<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/modules/blog/atom.php?cid=101" rel="self" type="application/rss+xml" />
<id>tag:gazetebirlik.com,2015:cid-101</id>
<title type="text">Birleşik Basın</title>
<link href="https://birlesikbasin.com" />
<generator>Birleşik Basın</generator>
<updated>2021-08-08T09:27:34+03:00</updated>
<entry>
<title type="text">S. arabistan Umre için 2 milyon kişi kabul edecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/s-arabistan-umre-icin-2-milyon-kisi-kabul-edecek-2/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/s-arabistan-umre-icin-2-milyon-kisi-kabul-edecek-2/</id>
<published><![CDATA[2021-08-08T09:27:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2021-08-08T09:27:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_FB51D1-88A71F-7AFDC9-C9D666-143DE9-6782AF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Abdulfettah Bin Süleyman, Kabe'nin de içinde bulunduğu Mescid-i Haram'ın yabancı ülkelerden umreciler ve ibadet amaçlı ziyaretçileri karşılamaya hazır olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Başvuruların 'Eatmarna' (İtemerna) uygulaması üzerinden yapılacağını ifade eden Bin Süleyman, koronavirüs tedbirlerine riayet edilerek günlük 60 bin, aylık ise yaklaşık 2 milyon umrecinin kabul edileceğini kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bin Süleyman, bakanlığın, umrecilerin hangi ülkelerden kabul edileceği ve sayılarının belirlenmesi konusunda yetkili makamlarla koordinasyon içinde çalıştığını bildirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan'da onaylı Kovid-19 aşılarını yaptırmış olmanın, umre yapmak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'de ibadet etmek için ön koşul olduğuna işaret eden Bin Süleyman, yurt dışından gelen umrecilerin aşı olduklarına dair belgelerinin yanlarında bulunması gerektiğini kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan, hac ziyaretlerinin sona ermesinin ardından 25 Temmuz itibarıyla yurt içinde umre sezonunun başladığını, günlük 20 bin kişinin kabul edileceğini açıklamıştı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kendi vatandaşları, diplomatlar ve sağlık görevlileri dışında, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 24 ülkeden yapılan seferleri askıya alan Suudi Arabistan'ın, vaka sayılarına göre ülkelerin uçuş kısıtlaması durumunu yeniden değerlendireceği ifade edilmişti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan'da hac dönemi 23 Temmuz Cuma günü itibarıyla sona ermişti. Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hac ibadeti, sadece Suudi Arabistan'da yaşayanlarla sınırlı tutulmuş, yurt dışından hacı adayı kabul edilmemişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çevre dostu cami...</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cevre-dostu-cami-854/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cevre-dostu-cami-854/</id>
<published><![CDATA[2019-05-23T07:33:25+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2019-05-23T07:33:25+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F917C0-9AB0F7-3D788C-4FCFA0-139ED1-700CD0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından finanse edilen, İngiltere'nin üniversite kenti olan Cambridge'de kurulan Cambridge Merkez Camisi, bu ayın başında açılarak Ramazan ayında hizmet vermeye başladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters'ın haberine göre 30 milyon dolara yapılan ve güneş panelleriyle kaplı cami, bin kişilik bir kapasiteye sahip.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Wild World ile Father and Son şarkılarıyla tanınan, Müslüman olmadan önceki adı Cat Stevens olan şarkıcı Yusuf İslam, caminin hamilerinden.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Reuters'a konuşan Yusuf İslam, Müslümanların iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir rolünün olabileceğini düşünüyor:<br />
	<br />
	"Cami, yeniden eğitim aldığımız ve evrenle olan uyumu açığa çıkarmak için İslam'ın gerçek doğasının derinine indiğimiz sürecin bir parçası. Çoğu Müslüman bunu unutuyor ve iklim değişikliği ile mücadele için yeteri kadar katkı sağlamıyor."<br />
	<br />
	<img src="uploads/Mayis 2019/cami-a.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold;">Karbon salınımı yok</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Caminin bahçesi arındırılmış yağmur suyu ile sulanırken yapının hiçbir şekilde karbon salınımına yol açmadığı vurgulanıyor.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cambridge Üniversitesi profesörlerinden, Abdal Hakim Murad olarak tanınan Timothy Winter, "İklim değişikliği ve türlerin yol oluşuna karşı mücadele sadece insanların varoluşunun değil, Allah'ın hediyelerine saygı duymak ve bunları korumanın da mücadelesidir" diyor.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>İngiltere merkezli Müslüman İklim Hareketi grubunun kurucularından Shanza Ali ise "İslam'ın temel değerlerine geri dönülmesiyle" Müslümanların iklim değişikliği ile mücadelede etkin güçlerden birine dönüşebileceğine inanıyor.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Papa Francesco ve Tibet'in ruhani lideri Dalay Lama da çevre dostu mesajlar vermeleriyle bilinin dini liderler arasında.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Cambridge'de altı bin Müslüman yaşıyor.</div><br />
	<img src="uploads/Mayis 2019/cami-b.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çamlıca Camii'nde ilk ezan okundu</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/camlica-camii-nde-ilk-ezan-okundu-264/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/camlica-camii-nde-ilk-ezan-okundu-264/</id>
<published><![CDATA[2019-03-07T08:57:50+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2019-03-07T08:57:50+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_14ED11-1F7F3E-27E286-4CF83B-708D22-F4FED9.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Çok sayıda vatandaş Çamlıca Camii'ndeki ilk sabah namazını kılmak için camiye geldi.&nbsp;]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Çocuk imam dönemi!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cocuk-imam-donemi-549/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cocuk-imam-donemi-549/</id>
<published><![CDATA[2019-02-01T04:20:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2019-02-01T04:20:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_902454-48DC55-E16DB6-DA6575-AB8657-4B33F6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyarbakır'da Yenişehir İlçe Müftülüğü'nün 'Çocuk Cemaate Çocuk İmam' projesi başlattığı ortaya çıktı. İmam kıyafeti giydirilen çocukların camide arkalarında saf tutan ve çocuklardan oluşan 'cemaatle' namaz kılmaları dikkat çekti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yenişehir Müftüsü Şevket Dilmaç, projenin çocuklara yönelik Kuran kursları kapsamında başlatıldığını belirterek "Hocalar çocuklara namazı tarif etmesi için böyle bir projeyi gerek gördük. Öğreticilerimiz Kuran öğretirken nasıl eğitim verip talim yaptırıyorsa, namazı öğretirken de hareketleri gösteriyor. Bizim kurslarımıza, camilerimize kaydı bulunan çocuklar gelip imamlar, Kuran kursu öğreticileri yanında Diyanet mevzuatına göre namazı öğretiyoruz. Namazı öğretirken, Kuran öğretilirken oyunlar oynatıyoruz. Çocukların ilgisini çekecek şekilde eğitimin gereklerini yerine getiriyoruz. ‘Çocuğuma namaz öğret, Kuran öğret' diyen vatandaşlarımızın çocuklarına namaz öğretiyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">AKLI YERİNDE OLMALI</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Diyanet'in resmi sitesinin "Namaz" bölümünde, namazda cemaate imamlık yapabilme şartı olarak "İmamlık yapacak kişinin, imamet ehliyetine sahip yani dini bilgisi yeterli, Kuran'ı güzel okuyan, akıl sağlığı yerinde ergen birisi olması gerekir" bilgisi yer aldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Buz gibi suya daldılar!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/buz-gibi-suya-daldilar-654/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/buz-gibi-suya-daldilar-654/</id>
<published><![CDATA[2019-01-06T10:04:19+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2019-01-06T10:04:19+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C2FD3B-5BD02D-FB476D-5C1E63-80D204-11D98E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Hıristiyan inancına göre Hz. İsa'nın doğumu ve vaftiz edilişinin 2019. yılı, Fener Rum Patrikanesi'nde düzenlenen ayin ve denizden haç çıkarma töreniyle kutlandı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Fener Rum Patrikhanesi'nin bahçesinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi'nde gerçekleştirilen ayin, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Ukrayna’da yeni kurulan Birleşik Bağımsız Ortodoks Kilises’nin Başpiskoposu Metropolitan Epifaniy yönetiminde saat 08.00'de başladı.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Mumlar yakılarak duaların okunduğu ayine, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Proşenko ile eşi Marina Proşenko’nun yanı sıra Yunanistan'dan gelen turistler ile Ortodoks Rum cemaatinden çok sayıda kişi katıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Ukrayna tarihinde yeni bir sayfa açıldı"</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Fener Rum Patriği Bartholomeos, törende yaptığı konuşmada, bugünün, Ortodoks Kilisesi’nin kurtuluş tarihinin bir adımı olduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığını tanıyan kararname ile bugün Ukrayna tarihinde yeni bir sayfanın açıldığını dile getiren Bartholomeos,Ukrayna’daki kilisenin uzun yıllar Rusya’nın bağımsızlığında kaldığını, Ukraynalıların mücadelesi sayesinde tekrar Ukrayna’da bağımsız kilisenin kurulduğunu söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bartholomeos, Ukrayna Cumhurbaşkanı Proşenko’nun bugünkü törene katılmasının kendilerine güç verdiğini ifade etti.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ocak 2019/hac-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Altın haç Selanikli Vosnakidis’in oldu</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 5 saat süren ayinin ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Proşenko, eşi Marina Proşanko, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ukrayna Birleşik Bağımsız Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Metropolitan Epifaniy ve kilise görevlileri, ilahiler eşliğinde Patrikhane'nin karşısındaki Haliç Fener İskelesi'ne yürüdü.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Daha sonra burada, Hıristiyan inancına göre Hz. İsa'nın Ürdün Nehri'nde vaftiz edilişinin anısına ''kutsal haçın denize atılarak suların kutsanması'' töreni yapıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Okunan duaların ardından Bartholomeos, elindeki tahta haçı denize attı. Bu sırada iskele açığında bulunan 4 tekneden 40 kişi, denize atlayarak su üstündeki haçı alabilmek için birbirleriyle yarıştı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu yıl haça, Yunanistan'ın Selanik şehrinden gelen Mihail Vosnakidis ulaştı. Haçı öptükten sonra Bartholomeos’a veren Vosnakidis’e altın bir haç hediye edildi. Törenin ardından katılımcılar yine dualar okuyarak patrikhaneye dönerken, kilisenin çanları da uzun süre çalındı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kilisede daha sonra ayine katılanlara ''kutsanmış su ve ekmek'' dağıtıldı.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Cami vergisi" tartışma yarattı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-cami-vergisi-tartisma-yaratti-424/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-cami-vergisi-tartisma-yaratti-424/</id>
<published><![CDATA[2018-12-28T08:26:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-12-28T08:26:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_2BB2E9-7D478B-72D56C-56D748-F30CBC-92AC44.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya'da koalisyon ortaklarının ülkedeki camilerin bağımsız bir finansmana kavuşması için Müslümanlara cami vergisi uygulanması çağrısı tartışma yarattı. Kimi ilahiyatçılar uygulamaya olumlu yaklaşırken, bazıları öneriyi eleştirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Berlin'de kadın ve erkeklerin birlikte ibadet ettiği İbn-i Rüşd-Goethe Camii'nin kurucularından Seyran Ateş, "İslam'ın kiliseleştirilmemesi gerektiğini" savundu. Alman birinci kanalındaki ARD - Morgenmagazin'de konuşan Ateş, "mevcut (Müslüman) derneklerini kamu hukukuna tabi tüzel kişilikler haline getirmenin ve kilise vergisine benzer bir cami vergisi uygulamasının iyi bir fikir olmadığını" söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Buna karşılık camilerin finansmanı için İslam'daki zekat uygulamasını çıkış noktası olarak almayı öneren Ateş, bu uygulamanın İslam'ı kiliseleştirmeye çalışmaktan daha iyi sonuç verecek bir düzenleme olacağını savundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><img src="uploads/Aralik 2018/cami-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Avukat ve kadın hakları savunucusu Seyran Ateş</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cami vergisinin yurtdışından finanse edilen Müslüman dernekleri üzerindeki etkiyi azaltmaya yönelik bir girişim olduğunu anladığını belirten Ateş, yurtdışından finansmanların sona ermesi gerektiği fikrine katıldığını ifade etti. Ateş, söz konusu finansmanların "Özellikle Tükiye'nin ve Müslüman Kardeşler'in bu yolla Müslümanlar üzerinde etki sahibi olmasına yol açması bakımından büyük bir problem olduğunu" savundu. Ateş, Müslüman derneklerinin çok sayıda iş insanı ve varlıklı üyesi bulunmasına karşın neden mali sıkıntı yaşadıklarına açıklık getirmeleri gerektiğini, kendisinin Berlin'de kurduğu caminin bu yolla finansmanın mümkün olduğunu kanıtladığını ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Devlet bu yolla dini cemaatleri kontrol etmeyi amaçlıyor"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>İslambilimci Lamya Kaddor da cami vergisi önerisine karşı çıkıyor. Deutschlandfunk'a konuşan Kaddor, devletin bir yandan dini cemaatlerin işlerine karışamayacağını vurguladığını, diğer yandan ise kontrol amacına yönelik olan cami vergisi uygulamasını savunduğunu ifade etti. Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği'nin (DİTİB) üzerinde "Alman yapısında bir Alman derneğine" dönüşme yönünde hâlihazırda büyük baskı olduğunu söyleyen Kaddor, cami vergisi uygulamasının yurtdışından gelen mali destek konusunda şeffaflık sağlamak için doğru yol olmadığı görüşünde.&nbsp;</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2018/cami-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Almanya Müslümanlar Konseyi Başkanı Aiman Mazye</span>k</div>
<div><br />
	</div>
<div>Almanya Müslümanlar Konseyi Başkanı Aman Mazyek ise öneriyi olumlu karşıladıklarını söyledi. "Camiler genellikle yeterli mali desteğe sahip değil ve bu yıllardır böyle" diyen Mazyek, camilerin normalde vermesi gereken bazı hizmetleri mali sıkıntılar nedeniyle sağlayamadığına dikkat çekti. Ateş'in zekat önerisinin birçok camide halihazırda uygulandığını söyleyen Mazyek, cami vergisinin yanı sıra bu uygulamanın da devam etmesi gerektiğini savundu.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Alman hükümeti, Almanya'daki Müslüman dernek ve camilerin ülke dışından aldığı mali desteğin kesilmesini istiyor. Özellikle yaklaşık 900 camisi bulunan, Almanya'daki en büyük Müslüman örgütü olan DİTİB'in Türkiye'den mali destek almasına, kurumun bağımsızlığına engel olduğu gerekçesiyle sıcak bakılmıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İstanbul'da Noel kutlamaları!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbul-da-noel-kutlamalari-929/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/istanbul-da-noel-kutlamalari-929/</id>
<published><![CDATA[2018-12-25T03:24:13+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-12-25T03:24:13+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_14472A-3F643F-6576E2-6C350B-4B8BE5-2B05E6.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İstanbul'daki Katolik cemaati, düzenlenen ayinle Noel'i kutladı.&nbsp;</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2018/antuan-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Taksim'deki Saint Antuan Kilisesi'nde, "Noel Gecesi" ve "Mesih İsa'nın Doğuşu" adında gerçekleşen ayinde, ilahiler söylendi, İncil'den bölümler okundu. <br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold; font-size: 18pt; color: rgb(239, 0, 27); text-decoration: underline;"><a href="http://www.birlesikbasin.com/galeri/istanbul39-da-noel-kutlamalari-502.html">İSTANBUL'DA NOEL KUTLAMALARI - FOTO GALERİ</a></span><br />
	<br />
	İngilizce, Lehçe ve İtalyanca dualar edilen ayine, İstanbul'da bulunan turistler de katıldı.&nbsp;</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2018/antuan-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Daha sonra cemaat üyeleri Hazreti İsa'yı anlatan ilahiler söyleyerek, tütsüler eşliğinde mum yakıp dua etti.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Aralik 2018/antuan-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Hristiyanlar, 24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan gece, Hazreti İsa'nın doğum gününü kutluyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Aralik 2018/antuan-4.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /></div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ukrayna Kilisesi'nin bağımsızlığı için İstanbul'da imza...</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-kilisesi-nin-bagimsizligi-icin-istanbul-da/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ukrayna-kilisesi-nin-bagimsizligi-icin-istanbul-da/</id>
<published><![CDATA[2018-11-04T09:51:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-11-04T09:51:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7B8769-5CE497-D85CB6-20A462-9AB5DC-F8C967.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile merkezi İstanbul'da bulunan Fener Rum Patrikhanesi, Ukrayna Ortodoks Kilisesinin Rus Ortodoks Kilisesinden bağımsızlığını resmiyete dökmek için işbirliği anlaşması imzaladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere İstanbul'a gelen ve anlaşmayı bu sırada imzalayan Poroşenko, memnuniyetini dile getirdi. Poroşenko, "Ukrayna halkı adına Sayın Patrik Hazretlerine ve Patrikhanenin tüm piskoposlarına Ukrayna milleti ve Ukrayna kilisesinin Tanrı'ya giden yolunu açan bu son derece önemli ve bilge karar için fevkalade müteşekkirim" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Anlaşmaya ilişkin Twitter üzerinden de bir mesaj paylaşan Devlet Başkanı, "Bugün tarihi bir gün. Ukrayna ile Fener Patrikhanesi arasındaki işbirliğine yönelik bir anlaşmaya vardık ve bu anlaşmayı Patrik Hazretleriyle imzaladık" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Poroşenko anlaşmanın bağımsızlık yetki belgesi Tomos'un verilmesine ilişkin hazırlık sürecinin çerçevesini belirlediğini söyledi.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Kasim 2018/ukrayna-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div>Fener Rum Patrikhanesi, Ukrayna Ortodoks Kilisesinin Rus Ortodoks Kilisesinden ayrılıp bağımsız olmak için yaptığı talebi 11 Ekim tarihinde kabul etmişti. Kararı "felaket" olarak nitelendiren Moskova, tepki olarak İstanbul'daki patrikhaneyle tüm bağlarını koparma kararı almıştı.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Poroşenko'nun, kilisenin bağımsızlığı konusunu Mart 2019'da gidilecek devlet başkanlığı seçimleri için malzeme yaptığı yorumunda da bulunuluyor.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Atılan söz konusu adım, Moskova'daki kiliseyle İstanbul'daki patrikhaneden papazların birlikte dini hizmet veremeyeceği ve ibadet edenlerin de birlikte komünyon ayinine katılamayacağı anlamına geliyor.</div>
	<div><br />
		</div>
	<div>Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ve Moskova destekli muhaliflerin Ukrayna'nın doğusunda 2014 yılında başlattıkları ayaklanma, Ukrayna'da bağımsız kilise isteyenlerin sayısının artmasına neden olmuştu.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet turistlere İslam'ı anlatacak</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-turistlere-islam-i-anlatacak-934/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-turistlere-islam-i-anlatacak-934/</id>
<published><![CDATA[2018-11-03T19:35:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-11-03T19:35:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_77F536-0EAF05-03C29F-775E63-545BAC-FB6575.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet'in gelecek yıl başlayacağı uygulamalar arasında dikkat çeken maddeler yer aldı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'AMAÇ TURİSTLERİ DOĞRU BİLGİLENDİRMEK'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Buna göre DİB, Turist Rehberleri Birliği'yle (TUREB) turist rehberlerinin eğitimi konusunda işbirliği protokolü imzalayacak. Amaç ‘turistlere İslam diniyle ilgili doğru bilgilendirme yapılması.'</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'TURİST REHBERLERİNE KONFERANS VERİLECEK'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Protokol kapsamında TUREB ve ilgili kurumlar, turist rehberlerine yönelik İstanbul'da geniş katılımlı bir konferans düzenleyecek.<br />
	<span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">'CAMİLERDE TANITIM YAPILACAK'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Tarihi ve turistik camilerdeki ziyaretçilere yönelik yabancı dillerde İslam dinini, İslam kültür ve medeniyetini, Kuran'ı ve Muhammed peygamberi tanıtıcı broşürler çıkarılacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'ÇOCUKLAR, GENÇLER VE SIĞINMACILARA ÖZEL FAALİYETLER'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ayrıca camilerde çocuklar için imam eşliğinde okuma saatleri düzenlenecek. Borsa çalıştayı yapılacak, kamuoyunda tepki çeken fetvaların önüne geçmek için dil ve üslup rehberi hazırlanacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sığınmacılara yönelik Kuran kursları öğretim programı düzenlenecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ateizm, deizm ve agnostisizm konularında gençlere yönelik iki yayın çıkarılacak.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan Cemevi'ne ziyaret</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-isleri-baskani-erbas-tan-cemevi-ne-ziyaret/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-isleri-baskani-erbas-tan-cemevi-ne-ziyaret/</id>
<published><![CDATA[2018-10-20T05:00:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-10-20T05:00:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BD46A9-0262EA-B7C4E9-D5CD8E-B14344-825A94.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Cemevi'ni ziyaret etti. Erbaş'ı vatandaşlar ile Alevi dedeleri karşıladı.</div>
<div>Dernek başkanı ve Tunceli Cemevi dedesi Ali Ekber Yurt ile görüşen Erbaş, burada yaptığı konuşmada, Kur'an'ı, peygamberi bir olan bir millet olduklarını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hazreti Peygamber'in nesli olan bütün ehli beyti tarih boyunca bağırlarına basan bir millet olduklarını vurgulayan Erbaş, şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Elhamdülillah birlik ve beraberlik içerisinde millet olarak bugüne kadar geldik. Bundan sonra da inşallah kıyamete kadar hep birlikte aynı değerlerimizi birlikte yaşayarak devam edeceğiz. Neslimize de bu değerlerimizi aktara aktara gideceğiz inşallah. Alevi toplumu kardeşlerimiz, biz hiç onları kendimizden ayırmıyoruz, öyle bir ayrıma yol açmak isteyenlere de hep birlikte fırsat vermemeye çalışıyoruz. Ben salı günü doğmuşum, adımı Salih vermek istemişler. Annem, 'Hazreti Ali'ye benzesin' diye adımı Ali vermiş. Bizim milletimizin her ailesinde efendimizin neslinden bir isim mutlaka vardır. Dolayısıyla aynı düşünceye, inanca sahibiz. Kıblemiz, kitabımız, peygamberimiz bir, ehli beyt sevgisi noktasında hiçbir farkımız yok. Dolayısıyla bu birlik ve beraberlik daha güçlenerek devam edecek".</div>
<div><br />
	</div>
<div>İçinde bulundukları cemevinin bir erkan makamı olduğunu belirten Erbaş, cemevinde Allah'ın, Peygamber'in ve ehli beytin isimlerinin anıldığını dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erbaş, Alevilerin cemevlerine yasal statü verilmesi talebine ilişkin, "Sizin talepleriniz, bizim de taleplerimiz sayılır. Devlet büyüklerimiz zaman içerisinde bunları karşılama noktasında gayret içerisinde olacaklardır. Cumhurbaşkanımızın selamını hepinize iletiyorum. Gelirken burayı ziyaret edeceğimi söyledim, çok mutlu oldu ve hepinize selam söyledi" ifadelerini kullandı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Manevi değerlerini kıyamete kadar gelecek nesillere aktarmaya devam edeceklerini vurgulayan Erbaş, "Biz hep birlikte el ele fitneye, fesada fırsat vermeden birliğimizi, beraberliğimizi devam ettireceğiz. Daha huzurlu, mutlu ve barış içerisinde bir toplum olacağız. İslam barış demek, Müslüman ise barış insanı. Barışın birliğin, beraberliğin devamı için hep birlikte elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yurt ise Tunceli'ye ilk kez bir Diyanet İşleri Başkanının geldiğine işaret ederek, ziyaretten büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Erbaş'a teşekkür eden Yurt, şunları kaydetti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Nüfusunun yüzde 90'ından fazlası Alevi olan bir kentin cemevini ziyaretiniz ayrıca bizi onurlandırmıştır, şereflendirmiştir. Mehmet Görmez hocamızı birçok kez davet ettik, fırsat bulamadı, size nasip oldu. İslam birliği, beraberliği ve İslami kardeşlik açısından çok önemli bir adım olarak görüyoruz. İnşallah gelişinizle hayırlara vesile olaylar silsilesi de gelişir. En büyük beklentimiz, cemevlerine yasal statü meselesi. Bu anlamda size büyük görev düşüyor. Bunun olacağını düşünüyorum ama temennimiz kısa zamanda çözülmesi".</div>
<div><br />
	</div>
<div>Konuşmaların ardından Erbaş'ın Kur'an-ı Kerim hediye ettiği Yurt da Erbaş'a, Hazreti Ali'nin timsali fotoğrafının işlemeli olduğu el dokuması halı takdim etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ziyarete Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Selim Argun, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu ve İl Müftüsü Aşır Durgun katıldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ortodoks dünyasında kiliseler savaşı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ortodoks-dunyasinda-kiliseler-savasi-351/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ortodoks-dunyasinda-kiliseler-savasi-351/</id>
<published><![CDATA[2018-10-17T07:40:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-10-17T07:40:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_7094BD-5B3822-976F0D-D393D0-037871-CD574C.gif&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Fener Rum Patrikhanesi’nin Ukrayna Kilisesi’yle ilgili kararı Rusya’da hem dini hem de siyasi otorite tarafından ‘Bölücülük’ olarak tanımlandı. Rus Ortodoks Kilisesi Patrik Kiril başkanlığında Minsk şehrinde düzenlenen dini toplantıda, Fener ile ilişkileri tamamen kesme kararı alındı. Kararı duyuran Metropolit İlariyon, "Rus Ortodoks Kilisesi, Fener Patrikhanesi ile tüm ilişkilerini kesmiştir. Fener bize başka bir yol bırakmadı. Bu karar Fener geri adım atana kadar uygulamada kalacaktır” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">RUS TURİSTLERE YASAK</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Fener ile Rus Kilisesi arasındaki kriz Türkiye’ye gelen Rus turistleri de etkileyecek. Rus Papaz İgor Yekimçuk, "İstanbul ve Antalya da dahil olmak üzere Türkiye’deki tüm kiliseler cemaatimize yasaklanmıştır. Fener’e bağlı bu kiliselere giden din kardeşlerimiz günah işlemiş sayılacaktır. Benzer durum Yunanistan’daki bir dizi kilise ve Aynaroz manastırı için de geçerlidir” diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Krizin ABD tarafından tetiklendiğini öne süren Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Fener Rum Patrikhanesi, ABD’den gelen emirler doğrultusunda Ukrayna’da dini provokasyon düzenlenmesini desteklemiştir. Patrik Bartholomeos’un Ukrayna kararını ilan etmesinden sonra Amerika’dan duyulan alkışlar niyetin açık göstergesidir” dedi. Rusya Devlet Başkanı Putin’in Sözcüsü Dmitriy Peskov da, "Rusya, tüm dünyada olduğu gibi Ukrayna’daki din kardeşlerimizin de sonuna kadar yanında olacaktır” açıklaması yaptı. Peskov, "Sadece diplomatik ikna yollarını kullanacağız” ifadesini kullandı. Kremlin’in ‘barışçıl yol’ vurgusuna rağmen, Rus basınında ve sosyal ağlarda, Moskova’nın gerekirse Batı ile tüm ilişkileri koparma pahasına Ukrayna’ya çok daha kapsamlı askeri müdahale başlatabileceği yorumları yapıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">FENER’E HEDİYE KİLİSE</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, "Rusya saldırgan ve imparatorluk emelleriyle tüm dünyaya meydan okuduğu için izole ediliyor. Şimdi bu izolasyona Rusya Kilisesi de dahil oldu” dedi. Ukrayna lideri, başkent Kiev’de yer alan Aziz Andrey Kilisesi’ni, Fener Patrikhanesi’nin süresiz olarak kullanımına vereceğini de duyurdu. Ukraynalı milletvekili İrina Lutsenko, "Aziz Andrey, asırlar önce Ukrayna’yı vaftiz etmiştir. Karar manidar” diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">FENER: GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Hürriyet’e konuşan Fener Patrikhanesi kaynakları, Moskova Patrikhanesi’nin tüm ilişkileri kestiğini ilan etmesine rağmen, geri adım atmamaya kararlı olduklarını söyledi. Aynı kaynaklar, "27-29 Kasım’da toplanacak Sen Sinod Meclisi’nde, Ukrayna Kilisesi’nin bağımsızlığı resmen ilan edilecek” dedi. m Yorgo KIRBAKİ/ATİNA</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">MÜLKİYET KAVGASI DA VAR</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Fener ile Moskova arasında patlak veren ‘din savaşı’ sadece ruhani temellere dayanmıyor. Ukrayna’da 12 bin civarında ibadethaneye sahip Rus Kilisesi, bu taşınmazları kaybetme riski bulunduğunu öne sürüyor. Fener Patrikhanesi’nin Ukrayna Kilisesi’nin tam bağımsızlığını tanıması halinde Kiev Kilisesi bu kiliseler üzerinde hak iddia edebilecek.<br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">Hürriyet</span><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Beştepe'de "Enderun usulü teravih"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bestepe-de-enderun-usulu-teravih-510/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bestepe-de-enderun-usulu-teravih-510/</id>
<published><![CDATA[2018-05-13T04:56:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-05-13T04:56:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C9732D-EF664B-583AEB-676162-5EBCF1-8F3E41.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ankara İl Müftülüğü bu yıl Ramazan ayında Beştepe Millet Camii'nde, Osmanlı döneminde uygulanan ezan, kamet, Kur'an-ı Kerim, ilahiler, kasideler ve duaların okunduğu kadim saray geleneği 'enderun usulü teravih programı' düzenleyecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ankara İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Türk kültüründe musikinin, çeşitli şekillerde yer edindiğini hatırlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bunlardan birinin de enderun usulü teravih olduğunu belirten Sönmezoğlu, "Enderun usulü, sarayda ortaya çıkmış. Teravihin kökü 'terviha' kelimesine dayanıyor, manası, dinlenmektir" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sönmezoğlu, teravihin iki veya dört rekâtta bir dinlenerek kılındığını, eskiden bu aralarda hadis, tefsir gibi sohbetlerin yapıldığını ve meşrubat içilip ibadete devam edildiğini anlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Enderun usulü teravihin, Topkapı Sarayı'nda ilk kez Türk bestecisi Hamamizade İsmail Dede Efendi tarafından ifa edildiğini anımsatan Sönmezoğlu, "Sarayda oluşan bu usul vakfiyelerden kendilerine özel tahsisat ayrılmış saray müezzinleri, 'eyyam-ı mübareke' dediğimiz özel zamanlarda, bayram günlerinde müezzinlik yapan şahsiyetler tarafından, 'selatin' dediğimiz sultan camilerinde uygulanmaya başlanıyor" bilgisini verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘FARKLI UYGULAMALAR BULUNUYOR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sönmezoğlu, enderun usulü teravihin farklı uygulamaları bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Farklı uygulamaları var ama bir tertibi şöyledir; yatsı namazından önce minareden temcitler, münacatlar ve ilahiler okunur. Daha sonra yine minareden sala ve çift ezan okunuyor. Gülbanktan sonra rast makamında kamet getiriliyor, sonra da yatsı namazının farzında Fatiha ve zammı sure yine rast makamında tilavet ediliyor. Eğer sesi imam müezzine verecekse teravih namazının ilk dört rekatının sonunda Isfahan ilahi okunmuyor. Arka safta 'Cumhur Müezzinleri' Isfahan makamında salat-ü selam getirir ve teravihe davet ederler. Böylece teravih namazı başlar".</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘CUMHUR MÜEZZİNLERİ İLAHİ VE SALAT-Ü SELAM OKUYOR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Teravihin ilk dört rekatında surelerin, Isfahan makamında okunduğunu kaydeden Sönmezoğlu, imamın dördüncü rekâtta Saba makamına geçtiğini, "Cumhur Müezzinleri"nin ise saba makamında ilahi ve salat-ü selam okuduklarını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sönmezoğlu, ikinci dört rekâtın sonunda imamın Kur'an-ı Kerim tilavetini Hüseyni makamında yaptığını, ardından ilahiler ve salat-ü selamın okunduğunu dile getirdi. Sönmezoğlu, şöyle devam etti:</div>
<div>"Üçüncü dört rekâtta Hüseyni olarak eda edilir. İmam efendi yine son rekâtta ama bu sefer Eviç makamı olarak tilavet eder. Selamdan sonra Eviç makamında ilahi ve salat-ü selam getirilir ve dördüncü rekât, bu makamla eda edilir. Ardından aynı şekilde Acemaşiran makamına geçilir ve teravih bu makamla biter".</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">MELİKE HATUN CAMİİ'NDE HATİMLİ TERAVİH NAMAZI</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Sönmezoğlu, daha sonra baş müezzinin kaside ve dua okuduğunu belirterek, vitir namazının kılınmasının ardından tesbihat yapıldığını anlattı.</div>
<div>Sönmezoğlu, Melike Hatun Camii'nde Ramazan ayında her akşam iki hafızın hatimli teravih namazı kıldıracağını da söyledi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'ten 'e-oruç' önerisi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-e-oruc-onerisi-507/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-e-oruc-onerisi-507/</id>
<published><![CDATA[2018-05-11T05:46:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-05-11T05:46:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_3D624B-458C1B-D45176-72923E-C1221F-693568.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Kılıç, Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Diyanet dergisindeki 'e-Oruç' başlıklı yazısında, teknolojinin hayata yenilikler getirdiğini belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kılıç, bu gelişmelerin insan hayatına kolaylıklar sağladığı gibi birtakım zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, özellikle son yıllarda televizyon, internet ve cep telefonu gibi iletişim alanındaki teknolojilerin sosyal ilişkileri şekillendirdiğini ifade etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cep telefonunun internete girme ve oyun oynama gibi birçok amaçla kullanıldığına işaret eden Prof. Dr. Kılıç, hızlı bir şekilde gerçekleşen işlemlerin hayatı kolaylaştırdığını kaydetti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'BUNA BİR TAVIR ALMAK ZORUNDAYIZ, O DA E-ORUÇ'TUR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Kılıç, teknolojiye karşı gelme ve tümüyle reddetmenin anlamlı olmadığını de vurgulayarak, "İşte tüm bu kaygı verici gelişmelerin öncelikle farkında olmak ve daha sonra da buna bir tavır almak gerektiğini düşünmekteyiz. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Kanaatimce bu e-oruç'la mümkün olabilir" değerlendirmesinde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'ELALEMİN YEDİĞİ YEMEĞİ LAYKLAMAK YERİNE…'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>İlhan Kılıç, yazısında 'e-oruç'u şöyle tarif etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Öncelikle elalemin yediği yemeği ya da gezdiği yerleri layklamakla zaman geçirmek yerine, yemek yiyemeyenleri düşünmek veya maddi imkansızlıktan dolayı gitmesi gereken ya da gitmek istediği yerlere gidemeyenleri dikkate almak. Diğer taraftan yüzlerce ya da binlerce kilometre ötede hayatta hiç tanımadığımız ve görüşmediğimiz bir kişi ile saatlerce vakit geçirmek yerine, her gün karşılaştığımız insanlarla ya da komşumuzun haliyle hemhal olmak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oynamaktan artık beynimizin uyuştuğu oyunlarda bir üst levele nasıl çıkacağım kaygısından ziyade, halihazırdaki nefsimizin seviyesini nasıl bir üst makama çıkaracağımızı düşünmek. Oyun sitelerinde saatlerce kalarak onlarca insan öldürmek yerine, kendi çocuğumuzla, kardeşimizle ya da komşunun yalnız çocuğuyla oyun oynamak ve ona yaşamı ve yaşatmayı öğretmek."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'COOL OLMAK YERİNE KUL OLUN'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Kılıç, 'cep telefonunda boynunu bükerek dakikalarca balon patlatma oyunu oynayan insanlara', boynu bükük Suriyeli bir çocuğa içinde ümitler olan bir 'balon' hediye etmeyi önerdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İnsanların 'cool' olmak için son model cep telefonu alarak önce borçlanıp sonra gece gündüz çalıştıklarına işaret eden Prof. Dr. Kılıç, insanların 'kul' olmak için çift mesai yapmaları gerektiğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kılıç, yazısında şu ifadeleri kullandı:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Cep telefonunda akşam o gün kaç adım attığına bakmak yerine, o günün akşamında doğruya, iyiye ve güzele doğru kaç adım attığına bakmak. İftar ve sahur gibi özel zamanlarda sevdiklerimizle bir araya geldiğimizde cep telefonumuza kilitlenmek yerine cep telefonlarını kapatıp, bu nadide zamanlarda onların yüzüne bakmak, tebessüm etmek ve onların gönüllerine kilitlenmek. Tanımadığımız ve görüşmediğimiz onlarca kişiden gelen 'hayırlı cumalar' mesajına bakmak yerine, telefonu kapatarak cuma günü hutbeyi can ve iman kulağıyla kalpten dinlemek."</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'ten "yakmayan kefen" tartışması!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-yakmayan-kefen-tartismasi-228/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-yakmayan-kefen-tartismasi-228/</id>
<published><![CDATA[2018-04-20T03:12:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-04-20T03:12:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F39731-E38E68-DE09E8-B07478-E63B4E-AA558F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İşliyen, Afyonkarahisar Müftülüğünün bir otelde düzenlediği "Din İstismarının Önlenmesi" konulu panelde yaptığı konuşmada şunları kaydetti: "Gençlerimiz korkunç alevlerle yanan bir çukura gidiyor. Deizm tartışması aldı başını gidiyor. Bu piyasada 'yakmayan kefen' satan, 'Efendim bu terliği giyen cennete gider' diyen ve 'Efendim filan tarikatın filan koluna müntesip olursanız direkt cennete gidersiniz' diye yalanlarla uyutuyorlar. Onun karşısına 'tepki göstereceğim' diye çıkıp en muhallet ve sahih kaynaklarımızı anlatırken çirkin bir üslupla insanların zihinlerini bulandırmaya çalışanlar arasında ne yapsın gençlerimiz? Biz önce kendimize söylüyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatında bulunan insanlar olarak ilk önce çalışmamız lazım. Az çalışıyoruz, daha çok çalışmamız lazım."<br />
	<br />
	</div>
<div>Panele, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, İl Genel Meclisi Başkanı Salih Sel, İl Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın, İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven ve çok sayıda davetli katıldı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet İşleri aşkanı Deistlere "sapık" dedi!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-isleri-askani-deistlere-sapik-dedi-352/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-isleri-askani-deistlere-sapik-dedi-352/</id>
<published><![CDATA[2018-04-13T07:08:57+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-04-13T07:08:57+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6C4152-DB99B8-7B8678-CA9DA1-5BC19A-F3EE4A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Erbaş, TRT Haber'in canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu, soruları cevapladı. Erbaş, son günlerde deizm üzerinden devam eden tartışmalara ilişkin olarak şunları söyledi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Şu anda Türkiye'de konuşulduğu kadarıyla bu konunun çok abartıldığını düşünüyorum. Milletin, gençlerin, insanların anlamını bilmediği bazı konuları allayıp pullayarak, batılın propagandasını yaparak belki de bir alan açmaya çalışan plan diye düşünüyorum bunu. Deizm, Peygamberi inkar etmektir. Hangi Müslüman Peygamberi inkar eder de Müslüman kalabilir? Yani siz bir Müslüman gence, 'Peygamberi inkar eden bir düşünceyi niye kabul ediyorsunuz?' dediğinizde 'Böylemiymiş, deizmin anlamı bu muymuş?' diyeceğini görürsünüz, rastlarsınız. Onun için açık konuşsunlar. Deizmin ne olduğunu milletimize anlatsınlar.”<br />
	<br />
	</div>
<div>Deizmin, 'Peygamberi inkar eden felsefi bir düşünce' olduğunu söyleyen Erbaş, "Biz, Peygamberimiz için canını ortaya koyan çocuklarız. Böyle bir şey olabilir mi? Biz her gün Ayet-el Kürsi'yi okuyan bir milletiz. Ayet-el Kürsi deizmi kökten reddeden bir anlayışı ortaya koyuyor" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'BENİM BU TANIMIMDAN SONRA…'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Erbaş, şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık, batıl bir anlayışa asla prim vermez. Milletimize, gençlerimize kimse iftira atmasın. Benim bu tanımımdan sonra hiçbir gencimizin ve insanımızın sapık ve batıl felsefi bir düşüncenin peşinden gidecek kadar buna itibar edeceğini zannetmiyorum."</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kabristana gitmeden fatiha dönemi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kabristana-gitmeden-fatiha-donemi-658/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kabristana-gitmeden-fatiha-donemi-658/</id>
<published><![CDATA[2018-03-01T05:18:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-03-01T05:18:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_53D721-25C93F-146248-4013B6-92B785-CD1F70.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>e-Devlet üzerinden açılan soy ağacı bilgi sistemi yoğun ilgi görürken birçok kişi ismini bile duymadıkları akrabalarından haberdar oldu. Sivas Belediyesi de akıllı şehircilik uygulamaları kapsamında geliştirdiği bir yazılım ile Türkiye’de bir ilke imza attı. Bu yazılım ile yakınlarının mezar yerini bilmeyenler, internet üzerinden mezar yerlerini öğrenebiliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Vatandaşların akrabalarının mezarının resmini gördüğü ve ekran başından Fatiha okuyabildiği öğrenildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sistemde Sivas’ın en büyük mezarlıklarından biri olan Tekke Mezarlığı verileri mevcut. İsteyenler, mezarlık.sivas.bel.tr isimli web sitesine girip, kimlik numarası, mevta numarası, ad, sokak, anne veya baba isimlerini girerek mezar yerlerini tespit edebiliyor</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ermenei Patrikhanesi'nde seçim krizi!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenei-patrikhanesi-nde-secim-krizi-957/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermenei-patrikhanesi-nde-secim-krizi-957/</id>
<published><![CDATA[2018-02-08T07:59:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-02-08T07:59:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_763D60-FF62D5-CE8BAC-6DA31F-B15BA3-78799E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin imzalı mektupta Patrik Mutafyan’ın hayatta olduğu vurgulandı ve yeni Patrik seçimi için gerekli şartların oluşmadığı ifade edildi. Mektupta Patrik makamının boşalmasını sağlayan nedenler arasında sağlık sorunlarının bulunmadığı öne sürüldü ve Aram Ateşyan’ın patrik genel vekilliği görevine hala devam ettiği savunuldu.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Mektupta Bekçiyan’ın Patrik Kaymakamı seçilmesine dair tüm işlemlerin butlan (geçersiz) sayıldığı öne sürüldü. Mektupta Patrik Kaymakamı Bekçiyan için 'sözde' ibaresi kullanıldı ve Patrik Kaymakamı'nın aldığı tüm kararların geçersiz sayıldığı öne sürüldü.&nbsp;&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Gelişmelere dair Patrikhane'den bir açıklama yapılması bekleniyor. Öte yandan İstanbul Valiliği Ermeni toplumunun vakıf yöneticilerin yarın valilikte yapılacak bir toplantıya davet etti. 11.30’da başlayacak toplantıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da katılacağı belirtildi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye Ermeni Patrikhanesi Ruhani Kurul Başkanı Sahak Maşalyan yaptığı açıklamada şöyle dedi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Mutafyan’ın iyileşmesi için yıllarca bir mucize bekledik. Ancak gerçekleşmedi. Seçim hazırlıkları yapılırken Valilik süreci iptal etti. Valilik, Mutafyan’ın hayatta olması nedeniyle mevcut durumun devam ettirilmesi gerektiğini belirtmiş. Biz yetkililerle görüştükten sonra süreci değerlendireceğiz.”</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">NE OLMUŞTU?</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Patrik Mutafyan 2008 yılından bu yana sağlık sorunları nedeniyle görevini yapamaz durumda.&nbsp; 2010 yılında Başepiskopos Aram Ateşyan patrik genel vekili seçilmişti. Yıllar içinde Ermeni toplumundan gelen Patrik seçimi yapılması talepleri üzerine Ruhaniler Genel Meclisi 2016 yılının Ekim ayında bir karar alarak Patrik Mutafyan'ı emekli, makamını da münhal (boş) ilan etmişti. Böylece Ermeni kilisesi gelenekleri uyarınca Patrik seçimi süreci başlamıştı. 2017 Mart ayında Ruhaniler Genel Meclisi tarafından yapılan seçimde Başepiskopos Karekin Bekçiyan Patrikhaneyi seçime kadar yürütecek Patrik Kaymakamlığı (Değabah) görevine seçilmişti. Ancak seçimi kaybeden Ateşyan Patrikhane yönetimini bırakmakla birlikte patrik genel vekilliği görevinden istifa etmemiş, bunun üzerine Ruhaniler Genel Meclisi'nce azledilmişti. Patrik Kaymakamı seçiminden sonra seçim çalışmalarını yürütmek üzere Müteşebbis Heyet oluşturulmuş, Heyet'in Patrik seçimi yapılmasına dair Ağustos ayında ilettiği dilekçe İçişleri Bakanlığı'nca yanıtsız bırakılmıştı.&nbsp; &nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'ten yeni fetva: Sol elle şeytanlar yemek yer</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-yeni-fetva-sol-elle-seytanlar-yemek-ye/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-yeni-fetva-sol-elle-seytanlar-yemek-ye/</id>
<published><![CDATA[2018-02-03T06:47:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-02-03T06:47:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_4E1403-F8C139-B34AC2-31ADCF-AB6A15-264F7A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, "Sol elle yemek yemekte bir sakınca var mıdır?" sorusuna internet sitesi üzerinden verdiği yanıt şöyle:</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">'ANNE VE BABALARIN ÖĞRETMELERİ GEREKİR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>"Yeme-içmeyle ilgili genel ilkeleri belirleyen Hz. Peygamber (s.a.s.), sol elle yeme-içmeyi hoş karşılamamıştır. Nitekim o, bu konu üzerinde önemle durmuş; şeytanların sol elle yiyip içtiklerini haber vererek ümmetini uyarmış ve çocuklara sağ elle yemek yemeyi öğretmiştir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hz. Peygamber'in sağ elle yeme ve içme konusundaki tavsiye ve irşadlarına uymak her müslümanın vazifesidir. Bu nedenle anne ve babaların çocuklarına diğer yemek adabıyla birlikte sağ elle yeme ve içmeyi de öğretmeleri gerekir. Fizikî bir engel sebebiyle sağ eliyle yiyemeyen kimselerin sol elle yeme içmesinde ise bir sakınca yoktur."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet 'sohbet' için evlere gidecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-sohbet-icin-evlere-gidecek-606/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-sohbet-icin-evlere-gidecek-606/</id>
<published><![CDATA[2018-01-11T11:26:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-01-11T11:26:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5F3501-10ED02-87DE51-097B18-5D65F6-6604A2.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>2018 yılında toplumun bütün kesimlerine, her alanda ulaşarak eğitimler vermeye hazırlanan Diyanet, yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK), belediyeler ve emniyetten başlayarak muhtarlıklar ile apartman yöneticilerine kadar iş birliği yapmayı hedefliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>'Aile ve Rehberlik Büroları' adı altında 81 il müftülüğüne 2018 için yıllık çalışma programı gönderen Diyanet, geçen yıl dini konularla sınırlanan programın ötesine geçerek 12 aylık kapsamlı bir planlama hazırladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Müftülüklerden bölgesel ve yerel sorunların tespit edilmesini, üçer aylık süreçte çalışma takvimi oluşturulmasını isteyen Diyanet, geniş kitlelere dönük etkinlikler talep etti. Okullardan kahvehanelere, öğrenci yurtlarına ve evlere kadar girmeyi amaçlayan Diyanet’in din dışındaki eğitim programları dikkat çekti. Valilik ‘olur’u ile bütün müftülüklere çalışma takvimlerini uygulama talimatı veren Diyanet, yıl boyunca MEB, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK), Belediyeler, emniyet, Yeşilay, aile yaşam merkezleri, STK'lar, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile işbirliği yapılacağını duyurdu. 'Hedef Kitle' kavramını 2018 için genişleten Diyanet’in, devletin resmi kurumlarının ve STK’lerin dışında muhtarlıklar ve apartman yöneticilerine kadar iş birliği yaparak bütün alanlara vaiz gönderme çalışmasını hızlandırdı.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">'SOHBETE' GELECEKLER</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet’in toplumun bütün kesimlerine ulaşma planında kapsamlı faaliyet alanları da belirlendi. Her alanda ayrı konu, hedef kitle ve faaliyet belirleyen Diyanet, müftülere 'çocuk-cami buluşmaları, apartman Sohbetleri, KYK programları, işyeri-fabrika sohbetleri, kahvehane ziyaretleri, aile okulu seminerleri, panel, ev sohbetleri, sabah namazı buluşmaları, köy sohbetleri, iftar programları, aile buluşmaları' düzenlenmesi talimatı verdi.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">SOSYAL MEDYADAN VAAZ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Eğitim alanını din ile sınırlamayan Diyanet, 8 ana konu ile 170’e yakın başlıkta programı hazırladı. Kanuna göre dini konularda halkı bilgilendirmesi gereken Diyanet’in eğitim programında "Günümüz ailesi ve değişen aile yapısı, medya okuryazarlığı, evliliğe hazırlık süreci, tek ebeveynli aileler, sosyal medya ahlakı, çalışma hayatı ve kadın, çalışan kadın ve ailesi, çocuk ve kreş, teknoloji ve çocuk, çocuk eğitiminde ödül ve cezanın yeri, gençlik dönemi ve sosyal çevre, modern yalnızlık, kuşaklar arası farklılaşma” gibi sosyal hayatın içeriğine ilişkin birçok program ve eğitim konusu yer aldı. Ayrıca başlıkları arasındaki "Örtünme adabı, boşanma adabı, erken yaşta evlilik” gibi başlıklar da dikkat çekti.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">15 TEMMUZ KONULARI</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet en geniş programı ‘milli değerler’ için ayırdı. 2018’de 55 ayrı başlıkla ‘milli’ değerleri anlatmaya hazırlanan müftülükler, dini günlerin dışında 15 Temmuz’u özel günlere ekleyerek topluma farklı alanlarda "Ahde vefa, sadakat ve güven, adaletin özümsenmesi, anne-babanın görev ve sorumlulukları, ümmet ve millet bilinci, aidiyet, şehitlik, şehadet” gibi konuları anlatacak.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ve 7 yıl sonra ibadete açıldı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ve-7-yil-sonra-ibadete-acildi-918/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ve-7-yil-sonra-ibadete-acildi-918/</id>
<published><![CDATA[2018-01-07T12:53:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-01-07T12:53:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6610F6-250805-900022-337B87-D64E89-461FB1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Demir Kilise olarak bilinen Sveti Stefan isimli Bulgar kilisesinin restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından açılış töreni bugün yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Bulgar heyeti katıldı.&nbsp;<br />
<br />
<img src="uploads/Ocak 2018/kilise-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div>Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Restorasyonun tamamlanan halk arasında bilinen ismiyle Demir Kilise’nin açılışı için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bulgaristan’ın bu dönem farklı bir konumu var. AB dönem başkanlığı kendilerinde. Böyle bir dönemde bu açılışa yapılıyor olması uluslararası topluma verilmiş önemli bir mesaj olarak görüyoruz. İstanbul farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı şehir olma vasfını tüm dünyaya göstermiştir” dedi.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ocak 2018/kilise-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Kilisenin, demir iskelet sistemiyle halen türünün tek örneği olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kilise 120 yıldır ayakta duruyor. Burası Bulgar cemaatinin ibadet etmesi dışında İstanbul’un güzelliğine ve zenginliğine de katkıda bulunuyor. 2011 yılında başlayan restorasyon, belediye başkanlığım döneminde bir restorasyon daha geçirmişti. 2011’deki köklü bir restorasyon süreciydi. Gerçekten zor ve ayrıntılı bir çalışmayla sonuçlandırıldı. 15 milyonun üzerinde bir maliyetle yapılan restorasyon, üstlenen ekibi tebrik ediyorum. Ecdadımız fethettiği yerlere din özgürlüğünü ve ibadethaneleri güvence altına almıştır. Dininizi yaşamakta, ibadetinizi yapmakta serbestsiniz, güvencemiz altındasınız diyerek onları koruma altına almıştır. Ayasofya 500 yıllık tarihiyle birlikte tüm dünyanın incisi durumundadır. Bizim gönlümüzde ayrı bir yeri var. Tarihin belirli bir döneminde yaşanmış acı hatıralar çok daha köklü olan birlikte yaşama tecrübesini gölgelememelidir. Kesrette vahdet vardır bizde. Bu tüm inançlara yaklaşımımızı gösteriyor. Çoklukta birlik vardır yani. Bu anlayışla ülkemizin her köşesinde diğer dinlere ait ibadethaneleri ayağa kaldırıyoruz. 14 ibadethane onarımdan geçirilmiştir. Demir Kilise bu işin finalidir. Havra, şapel, kilise gibi dini mekanların onarımlarını önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Demir Kilise ile Filibe’deki Muradiye Camii’ndeki ibadet özgürlüğünü birbirinden ayırmıyoruz. Sayın Borisov’un buraya Bulgaristan’daki baş müftüyü getirmiş olmasını olmasını bu sürece pozitif katkı sağladı. Özgürce ibadetin yapılmasını devletlerin sorumluluk alanında olduğuna inanıyoruz. Türkiye restorasyon alanında oldukça birikimli ve tecrübeli bir ülkedir. Bu eserleri korumak ve yaşamak gelecek yıllara karşı sorumluluğumuzdur. Bulgaristan’daki tarihi vakıf eserlerin camilerin onarıma ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Ortak kültürel mirasın muhafazasına yönelik bu çalışmalar birlikte yapabiliriz. Sofya’daki tek cami olan 450 yıllık Kadı Seyfulllah Efendi Camii’nin restorasyonunun tamamlandığını öğrendik. Sizlerle birlikte açılış yapmaktan memnuniyet duyarız" dedi.</div><br />
]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bir kişi psikolojik olarak hazır değilse evlenmemeli"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bir-kisi-psikolojik-olarak-hazir-degilse-evlenmem/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bir-kisi-psikolojik-olarak-hazir-degilse-evlenmem/</id>
<published><![CDATA[2018-01-04T06:19:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-01-04T06:19:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1E5C51-471214-05405C-A2C795-299978-A47721.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı sitesinde yer alan 'Kızlar 9, erkekler 12 yaşında buluğ çağına girer' ve &nbsp;'Buluğ çağına giren kişiler evlenebilir' ifadeleriyle başlayan tartışma devam ediyor. Keleş, bu 2 ifadenin çarpıtıldığını savundu.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'BU YAŞLARDAN ÖNCE KİM HAZIR OLABİLİR?'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Keleş, 'buluğ çağı' tanımlamasının tamamen biyolojik olduğunu söylerken şu görüşlerini dile getirdi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Bir çocuk 9 yaşında buluğ çağına girdi diyelim hangi vicdan onu evlendirebilir. Bu kadar yanlış bir düşünce olabilir mi? Bu eleştiriler ne ahlaka, ne insanlığa sığar. Diyanet çocuk yaşta evlilikleri engellemek için yıllardır çaba harcıyor. Bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile bir sürü çalışmamız oldu. Şimdi kim çıkıp bizi suçlayabilir? 1917 yılında Aile Hukuku Kararnamesi yayınlandı. Bu kararname tamamen İslam fıkıhından kaynağını alıyor. Orada evlilikte alt sınır kızlarda 17, erkeklerde 18’dir. Diyanet de her zaman bunu savundu. Bir kişi psikolojik olarak hazır değilse evlenmemeli. Bu yaşlardan önce kim hazır olabilir? Bir kişi anne ve baba olmanın sorumluluğunu taşıyabilmeli. Aksi halde toplumda sorunlar ortaya çıkar. Hiç kimse çocuğunu 9-10 hatta 15 yaşında evlendirmemeli. Bunu düşünmek bile büyük yanlıştır.”</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'DİYANET, BİRÇOK BAKANLIKTAN DAHA FAZLA BÜTÇEYE SAHİP'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Keleş, Diyanet'in sitesinde yer alan 'Buluğ çağına giren kişiler evlenebilir' fetvasıyla ilgili yorum yapmadı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte yandan, birçok sivil toplum kuruluşu ve barodan Diyanet'in fetvasıyla ilgili tepkilerini dile getirdi. Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, şunları söyledi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Türkiye laik bir ülkedir ve uygulanan sistem medeni hukuk sistemidir. Medeni Kanun’da evlenme yaşı net bir biçimde düzenlenmiştir. 9 yaşında çocuğun 12 yaşındaki bir başka çocukla evlenebileceği hukuk dışında tamamen dini bilgilere dayalıdır. Diyanet, İran’da bu açıklamayı yapıyor olsaydı bir anlam taşıyabilirdi. Birçok bakanlıktan fazla dev bütçesi olan Diyanet, laik Cumhuriyet’e yakışan şekilde davranmalıdır. Sanki devletin açıklamaları gibi anlaşılacaktır. Diyanet’in sayfasını izleyen vatandaşlarca doğru kabul edilecektir. Bu da kanuna aykırı olarak çocuk yaşta evliliklerin önü açacaktır."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'DİYANET, ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLERİ PATLATTI'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'nün konu hakkındaki değerlendirmeleri şöyle:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Müftüye nikâh yetkisinin çocuk yaşta evlilikleri azaltacağını düşünen hükümet ile Diyanet’in bu tür beyanları çelişkili. İstatistiklere bakıldığında müftü nikâhı yasası, resmi nikâhları azalttı. Diyanet’in bu tür görüşleri de çocuk yaşta evlilikleri patlattı. Diyanet Başkan Yardımcılığı’na atanan bir kadınla yenilenme sürecine girdiği düşünülen Diyanet’in değişmediğini görmek çok üzücü."<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'BU SÖYLEMLERİN YAPTIRIMLARI OLMALI'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ankara Temsilcisi Ayşen Ece Kavas'ın görüşleri de şu şekilde:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"2017’de 387 çocuk istismara uğradı. Diyanet resmen çocuk yaştaki evliliklerin önünü açtı. Meclis’te bu tip evliliklerin engellenmesi yönünde çalışma yapılmalı. Diyanet kontrol altına alınmalı. Bu söylemlerin yaptırımı olmalı."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet, karar verdi: Bitcoin caiz değil</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-karar-verdi-bitcoin-caiz-degil-843/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-karar-verdi-bitcoin-caiz-degil-843/</id>
<published><![CDATA[2018-01-02T06:51:05+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2018-01-02T06:51:05+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BDF882-2AEA2A-86BDB1-759236-F2CEFC-6DB0AA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet'e bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, 'Dini sorular' bölümüne gelen bir soruya verdiği fetvada özünde belirsizlik taşıyan, kamuoyunda ’saadet zinciri’ olarak bilenen uygulamalar gibi, belli kesimlerin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine yol açan dijital sanal paraların kullanımına onay vermedi. Kurul açıklamasında şu görüşlere yer verildi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>”Kullanıcılar arasında değişim ya da kıymet ölçüsü olarak genel kabul gören, kaynağı itibariyle kullanıcılara güven veren her türlü paranın kullanımı caizdir. Bu noktada önemli olan husus, para olarak bilinen değişim aracının kendi özünde yani üretim şeklinde, sürüm aşamalarında ve muhataplık niteliğinde büyük belirsizlik içerip içermemesi, bir aldatma) aracı olarak kullanılıp kullanılmaması ve belli bir kesimin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine vesile olup-olmamasıdır. Son yıllarda ortaya çıkan ve birçok çeşidi bulunan, dijital-kripto paralardan her birini kullanmanın hükmünü yukarıdaki genel ilkeler doğrultusunda değerlendirmek gerekir. Buna göre,özünde ciddi belirsizlikler taşıyan, aldanma ve aldatma riski ileri düzeyde olan, dolayısıyla güvencesi bulunmayan ve kamuoyunda ’Saadet zinciri’ olarak bilinen uygulamalar gibi belirli kesimlerin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine yol açan dijital kripto paraların kullanımı caiz değildir.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'ten fetva: 'Boşsun' denildiğinde boşanma gerçekleşir</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-fetva-bossun-denildiginde-bosanma-gerc/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-fetva-bossun-denildiginde-bosanma-gerc/</id>
<published><![CDATA[2017-11-28T06:48:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-11-28T06:48:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EF3127-E8CCA0-0C5245-47D991-1F29F3-396FFA.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın internet sitesindeki 'Fetva Usulü' bölümünün 'Aile Hayatı-Boşanma' kısmına yöneltilen, "Boşarım demekle boşanma olur mu?” sorusuna şu yanıt verildi:</div>
<div>"Boşama, yetkili kişi veya kurumun kesin kararı ve bu kararın yoruma yer bırakmayacak şekilde açık sözlerle ifade edilmesiyle olur.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkçede geniş zaman için kullanılan "Boşarım” sözü bu nitelikte olmayıp boşama tehdidi anlamına gelir. Dolayısıyla bu sözle boşama meydana gelmez.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Boşama, kişinin eşine söylediği "Boşsun”, "Boş ol”, "Boşadım” veya "Karım boştur” gibi boşama iradesini ortaya koyan "şimdiki veya geçmiş zamanlı” ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir (Mergınânî, el-Hidâye, III, 165 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî,, X, 355)."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'TEHDİT NEDENİYLE 'BOŞ OL' DENİRSE BOŞANMIŞ OLURSUNUZ'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Sitede "Niyeti boşama olmadığı halde eşe karşı tehdit unsuru olarak boşama sözlerini kullanma halinde boşanma gerçekleşir mi?" sorusuna da şu yanıt verildi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Boşama konusunun, rastgele gündeme getirilmesi doğru değildir. Bunun ciddi sonuçları olduğundan, Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda dikkatli davranmayı tavsiye etmektedir (Ebû Dâvûd, Talak, 10). Kişi, tehdit için karısını boşayacağını söylese, bu sözüyle boşama meydana gelmez. Bunu söylemekle geleceğe dönük vaadde bulunmuş olmaktadır. Ancak tehdit niyetiyle "boşadım”, "boş ol” gibi sözler kullansa niyeti ne olursa olsun boşama gerçekleşmiş olur. Çünkü bu kelimeler, sarih olarak talakı ifade etmektedir. Sarih lafızlarla gerçekleştirilen boşamada niyete itibar edilmez (Kâsânî, Bedâî, III, 101)."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bursa'da camiyi satılığa çıkardılar</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bursa-da-camiyi-satiliga-cikardilar-656/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bursa-da-camiyi-satiliga-cikardilar-656/</id>
<published><![CDATA[2017-11-01T05:54:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-11-01T05:54:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BF6D72-4C6E89-D2C77B-B3DA9A-F0B52E-833171.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki Ticaret Merkezi'ne, 5 arkadaş 2009'da cami yaptırmak istedi. Bunun için dernek kuran arkadaşlar, belediyeden arazi tahsis edip caminin inşaatına başladı. Dernek, 7 yılda, 2.5 milyon lira toplayarak, 3.500 metrekare inşaat alanı olan caminin kabasını tamamladı. Ticaret merkezinde bulunan 1300 esnafı ziyaret eden dernek yöneticileri, inşaatı bitirmek için parayı toplayamayınca, camiyi satılığa çıkardı.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Kasim 2017/cami-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">​'ALAN AHİRETİNİ KURTARIR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bitmemiş cami için 13 milyon lira talep eden dernek yöneticilerinden Halil Sağol, "Bugüne kadar 2.5 milyon lira topladık. 3.5 milyon liraya daha ihtiyaç var. ‘Satılık' levhasını gören 105 kişi aradı. Bunlar, ‘Cami satılır mı?' diye tepki veriyor. ‘Cami satılır' kardeşim. Bu camiyi alan hem ahiretini kurtarır hem de dünyasını kurtarır'' diye konuştu.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Kasim 2017/cami-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'3 CİDDİ ALICIYLA GÖRÜŞÜLÜYOR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Dernek yöneticisi Halil Sağol, "Şu anda ciddi olarak 3 alıcı var. Caminin ne olacağı alanın kendi insafına kalmış. Cami mi yapar, depo mu yapar orasını bilemem. Caminin 3.500 metrekare inşaat alanı var. Alacaklar gelsin görüşelim" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">130 lira ver, Hz. Muhammed'i rüyanda gör...</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/130-lira-ver-hz-muhammed-i-ruyanda-gor-253/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/130-lira-ver-hz-muhammed-i-ruyanda-gor-253/</id>
<published><![CDATA[2017-10-21T04:09:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-10-21T04:09:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_89EA7A-CD78B9-D9CAAB-3B799A-ABCE0E-0A149F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Görüntüler, Cübbeli Ahmet'in 4 yıl önce cemaatine yönelik yaptığı bir konuşmasından çekildi. Cübbeli Ahmet videoda 130 liraya satılan bu terlikleri giyenlerin evinin bereketli olacağını, evlerinin yanmayacağını, evin içerisindeki eşyaların çalınmayacağını, rüyalarında da Hz. Muhammed'i göreceklerini ileri sürüyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Terliğin özelliklerini sayan Cübbeli Ahmet, ardından da "Kutusunu yaptırıyorum, faziletlerini üzerine yazdıracağım" ifadelerini kullanıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Katarlı hacı adaylarına izin çıktı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/katarli-haci-adaylarina-izin-cikti-555/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/katarli-haci-adaylarina-izin-cikti-555/</id>
<published><![CDATA[2017-08-17T08:44:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-08-17T08:44:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_978ADB-491834-4109F5-5AEF2C-A303E8-81C9FD.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Suudi Arabistan haber ajansı SPA'ya göre, Kral Selman, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, Katar vatandaşlarının hac farizasını yerine getirmek için Selva Sınır Kapısı'nı kullanmaları yönündeki önerisini kabul etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kral Selman'ın, Katar'da yönetimdeki El Sani ailesinin bir üyesi olan ve Cidde'deki Es-Selam Sarayı'nda Veliaht Prens tarafından kabul edilen Şeyh Abdullah bin Ali bin Abdullah bin Casim El Sani'nin arabuluculuğu sayesinde teklifi kabul ettiği belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Buna göre Kral Selman, Katar vatandaşlarının hac için önceden elektronik izin almaksızın Suudi Arabistan topraklarına girebilmesini onayladı. Kral, Demmam kentindeki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı ile El-Ahsa Uluslararası Havalimanı'ndan alınmaları ve her türlü masrafları karşılanmak üzere Cidde'ye götürülmeleri için Suudi Arabistan Havayollarına ait uçakların Katar Havalimanı'na gönderilmesi yönünde talimat verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Şeyh Casim Al Sani, Veliaht Prens Muhammed ile dün gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasında köklü kardeşlik ilişkileri bulunduğunu vurgulamış ve Selva Sınır Kapısı'nın açılması için ara bulucu olmuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Suudi Arabistan daha önce yaptığı açıklamada, Katarlı hacı adaylarının ülkeye sadece havayolunu kullanarak ve Katar Havayolları dışındaki şirketler aracılığıyla girebileceğini bildirmişti. Katar ise Suudi Arabistan'ı hacı adaylarına engel olmakla suçlamıştı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadın imamlı liberal cami...</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kadin-imamli-liberal-cami-118/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kadin-imamli-liberal-cami-118/</id>
<published><![CDATA[2017-06-18T05:09:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-06-18T05:09:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F6CC18-881062-2C85B7-968BB8-8D069B-BC6E2D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Kadın hakları savunucusu Seyran Ateş’in başını çektiği bir grup, Almanya’nın başkenti Berlin’de liberal Müslümanlar için bir cami açtı. İbn-i Rüşd-Goethe Camii’nde kadınlar ve erkekler birlikte ibadet edip vaaz veriyor. Caminin kapıları Sünnilere, Şiilere ve diğer Müslüman mezheplere açık. Kadınların namaz kılarken başını örtme zorunluluğu yok. Projeyi kamuoyuna tanıtan Ateş, Almanya’daki cami cemaatlerinde kadın olarak ayrımcılığa uğradığını hissettiğini ve bu nedenle böyle bir cami açma yolunu seçtiğini belirtti ve "Biz liberaller daha görünür olmak zorundayız” şeklinde konuştu. Projenin ortaklarından Freiburglu İslam bilimci Abdel-Hakim Ourghi de, bu camiinin "Müslümanların kendilerini yeniden tanımlamaları için bir imkan” yarattığını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><img src="uploads/haziran 2017/cami-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<span style="font-weight: bold; font-style: italic;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Seyran Ateş caminin açılışında bir konuşma yaptı.</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Türkiye kökenli avukat ve yazar Seyran Ateş, proje için Berlin’in Moabit semtindeki bir Protestan kilisesinden bir mekân kiralamış. Ancak hedefi orta vadede, kendi cami binasına sahip olabilmek. Köln kentinde de 2012 yılında kurulan Ren Bölgesi Müslüman Cemaati de, bir Protestan kilisesinin çatısı altında ibadet ediyor. 1970’li yılların sonunda Hristiyanlıktan Müslümanlığa geçen İslam bilimci Rabeya Müller de, bu cemaatin kadın imamı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Seyran Ateş, caminin açılışına paralel olarak "Selam, Frau Imamin” ("Selam, İmam Hanım”) adlı bir de kitap yayınladı. Ateş kitabında, Alman İslam Konferansı'nın, "İslamı yorumlama konusunda önceliği” Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) gibi İslami kuruluşlara vermesini eleştiriyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">75 bin imama şan eğitimi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/75-bin-imama-san-egitimi-321/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/75-bin-imama-san-egitimi-321/</id>
<published><![CDATA[2017-02-21T07:00:16+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-02-21T07:00:16+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_D139F8-B77C5F-4484E2-B9ECF1-037ED0-1725B3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen ‘Ezan ve Cami Odaklı Din Hizmetleri Çalıştayı'nda konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yavuz Ünal, ses düzeyi, okuma biçimi, estetik, mimari gibi konuların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Din Hizmetleri Genel Müdürü Yaşar Yiğit ise ülkede merkezi ezan sisteminin hâkim olduğunu, ancak kaldırılması noktasında adımlar atılmaya başlandığını belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çalıştayda şu öneriler yapıldı: "Yeni camilerde profesyonel ses teknisyenlerinden destek alınacak. İmam-hatip liseleri ile ilahiyat fakültelerinde dini musikinin zorunlu ders olması için girişim başlatılacak. Dini musiki ve ses eğitimi ile ilgili sertifika programları geliştirilecek. Camilerdeki ses sistemleri için bir şirket kurulması sağlanacak. Din görevlilerine yönelik ezan portalı oluşturulacak."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">80 DESİBEL KRİTERİ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cami ses cihazlarının desibel ölçümü yaptırılıp ezanların 80 desibeli aşmamasına özen gösterilecek. Çalıştayda sunulan bir raporda Sultanahmet Meydanı'nda ezan sesi 120 desibel olarak ölçülmüş. Bu yüksekliğin sağlığa zararlı olabileceği, bilimsel rakamın 80 desibel olduğu belirtildi. Cihazların imamların ses rengine göre düzenlenmemesinin de sorun olduğu belirtildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">EZANIN MAKAMLARI</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Ezanların makamları ise şöyle olacak:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sabah: Saba veya dilkeşhaveran.</div>
<div>Öğle: Uşşak ve bayati.</div>
<div>İkindi: Rast.</div>
<div>Akşam: Segâh.</div>
<div>Yatsı: Hicaz.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ezan sesine sınır getirildi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ezan-sesine-sinir-getirildi-776/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ezan-sesine-sinir-getirildi-776/</id>
<published><![CDATA[2017-02-20T09:38:18+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-02-20T09:38:18+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_41724F-D113D7-87CBE7-06204D-ED507F-C3C56F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı, 8 Şubat'ta Ankara'da 'Ezan ve Cami Odaklı Din Hizmetleri Çalıştayı' düzenledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Çalıştayda 85 desibelin üzerindeki ses şiddetinin insan sağlığı açısından tehlikeli olduğu göz önünde bulundurularak camilerde ses cihazı kullanımına makul bir desibel sınırı getirilmesi ve bunun 80 desibel olması kararlaştırıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal, Diyanet'e gelen şikâyetlerin kahir ekseriyetinin ezanın okunuş biçiminin rahatsız etmesi, yanlış mikrofon kullanımı gibi konularda olduğunu söyledi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'e göre satranç hadisi uydurma</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-e-gore-satranc-hadisi-uydurma-509/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-e-gore-satranc-hadisi-uydurma-509/</id>
<published><![CDATA[2017-01-18T05:45:11+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2017-01-18T05:45:11+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_95A57B-78693C-F173D3-4443B4-165012-C83FFE.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Eski CHP Milletvekili Ziya Yergök’ün bilgi için başvurusu üzerine Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı gönderilen açıklamada özetle şunlar kaydedildi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Satranç oynayan lanetlenmiştir, oyunculara bakan da domuz eti yemiş gibidir, şeklinde söylenen söz, hadis değil uydurmadır.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Peygamberimizden satrancı yasaklayan sahih hadis gelmemiştir. Dinimizde eğlenmenin ibadetleri ve asli görevleri terk ve ihmale yol açacak şekilde birinci plana alınmaması öngörülmekte ve oyunun yararlı olması tavsiye edilmektedir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kumara vesile yapmaksızın, ibadetlere engel olmayacak tarzda, fazla zaman israfına da yol açmamak kaydıyla eğlenmek için oynamakta dini açıdan sakınca yoktur.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu rada Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Sakarya’da Kuran kursunda terlikle dayak yiyen küçük A.P.’yi Ankara’ya davet etti ve olaydan dolayı özür diledi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ahmet Mahmut Ünlü’den garip satranç yorumu: Oynayanlar lanetli</div>
<div><br />
	</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Eliaçık fena patladı: "Ateist olmuşsanız..."</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/eliacik-fena-patladi-ateist-olmussaniz-218/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/eliacik-fena-patladi-ateist-olmussaniz-218/</id>
<published><![CDATA[2016-11-07T07:13:36+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-11-07T07:13:36+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F0DEFB-A40495-BA71AF-4FC177-2D2A6A-A3F47F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Eliaçık, Antalya'da Konyaaltı Belediyesi'nin düzenlediği kitap fuarında konferans verdi.</div>
<div><br />
	<span style="font-weight: bold;">‘MESELA CÜBBELİ BANA 'ATEİST' DİYOR…’ </span><br />
	<br />
	Eliaçık, İslam dininde bir başkasının mal ya da toprağını ele geçirilip ganimet elde etmenin söz konusu olmadığını söyledi. İslamiyet'te başkalarının topraklarının ele geçirilmesinin Peygamberin vefatından sonra başladığını belirten Eliaçık, şöyle dedi: "İlk halifeyle birlikte işgal girişimleri başlamıştır. Ben onların hiçbirine katılmıyorum. Onlar Peygamberin yolundan sapmışlardır. Peygamberimizin vefatıyla beraber aslına bakarsanız bu iş bitmiş, Kerbela'dan sonra da doğduğu toprakların altına gömülmüş. Allah'ın dini de hala oradadır. Bugün yaşananlara bakıp da ateist filan olmayın. Hatta şunu söyleyeyim. Olmuşsanız bile caizdir. Niye caizdir? Yahu bu Allah'ın dini değil ki. Zaten ben de bu dinin ateistiyim. Mesela Cübbeli bana 'ateist' diyor. 'O dinsiz, dinden çıkmış' diyor. 'Dini kabul etmiyor' diyor. Ben senin anladığın dini, senin inandığın Allah'ı, senin inandığın Peygamberi kabul etmiyorum. Çünkü öyle bir Allah, öyle bir Peygamber tarihte yok ve yaşamadı." Mehmet Metiner: FETÖ’cüler cezaevinde şikayetçiymiş, istiyorlarsa bir de huri gönderelim&nbsp;<br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold;">"CENNETTEKİ HURİLER İÇİN DİN OLUR MU?"</span><br />
	<br />
	 Gerçek İslam ile bugünkü cereyan eden olayların arasında ilgi olmadığını ileri süren Eliaçık, cennetteki hurilerle ilgili de yanlış bir inanç olduğunu söyledi. Eliaçık, "Kuran'da anlatılanlar senin anlattığın gibi değil ki. Onlar ne yapıyorlar? Allah ile pazarlık yapıyorlar. O kafada olanlar cennetin kapısının önüne gidecekler şöyle bir bakacaklar, 'Ben o kadar namaz kılıp oruç tuttum. O kadar hacca gittim. Zikir yaptım. Nerede huriler?' diyecek. Oradakiler de diyecek ki 'Huri filan yok.' 'Allah, o zaman boşuna mı bunlar' diyecek. Adam o kadar maddeci ki, bir de başkasını maddecilikle suçluyor. Yani köşk, saray, yağlı ballı yiyecekler, içinde sayısını bilemediği kadar huriler, bunları istiyor. Yahu bunlar için din olur mu? Böyle bir din olur mu kardeşim?" diye konuştu. <br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold;">‘HAVARİ KELİMESİ HURİ KELİMESİNİN ÇOĞULUDUR’ </span><br />
	<br />
	Hurinin 'arkadaş' demek olduğunu belirten İhsan Eliaçık, şöyle devam etti: "Örneğin Hz. İsa'nın hurileri yani havarileri vardır. Havari kelimesi huri kelimesinin çoğuludur. Huri 'havar' kelimesinden gelmektedir. Havar; Arapça konuşmak, muhabbet etmek demektir. Dolayısıyla huri yoldaş, arkadaş demektir. Ayrıca Hz. İsa'nın havarilerinin hepsi de erkektir. Nasıl huri bunlar? Hepsi onun yoldaşları yani. Onun muhabbet ettiği insanlar. Huri kadın da erkek de olabilir. Kadın da erkek de yoldaş olabilir. Bunların cinsellikle bir alakası da yoktur. Yüksek ve yüce bir arkadaşlık ilişkisinden bahsedilmektedir. Ama bunu alıyor adam belden aşağıya indiriyor. Ondan başka kafası basmıyor zaten." <br />
	<br />
	<span style="font-weight: bold;">‘HADİS UYDURMAK KOLAY’ </span><br />
	<br />
	Konuşmasında yapılan hukuksuzlukları meşrulaştırmak için hadislerin uydurulduğunu da iddia eden Eliaçık, şöyle konuştu: "Hadis uydurmak kolay. Ayet uyduramazsın. Çünkü bir kitap var. 'Peygamberimiz şöyle buyurdu' diyerek 2.5 milyonu geçmiş uydurulan hadis sayısı. Dolayısıyla biz bu hadisleri din kaynağı olarak göremeyiz. Benden de size tavsiye. 'Şu hadis sahih', 'şu doğru', 'Peygamberimiz şunu söylemiş' gibi tartışma yapmak yerine hadislerin tamamını din kaynağı olarak görmekten vazgeçin. Elimizin altında zaten yeterince büyük, oku oku bitmeyen Kuran-ı Kerim var. Onu hallettiniz de iş hadislere mi kaldı? İyi bir insan olmak için Kuran'daki temel esaslara uyması dahi yeterlidir. Öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, aldatmayacaksın, iftira atmayacaksın. Bu dört temel esas dışında. Bu dört esas da insan haklarıyla ilgilidir."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanetten o filmle ilgili açıklama</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanetten-o-filmle-ilgili-aciklama-683/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanetten-o-filmle-ilgili-aciklama-683/</id>
<published><![CDATA[2016-11-04T04:15:59+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-11-04T04:15:59+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_39D7FC-E57BC9-3C9591-7AB393-E899F4-C30E3E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı, Cuma günü Türkiye'de vizyona giren 'Hz. Muhammed: Allah'ın Elçisi' filmiyle ilgili bugün yazılı bir açıklama yaptı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Açıklamada, filmin Muhammed Peygamber'in hayatının ilk evrelerine ilişkin gerçekliği yansıtma iddiası taşımasına karşın, "kimi bölüm ve sahnelerinde tarihsel gerçeklikten ciddi biçimde uzaklaşıldığı ve hayali unsurlara yer verildiği müşahede edilmektedir" ifadelerine yer verildi.<br />
	</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçeyle İran tarihinin en yüksek bütçeli filmi olan yapım; 'Cennetin Çocukları', 'Cennetin Rengi, 'Serçelerin Şarkısı', 'Baran' gibi filmlerin yönetmeni, uluslararası alanda tanınan sinemacı Mecid Mecidi'nin imzasını taşıyor.<br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">'İslam tarihi kaynaklarında bulunmayan hususlar'</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Diyanet İşleri Başkanlığı, "Filmde geniş Müslüman camianın hassasiyetleri konusunda özenli olmaya gayret edilmişse de muteber İslam tarihi kaynaklarında bulunmayan hususlara önemli oranda yer verilmiştir" dedi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Üçleme olması planlanan serinin ilk ayağını oluşturan film, Muhammed Peygamber'in hayatının çocukluk evresini anlatıyor. Çekimi yedi yıl süren filme İran'daki tüm dini otoriteler destek verdi, hatta dini lider Ayetullah Hamaney filmin setini gezdi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Müslümanların büyük çoğunluğunun Muhammed Peygamber'in "müşahhaslaştırılmasını diyaneten ve edeben uygun görmediğini" vurgulayan Diyanet İşleri Başkanlığı, filmde tarihsel gerçekliği zorlayan kurgusal unsurların bulunduğunu da belirtti.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Açıklamada, ayrıca filmin 'Batı'da yaygınlaşan İslamofobik nefreti izale etme' çabasının takdir edildiği de vurgulandı.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Mustafa Akkad'ın 1977 yapımı, Anthony Queen'in de rol aldığı 'Çağrı' filminden sonraki bu en büyük bütçeli Muhammed Peygamber filmi, İran'la birlikte yurtdışındaki ilk gösterimini Kanada'da, Montreal Film Festivali'nde gerçekleştirdi.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Film, Batı'daki film eleştirmenlerinin önemli bir bölümünden genel olarak olumlu yorumlar aldı. İslam dünyasında ise büyük oranda kabul görmekle birlikte çeşitli tepkiler de oldu.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Ermeni kilisesi imama emanet</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermeni-kilisesi-imama-emanet-888/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ermeni-kilisesi-imama-emanet-888/</id>
<published><![CDATA[2016-10-14T06:17:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-10-14T06:17:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EC7A27-DC3F6C-969C52-18834F-BC0E50-FDB862.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>1960 yılına kadar Terzili mahallesinde yaşayan ancak daha sonra farklı ülkelere göç eden Ermeniler, yılın belli dönemlerinde eski mahallelerine gelerek tarihi kiliselerinde ibadetlerini yerine getiriyorlar. Mahalledeki caminin lojmanının avlusunda bulunan ve yaklaşık 2 bin yıllık tarihe sahip olduğu tahmin edilen kilise, caminin imamı Metin Halıcı'nın gayretleriyle misafirlerini bekliyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Arjantin, ABD ve farklı ülkelerin yanı sıra Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gelen Ermeniler, imam Halıcı'nın temizlediği kilisede yılın belli zamanlarında ibadet yapıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yaklaşık 13 yıldır Terzili Mahallesi camisinin imamlığını yapan Halıcı, camideki görevinden arta kalan zamanlarında haftanın belli günlerinde kiliseyi temizlediğini ve gerekli bakımlarını yaptığını söyledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">"Özellikle özen gösterip temiz tutuyorum"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>
	<iframe src="//players.brightcove.net/911432372001/default_default/index.html?videoId=5170106851001" allowfullscreen="" webkitallowfullscreen="" mozallowfullscreen="" width="640" height="390"></iframe><br />
	<br />
	</div>
<div>İlk atandığında lojmanın avlusunda kilisenin olmasına çok şaşırdığını ifade eden Halıcı, daha sonra eskiden köy olan mahallesinde Ermenilere ait bir ibadethane olduğunu öğrenince elinden gelen hassasiyeti gösterdiğini dile getirdi. Eşi ve çocuklarının da kilisenin bakım ve temizliği için kendisine yardımcı olduğunu anlatan Halıcı, şunları kaydetti:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Başka dinlerin ibadethanelerine gösterilen saygıdan dolayı, Osmanlı Devleti'nin hoşgörüsünün yaşandığı bu topraklarda, biz de hoşgörü gösterip kiliseyi tertemiz bir şekilde ibadete hazır tutuyoruz. Ermenilerin ibadethanesi burası. Genellikle buraya Ortodoks Gregoryen olanlar geliyor. Benden önceki din görevlisi arkadaşım da aynı hassasiyeti göstermiş, ben de aynı hassasiyetle buranın temizliği ve bakımını yapıyorum. Lojmanımın avlusunda zaten temiz tutmam gerekiyor. Ayrıca başka dinin ibadethanesi olduğu için özellikle özen gösterip temiz tutuyorum. Eşim ve çocuklarım da ilk başlarda bu duruma çok şaşırdı ancak daha sonra onlar da alıştı ve kiliseye gerekli hassasiyeti gösterip temizlik konusunda bana yardımcı oluyorlar."</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">"Tertemiz şekilde kiliseyi, ibadete hazır bir şekle getiriyoruz"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div><img src="uploads/Ekim 2016/kilise-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	&nbsp;</div>
<div>Halıcı, caminin temizliğine ve bakımına gerekli özeni gösterdiğini, haftada bir kez de kiliseyi temizlediğini aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kiliseye ibadete gelenlerin kendisine ve ailesine hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ettiklerini anlatan Halıcı, "Kiliseyi süpürüyorum, halılarını havalandırıyorum. Zeminden aşağıda olduğu için yağmur alıyor, rutubetleniyor. Eşim bazen halıları yıkıyor, kurutuyoruz tekrar seriyoruz. Tertemiz şekilde kiliseyi, ibadete hazır bir şekle getiriyoruz. Buraya ibadete gelenler bizlere teşekkür ediyor. Başka bir dinin din görevlisinin kendi ibadethanelerini tertipli ve düzenli tutması, ibadete hazır halde bekletmelerinden memnun oluyorlar. Teşekkürlerini ifade edip buradan ayrılıyorlar." diye konuştu.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ekim 2016/kilise-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Kilisenin tarihiyle ilgili kesin bir bilgi olmadığına işaret eden Halıcı, Kültür ve Turizm Bakanlığından gelen rehberlerden aldığı bilgiye göre kilisenin milattan sonra 120 yılında yapıldığının tahmin edildiğini anlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Halıcı, eskiden köy olan mahallede yaşayan Ermeniler'in 1960 yılında göç ettiklerinin bilindiğini belirterek, İstanbul'dan, Türkiye'nin farklı bölgelerinden, Arjantin ve ABD başta olmak üzere başka ülkelerden gelen Ermenilerin yılın farklı dönemlerinde kilisede ibadet ettiklerini söyledi.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ekim 2016/kilise-3.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Kiliseye gelen Ermenilere Türk misafirperverliğini gösterdiklerini vurgulayan Halıcı, "Buraya gelen Ermenilerle ibadetlerini yaptıktan sonra, hep birlikte avluda oturuyor sohbet ediyoruz. Ayran, çay, yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Onların gönlünü hoş tutabilmek için var gücümüzle gayret gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">O cemaat karıştı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/o-cemaat-karisti-903/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/o-cemaat-karisti-903/</id>
<published><![CDATA[2016-10-07T11:41:33+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-10-07T11:41:33+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_743295-BEFF47-FA2AFC-1010E7-24319C-2C7859.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cübbeli Ahmet, Marifet Derneği hakkında daha önce yaptığı methiyelerden geri döndüğünü duyurdu. Cübbeli Ahmet, "Benim Marifet Derneği ile ilişkim kesilmiştir. Muhammed Keskin, Şefik Kocaman ve ekibine yaptığım tüm övgülerden geri dönüyorum. Frenleri patlamış. Yarın ne olacağı belli değil. Ben bunlardan korkmuyorum. Bunların ağa babalarından korkmadım, bunlardan mı korkacağım" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'HOCAEFENDİ'Yİ ZİYARETİME İZİN VERMİYORLAR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Mahmut Ustaosmanoğlu'nu ziyaret etmesine izin verilmediğini belirten Cübbeli Ahmet, "Efendi Hazretleri'ni ziyarete gittiğimde kapıyı suratıma kapatıp içeri dahi almadılar. Bu zamana kadar böyle bir şeyi size söyledim mi? Yine söylemezdim, ama hakiki yüzleri ortaya çıktı" şeklinde konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'GÖRECEĞİZ BAKALIM KİME ALLAH'IN TOKADI GELECEK'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Muhammed Keskin'in, avukatını aradığını belirten Cübbeli Ahmet, "1 saate yakın konuşmuş. Sonunda 'Allah'ın tokadı gelecek' demiş. Göreceğiz bakalım kime gelecek Allah'ın tokadı" diye konuştu.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">USTAOSMANOĞLU'NUN BACANAĞI</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Keskin daha önce de Beykoz Çavuşbaşı'nda yaptırılan kaçak inşaat ile gündeme gelmişti. Marifet Derneği tarafından Beykoz Çavuşbaşı'ndaki orman arazisine kaçak olarak yaptırılan inşaat geçtiğimiz şubat ayında belediye ekipleri tarafından yıkıldı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Binayla ilgili "Mahmud Efendi Külliyesi yıkılıyor" haberlerine ise İsmailağa Vakfı'ndan tepki gelmişti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Yapılan açıklamada "Külliyenin ne yapımında, ne de yapılan müdahalede, İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı'nın ilgisi de dahli de söz konusu değildir" denilmişti.&nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Camiler kapılarını ziyaretçilere açtı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiler-kapilarini-ziyaretcilere-acti-661/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiler-kapilarini-ziyaretcilere-acti-661/</id>
<published><![CDATA[2016-10-03T07:01:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-10-03T07:01:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C55AEB-9B66F2-0D46A0-E4755B-9522C9-8BAAD7.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya'da 1997'den beri her yıl 3 Ekim'de düzenlenen Açık Kapı Günü'nde camiler, Müslüman olmayanlara İslam'ı anlatmayı hedefliyor. Her sene farklı bir temanın işlendiği Açık Kapı Günü'nde bu yıl konu olarak "göç” seçildi. Bu yıl camilerde düzenlenen konferans, panel gibi etkinliklerde göç ve mülteci konusu ele alınıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Dışilişkiler Müdürü Zekeriya Altuğ, bu konuyu geçen yılın sonunda belirlediklerini söyledi. Altuğ, Alman Haber Ajansı dpa'ya yaptığı açıklamada, "Bu konunun toplumu bölebileceğini fark ettik. O zamandan beri yaşanan gelişmeler de bunu doğruladı” dedi. Altuğ, mültecilere yardım için çalışan Müslüman, Hristiyan veya Ateist olan bütün gönüllülerin tartışmaya katılarak, konuyu popülistlere bırakmamasının önemine dikkat çekti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Açık Kapı Günü, 1997 yılında Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi tarafından hayata geçirildi. Müslümanlarla Almanlar arasındaki bağa dikkat çekmek isteyen Konsey, Camilerin Açık Kapı Günü etkinliği için Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinin kutlandığı 3 Ekim'i seçti. Açık Kapı Günü, 2007 yılından beri de Almanya'daki Müslümanlara ait örgütleri çatısı altında toplayan Müslümanlar Koordinasyon Merkezi tarafından düzenleniyor.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">İslam düşmanlığı</span><br />
	</div><br />
<img src="uploads/Ekim 2016/altug.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
<br />

<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Zekeriya Altuğ</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bu yıl mülteci sorununun yanı sıra ele alınan bir diğer konuyu ise İslam düşmanlığı oluşturuyor. Zira geçen pazartesi günü Dresden'da bir caminin kapısına konan patlayıcı maddenin infilak etmesi, İslam düşmanlığını gündeme getirdi. Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, Almanlara çağrıda bulunarak, Camilerin Açık Kapı Günü'nü İslam düşmanlığına karşı bir işaret olarak kullanılmasını istedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nden Zekeriya Altuğ da, "Son zamanlarda camilere ve Müslümanlara yönelik tehdit, hakaret ve maddi zarara yol açacak saldırıların arttığını gözlemliyoruz. Örneğin duvarlara gamalı haç yapılıyor veya pencerelerin camı kırılıyor. Son zamanlarda bu yeni bir boyut kazandı” dedi. Daha kötüsünün yaşanmasından kaygı duyduklarını dile getiren Altuğ, Açık Kapı Günü'nde güvenlik sorununun olmadığını vurguladı. "Gündüzleri camilerin iyi korunduğunu biliyoruz” diyen Altuğ, bu türden saldırıların geceleri kimsenin göremeyeceği zamanlarda gerçekleştiğini dile getirdi.</div>
<div>&nbsp;</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Camiyi kapatıp yıllık izine çıktı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiyi-kapatip-yillik-izine-cikti-166/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiyi-kapatip-yillik-izine-cikti-166/</id>
<published><![CDATA[2016-09-30T11:25:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-09-30T11:25:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BA07CD-F79AFD-898DEF-0C8561-3E42B0-9A41F1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Olay, Karabük Valisi Mehmet Aktaş’ın Safranbolu incelemeleri sırasında ortaya çıktı. Vali Aktaş, önceki gün Kaymakam Murat Bulacak ve Belediye Başkanı Necdet Aksoy ile birlikte Kurtköy’de bulunan TOKİ konutları ve geçen Pazartesi günü yanan 150 yıllık tarihi konakta incelemelerde bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ardından Safranbolu Belediyesi tarafından restore edilen Muallimler Birliği binasını inceleyen Vali Aktaş, binanın yanındaki Kalealtı bölgesindeki gezisi sırasında Eski Camii’nin kapısında asılı olan, ’Yıllık iznimi kullandığım için cami ibadete kapalıdır’ yazısını gördü. Sinirlenen ve korumalarına yazıyı kaldırtan Vali Aktaş, "Böyle bir şey olabilir mi, Allah’ın evi kapalı tutulur mu? Arayın müftüyü imam gelinceye kadar namazları kendisi kıldırsın. Bizzat takipçisi olacağım" dedi. Vali’nin talimatı ile İlçe Müftüsü Hasan Güneş gelerek camiyi ibadete açtı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">SORUŞTURMA AÇILDI</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Karabük Müftüsü Halil Bektaş, imam Cemil Başak hakkında soruşturma başlatıldığını, camiye başka bir imamın görevlendirildiğini söyledi. Müftü Bektaş, şöyle konuştu:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Hiçbir camimiz ibadete kapalı tutulmaz. İzine ayrılan görevlimizin yerine mutlaka görevlendirme yapılır. Burada bir aksaklık olduğu ortaya çıkıyor. Tamamen ferdi bir davranışta bulunmuş. Hiçbir cami görevlimiz, ’Ben izine gittiğim için camiyi kapatıyorum’ demek hakkına sahip değil. Aksaklığın nereden kaynaklandığını, nasıl bir olumsuzluk çıktığının tahkikatını yapıyoruz."</div>
<div><br />
	</div>
<div>Müftü Bektaş, imamın izine ayrılması nedeniyle caminin kaç gün kapalı kaldığının soruşturmayla ortaya çıkacağını, soruşturma sonucuna göre de imam hakkında gerekinin yapılacağını kaydetti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cübbeli'den ilginç savunma: "Yazmadım tercüme ettim"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-den-ilginc-savunma-yazmadim-tercume-ettim-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-den-ilginc-savunma-yazmadim-tercume-ettim-/</id>
<published><![CDATA[2016-09-17T07:00:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-09-17T07:00:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF560F-7BC7E1-07767B-B52FCD-458DF0-B25CB3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yazdığı ‘Şifa Ayetleri’ kitabında dini değerleri aşağıladığı gerekçesiyle hakkında dava açılan Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca), Bakırköy 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunma yaptı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Savunmasında, ‘Maül Ayneyn’ isimli, yüzyıl kadar önce yaşamış bir kişinin ‘Fatıkur Ratk Ala Ratikıl Fetk’ isimli kitabı yazdığını, kitapta vücuttaki muhtelif organlara iyi gelecek şifa ayetlerine yer verildiğini söyleyen Ünlü, ifadesine şöyle devam etti:</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘ASLINA SADIK KALDIM’</span><br />
	<br />
	</div>
<div>"İddianameye konu edilen ‘Şifa Ayetleri’ isimli kitap yukarıda belirttiğim müellifin kitabından tercüme yolu ile alınmıştır. Kitabın aslına sadık kalınarak birebir tercüme yapılmıştır. Benim yazdığım kitap derleme kitap değildir. Derleme kitapta istediğiniz şekilde yorum yapabilirsiniz. Ancak tercüme kitapta yorum yapma durumunuz söz konusu değildir. Mevcut konumum ve statüm gereği dini değerleri alenen aşağılama gibi bir eylemi bilerek ve isteyerek işlemiş olmam mümkün değildir. Suç işleme kasıt ve iradesi ile hareket etmediğimden beraatımı istiyorum.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>‘Cübbeli Hoca’ Ahmet Mahmut Ünlü, hâkimin sorması üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediğini belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">KİTAPTA NELER YAZIYOR</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Ahmet Mahmut Ünlü’yle ilgili davada atılı suça konu satırlar şöyle:</div>
<div><br />
	</div>
<div>1-Tertip: ‘Bakara suresinin 260’ıncı ayeti kerimesinin bir kısmı suya okunur. Sudan biraz alınıp tenasül uzvuna serpilir. Suyun kalanı içilir.’</div>
<div><br />
	</div>
<div>2-Tertip: ‘Tenasül uzvunun zayıflığının giderilmesi için El-Adiyat suresi okunup üflenir.’</div>
<div><br />
	</div>
<div>3- Tertip: ‘Allah’ın Kayyum ismi zikredilerek uzva üflenir.’</div>
<div><br />
	</div>
<div>4- Tertip: ‘Sabah-akşam şu yedi ismi şerifi yüz kere okumaya devam eden kişi ebediyen iktidarsızlık görmez ve çok güçlü olacağından ölünceye kadar hiçbir itirazla karşılaşmaz, yani kimsenin itirazı onu aciz bırakmaz.’</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cemaatler uyarılacak!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cemaatler-uyarilacak-361/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cemaatler-uyarilacak-361/</id>
<published><![CDATA[2016-09-14T08:35:26+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-09-14T08:35:26+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E40435-0B0EEE-98C885-66493D-F6E679-C8E942.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Mekke’de gazetecilerle buluşan Görmez, özetle şöyle konuştu:</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">BAZI YANLIŞLAR YAPILIYOR</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>‘Döndükten sonra farklı grupları bir araya toplamayı düşünüyor musunuz?’ sorusuna, "15 Temmuz’dan hemen sonra olağanüstü din şurasını topladık. Bütün eski Diyanet İşleri başkanlarımız, din işleri yüksek kurulu üyelerimiz ve ilahiyat fakültesi dekanlarımızla bir araya gelerek 3 günlük bir şura gerçekleştirdik. Bu şuranın 18. maddesi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun Türkiye’de ne şekilde din hizmeti verileceğine katkıda bulunan bütün sivil dini yapılarla bir araya gelerek bu hatalara bir daha bu milleti dücar etmemek için bize düşen ortak görevler konusunda istişarede bulunmak. Çünkü 15 Temmuz’dan sonra değerlendirmelerde bazı yanlışlar yapılıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu yanlışlardan bir tanesi, bir ihanet üzerinden topluca bütün dini yapıları, dini cemaatleri zan altında bulundurmak. Ama bir taraftan da benzer hataların başka yapılar içerisinde ortaya çıkma tehlikesini de göz ardı etmemeliyiz. Bu ikisini dikkate alarak Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Türkiye’deki bütün dini hayata katkı sunan sivil dini yapılarla bir araya gelerek değerlendirmeler yapılacaktır. Bunun bir zorunluluk arz ettiğini düşünüyorum.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Biz din üzerinden bölünme ve parçalanmanın İslam dünyasında Müslümanları nereye götürdüğünü görmeliyiz, ibret almalıyız. Bu hataya düşmemek için her önlemi almalıyız. Yasaklamak çare değil. Devletleştirmek hiç çare değil. Çare liyakattır, ehliyettir, ilimdir, özgürlüktür. Çare şeffaflıktır. Bir yapı, hangi çerçevede hizmet veriyorsa topluma onu deklare etmeli ve onun dışına çıkmamalıdır. Bu toplumun maneviyatına hizmet etmek için, milletin hayırlarıyla bir yapı oluşturdum ve hizmet edeceğim diyorsa biz onu uluslararası politikada görmemeliyiz. Biz onu siyasete doğrudan, kendisini aşarak siyasetin içinde, göbeğinde görmemeliyiz. Ticarette, futbolda, şikede görmemeliyiz. Biz onu gerçekten toplumun manevi hayatına hizmette görmeliyiz. Bu takdirde bir konsensus ortaya çıkabilir.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">TEŞKİLATLARIMIZA ANLATACAĞIZ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>14-15 Ekim’de de Avrasya İslam Şurasını toplayarak Türkiye’de vardığımız bu neticeleri Asya ve Orta Asya ile Balkanlar ve Avrupa’daki teşkilatlarımıza anlatacağız. İslam Dünyasında en büyük kuruluşları da bu toplantıya gözlemci olarak davet edeceğiz. 14-15 Ekim’de İstanbul’da yapacağımız şuraya Cumhurbaşkanımız da iştirak edecekler.”</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Hacı adayları Arafat'ta</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/haci-adaylari-arafat-ta-124/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/haci-adaylari-arafat-ta-124/</id>
<published><![CDATA[2016-09-11T09:13:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-09-11T09:13:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F55392-7BBCC9-8B3216-764E5C-09690E-1C6FF3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Hac farizasını yerine getirmek için Suudi Arabistan'daki kutsal topraklarda bulunan 2 milyonu aşkın hacı adayının Arafat'a çıkmak için yolculuğu sürerken, Türk hacı adaylarının intikali tamamlandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hacı adayları, Suudi Arabistan'ın Hac ve Umre Bakanlığı'nın 2016 hac organizasyonu kapsamında belirlediği kurallar çerçevesinde araçlarla Arafat'a doğru yola çıktı. Hacı adaylarının büyük bölümü önce Mina'ya geçti. Hacı adayları, burada geceyi geçirdikten sonra yarın sabah Arafat'a doğru yola çıkacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hacı adaylarının büyük çoğunluğu menzillerine otobüslerle intikal etti. Kimi hacı adaylarının yürüyerek başladığı yolculuğu da geç saatlere kadar sürdü. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk hacı adaylarını otobüslerle Arafat'a taşıdı. Öğle saatlerinde başlayan Arafat'a hareket, saat 23.00'e kadar devam etti. Arafat'a ulaşan Türk hacı adayları Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kurulan klimalı çadırlara yerleşti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Akşam ve yatsı namazlarını Arafat'ta kılan Türk hacı adaylarından bazıları, Hz. Adem ile Hz. Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in veda hutbesini okuduğu Rahmet Tepesi'ne çıkarak dua etti, bazıları da yarın sabah namazıyla başlayacak Arafat Vakfesi için dinlenmeye çekildi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Önce Mina'ya gelen hacı adaylarının durumuyla ilgili açıklama ise Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Orgeneral Mansur Türki'den geldi. Türki, hacı adaylarının yüzde 90'ının Mekke kentinden Mina bölgesine geçişlerinin tamamlandığını söyledi. Yüz bin dolayında hacı adayının ise Mekke'den direkt Arafat’a geçtiğini aktaran Türki, intikaller sırasında şimdiye kadar hiçbir sorunun yaşanmadığını sözlerine ekledi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mina'ya ulaşan hacı adaylarının Arafat yolculuğu yarın sabah namazının ardından başlayacak. Arafat'a intikalin gerçekleşmesiyle, hacı adayları, arife günü öğle ve ikindi namazlarını birleştirerek (cem-i takdim) kılacak. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, burada "Vakfe Duası'nı" gerçekleştirecek. Daha sonra hacı adayları, Müzdelife'ye hareket edecek. Burada ise hacı adayları, akşamı, yatsı namazıyla birleştirerek (cem-i tehir) kılacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Adaylar, hac görevinin vaciplerinden Müzdelife vakfesini yaptıktan sonra Mina'ya hareket edecek. Müzdelife ve Mina'daki hazırlıkların da tamamlandığı belirtildi. Mina'da Cemerat (Büyük Şeytan) dediğimiz şeytan taşlama işleminin ardından hacı adayları bayramın birinci gününün sabah namazına kadar buradaki ibadetlerini bitirip Harem-i Şerif'te Kurban Bayramı namazını kılmak için yollara dökülecek.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cübbeli kızdı!.. "Tepemi attırmayın 38 rekat kıldırırım"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-kizdi-tepemi-attirmayin-38-rekat-kildiriri/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-kizdi-tepemi-attirmayin-38-rekat-kildiriri/</id>
<published><![CDATA[2016-06-14T13:52:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-06-14T13:52:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_695EFE-BC0627-B61F19-F62926-0A054F-DC6019.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ahmet Mahmut Ünlü, bu sefer de Teravih namazı ile ilgili konuştu. Ünlü yayınladığı videoda şöyle dedi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"8 rekat diye bir şey yok. Uyduran, kaydıranlara bakmayın. Kuvvetli rivayetler 20 rekattır. Hatta Mekke'dekiler her iki rekat arasında bir tavaf yaparlarmış. Onun için Medine'deki sahabeler demişler ki madem biz Mekke'de değiliz, tavaf yapamıyoruz, o tavafların da yerine 34'e çıkarmışlar. Bak 8'e indirmeye kalkma, kafamı bozarsan 34'e çıkarırım. Medine ehli 34'e çıkarmış. Onun için sen 20'yi kıl, öp başına koy. Sekize, mekize kaytarma."<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mübarek ay hepimize hayırlı olsun...</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mubarek-ay-hepimize-hayirli-olsun-472/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mubarek-ay-hepimize-hayirli-olsun-472/</id>
<published><![CDATA[2016-06-05T16:24:03+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-06-05T16:24:03+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_BEE9E9-0F99CD-289502-C253FF-CE4372-EDA7A0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İslâm dini için kutsal olan Ramazan ayı 6 Haziran Pazartesi günü başlıyor. 6 Haziran gecesi Müslümanlar ilk sahura kalkacak.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Son birkaç yıldır Ramazan yaz aylarına denk geldiği için inananlar günde yaklaşık 18-19 saat oruç tutuyor. Uzmanlar kronik rahatsızlığı olanlara oruç tutmamayı öneriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>30 günlük Ramazan ayının ardından Ramazan Bayramı 5-6-7 Temmuz'da kutlanacak.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Haziran 2016/if.png" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Müftüden ilginç Ramazan uyarısı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kayseri-muftusunden-ilginc-ramazan-uyarisi-629/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kayseri-muftusunden-ilginc-ramazan-uyarisi-629/</id>
<published><![CDATA[2016-06-03T21:03:49+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-06-03T21:03:49+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_65D388-3CEF5A-9606D5-40C7CA-F04AE4-7C278F.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>İl Müftüsü Şahin Güven makamında yaptığı basın açıklamasında, Ramazan ayına sayılı günler kaldığını belirterek, "Ramazan ayı 11 ayın sultanı mübarek bir gündür. İnşallah bu yıl 6 Haziran Pazartesi günü ilk oruçlarımızı tutmaya başlayacağız. Dolayısıyla 5 Haziran Pazar günü ilk teravi namazını bütün camilerimizde kılacağız. Ramazan ayının bütün halkımıza hayırlar ve bereketler getirmesini yüce mevlamdan niyaz ediyorum" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İftar sofralarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Güven, "Ramazan'da iftar sofralarımız var. Elhamdülillah iftar vermek çok güzel bir durum ancak iftar sofralarının israf sofralarına dönüşmemesi gerekiyor. Bu sebeple iftar sofralarımızın daha mütevazı ve herkesi kuşatıcı bir nitelik kazanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ramazan ayında lokanta işleten esnafa tavsiyede bulunan Güven, şunları söyledi:</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">‘AHLAKEN DE BİR YÜKSELME VE YÜCELME OLDUĞUNU BİLMELERİ GEREKİYOR'</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>"Oruç tutan kardeşlerimizin her birisinin toplumda orucunun aynı zamanda sadece yeme içmeden kesilme olmadığını, ahlaken de bir yükselme ve yücelme olduğunu bilmeleri gerekiyor. Bu bağlamda bir hususu sizlere hatırlatmak isterim. Eski Ramazanlarımızda şöyle bir durum vardı; genelde ya bir mazereti sebebiyle oruç tutmayan yani yemek yeme zorunda kalan ya da herhangi bir sebeple Ramazan'da oruç tutmayan insanlar lokantalarda yemek yiyeceklerse bile o lokantalar önüne perde koyarlar ve oradan geçen oruçlu insanı rahatsız etmezlerdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu yüzden ben bu yıl da Kayserili esnafımızdan özellikle lokanta ve ayaküstü yiyecek ikram eden fast food tipi yerlerde öncelikle Ramazan ayını onların da idrak ederek, mümkün olduğu ölçüde işyerlerinde yemek ikramında bulunmamalarını, yani o dönemi izinli geçirmelerini ve personelini de tatile göndermelerini tavsiye ediyorum. Bunun yanında eğer çalıştırma ihtiyacı hisseden ya da bir kısım gerçekten mazerete sahibi olanlarına 'ben hizmet etmek istiyorum' diyenler de bunu en azından oruç tutan kimselere saygı bağlamında kapalı ortamlarda yapmak durumundalar. Biz ecdadımızdan böyle öğrendik. Osmanlı toplumu gayrimüslimlerin de yaşamış olduğu bir toplumdu. Gayrimüslimler özellikle Müslüman mahallelerinde Müslümanlar Ramazan ayında rahatsız olmasınlar diye ne kendileri açıktan yemek yerdi, ne de çocuklarına böyle bir şey yaptırırlardı. Böylece Müslümanların orucuna saygı duyarlardı. Bizde bu saygıyı esnafımızın göstereceğine fazlasıyla inanıyoruz."</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">En uzun orucu hangi ülke tutacak?..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-uzun-orucu-hangi-ulke-tutacak-567/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/en-uzun-orucu-hangi-ulke-tutacak-567/</id>
<published><![CDATA[2016-05-30T06:30:55+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-05-30T06:30:55+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_57A0A5-0632D3-146BFA-09585A-271587-211761.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Stockholm İsveç Sosyal İşler ve Din Hizmetleri Müşaviri Fatih Mehmet Karaca, yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı imsakiyesine göre İsveç'in Kiruna ve Norveç'in Tromso kentleri ile İzlanda'nın başkenti Reykjavik'ta oruç süresinin yaklaşık 22 saati bulacağını, Stockholm, Oslo, Kopenhag ve Helsinki'de ise oruç süresinin 20 saat olacağını söyledi. İmsakiyeye göre, İzlanda'nın kuzeyindeki Reykjavik kentinde yaşayan Müslümanlar ramazan ayının ilk gününde 21 saat 38 dakika ile dünyanın en uzun orucunu tutacakken, Müslümanların en kısa süre oruç tutacağı yer ise 9 saat 7 dakika ile Arjantin'in Ushuaia kenti olacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Diğer Müslüman topluluklar da uyacak"</div>
<div><br />
	</div>
<div>Karaca, Türkiye dışındaki ülkelerden Müslüman toplulukların da namaz vakitleri, iftar ve sahur vakitlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı İmsakiyesine uyacağını belirterek, şunları kaydetti: "Geçen sene Stockholm'de düzenlenen Avrupa Fetva Meclisi'nin toplantısı sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığının takip ettiği vakit hesaplama usulü, burada yaşayan diğer Müslüman topluluklar tarafından kabul edilmiş ve bundan sonra namaz vakitleri, iftar ve sahur vakitlerinde başkanlığımızın belirlediği namaz vakitlerinin uygulanması kararı alınmıştır. Yaklaşık 134 yerleşim birimi için Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından hazırlanan namaz vakitleri ilgili Müslüman topluluklara ulaştırılmıştır. Bizim için son derece sevindirici olan bu gelişmeyi buradaki din kardeşlerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu vesileyle Rabbimizden diğer konularda da Müslümanların birliğini gerçekleştirmesi için dua ediyorum.''</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mevlana'nın Konya'ya gelişinin 788. yıl dönümü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mevlana-nin-konya-ya-gelisinin-788-yil-donumu-879/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mevlana-nin-konya-ya-gelisinin-788-yil-donumu-879/</id>
<published><![CDATA[2016-05-02T15:53:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-05-02T15:53:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_CDB8EC-18FE38-6DB33C-09CAD5-6317C8-3A00E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevlana Celaleddin Rumi'nin ailesiyle Karaman'dan Konya'ya göç etmesinin 788. yıl dönümü dolayısıyla temsili uğurlama töreni düzenlendi.Aktekke Kent Meydanı'ndaki temsili uğurlama töreninde, Uluslararası Mevlana Vakfı Sema Grubu, sema gösterisi sundu. Konya Ramazan Danış Tiyatrosu sanatçıları da Mevlana ve ailesinin Karaman'dan Konya'ya göç etmesini canlandırdı.Karaman Valisi Murat Koca yaptığı konuşmada, Hz. Mevlana'nın türbesinin Konya'da olduğunu herkesin bildiğini belirtti.Mevlana'nın annesinin ve ağabeyinin de Karaman'da olduğu ifade eden Koca, "Hz. Mevlana'nın Karaman'da 7 yıl yaşadığını, buradan Konya'ya giderken annesini ve ağabeyini Karaman'a emanet ettiğini ifade etmek istiyorum. Konya'ya gelen Mevlana aşıklarının Karaman'a da mutlaka gelmelerini istiyorum." dedi.Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan ise insanlığın barışa ve kardeşliğe bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu söyledi.Karaman'ın sevgi ve hoşgörünün diyarı olduğunu anlatan Çalışkan, "Sevgi ve hoşgörünün yayılmasına öncülüğünü etmek istiyoruz. Karaman, hem tarihi hem de kültürel açıdan çok farklı zenginliklere sahip. Karaman olarak sevgi ve hoşgörüyü ön plana çıkaran bir il olma yolunda ilerliyoruz." dedi.Törene, Mevlana'nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, daire müdürleri ile çok sayıda vatandaşlar katıldı.]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Mevlana'nın Konya'ya gelişinin 788. yıl dönümü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/mevlana-nin-konya-ya-gelisinin-788-yil-donumu-349/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/mevlana-nin-konya-ya-gelisinin-788-yil-donumu-349/</id>
<published><![CDATA[2016-05-02T15:53:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-05-02T15:53:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6E1E19-220C51-FAEE5E-E08A09-C1D759-D5925C.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Mevlana Celaleddin Rumi'nin ailesiyle Karaman'dan Konya'ya göç etmesinin 788. yıl dönümü dolayısıyla temsili uğurlama töreni düzenlendi.Aktekke Kent Meydanı'ndaki temsili uğurlama töreninde, Uluslararası Mevlana Vakfı Sema Grubu, sema gösterisi sundu. Konya Ramazan Danış Tiyatrosu sanatçıları da Mevlana ve ailesinin Karaman'dan Konya'ya göç etmesini canlandırdı.Karaman Valisi Murat Koca yaptığı konuşmada, Hz. Mevlana'nın türbesinin Konya'da olduğunu herkesin bildiğini belirtti.Mevlana'nın annesinin ve ağabeyinin de Karaman'da olduğu ifade eden Koca, "Hz. Mevlana'nın Karaman'da 7 yıl yaşadığını, buradan Konya'ya giderken annesini ve ağabeyini Karaman'a emanet ettiğini ifade etmek istiyorum. Konya'ya gelen Mevlana aşıklarının Karaman'a da mutlaka gelmelerini istiyorum." dedi.Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan ise insanlığın barışa ve kardeşliğe bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu söyledi.Karaman'ın sevgi ve hoşgörünün diyarı olduğunu anlatan Çalışkan, "Sevgi ve hoşgörünün yayılmasına öncülüğünü etmek istiyoruz. Karaman, hem tarihi hem de kültürel açıdan çok farklı zenginliklere sahip. Karaman olarak sevgi ve hoşgörüyü ön plana çıkaran bir il olma yolunda ilerliyoruz." dedi.Törene, Mevlana'nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, daire müdürleri ile çok sayıda vatandaşlar katıldı.]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Papa ve Patrik Midilli'de buluşacak</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-ve-patrik-midilli-de-bulusacak-626/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-ve-patrik-midilli-de-bulusacak-626/</id>
<published><![CDATA[2016-04-16T07:29:29+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-04-16T07:29:29+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_91BFB6-24E689-610FA7-EE76AA-077AC0-D14916.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Papa Françesko Roma'da yaptığı açıklamada, 'Midilli'ye sığınmacılar, Midilliler ve Yunan halkının tamamına yakınlık ve dayanışma göstermek için gidiyorum' dedi.</div>
<div>Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa Françesko Midilli'de hotspot olarak adlandırılan kabul merkezindeki sığınmacıları ziyaret edecek. Papa, Türkiye'den Yunan adalarına geçmeye çalışırken boğulanlar için de dua edecek.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-size: 14pt;">Papa'ya Patrik Bartholomeos eşlik edecek</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Papa Françesko, ziyaretin evrensel bir karakteri olduğunu belirtti. Papa Françesko ziyaretinde 'kardeşlerim' diye nitelendirdiği Patrik Bartholomeos ve Atina Başpiskoposu İeronimos'un da kendisine eşlik edeceğini ifade etti. Papa Françesko ziyareti Yunan Ortodoks Kilisesi'nin daveti üzerine gerçekleştiriyor.</div>
<div>Lampedusa'dan sonra Midilli</div>
<div><br />
	</div>
<div>Papa göreve geldikten sonra ilk ziyaretini 2013 yılında Sicilya açıklarındaki Lampedusa adasına yapmış ve mültecileri ziyaret etmişti. Papa bu ziyaretinde 'dayanışma ve sorumluluk' mesajı vermişti.</div>
<div>Mora kampında yiyecek sıkıntısı</div>
<div><br />
	</div>
<div>Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşması yürürlüğe girdiğinden beri Midilli Adası'ndaki sığınmacılar Mora kampında tutuluyor. Yardım örgütleri, sığınmacılara dışarıdan yiyecek içecek getirse de bunun yeterli olmadığı bildiriliyor.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Papa isyan etti: "Kirli paranıza ihtiyacım yok!.."</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-isyan-etti-kirli-paraniza-ihtiyacim-yok-459/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-isyan-etti-kirli-paraniza-ihtiyacim-yok-459/</id>
<published><![CDATA[2016-03-03T06:24:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-03-03T06:24:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_68D8E9-2BFD0D-B91B56-E0AD16-707B85-112045.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Yoksullara verdiği destek ve kapitalizm karşıtı sözleriyle her defasında gündeme oturan Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’ndan yaptığı seslenişte yine sert konuştu. "Bazı bağışçılar Kilise’ye gelip istismar edilmiş, kötü muamele edilmiş, hak ettikleri maaşları alamadıkları işlerle köleleştirilmiş insanların kanlarından elde ettikleri karları bize vermek istiyor” diyen Papa, bu tür bağışları kabul edemeyeceklerini çünkü ‘Tanrı’nın insanlarının onların kirli paralarına ihtiyaçları olmadığını’ söyledi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURLARI, PAPA İLE GÖRÜŞMEK İSTİYOR</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu arada İtalya’nın başkenti Roma'da, Vatikan Ekonomi Bakanı ve Avustralya Kardinali George Pell'in, Avustralya Çocuk Cinsel İstismarına Yönelik Kraliyet Komisyonu huzurunda tanık olarak verdiği ifadeyi izleyen Avustralyalı cinsel istismar mağdurları, Papa Francis’le görüşmek istediklerini açıkladı. BBC’nin haberine göre Pell de bugün bir grup mağdurla, avukatların ve medyanın yer almayacağı bir toplantı düzenlemeyi önerdi. Mağdurlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyacağını belirten Pell, onların Papa ile görüşmelerine yardımcı olmaktan da mutlu olacağını ancak bu teklifi değerlendiren yetkili mercilere güvenmesi gerektiğini ifade etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Pell, ifadesinin ilk gününde, Katolik Kilisesi'nin ‘çok büyük hatalar’ yaptığını, çocukların rahipler tarafından cinsel istismara uğraması konusunun gündeme gelmesiyle ‘insanları hayal kırıklığına uğrattıklarını’ söylemişti. Kardinal Pell, 1960'lı ve 1980'li yıllarda 130'dan fazla erkek çocuğu istismar etmekle suçlanan Papaz Gerald Ridsdale ile aynı kilisede görevliydi. Pell'in, işlenen suçlardan haberdar olduğu ileri sürülmüştü.<br />
	<br />
	</div>
<div>Papa Francis, geçen yıl tarihi bir karara imza atarak, küçük çocukların cinsel istismarını örtbas eden veya göz yuman piskoposların da yargılanması için yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmişti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet vatandaşla yüz yüze görüşecek</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-vatandasla-yuz-yuze-gorusecek-820/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-vatandasla-yuz-yuze-gorusecek-820/</id>
<published><![CDATA[2016-01-18T13:27:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-01-18T13:27:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_745895-AE3070-8DA22F-0EA640-20E575-962C38.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Dini Bilgilendirme Platformu Alo 190'ı kapatan Diyanet İşleri Başkanlığı yeni bir proje üzerinde çalışmalara başladı. Bu kapsamda vatandaşların sorularını cevapsız bırakmayacak şekilde istismarı önleyecek bir formül ortaya çıktı. Çalışmalar, yüz yüze görüşme sistemi üzerinde ağırlık kazandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">MÜFTÜLER YARDIMCI OLACAK</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bu kapsamda, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez başkanlığında bir kurul oluşturuldu. Bugüne kadar verilen fetvalar, oluşturulan komisyonlar tarafından tek tek incelendi. Yeni bir fetva hattı için 'vatandaşın sorularını cevapsız bırakmama' hassasiyeti ile oluşturulacak sistem gözden geçiriliyor. Proje kapsamında vatandaşların müftülüklere giderek, sorularına cevap bulacağı bir yöntem öngörülüyor. Bu sistemle sorusunu sormak isteyen vatandaş kendisine en yakın yerdeki müftüye ulaşarak soru yöneltebilecek ve anında cevabını alacak. Günde 60-100 bin arasındaki kişinin sorusunu cevaplayan mevcut sistem de yazılı olarak formüle edilecek. İnternet ortamındaki kullanıcılar soruları hazır olan cevaplara yönlendirilecek. Yanıtlar için kitap önerileri de gündemde.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Buz gibi sudan haçı çıkardılar!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/buz-gibi-sudan-haci-cikardilar-577/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/buz-gibi-sudan-haci-cikardilar-577/</id>
<published><![CDATA[2016-01-06T09:50:07+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2016-01-06T09:50:07+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5E94A6-00B332-7A67BB-61C26E-283338-5C4652.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Patrikhanesi'neki ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetti. Balat'taki Fener Rum Patrikhanesi'ne sabah saatlerinden itibaren gelmeye başlayan ziyaretçiler, Patrikhane'nin bahçesindeki Aya Yorgi Kilisesi'nde düzenlenen ayinde mum yakarak, dua etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ayinin ardından Bartholomeos, Haliç kıyısındaki haç atma törenine katıldı. Tören için Haliç'te Deniz Polisi'nin ve dalgıçların hazır bekletildiği görüldü. Bartholomeos'un haçı denize atmasıyla, teknede bekleyen gençler, Haliç'in buz gibi sularına atladı. Bu yıl haçı çıkaran kişi Yunanistan'dan gelen Nikos Solis oldu.<br />
	<br />
	<img src="uploads/ocak 2016/hac.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Bartholomeos'un denize attığı haçı, Yunanistan'dan gelen Nikos Solis çıkardı.</span><br />
	</div>
<div><br />
	</div>
<div>Haça ilk ulaşan 28 yaşındaki spor eğitmeni Nicos Solis, "Herkese, Müslümanlara, Ortodokslara mutluluklar ve aydınlık günler diliyorum. Herkese sağlıklı bir yıl diliyorum, gelecek yıl yine buradayım" dedi. Solis, 'Üşüyor musun?' şeklindeki soruya ise "Üşümüyorum, hava çok güzel, su da çok soğuk değil. Çok mutluyum, üşümüyorum" diye yanıt verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>YENİKÖY'DE DE TÖREN VARDI<br />
	<br />
	</div>
<div>Yeniköy'deki Panayia Rum Ortodoks Kilisesi'nde Boğaz Kiliseleri Metropoliti İrineos'un yönetiminde ayin yapıldı. Ayine katılan ziyaretçiler mum yaktı, dua etti. Ayinin ardından Metropolit İrineos, haç çıkarmak için denize atlayacaklarla ve ayine katılanlar ile birlikte yürüyerek Yeniköy'deki Sait Halim Paşa Yalısı'nın önündeki sahile geldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Boğazın soğuk sularındaki haç çıkarma törenine 3 kişi katıldı. Haç çıkarmaya talip olan 3 genç bir tekneye binerek boğaza açıldı. Yapılan duaların ardından Metropolit İrineos elindeki haçı boğaz suyuna atarken, hemen ardından teknedekiler suya atladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Manoli Minaoğlu, haçı denizden çıkardıktan sonra öperek görevlilere verdi. Töreni izleyenlerin alkışları arasında sahile çıkan Manoli Minaoğlu, burada yaptığı açıklamada çok mutlu olduğunu belirterek "Yeniköy'de yaşıyorum. Burada atlamak çok büyük bir keyif. Her şey yolunda gitti ve haçı aldım" diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>DENİZE BEREKET GETİRDİĞİNE İNANILIYOR<br />
	<br />
	</div>
<div>Törenin sonunda bir açıklama yapan Metropolit İrineos, yeni yılın barış içinde olması temennisinde bulundu. İrineos, "Türkiye'deki Rum cemaati ve tüm Ortodoks dünya bugün Hz. İsa'nın Ürdün Nehri'nde vaftiz oluşunun anısına yapılan bir törendir. Bugün bu törenle denize ahşap haç atılarak denizin bereketi balıkçıların ve gemicilerin sağlığı için dua ettik” diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>TARİHÇİ İLBER ORTAYLI DA TÖRENİ İZLEDİ<br />
	<br />
	</div>
<div>Ayrıca haç çıkarma törenini izleyenler arasında tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da yer aldı. Ortaylı, ayin ve törenle ilgili olarak "Hz İsa'nın geleneğe göre mabetteki kahinlere, rahiplere gösterilmesinin yıldönümüdür. Bu iş 12 günlük bebekken oldu. Bunun için eski takvime göre 6 Ocak oluyor. Burada haç suya atılıyor. Cemaatin gençleri, yüzücüler haçı buluyor ve mükafatlandırılıyor. Çok hoş bir gelenek. Bir dini ve ibadet tarafı var. Bizde bu imparatorluk zamanında açıkta olurdu. Sonra 30-40 yıl kadar Patrikhane’nin içinde yapıldı. 50'li yılların başında tekrar açığa çıktı" ifadelerini kullandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bu gece Mevlid Kandili</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-gece-mevlid-kandili-932/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bu-gece-mevlid-kandili-932/</id>
<published><![CDATA[2015-12-22T07:45:41+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-12-22T07:45:41+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_24223E-BC411D-37FF38-A4FE56-188589-A5D819.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den Mevlid Kandili mesajı…<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 22 Aralık Salı gününü Çarşambaya bağlayan gecenin alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'nın dünyaya gelişinin yıldönümü dolayısıyla Mevlit Kandili mesajı yayımladı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hz. Peygamber ile gelen vahiy ışığının bütün insanlığın muhtaç olduğu manevi huzura dönüşmesini dileyen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, mesajında, "Onunla gelen vahyin ışığı gönüllerimizi bir kez daha aydınlatırken, bu ışığın bütün insanlığın muhtaç olduğu manevi huzura dönüşmesini, vatanımız, milletimiz, gönül coğrafyamız ve topyekûn yeryüzü ahalisi için Mevlid Kandilinin rahmet, merhamet, barış, bereket ve selamete vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hz. Peygamberi ifade eden en güzel kavramın rahmet ve merhamet olduğunu vurgulayan Başkan Görmez, mesajında şu hususlara değindi;</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Hz. Peygamberi ifade eden en güzel kavram, rahmet ve merhamettir…”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Hz. Âdem’den başlayarak ilahi vahyi biz insanlara ileten Peygamberlik silsilesinin sonuncusu olan Sevgili Peygamberimizi anlatan en güzel kavram şüphesiz rahmet ve merhamettir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Rasûl-i Ekrem’e hitaben: "Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyrulmuştur. Peygamber Efendimizin rahmet, merhamet ve adalete dayalı kuşatıcılığı ümmetini olduğu kadar bütün insanlığı da kapsamaktadır. Onun bize öğrettiği af, şefkat, insaf, vicdan, sabır ve hoşgörü içimizde bir yerlerde sönmeye yüz tutmuş insanlık kandilini yeniden tutuşturan ve bizi en temel halinde insanlığımıza geri çağıran bir duygu, düşünce, tutum ve davranışlar manzumesidir.</div>
<div><span style="font-weight: bold;"><br />
		</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Terör şebekelerinin onun yüce ismini sözde bayraklarına nakşederek verdikleri zarar, İslamofobi öncülerinin karikatürlerinin verdiği zarardan daha az değildir…”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bugün, tüm insanlık Peygamberin çağlar üstü örneklik ve rehberliğine her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Rasûl-i Ekrem’in rehberliğini tüm insanlığa tanıtacak olanlar da hiç şüphesiz Müslümanlardır. Ancak üzülerek belirtelim ki bugün, Müslümanların en büyük sorunu örnekliklerini yitirmiş olmaları, Peygamberimizin getirdiği rahmet ve merhamet mesajını hakkıyla temsil edememeleridir. Bugün her türlü iman, akıl ve hikmetten uzak terör şebekelerinin onun yüce ismini sözde bayraklarına nakşederek verdikleri zarar, İslamofobi öncülerinin asla kabul edilemez karikatürlerinin verdiği zarardan daha az değildir.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı şekliyle bugün bizzat birbirleri eliyle yok edilmektedir…”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>İslâm ve Müslüman Coğrafyası tarihin en zor süreçlerinden geçmektedir. Bugün bütün insanlığı saran şiddet, terör, savaş, çatışma ve kaos sarmalı ile karşı karşıya bulunmaktayız. Müslümanların kanı akmaya devam etmekte; Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı şekliyle bugün bizzat birbirleri eliyle yok edilmektedir. İnsanlığın vicdanını kaybettiğine acı bir şekilde şahit olmaktayız. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından oluyor. Çocuklar umutlarını, hayallerini, geleceklerini yitiriyor. Tefrika ve cehalet bataklığına saplanıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Rasûl-ü Ekrem ırk, dil, renk, coğrafya ayrımı gözetmeksizin hepimizi aynı Allah’a, aynı kitaba, aynı peygambere inanan, aynı secdeye baş koyan, aynı kıblede istikameti bulan kardeşler olarak ilan etmesine rağmen; bizler, kardeşlik ahlakını unuttuk, böylesi ulvi bir değeri çoğu zaman cehalet, menfaat, kısır çekişme ve inatlaşmalara kurban eder olduk. Peygamberimiz, bizlere merhameti, şefkati, vicdanı, insafı, affı, sabrı ve hoşgörüyü öğretmesine rağmen; bizler, kendimize, ailemize, çevremize karşı bu hasletleri yitirdik. Yüreklerimiz katılaştı. Rabbimizin gönüllerimize yerleştirdiği tertemiz fıtrata tam anlamıyla sahip çıkamadık. İtiraf etmeliyiz ki İslâm dünyası, bugün, dâhili ve harici sebeplerle Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin mesajlarından, onun eşsiz örnekliğinin, ağızlardan gönüllere indirememekten, zihinlere, dimağlara iyice yerleştirememekten, hayata geçirilememesinden kaynaklanmaktadır.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"Nübüvvetin şifa dağıtan pınarları kıyamete kadar kurumayacaktır…”</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu Mevlid kandili vesilesiyle bir daha hatırlamalıyız ki, nübüvvetin şifa dağıtan pınarları kıyamete kadar kurumayacaktır. Server-i kâinat Efendimizin sünneti, cahiliye karanlığında boğulan sahipsiz bir toplumu nasıl ihya ettiyse, bugünün insanını da öylece sahil-i selamete ulaştıracak kudrettedir. Yeter ki bizler, onu mukaddes bir hatıra olarak sevgi ve hürmetle yâd etmekle yetinmeyelim; örnek alma çabasında olalım. Onun hayatını erişilmez bir serap gibi hayranlıkla seyretmek yerine, model almayı deneyelim. O gün, bir baba, bir eş, bir komutan, bir imam, bir devlet başkanı ya da bir muallim olarak konuşan Rahmet Elçisinin sözleri, nasıl dört koldan akarak hayata karışmışsa bugün de hayatımızın içinde onun örnekliğine yer açalım. Unutmayalım ki; o bizim için her şeyiyle örnektir.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Hz. Peygamber, birbirlerini seven, birbirlerine merhamet ve şefkat göstererek bütünleşen bir toplum oluşturmakla görevlendirilmiştir…”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Sevgili Peygamberimizin tebliğinin her safhasında yer alan merhamet vurgusu yeniden okunmayı, üzerinde düşünülmeyi, şiddetin ve vahşetin açtığı yaralara merhem olarak sunulmayı beklemektedir. "Merhametlilerin en merhametlisi” tarafından insanlığın son ümidi olarak gönderilen Hz. Peygamber, birbirlerini sevme, birbirlerine merhamet ve şefkat göstererek bütünleşme konusunda "bir vücudun organlarından farksız olan” bir toplum oluşturmakla görevlendirilmiştir. Peygamberimizi anmak bu duygu ve düşünceleri hatırlamaktan bağımsız düşünülemez. Bugün körelmeye yüz tutmuş hassasiyetler, ubudiyeti unutmuş zihinler, hırs, tamah, kibir ve güç tutkusuyla kararmış kalpler, belleğini yitirmiş, medeniyetinin değerlerini heba etmiş toplumlar onun mevlidini idrak ederek Peygamber Efendimiz’in örnekliği ve rehberliğiyle yeniden bir doğuşa muhtaçtır.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu duygu ve düşüncelerle Mevlid Kandilini tebrik ediyor, başta ülkemiz, gönül coğrafyamız ve İslâm dünyası olmak üzere tüm insanlığın Peygamber Efendimizin yüce örnekliğinden hakkıyla nasibdar olmasını Cenab-ı Mevlâ’dan niyaz ediyorum.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Türkiye'de Hanuka Bayramı ilk kez kutlandı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-de-hanuka-bayrami-ilk-kez-kutlandi-216/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/turkiye-de-hanuka-bayrami-ilk-kez-kutlandi-216/</id>
<published><![CDATA[2015-12-14T06:59:17+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-12-14T06:59:17+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_017DE3-48B783-7234D3-A34ED4-100B4C-5BAA76.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Törene İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yanı sıra Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve İstanbul Müftülüğü temsilcileri de katıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ortaköy Sinagogu hahamı ile Ortaköy Camii imamı birlikte mum yaktı. ABD, İspanya ve İsrail başkonsolosları da törende yer aldı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU DA KUTLAMIŞTI</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da geçtiğimiz günlerde bir mesaj yayınlayarak Musevi yurttaşların Hanuka Bayramı'nı tebrik etmişti.</div>  ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Papa camide konuştu: "Hepimiz kardeşiz"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-camide-konustu-hepimiz-kardesiz-612/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/papa-camide-konustu-hepimiz-kardesiz-612/</id>
<published><![CDATA[2015-12-01T07:02:34+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-12-01T07:02:34+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_20CCF2-FFEDFF-5BFE6D-E14711-025CCF-3F6112.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Papa Francis, Merkez Camisi'nde yaptığı konuşmada, "Ülkedeki krizinin temeli dine dayanmıyor. Çünkü Müslüman ve Hıristiyan toplumları arasındaki ilişkiler, barış ve birlik geleneği üzerine kurulu" ifadelerini kullandı. Orta Afrikalılara bu geleneği sürdürerek diğer Afrika ülkelerine de örnek olmaları çağrısında bulunan Papa, ülke vatandaşlarının hep birlikte bölünmeye, nefrete ve şiddete karşı mücadele ederek seçimlere hazırlanması gerektiğini vurguladı. Papa, seçilecek devlet başkanının toplumun bir kesimini korumaya çalışırken diğerinin çıkarlarına zarar vermemesi gerektiğine dikkati çekti. Müslümanlarla Hıristiyanların kardeş olduğuna işaret eden Papa, "Özellikle din ya da Tanrı adına işlenen şiddete hep birlikte karşı koymalıyız. Din, hiçbir şekilde şiddeti haklı çıkarmak için kullanılamaz" dedi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Merkez Camisi İmamı Tidiani Moussa Naibi, Papa'ya teşekkür etti ve ziyareti ‘herkes tarafından anlaşılacak bir sembol’ olarak niteledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">MİHRABIN ÖNÜNDE SESSİZCE DURDU</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Bu arada Papa, camiye girerken ayakkabılarını çıkardı ve mihrabın önünde başını eğerek bir süre sessizce durdu.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'TANRI SİLAHLARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Papa, dün de başkent Bangui'deki Notre Dame Katedrali'nde düzenlediği ayinde "Kötülük yapmak için silah taşıyan herkes silahsızlanıp tövbe, sevgi, adalet ve uzlaşım yolunu tercih etmeli. Çünkü Tanrı silahlardan daha güçlüdür" ifadelerini kullanmıştı. Ayine 10 binden fazla kişi katılmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Afrika turu kapsamında geçen hafta Kenya ve Uganda'yı ziyaret eden Papa'nın, temaslarını tamamladıktan sonra bugün Orta Afrika Cumhuriyeti’nden ayrılması bekleniyor.</div>
<div>Müslüman Seleka’ların 2013’te Hıristiyan Cumhurbaşkanı François Bozize'ye devirip, yerine kendi istedikleri Michel Djotodia'yı getirmesinin ardından Hıristiyan anti-Balaka ile Seleka grupları arasında çıkan çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirmiş, yaklaşık 1 milyon kişi de evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Başkentte mayısta düzenlenen Bangui Forumu'nda anti-Balaka ve Müslüman Seleka gruplarının liderleri silahsızlanma anlaşması imzalamış ancak son dönemde yeni çatışmalar yaşanmıştı.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Muharrem ayı ne zaman 2015 Hicri Yılbaşı hangi gün</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/muharrem-ayi-ne-zaman-2015-hicri-yilbasi-hangi-gun/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/muharrem-ayi-ne-zaman-2015-hicri-yilbasi-hangi-gun/</id>
<published><![CDATA[2015-10-14T11:37:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-10-14T11:37:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_79DA4F-EE7006-2D8AF4-DB9561-34545D-4A6FC3.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bugün (14 Ekim 2015 Çarşamba) müslüman aleminin kutsal günü Hicri Yılbaşı.Hicri Yılbaşı ayrıca Muharrem ayının başlangıcı oluyor.Bu mübarek günde ve Muharrem ayında hangi ibadetler yapılmalı ve hangi dualar okunmalı? Hicri Yılbaşı nasıl başlamıştır müslümanlar için neden önemlidir? Hicri Yılbaşı ve Muharrem ayı ile ilgili merak edilen tüm bilgilere haberimizden ulaşabilirsiniz...<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">HİCRİ YILBAŞI MÜSLÜMANLAR İÇİN MİLAT</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açmıştır. Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali’nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür.<br />
	<br />
	</div>
<div>Müslümanlar için bir milat olan hicret; Allah’a ve O’nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi; hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuktur.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü; Yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır. Öyle ki tebliğ hicreti doğurmuş, hicret ise tebliği yoğurmuştur. Kısaca hicret Müslümanlar için bir milattır.</div>
<div>Hicret, Allah yolunda fedakârlığın, yardımlaşmanın kardeşliğin zirvesidir..<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">AŞURE GÜNÜ NEDİR? AŞURE NASIL YAPILIR</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Aşure… Muharrem ayının onuncu günü...Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: "Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…” (Müslim, "Sıyâm”, 202)<br />
	<br />
	</div>
<div>"Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah’tan umarım.” (Tirmizî, "Savm”, 48)<br />
	<br />
	</div>
<div>Hazreti Aişe (r.ah) İslâm öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu aşure gününde peygamberimizin de oruç tuttuğunu bildirmekte... Allah Rasulü Medine’ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de onuncu günü ile birlikte, bir gün öncesi veya sonrası ile oruçlu olmalarını tavsiye etmiş... (Ahmed b. Hanbel, VI, 244)<br />
	<br />
	</div>
<div>Aşurenin içinde yer aldığı Muharrem ayı da, aynı zamanda Hz. Peygamber (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu 70’den fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında büyük bir acının tarihidir. Kerbela’da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşları, bu hadisedeki asil duruşu ve haksızlıkla karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Aşurenin bu mecazî anlamı toplumumuz için bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; "farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları”, "birlik” gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti paylaşmaya devam etmektedir.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">AŞURE TARİFİ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Malzemeler<br />
	<br />
	</div>
<div>1 su bardağı aşurelik buğday</div>
<div>1 çay bardağı nohut</div>
<div>1 çay bardağı kuru fasulye</div>
<div>1 kahve fincanı pirinç</div>
<div>2 çay barağı süt</div>
<div>2,5 su bardağı tozşeker</div>
<div>Bir tutam tuz</div>
<div>1 kahve fincanı kuş üzümü</div>
<div>1 kahve fincanı kuru üzüm</div>
<div>1 portakalın rendelenmiş kabuğu</div>
<div>4 çorba kaşığı gül suyu</div>
<div>3 adet karanfil</div>
<div>Üzeri için</div>
<div>Kurutulmuş meyveler, ceviz içi, tarçın, kuru incir<br />
	<br />
	</div>
<div>Yapılışı: Kuru bakliyatları (buğday, nohut, kuru fasulye) yıkayıp ayrı kaplara aktarın. Üzerlerini geçecek kadar su ilave edin. En az 6 saat beklettikten sonra tekrar yıkayın. Nohut ile baklayı ve fasulyeleri ayrı tencerelerde haşlayın. Başka bir tencereye bol suda yıkanmış buğday ve pirinçler, rendelenmiş portakal kabuğu ve 7-8 bardak soğuk suyu aktarın. Pirinçler hafif yumuşayıncaya kadar haşlayın. Önceden haşlamış olduğunuz bakliyatları ilave edin. Birkaç dakika kaynatıp kuş üzümü ile çekirdeksiz kuru üzümü ekleyin. Şeker ve bir tutam tuzu ekleyip koyu bir muhallebi kıvamına gelene dek tencerenin ağzı açık kalacak şekilde ara sıra tahta bir kaşıkla karıştırarak pişirin. Bu arada bir çay bardağı suyun içinde karanfilleri ekleyip bir taşım kaynatıp 5 dakika kadar bekletin. Ocaktan aldığınız aşurenin içine karanfil aromalı suyu içine ekleyin. Gül suyunu arzu edenler de içine eklesin ve hemen kaselere paylaştırın. İstediğiniz şekilde süsleyip servis yapın. Bereketli olsun.<br />
	</div><br />
 ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Başpiskopostan namaz sürprizi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/baspiskopostan-namaz-surprizi-870/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/baspiskopostan-namaz-surprizi-870/</id>
<published><![CDATA[2015-10-03T07:30:09+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-10-03T07:30:09+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_EDE5E7-0DB2F8-192F26-2BD5B7-C1DCCC-C0B6E0.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Batum’dan gelen Evanglist Baptist Kilisesi Başpiskopos'u Malkhaz Songulashvili, Evanglist Baptist Kilisesi Piskopos'u İlya Osepasuli ve Gürcistan Ezidileri Dini Lideri Dimitri Pir Bari, Dünya Gürcü Müslümanları Birliği Başkanı Kemal Tsetkhladze, Kafkas Müslümanlar İdaresi Gürcüstan Temsilcisi Ayvaz Merdonova dün geldikleri Bursa’da, tarihi mekanları gezdi. Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti’li Recep Altepe’nin verdiği yemeğe de katılan heyette yer alan Batum kenti Evanglist Baptist Kilisesi Başpiskoposu Malkhaz Songulashvili, Yeşil Camii’nde abdest alıp, ikindi namazı kılan gruba eşlik ederek namaz ritüellerini yerine getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bugün de İznik’e giden heyet, Ayasofya Camii’ni ziyaret etti. Heyette bulunan Batum kenti Evanglist Baptist Kilisesi Başpiskoposu Malkhaz Songulashvili, yine abdest alarak, bu kez kılınan Cuma namazında İznik Belediye Başkanı AK Parti’li Osman Sargın ile birlikte saf tutarak ritüellere eşlik etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Heyet daha sonra Belediye Başkanı AK Partili Osman Sargın’ı makamında ziyaret ederek, görüştü. Başkan Sargın, heyet üyelerine İznik çinisinden yapılma hediyeler verdi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Piskoposun namaz ritüeline katıldığı Yeşil Camii’ndeki gruba imamlık eden Osman Zengin, hayatında ilk kez böyle bir şeyle karşılaştığını belirterek, fotoğrafları sosyal medya hesabında paylaştı.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İlk hac kafilesi döndü</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-hac-kafilesi-dondu-533/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/ilk-hac-kafilesi-dondu-533/</id>
<published><![CDATA[2015-09-28T08:42:01+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-09-28T08:42:01+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ED58FA-4402BC-E9367F-4E3EA9-DD2531-E75389.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getirdikten sonra yurda dönmeye başlayan ilk hacılar, İstanbul'da sevinç gözyaşlarıyla karşılandı</div>
<div><br />
	</div>
<div>İlk kafileler, Suudi Arabistan'ın Cidde ve Medine şehirlerinden Türk Hava Yollarına ait tarifeli uçaklarla akşam saatlerinde İstanbul'a geldi. Atatürk Havalimanı'na gelen hacılar, kendilerini sabırsızlıkla bekleyen aile üyeleri ve yakınlarıyla kucaklaştı. Karşılama sırasında duygusal anlar yaşanırken, bazı hacıların ve yakınlarının ağladığı görüldü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hacılardan Halil Yıldırım, hac duygusunun yaşandıktan sonra anlaşıldığını, kendisinin 4. kez hacca gittiğini belirterek, "Tekrar gitmek istiyorum. İnsanı çok yorsa da o yorgunluk her şeye değiyor. İnsanı annesinden doğduğu gibi tertemiz yapıyor. Olaylar bizden 10 dakika sonra oldu. Ama biz öğleden sonra duyduk. Dünyanın en güzle insanları hacdaydı. Allah o kazalarda ölen kardeşlerimize rahmet etsin" diye konuştu.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mehmet Kürşat Caymaz ve Hande Caymaz çiftini ise küçük yaştaki çocukları karşıladı. Caymaz çifti, çocuklarına sarılarak gözyaşı döktü.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kürşat Caymaz, "Allah herkese nasip etsin, çok güzel bir duygu. İzdihamın meydana gelmesinden daha önce biz oradan geçmiştik. Onun için olayları görmedik" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Hacılardan İsmail Fidan da hac ibadetini yerine getirmenin çok güzel bir duygu olduğunu belirtti. Haca gitmeyi herkese tavsiye eden Fidan, izdihamı görmediklerini belirterek, "İzdihamdan olmadan önce biz o bölgeyi geçmiştik. Türk hacılardan pek fazla orada kalan yoktu" ifadelerini kullandı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İzzet ve Ayten Çetinkaya çifti ise hac ibadetini çok güzel bir şekilde tamamladıklarını ve hiç zorluk çekmediklerini dile getirdi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Mehmet Burhan Öncü de genç yaşta hacca gitmek gerektiğini söyleyerek, "Tüm gençlere bu ibadeti tavsiye ediyorum. Yaşlıyken gitmek çok zor" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İzdihamın yaşandığı bölgede önceki akşam konakladıklarını ifade eden Öncü, "Organizasyonla ilgili sıkıntılar vardı. Bizim bulunduğumuz mekanda yeterince görevli yoktu. İnsanları yönlendirecek, koordine edecek kimse yoktu. Olayın yaşandığı bölgede bir prens olduğu söyleniyordu. Prensin geçişi sırasında yolun kapatıldığı ve olayın bundan kaynaklandığı iddia ediliyordu. Tam olarak biz de bilmiyoruz ama böyle söylentiler vardı" şeklinde konuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Yüz binlerce hacı adayı Arafat yolunda</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/yuz-binlerce-haci-adayi-arafat-yolunda-535/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/yuz-binlerce-haci-adayi-arafat-yolunda-535/</id>
<published><![CDATA[2015-09-22T13:00:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-09-22T13:00:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C156A8-5C1DBF-8D6054-281381-19F0F8-7A976B.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da iki milyondan fazla hacı adayı Arafat'a akın edecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Arafat'a gidiş ve dönüş yolunda muhtemel izdiham ve kazaları önleyebilmek amacıyla on binlerce polis ve asker görev yapıyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Eylul/haci.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	Fırtına ve sağanak yağış nedeniyle Kâbe'de 11 Eylül'de bir vinç devrilmiş ve 108 kişi hayatını kaybetmişti. Suudi yetkililer kazaya rağmen hac organizasyonunu iptal etmemişti.<br />
	<br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Bayram namazı saatleri</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/bayram-namazi-saatleri-476/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/bayram-namazi-saatleri-476/</id>
<published><![CDATA[2015-09-22T12:47:37+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-09-22T12:47:37+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_ADDFB6-B081CC-37A815-749AD7-ACA558-6F4252.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div><br />
	</div>
<div>Bayram namazı Ankara'da saat 07.17, İstanbul'da 07.33, İzmir'de 07.39, Iğdır'da ise 06.32'de kılınacak.</div>
<div><br />
	</div>
<div>İşte il il bayram namazı saatleri:</div>
<div><br />
	</div>
<div>Adana: 07.06</div>
<div>Adıyaman: 06.54</div>
<div>Afyonkarahisar: 07.26</div>
<div>Ağrı: 06.36</div>
<div>Aksaray: 07.12</div>
<div>Amasya: 07.05</div>
<div>Ankara: 07.17</div>
<div>Antalya: 07.24</div>
<div>Ardahan: 06.38</div>
<div>Artvin: 06.42</div>
<div>Aydın: 07.36</div>
<div>Balıkesir: 07.37</div>
<div>Bartın: 07.20</div>
<div>Batman: 06.43</div>
<div>Bayburt: 06.48</div>
<div>Bilecik: 07.28</div>
<div>Bingöl: 06.46</div>
<div>Bitlis: 06.39</div>
<div>Bolu: 07.22</div>
<div>Burdur: 07.26</div>
<div>Bursa: 07.32</div>
<div>Çanakkale: 07.43</div>
<div>Çankırı: 07.14</div>
<div>Çorum: 07.09</div>
<div>Denizli: 07.31</div>
<div>Diyarbakır: 06.47</div>
<div>Düzce: 07.24</div>
<div>Edirne: 07.43</div>
<div>Elazığ: 06.51</div>
<div>Erzincan: 06.50</div>
<div>Erzurum: 06.43</div>
<div>Eskişehir: 07.26</div>
<div>Gaziantep: 06.58</div>
<div>Giresun: 06.55</div>
<div>Gümüşhane: 06.51</div>
<div>Hakkari: 06.32</div>
<div>Hatay: 07.02</div>
<div>Iğdır: 06.32</div>
<div>Isparta: 07.25</div>
<div>İstanbul: 07.33</div>
<div>İzmir: 07.39</div>
<div>Kahramanmaraş: 07.00</div>
<div>Karabük: 07.18</div>
<div>Karaman: 07.14</div>
<div>Kars: 06.36</div>
<div>Kastamonu: 07.14</div>
<div>Kayseri: 07.06</div>
<div>Kırıkkale: 07.14</div>
<div>Kırklareli: 07.40</div>
<div>Kırşehir: 07.11</div>
<div>Kilis: 06.59</div>
<div>Kocaeli: 07.29</div>
<div>Konya: 07.18</div>
<div>Kütahya: 07.28</div>
<div>Malatya: 06.54</div>
<div>Manisa: 07.38</div>
<div>Mardin: 06.44</div>
<div>Mersin: 07.09</div>
<div>Muğla: 07.34</div>
<div>Muş: 06.42</div>
<div>Nevşehir: 07.09</div>
<div>Niğde: 07.09</div>
<div>Ordu: 06.57</div>
<div>Osmaniye: 07.02</div>
<div>Rize: 06.47</div>
<div>Sakarya: 07.27</div>
<div>Samsun: 07.04</div>
<div>Siirt: 06.40</div>
<div>Sinop: 07.09</div>
<div>Sivas: 07.00</div>
<div>Şanlıurfa: 06.52</div>
<div>Şırnak: 06.38</div>
<div>Tekirdağ: 07.39</div>
<div>Tokat: 07.02</div>
<div>Trabzon: 06.50</div>
<div>Tunceli: 06.50</div>
<div>Uşak: 07.30</div>
<div>Van: 06.34</div>
<div>Yalova: 07.32</div>
<div>Yozgat: 07.09</div>
<div>Zonguldak: 07.22</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kurbanlıklar Çamlıca gişelerinden giriş yaptı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kurbanliklar-camlica-giselerinden-giris-yapti-479/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kurbanliklar-camlica-giselerinden-giris-yapti-479/</id>
<published><![CDATA[2015-09-09T13:45:10+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-09-09T13:45:10+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B80C08-2432C8-B26924-A19F7B-50175F-3D1E08.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Kamyon ve TIR’larla Çamlıca gişelerden giriş yapan kurbanlıklar, önce Hayvan Sevk Noktası’na giriş yaptı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından evrakları incelenen kurban satıcılarının girişine izin verildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kurban satıcıları ise bu yılki beklentilerinin yüksek olduğunu belirterek kurbanlıların fiyatlarında geçen yıllara oranla bir artış olduğunu kaydetti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kurbanlıkların İstanbul’a girişi devam ediyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kiliseler zor durumda!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kiliseler-zor-durumda-389/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kiliseler-zor-durumda-389/</id>
<published><![CDATA[2015-07-18T08:00:35+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-07-18T08:00:35+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_DF0248-92CD91-38F19D-84D004-DAB4E8-7F9196.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya'daki iki büyük kilise, Katolik ve Protestan kiliseleri kan kaybetmeye devam ediyor. İki kilisenin cuma günü açıkladığı 2014 verilerine göre geçen yıl Katolik Kilisesi 230 bin, Protestan Kilisesi 410 bin üye kaybetti. 2014 sonu itibariyle Katolik Kilisesi'nin üye sayısı 23,94 milyon, Protestan Kilisesi'nin üye sayısı ise 22,63 milyon olarak kaydedildi.</div>
<div>Ölümlerin dışında üyelik kaydını sildirenlerin sayısındaki yükselme eğiliminin de bu gelişmede etkili olduğu biliniyor. Katolik Kilisesi'nden 2013 yılında çıkanların sayısı 179 bin iken, bu sayı 2014'te 218 bine yükseldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Protestan Kilisesi ise kilise üyeliğinden ayrılanların rakamlarını henüz açıklamadı. Ancak üyelikten çıkanların sayısının Protestanlarda da arttığı ve 2014'te rekor seviyeye çıktığı biliniyor.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Temmuz/kilise-i.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	
	<div><span style="font-weight: bold;">Skandalların etkisi</span><br />
		<br />
		</div>
	<div>Katolik Kilisesi'nde üye kaybı en yoğun olarak 2010 yılında kaydedilmiş, çocuk istismarı skandallarının patlak vermesinin ardından 181 bin kişi kaydını sildirmişti. 2013 yılında Limburg Başpiskoposluğu'nun lüks inşaat harcamaları nedeniyle yaşanan skandal da Limburg’da 7 bin 900 kişinin Kilise’den çıkmasına neden oldu.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Almanya'nın Freiburg kentinden din sosyoloğu Michael Ebertz, kiliselerin yaşadığı kan kaybını Alman toplumunda kiliseye bağlılık konusunda yaşanan ‘hızlı, ilerleyen ve dramatik kayba‘ bağladı. Ebertz, Katolik Haber Ajansı'na verdiği demeçte, "Katoliklerin toplam nüfusa oranı ilk kez yüzde 30'un altına indi, Kilise'den ayrılanların sayısı çok açık farkla 200 bin sınırının üstüne çıktı ve kilise definlerinin sayısındaki azalma kiliselerin ölüm durumundaki monopollerini bile kaybettiklerini gösteriyor" diye konuştu.<br />
		<br />
		</div>
	<div>Ebertz, kiliselerin özellikle de genç insanları uzun vadeli olarak kendilerine bağlamada yetersiz kaldığına dikkat çekti.</div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cübbeli Hoca'dan ülkücülere mesaj!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-hoca-dan-ulkuculere-mesaj-757/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-hoca-dan-ulkuculere-mesaj-757/</id>
<published><![CDATA[2015-07-09T11:01:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-07-09T11:01:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_5A02B9-2D7EB9-F21EA6-C81B0D-87CE23-D4804E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı tarafından Doğu Türkistan'daki Müslümanlara destek olmak için yürüyüşü sonrası bir grup Çinli zannettikleri Koreli turist grubuna saldırmıştı.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"ONLARI BULUP HELALLİK ALACAKSINIZ"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cübbeli Ahmet Hoca, o saldırıya katılan kişilere seslenerek "Kul hakkına girdiniz, Koreli de dövülmez Çinli de dövülmez, onları bulup helallik alacaksınız" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Müslümanların büyük bir kısmı dünyevileşmektedir..."</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/muslumanlarin-buyuk-bir-kismi-dunyevilesmektedir-8/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/muslumanlarin-buyuk-bir-kismi-dunyevilesmektedir-8/</id>
<published><![CDATA[2015-06-22T13:10:24+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-06-22T13:10:24+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C8DF5C-9C5E07-D65D78-B449AF-C9D327-F8AE52.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<!--
[if gte mso 9]><xml>
 <o:DocumentProperties>
  <o:Revision>0</o:Revision>
  <o:TotalTime>0</o:TotalTime>
  <o:Pages>1</o:Pages>
  <o:Words>3387</o:Words>
  <o:Characters>19312</o:Characters>
  <o:Company>***</o:Company>
  <o:Lines>160</o:Lines>
  <o:Paragraphs>45</o:Paragraphs>
  <o:CharactersWithSpaces>22654</o:CharactersWithSpaces>
  <o:Version>14.0</o:Version>
 </o:DocumentProperties>
 <o:OfficeDocumentSettings>
  <o:PixelsPerInch>96</o:PixelsPerInch>
  <o:TargetScreenSize>800x600</o:TargetScreenSize>
 </o:OfficeDocumentSettings>
</xml><![endif]
-->

<!--
[if gte mso 9]><xml>
 <w:WordDocument>
  <w:View>Normal</w:View>
  <w:Zoom>0</w:Zoom>
  <w:TrackMoves/>
  <w:TrackFormatting/>
  <w:PunctuationKerning/>
  <w:ValidateAgainstSchemas/>
  <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid>
  <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent>
  <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText>
  <w:DoNotPromoteQF/>
  <w:LidThemeOther>EN-US</w:LidThemeOther>
  <w:LidThemeAsian>JA</w:LidThemeAsian>
  <w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript>
  <w:Compatibility>
   <w:BreakWrappedTables/>
   <w:SnapToGridInCell/>
   <w:WrapTextWithPunct/>
   <w:UseAsianBreakRules/>
   <w:DontGrowAutofit/>
   <w:SplitPgBreakAndParaMark/>
   <w:EnableOpenTypeKerning/>
   <w:DontFlipMirrorIndents/>
   <w:OverrideTableStyleHps/>
  </w:Compatibility>
  <m:mathPr>
   <m:mathFont m:val="Cambria Math"/>
   <m:brkBin m:val="before"/>
   <m:brkBinSub m:val="&#45;-"/>
   <m:smallFrac m:val="off"/>
   <m:dispDef/>
   <m:lMargin m:val="0"/>
   <m:rMargin m:val="0"/>
   <m:defJc m:val="centerGroup"/>
   <m:wrapIndent m:val="1440"/>
   <m:intLim m:val="subSup"/>
   <m:naryLim m:val="undOvr"/>
  </m:mathPr></w:WordDocument>
</xml><![endif]
-->

<!--
[if gte mso 9]><xml>
 <w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"
  DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"
  LatentStyleCount="276">
  <w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="0" Name="Default Paragraph Font"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid"/>
  <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography"/>
  <w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading"/>
 </w:LatentStyles>
</xml><![endif]
-->

<!--
[if gte mso 10]>
<style>
 /* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
	{mso-style-name:"Table Normal";
	mso-tstyle-rowband-size:0;
	mso-tstyle-colband-size:0;
	mso-style-noshow:yes;
	mso-style-priority:99;
	mso-style-parent:"";
	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
	mso-para-margin:0cm;
	mso-para-margin-bottom:.0001pt;
	mso-pagination:widow-orphan;
	font-size:10.0pt;
	font-family:"Times New Roman";}
</style>
<![endif]
-->

<!--
StartFragment
-->

<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-family: Verdana; font-weight: bold;"><span style="font-size: 18pt; text-decoration: underline;">Prof. Ramazan BİÇER (İlahiyatçı)<br />
			</span><br />
		<span style="font-size: 14pt;">Röportaj:@2015 Sezai ŞENGÖNÜL<br />
			</span><br />
		<span style="font-size: 11pt;">Nerede doğdunuz hocam?
			<o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Kayseri’de
doğdum Sezai Bey…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Akademisyen bir kimliğiniz var
bildiğim kadarıyla, nerede görev yapıyorsunuz şu an? 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Sakarya
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalı başkanıyım…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Peki… Çalışma alanınızdan biraz
bahseder misiniz, okuyucularımız sizi tanısınlar?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Kelam
ilmi benim alanım. Kelam ilmi, İslami bir disiplindir. "Bir Müslümanın neye
nasıl inanması gerekir” sorusuna yanıt arar. Bunu cevaplamak için de, Kur’an ve
aklı, öncül kaynak olarak kabul eder.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">‘Kelam’ ilminin ilgi alanı
nelerdir, sadece İslam diniyle mi sınırlıdır bu alan?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Kelam
disiplini, daha çok inanç ve akaid konularıyla ilgilenir. Ancak kelamın işlevselliği,
İslami inanç ilkelerini ispat, bu konuda mü’mini aydınlatmak yanında, inanç
değerlerini savunmak görevini üstlenmesidir. Bu doğrultuda kelamın ilgi alanı,
inanç boyutunda Müslümanlık, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi dinler
yanında, yeryüzünde mevcut olan bütün inanç sistemleriyle ilgilenmektir. Bu
alana Budizm girdiği gibi, laiklik de kapsama alanı içerisindedir. Buna ‘Yeniçağ
Dini Akımlarını’ da ekleyebiliriz. İslam inancı doğrultusunda itikadın
arkasından ibadetler gelmektedir. Kelam, ‘nasıl namaz kılınacağı’ndan daha, çok
‘niçin namaz kılınmalıdır’ sorusunu cevaplandırır. Yine orucun nasıl
tutulmasından öte, ‘niçin oruç tutulmalıdır’ konusunu inceler. Müslümanın
öncelik alanı olan iman konuları, bütün yönleriyle ‘Kelam’ ilminin ilgi alanına
girmektedir.</span></p>
<div style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruç ile Rab-kul ilişkisi
zihinlere kazınır…</span></div>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Kelam’ın ilişkili olduğu başka
alanlar var mı peki?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Kelam,
bütün İslami disiplinler yanında; sosyoloji, felsefe ve psikoloji gibi
alanlarla da yakından ilişkilidir. İslam dünyasındaki dini algı, oluşum ve
hareketler de bu dalın ilgilendiği konular arasındadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Ramazan ayındayız artık… Ramazan
ayı İslam dünyası için ne ifade ediyor sizce? 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ramazan,
kulluğu ifade etmektedir. Müslümanın kendini yaratanı hatırlaması anlamına
gelmektedir. Oruç, bireyin, kendine sahip olmadığı, sıradan ihtiyaçlarında dahi
kendisinin Yaradan’a muhtaç olduğunu hatırlamasıdır. Allah’ın izni olmadan en acil
gereksinimlerini bile kendi kendine elde edemeyeceğini idrak manası
taşımaktadır. Sonuç olarak oruç, Rab-kul ilişkisini zihinlere kazımaktır. &nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Dünya Müslümanları açısından
önemine dair ne düşünüyorsunuz?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ramazan
aynı zamanda İslam dünyasındaki Müslümanların birbirlerinin farkına varmalarına
yol açar. Yani benimle birlikte bir milyardan fazla insan, ‘aynı ayda aynı ibadetle
meşguldür’ anlayışını doğurur ki, bu mü’minin dar ve yerel bakış açısını,
evrensele dönüştürür.
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana"><img src="uploads/Haziran/ra-5.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" />&nbsp;</span></p>
<div style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Asıl olan oruç, Ruhsal ve bedensel
bütünlüktedir…</span></div>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Orucun okuduğumuz, bildiğimiz bir
tanımı var tabii ki, ama ben yine de sizden bir kez daha rica edeceğim… 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Oruç,
bütün benliğimizle Rabbe yönelmektir. Ancak Kur’an’ın ifadesi ve Hz.
Muhammed’in (sav) uygulaması doğrultusunda, Ramazan ayında güneş doğmadan önce
başlayarak, battığı ana kadar, öncelikle yeme ve içmeden uzak durmaktır. &nbsp;Asıl olan oruç, ruhsal ve bedensel
bütünlüktedir. Bazen karşılaşıyoruz, "Oruç aslında Ramazanda üç gün imiş de,
Müslümanlar bu günlerin hangileri olduğunu bilmedikleri için tüm ay boyunca
oruç tutuyorlar” şeklindeki bir düşünce, Hz. Peygamberin uygulamalarından uzak,
realite ile bağdaşmayan ve İslami geleneği gözardı eden, saçma bir anlayıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Son yıllarda gözlemlediğimiz
kadarıyla sanki Oruç tutanlarda bir azalma var gibi mi hocam… Yüzde 99’u
Müslüman olan bir ülke de bu biraz garip bir durum gibi… Bunu sizde
gözlemlediniz mi bilmiyorum, bu neden kaynaklanıyor olabilir?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Oruç
tutanların azalması, ülke insanının Müslümanlıktan uzaklaştığı anlamına gelmez.
Oruç, ibadetlerden birisidir. Mümin, öncelikle inanç ve akaid alanında
mensubiyetini belirler. Ardından ibadetler gelir. İbadetlerden bir veya
birkaçının eksikliği, Müslümanının mensubiyetine hasar vermez. Sadece bir
eksiklik söz konusu olur. Bununla birlikte, düşünülenin tam aksine,
araştırmalar Türkiye halkını dindar göstermektedir. Oruç tutanların azalması
ile ilgili ciddi bir araştırma göremedim. Oruç tutanların azlığı veya çokluğunu
tespitin en gerçekçi anı, iftar saatidir. O saatlerde sokaklara bakmak gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Etik anlamda bir zayıflık
mevcuttur…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Birde ben 15-20 yıl öncesi bu
kadar açıktan oruç yemelere rastlamazdım… Sanki utanırlardı insanlar,
düşünceleri ne olursa olsun. Şimdi bu duygu kalkmış gibi geliyor bana…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ancak
eski zamanlara nazaran oruç konusunda bir saygısızlık söz konusudur. Oruç
yemeler önceleri gizli yapılırdı. Şimdi ise, bu konuda empati yoksunluğu var.
İnançlara saygı, bir insani erdemdir. Etik anlamda bir zayıflık mevcuttur.
Eskiden Ermeniler ve diğer Hıristiyanlar bile, Ramazan ayında dışarıda yiyip
içmezlerdi. Bu korkudan değil, saygıyla alakalıdır. Simdi Ermeni ve diğer
Hıristiyanlarda da dinlerinden bir kopma söz konusu olması nedeniyle hassasiyet
azaldı. Günümüz Türkiye’sinde ki seküler kesim, insani değer ve saygı konusunda
ciddi bir çöküntü yaşamaktadır. Her kesimin yobazı vardır. Günümüz Türkiye’sinde
saygı yoksunu kesimler arasında, katı seküler olanlar başta gelmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><img src="uploads/Haziran/ra-3.jpg" alt="" border="0" style="float:right;margin-top:0px;margin-right:20px;margin-bottom:0px;margin-left:20px;" /></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruç tutmak bir insanın ruhu ve
psikolojisi üzerinde ne tür etkiler bırakır ve hocam? Ne katar insana…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Orucun
bireyin fiziki yapısına yönelik, "Oruç tutun sağlıklı olun” şeklindeki rivayet
malumdur. Ancak orucun en erdemli boyutu, o kimsenin ruhsal/psikolojik
mahiyetine yapmış olduğu katkıdır. Bu doğrultuda oruç ile sabır arasında
doğrudan bir ilişki söz konusudur. İradenin güçlenmesi yanında azimli olmaya
yönelik katkısı da, bireyin psikolojik hayatını güçlendirme, zorluklara karşı
dayanma ve başarılı olmada bilinçli eylem yanında sonuca ulaşmadaki mutluluğun
hazzını yaşamadaki verileri dikkat çekicidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruçlu insanın en önemli önceliği…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Tam burada şunu da soralım…
Hanımlar özellikle şikayetçi bir husustan. Genelde evin hanımları da hasta
oldukları günler haricinde oruç tutuyor eşleriyle birlikte, fakat evin
erkekleri iftara yakın sinirlenip, bağırıp çağırıyorlar, ayrıca iftara yetişmek
için trafikte gözlenen gergin tavırlar, korna çalmalar, kavgalar oluyor… Bu ve
benzeri tavırlar tutulan o orucun hakkını vermemek sayılmaz mı?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Oruç,
Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi tüm semavi dinlerde mevcuttur. Oruç; bu anlamda
dini bir ritüeldir. Orucun bedensel ve ruhsal sağlık üzerindeki etkisi ile
ilgili birçok bilimsel araştırma mevcuttur. Ancak sorun, Müslümanın yapmış
olduğu ibadetin bilincinde olmasıdır. Mümin, tüm benliğiyle ibadet etmeli ve
oruç tutmalıdır. Bu nedenle birçok hadiste Hz. Muhammed (sav): "Bazı kimselerin
orucu, kendisine açlık ve susuzluktan başka yarar sağlamaz” demiştir. Belirttiğiniz
kimselerin orucu, bu kategoriye girmektedir. Oruçlu insanın en önemli önceliği
sabırdır. Ramazan sonunda bu boyutta bir tekamül söz konusu olmamışsa, o kimse
tuttuğu orucu sorgulamalıdır. Sözgelimi iftarda yemeğin tuzunu yeterli bulmama
gibi sinirli bir tavır içerisinde olan bir mümin, tuttuğu orucun idrakinde
olmadığını da anlamalıdır. Oruç bir tür direnç ayıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Müslümanların büyük bir kısmı
dünyevileşmektedir…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruç tuttuğumuz günlerde envai
çeşit sofralar kurulduğunu gözlemliyoruz. Biraz israfa kaçıyor gibi bir görüntü
de sergileniyor zaman zaman. Bu Oruç tutmanın faziletine ters düşen bir şey
değil midir? Burada ölçü ne olmalıdır?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Küreselleşen
dünyada, Müslümanların büyük çoğunluğu dünyevileşmektedir. Buna ‘Individualism’de
denmektedir. Aynı zamanda küreselleşmemin bir sonucu olarak, "Religious Market”
diye ifade edilen, dinin metalaşmasıdır. Bu doğrultuda Ramazan, amacının
dışında bir eğilime yöneltilmektedir. Ramazan ayı, Kur’an’ın şiddetle
yasakladığı, gösteriş ve israf zamanı ve arenası olmamalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Yine, Ramazan aylarında fakir ve
fukaraya yardımlar yapılıyor malum. Fakat son yıllarda bu iş çığırından çıktı
gibi... Örnek olsun falan diyoruz ama, o insanlar incinmiyorlar mı, evlerinin
içine girip mağduriyetlerini göstermek, ayakkabılarına kadar göstermek ve genç
çocuklarımızı o hallerde arkadaşları, Türkiye görüyor ekranlarda. Böyle bir
halde ezilmezler mi incinmezler mi? Bu tür yardımları yaparken toplumsal olarak
gözetmemiz gereken İslami ölçüler konusundaki fikriniz nedir?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Din,
dünyevileşme sürecine girince, insanlar dini değerleri istismar ederek, kendi
reklam ve çıkarı yolunda kullanmaktadırlar. Yardım, Allah rızası için
yapılmalıdır. Bahsettiğiniz gibi olunca, bu amacının dışına taşılmış
olmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Müslüman olmayan birinin verdiği
iftar…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Anadolu’da dikkatimi çekmiştir…
Ramazan ayıyla beraber 5 vakit Namaza da başlayan insanlar çok. Bittiği vakitte
bırakırlar 5 vakit kılmayı. Sonra, sadece Cuma’ya devam ederler… Bu durum bana
ilginç gelmiştir hep. Bu anlayış hakkındaki görüşleriniz?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Imam
Gazzali bu tutumu, insan psikolojisiyle açıklar. Yani ibadetin zor geldiği bir
kesim, sınırlı ve süreli olan zamanlarda ibadete yönelir. Onunla bir sene idare
eder. Beş vakit namaz zordur. Ama Ramazanda oruç ve ibadet, kısa zamana yönelik
olduğu için, kolaydır. Yani bu tür tutum ve davranışlar, tamamen tembellik
eseridir. Ama bütün yılı namazsız geçirmekten de iyidir. Ramazanda dini, hiç
kimseye bırakmayan bir kesim de vardır. Dini bilgi fakiri olan bu laik ve
seküler kimseler, dini kültür ve bilgi yoksunu olmalarına rağmen, dini
konularda "ahkam” keserler. Cehaletin ileri boyutudur bu. Görsel ve sosyal
medyada birçok örneklerini bulabilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">İftarlar veriliyor ramazan ayında
sıkça… Bu topluma açık soflaralar nasıl olmalıdır, ya da arkadaş çevresini
çağırıyorsunuz. İnsan Profili açısından mesela özellikle bu tür sofralarda
fakir fukara olmadığı vakit o sofranın faziletine halel gelir mi? Böyle bir
gereklilik var mıdır?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">İftarları
iki boyutta değerlendirmek gerekir. İlki, eş, dost, akraba ve arkadaşlarını
iftara davettir. Bu dini açıdan bir sorun oluşturmaz. İkincisi ise, ihtiyaç
sahibi kimselere verilen iftardır. Bu bireysel olduğu gibi, bazı belediyelerin,
kurum ve kuruluşların yaptığı şekliyle muhtaçlara yönelik hazırlanan bir iftar
sofrasıdır. Yani her ikisi de iftar fazileti içerisinde değerlendirilmelidir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Hocam Ramazan’da Gayrimüslimlerde
artık İftar veriyor, Müslümanlar için. Kendileri de oruç tutmuyor. Bu tür
iftarlar hakkındaki görüşünüzü alabilir miyiz? 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Müslüman
olmayan birinin vermiş olduğu iftar iki amaca yöneliktir. Birincisi, aynı
toprakta yaşadığı Müslümanlara saygıdır. İkincisi ise, toplumdaki fakirlere
yönelik bir ikramdır. Her iki amaçlı iftara katılmak, birlikte yaşamak
kültürünü pekiştireceği için sorun oluşturmaz. Bunun örnekleri geçmişte de
mevcuttur. Burada kimin iftarı olduğuna bakmaktan öte, iftar olgusuna
yoğunlaşmak gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Suriye’den gelen ezici çoğunluğun
yardıma ihtiyacı var…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Birde ‘Fitre’ meselesi var… Fitre
ne amaçlı ve kimlere verilir hocam?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">İhtiyaç
sahibi fakirlere verilmektedir. Buna ekonomik durumuna bakılmaksızın öğrenciler
de dahildir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Şunu da soralım, çünkü kamuoyu
ramazan öncesi epeyce merak ediyor… Ülkemizde fakir-fukara çok, birde
Suriye’den gelen savaş mağdurları insanlar var misafir… Nasıl bir yol izlemek
lazım, fitre-zekat verirken. Mesela; Fitre ve zekat ikiye bölünüp verilebilir
mi? Yarısı Türkiye’den hak sahiplerine, diğer yarısı da başka mağdurlara?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Bu
tür yardımlarda temel algı, ihtiyaç sahibi olması ve gereksinimlerini giderecek
bir miktarda olmasıdır. Bu nedenle, Suriye’den gelenlerin ezici çoğunluğunun yardıma
ihtiyacı var. Bunun miktarı ise, verilen fitre ve zekatların onların en azından
kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olması gerekmektedir. Eğer
yardım miktarı bir kişinin ihtiyaçlarını karşılamaktan öte ise, elbette
diğerlerine de yardım edilebilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Hocam zekat’ta gündeme geliyor haliyle
bu ay da… Türkiye’de herkes zekatını veriyor mu sizce? Kaçak var mı size göre
bu alanda da.. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Bu
konuda bir araştırma mevcut olmadığı için, sağlıklı bir değerlendirme yapmak
zor görünmektedir. Zekat, bireysel olarak verilebileceği gibi, Osmanlılar ve
diğer Müslüman devletlerde olduğu gibi, resmi devlet tarafından da toplanıp verilebiliyor.
Zekat, dini bir ibadettir. Dini hassasiyet ölçüsünde zekatı vermek, Müslümanın
bir yükümlülüğüdür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Zekat vermemenin vebali ve
sorumluluğu…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Peki, Zekat ille de Ramazan ayında
mı verilir? Bizde genelde bu aya endeksli gibi?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Zekat,
Ramazan ayına özgü değil ama bazı Müslümanlar bu ayda daha faziletli ve sevaplı
olduğunu düşündükleri için bu aya özgüymüş gibi algılanabilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">‘Zekat’ ve ‘Fitre’ vermemek, bir
Müslüman için ne sonuçlar doğurur Fıkhen? Dinen de bu görevini yerine
getirmediği için toplumun yaralarını sarmadan imtina ettiği için bu eyleminden
dolayı meydana gelebilecek toplumsal problemler dolayısıyla bir vebal altına
girmiş olur mu?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Bireysel
ve toplumsal olmak üzere ibadetler ikiye ayrılır. Bunlar arasında ikincisi daha
önceliklidir ve sorumluluk taşır. Allah-kul ilişkisine yönelik olan bireysel
ibadet, Allah ile kul arasındadır ve affedilmesi daha mümkündür. "Kul hakkı ile
karşıma gelmeyiniz” şeklindeki rivayetler de, bahsettiğiniz hususun önemini
ortaya koymaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Ateizm, hiçbir şekilde Alevilikle
bağdaştırılamaz…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Şunu da merak ediyorum, sizi
bulmuşken bu soruya da cevap alalım. 1950’lerden önce ‘Anadolu Aleviliği’
diyoruz ya hocam, bir kitapta okumuştum.&nbsp;O vakitler, Türkiye’deki yukarda bahsettiğim Alevilerin birçoğu namaz
kılar oruç tutarmış. Sizce bunu değiştiren etken ne oldu hocam? Çünkü şimdi
gözlemliyoruz da birçok Alevi, Müslüman olmalarına rağmen muharrem orucu
dışında oruç tutmuyorlar, ya da ramazan ayı içinde 3 gün tutuyorlar. Bu bana
epeyce ilginç gelmişti …
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Önceleri
Alevilik, genellikle tek bir anlam ifade ediyordu. Alevilik, Anadolu’da yaşayan
ve Alevi-Bektaşi geleneğine sahip, dini anlayış ve yorumlayışında Türk kültürünün
baskın karakter olduğu bir İslami anlayıştı. Fransızların Suriye’yi işgali
sonrası tarihte, Nusayriler olarak bilinen kesim, Fransızların adlandırmasıyla "Arap
Aleviliği” şeklinde yadedilmeye başlandı. Tarihsel bağlamda Arap Aleviliği
(Nusayrilik) ile Anadolu Aleviliği arasında ciddi farklar vardır. Nusayrilik,
bir Şii ekoldür ve İran Şiasından da farklıdır. İran molları onları, "Gulat-ı
Şia/Aşırı Şiilik” olarak tanımlarlar. Cumhuriyet sonrası ise, Anadolu’daki Alevi
toplumunun Alevilik anlayışında bazı değişimler meydana geldi. Günümüzde tek
tip bir Alevilik yoktur. Ateizm, hiçbir şekilde Alevilikle bağdaştırılamaz. Alevilik
kültürünü bilen bir kimse, ‘Ben Ateist Aleviyim” dediğinde, o Aleviliği
bilmiyor demektir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Neden hocam?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Neden…
Çünkü; bir Alevi bireysel anlamda inancını gelenekten farklı yaşayabilir. Ancak
İmam Cafer başta olmak üzere 12 imam, Hacı Bektaş-ı Veli gibi önderler, Ramazan
orucunu tutmuşlardır. Buna ek olarak da Muharrem/Matem ve Hızır orucu da tutulmuştur.
12 İmamı kabul eden ve onların yolundan gittiğini ileri süren bir Alevinin
Ramazan orucunu tutmaması, inancıyla çelişkiye düşmesi anlamına gelir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Muhammed
dünyaya geldi<br />
		<br />
		</span><span style="font-family: Verdana; font-size: 11pt;">Şu
alem nur ile doldu</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Hacem
İmam Cafer oldu
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Okurum
Kur’an’dan beri 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">(Şah
İsmail Hatayi) 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">--------------------------------------</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Muhammed’i
candan sev ki
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ali’ye
Selman olasın
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ehl-i
Beyt’e gönül ver ki
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Ali’ye
Selman olasın
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">(Ş.
İsmail Hatayi)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">deyişlerinde
olduğu gibi, Allah, Muhammed, Ali ve 12 imamı benimseyen ve özümseyen bir
Alevi’nin, Allah’ın emrettiği, Hz. Muhammed’in, Hz. Ali’nin ve 12 İmam
Hazretlerinin uyguladığı bir dini buyruğu yerine getirmelerine yönelik bir
inanç, zorunlu görünmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Tarihsel
süreçteki bir takım sürtüşmeler nedeniyle Sünniliği karşıt olarak oruç tutmamak
anlayışı ise, tutarlı görünmemektedir. Zira Sünnilik, Aleviliğin karşıtı olarak
görülmemelidir. Şiilik ise, Sünniliğin karşıtı olarak algılanmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">İslam ülkelerindeki siyasi veya
ilmi kibir!
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Son yıllarda oruç tutarken
karşılaştığımız ilginç bir durum var. Bazı insanlar gün ışığına bakarak, ezan
okunduktan daha sonraları sahurunu kapatıyor haliyle de akşam ezan okunduktan
sonra yine gün ışığına bakarak herkesten biraz daha geç orucunu açıyor… Bu
konudaki görüşleriniz nedir?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Marjinal
İslami algılar mevcuttur. Ancak bunlar bireysel veya yereldir. Telefon,
bilgisayar gibi çağın ürünleri olan teknolojik aletleri kullanıp, ardından
teknolojik bilgilere değil de kendi duyularına göre hareket eden kişiler, çağı
geriden takip ediyorlar demektir.
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">&nbsp;</span><img src="uploads/Haziran/ra-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Aynı minvalde Ramazan Bayramı günlerinde
de bu tür şeyleri görüyoruz… İşte, ‘Hilal görüldü-görülmedi’ denilerek bir gün
önce ya da normal takvimden bir gün sonra ‘Bayram’ edenler var. Bu tür
uygulamalara ne diyorsunuz? 
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Geçen
senelerde "Rü’yet-i Hilal” toplantıları yapıldı. Sorunu çözmek amacıyla farklı
yöre, algı ve ülkelerden İslam bilginleri bir araya geldi. Ancak hiç birisinde
ortak bir karara varamadılar. Nedeni ise, dini bir çözümden çok, siyasi bir
yaklaşım sergilenmesidir. Buna İslam ülkelerindeki "siyasi veya ilmi kibir”
denilebilir. Sorunun çözülmesi için mevcut Diyanet İşleri Başkanlığı çok çaba
harcadı ama maalesef sonuç alınamadı. Oysaki Osmanlı döneminde de imsakiyeler
mevcuttu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Fakir-fukaraya verilen iftara
başkalarının katılması…
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Biliyoruz ki, bazı iftarlar
fakire-fukaraya has olarak veriliyor… Durumu iyi olan birisi gidip halka açık
olan o yerlerde, imkanı varken iftar edebilir mi, ederse bunun hükmü nedir
hocam?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Özellikle
büyük şehirlerde bu yaşanıyor. İşten eve dönerken iftara yetişemeyeceğini
anlayan bir yurttaş, bir iftar sofrasına katılabiliyor. Bunun dini bir
sakıncası yoktur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Gerekçesi bilinmediği için ‘Oruç’
tutmayanlarda var. Müslüman’da olabiliyor bunlar, Gayrimüslim de… Oruç tutmayan
bu insanların halini görünce bazen aşırı sayılabilecek bir tepki gösteren
insanlara rastlıyoruz zaman zaman. Çok az da olsalar. Diyelim ki; birini gördü
oruç tutan bir Müslüman, karşısındaki kişi açıkta yiyor, içiyor. Bu halde oruç
tutmayanlara karşı o kişinin davranış şekli nasıl olmalı?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Oruç
sabır, sebat ve hoşgörü ayıdır. Şeytanların dizginlenmesine yönelik rivayetleri
bu bağlamda okumak gerekir. Türk geleneğini bilmeyen bir turistin dışarıda bir
şey yiyip-içmesi normal karşılanabilir. Ülkemizdeki Gayr-ı Müslimler de,
dindarlığı ölçüsünde bu konuda hassastırlar. Ancak burada saygı beklenen kesim,
oruç tutmayan laik ve seküler kitledir. Özellikle katı ve seküler olanlar, dinin
her alanında olduğu gibi, bu konuda hoşgörü ve saygı yoksunu olanlar vardır. Bu
tür insanlardan oruç tutanlara yönelik bir hoşgörü beklemekten öte, insani bir
tavır beklemek, oruç tutanların beklentisidir. Oruç tutanların yanında onları
rahatsız edecek tutum ve davranışlar sergileyen bu kitlenin, "oruç tutmuyor
diye dayak yedi” türü provakatif haberlerini geçmişte çok gördü bu ülkenin
insanları. Oruç tutanlardan rahatsız olmak, ruhsal bir rahatsızlıktır. Tek
tiplik ve herkes benim gibi düşünmelidir şeklindeki bir algı, ‘Hard’ laikliğin
doğal bir sonucudur. Bu nedenle onlar, "Diktatördürler!”.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><span lang="TR" style="font-size: 14pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Müslüman kimliğini taşıyan kimselerin
din ve dini karşıtlık tavrı…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruç bir sınav mıdır, öyle kabul
edilirse kimin ve neyin sınavıdır?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Oruç
bütün toplumun bir samimiyet sınavıdır. Oruç, asıl dine ilgisiz kesimin bir
sınavıdır. Oruç tutanlar için, sabır, irade ve metanet sınavıdır. Yahudi ve
Hristiyanlar hakkında, kutsal dinlerdeki ortay paydaya yöneliktir. Sünniler
için, söylem-eylem ilişkisindeki ciddiyet imtihanıdır. Aleviler hakkında, sevgi
ve hoşgörü söylemindeki doğruluk sınavıdır. Laik ve seküler kesim hakkında da,
insani değerlerdeki gerçeklik sınavıdır. Oruç tutanları rahatsız edecek şekilde
bir tutum içerisindeler ise, insani değerlerden nasipsiz olduklarını sonuç
veren bir sınavdır. Özet olarak oruç herkes için, sevgi, saygı ve samimiyet
sınavıdır. Ancak özellikle, insani değerlerden bahseden, insana saygıdan söz
eden, özgürlükten dem vuran, diktatörlükten uzak oldukları söyleminde bulunan
Türkiye'deki seküler kitlenin sınavıdır…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size: 11pt; font-family: Verdana; font-weight: bold;">Oruç tutmayan bir insanın, Oruç
tutan insanlara karşı toplumsal, sosyal, insani bir çerçevede davranması, nasıl
bir yol izlemesi örf ve adetlerimize, dinimize göre uygundur,&nbsp; bunun bir ölçüsü var mı hocam?
		<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="TR" style="font-size:11.0pt;font-family:Verdana">Burada,
dini ve kültürel bir yaklaşımdan ziyade insani bir tavır beklenir. Oruç
tutanların kendilerine saygı gösterilmesini beklemeleri, insani bir olgudur. Bu
bir kültür meselesidir. Sözgelimi bu konuda; "Soft laik” olan Batı toplumu, Türkiye’de
"Hard laik” olan kitlelerden daha sağduyuludur. Yoğurt ve süt bozulsa bir
şekilde yenebilir. Ama yağ bozulsa, zehir olur. Müslüman kimliğini taşıyan veya
geçmişinde Müslüman olan kimselerin din ve dini karşıtlık tavrı, yağın
bozu]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cübbeli Hoca: "Bu şarkıları söyleyenler cehennemlik"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-hoca-bu-sarkilari-soyleyenler-cehennemlik-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cubbeli-hoca-bu-sarkilari-soyleyenler-cehennemlik-/</id>
<published><![CDATA[2015-05-27T08:32:31+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-05-27T08:32:31+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_F298D0-5E69E9-13572D-5B4304-449894-BDDCCF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Cübbeli, "kahpe felek", "adaletin nerede?", "isyanım tanrıya" ifadeleri geçen şiirleri yazan şairin, bu şiiri besteleyen, okuyan şarkıcının ve bu şarkıyı dinleyenlerin de cehennemlik olduğunu yazdı.<br />
	<br />
	</div>
<div>İşte Cübbeli'nin yazısından bir kesit;<br />
	<br />
	</div>
<div>Şi­ir­le­rin­de ve şar­kı­la­rın­da Al­la­h'­a is­yan eden, ka­de­re, fe­le­ğe küf­re­den ki­şi­ler Be­rat ge­ce­sin­de de af ol­maz­lar. Al­lah hiç kim­se­ye zer­re ka­dar zul­met­mez. Ki­şi­le­rin, top­lum­la­rın ba­şı­na ge­len şey­le­rin ar­ka­sın­da mut­la­ka ila­hi ada­let var­dır.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"KİME SÖVÜYORSUN YAHU"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Şi­ir­le­rin­de ve şar­kı­la­rın­da "Kah­pe fe­lek ne­re­de?" di­yen­ler, "A­da­le­tin ne­re­de?" di­yen­ler, "İs­ya­nım tan­rı­ya­" di­yen­ler ma­ale­sef be­ra­t ge­ce­si de af ol­maz­lar. Bu şa­ir­le­rin şar­kı­la­rı­nı söy­le­yen­ler, bir de bun­la­rı ef­kâr­la­nıp da din­le­yen­ler, ce­hen­nem­de bir ef­kâr­la­na­cak­sın ki sen, ha­ki­ki ef­kâ­rı ora­da gö­re­cek­sin. Si­ga­ra­ da yok ki tüt­tü­re­sin. Her ta­raf ateş za­ten ner­de ne­yi tüt­tü­re­cek­sin. Ef­kâr­lan­mış! Ne ef­kar­la­nı­yor­sun?! Al­la­h'­a "Ka­der bu. Kah­pe fe­le­k" di­yor ha­şa ve kel­la. Ha­dis-i şe­rif­te "Al­-lah-u Teâ­la bu­yu­ru­yor ki: Âde­moğ­lu fe­le­ğe sö­ver, onun fe­lek di­ye söv­dü­ğü be­ni­m" (Bu­ha­rî, Tef­sir 45) buy­ru­lu­yor. Çün­kü fe­lek ya­rat­ma­dı, me­lek ya­rat­ma­dı. An­ne­ni de, ka­rı­nı da alan Al­lah, ma­lı­nı da ba­tı­ran Al­lah. Öy­ley­se ya­ra­tan Al­lah ise rı­za gös­ter­mek la­zım. Ki­me sö­vü­yor­sun ya­hu?<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"GÂ­VU­RU MU­SAL­LAT EDER"</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Şi­ir­le­rin­de, şar­kı­la­rın­da "İ­la­hi ada­let yok mu?" di­ye so­ru­yor­lar. İla­hi ada­let öy­le bir var ki­… Os­man­lı son za­ma­nın­da bo­zul­ma­say­dı, bu mil­let hak et­me­sey­di, Al­lah düş­ma­nı mu­sal­lat eder miy­di? 4 mez­hep müf­tü­sü Ali Hay­dar Efen­di bi­le "Bu mil­le­ti bu ha­le ge­ti­ren ho­ca­lar­la, şeyh­le­r" der miy­di? "Me­şi­hat­ta 60 ta­ne ho­cay­dık. Hep­si de al­la­me-i ci­han. 6 ki­şi na­maz kı­lar­dı, ge­ri­si kıl­maz­dı­" der miy­di? "50 li­ra rüş­vet­le is­te­di­ğin ye­re ka­dı, müf­tü ola­rak ta­yin olur­su­n" der miy­di? Zen­gi­nin, ağa­nın oğ­lu oku­ma­dı­ğı hal­de med­re­se ya­zı­lıp as­ker­den fi­rar eder miy­di? Sen bu ka­dar bo­zu­lur­san Al­lah da gâ­vu­ru mu­sal­lat eder kar­de­şim.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">ABD'de kadınlar için özel cami</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-de-kadinlar-icin-ozel-cami-579/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/abd-de-kadinlar-icin-ozel-cami-579/</id>
<published><![CDATA[2015-05-21T08:38:54+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-05-21T08:38:54+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_83D071-54E16D-64A7D0-DD5133-9C29A1-8EEA00.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Burası, kadın ve erkeklerin ayrı ayrı namaz kıldığı diğer camilerden farklı. Kadınlar Camisi’nde imam da kadın. Edina Lekoviç, caminin açıldığı gün vaaz verdi: "Cemaatte yer alan kadınlarla birlik içinde olduğumu hissettim. Hepimiz aynı amaç için bu camiye geldik. İnancımıza olan bağlılığımızı tazelemek, yeni bir adım atmak ve biraz daha farklı bir deneyim kazanmak için buradayız.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Birçok Müslüman kadın, diğer camilerde kendilerini dışlanmış hissettiklerini dile getiriyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Tenzile Ahmed, "Gençlik ve çocukluk yıllarında gittiğim camide, kadınlar olarak hep arkada yer aldık. İmamın vaaz verdiği bölüme girmemiz yasaktı. Bu camideyse arka plana itilmenin yarattığı rahatsızlık aklıma hiç gelmiyor. Erkek egemenliğiyle ilgili kaygılarla uğraşmak zorunda kalmıyorum” şeklinde konuşuyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kadınlar Camisi’nde kıyafet zorunluluğu da yok. Kadınlar, Yahudi ve Hıristiyanların da etkinlikler gerçekleştirdikleri binada namaz kılıyor. Kurucusu Hasna Maznavi, camiye yer olarak bu çok kültürlü ortamı seçtiğini söylüyor: "Ben en çok İslam’ın altın yıllarını yaşadığı dönemden etkileniyorum. Bu dönemde Müslümanlar, Yahudiler ve Hıristiyanlar yan yanaydı.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Ancak kimileri kadınlara özel caminin gerekliliğini inanmıyor.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Din adamları, kadınlardan oluşan cemaate bir kadının imamlık yapması kabul edilebilir olsa da buna Cuma namazlarını da dahil edip etmeme konusunda kararsız. Güney California Üniversitesi’nden Brie Loskota’ya göre, kadının İslam dinindeki yeri, yeni bir tartışma değil: "Kadınlar Camisi’nin açtığı tartışma yeni değil. Kadınların İslam dini içindeki rolü hep eleştirildi. İslami kurumlarda kadının çok uzun yıllardır kısıtlı rol oynaması, özellikle X nesli olarak adlandırdığımız nesil içinde daha çok tartışılıyor.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Brie Loskota, Kadınlar Camisi’nin bu eleştirilere verilen bir yanıt olduğunu söylüyor: "Dinlerarası diyaloğa, farklılıklara büyük önem veriliyor. Çoğulculuk ve çoğulcu bağlamda Müslüman kadınların nasıl yer alacağına dair tartışmalar yapılıyor.”</div>
<div><br />
	</div>
<div>Bu kadınlar içinse maneviyat, en büyük öncelik..</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarihi kilisede yıllar sonra ilk nikah</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarihi-kilisede-yillar-sonra-ilk-nikah-518/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarihi-kilisede-yillar-sonra-ilk-nikah-518/</id>
<published><![CDATA[2015-05-19T10:17:20+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-05-19T10:17:20+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_229A01-3BDA4D-E187AD-D0A7F2-040D51-9BD8BC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Didim'de yaşayan Melek- Sikke Afram çiftinin oğlu Enlil Simon Afram (38) ile İsveç'te yaşayan David-Semso Acar çiftinin kızı Loris Acar'ın (29) nikahı; Didim Belediyesi'nden alınan izinle; Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ile İsveç'ten gelen Başpapaz Gabriel Bankaşo tarafından kıyıldı.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Dün saat 16.30'da başlayan nikahta gelin Acar, limuzinle kiliseye geldi. Davul ve zurnayla karşılanan Acar'a, babası David Acar kilisenin kapısına kadar eşlik etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Dualar eşliğinde gelinin kiliseye girip yerini almasıyla Süryani geleneklerine göre nikah kıyıldı. Çiftin yüzüklerini Başpapaz Gabriel Bankaşo taktı. Bir saatlik manevi takdis töreninden sonra çift, dünya evine girdi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">SÜRYANİ CEMAATİ MUTLU</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Tören sonrası konuşan Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, "Türkiye, Süryanilerin ana yurdu. Özellikle Tur Abdin (Midyat) ve Mezopotamya bölgeleri, Süryanilerin binlerce yıldır yaşadıkları yerlerdir.<br />
	<br />
	</div>
<div>Süryanilerin buralardan gitmesi bölgenin çoğulculuğunun sekteye uğramasına sebep oldu. Ancak bütün güzellikleri olan bir toplumun evlatlarının Türkiye'ye dönmesi ve nikah törenlerini Türkiye'de, Ege'nin önemli kenti Didim'de yapmaları bizi de çok mutlu etti" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Süryanilerin çeşitli nedenlerden dolayı Avrupa'nın çeşitli bölgelerine göç ettiğine değinen Özmen, "Son yıllardır Süryanilerin tekrar Tur Abdin'e ve buralara gelerek ev alması, yaşaması bizleri çok mutlu etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Belki bir asırdır bu kilisede ayin yapılmadı, tören yapılmadı. Bugünkü tören bir ilk oldu. Dolayısıyla bu anlamda genç çiftimizi bereketledik, kutsadık.<br />
	<br />
	</div>
<div>İnşallah önlerindeki yaşamlarında üstün başarılar dileklerimizle beraber, burada çok mutlu olacaklarına dair inancımız tamdır" dedi.&nbsp;<br />
	<br />
	</div>
<div>Konuşmaların ardından davetlilere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Çiftin düğünü 5 yıldızlı Didim Aurum Hotel'de gerçekleştirildi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Tarikat şeyhine şarkılı türkülü doğumgünü partisi</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarikat-seyhine-sarkili-turkulu-dogumgunu-partisi-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/tarikat-seyhine-sarkili-turkulu-dogumgunu-partisi-/</id>
<published><![CDATA[2015-04-29T14:08:38+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-04-29T14:08:38+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_360EB6-024613-C4FB71-F9681C-3A06D7-7ACC9A.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />Görüntülerde İngilizce ‘iyi ki doğdun’ şarkısının söylendiği ve bazı müritlerin şeyhin önünde doğum gününü kendilerine has şekilde kutladıkları görülüyor. Kabbani’nin, geçen yıl hayatını kaybeden Nazım Kıbrısi’nin isteği ile ABD’ye yerleştiği biliniyor. Kabbani’nin &nbsp;barış, hoşgörü, saygı, sevgiye dayalı İslam’ı savunduğu müritleri tarafından ifade ediliyor.<br />
<br />

<iframe src="http://webtv.hurriyet.com.tr/embed/?vid=111485&amp;w=580&amp;h=326&amp;autostart=false" width="580" height="326" frameborder="0" scrolling="no" allowfullscreen=""></iframe><br />
<br />
<br />
<br />
 ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Vatikan'a bağlı üniversitede şeytan çıkarma kursu!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/vatikan-a-bagli-universitede-seytan-cikarma-kursu-/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/vatikan-a-bagli-universitede-seytan-cikarma-kursu-/</id>
<published><![CDATA[2015-04-19T13:15:39+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-04-19T13:15:39+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_61B002-91CA98-09990A-2C2843-F6231B-039CC1.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Roma'da bulunan, Vatikan'a bağlı Regina Apostolorum Üniversitesi'nde 13-18&nbsp;Nisan tarihleri arasında, "Şeytan çıkarma ve özgürleştirme duası" adlı bir kurs düzenlendi. Rahiplerin yanı sıra doktor, psikolog, öğretmen gibi farklı mesleklerden insanların da katıldığı kursta şeytan çıkarma, büyü, satanizm, okültizm gibi birçok konuda dersler verildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Kursa katılan yaklaşık 160 kişiye, fiziksel ya da psikolojik rahatsızlıklarla "şeytan tarafından ele geçirilme" vakaları arasındaki farklar öğretildi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Seleflerinin aksine, şeytanın adını sıklıkla anan Papa Francesco sayesinde, son yıllarda şeytan çıkarma talebiyle kiliseye başvuranların sayısının arttığı da belirtildi. Özellikle İtalya, İspanya, Meksika gibi ülkelerde bu talepleri karşılamak için şeytan çıkarma konusunda yetkili din adamı sayısı artırıldı. İtalya'nın başkenti Roma'daki kiliselerde şeytan çıkarma yetkisi olan din adamı sayısı 5'ten 10'a, Milano'dakiler ise 5'ten 12'ye çıkarıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sık sık şeytanın eylemlerine ve baştan çıkarmalarına karşı uyarılarda bulunan Papa Francesco, geçen yıl Cadılar Bayramı öncesinde yaptığı bir açıklamada da "Yeni nesiller, şeytanın mitolojik bir figür olduğuna, kötülüğün bir temsili olduğuna inandırılmış. Ama şeytan vardır ve onunla savaşmamız gerekir" demişti. 2013 yılında da Papa Francesco'nun hasta bir adama şeytan çıkarma duası okuduğu iddia edilmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Roma'daki şeytan çıkarma kursunu düzenleyen Istituto Sacerdos (Rahip Enstitüsü) Müdürü Pedro Barrajon, kursa gösterilen yoğun ilginin, "şeytanın dünyadaki eylemleri hakkındaki farkındalığın artmasından" kaynaklandığını söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Meksikalı şeytan çıkarma uzmanı rahip Cesare Truqui de, "Papa Francesco sık sık şeytandan bahsediyor ve bu kesinlikle şeytan çıkarma konusundaki farkındalığı artırdı" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">PAPA'NIN ETKİSİ</span><br />
	<br />
	</div>
<div>İtalya'nın Sicilya adasının başkenti Palermo'dan şeytan çıkarıcı peder Benigno Palilla ise, ezoterizm, okültizm, satanizm gibi akımların gençler arasında yayıldığını öne sürerek din adamlarının bu konularla daha fazla ilgilenmesi gerektiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Şeytan çıkarma kursunda konuşan Ferrara-Comacchio Başpiskoposu Luigi Neri ise, "günümüzde yaşanan değer kaybı krizinin temelinde 1968 hareketlerinin yattığını" öne sürdü. Neri, "Gençlerimizi etkileyen her kötülüğün kaynağı olan 1968'de, 'yasaklamak yasaktır' deniliyordu. Gençlere yönelik riskler tam da buradan, bu serbestlikten geliyor" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet: "Taşıyıcı annelik zinadır"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-tasiyici-annelik-zinadir-918/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-tasiyici-annelik-zinadir-918/</id>
<published><![CDATA[2015-03-22T10:45:15+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-03-22T10:45:15+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_55CD21-8F3D9B-B4875F-B62EA2-BD3735-9045E8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait, 'Fetva mercii' olarak işlev gören, ‘Dini Soruları Cevaplandırma Platformu’na, ‘Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak caiz midir?’ sorusu yöneltildi. Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, bu konuda 5 Ocak 2012 tarihinde kadın veya erkekteki ‘bir kusur’ nedeniyle, ‘Tabii ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı’ durumlarla ilgili karar verdiğini hatırlattı. Bu kararda, "Döllendirilecek yumurta ve sperm, her ikisinin de nikahlı eşlere ait olması, yani bunlardan herhangi biri yabancıya ait olmaması; Döllenmiş olan yumurta, başka bir kadının rahminde değil de yumurtanın sahibi olan eşin rahminde gelişmesi; Bu işlemin, gerek anne, babanın; gerek doğacak çocuğun maddi, ruhi ve akli sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı tıbben sabit olmak şartıyla tüp bebek yöntemine başvurmakta bir sakınca yoktur" denildiği belirtildi. Bu konuda verilen fetvanın sonunda, şu ifadeler yer aldı:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Fiilen nikahlı olmayan kişiler arasında başlayıp sonuçlamayan tüp bebek uygulaması, insanlık duygularını rencide etmesi ve zina unsurlarını taşıması sebebiyle caiz değildir."<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"İÇİLMESİ HARAM ALKOL TEMİZLİK MADDESİ OLARAK KULLANILABİLİR"</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Din İşleri Yüksek Kurulu ‘Alkolün temizlikte kullanılması caiz midir?’ sorusuna verdiği fetvada alkollü içeceklerin tüketilmesinin İslam dininde kesin olarak haram kabul edildiği vurgulanırken, şöyle devam edildi:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Bunlar necis oldukları için kullanılmaları da caiz değildir. Dolayısıyla elbise ve beden üzerine dökülmeleri halinde yıkanmaları gerekir. Zira üzerine şarap, şampanya, rakı, konyak ve benzeri alkollü bir içki dökülmüş olanlar bunları yıkamadıkça namaz kılamazlar. İçmek için değil de, temizlik amacıyla üretilmiş olan alkollü maddelerin içilmesi haram olmakla birlikte, temizlik maddesi olarak kullanılması caizdir. Bu nedenle, namaz kılmadan önce bu ürünlerin sürüldüğü yerlerin yıkanması gerekmez."</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Eşcinseller Hacca gidebilir"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-escinseller-hacca-gidebilir-449/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-escinseller-hacca-gidebilir-449/</id>
<published><![CDATA[2015-03-16T16:36:58+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-03-16T16:36:58+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_371077-DA71D4-BFCD49-959B4D-2A8513-B5B066.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Antalya Müftüsü Orman Artan, 2015 yılı hac kayıtları hakkında bilgi vermek amacıyla basın toplantısı düzenledi. Müftülük binasında düzenlenen toplantıda konuşan Artan, hac kesin kayıtlarının 16-27 Mart tarihleri arasında yapılacağını duyurdu.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Artan, bir gazetecinin "Eşcinseller Hacca gidebilir mi?" şeklindeki sorusuna, "Böyle durumlarda kişinin Müslüman olmasına bakılır. Müslüman olarak İslamın 5 şartından birisi nedir? Namaz kılmak, zekat vermek, Hacca gitmek, oruç tutmak, Kelime-i Şehadet getirmek. Her Müslümanın üzerine farz olan görevlerdir. Bunların da bir şartı var. Hacca gidip geldiğinde yol ücretini karşılayacak. Gelinceye kadar ailesinin geçimini sağlayacak paraya sahip olan kimselerin Hacca gitmesi gerekir. Bu şartları taşıyan bir kimse o ismini zikrettiğiniz şekliyle kadın olsun erkek olsun veya genç veya ihtiyar olsun, herkes Hacca gidip görevini yapabilir. Diğer yönlerden kendilerinin bir hatası kusuru veya herhangi bir şekilde tercihi varsa onlar Allah ile kendi aralarında olan durumdur. Gitmesinde bir mahzuru yok kimsenin. Bilemeyiz ki herkesi Hacca giderken" diye cevap verdi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bir pizzacıya gidip, pizza yemeyi özledim"</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bir-pizzaciya-gidip-pizza-yemeyi-ozledim-803/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bir-pizzaciya-gidip-pizza-yemeyi-ozledim-803/</id>
<published><![CDATA[2015-03-13T19:48:04+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-03-13T19:48:04+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_8534E4-AB90DA-C3A0DC-8EFA45-3474E8-35E04E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Katoliklerin 266'ncı ruhani lideri olarak bundan 2 yıl önce yapılan konklav (Papalık seçimi) ile seçilen Françesko, göreve gelişinin ikinci yıldönümü dolayısıyla Meksika Televizyonu'na özel röportaj verdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Papalıkta çok uzun zaman geçirmeyeceğinin sinyalini veren Papa, "Benim papalığımın kısa süreceğini hissediyorum. 4 ya da 5 yıl. Bilmiyorum 2 ya da 3 yıl belki de... 2 yılı geçti zaten. Bu sadece belirsiz bir hissiyat" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Selefi Papa 16'ncı Benediktus'un, bu görevi daha fazla yürütemeyeceğini belirterek görevinden istifa etmesiyle yeni bir yol açtığını söyleyen Papa Françesko, bu hususta selefine olan saygısını yineledi. Franciscus, Tanrı'nın kendisini de bu göreve kısa süreli getirdiği düşüncesinde olduğunu belirtti.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">"BENİM İÇİN DE SÜRPRİZ OLDU"</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Seçildiği günle ilgili soru yöneltilen Papa, "13 Mart öğle yemeği arasına kadar bir iz yoktu. Ancak o arada kardinaller, tek tek yanıma gelip sağlığımı sormaya başladılar. Akşam olduğunda pasta olmuştu. Her şey sadece iki oy pusulasıyla şekillenmişti. Bu, benim için de sürpriz oldu" diye anlattı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Seçim sırasında sürekli dua ettiğini anlatan Papa, oylamada kendi isminin 3'te 2 çoğunluğu geçtiği anlaşılınca kardinallerin yanına gelerek duasını kestiklerini ve Papalık görevini kabul edip etmediğini sorduklarını, kendisinin de kabul ettiğini söylediğini aktardı.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Kilisenin ailelere iyi hizmet etmeyi amaç edinmesi gerektiğini dile getiren Papa, çiftlerin evliliğin kutsallığına hazırlanmalarının önemine dikkati çekti. Franciscus, bazı evliliklerin, çiftlerin bu konuda hazır olmamaları nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandığını dile getirdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Papa olmaktan nefret etmediğini ancak çok seyahat etmeye de meraklı olmadığını belirten ruhani lider, "Tanınmadan, serbestçe Vatikan'ın dışına, bir pizzacıya gidip pizza yemeyi özlüyorum" dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Vatikan'ın ünlü Sistine Şapeli'nde 13 Mart 2013 akşam oylaması için toplanan Konklav'da (Papalık seçimi) Kardinaller Meclisi, dönemin Buenos Aires Başpiskoposu ve bir Cizvit rahibi olan Arjantinli Kardinal Jose Mario Bergoglio'yu, 266'ıncı ruhani lider olarak belirlemişti. Sade tavırlarıyla inananların gönlünü daha ilk selamlamada fetheden Papa Bergoglio, kendisine daha önce hiç kullanılmamış olan Hristiyan aleminin ünlü azizi Assisili Françesko'nun ismini seçmişti.</div>
<div><br />
	</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Diyanet'ten tuvalet kağıdı açıklaması</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-tuvalet-kagidi-aciklamasi-482/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/diyanet-ten-tuvalet-kagidi-aciklamasi-482/</id>
<published><![CDATA[2015-03-10T09:54:47+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-03-10T09:54:47+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_E32CB0-27E925-3549E7-2A9570-006E07-A68C97.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı son olarak "tuvalet kağıdı, hemoroid ve saç boyası” ile ilgili sorulara yanıt verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'JÖLE BOZMAZ'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Tuvalet kağıdı ile temizlenmenin bir sakıncasının olup olmadığını soran vatandaşa yanıt veren Diyanet, "Dinimizde namazın sahih olma şartlarından biri de, insan vücudunun, elbisesinin ve namaz kılacağı yerin dinen pis sayılan şeylerden temiz olmasıdır. Aslolan bu temizliğin su ile yapılmasıdır” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet’ten "Saç boyası, abdest ve gusle engel midir?” sorusuna da cevap geldi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, Dini Soruları Cevaplandırma Platformu, "İçeriğinde kan gibi dinen temiz olmayan şeyler bulunmadığı sürece, el veya başa sürülen kına, boya gibi maddelerin katı atıkları iyice yıkanıp, sürüldüğü yerlerden temiz ve saf bir su akması durumunda, bunların deri ve saçlarda bıraktığı renk suyun deriye nüfuzuna engel olmaz. Dolayısıyla deri üzerinde tabaka oluşturmayan, kına, saç boyası ve jöle gibi maddeler abdest ve gusle mani değildir” ifadelerini kullandı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İltica talebi reddedilen camiye sığınıyor!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/iltica-talebi-reddedilen-camiye-siginiyor-311/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/iltica-talebi-reddedilen-camiye-siginiyor-311/</id>
<published><![CDATA[2015-02-21T09:30:06+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-21T09:30:06+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C34027-F46FFA-A18906-287F07-2F06AD-2577BF.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya'ya son aylarda rekor düzeyde sığınma başvuruları yapılıyor. Özellikle Ortadoğu'da yaşananlar sığınma başvurusunda bulunanların sayılarının artmasına neden oldu. Afrika'dan, Doğu Avrupa ülkelerinden de gelenlerin sayıları hayli fazla. Sığınma başvurusunda bulunanlardan geçerli mazeretleri olanlar bu hakka kavuşuyor. Ancak başvuruları reddedilenlerin sayıları da az değil. Bu kesim genellikle geldikleri ülkelere gönderiliyor. Ama kalmakta ısrarlı olanlar ise 1970'li yıllardan beri uygulanan bir yönteme başvuruyor; Kiliselere sığınıyorlar. Böylece haklarında çıkarılan karara itiraz etme ve olumlu olacağını umdukları sonucu beklemek için zaman kazanmayı hedefliyorlar.<br />
	<br />
	</div>
<div>İltica başvuruları reddedilenlerin tercih ettiği "Kiliselere sığınma uygulaması" (Kirchenasyl) şu sıralarda yoğun ilticacı akınına uğrayan ülkede yeniden tartışmaya açıldı. Siyasiler, sığınmacı sayısını azaltmak amacıyla, başvuruları reddedilenlerin "Süre kazanmak amacıyla" kiliselere sığınmalarının engellenmesini istiyor. Ancak emniyet güçleri kutsal özelliklerinden dolayı kiliselere girerek, burada bulunanları gözaltına almaya yanaşmıyor. Almanya'da uzun bir geleneğe sahip kiliselere sığınma uygulaması ülkede sayıları gittikçe artan camilerde de var mı? Sonuçta Almanya'ya sığınma talebinde bulunan çok sayıda Müslüman da var. Müslüman sığınmacılar için camiler de tıpkı kiliseler gibi sığınabilecekleri mekânlar ya da organizasyonlar olabilir mi?<br />
	<br />
	</div>
<div>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Dış İlişkiler Birimi Müdürü Zekeriya Altuğ'a göre camiler, kapılarını sığınmacılara açma gibi bir özelliğe sahip değiller. Altuğ, "İslam'da kiliselerde olduğu gibi kapılarını sığınmacılara açma gibi bir uygulama pek görülmez. Ancak İslam'da da mağdur olanların camilere sığındıkları olmuştur. Hz. Muhammed ve birçok din âlimi camiye sığınanlara dokunulmaması gerektiğine dair uyarılarda bulunmuşlardır " diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Cami ve kilise farklı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>İslamiyet'in, kutsal mekanlara sığınma konusunda Hrıstiyan inancından farklı bir yaklaşım sergilediğini ifade eden Altuğ, kiliselerin kendilerine sığınanları daha çok emniyet güçlerinden koruma görevi üstlenirken, camilerin kolluk güçlerine engel çıkarma gibi bir misyon taşımadığını vurguladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Zekeriya Altuğ, Almanya'da bir süre önce Hamburg'da Arap'lara ait bir camiye insanların sığındığını ancak Diyanet İşleri Türk İslam Birliği bünyesindeki camilerde bugüne dek buna benzer bir olayın yaşanmadığını belirterek, kiliseye ya da camiye yapılan sığıma başvurularının zaten sorunun kesin çözümüne hizmet etmediğini vurguladı:<br />
	<br />
	</div>
<div>"Camilere ya da kiliselere sığınma pek yarar sağlamaz. Sorun kanunlar çerçevesinde çözülmelidir" diye konuşan Altuğ, Alman İltica Yasası'nın günümüzün koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğine işaret ederek, "İnsanları bir hafta, bir ay oralarda ağırlasanız da konuyu çözmüş olmayacaksınız. Bu nedenle camilerin sığınma yeri olması çözüm getirmez" diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya'da kiliselere sığınma hakkının yasal bir dayanağı yok. Yasal boşluklar kiliselere sığınan mağdurların dışarı çıkarılmalarına bir şekilde engel olunmasına yarıyor. Kilise yöneticileri kiliseye ait mekânlarda geçici süre kalmasına onay verince, emniyet güçleri ya da ilgili birimlerin görevlileri kutsal mekânlara saygılarından dolayı buralara girip, görevlerini yapmıyorlar. Bu süre içinde de sığınmacılar dosyalarının yeniden görülmesini talep ediyor, sonuç olumlu olursa mağdurlar sığınma haklarına kavuşuyor. Ve kiliseleri "legal" insanlar olarak terk ediyorlar. Aksi halde sınır dışı ediliyorlar.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Sınırlı yardıma hazırlar</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya'ya gelen çok sayıda Müslüman sığınmacının bulunduğu göz önüne alınırsa, bu insanların elbette camilerden de beklentileri olacaktır.</div>
<div>Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Dış İlişkiler Birimi Müdürü Zekeriya Altuğ bu konudaki çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Suriye ve diğer kriz bölgelerinden gelen sığınmacıların yardım talepleri var. Derneklerimiz yardım topluyorlar ve sığınmacıları düzenledikleri kurslara alıyorlar. Ama hukuki açıdan durumu belli olan kişileri sonsuza kadar oralarda tutarak adaletin işlemesine de engel olamayız. Durumu tam açıklığa kavuşmamış olanlara üç beş günlük bir destek konusunda elimizden gelen yardımı yaparız."<br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya'da kiliseler durumu açıklığa kavuşmamış olanları bir süre daha misafir edeceğe benziyor. En azından bazı siyasilerin itirazlarına rağmen kilise yönetimi bu konuda taviz vermiyor. Buna karşın camiler ise mağdurlara insani yardım konusunda el uzatmaya hazırlar.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Kadıköy sahiline cami yapılacak!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/kadikoy-sahiline-cami-yapilacak-501/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/kadikoy-sahiline-cami-yapilacak-501/</id>
<published><![CDATA[2015-02-18T06:00:44+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-18T06:00:44+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_1C40D2-776363-239A2F-9BF995-7CB37D-4395EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Diyanet İşleri Başkanlığı, Haydarpaşa Garı’nın da yer aldığı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda İSKİ artıma tesisi olarak görülen ve fiilen otopark olarak kullanılan alana cami yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Mekansal Planlama Müdürlüğü’nden talepte bulundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Dolgu alanı olan tescil dışı araziye yapılacak caminin adı "Ulu Cami” olarak belirtildi. Bakanlık da görüş almak üzere projeyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve Kadıköy Belediyesi’ne gönderdi.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">CAMİ ALTI KÜTÜPHANE VE SERGİ SALONU OLACAK</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Geçtiğimiz günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı’nın hazırladığı meydan düzenleme projesi Kadıköy sahiline yapılacak dolgu alanları ile gündeme gelmiş, cami projesine yer verilmemişti. Projede cami için belirlenen dolgu alanı yeşil alan olarak gözüküyordu. Dolgu alanı yapılırken denizin temizlenmesi kapsamında arıtma tesisi için kurulduğu, geri kalan alanın ise yeşil alan ve rekreasyon alanı olarak düzenleneceği belirtilmişti. Ancak Mekansal Planlama Müdürlüğü’nün görüş almak üzere hazırladığı plan değişikliğinde dolgu alanı cami alanı olarak belirlendi. Diyanet’in talebinde "Ulu Cami” olarak adlandırılan dini tesis alanının ilk katlarında kütüphane, sergi ve konferans salonları da yer alacak. Zemin altına ise katlı otopark yapılabilecek.</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">YAPICI "İSTANBUL’A YENİ BİR SİMGE YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR"&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cami inşaatı yapılmak istenen arazinin İstanbul’un kıyı şeridinde yer aldığını ve silueti doğrudan etkileyecek bir noktada olduğunun altını çizen Mimarlar Odası ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı, "İstanbul’da yeni bir simge yaratılmaya çalışılıyor. Camileri politik simge haline getirmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Kentin ihtiyacından ziyade gündemi kaydırmak için yapılan bir girişim” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cami inşaatı için seçilen alanın dolgu alanı olduğunun altını çizen Yapıcı, şunları söyledi:</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Kadıköy sahilinde mevcut dolgu alanlarında çökmeler mevcutken, deprem bekleyen bir kentte tamamı genç dolgu olan bu alanda toplumsal kullanıma açık bir tesis yapılması, burayı kullananların da can güvenliğini tehdit altına sokacaktır” açıklamasında bulundu. Yapıcı, "İnşaat zemin açısından da siluet açısından da yapılamaz. Konunun şimdi ortaya atılmasının nedeni "camiyi” kullanarak gündemi değiştirmek. Bunlar yapılaşmaya uygun olmayan alanların imara açılmasına olanak sağlayacak çirkin adımlar. Oraya Mimarlar Odası Genel Merkezi de Kültür Merkezi de yapılsa alan yapılaşmaya açılamaz.”</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANI AYKURT NUHOĞLU: BİR AĞAÇ KESİYORLAR, BİR DE CAMİ YAPIYORLAR</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Kadıköy sahiline yapılması düşünülen cami için onay vermediklerini, binlik ve 5 binlik planlarda olmadığını belirterek, "Ankara'da birinin aklına geliyor, uygulamaya çalışıyorlar. Burada bana böyle bir talep gelmedi. Burası dolgu alanı. Bir tek İSKİ'nin tesisi var. Bir ağaç kesiyorlar, bir de cami yapıyorlar. İşleri güçleri inşaat. Böyle şeyler ihtiyaçtan doğar. Daha Kadıköy'de bir huzurevi yok. Sadece yaklaşan seçimler için seçim yatırımı" dedi.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">"Bu bir skandaldır!.."</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bu-bir-skandaldir-919/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/-bu-bir-skandaldir-919/</id>
<published><![CDATA[2015-02-05T09:23:22+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-05T09:23:22+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_B7A005-4F3DE0-C3DDDD-9996AA-BD2FE3-DCA114.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Vatikan’daki (Kutsal Makam) Nervi Salonu’nda geleneksel Çarşamba kabul günü dolayısıyla binlerce inananla bir araya gelen Papa Francesco, Ukrayna’da süregelen çatışmalara da değindi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>İncil’den alıntılarla aile ve baba kavramının önemini anlatan Papa, oturumun son bölümünde ise salondakilere hitabında:"Sevgili Ukrayna halkını düşünüyorum. Ne yazık ki oradaki durum ve taraflar arasındaki çatışma daha da kötüye gidiyor. Bilhassa çoğu sivil olmak üzere orada yaşamını yitirenler ve aileleri için dua edelim, kardeşin kardeşe uyguladığı bu korkunç şiddetin sona ermesi için Tanrı’ya yakaralım” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>‘Hırpalanmış toprak’ olarak nitelediği Ukrayna’ya barışın gelmesinin tek yolunun, taraflar arasında diyaloğun ve uzlaşmanın sağlanması olduğunu hatırlatan Papa "Bunun için her türlü girişimde bulunulması yönündeki - uluslararası düzeyde de - çağrımı yürekten yineliyorum” dedi.</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Sevgili kardeşlerim, ben ‘zafer’ ya da ‘yenilgi’ kelimelerini işittiğimde büyük bir acı duyuyor, kalben büyük üzüntü yaşıyorum” diye sözlerine devam eden 78 yaşındaki ruhani lider, "Bunlar doğru kelimeler değil, tek doğru kelime ise barıştır. Sevgili Ukraynalı kardeşlerim bir düşünsenize; bu Hristiyanlar arasında bir savaştır. Oysa hepiniz aynı şekilde vaftiz edildiniz, ama Hristiyanlar arası mücadele veriyorsunuz. Bu skandalı bir düşünün! Dua edelim, çünkü savaş döneminde Tanrı huzurunda tek eylemimiz ancak budur” şeklinde tepkisini ortaya koydu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oturumun sonunda halkın arasında dolaşan Papa, kendisine sevgi gösterisinde bulunanlara yakın alaka sundu.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Engelli vatandaşlarla özellikle ilgilenen Papa, gelin ve damatlarla da bir süre sohbet ederek, hamile olan bazı gelinlerin karınlarına dokunarak, bebeklerini kutsadı.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Köln Katedrali'nde namazın 50'nci yılı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/koln-katedrali-nde-namazin-50-nci-yili-669/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/koln-katedrali-nde-namazin-50-nci-yili-669/</id>
<published><![CDATA[2015-02-04T13:05:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-04T13:05:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_C16B2B-E561DD-AF9666-9A3892-447CDE-BB704D.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya’ya Türkiye'den iş gücü göçünün önemli olaylarından, Köln Katedrali’nde bayram namazı kılınışının bugün 50’nci yıldönümü.<br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya’ya Türk işçi göçünün önemli olaylarından biri olarak görülen bu olay, Katedral yönetiminin özel izniyle 3 Şubat 1965’teki Ramazan bayramında gerçekleşti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Katedral'in kuzey bölümünde kıbleye doğru seccadeler serilerek duvarlardaki resim ve heykellerin üzeri brandalarla kapatıldı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Göçün ilk yıllarında cami bulunmayan Köln'de, neredeyse tamamı Türk işçilerinden oluşan Müslümanların talepleri üzerine Katedral yönetimi tarihi bir karara imza atarak bir kereliğine katedralde namaz kılınmasına izin verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Müezzinin ezan okumasının ardından imam sayıları yüzlerce olduğu ifade edilen cemaate namaz kıldırdı.<br />
	<br />
	<img src="uploads/Subat/namaz.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Bağış topladılar</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Köln’ün ilk Türkleri, namazdan sonra aralarında bağış toplayarak kilisenin bakımına harcanmak üzere Katedral yönetimine verdi. Türklerin bu jestinden dönemin gazeteleri övgüyle söz etmişti.<br />
	<br />
	</div>
<div>İnşaatına 13'üncü yüzyılda başlanan ve 19'uncu yüzyılda tamamlanan Gotik tarzdaki Katedral, Katolik dünyasının önemli merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Vatikan’a bağlı Katedral'de namaz kılınması o dönemde de çok tartışıldı. Katedral yönetiminden Norbert Feldhoff, namaz iznini dönemin Katedral yönetiminden bir üyenin verdiğini belirterek "Ama bu yüzde yüz bilinen bir şey değil, kesin olan daha sonra bu izne tüm Katedral yönetiminin sahip çıkması” dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Köln Katedrali, İslam karşıtı Pegida gösterisinin yapıldığı sırada dış cephe aydınlatmasını kapatmış ve böylece İslam karşıtlarına mesaj vermişti.</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Cemevleri ibadethane oldu!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/cemevleri-ibadethane-oldu-878/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/cemevleri-ibadethane-oldu-878/</id>
<published><![CDATA[2015-02-04T09:16:14+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-04T09:16:14+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_40337E-BB99E2-DB9490-71EDF6-ADCAF2-750EC8.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, inançlara ve ibadete saygı kapsamında, cemevlerinin ibadethane olmasına yönelik aldığı kararı değerlendiren Karşıyaka Belediyesi, konuyu meclis gündemine taşıdı. İlçedeki cemevlerine resmi ibadethane statüsünün verilmesi ve 'kültür merkezi' olarak anılan bu mekanların da resmi ibadet yerleri olarak kabulünü içeren karar, Karşıyaka Belediyesi'nin CHP'li meclis üyeleri tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Ak Partili 4 üyeden 3'ü 'ret' oyu kullanırken, Ersin Güngör, partili arkadaşlarına uymayarak 'kabul' oyu verdi. Ak Partili üyeler, karar sonrasında salonu terk etti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">DİN VE SİYASETİ AYIRIN&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Cemevlerinin ibadethane olması konusunun Türkiye'de yıllardır tartışıldığını söyleyen Başkan Hüseyin Mutlu Akpınar, "Cemevlerinin, ibadethane olarak kabul edilmemesi Alevi yurttaşlarımızı çok derinden incitmiştir. Dinle siyaseti bir tarafa ayırmak gerekiyor. Bu kültürlere, bu dini inançlara özgürlükler tanımıyorsanız bunun adına ileri demokrasi denmez" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">ÖRNEK OLMALIYIZ</span>&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>"Cemevleri ibadethanedir" diyen Başkan Akpınar şunları söyledi: "Cemevleri birilerinin söylediği gibi hiçbir zaman cümbüş evi olmamıştır. Tam tersine cemevleri bir kültür yuvası olmuştur. Cemevlerinin bugün Türkiye'de ibadethane olarak kabul edilip, dedelerinin de cami imamlarımızla aynı statüde değerlendirilmesi gerekiyor. Karşıyaka Belediye Meclisi'nin böyle önemli bir konuda göstermiş olduğu duyarlılığa teşekkür ediyorum. Umarım herkese örnek olur."&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">KONAK BELEDİYESİ DE 'İBADETHANE' DEDİ&nbsp;</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>Konak Belediye Meclisi de, AİHM kararları doğrultusunda cemevlerinin ibadet yeri olarak kabul edip, belediye olanaklarından diğer ibadethaneler gibi yararlanmasını oy çokluğuyla kabul etti.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Cemevlerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda ibaret yeri kabul edilmesi ve belediye olanaklarında diğer ibadethaneler gibi yararlanabilmesi konusunda verilen önergeye Ak Parti Grubu olumsuz yaklaştı. Ak Parti Grup Başkan Vekili Ömür Şanlı, Hükümet'in bu konuda bir düzenleme hazırlığında olduğunu, bunun beklenmesi gerektiğini söyledi. Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş ise AİHM kararının kesin ve açık olduğunu, Hükümetin de Alevi açılımı yaptığını belirterek, "Laik bir hukuk devletinde herkesin inancını özgürce yaşaması teminat altına alınmıştır. Bu önerge AİHM kararı doğrultusunda onaylanmıştır" dedi. Önerge Ak Parti Grubu'nun ret oylarına karşın oy çokluğuyla onaylandı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">CEMEVİ'NE AK PARTİ DESTEĞİ</span></div>
<div><br />
	</div>
<div>AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi'nin cemevlerinin ibadethane sayılması yönündeki kararı doğrultusunda CHP Gene Merkezi'nin talimatıyla harekete geçen CHP teşkilatları belediye meclislerinde bu kararı hayata geçirmeye başladı. İzmir'in Karabağlar Belediye Meclisi'nde CHP Grubu'nun önergesine AK Parti Grubu da destek vererek oybirliğiyle kabul edilirken, Bornova Belediye Meclisi'nde ise AK Parti Grubu'nun muhalefeti nedeniyle oyçokluğuyla cemevlerinin ibadethane sayılması kararı alındı.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>İzmir'de ilçe belediye meclislerinde cemevi önergesi AK Parti muhalefeti ile karşılaşırken Karabağlar Belediye Meclisi AK Parti Grubu'ndan destek geldi. AK Parti Grup Başkan Vekili Nazmi Kalyoncu, "Cemevleri ile camiyi birbirinin rakibi olarak görmememiz gerekir. Birbirlerine alternatif değildir. Türkiye'nin çok daha hızlı geleceğe koşması için özgürlüklerin önünü alabildiğince açmamız gerekir. Ama aynı zamanda toplumun yıllardır çözülemeyen önemli başlıklarını kavga ettirmeden ve siyasete kurban etmeden çözmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu çerçevede cemevlerini her türlü ihtiyaçlarının karşılanması noktasında her türlü desteği vereceğiz. AK Parti Grubu olarak özgürlüklerin önünü açmak için önergeye evet oyu vereceğiz. Yalnız bu önergenin muhatabı TBMM'dir. Belediye değildir" dedi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Oylamada CHP ve AK Parti Grupları cemevinin ibadethane sayılması yönünde karar verdi. Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Meclis'e teşekkür etti.</div>
<div><br />
	</div>
<div>Öte yandan Bornova Belediye Meclisi'nde ise aynı önerge AK Parti'nin muhalif oylarına karşın CHP Grubu oylarıyla kabul edildi. Oyçokluğuyla kabul edilen önergeyle ilgili konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Fahri Taştan, bu kararın alınma yetkisinin TBMM'de olduğunu söyledi.&nbsp;</div>
<div><br />
	</div>
<div>Taştan, "Bu konuyla ilgili diğer ilçelerde de bir takım kavram kargaşaları ortaya çıktı. AK Parti olarak din ve inanç özgürlüklerini toplumun her alanında savunuyoruz. Ancak böyle bir karar almak TBMM'ye aittir. Kendi yetkimiz olmayan bir kararı almış oluruz" dedi.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Camiler evsizlere açılsın!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiler-evsizlere-acilsin-969/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/camiler-evsizlere-acilsin-969/</id>
<published><![CDATA[2015-02-03T16:22:46+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-03T16:22:46+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_AE5C9A-D3CE66-B41DB2-C92FCF-41B3FF-FC1FEC.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Evsizlerin, özellikle de mültecilerin sayısı çok olunca da belediye ya da valiliklerin barınma alanlarının yetersizliği gündeme geliyor.</div>
<div>İnsran Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Ankara Şube Başkanlığı öncülüğünde sekiz sivil toplum kuruluşu, bu sorunun çözülmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı’na bir çağrı yaptı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çağrıda camilerin, evsizler ve sığınmacılara açılması istendi ancak şu ana kadar Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bir yanıt gelmiş değil.<br />
	<br />
	</div>
<div>BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Mazlumder Ankara Şube Başkanı Mehmet Can Çağlayan, çağrılarının gerekçesini, "Camiler, Peygamberin sünnetine göre sadece Müslümanlara değil, yolda kalmışa, evsize, muhacire de açıktır. Ancak bugün camiler Müslümanlara bile kapalı. Bu acil ihtiyacı geçici de olsa camilerde gidermek en pratik ve en doğru yol" sözleriyle açıkladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çağlayan, "Camiler Müslümanlara nasıl kapalı?" sorusuna, "Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uygulaması doğrultusunda namaz vakitlerinin ardından camilerin kapılarına kilit vurulmakta ve günün herhangi bir saatinde camilerde uyuyanlar görevliler tarafından zorla kaldırılarak cami dışına gönderilmektedir. Oysa İslami açıdan camiler, yalnızca namaz kılınan mekânlar değil" yanıtını verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Ümidimiz tüm camilerin açılması'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Çağlayan, yaptıkları saha çalışmasında Ankara’da özellikle Suriyeli sığınmacıların Hacı Bayram Mahallesi ve OSTİM bölgesinde çadırlarda, zor şartlar altında hayatlarını idame ettirmeye çalıştıklarını gördüklerini aktardı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sokaklarda ve köprü altlarında da pek çok evsizin yaşamaya çalıştığını söyledi.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Subat/cami-1.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Mehmet Can Çağlayan: Bir Müslüman bundan rahatsızlık değil, tam aksine kendi ibadethanesine sığınıldığı için memnuniyet duymalı.</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Kendilerinin bu çağrıyı yapmadan bir yıl kadar önce Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in de bu konudaki hassasiyetini dile getirdiğini belirten Mehmet Can Çağlayan, "İnanıyorum ki bu hassasiyet STK’lar aracılığıyla daha çok hissettirilirse, Diyanet İşleri de sünnete uygun basit bir projelendirmeyle bu çağrımıza cevap verebilir" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Ümitlerinin tüm camilerin açılması olduğunu ancak bugünkü şartlarda bunun çok mümkün olmadığını aktaran Çağlayan, ilk etapta şehrin nüfus yoğunluğu ve camilerin konjonktürel konumuna göre bir ayrıma gidilebileceğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Peki camiler açılsa bile, buralara yerleştirilenlerin ihtiyaçları nasıl karşılanacak?<br />
	<br />
	</div>
<div>Mazlumder Ankara Şube Başkanı Çağlayan bu soruya, "Önceliğimiz oturmuş cami cemaatinin dayanışmasıyla gerçekleşmesi. Ancak güçlerini aşan bir durumda cami derneği veya müftülük aracılığıyla gerekli sosyal ihtiyaçlar için devlet kurumlarını devreye sokabilirler" yanıtını verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Temizliğin de benzer şekilde yapılabileceğini aktaran Çağlayan, evsizler ve sığınmacıların namaz saatleri de dahil tüm gün camileri kullanabileceğini belitti ve bunun sorun olmayacağını ifade etti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Çağlayan, "Bir Müslüman bundan rahatsızlık değil, tam aksine kendi ibadethanesine sığındığı için memnuniyet duymalı" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Vatandaş ne diyor?<br />
	<br />
	</div>
<div>Bu sorunun yanıtını aramak için Ankara’nın en büyük camilerinden Kocatepe Camii’ne gittim.<br />
	<br />
	</div>
<div>Namaz çıkışı çağrıyı sorduğum 16 yaşındaki Mehmet Fatih Eroğlu, "İslam hoşgörü dini. Kapılar mazluma açılacaksa hiçbir sıkıntı yok" diyerek destek verdi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Irak vatandaşı olduğunu ve Kerkük’te yaşadığını belirten 37 yaşındaki Osman Karit, 3 aydır Türkiye’de olduğunu ve buraya yerleşmeyi planladığını söyleyerek konuşmaya başladı.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Subat/cami-2.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Iraklı Osman Karit: Cami nedir? Namaz kılmanın yanı sıra mazlumlara kapısını açan yerdir.</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Karit, Kerkük’te bu uygulamanın var olduğunu belirtti ve "Öncelikle kadınlar ve çocuklar gelir camilerde yatarlar" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>"Cami nedir?" sorusunu yönelten Karit, yanıt vermemi beklemeden kendi sorusunu "Namaz kılmanın yanı sıra mazlumlara kapısını açan yerdir" diye yanıtladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>65 yaşında olduğunu belirten Ahmet Koparan da "Donana kadar içerde olsunlar" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Sıhhiye’de terzilik yaptığını belirten 49 yaşındaki Münir Dedebali de çağrıyı olumlu karşıladığını söyledi ve "Cami her zaman açık olmalı. Gerekirse sıcak çorba da verilmesini isterim" diye konuştu.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">İmamın duası Teksaslıları kızdırdı</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/imamin-duasi-teksaslilari-kizdirdi-111/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/imamin-duasi-teksaslilari-kizdirdi-111/</id>
<published><![CDATA[2015-02-03T10:22:40+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-03T10:22:40+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_92D0C9-E735D2-2A2204-43F4C4-BCA9BE-4416EB.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>ABD’nin Dallas kentinde rodeo ve hayvan panayırının açılışı, &nbsp;geleneksel olarak rahiplerin duasıyla başladı. Bu yıl açılışta &nbsp;bir ilk yaşandı ve rahipler ile beraber birimam da dua etti.</div>
<div>İmam Mücahit Bakaç, duasında barışçıl mesajlar verdi. Ancak Dallas'ta ortalık karıştı. İmamın açılışta dua etmesine kızanlar oldu.</div>
<div>Gelen tehditler ve tepkiler üzerine imam Mücahit Bakaç, panayarın bir başka bölümündeki açılışında dua etmekten vazgeçti.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Berlin İslam'la işbirliği yapacak</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/berlin-islam-la-isbirligi-yapacak-511/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/berlin-islam-la-isbirligi-yapacak-511/</id>
<published><![CDATA[2015-02-01T08:38:56+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-02-01T08:38:56+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_752D23-C74A5F-D302C8-7E8122-1E5150-E0195E.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Almanya'da Hamburg ve Bremen eyaletlerinin yönetimleri, Müslüman örgütlerle diyalog kurarak bayramların tatil olması, resmi okullarda din dersleri gibi Müslümanları ilgilendiren belirli konuları kurallara bağlayan bir ‘devlet anlaşması'nı hayata geçirmişti. Aynı şekilde başkent Berlin de Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Eyalet Parlamentosu Grup Başkanı Raed Saleh öncülüğünde benzer bir anlaşmanın hazırlıklarına başladı. Eyalet yönetimince kabul edilen ve taslağı belirlenen anlaşma, İslam örgütleri ile görüşülerek karara bağlanacak.</div>
<div>Berlin’de 350 bin Müslüman’ın yaşadığını belirten Raed Saleh, İslam dininin Yahudilik ve Hristiyanlık gibi hukuki düzeyde tanınması için bu yönde bir anlaşmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Pegida hareketi başta olmak üzere Almanya’da İslam karşıtlığı eğilimlerin arttığına dikkat çeken Saleh, bu durumun Müslümanları endişelendirdiğini dile getirdi. Devlet anlaşması ile Müslümanlara onları bu ülkenin bir parçası olarak gördüklerini somut bir şekilde göstermek istediklerini kaydeden siyasetçi, Müslümanlardan da diyaloğa açık bir yaklaşım beklediklerini ifade etti:</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Subat/saleh.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Raed Saleh</span><br />
	<br />
	</div>
<div>"Müslüman cemaatlerle de omuz omuza olmayı arzu ediyoruz. Uygulamaya geçireceğimiz devlet anlaşmasıyla İslam’ın buraya ait olduğunun altını çizmek istiyoruz. Ama beraberinde cemaatlerin de açık bir şekilde anayasaya saygı duymasını, onu benimsemesini bekliyoruz. Ayrıca ilgili anlaşmada din adamlarının yurtdışından gelmesi yerine artık Almanya’da yetiştirilmesini ve bu din adamlarının buradaki gençlere hizmet sunmasını talep ediyoruz. Elbette kadın-erkek eşitliği de böylesi bir anlaşmanın ana unsurlarından biri olacak."<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Yeni bir İslam anlayışı</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Demokrasiye inananların omuz omuza vermesi gerektiğini belirten siyasetçi, bu sayede gerek aşırı İslamcılığın gerek İslam karşıtlığının önüne geçilebileceğini kaydetti. (SPD) Fraksiyon Başkanı özellikle Almanya’daki üniversitelerde yetişmiş din adamlarına büyük önem verdiklerini, bu din adamlarının Avrupalı bir İslam anlayışının doğmasına hizmet edebileceğini savundu:</div>
<div>"Bu eğitimin son derece modern ve tutarlı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Zira bunun Avrupa İslam perspektifini besleyeceğine inanıyorum. Kastettiğim, yaşadığı çevrenin kültür ve değerlerini içine alacak bir İslam anlayışı. Kaldı ki Hristiyanlık da değişik coğrafyalarda farklı şekillerde yaşanıyor ve yorumlanıyor. Yani dinler bulundukları ülkenin gelenek ve değerleriyle dış dünyaya yansıyorlar. Bu nedenle Avrupa İslam’ının da bulunduğu coğrafyayı yansıtmasını arzu ediyoruz. Evet, İslam Avrupa'nın bir parçasıdır, ama Avrupa'daki ve Almanya'daki değerler, uzun zamandır Avrupa İslam'ının bir parçasıdır."<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">Ortak bir metin hedefi</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Berlin Eyalet Parlamentosu'nun Türk asıllı SPD'li milletvekili Ülker Radziwill, Berlin'de 'Katılım Yasası' çerçevesinde Müslümanları ilgilendiren birçok konuda belirli kuralların işletildiğini hatırlattı. Radziwill, 'devlet anlaşması' ile bu kuralların alanını genişletmek istediklerini ve İslam dinindeki farklı anlayışları da içine alarak ortak bir metin üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini aktardı.</div>
<div><br />
	<img src="uploads/Subat/islam.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div>Milletvekili, söz konusu anlaşmanın tıpkı Hristiyanlık ve Yahudiliğe tanınan tüzel kişilik statüsü gibi İslam dini için de tüzel kişilik yolunda atılmış bir adım olabileceğini savunarak "Bizim sunduğumuz bu anlaşma, tüzel kişiliğe yönelik bir adım olarak da anlaşılabilir. Yapmak istediğimiz konu şu: cemaatlerle diyaloğa girip, hakları nedir, devletin onlardan beklentileri nedir bunu tespit etmek ve neticesinde ortak kararlarla bunu bir anlaşma metnine dökmek. Bakarsınız iki üç yıl sonra böyle bir konu da gündeme gelebilir. Açıkçası yaptığımız bu atılımla çeşitli örgütlerin, grupların bir arada bu konuyu düşünmelerini de arzu ediyoruz" diye konuştu.</div>
<div><br />
	</div> ]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
<entry>
<title type="text">Alevilik anabilim dalı açıldı!..</title>
<link href="https://mail.birlesikbasin.com/haber/alevilik-anabilim-dali-acildi-142/" />
<id>https://mail.birlesikbasin.com/haber/alevilik-anabilim-dali-acildi-142/</id>
<published><![CDATA[2015-01-31T16:33:28+03:00]]></published>
<updated><![CDATA[2015-01-31T16:33:28+03:00]]></updated>
<content type="html"><![CDATA[<img src="https://mail.birlesikbasin.com/thumbmaker.php?src=https://mail.birlesikbasin.com/modules//blog/dataimages/IMG_6D2B82-346EAB-E1BC95-166A6B-B42B05-278997.jpg&amp;h=80&amp;w=120" alt="" align="left" hspace="15" border="2" />
<div>Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi’nde Alevilik Anabilim Dalı açıldı. Açılış 2012 yılında kentteki İslam cemaatleri temsilcileri ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ile imzalanan 'hak eşitliği anlaşması' kapsamında oldu. Üniversitede dersler 2015 Ekim ayında başlayacak.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi Alevilik Anabilim Dalı Başkanlığı’na etnolog Dr. Handan Aksünger atandı. Münster Üniversitesi’nde Etnoloji ve Sosyoloji alanında eğitim gören Aksünger uzun yıllardan beri dinlerarası diyalog kapsamında Alevilik üzerine araştırmalar yapıyor.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hamburg Üniversitesi Eğitim Fakültesi salonunda resmi tören düzenlendi. Aksünger tören öncesi açılan Alevilik kürsüsünün dünyada ilk olmasına dikkat çekerek, gerek teolojik eğitim gerekse Aleviliğin bilim olarak araştırılması bakımından önemli olduğunu söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Aleviliğin hem sözlü hem yazılı tarihi araştırılacak'</span></div>
<div><br />
	<img src="uploads/Ocak/handan.jpg" alt="" border="0" style="margin-top:0px;margin-right:0px;margin-bottom:0px;margin-left:0px;" /><br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Dr. Handan Aksünger</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Aksünger, "Alevilik hem sözlü tarihiyle hem de yazılı tarihiyle birlikte araştırılacak. Bu yapılırken de teolojik olarak öğretmen adaylarına din dersi verilecek. Aleviler kendilerini nasıl görüyorsa, bilim olarak bu şekilde yola çıkacağız. Aleviliğin çıkış noktası insan merkezli. 4 Kapı 40 makam insanın kamilleşmesi esasına dayanır. Aleviliği aynı zamanda İslam dininin çatısı altında sıkıştırmadan, kendine özgü yaşam biçimi ve inançlarıyla antropolojik olarak araştıracağız. Aleviliğin dinamik olması bir avantaj. Üniversitedeki eğitimimiz sırasında Kur'an da dahil olmak üzere farklı kaynaklardan yararlanacağız. Aleviliğe tek yönlü bakmak istemiyoruz. Aleviliğin sistematik olarak kendine özgü yapısından hareketle disiplinlerarası araştırmaya çalışacağız" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Toplumsal açıdan kaçınılmaz'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Dünya Dinleri Akademisi Dierktörü Prof. Dr. Wolfram Weise, farklı dinleri bir üniversitede okuma imkanının bilimsel açıdan gerekli, toplumsal açıdan da kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Hristiyanlık konusunda bilimsel analizlerin din bilimlerinde olduğunu; Yahudilik, İslam, Budizm, Alevilik ve diğer dinler için de varolmasının bir eşitlik sorunu olduğunu ifade eden Weise, çoğulcu toplumlarda dini çoğulculuğun da gözardı edilmemesi gerektiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'Önemli bir köprünün temeli atıldı'</span></div>
<div>&nbsp;<br />
	<img src="uploads/Ocak/alevi.jpg" alt="" border="0" style="float:right;margin-top:0px;margin-right:20px;margin-bottom:0px;margin-left:20px;" /></div>
<div>Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, Aleviliğin üniversitelerde bilimsel açıdan araştırılmasının önemli olduğunu ifade ederken, "Bu gelişim dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Aleviler için de bir örnek teşkil etmektedir. Almanya’daki Aleviler bütün taleplerini elde etmiştir. Aleviliğin sözlü tarihinin yazılı tarihe dönüştürülmesi bakımından da bugün bir köprü oluşturuluyor. Köprünün temeli bugün burada atılmış oldu. Umarım bu gelişme Türkiye’ye de örnek olur" diye konuştu.<br />
	<br />
	</div>
<div>Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Ursula Neumann, çoğulcu toplumlarda dinler ve disiplinlerarası bilimsel eğitimin önemini vurgulayarak, Aleviliğin İslam’ın bir parçası olup olmadığı şeklindeki tartışmalardan ziyade Aleviliğin "çok yönlülük ve çeşitlilik inanç pratiğiyle" değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
	<br />
	</div>
<div>Neumann ayrıca dinlerarası önyargıların giderilmesi hususunda da Hamburg’da ‘hak eşitliği anlaşmasının' imzalanmasından dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya Hümanistler Birliği (HVD) Başkanı Otto Wolf yaptığı yazılı açıklamada Hristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık dinlerinin yanı sıra Aleviliğin de bu toplumun bir parçası olarak değerlendirilmesi açısından bu adımın önem taşıdığını ifade etti. Wolf Aleviliğin hümanist, demokratik değerler sistemini savunan bir öğreti olduğunu belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div><span style="font-weight: bold;">'İdeolojik yaklaşımlardan kaçınılmalı'</span><br />
	<br />
	</div>
<div>Üniversitede Alevilik kürsüsünün resmi açılışında bulunan İslam Şurası Başkanı Dr. Mustafa Yoldaş, Aleviliğin ilim olarak ele alınması açısından bugünkü gelişmeyi pozitif bulduğunu söylerken, ideolojik yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini söyledi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Yoldaş, "Alevilik üzerindeki sisin kalkması gerekiyor. Aleviler kendilerini nasıl görmek istiyorsa, o pencereden bakmalı. Alevilik ile İslam arasında inançsal farklılıklar yok. Alevilik Türkiye’de de tarihsel olarak araşırılmalı" dedi.<br />
	<br />
	</div>
<div>Süryani ve Yahudi cemaati temsilcileri de, uzun zamandan beri verilen mücadele sonucunda Hamburg’da imzalanan devlet anlaşmasının bütün dinler açısından büyük bir kazanım olduğunu belirtti.<br />
	<br />
	</div>
<div>Almanya’da yaklaşık 800 bin Alevi kökenli vatandaş yaşıyor. Alevilerin Türkiye’de ise 15 milyon ile 20 milyon arasında olduğu belirtilirken, Alevilik resmi olarak tanınmıyor.</div>]]></content>
<author>
<name>Gazete Birlik</name>
<email>info@gazetebirlik.com</email>
</author>
</entry>
</feed>