<published><![CDATA[2024-09-25T08:23:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-25T08:23:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8C6F6E-B295F2-1D84A5-E3A908-8AC499-F30705.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Mısır ile Etiyopya arasında "Rönesans Barajı" inşaatı konusunda anlaşmazlıklar devam ederken Addis Ababa, Kahire ve Mogadişu'nun reddettiği ayrılıkçı "Somaliland" bölgesiyle bir liman kullanma konusunda anlaştı.</p><p></p><p>Mısır pazartesi günü ilk kez Somali ordusuna “askeri yardım sevkiyatı” gönderdiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Mısır, Somali ve Eritre dışişleri bakanları New York'ta bir araya gelerek “ortak koordinasyon” ve “istikrarı korumak, Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermek” için çalıştıklarını vurguladılar.</p><p></p><p>Öte yandan Etiyopya Dışişleri Bakanlığı dün, "dış güçlerin mühimmat tedarikinin, hassas güvenlik durumunu daha da kötüleştireceği ve Somali'deki teröristlerin eline geçebileceği" yönündeki kaygısını dile getirdi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya'da artık mermiler değil, para konuşuyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-artik-mermiler-degil-para-konusuyor-9246/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-artik-mermiler-degil-para-konusuyor-9246/</id>
<published><![CDATA[2024-09-11T07:00:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-11T07:00:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_09EFB6-608BA0-593EB4-3349F1-D0BA6F-98776E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir'in kendisine ve çalışanlarının güvenliğine yönelik tehditler nedeniyle ülkeden kaçması ve bankanın faaliyetlerinin fiilen durma noktasına gelmesinin ardından bankanın geleceğine ilişkin tartışmalar şiddetlenirken, Libya derin bir kaosun içine sürüklenmeye devam ediyor. Bu durum Libya'nın finansal sistemini tehlikeye atarken, ülkenin bankacılık sisteminin istikrarına yönelik uluslararası güveni de sarstı.</p><p></p><p>Libya’da bu kez geçmişte yaşanan iç savaşların aksine ülkenin önemli zenginliklerinin, özellikle de Merkez Bankası ve petrol üretim faaliyetlerinin kontrolü etrafında dönen bir mücadele yaşanıyor. Gayrimeşru olan yönetici sınıfı, bu kaynakları sömürerek kişisel çıkarları için ülkeyi daha fazla kaosa sürüklüyor. Uluslararası taraflardan istikrarı desteklemede etkili olabilecek müdahale gelmezken, bankacılık sistemindeki kriz geçici olarak çözülse bile, Libya'nın siyasi manzarası daha da kötüleşebilir.</p><p></p><p>Ülkenin istikrarına yönelik Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen ve 2 Eylül'de açıklanan son girişim, Libya'nın siyasi kurumlarındaki karmaşık durumunu ortaya koydu. Merkez Bankası'nın geleceğine ilişkin anlaşmada, 2014 yılında seçilen Temsilciler Meclisi (TM), 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması uyarınca kurulan Devlet Yüksek Konseyi (DYK) ve Başkanlık Konseyi yer aldı. TM ve DYK nadiren anlaşabilecekleri ortak bir zemin bulabildiklerinden anlaşmaya varmaları alışılmadık bir tablo ortaya çıkardı. Ancak bu kez Merkez Bankası'nın geleceği konusunda ortak bir zemin bulabildiler. Bu zeminde Sıddık el-Kebir yeniden Merkez Bankası Başkanlığına atanabilir ya da yeni bir geçiş süreci başlatılabilir.</p><p></p><p></p><p><b><i>Misrata'da bir banka şubesindeki Libya parası biriminden banknotlar</i></b></p><p></p><p>Libya’da 2019-2020 iç savaşının ardından 2021 yılında, Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun (LSDF) çıktılarından biri olan ve üç üyeden oluşan Başkanlık Konseyi, özellikle de yetkilerinin çoğunu iki yılı aşkın bir süre önce görev süresi dolan ve halen görevde kalmaya devam eden Ulusal Birlik Hükümeti'ne (UBH) ve UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’ye devrettiği için etkisiz kalırken, son finansal krizin arkasında da Dibeybe’nin Kebir ile olan anlaşmazlığı yatıyor.</p><p></p><p>Ancak Sıddık el-Kebir'i ‘anayasal hakkı’ olduğu gerekçesiyle görevden alan Başkanlık Konseyi oldu. Bu şüpheli yasal iddiaya hemen itiraz edildi. Öte yandan Kebir’in yerine geçici olarak Abdulfettah el-Abdulgaffar atandı. 2 Eylül’de yeniden yapılandırılan Libya Merkez Bankası’nın X hesabından bankanın ‘her zamanki çalışmalarına geri döndüğü’ paylaşımı yapıldı.</p><p></p><p>Abdulgaffar, geçtiğimiz cuma günü düzenlediği basın toplantısında, hiçbir verinin gizlenmeyeceğini belirterek, ‘şeffaflık ve bankayla ilgili tüm verilerin denetleyici makamlara açıklanması’ sözü verdi. Her ne kadar yeni Libya Merkez Bankası artık fiziki merkezi ve SWIFT işlemlerini kontrol ediyor olsa da bankacılık krizine küresel olarak kabul gören bir çözüm bulunmadan, bankanın uluslararası ilişkilerinin normale dönmesi pek olası görünmüyor. Banka kamu sektörü çalışanlarının çoğunun maaşlarını dinar olarak ödeyebilse de daha geniş kapsamda bankacılık sistemi risk altında olduğundan, yerel para biriminin değeri muhtemelen düşmeye devam edecek.</p><p></p><p>Bankacılık krizine küresel olarak kabul gören bir çözüm bulunmadan, bankanın uluslararası ilişkilerinin normale dönmesi pek olası görünmüyor.</p><p></p><p>Libya'nın ulaşabileceği anlaşmalar yıllardır Halife Hafter, dış güçler ya da her ikisi tarafından engellendi. Hafter, Libya siyasi anlaşması için yapılan müzakereler sırasında, her defasında önerilere itiraz etmenin bir yolunu buldu. Onu destekleyen Batılı taraflar da en az onun kadar suçlu. Özellikle Hafter’in 2019 yılında Trablus'a başlattığı saldırı, onu desteklemenin boşuna olduğunu kanıtladı. Seçimlerin 2021 yılı sonlarında yapılması kararlaştırıldığında, Hafter'in adaylığı seçimlerin süresiz olarak ertelenmesine yol açan ana faktörlerden biriydi.</p><p></p><p>Mısır sürekli olarak Hafter'i desteklerken, Türkiye 2020 yılında Trablus'u Hafter’in saldırısından kurtarmak için müdahale etti. Ancak Hafter bugün en endişe verici ittifakını, özellikle Libya'nın petrol üretimini manipüle etmek söz konusu olduğunda, Libya'nın servetini kullanma fırsatının elinden kaçmasına izin vermeyecek olan Rusya ile kurmuş durumda.</p><p></p><p>Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) tarafından yapılan açıklamaya göre ağustos ayı başlarında Halife Hafter'in oğlu Saddam Hafter, Libya'nın güneybatısındaki Şarara petrol sahasında üretimi durdurdu ve temmuz ayı sonlarında yaklaşık 1,3 milyon varil olan günlük üretimi 300 bin varil azalttı.</p><p></p><p>Şarara petrol sahasındaki petrol üretimi 24 Ağustos itibariyle günlük 600 bin varilin altına düşerken NOC, Halife Hafter'in Libya Merkez Bankasının kontrolünü ele geçirmek için kapattığı birçok sahada ‘mücbir sebep’ ilan etti. Ardından petrol üretimi günlük 300 bin varile geriledi. Şu an sadece ülkenin en batısında yer alan Vaha petrol sahası tam kapasiteyle çalışıyor.</p><p></p><p></p><p><b><i>Libya'daki petrol kuyuları</i></b></p><p></p><p>NOC tarafından mücbir sebep ilan edilmesinin ardından, küresel petrol fiyatları yüzde 2-3 oranında yükseldi. OPEC+ çerçevesinde üye ülkelerin petrol üretiminde artışa gitmeleri ve Çin'in petrol talebinin azalması gibi diğer faktörler nedeniyle petrol fiyatları istikrara kavuşmuş olsa da Libya'nın petrol üretimindeki dalgalanmalar, üretim değişikliklerinin küresel petrol fiyatları üzerinde nasıl önemli bir etkiye sahip olmaya devam edeceğini gösterdi.</p><p></p><p>Bir enerji analiz firması, Vaha petrol sahasının düşük seviyelerde de olsa faaliyette kalması ve Arap Körfezi Petrol Şirketi (AGOCO) tarafından işletilen sahaların çalışmaya devam etmesi halinde, Libya’nın petrol üretiminin günlük 300 bin ila 400 bin varil civarında istikrar kazanmasını beklediğini açıkladı.</p><p></p><p>Diğer uzmanlar ise daha iyimserler ve krizin daha çabuk çözüleceğini düşünüyorlar. Bugün petrol istasyonları, talebi karşılayabilmek için stok petrolü kullanıyorlar. Ancak bu stok tükenmeye başladı ve tükendiğinde üretimin durmasının etkileri daha da belirginleşecek. Petrol sahaları kısa süre içinde yeniden faaliyete geçse bile hemen sonuç alınması mümkün değil.</p><p></p><p>Şarara petrol sahasındaki petrol üretimi 24 Ağustos itibariyle günlük 600 bin varilin altına düşerken NOC, birçok sahada ‘mücbir sebep’ ilan etti.</p><p></p><p>ABD şimdi daha önce yapılan ve Avrupa ülkeleriyle birlikte Libya'da istikrarın sağlanmasını engelleyen Libyalı ve uluslararası aktörler üzerinde yeterli baskı kuramadığı siyasi müzakerelerin aksine, Libya Merkez Bankası krizini ele almak için daha güçlü.</p><p></p><p>BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), Libya Merkez Bankası krizini çözmek üzere bir forum düzenledi. ABD, söz konusu müzakereleri desteklemek için kabul edilebilir ve şeffaf bir çözüme ulaşılana kadar bankaları Libya Merkez Bankası ile işlem yapmamaları konusunda uyarmakla tehdit edebilir. Büyük bankalar, Libya Merkez Bankası ile dolar işlemlerini durdurduğundan, ABD'nin UNSMIL’in başlattığı süreci desteklemesinin, geleneksel olarak Libya’daki istikrarı bozan tarafların çabalarının çok daha ötesinde önemli bir etkisi olacağına şüphe yok.</p><p></p><p>ABD ve Avrupalı müttefiklerinin atacağı en cesur adım, Libya’da uzun yıllardır devam eden çatışmayı çözmek için çalışmak ve ülkenin istikrara kavuşması amacıyla, siyasetçilerden ziyade teknokratlar tarafından yönetilecek yeni bir hükümetin kurulmasına yardımcı olmak olacak. Böyle bir hükümetin silahlı grupların tehditleriyle karşı karşıya kalacağı aşikâr, ancak bu gruplar fonlardan mahrum bırakılırsa, böyle davranmaktan vazgeçebilirler. Belki bu aynı zamanda Libya'da alternatif halk koalisyonlarının kurulmasını ve Libya'ya uzun süredir bireysel banka hesapları gibi davranan siyasi elitin değişmesi için zaman ve alan oluşmasını sağlar.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cezayir'de Tebbun oyların yüzde 95'ini aldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cezayirde-tebbun-oylarin-yuzde-95ini-aldi-9008/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cezayirde-tebbun-oylarin-yuzde-95ini-aldi-9008/</id>
<published><![CDATA[2024-09-09T07:43:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-09T07:43:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9F66EC-0831FE-84E92C-CEAD17-3A05EB-16D82D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Açıklanan kesin olmayan sonuçlara göre Tebbun oyların yüzde 95’ini aldı.</p><p></p><p>24 milyondan fazla seçmenin bulunduğu ülkede seçimlere katılım ise yüzde 48’de kalmış görünüyor.</p><p></p><p>Diğer iki adaydan, Barış Toplumu Hareketi’nden (MSP) 57 yaşındaki Abdulaali Hassani Şerif’in yüzde 3, Sosyalist Güçler Hareketi’nden (FFS) 41 yaşındaki Yusuf Uşiş’in yüzde 2 oy aldığı kaydedildi.</p><p></p><p>Muhalif adaylar sandık merkezlerinde usulsüzlükler yapıldığını savundu.</p><p></p><p>Şerif’in kampanya ekibi, seçim merkezlerindeki sonuçların “şişirilmesi” için buradaki görevlilere baskı uygulandığını iddia etti. Karşılaştırma yapılmasına olanak verecek sonuçların kendilerine sağlanmadığını da açıkladılar.</p><p></p><p>Hassani Şerif’in kampanya sözcüsü Ahmed Sadık açıklanandan çok daha fazla oy kazandıklarını da öne sürdü.</p><p></p><p>Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Mohammed Şarfi ise seçimlerin adil ve şeffaf şekilde yapıldığını söyledi.</p><p></p><p>Cezayir'de 20 yılı aşkın süredir iktidardaki Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın istifasıyla sonuçlanan beş sene önceki halk protestolarının ardından Abdülmecid Tebbun 2019 yılında cumhurbaşkanı seçilmişti.</p><p></p><p><b>Tebbun'un vaatleri neler?</b></p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/cezayir-i.jpg" alt="cezayir-i"></p><p><b><i>Cezayir genelinde yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi, saat 19.00'a kadar sürdü.</i></b></p><p></p><p>Cezayir, Afrika'nın en büyük doğalgaz ihracatçısı konumunda. Bu gelirler ülkenin toplam gelirlerinin beşte üçünü oluşturuyor.</p><p></p><p>Adayların tümü, ekonominin doğal gaza bağımlılığını azaltmak ve Cezayirliler'in satın alma gücünü artırmak için çalışmaya söz verdi.</p><p></p><p>Yarışa bağımsız aday olarak katılan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, ücretlerde, emeklilik maaşlarında, işsizlik tazminatlarında artış, iki milyon konut inşası ve yatırımları artırarak 400 bin istihdam yaratma sözü verdi.</p><p></p><p>Tebbun, Cezayir'i Güney Afrika'dan sonra "Afrika'nın en güçlü ikinci ekonomisi" haline getirilmesi ve gençlerin durumunun iyileştirilmesi vaatlerinde bulundu.</p><p></p><p><b>Cezayirliler seçim öncesinde ümitli görünmüyor</b></p><p></p><p>Bu vaatlere karşın Cezayirliler seçim sonuçlarından fazla ümitli görünmüyorlar.</p><p></p><p>BBC'nin Cezayir'den izlenimlerini aktaran Muhabiri Sally Nabil'in analizine göre, bugün Cezayir'deki durum, otoriter rejimlere son vermeyi amaçlayan Arap Baharı'nın ardından Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşananlardan çok da farklı değil.</p><p></p><p>Cezayir'in sokak protestoları, ülkenin bağımsızlığını kazanmasından bu yana etkili olan ordunun gücünü sınırlamaya yetmedi.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Tebbun'un generallerin desteğini aldığı düşünülüyor.</p><p></p><p>Seçim komisyonu, 2019 protestolarına katılan bir avukat ve muhalefet partisi lideri olan Zubayda Assul dahil 13 adayın seçime katılmasına izin vermedi.</p><p></p><p>Yasalara göre adayların başkanlık için aday olabilmek için kayıtlı seçmenlerden 50 bin veya parlamento ve yerel meclis üyelerinden 600 imza toplamasını gerektiriyor.</p><p></p><p>Assul, gerekliliklerin kendisi gibi adayların seçimlere katılmasını zorlaştırmak için tasarlandığına inanıyor.</p><p></p><p>Cezayirliler çoğunlukla Fransızca konuşurlar, bu yüzden ülkede Fransa ve yer yer Kanada'nın Fransızca konuşulan eyaletleri popüler durumda.</p><p></p><p>Bazı Cezayirliler daha iyi bir hayat için yurtdışına yasal yollardan göç ederken, diğerleri Akdeniz üzerinden Avrupa kıyılarına ulaşmak üzere riskli yolculuklara çıkıyor.</p><p></p><p>Cezayirli gençlerin çoğu zorlu yaşam koşullarıyla yüzleşiyor.</p><p></p><p>Uluslararası Çalışma Örgütü'ne göre, Cezayir'deki genç işsizliği, yüksek petrol ve gaz gelirlerine rağmen yüzde 30'un üzerinde.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanı Tebbun, ikinci dönemini kazanırsa istihdam yaratacağını vadetti ancak kronik işsizlik sorununu çözebileceğine ve ekonomik refah sağlayabileceğine şüpheyle bakılıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya Merkez Bankası Başkanı ülkeden kaçtı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-merkez-bankasi-baskani-ulkeden-kacti-4077/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-merkez-bankasi-baskani-ulkeden-kacti-4077/</id>
<published><![CDATA[2024-08-30T08:18:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-30T08:18:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3F56A2-836D44-E6D69F-29D644-94B754-C7A708.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Öte yandan Libya Ulusal Petrol Şirketi, Temsilciler Meclisi'nin (TM), petrol ve gaz kuyularını üretime kapatmasıyla 3 günde 120 milyon dolardan fazla zarar olduğunu açıkladı.</p><p></p><p>Libya Ulusal Petrol Şirketinden yapılan açıklamada, "Petrol ve doğalgazın kapatılacağı duyurusu sonucunda oluşan zarar, üretimin 3 gün önce durdurulmasından bu yana 120,3 milyon doları aştı." ifadelerine yer verildi.</p><p></p><p>Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi (TM) tarafından atanan hükümet, Merkez Bankasının yönetimi konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 26 Ağustos'ta tüm petrol sahaları, limanlar ve kurumlarda "mücbir sebep" ilan ettiğini; üretimin ve ihracatın durdurulması kararı aldığını bildirmişti.</p><p></p><p><b>Libya'da Merkez Bankası krizi</b></p><p></p><p>Libya Merkez Bankası, 18 Ağustos'ta Bilgi Teknolojileri Müdürü Musab Muslim'in kaçırılması nedeniyle tüm işlemlerini askıya aldığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Libya Başkanlık Konseyi, 18 Ağustos'ta yaptığı yazılı açıklamada, Libya Merkez Bankasına yeni başkan seçilmesi ve yeni yönetim kurulu oluşturulmasına ilişkin kararın yürürlüğe konulmasına oy birliğiyle karar verildiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Açıklamada, kararın ülkede mali ve ekonomik istikrarın sağlanması, Merkez Bankasının görevlerini verimli ve etkili bir şekilde yerine getirmesi ve finansal hizmetlerin sürekliliğinin sağlanması için alındığına işaret edilmişti.</p><p></p><p>Temsilciler Meclisi ise 19 Ağustos'ta Libya Başkanlık Konseyinin aldığı kararı reddettiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Libya Merkez Bankası Başkanlığını 2011'den bu yana Sıddık el-Kebir yürütüyordu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'da tüm olası kötü senaryolar masada</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-tum-olasi-kotu-senaryolar-masada-2726/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-tum-olasi-kotu-senaryolar-masada-2726/</id>
<published><![CDATA[2024-08-27T07:45:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-27T07:45:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0E33B5-4935EF-7C16D4-2A60B0-989285-EB4F08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD ve Suudi Arabistan’ın Sudan'daki krizi çözmek üzere başlattıkları ortak arabuluculuk çabaları çerçevesinde Cenevre’de 14-23 Ağustos tarihleri arasında yürütülen müzakereler, Sudan’da savaşan taraflar; ordu ile Hızlı Destek Güçleri (HDK) arasında ateşkes sağlanamadan sona erer ermez, Hartum, Darfur, el-Cezire ve Sennar eyaletlerindeki birçok cephede savaş uçaklarının ve topçuların kullanıldığı çatışmalarla gerilim daha da tırmandı. Bu tırmanış, çatışmanın uzamasına ve coğrafi olarak genişlemesine yol açabilecek tehlikeli bir sinyal olarak görüldü.</p><p></p><p>Savaşan taraflar, biri Port Sudan'da orduya bağlı diğeri Hartum'da HDK'ya bağlı bir hükümet kurmayı planladıklarını açıkladılar. Bu durum, bu iki hükümetin duyurulmasının, Sudan devletinin geleceği üzerindeki etkileri ve uluslararası ve bölgesel toplumun bu iki hükümete karşı tutumu hakkında soru işaretlerini gündeme getirdi.</p><p></p><p><b>Acı gerçek</b></p><p></p><p>Ekonomi politikası uzmanı Hasan Beşir Muhammed Nur, yaptığı değerlendirmede, “Cenevre görüşmeleri savaşın patlak vermesinden bu yana yapılan Sudan konulu en önemli görüşmeler olmasına rağmen, ateşkes bir yana ordu ile HDK arasındaki çatışmaların durdurulması için dahi herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Başta Darfur'daki yerinden edilenler için kurulan kamplarda çok sayıda Sudanlının ölümüne neden olmaya başlayan kıtlığın yanı sıra kolera gibi ölümcül salgın hastalıkların yayılmasıyla mücadele etmek amacıyla ülkenin çeşitli eyaletlerindeki ihtiyaç sahiplerine insani yardımların ulaştırılması için batı sınırındaki Adra ve kuzeydeki Debbe'de iki güvenlik koridoru açılması için başlatılan çalışma nispeten başarılı oldu” dedi.</p><p></p><p>Hasan Beşir Muhammed Nur, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>“Bence Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan'ın cumartesi günü Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, HDK yenilgiye uğratılana kadar ülkesindeki savaşın durmayacağını söylemesi uzun vadeli bir hedef. Bu da askeri yetkililer olarak hem yurt içinde hem yurt dışında Sudanlıların acılarını arttıracak olan bu savaşın zaferle ya da askeri çözümle sonuçlanacağına ikna olmadıklarını gösteriyor. Orgeneral Burhan, geçiş dönemini yönetecek bir hükümet kurmayı planladıklarını söyledi, ama hangi geçiş döneminden ve hangi ülkeden söz ettiği bilinmiyor. Buna karşın HDK Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu’nun Siyasi Danışmanı el-Başa Tubeyk, ordu komutanlarının uzlaşmazlığı ve müzakereyi reddetmelerinin kendilerini Hartum'da bir hükümet kurmaya itebileceğini açıkladı. Dolayısıyla açıkça bölünmenin işaretleri olduğunu görüyoruz. Ülke parçalanmaya doğru gidiyor gibi görünüyor. Diğer taraflardan da ülke dışında bir hükümet kurulması çağrıları yükseliyor. Bu tabloda tüm olası kötü senaryolar masada. Uluslararası toplum ise bu acı gerçekle başa çıkmak için net bir vizyona sahip gibi görünmüyor. Uluslararası toplumun bir şey yapacağını sanmıyorum, aksine Libya gibi üç hükümetli parçalanmış devletlerdekine benzer bir tutum sergileyecektir. Somali deneyiminin yanı sıra Kürtlerin kontrolündeki bölge aracılığıyla bir oldubittiye dönüşen Irak sorunu da var. Bir de Şam hükümetinin otoritesi dışında kalan bölgelerin bulunduğu Suriye.”</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/hartum-1.jpg" alt="hartum-1"></p><p><b><i>Savaşan taraflar, sivillerin çatışmaların sona erdirilmesine yönelik çağrılarını dikkate almıyorlar</i></b></p><p></p><p>Ekonomi politikası uzmanı Muhammed Nur, değerlendirmesine şöyle devam etti:</p><p></p><p>“Uluslararası toplum muhtemelen bu tür hükümetlerin kurulmasını bir oldubitti olarak ele alacaktır. Çünkü eğer oynayacağı bir rol varsa o da hükümetler dağılımıyla nasıl başa çıkılacağına dair değil, savaşı durdurmaya yönelik olacaktır. Bu yüzden Özellikle de Burhan'ın meşruiyetini 2021 yılının ekim ayında HDK Komutanı Dagalu ile birlikte Başbakan Abdullah Hamduk hükümetine karşı gerçekleştirdiği darbeden aldığı ve HDK’nın da kontrol ettiği bölgelerde otoritesini silah zoruyla dayattığı göz önüne alındığında herhangi bir desteğe sahip olmadıkları ve halk tarafından seçilmedikleri için değersiz olarak kurulan hükümetlerle değil, gerçekle ilgilenmeliyiz. Dolayısıyla Burhan ve Dakalu’nun oyuncağı, ülkede oynanan savaş oyununun ve çekilen acıların bir parçası olacağı ve ülkenin hiçbir sorununu çözmeyeceği için çatışan tarafların hiçbiri gerçek anlamda etkili bir sivil hükümet kurmaz. Uluslararası toplum, Burhan'ın darbesinden sonra HDK'nın da içinde olduğu hükümeti tanımadığına göre çatışan taraflarca kurulacak hükümetleri de muhatap almaması ve tanımaması gayet doğal bir durum. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından temsil edilen Batı toplumu, ordu ve HDK'yı sivil tarafı temsil etmeyen iki askeri güç olarak görmeleri, hükümsüzlüğe dayalı olanın hükümsüz ve geçersiz olacağından taraflardan herhangi birinin kurmayı planladığı herhangi bir hükümeti de tanımayacaklarını teyit ediyor.”</p><p></p><p>Savaş sahasındaki gelişmelere de değinen Muhammed Nur, özellikle Gedarif eyaletinin sınırlarına bitişik bölgede HDK'nın hareketliliğini kısıtlayan sonbahar mevsiminin sona ermesinden sonra HDK'nın eylemlerinin yoğunlaşacağına işaret etti. HDK’nın bir hükümet kurma arayışına girmeleri halinde, bunun da bölgenin tamamının kontrol edilmesinin gerekeceğine şüphe olmadığını belirten Muhammed Nur, “HDK, ağırlıklı olarak Beyaz Nil'de ve Kordofan ile el-Faşir'in bazı bölgelerinde bulunan boşlukları doldurmak için mümkün olduğunca çaba gösterecektir” şeklinde konuştu.</p><p></p><p><b>İçeride tecrit</b></p><p></p><p>Öte yandan yazar ve Sudan Dışişleri Bakanlığı’nda eski bir diplomat olan Ubeyd Ahmed Muruh, yaptığı açıklamada, “Cenevre'deki görüşmelerin başarısız olmasına ve Sudan'da yakın bir gelecekte bir ateşkes olmamasına rağmen, Sudan'da iki hükümetin ilan edilmesinin artık bir oldubitti olmadığına inanıyorum. Anayasa uzmanlarının, geçici bir idari başkent olarak Port Sudan'da bulunan mevcut Sudan yönetiminin anayasal temeline ilişkin birtakım gözlemleri olsa da günün sonunda, BM de dahil olmak üzere uluslararası toplumun muhatap olduğu şey budur. Özellikle de mevcut iktidarın uymaya devam ettiği ve kararları hala buna dayanarak alındığı; 2019 yılında imzalanan Anayasal Bildiri çerçevesinde tam bir hükümet kurulduğunu açıklaması şaşırtıcı olmaz.”</p><p></p><p>Muruh, şunları söyledi:</p><p></p><p>“Dolayısıyla, HDK ve Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddum) örneğinde olduğu gibi, diğer sivil ya da askeri güçlerin ordunun kontrolü altında olmayan bölgelerde fiili bir hükümet ilan etmesi, benim görüşüme göre riskli bir girişim olur. Böyle bir girişim özellikle Güney Sudan'ın önceki rejim sırasında bölünmesi trajedisi Sudanlıların zihninde halen taze olduğundan bu durum geri tepebilir ve içeride tecrit durumlarını arttırabilir. Dışarıda ise eğer bu tür hükümetler kurulursa tanınacaklarını sanmıyorum. En iyi ihtimalle Somaliland ya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) gibi bir durum ortaya çıkar. Uluslararası ve bölgesel toplumun, Afrika Birliği'nin (AfB) temmuz ayı başlarında Kahire tarafından desteklenen Sudan-Sudan diyaloğu çalışmalarını destekleyerek Sudan'da savaşın sona ermesini sağlayacak siyasi bir çözüm bulma fırsatına hala sahip olduğuna inanıyorum. Böylece Sudanlı taraflar arasındaki siyasi gerilim azalacak ve bu da savaş sahasındaki unsurların durumuna yansıyacaktır.”</p><p></p><p><b>Dış müdahale</b></p><p></p><p>Sudanlı yazar Mahir Ebu el-Cuh'a göre ise Sudan'da iki ayrı hükümetin kurulması, özellikle Port Sudan’daki tarafın müzakerelere başlamak için ön şartlardan biri olarak meşruiyeti ele geçirme ısrarı, HDK'yı kontrolü altındaki bölgelerde bir an önce paralel bir hükümet ilan etmeye itecek. Ancak bu eğilimin en feci sonucunun, çatışan tarafların her ikisinin de meşruiyetini güçlendirmek için diğer tarafın aleyhine genişlemeye başlamasıyla genel askeri duruma yansıması olacağını belirten Cuh, “Bu da çatışan tarafların, aralarındaki askeri çatışmayı eskisinden daha şiddetli bir şekilde genişletmeye başladıkları anlamına geliyor. Sudan’da 16 aydır devam eden savaş, ülkenin kazanımlarının çoğunu yok etti. Her iki tarafın da yeni bir çatışma dalgası için yaptıkları hazırlıklara ilişkin göstergeler ve bilgiler, geriye kalan altyapıları da yok edeceklerini gösteriyor. Bu da eski rejimin ve eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in feshedilen partisinin ya kapsamlı bir zafer ya da tamamen yıkım vaadinin pratikteki teyidi niteliğindedir” diye konuştu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/hartum-2.jpg" alt="hartum-2"></p><p><b><i>Devam eden savaşın bedelini en başta Sudanlı siviller ödüyor</i></b></p><p></p><p>Cuh, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p></p><p>“2021 yılını ekim ayındaki darbeden bu yana Sudan'daki anayasal durum, AfB üyeliği dondurulduğu için uluslararası ve bölgesel olarak tanınmıyor. Bunun yanında Port Sudan hükümeti, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi’nden (IGAD) çekildi. Ancak mevcut otoriteyi tanıdığı için Arap Birliği (AL) üyeliği devam ediyor. Sudan'daki durum, başkent Sana'yı kontrol eden Husiler karşısında Aden hükümetinin bölgesel ve uluslararası düzeyde tanındığı Yemen'deki durumdan farklı. Dolayısıyla en olası senaryonun uluslararası toplumun savaşan iki tarafı tanımamaya devam edeceği ve iki hükümetten birini tanıma konusunda AfB ile AL arasında bir anlaşmazlık yaşanabileceği ihtimalini dışlamayacağı şeklinde olacağını düşünüyorum. Ancak genel bağlam iki önemli noktaya işaret ediyor. Öncelikle her iki taraf da diplomatik ve siyasi bir gerilemeye yol açmamak için bölgesel ve uluslararası güvenceler almadıkça bir hükümet ilan etmeyecektir. İkincisi ise, Cenevre’de yapılan son müzakerelerde olduğu gibi, kurulan hükümetlerin tanınması söz konusu olmaksızın, iki tarafın kendi kontrol alanlarında bir oldubitti ile karşı karşıya kalmasıdır.”</p><p></p><p>Sudanlı yazar, son olarak şunları söyledi:</p><p></p><p>“Tüm bu yansımaların gölgesinde Sudan devletinin geleceği, iki monolitik hükümetin kurulabileceği bölünme gerçeğinin güçlenmesinin ve bölünme teorisinin başka yerlere yayılmaya devam etmesinin yanı sıra uzun süren savaş nedeniyle artan şiddet ve yıkım başta olmak üzere birçok tehlikeyle karşı karşıya. Ancak bu yıkıcı senaryoyu önleyebilecek panzehir, her iki taraf için de kesin bir zafer olsa da şu an bunun olması imkansız. Bu da uzun süreli bir savaş veya bölgesel ya da uluslararası nitelikte bir dış müdahale yahut her iki tarafı da seçimden ziyade güç kullanarak savaşı durdurmaya zorlayan bir kombinasyonun ortaya çıkması anlamına geliyor.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'da HDK, mülteci kampını bombaladı, 25 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-hdk-multeci-kampini-bombaladi-25-kisi-oldu-4834/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudanda-hdk-multeci-kampini-bombaladi-25-kisi-oldu-4834/</id>
<published><![CDATA[2024-08-27T06:31:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-27T06:31:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6CC768-7D764E-4B1FA6-3EAF0D-A07FE0-93BDDE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Sudan Tribune Haber sitesine konuşan Sağlık Bakanlığı yetkilisi İbrahim Hater, HDK'nin yaklaşık 400 bin yerinden edilmiş kişinin yaşadığı Ebu Şok Mülteci Kampını topçularla bombaladığını söyledi.</p><p></p><p>Hater, bombardımanda 25 kişinin öldüğünü, 40 kişinin yaralandığını kaydetti.</p><p></p><p>Faşir Direniş Komitesi'nden yapılan açıklamada, HDK'nin Faşir'deki pazar yerleri, hastaneleri ve vatandaşların evlerini bombalamaya devam ettiği ifade edildi.</p><p></p><p>Açıklamada, HDK'nin Faşir'de yerlerinden edilmiş kişilerin kaldığı Ebu Şok Mülteci Kampını da topçularla bombaladığı belirtildi.</p><p></p><p>- Sudan'daki iç savaş</p><p></p><p>Sudan'da 30 yıl süren Ömer el Beşir iktidarının halk ayaklanmasıyla devrilmesi sonrası sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümete karşı ortak darbe yapan ordu ve HDK arasındaki güç mücadelesi 500 gündür devam ediyor.</p><p></p><p>Nisan 2023 ortasında başlayan ve Sudan'ın çoğu eyaletinde devam eden savaşta ordu, kuzey ve doğudaki eyaletlerde hakimiyetini sürdürürken HDK'nin, batı ve güney eyaletlerinde etkili olduğu görülüyor.</p><p></p><p>Savaşın bitirilmesi için başlatılan Suudi Arabistan ve ABD arabuluculuğundaki Cidde görüşmeleri, Mısır'ın öncülük ettiği Sudan'a komşu ülkeler barış girişimi, Doğu Afrika'da Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinin çabaları ve Bahreyn'in başkenti Manama'da yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletlere göre, dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizinin yaşandığı Sudan'daki çatışmalar sonucu 18 bin 800'den fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 10 milyon kişi yerinden edildi ve 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya'dan maymun çiçeği için 'maksimum tehdit' ilanı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryadan-maymun-cicegi-icin-maksimum-tehdit-ilani-9843/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijeryadan-maymun-cicegi-icin-maksimum-tehdit-ilani-9843/</id>
<published><![CDATA[2024-08-20T07:12:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-20T07:12:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6EFC60-B2B49A-751827-682AC0-85CE46-0482E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Nijeryalı yetkililer mpox ( maymun çiçeği virüsünün yeni adı) hastalığının ülkede yayılma tehlikesinin en üst düzeyde olduğunu duyurdu.</p><p></p><p>Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Başkanı Jide Idris, ülkede 36 eyaletin 33'ünde teyit edilmiş 39 mpox vakası kaydedildiğini söyledi ve şu ana kadar herhangi bir can kaybı yaşanmadığını belirtti.</p><p></p><p>Yetkililer, virüsün yayılmasını durdurmak için epidemiyolojik durumun yoğunlaştırılmış gözetimine ve enfekte olanlarla temas halinde olanların belirlenmesine devam ediyor.</p><p></p><p>Yeni vakaların zamanında ve hızlı bir şekilde tespit edilmesi için önlemler alınırken aşılama planları hazırlanıyor.</p><p></p><p>Mevcut mpox salgını Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde başladı ve Afrika'da 17 ülkeye yayıldı. Toplam 38 bin enfeksiyon vakası rapor edildi ve bin 400 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti.</p><p></p><p>Beş Afrika ülkesi; Burundi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Ruanda ve Uganda Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) mpox salgınını kontrol altına almak için özel önlemler alınması önerilen ülkeler listesinde yer alıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">5 bine yakın esrar üreticisi affedildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/5-bine-yakin-esrar-ureticisi-affedildi-2873/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/5-bine-yakin-esrar-ureticisi-affedildi-2873/</id>
<published><![CDATA[2024-08-20T06:09:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-20T06:09:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F38DE7-0E4EFB-436353-658CA6-47A0D7-F6060D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fas Adalet Bakanlığı'nca yapılan açıklamaya göre, Fas'ta daha önce Hint kenevir ekimi ile ilgili hüküm giymiş ya da davası mevcut olan 4 bin 831 kişi, Fas Kralı 6. Muhammed tarafından affedildi.</p><p></p><p>Fas Kralı 6.Muhammed, kenevir ekimi davalarını Kral ve Halk Devrimi Bayramı'nın 71’inci yıldönümü sebebiyle affetti. Yapılan açıklamada “Hint Keneviri ekimi ile ilgili davalardan hüküm giyen, hakkında dava açılan veya aranan 4 bin 831 kişi, kraliyet affından yararlanacaktır" ifadeleri yer aldı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya'da kaçırılan merkez bankası yetkilisi serbest</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-kacirilan-merkez-bankasi-yetkilisi-serbest-3229/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyada-kacirilan-merkez-bankasi-yetkilisi-serbest-3229/</id>
<published><![CDATA[2024-08-19T06:30:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-19T06:30:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A21FD-3B982C-570DD2-83F266-3C4CE3-B4780E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kurumun teknoloji direktörü Musab Msallem’in Pazar günü bilinmeyen kişiler tarafından kaçırıldığı ve başka çalışanların da kaçırılmakla tehdit edildiği aktarılmıştı.</p><p></p><p>Libya devletine ait olan kurum, Libya’daki petrol gelirinin uluslararası olarak tanınan tek merkezi.</p><p></p><p>2014’ten bu yana iki rakip kuvvet tarafından farklı bölgeleri idare edilen Libya’da, ülkenin doğusunu kontrol altında tutan Bingazi yönetimi ve uluslararası olarak kabul edilen Trablus hükümeti arasındaki çekişmede petrol geliri önemli bir yer tutuyor.</p><p></p><p>Libya’nın ABD Büyükelçisi Richard Norland, geçen hafta yaptığı açıklamada bankanın üst düzey yönetiminin zorla değiştirilmesinin ülkenin uluslararası piyasalara erişimini kaybetmesine yol açabileceğini söylemişti.</p><p></p><p>Norland, bankanın başkanı Sadık Kabir ile kurumun Trablus’taki merkezinin silahlı gruplar tarafından kuşatılmasını konuşmak için bir araya gelmişti.</p><p></p><p>Yerel medyaya göre Msallem’in kaçırılmasının sebebi Sadık Kabir’i istifaya zorlamak.</p><p></p><p>Merkez bankası, General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu'nun kontrolü altındaki alanda konumlanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ABD ile diyaloğa istekliyiz ancak kırmızı çizgilerimiz var"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ile-diyaloga-istekliyiz-ancak-kirmizi-cizgilerimiz-var-2637/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-ile-diyaloga-istekliyiz-ancak-kirmizi-cizgilerimiz-var-2637/</id>
<published><![CDATA[2024-08-15T06:19:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-15T06:19:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_72BD1E-483D2B-390A07-4F1AEA-1833D4-6E6A44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Egemenlik Konseyinden yapılan açıklamaya göre Burhan, Norveç'in Sudan Büyükelçisi Endre Stiansen'i ülkenin doğusunda yer alan Port Sudan'daki ofisinde kabul etti.</p><p></p><p>Burhan, görüşmede, Sudan'ın ABD ile diyalog kurma konusunda istekli olduğunu fakat, Cidde Bildirgesi'nin uygulanması ve görüşme için gözlemcilerin belirlenmesi gibi konularda "kırmızı çizgileri" olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Norveç Büyükelçisi Stiansen ise ülkesinin "Sudan ve ABD hükümetlerinin görüşlerini birbirine yakınlaştırmada rol oynamak istediğini" aktardı.</p><p></p><p><b>ABD'nin davet ettiği Cenevre görüşmeleri</b></p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 23 Temmuz'da, Sudan ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetlerini (HDK) ateşkes müzakereleri için 14 Ağustos'ta İsviçre'ye davet ettiğini bildirerek, Cidde müzakere sürecinin önemine ve devam ettirilmesi gerektiğine işaret etmişti.</p><p></p><p>ABD’nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello, dün, İsviçre, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletleri (BM) temsil eden uluslararası ve teknik ortaklarla açılış oturumunun gerçekleştirildiğini kaydetmişti.</p><p></p><p>HDK heyeti görüşmelere katılmak üzere Cenevre'ye gelirken, ordu görüşmelere katılmamıştı.</p><p></p><p>Sudan hükümeti, yeni platforma gerek olmadığını, BAE'nin gözlemci olarak bu görüşmelere katılmama isteği gibi gerekçelerle Cenevre müzakerelerine itiraz etmişti.</p><p></p><p>Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde geçen yıl varılan anlaşmalara bağlı kalınması gerektiğini ifade eden Sudan hükümeti, ABD'nin "isyancı milislerini (HDK) Cidde Bildirgesi'ni uygulamaya zorlama konusunda kararlı olmadığını" savunmuştu.</p><p></p><p><b>Cidde Bildirgesi</b></p><p></p><p>Sudan'da ordu ile HDK arasında çatışmaların durması için Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde taraflar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda 11 Mayıs 2023'te "Cidde Bildirgesi" imzalanmıştı.</p><p></p><p>ABD ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler yoluyla imza altına alınan bildirgede, Sudan ordusu ve HDK'nin sivillere zarar verecek herhangi bir saldırıdan uzak duracağı belirtilerek, Sudan halkının çıkarlarının iki taraf için öncelik olduğu vurgulanmıştı.</p><p></p><p>Sudan ordusu, HDK'nin, başkent Hartum'da sivil yerleşim yerleri ve kamu tesislerini boşaltmadığını, tekrarlayan ihlalleri gerekçe göstererek temmuzda Cidde'deki görüşmelerden çekilmişti.</p><p></p><p><b>Sudan'daki iç savaş</b></p><p></p><p>Sudan'da 30 yıl süren Ömer el Beşir iktidarının halk ayaklanmasıyla devrilmesi sonrası sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümete karşı ortak darbe yapan ordu ve HDK arasındaki güç mücadelesi 16 aydır devam ediyor.</p><p></p><p>Nisan 2023 ortasında başlayan ve Sudan'ın çoğu eyaletinde devam eden savaşta ordu, kuzey ve doğudaki eyaletlerde hakimiyetini sürdürürken HDK'nin, batı ve güney eyaletlerinde etkili olduğu görülüyor.</p><p></p><p>Savaşın bitirilmesi için başlatılan Suudi Arabistan ve ABD arabuluculuğundaki Cidde görüşmeleri, Mısır'ın öncülük ettiği Sudan'a komşu ülkeler barış girişimi, Doğu Afrika'da Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinin çabaları ve Bahreyn'in başkenti Manama'da yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.</p><p></p><p>Birleşmiş Milletlere göre, dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizinin yaşandığı Sudan'daki çatışmalar sonucu 18 bin 800'den fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 10 milyon kişi yerinden edildi ve 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan barış görüşmeleri bugün İsviçre'de başlıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-baris-gorusmeleri-bugun-isvicrede-basliyor-8284/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-baris-gorusmeleri-bugun-isvicrede-basliyor-8284/</id>
<published><![CDATA[2024-08-14T06:54:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-14T06:54:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_12FE85-2AF35F-5B099E-6FA045-95E2F0-F060B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p><span></span>ABD arabuluculuğundaki görüşmeler, Sudan ordusu ile paramiliter grup Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık bir buçuk yıllık iç çatışmanın ardından geliyor.</p><p></p><p>RSF’yi desteklemekle suçladığı Birleşik Arap Emirlikleri'nin gözlemci olarak katılmasına karşı çıkan Sudan hükümeti, görüşmelerde temsil edilmeyecek.</p><p></p><p>Ancak ABD, hem Birleşik Arap Emirlikleri'nin hem de Mısır'ın, olası bir ateşkesin geçerli olmasını sağlamak için görüşmelere katılması gerektiğinde ısrarcı.</p><p></p><p>ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello, "Şu ana kadar Suriye ordusu katılmayı kabul etmedi. Yine de uluslararası ve teknik ortaklarımızla birlikte Sudan halkını desteklemek için her seçeneği gözden geçirmeye devam edeceğiz" dedi. Perriello, “RSF koşulsuz katılmayı kabul etti” diye ekledi.</p><p></p><p>10 gün kadar sürmesi beklenen görüşmelere Suudi Arabistan ve İsviçre ev sahipliği yaparken, Afrika Birliği, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşmiş Milletler gözlemci olarak katılıyor.</p><p></p><p>Sudan'daki çatışma, dünyanın en kötü insani krizlerinden birini tetikledi.</p><p></p><p>Çatışmalar ülkedeki beş kişiden birinin evlerini terk etmesine neden oldu, on binlerce kişi ise hayatını kaybetti. Ülke genelinde 25 milyondan fazla kişi, yani nüfusun yarısından fazlası, açlıkla karşı karşıya.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/sudan-1.jpg" alt="sudan-1"></p><p><b><i>ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello görüşmeler öncesi basına açıklama yapıyor</i></b></p><p></p><p><b>Çatışmalar nasıl başladı?</b></p><p></p><p>Savaş, silahlı kuvvetlerin iki kesimi arasındaki güç kavgasının çatışmaya bürünmesiyle başkent Hartum’da 15 Nisan 2023’te başladı.</p><p></p><p>Ekim 2021'deki darbeden bu yana bir generaller konseyi tarafından yönetilen Sudan’da anlaşmazlığın merkezinde iki askeri yetkili var.</p><p></p><p>Silahlı kuvvetlerin başı ve fiilen ülkenin devlet başkanı olan General Abdulfettah el-Burhan.</p><p></p><p>Ve onun yardımcısı ve Hızlı Destek Güçleri’nin (RSF) lideri General Mohamed Hamdan Dagalo. Daha çok ‘Hemedti’ olarak biliniyor.</p><p></p><p>Ülkenin gittiği yön ve sivil yönetime geçiş süreci konusunda fikir ayrılığına düştüler.</p><p></p><p>Ana anlaşmazlık noktalarından biri, 100 bin kişilik RSF'yi orduya dahil etme planları ve daha sonra yeni gücü kimin yöneteceğiydi.</p><p></p><p>RSF’nin kökenleri, Darfur'da isyancılarla acımasızca savaşan kötü şöhretli Cancanvid milislerine dayanıyor.</p><p></p><p>2013’te El Beşir grubu yarı organize bir paramiliter güce dönüştürdü ve liderlerine askeri rütbeler verdi.</p><p></p><p>Kuruluşundan sonra General Dagalo, Yemen ve Libya'daki çatışmalara müdahale eden ve Sudan'ın bazı altın madenlerini kontrol eden bir paramiliter güce dönüştü.</p><p></p><p>Ayrıca insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/sudan-2.jpg" alt="sudan-2"></p><p><b>Ülkeyi neden ordu yönetiyor?</b></p><p></p><p>Bu çatışma, 2019'da uzun süredir görev yapan Devlet Başkanı Ömer El Beşir'in devrilmesinin ardından yaşanan gerilimli sürecin devamı.</p><p></p><p>El Beşir, yaklaşık 30 yıl süren iktidarına son verilmesi çağrısında bulunan kitlesel sokak protestolarının ardından ordu darbesiyle devrildi.</p><p></p><p>RSF ve Sudan ordusu El Beşir’i devirmek için birlikte hareket etti.</p><p></p><p>Ancak siviller, demokratik yönetime geçiş planında yer almayı talep etmeye devam etti.</p><p></p><p>Daha sonra ortak bir askeri-sivil hükümet kuruldu, ancak bu, Ekim 2021'de başka bir darbeyle devrildi.</p><p></p><p>Ve o zamandan sonra Orgeneral El-Burhan ile General Dagalo arasındaki rekabet kızıştı.</p><p></p><p>Sudan Afrika'nın üçüncü büyük ülkesi ve jeopolitik açıdan önemli bir bölgede yer alıyor. Aynı zamanda her biri Hartum siyasetiyle iç içe geçmiş güvenlik sorunları olan yedi ülkeyle sınır komşusu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tacura'daki çatışmaların ardından Trablus alarma geçti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tacuradaki-catismalarin-ardindan-trablus-alarma-gecti-146/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tacuradaki-catismalarin-ardindan-trablus-alarma-gecti-146/</id>
<published><![CDATA[2024-08-11T07:28:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-11T07:28:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C959D2-5C2B44-60D227-D811C8-764AEA-261437.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Libya'nın başkenti Trablus'ta dün milis güçler arasındaki gerginliğin yatıştırılması amacıyla yerel taraflarca sürdürülen arabuluculuk çabalarına rağmen şehrin doğusundaki Tacura kırsalında çıkan çatışmalarda 9 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Trablus'un banliyölerinin büyük çoğunluğunda Abdülhamid Dibeybe’nin başbakanı olduğu Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı güçlerin harekete geçerken UBH, bu gelişmeler karşısında sessiz kalmayı tercih ederek yorum yapmaktan kaçındı.</p><p></p><p>Libya basını, 111. Zırhlı Tugay, 55. Piyade Tugayı ve Tacura Aslanları Tugayı’ndan oluşan ortak bir güvenlik gücünün, Misrata ve Tacura'nın önde gelen isimleri ve büyükleri arasında Rahabe ed-Diru Tugayı ile Misrata kentindeki Ortak Operasyonlar Gücü arasındaki anlaşmazlığı çözmek üzere varılan anlaşma uyarınca bölgeye girdiğini bildirdi.</p><p></p><p>Trablus Üniversitesi bir sonraki duyuruya kadar tüm fakültelerde eğitimin askıya alındığını, sınavların ertelendiğini ve idari işlerin durdurulduğunu açıkladı. Acil Tıp ve Destek Merkezi ise vatandaşlara Tacura ve Qarabulli bölgelerindeki çatışmaların yaşandığı noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu.</p><p></p><p>Milis güçler, düzenli ordunun başkomutanı olarak Libya Başkanlık Konseyi'nden gelen ve tüm askeri güçlerin ‘derhal kışlalarına dönmesi’ istenen talimatlarını görmezden geldi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Trablus'un doğusundaki çatışmalarda 9 kişi öldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/trablusun-dogusundaki-catismalarda-9-kisi-oldu-16/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/trablusun-dogusundaki-catismalarda-9-kisi-oldu-16/</id>
<published><![CDATA[2024-08-10T08:48:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-10T08:48:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A65BBE-22AC25-A30BA7-FE0371-8C21DD-E916C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre Tagura'da yaşayan bir kişi telefon görüşmesinde, Cuma namazından önce ağır silah sesleri duyduğunu ve güvenlik durumu nedeniyle evden çıkamadığını söyledi.</p><p></p><p>Güvenlik nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen yetkili, çatışmanın birkaç saat devam ettikten sonra sükunetin yeniden sağlandığını söyledi.</p><p></p><p>Ambulans servisi, çalışanları bir cesedi kurtarırken gösteren iki kısa video yayınladı. Şiddet olaylarına kimlerin karıştığı ya da olayların çıkış sebebi konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p></p><p>Tagora'nın kıyı bölgesi Trablus'un yaklaşık 25 kilometre doğusunda yer almaktadır.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya'daki askeri hareketlilik endişe verici</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyadaki-askeri-hareketlilik-endise-verici-8403/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libyadaki-askeri-hareketlilik-endise-verici-8403/</id>
<published><![CDATA[2024-08-10T08:48:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-10T08:48:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9CC7CE-33AFD0-0D5CB5-7266C0-C16050-F497A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD'nin Libya'daki Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'nin Libya'daki büyükelçilikleri ile ülkenin güneybatısındaki askeri hareketliliğe ilişkin yapılan ortak açıklamayı paylaştı.</p><p></p><p>"Siyasi süreçteki çıkmaz göz önünde bulundurulduğunda bu tür hareketlilikler durumun tırmanması ve şiddetli çatışma riski taşıyor ve 2020 ateşkes anlaşmasını tehdit ediyor" ifadelerinin yer aldığı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Misyonu'nun taraflara yaptığı azami itidal çağrısının desteklendiği belirtildi.</p><p></p><p>Libya Devlet Yüksek Konseyi, 8 Ağustos'ta, Halife Hafter'e bağlı güçlerin son iki gündür ülkenin güneybatısında yaşanan hareketliliği endişeyle takip ettiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Libya medyasında da Libya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Selahaddin en-Nemruş'un ülkenin güneyindeki Şuveyrif bölgesinde olası bir saldırının püskürtülmesi için hazırlık seviyesinin artırılması talimatı verdiği yönünde haberler yer almıştı.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunus Cumhurbaşkanı, Başbakan Haşşani'yi görevden aldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-cumhurbaskani-basbakan-hassaniyi-gorevden-aldi-2213/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-cumhurbaskani-basbakan-hassaniyi-gorevden-aldi-2213/</id>
<published><![CDATA[2024-08-08T08:31:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-08T08:31:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_816F2B-1DF5B9-334B17-5730AF-0DADAA-812893.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Başbakan Ahmed el-Haşşani'yi görevden alarak Sosyal İşler Bakanı Kemal El Meduri'yi yeni başbakan olarak atadı.</p><p></p><p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Said'in Kartaca Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Meduri'yi kabul ettiği ve yeni başbakan olarak atadığını duyurdu. Görevden alınan Başbakan Haşşani'nin neden görevden alındığına dair herhangi bir bilgi verilmedi.</p><p></p><p>Kemal el-Meduri, Mayıs ayında Sosyal İşler Bakanı olarak atanmıştı ve daha önce Ulusal Sağlık Sigortası Fonu Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.</p><p></p><p>Bu değişiklik, Tunus'un siyasi sahnesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve ülke yönetiminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan ordusu HDK ile pazarlık mı yapıyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-hdk-ile-pazarlik-mi-yapiyor-9542/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-ordusu-hdk-ile-pazarlik-mi-yapiyor-9542/</id>
<published><![CDATA[2024-08-05T15:11:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-05T15:11:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_60E50C-4254CB-A1C3E0-0464F1-E2DD6B-A737A9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacak müzakereleri kabul ettiğini resmen açıklarken, Sudan ordusu müzakerelerden yana olduğunu, ancak müzakereleri ön koşullara bağladığını ve HDK’nin ‘tamamen ortadan kaldırılmasından’ önce müzakere etmeyi reddettiğini açıklayarak çelişkili tutumlar sergiledi.</p><p></p><p>ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Suudi Arabistan ve İsviçre'nin de katılımıyla, savaşın iki tarafı arasında çatışmaların durdurulması ve insani yardımların ulaştırılması amacıyla yapılacak ikili müzakereler için 14 Ağustos tarihinin belirlendiğini duyurdu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/737891.jpg" alt="737891"></p><p><b><i>Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ittifakları sırasında</i></b></p><p></p><p>Girişimin başlatılmasının hemen ardından HDK Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) X platformundaki resmi sayfasında yaptığı açıklamada, girişimi memnuniyetle karşıladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Anthony Blinken tarafından duyurulan daveti memnuniyetle karşılıyor ve ateşkes görüşmelerine katılacağımızı duyuruyorum... ABD, Suudi Arabistan ve İsviçre'nin bu önemli müzakereleri organize etmek için gösterdikleri çabaları takdir ediyorum.”</p><p></p><p>Ordu yönetimi ise uzun süre sessiz kaldı ve konuyu Dışişleri Bakanlığı'na havale etti. Dışişleri Bakanlığı herhangi bir müzakereye katılma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı, ancak bundan önce ABD hükümetiyle bir görüşme talep etti ve müzakerelerin orduyla değil, hükümetle yapılmasını şart koştu. Geçen hafta basında yer alan haberlerde ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello'nun davetin savaşan iki tarafa yönelik olduğunu yinelediği belirtilmişti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/737915.jpg" alt="737915"></p><p><b><i>ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello</i></b></p><p></p><p>Kassala eyaletinin eski valisi Salih Ammar, Cenevre görüşmelerine gitmeyi ve ABD'nin girişimine yanıt vermeyi, karşı karşıya oldukları insani kriz karşısında ‘Sudan halkının ihtiyaç ve isteklerinin’ bir ifadesi olarak nitelendirdi. Ammar, “Durum, savaşın iki tarafının da Cenevre'ye açık yüreklilikle, dünyanın tanık olduğu ve başlarına gelenleri hak etmeyen bir halk için yakındığı Sudan halkının acılarını akıllarında tutarak gitmelerini gerektiriyor ve hatta buna zorluyor” değerlendirmesinde bulundu.</p><p></p><p>Ammar, sivil güçler adına savaşın taraflarını Cenevre'ye gitmeye çağırarak şunları söyledi: “Çünkü eğer reddederlerse ya da içlerinden biri reddederse, bunun sonuçları savaşın genişlemesi ve hatta milyonlarca yerinden edilmiş insanın yığıldığı yeni bölgelere yayılması olacaktır.”</p><p></p><p>Ammar, müzakerelerin reddedilmesi halinde ‘komşu ülkelerin sınırlarına kadar uzanması beklenen savaşın olması ve topyekûn bir yıkım durumu’ da dâhil olmak üzere büyük riskler konusunda uyardı. Ammar, tarafların müzakerelere katılmasının ‘bir umut kapısı açacağı ve savaşı kuşatacağı’ öngörüsünde bulundu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/737893.jpg" alt="737893"></p><p><b><i>Sudan'ın güneydoğusundaki Sinca kentinden kaçan Sudanlılar, Sudan'ın doğusundaki el-Gadarif'e vardıktan sonra bir kampta dinleniyor</i></b></p><p></p><p>Geçtiğimiz hafta bir suikast girişimine hedef olan Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, hayatta kalmasının ardından müzakereler için hükümetinin ve meşruiyetinin tanınması ve orduyla birlikte savaşan silahlı hareketlerin müzakerelere dahil edilmesi gibi yeni koşullar öne sürdü.</p><p></p><p>Burhan’ın yardımcısı Yasir el-Ata, ‘herkesin kararının, Cancavidler yok edilene ya da teslim olana kadar savaşa devam etmek’ olduğunu, ordunun onların sert gücünü yok ettiğini ve ‘planın, halkın arzusunu yerine getirmek için HDK'yi ezmeye doğru ilerlediğini’ vurguladı.</p><p></p><p>Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu (Tekaddam) liderlerinden Buseyne Dinar, ülkeyi çevreleyen nesnel koşullara atıfta bulunarak, bunları ‘tarafları Cenevre'ye gitmeye zorlamak için yeterli bir neden’ olarak değerlendirdi. Dinar, “Müzakereleri zorlamanın ve insanları yerinden yurdundan edilmiş ve açlığın bir oldu bittiye getirildiği koşullardan kurtarmanın en uygun yolu nedir?!” diye sordu.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/737890.jpg" alt="737890"></p><p><b><i>Burhan’ın yardımcısı Yasir el-Ata</i></b></p><p></p><p>Dinar'a göre ordunun tek seçeneği kabul etmek. Zira eğer açlıkla karşı karşıya olan insanlar için endişeleniyorsa, kabul etmekten başka çaresi yok.</p><p></p><p>Dinar, ordunun ve HDK'nin Cenevre'deki varlığının, savaşın durmasına ve sivillerin korunmasına ya da en azından ‘çatışmaların insani bir şekilde durdurulmasına’ yol açacağını düşünüyor. Dinar, “Ordunun, HDK'nin ve uluslararası ve bölgesel aktörlerin Sudanlı sivillerin gözetimi altında masada bulunması, insanları açlıktan ölmekten kurtarmak ve korumak için temel adımı oluşturur. Ancak siyasi sürecin tamamlanması başka bir konudur” ifadelerini kullandı.</p><p></p><p>Şarku’l Avsat’ın bilgisine göre Dinar'ın görüşü, geniş halk desteği bulan ve çağrılarını bir Sudan trendine dönüştüren Öğretmenler Komitesi girişimi ve Sudan Gazeteciler Sendikası girişimi başta olmak üzere, savaşa son verilmesi çağrısında bulunan birçok popüler ve sivil girişimle aynı doğrultuda.</p><p></p><p>Diğer yandan siyasi analist Muhammed Latif, ordunun Cenevre'ye gideceğine dair şüphesi olmadığını söyledi. Latif, her iki tarafın da planlanan müzakerelere katılacağına inandığını belirtti, ancak bu turdaki temsil düzeyini küçümsedi. “Ne Burhan'ın ne de Hamideti'nin müzakerelere katılmasını beklemiyorum” diyen Latif, ordunun heyetini ‘tam bir yetki ve aşılmaması gereken önceden belirlenmiş bir tavan olmadan’ belirlemesi gerektiğini ifade etti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/737892.jpg" alt="737892" style="font-family: &quot;Open Sans&quot;, sans-serif;"></p><p><b><i>ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken</i></b></p><p></p><p>İyimserliğine rağmen bir sonraki turda kesin sonuçlar beklemediğini söyleyen Latif, “Bu, Cidde'den bu yana ilk ciddi tur. Dolayısıyla her iki taraf da nabız yoklamak ve maruz kalabileceği baskıları test etmek için çalışacak” öngörüsünde bulundu.</p><p></p><p>Latif, söz konusu müzakerelerin sonucunu Amerikalılara ve onların ‘hazırlıklarının kapsamına, müzakereler için bir belge hazırlayıp hazırlamadıklarına ve belirli bir gündem ve tema belirleyip belirlemediklerine’ bağladı. Latif sözlerini şöyle noktaladı: “Müzakereler 14 Ağustos'ta yapılacak. Ancak iki heyetin doğası ve müzakere aşamasına ilişkin anlayışları ve BM ya da ABD'nin insani operasyonları dayatma ve güvenli rotaları tanımlama konusundaki mevcut yetersizlikleri nedeniyle bir ateşkes anlaşmasına varılmasını beklemiyorum. Bir müzakere turu yapılacak, ancak bu keşif amaçlı olacak ve sonuçları, kolaylaştırıcıların ve baskı güçlerinin kabiliyetine bağlı olacak.”</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mali, Ukrayna'yla diplomatik ilişkileri kesti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mali-ukraynayla-diplomatik-iliskileri-kesti-7475/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mali-ukraynayla-diplomatik-iliskileri-kesti-7475/</id>
<published><![CDATA[2024-08-05T05:58:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-05T05:58:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D70BE7-7C30D3-E6EE39-E51D47-1E35B6-C19BA8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Uluslararası haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Mali Hükümeti, Ukrayna’yla diplomatik ilişkileri kesme kararını aldı.</p><p></p><p>Haberde, “Mali, Ukrayna’yla diplomatik ilişkileri kestiğini duyurdu” ifadesine yer verildi.</p><p></p><p>AFP’nin verdiği bilgiye göre, diplomatik ilişkileri kesme kararı Ukrayna’nın Mali’deki teröristlere verdiği destekle ilgili olarak alındı. Mali Hükümet Sözcüsü Abudalay Mayga’nın, kararın derhal yürürlüğe girdiğini açıkladığı belirtildi.</p><p></p><p>Daha önce Vagner Grubu, 22-27 Temmuz döneminde Mali’deki militanlarla yaşadığı şiddetli çatışmalarda çok sayıda savaşçısını kaybettiğini duyurmuştu. Mali Genelkurmay Başkanlığı, terörist gruplarla yaşanan çatışmalarda çok sayıda Mali askerinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.</p><p></p><p>Senegalli gazete Senenews dün, Mali ve Moritanya yönetiminin, Ukraynalı uzmanların teröristleri eğittiği yönündeki iddialarla ilgili soruşturma başlattığını yazmıştı.</p><p></p><p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kiev'in Sahel'deki teröristlerle işbirliği yapmasının şaşırtıcı olmadığını, Moskova’nın dünya kamuoyunun dikkatini aktif bir şekilde Ukrayna'nın bu tür eylemlerine çekmeye devam ettiğini dile getirmişti.</p><p></p><p>Mali’nin komşuları da Ukrayna’nın Batı Afrika’nın iç meselelerine müdahale etmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirmişti. Senegal Dışişleri Bakanlığı, teröristlere verilen destek nedeniyle Ukrayna Büyükelçisi Yuriy Pivovarov’u bakanlığa çağırmıştı. Burkina Faso Dışişleri Bakanlığı da uluslararası topluma Kiev’in terörist gruplara verdiği desteği değerlendirme çağrısında bulunmuştu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Afrika'dan göç edenler nasıl hayatta kaldı?..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikadan-goc-edenler-nasil-hayatta-kaldi-8521/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/afrikadan-goc-edenler-nasil-hayatta-kaldi-8521/</id>
<published><![CDATA[2024-08-04T05:44:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-04T05:44:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_496746-5739F2-3A21D7-DFB467-A40A11-8959AE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilim insanları, bir genin ilk insanların daha soğuk iklimlere uyum sağlamasında rol oynadığını ve Afrika'dan göç ettikten sonra insanların hayatta kalmasını desteklediğini keşfetti.</p><p></p><p>Modern insanlar Afrika'dan yaklaşık 70 bin yıl önce göç etti ve günümüzde kıta dışında yaşayan insanların neredeyse hepsinin bu ilk öncülerin soyundan geldiği düşünülüyor.</p><p></p><p>Afrika, insanların atalarını eski buzul çağlarının aşırı soğuk koşullarından koruduğu için atalar kalın vücut kıllarını yitirdi ve kıtanın sıcaklığına uyum sağladı.</p><p></p><p>Ama insanlar daha soğuk bölgelere göç ettikçe avcı toplayıcılıktan uzaklaşarak tarım ve hayvancılıkla uğraşan toplumlar kurdu. Bu değişiklikler, onları adaptasyona itti ve insan evrimi ve çeşitliliğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.</p><p></p><p>Fakat Afrika'dan göç eden ilk insanların aşırı soğuk iklimlere gittiğinde vücutlarını tam olarak nasıl sıcak tuttuğu belirsizliğini koruyordu.</p><p></p><p>Son 20 yıldaki çalışmalar, yağ kütlesindeki ve obeziteyle ilgili gen FTO'daki DNA varyasyonlarının, insanlardaki yağ hücrelerinde sıcaklık üretme kapasitesinin azalmasıyla bağlantılı olduğunu öne sürüyordu.</p><p></p><p>C varyantları isimli bu gen değişimlerine sahip olmayan farelerin kahverengi yağ dokularında, sıcaklık üretiminin daha gelişmiş olduğu ve yüksek yağlı beslenmeye bağlı obeziteye karşı bir miktar direnç gösterdiği gözlemlenmişti.</p><p></p><p>Bilim insanları bu tür varyantların, insanlar gibi memelilerin soğuk ortamlara adaptasyonuyla bağlantılı olabileceğini tahmin etmişti.</p><p></p><p>Yeni çalışmada araştırmacılar, çeşitli insan ataları gruplarındaki gen varyantının sıklığını analiz ederek C varyantının sıklığıyla ocaktaki ortalama dünya yüzeyi sıcaklıkları arasında "kayda değer" bir ters korelasyon gözlemledi.</p><p></p><p>Bu "konum soğudukça bu varyant sıklığının arttığı" anlamına geliyordu.</p><p></p><p>Bilim insanları, ilk insan nüfuslarındaki C varyantı sıklığının "modern insanın göç rotası haritasını" takip ettiğini söyledi.</p><p></p><p>Araştırmacılar, topluluklar Afrika'dan Avrasya'ya hareket ettikçe C varyantı sıklığında gerçekleşen önemli değişimin, insanların değişen soğuk stresi seviyelerine uyum sağlamak zorunda kalmasından ortaya çıkmış olabileceğini söyledi.</p><p></p><p>Bu gen varyasyonuna sahip insanlar, soğuk iklimlerde daha fazla vücut ısısı üreterek hayatta kalmak için önemli bir avantaj elde etmiş olabilir.</p><p></p><p>Bilim insanları, bunun ilk insanların soğuk ortamlara uyum sağlamasını destekleyen pek çok gen varyasyonundan biri olabileceğini ifade ederek insan evrimindeki bu yolculuğun daha fazla araştırılması gerektiğini ekledi.</p><p></p><p>Araştırmacılar "Tıpkı Blombos Mağarası duvarlarındaki kaya çizimleri gibi DNA'mız, insan evriminin karmaşık yolunda her önemli olayı not eden sadık bir arşivci işlevi görüyor" dedi.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">G. Afrika'da gece kulübüne silahlı saldırı: 8 ölü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrikada-gece-kulubune-silahli-saldiri-8-olu-1865/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/g-afrikada-gece-kulubune-silahli-saldiri-8-olu-1865/</id>
<published><![CDATA[2024-07-28T06:20:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-28T06:20:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_562010-B588C7-7731AD-427370-DAEF1E-115F07.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Kuzey Batı Eyaleti Polis Sözcüsü Tuğgeneral Sabata Mokgwabone, basına yaptığı açıklamada, Orkney kasabası yakınlarındaki içkili eğlence mekanına düzenlenen silahlı saldırıda 1'i kadın 8 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.</p><p></p><p>Mokgwabone, kimliği belirsiz saldırganların yerel Besotho halkına mensup kişileri aramak amacıyla geldikleri mekanda etrafa rastgele ateş açması sonucu vurulan bu kişilerden 7'sinin olay yerinde, 1'inin ise kaldırıldığı hastanede vefat ettiği bilgisini paylaştı.</p><p></p><p>Saldırganların mekanın kasasında bulunan paraların yanı sıra, güvenlik kamera sistemini ve bir bilardo masasını çaldıklarını kaydeden Mokgwabone, "Şüpheliler ayrıca müşterilerin cep telefonlarını çalarak olay yerinden uzaklaştılar." dedi.</p><p></p><p>Mokgwabone, kimlikleri ve sayıları henüz tespit edilemeyen saldırganların bulunması için olayın görgü tanıklarına yardım çağrısında bulundu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya, Nijer ve Mısırlı 750 göçmeni geri gönderdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-nijer-ve-misirli-750-gocmeni-geri-gonderdi-1266/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-nijer-ve-misirli-750-gocmeni-geri-gonderdi-1266/</id>
<published><![CDATA[2024-07-25T09:09:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-25T09:09:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FFA456-F71DB8-801961-4E7F8D-5CDEED-05EB11.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yasa Dışı Göçle Mücadele Birimi Güvenlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Yarbay Muhammed Bureydia, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birimin düzensiz göçmenleri ülkelerine gönderme işlemlerini sürdürdüğünü söyledi.</p><p></p><p>Ülkelerine gidecek göçmenlerin gönüllülük esasıyla gönderildiğini kaydeden Bureydia, “Nijer ve Mısırlı toplam 750 düzensiz göçmeni ülkelerine göndereceğiz. Mısırlı göçmenler kara yoluyla, Nijerli göçmenler hava yoluyla ülkelerine dönecek." ifadelerinin kullandı.</p><p></p><p>Bureydia, bugün gönderdikleri göçmenlerin tümünün yasa dışı yollarla Libya topraklarına girdiğini sözlerine ekledi. </p><p></p><p>Libya İçişleri Bakanı İmad et-Trablusi, 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada, düzensiz göç dosyasının Libya için "ulusal güvenlik meselesi" olduğunu ve ülkesinde yaklaşık 2,5 milyon göçmen bulunduğunu belirtmişti.</p><p></p><p>Libya, Akdeniz üzerinden yasa dışı yollarla Avrupa'ya ulaşmak isteyen düzensiz göçmenler için çıkış noktası olarak görülüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Etiyopya'daki heyelanda ölü sayısı 146'ya yükseldi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/etiyopyadaki-heyelanda-olu-sayisi-146ya-yukseldi-5946/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/etiyopyadaki-heyelanda-olu-sayisi-146ya-yukseldi-5946/</id>
<published><![CDATA[2024-07-23T06:01:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-23T06:01:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_921199-F92D09-30057C-0AAED6-3ECBB7-F7C9B2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yerel yetkililer, ülkenin güneyindeki Gofa'nın dağlık bölgesinde aşırı yağışlar sonucu meydana gelen heyelanda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 146 kişinin cesedine ulaşıldığını kaydetti.</p><p></p><p>Gofa bölgesinin yetkililerinden Dagmawi Ayele, toprak kaymasında ölenler arasında küçük çocukların ve hamile kadınların da bulunduğunu söyledi.</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202024/heyelan-1.jpg" alt="heyelan-1" style="font-family: &quot;Open Sans&quot;, sans-serif;"></p><p>En az 5 kişinin çamurdan canlı olarak çıkarıldığını aktaran Ayele, “Arama kurtarma çalışmaları sırasında annesi, babası, erkek ve kız kardeşleri dahil tüm ailesini kaybeden, cesetlere sarılan çocukları gördük.” dedi.</p><p></p><p>Yetkililerden Misikir Mitiku ise devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ölenler arasında arama kurtarma ekibinden kişilerin de olabileceğini kaydetti.</p><p></p><p>Gofa Bölgesi İletişim Ofisi Başkanı Kassahun Abayneh de bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini, çalışmalar sırasında çok sayıda kurtarma görevlisinin de çamura gömüldüğünü söyledi.</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202024/heyelan-2.jpg" alt="heyelan-2"></p><p>Güney Etiyopya'da toprak kaymaları daha çok yağmur mevsimi olan haziran-ağustos döneminde yaşanıyor.</p><p></p><p>Etiyopya'nın güneyinde dün meydana gelen heyelanda en az 55 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Fransa Nijer Büyükelçiliğini kapattı, tüm askerlerini çekti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransa-nijer-buyukelciligini-kapatti-tum-askerleri/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/fransa-nijer-buyukelciligini-kapatti-tum-askerleri/</id>
<published><![CDATA[2023-12-23T06:47:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-23T06:47:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_94B598-3658DB-6226AD-15F302-37C290-8EE7EA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Mali ve Burkina Faso'daki darbelerin akabinde Fransa'nın bölgede asker konuşlandırabildiği Çad'ın yanı sıra tek ülke haline gelen Nijer'deki yönetim değişikliği 2 ülke arasındaki ilişkileri kökten etkiledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Abdourahamane Tchiani önderliğindeki askeri hükümet, Fransa ile tüm askeri anlaşmaları feshetti ve Fransız askerlerinin bir an evvel ülkeden ayrılmasını talep etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Askeri hükümet, Fransa'nın Niamey Büyükelçisi Sylvain Itte'yi de 25 Ağustos'ta istenmeyen kişi ilan etti. Itte'nin istenmeyen kişi ilan edilmesi, iki ülke arasında benzeri görülmemiş bir diplomatik krize neden oldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Niamey yönetimi, yaklaşık 1 ay boyunca hem Fransız Büyükelçiliğine hem de Fransız askerlerinin bulunduğu üsse giriş çıkışları kontrol etti, gıda girişini engelledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fransa, askeri hükümetin bu kararının "meşru olmadığı" konusunda ısrar etse de baskılara dayanamadı ve Büyükelçi Itte'nin ülkesine dönmesine karar verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Böylece Büyükelçi Itte, yaklaşık 1 ay süren kovalamacanın ardından 27 Eylül'de Fransa'ya döndü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Itte ülkesine döndükten sonra verdiği bir röportajda, büyükelçiliğe gizlice su ve yiyecek soktuklarını itiraf etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Itte ülkeden ayrılana kadar neredeyse her gün hem Fransız büyükelçinin hem de Fransız askerlerinin ülkeden ayrılması için sayısız gösteri düzenlendi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öfkeli kalabalık kimi zaman Fransa'nın Niamey Büyükelçiliğine kimi zaman da Fransız askerlerinin bulunduğu Niamey 101 üssüne yürüdü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Fransa, Niamey Büyükelçiliğini kapattı</div>
<div><br />
	</div>
<div>Büyükelçi Itte'nin ülkesine dönmesinden sonra da 2 ülke arasında gerilim devam etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fransız basınında çıkan haberlere göre, Itte'nin Niamey Büyükelçiliğine gönderdiği 19 Aralık tarihli mektupta "Nijer makamlarının kısıtlamaları nedeniyle büyükelçiliğin görevlerini yerine getiremediği" belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mektupta büyükelçiliğin normal faaliyetlerini sürdürebilmesi için Nijer makamlarından talepte bulunduğunu ancak yanıtsız kaldığını bildiren Itte, bu nedenle büyükelçiliğin belirsiz süreliğine 22 Aralık itibarıyla kapatılacağını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Böylece Fransa'nın Niamey Büyükelçiliği dün itibarıyla kapatıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Nijer'de Fransız askeri kalmadı</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mali ve Burkina Faso'daki darbelerin ardından Fransa için vazgeçilmez bir müttefik haline gelen Nijer'in bu konumu uzun soluklu olmadı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Askeri hükümet, göreve geldikten kısa bir süre sonra Fransa'dan derhal ülkedeki askerlerini çekmesini istedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mali'de sonlandırdığı Barkhane Operasyonu unsurlarının bir kısmını Niamey'de yeniden konuşlandıran ve ülkede yaklaşık 1500 askeri bulunan Fransa, bu talebi de bir süre göz ardı etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fransa Genelkurmay Başkanlığı, büyükelçi krizinden hemen sonra, eylül sonunda Nijer'den çekilme kararı aldıklarını duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 1500 askerin ülkeden ayrılışı ekim itibarıyla başladı ve ilk etapta 400 asker ülkeyi terk etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu süreçte askerler peyderpey ülkelerine dönerken, dün itibarıyla Nijer'deki tüm Fransız askerleri ülkeden ayrıldı ve üslerini Nijerli yetkililere teslim etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 10 yıldır Nijer'de konuşlu Fransız askerleri, özellikle de Mali sınırı yakınlarındaki Ouallam ve Ayorou'da Nijer Silahlı Kuvvetleriyle ortak operasyonlar düzenliyordu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çad'daki tartışmalı referandumda oy sayımı sürüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/caddaki-tartismali-referandumda-oy-sayimi-suruyor-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/caddaki-tartismali-referandumda-oy-sayimi-suruyor-/</id>
<published><![CDATA[2023-12-19T08:05:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-19T08:05:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_344CC7-D804B0-8F7839-9BEC7A-A0E470-258151.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çadlılar, askeri cuntanın iki buçuk yıl önce söz verdiği ancak 2024 sonuna ertelediği seçimlerin yapılması ve sivil yönetimin yeniden tesis edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görülen yeni anayasayı oylamak üzere dün sandık başına gitti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oylama, Birleşmiş Milletler’e göre dünyanın en az gelişmiş ikinci ülkesi olarak gösterilen Çad'da, muhalefetin bölündüğü ve bir yılı aşkın süredir şiddetli baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Askeri yönetim, iyi finanse edilen bir kampanya süreci yürüttü ve Muhalif Değişim Partisi lideri Succes Masra’nın desteğini dahi arkasına aldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Halk, seçimlerin ve sivil iktidarın önünü açacak adım olarak gördükleri referandumdan umutlu olsa da Çad'da, iki büyük muhalif grubun boykot ettiği oylamada, mevcut geçici cunta idaresinin desteklediği "evet" kararının çıkması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 8 milyon Çadlı referandumda üniter devlet ya da federalizm seçeneklerinden birini tercih etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oy sayımı devam ederken geçici sonuçların 24 Aralık'ta, kesin sonuçların ise 28 Aralık’ta açıklanması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çad Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Muhammed İdris Debi İtno, oy verdikten sonra basına yaptığı açıklamada, "Yurttaşlarıma topluca oy vermeleri çağrısında bulunmak istedim. Oyunuz, sesiniz önemli ve sesiniz demokrasimizin temellerini güçlendirecek." ifadelerini kullanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının büyük kısmı, referandumun mevcut Devlet Başkanı İtno’nun gelecekteki devlet başkanlığı seçimine hazırlık mahiyetinde olduğunu ve ülkeyi 30 yıldan fazla demir yumrukla yöneten babasının "hanedanını sürdürmeyi ve bu hanedana meşruiyet kazandırmayı amaçladığını" iddia ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Eski Cumhurbaşkanı İdris Debi İtno'nun ülkenin kuzeyindeki ayrılıkçı grup "Çad'da Değişim ve Uyum Cephesi"ne (FACT) karşı düzenlenen operasyonda 19 Nisan 2021'de öldürülmesinin ardından İtno'nun 37 yaşındaki oğlu Muhammed İdris Debi İtno, 20 Nisan 2021’de 15 generalden oluşan Askeri Geçiş Konseyinin başına getirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İtno, 18 aylık geçiş döneminin ardından seçim yapılacağı, iktidarın sivillere devredileceği ve aday olmayacağı sözü verse de süre bitiminde 9 Ekim 2022’de gerçekleştirilen Ulusal Diyalog Forumu’nda geçiş dönemi 2 yıl daha uzatılmış, İtno’nun ise 2024’te yapılması planlanan seçimlerde aday olmasına izin verilmişti. Forumda ayrıca referanduma sunulmak üzere yeni anayasa hazırlanması kararlaştırılmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Hartum'daki savaşta fabrikaların yüzde 90'ı yıkıldı"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-hartum-daki-savasta-fabrikalarin-yuzde-90i-yikild/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-hartum-daki-savasta-fabrikalarin-yuzde-90i-yikild/</id>
<published><![CDATA[2023-12-09T07:35:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-09T07:35:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E67837-D3987D-5E7BEF-9CB246-C6608A-A48F95.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Gadarif eyaletindeki valiler toplantısında yaptığı konuşmada, iç savaşın sanayiye büyük darbe vurduğunu söyleyen Bakan Yakup, "Savaşta, sanayinin büyük oranda yoğunlaştığı başkent Hartum'daki fabrikaların yüzde 90’ından fazlası yıkıldı. Bu da gıda ve ilaç başta olmak üzere çoğu tüketim mallarının eksikliğine neden oldu." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan Sanayi Bakanı, Hartum’daki fabrikaların imkan dahilinde güvenli eyaletlere taşınması ya da çatışmadan uzak bölgelerde iç piyasaya yetebilecek yeni fabrikalar açılmasının planlandığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Küçük işletmeler ve kırsaldaki sanayinin desteklenmesi ve bunların büyük sanayicilerle bağlantısının kurulması yoluyla verimliliğin artırılmasının hedeflendiğini aktaran Yakup, endüstriyel ihracat getirisini en üst düzeye çıkartmak, birincil hammadde ihracatını sınırlamak ve tarım, hayvancılık ve madencilik sektörleri başta olmak üzere ilgili üretim sektörleri arasındaki koordinasyonun sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sanayi Bakanı Yakup, ilgili kurum ve kuruluşları uygun yatırım ortamının oluşturulması için gerekli düzenlemeleri yapmaya çağırdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Sudan iç savaşı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan ordusu, paralel bir ordu gibi davranması nedeniyle tehdit olarak gördüğü Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK), askeri ve güvenlik reformu kapsamında 2 yıl içinde tamamen orduya entegresini istemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>HDK'nin ise sivil hükûmetin ardından yaklaşık 10 yıla yayılan bir süreçte bunu kabul edebileceğini açıklamasıyla başlayan söz savaşı ve gerginlik, 15 Nisan sabahı taraflar arasında başkent Hartum ve çeşitli şehirlerde silahlı çatışmaya dönüşmüştü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>HDK, 15 Nisan'da patlak veren iç savaş öncesinde sisteme entegrasyonu henüz tamamlanmamış askeri bir güçtü. Sudan hükûmeti, uluslararası topluma HDK'yi "terörist grup" olarak kabul etmesi çağrısında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan'da taraflar, başkent Hartum'un yanı sıra ülkenin batı ve güneybatısındaki 9 eyalette ağır silahlarla çatışmayı sürdürüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BM'ye göre, çatışmalar sonucu 12 binden fazla kişinin öldüğü, 33 binden fazla kişinin yaralandığı Sudan'da, nüfusun yaklaşık yarısına denk gelen 25 milyon kişi insani yardıma muhtaç hale geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan'da yaklaşık 6,8 milyon kişi ülke içinde yerinden edildi veya komşu ülkelerde güvenlik arayışıyla evlerinden kaçtı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uluslararası ateşkes ve müzakere girişimleri, tarafların karşılıklı ihlal suçlamaları ve öne sürülen şartlarda anlaşamamaları nedeniyle şu ana kadar başarısız oldu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sudan'daki çatışmalarda 12 bin 190 kişi öldürüldü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-daki-catismalarda-12-bin-190-kisi-olduruldu-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sudan-daki-catismalarda-12-bin-190-kisi-olduruldu-/</id>
<published><![CDATA[2023-12-08T06:36:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-08T06:36:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CE3830-FE06B4-360A23-683651-F2542F-A755F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>OCHA Sudan Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, iç savaşın 8. ayına girdiği Sudan’da 28 Ekim-24 Kasım tarihleri arasındaki çatışmalarda 1300 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>15 Nisan’dan bu yana yaşamını yitirenlerin sayısının ise 12 bin 190’a ulaştığı aktarılan açıklamada, yaklaşık 6,6 milyon insanın evlerini terk ederek ülke içinde ve dışında farklı bölgelere göç ettiği aktarıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, Güney Sudan, Mısır, Çad, Orta Afrika ve Etiyopya gibi komşu ülkelere de 1,3 milyondan fazla Sudanlının geçiş yaptığı kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Sudan iç savaşı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan ordusu, paralel bir ordu gibi davranması nedeniyle tehdit olarak gördüğü HDK'nin, 2 yıl içinde tamamen orduya entegresini istemişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>HDK'nin ise sivil hükümetin ardından yaklaşık 10 yıla yayılan bir süreçte bunu kabul edebileceğini açıklamasıyla başlayan söz savaşı ve gerginlik, 15 Nisan sabahı taraflar arasında başkent Hartum ve çeşitli şehirlerde silahlı çatışmaya dönüşmüştü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>HDK, 15 Nisan'da patlak veren iç savaş öncesinde sisteme entegrasyonu henüz tamamlanmamış askeri bir güçtü. Sudan hükümeti, uluslararası topluma HDK'yi "terörist grup" olarak kabul etmesi çağrısında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sudan'da taraflar, başkent Hartum'un yanı sıra ülkenin batı ve güneybatısındaki 9 eyalette ağır silahlarla çatışmayı sürdürüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BM'ye göre, nüfusun yaklaşık yarısına denk gelen 25 milyon Sudanlı, insani yardıma muhtaç hale geldi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uluslararası ateşkes ve müzakere girişimleri, tarafların karşılıklı ihlal suçlamaları ve öne sürülen şartlarda anlaşamamaları nedeniyle şu ana kadar başarısız oldu.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gine Bissau'da 1 Aralık'ta "darbe girişimi" yaşandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gine-bissau-da-1-aralik-ta-darbe-girisimi-yasandi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gine-bissau-da-1-aralik-ta-darbe-girisimi-yasandi-/</id>
<published><![CDATA[2023-12-03T06:01:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-03T06:01:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B3651-3CFCE3-F4E12C-F542BB-AB7EB7-518B9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cumhurbaşkanı Embalo, basına yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28'inci Taraflar Konferansı'na (COP28) katılmak üzere Dubai'de olduğu sırada ülkesinde darbe girişimi yaşandığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bunun ciddi sonuçları olacağının altını çizen Embalo, girişimin Gine Bissau'nun kurtuluş günü olan 16 Kasım'dan önce planlandığını ve konuya ilişkin kanıtları basınla paylaşacaklarını dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başkent Bissau'nun güneyinde ve Santa Luzia bölgelerindeki kışlalara yakın noktalarda 1 Aralık sabah saatlerinde silah sesleri duyulmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Özel Kuvvetler ile Ulusal Muhafız üyeleri arasında çatışma çıkmış ve Özel Kuvvetler sükuneti sağlamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Olaylar, Maliye Bakanı Souleiman Seidi ve Kamu Maliyesinden Sorumlu Devlet Bakanı Antonio Monteiro'nun bir gün önce Ulusal Muhafız üyeleri tarafından polis gözetiminden alındıktan sonra bilinmeyen bir yere götürülmesinin ardından yaşanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Seidi ve Monteiro, devlet fonlarından 10 milyon doları zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla gözaltına alınmış ve mahkemeye çıkarılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Gine Bissau'da darbe girişimi</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gine Bissau, 1974 yılında Portekiz'den bağımsızlığını kazanmasından bu yana bir dizi darbe ve darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başkent Bissau'da 1 Şubat 2022'de Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo'nun kabine toplantısı esnasında Cumhurbaşkanlığı Sarayı etrafında silah sesleri duyulmuş ve olayın askeri darbe girişimi olduğu anlaşılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Girişim bastırılmış ve Embalo daha sonra düzenlediği basın toplantısında bunun aslında bir suikast girişimi olduğunu açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Embalo, olayın içinde uyuşturucu kartellerinin olduğunu söylemiş ve aralarında eski donanma komutanının da bulunduğu 3 kişinin ismini vermişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Olayda aralarında sivillerin de olduğu 11 kişi yaşamını yitirmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijer cuntası, Avrupa'ya göçü engelleyen yasayı iptal etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijer-cuntasi-avrupa-ya-gocu-engelleyen-yasayi-ipt/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijer-cuntasi-avrupa-ya-gocu-engelleyen-yasayi-ipt/</id>
<published><![CDATA[2023-11-28T09:58:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-11-28T09:58:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D57901-2310FA-226022-2CB611-39C43A-EC58DC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cunta lideri Abdurrahman Tiani, 25 Kasım'da yayımladığı açıklamada yasanın "Nijer devletinin ve halkının çıkarlarını gözetmediği" gerekçesiyle iptal edildiğini duyurdu.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ayrıca açıklamada, söz konusu kanun kapsamında haklarında hapis cezası verilen insan kaçakçılarının serbest bırakılacağı da ifade edildi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kanun, göç meselesinde AB'yle yakından çalışan eski Nijer Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum hükümeti döneminde yürürlüğe konmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bazum, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Tiani öncülüğünde 26 Temmuz'da düzenlenen darbeyle görevden indirilmişti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 29 Temmuz'daki açıklamasında cuntayı tanımadıklarını, Nijer'le yürütülen güvenlik işbirliğiyle ülkeye gönderilecek tüm yardımların askıya alındığını duyurmuştu.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD merkezli haber ajansı AP'nin aktardığına göre, Libya ve Akdeniz üzerinden AB'ye gitmek isteyen Afrikalı göçmenler, çoğunlukla Nijer'in Agadez bölgesini kullanıyor. Söz konusu bölgede birçok insan kaçakçısı da faaliyet gösteriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Batı Afrika ve Sahra Çölü'ne açılan bu bölge, aynı zamanda Birleşmiş Milletler'in (BM) desteğiyle yabancı ülkelerden geri gönderilen göçmenler için de kullanılan bir rota.</div>
<div><br />
	</div>
<div>AB, BM rakamlarına göre haftada 4 bin göçmenin kullandığı Agadez yolundan geçişleri durdurmak için Bazum'la anlaşarak, söz konusu yasanın yürürlüğe konmasını sağlamıştı. Yasa kapsamında yakalanan insan kaçakçılarına 5 yıla kadar hapis cezası veriliyordu.</div>
<div><br />
	Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC'nin haberinde, cuntanın hamlesi "AB'nin Afrika'dan gelen göç akımlarını yönetme stratejisine vurulan büyük bir darbe" diye yorumladı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Haberde, bazı insan kaçakçılarının haftada 6 bin dolara yakın para kazandığına dikkat çekilirken, yasanın iptal edilmesinin AB'ye yeniden ciddi bir göçün başlamasına yol açabileceği değerlendirmesi yapıldı.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eski Burundi Başbakanının ömür boyu hapsi istendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-burundi-basbakaninin-omur-boyu-hapsi-istendi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/eski-burundi-basbakaninin-omur-boyu-hapsi-istendi-/</id>
<published><![CDATA[2023-11-10T06:25:00+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-11-10T06:25:00+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_677E92-A4924A-547BC3-32912F-8BA882-27C211.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ulusal basındaki haberlere göre, savcı Jean-Bosco Bucumi, başkent Gitega'daki Burundi Yüksek Mahkemesinden, Bunyoni'nin ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tüm suçlamaları reddeden Bunyoni ise kendisine yönelik iddialarla ilgili hiçbir delil bulunmadığını söyleyerek, mahkemeden beraatini istedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mahkemenin 30 gün içerisinde davayı sonuçlandırması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Bunyoni, darbe girişiminde bulunmakla suçlanıyor</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye, kendisine yönelik darbe hazırlığı yaptığı iddialarının ardından 8 Eylül 2022'de Bunyoni'yi görevden almıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bunyoni, devletin iç güvenliğini zaafa uğratmak, ulusal ekonominin işleyişini baltalamak, kişisel servetini artırmak ve cumhurbaşkanına hakaretle suçlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Alain Guillaume Bunyoni, aynı zamanda Uluslararası Ceza Mahkemesince insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Burundili siyasiler arasında yer alıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Devrik başkan ev hapsinden kaçmaya çalışırken yakalandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/devrik-baskan-ev-hapsinden-kacmaya-calisirken-yaka/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/devrik-baskan-ev-hapsinden-kacmaya-calisirken-yaka/</id>
<published><![CDATA[2023-10-20T06:15:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-20T06:15:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0037FB-D6A1E7-5C207B-A830A5-A67F90-EF58D7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ulusal televizyondan okunan cumhurbaşkanlığı bildirisinde, Bazoum’un ailesi ile başkent Niamey’den Nijerya’ya kaçmak için girişimde bulunduğu belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, Bazoum ve ailesinin yabancı bir ülkenin yardımıyla 19 Ekim 2023 gecesi Niamey’den helikopterle Nijerya’ya geçmeyi planladığı ancak başarısız olduğu kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Olayla ilgili soruşturma açıldığı belirtilen bildiride, Bazum'un şu an nerede olduğu konusunda herhangi bir ayrıntı verilmedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Nijer'deki darbe</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Nijer'de Cumhurbaşkanı Bazum, 26 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı unsurlarınca alıkonulmuş ve o akşam asker yönetime el koyduğunu duyurmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Abdurrahmane Tchiani, 28 Temmuz'da Vatanı Koruma Ulusal Konseyi (CNSP) isimli cuntanın liderliğini üstlenmiş ve geçiş hükümetinin başına geçmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunus'ta muhalefet lideri Musi için tutuklama kararı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-ta-muhalefet-lideri-musi-icin-tutuklama-kara/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-ta-muhalefet-lideri-musi-icin-tutuklama-kara/</id>
<published><![CDATA[2023-10-06T09:19:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-06T09:19:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D60922-F571E5-997012-BB1CCF-834873-27B09D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Partinin siyasi büro üyesi Ali et-Tayaşi, konuya ilişkin Facebook sayfasından yazılı bir açıklama yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus Asliye Mahkemesi soruşturma hakiminin Musi hakkında tutuklama emri çıkardığını belirten Tayaşi, konuya ilişkin daha fazla ayrıntı vermedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bazı partililer, hakimin tutuklama kararına karşı Musi'ye destek için mahkeme önünde toplandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Musi'nin avukatı, dün müvekkilinin gözaltına alındığını açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in ülkede sistem değişikliğinin yolunu açan 25 Temmuz 2021’de aldığı "olağanüstü kararlarını" destekleyen Musi, sonraki süreçte siyasi partilere yönelik tutumundan dolayı Said'e karşı cephe almıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Said'in "25 Temmuz olağanüstü kararları"</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz 2021'de açıkladığı olağanüstü kararlar, ülkede bir tür "istisnai durum" oluşmasına yol açtı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Meclisin çalışmalarını donduran ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran Said, 22 Eylül 2021'de yeni kararnamelerle yetkilerini genişleterek yürütme organını tamamen kendine bağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Said'in açıkladığı "siyasi krizden çıkış yol haritası" kapsamında ülkede 25 Temmuz 2022'de anayasa referandumu, ardından erken genel seçimler yapıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni anayasa ile başkanlık sistemine geçilen Tunus’ta Halk Meclisinin yanı sıra "Bölgesel ve Yerel Ulusal Konsey” adıyla ikinci bir parlamentonun kurulacağı da anayasada yer almıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus'ta bazı kesimler Said'in kararlarını "darbe" olarak nitelendiriyor ve ülkenin demokrasiden uzaklaştığını savunuyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Libya'daki selde 429 göçmen işçi öldü, 500'ü kayboldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-daki-selde-429-gocmen-isci-oldu-500-u-kaybol/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/libya-daki-selde-429-gocmen-isci-oldu-500-u-kaybol/</id>
<published><![CDATA[2023-10-06T06:14:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-06T06:14:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2882B6-D52FA3-6797EC-CAFD63-B40901-4E5C88.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Örgütün internet sitesinde yayınlanan açıklamada, yerinden edilmelerin takibiyle ilgili yayınlanan 7'nci güncelleme verilerine göre, Libya'nın kuzeydoğusunda meydana gelen kasırga ve sel felaketi nedeniyle tahminen 42 bin 45 kişinin yerinden edildiği ve bazı ailelerin evlerine döndüğü belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, 10 ile 24 Eylül tarihleri ​​arasında kasırga nedeniyle 500 göçmen işçinin kaybolduğu ve 429 işçinin öldüğünün bildirildiği aktarıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Örgütün açıklamasında, yerinden edilenlerin yüzde 96'sının Libya'nın doğusunda, yüzde 4'ünün ise batısında yer aldığı kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülkenin doğusundakilerin yüzde 40'ının Derne, yüzde 12'sinin El-Bayda, yüzde 10'unun Şahat, yüzde 8'inin Bingazi, yüzde 7'sinin Tobruk, yüzde 6'sının El-Ebrak kentinde ve geri kalanlarının farklı bölgelerde yaşadığı ifade edilen açıklamada, çoğunlukla Derne ve El-Beyda'dan gelen yerinden edilmiş kişileri geçici olarak barındırmak için okullar gibi 12 toplu barınma alanının bulunduğu, bunların dokuzunun Derne'de olduğu bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Libya'daki sel felaketi</div>
<div><br />
	</div>
<div>Orta Akdeniz'de etkili olan ve 10 Eylül'de Libya'nın doğusunu vuran "Daniel Fırtınası" Bingazi, Beyda, Merc, Suse ve Derne kentlerinde sel felaketine neden olmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, sel felaketi nedeniyle 11 Eylül'de ülke genelinde 3 günlük yas ilan etmiş, Libya Başkanlık Konseyi de kardeş ülkelere ve uluslararası kurumlara selden zarar gören bölgeler için yardım çağrısında bulunmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>OCHA tarafından 2 Ekim'de yayımlanan raporda, selden 250 bin kişinin etkilendiği, 40 bin kişinin ülke içinde yerinden olduğu ve 4 bin 255 kişinin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gizemli hastalık: 95 öğrenci yürüyemez hale geldi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gizemli-hastalik-95-ogrenci-yuruyemez-hale-geldi-7/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gizemli-hastalik-95-ogrenci-yuruyemez-hale-geldi-7/</id>
<published><![CDATA[2023-10-05T07:05:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-05T07:05:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6212F6-47C6CE-A57EBF-B52211-2CCA8F-369BB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Kenya yerel basınına yansıyan haberlere göre, Nairobi'nin 374 kilometre kuzeybatısında bulunan Aziz Theresa'nın Eregi Kız Lisesi'nde 95 öğrenci rahatsızlandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Öğrenciler, nedeni henüz belirlenemeyen hastalık nedeniyle hastaneye kaldırıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bölge eğitim yetkilisi Bonface Okoth, yaptığı basın açıklamasında, hastalık nedeniyle 95 öğrencinin bacaklarının felç olduğunu ve çoğunun yürüyemez hale getirdiğini belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Okoth, öğrencilerin tıbbı müdahale için hastaneye kaldırıldığını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Hastalığın sebebi araştırılıyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Olaydan sonra okul yöneticileri ile Eğitim Bakanlığı yetkilileri arasında yapılan toplantının ardından okul süresiz kapatıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Okul yetkilileri, hastalığa neyin neden olduğunun araştırılmasından ve gerekli önlemlerin alınmasından sonra öğrencilerin okula devam edebileceğini açıkladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hastalığın belirlenmesi için öğrencilerden kan örnekleri alındığını belirten hastane yetkilileri, kan örneklerinin Kenya Tıbbi Araştırma Enstitüsü (KEMRI) laboratuvarlarına gönderildiğini söyledi.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Başkanlık seçimi kanunu askerleri dışlamıyor"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-baskanlik-secimi-kanunu-askerleri-dislamiyor-208/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-baskanlik-secimi-kanunu-askerleri-dislamiyor-208/</id>
<published><![CDATA[2023-10-03T06:44:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-03T06:44:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44C944-B99951-BB5334-D68EF0-B63CE5-03F0F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Bilyahik, Facebook'taki resmi sayfasından Bingazi kentindeki TM'de seçim yasası oylaması için düzenlenen oturum sonrasında Salih'in konuşmasını yayımladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Salih, konuşmasında, seçim yasalarını hazırlamakla görevli 6+6 Komisyonu ve Devlet Yüksek Konseyi tarafından onaylanan Seçim Yasası metnini pazar günü teslim aldığını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yasanın askerlerin adaylığına engel olmadığını aktaran Salih, şunları ifade etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Seçim yasalarından sorumlu 6+6 Komisyonu tarafından kabul edilen kanun, bilinen adaylık şartlarını taşıyan hiç kimseyi dışlamıyor. Her vatandaşın asker ya da sivil olsun dışlanmaksızın adaylık hakkı vardır. Seçimlerde kaybeden eski görevine geri döner. Yasa, ülkenin içinden geçtiği tüm şartları ve durumları göz önüne alıyor. Siyasi uygulamada eşitliği sağlamıştır."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Salih, ülkede yönetimi birleştiren bu çalışmadan dolayı 6+6 Komisyonuna teşekkür ederek, yapılan işin başkanlık ve parlamento seçimlerinde Libyalıların arzularını gerçekleştirdiğini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>TM Sözcüsü Bilyahik, söz konusu seçim yasasının pazartesi günü düzenlenen oturumda meclis tarafından onaylandığını duyurmuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Nijerya'da eski Petrol Bakanı hakkında tutuklama kararı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijerya-da-eski-petrol-bakani-hakkinda-tutuklama-k/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nijerya-da-eski-petrol-bakani-hakkinda-tutuklama-k/</id>
<published><![CDATA[2023-10-03T06:41:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-03T06:41:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_286B80-C13AED-0F9ABF-E900CE-7B7B12-291E3C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>EFCC tarafından yapılan açıklamada, İngiltere'de yakalanan Alison-Madueke hakkında tutuklama emri çıkarıldığı ve Nijerya'ya geri getirilme sürecinin başlatıldığı belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, Alison-Madueke'nin yolsuzlukla mücadele kurumunca kendisine yöneltilen yolsuzluk ve kara para aklama gibi 13 suçlamayla yargılanacağı kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Eski bakan, daha önce başka bir suçlamada 100 bin sterlin rüşvet aldığı iddiasıyla dün Londra'daki Westminster Sulh Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmış ancak 70 bin sterlin kefaletle serbest bırakılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Alison-Madueke, eski Devlet Başkanı Goodluck Jonathan döneminde 2010-2015 yıllarında Petrol Bakanlığı görevini yürütmüştü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yolsuzlukla suçlanan Alison-Madueke, Ekim 2015'te İngiltere'de tedavisi devam ederken yaptığı açıklamada, bakanlık görevini yürütürken bazı hatalar yaptığını kabul etmiş ancak yolsuzluk iddialarını yalanlamıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tunus, AB'nin "işbirliği anlaşmasına" uymadığını savundu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-abnin-isbirligi-anlasmasina-uymadigini-savun/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tunus-abnin-isbirligi-anlasmasina-uymadigini-savun/</id>
<published><![CDATA[2023-10-03T06:37:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-03T06:37:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44460B-E5FB40-1520F9-9A0484-593831-2A784D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Tunus Cumhurbaşkanlığı sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Dışişleri Bakanı Nebil Ammar ile bir araya geldiği belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Said’in görüşmenin ardından gündeme ilişkin değerlendirmede bulunduğu aktarılan açıklamada, Said'in, "AB’nin geçtiğimiz günlerde teklif ettiği para yardımını, yapılan kapsamlı işbirliğini ön gören mutabakat zaptına ve Tunus-İtalya girişimi olan Roma’daki uluslararası düzensiz göç konferansının ruhuna aykırı olduğu için kabul etmiyoruz.” şeklindeki ifadelerine yer verildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus’un AB ile düzensiz göç ile mücadelede işbirliğini kabul ettiğini belirtilen Said, Tunus’un ve halkının sadakaya değil desteğe ihtiyacı olduğunu söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>AB, 22 Eylül’de Tunus'a 67 milyon avrosu düzensiz göçle mücadelede kullanılmak üzere toplam 127 milyon avroluk destek paketini açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Destek paketinin açıklanmasının ardından AB Komisyonundan bir heyetin Tunus’a resmi ziyarette bulunacağı duyurulmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>AB’nin destek paketini açıklamasının ardından 26 Eylül’de Cumhurbaşkanı Said, AB Komisyonu heyetinin Tunus’a yapacağı ziyaretin ertelenmesi için Dışişleri Bakanı Ammar’a talimat vermişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tunus ile AB,16 Temmuz’da kapsamlı işbirliği mutabakat zaptı imzalamıştı. Mutabakat zaptına göre, AB’nin, Tunuslu gençlerin eğitiminde, AB ile Tunus arasında ticareti geliştirmede ve düzensiz göçle mücadelede kullanılmak üzere tedrici olarak Tunus’a 1 milyar avro civarında destek sağlayacağı açıklanmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gabon'un çocuk futbolcuları nasıl istismar edildi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gabonun-cocuk-futbolculari-nasil-istismar-edildi-4/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gabonun-cocuk-futbolculari-nasil-istismar-edildi-4/</id>
<published><![CDATA[2023-10-03T06:20:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-03T06:20:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A79F7C-1B1848-BB2A01-7E6B99-AC982B-B001DD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Orta Afrika ülkesi Gabon'da cinsel istismar iddiaları 1990'lı yılların başına kadar uzanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İsminin gizli kalmasını isteyen bir mağdur, gençliğinde, 17 yaş altı futbol kampında başına gelenleri anlattı. Kendisinin ve en yakın arkadaşının gece yarısı uyandırılıp çıplak erkeklerle dolu kırmızı ışıklı bir odaya götürüldüğünü söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bana ve arkadaşıma dokunmaya başladılar, anlamadım. Dua etmeye başladım. Dışarı çıkmak istedim ama kapı kilitliydi. Beni yakalayıp yere attılar. İki güvenlik görevlisi vardı. Hazırlıklı gibiydiler" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Arkadaşıma tecavüz etmeye başladıklarını gördüm. Gözlerinin içine baktım, o da sanki ‘İstediklerini yapalım da kurtulalım’ der gibi bana baktı. Ağladım, bağırdım, bağırdım ve bağırdım.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bana bir daha asla seçmeleri geçemeyeceğimi ve olanları herhangi birine anlatırsam ailemin öldürüleceğini söylediler."<br />
	<br />
	</div>
<div>Bir daha Gabon için oynamadı.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/gabon-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Eski Gabon milli takımı oyuncusu Parfait Ndong, yetkilileri uyardığında, kimsenin kendisini dinlemek istemediğini söyledi</span><br />
	<br />
	</div>
<div>BBC Africa Eye, yıllardır olup bitenler konusunda yetkilileri uyarmak için çeşitli girişimlerde bulunulduğunu öğrendi.<br />
	<br />
	</div>
<div>2019'da eski Gabon milli takımı oyuncusu Parfait Ndong, kendi akademisi Jardin de futbol au Gabon'u kurmak için ülkesine döndü. Gabon adına 45 kez forma giyen ve Avrupa'da muhteşem bir futbol kariyerine sahip olan Parfait Ndong, Gabon futbolunda saygın bir isim. Durumu öğrenince yetkililere haber verdiğini söylüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC'ye "Yapabileceğim her şeyi yaptım" dedi ve lig başkanı, Fegafoot olarak bilinen ulusal futbol federasyonunun başkanı ve dönemin spor bakanıyla görüştüğünü ekledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu çabaların göz ardı edilmesinin ardından yerel medyaya yöneldiğini söyledi: "Kimse söyleyeceklerimi duymak istemedi."<br />
	<br />
	</div>
<div>Dört antrenör, İngiltere’deki Guardian gazetesi Aralık 2021'de taciz haberlerini duyurana kadar tutuklanmamıştı. Bu kişilerden üçü halen cezaevinde.<br />
	<br />
	</div>
<div>En rahatsız edici iddiaların merkezinde, "Capello" olarak bilinen Patrick Assoumou Eyi vardı. Onlarca yıl, Gabon ulusal gençlik takımlarının baş antrenörlüğünü yaptı. En önemlisi, Capello'nun gençlik takımlarında Gabon adına kimin oynayacağına karar verme yetkisi vardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ndong, "Temelde bir Tanrı konumundaydı çünkü herkes onu ilahlaştırıyordu. Eğitim merkezlerinden, akademilerden sorumlu olanlar…” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Aralık 2021'de FIFA'nın bağımsız etik kurulu, Capello'nun işlediği iddia edilen cinsel istismar raporlarına ilişkin ön soruşturma işlemlerini başlattı ve onu futbolla ilgili tüm faaliyetlerden uzaklaştırdı. Bu soruşturma Fegafoot'un yeni kurulan etik komitesi tarafından yürütüldü ve Mayıs 2022'de FIFA'nın soruşturma komisyonu ön soruşturmayı resmileştirdi.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Eylul 2023/gabon-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Görgü tanıkları binlerce çocuğun istismar edildiğini tahmin ediyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Profesyonel futbolculara yönelik küresel sendika olan Fifpro'nun kıdemli hukuk müşaviri Loïc Alves'e göre, Fegafoot'un başlangıçta soruşturmayı yönetmesine izin vermek "her düzeyde bir çıkar çatışması" teşkil ediyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bir mağdur kendisini istismar eden kuruma nasıl güvenebilir?" diye sordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Capello, genç oyunculara tecavüz etme ve onları istismar etmek için manipüle etme suçlamalarını kabul etti ve cezası açıklanıncaya kadar cezaevinde kalmaya devam edecek. Tutuklanan diğer antrenörler ise kendilerine yöneltilen iddiaları reddediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu durumdan hangi yetkililerin ne zaman haberdar olduğu konusunda sorular gündeme geldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kimliğini korumak için ismi değiştirilen Alexis, Gabon'da altyapıda yükselerek Avrupa'da forma giydi. BBC'ye açıkça konuşabilmesinin tek nedeninin artık ülkede olmaması olduğunu söyledi. Halen ülkede yaşasaydı, hayatının tehlikeye gireceğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Yani Capello'yu tutukladılar ama ne zamandan beri biliyorlardı ve ne zamandan beri bu konuda hiçbir şey yapmadılar? (Soruşturmada) en alt seviyede durdular. En üst seviyeye kadar gidiyor ama örtbas etmek için her şeyi yapacaklar. Capello bir günah keçisi. Tepedekilerin kellelerinin uçurulması gerekiyor.”<br />
	<br />
	</div>
<div>Julien adını vereceğimiz bir başka futbolcu da BBC'ye kendisinin de 14 yaşından itibaren istismara uğradığını söyledi. Birkaç yıl Gabon milli takımında forma giydi ve istismara uğrayan çocuk sayısını hesaplamanın zor olduğuna inanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Kaç koçun erkek çocuklara tacizde bulunduğunu bilmiyorum ama bir an için sadece Capello'ya bakalım. En iyi bilineni o ve bunu son 25-30 yıldır yapıyor. Her yıl belki daha fazlasına ama en az 50 çocuğa erişimi vardı” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Şimdi bu ağa kaç kişinin dahil olduğunu düşünelim. Binlerce erkek çocuktan bahsediyoruz."<br />
	<br />
	</div>
<div>Fegafoot şefi Pierre-Alain Mounguengui, istifa çağrılarına rağmen görevde kaldı ve Nisan 2022'de yeniden seçildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Alves, açığa alınması gerektiğine inanıyor: "Örtbas iddiasının ciddiyeti, seçimlere gitmeden önce otomatik olarak uzaklaştırmayı, geçici uzaklaştırmayı beraberinde getirmeliydi.”<br />
	<br />
	</div>
<div>Fegafoot'un başkanı olarak Mounguengui'nin ya neler olduğunu bilmediği için yetersiz olarak değerlendirilebileceğini ya da yıllardır bildirilen istismarı örtbas etmekten suçlu görülebileceğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mounguengui, yeniden seçilmesinden üç hafta sonra tutuklandı ve "pedofili suçlarını bildirmemekle" suçlandı. Capello'nun aksine FIFA onu açığa almadı ve Fegafoot'u hapishaneden yönetmeye devam etti.</div>
<div>FIFA'nın çocuk koruma politikası şöyle diyor: "Harici bir soruşturma devam ederken bir personelin görevden uzaklaştırılması standart uygulama olmalıdır."<br />
	<br />
	</div>
<div>2014 yılında ülkenin ilk profesyonel futbolcular sendikasını kuran eski Gabon milli takımı oyuncusu R&eacute;my Ebanega, Ndong gibi Gabon futbolunda açıkça konuşabileceğini hisseden az sayıdaki isimden biri. Kendisi istismara uğramadı ancak istismara uğrayan birkaç arkadaşının olduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Yerel mahkemeler federasyon başkanını hapse attı ve FIFA hiçbir şey yapmadı. Capello'da olduğu gibi soruşturmalar devam ederken neden o da açığa alınmadı?" dedi.</div>
<div>"Hapishanedeyken federasyonu yönetmeye devam etti. Bunun başka bir olabildiğini sanmıyorum."<br />
	<br />
	</div>
<div>Mayıs 2022'de FIFA, Capello'yu, başka iki teknik direktörü ve futbol ligi başkanını resmi olarak uzaklaştırdı, ancak Mounguengui'ye yaptırım uygulamadı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu arada Afrika Futbol Konfederasyonu (Caf), Mounguengui'nin suçlu olduğu kanıtlanana kadar masum olduğunu söyledi ve Nisan 2022'de Gabon'un o zamanki Spor Bakanı Franck Nguema'ya tutukluluğunu sorgulayan bir mektup yazdı. Caf Başkanı Patrice Motsepe dört ay sonra Fegafoot başkanını hapiste ziyaret etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Neredeyse altı ay hapis yattıktan sonra Mounguengui şartlı tahliye edildi. Üç hafta sonra Katar'da düzenlenen FIFA 2022 Dünya Kupası'nın açılışında Caf başkanına sarılırken fotoğraflandı.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/gabon-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Fegafoot Başkanı Pierre-Alain Mounguengui (sağda) 20 Kasım 2022'deki Dünya Kupası'nın açılış töreninde Caf başkanı tarafından sıcak bir şekilde karşılanıyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ebanega'ya göre, Fifa Direktörü Gianni Infantino'nun Katar'a daveti, futbolun dünyadaki yönetim kademesinin Fegafoot'un performansından memnun olduğunu gösterdi: "Takdir edilecek iş bu mudur? Federasyonun cinsel istismara karşı harekete geçmemesi mi?"<br />
	<br />
	</div>
<div>Üç ay önce Mounguengui, Caf'in yönetim kurulu üyesi olarak en üst kademelere yeniden seçildi. Geçen hafta, Afrika Uluslar Kupası'nın ev sahipliği duyurusu için Kahire'de Caf yöneticileriyle birlikte fotoğraflandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>İddiaların uluslararası medyada yer almasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen Fegafoot'un birçok üst düzey ismi hâlâ görevde.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ebanega, "Sistemin devam edebildiğine ve hâlâ devam edebileceğine inanıyorum çünkü hiçbir şey değişmedi" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC'ye konuşan pek çok kişi, istismar iddialarıyla ilgili olarak çocukların hâlâ risk altında olduğuna dair gerçek bir korku yaşıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Julien, "İstismarın hâlâ devam ettiğine ikna olmuş durumdayım" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC Africa Eye'ın belgeselindeki iddiaları Fegafoot, Caf ve Fifa'ya sorduk. Tüm taraflar, her türlü çocuk istismarını mümkün olan en güçlü ifadelerle kınadı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fegafoot ve Mounguengui, kendilerine yöneltilen tüm suçlamaları reddettiler ve Gabon futbolunda herhangi bir cinsel istismar iddiası kamuoyunda duyulur duyulmaz gerekli önlemlerin alındığını söylediler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fegafoot etik kurulunun Aralık 2021'de yürüttüğü soruşturmaya, federasyonun düzenlemelerine uygun olarak kurulduğu için eleştiri yöneltmeyi doğru bulmadıklarını söylediler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fifa ve Caf, kendilerine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti ve Mayıs 2022'de resmiyet kazandırılan FIFA soruşturmasının halen devam ettiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Her iki kurum da tüm soruşturmalarının FIFA Etik Kuralları, Spor Tahkim Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve İsviçre yasalarının gerektirdiği şartlara uygun olarak yürütüldüğünü vurguladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Caf, Motsepe'nin, kurumun cinsel istismara karşı sıfır toleransını vurgulamak ve soruşturma makamlarına destek vermek için Gabon'u ziyaret ettiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ayrıca Motsepe Mounguengui’yi selamladığında, Mounguengui’nin Dünya Kupası'nda misafir olduğu ve kendisine karşı herhangi bir suçlamanın bulunmadığı belirtildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Geçen ayki darbenin ardından artık spor bakanlığı görevinde olmayan Nguema, cinsel istismar iddiaları kamuya açıklanmadan önce bilgisi olduğu iddialarını şiddetle reddetti.<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>