<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=111" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-111</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2026-04-14T05:59:54+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">Gökbilimciler evrendeki "kayıp" hidrojeni buldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gokbilimciler-evrendeki-kayip-hidrojeni-buldu-7289/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gokbilimciler-evrendeki-kayip-hidrojeni-buldu-7289/</id>
<published><![CDATA[2026-04-14T05:59:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-14T05:59:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A1B082-1F9406-6CB460-AFBD5A-E4D1C9-04A3B4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Evrenin ilk elementi olan hidrojenin saklı kümelerini ortaya çıkaran yeni araştırmaya göre, galaksileri çevreleyen hidrojen gazı bulutları, daha önce düşünüldüğünden çok daha yaygın.</p><p></p><p>10 ila 12 milyar yıl önce, "kozmik öğlen" diye bilinen dönemde galaksiler, en yüksek oranda yıldız oluşturuyordu. Bu, yıldız oluşumunun ana bileşeni olan hidrojen gazının muazzam miktarda bulunmasını gerektirirdi. Ancak yakın zamana kadar evrende bu gaz halelerinden sadece yaklaşık 3 bin tanesi tespit edilmişti.</p><p></p><p>En son araştırma bu sayıyı 33 binin üzerine çıkararak, araştırmacılara erken galaksilerin nasıl başladığını ve evrimleştiğini incelemek için daha eksiksiz bir veri seti sağlıyor.</p><p></p><p>Hidrojen kendi başına ışık yaymadığından, çoğunlukla ultraviyole yayan yıldızlarla dolu galaksiler gibi enerji kaynaklarına yeterince yakın olduğunda tespit ediliyor. Yakınlık, gaz moleküllerinin parlamasına yol açıyor.</p><p></p><p>Ancak bu zayıf sinyali tespit etmek, her zaman hazır bulunan son derece hassas cihazlarla uzun süreli gözlemler yapılmasını gerektiriyor. Dolayısıyla bugüne kadar yalnızca en parlak ve en uç durumdaki hidrojen gazı haleleri keşfedilmişti.</p><p></p><p>Yeni çalışmada Teksas'taki McDonald Gözlemevi'ndeki Hobby-Eberly Teleskobu'yla galaksiler ve aralarındaki bölgeler hakkında yaklaşık yarım petabayt veri toplandı.</p><p></p><p>Bu veri kümesinde bilim insanları onbinlerce ila yüz binlerce ışık yılı genişliğinde yeni hidrojen gazı haleleri tespit etti.</p><p></p><p>Bunların bazıları, tek bir galaksinin etrafında basit, futbol topu şeklinde bulutlarken, diğerleri birden fazla galaksi içeren büyük, düzensiz yapılardı.</p><p></p><p>Astrophysical Journal adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Erin Mentuch Cooper, "Bunlar eğlenceli olanlar. Uzantıları evrene yayılan dev amipler gibi görünüyorlar" dedi.</p><p></p><p>Araştırmacılar, evrenin "kayıp" hidrojeninin kaynaklarını daha iyi anlamak için yeni keşfedilen haleleri ayrıntılı incelemeyi umuyor.</p><p></p><p>Austin'deki Teksas Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı Dustin Davis. "Günümüzde galaksiler için büyük ölçüde işe yarayan ve mantıklı görünen çeşitli modeller olsa da boşluklar ve eksiklikler de var" dedi.</p><p></p><p>Şimdi tek tek halelere odaklanabilir ve neler olup bittiğinin fiziğini ve mekaniğini daha ayrıntılı görebiliriz. Ardından modelleri düzeltebilir veya tamamen vazgeçip tekrar deneyebiliriz.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA Artemis II görevi kapsamında Orion uzay aracını Ay'a fırlattı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-artemis-ii-gorevi-kapsaminda-orion-uzay-aracini-aya-firlatti-5637/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-artemis-ii-gorevi-kapsaminda-orion-uzay-aracini-aya-firlatti-5637/</id>
<published><![CDATA[2026-04-02T06:09:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-04-02T06:09:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_159C74-FB6332-2DB0CB-DB7BAD-16A919-BF91E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NASA'nın Orion uzay aracının Ay'ın yörüngesinde bir tur atmasının ardından Dünya'ya dönmesiyle Aralık 2022'de tamamlanan Artemis I programının ikinci aşaması olan Artemis II misyonu, Florida'nın Kennedy Uzay Merkezi’nden yapılan fırlatmayla hayata geçti.</p><p></p><p>1972'den sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı yolculuk olacak fırlatma, yaklaşık 15 dakikalık bir gecikmeyle gerçekleşti.</p><p></p><p>Ay çevresinde yaklaşık 54 yıl sonra gerçekleştirilecek ilk insanlı yolculukta fırlatmadan 8 dakika sonra yaklaşık 100 kilometre yüksekliğe çıkıldığı, atmosfer sınırına yaklaşıldığı ve ana motorun Orion kapsülünden ayrıldığı bildirildi.</p><p></p><p>Artemis II ekibinde, NASA Astronotu Reid Wiseman ve uçuşun pilotu Victor Glover'ın yanı sıra görev uzmanı olarak NASA Astronotu Christina Koch ve Kanada Uzay Ajansından (CSA) Astronot Jeremy Hansen yer alıyor.</p><p></p><p>Toplam 4 kişiden oluşan ekip yaklaşık 10 gün sürecek görev süresince, uzay aracındaki sistemleri test edecek, Ay'ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntüleyecek ve gelecek misyonlarda iniş yapılabilecek bölgeleri araştıracak.</p><p></p><p>NASA’nın Artemis II misyonu ekibi Ay’a inmeyecek olsa da bu görev, Ay'a inişin hedeflendiği Artemis III misyonuna hazırlık adımı olarak görülüyor.</p><p></p><p>Hem bir kadın hem de bir siyahi Amerikalının bulunduğu atmosfer ötesi ilk uçuşta, astronot Christina Koch, Artemis II görevindeki iki uzmandan biri olarak Ay’ın etrafındaki yolculuğuyla derin uzaya adım atan ilk kadın unvanını kazanacak.</p><p></p><p>- Fırlatma anı ilgiyle izlendi</p><p></p><p>Kennedy Uzay Merkezi'nin yaklaşık 32 kilometre güneyindeki Cocoa Beach İskelesi'nde, tarihi yolculuktan saatler önce binlerce kişi toplandı.</p><p></p><p>Uzay meraklılarından oluşan grup, sahil kenarında gözlem yeri bulmak için günün erken saatlerinden itibaren beklemeye başlarken, bazı meraklılar da bu tarihi ana tanıklık etmek için uçakla farklı eyaletlerden Florida’ya geldi.</p><p></p><p>ABD doğu yakası yerel saati ile 16.24'te Cape Canaveral'daki uzay merkezinden ateşlenen roketle göğe doğru yükselen araç saniyeler içinde gözle görülemeyecek kadar yükseldi.</p><p></p><p>Sıvı hidrojen sızıntısı ve teknik aksaklıklar nedeniyle mart ayına planlanan uçuş, daha sonra yaşanan teknik sorunlar nedeniyle nisan ayına ertelenmişti.</p><p></p><p>- Artemis II astronotları, Ay'ın daha önce insan gözüyle görülmemiş kısımlarını görecek</p><p></p><p>Artemis II misyonu, uzay kapsülünün dışına monte edilmiş düşük çözünürlüklü kameralarla yapılan canlı yayından takip edilebilecek. Misyonun ardından görevde elde edilen veriler kamuoyuyla paylaşılacak.</p><p></p><p>Bu görev kapsamında, Ay'ın şimdiye dek insan gözüyle görülmemiş kısımlarına dair yeni gözlemler yapılacak ve veriler gelecekteki olası iniş noktalarının belirlenmesinde kullanılacak.</p><p></p><p>NASA, yaklaşık 30 gün sürecek ve Ay'a inişin planlandığı Artemis III misyonunun, 2028'e kadar başlatılmasının hedeflendiğini açıklamıştı.</p><p></p><p>Artemis I, 16 Kasım 2022’de NASA’nın Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılmış, Ay çevresini dolaşan ve Dünya’ya dönüş yolculuğunu kapsayan yaklaşık 26 günlük test uçuşu boyunca Orion kapsülünde hiçbir astronot bulunmamıştı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzaylılarla iletişimin yolu arılardan geçiyor olabilir mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaylilarla-iletisimin-yolu-arilardan-geciyor-olabilir-mi-8275/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaylilarla-iletisimin-yolu-arilardan-geciyor-olabilir-mi-8275/</id>
<published><![CDATA[2026-01-13T05:16:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2026-01-13T05:16:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EBEFD5-08E933-0EC192-97A79D-8C5979-2A15EE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni bir düşünce deneyine göre, bal arılarının bilgiyi nasıl işlediğini incelemek, insanların uzaylılarla iletişim kurmasına yardımcı olabilir.</p><p></p><p>Bal arıları ve insanların ataları evrimsel olarak 600 milyon yıldan fazla süre önce ayrılmış olsa da bu türler, sosyallik, iletişim ve bazı matematiksel yetenekler gibi ortak özellikleri korudu.</p><p></p><p>Çalışmalar, küçücük böcek beyinlerine rağmen arıların basit toplama ve çıkarma problemlerini çözebildiğini ve hatta miktarları tek veya çift olarak sınıflandırabildiğini gösteriyor. Hatta sıfır kavramını bile bir nebze anlıyor olabilirler.</p><p></p><p>Araştırmacılar, bu gözlemlere dayanarak matematiğin uzaylı varlıklarla iletişim için kullanılıp kullanılamayacağını sorguluyor.</p><p></p><p>Arılar matematiksel kavramları kavrayabiliyorsa, bu fikirlerin insan diline bağlı olması muhtemel değil. Çünkü arılar, makak veya yunus gibi memelilerin aksine, matematiksel yeteneğe sahip olup evrimsel açıdan insanlardan en uzak türlerden biri.</p><p></p><p>The Conversation'da yayımlanan makalede araştırmacılar, "Eğer birbirine yabancı kabul edilen iki tür (insanlar ve bal arıları) diğer birçok hayvanla birlikte matematik yapabiliyorsa, belki de matematik evrensel bir dilin temeli olabilir" diye savunuyor.</p><p></p><p>Leonardo adlı akademik dergide yayımlanan bu düşünce deneyi, matematiğin insanların evreni açıklamak için kullandığı betimleyici bir araçtan çok daha fazlası olduğu felsefi fikrine dayanıyor.</p><p></p><p>Araştırmacılar, insanlardan bağımsız var olan nesnel bir yapı oluşu nedeniyle matematiğin Dünya'nın ötesiyle, özellikle uzaylılarla iletişim için bir temel sağlayabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>Uzaylı varlıkların duyusal algıları veya biyolojik biçimleri insanlardan büyük ölçüde farklı olsa bile, bazı matematiksel yapıların iletişim için ortak bir zemin sağlayabileceğini söylüyorlar.</p><p></p><p>Bu fikir tamamen yeni değil. Uzaylı varlıklarla iletişim kurmaya yönelik geçmiş bilimsel çabalar da matematik ve sayıları kullanmıştı.</p><p></p><p>Örneğin, 1977'de fırlatılan Voyager 1 ve 2 uzay sondalarıyla gönderilen Altın Plaklar'a, "dünyamızın öyküsünü uzaylılara iletmek" amacıyla matematiksel değerler kazınmıştı.</p><p></p><p>Araştırmacılar, "Eğer uzaylı türler varsa ve yeterince gelişmiş beyinlere sahiplerse, çalışmamız onların matematik yapma kapasitesine sahip olabileceğini gösteriyor" diyorlar.</p><p></p><p>Şimdiyse farklı türlerin, dildeki lehçelere benzer şekilde, matematiğe farklı yaklaşımlar geliştirip geliştirmediğini araştırmayı umuyorlar.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">14 Aralık'ta zirve yapacak Geminid meteor yağmuru nedir?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/14-aralikta-zirve-yapacak-geminid-meteor-yagmuru-nedir-3965/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/14-aralikta-zirve-yapacak-geminid-meteor-yagmuru-nedir-3965/</id>
<published><![CDATA[2025-12-09T05:00:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-12-09T05:00:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C2CFF1-3B0D6E-F08005-729E94-449369-646FA2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dünya atmosferine 260.000 km/s hızla girecek olan gök cisimleri yanarken bir görsel şölen de oluşturuyor.</p><p></p><p>Meteor yağmurunu hayranlıkla izlemek için teleskopa veya dürbüne de ihtiyacınız yok.</p><p></p><p>Bulutsuz bir gecede saatte 120'ye kadar meteorun yanışını izleyebilirsiniz.</p><p></p><p>NASA, Geminidleri yılın "en iyi ve en güvenilir meteor yağmurlarından" biri olarak adlandırıyor.</p><p></p><p>Meteorları görebilmek için ışık kirliliğinin ve bulutun olmaması çok önemli.</p><p></p><p>4-20 Aralık tarihleri arasında aktif olacaklar ancak en yoğun noktaya 14 Aralık Pazar günü ulaşılacak.</p><p></p><p><b>Meteor yağmuruna ne sebep oluyor?</b></p><p></p><p>Dünya, kuyruklu yıldızlardan veya asteroitlerden kalan tozların arasından geçtiğinde meteorları görüyoruz. Bu kalıntılar, Dünya’nın atmosferine çarptığında yanıyor ve muhteşem ışık çizgileri yaratıyor.</p><p></p><p>Geminid meteorları, 3200 Phaethon olarak bilinen kayalık bir asteroitin geride bıraktığı kalıntılardan oluşuyor.</p><p></p><p>Uzay bilimci Dr. Maggie Aderin-Pocock, “Kayan yıldızların aslında yıldızlarla pek alakası yok. Sadece yanan küçük kalıntılar” diyor.</p><p></p><p>Dr. Aderin-Pocock, meteor yağmuruna sebep olan şeyin kuyruklu yıldız değil astroid olduğunu belirtiyor:</p><p></p><p>“Gözalıcı olmasının sebebi bu, çünkü astroidler kayalık, kuyruklu yıldızlar ise buzlu. Barındırdıkları farklı elementler nedeniyle bazıları yanarken renkli olacak”.</p><p></p><p>Greenwich Gözlemevi beyaz, sarı, yeşil, kırmızı ve mavi renkler görülebileceğini söyledi. Bunlara çoğunlukla meteordaki sodyum ve kalsiyum izleri sebep oluyor.</p><p></p><p></p><p></p><p>Geminid ismini, meteorların içinden çıkıyor gibi göründüğü Gemini (İkizler) takımyıldızından alıyor.</p><p></p><p>Warwick Üniversitesin’de astronomi ve astrofizik üzerine çalışan Dr. Minjae Kim, “Bu meteor yağmuru, gökyüzünde aynı bölgeden düşüyor gibi görünen çok sayıda kayan yıldızın olduğu güzel bir gökyüzü olayı” diyor.</p><p></p><p>Nasıl izleyebilirsiniz?</p><p>Dr. Aderin-Pocock, meteorları izlemek için yalnızca gökyüzüne bakmanın yeterli olduğunu söylüyor:</p><p></p><p>“Özel olarak İkizler takımyıldızına bakmanız gerekmiyor ama oraya bakarsanız daha çok görebilirsiniz. Orion’u bulursanız, biraz soluna bakın, İkizler’i göreceksiniz. Kayan yıldızlar orada ortaya çıkacak.”</p><p></p><p>Meteor yağmurunu izlemek için özel bir ekipman gerekmiyor, çıplak gözle görülebilecek.</p><p></p><p>Olabildiğince karanlık ve açık bir alana gitmek, şehirlerdeki ışık kirliliğinden uzaklaşmak iyi bir fikir olacaktır.</p><p></p><p>Dr. Kim bir yıldız izleme uygulaması kullanmanının, gözlemi kolaylaştıracağını söylüyor:</p><p></p><p>“İkizler takımyıldızını bulursanız meteor yağmurunu görürsünüz. Yanınızda biri olursa gökyüzünün farklı yerlerini takip edebilirsiniz.”</p><p></p><p>Geminidleri bugün göremezseniz de endişe etmeyin, meteor yağmuru birkaç gün daha devam edecek, sadece sayıları azalacak.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Perseid meteor yağmuru geliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseid-meteor-yagmuru-geliyor-9092/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseid-meteor-yagmuru-geliyor-9092/</id>
<published><![CDATA[2025-08-02T06:15:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-08-02T06:15:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A19B22-563F7D-2E6322-A93A26-8B579E-F43D16.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Her yıl yaz aylarında gerçekleşen ve en etkileyici gökyüzü olaylarından biri olarak kabul edilen Perseid meteor yağmuru, bu yıl 12-13 Ağustos gecesi zirveye ulaşacak.</p><p></p><p>Türkiye’den de izlenebilecek olan meteor yağmuru, uygun hava koşulları sağlandığında saatte 100’ü aşkın meteor gözlemlenebilecek şekilde etkileyici bir görsel şölen sunacak.</p><p></p><p>17 Temmuz’da başlayan Perseid yağmuru, 24 Ağustos’a kadar sürecek. Ancak en yoğun etkinliğin, gece yarısından şafak vaktine kadar olan saatlerde 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece gerçekleşmesi bekleniyor.</p><p></p><p>Uzmanlar, gökyüzü gözlemi için ışık kirliliğinden uzak, karanlık alanların tercih edilmesini tavsiye ediyor.</p><p></p><p><b>Gökyüzünde Jüpiter ve Venüs buluşacak</b></p><p></p><p>Meteor yağmurunun zirve yaptığı gece, Ay'dan sonra gökyüzündeki en parlak iki gezegen olan Jüpiter ve Venüs, yıl içerisindeki en yakın görünür konumlarından birinde olacak. Her iki gök cismi, 13 Ağustos sabahına karşı doğu ufkunda birlikte görülebilecek.</p><p></p><p><b>Ay ışığı gözlemi kısmen zorlaştırabilir</b></p><p></p><p>Perseid meteor yağmurunun bu yılki zirvesi, dolunaydan sadece birkaç gün sonrasına denk geliyor. Ay’ın yüzde 88 oranında aydınlık olacağı gecede, gökyüzündeki parlaklığı bazı meteorları görmeyi zorlaştırabilir.</p><p></p><p>Yetkililer, mümkünse Ay’ın bir bina, tepe ya da ağaç tarafından engellendiği bölgelerde gözlem yapılmasını öneriyor.</p><p></p><p><b>Perseidlerin kaynağı Swift-Tuttle kuyrukluyıldızı</b></p><p></p><p>Meteor yağmurları, Dünya’nın bir kuyrukluyıldızın yörüngesinde bıraktığı toz ve küçük parçacıkların arasından geçmesiyle oluşuyor. Perseid yağmuru, 109P/Swift-Tuttle isimli kuyrukluyıldızın kalıntılarıyla ilişkilendiriliyor.</p><p></p><p>Bu parçacıklar, saatte yaklaşık 215 bin kilometre hızla Dünya atmosferine giriyor ve sürtünmenin etkisiyle yanarak gökyüzünde parlak izler bırakıyor.</p><p></p><p>Uzmanlar, Perseid meteor yağmurunun en yoğun olduğu dönemde dahi görülebilecek meteor sayısının, çevresel koşullara ve gözlem noktasına göre değişebileceğini belirtiyor.</p><p></p><p><b>Nerede ve nasıl izlenmeli?</b></p><p></p><p>Perseid meteor yağmurunu izlemek için özel ekipmana ihtiyaç duyulmuyor. Gözlemin başarılı olabilmesi için geniş bir gökyüzü görüş açısı ve ışık kaynaklarından uzak bir alan yeterli oluyor.</p><p></p><p>Meteorlar gökyüzünün herhangi bir noktasında belirebileceği için, gökyüzünün mümkün olduğunca büyük bir bölümünü görebilecek bir alana yönelmek öneriliyor. Ancak tüm meteorların izleri gökyüzünde, adını aldığı Perseus takımyıldızından çıkar gibi göründüğü için, bu bölgeye yakın alanlar tercih edilebilir.</p><p>Uzmanlar, gözlerin karanlığa uyum sağlaması için en az 30 dakikalık bir adaptasyon süresi gerektiğini vurguluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Musk'ın Starship'i yeniden gökyüzüne çıkıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/muskin-starshipi-yeniden-gokyuzune-cikiyor-4853/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/muskin-starshipi-yeniden-gokyuzune-cikiyor-4853/</id>
<published><![CDATA[2025-05-27T06:05:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-27T06:05:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A1AC77-AFDDC6-C36B68-6C9AA4-49EEAE-317DD7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SpaceX salı günü mega roketi Starship'i fırlatmaya hazırlanıyor. Bu, 2025'te düzenlenen önceki iki uçuşun patlamayla sonuçlanmasından bu yana Elon Musk'ın Mars'a gitmesi planlanan roketinin ilk büyük testi olacak.</p><p></p><p>Musk'ın 2026 sonuna kadar Starship'i Mars'a gönderme hedefine ulaşmak için SpaceX testleri hızlandırmaya çalışırken, dünyanın en büyük roketinin 9. büyük uçuşunu gerçekleştirecek.</p><p></p><p>SpaceX'in patronu martta X'te "Starship, [Tesla'nın insansı robotu] Optimus'u taşıyarak önümüzdeki yılın sonunda Mars'a doğru yola çıkıyor" diye yazmıştı.</p><p></p><p>Bu inişler iyi giderse insanların gezegene inmesi 2029 gibi kısa bir sürede başlayabilir ancak 2031 daha muhtemel bir tarih.</p><p></p><p>Starship'in martta yapılan en son testinde 123 metre uzunluğundaki roket görevin henüz 10. dakikasında patlamış ve Florida ile Karayipler'deki adalar üzerindeki uçuşların aksamasına neden olmuştu.</p><p></p><p>Federal Havacılık İdaresi (FAA) uçuşların durmasından "düşen uzay enkazını" sorumlu tutmuş ve olayın kapsamlı bir güvenlik incelemesine tabi tutulmasına yol açmıştı.</p><p></p><p>Düzenleyici kurum, geçen hafta soruşturmasını tamamlayarak SpaceX'e Starship'in geliştirilmiş bir versiyonunu fırlatma izni vermişti.</p><p></p><p>FAA sözcüsü The Independent'a "Starship aracının uçuşa dönme kararıyla Starship'in 9. uçuşunu yapmasına izin verildi" demişti.</p><p></p><p>FAA, SpaceX'in tüm sıkı güvenlik, çevre ve diğer lisans gerekliliklerini karşıladığını tespit etti.</p><p></p><p>Kararda SpaceX'e, Teksas'taki Starbase tesisinden yılda en fazla 25 Starship uçuşu yapmasına izin verildi.</p><p></p><p></p><p>Starship ve Super Heavy, 9. uçuş testimizi gerçekleştirmek üzere Starbase'deki fırlatma rampasına taşındı</p><p></p><p></p><p>SpaceX, güvenilirliği artırmak ve başka bir felaketle sonuçlanacak arızaları önlemek amacıyla en son Starship roketinde birkaç güncelleme yaptı.</p><p></p><p>SpaceX, son fırlatma denemesinden önceki blog yazısında "Gelişim testleri, tanımı gereği öngörülemez" diye yazmıştı.</p><p></p><p>Ancak donanımı mümkün olduğunca sık uçuş ortamına sokarak Starship'i tamamen ve hızlı bir şekilde yeniden kullanılabilir bir araç olarak hizmete almak için tasarım değişikliklerini çabucak öğrenip uygulayabiliyoruz.</p><p></p><p>Starship'in salı günü yerel saatle 18.30'da (çarşamba günü TSİ 02.30) SpaceX'in Starbase tesisinden fırlatılması planlanıyor.</p><p></p><p>Fırlatma ve uçuş SpaceX'in internet sitesinden canlı yayımlanacak.</p><p>&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Meteor Yağmuru: Nereden, nasıl izlenebilir?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/meteor-yagmuru-nereden-nasil-izlenebilir-1047/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/meteor-yagmuru-nereden-nasil-izlenebilir-1047/</id>
<published><![CDATA[2025-05-05T07:04:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-05-05T07:04:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_84D248-128B68-07315F-0E9465-A1E8ED-4D9FBE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kopan parçaların neden olduğu meteor yağmuru NASA'ya göre hızla hareket eden göktaşları ve uzun, parlak kuyruklarıyla biliniyor.</p><p></p><p>5 ve 6 Mayıs'ta zirve yaptığında, karanlık, kırsal noktalarda saatte 50 meteor görülebileceği kaydediliyor.</p><p></p><p>Güney yarımkürenin en iyi görüntüyü yakalaması beklenirken, kuzey yarımküredeki gözlemcilerin de özellikle ışık kirliliğinin olmadığı kırsal kesimlerde saatte 10 kadar meteor görebileceği vurgulanıyor.</p><p></p><p>Eta Aqurarid'in 20 Nisan'dan bu yana aktif olmasına karşın, farklı uzmanlar en yoğun aktivitenin 5 veya 6 Mayıs'ta olacağını hesaplıyor.</p><p></p><p>Gözlemcilerin sabaha karşı 03:00 ile güneşin doğumuna kadar olan süreçte gökyüzüne bakmaları tavsiye ediliyor.</p><p></p><p>Türkiye'den de aynı saatlerde meteorların gözlemlenebileceği belirtiliyor.</p><p></p><p>En iyi deneyimi yaşayabilmeleri için gözlemcilere en az 30 dakika gözlerini karanlığa alıştırmaları tavsiye ediliyor, meteorlar gökyüzünden çok hızlı geçtiğinden teleskop ya da dürbüne ihtiyaç duyulmayacak.</p><p></p><p>Zirve 5-6 Mayıs'ta olsa da Eta Aquarid yağmuru mayıs ayının sonuna kadar zayıflayarak devam edecek.</p><p></p><p><b>Halley kuyruklu yıldızının bıraktığı tozlar</b></p><p></p><p>Eta Aquarid meteor yağmuru aslında Dünya'nın yakınından en son 1986'da geçen Halley kuyruklu yıldızının bir mirası.</p><p></p><p>Dünya her yıl, Halley kuyruklu yıldızının geride bıraktığı tozlu izin yakınından geçerken meteor yağmuru yaşanıyor.</p><p></p><p>Kuyruklu yıldızdan kopan ve bir kum tanesinden büyük olmayan küçük parçacıklar Dünya'nın atmosferine saatte 65 kilometre hızla çarpıyor.</p><p></p><p>Atmosfere hızlı giriş yoğun bir sürtünme yaratıyor, parçacıklar buharlaşırken, bizim meteor olarak algıladığmız parlak ışıma ortaya çıkıyor.</p><p></p><p>Eta Aquaridler yavaş meteor yağmurlarının aksine hızlı ve keskin ışımalar yaratıyor ve bu da bir ışık izi ortaya çıkarıyor.</p><p></p><p>Halley kuyruklu yıldızından kopan parçalar bazen daha büyük oluyor ve ateş topları da yaratabiliyor.</p><p></p><p>Bu nadir görülen büyük ışımalar, meteor yağmurunun en çarpıcı görüntülerini oluşturuyor.</p><p></p><p>Mayıs'ta gözlemlenebilecek tek gökyüzü olayı Eta Aquarid değil.</p><p></p><p>12 Mayıs'ta dolunay, 27 Mayıs'ta da yeni ay olması bekleniyor.</p><p></p><p>22-24 Mayıs arasında da Ay, Venüz ve Mars gün batımının hemen ardından Batı yönünde bir araya gelecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Sovyetler'den kalma uydu Dünya'ya çarpabilir</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sovyetlerden-kalma-uydu-dunyaya-carpabilir-6448/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sovyetlerden-kalma-uydu-dunyaya-carpabilir-6448/</id>
<published><![CDATA[2025-04-30T05:15:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-30T05:15:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E1D8B-851EBF-44CDB8-C6E1B9-5B0FB6-E25B7D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bir uydu takipçisi, Venüs'e iniş yapabilecek dayanıklılıkta tasarlanan yarım tonluk Sovyet uzay sondasının iki hafta içinde Dünya'ya geri döneceği ve meteor gibi "sert düşebileceği" uyarısında bulundu.</p><p></p><p>1972'de fırlatılan uzay aracı hiçbir zaman Dünya'nın yörüngesini geçemedi ve kalıntıları 50 yılı aşkın süredir gezegenin etrafında dönüyor.</p><p></p><p>Sonda, 10 Mayıs civarında alevler içinde Dünya'ya geri düşmeye başlayacak.</p><p></p><p>Hollandalı uydu takipçisi Marco Langbroek blog yazısında, "Bundan yaklaşık 2 hafta sonra, alışılmadık bir kontrolsüz yeniden giriş gerçekleşecek: Başarısız bir Sovyet Venera görevinden 53 yıllık iniş kapsülü Dünya yörüngesinde sıkışıp kaldı" dedi.</p><p></p><p>Uzay sondasının yeniden giriş sırasında yanma ihtimali az da olsa var ancak Venüs'e inişe dayanmak üzere inşa edildiği için bu pek olası görünmüyor.</p><p></p><p>Delft Teknoloji Üniversitesi'nde uzay durumsal farkındalığı dersi veren Dr. Langbroek, "Bu, Venüs atmosferinden geçerken hayatta kalmak üzere tasarlanmış bir iniş aracı olduğundan, Dünya atmosferine yeniden girişte ve çarpışmada sağlam kalması mümkün" dedi.</p><p></p><p>Uzay aracı paraşütle donatılmış olsa da bu paraşüt çalışır durumda olmayabilir.</p><p></p><p>Dr. Langbroek, Popular Science'a "Eğer yeniden girişten sağ çıkarsa, sertçe düşecektir" diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p><p>Dr. Langbroek, yaklaşık 1 metre genişliğinde ve 500 kg'ın biraz altında ağırlığa sahip sondanın atmosfere yeniden girebileceğini ve saatte yaklaşık 250 km hızla Dünya'ya çarpabileceğini, bunun da meteor çarpmasına benzer riskler oluşturduğunu söyledi.</p><p></p><p>Casus uydu, meteor ve asteroitleri izleyen öğretim görevlisi, "Söz konusu riskler özellikle yüksek olmasa da sıfır da değil" dedi.</p><p></p><p>Düşen sondanın ne zaman ve nereye çarpabileceği belirsizliğini koruyor.</p><p></p><p>Dr. Langbroek, "51,7 derecelik yörünge eğimiyle, yeniden giriş 52 Kuzey ve 52 Güney enlemleri arasında herhangi bir yerde gerçekleşebilir" dedi.</p><p></p><p>Bu, Birleşik Krallık kadar kuzeyden Yeni Zelanda kadar güneye herhangi bir yer olabilir.</p><p></p><p>Gök cismi takipçisi, "Mevcut modellememize göre yeniden giriş, aşağı yukarı 10 Mayıs civarında gerçekleşecek" dedi.</p><p></p><p>Geçen birkaç ay boyunca, model sürekli 9-10 Mayıs 2025'ten civarında yeniden girişe işaret ediyor.</p><p></p><p>İzleyiciler daha fazla veri toplamak ve ne zaman ve nereye çarpabileceğini belirlemek için uzay sondasını gözlemlemeyi sürdürüyor.</p><p></p><p>Dr. Langbroek, "Yeniden giriş tarihindeki belirsizlik, gerçek yeniden girişe yaklaştıkça azalacak ancak o gün bile belirsiz oranı hâlâ yüksek olacak" dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzayda 'ters yörünge' yanlışlıkla keşfedildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-ters-yorunge-yanlislikla-kesfedildi-4964/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-ters-yorunge-yanlislikla-kesfedildi-4964/</id>
<published><![CDATA[2025-04-17T05:12:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-17T05:12:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1989D6-993264-723293-EE4C22-336C74-3A1BD1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gökbilimciler, Dünya’ya yalnızca 120 ışık yılı mesafede yer alan ve iki kahverengi cüce yıldız etrafında dik bir kutupsal yörüngede dönen sıra dışı bir gezegen sistemi keşfetti. Araştırma, kahverengi cücelerin ışık verileri incelenirken tamamen tesadüfen ortaya çıktı.</p><p></p><p><b>İkili sistemde ilk kez görüldü</b></p><p></p><p>“2M1510” adı verilen bu ikili sistem, bir gezegenin 90 derece açıyla döndüğü ilk kutupsal yörünge olarak astronomi tarihine geçti. Sistem aynı zamanda, ön geçişli kahverengi cüce çiftinin yalnızca ikinci örneği olma özelliği taşıyor.</p><p></p><p><b>Başarısız yıldızlar arasında dönen gezegen</b></p><p></p><p>Kahverengi cüceler, yıldızlar ile gezegenler arasında yer alan ara gök cisimleri olarak biliniyor. Yeterli kütleye sahip olsalar da, çekirdeklerinde klasik hidrojen füzyonunu başlatamayacak kadar küçük oldukları için bazen "başarısız yıldızlar" olarak adlandırılıyor.</p><p></p><p><b>Beklenmedik sinyal şüphe uyandırdı</b></p><p></p><p>Birmingham Üniversitesi’nden Thomas Baycroft liderliğindeki araştırmacılar, 2M1510 sistemindeki yıldızların ışık eğrilerini analiz ederken açıklanamayan bir oynama fark etti. Yıldızlar, etraflarında dönen küçük cisimlerin çekim etkisiyle hafifçe sallanabiliyor. Bu titreşimler, yayılan ışığın dalga boyunda değişiklik yaratıyor.</p><p></p><p><b>Veriler kutupsal gezegeni işaret etti</b></p><p></p><p>Veriler, bu oynamanın ancak kutupsal bir yörüngede dönen bir gezegenin etkisiyle açıklanabileceğini ortaya koydu. 2M1510 AB b olarak adlandırılan bu gezegenin varlığı, evrendeki yörünge yapılarına dair bildiklerimizi sorgulatıyor.</p><p></p><p><b>Sistemde üç kahverengi cüce var</b></p><p></p><p>Sistem içinde A ve B olarak adlandırılan kahverengi cüceler, Jüpiter’in 35 katı kütleye sahip ve birbirlerine yakın bir yörüngede 20,9 günde dönüşlerini tamamlıyorlar. Üçüncü bir cüce olan 2M1510 C ise sistemin çok uzağında bulunuyor.</p><p></p><p><b>Kütle ve yörünge belirsiz, keşif heyecan verici</b></p><p></p><p>Yeni keşfedilen gezegenin tam yörüngesi ve kütlesi henüz belirlenemedi. İlk tahminler, yörüngesinin 100 ila birkaç bin gün arasında, kütlesinin ise 10 ila 1000 Dünya kütlesi arasında değişebileceğini gösteriyor. Ancak gökbilimciler için bu belirsizlik bile büyüleyici.</p><p></p><p>“Bu keşif tamamen şans eseri oldu”</p><p></p><p>Araştırmanın kıdemli isimlerinden Amaury Triaud, keşfin tamamen rastlantısal olduğunu şu sözlerle ifade etti:</p><p></p><p>“Amacımız böyle bir yapı keşfetmek değildi. Bu, gökyüzünün bize sunduğu olağanüstü bir sürpriz.”</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şehir katili" asteroidin geldiği yer bilim insanlarını şaşırttı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sehir-katili-asteroidin-geldigi-yer-bilim-insanlarini-sasirtti-6186/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sehir-katili-asteroidin-geldigi-yer-bilim-insanlarini-sasirtti-6186/</id>
<published><![CDATA[2025-04-09T06:05:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-09T06:05:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B05635-4358C8-E3643E-2A8F17-CA3174-A09F37.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni bir araştırmaya göre Ay'la çarpışma potansiyeline sahip "şehir katili" uzay taşı, bilindiği üzere Dünya'nın yanından geçen asteroitlerin üretilmediği, Jüpiter yakınlarındaki asteroit kuşağından gelmiş olabilir.</p><p></p><p>Gökbilimciler Hawaii'deki Keck Gözlemevi'ni kullanarak ilk kez Aralık 2024'te keşfedilen ve ilk başta Dünya'yla çarpışma yolunda ilerlediği düşünülen 2024 YR4'ün fiziksel özelliklerini ve potansiyel kökenini inceledi.</p><p></p><p>The Astrophysical Journal Letters'da yayımlanacak çalışma, yaklaşık 60 metre çapa sahip uzay taşının hokey diski şeklinde olduğunu ve hızlı dönüşünü 20 dakikada tamamladığını ortaya koydu.</p><p></p><p>Araştırma lideri Bryce Bolin yaptığı açıklamada, "YR4 dönüşünü 20 dakikada tamamlıyor, ters yönde dönüyor, basık, düzensiz bir şekle sahip ve katı kaya yoğunluğunda" diyor.</p><p></p><p>Çoğu asteroidin düz diskler yerine patates veya oyuncak topaçlar şeklinde olduğu düşünüldüğünden bu bulgu hiç beklenmedik bir şeydi.</p><p></p><p>Bu, yakın tarihte Ay'a çarpma ihtimali taşıyan en büyük asteroidlerden biri olabilir ve gökbilimciler, bu büyüklükteki bir kayanın ne tür bir krater bırakabileceğini incelemek için sabırsızlandıklarını söylüyor.</p><p></p><p>Dr. Bolin, "Bir asteroidin fiziksel özellikleri hakkındaki bilgiler, gerektiğinde zararı hafifletme çalışmalarının planlanması açısından kritik önemde" diyor.</p><p></p><p>Son çalışma, asteroidin bir zamanlar daha büyük bir moloz yığını asteroidin yüzeyine oturmuş bir kaya parçası olabileceğini öne sürüyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Gökbilimciler kayanın güneş ışığını nasıl emdiğini ve enerjiyi ısı olarak nasıl yaydığını inceleyerek silikatlar açısından zengin olduğunu buldu. Bu da 2024 YR4'ün "büyük olasılıkla" Güneş Sistemi'nin Mars ve Jüpiter arasındaki ana asteroit kuşağından geldiğine işaret ediyor.</p><p></p><p>Bina büyüklüğündeki kayanın Jüpiter'le arasındaki kütleçekimsel etkileşimler sonucu Dünya'ya yakın bir yörüngeye itilmiş olabileceğini belirten araştırmacılar, hızlı dönmesinin, asteroit kuşağının merkezinden içeriye doğru göç etmesine yol açmış olabileceğini de ekliyor.</p><p></p><p>Dr. Bolin, "Ana asteroit kuşağının orta kısmından gelmesine biraz şaşırdık. Dünya'nın yanından geçen birçok asteroidin, asteroit kuşağının bu bölgesinden gelmediğini düşünüyoruz" ifadelerini kullanıyor.</p><p></p><p>2024 YR4'ün yörünge unsurlarını, Dünya'ya yakın asteroit nüfus modeliyle karşılaştırdık ve en olası kökenin, iç ve orta ana kuşak arasındaki rezonanslar olduğunu bulduk.</p><p></p><p>Araştırmacılar bulguların gezegenimiz ve kesişen yörüngelerdeki büyük cisimler arasındaki çarpışma risklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayabileceğini söylüyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uranüs'te günler sanılandan daha uzunmuş</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uranuste-gunler-sanilandan-daha-uzunmus-3298/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uranuste-gunler-sanilandan-daha-uzunmus-3298/</id>
<published><![CDATA[2025-04-08T06:58:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-08T06:58:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6097A4-683907-F7616E-C85971-9DE90B-3F1962.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yeni gözlemler, Uranüs'te bir günün daha önce düşünülenden biraz daha uzun sürdüğünü ortaya koydu.</p><p></p><p>DAHA FAZLA OKU</p><p></p><p>Uranüs ve Neptün'ün manyetik alanlarındaki bozulmaya devasa okyanuslar yol açmış olabilir</p><p></p><p>Uranüs'ün uydusunda okyanusun varlığına dair "kanıt" bulan bilim insanları hayrete düştü</p><p>Bilim insanlarına göre Hubble Uzay Teleskobu'nun topladığı veriler, Uranüs'ün bir tam dönüşünü 17 saat 14 dakika 52 saniyede tamamladığını gösteriyor. Bu, NASA'nın Voyager 2 uzay aracı tarafından 1980'lerde yapılan tahminlerden 28 saniye daha uzun.</p><p></p><p>Fransız bilim insanları liderliğindeki bir ekip, 10 yıllık aurora gözlemlerini analiz ederek buz devinin manyetik kutuplarını izledi ve böylece Uranüs'ün dönüş süresi daha kesin bir şekilde hesaplandı. Güneş’e mesafe sırasına göre 7. gezegen olan Uranüs'ün Güneş etrafındaki dönüşü yaklaşık 84 Dünya yılı sürüyor.</p><p></p><p>Paris Gözlemevi'nden Laurent Lamy, başyazarı olduğu çalışmanın bulgularının elde edilmesinde "Hubble'ın sürekli gözlemlerinin kritik bir rol oynadığını" belirtti.</p><p></p><p>Lamy ve ekibi bu yöntemin, aurora ve manyetosfere sahip herhangi bir gökcisminin dönüşünü hesaplamak için uygulanabileceğini öne sürüyor.</p><p></p><p>Nature Astronomy'de yayımlanan bulgular, Hubble'ın fırlatılışının 35. yıldönümüne denk geliyor. Uzay teleskobu, NASA'nın uzay mekiği Discovery tarafından 24 Nisan 1990'da yörüngeye yerleştirilmişti.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzayda yaşam için kritik adım</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-yasam-icin-kritik-adim-6711/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-yasam-icin-kritik-adim-6711/</id>
<published><![CDATA[2025-04-04T08:52:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-04T08:52:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6274BF-909892-B8244E-B3E895-DB4EFF-659F89.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilim insanları, astronotların Ay'ı kullanarak uzayda yaşamamızı sağlayacak güneş panelleri inşa edebileceklerini öne sürdü.</p><p></p><p>Yeni araştırma, gelecekteki uzay kaşiflerinin enerji toplamak için kendi yollarını inşa etmelerine olanak tanıyarak bizi, bunları uzaya fırlatmak için yakıt ve kaynak tüketmek zorunda kalmaktan kurtarabilir.</p><p></p><p>Bu bulgular, simüle edilmiş Ay tozundan güneş panelleri üretmeyi başaran ve aynı şeyi gerçek Ay tozuyla da yapmanın mümkün olabileceğini öne süren araştırmacılara ait.</p><p></p><p>Çalışma, Ay'ın yüzeyinden su çıkarma ve oradaki tozdan evler için tuğla yapma olanaklarını inceleyen benzer araştırmaları takip ediyor.</p><p></p><p>Araştırmacıların yarattığı güneş pilleri de diğerleri gibi güneş ışığını enerjiye dönüştürebiliyor ve radyasyondan kaynaklanan hasara dayanabiliyor. Ancak bunu uzaya ağır güneş panelleri taşımak zorunda kalmadan yapabiliyorlar.</p><p></p><p>Almanya'daki Potsdam Üniversitesi'nden baş araştırmacı Felix Lang, "Şu anda uzayda kullanılan güneş pilleri inanılmaz, yüzde 30 hatta yüzde 40 verimliliğe ulaşıyorlar ancak bu verimliliğin bir bedeli var" diyor.&nbsp;</p><p></p><p>Çok pahalılar ve kapak olarak cam veya kalın bir folyo kullanıldığı için nispeten ağırlar. Tüm bu pilleri uzaya taşımayı haklı çıkarmak zor.</p><p></p><p>Araştırmacılar bunun yerine, bu güneş pillerini uzayda üretmenin yollarını inceledi. Astronotların bunu yapmak için Dünya'da üretilen camı, Ay regolitinden ya da Ay'daki gevşek, kayalık yüzeyden yapılan camla değiştirmesi gerekiyor.</p><p></p><p>Bilim insanları bu sayede bir uzay aracının kütlesinin yüzde 99,4 oranında azaltılabileceği ve maliyetlerin de yüzde 99 oranında düşürülebileceğini söylüyor. Bunun da Ay'daki yerleşimleri daha kolay, hızlı ve ucuz bir şekilde inşa etmemize olanak sağlayacağını öne sürüyorlar.</p><p></p><p>Araştırmacılar planı test etmek için Ay'daki tozu temsil edecek şekilde tasarlanmış bir madde topladı. Bu maddeyi bir tür cam (Ay camı) haline getirerek bununla güneş pilleri yaptılar.</p><p></p><p>Bilim insanları Ay camını, güneş ışığını ucuz, kolay ve verimli bir şekilde elektriğe dönüştürme kabiliyeti nedeniyle bazen mucize malzeme diye adlandırılan perovskitle birleştirerek bunu üretti.</p><p></p><p>Lang, "Ağırlığı yüzde 99 oranında azaltınca, yüzde 30 oranında ultra verimli güneş pillerine ihtiyaç kalmaz, sadece Ay'da daha fazlasını üretmek gerekir" diyor.</p><p></p><p>Ayrıca bizim pillerimiz radyasyona karşı daha kararlıyken diğerleri zamanla bozuluyor.</p><p></p><p>Araştırmacılar güneş pillerine uzaydaki düzeyde radyasyon göndererek radyasyon becerilerini test etti. Standart cam uzayda kahverengiye dönüşürken, Ay camının doğal kahverengi tonu daha kararlı olmasını sağladığından, Ay camı pillerinin aslında Dünya'da yapılanlardan daha iyi olduğunu buldular.</p><p></p><p>Ekip, karmaşık bir saflaştırma süreci gerektirmeyen ve erimek için yalnızca yoğun güneş ışığına ihtiyaç duyan bu Ay camını yapmanın nispeten basit olduğunu keşfetti.</p><p></p><p>Ancak yine de başka zorluklar ortaya çıkabilir. Örneğin, Ay'daki düşük yerçekimi nedeniyle madde, farklı şekillerde biçim alabilir ve Ay'daki vakumda perovskitleri işlemek mümkün olmayabilir.</p><p></p><p>Araştırma, Device adlı hakemli dergide yayımlanan "Moon Photovoltaics utilizing Lunar Regolith and Halide Perovskites" (Ay Regoliti ve Halojenür Perovskitleri Kullanan Ay Fotovoltaikleri) başlıklı yeni bir makalede açıklanıyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yıldızların çaldığı "müzik" evrenin gizemlerini çözebilecek mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yildizlarin-caldigi-muzik-evrenin-gizemlerini-cozebilecek-mi-9162/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yildizlarin-caldigi-muzik-evrenin-gizemlerini-cozebilecek-mi-9162/</id>
<published><![CDATA[2025-04-03T07:37:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-04-03T07:37:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CCFBB3-0C1640-83751D-85AD64-6AF4B1-643C9F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gece gökyüzünde gördüğümüz yıldızlar sürekli "yıldız depremleri" geçiriyor, yani parlaklıkları sürekli dalgalanıyor.</p><p></p><p>Bilim insanları, bu dalgalanmaların müzikteki gibi frekanslara dönüştürülebileceğini söylüyor. Frekanslar da bir yıldızın yaşı ve kütlesinin ne kadar olduğunu ve diğer özelliklerini anlamamıza katkı sağlayabilir.</p><p></p><p>Araştırmacılar, bir müzik parçasının perde değişimleri gibi bu frekanslardaki değişimleri dinleyerek yıldızların hikayesini ve kökenini anlayabileceklerini söylüyor.</p><p></p><p>Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden Claudia Reyes "Bazı yıldızlarda yıldız depremleri meydana geliyor ve bu da sürekli bir parlama ve sönme döngüsüne yol açıyor. Parlaklıktaki bu küçük dalgalanmaları dikkatle gözlemleyerek bir yıldızın müzikal ritmini dinleyebiliriz" diyor.</p><p></p><p>Bu dalgalanmalar müzik notaları gibidir; bir telin titreşimine veya bir davulun uğultusuna benzer ve frekanslara çevrilebilir. Her frekans bize yıldızın büyüklüğü, kimyasal bileşimi ve iç yapısı hakkında daha fazla bilgi veriyor.</p><p></p><p>Çalışmada araştırmacılar 2 bin 700 ışık yılı uzaklıktaki 27 yıldızdan oluşan bir kümeye bakarak çıkardıkları "sesleri" inceledi. Bu yıldızlar, hepsi kardeş olduğu için seçildi: 4 milyar yıl önce aynı gaz bulutunda doğdular, benzer kimyasal bileşimlere ama farklı kütlelere sahipler.</p><p></p><p>Bu sayede bilim insanları onları daha kolay karşılaştırabiliyor. Kütlelerine bakarak ne kadar hızlı evrimleştiklerini görebiliyorlar.</p><p></p><p>Ancak araştırma, bilim insanlarının Güneş gibi evimize çok yakın yıldızları daha iyi anlamalarına katkı sağlayabilir. O da benzer bir kümede doğdu ve bu nedenle bulgular yaşlandıkça neler olabileceğini açıklamaya katkı sağlayabilir.</p><p></p><p>Bulgular hakemli dergi Nature'da yayımlanan "Acoustic modes in M67 cluster stars trace deepening convective envelopes" (M67 küme yıldızlarındaki akustik modlar derinleşen konvektif zarfların izini sürüyor) başlıklı yeni bir çalışmada aktarılıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samanyolu'nun merkezinde "uzay kasırgaları"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/samanyolunun-merkezinde-uzay-kasirgalari-3944/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/samanyolunun-merkezinde-uzay-kasirgalari-3944/</id>
<published><![CDATA[2025-03-22T06:35:52+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-22T06:35:52+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_896495-568366-E1EF24-F9E4AD-8FFBCC-B6B58C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilim insanları Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde dönen "uzay kasırgaları" bulduklarını açıkladı.</p><p></p><p>Süper kütleli kara delik Sgr A* da dahil, galaksinin merkezinin aktif olduğu, dönen toz ve gaz molekülleriyle dolu olduğu bilinmesine rağmen süreç gizemini koruyordu.</p><p></p><p>Gökbilimciler, Şili çölündeki düzinelerce radyo teleskobunu içeren ve halihazırda en büyük astronomik proje olan Atacama Büyük Milimetre/milimetre-altı Dizisi'ni (ALMA) kullanarak perdeyi aralayabildi ve bölgeye bakışlarını netleştirdi. "Kasırga" denen şeyleri de bu şekilde tespit ettiler.</p><p></p><p>Şanghay Astronomi Gözlemevi'nde araştırma profesörü olan Xing Lu yaptığı açıklamada, "Bunları uzay kasırgaları olarak düşünebiliriz: Bu şiddetli gaz akımları, kısa sürede dağılıyor ve maddeyi çevreye verimli bir şekilde dağıtıyor" diyor.</p><p></p><p>Lu, hakemli dergi Astronomy &amp; Astrophysics'te yayımlanan çalışmanın sorumlu yazarı.</p><p></p><p>Ekip, teleskop dizisinin yüksek çözünürlükte görüntüleme yeteneklerini kullanarak galaksinin merkezindeki soğuk ve yoğun bölgelerdeki dar ışık şeritlerini haritalandırdı.</p><p></p><p>Şangay Jiao Tong Üniversitesi'nden Kai Yang, yönettiği çalışmayı şöyle açıklıyor:</p><p></p><p>Madde akışlarını gösteren ALMA görüntülerini kontrol ettiğimizde, bu uzun ve dar iplikçiklerin herhangi bir yıldız oluşum bölgesinden mekansal olarak uzak olduğunu fark ettik. Bildiğimiz herhangi bir cisme benzemeyen bu iplikçikler bizi gerçekten şaşırttı. O zamandan beri ne oldukları üzerine kafa yoruyoruz.</p><p></p><p>Buldukları şey, daha önce keşfedilen yoğun gaz iplikçikleri profiline uymuyor ve bunların nasıl oluştuğu bilinmiyor. Ancak bilim insanlarının bir fikri var.</p><p></p><p></p><p>Parlak çizgi emisyonları ve diğer gözlemlerin varlığına değinen araştırmacılar, bunun enerji yüklü şok dalgalarından kaynaklanabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>Bulgular, Samanyolu'nun merkezinde neler yaşandığına dair daha ayrıntılı bir bakış açısı sunuyor ve orada dolanan maddenin döngüsel bir sürece girdiğini gösteriyor.</p><p></p><p>Şoklar, kasırgaları yaratarak gazı serbest bırakıyor olabilir. Ardından gaz dağılarak salınan maddeye yakıt takviyesi yapıyor. Daha sonra şokların serbest bıraktığı moleküller donuyor.</p><p></p><p>Makalenin yazarları, teleskop dizisini kullanarak gelecekte yapılacak gözlemlerin, kasırgaların nasıl oluştuğunu doğrulayacağını umuyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzayda mahsur kalan astronotlar dönüyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-mahsur-kalan-astronotlar-donuyor-5482/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-mahsur-kalan-astronotlar-donuyor-5482/</id>
<published><![CDATA[2025-03-18T08:04:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-18T08:04:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D3BB62-86BC18-0A044E-18662F-30F153-F815B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Astronotların yaklaşık 16 saat sürecek seyahatin ardından TSİ 19 Mart 00:57'de Florida açıklarına iniş yapmaları bekleniyor.</p><p></p><p>Sunita Williams ve Butch Wilmore 6 Haziran 2024'te Uluslararası Uzay İstasyonu'na ulaştıklarında sadece sekiz gün kalmaları planlanıyordu. Ancak uzay aracındaki teknik aksaklıklar nedeniyle dokuz ay orada mahsur kaldılar.</p><p></p><p>Astronotları getirecek olan SpaceX uzay aracı Dragon Cumartesi sabahı ISS'ye ulaşmıştı.</p><p></p><p>Astronotların görevleri, ISS'deki çalışma arkadaşları Nick Hague ve Aleksandr Gorbunov'un yanı sıra Rusya, Japonya ve ABD'den olmak üzere toplam dört astronot tarafından devralınacak.</p><p></p><p>ISS programının yöneticisi Dana Weigel, kapsülün güvenli bir şekilde dönebilmesi için Dünya'daki hava koşullarının uygun olmasını bekleyeceklerini ve bunun da kısa bir gecikmeye yol açabileceğini söylemişti.</p><p></p><p>Weigel, astronotların geçen hafta görev teslimi için hazırlanmaya başladığını açıkladı.</p><p></p><p>Astronotlar, uzay istasyonunda olmaktan mutlu olduklarını sürekli dile getiriyordu. Suni Williams burayı "mutlu olduğu yer" olarak tanımlamıştı.</p><p></p><p>Boeing aracıyla dönüşleri iptal edilmişti</p><p>Butch ve Suni, SpaceX'in rakibi olan havacılık firması Boeing tarafından geliştirilen Starliner adlı deneysel bir uzay aracını test etmek için ISS'ye fırlatıldı.</p><p></p><p>5 Haziran 2024'te Dünya'yı terk eden iki astronot, sekiz günlük bir misyon için istasyonda bulunacaktı. Ancak Boeing'in uzay aracıyla planlanan dönüşleri, güvenlik riski nedeniyle iptal edilmişti.</p><p></p><p>Starliner görevi, uzay aracının geliştirilmesindeki teknik sorunlar nedeniyle birkaç yıl ertelenmişti; fırlatılması ve ISS'ye bağlanması sırasında da sorunlar yaşandı.</p><p></p><p>Bunlar arasında, uzay aracının Dünya atmosferine yeniden girişini yavaşlatmak için ihtiyaç duyulacak olan itici güçlerindeki sorunlar ve itme sistemindeki helyum gazı sızıntıları da vardı.</p><p></p><p>NASA, Butch ve Suni'yi Dünya'ya geri getirirken Starliner'ı kullanarak risk almak istemedi ve ISS'deki rotasyon için astronotların uzaya götürüleceği zamanı beklemeye karar verdi.</p><p></p><p>Ancak bu, Butch ve Suni'nin aylar boyunca ISS'de mahsur kalacağı anlamına geliyordu.</p><p></p><p>Boeing ise Butch ve Suni'yi Starliner ile geri getirmenin güvenilir olduğunu savundu.</p><p></p><p>Açık Üniversite'den Dr. Simeon Barber BBC'ye yaptığı açıklamada, "Boeing için uzaya götürdüğü astronotların rakip bir firmanın aracıyla geri dönmesi pek hoş bir görüntü değil" diyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mars'tan gelen büyük sinyal, bilim dünyası şokta</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstan-gelen-buyuk-sinyal-bilim-dunyasi-sokta-8138/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstan-gelen-buyuk-sinyal-bilim-dunyasi-sokta-8138/</id>
<published><![CDATA[2025-03-17T06:32:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-03-17T06:32:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D49272-124254-BFDCF9-696D99-9AB6BC-C007A6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NASA’nın Perseverance keşif aracı, Mars yüzeyindeki açık renkli kayaçları lazerle analiz etti ve beklenmedik sonuçlar elde etti. Bu kayaçlar, yoğun yağış alan sıcak iklimlerde veya kaplıcalar gibi hidrotermal bölgelerde oluşan mineraller içeriyor.</p><p></p><p>ABD'deki Purdue Üniversitesi'nden gezegen bilimci Roger Wiens, keşfi şu sözlerle değerlendirdi:</p><p></p><p>"Sıcak su, kayalardan çözünür elementleri uzaklaştırır ve geriye yalnızca en dirençli mineralleri bırakır. Mars gibi soğuk ve kuru bir gezegende böyle bir keşif yapmak gerçekten şaşırtıcı."</p><p></p><p>Bu durum, Mars’ın düşündüğümüzden çok daha farklı bir yer olabileceğini gösteriyor.</p><p></p><p><b>Mars’ta bu mineraller nasıl oluştu?</b></p><p></p><p>Keşfedilen kayaçlar, yeryüzünde genellikle suyun bol olduğu bölgelerde bulunan ‘kaolinit’ adlı bir mineral içeriyor. Kaolinit, beyaz renkli, yumuşak bir silikat kili ancak Mars’taki örnekler Dünya’dakilerden çok daha sert çıktı!</p><p></p><p>Bilim insanları, bu farkın Mars’taki aşındırma süreçlerinden kaynaklandığını düşünüyor. Ayrıca, kayaçlarda ‘spinel’ adı verilen ve Dünya’da değerli taş olarak bilinen bir mineralin izlerine de rastlandı.</p><p></p><p>Ancak burada büyük bir bilinmezlik var:</p><p></p><p>Mars’ta spinel nasıl oluştu?</p><p></p><p>Bu mineraller, geçmişte Mars’ın tropikal veya sıcak su kaynaklarına sahip olduğunu mu gösteriyor?</p><p></p><p>Bilim insanları bu soruların yanıtlarını bulmaya çalışıyor.</p><p></p><p><b>Lazerle i̇ncelenen taşlar Mars’ın geçmişini aydınlatabilir!</b></p><p></p><p>Perseverance keşif aracı, kayaçların içeriğini analiz etmek için ‘Lazerle Uyarılmış Ayrışma Spektroskopisi’ adı verilen bir teknoloji kullandı.</p><p></p><p>Sistem nasıl çalışıyor?</p><p></p><p>Lazer, kayaçların küçük bir kısmını buharlaştırarak içindeki atomları ve iyonları uyarıyor.</p><p></p><p>Ardından, spektroskopi cihazı yayılan ışığı inceleyerek mineralin bileşimini belirliyor.</p><p></p><p>Sonuçlar ise bilim dünyasını şaşkına çeviriyor!</p><p></p><p>Gezegen bilimciler, bu keşfin Mars’ın jeolojik tarihine dair yeni ipuçları sunabileceğini düşünüyor. Mars, bir zamanlar düşündüğümüzden çok daha yaşanabilir bir gezegen olabilir mi?</p><p></p><p><b>Mars’ta yaşam i̇çin yeni bir umut mu?</b></p><p></p><p>Bu keşif, Mars’ta geçmişte suyun varlığına dair en güçlü kanıtlardan biri olabilir. Eğer sıcak ve nemli koşullarda oluşan mineraller Mars’ta bulunuyorsa, bu gezegenin bir zamanlar Dünya gibi yaşanabilir bir ortama sahip olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Şehir katili" asteroit Ay'a çarpabilir</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/sehir-katili-asteroit-aya-carpabilir-6726/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/sehir-katili-asteroit-aya-carpabilir-6726/</id>
<published><![CDATA[2025-02-12T07:15:02+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-02-12T07:15:02+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FA88EB-44511B-722FE1-0993DF-ACE3DC-718C9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Yakın zamanda yapılan tahminlere göre Dünya'ya çarpma olasılığı artan büyük bir asteroide dair yeni hesaplamalar, gezegeni ıskalayarak Ay'a çarpabileceğine işaret ediyor.</p><p>NASA'nın Dünya'ya Yakın Cisim Çalışmaları Merkezi (CNEOS), 2024 YR4 asteroidinin yörüngesini incelemiş ve 2032'de gezegene çarpma olasılığının iki katına çıkarak yüzde 1'den yüzde 2,3'e yükseldiğini saptamıştı.</p><p></p><p>Arizona Üniversitesi'nden gökbilimci David Rankin'in yaptığı yeni hesaplamalar, 90 metre genişliğindeki asteroidin Ay'a çarpma ihtimalinin yüzde 0,3 olduğunu gösterdi.</p><p>Ay'ın asteroitleri yavaşlatmak için Dünya gibi bir atmosferi olmadığından, dev uzay taşının potansiyel bir darbesi yüzlerce metre genişliğinde bir krater yaratarak enkazı uzaya fırlatabilir.</p><p></p><p>Bilim insanları 2024 YR4'ün Ay'a çarpması halinde, Dünya'nın komşusundan savrulacak bir miktar enkazın gezegene geri yağacağından şüpheleniyor.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="uploads/Subat 2025/astero-i.jpg" alt="astero-i"></p><p><b><i>Ay'ın darbe aldığı büyük bir olayın neye benzeyebileceğini gösteren sanatçı tasviri</i></b></p><p></p><p>New Scientist'e konuşan Dr. Rankin, "Bunun bir miktar malzemeyi Dünya'ya çarpabilecek şekilde geri püskürtme olasılığı var ancak büyük bir tehdide neden olacağını hiç sanmıyorum" dedi.</p><p></p><p>İlk kez geçen yıl 27 Aralık'ta tespit edilen asteroidin yörüngesiyle ilgili hâlâ bazı belirsizlikler var.</p><p></p><p>NASA dev uzay taşını incelemeye devam etmeyi umuyor ve güzergahı hakkında daha fazla bilgi edindikçe Dünya'yla çarpışma ihtimalinin düşmesini bekliyor.</p><p></p><p>Amerikan uzay ajansı, "Geçmişte risk listesinde yükselen ve daha fazla veri geldikçe aşağı inen birkaç cisim oldu" ifadelerini kullanıyor.</p><p></p><p>Daha fazla veri geldikçe yeni gözlemler, bu asteroidin yeniden 0'a atanmasıyla sonuçlanabilir.</p><p></p><p>Dünyanın dört bir yanındaki uzay ajansları, 2024 YR4 gibi tehlikeli "şehir katili" asteroitlerin yarattığı tehdidi önlemek için çözümler geliştiriyor.</p><p></p><p>Bu deneysel yöntemlerden bazıları, bir uzay aracının asteroitlere çarptırılması ya da nükleer patlamalarla rotalarının değiştirilmesini içeriyor.</p><p></p><p>Yakın zamanda bu çabalara katılan Çin de bir "gezegen savunma görevi" için birden fazla pozisyonda iş ilanı verdi.</p><p></p><p>SCMP'nin salı günü bildirdiğine göre, Çin'in havacılık ve uzay mühendisliği araştırmalarından sorumlu Ulusal Savunma Bilim, Teknoloji ve Sanayi Devlet İdaresi, asteroit izleme çalışmaları için mezunlar arıyor.</p><p></p><p>Çin Ulusal Uzay Bilimleri Merkezi'nde asteroit savunması üzerine çalışan araştırmacı Li Mingtao, "Asteroit savunmasına adanmış bir yetenek ekibi yetiştirerek Dünya'nın güvenliğini korumak için Çin bilgeliğine ve Çin gücüne katkıda bulunmalıyız" diyor.</p><p></p><p>Geçen yıl Çin, bir uzay aracıyla bir asteroidi gözlemleyip 2030 civarında uzay taşına vurarak yolunu değiştirecek bir görev için kavramsal bir plan açıklamıştı.</p><p></p><p>2024 YR4 asteroidinin 2028'de Dünya'nın yakınından tekrar güvenli şekilde geçmesi öngörülürken, araştırmacılar daha fazla bilgi edinmeyi ve 2032'de Dünya'ya çarpma olasılığını daha net bir şekilde belirlemeyi umuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bezos uzay yarışında Musk'ı yakalıyor mu?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bezos-uzay-yarisinda-muski-yakaliyor-mu-2884/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bezos-uzay-yarisinda-muski-yakaliyor-mu-2884/</id>
<published><![CDATA[2025-01-15T07:22:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-15T07:22:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C544CE-8EDA83-8058E3-BAD398-E973C9-F3868D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Fırlatma Pazartesi günü yaşanan teknik bir sorun nedeniyle Perşembe gününe ertelendi.</p><p></p><p>Elon Musk'ın sahibi olduğu SpaceX şirketinin Starship roketi, geçen sene tarihi bir ilke imza atmış ve fırlatma kulesine geri döndürülmüştü.</p><p></p><p>Blue Origin ve SpaceX, uzay araştırmalarında rakipler ve her ikisi de 20 yıldan uzun süre önce kuruldu.</p><p></p><p>SpaceX ise son yıllarda uzay yarışında farkı açıyordu.</p><p></p><p>Peki, Blue Origin'in bu fırlatmayı sorunsuz tamamlaması aralarındaki yarış için ne anlama gelecek?</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-1.jpg" alt="space-1"></p><p><b><i>Amazon'un kurucusu Jeff Bezos uzay şirketi Blue Origin'in sahibi</i></b></p><p></p><p><b>SpaceX ve Blue Origin neleri başardı?</b></p><p></p><p>Space X, Falcon 1 roketini 2008 yılında yörüngeye yerleştirdi ve ilk olarak 2012 yılında da Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) kargo taşıdı.</p><p></p><p>Şu ana kadar Falcon 9 roketiyle 400'den fazla fırlatma gerçekleştiren şirket, uyduların yanı sıra, Uluslararası Uzay Üssü'ne mürettebat ve kargo da taşıyor.</p><p></p><p>Blue Origin'in New Shepard roketi ise dokuzu insanlı 28 uçuş yaptı. Şirket, şu ana kadar yörüngeye bir uzay aracı göndermedi.</p><p></p><p>Her iki şirket de uzay aracının fırlatmadan sonra ayrılan roket bölümünün yeniden kullanımını geliştirmek için çalışıyor.</p><p></p><p>Bu teknoloji, çok daha düşük maliyetli uzay yolculuğunun önünü açtı.</p><p></p><p>SpaceX iki büyük uzay aracı geliştirdi: Falcon Heavy ve şimdiye kadar yapılmış en büyük ve en güçlü uzay aracı Starship.</p><p></p><p>Starship altı test uçuşu gerçekleştirirken, bunların birkaçı patlama ile bitti.</p><p></p><p>Yeniden kullanılabilecek şekilde üretilen Starship, Ekim 2024'te ilk kez fırlatma kulesi tarafından havada yakalandı. Fırlatma kulesinin iki dev mekanik kolu, roketin alt kısmındaki Super Heavy güçlendiricisini yakaladı.</p><p></p><p>SpaceX böylece, yeniden kullanılabilir ve kısa sürede yeniden fırlatılabilir roketler geliştirme hedefine bir adım daha yaklaştı.</p><p></p><p>Blue Origin'in New Glenn'i Falcon Heavy'den daha büyük, ancak Starship'ten daha küçük.</p><p></p><p>New Glenn'in güçlendirici kısmı da yeniden kullanılabilir şekilde tasarlandı.</p><p></p><p>Fırlatmanın ardından güçlendiricinin ayrılması ve Atlantik Okyanusu'nda konuşlandırılan özel yapım bir platforma inmesi planlanıyor. Bu platforma Bezos'un annesi Jacklyn'in adı verildi.</p><p></p><p>Blue Origin, ilk fırlatmanın başarılı bir inişle sonlanmasının "pastanın üzerindeki çilek" olacağını söyleyerek beklentilerinin sınırlı olduğunu açıkça belirtti.</p><p></p><p>Blue Origin'in sivil uzay turizmi programı, en genç astronot 18 yaşındaki Oliver Daemen, en yaşlı astronot 90 yaşındaki Ed Dwight'ın yanı sıra, bilim kurgu dizisi Star Trek'ten aktör William Shatner'ı da uzayın sınırına götürdü.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-3.jpg" alt="space-3"></p><p><b><i>Star Trek serisinde Kaptan Kirk'ü canlandıran aktör William Shatner (ortada) Blue Origin uçuşunda bir yolcuydu</i></b></p><p></p><p><b>Milyarderler neden uzaya yatırım yapıyor?</b></p><p></p><p>Elon Musk'a göre insan ırkının devamlılığını sürdürebilmesi için birden fazla gezegene yayılması gerekiyor. Musk, Mars'ta bir koloni kurma vizyonundan uzun süredir söz ediyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-7.jpg" alt="space-7"></p><p>Forbes 1 Ocak'ta e-ticaret şirketi Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'u dünyanın en zengin ikinci insanı olarak listeledi.</p><p></p><p>Bezos, Blue Origin'e daha fazla odaklanmak için 2021 yılında Amazon'un CEO'luğundan istifa etmişti.</p><p></p><p>Daha önce "çocuklarımızın ve onların çocuklarının geleceği için" uzaya açılmanın gerekli olduğunu savunuyor ve "Dünya'daki sorunları çözmek için bunu yapmamız gerekiyor" diyordu.</p><p></p><p>Blue Origin şirketinin, "Dünya'nın yararı için uzayda yaşayan ve çalışan milyonlarca insan vizyonuyla" kurulduğu da belirtiliyor.</p><p></p><p>Ancak milyarderlerin uzay yarışı eleştirilerin de konusu oluyor.</p><p></p><p>Harcanan devasa miktarların, iklim değişikliği ve sağlık alanına aktarılabileceğine işaret ediliyor.</p><p></p><p>Hayatının büyük bir bölümünü dünyanın en zengin insanı olarak geçiren Microsoft'un kurucu ortağı Bill Gates de bu görüşteydi.</p><p></p><p>Gates, 2023 yılında BBC'ye verdiği röportajda, "Mars'a gitmek oldukça pahalı. Bunun yerine kızamık aşısı satın alabilir ve bin dolara hayat kurtarabilirsiniz" demişti.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-6.jpg" alt="space-6"></p><p><b>New Glenn'in başarısı ne anlama gelebilir?</b></p><p></p><p>London School of Economics'te uzay araştırmaları etiği ve politikaları konusunda çalışan Dr. Jill Stuart, bunun "Blue Origin için büyük bir an" olduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p>Başarılı bir fırlatmanın "SpaceX'in gerisinde kalan şirkete olan güveni tazeleyeceğini" söylen Stuart şöyle devam ediyor:</p><p></p><p>"ABD hükümeti verimliliği ve gelişmeyi teşvik edecek bir rekabet ortamı istiyor."</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-5.jpg" alt="space-5"></p><p><b><i>Blue Origin'in New Glenn roketinin yapımı 10 yıl sürdü</i></b></p><p></p><p>Şirketler arasında, kimin en büyük roketi fırlatabileceğinden çok, hükümet ihalelerini kimin kazanacağı üzerinden rekabet yaşanıyor.</p><p></p><p>Durham Üniversitesi'nde astropolitik alanında çalışan Doç. Dr. Bleddyn Bowen, "uzay araştırmaları ve seyahatlerinin hala devlet bütçesi ile yapılabildiğine" işaret ederek "özel şirketlerin esas olarak devlet ihaleleri için rekabet ettiğine" dikkat çekiyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-4.jpg" alt="space-4"></p><p><b>Musk ve Bezos birbirleri hakkında ne düşünüyor?</b></p><p></p><p>İki milyarder işadamı birbirlerine kamuoyu önünde de birden fazla kez meydan okudu.</p><p></p><p>Blue Origin, Elon Musk'ın SpaceX'ine 2,9 milyar dolarlık dava da açtı.</p><p></p><p>Blue Origin, Ay seyahati ile ilgili bu anlaşmada "temel sorunlar" olduğunu iddia etmişti.</p><p></p><p>Blue Origin bu davayı kaybetti, ancak daha sonra kendi Ay'a iniş sözleşmesini kazandı.</p><p></p><p>Akademisten Stuart gelecekte bu iki şirketin daha fazla davalık olabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>"Elon Musk gibi insanlar sanki burası Vahşi Batı'ymış ve uzayda istediklerini yapabilirlermiş gibi davranmayı seviyorlar" diyor ve devam ediyor:</p><p></p><p>"Ama gerçekte uzaya bir şey fırlatmak için geçmeleri gereken pek çok güvenlik ve çevresel prosedür var. İşlerin dava konusuna dönüşebileceği pek çok başka şey var."</p><p></p><p>Son zamanlarda Musk ile Başkan Donald Trump arasındaki yakın ilişkinin özel şirketlerin ABD uzay programlarına katılımı açısından ne anlama gelebileceği konusunda spekülasyonlar yapılıyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/space-2.jpg" alt="space-2"></p><p>Ancak Bezos Reuters'a yaptığı açıklamada bu konuda endişeli olmadığını söyledi.</p><p></p><p>"Elon bunu kişisel çıkarları için değil kamu yararı için yaptığını çok açık bir şekilde ifade etti. Ve ben de ona inanıyorum" dedi.</p><p></p><p>Musk ise Pazartesi günkü fırlatma girişimi öncesinde X'te yaptığı paylaşımda Blue Origin'e "iyi şanslar" diledi.</p><p></p><p>Blue Origin SpaceX'e yetişmeye çalışırken, bu uzlaşmacı tavır çok da uzun sürmeyebilir.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mars'taki yaşamı "en erken 2035'te keşfedebileceğiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstaki-yasami-en-erken-2035te-kesfedebilecegiz-7720/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstaki-yasami-en-erken-2035te-kesfedebilecegiz-7720/</id>
<published><![CDATA[2025-01-08T07:49:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2025-01-08T07:49:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A30AD4-6D057D-619082-766FEF-6E2563-988090.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NASA, salı günkü açıklamasında Mars'tan toplanan ve eski mikrobiyal yaşamın izlerini bulmak için yararlanılabilecek düzinelerce kaya ve tortu örneğinin, gelecek birkaç ayın gidişatına bağlı olarak en erken 2035'te, en geç ise 2039'da Dünya'ya getirilebileceğini duyurdu.</p><p></p><p>Ajans, Kızıl Gezegen'de 30 örnek toplamış ama bunları geri getirmenin maliyeti Mars Örnek Dönüşü görevini geciktirmişti. Başlangıçta 11 milyar dolar tutacağı tahmin edilen görevde geri dönüş tarihi 2040 olarak belirlenmişti. Başkan Bill Nelson, bu maliyeti ve zaman çizelgesini "kabul edilemez" diye nitelemişti.</p><p></p><p>Şimdiyse ABD uzay ajansı, daha az maliyetli bir çift seçeneği araştırdığını ve hangisini seçeceğine dair nihai kararını muhtemelen gelecek yıl vereceğini söylüyor.</p><p></p><p>NASA, Curiosity ve Perseverance keşif araçlarını Mars yüzeyine indirmek için daha önce test edilmiş ve başarıyla kullanılmış Sky Crane iniş sisteminden faydalanabilir. Bunun maliyeti 6,6'yla 7,7 milyar dolar arasında olur.</p><p></p><p>Bunun yerine mevcut ticari ortakların tasarladığı ağır bir iniş aracını da seçebilirler. Bu daha ucuza gelir ve 5,8'le 7,1 milyar dolar arasında tutar.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ocak%202025/nasa-i.jpg" alt="nasa-i"></p><p><b><i>NASA'nın Perseverance adlı Mars keşif aracı, navigasyon kameralarından birini kullanarak Jezero Krateri'ndeki düz arazinin bu görüntüsünü çekti. Bu, NASA'nın gelecekte Perseverance'ın Mars'taki kaya ve tortu örneklerini toplayacak bir Mars Örnek Dönüşü iniş aracı için değerlendirebileceği bir alan</i></b></p><p></p><p>Nelson, gazetecilere yaptığı açıklamada "Her iki seçenek de ilk uçaktan çok daha basitleştirilmiş, daha hızlı ve daha ucuz bir alternatif" dedi.</p><p></p><p>Geri dönüşün ne zaman gerçekleştirileceğinin yeni yönetime, ABD Kongresi'ne ve ne kadar para harcamak isteyeceklerine bağlı olduğunu söyledi.</p><p></p><p>NASA, geçen yıl nisanda Mars'tan Dünya'ya değerli örnekleri getirmek için yenilikçi tasarımlar aradığını açıklamıştı.</p><p></p><p>Ajans "Bu tür örnekler yalnızca Güneş Sistemi'nin oluşumunu ve evrimini anlamamızı sağlamakla kalmayacak, gelecekteki insan kaşifler için hazırlık yapmak ve NASA'nın eski yaşam belirtileri arayışına desteklemek üzere de kullanılabilir" demişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Podcast yıldızından UFO iddiası: "Trump bir şeyler biliyor"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/podcast-yildizindan-ufo-iddiasi-trump-bir-seyler-biliyor-1962/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/podcast-yildizindan-ufo-iddiasi-trump-bir-seyler-biliyor-1962/</id>
<published><![CDATA[2024-12-28T07:02:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-28T07:02:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_757E7C-78768D-926824-632773-D84634-91C786.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Podcast sunucusu Joe Rogan, seçilmiş başkan Donald Trump gibi mevcut ve geçmiş başkanların dünya dışı yaşama dair "bir şeyler" bildiğini ama açıklamadığına inandığını söyledi.</p><p></p><p>Rogan, genellikle tanımlanamayan hava olaylarıyla (unidentified aerial phenomena, UAP) ilgili belgeseller çeken sinemacı James Fox'a, Trump'a bu konu hakkında soru sorduktan sonra böyle hissettiğini söyledi.</p><p></p><p>The Joe Rogan Experience'ın salı günkü bölümünde Rogan "Bay Trump'la yüzleştiğimde çok ketumdu" dedi.</p><p></p><p>Çok ketumdu.</p><p></p><p>Rogan, seçilmiş başkanın UAP'ler ya da uzaylılarla ilgili şeyler görüp duyduğuna dair ipucu verdiğini ama bunların ne olduğunu açıklamadığını söyledi.</p><p></p><p>Trump, geçen ay bir röportaj sırasında Rogan'a bilimsel kanıtlar şimdiye dek aksine işaret etse de başka gezegenlerde yaşam "olabileceğini" söylemişti.</p><p></p><p>Rogan "Kısacası ne doğruladı ne de yalanladı" dedi.</p><p></p><p>Bence bir şeyler biliyor. Bunun aşırı ilgilendiği bir konu olduğunu sanmıyorum... Gerçekçi biri.</p><p></p><p>Sık sık Rogan'ın programına konuk olan Fox, UAP'ler üzerine bir dizi belgesel çekti. Rogan'la röportajı sırasında, ABD Başkanı Joe Biden'ı görevden ayrılmadan önce gizemli hava olaylarıyla ilgili bilgileri açıklamaya çağırdı.</p><p></p><p>Fox, yetkililerin UAP'lerle ilgili kamuoyuyla paylaşmadığı daha fazla kanıtı olduğuna inanıyor.</p><p></p><p>İki yıl önce Kongre üyeleri, bir muhbirin hükümetin delil gizlediğini iddia etmesinin ardından diğer gezegenlerde ve UAP'lerde yaşam olasılığı hakkında oturumlar düzenlemişti.</p><p></p><p>Rogan ve Fox'un konuşmaları, yurttaşların ülke genelinde akşam saatlerinde mahallelerin üzerinde uçmaya başlayan ve açıklanamayan drone'larla karşı duyduğu öfkeyi dile getirmesinin ardından gerçekleşiyor. Yasa koyucular ve yetkililer halka drone'ların tehdit oluşturmadığına dair güvence vermiş ama nereden geldiği ya da amaçları hakkında bir açıklama yapmamıştı.</p><p></p><p>Fox, drone olayları nedeniyle yetkililerin UAP'ler hakkında daha fazla bilgi paylaşacağını umduğunu söyleyerek bu durumu bir "ulusal güvenlik meselesi" diye niteledi.</p><p></p><p>Fox "Çok tuhaf bir şey yaşanıyor" dedi.</p><p></p><p>Mevcut yetkililer drone'lar hakkında bilgi sahibi olmayabilir ya da en azından bu bilgiyi kamuoyu ile paylaşmak istemeyebilir. Ancak yeni yönetim, drone'ların gizemini çözme konusunda daha etkin bir yaklaşım benimseyebilir.</p><p></p><p>Bu ay Trump, hükümetin drone'lar hakkında kamuoyuyla paylaştığından daha fazlasını bildiğine inandığını söylemişti. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Trump halihazırda başkan olsaydı, Biden yönetimi gibi muğlak açıklamalar yapmak yerine kendi yönetiminin drone'ların gizemini çözmesini sağlayacağını dile getirmişti.</p><div><br /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA teleskobu, tuhaf cisme ışık tuttu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-teleskobu-tuhaf-cisme-isik-tuttu-8806/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-teleskobu-tuhaf-cisme-isik-tuttu-8806/</id>
<published><![CDATA[2024-12-28T06:07:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-28T06:07:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9BD17B-18A9EE-A22BFB-CA84EC-121C7B-986B33.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>1977'de keşfedilen 2060 Chiron, centaur denen küçük gökcisimlerinin bilinen ilk örneği. Asteroitlere benzemelerine karşın kuyrukluyıldız özellikleri de taşıyan bu buz cisimlerin ismi, mitolojideki yarı at, yarı insan yaratıklardan geliyor.</p><p></p><p>Halihazırda yüzlercesi saptanan centaurların, Neptün'ün ötesindeki soğuk bölgelerde oluştuğu tahmin ediliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Daha sonra Güneş Sistemi'nin iç kısmına gelmeleriyle buzun süblimleşmesi sonucu etraflarında, tıpkı kuyrukluyıldızlardaki gibi gazdan bir hale veya koma oluştuğu düşünülüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Merkez Florida Üniversitesi'nden Charles Schambeau, Chiron'un bu tuhaf cisimler arasında da öne çıktığını söyleyerek "Bir kuyrukluyıldız gibi davrandığı dönemleri var, etrafında madde halkaları ve muhtemelen küçük toz veya taşlardan oluşan bir enkaz alanı var" diyor.&nbsp;</p><p></p><p>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'nun verilerinden yararlanan Schambeau ve ekip arkadaşları, Chiron'un bileşimini inceledi.</p><p></p><p>Bulgularını hakemli dergi Astronomy &amp; Astrophysics'te yayımlayan ekip, Chiron'un yüzeyindeki buzlarının bileşiminin, bugüne kadar gözlemlenen diğer centaurlardan epey farklı olduğunu kaydetti.</p><p></p><p>Yüzeyinde karbonmonoksit ve karbondioksit buz halinde yer alırken, komasında da karbondioksit ve metan gazı vardı.&nbsp;</p><p></p><p>Daha uçucu olan karbonmonoksitin, süblimleşerek gaz halesinde yer alması daha muhtemel bir senaryo olsa da sadece buz formunda yüzeyde bulunması şaşırtıcı bir bulgu.</p><p></p><p>Araştırmacılar gazın, Chiron'daki farklı rezervlerden karmaşık bir süreçle salındığını düşünüyor.</p><p></p><p>Schambeau "Bu sonuçlar daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor" ifadelerini kullanıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Bilim insanları ayrıca ilk kez bir centaurda su buzu, etan ve propan tespit etti.&nbsp;</p><p></p><p>Ekip karbon içeren etan ve propanın, güneş ışığının yüzeydeki metan ve suyla teması sonucu oluştuğunu düşünüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Su ve karbondioksit gibi daha basit moleküllerinse, 4,5 milyar yıl önce Güneş Sistemi oluşurken Chiron'un bileşimine girdiği tahmin ediliyor.&nbsp;</p><p></p><p>Makalenin yazarlarından Noemi Pinilla-Alonso, Chiron gibi gökcisimleri zaman içinde pek değişmediğinden bunları inceleyerek Güneş Sistemi'nin ilk dönemi hakkında fikir edinebileceklerini söylüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Pinilla-Alonso ayrıca mevcut verilere göre standart bir centaurdan söz edilemediğini belirtiyor:</p><p></p><p>James Webb Uzay Teleskobu'yla gözlemlediğimiz her aktif centaurun kendine has bazı özellikleri var. Neden farklı davrandıklarını açıklayan bir şey olmalı ya da henüz göremediğimiz, hepsi arasında ortak olan bir şey olmalı.</p><p></p><p>Gelecek 20 yıl boyunca Güneş'e gittikçe yaklaşacak Chiron daha parlak bir hal alacağı için daha net gözlemler yapmak mümkün olacak.</p><p></p><p>Bilim insanları bu sayede hem centaurlar hem de Güneş Sistemi'nin geçmişi hakkında merak ettikleri soruları yanıtlamayı umuyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">10 katlı dev gök kayası Dünya'ya yaklaşıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/10-katli-dev-gok-kayasi-dunyaya-yaklasiyor-325/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/10-katli-dev-gok-kayasi-dunyaya-yaklasiyor-325/</id>
<published><![CDATA[2024-12-23T05:16:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-23T05:16:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DD898F-8340E0-4CA216-165E43-A2002F-E1F911.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), çapı 29 ila 70 metre arasında olduğu tahmin edilen 2024 XN1 adlı asteroitin yarın Dünya’nın yanından geçeceğini açıkladı. Dev gök taşı, saatte 23 bin 160 kilometre hızla ilerliyor ve Türkiye saatiyle 02.56’da Dünya’ya en yakın noktaya ulaşacak.</p><p></p><p><b>2024 XN1 Dünya’ya çarpacak mı?</b></p><p></p><p>Asteroitin yakın geçişi, “Dünya’ya çarpma ihtimali var mı?” sorusunu da gündeme getirdi. NASA, 2024 XN1’in Dünya’dan yaklaşık 7.21 milyon kilometre uzaktan geçeceğini ve çarpma riski taşımadığını bildirdi.</p><p></p><p>Royal Greenwich Gözlemevi’nden gökbilimci Jess Lee ise, “Tahminler asteroitin Dünya’ya çarpacak kadar yakın olmayacağını gösteriyor” diyerek bu konuda rahatlatıcı bir açıklama yaptı.</p><p></p><p><b>Çarpsaydı ne olurdu?</b></p><p></p><p>NASA, asteroitin olası bir çarpışma durumunda yaratabileceği etkileri de değerlendirdi. Gök taşı, Dünya’ya çarpsaydı 12 milyon ton patlayıcıya eşdeğer bir şiddetle 2 bin kilometrekarelik bir alanı yok edebilirdi.</p><p></p><p>1908 yılında Sibirya’da patlayan bir asteroitin 80 milyon ağacı devirdiği hatırlatılarak, bu tür olayların olası etkileri bir kez daha gözler önüne serildi.</p><p></p><p><b>Yakın geçişlerin ardından daha küçük ziyaretçiler geliyor</b></p><p></p><p>2024 XN1 dışında, daha küçük iki asteroitin de bu günlerde Dünya’nın yakınından geçeceği açıklandı. Ancak bu asteroitlerin boyutlarının ve geçiş mesafelerinin daha küçük olduğu belirtiliyor.</p><p></p><p><b>Uzmanlar ne diyor?</b></p><p></p><p>Uzmanlar, bu tür yakın geçişlerin uzay gözlemleri açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor. Gökbilimciler, Dünya’yı tehdit edebilecek asteroitleri önceden tespit etmenin ve olası tehlikeleri önlemenin insanlık için büyük bir kazanım olduğunu vurguluyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Gelecekteki NASA Başkanı'ndan uzay askeri açıklaması</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gelecekteki-nasa-baskanindan-uzay-askeri-aciklamasi-5368/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gelecekteki-nasa-baskanindan-uzay-askeri-aciklamasi-5368/</id>
<published><![CDATA[2024-12-14T11:20:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-14T11:20:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A57B4-FEDADF-3138F9-06AC8B-A41F2E-5E0079.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Seçilmiş başkan Donald Trump, geçen hafta Isaacman'ın "NASA'yı cesur yeni bir çağa taşıyacağını" söyleyerek teknoloji milyarderini ABD uzay ajansının bir sonraki başkanı olarak aday göstermişti.</p><p></p><p>Uzay Kuvvetleri Birliği'nin, Florida'nın Orlando kentinde düzenlediği Spacepower 2024 konferansında konuşan Isaacman, uzaya daha fazla insan gönderme planlarının ABD ordusunun bazı üyelerini içereceğini söyledi.</p><p></p><p>Isaacman "Bunun kesinlikle kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum" dedi.</p><p></p><p>Amerikalılar alçak Dünya yörüngesinde olacaksa onları koruyacak insanlara ihtiyaç duyacağız.</p><p></p><p>İnsanlığın izleyeceği yol bu. Amerika buna öncülük edecek ve yükseklerde bizi gözeten muhafızlara ihtiyacımız olacak.</p><p></p><p>41 yaşındaki Isaacman, daha önce SpaceX'in Crew Dragon kapsülünde, maliyetini kendi karşıladığı iki görevle uzaya uçmuştu ama ABD hükümeti için çalışmaya başlaması gelecekteki seyahatlerini askıya almasına yol açtı.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Aralik%202024/jared.jpg" alt="jared"></p><p><b><i>Jared Isaacman, 19 Ağustos 2024'te Florida'da, Cape Burnu'ndaki Kennedy Uzay Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşuyor</i></b></p><p></p><p>Isaacman'in NASA'nın yeni başkanı olarak hedeflerinden biri de madencilik, üretim ve enerjiyi içerebilecek bir uzay ekonomisinin kurulmasını sağlamak.</p><p></p><p>Isaacman, Elon Musk'ın SpaceX'i ve Jeff Bezos'un Blue Origin'i gibi özel şirketleri "bir süredir yaptığımızdan başka bir şey keşfetmeye" çağırdı ve "uzay ekonomisinin 60 yıldır aşağı yukarı aynı" olduğunu ekledi.</p><p></p><p>Aday gösterilmesinin ardından Isaacman şöyle demişti:</p><p></p><p>Uzay, üretim, biyoteknoloji, madencilik ve hatta yeni enerji kaynaklarına giden yollarda bile çığır açmak için eşsiz bir potansiyele sahip.</p><p></p><p>Gelişen bir uzay ekonomisinin olacağı kaçınılmaz, bu da sayısız insanın uzayda yaşaması ve çalışması için fırsatlar yaratacak. NASA olarak bu ihtimallerin peşinden tutkuyla gidecek ve insanlığın gerçekten uzay yolculuğu yapan bir uygarlık haline geldiği çağı başlatacağız.</p><p></p><p>Isaacman, uzaya seyahat edecek ilk askeri birliğe dair bir zaman aralığına işaret etmedi ama bunun NASA'nın Artemis programı kapsamında Ay'da kalıcı bir şekilde varlık göstermesiyle eş zamanlı gerçekleşeceğini öne sürdü.</p><p></p><p>NASA'nın müstakbel yöneticisi, ABD askerlerinin uzaya gönderileceğini dile getiren ilk kişi değil. 2020'de emekli Korgeneral John Shaw, Savunma Bakanlığı'nın Dünya dışında komuta merkezleri kuracağını söylemişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/evrendeki-beklenmedik-gelismeyi-ortaya-koydu-3648/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/evrendeki-beklenmedik-gelismeyi-ortaya-koydu-3648/</id>
<published><![CDATA[2024-12-11T05:17:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-12-11T05:17:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_63E2F5-E8C9DE-2DF3AD-00C05A-85DC51-49E009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilim insanları, evrenin genişlemesini etkileyen bilinmeyen bir özelliği olduğunu söyledi.</p><p></p><p>NASA'nın en güçlü uzay gözlemevi olan Webb teleskobundan elde edilen yeni ölçümler, arkasındaki araştırmacılara göre kozmosun en derin gizemlerinden birini açıklamaya katkı sunabilir.</p><p></p><p>Bilim insanları yıllardır evrenimizin alışılmadık bir özelliğini anlamaya çalışıyor. Evren bugün geçmişte olduğundan daha hızlı genişliyor gibi görünüyor ve araştırmacılar bunun nedeninden emin değil.</p><p></p><p>Webb teleskobu artık, daha önce NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından gösterilen bu beklenmedik ölçümleri doğruladı. Bu da teleskobun ölçümlerindeki bir hatadan ziyade evrende bilinmeyen bir şeyler olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Bu, örneğin evrende bilinmeyen güçlerin iş başında olduğu ya da kozmos anlayışımızda yeni fizik gerektirebilecek bir boşluk bulunduğu anlamına gelebilir.</p><p></p><p>Bulgularla ilgili yeni bir makalenin başyazarı Adam Riess, "Evrenin gözlemlenen genişleme hızıyla standart modelin öngörüleri arasındaki tutarsızlık, evren anlayışımızın eksik olabileceğini gösteriyor" dedi.</p><p></p><p>NASA'nın iki amiral gemisi teleskobunun birbirlerinin bulgularını teyit etmesiyle, bu [Hubble gerilimi] sorununu çok ciddiye almalıyız. Bu bir zorluk ama aynı zamanda evrenimiz hakkında daha fazla şey öğrenmek için inanılmaz bir fırsat.</p><p></p><p>Bilim insanları"Hubble sabiti" dedikleri şeyi ya da evrenin genişleme hızını onlarca yıldır hesaplamaya çalışıyor. Ancak son araştırmalar "Hubble gerilimi"nin, yani beklenen hızla ölçümlerin gösterdiği hız arasındaki çelişkilerin ortaya çıkmasını sağladı.</p><p></p><p>Yeni araştırma, teleskobun genişleme ölçümünü doğrulamak için Webb'in ilk iki yılında alınan en büyük veri örneğini inceledi. Bilim insanları süpernovalara sahip galaksilere üç farklı ölçüm tekniğiyle baktı ve ne kadar hızlı hareket ettiklerini incelemek için bunları kullandı.</p><p></p><p>Yeni ölçümlerin Hubble teleskobundan elde edilen önceki ölçümlerle uyumlu olduğunu buldular. Bu da eski teleskobun hata yapmış olma ihtimalini ortadan kaldırıyor ve bunun aslında evrenle ilgili bir şey olduğunu gösteriyor.</p><p></p><p>Araştırmacılar bunun yerine, evrenin nasıl işlediğine dair kabul ettiğimiz mevcut "standart kozmoloji modeli"nde eksik bir şeyler olduğunu öne sürüyor.</p><p></p><p>Bulguları rapor eden "JWST Validates HST Distance Measurements: Selection of Supernova Subsample Explains Differences in JWST Estimates of Local H0" (JWST, HST Mesafe Ölçümlerini Doğruluyor: Süpernova Alt Örnekleminin Seçimi Yerel H0'ın JWST Tahminlerindeki Farklılıkları Açıklıyor) başlıklı makale The Astrophysical Journal adlı akademik dergide yayımlandı.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mars'taki sıvı suyun geçmişi, bir çekmeceden çıktı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstaki-sivi-suyun-gecmisi-bir-cekmeceden-cikti-7235/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/marstaki-sivi-suyun-gecmisi-bir-cekmeceden-cikti-7235/</id>
<published><![CDATA[2024-11-15T05:00:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-11-15T05:00:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B6216D-65F491-C4F608-82B544-6CC007-7F224A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Bilim insanları Kızıl Gezegen'de bir zamanlar sıvı su olduğuna neredeyse emin. Sayısı artan kanıtlar bu ihtimali kuvvetlendirirken suyun hangi zaman aralığında var olduğu ve miktarı hâlâ belirsiz.</p><p></p><p>Araştırmacılar gezegendeki keşif araçlarının edindiği bulguların yanı sıra Mars'tan kopup Dünya'ya düşen meteoritleri de inceleyerek bu soru işaretlerini gidermeye çalışıyor.&nbsp;</p><p></p><p>Yaklaşık 11 milyon yıl önce Mars'a çarpan bir asteroit, gezegenden bazı parçaların uzaya saçılmasına yol açmıştı. Bu parçaların en az biri Dünya'ya ulaşmış ve ABD'deki Purdue Üniversitesi'ndeki bir çekmecede 1931'de ortaya çıkmıştı. Meteoridin oraya nasıl geldiği bilinmiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Üniversitenin yer aldığı şehirden dolayı Lafayette Meteoridi denen göktaşı üzerinde daha önce yapılan incelemelerde, Mars'ta sıvı suyla etkileşime geçtiğine dair işaretler saptanmıştı. Ancak bunun zamanı belirlenememişti.</p><p></p><p>Purdue Üniversitesi Yer, Atmosfer ve Gezegen Bilimleri Bölümü'nden araştırmacılar, yeni bir çalışmada bu soruyu yanıtlamış görünüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Geochemical Perspective Letters adlı hakemli dergide 6 Kasım'da yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, meteoritteki mineralleri tarihlendirmek için helyum ve neon gibi soy gazlardan yararlandı.</p><p></p><p>Araştırmacılar minerallerin tarihini belirleyerek etkileşimin ne zaman gerçekleştiğini anlayabildiklerini söylüyor.</p><p></p><p>Bulgular, minerallerin 742 milyon yıl önce oluştuğuna işaret ediyor. Bilim insanları ayrıca meteoridin Kızıl Gezegen'den Dünya'ya yaptığı yolculuktan etkilenmediğini ve suyla etkileşiminden sonra aynı yapıyı koruduğunu da gösterdi.</p><p></p><p>Yeni araştırma Mars'ta 742 milyon yıl önce sıvı su olduğunu gösterse de araştırmacılar bunun miktarını düşük buldu.</p><p></p><p>Makalenin başyazarı Marissa Tremblay, "Bu dönemde Mars yüzeyinde bol miktarda sıvı su olduğunu düşünmüyoruz" diyerek ekliyor:&nbsp;</p><p></p><p>Daha ziyade suyun permafrost adı verilen yakındaki yeraltı buzunun erimesiyle geldiğini ve permafrost erimesine Mars'ta bugüne kadar düzenli olarak meydana gelen magmatik aktivitenin yol açtığını düşünüyoruz.</p><p></p><p>Bugün zorlu koşullara sahip Mars'ın bir zamanlar sıvı su barındırması, mikrobiyal seviyede de olsa yaşama ev sahipliği yapma ihtimalini ortaya çıkardığı için önem arz ediyor.</p><p></p><p>Yeni araştırma Kızıl Gezegen'in jeolojik geçmişini aydınlatma yolunda yapılan çalışmalara katkı sunmanın yanı sıra meteoritlerin adeta zaman kapsülü gibi kullanılabileceğini de göstermesi açısından kıymetli.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünyanın ilk ahşap uydusu uzaya fırlatıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-ilk-ahsap-uydusu-uzaya-firlatildi-8027/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunyanin-ilk-ahsap-uydusu-uzaya-firlatildi-8027/</id>
<published><![CDATA[2024-11-05T05:07:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-11-05T05:07:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_83F1E4-867061-36B4C1-B8120F-945EDB-2BA808.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Japon bilim insanları tarafından inşa edilen türünün ilk örneği ahşap uydu, gelecekteki Ay ve Mars görevlerinde kereste kullanımını test etmek amacıyla salı günü uzaya fırlatıldı.</p><p></p><p>LignoSat adlı 10 santimlik küp uydu, Kyoto Üniversitesi tarafından Sumitomo Forestry kereste şirketiyle işbirliği içinde yapıldı.</p><p></p><p>Bir SpaceX roketiyle Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmesi ve daha sonra Dünya'dan yaklaşık 400 km yüksekteki bir yörüngeye bırakılması bekleniyor.</p><p></p><p>Araştırmacılar, manolya ağacından yapılan uydunun dayanıklı olduğunu ve tehlikeli uzay ortamına dayanabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>Tutkal ya da vida kullanılmadan geleneksel Japon el sanatları yöntemleriyle inşa edilen uydunun yapımında yararlanılan sürdürülebilir malzeme ve tekniğin uzaydaki enkazı azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtiyorlar.</p><p>&nbsp;</p><p>Kyoto Üniversitesi profesörlerinden Takao Doi, Reuters'a, "Kendi üretebileceğimiz bir malzeme olan keresteyle uzayda sonsuza kadar ev inşa edebilecek, yaşayabilecek ve çalışabileceğiz" diye konuştu.</p><p></p><p>Gelecekte Ay ve Mars dahil olmak üzere uzayda ahşap kullanarak insan yaşam alanları inşa etmeyi hedefliyoruz.</p><p></p><p>Ahşap uzayda Dünya'dakinden daha dayanıklı olabilir çünkü orada çürümesine ya da alev almasına yol açacak oksijen ya da su yok.</p><p></p><p>Kullanımı, giderek büyüyen uzay çöpü sorunuyla mücadeleye de yardımcı olabilir.</p><p></p><p>Araştırmacılar, hizmet dışı bırakıldıklarında ahşap uyduların Dünya atmosferinde geleneksel metal uydulara göre daha kolay yanabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>Dr. Doi, "Metal uydular gelecekte yasaklanabilir. Eğer ilk ahşap uydumuzun çalıştığını kanıtlayabilirsek, bunu Elon Musk'ın SpaceX şirketine sunmak istiyoruz" diyor .</p><p></p><p>Öncü uydu uzaya fırlatıldıktan sonra 6 ay yörüngede kalacak.</p><p></p><p>Uydunun elektronik bileşenleri, ahşabın, sıcaklıkların her saat büyük dalgalanmalar gösterebildiği ekstrem uzay ortamına ne kadar iyi dayandığını ölçecek.</p><p></p><p>Araştırmacılar, uydunun uzayda nasıl davrandığı, örneğin malzemenin iç sıcaklığındaki değişiklikler ve manyetik özelliklerinin yanı sıra düşük yerçekimli ortamlarda genişleme ve daralma miktarı hakkında veri toplamayı umuyor.</p><p></p><p>Dr Doi, "Modası geçmiş gibi görünebilir ancak ahşap aslında uygarlık Ay ve Mars'a doğru ilerlerken en son teknolojidir" dedi.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Baba kız, Mars'tan gelen "uzaylı" mesajını çözdü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/baba-kiz-marstan-gelen-uzayli-mesajini-cozdu-8521/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/baba-kiz-marstan-gelen-uzayli-mesajini-cozdu-8521/</id>
<published><![CDATA[2024-11-02T05:34:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-11-02T05:34:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7816C0-8D1B11-85E49E-A46505-375B1F-98393C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NASA, insanların başka bir dünyadan gelen bu tür bir kodu nasıl yorumlayacağını gözlemlemek amacıyla Dünya'ya bir uzaylı mesajı gönderme simülasyonu içeren bir proje için SETI Enstitüsü ve medya sanatçısı Daniela de Paulis'le işbirliği yapmıştı.</p><p></p><p>"Uzaylı" mesajı, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) desteğiyle küçük bir grup gökbilimci ve bilgisayar bilimcisiyle birlikte geliştirilmişti.</p><p></p><p>Şifrelenmiş mesaj, NASA'nın Kızıl Gezegen'in etrafında dönen yörünge aracı ExoMars'tan Mayıs 2023'te ışınlanmış ve SETI Enstitüsü halkı mesajı çözmeye davet etmişti.</p><p></p><p>Birkaç ay boyunca binlerce kişi uzaylı kodunu çözmeye çalışarak fikirlerini çevrimiçi forumlarda paylaştı.</p><p></p><p>Mesaj, siyah bir arka plan üstünde 5 küme halinde düzenlenmiş şifreli beyaz noktalardan oluşuyordu.</p><p></p><p>Baba kız ikilisi Ken ve Keli Chaffin "saatler ve günler boyunca durmaksızın" simülasyonlar yürüttükten sonra nihayet şifreyi çözdü ancak mesajın ne anlattığı hâlâ tartışmaya açık.</p><p></p><p>Sinyalden elde edilen "blokların" hidrojen, karbon, nitrojen ve oksijenin atom numaralarını temsil eden 1, 6, 7 veya 8 "piksele" sahip olduğunu buldular.</p><p></p><p>İkili, ExoMars sinyallerindeki "uzaylı" mesajının, proteinin yapıtaşları olan amino asit moleküllerini sembolize ettiğini başarıyla saptadı.</p><p></p><p>Avrupa Uzay Ajansı'nın blog yazısında belirttiği üzere baba kız, mesajı hücre oluşumunu sembolize eden bir mesaj diye tanımladı.</p><p></p><p>Keşfinin görüntüsünü paylaşan baba şöyle yazdı:&nbsp;</p><p></p><p>Çözdüğüm mesaj şu: Evrensel (umarım) organik moleküler diyagram notasyonunda gösterilen 5 amino asit ve kümelerle moleküler diyagramlar arasında görünen tek başına birkaç piksel noktasından oluşan basit bir görüntü.</p><p></p><p>Artık mesajın şifresi çözüldüğü için projenin bir sonraki adımı, onu yorumlamak ve ne iletmek istediğini belirlemek ki bu hâlâ yoruma açık.</p><p></p><p>"Dünya dışı zekanın bu işareti bir yıkım planı mı yoksa barışçıl bir mesaj mı? Uzaylı bir uygarlıkla ilk temasa hazır mıyız?" diyen ESA, halkın fikirlerini internet üzerinden paylaşabileceğini de ekledi.</p><p></p><p>Katılımcıların mesajı yorumlarken kullandığı yöntemin açıklamasını da eklemesi gerekiyor; böylece mesaj kopyalanıp doğrulanabilecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mahsur kalan astronotları kurtarmada ciddi sorun</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mahsur-kalan-astronotlari-kurtarmada-beklenmedik-sorun-2256/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mahsur-kalan-astronotlari-kurtarmada-beklenmedik-sorun-2256/</id>
<published><![CDATA[2024-10-01T05:19:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-10-01T05:19:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9AFB9A-C57136-732EAC-295660-D84E80-1B8E3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) mahsur kalan iki astronotun kurtarma görevinin kalkışındaki bir arızanın ardından Falcon 9 roketlerini geçici olarak durdurdu.</p><p></p><p>Cape Canaveral Uzay Üssü'nden gerçekleştirilen fırlatma, Crew Dragon isimli uzay aracını UUİ'ye ulaştırdı. NASA astronotları Butch Wilmore ve Sunita Williams, Boeing Starliner araçları arıza yaparak Dünya'ya mürettebatsız dönmek zorunda kaldığından beri UUİ'de mahsur kalmış durumda.</p><p></p><p>SpaceX, Falcon 9'un, Crew Dragon'ı yörüngeye yolladıktan sonra Dünya'ya dönerken ikinci aşamada bir sorunla karşılaştığını söyledi.</p><p></p><p>Şirket, fırlatmanın ardından X'te (Twitter) "Crew-9'un bugünkü başarılı fırlatılışının ardından Falcon 9'un ikinci aşaması planlandığı şekilde okyanusa atıldı ancak yörüngeden çıkmada normal olmayan bir yanma yaşandı" diye paylaştı.</p><p></p><p>Sonuçta, ikinci aşama güvenli bir biçimde okyanusa indi fakat planlanan alanın dışına çıktı. Temel sebebi daha iyi anladıktan sonra fırlatmalara devam edeceğiz.</p><p></p><p>Dragon kapsülü başarıyla UUİ'ye kenetlendi ve şubatta astronotları Dünya'ya geri getirmesi bekleniyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Ekim%202024/falcon-i.jpg" alt="falcon-i"></p><p>Son Falcon 9 fırlatması, bu seneki 90. fırlatmaydı ve SpaceX, 2024'te halihazırda 96 yörünge fırlatması gerçekleştirerek 2023'teki rekoruna ulaştı.</p><p></p><p>Bir sonraki Falcon 9 fırlatmasının, uzaya Starlink uyduları ulaştırmak için pazar günü gerçekleşmesi planlanıyordu fakat görev, sorun çözülene kadar askıya alındı.</p><p></p><p>SpaceX'in an itibarıyla inşa ettiği en büyük roket olan yeni nesil Starship'in fırlatması da denetimciler güvenlik ve çevre kontrollerini tamamlayana kadar askıya alındı.</p><p></p><p>ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) SpaceX'in görev profilini değiştirmesi sebebiyle, bir sonraki Starship fırlatmasını kasımın sonlarına dek ertelediğini söylemişti.</p><p></p><p>Bir FAA sözcüsü, The Independent'a "SpaceX'in Starship'in 4. uçuş fırlatmasına yetki veren mevcut lisansı, aynı araç özelliklerine ve görev profillerine sahip bir dizi uçuşa da izin veriyor. SpaceX, Starship'in 5. uçuş fırlatma teklifinde ikisini de değiştirmeyi seçerek daha detaylı bir değerlendirmeyi tetikledi" diye açıklamıştı.</p><p></p><p>Bununla birlikte SpaceX, ağustosun ortasında 5. uçuşun çevreye etkisinin geçmişte değerlendirildiğinden daha geniş bir alanı kapsayacağını açıklayan yeni bilgiler iletti. Bu durum, FAA'nin diğer ajanslarla iletişime geçmesini gerektiriyor. FAA fırlatma yetkisi vermeden önce SpaceX'in tüm güvenlik, çevre ve diğer lisans gerekliliklerini yerine getirmesi gerekiyor.</p><p></p><p>Geçen sene FAA, güvenlik ihlali iddiasıyla SpaceX'in iki fırlatmasına 633 bin dolarlık para cezası kesmişti.</p><p></p><p>SpaceX'in patronu Elon Musk, FAA'yi "denetleme yetkisinin ötesine geçmekle" suçlayarak denetim kurumuna dava açacağını iddia etmişti.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kardan adam Dünya'nın yakınından geçti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kardan-adam-seklinde-asteroit-dunyanin-yakinindan-gecti-8497/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kardan-adam-seklinde-asteroit-dunyanin-yakinindan-gecti-8497/</id>
<published><![CDATA[2024-09-27T02:15:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-27T02:15:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F5C5CB-95E825-1E5953-C2DFE4-52C219-2A381F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>2024 ON diye adlandırılan ve bir stadyum boyutundaki taş, Dünya'nın yaklaşık 1 milyon kilometre yakınından, yani Dünya'yla Ay arasındaki mesafenin hemen hemen 2,6 katı uzaklıktan güvenli bir şekilde yuvarlanarak geçti.</p><p></p><p>Hawaii'de Mauna Loa'daki Asteroit Karasal Çarpma Son Uyarı Sistemi'nin (ATLAS) ancak temmuzda tespit edebildiği asteroit, devasa boyutuyla (yaklaşık 300 metre genişliğinde) Dünya'ya yakın cisimlerin yüzde 99'undan daha büyük.</p><p></p><p>Araştırmacılar, fıstık şeklindeki göktaşının muhtemelen iki yuvarlak lobdan meydana gelen, "temaslı ikili" denen bir asteroit türü olduğunu ve birbirinden "belirgin bir boyunla" ayrıldığını, yani iki lobdan birinin diğerinden yaklaşık yüzde 50 daha büyük olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Asteroit, büyük ihtimalle çağlar önce, iki göktaşının birbirine çok yaklaşması sonucunda yerçekimlerinin onları birleştirmesiyle oluştu.</p><p></p><p>Bilim insanları, Dünya'ya yakın asteroitlerden, 200 metreden daha büyük olanlarının en az yüzde 14'ünün benzer bir temaslı ikili şekle sahip olduğunu söylüyor.</p><p></p><p>Yeni görüntüler, asteroidin yaklaşık 350 metre uzunluğunda olduğuna ve yüzeyinde 3,6 metreyi geçen kayalar bulunduğuna işaret ediyor.</p><p></p><p>Son gözlemlerde, asteroidin neredeyse 6 saatte yaklaşık yüzde 90 oranında döndüğü görülüyor.</p><p></p><p>Asteroit, "tehlikeli olabilecek cisim" diye sınıflandırıldığı halde, 17 Eylül'de Dünya'nın yakınından geçerken bir tehdit yaratmadı.</p><p></p><p>NASA "tehlikeli olabilecek" terimini, Dünya'nın Güneş'in etrafındaki yörüngesine 7,5 milyon kilometre yaklaşan tüm asteroitler için kullanıyor.</p><p></p><p>Son radar görüntülerinden yola çıkarak yapılan yeni ölçümler, araştırmacıların asteroidin Dünya'ya uzaklığıyla ve onlarca yıl boyunca gelecek hareketleriyle ilgili belirsizlikleri azaltmasını sağladı.</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/asteroid-i.jpg" alt="asteroid-i"></p><p><b>2024 ON isimli asteroit, Dünya'nın yakınından geçerken görüntülendi</b></p><p></p><p>Araştırmacılar, asteroidin yakın gelecekte de gezegene bir zarar vermeyeceğini söylüyor.</p><p></p><p>Halihazırda en az bir şehri tamamen yok etme potansiyeli taşıyan yaklaşık 25 bin asteroit keşfedildi.</p><p></p><p>Ancak bilinen asteroitlerin rotalarının güncel hesaplamaları, bu 100 yılda hiçbirinin gezegene risk teşkil etmeyeceğini gösteriyor.</p><p></p><p>Öte yandan tahmin edilen geçişlerinden yalnızca günler veya haftalar önce keşfedilen asteroitlerle bir dizi yakın karşılaşma da yaşanmıştı.</p><p></p><p>Ayrıca asteroitlerin Dünya'ya doğru ilerlediğinin, gezegenin atmosferine girmelerinden sadece saatler önce fark edildiği vakalar da olmuştu.</p><p></p><p>Hükümetler, bu tür tehlikeli olabilecek cisimleri saptamak ve Dünya'yı bunlardan korumanın yollarını geliştirmek üzere çalışıyor.</p><p></p><p>Bu yöntemlerden biri olan Avrupa Uzay Ajansı'nın Neomir gözlemevinin, 2030'da fırlatılması ve Güneş'le Dünya arasında dönerek asteroitler için erken bir uyarı sistemi işlevi görmesi planlanıyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İlk ticari uzay yürüyüşünü tamamlayan astronotlar döndü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-ticari-uzay-yuruyusunu-tamamlayan-astronotlar-dondu-4644/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-ticari-uzay-yuruyusunu-tamamlayan-astronotlar-dondu-4644/</id>
<published><![CDATA[2024-09-15T07:34:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-09-15T07:34:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F5624E-8D6D07-96DC13-FCBD1C-211C9C-049488.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Dragon kapsülünün Pazar sabahı Florida kıyılarına yaptığı iniş ABD merkezli uzay taşımacılığı şirketi SpaceX tarafından canlı yayınlandı.</p><p></p><p>SpaceX, X'te "Dragon'un iniş yaptığı doğrulandı! Dünya'ya hoş geldiniz" yazdı.</p><p></p><p>ABD uzay ajansı NASA, görevin ticari uzay endüstrisi için büyük bir sıçrama anlamına geldiğini söyledi.</p><p></p><p>Mürettebat beş gün boyunca, uzay görevlerinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin araştırılması ve Dragon Uzay Aracı ile Space X'in Starlink uydusu arasındaki lazer iletişiminin test edilmesi de dahil olmak üzere 40'tan fazla deney yaptı.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/1b614640-735c-11ef-b2ed-b9a56808f925.jpg.jpg" alt="1b614640-735c-11ef-b2ed-b9a56808f925.jpg"></p><p><b><i>Mürettebatı oluşturan Jared Isaacman, Scott Poteet, Sarah Gillis ve Anna Menon.</i></b></p><p></p><p>Milyarder Jared Isaacman'ın liderliğindeki dört kişilik sivil ekip, uzay çalışmalarının devam ettiği elli yıldan uzun bir süre boyunca herhangi bir insanın uzayda gittiği en uzak noktaya seyahat etti.</p><p></p><p>Emekli bir ABD Hava Kuvvetleri pilotu olan Scott Poteet ve SpaceX çalışanları Sarah Gillis ile Anna Menon da mürettebattaydı.</p><p></p><p>Görevi aynı zamanda finanse eden teknoloji milyarderi Jared Isaacman, tarihte uzay yürüyüşü yapan ilk sivil astronot oldu.</p><p></p><p>Onu mühendis Gillis izledi.</p><p></p><p>Bu uçuştan önce, yalnızca hükümet tarafından finanse edilen uzay ajanslarından astronotlar bunu denemişti.</p><p></p><p>Uzay yürüyüşü canlı yayınlandı ve iki mürettebat Dragon kapsülünden çıkarak Dünya'nın 700 km üzerinde süzüldü.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Eylul%202024/9afcba90-7340-11ef-b282-4535eb84fe4b.jpg.jpg" alt="9afcba90-7340-11ef-b282-4535eb84fe4b.jpg"></p><p><b><i>1972'deki son Apollo Görevi'nden bu yana herhangi bir insanın uçtuğu en yüksek noktaya ulaştı.</i></b></p><p></p><p>Isaacman, ilk adımlarını atarken "Evde hepimizin yapacak çok işi var ama buradan yeryüzü kesinlikle mükemmel bir dünya gibi görünüyor" dedi.</p><p></p><p>Dragon'un hava kilidi yok, bu nedenle mürettebat uzay yürüyüşü sırasında uzay boşluğunu yaşadı.</p><p></p><p>Yeni teknolojiyle donatılmış yenilikçi astronot kıyafetleri sayesinde daha önce denenenlerden daha yüksek bir uzay yürüyüşü yapılabildi.</p><p></p><p>Eğitimli bir kemancı olan Gillis, Dünya'daki orkestralarla birlikte "Star Wars: The Force Awakens" filminden "Rey's Theme" parçasını çaldı.</p><p></p><p>Kemanının sesi, uydu ağının uzayda bağlantı sağlama potansiyelini test etmek için SpaceX'in Starlink'i kullanılarak Dünya'ya geri gönderildi.</p><p></p><p>Görev, 1972'deki son Apollo Görevi'nden bu yana herhangi bir insanın uçtuğu en yüksek nokta olan 1.400 km'lik maksimum irtifaya ulaşarak tarihe geçti.</p><p></p><p>Polaris Dawn görevi Isaacman ve SpaceX'in işbirliğinde planlanan üç Polaris görevinin ilki oldu.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Astronotlar uzayda 'mahsur' kaldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/astronotlar-uzayda-mahsur-kaldi-1901/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/astronotlar-uzayda-mahsur-kaldi-1901/</id>
<published><![CDATA[2024-08-15T05:13:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-15T05:13:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D6EEAA-33AAA4-7E7562-B5C605-322539-C58E69.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>NASA'nın uzay operasyonları misyonu yöneticisi Ken Bowersox, bir basın toplantısında astronotların dönüşüyle ilgili bir tarih vermekten kaçındı. Boeing Starliner mekiğinde tespit edilen arıza nedeniyle astronotların planlanan dönüşü defalarca ertelendi. Bowersox, dönüş tarihiyle ilgili kararın birkaç hafta içinde alınacağını belirtti ancak karar için acele edilmediğinin altını çizdi.</p><p></p><p><b>Alternatif kurtarma planları masada</b></p><p></p><p>Bowersox, astronotları kurtarmak için farklı seçenekler üzerinde çalışıldığını ifade etti. En dikkat çeken seçeneklerden biri, SpaceX'in Şubat 2025'te planlanan seferinde, dört astronot yerine iki koltuğun boş bırakılarak Wilmore ve Williams'ın bu mekikle Dünya'ya getirilmesi. Ayrıca arızalı Boeing mekiğinin boş olarak Dünya'ya dönmesi de seçenekler arasında değerlendiriliyor.</p><p></p><p><b>Boeing Starliner’da süregelen sorunlar</b></p><p></p><p>Boeing'in Starliner mekiği, 5 Haziran'da uzaya fırlatıldı ancak hemen ardından helyum sızıntısı tespit edildi. Mekikte yapılan incelemelere rağmen sorunun kaynağı bulunamadı ve bu nedenle astronotların dönüşü dört kez ertelendi. Bu durum, NASA’nın güvenlik kaygılarını artırırken, astronotların dönüşü için alınacak kararın önemini de vurguluyor.</p><p></p><p><b>NASA’dan ‘Zamanımız var’ mesajı</b></p><p></p><p>Bowersox, "Starliner'ı eve getirmek için zamanımız var ve bu zamanı akıllıca kullanmak istiyoruz" diyerek, kararın aceleye getirilmemesi gerektiğini belirtti. NASA, astronotların güvenli bir şekilde Dünya'ya dönmesi için tüm seçenekleri titizlikle değerlendirmeye devam ediyor.</p><p></p><p>Astronotlar Wilmore ve Williams'ın nasıl ve ne zaman yeryüzüne döneceği sorusu, dünya genelinde merakla bekleniyor. NASA'nın önümüzdeki haftalarda alacağı karar, hem astronotların kaderini belirleyecek hem de uzay operasyonları tarihinde önemli bir yer edinecek.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzayda mahsur kalan astronotlara ne oluyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-mahsur-kalan-astronotlara-ne-oluyor-3522/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-mahsur-kalan-astronotlara-ne-oluyor-3522/</id>
<published><![CDATA[2024-08-13T04:46:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-08-13T04:46:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A26DCA-FE27B6-C59651-6769BE-CC3970-90F9A4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Deneme uçuşu için Boeing’in yeni Starliner uzay aracı ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) doğru 5 Haziran'da yola çıkan Sunita Williams ve Butch Wilmore’un birkaç gün içinde dönmesi planlanıyordu ancak arızalar nedeniyle şimdi kapsülün Dünya’ya geri dönemeyebileceğinden endişe ediliyor.</p><p></p><p>Bu, astronotların uzayda mahsur kaldığı ilk görev değil.</p><p></p><p>Peki uzayda sıkışıp kalan astronotlara ne oluyor?</p><p></p><p><b>Starliner uzay aracına ne oldu?</b></p><p></p><p>NASA yetkilileri, geçtiğimiz Çarşamba günü yaptıkları açıklamada Starliner’ın mekiğindeki itici takımlarda sızıntı tespit ettiklerini, bazı roket motorlarının da çalışmadığını açıkladı.</p><p></p><p>Mühendisler, yeryüzünde yapılan testlere rağmen yaşanan sorunların nedenini anlamaya çalışıyor.</p><p></p><p>Uzayda ve yörüngede yapılan testlerde motorların çalışıyor olması ise kafaları iyice karıştırıyor.</p><p></p><p>Mühendisler tahrik sisteminin doğru çalıştığından emin olana kadar, Williams ve Wilmore’un Dünya’ya kısa süre içinde geri getirilmesi pek mümkün görünmüyor.</p><p></p><p>Uzay mekiğinin astronotlar olmadan bağımsız bir şekilde Dünya’ya geri yollanması da değerlendirilse de, bu konuda nihai bir karar verilmedi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/46edb6c0-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd.jpg" alt="46edb6c0-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd"></p><p><b><i>Sunita Williams ve Butch Wilmore'un Dünya'ya önümüzdeki yıla kadar geri dönemeyebileceği belirtiliyor</i></b></p><p></p><p>NASA’nın uzay görevlerinden sorumlu yetkilisi Ken Bowersox “Starliner’ın mürettebatsız döndürülmesi ihtimali, son bir iki haftada yaşananlar nedeniyle arttı” diyor.</p><p></p><p>Bowersox bir noktada iki astronotun evlerine döndürülmesi gerektiğini vurgulasa da, yakın zamanda bunun mümkün olmayacağı anlaşılıyor.</p><p></p><p>Eğer Starliner mürettebatsız dönerse, NASA, dört kişilik SpaceX Crew Dragon uzay aracını gönderip astronotları alabilir. Bu durumda Williams ve Wilmore’un Şubat 2025’e kadar ISS’te kalması ve SpaceX aracında gelecek iki astronotla beraber geri dönmesi bekleniyor.</p><p></p><p>İstasyonda Dünya’ya Eylül ayında dönmesi planlanan dört astronot daha görevine devam ediyor.</p><p></p><p>Üç kozmonotla beraber toplam yedi kişinin bulunduğu istasyonda ekstra insan olmasının daha fazla iş yapılmasını sağladığını, ancak bunun sonucunda stok tüketiminin de daha fazla olduğunu vurgulayan Bowersox, “Bir noktada normal mürettebat sayımıza dönmemiz gerek” diye de ekliyor.</p><p></p><p><b>Hangi koşullarda kalıyorlar?</b></p><p></p><p>Aslında Starliner mahsur kalmak için çok da kötü bir yer değil.</p><p></p><p>Space Boffins podcastine konuk olarak 2020-2021 yılları arasında Starliner’da geçirdiği altı aylık görevi nasıl tamamladığını anlatan NASA astronotu Victor Glover, araçta “yedi yatak odası ve üç banyo” olduğunu söyledi.</p><p></p><p>Araçta su kaynakları bol ve yakın zamanda tüketim maddelerine takviye amacıyla yapılan bir uzay görevi sonrası gıda kaynağı da gereğinden bile fazla.</p><p></p><p>Aracın içi biraz kalabalık olsa da, astronotların camdan gördükleri Dünya manzarası muazzam.</p><p></p><p>Uzay görevlerini takip eden Florida merkezli haber sitesi SpaceUpClose’un kurucusu Ken Kremer, “Oradaki astronotlar gayet mutlu. Çoğu insan mahsur kaldıklarını düşünüyor ama durum öyle değil” diyor.</p><p></p><p>Kremer, “Yaşanan sorunları küçümsemiyorum ama zaten bu misyon en başta da sekiz gün olarak hesaplanmış olamazdı. İki astronot da daha önce altı aylık görevlerde yer aldılar ve bu defa daha uzun bir görev için yollanmaları gerekirdi” diye açıklıyor.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/eb19e980-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd.jpg" alt="eb19e980-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd"></p><p>Çoğumuz yolculuğumuz iptal olduğunda ya da hava alanındayken uçuşumuz ertelendiğinde öfkeleniyoruz.</p><p></p><p>Bu gibi beklenmedik durumlar için dünyadaki en hazırlıklı insanlar ise, bu konuda eğitimli olan astronotlar.</p><p></p><p>Glover, astronotları “profesyonel risk alıcılar” diye nitelendiriyor.</p><p></p><p>Williams ve Wilmore da NASA'nın en deneyimli astronotları arasında.</p><p></p><p>İkisi de uzmanlıklarını Starliner’ı testlere tabii tutarak kullanıyor ve bu koşullar altında ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.</p><p></p><p>Astronotlar uzay istasyonunun bakımını üstlenmekle kalmayıp, uzay giysilerini tamir ediyor, bilimsel deneyler yapıyorlar. Paris'teki Olimpiyatları bile takip ettiler.</p><p></p><p>Uzay aracının içindeki işleyişi iyi bildikleri için de gıda kaynaklarının yönetilmesinden ekipmanların bulunduğu rafların derin temizliğine pek çok görevi üstlenebiliyorlar.</p><p></p><p>Normalde uzay istasyonunda astronotların ter ve idrarı yeniden dönüştürülerek içme suyu üretiliyor ancak son arızalar nedeniyle idrarları depolamak zorunda kaldılar.</p><p></p><p>Bu da zaten iki ek astronot yüzünden kalabalık olan uzay aracını daha da sıkışık hale getirdi.</p><p></p><p>Astronotlar Williams ve Wilmore, yanlarında getirdikleri yedek parçalar ve takviye amaçlı ek ekipmanlarıyla beraber sistemin tamir edilmesini bekliyorlar.</p><p></p><p>Bu gibi beklenmedik durumların nadiren trajediye dönüştüğü uzay istasyonundaki herkes, gösterdikleri profesyonel yaklaşımla istasyonun başarısını da ortaya koydu.</p><p></p><p>Kasım 2000’den bu yana istasyonun hiç boş kalmadığını da unutmamak gerek.</p><p></p><p><b>Rus kozmonot da mahsur kalmıştı</b></p><p></p><p>Öte yandan astronotların uzayda beklenenden daha uzun kaldığı geçmişteki vakalara bakılırsa, Williams ve Wilmore için hayat çok daha zor olabilirdi.</p><p></p><p>Örneğin Mayıs 1991’de Mir uzay istasyonuna göreve giden Sovyet kozmonot Sergey Krikalyov, birkaç ay kalmayı beklerken neredeyse bir yıl uzayda durmak zorunda kalmıştı.</p><p></p><p>İngiliz astronot Helen Sharman’ın da dahil olduğu uzay görevinin ilk haftalarında her şey planlandığı gibiydi.</p><p></p><p>Tüm bunlar olurken, Krikalyov’un ülkesi dağılmak üzereydi.</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Agustos%202024/b6b2fec0-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd.jpg" alt="b6b2fec0-58ba-11ef-aebc-6de4d31bf5cd"></p><p><b><i>Sovyet kozmonot Sergey Krikalyov</i></b></p><p></p><p>Ağustos 1991’de Sovyet lider Mihail Gorbaçov’a karşı bir darbe girişiminde bulunan komünistler tanklarla Moskova sokaklarındaydı.</p><p></p><p>2019’da bir röportaj yaptığım Krikalyov, o dönem eşi ile karşılıklı olarak birbirleri için endişelendiklerini söylemiş, “Yerde tüm bu çalkantılar ve istikrarsızlıklar yaşanırken elbette biz de arkadaşlarımız, akrabalarımız, anne babalarımız için kaygılanıyorduk” demişti.</p><p></p><p>Gerçekten de uzay görevinin başlamasından dört ay sonra Sovyetler Birliği dağıldı.</p><p></p><p>Uzaya tedarik uçuşları devam etti ancak Krikalyov ve istasyondaki diğer kozmonot Aleksandr Volkov’un Dünya’ya dönüp dönemeyeceği meçhuldü.</p><p></p><p>Krikalyov, “İstasyonda olduğumuzu unuttuklarına dair hikayeler kulağıma gelmişti. Oysa her gün merkezle iletişim halindeydik ve yapmamız gereken deneyler, elimizde de gereken gıda ve su kaynakları vardı. Aslında her şey tam zamanında ilerliyordu” diye anlattı.</p><p></p><p>Dünya’dan ayrıldıktan bir yıla yakın süre sonra Krikalyov, yeni ana vatanı olan Rusya’ya döndü.</p><p></p><p><b>Astronotlar tehlikede mi?</b></p><p></p><p>Starliner’daki arızalara ilişkin incelemeler devam ederken, Sunita Williams ve Butch Wilmore’un durumu herhangi bir paniğe neden olmuyor.</p><p></p><p>NASA’nın birkaç hafta içinde uzay aracını mürettebatlı ya da mürettebatsız eve geri uçurma konusunda nihai kararı vermesi bekleniyor.</p><p></p><p>Öte yandan ikili Eylül ayında Dünya’ya dönmeyi başarsa da, özellikle Ay ve ötesine çok daha gelişmiş uzay araçlarıyla görevler düzenlenmesi beklenirken, gelecekte bu tarz beklenmedik olayların yeniden yaşanması olası.</p><p></p><p>1972’den beri Dünya yörüngesinin ötesine yapılacak ilk görev için Artemis 2’nin pilotluğunu yapması planlanan Victor Glover, “Yaptığımız iş sanki rutin bir görevmiş izlenimi verirsek, hem kamuya hem de mesleğimize kötülük yapmış oluruz. Gelecekte Starliner’ı 10’uncu kez uçurduğumuzda da görevimiz bugünkü kadar karmaşık ve zor olacak” diyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uranüs'ün uydusundaki gizli okyanus</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uranusun-uydusundaki-gizli-okyanus-9185/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uranusun-uydusundaki-gizli-okyanus-9185/</id>
<published><![CDATA[2024-07-27T05:01:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-27T05:01:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CA4DB5-942531-5F436B-CA646D-430E58-262FB6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Büyük ölçüde buz ve kayadan meydana gelen Ariel'in yüzeyi yüksek miktarda karbondioksit içeriyor. Fakat gökbilimciler, buz biçimindeki bu karbondioksitin oraya nasıl geldiğini bilmiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Güneş'e Dünya'dan en az 20 kat daha uzaktaki Uranüs ve uydularında karbondioksit gaza dönüşerek uzaya kaçıyor. Bu nedenle Ariel'in yüzeyindeki karbondioksiti sürekli yenileyen bir süreç olması gerekiyor.&nbsp;</p><p></p><p>Daha önceki çalışmalarda Uranüs'ün manyetosferindeki elektrik yüklü parçacıklarla Ariel'in yüzeyi arasındaki etkileşim sonucu karbondioksitin yenilendiği öne sürülmüştü.&nbsp;</p><p></p><p>Yeni bir çalışmadaysa bilim insanları bu sürecin uydunun dışında değil içinde gerçekleşebileceği sonucuna vardı. NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'nu (JWST) kullanarak beklenmedik keşifler yapan ekip, uydunun bir su okyanusu barındırabileceğini söylüyor.</p><p></p><p>The Astrophysical Journal Letters adlı hakemli dergide çarşamba günü yayımlanan araştırmada JWST'nin, Ariel'den yayılan ışığın spektrumuna dair gözlemleri incelendi.&nbsp;</p><p></p><p>Kimyasal elementler ve moleküller ışığı kendilerine özgü bir biçimde emip yaydığı için spekturumda bazı işaretler bırakıyorlar.</p><p></p><p>Bilim insanları JWST gözlemlerini, laboratuvarda simüle edilmiş kimyasal karışımların spektrumlarıyla karşılaştırdı. Ariel'in, Güneş Sistemi'nde karbondioksit bakımından en zengin birikintilerden birine ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı.&nbsp;</p><p></p><p>Ariel'in kendi ekseninde dönüş süresi, Uranüs'ün etrafında dönüş süresiyle aynı olduğu için uydunun bir yüzü hiçbir zaman gezegene bakmıyor. Son çalışmada uydunun bu tarafındaki buz tabakasının, karbondioksit miktarı nedeniyle 10 milimetre kalınlaştığı saptandı.&nbsp;</p><p></p><p>Araştırmacılar ayrıca uyduda karbonmonoksit birikintisine dair ilk kez net işaretler elde etti. Bilim insanları karbonmonoksitin bu şekilde varlığını sürdürmesi için ortam sıcaklığının -245 derecede kalması gerektiğini söylüyor. Ariel'in ortalama yüzey sıcaklığıysa 18 derece. Çalışmaya liderlik eden Richard Cartwright "Orada olmaması gerekirdi" diyerek ekliyor:</p><p></p><p>Hiç şüphesiz karbonmonoksitin aktif bir şekilde yenilenmesi gerekiyor.</p><p></p><p>Bilim insanları bu yenilenmenin kısmen Uranüs'ün manyetosferindeki parçacıklarla girilen etkileşimle açıklanabileceğini fakat böyle bir miktarın arkasında başka bir süreç olması gerektiğini ifade ediyor.</p><p></p><p>Ariel'in yüzeyindeki karbondioksit ve karbonmonoksitin büyük bir bölümü, uydunun yüzeyinin altında saklanan bir okyanustan geliyor olabilir.</p><p></p><p>Araştırmacılar bu bileşiklerin, yüzeydeki buz tabakasındaki çatlaklardan veya buzlu su püskürten patlamalar yoluyla yukarı çıkabileceğini öne sürüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Kayaların sıvı suyla etkileşimi sonucu ortaya çıkan karbonat minerallerine dair belirtiler de gözlemlenmesi, okyanus teorisini güçlendiriyor. Fakat bu gözlemin doğrulanmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Cartwright ekliyor:</p><p></p><p>Eğer bu karbonat özelliğine ilişkin yorumumuz doğruysa, bu epey büyük bir sonuç çünkü iç kısımda oluşması gerektiği anlamına geliyor.</p><p></p><p>Yeni araştırma, yeterince incelenmeyen Uranüs ve uydularına daha yakından bakılması gerektiğini gösteriyor.</p><p></p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kızıl Gezegen'de yaşamın olası izlerini bulundu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kizil-gezegende-yasamin-olasi-izlerini-bulundu-1469/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kizil-gezegende-yasamin-olasi-izlerini-bulundu-1469/</id>
<published><![CDATA[2024-07-26T05:17:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-26T05:17:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_25B5B7-3F897B-AC2427-E22638-5333D4-88CD1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Zira Cheyava Falls adını verdikleri, 60'a 90 santimetre boyutlarındaki kayada, milyarlarca yıl önce Mars'ta yaşamın var olduğunu gösterebilecek izler gördüler.&nbsp;</p><p></p><p>Bu izleri, gezegenin hâlâ sıcak ve sulara sahip olduğu dönemdeki mikroplar yaratmış olabilir.&nbsp;</p><p></p><p>Bilim insanları fosilleşmiş organizmaya dair bir emare görmese de NASA ekibinden Kathryn Stack Morgan, incelenen taştaki biyolojik kökeni olabilecek izlere işaret ederek şöyle diyor:</p><p></p><p>Şunu diyoruz: Mars'taki muhtemel bir biyoimzaya sahibiz.</p><p></p><p>NASA görevinde çalışan bilim insanlarından Kenneth Farley de şu yorumu yapıyor:</p><p></p><p>Şimdiye kadar topladığımız taşlar arasında en ilgi çekicisi. Eğer Dünya'ya getirilebilirse Mars'ta yaşamın hiç görülüp görülmediğine dair soruyu cevaplandırma potansiyeline sahip.</p><p></p><p>Perseverance, incelediği kayada organik moleküller saptadı.</p><p></p><p>Ayrıca kalsiyum sülfata rastlandı ki akan suyun belirtisi olarak görülüyor.</p><p></p><p>İkisi de hayatın yapıtaşlarının Kızıl Gezegen'de olabileceğini gösteriyor.&nbsp;&nbsp;</p><p></p><p>Kayadaki leopar desenine benzeyen bir milimetre çapındaki izlerin etrafındaki siyah halkalar da demir fosfat içeriyor.</p><p></p><p>Bu leopar desenine yol açan kimyasal reaksiyonların, mikropların yaşamasını sağlayacak enerjiyi de vermiş olabileceği düşünülüyor.&nbsp;</p><p></p><p>Perseverence ekibinden Morgan Cable, "Daha önce bu üç şeyi Mars'ta bir arada hiç görmemiştik" diyor.&nbsp;</p><p></p><p>Bilim insanları, Mars'ın atmosfer, iklim ve akan sulara sahip olduğu dönemde canlı yaşamının olup olmadığını anlamak için bu gezegendeki kayaları inceliyor</p><p></p><p><img src="https://birlesikbasin.com/uploads/Temmuz%202024/mars-i.jpg" alt="mars-i"></p><p><b><i>18 Temmuz'da fotoğrafı çekilen kayaya, Büyük Kanyon'daki en yüksek şelaleye referansla Cheyava Falls adı verildi.</i></b></p><p></p><p>Kızıl Gezegen'deki bu kayanın gelecek yıllarda Dünya'ya getirilerek daha yakından incelenmesi umuluyor. Zira Mars'taki yaşam ihtimaline dair kesin bir şey söylemek için buna ihtiyaç var.&nbsp;</p><p></p><p>Dr. Kathryn Stack Morgan, "Bence listenin başında bu örnek var" diyerek son keşfin Dünya'ya getirilmesinin önemini vurguluyor.</p><p></p><p>Ancak örneklerin Mars'tan taşınmasının önünde engeller var. NASA Yöneticisi Bill Nelson, nisanda konuyla ilgili şöyle konuşmuştu:</p><p></p><p>İşin özü şu ki, 11 milyar dolar çok büyük bir maliyet ve 2040'a kadar örnekleri getirememek de kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre anlamına geliyor.</p><p></p><p>NASA örneklerin daha ucuza ve daha hızlı getirilmesi için özel şirketlere başvursa da henüz kayda değer bir sonuç çıkmadı.&nbsp;</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Oksijenin olmadığı Mars neden paslı?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/oksijenin-olmadigi-mars-neden-pasli-9516/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/oksijenin-olmadigi-mars-neden-pasli-9516/</id>
<published><![CDATA[2024-07-23T06:02:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2024-07-23T06:02:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_069983-2A9599-0C751C-5B3EF9-FC3401-3EE47B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" /><p>Gezegenler belki de tam olarak sayısını bile bilmediğimiz, bilsek bile sırlar kapısını henüz aralayamadığımız gizemlerle dolu. Özellikle oluşumları ve yapıları onlara ulaşmayı ne yazık ki imkânsız hale getirebiliyor. İnsanoğlunun ulaşabildiği gezegenlerin toplamı ise 1 elin parmaklarını geçmiyor.</p><p></p><p>İlk kez Neil Armstrong’un ayak bastığı uydumuz Ay, en parlak gezegen Venüs’te 20 dakika dayanabilen Rus uzay aracı Vanera 7 ve kızıl gezegen Mars yüzeyine gönderilen 3 araçla liste son buluyor. Peki kızıl gezegene neden kızıl diyoruz? Evet, rengi dolayısıyla olabilir. Ancak ona bu rengi veren şey ne?</p><p></p><p>Milliyet'in haberine göre normal şartlarda oksijen olmadan gerçekleşemeyecek paslanma, Mars yüzeyinde hiçbir yerde olmadığı kadar çok görülüyor. Yüzde 0,13 oranında oksijen barındırmasın rağmen Mars’a kızıl rengini veren ‘pas’ nasıl oluşuyor? Kızıl gezegeni esir alan pasın sırrı 3 milyar yıl öncesine dayanıyor.</p><p></p><p>3 mi̇lyar yıl önce Mars'ta ne oldu?</p><p></p><p>Gezegenler, milyarlarca yıllık yaşlı küreler. Simsiyah gökyüzünde ışıl ışıl gülümseyen bu bambaşka gezegenler henüz çözülememiş gizemlerle dolu. Kızıl gezegen Mars 3,8 milyar yıl önce oluşumunu tamamladığında, üzerinde ömrünün yalnızca 4’te biri kadar kalacak olan bir misafiri vardı. 28 Eylül 2015'e gelindiğinde Mars'ta yaşam koşullarını sağlayabilecek bir ortam oluşturmak amacıyla yapay fotosentez ile ilgili yapılan çalışmalar sonuç verdi. Mars’taki misafir bir zamanlar gezegenin oksijen kaynağı olan suydu. Üstelik kızıl gezegendeki su miktarı gezegenin 300 metre derinliğinde okyanusla kaplı olmasına yetecek kadardı. İşte her şey bu su yok olmaya başladığında oldu. Gezegenin yüzeyinde dünyadakinden katbekat fazla bulunan demir, oksijeni emiyordu. Artık gezegenin oksijen kaynağı olan su, Mars’ı yavaş yavaş kızıla boyamaya başlamıştı. Mars toprağı gezegenin oksijeniyle besleniyordu</p><p></p><p>Mars’ın atmosferi çok incedir. Yüzde 95 oranında karbondioksit, bunun yanında nitrojen ve argondan oluşur. Mars'ın yüzeyinde eski çağlarda gerçekleşmiş sel baskınlarının izleri hâlâ bulunuyor. Ancak şimdilerde Mars'ta suya sadece seyrek bulutlarda ve buzlaşmış toprakta rastlanıyor. Bazı Mars dağ eteklerinde de tuzlu su kalıntıları bulunuyor.</p><p></p><p>Her geçen gün bi̇raz daha azaldı, artık paslanmıyor</p><p></p><p>Demir dolu toprak her geçen gün kızıl gezegenin oksijen dolu sularıyla besleniyordu. Demir, oksijenle birleşiyor ve artık ‘demir oksit’ oluşuyordu. Böylece gezegenin rengi şimdi bildiğimiz rengine dönüşürken, yalnızca oksijen olan yerlerde gerçekleşmesi mümkün olan paslanma hız kesmeden sürüyordu. Ancak her şeyin bir sonu vardı ve Mars’ın oksijen kaynakları da demir dolu kayalar ve zemin tarafından tüketiliyordu. Günümüzde yüzde 0,13 olan oksijen miktarı ise paslanma başlamadan önce çok daha fazlaydı.</p><p></p><p>Bugünlerde kızıl renge bürünen gezegen, artık paslanmıyor. Çünkü yeterli oksijeni yok. Ancak, Mars yüzeyinde oksitleyici maddelerin hâlâ var olduğu araştırmalar sonucu kanıtlandı. Bu oksitleyici maddeler, Mars'taki malzemelerin korozyonuna da neden olabilir. Son zamanların en önemli bulgularından biri korozyonla yani paslanmayla ilgili. Gale kraterinde geçici sıvı su ve su aktivitesinin varlığı, F. Javier liderliğindeki bir ekip tarafından araştırıldı. Mars'ta (NASA'nın Curiosity gezgininin keşif bölgesi) Martin-Torres.9 Gözlemleri, gece olduğunda gezegenin yüzeyinin ilk 5 santiminde tuzlu suların oluşumunu destekleyen bulgular olduğunu ortaya koydu. Güneş doğduktan sonra ise bu kısım yeniden buharlaşıyor.</p><p></p><p>Her ne olursa olsun paslanmanın tek sebebi su değil. Tuzlu su diğer etkenlere oranla daha hızlı paslanmaya neden olsa da durum sadece suyun varlığıyla ilgili değil. Bunlardan biri de fotokimyasal reaksiyonlar, Mars yüzeyi güneşin ultraviyole (UV) ışınlarına doğrudan maruz kalıyor. Bu UV ışınları da Mars atmosferindeki karbondioksit ve su buharı moleküllerini parçalayarak serbest oksijen atomları oluşmasına neden oluyor. Serbest oksijen de yüzeydeki demirle reaksiyona girerek demir oksit oluşumuna zemin hazırlıyor. Bu fotokimyasal süreç Mars yüzeyindeki demir oksit oluşumunda önemli bir rol oynuyor. Eski çağlardan beri, yani en azından Mars’ın oluştuğu günden itibaren pas büyük bir sorun.</p><p></p><p>Demir, neme maruz kaldığında hızla paslanırken nasıl oluyor da paslanmaz hale geliyor?</p><p></p><p>Demir, yaklaşık 4 bin yıl önce Anadolu'da üretilmeye başlamıştı. Erken uygarlıklar demiri, silah, alet ve inşaat gibi birçok alanda kullanıyordu. Yani bu malzeme son derece değerliydi. Ancak demirin, ömrünün kısalmasına neden olan bir dezavantajı vardı. Paslanmaya karşı son derece hassas olan malzeme, doğası gereği korozyona karşı da savunmasızdı. Pas, demirin oksijen ve suyun reaksiyona girmesiyle oluşuyor ve demirden yapılan malzemelerin dayanıksız ve zaman içinde kırılgan bir hal almasına neden oluyordu. Bu olay tam olarak, demirin yüzeyine su moleküllerinin nüfuz etmesi ve metalin mikro çatlakları, suyun içeri girmesine izin vermesiyle oluyordu. Su içerisindeki hidrojen atomları, metaldeki moleküllerle birleşir ve süreç devam ettikçe daha fazla metal maruz kalıyordu. Yani bir şekilde su girişi engellense paslanmanın da önüne geçilebilirdi.</p><p></p><p>Dünyada işler asırlarca bu sorunla sürdürülemezdi. Birilerinin bir çözüm bulması gerekiyordu. Bilim insanları, 1820'lerde demir-krom alaşımlarının korozyona karşı dirençli özellikleri olduğunu keşfetti. Ancak doğru karbon ve krom oranını bulmak yıllar sürecekti. Çalışmalar tamamlandığında ortaya çıkan paslanmaz çelik, çevresiyle etkileşime girerek korozyonu önlemeyi başarmıştı. Alaşımın içindeki krom ve molibden, hava veya sudaki oksijenle birleşerek ince ama stabil bir metal oksit filmi oluşturuyor. Film, metalin yüzeyinde koruyucu tabaka sağlıyor, böylece demirin su ve oksijenle etkileşimi de engelleniyor. Yüzey çizildiğinde veya zarar gördüğünde, açıkta kalan iç tabaka hızla hava veya su ile reaksiyona girerek yeni bir koruyucu tabaka oluşturuyor. Mucizevi paslanmaz çelik bu özelliğiyle, kendini tamir edebiliyor. Ancak ne olursa olsun Mars’a bu teknolojinin gelmesi en azından birkaç sene içinde gelmesi pek de mümkün görünmüyor.</p>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin'in taykonot ekibi ilk uzay yürüyüşünü yaptı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-in-taykonot-ekibi-ilk-uzay-yuruyusunu-yapti-85/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-in-taykonot-ekibi-ilk-uzay-yuruyusunu-yapti-85/</id>
<published><![CDATA[2023-12-22T05:01:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-22T05:01:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_028030-D93A77-22C2C5-B477FF-2480B0-18B45C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansından (CMSA) yapılan açıklamaya göre, taykonotlar Tang Hongbo ve Tang Şıngcie, ekibin istasyon dışındaki ilk faaliyetini tamamladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İstasyonda kalan taykonot Ciang Şinlin ise ekibe içeriden destek sağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Taykonot ekibi, yaklaşık 7,5 saat süren uzay yürüyüşünde istasyonun çekirdek modülü Tienhı'nın güneş panelinin tamir testi gibi işlemleri yerine getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu, uzay istasyonunda gerçekleştirilen 12'inci uzay yürüyüşü ve Şıncou-17 görevi kapsamında istasyona yollanan taykonot ekibinin ilk araç dışı etkinliği oldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Şıncou-17 taykonot ekibi, 26 Ekim'de istasyona gönderilmişti. İstasyonda 6 ay süreyle görev yapacak olan ekip, uzay bilimi deneyleri, teknik testler ve araç dışı modüllerin kurulumunu yürütüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Çin'in uzay istasyonu "Tiengong"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Çin, ABD'nin uzay araştırmaları alanındaki işbirliğini yasaklaması ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) programına katılımını engellemesi nedeniyle yörüngede kendi uzay istasyonunu kurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bir çekirdek modül, iki laboratuvar modülünden oluşan ve bir uzay teleskobunun eklenmesi planlanan "Tiengong" İstasyonu, Rusya'nın artık faal olmayan Mir Uzay İstasyonu'nu model alarak inşa edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İstasyonun ana parçası "Tienhı" (göksel uyum) adı verilen çekirdek modül, 29 Nisan 2021'de, ilk laboratuvar modülü "Vıntien" (gökleri aramak) 24 Temmuz 2022'de, ikinci laboratuvar modülü "Mıngtien" (gökleri düşlemek) ise 31 Ekim 2022'de fırlatıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çekirdek modüle laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle istasyonun "T" biçimli ana iskeletinin kurulumu tamamlanırken istasyon "uygulama ve geliştirme aşamasına" geçti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Şüntien" (gökleri dolaşmak) adı verilen uzay teleskobunun da ayrı bir modül olarak istasyona eklenmesi planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>3 kişilik taykonot ekibinin dönüşümlü görev yaptığı istasyona "Şıncou" (kutsal gemi) mekikleriyle personel, "Tiencou" (gök gemisi) mekikleriyle de ikmal malzemeleri taşınıyor.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Samanyolu'nda yaşamın temel bileşenlerinden biri keşfedildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/samanyolu-nda-yasamin-temel-bilesenlerinden-biri-k/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/samanyolu-nda-yasamin-temel-bilesenlerinden-biri-k/</id>
<published><![CDATA[2023-12-01T07:12:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-12-01T07:12:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_04078E-9430D3-809DF2-8ECACF-B23308-72BB0B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Arizona Üniversitesi'nden bir ekip, ABD ve İspanya'daki dev radyo teleskoplarını kullanarak galaksinin eteklerindeki moleküler bulutları incelerken fosforun varlığını tespit etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fosfor, Dünya'daki yaşam için kritik bileşenleri oluşturan NCHOPS (nitrojen, karbon, hidrojen, oksijen, fosfor ve sülfür) elementlerinden biri.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diğer elementlerin hepsi çoktan galaksinin ucunda bulunduğundan fosforun keşfinin, uzak yıldızların etrafındaki Dünya benzeri gezegenlerin araştırılması üzerinde doğrudan etkileri var.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılar, Samanyolu'nun merkezinden 74 bin ışık yılı uzaklıkta bu kimyasal maddeyi gözlemlemelerinin, evrene ilişkin temel anlayışımızı sorgulamaya açtığını belirtiyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmayı yöneten ve Arizona Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Lilia Koelemay şöyle diyor:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tespit ettiğimiz fosfor galaksinin kenarında, olmaması gereken bir yerde.</div>
<div><br />
	Fosforun varlığını açıklayabilecek teoriler arasında, genellikle galaksilerin ucunda bulunmayan süpernova yıldızlar ve ürettikleri fazladan nötronun silikon atomlarına eklenmesiyle fosfor oluşturan düşük kütleli yıldızlar yer alıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kimya, biyokimya ve astronomi alanında Üstün Başarıya Sahip Öğretim Üyesi unvanına sahip, Steward Gözlemevi'nden Lucy Ziurys, "Fosforu oluşturmak için şiddet içeren türden bir olaya ihtiyaç var" diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fosforun süpernova patlamalarında meydana geldiği düşünülüyor ve bunun için Güneş'in en az 20 katı kütleye sahip bir yıldıza ihtiyaç var. Başka bir deyişle, eğer gerçekten fosfor üreten tek kaynak buysa yaşamın olması için bir süpernovanın yakınında dursanız iyi olur.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılar galaksinin ucunda fosfor tespit edilmesinin, bu kimyasal maddeyi barındırmadıkları varsayıldığından bugüne kadar yeterince dikkate alınmayan uzaktaki ötegezegenlerle ilgili çalışmaları harekete geçirebileceğini umuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırma ekibi artık Samanyolu'nun uzak bölgelerindeki diğer moleküler bulutları da inceleyerek fosfor içerip içermediklerine bakmayı planlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ekibin yaptığı keşif, Nature adlı bilimsel dergide yayımlanan "Phosphorus-bearing molecules PO and PN at the edge of the galaxy" (Galaksinin ucundaki fosfor içeren moleküller PO ve PN) başlıklı makalede açıklandı.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX uzaya "sıfır yakıtlı" motor fırlattı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-uzaya-sifir-yakitli-motor-firlatti-165/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-uzaya-sifir-yakitli-motor-firlatti-165/</id>
<published><![CDATA[2023-11-21T06:04:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-11-21T06:04:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/uploads/blank.png" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>SpaceX, geliştiricilerinin uzay endüstrisinde devrim yaratacağını iddia ettikleri yeni bir tür sıfır yakıtlı tahrik sistemini yörüngeye fırlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD'li girişim IVO Ltd tarafından üretilen Kuantum İticili (Quantum Drive) motoru, Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden havalanan ve SpaceX'in Transporter 9 göreviyle yörüngeye giren bir mikro uyduya eklendi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>IVO, teknolojisinin uzayda çalışan ve "Güneş'ten itiş için sınırsız güç" sağlayan dünyanın ilk ticari olarak uygulanabilir saf elektrikli tahrik teknolojisi olduğunu iddia ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu teknoloji, Isaac Newton'un hareket yasalarına meydan okuyan Kuantize Eylemsizlik (Quantized Inertia/QI) denen tartışmalı bir teoriye dayanıyor ve bazı fizikçiler bu teknolojiyi imkansız olarak görüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>QI teorisi ilk olarak Newton'un birinci hareket yasasında tanımlanan eylemsizliği yeni bir anlayışla açıklamak için kuantum mekaniğinin gizemli özelliklerinden yararlanan fizikçi Mike McCulloch tarafından 2007'de ortaya atılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>IVO CEO'su Richard Mansell, şirketinin fırlatmadan önce 100 saatlik vakum odası testi gerçekleştirdiğini ve bu sırada kuantum sürücünün az miktarda itme kuvveti ürettiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mansell, "Kuantum İticinin SpaceX Transporter 9 üzerindeki bir Rogue uydusunda yörüngeye yerleştirilmesi uzay itiş gücünün geleceği için bir kilometre taşıdır" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kuantum İticinin kapasitesi Rogue'un sınırsız Delta-V'siyle yeni uydu araçları üretmesine olanak tanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bir çift Kuantum İticisi, BARRY-1 küp uydusuna takıldı ve bu uydunun yörüngesine yerleşmesi yaklaşık bir ay sürecek. Sonrasında yeni nesil itiş sistemi aktif hale getirilerek uydunun yörüngesi 100 kilometre yükseltilmeye çalışılacak.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Geliştiricileri bunun başarılı olması halinde yalnızca fiziğin kritik önemdeki ilkelerini yeniden yazmakla kalmayacağını, aynı zamanda yeni bir uzay yolculuğu ve keşif çağının da temelini oluşturacağını söylüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mansell, "Uzay keşfini engelleyen pek çok şey var, bunlardan biri de elbette güç ve itici güç" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>IVO'nun Kuantum İticisi, yakıtı ortadan kaldırarak bu itici güç sorununu çözüyor. Aslında yakıtı ortadan kaldırdığınızda sınırsız bir itiş gücüne sahip oluyorsunuz.<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/thumb_logo-text.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">15 milyon kilometre uzaklıktan 'lazer ışınlı' sinyal geldi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/15-milyon-kilometre-uzakliktan-lazer-isinli-sinyal/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/15-milyon-kilometre-uzakliktan-lazer-isinli-sinyal/</id>
<published><![CDATA[2023-11-21T05:21:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-11-21T05:21:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_24B32F-5809EB-6A00A3-146024-FC277D-EDC730.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>IFL Science, NASA’nın Ay’ın ötesinden Dünya’ya veri ışınlamak için lazerler kullandığını ve bunun uzay araçları iletişimi için potansiyel bir araç olacağını belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, 14 Kasım’da bir asteroidi araştırmak üzere Psyche uzay aracını gönderdi. Uzay aracı, ajansın DSOC adı verilen Dünya-Ay sisteminin ötesindeki ilk optik iletişim gösterimini kullanıyor. Uzay aracı Psyche'nin lazer alıcısı JPL'deki Optik İletişim Teleskop Laboratuvarı'ndan iletilen güçlü bir yukarı bağlantı lazer işaretine kilitlendiğinde 'ilk ışığını' elde etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bağlantı sinyalleri ayrıca San Diego’daki Caltech Palomar Gözlemevi’ndeki Hale Teleskobu’na yönlendirilmesine yardımcı oldu. Bunun karşılaştırma olarak normal sinyallerden, yani teleskoptan yaklaşık 15 milyon km uzakta olduğu belirtilirken, Washington'daki NASA Genel Merkezi'nde Teknoloji Direktörü olan Trudy Kortes, bunun 'büyük bir bilimsel atılım' olduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kortes yaptığı açıklamada, "İlk ışığın elde edilmesi önümüzdeki aylarda DSOC'un birçok kritik dönüm noktasından biri olacak ve insanlığın bir sonraki dev adımını desteklemek üzere bilimsel bilgi, yüksek çözünürlüklü görüntüler ve video akışı gönderebilecek daha yüksek veri hızında iletişimin yolunu açacak. Hedef, Mars'a insan göndermek" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Optik iletişim daha önce de Dünya'nın yörüngesinden gönderilmişti, ancak bu lazer ışınlarıyla ulaşılan en uzak mesafeydi. Buna ek olarak, optik iletişimin kat etmesi gereken mesafe arttıkça daha fazla hassasiyet gerektirdiği için daha da zorlaştığı belirtiliyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzak bir gezegende şoke edici maddeler bulundu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzak-bir-gezegende-soke-edici-maddeler-bulundu-273/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzak-bir-gezegende-soke-edici-maddeler-bulundu-273/</id>
<published><![CDATA[2023-11-16T05:10:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-11-16T05:10:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_35BF09-2DEFB1-6D099C-E50E11-02637F-B280FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST), ilginç maddelerden meydana gelen bir atmosfere sahip "pofuduk" bir gezegen tespit etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gezegen, Dünyamızdaki gibi bir su ve bulut döngüsüne sahip. Fakat bulutlar kumdan ve silikattan meydana geliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu gezegenin atmosferinin diğer kısımları bizimkine daha çok benziyor ve teleskobun, uzayda yaşama ev sahipliği yapabilecek uzak gezegenleri inceleme becerisine dair ilgi çekici bir ipucu verebilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Teleskopla toplanan veriler, Başak takımyıldızındaki bir yıldızın yörüngesinde dönen 200 ışık yılı uzaklıktaki WASP-107b gezegeninin su buharı, sülfür dioksit ve kum bulutlarından meydana gelen dinamik bir atmosfere sahip olduğunu ortaya çıkardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bilim insanları bu ötegezegenin (Güneş Sistemi'nin dışındaki gezegen) Dünya'dakine benzer bir bulut döngüsü olsa da damlacıkların su buharı yerine kumdan oluştuğunu söylüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diğer ötegezegenlerdeki bulutların varlığına dair çıkarımlar yapılsa da araştırmacılar, Nature adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmalarının, gökbilimcilerin uzak bir gezegendeki bulutların kimyasal bileşimini tanımlayabilmesinin ilk örneğini sunduğunu belirtiyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fransız hükümetinin finanse ettiği ve Paris'te yer alan araştırma kuruluşu Fransa Alternatif Enerjiler ve Atom Enerjisi Komisyonu'nda (CEA) gökbilimci olan, çalışmanın yazarı Dr. Achrene Dyrek şöyle diyor:</div>
<div><br />
	</div>
<div>JWST, Güneş Sistemimizde herhangi bir eşi olmayan bir ötegezegenin atmosferini derinlemesine betimlemeyi mümkün kılıyor, yeni dünyalar keşfediyoruz!</div>
<div><br />
	</div>
<div>Avrupalı gökbilimciler JWST'nin Orta Kızılötesi Aracı'nı (MIRI) kullanarak WASP-107b'nin atmosferinin derinliklerine baktı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>WASP-107b, Jüpiter'den sadece biraz küçük olsa da kütlesi, gaz devinin yüzde 10'undan daha az.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu da onu bilinen en düşük yoğunluklu ötegezegenlerden biri haline getirerek pamuk şeker gibi "pofuduk" etiketini kazanmasını sağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu ötegezegenin pofudukluğu, gökbilimcilerin atmosferin çok daha derinlerine (Jüpiter'e kıyasla aşağı yukarı 50 kat daha derine) bakmasına ve karmaşık kimyasal bileşimini ortaya çıkarmasına imkan tanıdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Su buharı, SO2 ve silikat bulutlarının varlığını tespit eden ekip, sera gazı olan metanın (CH4) eksikliğinin dikkat çektiğini ve bunun da "iç kısmın sıcak olma ihtimaline" işaret ettiğini söylüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tıpkı Dünya'daki bulutlar gibi WASP-107b'nin kum bulutları da atmosferin üst kısmında yer alıyor ve sürekli süblimleşme ve yoğunlaşma döngüsünden geçiyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hollanda Uzay Araştırmaları Enstitüsü SRON'da kıdemli bir bilim insanı olan, çalışmanın yazarı Dr. Michiel Min "Bu kum bulutlarını atmosferin yüksek kısımlarında görmemiz, kum yağmuru damlacıklarının daha derin ve çok sıcak katmanlarda buharlaştığı ve ortaya çıkan silikat buharının etkin bir şekilde geri yukarı taşındığı ve bir kez daha silikat bulutları oluşturmak için yeniden yoğunlaştığı anlamına gelmeli" diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu, dünyamızdaki su buharı ve bulut döngüsüne çok benziyor fakat damlacıklar kumdan meydana geliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılar çalışmalarının, diğer egzotik dünyaların iklim koşullarını daha iyi anlamada "kayda değer bir kilometre taşının" geride bırakılmasını sağladığını söylüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Belçika'daki KU Leuven'den çalışmanın yazarı Profesör Leen Decin "JWST'nin MIRI aracının bu pofuduk ötegezegende kum, su ve sülfür dioksit bulutlarını keşfetmesi kritik bir kilometre taşı" diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gezegen oluşumu ve evrimine ilişkin anlayışımızı yeniden şekillendirerek kendi Güneş Sistemimize yeni bir ışık tutuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ajanslardan da yararlanılmıştır</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA, 10.000 katrilyon dolarlık asteroid için yola çıktı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-10000-katrilyon-dolarlik-asteroid-icin-yola-c/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-10000-katrilyon-dolarlik-asteroid-icin-yola-c/</id>
<published><![CDATA[2023-10-14T06:42:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-14T06:42:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_22FCF7-844F35-7EC897-020E25-56A8CE-F869F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA, yazın duyurduğu ve 10.000.000.000.000.000 dolar değerinde değerli metallerle dolu olduğu söylenen 16 Psyche adlı asteroide doğru yola çıkacağını duyurmuştu. Dün (13 Ekim) uzun zamandır beklenen görev başladı ve uzay aracı gökyüzüne gönderilirdi. Uzay aracı Mars ve Jüpiter arasındaki ana asteroid kuşağında yer alan asteroide ulaşmak için 2,2 milyar mil (3,5 milyar km) yol kat edecek.</div>
<div>Uzay aracı, SpaceX aracıyla uzaya gönderildi fakat mesafenin çok uzun olması nedeniyle roketin 2029'a kadar hedefine ulaşması beklenmiyor. Mayıs 2026'da aracın Mars'ı geçerken küçük bir hız artışı alacağını bildirdi.</div>
<div>Güneş sisteminde metal bakımından zengin 9 asteroid olduğu biliniyor. Bunların arasında ise 16 Psyche asteroiti en büyük ve eski asteroitlerden biri olarak öne çıkıyor. NASA Bilim Misyonu Direktörü Yönetici Yardımcısı Nicola Fox neden 16 Psyche'nin seçildiği hakkında, "Psyche açık ara en büyük asteroid. Ayrıca diğer küçük asteroidlerin kendilerine çarpan nesneler tarafından değiştirilmiş olma olasılığı daha yüksekken, büyük olanın tamamen değişmemiş olacağını düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın açıklamalarına göre asteroid 280 km genişliğinde ve 232 km uzunluğunda, yüzey alanının ise 165.800 km kare olduğu belirtiliyor. Ayrıca asteroidin toplam hacminin yüzde 30 ila 60'ının metal olduğu tahmin ediliyor. Bu da asteroidi oldukça değerli kılıyor.</div>
<div>Asteroidin içeriği şaşırtıcı bir değere sahip olsa da, NASA Psyche asteroidine sadece 'değerli metallerini toplamak için değil', gezegen çekirdekleri ve gezegenlerin nasıl oluştuğu hakkında bilgi edinmek için gideceğini açıkladı.&nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin uzaktan algılama özellikli uydularını fırlattı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-uzaktan-algilama-ozellikli-uydularini-firlatti/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-uzaktan-algilama-ozellikli-uydularini-firlatti/</id>
<published><![CDATA[2023-10-06T06:17:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-06T06:17:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_904D07-AEB83A-12150E-808EFE-A1927F-47EC80.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çin haber ajansı Xinhua'nın haberine göre, "Yaogan-39" uydularının üçüncü grubu, dün, Long March 2D roketiyle Sıçuan eyaletindeki Şiçang Uydu Merkezi'nden fırlatıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fırlatış, Long March roketleriyle icra edilen 490'uncu görev oldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çin, "Yaogan-39" uydularının ilk grubunu 31 Ağustos'ta, ikinci grubunu 17 Eylül'de uzaya göndermişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Yaogan", Çincede "uzaktan algılama" anlamına geliyor. Bazı Batılı kaynaklar, Yaogan sınıfı uyduların askeri istihbarat amaçlı olduğunu, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun uzay, siber uzay ve elektronik harpten sorumlu Stratejik Destek Gücü tarafından kontrol edildiğini öne sürüyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzaylıları bulmak artık sadece 'an meselesi'</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaylilari-bulmak-artik-sadece-an-meselesi-916/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaylilari-bulmak-artik-sadece-an-meselesi-916/</id>
<published><![CDATA[2023-10-03T05:09:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-10-03T05:09:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_63D7B5-DFB38A-EC3A95-6D9AEC-BB1A5F-2F59E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bunun yerine yaşamı "ne zaman bulacağımızın" yanıtını arıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Birçok bilim insanı önümüzdeki birkaç yıl içinde, Dünya dışı yaşamın izlerini keşfedeceğimiz konusunda iyimser.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yakın gelecekte başlayacak bir Jüpiter misyonunu yöneten bir bilim insanı, gezegenin uydularında yaşamın izlerinin bulunmamasının "şaşırtıcı" olacağını söyleyecek kadar ileri gidiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) James Webb Uzay Teleskobu (JWST) yakın zamanda Güneş Sistemimiz dışındaki bir gezegende yaşama dair umut verici ipuçları tespit etmişti.<br />
	</div><br />

<div>Devam eden ya da başlamak üzere olan çok sayıda uzay görevi, tüm zamanların en büyük bilimsel keşfi için yeni bir uzay yarışının başladığını gösteriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İskoçya Kraliyet Gözlemevi'nin başındaki Prof. Dr. Catherine Heymans, "Sonsuz yıldız ve gezegenle dolu, sonsuz bir evrende yaşıyoruz. Ve birçoğumuz, buradaki tek akıllı yaşamın biz olamayacağına ikna olmuş durumdayız.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Artık evrende yalnız olup olmadığımız sorusuna cevap verebilecek teknolojiye ve yeteneğe sahibiz" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Goldilocks bölgesi'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Teleskoplar artık uzak yıldızların yörüngesindeki gezegenlerin atmosferlerini analiz ederek, Dünya'da yalnızca canlı organizmalar tarafından üretildiği bilinen kimyasalları arayabiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Böyle bir keşfin ilk işareti bu ayın başlarında tespit edildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya'da basit deniz organizmalarının ürettiği bir gaza ait ilk işaret, 120 ışıkyılı uzaklıktaki K2-18b adlı gezegenin atmosferinde tespit edildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gezegen, gökbilimcilerin "Goldilocks bölgesi" olarak adlandırdığı bölgede yer alıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gezegen, yıldızından, yüzey sıcaklığının ne çok sıcak ne de çok soğuk olacağı kadar uzakta, yaşamı desteklemek için gerekli olan suyun sıvı halde bulunabileceği kadar uzakta.<br />
	<br />
	</div>
<div>Keşfi yapan ekip bir yıl içinde heyecan verici ipuçlarının doğrulanıp doğrulanmadığını öğrenmeyi umuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Araştırmayı yöneten Cambridge Üniversitesi'nde Astronomi Enstitüsü'nden Prof. Nikku Madhusudhan, ipuçlarının doğrulanmasının "yaşam arayışıyla ilgili bildiklerimizi radikal biçimde değiştireceğini" söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC'ye konuşan Madhusudhan, "Eğer araştırdığımız ilk gezegende yaşamın izlerini bulursak evrende hayatın yaygın olma olasılığını artıracak" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gelecek beş yıl içinde evren ile ilgili bildiklerimizde "büyük bir dönüşüm" olacağını ön görüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ekibi K2-18b'de yaşamın izlerini bulamazsa araştırmalarına Goldilocks bölgesindeki ilk etapta 10 gezegenle ve muhtemelen daha sonra başkalarıyla devam edecekler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yaşama dair bir iz bulunamaması bile "bu tip gezegenlerdeki yaşam olasılığına dair önemli iç görüler sağlayacak".<br />
	<br />
	</div>
<div>Projesi evrende yaşamın izlerini arayan birçok projeden sadece biri.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu projelerden bazıları Güneş Sistemi'ndeki gezegenleri, bazıları çok daha uzakları, uzayın derinliklerini araştırıyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/uzayli-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Sanat Eseri: K2-18 b, sıcaklığının yaşamı desteklemesine yetecek kadar uzakta, kırmızıyla gösterilen, soğuk bir cüce yıldızın yörüngesinde dönüyor.</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu güçlü olsa da sınırları var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Telekop, çok uzakta olup Dünya kadar küçük olan gezegenleri tespit edemeyebilir. K2-18b'nin hacmi dünyanın sekiz katı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Buna ek olarak yıldızına Dünya kadar yakın olan gezegenleri ışığın yansıması nedeniyle göremeyebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi projesiyle bu sorunun üstesinden gelmeyi amaçlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>2030'da yaşama geçmesi planlanan gözlemevi, pratikte yüksek teknolojiye sahip bir güneş kalkanı olarak işlev görüyor. Böylelikle gezegenin etrafında döndüğü yıldızın ışığının minimize edilmesini sağlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gelecek yedi yıl içinde yerde olması planlanan Avrupa Güney Rasathanesi'nin (ESO) Aşırı Büyük Teleskop'u, Şili çöllerinden açık gökyüzünü inceleyecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Teleskobun 39 metre çapındaki aynası, bugüne kadar bir alet için üretilen en büyük ayna olma özelliğinde. Bu özelliği haleflerine göre gezegen atmosferlerinde daha fazla detay görmesini sağlayacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gezegenlerin atmosferlerini analiz eden bu teleskopların üçü de maddeleri yaydıkları ışığa bakarak ayırt ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Teleskoplar o kadar güçlüler ki, yüzlerce ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın yörüngesinde dönen bir gezegenin atmosferinden gelen küçük bir ışık huzmesini bile analiz edebiliyorlar.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/uzayli-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Europa'nın kaplan çizgileri buzlu yüzeyindeki çatlaklardan kaynaklanıyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bazıları yaşamı uzak gezegenlerde arasa da bazıları arayışlarını yakınımızdaki gezegenlerle sınırlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Güneş Sistemimizdeki gezegenleri inceleyen gökbilimcilerin güçlü adayları arasında Jüpiter'in buzlu uydusu Europa var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Europa'nın buzlu yüzeyinin altında, yer yer uzay boşluğuna su püskürten bir okyanus var.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Clipper ve Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Jupiter Icy Moons Explorer (Juice) görevlerinin ikisi de oraya 2030'un başlarında ulaşacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mars, henüz yaşayan canlılar için elverişli bir yer değil ancak astrobiyologlar bir dönem kalın bir atmosfere ve okyanuslara sahip olan gezegende yaşamın olduğunu düşünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Perseverance keşif aracı, bir dönemler antik bir nehir deltası olduğu düşünülen bir kraterden taş örnekleri topluyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>2030'lardaki ayrı bir görevse bu taşları Dünya'ya getirip basit yaşam formlarına ait mikrofosiller olup olmadığını inceleyecek.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Eylul 2023/uzayli-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div>ESA'nın Huygens iniş aracı tarafından yüzeye inerken çekilen Titan'ın görüntüsü<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Uzaylılar bizimle temasa geçmeye çalışıyor olabilir mi?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bazı bilim insanları Dünya dışı yaşamın bilim kurgunun sorusu olduğunu düşünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak insanlar onlarca yıldır uzaylıların olası radyo sinyallerini arıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya Dışı Zeka Arayışı Enstitüsü (SETI) bu arayışı sürdürüyor. Ancak arayışları bugüne kadar biraz rastgele ilerledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>James Webb gibi gelişmiş teleskopların medeniyetlerin Dünya dışında gelişmesi için elverişli yerleri tespit ermesi SETI'nin bu bölgelere odaklanmasını sağlayabilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Evrende yaşam çalışmalarına odaklanan SETI Carl Sagan Merkezi'nin direktörü Dr. Nathalie Cabrol, bu durumun yeni bir momentum yarattığını düşünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Teleskoplarını yenileyen enstitü, uzak gezegenlerde güçlü lazer titreşimlerini arayan özel aletler kullanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Oldukça nitelikli bir astrobiyolog olan Dr. Cabrol, bazı bilim insanlarının Seti'nin sinyal arayışına neden şüpheyle yaklaştığını anlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Dr. Cabrol, uzak atmosferlerden gelen kimyasal izlerin, Ay’a yakın uçuşlardan elde edilen ilginç verilerin ve hatta Mars'tan gelen mikrofosillerin bile yoruma açık olduğunu savunuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bir sinyal aramak, "yaşam belirtileri bulmaya yönelik çeşitli yaklaşımlar arasında en ihtimal dışı olan gibi görünebilir. Ama aynı zamanda en kesin kanıttır ve her an gerçekleşebilir".<br />
	<br />
	</div>
<div>Dr. Cabrol, "Gerçekten anlayabileceğimiz bir sinyale sahip olduğumuzu hayal edin" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Otuz yıl önce, başka yıldızların etrafında dönen gezegenlere dair hiçbir kanıtımız yoktu. Artık gökbilimcilerin ve astrobiyologların benzeri görülmemiş bir şekilde ayrıntılı inceleyebileceği 5.000'den fazla şey keşfedildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>K2-18b üzerinde çalışan ekibin bir üyesi olan Cardiff Üniversitesi'nden Dr. Subhajit Sarker'e göre, inanılmaz bir bilimsel buluştan daha fazlası olacak bir keşif için tüm unsurlar mevcut.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Eğer yaşam belirtileri bulursak, bu bilimde bir devrim olacak ve aynı zamanda insanlığın kendisine ve evrendeki yerine bakışında da büyük bir değişikliğe yol açacak."<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Asteroit parçası taşıyan kapsül Dünya'ya indi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/asteroit-parcasi-tasiyan-kapsul-dunya-ya-indi-397/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/asteroit-parcasi-tasiyan-kapsul-dunya-ya-indi-397/</id>
<published><![CDATA[2023-09-25T05:44:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-09-25T05:44:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7557E7-BE9788-FBE82C-BE5F44-283174-4E0247.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bir araba lastiği büyüklüğündeki kapsül, saniyede 12 kilometrelik hızıyla gökyüzünde bir ateş topu oluşturdu. Kapsülün hızı, ısı kalkanı ve paraşütlerle yavaşlatıldı ve ABD'nin Utah eyaletinde Batı Çölü'ne yumuşak iniş yaptı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kapsülün getirdiği yaklaşık 250 gram ağırlığındaki örnekler, analiz edilmek üzere Teksas'taki Johnson Uzay Merkezi'ne götürüldü.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dağ büyüklüğündeki asteroit Bennu'dan aldığı bir avuç tozu getirecek kapsülün, en derin sorulara yanıt vermesi bekleniyor: Nereden geliyoruz?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Misyonun baş araştırmacısı Profesör Dante Lauretta, "Asteroit Bennu'dan 250 gramlık numuneyi Dünya'ya getirdiğimizde, gezegenimizden önce var olan malzemeye, hatta belki de Güneş Sistemimizden önce var olan bazı taneciklere bakıyor olacağız" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Başlangıcımızla ilgili ipuçlarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Dünya nasıl oluştu ve neden yaşanabilir bir dünya haline geldi? Okyanuslar suyunu nereden aldı; <br />
	<br />
	atmosferimizdeki hava nereden geldi; ve en önemlisi, Dünya'daki tüm yaşamı oluşturan organik moleküllerin kaynağı nedir?"<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanlarının genel kanısı, önemli bileşenlerin birçoğunun aslında gezegenimize erken dönemlerinde çarpan asteroitlerle taşındığı yönünde.<br />
	<br />
	</div>
<div>Güneş Sistemi'nin yaklaşık 4,6 milyar yıl önce oluştuğu hesaplanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Rock yıldızı astrofizikçinin rolü</span></div>
<div><br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/asteroid-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Efsane İngiliz rock grubu Queen'in gitaristi ve astrofizikçi Brian May de projede önemli bir rol oynadı.</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bennu 500 metre büyüklüğünde bir asteroit. Buradan parçalar getirme arayışı 2016'da NASA'nın Osiris-Rex sondasını fırlatmasıyla başladı. Cisme ulaşmak iki yıl sürdü.<br />
	<br />
	 Görev ekibinin asteroit yüzeyinden "toprak" örneği almak için güvenli bir yer belirleyebilmesi için de iki yıl daha haritalama yapılması gerekti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu konuda kilit isim efsane İngiliz rock grubu Queen'in gitaristi Dr. Brian May oldu. May astrofizikçi ve stereo görüntüleme konusunda uzman.<br />
	<br />
	</div>
<div>May ve ekip arkadaşı Claudia Manzoni Bennu'daki olası alanların yerlerini belirlediler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Brian May BBC'ye verdiği demeçte şunları söyledi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Her zaman bilimin yanı sıra sanat da gerekir. Uzay gemisinin düşme ihtimalinin olup olmadığını ya da nihai olarak seçilen Nightingale adlı bölgenin hemen kenarında bulunan 'kıyamet kayasına' çarpıp çarpmayacağını bilmek için araziyi hissetmeniz gerekir. Böyle bir şey olsaydı felaket olurdu."<br />
	<br />
	</div>
<div>Londra Doğa Tarihi Müzesi'nden Dr. Ashley King ilk analizi yapan ekipte olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bir asteroitten örnek getirmek çok sık yaptığımız bir şey değil. Bu yüzden ilk ölçümleri gerçekten iyi yapmak önemli. Bu inanılmaz derecede heyecan verici" diyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/asteroid-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Su eşleşmesine bakılacak</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, Bennu'yu Güneş Sistemi'ndeki en tehlikeli kaya olarak görüyor. Uzayda izlediği yol nedeniyle, bilinen asteroitler arasında Dünya'ya çarpma olasılığı en yüksek olanı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak çarpma ihtimali çok düşük; yazı tura atıp arka arkaya 11 kez aynı yüzün denk gelmesi ihtimali kadar. Herhangi bir çarpışmanın da önümüzdeki yüzyılın sonlarına kadar gerçekleşme ihtimali görülmüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bennu muhtemelen minerallerine bağlı çok miktarda su içeriyor (ağırlık olarak %10 kadar). Bilim insanları bu sudaki farklı hidrojen atomu türlerinin oranının Dünya okyanuslarındakine benzer olup olmadığına bakacaklar.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bazı uzmanlar Dünya'nın ilk dönemlerinde çok sıcak olduğu için suyunun çoğunu kaybettiğine, daha sonraki göktaşı yağmurlarının okyanusların hacminin genişlemesinde önemli rol oynadığına inanıyor. Bennu ile su eşleşmesi bulunursa (2 Hidrojen ve 1 Oksijen atomu - H₂O) bu fikir desteklenmiş olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Peki bu araştırmalar için 250 gramlık numune yeterli olacak mı?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Teksas'taki Johnson Space Merkezi'nin baş mühendislerinden Eileen Stansbery, "Çok küçük parçacıkları bile çok büyük çözünürlükte inceleyebiliyoruz, bir nesneyi nano boyutlarda inceleyebiliyoruz. Bu yüzden 250 gramlık numune aslında çok büyük" dedi.<br />
	</div><br />

<div><span style="font-weight: bold;">Karbon</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bennu muhtemelen ağırlıkça yaklaşık % 5-10 oranında karbon da içeriyor. Asıl ilgi de burada yatıyor. Gezegenimizdeki yaşam organik kimyaya dayanıyor. Dünya'nın ilk dönemlerinde yaşamı başlatmak için suyun yanı sıra karmaşık moleküllerin de uzaydan gelmesi mi gerekmişti?<br />
	<br />
	</div>
<div>Londra Doğa Tarihi Müzesi'nden Profesör Sara Russell, "Örnek üzerinde yapılacak ilk analizlerden biri, içerdiği tüm karbon bazlı moleküllerin listesi olacak" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Meteoritlere bakarak asteroitlerin çok sayıda farklı organik molekül içerdiğini biliyoruz. Ancak meteoritler genellikle çok kirlidir ve bu nedenle bu numune dönüşü bize Bennu'nun bozulmamış organik bileşenlerinin ne olduğunu gerçekten bulma şansı veriyor."<br />
	<br />
	</div>
<div>Profesör Lauretta da şunu ekliyor: "Aslında bu kirlenme sorunu nedeniyle meteoritlerde proteinlerde kullanılan amino asitleri hiç aramamıştık. Bu nedenle, dışsal dağıtım hipotezi olarak adlandırdığımız, bu asteroitlerin proteinlerin kaynağı olduğu fikrine ilişkin anlayışımızı gerçekten ilerleteceğimizi düşünüyoruz.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Eylul 2023/asteroid-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Bennu asteroidi, gezegenlerin oluşumundan arta kalan maddelerden oluşuyor<br />
		<br />
		</span><img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><span style="font-weight: bold; font-style: italic;"><br />
		<br />
		</span></div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hindistan, Ay'dan sonraşimdi de Güneş'e araç yolluyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistan-ay-dan-sonrasimdi-de-gunes-e-arac-yolluy/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/hindistan-ay-dan-sonrasimdi-de-gunes-e-arac-yolluy/</id>
<published><![CDATA[2023-08-31T05:46:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-31T05:46:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_15F33C-7CB0E4-EE27F0-2BA1E2-0444DC-5DB281.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ülkenin Ay'ın güney kutbuna bir uzay aracı indirmeye yönelik iddialı görevini (başka hiçbir ülkenin erişemediği bir başarı), birkaç gün sonra Aditya-L1 uydusunun fırlatılması izleyecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ISRO, X'te (eski adıyla Twitter), "Güneş'i inceleyecek ilk uzay tabanlı Hint gözlemevi Aditya-L1'in 2 Eylül'de fırlatılması planlanıyor" açıklamasını yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay aracının Hindistan'ın ana uzay üssünden, yani ülkenin güneyindeki Andhra Pradeş eyaletine bağlı Sriharikota'daki Satish Dhawan Uzay Merkezi'nden, ISRO'nun PSLV XL roketiyle kalkış yapması planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hintçe'de "Güneş" anlamına gelen Aditya'yla ISRO, Dünya'ya en yakın yıldızın faaliyetlerini ilk kez uzaydan gözlemlemeyi ve güneş fırtınaları gibi uzay havası olayları üzerindeki etkisini gerçek zamanlı gözlemlemeyi umuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Güneş'in çeşitli ışımaları Dünya yüzeyine ulaşmadığından, gezegendeki araçlar bu ışımaları tespit edemez ve bu ışımalara dayalı güneş çalışmaları yapılamaz.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak bilim insanları, yeni sondanın bu güneş ışımalarının gözlemlerini Dünya atmosferinin dışından, uzaydan yapabileceğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hindistan uzay ajansı, Güneş'in sürekli ve net bir görüntüsünü elde etmek için uzay aracını Lagrange Noktası 1 (L1) olarak bilinen ve Dünya'dan yaklaşık 1,5 milyon km uzaklıkta bulunan bölgedeki halo yörüngesine oturtmayı umuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ISRO, uzay aracının önce Alçak Dünya Yörüngesine yerleştirileceğini, ardından daha eliptik bir yol izleyeceğini ve daha sonra yerleşik itici güç kullanılarak L1'e fırlatılacağını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay ajansı, "Fırlatmadan L1'e kadar olan toplam seyahat süresi Aditya-L1 için yaklaşık 4 ay sürecek" açıklamasını yaptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Aditya, Güneş'i özel L1 görüş noktasından incelemek üzere tasarlanmış 7 yük taşıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Elektromanyetik, parçacık ve manyetik alan detektörleri kullanarak Güneş'in fotosferini, kromosferini ve en dış katmanı olan koronayı inceleyecekler.</div>
<div><br />
	</div>
<div>4 yük doğrudan Güneş'i görüntüleyecek, kalan üçüyse L1'deki parçacıklar ve alanlar üzerinde çalışmalar yapmak üzere tasarlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yüklerin amaçlarından bazıları arasında Güneş'in kısmen iyonize plazmasının incelenmesi, parçacıkların kütle atımlarının başlatılması (Koronal Kütle Atımı olarak bilinen süreç) ve güneş patlamalarının analiz edilmesi yer alıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kalküta'daki Hindistan Bilim Eğitimi ve Araştırma Enstitüsü'nden (IISER) güneş fizikçisi Dibyendu Nandi, X'te yaptığı paylaşımda, "Bu görev, Güneş'in dinamik aktivitesini anlamak ve uzay ortamımızı izlemek için uzay temelli ilk girişimimiz" dedi.</div><br />
<img src="uploads/avatars/thumb_logo-text.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />

]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ay'ıda çeşitli elementlerin varlığı belirlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-ida-cesitli-elementlerin-varligi-belirlendi-418/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-ida-cesitli-elementlerin-varligi-belirlendi-418/</id>
<published><![CDATA[2023-08-30T05:30:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-30T05:30:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_74D6EF-A4F3AF-053BBE-C19914-487E42-D49733.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Hindistan Uzay Araştırmaları Merkezi'nden (ISRO) uzay keşif aracının elde ettiği son bulgulara ilişkin açıklama yapıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, uzay keşif aracının alüminyum, kalsiyum, krom, titanyum, manganez, oksijen ve silisyum elementlerini tespit ettiği aktarılırken, aracın "kükürt varlığını açık şekilde doğruladığı" bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ISRO Başkanı S. Somnath, uzay keşif aracının aynı zamanda Ay'ın atmosferini ve sismik aktiviteleri inceleyeceğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada ayrıca keşif aracının rotasının dün 4 metre genişliğinde bir kratere yaklaşmasıyla yeniden belirlendiği aktarıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Hindistan, Ay'a yumuşak iniş gerçekleştiren 4'üncü ülke olmuştu</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hindistan'ın Ay'ın güney kutup bölgesinde inceleme yapması için 14 Temmuz'da uzaya gönderdiği Chandrayaan-3'ün, 23 Ağustos'ta Ay'a başarılı iniş yaptığı bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Chandrayaan-3 uzay keşif aracının başarılı inişiyle Hindistan, ABD, eski Sovyetler Birliği ve Çin'den sonra Ay'a yumuşak iniş gerçekleştiren 4'üncü ve Ay'ın "güney kutbu yakınlarına yumuşak iniş yapabilen" ilk ülke olmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ay'ın yüzeyini incelemesi hedeflenen iniş platformu ve gezginci araç modüllerinden oluşan yaklaşık 3,9 ton ağırlığındaki uzay keşif aracının, bilim insanlarının donmuş su ve değerli elementlerin önemli rezervlerini barındırabileceğine inandıkları, keşfedilmemiş bir bölge olan Ay'ın güney kutbuna inişinin ardından 14 gün görev yapacağı açıklanmıştı.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Crew Dragon uzay istasyonuna ulaştı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/crew-dragon-uzay-istasyonuna-ulasti-953/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/crew-dragon-uzay-istasyonuna-ulasti-953/</id>
<published><![CDATA[2023-08-28T06:18:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-28T06:18:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5B6BEB-619F16-73629B-59C8F6-2F5480-61F4AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nden (NASA) yapılan açıklamaya göre, Crew Dragon uzay aracı, Crew-7 görevinin dört kişilik mürettebatı ile birlikte Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlendi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay aracının istasyon ile kenetlenmesi otomatik olarak Moskova saati ile 16.16’da (TSİ ile aynı) gerçekleşti, NASA’nın canlı yayını sürüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'dan Jasmin Moghbeli’nin liderliğindeki yeni Crew-7 ekibinde Rusya Federal Uzay Ajansından (Roscosmos) kozmonot Konstantin Borisov, Avrupa Uzay Ajansından (ESA) Danimarkalı Andreas Mogensen ve Japonya Havacılık ve Uzay Keşif Ajansından (JAXA) Satoshi Furukawa ve yer alıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>İstasyonda yaklaşık 190 gün kalması beklenen yeni ekibin, mart ayından bu yana istasyonda bulunan 'Crew-6' astronotlarından görevi devralması 5 gün sürecek.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX, CREW-7'nin fırlatılmasını erteledi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-crew-7-nin-firlatilmasini-erteledi-449/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-crew-7-nin-firlatilmasini-erteledi-449/</id>
<published><![CDATA[2023-08-25T06:06:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-25T06:06:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2DF58F-AB9172-15471A-7F920C-2AA028-1985E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />SpaceX/NASA CREW-7'nin dört kişilik mürettebatıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na gerçekleştireceği görev, planlanan fırlatılışından birkaç saat önce 26 Ağustos'a kadar iptal edildi.
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Rusya'nın uzay aracı Ay'a çakıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-nin-uzay-araci-ay-a-cakildi-582/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/rusya-nin-uzay-araci-ay-a-cakildi-582/</id>
<published><![CDATA[2023-08-21T06:12:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-21T06:12:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_9C6670-A21AF1-7B2C10-304378-536992-A391C4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Rusya'ya ait Luna-25 adlı uzay aracının Ay'ın yüzeyine çarptığı bildirildi. Rusya Federal Uzay Ajansı Roscosmos'tan yapılan açıklamada ilk bulgulara göre uzay aracının daha önceden belirlenmiş yörüngesinden çıktığı ve "Ay'ın yüzeyiyle çarpışmasının ardından varlığının sona erdiği" belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Luna-25'in akıbeti ile ilgili daha önce "anormal bir durum" olduğunu açıklamış ancak daha fazla ayrıntıya yer verilmemişti. Roscosmos son açıklamasında "19 ve 20 Ağustos tarihlerinde aracın yerini tespit etmek ve temas kurmak için yapılan girişimler başarısız oldu" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay ajansı kazanın nedenlerine ilişkin bir soruşturma başlatılacağını belirtirken, hangi teknik sorunların meydana gelmiş olabileceğine ilişkin herhangi bir bilgi vermedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya'nın 47 yıl sonra başlattığı ilk Ay misyonunda, 5 günlük yolculuğun ardından 16 Ağustos'ta Ay yörüngesine giren Luna-25 uzay aracının, 21 Ağustos'ta Ay'ın güney kutbuna inmesi planlanıyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">1989'dan beri ilkti</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Luna-25 ile Moskova, Sovyet dönemindeki Luna programının mirasını sürdürmek ve Batı'nın izolasyon politikası karşısında bağımsız Ay araştırmalarına geri dönmeyi amaçlıyordu. 800 kilogram ağırlığındaki Luna-25 ile Ay'ın güney kutbuna inilerek tarihte bir ilkin gerçekleştirilmesi hedefleniyordu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya, Mars'ın uydularını keşfetmeye yönelik başarısızlıkla sonuçlanan 1989'daki girişiminden bu yana bir gök cismine iniş yapmayı denememişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Roscosmos Başkanı Yuri Borisov Ay'a inme girişiminin "riskli" olacağını söylemiş ve Haziran ayında Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yüz yüze yaptığı görüşmede başarılı olma olasılığının "yüzde 70 civarında" olduğunu belirtmişti.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ay artık ekonomik önem kazanıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-artik-ekonomik-onem-kazaniyor-430/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ay-artik-ekonomik-onem-kazaniyor-430/</id>
<published><![CDATA[2023-08-12T05:57:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-08-12T05:57:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2B6707-554EAA-544355-3ECDC3-D1B716-D6DB34.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Rusya Uzay Ajansı’nın medya grubu Roscosmos Media’nın bilim editörü İgor Afanasyev, "Luna-25, Ay yüzeyinde araştırma için tasarlanmış Rusya’nın ilk otomatik uzay aracı. Misyon, Ağustos 1976’da, Ay yüzeyine yaklaşık 2 metre derinlikten çıkarılan toprak numunelerini Dünya’ya getiren Sovyet otomatik istasyonu Luna-24’ün misyonundan sonra kesintiye uğrayan Rus ay programının yeniden canlandığına işaret ediyor. Ayrıca tarihte ilk kez araç, kutup bölgesine iniş yapacak. Bundan önce insanlı ve insansız tüm Ay araçları orta enlemlere iniş yapıyordu. Luna-25’in başlıca görevi, güney kutup yakınlarında yer alan bölgelerde iniş teknolojisini test etmek” diye anlattı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rus otomatik istasyonunun teknik açıdan yabancı muadilleriyle tamamen eşit olduğunu söyleyen Afanasyev, "İstasyonumuz, ‘hepsi bir arada’ konseptine uygun. Bir bütün olarak Ay’a uçuyor, Ay yörüngesine çıkıyor ve ardından iniş yapıyor. Hindistan’ın, 8 Ağustos’ta Ay yörüngesine giren Chandrayaan-3 istasyonu, bir uçuş modülü ve bir Ay aracını taşıyan bir iniş modülünü içeriyor. Ay’ın karanlık yüzeyine inen Çin istasyonu, iniş modülü ve Ay aracından oluşuyor. ABD’nin sahip olduğu otomatik istasyonlar da Ay yörüngesinde çalışıyordu ve çalışmaya devam ediyor” yorumunda bulundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ay dahil gök cisimlerinde, Dünya’da var olmayan veya artık tükenen kaynakları arama konusunun gündeme gelebileceğini dile getiren Afanasyev, "Ay’ın kutuplarında su buzu izleri tespit edildi. Bu buz, gelecekteki Ay üsleri için su ve oksijen kaynağı olarak hizmet edebilir. Hidrojen de gelecekte gezegenler arası uzay araçlarının motorları için yakıt olarak kullanılabilir” ifadesini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rusya Uzay Politikası Enstitüsü Başkanı İvan Moiseyev, "Luna artık ekonomik önem kazanıyor. Uzayda uçmak için yakıta ihtiyaç var. Su da mükemmel roket yakıtıdır, hidrojen ve oksijene ayrıştırılabilir. Suyu dünyadan yukarıya taşımak çok pahalı, zira sadece kalkış için çok fazla yakıt tüketiliyor. Oysa Ay’dan kaldırmak daha ucuza mal olur. Bu yüzden gelecekte, özellikle de 2050’den sonra, kutuplarda bulunan buz birikintileri incelenecek” diye ekledi.</div>
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Curiosity'den çarpıcı Mars panoraması</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/curiosity-den-carpici-mars-panoramasi-789/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/curiosity-den-carpici-mars-panoramasi-789/</id>
<published><![CDATA[2023-06-18T05:52:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-06-18T05:52:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_55A2C7-18BDE6-39C74D-0FA43C-438761-855BFC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Curiosity, iki fotoğrafı 8 Nisan'da Marker Band Vadisi'nde siyah beyaz navigasyon kameralarıyla çekti. Panoramalardan biri sabah, diğeri öğleden sonra yakalandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA görevlileri, kaya oluşumlarına ve sabahla öğleden sonra gökyüzünün farkına dikkat çekmek için renk ekledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Panoramadaki mavi ışık sabahı, sarı şık öğleden sonrayı gösteriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fotoğrafta Curiosity'nin yeryüzünde bıraktığı izlerin yanı sıra eski bir gölün kanıtlarının keşfedildiği Markez Band Vadisi görülüyor. Şubat 2023'te Curiosity'nin Kızıl Gezegen'de milyonlarca yıl önce var olmuş gölün oluşturduğu ve dalgaların kaya yüzeylerinde bıraktığı izleri anımsatan kanıtlar gönderdiği duyurulmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görüntüde, gezginin izlerinin ötesinde, robot kaşifin beklenmedik bir şekilde eski bir gölün kanıtlarını keşfettiği Marker Band Vadisi görülebiliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndaki Curiosity mühendisi Doug Ellison, "Bir milli parka gitmiş olan herkes, sabahları manzaranın öğleden sonrakinden farklı göründüğünü bilir" dedi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Günün iki farklı zamanını yakalamak karanlık gölgeler sağlıyor çünkü ışık tıpkı bir sahnede olduğu gibi sağdan ve soldan geliyor. Fakat burada sahne ışıkları yerine Güneş var.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gale Krateri'nde havadaki tozun yüzeye daha yakın olduğu kış aylarında çekildiği için görüntülerde gölgeler daha belirgin. Ellison, "Mars'taki gölgeler toz az olduğunda daha keskin ve derin, toz çok olduğundaysa daha yumuşak oluyor" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Curiosity 2014'ten bu yana Gale Krateri'nin merkezindeki 5 kilometrelik Sarp Dağ'a ya da resmi ismiyle Aeolis Mons dağına tırmanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay ajansının 2011'de Mars'a varmak üzere fırlattığı Curiosity, Kızıl Gezegen'in yaşanabilirlik potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/avatars/thumb_logo-text.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzayda toplanan Güneş enerjisi ilk kez Dünya'ya ışınlandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-toplanan-gunes-enerjisi-ilk-kez-dunya-ya-is/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzayda-toplanan-gunes-enerjisi-ilk-kez-dunya-ya-is/</id>
<published><![CDATA[2023-06-05T05:17:42+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-06-05T05:17:42+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_749DD7-7F1E91-6A7249-B5429C-616A25-E4B009.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bu atılım, ocak ayında yörüngeye fırlatılan MAPLE adlı cihaz sayesinde mümkün oldu. MAPLE, Güneş enerjisini toplayıp yansıtmaya yarayan bir prototip.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Söz konusu cihaz, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nün uzaydan kablosuz enerji aktarımının yollarını aramak için başlattığı Uzay Güneş Enerjisi Projesi kapsamında fırlatılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Son deneyde MAPLE'ın verici dizisi, mikrodalgalar aracılığıyla uzayda toplanmış Güneş enerjisini enstitünün kampüsündeki Gordon ve Betty Moore Mühendislik Laboratuvarı'nın çatısına yerleştirilen bir alıcıya ışınladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay Güneş Enerjisi Projesi'nin eş direktörü Ali Hajimiri, "Şimdiye kadar yaptığımız deneyler sayesinde, MAPLE'ın uzaydaki alıcılara başarılı bir şekilde enerji iletebildiğini onaylamıştık. Bu kez de diziyi, enerjisini Dünya'ya yöneltecek şekilde programladık" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bilim insanı, Elbette onu Dünya'da test etmiştik ama artık uzay yolculuğuna dayanabileceğini ve orada çalışabileceğini biliyoruz" diye de ekledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmalar bu yöntem sayesinde "tıpkı internetin bilgiye erişimi demokratikleştirdiği gibi" enerjiye erişimi de farklı kesimler arasında yaygınlaştırmayı amaçlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hajimiri'nin aktardığına göre bu yöntemle enerjiyi elde edebilmek için herhangi bir enerji iletim altyapısına da ihtiyaç duyulmayacak:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu, uzak bölgelere ve savaş veya doğal afet nedeniyle harap olmuş bölgelere enerji gönderebileceğimiz anlamına geliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Güneş enerjisini uzaydan kablosuz olarak iletme çalışmalarının, yenilenebilir enerji ve özellikle de Güneş enerjisinin yaygın kullanımını için devrim yaratan sonuçları olabilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Örneğin Japonya uzaydan iletilen Güneş enerjisini 2030'ların ortalarında kullanmaya başlamayı planlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ülke 2025'te kamusal kurumlar ve özel şirketlerin ortaklığıyla bu teknolojinin pilot uygulamasını başlatmayı hedefliyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/avatars/thumb_logo-text.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /></div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA'dan UFO değerlendirmesi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-dan-ufo-degerlendirmesi-204/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-dan-ufo-degerlendirmesi-204/</id>
<published><![CDATA[2023-06-01T05:17:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-06-01T05:17:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B64087-BBC1D1-1E1FC5-2C03A7-1CFC03-F0F9E9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA’nın ordu, akademi ve özel şirketlerin yöneticilerinden oluşan ve tanımlanamayan hava cisimlerini inceleyen kurulu, yaptığı çalışmalara ilişkin 16 kişilik uzman ekiple brifing düzenledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Temmuzda yayımlanması planlanan kurulun raporunun ilk bulgularına ilişkin 4 saatlik brifinge Spergel başkanlık ederken, toplantıya Savunma Bakanlığı, Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve NASA yetkililerinin yanı sıra birçok akademisyen konuşmacı olarak katıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Toplantıda konuşan Savunma Bakanlığı Tüm-Sahalar Anomali Çözüm Ofisi Direktörü Dr. Sean Kirkpatrick, şimdiye dek 800’den fazla tanımlanamayan hava cismi ihbarı aldıklarını, aylık 50 ile 100 civarında ihbar geldiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kirkpatrick, bunlardan çok azını tanımlanamayacak anormallikler olarak değerlendirdiklerini kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Toplantıda son zamanlarda alınmış bir görüntüyü paylaşan Kirkpatrick, üç nokta şeklinde parlak nesnenin görüldüğü bu görüntünün ABD üzerinde keşif uçuşu yapan bir P-3 uçağı tarafından alındığını, uçağın pilotlarının nesneleri yakalayamadıklarını söylediğini ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kirkpatrick daha sonra yapılan incelemede nesnelerin aslında P-3 uçağının pilotlarının düşündüğünden çok daha uzak bir noktada ve bir havalimanına inmek üzere olan uçaklar olduğunun tespit edildiğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kirkpartrick, ellerinde oldukça geniş kapsamlı gözetleme araçları bulunduğunu ancak uluslararası kısıtlamaların da küresel incelemeleri zorlaştırdığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Çin balonu olayından sonra ABD'deki UAP gözlemlerinde artış</div>
<div><br />
	</div>
<div>Toplantıda konuşan FAA Hava Trafik Gözetim Hizmetleri Ofisinde Teknik Danışman olarak görev yapan Mike Freie, ABD genelinde 880 binden fazla kayıtlı dron olduğunu ve günlük olarak on binlerce dronun uçtuğunu kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu sistemlerin hava gözetleme süreci için önemli bir zorluk oluşturduğunu belirten Freie, özellikle de SpaceX’in Starlink lansmanından sonra FAA’ya gelen tanımlanamayan cisim raporu sayısında artış olduğunu dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Freie, şubatta ABD hava sahasından bir Çin balonunun tespit edilip düşürülmesinden sonra tanımlanamayan cisim ihbarlarında "önemli bir artış” gördüklerini bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>- Uzaylılar var mı?</div>
<div><br />
	</div>
<div>Toplantıda, tespit edilen cisimlerin arkasında "insan dışı bir zeka" olup olmadığını sorusu yöneltildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>George Mason Üniversitesinde Hesaplama ve Veri Bilimi Doçenti Anamaria Berea, ekibin, bilim adamlarından oluştuğunu ve verileri takip edeceklerini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Görevlerinin söz konusu anormal görüntüleri daha fazla nasıl inceleyebileceklerine dair bir yol haritası ve çerçeve oluşturmak olduğunu kaydeden Berea, "Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıtlar gerektirir. Evrende yalnız olup olmadığımız sorusu, muhtemelen bilim ve insanlık tarihimizdeki en büyük sorulardan biridir." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Aynı soruya yanıt veren Spergel ise uzmanlar tarafından henüz böyle olağanüstü bir kanıtın görülmediğini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Spergel, NASA'nın yaptığı işin çoğunun dünya dışında "herhangi bir biçimde yaşam aramak" olduğunu ifade ederek, "Yaşam arayışı gerçekten önemli bir şey. Henüz Dünya'nın ötesinde yaşam bulamadık ama arıyoruz." diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Spergel, öte yandan NASA'nın henüz "insanüstü bir zeka veya buna dair olağanüstü kanıtları görmediğini" dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dünya dışında hayat olduğu keşfedildiği takdirde NASA'nın ne yapacağı sorusuna yanıt veren ABD’li bilim adamı, aslında dünya dışında hayatın mümkün olup olmadığının ajansın ilgilendiği en büyük soru olduğunu ancak henüz böyle bir duruma ilişkin kanıt bulamadıklarını aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Redwire yöneticilerinden Mike Gold ise aradıkları şeyin henüz tanımını yapamamalarının büyük sorun teşkil ettiğini söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gold, "Samanlıkta iğne aramıyoruz, samanlıkta anormallik arıyoruz. Yani iğne aradığımızı bile bilmiyoruz." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Söz konusu kurul 20 Ekim 2022'de ABD ordusu ve istihbaratının yanı sıra FAA'nın elindeki verileri incelemek üzere kurulmuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Suudi Arabistanlı astronotların da bulunduğu AX-2 fırlatıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/suudi-arabistanli-astronotlarin-da-bulundugu-ax-2-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/suudi-arabistanli-astronotlarin-da-bulundugu-ax-2-/</id>
<published><![CDATA[2023-05-22T05:40:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-05-22T05:40:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D12C9E-1E0F0C-7C6453-C97F4E-20E287-FA60FB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Suudi Arabistan'ın haber kanalı El-İhbariye'nin Twitter hesabından yaptığı açıklamaya göre, Karni ile Bernavi'nin de içinde bulunduğu uzay mekiğinin fırlatıldığı ve Uluslararası Uzay Üssüne doğru hareket ettiği aktarıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da 17 Mayıs'ta yer alan haberde, Karni ile Bernavi'nin uzay yolculuğu için yaptığı hazırlıkların tamamlandığı bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan Uzay Kurumu, geçen yılın eylül ayında, "2030 Vizyonu" kapsamında bir uzay programının başlatıldığını duyurmuştu. Bununla uzay sanayi sektöründen istifade etmek ve bu alandaki araştırmalara katkıda bulunmanın amaçlandığı belirtilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay Kurumundan 14 Şubat'ta yapılan açıklamada ise Rayyane Bernavi ve Ali Karni'nin AX-2 uzay mekiğiyle gideceği bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay mekiğinin yılın ikinci yarısında ABD'den hareket edeceği aktarılırken, program kapsamında Meryem Firdevs ve Ali el-Gamdi adlı astronotların da uzay araştırmaları konusunda eğitim görecekleri açıklanmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA yılan şeklinde bir uzay aracı tasarladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yilan-seklinde-bir-uzay-araci-tasarladi-191/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yilan-seklinde-bir-uzay-araci-tasarladi-191/</id>
<published><![CDATA[2023-05-16T05:28:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-05-16T05:28:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7F771B-DABD26-274D6E-77085A-F72842-7114F0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, yılan şeklinde bir robotik cihaz icat etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılar yerde tıpkı sürüngen gibi hareket eden bu cihazı bir uzay aracı olarak kullanmak ve Satürn'ün uydusu Enceladus'a göndermek istiyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Halen Var Olan Ekzobiyolojik Yaşam Araştırmacısı (Exobiology Extant Life Surveyor / EELS) adlı uzay aracının, Enceladus'ta hayat araması planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gökbilimcilere göre Enceladus'un araştırılması ve daha iyi anlaşılması son derece önemli.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Zira uydunun yüzeyini kaplayan okyanusta yaşamın oluşması için gereken materyallerin bolca bulunduğu tahmin ediliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu da Enceladus'un mikroskobik ölçeklerde de olsa Dünya dışı yaşam barındırabileceği anlamına geliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu okyanus bir buz kabuğuyla kaplı ama gayzerler sayesinde içerideki okyanusa erişmek mümkün. Bu da bilim insanlarının Enceladus'a uzay aracı göndermeye hevesli olmasını sağlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılara göre EELS veya benzeri araçlar, diğer robotik cihazların ulaşamadığı bölgeleri keşfedebilir. Hatta Dünya yüzeyinde de mağaraları veya buzulları araştırmak için kullanılabilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Jet İtki Laboratuvarı'ndan Matthew Robinson, "Diğer robotların gidemediği yerlere gitme yeteneğine sahip. Bazı robotlar belirli bir arazi türünde iyidir. EELS'nin ardındaki fikir hepsinde iyi olması" diye konuştu:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ne bulacağınızı bilmediğiniz yerlere giderken, belirsizliğe hazırlıklı ve kendi başına karar verebilen, risklere uyumlu ve çok yönlü bir robot göndermek istersiniz.</div>
<div><br />
	</div>
<div>100 kilogram ağırlığında ve 4 metre uzunluğundaki EELS'nin ilk prototipinin saha denemeleri devam ediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Laboratuvarın YouTube kanalında yayımlanan videoda da cihazın görüntüleri yer aldı:</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Laboratuvardan bir diğer araştırmacı Hiro Ono, "Dört tekerlekli bir aracın nasıl tasarlanacağına dair onlarca ders kitabı var ama daha önce hiçbir robotun gitmediği yerlere cesurca gidebilecek otonom bir yılan robotun nasıl tasarlanacağına dair ders kitabı yok" ifadelerini kullandı:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Şu anda bizim yaptığımız şey bu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">En-Neyadi, uzay yürüyüşü yapan ilk Arap astronot oldu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-neyadi-uzay-yuruyusu-yapan-ilk-arap-astronot-ol/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-neyadi-uzay-yuruyusu-yapan-ilk-arap-astronot-ol/</id>
<published><![CDATA[2023-04-29T06:49:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-29T06:49:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E40CA5-A47230-4767A4-7BA2A3-E558E1-70300F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>BAE Devlet Başkanı Yardımcısı, Başbakan ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, Twitter hesabından Neyadi'nin uzay yürüyüşüyle alakalı paylaşımda bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Neyadi'nin Uluslararası Uzay İstasyonunda (ISS) bakım çalışmalarına katıldığını belirten Al Maktum, "3 yıllık yoğun bir eğitimin ardından Sultan en-Neyadi'yi bugün ilk uzay yürüyüşünde gördük. Uzay yürüyüşü yapan ilk BAE'li, ilk Arap ve ilk Müslüman. Bununla gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Muhammed bin Raşid Uzay Merkezi de yaptığı yazılı açıklamada, Neyadi'nin, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Astronotu Steve Bowen ile yaptığı uzay yürüyüşünün, 69. Uluslararası Uzay İstasyonu Seferi kapsamında gerçekleştirildiğini duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Merkez, BAE'nin, ISS dışında uzay yürüyüşü gerçekleştiren 10. ülke olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Neyadi'nin uzay yürüyüşünü de kapsayan görevin yaklaşık 6 saat süreceği kaydedilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BAE, Neyadi’nin 19 araştırma görevini kapsayan 6 ay sürecek uzay yolculuğu, 2 Mart’ta ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezinden, NASA ve diğer uzay ajansları işbirliğinde başlamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">BAE'nin uzay faaliyetleri</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>BAE, 2018'de astronotluk eğitimi almaları için Hazza el-Mansuri ve Sultan en-Neyadi adındaki iki BAE vatandaşını Rusya'ya göndermişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mansuri, Rusya'daki 1 yıllık eğitimin ardından 8 günlük uzay yolculuğu görevini başarıyla tamamlamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Merkezi Dubai'de yer alan Muhammed bin Raşid Uzay Merkezi ile NASA, 2020'de BAE'li astronotların eğitilmesi için ortak bir anlaşma imzalamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>BAE, Şubat 2021'de Mars'a gönderdiği "Hope (Umut)" adı verilen uydu aracının başarıyla Mars yörüngesine yerleşmesiyle, bunu yapabilen ilk Arap ülkesi olmuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"ispace"in Ay yüzeyine inerken düştüğü tahmin ediliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-ispace-in-ay-yuzeyine-inerken-dustugu-tahmin-edil/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-ispace-in-ay-yuzeyine-inerken-dustugu-tahmin-edil/</id>
<published><![CDATA[2023-04-26T05:24:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-26T05:24:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1966B2-73504F-39C130-54C9FE-9F9163-90FB27.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Başkent Tokyo merkezli ispace şirketi, "Hakuto-R" keşif programı kapsamında geliştirilen ve 26 Nisan'da Ay yüzeyine inmesi planlanan uzay aracının akıbetini sorguluyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Firma, açıklamasında, 26 Nisan'da Japonya yerel saatiyle 01.40 sularında Ay yüzeyine inmesi beklenen aracın, iniş girişimi esnasında düşmüş olabileceğini bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tahmini iniş saatinden kısa süre önce uzay aracıyla irtibatın kesildiği kaydedilen açıklamada, "irtibatta bir iyileşme beklemiyoruz ve (görevi) tamamlamanın zor olacağı belirlendi" ifadesi kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İrtibat kopması öncesi kayda geçirilen verilerde, uzay aracındaki yakıtın tükenmeye yakın olduğu ve iniş hızının giderek arttığının saptandığı bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, "Uzay aracının, Ay yüzeyine sert bir iniş yapmış olma ihtimali yüksek" ifadeleri kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Ticari Ay misyonları"</div>
<div><br />
	</div>
<div>Japon Devlet Televizyonu NHK, başarılması halinde özel bir şirket üretimi uzay aracının ilk kez Ay yüzeyine ineceğini aktarmıştı. 2,3 metre yüksekliğinde ve 2,6 metre enindeki uzay aracının, kargosunda, dönüştürülebilir küçük bir robot taşıdığı bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile oyuncak firması Tomy tarafından üretilen robotun, yüzey araştırmaları yapmasının planlandığı duyurulmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mürettebatsız uzay aracı, Aralık 2022'de ABD'nin Cape Canaveral üssünden SpaceX Falcon 9 roketiyle Ay'a gönderilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>O dönem yapılan açıklamada uzay aracının, Nisan 2023 sonunda Ay'a ulaşmasının tahmin edildiği bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Keşif programı, ismini, Japon halkınca, Ay üzerinde yaşadığına inanılan beyaz bir tavşan türünden alıyor.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Starship ilk deneme uçuşunda infilak etti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/starship-ilk-deneme-ucusunda-infilak-etti-519/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/starship-ilk-deneme-ucusunda-infilak-etti-519/</id>
<published><![CDATA[2023-04-21T05:24:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-21T05:24:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_44841C-D72FF5-89D865-A0A0CF-4CD332-32F304.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Texas eyaletinde SpaceX'e ait fırlatma üssünden gerçekleştirilen uçuş denemesinde Starship yaklaşık 4 dakika kadar yükseldikten sonra motorlarının ateş alması sonucu büyük bir gürültüyle patladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>YouTube'dan canlı yayınlanan deneme uçuşunun detaylarını heyecanla aktaran SpaceX ekibi, yaşanan kazayı, "roketin güçlendirici parçadan hızlı plansız ayrışması"na bağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>SpaceX'in sahibi Elon Musk, attığı twitte, başarısızlıkla sonuçlanan uçuş denemesinden "çok şey öğrendiğini" ve "birkaç ay içinde" başka bir test lansmanına hazırlanacaklarını duyurdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte yandan, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Şefi Bill Nelson, ilk entegre uçuş testi sonrası SpaceX yönetimi için tebrik mesajı paylaştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Nelson, Twitter'dan "Tarih boyunca her büyük başarı, bir düzeyde hesaplanmış risk gerektirmiştir. Çünkü büyük risk büyük ödül getirir. SpaceX'in öğrendiği her şeyi, bir sonraki uçuş testini ve ötesini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>SpaceX yetkilileri de bugün yaşadıkları tecrübenin Starship'in güvenilirliğinin artmasına yardımcı olacağını dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>SpaceX daha önce uçuş denemesinin pazartesi yapılacağını ilan etmiş, ancak süper ağır güçlendiricide tespit edilen bir arıza nedeniyle fırlatmanın perşembeye ertelendiğini duyurmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mars'a mürettebat göndermeyi amaçlayan şirket, Ay ve ötesine insan ve kargo gönderimi için başlıca roket olarak 33 motoru bulunan Starship'i kullanmayı planlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA, Artemis programı çerçevesinde, astronotları Ay yüzeyine göndermek için Starship roketinin farklı bir versiyonunu geliştirmesi için SpaceX ile anlaşma imzalamıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa Uzay Ajansı'nın Jüpiter misyonu başladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupa-uzay-ajansi-nin-jupiter-misyonu-basladi-398/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupa-uzay-ajansi-nin-jupiter-misyonu-basladi-398/</id>
<published><![CDATA[2023-04-16T05:48:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-16T05:48:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_299A52-2F6A1C-E11365-1AD518-0FC895-7E0A10.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bilim insanları, Callisto, Europa ve Ganymede adlı uyduların derinliklerinde okyanuslar olduğunu düşünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>ESA'nın Jüpiter'in Buzlu Ayları Keşfi (Juice) adlı misyonu, Jüpiter'in uydularında mikroorganizmaların yaşamı için gerekli koşulların olup olmadığını anlamayı hedefliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>ESA Bilim Direktörü Prof. Carole Mundell, bunun çok çılgın bir fikir olmadığını söylüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC'ye konuşan Mundell, "Dünya üzerinde, asit ve radyoaktivite düzeyi yüksek. Sıcaklığın da aşırı yüksek ve düşük olduğu ortamlarda bile yaşam belirtileri görebiliyoruz" diyor ve ekliyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Örneğin Dünya'daki okyanusların dibindeki yanardağlar bile bize bambaşka gezegenler gibi gözükebiliyor. Başka yerlerde de benzer koşullar varsa mikropların yaşamaması için hiçbir neden yok. Biz Juice misyonuyla bu koşulları incelemek istiyoruz."<br />
	</div><br />

<div>Yaklaşık 1,6 milyar dolar değerindeki Juice'un Temmuz 2031'de Jüpiter sistemine ulaşması bekleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Juice, Ganymede çevresindeki yörüngeye yerleşmeden önce diğer aylara da 35 kez yaklaşmayı deneyecek ve bazen yüzeylerine 400 kilometre kadar yaklaşacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay aracında toplam 10 alet bulunacak. Bunların arasında yüzey altının ve yüzeyin üç boyutlu haritasını çıkarabilecek bir alet, parçacık dedektörü ve radar da olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>İngiltere'deki Imperial College London Üniversitesi tarafından tasarlanan "Elektromanyetik Alan Ölçer" ise ayların gizli okyanusları hakkında bilgi toplayabilecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Imperial College London'da araştırmacı olan Prof. Michele Dougherty, "Okyanusun derinliğini, tuz içeriğini, kabuğun okyanusun üzerinde ne kadar derin olduğunu ve okyanusun kayalık manto ile temas halinde olup olmadığını anlayacağız. Böylece ayın iç yapısı hakkında bilgileneceğiz ve yüzeyde organik materyal olup olmadığını tespit edeceğiz" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Atrobiyologlar Mars'tan sonra Jüpiter ve Satürn'ü inceliyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya'da yaşamın olması için su, besin kaynağı, enerji ve zamana ihtiyaç var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları uzun zamandır Mars'ın, bugün olmasa da geçmişte Dünya dışında yaşama ev sahipliği yapma olasılığı en yüksek gezegen olduğunu düşünüyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak Jüpiter ve Satürn'ün yörüngesindeki buzlu aylar, Evren'in başka yerlerinde yaşam olasılıklarını araştıran astrobiyologların ilgisini çekmeye başlamıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">James Webb teleskobu yeni galaksiler bulup duruyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-yeni-galaksiler-bulup-duruyor/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-yeni-galaksiler-bulup-duruyor/</id>
<published><![CDATA[2023-04-15T05:28:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-15T05:28:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A4CB74-855528-B969B4-8D0E74-877933-83C6D5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Araştırmacılar, NASA'nın çığır açan teleskobunun şimdiye kadar gördüğü en eski ve en büyük galaksilerden 6'sının, evrende bulundukları yer göz önüne alındığında gerektiğinden daha büyük ve daha olgun göründüğü uyarısında bulunuyor. Independent Türkiye'nin haberine göre, bir bilim insanı, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) 'var olmaması gereken galaksiler bulup durduğu' uyarısı yaptı. Yeni bulgular, bu galaksilerin evrenin başlangıcından gelen Samanyolu kadar olgun olduğunu bildirdiği önceki bilimsel araştırmaların üzerine ekleme yaparak ilerleme sağladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>An itibarıyla yeni bir makale, nasıl oluştuklarını daha iyi anlamak için galaksileri 'stres testine' tabi tutarak bu bulguları doğrulamış görünüyor. Bu çalışma, bilim insanları bir hata yapmadıysa, evren hakkındaki bazı temel bilgilerin kaçırılmış olabileceğine işaret ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sıradışı galaksileri inceleyen yeni makalenin yazarı, Austin'deki Texas Üniversitesi'nden Mike Boylan-Kolchin "Eğer bu kütleler doğruysa, demek ki keşfedilmemiş bir bölgedeyiz" dedi ve ekledi:<br />
	<br />
	</div>
<div>Galaksi oluşumu hakkında çok yeni bir şeye ya da kozmolojide bir değişikliğe ihtiyaç duyacağız. En uç olasılıklardan biri, evrenin Büyük Patlama'dan kısa süre sonra tahmin ettiğimizden daha hızlı genişlemesi ki bu da yeni kuvvetler ve parçacıklar olduğu anlamına gelebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Profesör Boylan-Kolchin'in 'Stress testing ΛCDM with high-redshift galaxy candidates' (Yüksek derecede kırmızıya kayma gerçekleşen galaksi adaylarıyla ΛCDM'ye stres testi yapma) başlıklı makalesi bu hafta Nature Astronomy'de yayımlandı. Bu makale, JWST'den gelen bilgilerin bilim insanlarının karşısına derin bir ikilem koyduğunu öne sürüyor. Veriler, onlarca yıldır kozmolojiye yön veren karanlık enerji ve soğuk karanlık madde paradigmasında, yani ΛCDM'de bazı yanlışlıklar olabileceğine işaret ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Genellikle galaksiler gazlarının yaklaşık yüzde 10'unu yıldızlara dönüştürür. Fakat yeni keşfedilen galaksiler gazın neredeyse tamamını yıldızlara dönüştürüyor olmalı. Bu, makaleye göre teorik açıdan mümkün olsa da bilim insanlarının şimdiye kadar beklediğinden farklı bir durum.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Bilim insanları galaksilerin nasıl büyüdüğüne dair anlayışlarını değiştirerek modellerini tekrar ayarlamak zorunda kalabilir</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Galaksilerin daha fazla gözlemlenmesi, yaşlarını ve kütlelerini daha çok açıklığa kavuşturmayı amaçlarken, bu, gözlemlerin yanlış olduğunu; merkezlerindeki süper kütleli kara delikler galaksiyi ısıttığı için olduklarından daha büyük göründüklerini ya da aslında sanıldıklarından daha geç bir dönemden geldiklerini ama görüntüleme sorunları nedeniyle daha yaşlı göründüklerini ortaya koyabilir. Ancak bu gözlemler doğrulanırsa, gökbilimciler kozmosa ve galaksilerin nasıl büyüdüğüne dair anlayışlarını değiştirerek alışılmadık derecede büyük ve olgun galaksileri hesaba katacak şekilde modellerini ayarlamak zorunda kalabilir.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzaydaki 'yeşil canavar' görüntülendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaydaki-yesil-canavar-goruntulendi-950/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaydaki-yesil-canavar-goruntulendi-950/</id>
<published><![CDATA[2023-04-14T05:36:53+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-14T05:36:53+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_202AAF-EEB102-6B07EC-14FB70-C42AE3-9F00E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA, Jame Webb tarafından paylaşılan yeni görüntünün süpernova patlamasıyla yok olan ve ışığı Dünya'ya ilk kez 340 yıl önce ulaşan yıldızdan geriye kalan 'Cassiopeia A' adlı gaz ve toz bulutuna ait olduğu açıklandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Galaksideki bilinen en genç süpernova kalıntısı olması nedeniyle Dünya ve uzaydaki pek çok teleskop tarafından izlendiği bildirilen Cassiopeia A'nın, Cassiopeia Takımyıldızı'nda (Kraliçe veya Koltuk Takımyıldızı) 11 bin ışık yılı uzaklıkta yer aldığı ve kalıntıların 10 ışık yılı boyunca uzandığı kaydedildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>'Cas A' olarak da bilinen kalıntıdan alınan görüntülerin, bilim insanlarının yıldız patlamalarının nasıl meydana geldiği hakkında daha fazla bilgi edinmelerini sağladığı belirtildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gök bilimciler, Webb Teleskobu'nun kızılötesi kameralarını diğer teleskopların kaçırdığı detayları yakalamak üzere Cas A yönüne çevirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Webb Programı Baş Araştırmacısı Danny Milisavljevic, yaptığı açıklamada, "Cas A bize, patlayan bir yıldızın enkazına bakmak ve daha önce orada ne tür bir yıldız olduğunu, o yıldızın nasıl patladığını anlamak için bir tür yıldız otopsisi yapma fırsatı sunuyor" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Webb'in Cas A'ya ait yeni kızılötesi görüntüleri, kalıntının renklerinin insan gözüyle algılanabilmesi için görünür ışığa çevrildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kalıntının dış yüzeyindeki kırmızı ve turuncu ışık, patlamadan önce yıldızın uzaya püskürttüğü maddelerin çevredeki gaz ve tozla çarpışmasıyla oluşan sıcak toz bölgesini gösteriyor. Kalıntının kabarcık benzeri yapısının içinde kümeleri ve düğümleri andıran şekillerle parlak pembe ışık görülebiliyor. Bu bölümde patlayan yıldızdan gelen argon, neon ve oksijen gibi parıldayan elementler bulunuyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Japon "Ispace"in nisan sonu Ay'a varması bekleniyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/japon-ispace-in-nisan-sonu-ay-a-varmasi-bekleniyor/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/japon-ispace-in-nisan-sonu-ay-a-varmasi-bekleniyor/</id>
<published><![CDATA[2023-04-13T05:46:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-13T05:46:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E2A57B-9D0AD4-3F1197-B215E1-A72F11-5F13DE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Başkent Tokyo merkezli Ispace Inc. şirketinin açıklamasına göre, "Hakuto-R" keşif programı kapsamında geliştirilen uzay aracının 26 Nisan'da Japonya yerel saatiyle 01.40 sularında Ay'a iniş yapması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ispace kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Hakamada Takeşi, açıklamasında "Ticari Ay misyonlarının yeni çağının başlangıcı olabilecek tarihi bir güne tanıklık etmeyi bekliyoruz." dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Japon Devlet Televizyonu NHK, başarılması halinde özel bir şirket üretimi uzay aracının ilk kez Ay yüzeyine ineceğini aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>2,3 metre yüksekliğinde ve 2,6 metre enindeki uzay aracı, kargosunda, dönüştürülebilir küçük bir robot taşıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ile oyuncak firması Tomy tarafından üretilen robot, yüzey araştırmaları yapacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mürettebatsız uzay aracı, Aralık 2022'de ABD'nin Cape Canaveral üssünden SpaceX Falcon 9 roketiyle Ay'a gönderilmişti</div>
<div><br />
	</div>
<div>O dönem yapılan açıklamada uzay aracının, Nisan 2023 sonunda Ay'a ulaşmasının tahmin edildiği bildirilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Keşif programı, ismini, Japon halkınca, Ay üzerinde yaşadığına inanılan beyaz bir tavşan türünden alıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Görünmez canavar" denilen yeni bir kara delik bulundu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gorunmez-canavar-denilen-yeni-bir-kara-delik-bulun/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gorunmez-canavar-denilen-yeni-bir-kara-delik-bulun/</id>
<published><![CDATA[2023-04-08T08:20:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-08T08:20:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D036CE-7B5C35-E2416C-8B83C0-672521-8F33B5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA’dan yapılan açıklamada, Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaza ile tespit edilen kara deliğin, galaksiler arasında büyük bir hızla başıboş şekilde dolaştığı belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Görünmez bir canavar” şeklinde tanımlanan kara deliğin Dünya ile Ay arasını 14 dakikada kat edebilecek kadar hızla ilerlediği, 20 milyon güneşin ağırlığına denk gelecek derecede de süper kütleli olduğu kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kara deliğin, ardında, Samanyolu galaksisinin iki katı çapında, daha önce görülmemiş bir şekilde 200 bin ışık yılı uzunluğunda yeni doğmuş yıldızlardan oluşan bir iz bıraktığı ifade edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oluşumu için "Muhtemelen, üç büyük kara delik arasındaki nadir, tuhaf bir galaktik bilardo oyununun sonucu” ifadesi kullanılan hızlı kara deliğin, önündeki yıldızları yutmak yerine gaz kütlelerini kürüyerek dar bir koridor boyunca yeni yıldız oluşumlarını tetiklediği kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Yale Üniversitesi'nden Pieter van Dokkum, bir şeyleri yutmaya zaman ayıramayacak kadar uzayda süratle ilerleyen ve ardında yıldız oluşumu bırakan kara delik için, "Gördüğümüz şey, sonrası. Bir geminin arkasındaki iz gibi, kara delikten kalan izi görüyoruz." ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Van Dokkum, Hubble teleskopu görüntüsünde, yakındaki cüce bir galakside yıldız kümelerini tararken kozmik ışın olduğunu düşündüğü küçük bir çizgi fark ettiğini, kozmik ışınları ortadan kaldırdıklarında ise daha önce gördükleri hiçbir şeye benzemeyen kara deliğin izini bulduklarını aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın açıklamasında, gökbilimcilerin, galaksiler arası bu kaçak kara deliğin, belki 50 milyon yıl önce muhtemelen birbiri ile çarpışan galaksilerde bulunan üç büyük kütleli kara deliğin oluşturduğu kaotik ve kararsız konfigürasyon sonuncunda birinin bu oluşumdan dışarı fırlatılma şeklinde meydana gelmiş olabileceğine inandığı kaydedildi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA'nın Ay misyonu'nda ilk kez kadın ve siyah astronot</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasanin-ay-misyonunda-ilk-kez-kadin-ve-siyah-astro/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasanin-ay-misyonunda-ilk-kez-kadin-ve-siyah-astro/</id>
<published><![CDATA[2023-04-04T05:32:12+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-04-04T05:32:12+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_0F3E5D-D3A340-B0394C-2E08E6-E23C07-60C4C6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Üç Amerikalı ve bir Kanadalı astronottan oluşan mürettebat NASA’nın misyon kontrolunun da bulunduğu Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nde düzenlenen törenle açıklandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA yöneticisi Bill Nelson, "Mürettebat bizi yıldızlara ulaştırmak için yorulmadan çalışan binlerce kişiyi temsil ediyor. Bu insanlığın mürettebatı” ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis misyonunun ilk aşamasında Orion uzay aracı geçtiğimiz yıl Aralık ayında mürettebatsız olarak uzaya gönderilmiş, 25 gün süren test uçuşunun ardından Orion başarılı bir şekilde yer yüzüne dönmüştü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dört astronot, misyonun ikinci aşamasında 2024 yılının sonunda Orion uzay aracıyla Ay’ın etrafında 10 gün sürecek bir yolculuğun ardından dünyaya dönecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Astronotlar Ay’ın yüzeyine inmeyecek ya da yörüngesine girmeyecek; ancak Ay’ın etrafında 2,3 milyon kilometrelik bir yolculuk yapacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Misyonun son aşamasında da 2025 yılında iki astronotun Ay’ın yüzeyine inmesi planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Ay misyonunda görev alacak olan ilk kadın astronot Christina Koch, bir kadın tarafından gerçekleştirilen en uzun uzay uçuşu rekoruna sahip bir mühendis. Artemis’te misyon uzmanı olarak görev yapacak olan Christina Koch, NASA’nın ilk kez üç kadın tarafından gerçekleştirilen uzay yürüyüşüne de katılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mürettebatta yer alan bir diğer astronot da Victor Glover. Daha önce donanmada görev yapan ve dört uzay yürüyüşü gerçekleştiren Glover, Ay misyonunda görev alacak ilk siyah astronot.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Askeri pilot olan Reid Wiseman da Artemis misyonunun komutanı olarak görev yapacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis misyonu için seçilen astronotlardan bir diğeri de Kanada Hava Kuvvetleri mensubu Jeremy Hansen. Hansen Ay görevine seçilen ilk Kanadalı astronot.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kanada Uzay Dairesi, NASA’nın uzay araçları ve uzay istasyonuna robotik kol katkısında bulunmasından dolayı mürettebata astronot gönderebildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Amaç Ay’da kalıcı üs kurmak</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Başkanı Joe Biden, Pazar günü dört astronot ve aileleriyle görüştü. Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Başkan Biden misyonun gelecek kuşaklara ilham vereceğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Apollo misyonu kapsamında 1968-1972 yılları arasında uzaya 24 astronot gönderildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Artemis misyonu, 50 yıl önce ABD ve Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş sırasındaki uzay yarışından doğan Apollo görevine kıyasla daha kapsamlı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni Ay misyonu, Elon Musk’ın Space X şirketi gibi ticari ortakların yanısıra; Kanada, Avrupa ve Japonya hükümetlerinin uzay dairelerini de kapsıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis misyonuyla yalnızca 50 yıl önce insanlık için atılan büyük adımın tekrarlanması amaçlanmıyor, aynı zamanda Ay’ın yüzeyinde kalıcı bir üs kurulması yani sürdürülebilir bir varlık oluşturulması hedefleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis misyonunun Mars’a yolculuk için de bir temel oluşturması planlanıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Soyuz MS-22 dünyaya geri döndü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/soyuz-ms-22-dunyaya-geri-dondu-183/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/soyuz-ms-22-dunyaya-geri-dondu-183/</id>
<published><![CDATA[2023-03-29T05:32:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-29T05:32:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F66623-D28877-462031-D26507-2207F5-B9A5BD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Geçtiğimiz yıl göktaşı çarpması sonucu fırlatma esnasında hasar alan Rusya’ya ait Soyuz MS-22 uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan (ISS) ayrılarak mürettebatsız şekilde dünyaya döndü.]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beş gezegen Ay ile aynı hizaya geldi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bes-gezegen-ay-ile-ayni-hizaya-geldi-733/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bes-gezegen-ay-ile-ayni-hizaya-geldi-733/</id>
<published><![CDATA[2023-03-28T05:18:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-28T05:18:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_52DD76-FBE606-53F965-5763DA-E2B75E-3AD0F4.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Birkaç gün boyunca çıplak gözle de takip edilebilecek bu olay gezegenlerin geçit töreni olarak tanımlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dün akşam Güneş’in batmasının ardından gökyüzünde görülebilen bu sıralama açık bir havada ve şehir ışıklarından uzakta daha net bir şekilde seçilebiliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Geçen yaz Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn nadir rastlanan bir gezegen kavuşumunda bir araya gelmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Eğer akşamın ilk saatlerinde gökyüzüne bakmadıysanız hızlıca ufukta kayboldukları için Merkür ve Jüpiter’I yakalama şansını kaçırmış olabilirsiniz.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'da görevli astronom Bill Cooke, bu gezegenlerin sıralandığını görmek için Dünya'nın herhangi bir yerinde gün batımından hemen sonra ufkun batısına bakmak gerektiğini dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İngiltere'deki Greenwich Kraliyet Gözlemevi'nden astronom Jake Foster ise bu tarz hizalanmaların bizim Dünya’daki bakış açımıza özgü olduğunu, "Bu gezegenler şu an gerçekten de sıralanmış değil, Güneş Sistemi’ne dağılmış durumdalar. Ancak nadir de olsa bir arada görmemizi sağlayacak kadar gökyüzünde yakınlaşıyorlar” dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA yeni 'Uzay kıyafeti'ni tanıttı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yeni-uzay-kiyafeti-ni-tanitti-656/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yeni-uzay-kiyafeti-ni-tanitti-656/</id>
<published><![CDATA[2023-03-16T05:25:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-16T05:25:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_97F578-056DB4-BAE680-4DD02A-61927A-41D0C2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yeni tasarım astronotların Ay yüzeyinde yapacakları bilimsel deneylerde onlara yardımcı olacak ve hareket kabiliyetlerini artıracak özellikler barındırıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA, prototipi tanıtılan yeni uzay kıyafetini, Artemis 3 projesi kapsamında Ay'a yeniden insanlı yolculuk yapmanın hedeflendiği 2025'e yetiştirmeye çalışıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Halen ABD'li astronotlar tarafından giyilen uzay kıyafetleri 1981 yılında yapılan tasarıma dayanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>228 milyon dolarlık tasarım kontratını geçen yıl Teksas merkezli Axiom Uzay şirketi kazanmıştı ve prototipi hazırlamaları altı ay sürdü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu yeni kıyafetin, kadın astronotlar için de daha uygun olmasına özen gösterildi. Geçmişte kadın astronotların uzay seyahatlerinin, uygun beden kıyafet bulunmaması nedeniyle sekteye uğradığı durumlar olmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA 2019'da uzay yürüyüşü yapmak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu'na iki kadın astronottan, Anne McClain ve Christina Koch'tan oluşan bir ekip göndermek istemiş ancak seyahatten birkaç gün önce kadınlara uygun bedende iki adet uzay kıyafeti bulunamaması nedeniyle McClain'in yerine Nick Hague uzaya gönderilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kıyafetin bedene tam olarak uygun olması, aşırı yorgunluğu ve fiziksel yaralanma riskini azaltıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><img src="uploads/Mart 2023/nasa-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Uzay kıyafetinde olması gerekenler</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bir uzay kıyafetinin astronota sağlaması gereken ilk şey oksijen. Bu, dikkatli bir tasarım gerektiriyor zira tasarımdaki bir hata astronotun akciğerlerinin şişmesine ve ölümüne neden olabilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın uzay kıyafetleri bölümünün başkanı Lara Kearney "Ay tehlikeli bir yer, özellikle Ay'ın Güney Kutbu bizim için çok zorlayıcı olacak. Kıyafetin birçok termal gerekliliği karşılaması ve astronotlara iyi bir hareket kabiliyeti sağlaması gerekiyor" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Önceki kıyafetlerin aksine, astronotlara daha fazla esneklik sağlaması için, bu yeni tasarımın birleşme noktalarında dikiş kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ayrıca kaskın içinde de aydınlatma ve HD (yüksek çözünürlüklü) kamera bulunuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu sayede astronotların Ay yüzeyinde yaptıkları çalışmalar Dünya'dan yüksek çözünürlüklü şekilde izlenebilecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ay'da kullanılacak botlar da Ay'ın sürekli karanlık olan yüzeyindeki dondurucu soğuklara dayanabilecek şekilde tasarlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni kıyafetler üç boyutlu yazıcı ve lazer kesiciler de dahil gelişmiş üretim metodlarıyla yapılacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Axiom Space'in CEO'su Mike Suffredini, tasarladıkları uzay kıyafetinin Ay'ın Güney Kutbu'nun zorlu koşullarına hazır olacağını belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni kıyafet üzerindeki deneyler bu yıl boyunca NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde sürecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA, 2025'teki Ay'a insanlı yolculuk misyonuna yetişmek üzere iki adet kıyafet üretilmesi projesine 1 milyar dolar ayırdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>2021'de yaptığı açıklamada NASA, kendi bünyesinde yeni uzay kıyafeti tasarlamak üzere 420 milyon dolar harcadıklarını ancak sonuçtan tatmin olunmayınca kıyafetin tasarımının tamamlanmasını özel sektörden istemeye karar verdiklerini açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ay'a son insanlı yolculuk Aralık 1972'de Apollo 17 misyonuyla yapılmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mars'ın güney kutbu neden delikli peynire benziyor?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mars-in-guney-kutbu-neden-delikli-peynire-benziyor/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mars-in-guney-kutbu-neden-delikli-peynire-benziyor/</id>
<published><![CDATA[2023-03-14T05:05:08+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-14T05:05:08+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_87BD70-AA8942-4A3305-992B6E-D137DC-0DB349.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bu oluşumlar, tıpkı bir pastanın katmanları gibi karbondioksit ve su buzunun birikmesiyle oluştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gezegenbilimciler, bu oluşumun nasıl mümkün olabildiğini uzun süredir merak ediyor. Zira bu katmanlaşmanın oluşması için kararlı koşullar gerekiyor. Mars'ınsa bu koşulları sağlayabileceği düşünülmüyordu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak yeni bir araştırma, delikli peyniri andıran bu arazinin nasıl oluştuğunun sonunda kavranmasını sağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmada Mars'ın eksen eğimindeki değişiklerin atmosfer basıncını etkilediği ifade edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bulgulara göre atmosfer basıncındaki değişimler su ve karbondioksit buzunun dönüşümlü olarak üretilmesini sağladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD Gezegen Bilimi Enstitüsü'nde Araştırma Bilimcisi Peter Buhler ve ekibi, donmuş karbondioksit ve su birikintilerinin, Mars'ın kutupsal eğimindeki 100 bin yıllık döngüler boyunca nasıl büyüyüp küçüldüğünü modelledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Buhler, "Mars 100 bin yıllık döngülerden geçiyor. Bu döngüler sırasında Mars kutupları sırasıyla Güneş'e doğru eğiliyor veya Güneş'ten uzaklaşıyor" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Su buzu, bu döngüler sırasında daha sıcak bölgelerden soğuk bölgelere doğru hareket ederek Mars'ın temel uzun vadeli küresel su döngüsünü yönlendiriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırma ekibine göre su ve karbondioksit buzunun katmanlı birikintileri, Mars'ın iklim geçmişinin tarihsel bir kaydını sağlayabilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Buhler, "Bu katmanlama önemli, çünkü su ve karbondioksitin Mars'ta nasıl hareket ettiğinin doğrudan bir kaydı" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bahsi geçen döngünün kutuplarda yarattığı yüzey şekilleri, çok delikli İsviçre peynirine benzetiliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Buhler, çalışmanın önemini şöyle aktarıyor:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu çalışmadan önce, suyun döngü sırasındaki hareket etme hızı epey belirsizdi. Bu çalışma, Mars'ın güney kutbundaki katmanlı buz kaydını deşifre ederek bu soruya cevap sağlıyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/unknown.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA uyardı: 2046 yılında Sevgililer Günü için plan yapmayın</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-uyardi-2046-yilinda-sevgililer-gunu-icin-plan/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-uyardi-2046-yilinda-sevgililer-gunu-icin-plan/</id>
<published><![CDATA[2023-03-10T05:22:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-10T05:22:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CBA652-65FFC3-08150E-35A4C3-96D5E6-8706CB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), '2023 DW' adlı asteroitin 14 Şubat’ta '560’ta bir' çarpma ihtimali olduğu ancak nereye düşeceğinin bilinmediği açıklandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Öngörülen etki bölgelerinin, Hint Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na ve batıdan ABD’nin doğu kıyısına kadar uzandığı belirtilirken, çarpması olası yerler arasında Los Angeles, Hawaii ve Washington DC de sayıldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX 4 kişilik ekibi Uzay İstasyonu'na gönderdi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-4-kisilik-ekibi-uzay-istasyonu-na-gonderdi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-4-kisilik-ekibi-uzay-istasyonu-na-gonderdi-/</id>
<published><![CDATA[2023-03-02T05:39:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-03-02T05:39:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_28C36E-44F252-17CD53-348A07-C7A607-8C65A8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Fırlatma, Florida'daki NASA'ya ait Kennedy Uzay Merkezi'nden, Falcon 9 roketiyle gerçekleştirildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yerel saatle 00.34'de gerçekleşen operasyon esnasında gökyüzü aydınlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ekibin fırlatılması, önceki denemenin teknik arıza sebebiyle iptal edilmesinden 72 saat sonra yapıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mürettebatta bir Rus kozmonot ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir astronot da yer alıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Dünya'dan 280 ışık yılı uzaklıkta 'sıra dışı' bir gezegen</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunya-dan-280-isik-yili-uzaklikta-sira-disi-bir-ge/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dunya-dan-280-isik-yili-uzaklikta-sira-disi-bir-ge/</id>
<published><![CDATA[2023-02-25T05:04:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-02-25T05:04:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5D0066-3F7275-F7FFB4-028BB6-5ECBD9-38608A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>CNN'nin haberine göre, son yayımlanan çalışmada NASA'nın gezegen keşif uydusu Transiting Exoplanet Survey Satellite (TESS) kullanan araştırmacılar, güneş sistemindeki en büyük gezegen Jüpiter büyüklüğünde yeni bir gezegen bulunduğunu belirledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Araştırmacılar, "TOI 5205b" olarak adlandırılan gezegeni boyutu nedeniyle "yasak gezegen" diye tanımladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dünya'dan yaklaşık 280 ışık yılı uzaklıkta, küçük bir yıldızın etrafında dönen "sıra dışı büyüklükteki" ötegezegenin, TOI-5205 adlı kırmızı bir cüce yıldızın yörüngesinde döndüğü belirtildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gökbilimciler, son yıllarda "M cüce yıldızların", yörüngelerinde dönen gezegenlere sahip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu keşfetti, ancak bu kadar küçük yıldızların dev gezegenlere ev sahipliği yapmasını beklemiyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çalışma yazarı Shubham Kanodia, "Jüpiter'in yaklaşık dört katı büyüklüğündeki ev sahibi yıldız TOI-5205, bir şekilde Jüpiter boyutundaki gezegeni yörüngesine almayı başardı ki bu oldukça şaşırtıcı" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kanodia, TOI-5205b'nin varlığının söz konusu gezegenler hakkında bilinenleri artırdığını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'M cüce yıldızının' yörüngesinde bulunan ilk gaz devi gezegen</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Gökbilimciler, geçmişte daha büyük "M cüce yıldızlarının" yörüngelerinde dönen birkaç gaz bulutundan oluşan dev gezegenler buldu, ancak TOI 5205b, düşük kütleli bir "M cüce yıldızının" yörüngesinde bulunan ilk gaz devi gezegen olarak kayda geçti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Araştırmacılar, TOI-5205b'nin atmosfere sahip olup olmadığını tespit etmek ve nasıl oluştuğunu anlamak için James Webb Uzay Teleskobu'nu kullanarak gezegeni gözlemlemek istiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bulguları detaylıca ele alan çalışma "The Astronomical Journal" adlı dergide yayımlandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Minuteman III füzesi ile atmosfere dönüş aracı test edildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/minuteman-iii-fuzesi-ile-atmosfere-donus-araci-tes/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/minuteman-iii-fuzesi-ile-atmosfere-donus-araci-tes/</id>
<published><![CDATA[2023-02-11T05:07:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-02-11T05:07:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_79829D-8B779D-D81ACE-C3C7CF-6B59A1-72BFF5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Komutanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minuteman III kıtalararası balistik füzesinin 9 Şubat'ta California’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden fırlatıldığı kaydedildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, füzenin nükleer harp başlığı taşımadığını, kıtalararası balistik füzelerin atmosferden çıktıktan sonra yeniden atmosfere dönüşünü sağlayan deneme aşamasındaki bir geri dönüş test etmek üzere fırlatıldığı bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu testin ABD'nin nükleer caydırıcılığını göstermeyi amaçlayan rutin ve periyodik faaliyetlerin bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, "Bu tür testler daha önce 300'den fazla kez yapılmıştır ve bu test, dünyada yaşanan olaylarla ilgili değildir." ifadesi kullanıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Açıklamada, füzenin 4 bin 200 mil (6 bin 759 km) mesafe kat ederek Marshall Adaları'ndaki Kwajalein Atolü'ne düştüğü ifade edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>ABD ordusu 2029’da Minuteman III kıtalararası balistik füzesinin yerini almak üzere LG-35A Sentinel füzesini konuşlandıracak ve Minuteman III 2030'ların ortalarına kadar kullanılıyor olacak.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bilim insanları şaşkın: Güneş'ten dev bir parça koptu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bilim-insanlari-saskin-gunes-ten-dev-bir-parca-kop/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bilim-insanlari-saskin-gunes-ten-dev-bir-parca-kop/</id>
<published><![CDATA[2023-02-10T05:01:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-02-10T05:01:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AF9E71-415A0F-DD17FC-BCBB03-4F8F5F-F9EAD9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Güneş'in manyetik yüzeyindeki çıkıntılarda meydana gelen yeni gelişmenin videosu uzay camiasını hayrete düşürdü.<br />
	<br />
	</div>
<div>Olağanüstü fenomen, NASA'nın James Webb teleskobu tarafından yakalandı ve geçen hafta uzay hava durumu tahmincisi Dr. Tamitha Skov tarafından Twitter'da paylaşıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Skov, "Kutup girdabından konuşalım! Kuzeydeki çıkıntıdan fışkıran malzeme ana telden az önce koptu ve şimdi Güneş'in Kuzey Kutbu çevresinde büyük bir kutup girdabı içinde dönüyor. Güneş'in 55 derecenin üzerindeki atmosferik dinamiklerini anlamak için ne çıkarım yapılsa abartılı olmaz" diye yazdı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Skov ikinci tweetinde "Güneş Kutbu Girdabı'yla ilgili daha fazla gözleme göre malzemenin yaklaşık 60 enlem derecesinde kutbun çevresini dolaşması yaklaşık 8 saat sürdü. Bu, şu anlama gelir: Bu olayda tahmin edilen en üst seviyeden yatay rüzgar hızı, saniyede 96 kilometre veya saniyede 60 mildir!" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Güneş patlamaları bazen Dünya üzerindeki iletişimi etkilediğinden, en son gelişme, bilim insanlarını ziyadesiyle endişelendirdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>On yıllardır Güneş'i gözlemleyen ABD Ulusal Atmosfer Araştırmaları Merkezi'nden güneş fizikçisi Scott McIntosh, Space.com için yaptığı değerlendirmede, "Çıkıntının bir parçası kırılıp güneş atmosferine çarptığında meydana gelene benzer bir girdabı daha önce hiç görmedim" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Güneş'te bu ay Dünya'daki iletişimi bozan çok sayıda güçlü patlamanın ardından meydana gelen bu alışılmadık gelişme, uzay bilimciler tarafından daha fazla ayrıntı öğrenip daha net bir resim sunmak için analiz ediliyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2023 BU Dünya'ya 3600 kilometre yaklaştı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/2023-bu-dunya-ya-3600-kilometre-yaklasti-415/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/2023-bu-dunya-ya-3600-kilometre-yaklasti-415/</id>
<published><![CDATA[2023-01-27T05:21:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-27T05:21:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_A04F66-D0DCF3-95DB5E-313AA5-32D294-C1DF8B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>2023 BU, TSİ 03.27'de Güney Amerika'nın en güneyindeki nokta yakınlarından geçti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Asteroit böylece Dünya'ya, genelde 36 bin kilometre mesafede seyreden uydulardan çok daha fazla yaklaştı.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Asteroidi geçen hafta sonu Kırım'dan amatör gökbilimci Gennadiy Borisov tespit etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amerikan Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), asteroidin Dünya için tehlike oluşturmadığını açıklamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>3,5 metreye 8,5 metre boyutlarında olduğu hesaplanan asteroit, Dünya'ya çarpacak bir yörüngeden geçse bile atmosferde büyük bir yangın topu halinde parçalanacaktı.<br />
	<br />
	</div>
<div>2013'te Rusya'nın güneyinde Dünya'nın atmosferine çarpan Chelyabinsk adlı asteroidin çapı 20 metreye yakındı ve çarpmanın etkisiyle camları kıracak şiddette şok dalgaları yaratmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'ya göre, 2023 BU'nun Dünya'ya bu kadar yaklaşması Güneş etrafındaki yörüngesinin kaymasına neden olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya'ya yaklaşmadan önce hemen hemen yuvarlak olan ve normalde 359 günde tamamladığı yörüngesinin, Dünya'nın yer çekimi kuvveti nedeniyle oval bir hal alacağı ve 425 günde tamamlayacağı belirtiliyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Ocak 2023/asteroid-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya'ya yakın geçme ve zarar verme ihtimali olan büyük asteroitlerin çoğu tespit edilmiş durumda.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dinozorların yok olmasına neden olan asteroidin çapının yaklaşık 12 kilometre olduğu sanılıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ancak çapı 150 metre kadar olan asteroitlerin ancak yüzde 40 kadarının ne kadar risk oluşturduğu belirlenebildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bunların çarpması halinde bir şehir büyüklüğündeki alanlara zarar vermesi söz konusu olabilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>İngiltere'deki Warwick Üniversitesi'nden Profesör Don Pollacco, Dünya yörüngesinden geçen ve henüz keşfedilmemiş asteroitler olduğunu ve 2023 BU'nun da yakın zaman önce keşfedildiğini ama bu keşiften önce belki de binlerce kez bu yörüngeden geçmiş olduğunu söylüyor ve ekliyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"2023 BU'nun bileşimine bağlı olarak, bu asteroidin Dünya yüzeyine ulaşması mümkün değil; dolunaydan daha parlak şekilde bir ateş topu gibi atmosferde yanacaktır."<br />
	<br />
	</div>
<div>"Ancak atmosfere girebilecek ve büyük hasara yol açabilecek henüz keşfedilmemiş pek çok asteroit olabilir."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzaydaki yeni ve büyük girişimler sonuç verecek mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaydaki-yeni-ve-buyuk-girisimler-sonuc-verecek-mi/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzaydaki-yeni-ve-buyuk-girisimler-sonuc-verecek-mi/</id>
<published><![CDATA[2023-01-17T05:12:43+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-17T05:12:43+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40042E-D7163B-B5853D-541E7F-5231B4-168158.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Teknik açıdan son derece zorlu ve yüksek maliyetli olsa da son dönemde, önümüzdeki 10 yılda insanların başka gezegenlerin üzerinde yaşayabileceğine dair açıklamalar hızla arttı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat ülkeler arasında iyi niyetin azaldığı ve dünyanın gittikçe kutuplaştığı çağımızda bu hedefler gerçekçi mi?</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Ay’a dönüşü Artemis programıyla resmen başladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Üç görevden ilki başarıyla havalandı. İlk uçuş insansızdı ve roketteki bileşenlerin sorunsuzca çalıştığı görülmüş oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>İkinci uçuş, insanları, bugüne kadar uzayda bir insanın gittiği en uzak noktaya kadar götürüp geri getirecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Üçüncüsü ise astronotları, deney yapmaları için bir haftalığına Ay’a indirecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzun vadeli hedef ise Ay’ı Mars’a gitmek için bir sıçrama tahtası olarak kullanmak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat programın maliyeti yüksek: 93 milyar dolar. Bu, hayat pahalılığını hisseden ABD vergi mükellefleri için büyük bir harcama.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kongre’ye geçen yıl sunulan bir rapora göre, mevcut planlar "gerçekçi olmayacak kadar hızlı” ve ciddi bütçe artışlarına ihtiyaç duyulabilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Raporda NASA’nın maliyet tahminlerini daha güvenilir ve şeffaf hale getirmesi talep ediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA 2023’te talep ettiğinden daha az gelir edinecek olsa da bu miktar insanlı uzay programlarını sürdürmeye yeterli.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin ise kendi uzay istasyonu Tiangog’u planlandığı şekilde tamamladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin uzay programı Ay ve Mars’a araçlar gönderdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Pekin’in hedefi 2025’te Ay’da insansız bir araştırma istasyonu kurmak, 2030’da ise ilk defa Ay’a astronot göndermek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ay’a daha önce de insan inmişti fakat Mars hedefi çok daha zor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kızıl Gezegen Ay’dan 250 kat daha uzak ve henüz insanları oraya götürebilecek özelliklere sahip bir roket yok.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları ağır bir yakıt deposuna sahip bir roketi, atmosferi epey ince olan bir gezegene indirmenin bir yolunu bulsa bile, astronotları aylar süren uzay yolculuğunun ardından dünyaya geri getirmenin de yolunu bulmaları gerek.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ocak 2023/uzay-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">SSCB’li Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insan olmuştu</span><br />
	<br />
	</div>
<div>1950’lerde ve 60’larda süper güçler uzayın keşfi için birbirleriyle yarışmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ruslar uzaya ilk insanı gönderdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>ABD ise Ay’a ilk ayak basan ülke oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>1970’lerdeyse ülkeler uzayda işbirliğine gitmeye başladı ve bunun meyvesi, 1998’de ilk parçası uzaya gönderilen Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>13 diğer ulusla birlikte iki süper güç, bugüne kadar uzayda oluşturulmuş en büyük yapıyı inşa etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>ISS’in sahibi tek bir ülke değil ve her ülke, bunun işler halde olması için birbirine bağımlı.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ocak 2023/uzay-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Bir ABD astronotu ve Sovyet kozmonotu yörüngede el sıkışarak, iki süper gücün uzaydaki işbirliğinin altın çağını başlattı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bu, ulusların farklılıklarını bir kenara koyup işbirliği yapması durumunda nelerin başarılabileceğinin bir sembolü oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat olaylar biraz daha farklı gelişti. Özellikle de Çin’in Uluslararası Uzay İstasyonu’na dahil olması ABD tarafından engellenince…<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin bunun ardından kendi uzay istasyonunu kurmaya karar verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Daha yakın bir tarihte ise, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başlamasından sonra pek çok ülke Rusya ile işbirliğini sonlandırdı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Avrupa Uzay Ajans (ESA) Rusya ile ortak ay programını sonlandırdı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mars’ta yaşam izlerini arayacak bir araç göndermeye dair ortak proje de iptal edildi.<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Ocak 2023/uzay-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">ISS, Dünya dışında insanlar tarafından kurulmuş en büyük yapı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat bu projelerin aksine, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda Batılı ülkeler Rusya ile birlikte çalışmaya devam ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hatta Avrupalılar ve Amerikalılar Moskova’daki uzay üssünde eğitim almaya devam ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Peki 2030’da ISS’in ömrü tamamlandıktan sonra ne olacak?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Londra’daki düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’tan uzay politikaları analisti Juliana Suess, Rusya’nın geride kalmış teknolojisiyle diğer uluslara sunabileceği az şey olduğunu söylüyor, uzaya çıkan ilk ulusun uzaydan çekilen ilk ulus olmak zorunda kalabileceğini vurguluyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"ISS ömrünü tamamlamadan Rusya başka bir alternatif bulamazsa veya kendi uzay istasyonunu geliştiremezse insanlı uzay uçuşlarına son vermesi gerekebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Mevcut ortamı ve yaptırımları göz önünde bulundurunca bir alternatif bulması da pek kolay gözükmüyor.”<br />
	<br />
	</div>
<div>Rusya’nın uzaydaki gerilemesi, Çin’in hızla ilerlediği bir döneme denk geldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Her ne kadar uzay harcamaları ABD’yle kıyaslanamayacak kadar az olsa da son 10 yılda uzaya 200’den fazla roket göndermeyi başardılar.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin, uzayda ortaklığın bilgi birikimi ve para getirdiğini biliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bugüne kadar ISS’e katılamayan pek çok ülkeyi kendi uzay istasyonlarına davet etti.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ocak 2023/uzay-4.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Çin’in Uzay İstasyonu’nda artık astronotlar yaşıyor ve diğer ülkelerin de burada deney yapması mümkün</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Yeni uzay yarışı döneminde geride kalmanın kendilerine zarar vereceğini düşünen ülkelerin de bu işe girişmesiyle uzay programı olan ülkelerin sayısı 72’ye çıktı.</div>
<div>Milyarderler dönemi<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Hava durumu tahminlerinden iletişime, bankacılıktan gözetime kadar pek çok alanda uydulara bağımlıyız.</div>
<div>Ve yörünge gittikçe kalabalıklaşıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>2001’de uzaya gönderilen uydu sayısı yıllık 800 civarındayken 20 yıl sonra bu sayı 5 bine çıktı.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ocak 2023/uzay-5.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, sahibi olduğu Blue Origin şirketinin roketlerinden biriyle uzaya gitmesi için Star Trek’te Kaptan Kirk’ü oynayan William Shatner’a para ödedi</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay sektörü son derece pahalı ve teknik açıdan zorluklar barındırıyor. Bu, hiçbir ülkenin tek başına altından kalkamayacağı seviyede.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat yeni milyarderlerin sahneye çıkmasıyla birlikte bu alanda yeni ortaklıklar da doğuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Elon Musk’ın şirketi SpaceX insanları yörüngeye götürmeye başladı bile.<br />
	<br />
	</div>
<div>Şirket, kısa süre öncesine kadar tek kullanımlık olan roketleri tekrar kullanmayı başararak maliyetlerini düşürdü.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amazon’un sahibi Jeff Bezos ise Orbital Reef (Yörüngesel Resif) adlı bir ticari uzay istasyonu kurmak istiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sovyetler Birliği’nin uzay istasyonu Mir’e 1991’de giderek İngiltere’nin ilk astronotu olan Helen Sherman günümüzdeki uluslararası rekabetin, şirketlerin pragmatistliği sayesinde ortadan kalkabileceğini düşünüyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Dünyanın dört bir yanından şirketleri bir araya getiren şey ticarileşme olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Kimse bu şirketlerin hangi ülkede kayıtlı olduğuna bakmıyor, önemli olan dünya için ne yaptıkları.”<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Ocak 2023/uzay-6.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Elon Musk’ın SpaceX şirketi dünyanın en güçlü roketlerini geliştirerek insanları Mars’a götürmeyi hedefliyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Finansal kazanç ve bilimsel ilerleme fikirleri işbirliğini artırıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Özel şirketler uzayda yeni ortaklıklar geliştirse de, kayıtlı oldukları ülkenin hukukuna bağlı kalmak zorundalar.<br />
	<br />
	</div>
<div>2022’de Rusya’ya yaptırımlar başlayınca pek çok şirketin Rusya ile sözleşmesini iptal etmesi gerekmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Başkanı Dr. Josef Aschbacher, Avrupa’yı uzay yarışında tutmakta kararlı.<br />
	<br />
	</div>
<div>AB ülkelerinin yaşadığı finansal sorunlara rağmen ESA’nın bütçesi 2 milyar euro civarında arttı.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC’ye konuşan Aschbacher "Uzay en hızlı büyüyen sektörlerden biri, önceki dönemlere kıyaslanamayacak bir hızla büyüyor. Bu alanda geride kalamayız” diyor ve ekliyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bu sektöre güçlü yatırımlar yapmamız lazım. Üye ülkelerimizdeki şirketler için yeni iş fırsatları yaratmak istiyoruz.”<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ocak 2023/uzay-7.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Ay’da üs kurmak önümüzdeki 10 yıl içinde mümkün olabilir</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Gelecekte uzayın keşfine uluslar öncülük edecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat bunu başarmanın zorluğu nedeniyle gruplar veya bloklar halinde hareket etmeleri gerekebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Avrupa Uzay Ajansı yıllardır buna başarılı bir şekilde aracılık ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Uzay için yeni yasalar</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Yeni dünyalara gitmeye olanak sağlayacak yeni atılımın önündeki engellerden biri de uzayı düzenleyen yasalar.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dış Uzay Anlaşması (uzun adıyla Ay ve Diğer Gök Cisimleri Dâhil, Uzayın Keşif ve Kullanılmasında Devletlerin Faaliyetlerini Yöneten İlkeler Hakkında Andlaşma) 1967’de imzalandığından bu yana hiç güncellenmedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu anlaşmanın maddeleri arasında uzaya nükleer silah veya diğer kitle imha silahlarının yerleştirilmemesi de var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay politikaları analisti Juliana Suess, bu anlaşmanın günümüzde yetersiz kaldığını söylüyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bu anlaşmada şirketlerden veya milyarderlerden bahsedilmiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Uzay günümüzde 1967’dekinden tamamen farklı bir alan.”<br />
	<br />
	<img src="uploads/Ocak 2023/uzay-8.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Amerikan astronotlarının Ay’dan gönderdiği ilk Dünya fotoğraflarından biri</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Birleşmiş Milletler Ay, Mars ve diğer gezegenlerle uyduların ticari kullanımı hakkında 1979’da yeni bir sözleşme hazırladı fakat ABD, Çin ve Rusya bunu imzalamayı reddetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>ESA’dan Josef Aschbacher, yeni bir uzay anlaşması imzalanana kadar uzay yarışının olabileceğinden daha yavaş ilerleyeceğini düşünüyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Uzayda uydular için aynı yörüngeleri kullanıyoruz. Ay’da Çin, ABD ve AB aynı yüzeyi kullanacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bir arada çalışabilmemiz için buna yönelik kurallar koymamız gerekiyor.”<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Perseverance, Ingenuity helikopterini fotoğrafladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseverance-ingenuity-helikopterini-fotografladi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseverance-ingenuity-helikopterini-fotografladi-/</id>
<published><![CDATA[2023-01-14T05:20:23+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-14T05:20:23+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2348DF-ECDE7D-B76488-059274-F9D508-5ACE1E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Perseverance ekibinin Twitter üzerinden paylaştığı fotoğraflar, "#MarsHelicopter ve ben bir süredir hiç olmadığımız kadar yakınız. Uçuşlar arasında bir kum tepeciği üzerinde dinlenen birini gördüm. Kimdi, tahmin edin. Ingenuity'nin #39 numaralı uçuş için hazırlandığına inanabiliyor musunuz?" açıklamasıyla yayımlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ingenuity, yaklaşık 79 saniyede 140 metreyi kapsayan 39 numaralı Mars uçuşunu 11 Ocak'ta gerçekleştirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uçuş günlüğüne göre, helikopter şimdiye kadar Mars'ta toplam 7 bin 830 metre uçarak 64 dakikadan fazla havada kaldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın California'daki Jet İtki Laboratuvarı'nda inşa edilen ve plütonyum yakıtıyla çalışan Perseverance keşif aracı, 30 Temmuz 2020'de fırlatıldıktan 7 ay sonra 18 Şubat 2021'de Mars'a inmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mars'a gönderilen araçlar içinde en gelişmiş teknolojik özelliklere sahip Perseverance'ın Kızıl Gezegen'deki yeni misyonunun gerçekleşmesi için altyapı çalışmalarına 2,4 milyar dolar, aracın yüzeye inmesini ve çalıştırılmasını mümkün kılan sistem için de 300 milyon dolar harcanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Perseverance ile gönderilen 1,8 kilogramlık mini helikopter Ingenuity 19 Nisan 2021'de gerçekleştirdiği 1 dakikalık ilk başarılı uçuşuyla "başka bir gezegende uçurulan ilk hava aracı" olarak tarihe geçmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mars'taki atmosfer yoğunluğunun Dünya'nın yaklaşık yüzde 1'i kadar olması nedeniyle NASA mühendisleri, Ingenuity'yi yerden kaldırmak için ultra hafif malzemeler ve Dünya'da gerekenden daha hızlı dönen, her biri 123 santimetrelik 4 pervane kullanmıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Avrupa'daki ilk 'dikey uydu fırlatma' tesisi İsveç'te açıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupa-daki-ilk-dikey-uydu-firlatma-tesisi-isvec-t/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/avrupa-daki-ilk-dikey-uydu-firlatma-tesisi-isvec-t/</id>
<published><![CDATA[2023-01-14T05:06:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-14T05:06:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B880EC-61AF82-84B426-CB6150-2D3F20-536103.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Japonya Dışişleri Bakanı Hayaşi Yoşimasa, ABD gezisi kapsamında katıldığı Birleşmiş Milletler oturumunda, hukukun üstünlüğü ve kurala dayalı düzenin önemini vurguladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rusya-Ukrayna krizine değinen Hayaşi, BM'ye bağlı Uluslararası Adalet Divanı'nın Mart 2022 kararı doğrultusunda, Rusya'nın Ukrayna'dan tamamen çekilmesini talep etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının, "uluslararası hukuka saygı gösterilmeden başarılamayacağını" kaydeden Hayaşi, "Bir kez daha hukukun üstünlüğü ilkesi etrafında birleşelim. 'Hukukun üstünlüğü' bizim için anahtar kelimeler olmalı" ifadesini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Çok taraflılığın ve hukukun üstünlüğünün kalesi" olarak BM'nin işlevselliğini geliştirmenin hayati önem taşıdığını kaydeden Hayaşi, konsey reformunu "acil görev" olarak niteledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hayaşi, "dünya gerçeklerini daha iyi yansıtılabilmesi" için özellikle Afrika'dan olmak üzere, BMGK'nin daimi ve geçici üye koltuk sayısının artırılması gerektiğini savundu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2021'den beri 366 tanımlanamayan uçan cisim belirlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/2021-den-beri-366-tanimlanamayan-ucan-cisim-belirl/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/2021-den-beri-366-tanimlanamayan-ucan-cisim-belirl/</id>
<published><![CDATA[2023-01-13T05:26:32+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-13T05:26:32+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF3148-4950AF-F54126-62333B-D1530D-35221A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI) ve Savunma Bakanlığına bağlı Tüm-Sahalar Anomali Çözüm Dairesi yıllık "Tanımlanamayan Uçan Cisim" raporunu yayımladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Raporda tanımlanamayan cisimlerin daha çok kısıtlı ve askeri açıdan hassas sayılan hava sahalarında tespit edildiği, bu olayların ABD hasımlarının istihbarat toplama faaliyeti olması konusunda endişelerin arttığına vurgu yapıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yeni alınan 366 ihbarın ilk değerlendirmesinde bunların yarısından fazlasının "dikkate değer olmayan özellikler gösterdiği” belirtilen raporda, ihbarlardan 26’sının insansız hava araçları veya benzeri sistemler, 163’ünün balon veya benzeri araçlar, 6’sının ise kuş, hava olayları, poşet gibi cisimler olduğu belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Raporda, istihbaratın ve Pentagon’un henüz 171 ihbarı tanımlayamadığı işaret edilerek, "Bu tanımlanmamış cisimlerden bazılarının, olağan dışı uçuş özellikleri veya performans sergilediği görünmektedir ve bunlar için daha fazla analiz gerektirmektedir.” denildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Söz konusu 366 ihbarın 247’sinin yeni olduğu kaydedilen raporda, kalan 119 ihbarın ise 5 Mart 2021’den önce alınan ancak o zaman çıkarılan değerlendirme raporuna dahil edilmeyen ihbarlar olduğu belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Raporda böylece ABD’nin elinde toplam 510 tanımlanamayan uçan cisim ihbarı olduğu bilgisine yer verildi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yeşil kuyruklu yıldız 50 bin yıl sonra Dünya'ya yaklaşıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yesil-kuyruklu-yildiz-50-bin-yil-sonra-dunya-ya-ya/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yesil-kuyruklu-yildiz-50-bin-yil-sonra-dunya-ya-ya/</id>
<published><![CDATA[2023-01-13T05:25:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-13T05:25:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8FCB62-B729F0-5F3CA8-8581A5-125FC4-C34ECD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA yetkilileri, buzla kaplı ziyaretçinin ilk olarak Mart 2022'de Jüpiter'in yörüngesindeyken tespit edildiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kuzey Yarımküre'dekiler kuyruklu yıldızı, Perşembe gününden itibaren dürbünle küçük bir yeşil parıltı olarak görülebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları, gök cisminin 2 Şubat'ta Dünya'ya en yakın noktada olacağını kaydediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA, ziyarete ilişkin açıklamasında, "Kuyruklu yıldızlar, tahmin edilemez olmaları ile meşhurdular. Ancak bu, aynı şekilde parlamayı sürdürürse, görülmesi kolay olacak" denildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA’ya göre karanlık gökyüzünde çıplak gözle dahi farkedilebilir.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>C/2022 E3 (ZTF) ismiyle belgelenen gök ismi, 2 Şubat’ta Dünya’ya 42 milyon kilometre uzaklıkta olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Emekli bir lise fen bilgisi öğretmeni ve astrofotoğrafçı olan Dan Bartlett, California'daki Yosemite Ulusal Parkı yakınlarında bulunan kulübesinden kuyruklu yıldızın görüntülüyor.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Bartlett, BBC'ye, "Dürbünle veya değil, bir şey göreceksiniz. Arkadaşlarınızı bir araya getirin ve bir ömür boyu konuşacağınız bir gözlem yapın” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Planetary Society, Kuzey Yarımküre'deki teleskopsuz gözlemcilere, kuyruklu yıldızın, "gökyüzünde soluk, yeşilimsi bir leke" gibi görüneceği bilgisini veriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Teleskopu olanlar ise kuyruklu yıldızın, kuyruğunu da görebilecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kuyruklu yıldız Ocak ayı boyunca Kuzey Yarımküre'de izlenebilecek. Güney Yarımküre'dekiler için ise Şubat ayında görünür olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Planetary Society’ye göre kuyruklu yıldız güneş çevresindeki dönüşünü 50 bin yılda tamamlıyor ve bu nedenle "ömürde bir kez şahit olunacak bir gözlem” deniliyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">James Webb teleskobu ilk gezegenini keşfetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-ilk-gezegenini-kesfetti-174/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-ilk-gezegenini-kesfetti-174/</id>
<published><![CDATA[2023-01-13T05:24:45+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-13T05:24:45+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_83BABD-7806E8-C533B8-134040-35ED3E-D44976.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Dünyanın en büyük teleskopu bir gezegen keşfetti ve bu gezegen dünyaya çok benzer gibi görünüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları, bu yeni gezegenle ilgili daha çok şey bulmak için gelecekte yeni gözlemler yapmayı planlıyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ocak 2023/webb-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">James Webb teleskopu 25 Aralık 2021'de fırlatılmıştı.</span><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Bilim insanları ne buldu?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Kayalıklı gezegene LHS 475 b ismi bulundu ve 41 ışık yılı uzaklıktaki Octans takım yıldızında bulunuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gezegen ilk olarak NASA uyduları tarafından fark edilse de, gezegeni ilk olarak gören ve varlığını teyit eden James Webb teleskopu oldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gezegen daha yeni keşfedildiğinden, LHS 575 b hakkında bilinmeyen çok şey var, ancak uzmanlar gezegenle ilgili ilk ayrıntıları doğruladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Gezegen, küçük, kayalıklı ve dünyayla neredeyse aynı boyutlarda. Ayrıca gezegenimizden birkaç yüz derece daha sıcak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzmanlar hala gezegenin bir atmosferi olup olmadığını bulmaya çalışıyor, ancak Satürn’ün uydusu Titan gibi kalın bir metan atmosferi olmadığından eminler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları bu yeni keşiften heyecan duyuyor ve büyük teleskopun gelecekte birçok yeni gezegen bulmasını bekliyorlar.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA Direktörü Mark Clampin "Dünya boyutlarındaki bu yeni kayalıklı gezegenden alınan ilk gözlem sonuçları, Webb ile birçok kayalıklı gezegenin atmosferlerinin incelenmesinin kapılarını açabilir" dedi ve ekledi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Webb güneş sistemimizin dışındaki dünya benzeri gezegenlere bizi daha da yakınlaştırıyor ve misyonu yeni başladı."<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzmanlar, yeni gezegenle ilgili daha fazla bilgi elde etmeyi umuyor ve yeni gözlemlerin bu yaz aylarında yapılması umuluyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA yaşama elverişli bir gezegen keşfetti</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yasama-elverisli-bir-gezegen-kesfetti-667/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-yasama-elverisli-bir-gezegen-kesfetti-667/</id>
<published><![CDATA[2023-01-12T05:41:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2023-01-12T05:41:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C7CE4A-438886-310203-1B11AF-F7A813-0DEFAE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA, dünyaya yaklaşık 100 milyon ışık yılı mesafedeki bir yıldız etrafında dönen ve yaşama elverişli dünya boyutunda bir öte gezegen keşfetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın açıklamasına göre, Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu (TESS) yörüngesindeki Yunus (Dorado) Takımyıldızı'nın 'yaşama elverişli bölgesinde' bulunan Dünya büyüklüğünde bir öte gezegen keşfetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Açıklamaya göre, 'TOI 700 e' adlı bu öte gezegen, yörüngesindeki yıldıza suyun gezegen yüzeyinde var olmasına olanak sağlayacak mesafede bulunuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA araştırmacısı Emily Gilbert yaptığı açıklamada, "Bu, bildiğimiz çoklu, küçük, yaşanabilir bölge gezegenlerine sahip birkaç sistemden biri" ifadesini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu keşfin, TOI 700 sistemini daha yakından takip etmek için heyecan verici bir ilerleme olduğunu vurgulayan Gilbert, son keşfedilen 'TOI 700 e' öte gezegeninin, bir önceki keşif 'TOI 700 d'den yaklaşık yüzde 10 daha küçük ve TESS gözlemleriyle giderek daha küçük dünyalar bulunmasına da yardımcı olduğuna dikkati çekti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzmanlar, daha önce 'TOI 700' isimli sistemde 'TOI 700 b, c ve d' olarak adlandırılan üç öte gezegen tespit etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>TESS'in yeni bulguları, Amerikan Astronomi Derneğinin ABD'nin Washington eyaletindeki Seattle kentinde düzenlenen 241'inci yıllık toplantısında araştırmacılarla paylaşıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Öte gezegen avcısı TESS</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Her biri baktığı yöndeki uzay boşluğunun dörtte birlik kesitini 27 gün kesintisiz gözlemleyen 4 büyük kamera donanımı içeren TESS uydusu, öte gezegenleri 'geçiş' denilen bir konumda tespit etmeye çalışıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>'Geçiş' bir öte gezegenin yörüngesindeki yıldızın önünden geçtiği anı tanımlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları, bu anda yıldızın kameralara yansıyan parlaklığında oluşan azalmayı gözleyerek ışığın salım ve emilme miktarlarını ölçerek söz konusu gezegenlerin kütlesini, öz kütlesini ve atmosfer kompozisyonunu belirleyebiliyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2023'te başlatılacak uzay misyonları</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/2023-te-baslatilacak-uzay-misyonlari-213/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/2023-te-baslatilacak-uzay-misyonlari-213/</id>
<published><![CDATA[2022-12-28T05:00:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-28T05:00:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F2B458-27E70B-A78C7C-61CFD1-8A024E-E46FEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İnsanları Ay'a ve daha sonra Mars'a götürmek için tasarlanan uzay aracı S﻿LS-Orion’la yürütülen Artemis I uzun vadeli bir uzay keşif projesinin ilk adımı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hangi ülkeler Ay'a yolculuk planlıyor?<br />
	<br />
	</div>
<div>Hindistan, Ay yüzeyini keşfetmek için planlanan Chandrayaan 3 programını Haziran 2023'te başlatmayı planlıyor. Hindistan, Ay'a ilk kez 2008'de Chandrayaan 1 ile ulaşmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Rusya, Ay’ın güney kutbundan örnekler toplamak için planladığı Luna 25 görevini Temmuz 2023'te başlatmayı hedefliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>SpaceX, 2023'ün sonlarında Japon milyarder Yusaku Maezawa ve diğer sekiz yolcuyu Ay'ın etrafında gezdirecek DearMoon yolculuğuna çıkarmayı planlıyor. Bu, 100 kişi taşıma kapasiteli Starship aracının ilk görevi olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Artemis II olarak adlandırılan bir sonraki Ay görevi 2024'te başlayacak. Bunu 2025 ya da 2026'da, Artemis III isimli, Ay'a ilk kadın ve ilk siyahın inmesinin planlandığı misyon takip edecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Böylece NASA'nın 1972'deki son Apollo görevlerinin ardından Ay'da ilk kez insan yürüyecek. NASA, bu görev için Space X Starship aracının kullanacağını açıkladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin de 2035 yılına kadar Rusya ile Ay'da ortak bir üs kurma planlarını açıkladı, ancak zaman çizelgesi açıklanmadı.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2022/uzay-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Starship</span><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Neden Ay'a tekrar gidilecek?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden astronom Dr. McDowell; ABD, Rusya ve Çin gibi uzay güçlerinin amacının Ay'da astronotların yaşaması için üsler kurmak olduğunu söylüyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Ay, Mars gibi yerlere ulaşmak için bir basamak olarak kullanılıyor. Ay uzay teknolojilerini test etmek için harika bir yer".<br />
	<br />
	</div>
<div>İngiltere'de Portsmouth Üniversitesi'nde uzay proje yöneticisi Dr. Lucinda King de, Ay'dan bir uzay aracını fırlatmanın, Dünya'dan fırlatmaktan daha az yakıt gerektirdiğini söylüyor. Ay'da bir yakıt kaynağı keşfedildiğini de ekliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>King, "Ay'ın güney kutbunda su olduğu biliniyor. Bu, Mars'a ve başka yerlere yolculuk için gemiye yakıt ikmali yapmak adına kullanılabilecek hidrojen ve oksijene bölünebilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Ay'a gitmek için acele edilmesinin bir nedeni de bu, oradaki su üzerinde hak iddia etmek."<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Aralik 2022/uzay-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">2023'te başka hangi uzay misyonları planlanıyor?</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, Güneş Sistemi'nde çok eski bir gezegenin kalıntısı olduğu düşünülen 16 Psyche adlı bir asteroidi keşfetmek için 2023 yazında Psyche uzay aracını fırlatacak.</div>
<div>22 Avrupa ülkesi tarafından desteklenen Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Nisan 2023'te Jupiter Icy Moon Explorer'ı (JUICE) fırlatmayı planlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Araç, Jüpiter'in üç uydusu Ganymede, Callistro ve Europa'nın yüzey altında olduğu düşünülen su buzunda yaşam belirtileri arayacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>ESA, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini protesto etmek için, gelecek yıl Öklid uzay teleskopunu yörüngeye yerleştirmek Rus roketi kullanmayacak. Bunun yerine bir SpaceX Falcon 9 roketi kullanılacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>ESA ayrıca, Mars'a bir gezici göndereceği ExoMars görevinde Rusya ile çalışmayı durdurdu ve fırlatmayı 2028'e kadar erteledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin, uzak yıldızları ve kara delikleri haritalamak için Xuntian adlı bir teleskopu Aralık 2023'te alçak Dünya yörüngesine yerleştirmeyi planlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çin halihazırda Ay ve Mars'a keşif araçları indirdi, uzayda Tiangong adlı bir bilimsel araştırma istasyonu oluşturdu.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2022/uzay-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">NASA, 16 Psyche astroidini keşfetmek istiyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>McDowell, son yıllarda insanlığın Mars'a ve ötesine uzanan bir ilgisinin ortaya çıktığını söylüyor. Çin ile Hindistan gibi ülkelerin son yıllarda ABD, Rusya ve Avrupa'nın yanı sıra uzay güçleri haline geldiğini belirtiyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Hükümetler 'gelecek bu yöne evriliyorsa ülkemizin geride kalmasını istemiyoruz' diyor."<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">2 internet uydusu, Falcon-9 roketi ile yörüngeye fırlatıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/2-internet-uydusu-falcon-9-roketi-ile-yorungeye-fi/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/2-internet-uydusu-falcon-9-roketi-ile-yorungeye-fi/</id>
<published><![CDATA[2022-12-17T05:00:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-17T05:00:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_49BA9C-572B5B-8A6219-4FD19F-37139F-DA35E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD'li girişimci Elon Musk'a ait uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, SES O3b mPOWER görevi kapsamında uzaya 2 internet uydusu gönderdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Lüksemburg merkezli telekomünikasyon şirketi SES'e ait uyduları taşıyan Falcon-9 roketi yerel saatle 17:48'de Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu'ndan başarılı bir şekilde fırlatıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Falcon-9'un ilk aşama güçlendiricisinin fırlatmanın ardından Atlantik Okyanusu'ndaki bir insansız platforma ineceği kaydedildi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İnternet hizmeti sağlayacak</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Görev kapsamında yörüngeye gönderilen uyduların Amerikan havacılık şirketi Boeing tarafından üretildiği öğrenilirken, uyduların SES'in O3b ağını temel alarak dünyanın nüfus yoğunluğu fazla olan kesimlerine internet hizmeti sağlayacağı açıklandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Uzay aracı Juno, Jüpiter'in volkanik uydusu İo'ya ilerliyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzay-araci-juno-jupiter-in-volkanik-uydusu-io-ya-i/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/uzay-araci-juno-jupiter-in-volkanik-uydusu-io-ya-i/</id>
<published><![CDATA[2022-12-16T05:22:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-16T05:22:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_178C2F-DC95B2-202F62-A32D52-6EBC9B-CC3728.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İo, Güneş Sistemi'nin volkanik olarak en faal uydusu. Uyduda sürekli gaz ve lav püskürten yanardağlar var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Juno, 80 bin kilometre mesafeden İo'nun lavlarla kaplı yüzeyinin çarpıcı fotoğraflarını geçti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzay aracının gelecek yıl İo'ya 1.500 kilometre kadar yaklaşması planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>3.600 kilometre çapındaki uydunun en son benzer görüntüleri 20 yıldan uzun bir süre önce çekilmişti.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Aralik 2022/juno-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>BBC'ye konuşan Juno araştırma ekibinin başkanı Prof. Scott Bolton, "Volkanlar ve lav akışını anlamaya çalışma ve bunları haritalandırmanın yanında bir dizi hedefimiz daha var" dedi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Aynı zamanda yerçekimi alanına bakacağız ve İo'nun iç yapısını anlamaya çalışacağız. Tüm bu volkanları yaratan magma küresel bir okyanusu mu oluşturuyor, yoksa bunlar bağımsız yapılar mı görmek istiyoruz."<br />
	<br />
	</div>
<div>Juno misyonu için şimdi bir anlamda eğlence zamanı. Zira Juno'nun Jüpiter'e gönderilme amacı gezegenin kökenini ve evrimini araştırmaktı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ama Juno, Jüpiter'in dört ana uydusu Callisto, Ganymede, Europa'dan sonra şimdi de İo'da gözlem yapacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Juno, Ganymede'e yakın geçişini 2021'de, Europa'ya yakın geçişini de bu yılın başlarında yapmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu geçişlerde Juno'nun mikrodalga ışınölçerinden değerli bilgiler elde edildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu cihazın asıl amacı Jüpiter'in bulutlarını incelemekti. Fakat Ganymede ve Europa'nın onlarca kilometre uzanan buz tabakalarında ölçümler yaptı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları bu iki uyduya özel önem atfediyorlar çünkü ikisinde de derinlerde okyanusların olabileceği düşünülüyor. Bu da olası bir yaşam belirtisine işaret ediyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Aralik 2022/juno-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>İnsan gözününün görebileceği dalga boylarında çekilen bu fotoğraflar Ganymede'in yüzeyindeki karanlık ve aydınlık lekeleri gösteriyor. &nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Açık renkli yerler daha "genç" ve daha soğuk yerler.<br />
	<br />
	</div>
<div>Juno'nun ışınölçeri, bu bölgesel farklılıkların sadece yüzey fenomenleri olmadığına, bunların daha derinlerdeki yapılarla bağlantılı olduğuna işaret ediyor.</div>
<div>Europa'da sıcaklıklar düşük ama bölgesel farkılılık var.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat ilginç bir şekilde bu farklılıklar derinlerde ortadan kayboluyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Prof. Bolton, "Bu da sıvıya yaklaştığınızın bir göstergesi olabilir" diyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Çünkü sıvıya yaklaştıkça tamamen tekdüze bir yapı olacak. Yani ayna gibi olacak. Suyun birkaç kilometre - altı-sekiz kilometre- altta olacağını düşünmek çılgınlık olmaz. Şu anda bunun bir okyanus olduğunu söylemeye hazır değilim ama su burada rol oynayabilir."<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Gezegen Bilimi Direktörü Dr. Lori Glaze, Jüpiter'in uyduları için özel tasarlanmış misyonları sabırsızlıkla beklediğini söylüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Avrupa Uzay Ajansı'nın Juice uzay aracı gelecek yıl Ganymede'e gidecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Clipper uydusu da 2024'te Europa'nın yörüngesinde olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dr. Glaze bunların çok değerli misyonlar olduğunu belirterek şöyle konuşuyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Galileo Galilei'nin 1610'da bu uyduları keşfi modern astronominin doğuşunu simgeliyor. O zamana kadar Dünya'nın evrenin merkezi olduğuna ve her şeyin bizim etrafımızda döndüğüne inanıyorduk. Ama teleskobunu Jüpiter'e doğrulttuğunda gördüğü şey bunun doğru olmadığını gösterdi."<br />
	<br />
	<img src="uploads/Aralik 2022/juno-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA'nın Orion uzay aracı güvenli şekilde Dünya'ya döndü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-nin-orion-uzay-araci-guvenli-sekilde-dunya-ya/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-nin-orion-uzay-araci-guvenli-sekilde-dunya-ya/</id>
<published><![CDATA[2022-12-12T05:57:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-12T05:57:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BC1F5E-5E5196-CCA2A7-B620C3-8BC3D1-41EA9C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Artemis programı kapsamındaki deneme görevini mürettebatsız gerçekleştiren Orion uzay aracı Ay'ın yörüngesinde dolaştıktan sonra, Pasifik Okyanusu'nda (Büyük Okyanus) Meksika'nın Guadalupe adası yakınına iniş yaptı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Orion 16 Kasım'da, NASA'nın şu ana kadarki en güçlü roketi Artemis ile Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Orion'un bir sonraki seferinin 2024'ün son aylarında yapılması ve daha kompleks görevlerde bulunması bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>2025 ya da 2026'daki seferlerde ise, Ay yüzeyine yeniden insan ayağı basması denenecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA Başkanı Bill Nelson "Apollo döneminde imkansızı 'imkanlı' hale getirmiştik. Şimdi bunu yeniden yapacağız ama bu kez başka bir amaçla. Bu kez Ay'a orada yaşamayı, çalışmayı, üretmeyi öğrenmek için gidiyoruz çünkü buradan evrenin daha derinlerini keşfe çıkacağız. Planımız 2030'un sonlarında Mars'a insanlı sefere hazır hale gelmek" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ay'a insanlı son yolculuk bundan tam 50 yıl önce, 11 Aralık 1972'de Apollo 17 ekibi tarafından yapılmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amerikalı astronot Neil Armstrong ise 20 Temmuz 1969’da Eagle uzay aracından çıkıp "İnsan için küçük ama insanlık için büyük bir adım" diyerek Ay’ın yüzeyine ayak basan ilk insan olmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>1969-1972 arasında 6 Apollo misyonu boyunca 12 astronot Ay’da yürümüştü.<br />
	<br />
	</div>
<div>S﻿LS-Orion uzay aracıyla yürütülen Artemis programı ise NASA'nın gerçekten de Ay ve daha sonra Mars'a gidişi hedeflediği uzun vadeli bir uzay keşif projesinin ilk adımını oluşturuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Ay'a yeniden gitme projesi ismini, Yunan mitolojisinde Apollo'nun kız kardeşi olan Artemis'ten alıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Öncelik Dünya'ya güvenli dönüş"</span><br />
	<br />
	</div>
<div>SLS-Orion uzay aracının ilk seferi, aracın NASA astronotlarını taşıyacak kadar güvenilir olup olmadığına dair bir deneme olduğu için önemliydi.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA aracın Dünya'ya güvenli şekilde geri dönmesini "birincil öncelik" olarak tanımlamıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ay'dan geri dönen araçlar çok yüksek hıza çıkıyor ve bazıları Dünya atmosferine saatte 40 bin km hızla girebiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Araçların sürtünmeden oluşan ve 3000 santigrad dereceye kadar çıkabilen ısıyla parçalanmaması için çok güçlü bir ısı kalkanına ihtiyaçları oluyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Orion'un altında, daha önceki araçlardan daha farklı bir ısı kalkanı tasarımı kullanıldı. Astronotların hayatını tehlikeye atmamak için NASA'nın bu tasarımın işe yaradığından emin olması gerekiyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA'nın Johnson Uzay Merkezi Direktörü Vanessa Wyche, "Bu misyon bizim için büyük bir başarıyla sonuçlandı. Bu, uzay aracının gerekli iskelete ve ihtiyaç duyduğu tüm diğer özelliklere sahip olduğunu gösteriyor" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Maezawa, 2023'teki Ay seyahatinin yolcularını duyurdu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/maezawa-2023-teki-ay-seyahatinin-yolcularini-duyur/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/maezawa-2023-teki-ay-seyahatinin-yolcularini-duyur/</id>
<published><![CDATA[2022-12-09T06:19:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-12-09T06:19:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_078133-E4D99A-F8F2DC-98CBB4-FA57CF-AB2CCB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Maezawa, Twitter paylaşımında, 2023'te Ay'a düzenlenecek turistik "dearMoon" turunda kendisine eşlik edecek yolcuları açıkladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Duyuruya göre, yaklaşık 1 milyon başvurunun geldiği tura katılacaklar arasında K-Pop sanatçısı Choi Seung Hyun ile ABD'li diskjokey Steve Aoki yer alıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kabin ekibinde İrlandalı fotoğrafçı Rhainnon Adam, Hint aktör Dev Joshi, ABD'li video içerik üreticisi Tim Dod bulunuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İngiliz fotoğrafçı Karim Iliya, ABD'li film yapımcısı Brendan Hall, Çekyalı sanat direktörü Yemi Akinyemi Dele de ekipte yer alıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Duyuruya göre, turistik seyahatin yedek ekip üyeleri ise Japon dansçı Miyu ve ABD'li kar kayakçısı Kaitlyn Farrington olacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Milyarder, Amerikan uzay mekiği üreticisi SpaceX roketiyle 2023'te gerçekleşecek Ay seyahatinin masraflarını üstlenecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>47 yaşındaki Japon Maezawa, geçen yılki seyahatiyle "Ay'a giden ilk Japon sivil" unvanını elde etmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin'in Şıncou-15 mekiği uzay istasyonuna kenetlendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-in-sincou-15-mekigi-uzay-istasyonuna-kenetlend/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-in-sincou-15-mekigi-uzay-istasyonuna-kenetlend/</id>
<published><![CDATA[2022-11-30T05:00:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-30T05:00:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BE8B5F-33F70B-D11D69-0F1D78-47F183-58E983.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansından (CMSA) yapılan açıklamada, taykonotlar Fey Cunlong, Dıng Çingming ve Cang Lu'yu taşıyan Şıncou-15 uzay mekiğinin, uzay istasyonunun çekirdek modülüne kenetlendiği bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Şıncou-15, dün, "Long March-2F Y15" taşıyıcı roketiyle Gobi Çölü'nde bulunan Ciçüen Fırlatma Merkezi'nden uzaya gönderilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Taykonotlar, halen istasyonda bulunan üç kişilik ekip ile ilk kez yörüngede görev devir teslimi yapacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tiengong (Gök Sarayı) Uzay İstasyonu'nda 6 ay görev yapacak taykonot ekibi, iki laboratuvar modülü ve donanımlarının entegrasyonunu yürütecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Seferin komutanlığını üstlenen 57 yaşındaki Fey, 2005'te Çin'in ikinci insanlı uzay uçuşu olan Şıncou-6 görevine katılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Taykonotlar Dıng ve Cang ise ilk kez insanlı uzay görevinde yer alıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Çin'in uzay istasyonu kurma planı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Çin, ABD'nin uzay araştırmaları alanında iş birliğini yasaklaması ve Uluslararası Uzayİstasyonu (ISS) programına katılımını engellemesi nedeniyle kendi uzay istasyonunu kurmak için çalışmalar yürütüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bir çekirdek modül, iki laboratuvar modülü ve bir uzay teleskobundan oluşması planlanan Tiengong İstasyonu tamamlandığında, Rusya'nın artık faal olmayan Mir Uzay İstasyonu ile yaklaşık aynı boyutlarda olacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İstasyonun ana parçası "Tienhı" (göksel uyum) adı verilen çekirdek modül 29 Nisan 2021'de, ilk laboratuvar modülü "Vıntien" (gökleri aramak) 24 Temmuz'da, ikinci laboratuvar modülü Mıngtien (gökleri düşlemek) 31 Ekim'de fırlatılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çekirdek modüle, laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle istasyonun "T" biçimli ana iskeleti tamamlanmıştı. Ana iskelet kurulduktan sonra "Şüntien" (gökleri dolaşmak) adı verilen uzay teleskobunun, ayrı bir modül olarak istasyona eklenmesi planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Montajının 2022 sonunda tamamlanması hedeflenen istasyonda, üç kişilik taykonot ekibi dönüşümlü görev yapıyor.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA'nın Orion kapsülü 'en uzak mesafe' rekorunu kırdı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-nin-orion-kapsulu-en-uzak-mesafe-rekorunu-kir/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-nin-orion-kapsulu-en-uzak-mesafe-rekorunu-kir/</id>
<published><![CDATA[2022-11-29T06:54:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-29T06:54:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5039A8-0C5EAE-45211C-DB1D5B-1A6EF1-F52667.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA'dan yapılan açıklamada, kapsülün 26 Kasım'da yaklaşık 430 bin kilometre katettiği bildirildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Açıklamada, bunun, 'insanları taşımak için tasarlanmış bir uzay aracının gidebildiği en uzak mesafe rekoru' olduğu duyuruldu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Artemis misyon yöneticisi Mike Sarafin, fırlatmadan yalnızca iki hafta sonra kırılan bu rekorun, bir sonraki görevler için atılacak adımlara ışık tutacağını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Kapsülün 11 Aralık'ta Pasifik Okyanusu'na inmesi bekleniyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, 16 Kasım'da Ay'a dönüş projesi SLS-Orion uzay aracı "Artemis 1"in fırlatıldığını bildirmişti. Orion kapsülünün 21 Kasım'da 128 kilometre ile Ay'ın yörüngesinde yüzeye en yakın konumuna geldiği duyurulmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kapsülün, 11 Aralık'ta Pasifik Okyanusu'na inmesi planlanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA astronotlarının, şu an Ay'a iniş aracı bulunmayan Orion kapsülü ile 2024'te Ay'ın etrafında deneme turu gerçekleştirebileceği, 2025'te de SpaceX'in Starship'iyle Ay'a iniş girişiminde bulunulmasının planlandığı kaydediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>SLS-Orion uzay aracının; tasarımı, inşası, testleri ve zemin tesisleri dahil olmak üzere şimdiye kadar NASA'ya en az 37 milyar dolara mal olduğu ifade ediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, ismini Yunan mitolojisindeki Apollo'nun ikiz kız kardeşinden alan programla en erken 2025'te astronotların yeniden Ay'a gönderilmesini ve Mars'a insan gönderebilecek daha iddialı ve uzun vadeli yolculuklar için bir Ay kolonisi kurulmasını hedefliyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bir ötegezegenin atmosferi ayrıntılı olarak görüntülendi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-otegezegenin-atmosferi-ayrintili-olarak-gorunt/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bir-otegezegenin-atmosferi-ayrintili-olarak-gorunt/</id>
<published><![CDATA[2022-11-24T05:48:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-24T05:48:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_96DE75-C75756-D03F7E-32957A-E36F3D-2CA90B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA'nın internet sitesinde yer alan habere göre, James Webb Uzay Teleskobu sayesinde, 700 ışık yılı uzaklıktaki "WASP-39b" adlı ötegezegenin atmosferi incelendi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>James Webb Teleskobunun kaydettiği görüntüler yardımıyla söz konusu ötegezegenin atmosferik bileşenlerinin profili çıkarıldı ve sülfür dioksit de dahil olmak üzere çok sayıda bileşen tespit edildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Böylelikle NASA, bir ötegezegenin atmosferinin daha önce görülmemiş halini paylaşmış oldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>26 Ağustos'ta, Güneş Sistemi'nin dışında yer alan "WASP-39b" ötegezegeninin atmosferinde, ilk kez karbondioksit olduğu belirlenmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Satürn'e yakın büyüklükte kütleye sahip olduğu belirtilen WASP-39b, Jüpiter'in ise üçte biri büyüklüğünde.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA, 25 Aralık 2021'de dünyanın en büyük ve en gelişmiş uzay teleskobu James Webb'i uzaya fırlatmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA'nın Avrupa ve Kanada uzay ajanslarıyla ortak çalışmasının ürünü olan Webb, bugüne kadar yapılmış en büyük ve güçlü ancak 31 yaşında olan, çalışma ömrünün sonuna yaklaşan Hubble Uzay Teleskobu'nun halefi görülüyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">SpaceX Falcon 9 ABD'deki Cape Canaveral'dan fırlatıldı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-falcon-9-abd-deki-cape-canaveral-dan-firlat/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/spacex-falcon-9-abd-deki-cape-canaveral-dan-firlat/</id>
<published><![CDATA[2022-11-23T05:08:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-23T05:08:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_33403D-8992DF-33C738-95F2A6-8F1B49-00208A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD'nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Uzay İstasyonu'ndan yapılan fırlatma, yerel saat ile 21.57’de gerçekleşti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın internet sitesinde, Eutelsat 10B iletişim uydusunun, Amerika kıtası, Atlantik Okyanusu, Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya'daki müşterilere deniz ve uçak içi geniş bant, veri ve video bağlantısı sağlayacağı bilgisi paylaşıldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İngiltere'ye düşen göktaşı dünyayla ilgili sırları açığa çıkardı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ye-dusen-goktasi-dunyayla-ilgili-sirlari/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ingiltere-ye-dusen-goktasi-dunyayla-ilgili-sirlari/</id>
<published><![CDATA[2022-11-17T04:52:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-17T04:52:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2A8160-7BBE96-FB12C1-94B869-79F7C0-2105B1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bu, uzaydan gelen kayaların, milyarlarca yıl önce, gezegenin ilk zamanlarında su da dahil olmak üzere önemli kimyasal bileşenleri getirdiği fikrini destekliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Göktaşı, İngiltere’de kurtarılan en önemli göktaşı olarak kabul ediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Detaylı analizlerini yayımlayan bilim insanları, sonuçların çok önemli bilgiler sağladığını söylüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dev bir ateş topunun gece gökyüzünü aydınlatmasının ardından, insanların bahçelerinden, yollarından ve tarlalardan 500 gramdan fazla kararmış moloz toplandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ufalanan kalıntılar, Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde (NHM) dikkatlice kataloglandı ve daha sonra araştırmaları için Avrupa'daki ekiplere ödünç verildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Su, göktaşının ağırlığının %11'ini oluşturuyordu ve Dünya'daki suya çok benzer bir oranda hidrojen atomu içeriyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bazı bilim insanları, göktaşının su da dahil olmak üzere uçucu içeriğinin çoğunu buharlaştıracak kadar sıcak olduğunu söylüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bugün Dünya’da bu kadar çok suyun olması -yüzeyinin %70'i okyanuslarla kaplı- sonradan su eklendiğini düşündürüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bazıları bunun donmuş su içeren kuyruklu yıldızlardan gelmiş olabileceğini söylüyor ama kimyaları pek uyumlu değil.<br />
	<br />
	</div>
<div>Winchcombe’ye düşen göktaşı gibi Winchcombe karbonlu kondritlerin yapısıysa kesinlikle öyle.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/goktasi-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Winchcombe</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ve Dünya’ya düşmesinden 12 saatten daha kısa bir süre sonra toplanmış olması, toprağın suyunu veya herhangi başka bir maddeyi çok az emdiği anlamına gelir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Londra Doğa Tarihi Müzesi'nden Dr Ashley King, BBC News'e verdiği demeçte, "Diğer tüm göktaşlarının kalitesi karasal ortam tarafından bir şekilde bozuldu” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Ama Winchcombe, toplanma hızı nedeniyle farklı.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bu, onu ölçtüğümüzde, baktığımız bileşimin bizi 4,6 milyar yıl önceye, Güneş Sistemi’nin başlangıcındaki bileşime götürdüğünü biliyoruz.”<br />
	<br />
	</div>
<div>Yeni analizler göktaşının kökenini de doğruluyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ateş topunun kamera görüntüleri, araştırmacıların çok kesin bir yörünge üzerinde çalışmasına olanak sağladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Geriye doğru hesaplandığında bu, göktaşının Mars ve Jüpiter’in arasında kalan asteroit kuşağından geldiğini gösteriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/Kasim 2022/goktasi-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Daha ileri araştırmalar, muhtemelen bir çarpışmada, bir ana asteroitin en üstteki birkaç metresinden düştüğünü ortaya koyuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Göktaşındaki neon gibi belirli atomların sayısı Dünya'ya varmasının sadece 200.000 ila 300.000 yıl sürdüğünü ortaya koyuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Londra Doğa Tarihi Müzesi'nden Dr Helena Bates, "0.2-0.3 milyon yıl kulağa oldukça uzun bir süre gibi geliyor ancak jeolojik açıdan bakıldığında aslında çok hızlı" diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Karbonlu kondritler buraya hızla gelmeli, yoksa çok ufalanırlar, öylece parçalanır giderler."<br />
	</div><br />
<img src="uploads/Kasim 2022/goktasi-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold;">‘Güneş Sistemimizin kökenlerine ilişkin daha fazla sır açığa çıkacak’</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Science Advances dergisinin bu haftaki sayısında yer alan bilim insanlarının ilk analizi, Winchcombe'un özelliklerine yalnızca bir genel bakış niteliğinde.<br />
	<br />
	</div>
<div>Meteoritics &amp; Planetary Science dergisinin bir sayısında kısa bir süre içinde uzmanlık konularıyla ilgili bir düzine makale daha çıkacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ve onlar bile son söz olmayacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Glasgow Üniversitesi'nden Dr Luke Daly, "Araştırmacılar, bu örnek üzerinde yıllarca çalışmaya devam ederek, Güneş Sistemimizin kökenlerine ilişkin daha fazla sırrı açığa çıkaracaklar" dedi.<br />
	<br />
	<img src="uploads/avatars/bbc.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ay'a yolculukta geri sayım: Beş soruda Artemis Misyonu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/aya-yolculukta-geri-sayim-bes-soruda-artemis-misyo/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/aya-yolculukta-geri-sayim-bes-soruda-artemis-misyo/</id>
<published><![CDATA[2022-11-16T05:24:51+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-16T05:24:51+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4868D4-84C814-BD113B-390E6E-7007E6-C36179.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Orion kapsülünü Ay’ın yörüngesine gönderecek olan yeni nesil roketin uzaya fırlatılması Florida’da önce Ian sonra da Nicole kasırgalarının etkisi ve yakıt sızıntısı gibi teknik sorunlar sebebiyle iki kez iptal edilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Nicole kasırgasında Orion kapsülünün dışındaki ince koruyucu yalıtım malzemesinin küçük bir kısmının soyulduğu tespit edildi; ancak NASA hasarın çok küçük olduğunu ve bunun roketin fırlatılmasına yönelik "ihmal edilebilir” bir risk oluşturduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis uzay yolculuğuna hazır; ancak hava koşulları NASA’nın kontrolunun dışında. Son hava tahminleri, Çarşamba günü roketin fırlatılması için belirlenen iki saatlik zaman diliminde hava koşullarının yüzde 90 uygun olacağını gösteriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Orion kapsülü Ay’ın etrafında 4-6 hafta sürecek bir yolculuktan sonra Dünya’ya dönecek. Mürettebatsız ilk aşamanın tamamlanmasının ardından Orion’ın 2024’te bu kez dört astronotla birlikte Ay’ın yörüngesinde bir test uçuşu gerçekleştirmesi planlanıyor. Bu test uçuşunun da başarılı geçmesi halinde NASA 2025’ten itibaren Ay’ın yüzeyine mürettebat göndermeyi umuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Artemis programı kapsamında yapacağı ilk test uçuşunun maliyeti 4,1 milyar dolar. Tasarım, roketin inşası, test dahil olmak üzere programın şimdiye kadar NASA’ya maliyetiyse en az 37 milyar dolar. Programın başlatıldığı 10 yıl öncesinden itibaren 2025’e kadar maliyetinin toplam 93 milyar doları bulacağı öngörülüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NASA 50 yıl sonra neden yeniden Ay’a gidiyor?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Amerikalı astronot Neil Armstrong, Eagle uzay aracından çıkıp "İnsan için küçük ama insanlık için büyük bir adım” diyerek Ay’ın yüzeyine ayak bastığında tarih 20 Temmuz 1969’du.</div>
<div><br />
	</div>
<div>1969-1972 arasında altı Apollo misyonu boyunca 12 astronot Ay’da yürüdü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Artemis’le Ay’a yeniden astronot gönderme planında amaç sadece "insan için küçük ama insanlık için o büyük adımı” yeniden atmak değil; Ay’da kalıcı bir varlık sağlayarak gelecekte Mars’a yapılacak yolculuğun da provasını yapmak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye Artemis misyonunu önemini anlatan University of Central Florida’dan uzay tarihçisi profesör Amy Foster, Dünya’ya 3 gün mesafede olan Ay’a yeniden gidilmesinin 3 ay mesafede olan Mars’a yolculuğu da kolaylaştıracağını belirtiyor.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/artemis-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Misyonun adı neden Artemis ve Apollo’dan farkı ne?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis Yunan mitolojisinde Apollo’nun ikiz kız kardeşi. NASA bu kez Ay’a ilk kez kadın ve beyaz olmayan bir astronotun ayak basmasını da amaçlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay bilimcileri, çeşitlilik mesajı vermenin dışında, Ay’da radyasyon seviyeleri kadın ve erkek vücudunu farklı şekilde etkilediği için bu kararın bilimsel bir katkısının da olacağı görüşünde.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Profesör Amy Foster da bunun yalnızca bir halka ilişkiler çabası olmadığını belirterek, Apollo programının sona erdiği 1978’den bu yana NASA’nın astronot kadrosunun daha çeşitli hale geldiğini ve kararın bunu yansıttığını kaydediyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın Apollo programında Satürn V roketi ve fırlatma sistemi kullanılmıştı. Bugüne kadar geliştirilen en güçlü ve karmaşık roket sistemi olarak tanımlanan Artemis, 32 katlı ve tam 98 metre uzunluğunda.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay aracı Orion, Amerikan savunma sanayinin önemli şirketlerinden Lockheed Martin üretimi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Misyonun en önemli amaçlarından biri Orion’ın görevini tamamladıktan sonra Dünya’ya dönebilme kabiliyetini göstermek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA yetkilileri Orion’ın önceki uzay araçlarından farklı olarak atmosfere ses hızının 32 katı hızda gireceğini belirtiyor. Uzay aracının ısı kalkanı kapsülü yolculuk boyunca koruyacak şekilde tasarlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Misyonun bu aşamasında amaç Ay’a yeniden NASA astronotları gönderilmeden önce roketin ve kapsülün performansını değerlendirmek.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/artemis-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">NASA'nın uzay aracı Challenger 28 Ocak 1986'da Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatıldıktan kısa bir süre sonra infilak etmişti. Patlamada 7 mürettebatın tamamı hayatını kaybetti.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Güvenlik neden en büyük öncelik?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>1958’de kurulan NASA’nın tarihinde can kaybıyla sonuçlanan 3 trajik kaza yaşandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>1967’de Apollo görevi için yapılan denemede çıkan yangında 3 astronot hayatını kaybetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Challenger uzay mekiği, 1986’da yakıt sızıntısı sebebiyle kalkıştan 73 saniye sonra patladı. 7 astronot öldü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>2003’te Columbia uzay mekiği inişe 16 dakika kala düştü, 7 astronot hayatını kaybetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artemis’in uzaya fırlatılmasının ilk aşamada astronotlar olmamasına ragmen iki kez ertelendiğine dikkat çeken uzay tarihçisi Amy Foster, "Uzay aracında insan olmasa bile nelerin ters gidebileceğini anlamak ve bunu önlemek önemli” diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Foster, "Yüz binlerce parçadan tek bir tanesinde yaşanan sorun can kaybıyla sonuçlanacak bir kazaya yol açabilir. Bazen teknolojinin her zaman çalışmasına alışabiliyoruz. Challenger ve Columbia kazalarına bizi götüren de benzer düzeyde bir rehavetti” sözleriyle yaşanan trajedilerden sonra NASA’nın güvenlik konusunu çok ciddiye aldığını vurguluyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/artemis-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Başkan John F. Kennedy 25 Mayıs 1961'de Kongre ortak oturumuna hitabında, "Bu ulusun içinde bulunduğumuz 10 yıl sona ermeden Ay'ın yüzeyine insan gönderme ve geri getirme hedefini gerçekleştirmeye adaması gerektiğine inanıyorum "demişti.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Siyaset ve dönemin koşulları rol oynuyor mu?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın yayımladığı Beyaz Saray görüşme kayıtlarına göre, Başkan John F. Kennedy’nin Ay’a astronot gönderme kararında ve zamanlamada Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile uzay yarışı etkili olmuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Peki yıllık bütçesini yönetimden ve Kongre’den alan NASA’nın misyonlarında siyasi baskı ya da dönemin koşulları ne kadar rol oynuyor?</div>
<div><br />
	</div>
<div>VOA Türkçe’ye konuşan Amy Foster, siyasi baskı olasılığının var olduğunun; ancak NASA’nın her zaman güvenliğe öncelik vermeyi öğrendiğinin altını çiziyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Foster, "Kennedy döneminde siyasi baskı olmasaydı Ay’a gitmezdik. Ama zamanlamaya baktığımızda o dönem Domuzlar Körfezi Çıkarması yeni olmuştu. Kennedy için bir hezimetti ve siyasi bir zafere ihtiyacı vardı. Sanırım Challenger’ın fırlatıldığı dönem de Beyaz Saray’dan biraz baskı vardı. Reagan o gün "Birliğin Durumu" konuşmasını yapacaktı. Ama Challenger kazasından sonra konuşmanın metni yeniden yazıldı.” diyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/artemis-4.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">NASA'nın uzay aracı Perseverance'ın kamerasıyla Mars'ta bulunan Rochette adlı kayanın üzerinde çektiği selfie.</span></div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">İnsanoğlu Mars’ta yaşama ne kadar yakın?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay yarışının geleceğini anlatan kurgu yapımlarda Ay’da ve uzay yarışının bir sonraki aşaması olan Mars’ta kalıcı üs kurulması sıklıkla işlenen bir tema.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Apple’da yayınlanan ve Sovyetler Birliği’nin Ay’a ABD’den önce indiği alternatif bir tarihi konu alan For All Mankind (Tüm İnsanlık İçin) dizisi bu yapımlar arasında.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Peki dizinin ilerleyen sezonlarında da işlenen Mars’ta yaşama hedefi yakın gelecekte mümkün mü?</div>
<div><br />
	</div>
<div>NASA’nın uzayda yaşam ya da mikro yerçekiminin vücut üzerindeki uzun vadeli etkileri konusunda kapsamlı çalışmalar yaptığını belirten Amy Foster, "Bu sorunun net yanıtını bilmiyorum. Ama son 120 yılda tarihin nasıl evrildiğine bakılırsa Mars’ta yaşam düşündüğümüzden daha erken bir aşamada mümkün de olabilir. NASA bu konuda ayrıntılı ve kapsamlı rapor paylaşmadı ama muhtemelen uzayda yaşama konusunda kamuoyunun tahmin ettiğinden daha hazır olabilirler.” diyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çin, Tiencou-5 kargo mekiğini uzay istasyonuna yolladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-tiencou-5-kargo-mekigini-uzay-istasyonuna-yoll/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cin-tiencou-5-kargo-mekigini-uzay-istasyonuna-yoll/</id>
<published><![CDATA[2022-11-12T06:00:27+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-12T06:00:27+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1F27F1-DFF94C-7B9658-7230FA-245406-9977E2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Çin İnsanlı Uzay Seferleri Ajansından (CMSA) yapılan açıklamada, "Tiencou (gök gemisi)-5" kargo mekiğinin, "Long March 7 Y6" roketiyle Haynan Adası'ndaki Vınçang Uzay Aracı Fırlatma Merkezi'nden fırlatıldığı bildirildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uzay istasyonuna yaklaşık 5 ton ağırlığında donanım ve ihtiyaç malzemesi taşıyan mekiğin, fırlatıştan 10 dakika sonra planlanan yörünge konumuna yerleştiği ve hareketini sağlayacak güneş enerjisi panellerinin açıldığı belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mekiğin gün içinde istasyona ulaşarak çekirdek modül Tienhı'ya (göksel uyum) demirlemesi bekleniyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İkmal seferi, gelecek ay "Şıncou (kutsal gemi)-15" mekiği ile istasyona gönderilecek yeni taykonot ekibinin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Daha önce 29 Mayıs 2021'de Tiencou-2 kargo mekiğiyle, 20 Eylül 2021'de Tiencou-3 kargo mekiğiyle ve 9 Mayıs'ta Tiencou-4 kargo mekiğiyle uzay istasyonuna ikmal seferleri düzenlenmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Çin'in uzay istasyonu kurma planı</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Çin, ABD'nin uzay araştırmaları alanında işbirliğini yasaklaması ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) programına katılımını engellemesi nedeniyle kendi uzay istasyonunu kurmak için çalışmalar yürütüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bir çekirdek modül, iki laboratuvar modülü ve bir uzay teleskobundan oluşması planlanan Tiengong (gök sarayı) istasyonu tamamlandığında, Rusya'nın artık faal olmayan Mir Uzay İstasyonu ile yaklaşık aynı boyutlarda olacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İstasyonun ana parçası "Tienhı" (göksel uyum) adı verilen çekirdek modül 29 Nisan 2021'de, ilk laboratuvar modülü "Vıntien" (gökleri aramak) 24 Temmuz'da, ikinci laboratuvar modülü Mıngtien ise 31 Ekim'de fırlatılmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çekirdek modüle laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle istasyonun "T" biçimli ana iskeleti tamamlanmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ana iskelet kurulduktan sonra "Şüntien" (gökleri dolaşmak) adı verilen uzay teleskobunun, ayrı bir modül olarak istasyona eklenmesi planlanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Montajının 2022 sonunda tamamlanması hedeflenen istasyonda halen üç kişilik taykonot ekibi görev yapıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Güneş çiftlikleri, Dünya'nın enerji ihtiyacını karşılayabilir mi?</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/gunes-ciftlikleri-dunya-nin-enerji-ihtiyacini-kars/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/gunes-ciftlikleri-dunya-nin-enerji-ihtiyacini-kars/</id>
<published><![CDATA[2022-11-02T06:00:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-11-02T06:00:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_948EDD-8A4CA1-4F9DC0-60D73E-D37720-BFAFD5.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ama sektör temsilcileri ve akademisyenlerden oluşan Uzay Enerjisi Girişimi'nin (SEI) eş başkanı Martin Soltau'ya göre 2035'e kadar bu projeyi hayata geçirmek mümkün.</div>
<div>SEI, Dünya yörüngesine çok sayıda dev uydular yerleştirilmesini öngören Cassopeia adlı bir proje üzerinde çalışıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Uydular, yörüngeye yerleştirildikten sonra güneş enerjisini toplayıp yeryüzüne gönderecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Soltau, projenin sınırsıza yakın bir potansiyeli olduğunu söylüyor ve bu yolla 2050'de tüm dünyanın enerji ihtiyacının karşılanabileceğini belirtiyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"﻿Yörüngede güneş enerjisi uyduları için yeterince yer var. Güneş de muazzam derecede çok enerji sağlayabilir. Jeostatik yörüngenin etrafındaki dar bir şerit her yıl, insanlığın 2050'de kullanacağından 100 kat daha fazla enerji alıyor."<br />
	<br />
	</div>
<div>B﻿u yıl İngiltere hükümeti, uzay bazlı güneş enerjisi (SBSP) projelerine 3 milyon sterlin kaynak aktardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>H﻿ükümet bu kararı, mühendislik danışmanlık şirketi Frazer-Nash'in bu teknolojinin uygulanabilir olduğunu teyit etmesinden sonra aldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu paranın büyük bir kısmını SEI alacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>SEI'nin uyduları yüz binlerce küçük modülden oluşacak. Bunlar Dünya'da üretilecek ama montajı otonom robotlar tarafından uzayda yapılacak. Robotlar uyduların bakımından da sorumlu olacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>U﻿yduların topladığı güneş enerjisi yüksek frekanslı radyo dalgalarına dönüştürülecek ve Dünya'daki elektromanyetik enerjiyi doğru akıma çeviren bir alıcıya aktaracak. Yani radyo dalgaları elektriğe dönüştürülecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>Her uydunun şebekeye 2GW enerji sağlayabileceği belirtiliyor. Bu da her uydunun bir nükleer santralinkine eşit gücü olması demek.<br />
	<br />
	</div>
<div>D﻿ünya'da güneş ışıkları atmosfer tarafından dağıtılıyor. Ama uzayda ışınlar doğrudan Güneş'ten hiçbir müdahaleye uğramadan geliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu nedenle uzayda konuşlandırılmış bir güneş paneli, Dünya'da aynı boyutlardaki bir panelden daha fazla enerji toplayabiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dünyanın başka yerlerinde de benzer teknolojiler üzerinde çalışılıyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/gunes-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Örneğin ABD’de Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL) böyle bir sistem için büyük önem taşıyan bazı teknojiler üzerinde çalışıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu araştırmalar, güneş pillerinin verimliliğini artırmak, güneş enerjisinin radyo frekanslarına dönüştürülmesi ve ışın oluşumu, uzay aracı bileşenlerinde büyük ısı dalgalanmalarının azaltılması ve konuşlandırılabilir yapılar için tasarımların geliştirilmesini de içeriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Geçen yılın sonunda ekip sandviç fayansları adını verdiği, güneş enerjisini radyo dalgalarına dönüştüren parçaları tanıttı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Mikrodalga ışınları kulağa biraz ürkütücü gelebilir. Ama bunların ne insanlar ne de yaban hayatı için zararlı oldukları belirtiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Soltau, "Işın bir mikrodalga. Her zaman havada olan kablosuz internet bağlantısı gibi. Yoğunluğu da düşük. Öğle saatlerindeki güneş ışınlarınınkinin dörtte biri yoğunlukta. Çölün ortasındaysanız metrekare başına 1000W alırsanız. Bu ise 240W. Yani bu açıdan doğası gereği güvenli.”<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'T﻿eknoloji henüz hazır değil'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Engellerin birçoğunun aşılmasına karşın hâlâ potansiyel sorunlar bulunuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Portsmouth Üniversitesi’nden yenilenebilir teknoloji uzmanı Dr. Jovana Radulovic, "Bu teknolojilerin mevcut olduğunu düşünüyoruz. Ama bu karmaşıklıkta bir projeye girişmemizi sağlayacak teknolojiler henüz hazır değil” diyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dr. Radulovic, çok sayıda güneş panelini uzaya firlatmanın maliyetli olacağını, ayrıca herhangi bir proje için yüzlerce fırlatmanın gerekeceği göz önüne alınırsa büyük miktarda karbon salımı olacağını vurguluyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat, Cassiopeia projesi kapsamında Strathclyde Üniversitesi’nde yapılan bir etki değerlendirmesine göre fırlatmalar dahil bir kilovat saat enerji için 24 gram karbondioksit salımı olacak. Bu da karasal bir güneş panelinin salımına eşit.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Kasim 2022/gunes-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">﻿Martin Soltau</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Saltau da maliyetin düşmekte olduğunu söylüyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Öncelikle fırlatma maliyeti yüzde 90 oranında azaldı. Daha da azalmaya devam ediyor. Bu projenin maliyeti açısından çok önemli bir faktör.<br />
	<br />
	</div>
<div>"İkincisi güneş enerjisi uydularının geliştirilmesi sürecinde önemli ilerleme sağlandı. Artık her şey daha modüler. Bu dayanıklılığı artırıyor ve üretim maliyetlerini düşürüyor.</div>
<div>"Üçüncü olarak robot bilimi ve otonom sistlemlerde büyük ilerlemeler kaydediliyor”.<br />
	<br />
	</div>
<div>İngiltere Hükümeti’nden sınırlı bir kaynak alan SEI, projede kullanılacak bazı teknolojiler için özel yatırımcıları çekmeyi planlıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bununla birlikte Dr. Radulovic, projede önerilen takvimin aşırı iyimser olduğunu söylüyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">James Webb Teleskobu, Yaratılış Sütunları'nı görüntüledi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-yaratilis-sutunlarini-goruntu/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/james-webb-teleskobu-yaratilis-sutunlarini-goruntu/</id>
<published><![CDATA[2022-10-20T05:37:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-20T05:37:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C0759D-E7A422-BCE7DF-5524B3-3198D0-DC510A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yaratılış Sütunları denen bu soğuk ve yoğun hidrojen ve toz bulutu dünyadan 6 bin 500 ışık yılı uzaklıkta.<br />
	<br />
	</div>
<div>Her büyük teleskop bu sütunları en az birer kere fotoğrafladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bugüne kadar en ünlüsü de Hubble’ın 1995 ve 2014 yıllarında çektiği fotoğraflardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>James Webb ise bize yeni ve yine büyüleyici bir perspektif sunuyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sütunlar Kartal Nebulası’nda yer alıyor. Burası, yıldızların oluşmaya devam ettiği aktif bir bölge.<br />
	<br />
	</div>
<div>Webb, kızılötesi sensörleri sayesinde sütunlardaki toz bulutlarının bulanıklaştıran etkisini bertaraf ederek bölgede oluşan yeni yıldızları daha iyi inceleyebiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Avrupa Uzay Ajansı Kıdemli Bilim Danışmanı Prof. Mark McCaughrean "Kartal Nebulası’nı 1990 ortasından beri inceliyorum, Hubble’ın gösterdiği o ışık yılları uzunluğundaki sütunların içindeki genç yıldızları görmeye çalışıyorum” diyor ve ekliyor:<br />
	<br />
	</div>
<div>"James Webb’ten gelecek fotoğrafların büyüleyici olacağını biliyordum. Öyle de oldu.”<br />
	<br />
	</div>
<div>FFF Hubble’ın fotoğrafı (solda) ve James Webb’in fotoğrafı (sağda). Yeni teleskobun kızılötesi detektörleri toz bulutlarının iç yüzünü görmemizi sağlıyor</div>
<div><br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ekim 2022/teleskop-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Yeni teleskobun kızılötesi detektörleri toz bulutlarının iç yüzünü görmemizi sağlıyor</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Kartal Nebulası’ndaki bu sütunlar, etraftaki dev yıldızların yoğun morötesi ışıklarıyla şekil alıyor ve aydınlanıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Fakat bu radyasyon aynı zamanda sütunları dağıtıcı bir etkiye sahip.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hatta şu an sihirli bir şekilde o noktada belirseniz, muhtemelen ortada artık sütun kalmadığını görürdünüz.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sütunlardan yansıyan ışığın buraya ulaşması 6 bin 500 yıl sürdüğü için Dünya’dan baktığımızda hâlâ sütunların 6 bin 500 yıl önceki halini görebiliyoruz.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Crew-4 mürettebatı 6 aylık görevin ardından dünyaya döndü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/crew-4-murettebati-6-aylik-gorevin-ardindan-dunyay/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/crew-4-murettebati-6-aylik-gorevin-ardindan-dunyay/</id>
<published><![CDATA[2022-10-15T05:45:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-15T05:45:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C2BF89-420178-DA4575-2A3E79-3EB459-D76224.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Uzayda geçirdikleri 6 aylık görevinden ardından SpaceX'in Dragon isimli uzay aracıyla UUİ'den yaklaşık 5 saat önce ayrılan NASA mürettebatı, başarılı bir dönüş operasyonuyla Florida açıklarına paraşütler indi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dönüş operasyonu, Texas'ın Houston kentindeki uzay merkezi Johnson Space Center'dan kesintisiz takip edilirken, Dragon mekiği, atmosfere girdikten yaklaşık 5 dakika sonra paraşütlerini açtı ve takip eden 4 dakika sonrasında, Florida yerel saatiyle 16.55'te suya indi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bob Hines, Kjell Lindgren ve Jessica Watkins'in yanı sıra Avrupa Uzay Ajansı astronotu Samantha Cristoforetti'den oluşan mürettebat, yörüngedeki araştırma laboratuvarında 6 aylık bir konaklama için nisan ayında SpaceX tarafından uzay istasyonuna taşınmıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Elon Musk'ın şirketi SpaceX, geçen hafta UUİ'ye 4 astronot daha göndererek "Crew-5" misyonunu gerçekleştirmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>SpaceX, Mayıs 2020'deki ilk mürettebatlı uçuştan bu yana, 6 NASA görevi ve iki özel uçuşuyla toplam 30 kişiyi yörüngeye uçurdu.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA, bir asteroidin yönünü değiştirmeyi başardı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-bir-asteroidin-yonunu-degistirmeyi-basardi-59/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-bir-asteroidin-yonunu-degistirmeyi-basardi-59/</id>
<published><![CDATA[2022-10-12T05:00:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-10-12T05:00:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F35679-23A25E-18BC7C-917352-E7A922-08E1CC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA’nın geçen ay Dart misyonu kapsamında fırlattığı uzay aracı, Dimorphos adlı bir asteroide tam isabetle çarpmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Misyonun amacı büyük ölçekli bir asteroidin Dünya'ya çarpmasını engellemek için yönünün nasıl değiştirilebileceğini tespit etmeyi amaçlıyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kasım 2021'de f﻿ırlatılan uzay aracı, yolculuğunu tamamladığında asteroide çarptı ve hızıyla yörüngesini değiştirmeye çalıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA, dün yaptığı açıklamada bu denemenin başarılı olduğunu duyurdu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları, 160 metre genişliğinde bir yörüngesi olan Dimorphos adlı astroidin yönünün değiştiğini, uzay ve Dünya’da yer alan teleskoplar aracılığıyla yaptıkları ölçümlemeler sayesinde tespit etti.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Bir futbol stadyumu büyüklüğünde olan Dimorphos, kendisinden beş kat daha büyük olan Didymos asteroidinin her 11 saat 55 dakikada yörüngesine giriyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yapılan deney sonucu Dimorphos, Didymos’a yaklaştı ve bu süre 11 saat 23 dakikaya indi.<br />
	<br />
	</div>
<div>&nbsp;Dart’ın misyonunun başarısı, hedefin çok büyük olmaması ve önceden planlanlama yapılması halinde Dünya’ya yönelik tehditlerin savurulabileceğini gösterdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA Başkanı Bill Nelson, "Bu görev, evrenin bize fırlatacağı herhangi bir şeye karşı NASA’nın hazır olmaya çalıştığını gösteriyor. NASA, gezegeni savunmakta ciddi” açıklamasında bulundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bir film senaryosu gibiydi, ancak bu Hollywood değil” diyen Nelson, "Eğer yarın öbür gün, bir asteroidin Dünya’yı tehdit ettiğini öğrenirsek ve bu Dünya’ya zarar verecek bir büyüklükte olursa, Tanrı’ya şükürler olsun ki bu denemeyi başarıyla gerçekleştirdik” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA’nın bu misyonu, Netflix’in çok ses getiren "Don't Look Up” ve 1998 yapımı "Armageddon” filmlerinin senaryosundaki gibi Dünya’ya tehlike arz edebilecek gök cisimlerine karşı kurumun hazırlandığının da bir kanıtı.<br />
	<br />
	</div>
<div>&nbsp;Don't Look Up adlı komedi filminde Leonardo DiCaprio ve Jennifer Lawrence’ın canlandırdığı iki astronom, Dünya'yı yok edecek bir kuyruklu yıldızın yaklaşmakta olduğu konusunda insanlığı uyarmak için basının ilgisini çekmeye çalışıyordu, ancak kimse tarafından umursanmıyorlardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>İki astronumun kuyruklu yıldızın yönünün değiştirilmesi için kurguladığı planın hayata geçmesinde sürekli engeller ortaya çıkıyordu.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Projenin gelişmesi yedi yıl sürdü</span><br />
	<br />
	</div>
<div>330 milyon dolarlık proje yedi yılda geliştirildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>NASA’nın Dart programından bilim insanı Dr. Tom Statler ise bir asteroidin davranışının bir diğerinden farklılaşabileceğini vurgulayarak bu deneyden çok fazla sonuç çıkarılmaması uyarısında bulundu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Deneme Dünya'dan 11 milyon kilometre uzaklıktaki Dimorphos asteroidi üzerinde yapıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dart'ın navigasyon sistemi Dart, yolculuğunun son 50 dakikasında küçük astroit Dimorphos'u, büyük astreoit Didymos'tan ayırt edebildi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>N﻿ASA, Dimorphos'un Dünya için herhangi bir tehlike oluşturmadığını ve bu denemenin de asteroidi Dünya’ya doğru yönlendirmeyeceğini belirtmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>D﻿art'ın üzerindeki kamera, 160 metre genişliğindeki Dimorphos'a çarptığı ana kadar her saniye bir fotoğraf yolladı. Fotoğraflar çarpma anında uzay aracının da yok olmasıyla kesildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Uzmanlar g﻿ökyüzü araştırmaları ve istatistiksel analizler sayesinde Dünya'ya çarpması durumunda tüm yaşamı yok edebilecek asteroidlerin yüzde 95'inin tespit edildiğini ve bunların herhangi bir tehlike oluşturmadığını söylüyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>A﻿ncak insanlık üzerinde çok büyük etkileri olabilecek ve henüz tespit edilmemiş daha küçük asteroidler olabilir.<br />
	<br />
	</div>
<div>D﻿imorphos gibi bir asteroidin Dünya'ya çarpması durumunda 1 kilometre çapında ve yüzlerce metre derinliğinde bir krater oluşabilir ve bunun etkisi oldukça büyük olur.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>B﻿undan dört yıl sonra Avrupa Uzay Ajansı'na ait üç uzay aracı, Hera adlı bir misyonla Didymos ve Dimorphos adlı asteroitlerde takip çalışmaları gerçekleştirecek.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">DART uzay aracı, Dimorphos asteroidine çarpmayı başardı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/dart-uzay-araci-dimorphos-asteroidine-carpmayi-bas/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/dart-uzay-araci-dimorphos-asteroidine-carpmayi-bas/</id>
<published><![CDATA[2022-09-27T05:27:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-27T05:27:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_165791-263C1E-5EC25B-F86F87-2592DA-2B4C9E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA'nın internet sitesinden ve tüm sosyal medya hesaplarından gerçekleştirilen canlı yayında, dünyanın potansiyel asteroit veya kuyruklu yıldız tehlikelerine karşı savunma teknolojisini test etmek amacıyla uzaya fırlatılan DART, dünya için hiçbir tehdit oluşturmayan Dimorphos isimli asteroide tam zamanında çarptı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>DART uzay aracı, otonom konumda kilitlendiği çift asteroidin Dimorphos isimli küçük olan (yaklaşık 170 metre çapındaki) parçasını, yörüngesinden saptırmak için yaklaşık saatte 23 bin kilometre hızla itti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gelecekteki potansiyel tehdit oluşturabilecek gök cisimlerini ölçümlemek ve önlemek için ilk defa gerçekleştirilen deneme amaçlı çarpışma, DART'ın üzerine yerleştirilen kamera ile Hubble, Webb ve Lucy teleskopları tarafından da kayda alınırken, çarpışmayı canlı takip edenler görüntüleri yaklaşık 45 saniye gecikmeli olarak seyredebildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>DART'ı geliştiren Maryland'deki Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı'ndan yönetilen planlı çarpışma sonrası, NASA yetkilisinin canlı yayında, "Bu, insanlığın bir gök cisminin rotasını değiştirmek üzere yaptığı ilk girişimdi." şeklindeki sevinç ifadeleri duyuldu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başarılı deneme sonucu bir uzay aracının, yörüngesini yer tabanlı teleskoplar kullanılarak ölçülebilecek şekilde değiştirmek için kasıtlı olarak, hedeflenen bir asteroidle çarpışabileceği ispatlanmış oldu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">NASA tarihi çarpışmaya hazırlanıyor</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-tarihi-carpismaya-hazirlaniyor-465/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/nasa-tarihi-carpismaya-hazirlaniyor-465/</id>
<published><![CDATA[2022-09-23T05:05:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-23T05:05:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_57A53A-ECF6E9-BE6593-502A6A-E065BA-3360EF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA'nın Çift Asteroid Yönlendirme Testi (DART), bir uzay aracının kinetik enerjisini asteroidlerin yörüngesini değiştirmek için kullanarak Dünya'ya çarpmalarının önlenip önlenemeyeceğini gözlemlemek amacıyla tarihi bir ilk testi hayata geçiriyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Amerikan bilim insanlarının yaptığı basın açıklamasında DART projesinin pazartesi günü Dimorphos asteroidine çarpmaya hazır olduğunu duyurdu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Basın toplantısında konuşan NASA Gezegen Savunma Departmanı Görevlisi Lindsey Johnson, "DART, bir asteroidin yörüngesini değiştirmek için kinetik çarpma tekniğini deneyecek" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>160 metre çapındaki Dimorphos asteroidi Dünya'dan 6 milyon mil uzaklıkta bulunuyor ve gezegenimize herhangi bir risk oluşturmuyor. Ancak bilim insanları insan yapımı bir uzay aracının muhtemel bir asteroid tehlikesini ortadan kaldırmak için kullanılıp kullanılamayacağını gözlemleme amacıyla Dimorphos'u yörüngesinden saptırmayı denemeyi hedefliyor. Bunun için DART uzay aracı asteroide çarpacak ve Dimorphos'un mevcut yörüngesinin değişip değişmediği test edilecek.<br />
	<br />
	</div>
<div>DART Görev Sistemleri Mühendisi Elena Adams, "Dimorphos'a hassas bir şekilde kilitleneceğiz. Kameraları doğrultup fotoğrafları çekeceğiz. (Asteroidin) şeklinin ne olduğunu bilmiyoruz" diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kaliforniya'daki Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü'nden bir SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılan uzay aracı, Dimorphos'a saatte saatte 24 bin kilometre hızla çarpacak.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Perseverance Mars'tan 'inanılmaz taş örnekleri' topladı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseverance-mars-tan-inanilmaz-tas-ornekleri-topl/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/perseverance-mars-tan-inanilmaz-tas-ornekleri-topl/</id>
<published><![CDATA[2022-09-19T05:36:21+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2022-09-19T05:36:21+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_435DDB-5D6178-04E416-C8CDC1-3D3730-4F76F9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>NASA robotu ilk görevi olan birçok farklı taş örneğini topladı. Bu örnekleri toplamasının ardından uzay aracı Dünya'ya getirilerek sonraki misyonlar için hazırlanacak.</div>
<div>Aracın Mars'a ulaşmasının üzerinden 17 ay geçti. Jezero Krateri' adı verilen bölgeye giden araç, bilim insanlarına göre, çok başarılı işler yaptı, çok iyi örnekler topladı ve gezegende yaşam belirtisi bulmak için çalışmayı mükemmel şekilde sürdürecek durumda.<br />
	<br />
	</div>
<div>Şu an için gezegende yaşam olup olmadığı araştırılmıyor. Mars'ın zorlu çevre şartları, bu ihtimali bir hayli düşürüyor. Perseverenace, bunun yerine Jezero'nun bir göl olduğu milyarlarca yıl öncesine ait biyolojik izleri araştırıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bilim insanları, bu çok eski tarihin "inanılmaz taş örneklerinde" saklı olduğuna inanıyor. Bu örnekler önümüzdeki birkaç ay boyunca bir depoda saklanacak ve incelenecek.</div>
<div>Perseverence Mars görevi üzerinde çalışan ekibin üyesi, Berkeley Üniversitesi'nden bilim insanı David Shuster, "Eğer Jezero'nun eski durumu Dünya'da son 3,5 milyar yılda herhangi bir zaman diliminde görüldüyse, o zaman biyoloji üzerine düşen görevi yapmış ve bu taşlar üzerinde bizim incelememiz için bazı izler bırakmış olurdu" diyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hedef, kraterin yüzeyinde sondaj yapılarak alınmış bu örnekleri 2033 yılına kadar Dünya'ya getirmek. Üzerinden örnek alınan taşların tarihinin tam anlamıyla belirlenebileceği öngörülüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Örneklerden birinin gölün buharlaştığı dönemde oluşan çamurdan oluştuğu biliniyor. Bu örneğin tuzla dolu olduğu görüldü. Bu da bölgedeki toprağın karbon zengini olduğunu ortaya koydu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu da beklentiyi büyük oranda değiştiren ve farklı beklentiler yaratan bir keşif oldu:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Son dört aydır Perseverance bir deltanın kıyısında çalışıyor. Kısa bir süre sonra krater alanının içindeki daha düz bir bölgeden taş örnekleri toplamaya başlayacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Bunların dikkatle incelenmesi ve gelecek çalışmalar için veri oluşturması da iki ayı bulabilir.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>